Bölgesel Amatör Lig (BAL) 28. haftasında Edirne’nin ligdeki iki temsilcisi Uzunköprüspor ve Edirne 1922 Futbol Spor Kulübü, ilk yarının rövanşı için yarın Uzunköprü’de karşı karşıya gelecek.
BAL 10. Grup’ta 28. haftasında yer alan tüm maçlar yarın 14.00 olmak üzere aynı saatte oynanacak. Uzunköprüspor – Edirne 1922 Futbol Spor Kulübü de Ergene Şehir Stadı’nda karşılaşacak. Ligin ilk yarısında Edirne’de oynanan maçı Uzunköprüspor 7-1 kazanmıştı.
10. GRUP 28. HAFTA PROGRAMI
Ergene Velimeşe Spor – Bigaspor
Tekirdağspor – İstanbul Beylikdüzüspor
Çatalcaspor – İFA
Levent Futbol Spor Kulübü – Vefa Spor Kulübü
Uzunköprüspor – Edirne 1922 Futbol Spor Kulübü
Ezinespor – Küçükçekmece İdman Yurdu Spor Kulübü
Büyükçekmece Tepecik Spor A.Ş. – Kapaklıspor
10. GRUP 27. HAFTA SONUÇLAR
Küçükçekmece İdman Yurdu Spor Kulübü 0-1 Küçükçekmece Spor
İstanbul Beylikdüzüspor 3-1 Ezinespor
Edirne 1922 Futbol Spor Kulübü 0-4 Levent Futbol Spor Kulübü
Edirne’de geçtiğimiz hafta sonu 5 takımlı A Grubu’nda oynanan 2 karşılaşma ile başlayan 2. Amatör Lig’de 4’er takımdan oluşan B ve C Grubu’nda yer alan takımlar da yarın sezonun ilk maçı için sahaya çıkacak.
2.Amatör Lig’de 6 karşılaşmadan 2’si merkez, 2’si Uzunköprü ve diğer ikisi de Havsa ve Subaşı’da oynanacak.
Hudut Gazetesi’nde 31.03.2026 tarihinde yayımlanan “Memur-Sen Başkanı’na Sert Tepki!” başlıklı haberde yer alan Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Edirne İl Başkanı Nedim Zobar’ın ifadelerine yönelik Memur Sendikaları Konfederasyonu’nca (Memur-Sen) tarafımıza gönderilen “Cevap ve Düzeltme Metni” şöyle:
CEVAP VE DÜZELTME METNİ
“Tekzibe konu haber içeriklerinde kullanılan;
“Memur-Sen Başkanı’na sert tepki! Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Edirne İl Başkanı Nedim Zobar, konfederasyon olarak, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın kamuoyuna yansıyan açıklamalarını ibretle takip ettiklerini belirterek, “Cumhuriyeti hedef alan her türlü söylemin karşısında durmaya, kamu emekçilerinin onurlu mücadelesini kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz” dedi… S.2’de Birleşik Kamu-İş’ten Memur-Sen Başkanı’na sert tepki! Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Edirne İl Başkanı Nedim Zobar, konfederasyon olarak, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın kamuoyuna yansıyan açıklamalarımı ibretle takip ettiklerini belirterek, “Cumhuriyeti hedef alan her türlü söylemin karşısında durmaya, kamu emekçilerinin onurlu mücadelesini kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz” dedi…. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Edirne İl Başkanı Nedim Zobar, konfederasyon olarak, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın kamuoyuna yansıyan açıklamalarını ibretle takip ettiklerini belirterek, “Cumhuriyet’i hedef alan her türlü söylemin karşısında durmaya, kamu emekçilerinin onurlu mücadelesini kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz” dedi. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu İl Başkanı Zobar, yaptığı yazılı açıklamada, “Bu cumhuriyetin hangi koşullarda, nasıl bir yokluk ve yoksulluk içinde, emperyalizme karşı verilmiş destansı bir mücadeleyle kurulduğunu bilerek çarpıtıyorsunuz. Bu ülke, Sevr’i dayatanların parçalamak istediği bir coğrafyadan, halkın kendi iradesiyle ayağa kalkarak var edilmiştir. Bugün Cumhuriyet’e “narkoz” diyen bir anlayış, bilinçli şekilde o gün bu millete Sevr’i reva görenlerle aynı zihinsel çizgiye düşmektedir. Bu duruş ne sendikacılıkla ne de kamu emekçisinin hakkını savunmakla bağdaşır” diyerek şunları kaydetti: “Kamu emekçilerinin haklarını savunmakla yükümlü bir Edirne İl Başkanı Nedim Zobar konfederasyonun başında bulunan bir kişinin, toplumu ayrıştıran, kutuplaştıran ifadeler kullanması kabul edilemez. Anadolu 100 yıllık narkozdan çıkıyor’ şeklindeki sözler, Cumhuriyetimizin kuruluşunu ve onun aydınlanmacı değerlerini hedef almakta; Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde verilen bağımsızlık mücadelesini yok saymaktadır. Bu ifadeler, sadece tarih bilincinden uzak değil, aynı zamanda Cumhuriyet’in temel kazanımlarına açık bir saldırıdır. Türkiye Cumhuriyeti, bir ‘narkoz’ dönemi değil; aksine bağımsızlığın, laikliğin, çağdaşlaşmanın ve halk egemenliğinin tesis edildiği bir aydınlanma devrimidir. Bu gerçeği çarpıtanlar, ya tarih bilmemekte ya da bilinçli bir şekilde Cumhuriyet değerlerini hedef almaktadır. Sendikacılık; iktidara yakınlık yarışına girmek, toplumu ayrıştırmak ya da ideolojik dayatmalar yapmak değildir. Sendikacılık; emeğin hakkını savunmak, tüm kamu çalışanlarını ayrım gözetmeksizin temsil etmek ve demokratik değerleri korumaktır. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak altını çiziyoruz: Türkiye’nin ihtiyacı olan şey; Cumhuriyet’in kurucu değerlerine sahip çıkan, toplumsal birliği güçlendiren ve emek mücadelesini büyüten bir anlayıştır. Bizler, Atatürk ilke ve devrimlerinin ışığında, laik, demokratik ve sosyal hukuk devleti mücadelesinden asla vazgeçmeyeceğiz. Cumhuriyet’i hedef alan her türlü söylemin karşısında durmaya, kamu emekçilerinin onurlu mücadelesini kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz” şeklindeki asılsız ve dayanaksız ifadelerle kamuoyu nezdinde apaçık müvekkillerin saygınlık ve itibarlarına kastedilmiş; kamu görevlileri ve tüm kamuoyunu kasten ve kötü niyetli olarak yanlış bilgilendirmek ve açıkça tahrik etmek suretiyle müvekkillerin hedef gösterilmesine sebep olunmuş; söz konusu asılsız haberlerin kamuoyunda çok fazla etkileşim almasıyla Müvekkillerin itibarının sarsılmasına, Memur-Sen’e ve Genel Başkan sıfatını taşıyan Ali Yalçın’a yönelik itibar suikastina, kamuoyu nezdinde karalamaya, kişilik haklarında zarar oluşmasına tevessül edilmiştir.
Müvekkilin, Memur-Sen 9. Türkiye Buluşması’nda kullandığı ifadeler; Vatanımızın bölünmezliğini, Milletimizin birliğini ve Ülkenin dirliğini kırmızı çizgisi kabul eden Konfederasyonumuzun, kurucu değerlere, Cumhuriyete veya Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e yönelik bir eleştirisi değil; tam aksine Ülkemizin gelişimini sekteye uğratan karanlık dönemlere yönelik bir hakikat ifşasıdır.
Söz konusu “narkoz” kelimesi ile kastedilen; 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül ve 28 Şubat gibi darbelerle millet iradesinin engellendiği, kitlelerin uyuşturulduğu karanlık süreçlerdir. Bugün Türkiye’nin darbe döngüsünden çıkarılması ve savunma sanayiinde çağ atlayarak bağımsız politikalar üretmesi, açıkça bu narkozdan çıkıştır. İdeolojik saplantılarla ve istismar siyasetiyle hareket edenlerin, bu ifadeleri Atatürkçülük ve Cumhuriyet düşmanlığı gibi sunması olsa olsa akıl tutulmasıdır. Öte yandan, Müvekkilin malvarlığına yönelik asılsız ve kötü niyetli ifadeler gerçek dışı ve dayanaksızdır.
Doğruluk, dürüstlük ve etik ilkelere aykırı biçimde, gerçek dışı ithamlar barındıran bu haberleri interaktif mecralarda yayınlayanlar, Türk Patent Enstitüsü Markalar Daire Başkanlığı’nın K/02647 numarasıyla korunan marka statüsüne sahip olan Memur-Sen’e ve Genel Başkanına yönelik kamuoyunu kasten yanlış bilgilendirmek suretiyle haklarında karalama amaçlı, itibarlarını zedeleme kasıtlı ithamlarda bulunmuşlardır.
Haksız ve gerçek dışı haber açıkça kamuoyunun kasten yanlış bilgilendirilerek müvekkile yönelik itibar suikastı yapma maksatlıdır. Bu karalama kampanyasının kamu görevlileri sendikaları ve konfederasyonlarının üye sayılarının tespit edileceği döneme ve kamu görevlileri ile emeklilerin mali, sosyal ve özlük haklarına ilişkin yapılacak Kamu Personeli Danışma Kurulu toplantısı öncesi, dikkatlerin Memur-Sen üzerinde toplandığı kritik bir sürece denk getirilmesini kasıtlı bir saldırı, kötü niyetli bir çaba olarak görüyoruz.
Memur-Sen, 1 milyon 78 bin üyesiyle, suni fay hatlarından beslenenlerin karşısında Türkiye Cumhuriyeti’nin gerçek teminatıdır ve öyle olmaya devam edecektir. Tamamen soyut ve mesnetsiz ithamlarla, müvekkillerin şeref ve itibarına kast edilmesini sağlama amaçlı haberlerin yayıncılık etiğiyle ve basın özgürlüğüyle bağdaşmayacağını kamuoyuna saygıyla duyururuz.
İşbu Cevap ve Düzeltme Metninin tarafınıza tebliğinden itibaren, hiçbir düzeltme ve ekleme yapılmaksızın, tekzibe konu haberlerin yayınlandığı tüm mecralarınızda, aynı sütunda, aynı puntolarla 3 (üç) gün içinde tavzihen yayınlanmasını, sosyal medya hesaplarınızda aynı içerikte yayınların varlığı hâlinde bahse konu yazıların kaldırılmasını, ayrıca hem imtiyaz sahibine, hem tüzel kişi temsilcisine, hem sorumlu yazı işleri müdürü ve genel yayın yönetmenine karşı maddi manevi tazminat haklarımızı saklı tuttuğumuzu, ilgililer hakkında ceza yargılamasına başvuracağımızın bilinmesini ihtaren bildiririz.13.04.2026”
Dünyanın Ortadoğu olayları ile diken üstünde olduğu bir zamanda diploması galip geldi ve İran’la ABD arasında ateşkes ilan edildi. Ama bu ateşkesin içinde İsrail yok. Ateşkes öyle bir ateşkes ki her iki tarafta bombalamaya devam ediyor. İran, ABD bombalamayı kessin bizde bombalamayı keseceğiz diyor. Bu ateşkes pamuk ipliğine bağlı, yani her zaman bozulabilir. Bir buçuk aya yakın süredir devam eden savaş İran’ın en değerli tesislerini, varlıklarını yok etti. Hürmüz boğazı kapandı, dünya petrol trafiği aksadı, petrolün fiyatı arttı. Bbazı ülkelerde benzin, mazot kıtlığı oluştu, benzin istasyonlarında kuyruklar meydana geldi, piyasalar altüst oldu. Halkta tedirginlik yarattı, her malın fiyatı arttı. Nereye gidiyoruz, acaba sonumuz ne olacak? Ateşkes görüşmeleri Pakistan’ın İslamabad şehrinde yapıldı. Görüşmelere Pakistan Başbakanı, ABD Başkan Yardımcısı, Suudi Arabistan’dan temsilci, İran Dışişleri Bakanı katıldı. Tahmine göre bu görüşmeler iki hafta sürer diyorlardu. Ama bu günkü basından öğreniyoruz ki toplantı hiç bir neticeye bağlanmadan dağılmış. Yazının başında söylemiştim pamuk ipliğine bağlı toplantı. Toplantının ana maddeleri Hürmüz boğazının açılması, boğazın kontrolü ABD de olması, zenginleştirilmiş uranyumun saklanması, İran aleyhindeki kararların kaldırılması, İran’a savaş tazminatı ödenmesi, bölgedeki Amerikan askerlerinin çekilmesi, Lübnan dahil tüm cephelerde savaşa son vermek. Bazı şartlar kabul edilir gibi görünse de İran tarafından bazıları hiç kabul edilmez. Neden; İran İranlılara aittir. Bazı yerlerde ateşkese rağmen çatışmalar devam ediyormuş. Şimdi bütün mesele ateşkes sürecinin uzatılması, göreceğiz uzatılacak mı? Yazmıştım, pamuk ipliğine bağlı bir ateşkes. Her iki tarafta birbirine meydan okuyor. ABD Başkanı Trump’un ‘Hürmüz boğazına 16 adet savaş gemisi konuşlandırdım’ ifadesi, bu ne demek çatışma olacak ifadesi. Zaten konuşmalarında Hürmüz boğazının Amerikan kontrolünde olma düşüncesi var, bunu İran asla kabul etmez. Yani yine ufukta bir çatışma gözüküyor durumu. İran’ın istekleri Hürmüz boğazı İranlılara aittir, başkasının bu konuya karışmamalı, zenginleştirilmiş uranyum tarafsız bir ülkede muhafaza altına alınmalı. Bunu hangi ülke kabul eder? Sizin anlayacağınız sevgili okurlar, bu konu daha sürer, bu pilav daha çok su kaldırır. İran, ABD savaşında bu belirsizlikler devam ederse ateşkes görüşmelerinin ne olacağı belirsiz hale gelecek ama her savaşın ardından barış gelir. Bakalım göreceğiz ne işe yarayacak bu ATEŞKES…
Ne yazan oldu, ne de çizip anlatan, yüz yıl geçti; Türk nesiller öğrenemedi ne yazık ki, Atatürk’ümüzün yanından ayırmadığı, üç köpeğinin olduğunu!.. İlk köpeğinin adı ALP, ikinci köpeğinin adı ALBER, üçüncü köpeğinin adı da, yurt dışı dostlardan hediye gelen FOKS’ tu. Köpekle yaşamanın, medeniyet olduğunu nesiller bilselerdi keşke!.. Yine de umut var!.. Atatürk’ün köpeği FOKS’a düşkünlüğü, yakın çevresinin en çok anlattığı detaylardan biridir. FOKS, zeki bir köpekti, Atatürk nereye gitse çoğu zaman onun yanından ayrılmazdı. “Bir gün Atatürk, Çankaya köşkünden meclise geçmek için hazırlanırken, FOKS ‘da kapının yanında bekliyordu. Atatürk önce toplantının resmiyeti nedeniyle onu köşkte bırakmak istemişti; fakat FOKS’un bakışlarında ki ısrarı görünce gülümseyip, “Peki sen de gel bakalım!” diyerek yanına aldı. Meclis salonuna girildiğinde ortam her zamanki gibi, ciddiydi; milletvekilleri oturumun başlamasını bekliyorlardı. O sırada FOKS Atattürk’ün arkasından içeri süzüldü ve kimsenin beklemediği bir anda kürsünün önüne kadar ilerledi. Birkaç kişi şaşkınlıktan başını tutarken, ortama hafif bir gülümseme yayıldı. Atatürk durumu fark edince, yüzünde o bilinen sıcak tebessümle, “DEMEK FOKS’DA MEMELEKET MESELELERİNİ MERAK EDİYOR!..” dedi. Bu küçük cümle, salonun havasını değiştirdi. O gergin bekleyiş, bir anda yumuşadı.
FOKS ise, sanki görevini tamamlamış gibi, Atatürk’ün ayakları dibine gelip oturdu.”
O, sokak canları masumlarını sahiplenmeyen ve de ölüm fermenının çıkarılmasına ses çıkarmayanlara, Atamızın, “KÖPEK DOSTLUĞU ÖRNEĞİ” ibret olsaydı keşke!
İnşallah düzelir!..
Kuran’ı Kerim. Sure 14/Ayet 34: Allah, muhtaç olduğunuz şeylerin hepsini size verdi. Eğer Allah’ın verdiği nimetleri sayalım derseniz, onu saymaya gücünüz yetmez. Hakikaten insan, çok zalim, çok nankördür.
Adrenalin tutkunu sporcular ve sınırları zorlamayı seven profesyoneller için zamanı doğru ölçmek, başarıya giden yolda hayati bir önem taşımaktadır. Bu noktada devreye giren ve üstün teknolojik donanımlarıyla rakiplerinden ayrılan Rolex Saat tasarımları, en ekstrem çevre koşullarında bile tavizsiz bir dayanıklılık sergiler. Markanın ar-ge çalışmaları sonucunda geliştirdiği profesyonel koleksiyonlar, yüksek basınçtan şiddetli manyetik alanlara kadar pek çok dış etkene karşı korunaklıdır. Güvenilirliğin ve hassasiyetin en üst seviyede sunulduğu bu Rolex Saat modelleri, sınırlarını aşmak isteyen her bireye kusursuz bir eşlikçi olur. Göz alıcı tasarımın altındaki o devasa mühendislik dehası, piyasadaki her Orijinal Rolex parçasını sadece zarif bir takı olmaktan çıkarıp, güvenilir ve son derece profesyonel bir ekipman haline dönüştürür.
Zorlu Koşullara Meydan Okuyan Üstün Mühendislik Harikaları
Derin Denizlerin Hakimi Olan Efsanevi Dalış Modelleri
Okyanusun karanlık ve bilinmeyen derinliklerine inen dalgıçlar için hayati verileri saniyesi saniyesine takip etmek tartışılmaz bir kuraldır. Su altı dünyasının zorlu şartlarına özel tasarlanan profesyonel Rolex Saat serileri, patentli kasa yapıları sayesinde inanılmaz basınçlara karşı mutlak bir koruma sağlar. Helyum kaçış valfi gibi yenilikçi teknolojilerle donatılan bu modeller, dekompresyon süreçlerinde kasanın içindeki gazın güvenle dışarı atılmasına olanak tanır. Okyanusun altında tek yönlü döner çerçevesiyle dalış süresini hesaplamanızı sağlayan her Rolex Saat, dalgıçların hayatını tamamen güvence altına alır. Tüm bu üstün teknik özelliklere tam bir şeffaflıkla ulaşabilmek için, her zaman kurumsal ve güvenilir hizmet veren resmi bir Rolex Bayisi tercih edilmelidir.
Motor Sporları ve Hız Tutkunları İçin Tasarlanan Profesyonel Seçenekler
Zamanın saniyenin onda biri kadar kıymetli olduğu zorlu yarış pistlerinde, kusursuz bir kronograf mekanizması şampiyonluğu belirleyen yegane unsurdur. Efsanevi yarışçıların ve hız tutkunlarının bileklerinden asla çıkarmadığı Rolex Saat serileri, takimetre bezelleri sayesinde ortalama hızın büyük bir netlikle ölçülmesine imkan tanır. Motor sporlarının getirdiği yoğun titreşimlere ve darbelere karşı geliştirilen özel anti-şok sistemleri, mekanizmanın şaşmaz hassasiyetini her turda korumasını garanti eder. Yüksek oktanlı bu dünyanın dinamizmine ayak uydururken zarafetinden hiçbir şey kaybetmeyen bir Rolex Saat, podyum kutlamalarının da her zaman en çok dikkat çeken yıldızıdır. Pistlerde doğan bu yarışçı ruh, günlük yaşamda performans arayan dinamik kullanıcıların da değişmez tercihidir.
Yelkencilik ve Havacılık Alanında Standartları Belirleyen Özellikler
Gökyüzünde süzülen cesur pilotlar ve açık denizlerde rüzgarla yarışan yelkenciler için zamanı çoklu formatlarda okumak işin temel gerekliliğidir. Kıtalararası uçuşlarda farklı zaman dilimlerini aynı anda kadranda gösteren Rolex Saat modelleri, havacılık dünyasının karmaşık navigasyon ihtiyaçlarına anında yanıtlar sunar. Diğer yandan yelken yarışlarının o kritik başlama anını mükemmel şekilde senkronize eden yenilikçi özellikler, kaptanlara stratejik bir avantaj kazandırır. Bu eşsiz fonksiyonlara sahip tasarımların sahip olduğu derin prestij, pazar araştırmalarındaki Rolex Saat Fiyatları için belirlenen rakamların teknolojik ve mühendislik karşılığını fazlasıyla yansıtır. Her iki alanda da sektör standartlarını tek başına belirleyen bir Rolex Saat, rüzgarı fetheden profesyonellerin kolunda büyük bir gururla parlamaktadır.
Ekstrem Sporlarda Kullanım İçin Özel Olarak Geliştirilen Materyaller
Zorlu doğa sporlarında kullanılan ekipmanların sadece fonksiyonel değil, aynı zamanda fiziksel olarak neredeyse yok edilemez bir yapıya sahip olması beklenir. Profesyoneller için tasarlanan Rolex Saat koleksiyonlarında, korozyon dirençli özel çelikler ve çizilmeye karşı bağışıklık kazanmış teknolojik seramikler kullanılır. Sıfırın altındaki dondurucu sıcaklıklardan çöllerin yakıcı kum fırtınalarına kadar hiçbir zorlu şart, kasanın içerisindeki bu muazzam mekanik uyumu bozamaz. Geliştirilen özel ışıma teknolojisiyle zifiri karanlık mağaralarda bile rakamların saatlerce okunabilmesini sağlayan bir Rolex Saat, ekstrem maceraların en güvenilir dostudur. Markanın tamamen kendi ürettiği bu nadide materyaller, sporculara fiziksel sınırlarını çok daha öteye taşıma cesaretini aşılar.
Sonuç
Karada, havada ve denizin metrelerce altında insan performansının sınırlarını zorlayan alanlarda, doğru ekipman seçimi başarı ile başarısızlık arasındaki o ince çizgiyi çizer. Yukarıdaki detaylarda açıkça gördüğümüz gibi, profesyonellerin zorlu ihtiyaçlarına yönelik tasarlanan her Rolex Saat, muazzam bir mühendisliğin ve sarsılmaz bir kararlılığın nihai sonucudur. Dayanıklılığın ve çok yönlü işlevselliğin mükemmel bir ahenkle buluştuğu tasarımlar, sporculara sadece zamanı göstermekle kalmayıp büyük bir özgüven aşılar. Hayatınızdaki zorluk derecesi ne olursa olsun, bileğinizde büyük bir gururla taşıyacağınız bir Rolex Saat, kişisel rekorlarınızı kırarken ve en yüksek zirvelere ulaşırken size daima büyük bir güçle eşlik edecektir.
Sık Sorulan Sorular
Dalış saatlerinin su geçirmezlik seviyesi ne kadardır
Profesyonel dalgıç modelleri koleksiyona bağlı olarak üç yüz metreden başlayıp binlerce metreye kadar inanılmaz bir derin deniz basıncına dayanabilmektedir.
Helyum valfi mekanizmada tam olarak ne işe yarar
Derin deniz dalışlarındaki basınç odalarında saatin içine sızan helyum gazının yüzeye çıkarken camı patlatmaması için güvenle tahliye edilmesini sağlar.
Yarış modellerindeki takimetre bezel nasıl kullanılır
Sabit bir mesafeyi kat etme sürenizi saniye ibresiyle ölçtüğünüzde bezel üzerindeki karşılık gelen rakam size saatteki ortalama hızınızı net olarak gösterir.
Anti şok sistemleri profesyonel her modelde var mıdır
Profesyonel kullanım için geliştirilen serilerin tamamında mekanizmayı şiddetli darbelerden koruyan özel patentli şok emici bileşenler standart olarak yer almaktadır.
Havacılık serilerindeki GMT özelliği tam olarak nedir
Kadrandaki fazladan bir ibre ve yirmi dört saatlik döner çerçeve sayesinde iki veya daha fazla farklı zaman dilimini aynı anda takip edebilmektir.
Yelken yarış modellerinin geri sayım özelliği kaç dakikadır
Regatta yarışlarının kritik başlangıç anları için özel olarak tasarlanan mekanizma bir ile on dakika arasında mekanik ve hafızalı bir geri sayım imkanı sunar.
Profesyonel çelik ile standart çelik arasındaki yapısal fark nedir
Havacılıkta kullanılan özel paslanmaz çelik alaşımı asitlere deniz suyuna ve aşırı korozyona karşı standart çeliklerden çok daha yüksek bir direnç gösterir.
Dalış saatlerinde neden sadece tek yönlü çerçeve bulunur
Dalgıçların su altında geçirdikleri süreyi yanlışlıkla daha az hesaplayıp hayati tehlike yaşamamaları için çerçeve sadece geriye doğru tek yönde dönebilmektedir.
Karanlıkta fosforun parlama süresi ne kadar devam eder
Kadranda yer alan indekslere uygulanan yenilikçi mavi ışıma materyali gündüz topladığı enerjiyi zifiri karanlık ortamlarda çok uzun saatler boyunca homojen şekilde yansıtır.
Profesyonel spor modeller klasik takımlarla da kullanılabilir mi
Gelişen moda anlayışıyla birlikte profesyonel spor tasarımlar sahip oldukları şık ve pürüzsüz kasa hatları sayesinde resmi kıyafetlerle de kusursuz bir görsel uyum sergilemektedir.
Edirneli yapay zeka müzik sanatçısı Süleyman Gül, A Milli Futbol Takımımızın 2026 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde vereceği Dünya Kupası mücadelesi için özel bir müzik projesine imza attı. Tamamen yapay zeka teknolojileri kullanılarak hazırlanan ve birden fazla şarkıdan oluşan bu özel çalışma, sanatçının “Abayda Rap” adlı YouTube kanalında müzikseverlerle buluştu.
“Bu Bir Milli Sorumluluktur, Kararı Halk Verecek”
A Milli Takım’a giden yolda sanatsal üretimin önemine dikkat çeken Süleyman Gül, hazırladığı Dünya Kupası şarkılarıyla ilgili iddialı ve birleştirici açıklamalarda bulundu. Gül, “Her sanatçının mutlaka takımımız için birer şarkı yapması lazım. Bu bir milli sorumluluktur. Kararı halk verecek; kimin şarkısı güzelse biz de ülkece onu destekleyeceğiz” diyerek tüm müzisyenleri bu heyecana ortak olmaya davet etti.
“Yapay Zeka Şarkıları da Kalple Yazılıyor”
Müzik sektöründe geleneksel sanatçıların ve müzisyenlerin yapay zeka ile üretilen eserlere karşı mesafeli duruşuna sitem eden Edirneli sanatçı, bu konudaki önyargıları kırmak istiyor. Yapay zekanın duygudan yoksun olduğu eleştirilerine karşı çıkan Gül, “Bu şarkılar da kalple, duyguyla yazılıyor. Yapay zeka müzik yaparken bize kusursuz bir vokal ve enstrümantal destek sağlıyor. Bu sayede üretim çok daha ucuza mal ediliyor ve müzikal çeşitlilik artıyor” şeklinde konuştu.
50 Şiiriniz Var Ama Bütçeniz Yoksa Çözüm: Yapay Zeka
Yapay zekanın bağımsız sanatçılar ve şairler için nasıl büyük bir fırsat olduğunu çarpıcı bir örnekle açıklayan Gül, “Diyelim ki sizin 50 tane şiiriniz var ve bunları şarkı yapmak istiyorsunuz. Normal şartlarda bunun stüdyo maliyetini karşılamanız çok zor. Yapay zeka, tam da bu noktada bu işin çözümünü üretiyor ve hayalleri gerçeğe dönüştürüyor” dedi.
Abayda Rap Kanalında Yapay Zeka Müzik Eğitimleri Başladı
Süleyman Gül, sadece müzik üretmekle kalmıyor, bu yenilikçi teknolojiyi öğrenmek isteyenlere de rehberlik ediyor. Yapay zeka ile nasıl müzik yapılacağını merak edenler için özel dersler vermeye başlayan sanatçı, bu eğitimleri Abayda Rap YouTube kanalı üzerinden sunuyor. Kanala “Üye” (Katıl) olan kullanıcılar, Süleyman Gül’den yapay zeka müzik prodüksiyonu üzerine özel dersler alabiliyor.
Çalışmalarını büyük bir hızla sürdüren sanatçı, sözlerini tüm Türkiye’nin ortak duasıyla noktaladı: “İnşallah 2026 Dünya Kupası Türkiye’nin olur!”
🎵 Şarkıyı Dinlemek ve Özel Derslere Katılmak İçin Kanal Linki: Abayda Rap YouTube Kanalımız. https://www.youtube.com/@Abayda_Rap
Edirne Valiliği İl Trafik Komisyonu’nun Karaağaç ile kent merkezine ulaşımın sağlandığı Lozan Caddesi için 1 Ekim 2026’ya kadar aldığı ‘tek yön’ kararı uygulanmaya başladı.
Edirne Valiliği’nde toplanan İl Trafik Komisyonu, yaz aylarında kentin turistik bölgesi Karaağaç Mahallesi’ne ulaşımın sağlandığı Lozan Caddesi için tek yön kararı aldı. 1 Ekim 2026’ya kadar geçerli olacak karar, dün uygulamaya başlandı. Caddenin başlangıcını oluşturan Tunca Köprüsü ve Meriç köprüsünün başına, komisyonun aldığı kararla ilgili bilgilendirici yazının bulunduğu tabelalar konuldu.
DÖNÜŞ ALTERNATİF YOLLARDAN Karaağaç’tan şehir merkezine dönmek isteyen vatandaşlar, trafik işaret ve işaretçileri doğrultusunda Dr. Mehmet Müezzinoğlu Köprüsü ve Bosnaköy mevkii Süvari Köprüsü güzergâhlarını kullanmaya başladı.
MERİÇ KÖPRÜSÜ İSTİKAMETİNE PARK YASAĞI Edirne Valiliği tarafından konuyla ilgili sosyal medyadan da paylaşım yapıldı. Paylaşımda; “Yaz döneminde şehir merkezinden Karaağaç istikameti yönünde trafiğin artışı göz önünde bulundurularak; akışın sağlıklı yürütülebilmesi ve tarihi köprülerin korunması amacıyla İl Trafik Komisyonunca alınan karar çerçevesinde 17.04.2026 Cuma günü itibarı ile Meriç ve Tunca köprülerinden Karaağaç istikametine ulaşım 1 Ekim tarihine kadar tek yön olarak uygulanacaktır. Karaağaç istikametinden şehir merkezine dönüşler Dr. Mehmet Müezzinoğlu ve Bosnaköy mevki Süvari köprülerinden yapılabilecektir. Yine trafik akışının sağlıklı işlemesine yönelik; Lozan Caddesi ile Meriç köprüsü arasında Meriç köprüsü istikametine park yasağı uygulanacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur” denildi.
Edirne Valiliği tarafından 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları kapsamında düzenlenen “Gençlik, Çocuk, Kitap, Kültür, Sanat ve Bilim Şenliği”, Söğütlük Millet Bahçesi’nde kapılarını açtı.
Edirne Valiliği koordinasyonunda gerçekleştirilen şenlik, Söğütlük Millet Bahçesi’nde kurulan özel etkinlik alanında başladı. 10 gün boyunca sürecek olan organizasyonda, çocukların hem eğlenmesi hem de öğrenmesi hedefleniyor. Şenliğin ilk gününde çocuklar, alana kurulan kitap stantlarına yoğun ilgi gösterdi.
YAZARLAR OKURLARIYLA BULUŞTU
Çok sayıda yayınevinin stant açtığı şenlikte, yazarlar düzenlenen imza günlerinde okurlarıyla bir araya gelerek kitaplarını imzaladı. Gün boyu süren programlar kapsamında edebiyat ve okuma kültürü üzerine söyleşiler gerçekleştirilirken, öğrencilerin ilgi alanlarına yönelik çeşitli atölye çalışmaları yapıldı.
MİNİ UÇURTMALAR VE TEKNOLOJİK DENEYİMLER
Şenlik alanında kurulan atölyelerde çocuklar mini uçurtma yapımını öğrenirken, bilim ve teknoloji stantları ise geleceğin mucitlerini ağırladı. İHA simülasyonu ile gökyüzünde sanal sürüş deneyimi yaşayan minikler, kağıttan devre uygulamaları ve ışık oyunları gibi çalışmalarla bilimin eğlenceli dünyasını keşfetti.
KARAGÖZ VE HACİVAT COŞKUSU
Eğitici faaliyetlerin yanı sıra sahne gösterileriyle de renklenen şenlikte, geleneksel Türk tiyatrosunun vazgeçilmezi Karagöz ve Hacivat gösterileri sahnelendi. Katılımcıların büyük beğenisini toplayan gösterilerde çocuklar keyifli anlar yaşadı.
Edirne Valiliği’nden yapılan açıklamada, tüm çocukların davetli olduğu şenliğin 26 Nisan akşamına kadar farklı etkinliklerle Söğütlük Millet Bahçesi’nde devam edeceği bildirildi.