Edirne U12 Futbol Ligi A Grubu’nda 4. hafta programında yer alan 6 karşılaşma geçtiğimiz Çarşamba günü oynandı.
Saraçhane sahasında oynanan karşılaşmalarda fileler tam 44 kez havalandı. Grupta Alsancak, Trakya Kartalları ve Edirne Birlik 4’te 4 yaparak puan kayıpsız yollarına devam ediyor.
Lige A Grubu’na 6, B Grubu’nda 4 olmak üzere 2 Mayıs Cumartesi günü toplam 10 karşılaşma ile devam edilecek.
Bir süredir aklımı karıştırıyordu; bu Birleşmiş Milletler’den ne bekleniyor acaba diye… Bundan birkaç hafta önce bir tarih akademisyeninin yaptığı bir konuşmada Birleşmiş Milletler’in savaşları önleme görevini yerine getiremediği belirtildi.
Bu yazıyı kaleme alırken bir kongredeyim; başkanlığını yaptığım oturumda benim sunumuma bir eleştiri getirmeye çalışan başka bir tarih akademisyeni salonda resmen bağırdı: Birleşmiş Milletler Çöktü! Karşılığında gayet sakin ve müstehzi bir ifade ile “Yoo New York’ta binası ayakta duruyor.” dedim sayın akademisyen daha da gerildi.
Bu Birleşmiş Milletler’in “görevini” yerine getiremediği söylemi bir müddettir gündemde tutuluyor. Ancak bu “görev” nedir tam olarak tanımlama imkanı pek de mümkün değil sanki. Zira BM şartı bir kenara konarak bazı “görevler” tevdi ediliyor bu kuruma.
Oturum sonunda genç bir doktrorant yaklaştı yanıma ve bazı sorular yöneltti. Sayın meslektaşıma da belirttiğim gibi; güç dengesinin oluşumu halen başat güçler yani ABD, Rusya Federasyonu ve Çin Halk Cumhuriyeti üzerine kurulu. Bu güçler haricideki güçler ise belli bir seviyede eyleme kapasitesine sahip.
İşte tarihçi dostlarımız uluslararası politika incelemesinin politolojinin bir disiplini olduğunu kavrarsa konularımız üzerinde serdettikleri fikirleri için de daha ihtimamlı olabilirler. Zira tarihi olayların incelenmesi tek başına uluslararası politika analizi olmadığı gibi uluslararası politika incelemesi de tarih biliminin bir kesimi değildir.
Birleşmiş Milletler dünyaya barışı getiremedi söylemi ele alınırken Birleşmiş Milletler kurulduktan sonra hangi büyük savaşın yaşandığı sorusunun cevabı da verilmek zorundadır ki bu sorunun cevabı hiçtir. Çatışma olarak ortaya çıkan şeylerin savaş olarak sunulması ise ya bir tanımlama yanlışlığıdır yahut bir kasıttır.
Üstelik anarşik yapıya sahip uluslararası politika seviyesinde hiyerarşik bir düzen beklemek üç tekerlekli bisikletle Formula 1 şampiyonu olmayı hayal etmeye benzer. Daha kısa söyleyeyim; imkansızdır.
Burada alandaşlarıma da iki çift lafım olacak; hiçbir alan bizim alanımız kadar alan dışından kişilerin müdahale kapasitesine açık değildir. Dolayısıyla metodolojik pek çok hata ortaya çıkarken alana müdahale edilirken bu kadar sessiz kalmak da doğru bir tutum değildir. Çünkü halkın doğru bir şekilde aydınlanması bizim Anayasal görevimizdir. Birleşmiş Milletler çökmedi; büyük savaşların engellenmesi açısından önemli bir görev ifa ediyor.
Gelelim daimi beş üye meselesine. Bu beş üyenin önemli bir kısmının II. Dünya Savaşı’nın galip devletleri olduğunu ve bu beş üyenin toplam Gayrisafi Yurtiçi Hasılasının dünyanın toplam Gayrısafi Yurtiçi Hasılasının yaklaşık %60’ını oluşturduğunu biliyor musunuz? Yine bu beş üyenin nükleer güç temelli askeri kapasitesinin dünyanın geri kalanıyla mukayese dahi edilemeyeceğini biliyor musunuz?
Tam bu noktada bu hiç mi değişmeyecek diye soruyorsanız eğer cevabı vereyim evet elbette değişmeli. Ama bu kongre salonlarında korsan panelistlik yapıp ses yükselterek oturum düzenlerini bozarak gerçekleşmez. Bu bir devletin ekonomik, askeri kapasitesinin yükseltilerek bu devletin sosyal güç unsuru olarak başka devletlere etki etmesi ile mümkün olur. Başka bir deyişle çalışkan olmak, üretmek ve bu çerçevede dünya çapında reddedilemeyecek faaliyetleri ortaya koymak demektir. Patent sayınız yüksekse, yüksek teknoloji imalatı yapıyorsanız, dünyanın dört bir yanına mallarınız ihraç ediliyorsa, askeri gücünüzü nükleer kapasiteyle destekliyorsanız elbette bu değişimi başlatabilirsiniz. Bunun için de devletimizin kurucusu, hamisi ve banisi Gazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi tek bir şeye ihtiyacımız vardır o da çalışkan olmak. Haftaya görüşmek dileğiyle memleketimin güzel insanları…
Yaz geliyor… Yazlıkçılar da Enez’e geliyor… Hem, her olumsuzluğa rağmen Enez sevdası ile yanıp tutuşanlar, hem de hiç bitmeyecek gibi görünen ve yıllardır çözülemeyen Enez’in sorunları nedeniyle karamsarlık ve öfkeyle Enez’e doğru yola çıkanlar seslerini şimdiden yükseltmeye başladılar.
Haklılar… Enez olması gereken yerlerden çok uzaklarda… Sivrisinek yoğunluğu, su sorunu, temizlik ve bozuk yolları ile Enez imajı, gittikçe daha da kötü noktalara doğru yol alıyor..
***
Enseyi tümüyle karartmamak Enez yazlıkçıları için bu yazımda biraz yüreklere su serpecek haberler vereyim istedim.
Öncelikle bu yaz döneminde sahilde su sıkıntısının artık çekilmeyeceği iddiası ile ciddi çalışmalar yapılıyor. Yeni kuyular devreye giriyor, Belediyeler Birliği’nden temin edilen 10 Km. uzunlundaki borularla Yenice’den sahile giden hat yenileniyor. Şehir içi su şebekesi de geniş ölçüde yenilenerek su kaybının en aza indirilmesi sağlanıyor.
Her ne kadar Belediye Başkanı vakitsiz ve münasebetsiz bir zaman olmasına rağmen izin kullanıp muhtemelen yurt dışında olsa da Belediyenin ikinci sıradaki görevlileri bu işi başarıyla sürdürüyorlar.
***
Sivrisinek konusunda da ciddi çalışmalar var. Yeni Kaymakamımızdan, İlçe Tarım Müdürümüzden aldığımız bilgiye ve izlediğimiz kadarıyla bu yıl larva dönemi mücadelesi daha ciddi ve daha etkili bir şekilde sürdürülüyor. Belediye ile ortaklaşarak yapılan çalışmaların yaz boyunca devam edeceği belirtiliyor.
Bu konuda yeni araç ve personel takviyesi yapılarak ve bir DRON alınarak daha etkili bir mücadelenin sürdürülmesi gündemde… Ne var ki DRON kullanacak sertifikalı personel kıtlığı önemli bir engel olarak öne çıkıyor…
Konu Mayıs ayı meclis toplantısında netlik kazanacak.. Ne var ki bu mücadelenin içinde özellikle site yönetimlerinin, hatta kişilerin, konut sahiplerinin fiilen olması da gerekiyor.
***
Yol onarım işleri şehir merkezinde hemen hemen tamamlandı. Benim evin önü (20 metre) hariç taş döşeme işi şehir içinde bitti sayılır. Ne var ki Kilittaş Fabrikası’ndaki usta işi bırakınca fabrika neredeyse 2 aydır taş üretemiyor. Fabrika hazır, çimento/ malzeme hazır, döşeyecek ekipler hazır ama ne yazık ki taş üretimi yok.
***
Sitelerde yol onarım işleri kısmen başlamış olsa da sorun büyük ölçüde hala yerli yerinde duruyor. Enez-Sahil yolunun çizgilerinin çekilmesi, kedi reflektörlerin artırılması konusunda önümüzdeki günlerde etkili bir çalışma başlatılacağı yetkililer tarafından vurgulanıyor.
***
Sahilden şehre, hastaneye, uzanan düzenli ulaşım sorunu için, ortada henüz elle tutulur bir çözüm, bir çaba görünmüyor. Temizlik konusunda sadece hibe olarak gelecek olan elektrikli 2 çöp kamyonundan başka verebileceğimiz şimdilik iyi bir haber yok…
***
Gerçi bu olumsuzlukların zaten tüm sahil sakinlerinin umurunda olduğunu söylemek çok da mümkün değil. Yaklaşık 30 bin kişinin yaşadığı yazlıklardan bu konuda yaz boyunca yapılan toplantılara dahi katılmayan, bu konuda gayret gösteren derneklere ilgi göstermeyen kişi sayısı muhtemelen 29 bin… Öyleyse böyle başa böyle tıraş… Her toplum hak ettiği şekilde yönetilir. Klavye başında iki satır yazarak mücadeleye katkı verdiğini sanan hiç kimse kendini kandırmasın..
***
Son olarak aktarayım.. Sahilin mahalle olması konusunda alınan ve kesinleşen Belediye Meclis kararı kaymakamlığa gönderilmeyi bekliyor.. Yani süreç geç de olsa işliyor..
Hadi bakalım; valizleri toplayın, yola çıkın.. Biz sizi özledik… Umarım siz de bizi özlemişsinizdir.
Emlak Konut GYO tarafından yürütülen Fetihtepe Kentsel Dönüşüm alanında çalışmalar sürerken, Yeşil Bahçe Gayrimenkul bölgedeki ofisini faaliyete geçirdi.
Yeşil Bahçe Fetihtepe Kentsel Dönüşüm Projesi İçin Ofis Açtı Bölgedeki Konut ve Ticari Alan Kapasitesi
İstanbul sınırlarında sürdürülen kentsel yenileme faaliyetleri kapsamında inşa edilen projelerden olan Fetihtepe, yeni sakinlerini bekliyor. Yaklaşık 800 adet konut ve 160 adet ticari ünitenin yer aldığı bölge, barınma ve ticaret faaliyetlerini bir araya getiriyor. İnşa edilen cadde mağazaları ve site çevresindeki dükkanlar, yaya trafiğine uygun şekilde planlandı.
Bu kapsamda bilhassa fetihtepe satılık daire seçenekleri ile ticari alanların doğru biçimde yönetilmesi önem taşıyor. Bölgede faaliyete geçen Yeşil Bahçe Gayrimenkul ofisi, mülk sahipleri ile kurumsal firmaları bir araya getiren aracılık hizmetleri veriyor. Firma bünyesinde, fetihtepe kentsel dönüşüm sınırları içerisinde yatırım planı yapan yerel işletmeler ile kurumsal firmalar adına pazar analizleri yürütülüyor.
Kurumsal Deneyim ve Yerel Bilginin Önemi
Projedeki kiralama ve satış süreçlerine ilişkin detayları paylaşan Yeşil Bahçe Gayrimenkul sorumlusu Süleyman Cabir Durdu, yerel bilginin ticaret süreçlerindeki rolüne dikkat çekti. Bölgenin dinamiklerini yakından takip ettiklerini vurgulayan Süleyman Cabir Durdu, “Biz bu bölgede doğduk, büyüdük ve çalıştık. Fetihtepe’yi sadece haritada yer alan bir konum olarak değil; sokak sokak, ticaret ticaret biliyoruz. Sahip olduğumuz bu yerel bilgi; fiyat analizinden yatırım öngörüsüne, doğru kiracı seçiminden ticari değerlemeye kadar tüm süreci doğrudan etkiliyor.” ifadelerini kullandı.
Mülk fiyatının tek başına bir kriter olamayacağını belirten Süleyman Cabir Durdu, “Bir gayrimenkulü teknik bağlamda satmak standart bir işlem gibi görülebilir. Ancak söz konusu mülkün gerçek değerini alıcıya doğru ve şeffaf şekilde anlatmak, ciddi bir uzmanlık gerektirir.” diye konuştu.
Farklı Sektörler İçin Portföy Yönetimi
Yeni teslim edilecek ticari alanların, farklı sektörlerden çeşitli kurumların odağında olduğu ifade ediliyor. Süleyman Cabir Durdu, yatırımcı ağlarıyla ilgili geliştirdikleri sistemi şu şekilde özetledi: “Dijital altyapımız ve kurumsal yönetim deneyimimizle yalnızca standart ilan girişleri yapmıyor, profesyonel bir yatırım yönetimi sunuyoruz. Oluşturduğumuz kurumsal marka havuzumuz aracılığıyla doğru mülkü, uygun profildeki alıcıyla buluşturmaya gayret ediyoruz.”
Firmanın, özellikle fetihtepe kiralık daire dükkan arayışındaki farklı sektörler için yoğun portföy taraması yaptığı belirtiliyor. Hedeflenen bu kurumlar arasında kurumsal gıda perakende zincirleri, süpermarketler, kafe ve restoranlar ile franchise arayan yatırımcılar bulunuyor.
“Amacımız Uzun Vadeli Güven İlişkisi”
Gayrimenkul sektöründeki operasyonların yalnızca bir alım satım işleminden ibaret olmadığını aktaran Süleyman Cabir Durdu, “Halkımıza fayda sağlamak ve bölgemizin ticaretine destek olmak bizler için önemli bir sorumluluktur. Böylesine geniş çaplı inşaat projeleri, ortak emek ve kararlılıkla tamamlanır. Bu büyük süreçte emeği geçen Emlak Konut GYO yöneticilerine, mühendislere ve projeye dahil olan tüm hak sahiplerine teşekkür ederiz.” açıklamasında bulundu.
Tüm görüşmelerde şeffaf bir prensip edindiklerini söyleyen Süleyman Cabir Durdu, sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Süreç boyunca şeffaf ve profesyonel adımlar atıyoruz. Öncelikli gayemiz günübirlik işlemler yapmak değil; taraflar arasında uzun vadeli bir güven bağı oluşturmaktır. İçinde bulunduğumuz dönemde doğru yatırımı planlamanın en kritik yolu, doğru danışmanlık hizmetini bulmaktan geçmektedir.”
İletişim ve Dijital Kanallar
Yatırımcıların güncel portföy fırsatlarına ulaşabilmesi için dijital kanalların aktif tutulduğu aktarıldı. İlgili mülklerle ilgili yerinde sunum talep eden veya detaylı bilgi almak isteyenlerin, kurumun iletişim ağları ve yetkililerle irtibata geçebileceği bildirildi.
Edirne Valisi Yunus Sezer, Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı projesinin Çerkezköy-Edirne etabında başlayan hız testi sürüşlerinin, 3 hafta boyunca devam edeceğini söyledi.
Asya-Avrupa koridorunun ilk parçasını oluşturan proje, ‘İpek Demir Yolu’ güzergahının Türkiye’den geçen bölümünün Avrupa bağlantısını sağlıyor. Hem ulaşım hem de ticaret açısından büyük önem taşıyan projenin 2019 yılında yapımına başlanan 153 kilometrelik Çerkezköy – Kapıkule kısmını devamında Çerkezköy – Ispartakule ve Ispartakule – Halkalı hatları izledi. Çerkezköy-Kapıkule kesiminde yapım çalışmaları tamamlanırken, belli bölümlerinde geçtiğimiz Salı test sürüşleri gerçekleştirilmeye başlandı. Güzergah üzerinde geliş ve gidiş istikametinde test sürüşü gerçekleştirildi.
‘TEST SÜRECİ 3 HAFTA’
Edirne Valisi Yunus Sezer, devam eden test sürüşleri kapsamında Edirne – Çerkezköy seferine katıldı. Sezer, burada yaptığı açıklamada, projenin Türkiye açısından önemine dikkat çekti. Sezer, “2019 yılında başlayan projede mayıs ayı sonu itibariyle Edirne etabı yani 155 kilometrelik hat geçici kabul aşamasına geleceği belirtiliyor ilgili firmamız tarafından. Hat bittikten sonra hem hızlı tren hattı hem de taşımacılık noktasında hatların sayısının arttırılması noktasında ve hız noktasında da önemli bir bize kazanım olacak, ülkemize kazanım olacağını düşünüyoruz. Bugün hızlı tren hattıyla ilgili olarak tabii 2026’nın başından beri çeşitli testler yapılıyor hattın bitiminden itibaren. Bir taraftan sinyalizasyon testleri yapılıyor. Bir taraftan enerjiyle ilgili testler yapılıyor. Ama 3 gün önce de hız testlerine başlandı. Bizim de teknik konu ama öğrendiğimiz kadarıyla 80 kilometreden başlayıp her testte 40’ar kilometre artırılarak devam ediliyor. Dün 200 kilometre hızla Çerkezköy’e kadar gidilmiş. Bugün de 220 kilometrenin testi yapılacak ve üç hafta sürecek bir test sürecinden sonra sertifikasyon programına tabi tutuluyorlar” dedi.
‘EDİRNE HATTI YÜZDE 99 AŞAMASINDA’
Projenin hem yolcu hem de yük taşımacılığı açısından önemli olduğunun altını çizen Sezer, “Biz Edirne’miz açısından çok mutluyuz. Hem İstanbul’un Edirne’yle bağlantısı hem, Edirne’nin ve Türkiye’nin Sofya’yla, Bulgaristan’la bağlantısı açısından son derece önemli. Hem süre olarak ulaşımı çok rahatlatacak hem de burada yük taşımacılığı manasında da ilave hatlarla beraber Kapıkule’de 41’e yükseldi biliyorsunuz hat sayısı. Hatlarla beraber de taşımacılığa da önemli bir katkı sunacağını düşünüyoruz. Biz Ulaştırma Bakanımıza, ilgili Devlet Demir Yollarımıza, ilgili firmamıza, Cumhurbaşkanımıza bu önemli proje için şükranlarımızı iletiyoruz. Gar binamız da hızlı bir şekilde devam ediyor. İnşallah Kapıkule’deki bitti. Buradaki de 1-2 ay içerisinde burayı da tamamlamayı düşünüyorlar Haziran sonu itibariyle. İnşallah gar binasının bitimiyle beraber Edirne hattı neredeyse tamamlanmış olacak. Şu anda yüzde 99 aşamasında” diye konuştu.
‘MAYIS SONUNDA DEVLET DEMİR YOLLARINA TESLİM EDİLECEK’
Vali Sezer, test sürecinin ardından Mayıs ayı sonunda işin geçici kabul aşamasına geleceğini de söyleyerek, “Mayıs ayı sonunda iş geçici kabul aşamasına gelinerek Devlet Demiryolları’mıza teslim edilecek. Kapıkule-Çerkezköy hattı yani 155 kilometrelik hat tamamlanmış ve kabul aşamasına gelmiş olacak. Çerkezköy-Halkalı hattı devam ediyor. Orada da başka bir üstlenici firma, yüklenici firma var. O devam ettiriyor” şeklinde konuştu.
PROJE
Halkalı-Kapıkule Demir Yolu Projesi; 153 kilometrelik Kapıkule – Çerkezköy, 67 kilometrelik Çerkezköy -Ispartakule ve 8,4 kilometrelik Ispartakule – Halkalı etaplarından oluşuyor. Proje kapsamında, yolcu trenleriyle İstanbul-Edirne arası seyahat süresinin 4 saatten 1 saat 30 dakikaya, yük trenleriyle ise 8 saat 30 dakikadan 3 saat 30 dakikaya düşürülmesi hedefleniyor.
Kendi imkanlarıyla katıldıkları İstanbul ve Çanakkale’deki maraton yarışlarında derece elde eden Edirneli atletler, destek talebinde bulundular.
İstanbul ve Çanakkale Troya Maratonu’ndan dereceyle dönen atletler, Selimiye Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Edirne Balkan Ülkeleri Dostluk Grubu Spor Kulübü (BÜDDER) Başkanı Önder Akdağ öncülüğünde yapılan açıklamada, sporcuların kazandığı başarılar paylaşılırken, yaşadıkları ekonomik ve fiziksel zorluklar dile getirildi.
BÜDDER Başkanı Önder Akdağ, atletizmin bireysel bir spor olarak görülmesine rağmen çok büyük bir emek ve disiplin gerektirdiğini belirtti. Akdağ, sporcuların çoğunlukla kendi kısıtlı imkanlarıyla farklı şehirlerde kürsü başarısı yakaladığını ifade ederek şehir temsilcilerinin sesinin daha gür duyurulması gerektiğini söyledi.
Çanakkale Troya Maratonu’nda 50-54 yaş kategorisinde 10 kilometrede birinci olan Tahir Elçi, “Bir yarışa gidip gelmek, konaklama ve ulaşım dahil kişi başı yaklaşık 10 bin lirayı buluyor. Bu maddi zorluklar nedeniyle her davet edildiğimiz yarışa gidemiyoruz. Edirne’nin desteğini her an arkamızda hissetmek istiyoruz” dedi.
Troya Maratonu’nda 21 kilometrede genel klasman üçüncülüğü elde eden Soykan Baykal da, profesyonel sporcu ekipmanlarının fiyatlarındaki artışa dikkat çekerek, bu maliyetlerin karşılanması noktasında verilecek desteklerin doğrudan performanslarına yansıyacağını ve daha büyük başarılar getireceğini belirtti.
Çanakkale’de 42 kilometre maratonunda kendi yaş kategorisinde ikinci olan Raşit Hüseyin Çoban, başarının anahtarının düzenli antrenman olduğunu belirterek, sporun bir yaşam biçimi haline getirilmesi gerektiğini vurguladı.
Sakatlığı bulunmasına rağmen pes etmeyip, kendi kategorisinde yedinci olan İsmet Peköz de her türlü zorluğa rağmen Edirne’yi temsil etmeye devam ettiklerini ifade ederek yetkililerden destek beklediklerini söyledi.
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, şehrin içme suyu çalışmalarının tamamlandığı Kaleiçi’nde asfaltlamanın sürdüğünü, vatandaşlardan güzel geri dönüşler aldıklarını söyledi.
Belediye’nin, kayıp-kaçak oranını azaltmak adına altyapıya başladığı Kaleiçi’nde, çalışmalarda sona gelindi. Çalışmaların bitmesiyle birlikte, başta Darül Hadis, Arif Paşa Caddesi ve Atatürk Bulvarı olmak üzere bölgede asfaltlama çalışmaları başlatıldı. Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, kentin Saraçlar Caddesi girişinde, Atatürk Bulvarı yakınında basın açıklaması yaparak, çalışmalarda gelinen noktaları anlattı.
‘ANA ARTERLERDE ASFALTLAMA BİTTİ, ARA SOKAKLAR DEVAM EDİYOR’
Gencan, bölgede zorlu çalışmalar yaptıklarını söyleyerek, “Hatırlarsınız, ilk altyapı çalışmalarıyla ilgili basın açıklamasını bu bölgeden yapmıştık. Evet, o zaman da demiştik ki zorlu bir sürece başlıyoruz. Kaleiçi bölgesinde, Kıyık bölgesinde altyapı çalışmalarımız olacak. Bunlar şehrimiz için zaruri olan çalışmalar ama zahmetli de olacak çalışmalar. Biz bunun ne kadar zor olduğunu biliyoruz ama kararlılıkla bu süreci başlatıyoruz demiştik. Bugün nihayet işte burada altyapısını tamamlamış, asfaltlamasını yapmış şekilde sizlerin huzurundayız. Geçtiğimiz haftalarda da size demiştik ki Kaleiçi bölgesinde dört ana arterdeki çalışmalarımızı tamamlayıp daha sonra ara sokaklarımıza gireceğiz dedik. Dört ana arterdeki çalışmamızı bu bölgemizde tamamladık. Diğer taraftan da ara sokaklarda da çalışmalarımız, Balıkpazarı’ndaki arkadaşlarımız oradaki çalışmalarla beraber Kaleiçi’ndeki çalışmaları sürdürüyorlar” dedi.
‘ÇALIŞMALARIN KARŞILIĞINI ALIYORUZ’
Altyapı çalışmalarının yapıldığı bölgedeki vatandaşlara da teşekkür eden Gencan, “Altyapı çalışmasının yapıldığı bölgedeki hemşerilerime çok teşekkür ediyorum. Büyük bir anlayışla süreci beklediler ama geldiğimiz noktada da onlardan çok güzel geri dönüşler alıyoruz. Abone bağlantılarının tamamlandığı bölgede suyla ilgili çok uzun senelerden beri devam eden sorunlar ortadan kalktı. Ve demiştik ki bu bölge sadece Kaleiçi’nden ibaret değil, birçok bölgemizde buradaki çalışmalar bittikten sonra su konusunda rahatlayacaklar; o bölgelerimizde de karşılığını alıyoruz” diye konuştu.
‘ŞEHRİN BİRÇOK NOKTASINDA ETKİLİ VE ETKİN ÇALIŞMALARIMIZ SÜRÜYOR’
Kentin diğer noktalarında da yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Gencan, “Diğer taraftan tabii Kıyık’ta yapmış olduğumuz depolar arası bağlantı, yeni terfi istasyonlarımız, yeni kuyularımızla beraber oradaki çalışmalarımızı da tamamladık. Üst yapıyı tamamladık, Kıyık’ta da orta refüj çalışmalarıyla devam ediyoruz. Bu arada gururla ifade ediyorum ki şehrimizin birçok noktasında etkili ve etkin çalışmalarımız Edirne Belediyesi olarak devam ediyor. Kaleiçi’nde devam ediyor, Kıyık bölgesinde devam ediyor. Diğer taraftan yeni yerleşime açılan bölgelerimizde de; Kurtuluş Mahallesi, Cumhuriyet Mahallesi, 100. Yıl Mahallesi buralarda da yine atık suyla ilgili çalışmalarımız, yağmur suyu toplama ile ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Bu da bizler için çok çok önemli, uzunca bir süreden beri orada yaşayan hemşerilerimizin rahatsız olduğu konulara çözüm üretiyoruz. Yeni yerleşim bölgesinde özellikle Kurtuluş ve Cumhuriyet mahallesinde yol iyileştirme ve yol açma çalışmalarımız hızlı bir şekilde devam ediyor. Buraları asfaltlanabilecek konuma getiriyoruz. Yine Kuva-yi Milliye Caddesi’ndeki orta refüj çalışmalarımız devam ediyor” şeklinde konuştu.
‘ASFALTLAMA YAZ BOYUNCA DEVAM EDECEK’
Asfaltlama çalışmalarının yaz boyunca devam edeceğini dile getiren Gencan, “Bu yaz asfaltlama çalışmaları hızlı bir şekilde devam edecek. Hep söylediğim gibi hava şartları bize müsaade ettiği müddetçe bugün de akşam saatlerinde şehrimizde bir yağış da olacak ve muhtemelen iki gün devam edecek. Tabii bu aralarda duruyoruz. Ama onun dışında diğer ekiplerimiz sağda oluyorlar. Yaz boyunca yani asfaltlama sezonu devamı boyunca şehrimizin her noktasındaki aynı zamanda hem asfaltlama çalışmalarımız hem de parke taşı döşeme çalışmalarımız, orta refüj çalışmalarımız devam edecek” ifadelerini kullandı.
Başta enerji ve un gibi maliyetlerdeki artış nedeniyle ekmek fiyatlarında zam isteyen Edirneli esnafın talebi bakanlık tarafından kabul edildi.
Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, kilogramı 75 lira olan ekmek fiyatının 1 Nisan itibariyle birçok ilde değişmeye başladığını açıkladı. Balcı’nın açıklamasının ardından başlayan zam furyasına, Edirne de eklendi. Edirneli esnaf Nisan ayında bağlı bulundukları Edirne Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği (EDESOB) ve Edirne Ticaret ve Sanayi Odası’na (ETSO) zam talebinde bulundu. Birlik ve odanın, 15 liraya satılan 200 gram ekmeğin, 17.5 lira olmasını öngören teklifi bakanlığa gönderildi. Esnafın girdi maliyetlerindeki artış nedeniyle istediği zam teklifi, bakanlıkta görüşülerek kabul edildi.
1 MAYIS İTİBARİYLE ZAMLI TARİFE
EDESOB Başkanı Kemal Cingöz, 1 Mayıs Cuma gününden itibaren kentte, 200 gram 15 liradan satılan ekmeğin, 17 lira 50 kuruştan satışa sunulacağını açıkladı. Cingöz, akaryakıt fiyatlarındaki olağanüstü artışa dikkat çekerek, hammadde maliyetinin arttığını ve bunun esnafı zorladığını söyledi.
Serhad Birlik ETUS Kooperatifi eski başkanı Hakan Giyik, kooperatifin geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen mali genel kurulunda, kendi yönetimine yöneltilen ‘zimmet’, ‘tefecilik’, ‘faiz’ gibi iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Edirne’nin kent içi ulaşımının sağlayan Serhad Birlik Kooperatifi, Yeniimaret Mahallesi’ndeki kooperatif kademesinde 24 Nisan’da Olağan Mali Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi. Genel kurulda konuşan mevcut kooperatif başkanı Aytaç Dilci, önceki yönetimin ‘zimmet’, ‘tefecilik’, ‘faiz’ gibi yapıların içerisine sürüklendiğini iddia etti.
‘GENEL KURULDA USULSÜZLÜK VAR’
Genel kurulun ardından, kooperatifin eski başkanı Hakan Giyik, suskunluğunu bozarak iddialara cevap verdi. Giyik, genel kurulla ilgili 234 ortağın 114’üne tebligat yapılmadığını belirterek, “Tutanakta açıkça şu ifade yer almaktadır: 22.03.2026 tarihinde yapılan davet ilanlarının, 234 ortaktan yalnızca 120’sine elden ve imza karşılığı tebliğ edildiği, 114 ortağa ise davet ilanının yapılmadığının bakanlık temsilcileri tarafından tespit edildiği belirtilmektedir. Bu çok net bir durumdur. 234 ortağın 120’sine tebligat yapılmış, 114’üne yapılmamıştır. Bu tablo, genel kurulun sağlıklı ve hukuka uygun şekilde gerçekleştirilmediğini açıkça ortaya koymaktadır. Yani ortada açık bir usulsüzlük vardır ve bu durum resmi tutanaklara da geçmiştir. Bu şerh, genel kurulun iptaline kadar gidebilecek bir hukuki sürecin önünü açmaktadır. Nitekim tebligat yapılmayan ortaklar tarafından dava açılması kuvvetle muhtemeldir. Bu da genel kurulun iptali sonucunu doğurabilir” dedi.
‘BORÇLARIN TAMAMI KAYIT ALTINA ALINDI’
Giyik, mevcut yönetimin genel kurulu kazandıktan sonra, devir teslim yapılmadan göreve başladığını söyleyerek, “Biz 28 Haziran 2025 tarihinde yapılan genel kurulda seçimi kaybettik. Devir teslim süreci 11 Temmuz 2025 tarihinde tamamlanmıştır. Ancak mevcut yönetim, 30 Haziran günü henüz resmi devir teslim gerçekleşmeden kooperatife gelmiş, çalışanlarla görüşmüş ve göreve başlamış gibi davranmıştır. Bu da usule aykırıdır. Bir yönetim, devir teslim yapılmadan göreve başlayamaz. Biz buna dahi anlayış gösterdik. ‘Heyecanlandılar’ dedik, ses çıkarmadık. Tüm borçlar kalem kalem yazılmıştır. Vergi dairesine, SGK’ya ve özel şirketlere olan borçların tamamı açık şekilde belirtilmiştir. Örneğin vergi borcu yaklaşık 2 milyon 864 bin TL, SGK borcu da benzer seviyededir. Bunların tamamı kayıt altına alınmış ve kabul edilmiştir. Bugün ise ‘borç gizlendi, faiz işletildi’ gibi iddialar ortaya atılmaktadır” diye konuştu.
‘EKONOMİK DARALMAYI YAŞAMAYAN ZORLULARI BİLEMEZ’
Pandemi döneminde, ekonomide yaşanan aksaklıklara vurgu yapan Giyik, “Biz bu süreci pandemi döneminde yönettik. Pandemi sürecinde ülke ekonomisi durma noktasına geldi. Gelirler ciddi şekilde düştü. Kooperatifin gelirleri yüzde 5 seviyelerine kadar geriledi. Buna rağmen yaklaşık 200 şoför, idari personel, muhasebe kadrosu ve diğer çalışanlarla birlikte sistemi ayakta tutmaya çalıştık. Bu süreçte elbette bazı ödemelerde aksaklıklar yaşandı. Vergi ve SGK borçlarının bir kısmı bu nedenle birikti. Ancak bu bir ihmal değil, zorunluluktan kaynaklanan bir durumdur. O dönemin koşullarını yaşamayanların bugün bu konuyu eleştirmesi gerçekçi değildir. Bugünkü yönetimde yer alan birçok kişi 2023 sonrasında kooperatife dahil olmuştur. Pandemi sürecini, ekonomik daralmayı, yaşanan zorlukları birebir yaşamamışlardır. Biz ise 21 yıllık bir tecrübeyle bu süreci yönettik. Bu iş bizim mesleğimiz, aile mesleğimizdir” şeklinde konuştu.
‘BİZİ ELEŞTİRENLER NE YAŞADI DA BORÇLARI ÖDEYEMEDİ?’
Mevcut yönetimin ortaya attığı iddiaların büyük bir kısmının gerçek dışı olduğunu dile getiren Giyik, “Son olarak şunu ifade etmek isterim: 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla tüm mali kayıtlar ortadadır ve denetime açıktır. Ortaya atılan iddiaların büyük bir kısmı gerçek dışıdır ve kamuoyunu yanıltmaya yöneliktir. Biz her zaman şeffaf olduk, belgelerle konuştuk. Bugün de aynı şekilde belgelerle konuşmaya devam ediyoruz. Belediyeye olan borç meselesiyle ilgili de kamuoyunda yanlış bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Deniliyor ki; ‘2 milyon 867 bin lira borç var, 170 bin lira faiz istenmiş. Neden ödenmedi? Neden faiz işletildi?’ Şimdi buradan soruyorum: Bugüne kadar bu borcun tam olarak ne kadar olduğu net şekilde ortaya konulmuş mu? Ortaklardan para toplandığı söyleniyor, ‘30’ar bin lira aldınız, neden ödemediniz?’ deniliyor. Biz pandemi sürecini yaşadık. Ekonomik daralma yaşadık. Gelirlerin ciddi şekilde düştüğü bir dönemi yönettik. Peki bugün eleştirenler ne yaşadı da bu borçları ödeyemedi? Sadece konuşarak bu iş yürümez. Önce ortağa kazandıracaksın, üretim yapacaksın, gelir yaratacaksın. Ondan sonra mali tabloları konuşacaksın” ifadelerini kullandı.
‘KOOPERATİFE 70 MİLYONLUK DEĞER BIRAKTIK’
Ortaklardan borçları kapatmak için para toplanıp ödenmediğine yönelik iddialara da cevap veren Giyik, “Aynı şekilde Ticaret Bakanlığı’na yapılan şikayetler, açılan davalar, müfettiş incelemeleri gündeme getiriliyor. Evet, bunların hepsi doğrudur. Müfettişler geldi, yaklaşık sekiz ay boyunca burada detaylı inceleme yaptı. Daha önce 2025 yılında 96 milyon liralık borçtan bahsediliyordu. ‘Para yok’ deniliyordu. Şimdi ne olduysa bu borç bir anda 45 milyona düştü deniliyor. Ancak ortada böyle bir tablo da yok. Genel kurulda açıklanan rakamları alt alta koyduğunuzda 45 milyon gibi bir toplam zaten çıkmıyor. Bu da rakamların ne kadar tutarsız şekilde ifade edildiğini ortaya koyuyor. Ticaret Bakanlığı müfettiş raporu da elimizde. Açıkça söyleyeyim; biz bu raporla gurur duyuyoruz. Çünkü o rapor, bizim bu kooperatifte nasıl bir mücadele verdiğimizi ve nasıl yatırımlar yaptığımızı ortaya koyuyor. Kooperatife üç tapudan oluşan, toplamda yaklaşık altı dönümlük bir alan kazandırdık. Yeniimaret Mahallesi’nde bulunan bu yerin bugünkü değeri yaklaşık 70 milyon lira. Şimdi birileri çıkıp 45 milyon borçtan bahsediyor. Böyle bir borç yok. Ama biz 70 milyonluk bir değer bıraktık” dedi.
‘YAPTIKLARIMIZIN YÜZDE 10’UNU YAPSINLAR ELLERİNİ ÖPERİM’
Kendi döneminde kooperatife ciddi yatırımlar kazandırdıklarını ifade eden Giyik, “Ben bu kooperatifte 21 yıl yöneticilik yaptım, 13 yıl başkanlık yaptım. Toplamda 30 yıla yakın bir tecrübem var. Mevcut yönetim 30 yıl görev yapsın, bizim yaptıklarımızın yüzde 10’unu yapsın, ben gidip ellerini öperim. Bu kadar net söylüyorum. Biz bu kooperatife çok ciddi yatırımlar kazandırdık. Çalışma anlayışımız da nettir: Önce ortak kazanacak. Ortak ayakta kalırsa kooperatif de ayakta kalır. Bu dengeyi kurarak yıllarca sistemi yürüttük. Ancak bugün baktığımızda mevcut yönetimin bu dengeyi kuramadığını görüyoruz. Son 10 ayda yaşananlar ortadadır. Çok sayıda ortağımızdan telefon alıyoruz. “Gel bu işi toparla, para kazanamıyoruz” diyorlar” diye konuştu.
‘ZİMMET İDDİASI YALAN’
Kendilerine yöneltilen ‘zimmet’ suçuna ilişkin müfettiş raporuyla cevap veren Hakan Giyik, “Müfettiş raporunda ayrıca şu ifade yer almaktadır: Yapılan incelemeler sonucunda, Türk Ceza Kanunu’nun 247. maddesi kapsamında yani zimmet suçuna ilişkin herhangi bir sorumluluğun bulunmadığı değerlendirilmiştir. Yani açıkça ‘zimmet yok’ deniliyor. Buna rağmen hâlâ ‘para alındı, zimmet var’ gibi iddialar ortaya atılıyor. Bu iddiaların hiçbir dayanağı yoktur. Burada şunu da belirtmek isterim: Mevcut yönetimde yer alan birçok kişi yeni yatırımcıdır. Kooperatifin işleyişine, geçmiş süreçlere tam anlamıyla hâkim olmadıkları için bu konuları detaylı şekilde anlatma gereği duydum. Kamuoyunda yalan ve yanlış bilgilerin dolaşması doğru değildir” şeklinde konuştu.
Kooperatifin son 10 aydır yerinde saydığını iddia eden Giyik, “Bugün geldiğimiz noktada ise kooperatifin son 10 aydır yerinde saydığını üzülerek görüyoruz. Yeni bir yatırım yapılmamıştır. Bir çivi dahi çakılmamıştır. Bu durum beni gerçekten üzmektedir. Ortaklarımızdan sürekli geri dönüş alıyoruz. ‘Başkanım gel, bu işi toparla’ diyorlar. Esnaf geçen yıl kazandığı geliri bugün kazanamıyor. Mazot fiyatlarının geldiği nokta ortada. Buna rağmen gelirler artmıyor, aksine düşüyor. Daha da önemlisi, kooperatif içinde adaletsizlik iddiaları var. Oy veren ortaklara daha fazla iş verildiği, oy vermeyenlerin geri plana itildiği yönünde ciddi şikayetler alıyoruz. Bu kabul edilebilir bir durum değildir. Böyle bir sistemde ortak zarar eder” ifadelerini kullandı.
‘KOOPERATİFTEN HİÇBİR ÇIKAR SAĞLAMADIM’
Yönetimde olduğu hiçbir dönemde kooperatiften kendisine çıkar sağlamadığının da altını çizen Giyik, “Ben buradan tüm kamuoyuna şunu söylüyorum: Benim mal varlığım ortadadır. Mal beyanım açıktır. Kooperatiften kendime hiçbir çıkar sağlamadım. Bu meslekten geldim, bu meslekle büyüdüm. Ancak hiçbir zaman bu yapıyı kişisel menfaat için kullanmadım. İki dönem meclis üyeliği yaptım. Orada da aynı anlayışla görev yaptım. Bugün de eski ortaklarımızın büyük bir kısmı bizi arıyor, yeniden göreve gelmemizi istiyor. Ancak şu an farklı bir işle meşgulüm. Buna rağmen, eğer kooperatif dağılma noktasına gelirse, yine gelir, elimizi taşın altına koyar, bu yapıyı toparlarız” dedi.