‘Trakya’nın yıkım projesi!’

Trakya Nükleer Santrali Projesi’nde Kırklareli Kıyıköy- Kışlacık mevkiindeki alanın yer seçimi için onaylandığı, sahada sismik ölçüm ve meteorolojik veri toplama çalışmalarının başladığı bildirildi. Trakya Platformu Sözcüsü ve Hukukçusu Av. Bülent Kaçar, söz konusu sahanın Trakya suları açısından Mutlak Koruma Alanı olduğuna dikkat çekerek asla dokunulamayacağını, projede ısrar halinde milyon düzeyinde ağaç kesimi, sayısız canlının ölümü, habitat kırımı ve büyük bir orman ekosistemi yıkımı gerçekleşeceğini söyledi…

Trakya Nükleer Santrali Projesi’ne ilişkin gelişmeler, Türkiye Nükleer Enerji A.Ş.’nin internet sitesinde yayınlandı. “Nükleerde yeni santrale yeni model” başlıklı Yeni Şafak Gazetesi kaynak gösterilen paylaşım üzerine Avukat Bülent Kaçar şunları söyledi:

OLDU BİTTİ ANLAYIŞI

“Trakya Nükleer Enerji A.Ş.’nin internet sitesindeki yazıya göre ‘Trakya Nükleer Santrali Projesi’nde ise, 2023 sonunda Kırklareli Kıyıköy- Kışlacık mevkiindeki alan yer seçimi için onaylandı, sahada sismik ölçüm ve meteorolojik veri toplama çalışmaları başladı.’ Oysa Bakanlığa bilgi edinme dilekçeleri vermemize karşın Trakya’da yaşayan bizlere hiç bir bilgi ve belge verilmedi. Bakanlıkların bu ölüm santrali projesini neden Trakya kamuoyundan gizlediği şimdi daha iyi anlaşılıyor. Trakyalılara rağmen siyasi iktidar yer seçimi yapacak, yer seçimini onaylayacak ve kamuoyuna hiç bir açıklama yapmadan sismik ölçümler ve meteorolojik araştırmalar yapacak. Bu tarzı ve oldu bitti anlayışlarını kimden gelirse gelsin Trakyalılar kabul etmedi ve etmeyecek.

Trakya’nın yıkım projesi olan Trakya Nükleer Santrali Vize ile İğneada arasındaki yaklaşık 14.000 dönümlük ormanlık alan yok edilerek kurulacak. Saha, Trakya suları açısından Mutlak Koruma Alanı olup asla dokunulamaz. Projede ısrar halinde milyon düzeyinde ağaç kesimi, sayısız canlının ölümü, habitat kırımı ve büyük bir orman ekosistemi yıkımı gerçekleşecektir.

Proje sahası Karadeniz kıyısını kapsadığı ve soğutma suyu olarak Karadeniz suyu kullanılacağı için bu proje Karadeniz’in de canına kastedilecektir. Bu projenin gerçekleşmemesi için başta Trakya Belediyeler Birliği, Marmara Belediyeler Birliği olmak üzere belediyeler, odalar, borsalar, dernekler, çiftçi kuruluşları, birlikler kısaca Trakya ve Marmara bölgesinde yaşayan herkes çaba göstermek zorundadır. Trakya lafla savunulmaz. Gün, siyasi iktidarın bu ölüm ve yıkım projesine karşı somut çalışmalar yapma, karşı durma günüdür.”

NÜKLEERDE YENİ SANTRALE YENİ MODEL

Türkiye Nükleer Enerji A.Ş.’nin internet sitesinde yayınlanan  “Nükleerde yeni santrale yeni model” başlıklı Yeni Şafak Gazetesi’nde yer alan haberde şunlara yer verildi:

“Türkiye, nükleer enerji yatırımlarında yeni bir döneme giriyor. Akkuyu’daki “yap-sahip ol-işlet” modelinden farklı seçenekler gündemde. Akkuyu’nun ardından Sinop ve Trakya’da planlanan santrallerde kamu şirketi Elektrik Üretim A.Ş (EÜAŞ) daha güçlü bir ortaklık ve yönlendirici rol üstlenecek. Yatırımcı ve teknoloji sağlayıcı ülkelerle doğrudan iş birliği yapılacak.

Türkiye’nin 2050’ye kadar 20 bin megavatlık nükleer kapasite hedefinde devlet şirketi Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) ön plana çıkıyor. Akkuyu’da Rusya’nın üstlendiği ‘yapsahip ol-işlet’ modeline paralel, Sinop ve Trakya projelerinde EÜAŞ’ın yatırımcılarla doğrudan iş birliği yapacağı ve yerli katkıyı artıracak şekilde sürece daha etkin katılacağı belirtiliyor.

EÜAŞ’IN ROLÜ GÜÇLENİYOR

Yeni nükleer santral projelerinde, Akkuyu’daki “yap-sahip ol-işlet” modelinden farklı seçenekler gündeme geliyor. Kaynaklar, kamu şirketi Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) ve bağlıkuruluşu TÜNAŞ’ın daha etkin bir rol üstlenebileceğini vurguluyor. EÜAŞ’ın projelerde daha yüksek ortaklık payı alması, yatırımcı ve teknoloji sağlayıcı ülkelerle doğrudan iş birliği yapması, nükleer enerjide yerli katkıyı artıracak bir yönlendirici rol üstlenmesi bekleniyor.

SİNOP VE TRAKYA’DA SON DURUM

Akkuyu’nun ardından Türkiye, ikinci ve üçüncü nükleer santraller için çalışmalarını hızlandırdı. Sinop Nükleer Santlar Projesi için 2024 yılında saha onayı verilirken, kıyı ve deniz tarafı imar planları da onaylandı. Rusya, Çin, Kanada ve Güney Koreli şirketlerle teknoloji ortaklığı konusunda görüşmeler devam ediyor. Rusya’nın ikinci santralin inşası için yoğun istekte bulunduğu belirtiliyor. Trakya Nükleer Santrali Projesi’nde ise, 2023 sonunda Kırklareli Kıyıköy- Kışlacık mevkiindeki alan yer seçimi için onaylandı, sahada sismik ölçüm ve meteorolojik veri toplama çalışmaları başladı.

AKKUYU 1,5 YIL GECİKTİ

Mersin’de yapımı süren Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) projesinde sona yaklaşılırken, ilk reaktörün devreye alınması için çalışmalar yoğun şekilde sürüyor. 2010 yılında başlayan Akkuyu NGS projesinde dört reaktörün toplam kurulu gücü 4 bin 800 megavat olacak. Türkiye’nin elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 10’unu karşılaması planlanan santralin ilk reaktöründe inşaatın yüzde 95’itamamlandı. Aslında ilk reaktörün 2025 Nisan ayında devreye alınması öngörülüyordu. Ancak pandemi, Rusya- Ukrayna savaşı ve bazı Avrupalı tedarikçilerin ekipman teslim etmemesi nedeniyle proje yaklaşık 1,5 yıl gecikti. 2026’da ilk reaktörün işletmeye alınması bekleniyor.

YERLİ KATKI MİKTARI 8,7 MİLYAR $

Akkuyu NGS Projesi’nde yerlilik oranı da artıyor. Yerlileştirme hedefinin proje sonuna kadar en az 10 milyar dolar olacak şekilde güncellenmesi için çalışmalara başlandı. Bu kapsamda planın 2025 yılı içerisinde imza altına alınması öngörülüyor. 2024 yılı Mart ayı itibarıyla proje kapsamında yerli katkı oranı, ekipman, malzeme ve hizmetler dikkate alındığında yüzde 56,30 ile 8 milyar 227 milyon 964 bin dolara, ekipman, malzeme ve hizmetlere ilaveten maaş, vergi, lisans ve harçlar da hesaba katıldığında ise yüzde 58,66 ile 9 milyar 853 milyon 45 bin dolara ulaştı. 2025 yılı içerisinde yerli katkı miktarının yaklaşık 8,7 milyar dolara ulaşması bekleniyor..”

Çeltikte ‘ince tane’ mağduriyeti!

Olgay GÜLER

Türkiye’deki çeltik üretiminin başkenti Edirne’de, ürünlerin yüzde 65’e yakını provize (ince tane) olarak ekilirken, TMO’nun sadece Baldo, Osmancık ve Cameo gibi iri taneli ürünlerde alım fiyatı açıklaması, Trakyalı üreticiyi mağdur etti.

TMO’nun geçtiğimiz Cuma açıkladığı çeltik alım fiyatları, üreticiyi tatmin etmedi. Maliyetlerini karşılayabilmek için hasat sonrası ürününü elden çıkaran üretici, geç açıklanan fiyat karşısında tepki gösterirken, TMO’nun açıklamasını bekleyenler ise fiyatın yetersiz kaldığını savundu. Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) hasattan 4 ay sonra açıkladığı çeltik alım fiyatlarıyla üreticinin sadece günü kurtarabileceğini, para kazanamayacağını söyledi.

‘FİYATLAR HASAT DÖNEMİNİN ALTINDA’

TMO’nun alım fiyatını yetersiz bulduklarını söyleyen Arabacı, “TMO, her iki tarafın da beklentisini dengelemek adına bir fiyat açıklama kararı aldı ve fiyatlar açıklandı. Evet, üretici açısından bakıldığında, ürünü satabileceği bir alım merkezinin olması önemli ve bu anlamda TMO’nun devreye girmesi olumlu oldu. Üretici en azından malını satabileceği bir kapı bulduğu için sevindi. Ancak maalesef açıklanan fiyatlar, hasat döneminde oluşan serbest piyasa fiyatlarının gerisinde kaldı. Karlılık açısından baktığımızda üreticinin çok fazla kazanç sağlayamayacağı bir tabloyla karşı karşıyayız. Biz en azından TMO’nun açıkladığı fiyatların, hasat dönemindeki serbest piyasa fiyatları seviyesinde olmasını bekliyorduk. Bu anlamda fiyatlar biraz düşük kaldı. İnşallah önümüzdeki günlerde bu konuda bir değerlendirme yapılır ve fiyatlarda bir revizeye gidilirse üretim açısından daha iyi olur” dedi.

‘BU FİYATLAR ANCAK GÜNÜ KURTARIR’

Fiyatların maliyetlerin altında kaldığına dikkat çeken Arabacı, “Maliyet 35–36 lira iken bu fiyatlarla üretici girdiği kapıdan neredeyse zararla çıkmış oluyor. Çok tatmin edici bir kazançtan söz etmek mümkün değil. Önümüzdeki süreçte sürdürülebilirlik açısından bu rakamlar üreticiyi tatmin edecek rakamlar değil. TMO’nun açıkladığı fiyatlar, üretici için sadece borcunu ödeyebileceği, günü kurtarabileceği bir alım merkezi işlevi görüyor. Fiyat olarak bakıldığında çok tatmin edici değil. İnşallah bu fiyatlar tekrar gözden geçirilir ve üretici lehine bir düzenleme yapılır. Çünkü bu fiyatlarla üretici sadece günü kurtarıyor, para kazanamıyor” diye konuştu.

‘PROVİZE ÇEŞİTLERİ İÇİN DE FİYAT AÇIKLANMALI’

Provize (ince tane) çeşitlerinde yaşanan mağduriyete de dikkat çeken Arabacı, bölgedeki ekilişin yaklaşık yüzde 60–65’inin bu ürünlerden oluştuğunu söyledi. Arabacı, “Bir diğer önemli konu ise Provize çeşitleri. Bölgemizde ekilişin yaklaşık yüzde 60–65’i ince tane dediğimiz Provize çeşitlerinden oluşuyor. Maalesef bu ürünler için TMO’nun bir alım fiyatı açıklamaması üreticilerimizi ciddi şekilde mağdur etti. Bakanlığımızın bu konuda çalışmalar yaptığı bilgisi bize ulaştı ancak şu ana kadar proje çeşitleri için bir fiyatlandırma yapılmadı. Bu ürünlerin fiyatı olmadığı için üretici serbest piyasaya mahkûm kaldı. Sezon başında proje çeşitlerinde fiyatlar 27–28 lira bandında başladı. Çok nadir de olsa 30 liraya satılan ürünler duyduk. Ancak sonrasında fiyatlar 22 liraya, hatta 18 liraya kadar düştü. Bugün piyasada 22–23 lira bandında seyrediyor. Verimi yüksek bir çeşit olmasına rağmen bu fiyatlar maliyetlerin çok altında ve üreticiye para kazandırmıyor. Bu nedenle Provize çeşitleri için de TMO’nun mutlaka bir fiyat açıklaması gerektiğini düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

Aramızdan ayrılanlar

MUSTAFA PAMUKLU VEFAT ETTİ
Makbule Pamuklu’nun eşi Mustafa Pamuklu, 67 yaşında vefat etti.
Makbule Pamuklu’nun eşi, Hikmet, Ahmet ve Sema Pamuklu’nun babaları Mustafa Pamuklu için dün Küçükdöllük Köyü Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
İkindi namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Küçükdöllük Köyü Mezarlığı’nda toprağa verildi.
YAŞAR AKBINAR VEFAT ETTİ
Hayriye Akbınar’ın eşi Yaşar Akbınar, 56 yaşında vefat etti.
Hayriye Akbınar’ın eşi, Necip, Oğuz, Hasret ve Seyfettin Akbınar’ın babaları Taner, Tamer ve Necip Akbınar’ın kardeşi, Serdar Yongaç’ın kayınpederi, Balıkesir Edremitli Yaşar Akbınar için dün Şah Melek Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Yaşar Akbınar’ın cenazesi Bademlik Mezarlığı’nda toprağa verildi.
ARİF GÜRE VEFAT ETTİ
Sevim Güre’nin eşi Arif Güre, 77 yaşında vefat etti.
Sevim Güre’nin eşi, Sibel ve Ünal Güre’nin babaları, DSİ’den emekli Arif Güre için dün Lala Şahinpaşa Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Arif Güre’nin cenazesi Yeni Şehir Mezarlığı’nda toprağa verildi.
YUSUF ÖZTÜRK VEFAT ETTİ
Penbe Öztürk’ün eşi Yusuf Öztürk, 81 yaşında vefat etti.
Penbe Öztürk’ün eşi, İsmail, Ziya ve Ebru Esen Öztürk’ün babaları Yusuf Öztürk için dün Söğütlüdere Köyü Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Yusuf Öztürk’ün cenazesi Söğütlüdere Mezarlığı’nda toprağa verildi.
HASAN ACAR VEFAT ETTİ
Kaleiçi eşrafından Hasan Acar, 90 yaşında vefat etti.
Merhume Hatice Acar’ın eşi, Neşe, Mehmet Ali, Tarık ve Hüseyin Acar’ın babaları Hasan Acar için dün Eski Cami’de cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Hasan Acar’ın cenazesi Yeni Şehir Mezarlığı’na defnedildi.
SERCAN DURALER VEFAT ETTİ
Çarşı esnaflarından Erkan Duraler’in kardeşi Sercan Duraler, 35 yaşında vefat etti.
Merhum Sedat Duraler ve merhume ebe Azime Erbir’in oğlu, Erkan Duraler’in kardeşi Sercan Duraler için dün Şarköy Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
İkindi namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Sercan Duraler’in cenazesi Şarköy Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Ardaboylu ailesinin acı kaybı

Olgay GÜLER

Edirnespor’un önceki dönem yönetim kurulu üyesi Tugay Ardaboylu ve Sınırbeyi taraftar grubu liderlerinden Okan Ardaboylu’nun babaları Ahmet Ardaboylu, 61 yaşında vefat etti.

Hülya Ardaboylu’nun eşi, Okan ve Tugay Ardaboylu’nun babaları Ahmet Ardaboylu için dün Hasan Sezai Dergahı Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi. Törende, Ardaboylu ailesini sevenleri ve yakınları yalnız bırakmadı.

Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Ahmet Ardaboylu’nun cenazesi Yeni Şehir Mezarlığı’nda toprağa verildi.

EDİRNESPOR’DAN TAZİYE MESAJI

Öte yandan Edirnespor’un resmi sosyal medya hesabından da taziye mesajı yayınlandı. Mesajda; “Edirnespor’umuzun önceki dönem yöneticilerinden Tugay Ardaboylu ve Sınırbeyi taraftar grubu liderlerinden Okan Ardaboylu’nun kıymetli babaları Ahmet Ardaboylu’nun vefatını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız. Merhuma Allah’tan rahmet; başta Tugay Ardaboylu ve Okan Ardaboylu olmak üzere ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı ve sabırlar dileriz. Mekanı cennet olsun” denildi.

Nesine 3. Lig 1. Grup’ta lider değişti.

Edirnespor’un yer aldığı Nesine 3. Lig 1. Grup’ta 18. hafta geride alırken, averajla lider durumda bulunan İnegöl Kafkas Spor Kulübü berabere kalınca liderliğe tekrar deplasmanda galip gelen Karalar İnşaat Etimesgut Spor Kulübü  yükseldi.

Nesine 3. Lig 1. Grup 18. haftasında 3 deplasman takımı galip gelirken fileler tam 22 kez havalandı.

Edirnespor ligin 19. haftasında Astor Enerji Çankaya Spor Kulübü ile 31 Ocak Cumartesi günü deplasmanda karşı karşıya gelecek. Ligin ilk yarısında Edirnespor, Ankara ekibine evinde 1-0 yenilmişti.

NESİNE 3. LİG 1. GRUP 18. HAFTA TOPLU SONUÇLAR

Bulvarspor 2-0 Beykoz İshaklı Spor Faaliyetleri A.Ş. 

Küçükçekmece Sinop Spor A.Ş. 4-2 Galata Spor Kulübü 

Edirnespor 1-3 Bursa Yıldırım Spor Kulübü 

Polatlı 1926 Spor Kulübü 0-1 Karalar İnşaat Etimesgut Spor Kulübü 

Bursa Nilüfer Futbol A.Ş. 0-4- Çorlu Spor 1947 

Silivrispor 2-0 İnkılap Futbol Spor Kulübü 

Yalova Fk 77 Spor Kulübü 1-1 İnegöl Kafkas Spor Kulübü 

Kestel Çilek Spor Kulübü 1-0 Astor Enerji Çankaya Spor Kulübü

BAL’da ikinci yarı maratonu başladı

Edirne’den Uzunköprüspor ve Edirne 1922 Futbol Spor Kulübü’nün yer aldığı Bölgesel Amatör Lig 10. Grup’ta 2. yarı başladı.

Edirne 1922 Futbol Spor Kulübü ikinci yarının ilk maçında Saraçhane 1 no’lu sahada Ergene Velimeşe Spor’a 2-0 yenilirken, Uzunköprüspor ise Küçükçekmece İdman Yurdu Spor Kulübü ile deplasmanda golsüz berabere kaldı.  

Uzunköprüspor ikinci yarıda evindeki ilk maçta 1 Şubat Pazar günü Küçükçekmece Spor’u konuk ederken, Edirne 1922 Futbol Spor Kulübü ise aynı gün deplasmanda grubun iddialı isimlerinden Bigaspor ile karşı karşıya gelecek.  

15. HAFTA TOPLU SONUÇLAR

!FA 2-3 Bigaspor

Ezinespor 0-0 Tekirdağspor   

Edirne 1922 Futbol Spor Kulübü 0-2 Ergene Velimeşe Spor

İstanbul Beylikdüzüspor 2-0 Çatalcaspor

Vefa Spor Kulübü 4-0 Büyükçekmece Tepecik Spor A.Ş.   

Küçükçekmece Spor 0-0 Levent Futbol Spor Kulübü

Küçükçekmece İdman Yurdu Spor Kulübü 0-0 Uzunköprüspor

U15’te Salı mesaisi

Edirne U15 Futbol Ligi’ne bugün Keşan ilçesinde oynanacak 2 karşılaşma ile devam edilecek.

4. HAFTA PROGRAMI

Keşan Genç Ordu  – İpsala

Keşan Sen. / 13.00

Keşan Gençlerbirliği – Uzunköprü

Keşan Sen. / 15.00

Uz. Veteranlar (bay)

3. HAFTA SONUÇLARI:

Uzunköprü 1-6 Uz. Veteranlar

İpsala 3–1 Keşan Gençlerbirliği

Keşan Genç Ordu  (bay)

EMEKLİLİK Mİ?

“Ne emekliliği be, emekli maaşıyla geçinilir mi” diye sinirli sinirli söylendi karısının sözlerine.

“Sen emekli oldun da çok şakıttın sanki! Yirmi bin yeni olacak maaşın. Dua et anam kızanlarımıza baktı çalıştın biraz fabrikada ucundam emekli olabildin, o da senin masraflarına bile yetmiyor baksana.”

Askerden sonra devlet dairesine girmiş, anasının ısrarıyla görücü usulü evlenmişti. İlk kızanlarından sonra yetmemeye başlayan memur maaşı nedeniyle karısını fabrikaya işe koşmuştu. Arada ikinci çocukları olmasına karşın anacığı kızanlara bakmaya devam etmiş karısı da tazminatlı ilk çıkışını aldığında “yeter artık” diyerek işi bırakmıştı.

Okula giden iki çocukla karısının aldığı tazminat iki yılda erimiş, ardından karısının emekliliği gelmiş kıt kanaat geçinmişler, kızanlarını okutup harç, borç ikisini de evlendirmişlerdi.

Nihayet ilk arabalarına kavuştular kızanları baş göz edince. İkinci el, yirmi yaşındaydı arabaları, bankadan kredi çekerek. Borcu daha yeni bitmişti bozuldu arabaları. Yeni motor yaptırdılar ve ilk uzun tatillerine çıktılar.

Üç haftalık bir geziyle Türkiye’nin yedi bölgesinde teker eskittiler. Öğretmen evlerinde, kamu kurumlarında, pansiyonlarda konaklayarak gezdiler. Gezi bittiğinde kredi kartlarının limitleri de bitmişti. Altı ay kredi kartı borçlarını ödediler. Ama mutluydular, yıllarca erteledikleri dileklerini gerçek olmuştu sonunda ya.

Sevmişlerdi gezmeyi. Her yıl bir taraflara gezi planları yapmaya başladı yaşlı karı koca. “Bir ay tatil yaparız gerekirse on bir ay borçları öderiz, canımızdan önemli mi?” diyerek hayaller kurarken bir yıl sonranın hayallerini kurmaya başladılar. Kim bilir belki Avrupa’ya bile turlara giderlerdi, neden olmasın ki?

Bir sonraki tatili ertelemek zorunda kaldılar. Ne de olsa bir torunları olmuştu ve çok mutluydular. “Bir sene nedir? “Kırk yıl bekledik bir sene mi daha bekleyemeceğiz” diye düşünerek sevgiyle sarıldılar torunlarına, bakımını da üstlendiler. Artık çalışmayan gelinleri nedeniyle çocuklarının daralan bütçelerine yardım için torunun bezleri, mutfaktı derken kendi bütçeleri başladı daralmaya.

Ardından diğer oğullarından da bir torun geldi senesi dolmadan. İlk toruna bakarken diğer toruna bakmamak olur mu diyerek iki torun birden bakmaya başladı babaanne. Dede de mesailerden kalan cumartesi pazarları torunlarıyla geçirmeye başladı. Ardından birer torun daha, oldu mu dört torun.

Ne bütçe kaldı ne de zaman tatil yapmaya. Emekli olsa bir türlü olmasa bir türlü. Seyyanen 2023 yılında aldıkları zam sonrasında maaşları biraz nefes aldırmıştı. Oysa şimdi karısının emekli maaşı, kendi zamlı maaşıyla bile zor çıkartıyorlardı ay sonunu.

Karısıyla birlikte kurdukları bir hayal vardı gençlik yıllarında. Çocukları evlendikten sonra kendisi de emekli olacak, Edirne’deki evlerini satarak Enez’de veya Ege’de bir yazlık alarak bütün yılı orada geçireceklerdi.

Bütün hayallere veda ettikleri gibi artık arabalarını bile sitenin garajından çıkarmaya ne zamanları, ne de bütçeleri yetmez olmuştu.

“Gel de emekli ol şimdi” diye tekrar söylendiğini duymadı karısı. Emekli olsa maaşının yarısını bile alamayacaktı sonuçta. Bunları düşünürken açık televizyonda spikerin üniversite hocalarının emeklilik yaş sınırının 67’den 72’ye yükseltildiğini duyunca dikkat kesildi.

“Memurların da yükseltirler mi acaba?”diye düşündü. 62 yaşına gelmişti bile. Ne kalmıştı burada zorla emekli edileceği 65 yaşına. Düşündükçe uykuları kaçıyordu. “O kanun bi çıksın çalışırım ben de 72 yaşına kadar, hem de o partiye oy vermezsem…” diyerek hayaller kurmaya başladı.

Bir orada bir burada siyaset!

Siyaseti; belli bir görüşü, bilgi donanımı olan ve memlekete hizmet için yapanlara tek bir lâfım yok.

Olamaz da zaten.

Ne var ki; bir orada, bir burada olanları da görüyoruz.

Hem de yıllardır konuştuklarını, atıp tuttuklarını, ideolojilerini unutarak dolaşanları…

Ya sonra?

Sanki 40 yıldır o partidelermiş gibi uyum sağlayanlar da oluyor, sağlayamayanlar da doğal olarak.

Bazıları için ideoloji ve particilik, takım taraftarlığı kadar dahi önemli değil anladığım kadarıyla,

Oysa sporlar da bile taraftarlığını değiştirenleri göremezsiniz.

Görseniz de denizde bir damla kadar ancak!

Ama ya siyasette öyle mi?

Şöyle bir yad edelim, geçmiş fotoğrafları karıştıralım da, bir bakalım bazılarına…

Neredeeen nereye öyle değil mi?

Ve ömrümüz yeterse; yıllar sonra bir daha bakalım o gün neler neler göreceğiz acaba?

* * *

Tam da siyasetten bahseden bu yazımı hazırlarken, üzücü bir haber aldım Pazar günü akşam saatlerinde.

Demokratik Sol Parti den 2 dönem Edirne Milletvekilliği yapmış olan Erdal Kesebir’in vefat ettiğini öğrendim.

DSP de ‘Çile Çiçekleri’ hareketinin öncülüğünü yapmış fakat bu mücadelesini parti içinde sürdürmüş dürüst bir siyasetçiydi Sayın Kesebir.

İyi bir eğitimci, iyi de bir hukukçuydu aynı zamanda.

Allah rahmet eylesin.

Nur içinde yatsın, mekanı Cennet olsun inşallah.

KUMA GÖMMEYELİM

Ya, KUŞKUCULUĞUN HAKKINI VEREREK, AKILCI, MANTIKLI, SORGULAYICI, SABIRLA, KENDİMİZİ KORUYARAK YAŞAYACAĞIZ, ya da, KAFAYI KUMA GÖMÜP, ZALİM, ÇIKARCILARA YEM OLACAĞIZ, BAŞKA YOL YOK!..
İnanç zafiyetinin sonuçları öylesine kötüdür ki insanoğlu daha bunun farkında bile değil, ne yazık ki!..
Düşünsenize, “Nasılsa bir gören yok!..” deyip, kafasından neler neler geçirenler vardır.
Ve bunların ÇIKAR HEDEFİ OLURSAK, BİZE NELER NELER YAPMAZLAR Kİ!..
Bir de bu tipler bir toplumda çoğunluktaysa, “Yandı keten helva!..”
Her karşında gördüğünü, hatta yüzüne gülücükler atanı insan sanma!.. İnancın, sana “Şeytanın ağababasının, insandan olabileceğini!..” söylüyor ya, dikkatli ol!..
Bilim de derki geçmiş örneklerin tecrübesiyle:
“Karşındakinin ne düşündüğünü bilemezsin, yüzüne güle güle, “Canım, arkadaşım, aşkım!..” diye diye, başına ne çoraplar örebileceğini bilemezsin!”
Ya, bizim etimizle, kemiğimizle, duygularımızla zevkle oynayıp, sömürüp içimizi boşaltmayı düşünüyorsa?..
Sabredip, EĞRİSİNİ, DOĞRUSUNU TARTMAYI BİLMEYİP, MASKELERİN CAZİBESİNE KAPILIP, tanımadan güvenen, çoğunlukla kaybeder!
“SEVİYORUM SENİ” DİYENLER TARAFINDAN, KAYBEDENLER Mİ?.. ÇOOK!..

O SEVİMLİ, MAS MASUM KUZULARI DA ÇOK SEVERLER AMA…

Kuran’ı Kerim. Sure 43/Ayet 36:
Her kim esirgeyen Tanrıyı anmaya karşı körlük gösterirse, biz ona yoldaş olmak üzere bir şeytan katarız. 43/37: Muhakkak ki bu şeytanlar, onları yoldan çıkarırlar. Onlar da doğru yolda olduklarını sanırlar.
43/38: Nihayet o, yoldaşı ile beraber huzurumuza gelince, yoldaşına, “Keşke aramız gün doğusu ile gün batışı kadar uzak olsaydı! Sen ne kötü yoldaşmışsın!” diyecek.