Edirne’nin Saros Körfezi’ne kıyısı bulunan Enez ilçe sahilinde sörf tahtasıyla açığa sürüklenen 1’i çocuk 2 kişi, Sahil Güvenlik ekipleri tarafından kurtarıldı.
Olay, Pazartesi günü ilçe sahilinde meydana geldi. Kürek sörfü tahtasıyla açığa sürüklenen 1’i çocuk 2 kişiyi görenler, durumu Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine bölgeye giden Enez Sahil Güvelik Komutanlığı ekipleri, 2 tatilciyi kurtararak bota aldı.
Sağlık durumları iyi olan 2 kişi, ekipler tarafından Yayla Limanı’na getirilip, kıyıya çıkarıldı.
Edirne Birlik Spor Kulübü’nün TFF Akademi Gelişim Ligi’nde mücadele edecek takımları için sezon öncesi hazırlıkları kapsamında düzenlediği bir haftalık kamp programı Bolu’da başladı.
2012, 2013 ve 2014 yaş gruplarının katılımıyla gerçekleştirilen kamp süresince sporcular, teknik ekibin planlaması doğrultusunda günde çift antrenman yaparak fiziksel, teknik ve taktik açıdan yeni sezona hazırlanacak.
Kamp programı kapsamında ayrıca 4 hazırlık karşılaşması oynanarak sporcuların maç temposu kazanması, takım uyumunun geliştirilmesi ve sezon öncesi eksikliklerin giderilmesi hedefleniyor.
Edirne Birlik Spor Kulübü Başkanı Erhan Dinç, kamp süreciyle ilgili yaptığı açıklamada, şunları söyledi:
“Edirne Birlik Spor Kulübü olarak altyapımızın gelişimine ve genç sporcularımızın geleceğine büyük önem veriyoruz. Edirne’de bir ilki gerçekleştirerek alt yapı takımı olarak 1 haftalık sezon öncesi kampı yapıyoruz, TFF Akademi Gelişim Ligi’nde Edirne şehrimizi en iyi şekilde temsil edebilmek adına sezon öncesi hazırlıklarımızı titizlikle sürdürüyoruz. Bolu kampımızı, sporcularımızın hem fiziksel hem de mental olarak sezona hazır hale gelmeleri açısından önemli bir fırsat olarak görüyoruz.
2012, 2013 ve 2014 yaş gruplarımızla gerçekleştireceğimiz kamp boyunca yoğun bir çalışma programı uygulayacağız. Yapacağımız hazırlık maçlarıyla takımımızın seviyesini görme ve eksiklerimizi giderme fırsatı bulacağız.
Kulüp olarak amacımız,mücadele eden, gelişen, disiplinli ve Edirne’yi en iyi şekilde temsil eden bir altyapı yapılanması oluşturmak. Yeni sezonun kulübümüz, sporcularımız ve şehrimiz adına başarılı geçmesini diliyorum.
Edirne Birlik Spor Kulübü olarak Bolu’da gerçekleştireceğimiz sezon öncesi kampımızın tüm sporcularımıza ve teknik ekibimize hayırlı olmasını diliyor, Edirne Birlik olarak yeni sezona güçlü bir başlangıç yapmayı hedefliyoruz.”.
Geçen haftaki yazının ağırlık noktası Çerçeve Yasa hakkında Özgür Özel’in oy tercihi Yeni Partililerde kafaları karıştırdı; Özgür Özel’e umut bağlayan seçmende de hayal kırıklığı yarattı.
Haklılık payı var tabii…
İktidarın süresini uzatmak ve bunun için de seçim sisteminde oynamaya kadar varabilecek anayasa değişikliği için 400 milletvekili üzerinde oy toplama projesine Özel’in teşne olması, iktidarın dümen suyuna girmesi tepki çekti.
Özel’in pragmatist bir yaklaşımla top yuvarladığı apaçık…
Basına yansıyan sözlerinden bir demet sunalım…
“Ben ‘adam yine kazandı’ diye bakmıyorum. Bir kazanan varsa ülke kazanıyordur…”
“Barışın önünde durmayacağız…”
“Milletvekillerinin tamamının evet oyu vermesinin, süreç konusunda ‘endişesi, hassasiyeti olan kişileri üzmek’ anlamına gelecekti… “
“Partili tüm milletvekillerinin hayır oyu vermesi halinde de, başka bir yere savrulacaktık…”
“Faydacı bir yerden bakmadık ama terörün bittiği bir noktada da buna karşı çıkmakla suçlanacaktık…”
“Yani sokaktaki tepkiyi ve endişeyi de dile getirdik. Ama diğer yandan Kürt meselesinin çözümü konusunda irademiz var. Sonuçta PKK silah bırakıyor. Silah bırakana mı karşı çıkacağız? O konudaki irademizi de net olarak ortaya koyduk…”
“Yeni Parti olarak yeni nesil bir iş yaptık…”
“Barış” meselesinden başlayalım: PKK ile Türkiye Cumhuriyeti arasında bir barıştan söz edilebilir mi, bunun ciddi bir çelişki yarattığını kavrayamayacak kadar DEM’in takiye siyasetine, propagandasına kendini kaptırmış olabilir mi Özel?
Elbette, hayır; Özel, özensiz bir yaklaşım sergiliyor, propagandanın aracı haline geldiğini, kullanıldığını umursamıyor çünkü siyasi hesap ağır basıyor.
“Terörün bitmesine karşı çıkmakla suçlanacaktık; PKK silah bırakıyor, silah bırakana karşı mı çıkacağız; Kürt meselesinin çözümünde irademiz var “ ifadeleri de muğlak, ‘çevir kazı yanmasın’ türündendir.
Nedeni ne olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti’ne artık silah doğrultmayacağım diyen bir terör örgütüne, “yok karşı çıkıyorum terör eylemlerine devam et” demek akla sığar mı?
Hakeza, 1984’te Eruh baskını ile terör eylemlerini başlatan PKK’nın silah bırakması yine tek taraflı bir irade değil midir; “aman sakın silah bırakma, karşı çıkıyorum” diyen biri izan sahibi olabilir mi?
Hele şu ‘çaya çorbaya limon’, Kürt Siyasal Hareketi’nin yıllardır asıl amaç ve hedeflerini perdelemekte kullandığı Kürt meselesi kavramındaki istismarın farkında değil midir Özel?
SHP ve CHP’nin geçmiş yıllarda hazırladığı raporlardan bugüne çok şeyin değiştiği, travma anlatıları üzerinden meselenin çözüme kavuşamayacağı gözünden kaçmış olabilir mi?
Meselenin özünde Atatürk Cumhuriyeti’nin niteliklerini değiştirmek, Türk ve Kürt iki kurucu unsurlu, iki resmi dilli yeni bir ülke dizaynı, olmadı önce federasyon sonra bölünme hedefi ile hareket eden ayrılıkçı terör örgütü ve onun siyasi uzantısının hesaplarının yattığını çözümleyemeyecek kadar siyasi mülahazadan yoksun mudur Özgür Özel?
Çerçeve Yasa oylamasında Yeni Parti’de 35 kabule karşı, 54 ret oyu da gösteriyor ki Özel’in çelişkili, idare-i maslahatçı açıklamalarına yol arkadaşlarının çoğu katılmamaktadır.
Özel’e destek vererek imdadına yetişen İmamoğlu’nun Yeni Parti’deki belirleyici gücünde bir sarsılmadan bahsetmek ise acelesi bir çıkarım olur.
İmamoğlu’nun misyonu ve 2024 yerel seçim ittifakı gereği DEM’in siyasi hesaplarına, ‘oy anam oy’ muhabbetine dayalı bir taviz ve hatta diyet bağımlılığından ise söz edilebilir.
Evet, özellikle iktidarın süresini uzatma projesinin ilk ayağında Özgür Özel sendelemiştir.
Yeni Parti’nin “yeni nesil işi”, siyaseti, hayır oylarının çokluğu nedeniyle de laf-ü güzaf kalmıştır.
Özel’deki yalpalamaların içyüzüne Yeni Parti’yi etraflı ele alacağımız son bölümde gireceğiz.
Gelelim yazı dizisinin ana konusu CHP’deki yapısal sorunların doğurduğu marazaların siyasetin finansmanı kanavasından gösterdiklerine…
Siyasi partilerde ve genel olarak siyasette en çok sorgulanması gereken alan finans kaynaklarının oluşumu ve kullanımı olmalıdır. Çünkü siyasetin açık ve saydam bir yapıda olmaması toplumu haklı olarak güvensizliğe iter. Bu nedenle parti gelirlerinin önemli bir kısmını teşkil eden Hazine yardımlarının ve özel bağışların harcama dökümlerinin kamuoyuna açık hale getirilmesi, atılacak ilk adımdır.
Bilindiği gibi, siyasi partiler toplumun çeşitli katmanlarının ekonomik ve sosyal alanda taleplerini karşılayacak politikaları belirlemek ve hayata geçirmekle sorumludur. Bu genel tespit, onların ortaya çıkış nedenidir aynı zamanda.
Ancak, toplumun güçlü kesimlerinin her zaman önde olduğu, karar alma süreçlerini etkileyerek kendi çıkarlarının peşinde koştukları da yadsınamaz bir gerçektir.
Çıkar veya baskı grupları olarak da tanımlanan bu kesimin hedefinde parti kurmak ve bu yolla iktidarı ele geçirmek yoktur. Hangi parti iktidarda olursa olsun fark etmez; amaç, kendi lehlerine program yapılması ve uygulanmasıdır. Dolayısıyla, siyasi partilere bu kanaldan gelen yardımlar daha baştan bağımlı bir ilişki yolu açmaktadır. Üstelik, ülkemizde gelir dağılımı adaletsizliği dikkate alındığında, güçlülerin siyaset kurumu üzerindeki etkisinin içinden çıkılması zor bir döngü yarattığı kolayca görülür.
Batı ülkelerinde siyasi partilerin gelirlerinde üye aidatı önemli bir paya sahiptir. Ancak üye aidatlarına sadece gelir kapısı olarak bakılmaz. Parti içi demokrasi, parti işleyişinin tabana yayılması, üyenin söz sahibi olması ve aidiyet duygusu içinde görev anlayışının gelişmesi bakımından önemsenir. Örnek mi? İleri bir uygulama olarak Alman Sosyal Demokrat Partisi verilebilir. Bu partide üye aidatları üyenin kazancına göre saptanıyor. Makul seviyede olan üye aidatları için bile gelir farklılıklarını dikkate alan bir sistem kurmuş Alman sosyal demokratları.
Peki, siyasetin finanse ettiği kişi ve kuruluşları, çıkar odaklarını ne yapacağız? Ülkemizin en başlı sorunlarından biri bu değil midir? Siyaseti haksız zenginleşme aracı olarak gören zihniyetin önüne nasıl geçeceğiz?
İlk akla gelen, yasalara uyulması ve siyasette etik kurallara işlerlik kazandırılması.
Özellikle kamu ihalelerinde saydam ve hesap verebilirlik uygulamalarda kendini göstermelidir.
Çünkü devletin ülke ekonomisindeki gücü, belirleyiciliği ortadadır. İşte tam da bu noktada siyaset kurumunun ana işlevi, yani toplumsal kaynakların doğru ve dürüst kullanımı devreye girer.
Siyaset kurumunun sorumlu olduğu bu önemli alanda ülkemizde daha alınacak çok yol olduğunu biliyoruz. Her şeyden önce ciddi bir zihniyet dönüşümü gerekiyor. Mesela, sadece ihalelerdeki yolsuzlukların önüne geçmek yeterli değil. Onun ötesini de görmek lazım; plan ve projelerin, yatırımların, ihale edilen hizmetlerin de verimli olması şart.
Siyaseti kendisi için finans kaynağı olarak gören siyasiler bu ülkede cirit attığı sürece bu mümkün müdür?
Yerel yönetimlerde ortaya çıkan yolsuzluklar ise genelde imar rantları ve alınan hizmetlerde çeşitli usulsüzlükler olarak karşımıza çıkar. Evrakta sahtecilik, ihaleye fesat karıştırmak, irtikap, görevi kötüye kullanmak gibi suçları sıkça duyarız.
Yerel yönetimlerin saydam ve hesap verebilir bir şekilde yönetilmesi çok önemli.
Çünkü yerel yönetimlerdeki yolsuzluk, toplumun kılcal damarlarında yoz, kirli, karanlık ilişkilerin kanıksanmasına yol açar. Vurdumduymaz yurttaş davranışları sıkça karşımıza çıkar. Bu noktada, siyaset-mafya ilişkilerinin, çetelerin boy göstereceği zemin oluşmaya ve güçlenmeye başlıyor demektir. Dahası şudur: artık olağan karşılanan bir kent rantı söz konusudur ve giderek vazgeçilmez boyutlara ulaşmaktadır. Yasadışı bir varoluş ve her türden karanlık ilişki günlük yaşamın bir parçasıdır.
Evet, kötü bir yerel yönetim sadece toplumsal dinamikleri köreltmekle, yozlaştırmakla kalmaz. Sonuçta, feodal ilişkilerin belirleyici olduğu bir yaşam kültürü kara bir bulut gibi kentin üzerine çöker, yaşam güvencesi sorgulanır hale gelir.
Özgür Özel’in, İstanbul’u, Ankara’yı bile yönetecek kapasitede gördüğü, hatta İçişleri Bakanlığı’nı bile teslim edecek derecede güven duyduğu lakin yolsuzluk soruşturması nedeniyle tutuklanan ve görevden uzaklaştırılan CHP’li Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek’in kariyer hikayesi, siyasetin rant kapısı işlevine ibretlik bir örnektir.
Ülkede siyasetin yaygın şekilde kariyer, çıkar, haksız zenginleşme, köşeyi dönme amaçlı yapıldığını fark etmeyenlerin bile gözlerini fal taşı gibi açacak mahiyettedir yaşananlar…
Evet, İzmir-Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek’in görevden uzaklaştırılmasının ardından yapılan başkanvekili seçimini AKP adayının kazanması: hem Yeni Parti adayına oy vermeyen CHP meclis üyelerinden ötürü KK’nın görevini yerine getirdiğini hem de çıkan arbedenin ülke siyasetinde yozluğu, çıkar ve rant ilişkisini yeterince göze sokmuyor mu?
Siyaset kurumunun vesayet altından kurtarılması, asli işlevinin geri kazandırılması, ülkenin bugünü ve geleceği açısından önemi, hatta bir beka sorunu teşkil ettiği yadsınabilir mi, değerli okur?
Edirne Çocuk Hakları Derneği, her yıl gerçekleştirdikleri ‘Askıda Okul Giysisi Dayanışması’ kampanyası yerine bu yıl vatandaşlardan, en yakınlarındaki okul yöneticileriyle iletişime geçerek, ihtiyaç sahibi öğrencilere yardım etme çağrısında bulundu.
Dernekten, konuyla ilgili yapılan açıklamada, geçmiş yıllarda hayata geçirilen ‘Askıda Okul Giysisi Dayanışması’ hatırlatılarak, bu yıl dayanışmanın bireysel olarak, doğrudan ihtiyaç sahibi çocuklara ulaşmasının hedeflendiği belirtildi. Açıklamada, vatandaşlardan en yakınlarındaki okul yöneticileriyle iletişime geçerek ihtiyaç sahibi bir öğrencinin okul giysisi veya kırtasiye ihtiyacını karşılamaları çağrısında bulunuldu.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Edirne Çocuk Hakları Derneği olarak geçmiş yıllarda ‘Askıda Okul Giysisi Dayanışması’ gerçekleştirdik. Bu yıl ise dayanışmanın bireysel olarak, doğrudan ihtiyaç sahibi çocuklara ulaşmasını istiyoruz. Böylece yardımınız doğru ihtiyaca, doğrudan bir çocuğa ulaşır. Dayanışma yapmak isteyenlerin yanındayız. İhtiyacın belirlenmesi ve desteğin ulaştırılması konusunda gereken desteği vermeye hazırız. Dayanışmayı birlikte çoğaltalım.”
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne İl Başkanlığı’nın yeni dönemde görev yapacak il yönetim kurulunun görev dağılımı gerçekleştirildi.
CHP İl Başkan Özlem Becan, konuya ilişken açıklamasında şunlara yer verdi:
“İl Yönetim Kurulumuz, dün gerçekleştirdiği ilk toplantıyla görev dağılımını belirleyerek çalışmalarına başladı.
Toplantımızda, yönetim kurulumuzda görev alan arkadaşlarımızın sorumluluk alanları netleştirilmiş; örgütlenmeden saha çalışmalarına, iletişimden yerel çalışmalara kadar her alanda görev ve sorumluluklar belirlenmiştir.
Edirne’de güçlü, örgütlü ve sahaya dayalı bir çalışma anlayışıyla; dayanışmayı büyütmek, örgütümüzü güçlendirmek ve halkın yanında olmak için hep birlikte çalışacağız. Görev dağılımımızın ilimize, örgütümüze ve mücadelemize hayırlı olmasını diliyoruz.”
GÖREV DAĞILIMI
İl Sekreteri ve Kadın Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Ayşe Meltem Atak
İl Saymanı Uğur Sönmez
İl Eğitim Sekreteri Ertan Doğancı
İl Bilişim Sorumlusu ve Gençlik-Spor Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Emre Şevik
Örgüt ve Örgütlenmelerden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Savaş Üner
Yerel Yönetimlerden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Ali Bülent Ulusoy
Basın Sözcüsü – İşçi Sendikaları, STK’’lar, Doğa Çevre ve Hayvan Haklarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Yağmur Islattı Aydın
Sanayi ve Ticaret Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Muhlis Yıldız
Sosyal Politikalardan Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Saim Çağan
Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Erkan Benzerli
Sağlık Politikaları ve Emekli Haklarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Melek Yılmaz
Muhtarlardan Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Mükerrem Yaman
Kültür ve Sanat İşlerinden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Yeşim Demir
Dernekler ve Yurt Dışı Örgütlerinden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Erkan Makas
İnsan Hakları ve Aile Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Oğuzhan Akbakır
Tarım ve Orman İşlerinden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Ercan Gür
Bölgesel Kalkınma Politikalarından Sorumlu Il Başkan Yardımcısı Haydar Çatak
Esnaf ve Sanatkarlardan Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Tuncay Kılıç
Ekonomi Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Uğur Kıvrak
İdari ve Mali İşlerden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Ahmet Gökkaya
Edirne’de Uzunköprü ilçesinde hayatını kaybeden Kore Gazisi Piyade Er Tahsin Yılmaz (94), askeri törenle son yolculuğuna uğurlandı.
Uzunköprü’de, yaşlılığa bağlı nedenlerle hayatını kaybeden Kore Gazisi Tahsin Yılmaz için ilçeye Yağmurca köyünde askeri tören düzenlendi. Törene, ailesi ve yakınlarının yanı sıra Uzunköprü Kaymakamı Muammer Köken, kurum amirleri, gaziler, askeri erkan ile köy halkı katıldı.
Yılmaz’ın cenazesi kılınan cenaze namazının ardından köy mezarlığında toprağa verildi.
Edirne’nin Keşan ilçesinde sürücüsünün direksiyon başında uyuduğu beton mikseri park halindeki 2 TIR’a çarptı, sürücü U.S. yaralandı.
Kaza, Pazartesi akşam saat 17.00 sıralarında İspat Cami Mahallesi Londra Caddesi üzerinde meydana geldi. U.S. yönetimindeki 59 KP 617 plaka beton mikseri sürücüsünün seyir halindeyken uyuması sonucu yol kenarında park halinde bulunan 2 TIR’a çarptı.
Kazada yaralanan sürücü U.S., araçta sıkıştı. İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı sürücü, itfaiye ekipleri tarafından sıkıştığı yerden çıkartılarak, ambulansla kaldırıldığı Keşan Devlet Hastanesi’nde tedaviye alındı.
U.S.’nin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
İYİ Parti Edirne İl Başkanı Hakan Şahin, Balıkesir mitingine gidişleri sırasında otobüslerinin tamamının bir dinlenme tesisine alınmamasının siyasi kutuplaşmanın geldiği noktayı göstermesi açısından vahim bir örnek olduğunu bildirdi.
İYİ Parti İl Başkanı Şahin, yaptığı yazılı açıklamada, Balıkesir yolunda yaşananların son derece üzücü ve kabul edilemez bir durum olduğunu belirtti. Şahin, “İYİ Parti Balıkesir Milletvekilimiz Sayın Turhan Çömez’in kamuoyunun gündemine taşıdığı, Balıkesir mitingine gidiş sırasında bir dinlenme tesisinde yaşanan olayla ilgili iddiaları, bizzat olayın içerisinde bulunan biri olarak doğrulamak durumundayım” diyerek şunları söyledi: .
“İYİ Parti Edirne teşkilatları olarak Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu’nun çağrısıyla Balıkesir’de gerçekleştirilen mitinge 5 otobüsle katılım sağladık.
Balıkesir’e doğru ilerlerken, yolculuk sırasında temel ihtiyaçlarımızı karşılamak ve kısa süreli dinlenmek amacıyla adı kamuoyuna yansıyan dinlenme tesisine giriş yapmak istedik.
Ancak burada son derece üzücü ve kabul edilemez bir durumla karşılaştık.
5 otobüsümüzün tamamının tesis içerisine alınması ve parklanması engellendi. Teşkilat mensuplarımızın tesisten faydalanmasına yönelik de çeşitli engellemelerle karşı karşıya kaldık. Yaşanan gelişmeler üzerine olayın daha fazla büyümemesi için sağduyulu davrandık ve tesisten ayrılmak zorunda kaldık.
Şunu açıkça ifade etmek isterim: Biz bu ülkenin insanlarıyız. Hangi siyasi görüşten olursak olalım, temel insani ihtiyaçlarımızı karşılamak için girdiğimiz bir işletmede siyasi kimliğimiz üzerinden farklı muamele görmeyi kabul etmiyoruz.
Halka hizmet veren hiçbir işletme; müşterisinin siyasi görüşünü, parti tercihlerini veya demokratik hakkını kullanmasını bir ayrımcılık gerekçesi haline getiremez.
Bir vatandaşın tuvalet ihtiyacını karşılamasının, yemek yemesinin, alışveriş yapmasının veya aracını park etmesinin siyasi görüşüyle ne ilgisi olabilir?
Türkiye’yi bu noktaya getiren anlayış tam da budur. İnsanları siyasi kimliklerine göre birbirinden ayırmak, farklı düşüneni ötekileştirmek ve vatandaşlar arasında görünmez duvarlar örmek, toplumsal barışımıza büyük zarar vermektedir.
Biz İYİ Parti olarak siyasetin insanları birbirine düşman etmek için değil, milletin sorunlarını çözmek için yapılması gerektiğine inanıyoruz.
Yaşanan bu olay münferit bir tartışmadan ibaret değildir. Eğer bir vatandaş, sırf siyasi tercihi nedeniyle bir işletmede farklı muamele gördüğünü hissediyorsa burada hepimizin üzerinde düşünmesi gereken ciddi bir mesele vardır.
O gün orada bulunan teşkilat mensuplarımız, yaşanan gerginliğin büyümemesi için büyük bir olgunluk göstermiştir. Hiç kimsenin tahriklere kapılmasına, vatandaşlarımızın karşı karşıya getirilmesine müsaade edilmemiştir. Ancak sağduyulu davranmamız, yaşananları sineye çekeceğimiz anlamına gelmez.
Konuyla ilgili olarak İYİ Parti Balıkesir Milletvekillerimiz Sayın Turhan Çömez ve Burak Dalgın ile Balıkesir İl Başkanımız Sayın Hasan Fehmi Yörük tarafından gerekli adli ve hukuki başvuruların yapılacağını kamuoyunun bilgisine sunuyorum.
Bizim itirazımız yalnızca İYİ Parti teşkilatına yapılan bir muameleye değildir. Hangi siyasi görüşten olursa olsun, hiçbir vatandaşın siyasi kimliği nedeniyle ayrımcılığa uğramasına karşıyız.
Bugün bize yapılan haksızlık karşısında sessiz kalırsak, yarın başka bir siyasi görüşten vatandaşın başına gelen haksızlık karşısında söz söyleme hakkımızı da kaybederiz. Türkiye’nin ihtiyacı olan şey daha fazla ayrışma, daha fazla öfke ve daha fazla kutuplaşma değildir.
Türkiye’nin ihtiyacı; birbirinin siyasi görüşüne saygı duyan, farklılıklarını zenginlik kabul eden ve vatandaşına insan olduğu için değer veren bir anlayıştır.
Hiçbir provokasyon bizi milletimizle kucaklaşmaktan, sahada olmaktan ve doğruları söylemekten vazgeçiremeyecektir.
Buradan açıkça ifade ediyoruz: Siyasi görüşü ne olursa olsun hiçbir vatandaşın temel ihtiyaçlarının engellenmesini, ayrımcılığa uğramasını ve bir işletmede siyasi tercihi üzerinden farklı muamele görmesini kabul etmiyoruz.”
Edirne Belediyesi’nin Şehirlerarası Otobüs Terminali’nde daha temiz, düzenli ve konforlu bir hizmet ortamı oluşturmak amacıyla yürüttüğü çalışmalar devam ederken, Terminal Lokantası da hizmete açıldı.
Edirne Belediyesi tarafından işletilecek Terminal Lokantası, haftanın 7 günü 08.00–22.00 saatleri arasında hem terminal yolcularına hem de Edirneli vatandaşlara hizmet verecek.
UYGUN FİYATLI YEMEK SEÇENEKLERİ SUNULACAK
Terminal Lokantası’nda sıcak ve soğuk yemek seçenekleri uygun fiyatlarla vatandaşlara sunulacak. Böylece yolculuk öncesinde veya sonrasında terminalde bulunan vatandaşlar ile kent sakinleri için temiz, düzenli ve erişilebilir yeni bir yemek noktası oluşturuldu.
Edirne Belediyesi’nin diğer sosyal tesislerinde olduğu gibi Terminal Lokantası’nda da ödemeler banka veya kredi kartıyla gerçekleştirilecek, nakit ödeme kabul edilmeyecek.
“OTOGARIMIZI ADIM ADIM YENİLİYORUZ”
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Terminal Lokantası’nın hizmete açılmasına ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Otogarımız, Edirne’ye gelen misafirlerimizin kentimizle ilk karşılaştığı, Edirnelilerin de yoğun olarak kullandığı önemli noktalardan biri. Bu nedenle burada uzun süredir ihtiyaç duyulan düzenlemeleri adım adım hayata geçiriyoruz.
Tuvaletlerden çatıya, ortak kullanım alanlarından hizmet noktalarına kadar birçok alanda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Terminal Lokantamız da bu dönüşümün yeni bir parçası oldu.
Vatandaşlarımızın ve kentimize gelen misafirlerimizin temiz ve düzenli bir ortamda, uygun fiyatlarla yemek yiyebilecekleri bir işletmeyi hizmete açtık. Terminal Lokantamızın Edirne’mize hayırlı olmasını diliyorum.”
TERMİNALDE İYİLEŞTİRME ÇALIŞMALARI DEVAM EDECEK
Edirne Belediyesi, Şehirlerarası Otobüs Terminali’nde ihtiyaç duyulan alanlardaki bakım, düzenleme ve iyileştirme çalışmalarını sürdürecek.
Yürütülen çalışmalarla terminalin yalnızca ulaşım hizmetinin verildiği bir alan olmaktan çıkarılarak, yolcuların ve vatandaşların ihtiyaçlarına daha iyi cevap veren; temiz, düzenli, güvenli ve konforlu bir hizmet alanına dönüştürülmesi hedefleniyor.
Kapıkule’nin karşısındaki Bulgaristan’ın Kapitan Andreevo Sınır Kapısı, kapsamlı bir yeniden yapılanma ve modernizasyon projesiyle yenileniyor. Projeyle sınır kapısının kapasitesinin yüzde 25 artırılması hedeflenirken, TIR ve otomobil geçişlerindeki peron sayıları da önemli ölçüde artırılacak.
Bulgaristan, Türkiye’nin Kapıkule Sınır Kapısı’nın karşısında bulunan Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nın yeniden yapılandırılması ve modernizasyonu için çalışmalara başladı. Bulgaristan Gümrük Ajansı yetkilisi Georgi Gospodinov, projenin daha etkin sınır kontrolü, trafiğin daha iyi organize edilmesi ve stratejik öneme sahip sınır kapısının altyapısının modernleştirilmesini amaçladığını açıkladı.
KAPASİTE YÜZDE 25 ARTACAK
Projenin tamamlanmasıyla Kapitan Andreevo’nun kapasitesinin yüzde 25 artırılması planlanıyor. Bu kapsamda hem yük taşımacılığı hem de binek araç geçişleri için peron sayıları artırılacak.
TIR girişinde Bulgaristan Sınır Polisi’ne ait peron sayısı 3’ten 7’ye çıkarılacak. TIR çıkışındaki peron sayısı 2’den 3’e, ağır taşıtların çıkışında Bulgaristan Gümrük Ajansı tarafından kullanılan peron sayısı ise 6’dan 8’e yükseltilecek.
Binek araçların girişindeki peron sayısı da 10’dan 15’e çıkarılacak. Bunlardan 5’i tersinir sistemle düzenlenecek ve trafik yoğunluğuna göre her iki yönde de kullanılabilecek.
YENİ RÖNTGEN VE OTOMATİK SİSTEMLER
Yenileme projesi kapsamında yeni sundurmalar ve kontrol kabinleri yapılırken, otobüs terminalleri de yeniden düzenlenecek. Yolcuların otomatik kaydına yönelik sistemler, otomatik dezenfeksiyon tesisleri ve mobil röntgen sistemleri için özel alanlar oluşturulacak.
Canlı hayvan taşımacılığı için özel bir bölge kurulacak, TIR geçişlerindeki zeminler yenilenecek. Ayrıca enerji verimliliği kapsamında fotovoltaik sistem kurulacak. Bu sistemin sınır kapısının ihtiyaç duyduğu enerjinin yaklaşık yarısını karşılaması hedefleniyor.
Kapının çıkış bölümüne yeni bir röntgen cihazı da kurulacak. Söz konusu cihazın temin edildiği ve inşaat çalışmalarının ardından monte edileceği bildirildi.
TRAFİK AKIŞI KORUNACAK
Bulgaristan makamları, çalışmalar sırasında sınır kapısının mevcut kapasitesinin korunacağını özellikle vurguladı.
İnşaat programının, sınır kapısındaki yoğunluk dönemleri dikkate alınarak hazırlandığı, geçici çalışma alanlarının da oluşturulduğu belirtildi. Çalışmaların ağustos ayında başlatılmasının nedenlerinden biri olarak ise bu dönemde yük trafiğinin geleneksel olarak daha düşük olması gösterildi.
Yetkililer, sürücülerden çalışma süresince geçici trafik düzenlemelerine ve işaretlemelere uymalarını istedi.
GELECEK YAZ TAMAMLANMASI BEKLENİYOR
Yenileme çalışmalarının başlaması, Bulgaristan Bölgesel Kalkınma ve Bayındırlık Bakanlığı’nın temmuz ayının ortasında projeyi onaylayarak yapı ruhsatını vermesinin ardından mümkün oldu.
Yüklenici firma Glavbolgarstroy tarafından yürütülecek çalışmaların gelecek yaz sonunda tamamlanması bekleniyor.
YILIN İLK 8 AYINDA 590 BİNE YAKIN TIR
Kapitan Andreevo’nun Avrupa Birliği’nin en yoğun ve stratejik kara sınır kapılarından biri olduğuna dikkat çekilirken, bu yılın başından bu yana yaklaşık 590 bin TIR’ın işlemlerinin gerçekleştirildiği bildirildi.
Kapıdan yıllık TIR geçişinin 1 milyonun üzerine çıktığı, son 5 yılda TIR trafiğinin iki katına ulaştığı belirtildi. Yaz aylarının en yoğun dönemlerinde ise günlük binek araç geçişinin 10 bini aştığı kaydedildi.
Kapitan Andreevo’da gerçekleştirilecek kapsamlı yenilemenin tamamlanmasıyla, Kapıkule’nin karşısındaki sınır kapısında hem kapasitenin artırılması hem de yolcu ve araç geçişlerinin daha modern bir altyapıyla gerçekleştirilmesi hedefleniyor.