Edirne İl genel Meclis Üyeleri, İpsala”da Arazi Toplulaştırması yapılacak köylerde vatandaşları bilgilendirdi.
Edirne İl Genel Meclisi Uzunköprü Üyesi Mustafa Üstün, İpsala Üyeleri İsmail Aliş ve Cevdet Kurt İpsala’nın Hıdırköy ve Turpçular köylerinde, tarla toplulaştırma çalışmaları konusunda vatandaşlara bilgiler verdi.
Tarla derecelendirme haritalarının askıya çıktığı köy kahvelerinde tarla sahipleri ile bir araya gelen Meclis Üyeleri, vatandaşların sorularını cevapladı.
Bilgilendirme toplantılarına, Hıdırköy Muhtarı Fikret Karaman, Turpçular Köy Muhtarı Ali Mahmut Dikme ve Korucuköy Muhtarı İzzet Sezer ‘de katıldı.
Edirne Basketbol Spor Kulüpleri Koordinasyon Toplantısı, Gençlik ve Spor İl Müdürü Selim Ak’ın başkanlığında gerçekleştirildi.
İl Müdürlüğü konferans salonunda yapılan toplantıda, il genelinde basketbol branşının gelişimine yönelik çalışmalar ve kulüpler arası iş birliği konuları ele alındı. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada şöyle denildi:
“İlimizde gerçekleştirilen basketbol müsabakalarında son dönemde yaşanan bazı olaylar; sporun temel değerleri olan centilmenlik, saygı, kardeşlik ve fair-play anlayışının korunmasının önemini bir kez daha ortaya koymuştur.
Özellikle final müsabakasında yaşanan ve tribün kaynaklı bir gerginliğin saha içerisine yansıması sonucu müsabakanın sağlıklı şekilde sürdürülememesi, çocuklarımızın psikolojik ve fiziksel güvenliği açısından tüm paydaşlarımızı üzmüştür. Kulüp yöneticilerinin aldığı karar neticesinde müsabaka tamamlanamamış ve mevzuatlar doğrultusunda süreç ilgili kurullara havale edilmiştir.
Yaşanan süreç sonrasında İl Müdürlüğümüz koordinesinde il temsilciliği olarak kulüp yöneticileri, antrenörler ve ilgili paydaşların katılımıyla bir değerlendirme ve istişare toplantısı gerçekleştirilmiştir. Yapılan görüşmelerde; kulüpler arasında oluşan gerginliğin sona erdirilmesi, çocuklarımızın spor ortamlarında huzur ve güven içerisinde gelişimlerini sürdürebilmeleri ve basketbol camiamızdaki birlik beraberlik ortamının yeniden güçlendirilmesi konusunda ortak irade ortaya konulmuştur.
Yapılan istişare neticesinde alınan kararlar doğrultusunda;
Müsabakalarda spor ahlakı ve fair-play anlayışının korunmasına azami hassasiyet gösterilmesi,
Velilerin tribün davranışları konusunda kulüpler tarafından daha etkin bilgilendirilmesi,
Çocuklarımızın olumsuz rekabet ortamlarından uzak tutulması,
Antrenör, yönetici ve velilerin söylem ve davranışlarında birleştirici dil kullanması,
Benzer olayların tekrar yaşanmaması adına gerekli koordinasyon ve iletişim süreçlerinin güçlendirilmesi hususlarında ortak mutabakata varılmıştır.
Basketbol; çocuklarımızı ayrıştıran değil birleştiren, rekabeti düşmanlığa değil gelişime dönüştüren önemli bir eğitim ve gelişim alanıdır. Tüm kulüplerimizin, antrenörlerimizin, velilerimizin ve sporcularımızın bundan sonraki süreçte daha sağduyulu hareket edeceğine olan inancımız tamdır.”
Lalapaşa Belediyesi’nce 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında düzenlenen Halı Saha Futbol Turnuvası’nda üçüncü gün programı sonunda Ortakçı ve Sinanköy (1) takımları da rakiplerini eleyerek bir üst tura yükseldi.
Lalapaşa ve köylerinden toplam 16 takımın katıldığı turnuvada üçüncü gün Ortakçı takımı rakibi Vaysal’ı 8-1’lik skorla geçerken, günün ikinci maçında Sinanköy (1) takımı rakibi Hanlıyenice (1) takımını 4-1’lik skorla geçti.
Halı Saha Futbol Turnuvası’na dün akşam Hacıdanişment – Lalapaşa Muhteremler, ardından Sarıdanişment – Lalapaşaspor takımları karşı karşıya geldi. Bu karşılaşmalar gazetemiz baskıya girdiği saatlerde oynanması sebebiyle sonuçlarını daha sonra vereceğiz. Bu karşılaşmaların sonuçları ile turnuvada ilk 8’e kalan takımlar böylelikle belli olmuş oldu.
Bundan üç yıl önce Ömer Halisdemir Üniversitesi’nin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi’nde ABD ve Çin’in sistemik seviyede etki analizini yaptığım bir bilimsel makalem yayınlanmıştı. O makalede sorduğum soru ABD ve Çin’in kaçınılmaz olarak bir savaşa mı gittiğiydi. Makalenin bulguları ise bu soruya hayır cevabını iki devletin sistemik seviyede birbirleri ile olan rekabetçi işbirliği dolayısıyla veriyordu.
Yani iki devlet kaçınılmaz olarak savaşa gitmiyor. Bir yandan birbirlerine olan ihtiyaçlarını ortaya koyarken diğer yandan da birbirlerine “az maliyetli” yollardan üstünlük sağlamaya çalışıyorlar.
Şimdi bu “az maliyetli” yollara dikkat çekmek lazım. Zira savaş çığırtkanlıklarının içinde örtülü operasyonlar, sanayi casuslukları, fikri mülkiyet haklarının ihlali gibi konular görmezden geliniyor. Öyle ya savaş diye bağırınca herkes dönüp bir bakıyor. Ama kazın ayağı öyle değil.
Yukarıda bahsettiğim makalemin yayından yaklaşık yedi ay sonra Kasım 2023’te ŞiCinping Kaliforniya, San Fransisko’da ABD Başkanı Biden ile buluştu. Toplantı sırasında ABD başkanı Uygur Özerk bölgesi ve Tibet’te gerçekleştirilen insan hakları ihlallerine istinaden görüş belirtti. Buna ek olarak iki devletin aralarındaki görüş ayrılıklarına rağmen ekonomik iş birliği yapılması ve askeri alanda doğrudan irtibat kurulması hususunda görüş birliğine varıldı. Üstelik bu toplantıdan saatler sonra Biden, ŞiCinping için diktatör ifadesini kullandı buna rağmen iki devletin yarışmacı iş birliği devam etti.
San Fransisko’daki toplantıdan sora ve yukarıda bahsettiğim makalemin yayınından yaklaşık bir yıl sonra Mart 2024’te ABD’nin başta Federal Expres isimli kargo şirketi, kargo şirketi deyip geçmeyin; 2025 rakamlarıyla geliri 87,9 milyar dolar, net geliri 4,09 milyar dolar, toplam varlıkları 87,6 milyar dolar ve 440 bin çalışanı mevcut, buna ek olarak Qualcomm isimli kablo şirketi, kablo şirketi deyip geçmeyin; 2025 rakamlarıyla geliri 44,28 milyar dolar, net geliri 5,41 milyar dolar, toplam varlıkları 50,14 milyar dolar ve 52 bin çalışanı mevcut. ABD’nin önde gelen şirketlerinin ŞiCingpin ile görüşmesinde Çin devlet başkanı ABD ile Çin’in birbirlerinin gelişmesi için önemli destekler olduğunu da belirtti.
Şimdi de Trump Çin’de. Bir önceki başkanlık döneminde de gitmişti. Yukarıda anlatılan hususlara dair konuşmalar yapıldı. Yine ekonomik ilişkiler öne çıkarıldı. Trump’ın delegasyonunda Apple (2025 geliri 416 milyar dolar), Blacstone (2025 geliri 14,5 milyar dolar), Boeing (2025 geliri 89,5 milyar dolar), Cargill (2025 geliri165 milyar dolar), Citigroup (2025 geliri 85,2 milyar dolar), General Electric Aerospace (2025 geliri 45,86 milyar dolar), Goldman Sachs (2025 geliri 58,28 milyar dolar), Illumina (2025 geliri 4,37 milyar dolar), Mastercard (2025 geliri32,8 milyar dolar), Micron Technology (2025 geliri 37,4 milyar dolar), Nvidia (2025 geliri130,5 milyar dolar), Qualcomm (2025 geliri 44,28 milyar dolar), SpaceX (2025 geliri16 milyar dolar), Tesla (2025 geliri 94,83 milyar dolar) ve Visa’nın (2025 geliri 40 milyar dolar) yöneticileri yer aldı. Üstelik bu yazı kaleme alınırken daha fazla şirketin yöneticisinin de bu delegasyona katılması bekleniyordu.
ŞiCinping, Tayvan meselesi dolayısıyla çatışma ihtimalinin oluşabileceğini ifade etmesi ise bizim 3. Dünya Savaşı çıkacak yayın grubu için kullanışlı bir aparat olabilir. Ancak yine kötü haber; bu durumun gerçekleşmemesi için adımlar çoktan atıldı. Ayrıca Tayvan gerginliği Trump’ın ilk döneminde ardından Biden döneminde de vardı. Neyse asıl önemli kısmın olduğunu düşünenler ellerine kumandayı alabilirler. Bu köşe yazısında o ekmek için bir yağ bulunmuyor.
Ha şunu da unutmayalım; ABD Devlet Sekreteri Marko Rubio’nun hem Uygur Özerk bölgesi hem de Tibet’teki insan hakları ihlallerini belirttiği için Çin’e giriş yasağı vardı. Çin bu yasağı kaldırdı. Magazin basınlı uluslararası ilişkiler analizlerinde bir harf değişikliği üzerinden verilen giriş izninin çok konuşulduğunu görüyorum ancak burada da asıl dikkate alınması gereken şey “Çin aleyhine konuşan” birinin giriş izninin verilmesi. Bunun sebebi de yukarıdaki şirket gelirlerinde yatıyor. Başka bir deyişle ekonomik kapasiteniz genişse istediğinizi söylersiniz. Seve seve sizi ülkelerine almak zorunda kalırlar. Bu söylemler sadece Trump döneminde değil öncesinde de defaatle üst düzey Amerikalı politika yapıcılar tarafından dile getirildi.
Gelelim bir savaş kaç para sorusuna; en azından 1 trilyon 274 milyar 52 milyon dolar. Bu hesap yukarıdaki şirket gelirlerinin kabaca toplanması ile elde edildi. Çin’in şirketleri, ABD ve Çin ile iş yapan dünyanın geri kalan devletlerinin kayıpları hesaplanmadı bile…Türkiye’nin nominal Gayrisafi Yurtiçi Hasılası yaklaşık 1 milyar 390 milyon dolar. Hesabı siz yapın. Ne var yahu bir deli bu parayı kaybetmeyi göze alabilir şeklindeki “muhteşem uluslararası politikada sistemik yapı bilgisine” dayalı bir ifade kurmaya hazırlananlar için yine ellerine televizyon kumandası almayı tavsiye ederken şunu eklemek isterim; ABD Savunma Sekreteri Pete Hegseth, ABD Savunma Sekreterliği Mali İşlerden Sorumlu Sekreter Yardımcısı Jules J. Hurst ve Genelkurmay Başkanı Dan Caine Temsilciler Meclisi’nden ödenek almak için ifade vermeye gittiklerinde (evet önce ifadeler verilir, hesaplar sorulur ondan sonra ödenekler verilir) İran’a yönelik saldırıların 29 milyar dolar olduğunu belirtince soğuk terler dökmek zorunda kaldılar. Neyse size iyi televizyon seyirleri… Haftaya görüşmek dileğiyle memleketimin güzel insanları.
Vuslat Derneği, 2026 yılı kurban bağışı organizasyonu için hazırlıklarını tamamlayarak yeni kampanyasını duyurdu. Kurban Bayramı öncesinde başlatılan çalışma, “Bu Bayram Senin Kurbanın Ne?” mesajıyla dikkat çekerken, yalnızca kurban kesimi değil, ibadetin manevi boyutuna da odaklanıyor.
Dernek tarafından yapılan açıklamada, bu yılki kurban organizasyonunun klasik yardım anlayışının ötesine geçtiği belirtildi. Kampanyanın, bireyleri fedakârlık kavramını kendi hayatları üzerinden yeniden değerlendirmeye teşvik ettiği ifade edildi. Kurban ibadetinin özünde yer alan teslimiyet ve adanmışlık duygusunun, modern yaşamın yoğunluğu içinde çoğu zaman geri planda kaldığına dikkat çekilerek, bu farkındalığın yeniden güçlendirilmesinin amaçlandığı vurgulandı.
Vuslat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Taştan, kurban bağışı sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, kurban ibadetinin yalnızca yerine getirilen bir görev olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Taştan, “Kurban, insanın Allah rızası için neleri feda edebileceğini sorguladığı önemli bir ibadettir” diyerek, bu kampanya ile daha bilinçli bir yaklaşım oluşturmayı hedeflediklerini ifade etti. Ayrıca organizasyonun hem dini kurallara uygunluk hem de operasyonel süreçler açısından titizlikle planlandığını söyledi.
2026 kurban organizasyonu kapsamında derneğin Türkiye’nin farklı bölgeleri ile birlikte Afrika başta olmak üzere çeşitli ülkelerde ihtiyaç sahiplerine ulaşacağı bildirildi. Kurban bağışı sürecinde şeffaflık ilkesinin ön planda tutulacağı, bağışçıların kurban kesimi ve dağıtım aşamalarını takip edebileceği sistemlerin hazırlandığı da açıklandı.
Afrika kurban bağışı kapsamında büyükbaş hisse bedelinin 5 bin TL olarak belirlendiği duyurulurken, kurban bağışı yapmak isteyenlerin derneğin vuslat.org.tr internet sitesi üzerinden başvuru yapabileceği ifade edildi. Kurban bağışı yapmak isteyenler için sürecin kolay ve erişilebilir şekilde planlandığı belirtildi.
Dernek tarafından yapılan açıklamada, yıl boyunca farklı kurban bağışlarının kabul edildiği ifade edildi. Nafile kurban organizasyonlarının sürdürüldüğü, ayrıca adak, şükür, şifa, sadaka ve akika kurbanı bağışı yapan bağışçıların emanetlerinin de ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldığı bildirildi.
CHP İl Başkanları ortak açıklama yaparak, “Kirli ve karanlık odakların siyaseti dizayn etme çabasına izin vermeyeceğiz dedi.
Başkanların açıklamasında şunlara yer verildi:
Tarihimizin her döneminde siyasi rekabet yaşanmış, fikir ayrılıkları olmuş, hangi görüşün hakim olacağı konusunda mücadele verilmiştir. Bu mücadelenin yol ve yöntemleri yıllardır bellidir.
AKP iktidarının, vatandaşlarımızın yaşadığı gerçek, yakıcı ve ağır sorunları çözmeye muktedir olmadığı ortaya çıkmıştır.
Zamanı gelen bir iktidar değişimine direnmek için gösterdiği beyhude çaba, AKP’yi en temel insani değerlerimize aykırı marjinal bir pozisyona savurmuştur.
İktidar; siyasi tükenmişliğinin sonucunda ahlaki değerlerinin tamamını da yitirmiş haldedir.
Halkımız; iktidarın ahlaki pusulasını kaybetmesini, iftira atmanın da ötesine geçerek insanların onuruna ve iffetine alçakça saldırılara yeltenmesini ibretle görüyor, not alıyor.
Çaresizce sarıldıkları ahlaksız saldırıların senaryosunun altında karanlık, kadın düşmanı ve sapkın bir zihin yapısının olduğu, bu zihniyetin kimseye bir faydası olamayacağı açıktır.
Genel Başkanımızı, yöneticilerimizi ve bilhassa kadın siyasetçileri hedef alan bu mide bulandırıcı kampanyayı yürütenlerin aciz birer kukla olduğunu biliyoruz. Bu kuklaların iplerini elinde tutan, devletin gücünü kendi gücü zannedenlerin hangi çarpık ilişki ağları içinde yer aldığını da detaylarıyla biliyoruz.
Sefil saldırıların hedefi olan tüm kadın yol arkadaşlarımızın yanındayız. Her birinin hakkını, hukukunu ve onurunu savunmayı görev biliyoruz.
81 ilde Genel Başkanımız Özgür Özel liderliğinde, tüm gücümüzle memleketimizin geleceği için çalışmaya dün olduğundan daha kararlı şekilde devam edeceğiz.
Hakikat mutlaka kazanacak.
Hak yerini bulacak.
Halkımız hak ettiği onurlu hayata CHP iktidarında kavuşacak.
Edirne Belediyesi tarafından bu yıl 5’incisi düzenlenen Tohum-Takas Şenliği, Karaağaç Mahallesi’ndeki Karaağaç Ortaokulu Bahçesi’nde gerçekleştirildi.
Kentte, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kapsamında gerçekleştirilen Tohum-Takas Şenliği’ne; Vali Yardımcısı Turgut Subaşı, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Başkanı Sezai Irmak, protokol, çok sayıda vatandaş ve çiftçi katıldı. Etkinlik kapsamında komşu illerden gelen çiftçiler etkinlik alanında stant açtı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’yla başlayan etkinlikte öğrencilerin halk oyunu gösterisi sergiledi.
Açılışta konuşan Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, çiftçilerin alın terinin ülkemizin geleceğinin en büyük teminatı olduğunu söyledi.
‘YERLİ TOHUMA ÖNEM VERMEMİZ LAZIM’
ETSO Başkanı Sezai Irmak yerli tohumun önemine vurgu yaparak, “Öncelikle 14 Mayıs Çiftçiler Günü’nü kutluyorum. Ama bunun ötesinde Tohum-Takas Şenliği çok önemli ve isabetli. Benim köyde küçük bir yerim var ve iki üç yıldır orada sebze meyve işinde uğraşıyorum. Bundan iki sene önce Ziraat Oda Başkanı’na Ayşekadın fasulye yerli tohumu lazım dedim. 30-40 yıl önce her gün bu Karaağaç’tan 50-60 kamyon Ayşekadın fasulyenin İstanbul haline gittiğini bilirim ben. Şimdi tohumu bile kalmamış Ayşekadın’da. O yüzden yerli tohuma önem vermemiz lazım. Sayın Belediye Başkanımızı yürekten kutluyorum” dedi.
‘ÜRETİCİNİN YANINDA OLMAYI BİR SORUMLULUK OLARAK GÖRÜYORUZ’
Belediye Başkanı Filiz Gencan da Edirne’nin tarım şehri olduğunu hatırlatarak, “Çeltiğiyle, ayçiçeğiyle, buğdayıyla bu ülkenin üretim gücüne omuz veren bir şehir. O yüzden yerli tohumu konuşmak Edirne’de sadece tarımı konuşmak değildir. Emeği konuşmak, geçmişi konuşmak, geleceği konuşmaktır. Ben bir çiftçi kızıyım. Toprağa emek vermenin ne demek olduğunu, üretmenin ne kadar zor olduğunu ama ne kadar kıymetli bir iş olduğunu biliyorum. Göreve geldiğimizde bu yüzden Tarımsal Hizmetler Müdürlüğümüzü kurduk. Çünkü bu şehirde tarım belediyenin uzaktan bakacağı bir alan değil, doğrudan sorumluluk alması gereken bir alandır. Bugün geldiğimiz noktada Karaağaç’taki Cumhuriyet Çiftliği’ndeki ata tohumlarımızı ekiyor, çoğaltıyor, belediyemize ait arazilerde üretimi büyütüyoruz. Tayakadın’da, TOKİ’de, Dört Kayalar’da, Belkop’ta, Yıldırım’da işlediğimiz alanlarda buğday, arpa, ayçiçeği ve nohut ekiyoruz. Dronla ilaçlama yapıyor modern tarım uygulamalarını üretim süreçlerine dahil ediyoruz. Çünkü biz üreticinin yanında olmayı bir tercih değil, sorumluluk olarak görüyoruz. Ata tohumlarımızı takas ediyor, üreticilerimizle ve hemşerilerimizle binlerce fideyi buluşturuyoruz” diye konuştu.
Konuşmaların ardından etkinlikte 10 bin adet fide ve ata tohumu dağıtıldı. Açılıştan sonra Belediye Başkanı Gencan, stantları gezerek üreticilerle bir araya geldi.
Edirne Belediyesi, Bloomberg Philanthropies tarafından yürütülen Youth Climate Action Fund (YCAF) programına kabul edildi. Dünya genelinde yüzlerce şehir arasından seçilen Edirne Belediyesi, program kapsamında gençlik odaklı iklim projelerinde kullanılmak üzere 50 bin ABD doları tutarında hibe desteği almaya hak kazandı.
Edirne Belediyesi Avrupa Birliği ve Uluslararası İlişkiler Birimi tarafından hazırlanan proje; gençlerin iklim değişikliğiyle mücadelede yalnızca katılımcı değil, çözüm üreten aktif paydaşlar olarak sürece dahil olmasını hedefliyor.
GENÇLERİN GELİŞTİRDİĞİ PROJELER DESTEKLENECEK
Program kapsamında Edirne’de gençlerin geliştireceği yerel iklim projeleri desteklenecek, gençlerin belediyenin iklim politikaları ve yerel karar alma süreçlerine katılımı güçlendirilecek.
Proje doğrultusunda gençlere yönelik iklim değişikliği, sürdürülebilir şehircilik, atık yönetimi ve proje geliştirme başlıklarında eğitimler düzenlenecek. Aynı zamanda gençlerin sahada aktif rol üstleneceği çevre ve toplum temelli uygulamalar da hayata geçirilecek.
Bu kapsamda geri dönüşüm ve sıfır atık çalışmaları, çevre farkındalık kampanyaları, yeşil alan etkinlikleri, sürdürülebilir ulaşım farkındalığı faaliyetleri ve kültür ile iklim ilişkisini ele alan çalışmalar gerçekleştirilecek.
MİKRO HİBE DESTEĞİ SAĞLANACAK
Programın önemli başlıklarından birini oluşturacak Mikro Hibe Programı ile 15–24 yaş arasındaki gençler, üniversite öğrencileri, genç girişimciler, gönüllüler ve gençlik gruplarının geliştireceği çevre ve iklim projelerine mali ve teknik destek sağlanacak.
Süreç, Edirne Belediyesi koordinasyonunda yürütülecek ve gençlere mentorluk desteği sunulacak. Önümüzdeki süreçte gençlere yönelik açık çağrı başvurularının başlatılması ve mikro hibe uygulamalarının hayata geçirilmesi planlanıyor.
“DAHA YAŞANABİLİR BİR EDİRNE’Yİ GENÇLERİMİZLE BİRLİKTE İNŞA EDECEĞİZ”
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, program kabulüne ilişkin yaptığı açıklamada gençlerin kent yönetiminde daha aktif rol almasının önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Gençlerin yalnızca geleceği konuşan değil, geleceği şekillendiren bireyler olmalarını çok önemsiyoruz. Youth Climate Action Fund programına kabul edilmemiz, Edirne’nin sürdürülebilir geleceği açısından önemli bir adım oldu. Bu süreçte gençlerimizin fikirlerini destekleyecek, onların geliştirdiği yerel çözümleri birlikte hayata geçireceğiz.
Edirne Belediyesi olarak gençlerin enerjisine, üretkenliğine ve kentimize katkı sunma isteğine güveniyoruz. Daha yaşanabilir bir Edirne’yi gençlerimizle birlikte inşa etmeye devam edeceğiz.”
Türkiye’nin buğday ihtiyacının önemli kısmının karşılandığı Edirne’de, açıklanması beklenen alım fiyatlarına yönelik, Dünya Çiftçiler Günü’nde konuşan Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, fiyatın 20 TL’nin altına olmaması gerektiğini söyledi.
Edirne Ziraat Odası tarafından, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla Atatürk Anıtı’nda tören gerçekleştirildi. Törene Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, İl Tarım ve Orman Müdürü İslam Köse, Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, Trakya Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Şafak Kırbiç, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda üretici katıldı. Anıta çelenk sunulmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.
‘ÇİFTÇİNİN BİR YIL DAHA ZARAR ETME ŞANSI YOK’
Törende üreticiler adına konuşan Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, tarımsal üretimdeki ekonomik zorluklara değindi. Son yıllarda yaşanan kuraklık ve girdi maliyetlerindeki artışın çiftçiyi zorladığını belirten Arabacı, “Çiftçilik bir vatan hizmetidir ancak bu emek hak ettiği değeri görmediği sürece sürdürülebilir değildir. Son 2-3 yıldır artan maliyetler ve kuraklık nedeniyle üreticimiz zarar üstüne zarar etti. Artık çiftçimizin bir yıl daha zarar etme şansı yoktur. Bu yıl açıklanacak fiyatlar, çiftçimizin ayakta kalıp kalmayacağını belirleyecek kadar önemlidir. Bizlerin yaptığı hesaplamalara göre buğdayın maliyeti kilogram başına 20 TL’ye ulaşmıştır. Bu nedenle açıklanacak rakamın maliyetin altında kalmaması şarttır” dedi.
‘ÇİFTÇİ ÜRETMEZSE SOFRALAR BOŞ KALIR’
Mazot ve gübre fiyatlarındaki artışın çiftçinin sırtındaki yükü ağırlaştırdığını ifade eden Arabacı, adil fiyat politikası çağrısında bulundu. Arabacı, “Çiftçimiz kazancı ile 12 ay geçinip ailesine bakmak zorundadır. Buradan açıkça ifade ediyorum; çiftçi zarar ederse, ülke zarar eder. Çiftçimiz üretmezse, sofralarımız boş kalır. Gençlerin tarıma yönelmesi ve üretimin cazip hale gelmesi için emeğin karşılığının alınması gerekir. Geleceğe güvenle bakabilmemiz için adil fiyat politikaları şarttır. Bizler çiftçimizin hakkını savunmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
Tören, katılımcıların Atatürk Anıtı önünde hatıra fotoğrafı çektirmesiyle sona erdi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, belediyelere yapılan operasyonlar üzerinden Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) yüklendi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Hasan Basri Yalçın, İnsan Hakları Başkanlığı’nın 81 ilde düzenlediği istişare toplantıları kapsamında Edirne’ye geldi. AK Parti il başkanlığında basın toplantısı düzenleyen Yalçın, ülke genelindeki son bölge toplantısını Marmara’da gerçekleştirdiklerini belirterek, “Türkiye’nin birçok bölgesinde bu toplantıları yaptık ve teşkilatımızdan insan hakları konusunda vatandaşlarımızın beklentilerini, dilek ve temennilerini dinleme şansımız oldu. Karşılıklı istişarelerde bulunduk. Gerçekten biz AK Parti olarak her zaman toplumun nabzını tutmaya özel önem gösteren, bütün siyasetini vatandaşın beklentilerine göre belirleyen, ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ şiarından hiçbir zaman uzaklaşmadığı için, hep o şiar çerçevesinde iş yaptığı için, aslında vatandaşın nabzını her zaman tutan siyasi parti olmuştur. Şükürler olsun ki vatandaşımızla aramızda kurduğumuz bu gönül bağının sonuçlarını hep beraber gördük” dedi.
‘AK PARTİ, İNSAN HAKKININ SAVUNULMASI GEREKTİĞİ HER DÜZLEMDE VAR OLMAYA DEVAM EDECEK’
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde, başta insan hakları olmak üzere tüm alanlarda yapılan katkıları devam ettireceklerini dile getiren Yalçın, “Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde bu zamana kadar ülkemize; başta insan hakları meseleleri olmak üzere, tüm alanlarda yaptığımız katkıları arttırarak devam ettirmek ve bu zamana kadar elde edilmiş kazanımları korumak istiyoruz. Çünkü dünya siyaseti gerçekten maalesef insanı merkeze almayan bir dönemden geçiyor. İnsanların yaşamlarının dünyanın dört bir tarafında tehdit altında olduğu, savaşların yoğun bir şekilde hissedildiği, iç çatışmaların yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. Buna rağmen şükürler olsun biz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Türkiye olarak çevresindeki bütün zor koşullara rağmen bir barış ve istikrar adası olarak yaşıyoruz. Cumhurbaşkanımızın diplomatik manevraları ve diplomatik becerisi sayesinde bugün Türkiye herhangi bir savaşın parçası olmadığı gibi barış masalarının da ana inşa edicilerinden, ana kolaylaştırıcılarından bir tanesi haline geldi. Hepimiz bununla gurur duyuyoruz. Ama ülkemizin sahip olduğu güvenliğin, huzurun ve refahın paha biçilemez olduğunu da biliyoruz. O yüzden biz AK Parti olarak insan merkezli siyasetimizi devam ettirdikçe, dünyanın her neresinde olursa olsun insanın hakkının savunulmasının gerektiği her düzlemde AK Parti var olmaya devam edecek. Biz vatandaşlarımıza, vatandaşlarımız bize bu teveccühü, karşılıklı saygı ve sevgiyi gösterdiğimiz müddetçe bunun başarılabileceğine inanıyoruz. Bugünkü toplantımız da aslında bu çerçevede gerçekleşiyor. Bu toplantılardan sonra şehrimizde başka ziyaretlerimiz de olacak. Edirne’nin gündemini, Edirne’nin mesele mümkün olduğunca Edirne İl Başkanlığımızda il başkanımızla birlikte ele almaya özen göstereceğiz” diye konuştu.
‘YAŞANAN OLAYLAR AK PARTİ’NİN ALTERNATİFSİZ OLDUĞUNU GÖSTERDİ’
Edirne’de de AK Parti’nin hizmet siyasetini inşa etmek için ellerinden geleni yapacaklarını söyleyen Yalçın, “Birçok kimse artık görüyor ki AK Parti’nin hizmet siyasetinin bir alternatifi yok. Birçok şehirde Türkiye’nin genelinde son dönemde yaşanan olaylar bize hiçbir şeyi göstermediyse bile AK Parti’nin alternatifsiz olduğunu gösterdi. Maalesef bizim konuşmaya bile utanacağımız bazı meseleler Cumhuriyet Halk Partisi belediyelerinin ana gündemini oluşturuyor. Her türlü yolsuzluğa bulaştıkları yetmezmiş gibi bir de her türlü ahlaksız ilişkilerin ayyuka çıktığı bir dönemi yaşıyoruz. Biz vatandaş olarak Cumhuriyet Halk Partisi’nden utanıyoruz. Biz gözlemciler olarak Türkiye’nin ana muhalefet partisinin ortaya koyduğu bu görüntülerden, bu söylentilerden utanıyoruz. Tabii ki bunların hepsi mahkemelere yansımış ve mahkemelerin sonuç ve karar verebileceği meseleler. Ama şu ana kadar etrafa saçılanlara baktığımızda, maalesef Türkiye adına bir muhalefet partisi adına utanç duymanın ötesinde söyleyebilecek hiçbir şey olmadığını düşünüyoruz. Türkiye bunu hak etmiyor. Türkiye Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu kötü yönetimini etmiyor. Edirne Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu kötü yönetimini hak etmiyor” şeklinde konuştu.
‘CHP ÜLKEYE ZARAR VERMEKTEN BAŞKA BİR ŞEY YAPMIYOR’
Cumhuriyet Halk Partisi’nin ülkeye zarar verdiğini dile getiren Yalçın, “Türkiye’nin dört bir köşesindeki Cumhuriyet Halk Partisi belediyelerinden gelen bu pis kokular hepimizi rahatsız ediyor, hepimizin vicdanını sızlatıyor. Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminin kendisinin de artık tartışmalara konu olduğunu hep beraber görüyoruz. Araba bagajlarında valizler, valizlere aktarılan paralar, yetmezmiş gibi otel odalarında ortaya konulan aşağılık görüntüler. Bütün bunlar Türkiye’ye yakışmayan görüntüler. Cumhuriyet Halk Partisi maalesef Türkiye’ye zarar vermekten başka bir şey yapmıyor. Ama biz elimizden geldiğince bu kötü gündemleri geride bırakıp Türkiye odaklı, insan odaklı siyasetimizi devam ettireceğiz. Edirne de dahil olmak üzere Türkiye’nin dört bucağına AK Parti’nin ahlaklı, ilkeli, tertemiz, hizmet siyasetini götürmek için elimizden geleni yapacağız. Edirne’de yaptığımız bu toplantının da hayırlara vesile olmasını Cenabıhak’tan niyaz ediyorum” ifadelerini kullandı.
Yalçın, basın toplantısının ardından partinin il yönetimi ve teşkilat mensuplarıyla bir araya gelerek toplantı yaptı.