Aramızdan ayrılanlar

RECEP KEKE VEFAT ETTİ
Merhum Ali ve merhume Naciye Keke’nin oğulları, Mihriye Keke’nin eşi, Özlem Furuncu ve Sevcan Şimdigüldü’nün babaları, Ahmet Keke’nin ağabeyi, Birol ve Şenol Keke’nin amcaları Recep Keke 75 yaşında vefat etti. Merhum dün, Kadı Bedrettin Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Buçuktepe Mezarlığında toprağa verildi.

ÜMİT GEÇİT VEFAT ETTİ
Merhum Fikret Geçit’in eşi, Ahmet Geçit ve Dilek Geçit’in anneleri Ümit Geçit 72 yaşında vefat etti. Merhume dün, Hacılar Ezanı Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Buçuktepe Mezarlığında toprağa verildi.

İRFAN ZİHİR VEFAT ETTİ
Merhum Sabri ve merhume Naciye Zihir’in oğulları, Uğur Zihir’in babası, merhum Mustafa Zihir, İbrahim Zihir, Mürüvvet Özmenekşe ve Hülya Zihir İşler’in kardeşleri İrfan Zihir 65 yaşında vefat etti. Merhum dün, Karaağaç Eski Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Karaağaç Mezarlığında toprağa verildi.

Debiler dibe doğru!

Bülent AYAN

Temmuz’la birlikte bölgedeki nehirlerin debileri son 1 ay içerisinde yaklaşık 3 kat gerilerken Meriç Nehri’nin debisi çift haneli rakamlara düştü. Balkanlar’ın en önemli nehirlerinden Tuna’nın da su seviyesinin kritik derecede düşük olduğu,b.u nedenle Silistre Belediyesi’nin “Srebarna” Gölü için acil durum ilan ettiği belirtildi.

DSİ’nin bölgedeki ölçüm istasyonlarının verilerine göre, Meriç Nehri’nin Kirişhane mevkiinde 15 Haziran’da 136 metreküp olarak ölçülen debisi 14 Temmuz’da 53, İpsala’da 209 metreküp olan debisi de 53 metreküp olarak belirlendi. Tunca’nın debisi ise Suakacağı’nda 15 Haziran’da 21 metreküp iken bu kez 13 metreküp olarak ölçüldü. Nehirlerin 15 Haziran ve 14 Temmuz 2026 tarihlerindeki debileri şöyle:

TUNCA

Elhova             18 – 7              :

Suakacağı        21 – 13 :

MERİÇ

Harmanlı         70 – 30

Svilengrad       102 – 38          :

Kirişhane         136 – 53          :

İpsala              209-  61                                  .

ERGENE

İnanlı               1 – 1

Lüleburgaz      3 – 2     :

Yenicegörece  7 – 5

TUNA NEHRİ

Silistre Belediyesi, Tuna Nehri’nde su seviyesinin kritik derecede düşük olması nedeniyle “Srebarna” Gölü için acil durum ilan etti.

BNR’nin haberine göre, Silistre Belediye Başkanı Aleksandır Sabanov ve Ruse Bölge Çevre ve Su Müfettişliği Müdürü Daid İbryam, düzenlenen basın toplantısında Tuna Nehri’nden acil su pompalanacağını açıkladı.

Şu anda “Srebarna” Gölü’ndeki su seviyesi çok düşük, ekosistem gelişimi için en uygun seviyenin yaklaşık 1 metre altında olduğu için  çevredeki “su aynalarının” bazıları kurudu.

Haberde, “Bu durum, suda yaşayan balık faunası ve bitkiler üzerinde olumsuz etkilere yol açacak ve amfibiler, sürüngenler, kuşlar ve memeliler üzerinde dolaylı bir etkiye sahip olacaktır.

Nehirden göle yapılacak zorunlu su temini, İtfaiye ve Sivil Savunma Müdürlüğü tarafından sağlanan hidropompa üniteleri aracılığıyla gerçekleştirilecektir.

Gazetecilere konuşan Daud İbryam, ‘Şu anda su alanları tamamen kurumadı, sazlıklar yeşil, “Batı Kanalı”nın doldurulması için vakit kaybedilmeyecek ve merkezi “su aynasında” seviyenin daha hızlı yükselmesi bekleniyor’ açıklamasında bulundu” ifadelerine yer verildi..

            .

Hava daha da ısınacak

Edirne’de bugün mevzi sağanak yağışlı hava tahmininde bulunan Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Cumartesi ve Pazar günleri sıcaklık değerlerini kırmızı termometre ile gösterdi.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 5 günlük hava tahmin raporuna göre, Edirne’de bugün mevzi sağanak yağışlı bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 20°C, en yüksek 36°C, nem (%) 32-80, rüzgar (km/sa) kuzeydoğudan 10

Yarın parçalı bulutlu bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 21°C, en yüksek 34°C, nem (%) 36-73, rüzgar (km/sa) kuzeydoğudan 11

18 Temmuz Cumartesi günü sıcak bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 21°C, en yüksek 35°C, nem (%) 34-80, rüzgar (km/sa) güneyden 20

19 Temmuz Pazar günü yine sıcak bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 21°C, en yüksek 36°C, nem (%) 32-94, rüzgar (km/sa) güneydoğudan 13

20 Temmuz Pazartesi günü gökgürültülü sağanak yağışlı bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 22°C, en yüksek 36°C, nem (%) 31-83, rüzgar (km/sa) doğudan11 olarak bekleniyor.

Selimiye’de ‘Yardım Sandığı’ tartışması

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan ve Mimar Sinan’ın “ustalık eserim” dediği Selimiye Camii’nde restorasyonun tamamlanmasının ardından cami içerisine yerleştirilen yardım sandıkları sosyal medyada tartışma konusu oldu.

2021 yılının Kasım ayında başlayan ve yaklaşık 4 yıl süren restorasyon çalışmalarının ardından geçtiğimiz Şubat ayında yeniden tam kapasiteyle ibadete açılan Selimiye Camii’ndeki yardım sandıkları, sosyal medyada eleştirilere neden oldu.

“Kaybolan Tarihin Peşinde” isimli sosyal medya hesabının sahibi Mehmet Dilbaz, cami içerisinde bulunan yardım sandıklarının fotoğrafını paylaşarak uygulamaya tepki gösterdi.

Dilbaz paylaşımında, “Bu devlet, 300 milyon TL’den fazla harcama yaparak Mimar Sinan’ın şaheseri Edirne Selimiye Camii’ni restore etti. Bazı adamlar da açılışı yapılan Selimiye Camii’nin ortasına yardım sandıkları koydu. Bu devlet, o camide toplanan yardım paralarına muhtaç bir devlet değildir. Acilen bu saçmalığa son verilsin” ifadelerini kullandı.

Paylaşımda ayrıca, benzer yardım kutularının daha önce Kanuni Sultan Süleyman Türbesi’nde de bulunduğu hatırlatılarak, tarihi yapıların estetik görünümünü olumsuz etkilediği savunuldu.

Selimiye Camii’ndeki yardım sandıklarıyla ilgili bazı sosyal medya kullanıcıları yaptıkları yorumlarda tarihi yapının iç mekânında bu tür kutuların bulunmasını doğru bulmadıklarını ifade etti.

Oğuzhan A.:  Bütün selatin camilerinin kendilerine ait vakıfları vardır, bu vakıfların mülkiyetindeki gayrimenkullerden elde edilen kira gelirleriyle caminin ve o camiye eklenmiş olan külliyenin (aşevi, şifahane, mektep vb) giderleri karşılanır. Bu nedenle tarihimizde kesinlikle camide para toplama uygulaması yoktur. Günümüzde ise camiler Diyanet İşleri Başkanlığına bağlıdır ve DİB en yüksek bütçeli kamu kurumlarından biridir. Cemaatten bu şekilde para toplamaya ihtiyacı yoktur. Şu görüntü ülkemizdeki ve hatta tüm dünya üzerindeki en muhteşem camilerden biri olan (benim için en muhteşemdir) Selimiye Camii’ne hiç yakışmamaktadır.

Ekrem E.: Çok çirkin bir görüntü çok yazık?? Bunu bu esere koyanlar hangi kültürün mirasçısı??

‘Kölelik ücretiyle yaşıyoruz’

Edirne Emekliler Derneği Başkanı Ahmet Ziya Yaz, sosyal medya hesabından en düşük emekli aylığı alanların sayısındaki artışı gösteren tabloyu paylaşarak emeklilerin geçim sıkıntısına dikkat çekti.

Yaz, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

“Bu tablo ile övünen bir iktidar. Kölelik ücreti ile yaşıyoruz. Karnını doyur yeter.”

Yaz’ın paylaştığı Aziz Çelik tarafından hazırlanan tablodaki yer alan verilere göre, 2019 yılının Ocak ayında yaklaşık 800 bin kişi en düşük emekli aylığını alırken, bu sayı 2026 Temmuz ayında 5,1 milyona yükseldi. Aynı dönemde toplam emekli sayısı 12,2 milyondan 16,3 milyona çıkarken, en düşük emekli aylığı alanların toplam emekliler içindeki oranı ise yüzde 7’den yüzde 31’e yükseldi.

Tabloda ayrıca, bugün yaklaşık her üç emekliden birinin en düşük emekli aylığı ile yaşamını sürdürmeye çalıştığına dikkat çekiliyor.

Keşan Kent Konseyi’nde yeni dönem

Keşan Kent Konseyi Başkanı Hasan Karagöz ve Yürütme Kurulu üyeleri, yeni çalışma döneminin başlamasının ardından ilçedeki kamu kurumlarına nezaket ziyaretlerinde bulundu.

Bu kapsamda Keşan Kaymakamı Aziz Mercan, Keşan Belediye Başkanı Op. Dr. Mehmet Özcan, Keşan İlçe Emniyet Müdürü Serkan Arpak ve Trakya Üniversitesi Keşan Yusuf Çapraz Uygulamalı Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. İlknur Kumkale makamlarında ziyaret edildi.

Gerçekleştirilen ziyaretlerde Keşan Kent Konseyi’nin yeni dönem hedefleri, hayata geçirilmesi planlanan projeler ile ilçenin sosyal, kültürel, çevresel ve katılımcı yönetim anlayışını güçlendirmeye yönelik çalışmalar hakkında bilgi verildi. Ayrıca kamu kurumları ile ortak akıl ve iş birliği içerisinde yürütülebilecek projeler üzerine karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.

Keşan Kent Konseyi Başkanı Hasan Karagöz, yeni dönemde kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversite, sivil toplum kuruluşları ve siyasi partilerle güçlü bir iş birliği içerisinde çalışmayı hedeflediklerini belirterek, Keşan’ın ortak akılla gelişimine katkı sağlayacak projeleri hayata geçirmek için yoğun bir çalışma yürüteceklerini ifade etti.

Ziyaret edilen kurumların yöneticileri de nazik ziyaretlerinden dolayı Keşan Kent Konseyi Başkanı Hasan Karagöz ve Yürütme Kurulu üyelerine teşekkür ederek, ilçenin gelişimine katkı sağlayacak, katılımcılığı esas alan ve ortak akıl anlayışıyla yürütülecek çalışmalara destek vermeye hazır olduklarını ifade ettiler.

Keşan Kent Konseyi olarak yeni dönemde tüm kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversite, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve önümüzdeki günlerde gerçekleştirilecek olan siyasi parti ziyaretleri ile iş birliğini güçlendirerek Keşan’ın ortak geleceğine katkı sunacak çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi.

BAL’ın adı PGL oldu!

Edirnespor’un 2025-2026 sezonunda Türkiye 3. Futbol Ligi’nden düştüğü Bölgesel Amatör Lig’in (BAL) adı Türkiye Futbol Federasyonu tarafından Profesyonelliğe Geçiş Ligi (PGL) olarak değiştirildi.

TFF tarafından yapılan konuya ilişkin duyuruda şunlara er verildi:

“2026-2027 sezonunda Profesyonelliğe Geçiş Ligi’nde yer alacak kulüplerin öncelikle lige katılımla ilgili belirtilen belgeyi, amatorisler@tff.org e-posta adresine göndermeleri gerekmektedir. Evrak asıllarının en geç 7 Ağustos 2026 tarihine kadar Türkiye Futbol Federasyonu’na gönderilmesi zorunludur.

PGL’ye katılacak olan kulüpler, lige katılım bedeli olarak 250.000 TL nakit ve lige katılım teminat bedeli olan 750.000 TL’yi nakit veya banka teminat mektubu olarak sunmak zorundadır. Lige katılım bedeli olarak nakit yatırılan 250.000 TL sezon sonunda kulüplere iade edilmeyecektir. Kulübün varsa TFF’ye ödemek zorunda olduğu Amatör Futbol Disiplin Kurulu (AFDK) tarafından verilen para cezası bedelleri, takımın veya taraftarların saha veya statlara vermiş oldukları zarar vb. bedeller bu teminat bedelinden kesildikten sonra kulüplere iade edilecektir. Lige katılım ve 1 yıllık banka teminat bedelleri, fikstür çekiminin ardından takımın ligden çekilmesi veya çıkarılması halinde iade edilemez. 

PGL’ye katılacak olan kulüpler tarafından, müsabakalarını oynayacakları, antrenmanlarını yapacakları saha ve tesislerin kendilerine tahsis edildiğine dair belgenin sunulması zorunludur. Belge ibrazını yapamayan kulüpler lige alınmayacaktır. Bu sebeple lige alınmayan kulüp veya kulüplerin yerine, ilgili yerel ligde sıralamaya göre en üst takım veya takımlar statüde belirlenen kriterleri taşımaları halinde lige katılım sağlayacaktır. Bu takımların kriterleri taşıyıp taşımadıkları TFF Amatör İşler Yürütme Kurulu tarafından değerlendirilecektir.”

Türkiye Futbol Federasyonu, oyuncu uygunlukları konusunda da “PGL müsabakalarında 01.01.2012 ve daha sonra doğumlu futbolcular oynayamazlar. 2026-2027 sezonunda PGL’de yabancı uyruklu futbolcu oynatılamaz” bilgilendirmesinde bulundu.

Bu arada 2026-2027 Sezonu Nesine 3. Lig fikstür çekimi, TFF Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde gerçekleştirildi.

Orhan Saka Konferans Salonu’nda düzenlenen törene TFF 2. ve 3. Lig Kulüpleri, Futsal ve Plaj Futbolundan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Murat Şahin, TFF Temsilciler Kurulu Başkanı Şerafettin Bural, TFF Sportif İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Özcan Şepik, TFF Lig Yönetimi Direktörü Besim Yalçın, TFF Protokol ve Konaklama Direktörü Mustafa Baltacı ile Nesine 3. Lig kulüplerinin başkan ve temsilcileri katıldı.

Üç gruptan oluşan Nesine 3. Lig’de sezon 6 Eylül 2026 tarihinde başlayacak ve ilk yarı 20 Aralık 2026 tarihinde sona erecek. İkinci yarı 16 Ocak 2027 tarihinde başlayacak ve normal sezon 24 Nisan 2027 tarihinde tamamlanacak. Nesine 3. Lig’de 11, 22 ve 28. hafta müsabakaları hafta içi oynanacak.

Nesine 2. Lig’de de sezon, 6 Eylül 2026 tarihinde başlayacak ve ilk yarı 20 Aralık 2026 tarihinde sona erecek. İkinci yarı 16 Ocak 2027 tarihinde başlayacak ve normal sezon 24 Nisan 2027 tarihinde tamamlanacak. Nesine 2. Lig’de 12, 24 ve 29. hafta müsabakaları hafta içi oynanacak.

Geçen sezon Nesine 3. Lig’de Edirnespor ile aynı grupta yer alan Çorluspor 1947 Nesine 2. Lig Beyaz Grup’ta mücadele edecek. Çorlu ekibi ilk maçında 6 Eylül tarihinde GMG Kastamonuspor’a konuk olacak.

AKILCILIK MI KURNAZLIK MI?

Aziz Nesin insanımızın yüzde altmış oranında zekâ yoksulu olduğunu söylerdi. Bu iddia kimisince aşağılama sanılarak hakaret olarak algılandı. Kimisi ise kendisinin o yüzde altmışın içinde olmadığına sevinir halde bu söylemi kullandı ve maalesef kullanmaya devam ediyor.

Gerçekten yüzde altmış zekâ yoksulu muyuz? Hele de Atatürk “Türk milleti zekidir” demişken. Zekâ yoksulu olmak yerine akılcılık ve kurnazlık ikilisinde kurnazlık tercihini benimseyenler desek daha doğru değil mi acaba?

Bu tercihin sebeplerini araştıranlar var elbette. Yaşamın direksiyonunu akılcılık yoluna çevirmeyince ayakta kalabilmenin koşulu kurnazlık oluyor.Kurnazlık en az çabayla kişisel çıkarın en yararlısını kısa zaman içinde sağlayabilmektir. Gerçek bedelini ödemeden en çoğu elde etmeye çalışmaktır.Örneğin; ortak bir havuza bir bardak su dökmeyi büyük bir özveri gibi gösterip, kimseye çaktırmadan aynı havuzdan bir teneke suyu kendine aktarmaktır.

Pragmatizm denilen bu durum faydacılıktır. Yani bir düşüncenin, inancın veya teorinin doğruluğunu ve değerini sadece pratik sonuçlarına ve sağladığı faydaya göre değerlendiren felsefi bir akım. Maalesef geri kalmış veya demokratik gelişmeyi sağlayamamış toplumları yönetenler pragmatizmi çok iyi kullanırlar.

Derin konular. Bilimsel tartışmalara girmek beni aşar. Ama yaşadığımız olumsuzlukların, çıkmazların sebep ve sonuçlarını akılcılık ile değerlendirme zamanımız geldi geçiyor.

Yerleşik düzene gecikmeli geçen toplum olarak yüzlerce yıllık sanayi tesislerimiz olmadı,tamam. Bunun sonucu olarak da aklı, laikliği, bilimi, hukuku savunan burjuva sınıfı ve karşıtı emek sınıfı oluşmadı. Bu nedenle de aydınlanma kavgasının sebep ve sonuçlarını da yaşamadık.

Seçtiklerimizi de aynı mantık ile seçiyoruz. Ve bu durum hayal kırıklığı olsa da her seçimde aynen yaşanır? Yüz yıl önce mevzuat olarak verilen haklarımızı bile idareciler veriyormuş gibi sunarlar ve biz de teşekkür ederiz.

Ne olacak şimdi?

Akılcılığa dönüşün başladığı Osmanlı öncüleri ve Cumhuriyet döneminde yöneldiğimiz akılcılığı terk ettik. Popülist liderlerin hayal gücüne kurnazca taraf olduk ve geldik bugüne. Yine iki yol var. Ya kurnazlığı devam ettirerek pragmatist siyasetçilerin peşinde gitmeye devam edeceğiz. Ya da yaratıcı bir kimlik geliştirerek kendimizi mahkûm ettiğimiz o derin kölelikten kurtulup özgürleşeceğiz.

Ya içinde bulunduğumuz ‘ahval ve şerait’ durumundan kurtulma yolunu seçerek hep birlikte “Türk Milleti zekidir” sözünü dosta düşmana kanıtlayacağız. Ya da Kurtuluş Savaşı’nı yok sayan Eğitim Bakanı ve onun gibi siyasi akılların amaçlarını gerçekleştirmelerine hizmet edeceğiz.

Bugünlerde yaşananlara ben biraz da bu gözle bakıyorum. Yıllardır akılcılıktan ayrılıp kısa vadeli kişisel çıkarlar için peşine düştüğümüz pragmatist siyasiler, yeni bir oyun peşindeler. Bu kez bir defa da olsa akılcılığı seçelim.

Ben, alın teri dökenlerleyim. Ben, dağda, bayırda, tarlada, fabrikada, grevde olanlarla birlikteyim. Ben, bir anlık kazanım için kurnazlık yapmayıp geleceği kuracak olan akılcılıktan yanayım. Sağıma soluma önüme arkama baktım ki hepimiz aynı yola doğru yönelmekteyiz. Yaşadık ve gördük ki kısa vadeli kişisel çıkarlar geleceği yok ederek köleliği uzatıyor. Akılcılık ise kısa vadeli bedeller ödesek de uzun vadede geleceği aydınlatıyor.