Trakya Birlik’te 60. yaş gururu

Trakya Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (Trakya Birlik) kuruluşunun 60’ncı yılını kutluyor.
Trakya Birlik Yönetim Kurulu açıklamasında, birliğin Babaeski, Lüleburgaz ve Edirne kooperatiflerinin birleşerek 20 Ağustos 1966 tarihinde kurulduğu hatırlatıldı.

Açıklamada, 3 kooperatifin 2.103 üretici ortağı tarafından güçlerini birleştirerek, emeklerine ve geleceklerine sahip çıkma iradesiyle atılan ilk adımın bugün 48 kooperatifi ve yaklaşık 40 bin üretici ortağa ulaştığı kaydedildi.


Trakya Birlik Yönetim Kurulu açıklamasında, “yüksek miktarlı ayçiçeği mübayaası, tarımsal girdi temini, sanayi tesisleri, ulusal markaları, sanayi faaliyetleri ile nihai tüketiciye ulaşan rafine ayçiçek yağı, bitkisel margarin, hayvansal yem piyasalarında sahip olunan yüksek pazar payları ve yurt sathına yayılmış geniş faaliyet alanıyla Trakya Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (Trakya Birlik), Türkiye’nin en önemli üretici örgütlerinden biri olmanın haklı gururunu yaşıyor” denildi.


Trakya Birlik’in kurulduğu günden bu yana “Birlikten doğan güç” anlayışıyla hareket ettiğine yer verilen açıklamda şu ifadeler yeraldı:
Birliğimiz, üretici ortaklarının alın terini, dayanışma ve kooperatifçilik kültürüyle buluşturarak, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması, üretici menfaatlerinin korunması ve ülkemiz ekonomisine değer kazandırılması yönünde önemli sorumluluklar üstlenmiş olup geçen 60 yıl boyunca büyüyen ve gücünü her daim üretici çiftçi ortaklarından alan, büyük bir aile olmuştur.
60 yıl boyunca, değişen üretim koşullarına, ekonomik dalgalanmalara ve karşılaşılan pek çok zorluğa rağmen Birliğimiz Türk tarım ve sanayisine hizmet etmeyi temel sorumluluğu olarak görmüş bu bağlamda kooperatifçiliğin “Birlikte üretme, birlikte güçlenme ve birlikte geleceğe yürüme” anlayışının Türkiye’deki en köklü ve başarılı örneklerinden biri olmuştur.
Bu başarı; toprağına inananların, üretmekten vazgeçmeyenlerin, emeğini bir başka üreticinin emeğiyle birleştirenlerin ve “Birlikte daha güçlüyüz” diyenlerin ortak eseridir.
Trakya Birlik’in 60. kuruluş yıldönümünde; geçmişten bugüne Birliğimize emek veren tüm yöneticilerimize, çalışanlarımıza ve paydaşlarımıza ve en büyük gücümüz olan üretici ortaklarımıza şükranlarımızı sunuyoruz.
Dün olduğu gibi bugün ve yarın da üreticimizin yanında olmaya; toprağın bereketini emeğin gücüyle buluşturmaya ve ülkemiz tarımına değer katmaya devam edeceğiz.

Belediyenin eğitim desteğine başvuruda son 2 gün

Edirne Belediyesi’nin ihtiyaç sahibi ailelere yönelik “Okul Kıyafeti ve Kırtasiye Malzemesi Nakdi Desteği” için başvurularda son günün 21 Ağustos Cuma günü olduğu hatırlatıldı.

Edirne Belediyesi, yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde ihtiyaç sahibi ailelerin yanında olmaya devam ediyor. Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’ın talimatlarıyla hayata geçirilen destek kapsamında, öğrenci ve ailelerin okul masraflarının hafifletilmesi amaçlanıyor.

Başvurularını henüz tamamlamayan vatandaşların 21 Ağustos Cuma günü mesai bitimine kadar şahsen başvuru yapmaları gerekmektedir. Başvurular, Edirne Belediyesi Muhtarlık İşleri Müdürlüğü Sosyal Yardımlar ve Hizmetler Birimi’ne yapılacaktır.

BAŞVURU İÇİN GEREKLİ BELGELER

Dilekçe

Hanede yaşayan 18 yaş üstü bireylerin imzalarının bulunduğu taahhütname

Başvuru sahibi ebeveyne ait kimlik fotokopisi

E-Devlet veya E-Okul üzerinden alınan güncel öğrenci belgesi

İhtiyaç sahibi ailelerin eğitim desteğinden yararlanabilmeleri için başvurularını 21 Ağustos Cuma günü sona ermeden tamamlamaları gerekmektedir.

Aramızdan ayrılanlar

YAŞAR SAKSI VEFAT ETTİ
Merhum Nazmiye Saksı’nın eşi, Nurten Kelemer, Saniye Sazdır, merhum Ali Eş, merhum Yadigar Yıldıran ve Şenol Saksı’nın babaları Yaşar Saksı 90 yaşında vefat etti. Merhum dün Akmescit Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Bademlik Mezarlığında toprağa verildi.

HAŞİM ATA VEFAT ETTİ
İl Özel İdaresinden emekli Haşim Ata 71 yaşında vefat etti. Hicran Ata’nın eşi, Leyla Yüce, Bahar, Çiğdem, Didem Aktaş ve Güney Ata’nın babaları olan merhum dün, Darül Hadis Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

NEZİHA KAYGAN VEFAT ETTİ
Kaleiçi Semti sakinlerinden merhum Fehim Yardım’ın eşi, Arzu Kaygan ve Murat
Yardım’ın anneleri, Hamdi Kaygan’ın kayınvalidesi, Cemal, Umut ve Mihri Melek Kaygan’ın anneanneleri Neziha Kaygan 82 yaşında vefat etti. Merhume dün Mevlana Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yyeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

RESMİYE AKSOY VEFAT ETTİ
Cemali Aksoy’un eşi, Vildan Kaya, İrfan ve Emrah Aksoy’un anneleri, Şevket Kaya’nın kayınvalidesi Resmiye Aksoy 74 yaşında vefat etti. Merhume dün Şeyh Çelebi Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

Resmen doğa katliamı!

Gönül UYANIKTIR

Edirne’den geçtiğimiz hafta Kırklareli’nin cennet köşelerinden Vize ilçesine bağlı Kızılağaç Köyü yakınlarında bulunan Cehennem Şelaleleri’ne giden bir Hudut Okuru, fotoğrafları bana gönderdi. Adına cehennem demişler ama cennet gibi bir doğa parçası!… Edirne’nin burnunun dibinde, ben gidip görmedim, ancak gidip görenlerin anlatımları ve fotoğraflardan gidip görmüş kadar oldum. Onlardan biri şöyle bir paylaşım yapmış!…

ZİYARETÇİLERİ NE DİYOR :

CEHENNEM DEĞİL, ASLINDA CENNET AMA …           

“Ormanda alabildiğince uzanan bir yol, bu yolun belli noktalarında saklı olağanüstü güzellikte şelaleler, yaz kış sürekli şakıyan kuşlar, ilkbaharda yeşilin, sonbaharda pastel renklerin tüm tonlarının egemen olduğu, kışın ise beyaza bürünüp huzur veren muhteşem bir doğa… Istranca kıyısında, su kaynaklarınca zengin olan Kırklareli’nin Vize ilçesi, son yılların popüler yürüyüş rotası Cehennemdere parkurunu barındırıyor. Her hafta turların düzenlendiği parkurları ezberleyen doğaseverlerin arayışları, Kırklareli’ne bu yürüyüş rotasını kazandırdı.

Vize’ye bağlı Kızılağaç köyünün 4-5 kilometre kuzeybatısındaki parkuru deneyimleyen yürüyüşçüler burada huzur bulduklarını söylüyor. Şelalelerin orman içinde yankılanan sesi insanı rahatlatıp stresinden arındırıyor. Çok yüksekten düşmese de olağanüstü görüntüler sunuyor. Ruhunuzun şelalenin duruluğu ve coşkulu sesiyle yıkanıp, içinizin huzur dolduğunu hissediyorsunuz. Istranca Ormanları içinde akan Kerevizdere üzerindeki şelaleler derenin aşındırdığı yatağın kayalık kesimlerinde yer alıyor. Kızılağaç köyünü geçip Papaz Çiftliği sapağından ormana girdikten kısa süre sonra iki farkı rotadan şelalelere yürümek mümkün. Yaz aylarında yaklaşık 15 km’lik uzun parkur, kışın 6 km’lik kısa parkur tercih ediliyor. İlkbaharda orman gülleri ve çuha çiçekleri bu muhteşem doğayı süslüyor, kelebekler yürüyüş boyu size eşlik ediyor.

Biz ise ocak ayında bir hafta sonu sabahı  uyuklayarak düştük yollara. Uyandığımızda minibüsümüz beyaza bürünmüş Istranca Ormanlarındaydı. Önce yoldan yürüyüp, sonra sarp yamaçlara ulaştık. Önce suyun sesini duyup dakikalar sonra Kerevizdere’ye vardık. Derenin aşındırdığı her setin üzerinde bir şelale var. Hava soğuk, şelalenin etrafında kalın buz sarkıtları var. İstanbul’da sizler henüz kahvaltıdayken, biz bu muhteşem güzelliği yaşıyoruz.”

TEREYAĞINDA ALABALIK YEMEYİ UNUTMAYIN      

“Vize’ye bağlı Kızılağaç köyü sınırları içinde bulunan şelalelere gidip parkuru tamamladıktan sonra yakınlardaki Balkaya köyündeki ‘Alabalık Çiftliğine’ uğramanızı öneririm. Tereyağında kılçığı alınmış alabalığın tadını aldığınızda önerimi hatırlayacaksınız.”

Fotoğraflar için Trakya Doğa Kamp ile Ayla ve Cem Uyanıktır’a teşekkürler

CENNET DOĞA PARÇASINI ÇÖPLÜK YAPMAYIN

“Cehennem Şelaleleri, doğa içinde ıssız, sessiz ve sakin bir yer. Sarp kayalıkların içindeki yoğun orman dokusu altında akan birçok şelalesiyle keyif alacağınız bir doğa. Issızlık, yaban hayat, sessizlik, orman, vadi, ve dere boyunca irili ufaklı bir çok şelale. Cehennem şelaleler adını sanırım dik ve dar bir vadi içinden geçen Kerevizdere‘si üzerindeki kayalık oluşumlardan akan sıralı şelalelerden alıyor Issızlığı ulaşım zorluğundan gelse de modern hayattan uzaklaşmak için bir gece de olsa burada kamp kurun.

 Bir de küçük eleştirim olacak ; Doğa harikası nereye gitsem insanların çöpleriyle karşılaşıyorum. Dünya üzerinde aklı olup da kullanmayan tek canlılarız herhalde. Doğa harikası ‘Cehennem Şelaleleri’nde her yeri de çöp içinde bırakanları sevgi ve saygıyla anmıyorum.”

ULAŞIM VE ÇÖPLER KÖTÜ – GİZLİ BİR CENNET         

“Kesinlikle bakir kalmış gizli bir cennet!.. Ulaşımı oldukça kötü, hatta Google Maps’te nokta işaretli ama patika yol görünmüyor bile. Kızılağaç’tan Demirköy’e giden yol üzerinde sol tarafta ufacık bir tabela var, oradan girip, 10 km kadar berbat bir yolda gidiyorsunuz. Şelaleye geldik diye durduğunuz noktada çay, kahve satan birileri var. Onlar size tepenin dibinde bir kişinin güçlükle yürüyebileceği patika yoldan yönünüzü tarif ediyor. Yolun kenarında “aman İnmeyin hiç gereği yok” diyenlerle karşılaştık. Fakat çok güzeldi. Sadece suyun sesi bile yeterli. Yaşlı ve engelliler dışında kesinlikle tavsiye ediyorum Ayağınızda da tabanı kaymayan bir ayakkabı olmalı. Ayrıca bu cennet yere lütfen çöplerinizi bırakmayın.”

İNSAN OLAN ÇÖPÜNÜ BIRAKMAZ

“Devlet denetiminde değil, ulaşım oldukça zor. İmkanınız varsa altı yüksek bir araçla gelmeniz iyi olur. Ana yoldan ayrıldıktan sonra 5 km kadar bozuk bir yol var. İki küçük yönlendirme tabelasını takip etseniz iyi olur. Araçtan inince patika yoldan aşağı inmelisiniz. Burada en büyük şelale 4-5 metre kadar, çadır kuracak güzel yerler mevcut su temiz ve soğuk. Bu tip yerleri sevmiyor ve yürümek size zor geliyorsa; burası size göre değil. Sizi Niagara Şelalesi karşılamayacak.  Ve en önemlisi burayı insana yakışan şekilde temiz bırakın!”

Gurbetçiden 3 bin km’lik farkındalık

Olgay GÜLER

Almanya’nın Lörrach şehrinde yaşayan Mustafa Güzel (24), İstanbul’a doğru başlattığı koşusunda, 2 bin 500 kilometrelik yolculuğunun ardından İpsala Sınır Kapısı’ndan Türkiye’ye giriş yaptı.

Almanya’nın Baden-Württemberg eyaletindeki Lörrcah şehrinde ailesiyle yaşayan Mustafa Güzel, gençlerin spora yönelmesini teşvik etmek ve farkındalık oluşturmak için 1 Temmuz’da Almanya’dan İstanbul’a koşu başlattı. Küçük yaşlardan beri sporla ilgilenen Güzel, etkinliğin 49’uncu gününde yaklaşık 2 bin 500 kilometre kat ederek İpsala Sınır Kapısı’ndan Türkiye’ye giriş yaptı. Mustafa Güzel, yurda girişini Türk bayrağı açıp, koşarak kutladı. Güzel, koşusunu 21 Ağustos günü İstanbul’daki Ayasofya Meydanı’nda sonlandıracağını söyledi.

’BU HEDEFİ 2 SENE ÖNCE KOYDUM’

Gençlere örnek olmak istediğini dile getiren Güzel, “Gençlere iyi bir örnek olmak istiyorum. Azim ve gayretle ulaşamayacağın hiçbir şey yok. Hedefim, İstanbul’a varmak. Bu hedefi, 2 sene önce koymuştum kendime. Sosyal medyada da duyuruları yaptım. Bir Türk gurbetçi olarak gençlere örnek olmak istiyorum. Bu yaklaşık 3 bin kilometrelik bir yolculuktu. Şu ana kadar yaklaşık 2 bin 500 kilometre kat ettim” diye konuştu. 

‘MACERALI BİR YOLCULUKTU’

Güzel, 52 günde koşuyu bitirmeyi hedeflediğini belirterek, “21 Ağustos’ta İstanbul’da, Ayasofya Meydanı’nda olmayı planlıyorum. Yol boyunca birçok olumsuzlukla da karşılaştım. Ayı gördüm, köpeklerin saldırısına uğradım. Avusturya’da koşarken bayıldım. 2-3 dakika sonra kalkıp, yine yoluma devam ettim. Baya maceralı bir yolculuktu. Bundan sonra da bazı projelerim olacak. Umarım gençlere güzel bir örnek oluruz” dedi.

TÜEF Dergisi ERIH listesinde

Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi tarafından yayımlanan Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi, beşerî ve sosyal bilimler alanındaki önemli uluslararası akademik dizinlerden ERIH+’a (European Reference Index for the Humanities and Social Sciences) kabul edildi.

TR Dizin’de de taranan derginin ERIH+ dizinine kabul edilmesiyle uluslararası akademik görünürlüğünün güçlendirilmesi yönünde önemli bir kazanım elde edildi.

Dergi Başeditörü Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selma Sol, derginin ERIH+ dizinine kabul edilmesinin, uzun süredir sürdürülen nitelikli ve istikrarlı akademik yayıncılık çalışmalarının uluslararası düzeyde görünürlüğünü artırması açısından önemli bir kazanım olduğunu belirtti.

Sol, ERIH+’ın özellikle farklı Avrupa dillerinde üretilen zengin akademik birikimin uluslararası bilimsel iletişim içerisinde görünürlük kazanmasına katkı sunması bakımından önemli bir işlev üstlendiğini ifade etti.

Bu gelişmeyle birlikte dergide beşerî bilimler alanında yayımlanan akademik çalışmaların daha geniş bir uluslararası araştırmacı kitlesine ulaşması ve derginin bilimsel etkileşiminin güçlenmesi bekleniyor

Meriç’te yeni kürek heyecanı

Türkiye Kürek Federasyonu tarafından düzenlenen 2026 Yeşilay Gençler Türkiye Şampiyonası, 21-23 Ağustos 2026 tarihleri arasında Edirne Meriç Nehri 100. Yıl Kürek Parkuru’nda gerçekleştirilecek.

Yarışlar, Türkiye’nin dört bir yanından genç sporcuların katılımıyla su üstünde kıyasıya mücadelelere sahne olacak. Genç kürek sporcuları Meriç Nehri 100. Yıl Kürek Parkuru’nda madalya için kürek çekecek.

Türkiye Kürek Federasyonu, Merkez Hakem Kurulu’nun organizasyon için hakem görevlendirmelerini tamamladığını duyurdu. Buna göre, 21 – 23 Ağustos 2026 tarihinde Meriç Nehri – 100. Yıl Kürek Parkuru’nda yapılacak olan Yeşilay Gençler Türkiye Şampiyonası için Merkez Hakem Kurulu tarafından görevlendirilen hakemler şöyle:

Sezin KOTRA

Nesrin GÜNGÖR

Gökçe DENİZ

Neslihan CELİK

Nurhan ÜNALAN

Murat GÜNALP

Hakan GÖREGEN

Faruk TOSUN

Ayhan AKGÜL

Suleyman SAMİ AKMAN

Sinansert

Onur Utku DEMİR

YEŞİLAY SPOR KULÜBÜ

Yeşilay Spor Kulübü’nce sosyal medya hesabından gerçekleştirilen yarışmaya ilişkin paylaşımda, “Yeşilay Türkiye Kürek Şampiyonası başlıyor. Sporun birleştirici ve iyileştirici gücüyle su üstünde kıyasıya bir mücadeleye sahne olacak bu dev organizasyonda, sporcularımız sağlıklı bir gelecek için küreklere asılacak. Siz de bu büyük heyecana ve coşkuya ortak olun!” ifadelerine yer verildi.

ÇEYREK DEMOKRASİ

25 yıl önce kurulan Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) 24 yıldır ülkemizi yöneterek tarihe geçmiştir. Olumlu ve olumsuz yönlerini, yaptıklarını ve ülkemizin geleceğine etkisini tarihçiler yazacaktır. Ben çeyrek asır süresince yaşadıklarımı paylaşmak isterim.

3Y’yi (Yoksulluk, Yolsuzluk, Yasaklar) yok etmek amacıyla çeyrek asır önce iktidar olan AKP devri sonrasında bugün, o günlerin 3Y durumunu arar durumdayız. Bir bakalım:

Biz yaştakiler emekli olduğunda ev, araba alabiliyorduk. Emekli olarak daha rahat yaşayabiliyorduk. Bugün emekli olmak hayal ve emekliler de sürünür duruma geldik.

Çalışanların maaşları alım gücü olarak geriledi. Ölümleri arttı. Çalışma koşulları ve sendikal örgütlenmeleri geriledi.

Çalışan ölümleri gibi kadın ölümleri ve okullu olarak sanayide çalışan çocuk ölümleri de arttı.

AKP iktidara geldiğinde bir milyondan az kişiye yoksulluk yardımı yapılıyor iken bugün yirmi milyonu aştı. Acı olan yoksulluğu yok etmekle yükümlü iktidarın bundan övünç duymasıdır.

Dünyada enflasyonu en yüksek olduğu beş ülkeden biriydik bugün de aynı.

İşçi sayısı nüfus gibi elbette arttı ama bu artış nüfusa oranla düştü. İşsizlik olağanlaştı.

Basın özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında son yirmideydik. Yine aynı.

Sağlıkta hastane sıraları olmayacak diyerek devrim denen uygulamalar yapıldı. İnternetten randevu alamamak, doktor muayene süresinin yetersizliği gibi onlarca yeni sorunlar oluştu ve hastane koridorlarında sıralar da bitmedi, arttı. Öte yandan sağlık hızla ticarete dönüştü. İlaç katılım payı her gün artıyor. Sermayenin yaptığı şehir hastanelerine müşteri (hasta) garantisi veriliyor. Sağlıkta şiddet her gün artıyor.

Sağlık gibi eğitimde de özel eğitim teşvik ediliyor. 24 yıl önce %5’lerde olan özel eğitim bugün %20’leri aşmış durumda. Tercih edilmese de imam hatip okulları artıyor ve dahası fen, ticaret, endüstri meslek gibi alan okullarını önüne ‘imam hatip’ adı eklenerek din eğitiminin ağırlıklı olduğu bir sitem hayata geçiriliyor.

Doğamız ticari işletmelere açılıyor. Bu alanda tarım, hayvancılık ve ormancılık ile kendine yeten aileler yaşam sürüyordu. Bugün buralara yerel halk giremez iken kepçeler, kamyonlar fink atıyor.

Toplumun ezici çoğunluğu yoksulluk değil açlık sınırı altında gelirle yaşıyor.

Bir yerlere seçilenler kendisini seçenlere hesap vererek istifa etmesi gerekirken geçmişte Fırıldak Kubilay örneğini de aşan parti değişimleri utanç verir hale geldi. Dönenler ve ahlaksızlar AKP’nin koşarak gittiği barınak oldu. Siyasette seviye dipte.

İlerleme sağlanan durumlar da var.

Örneğin en büyük büyük adliye sarayları, hapishaneler, cezaevleri nüfus artışına göre kat be kat fazla arttı. Ve yargı bağımsızlığında 143 ülke arasında 118’inci sıradayız.

AKP’nin başarılı olduğu bir alanda kamuya ait gelir getiren tüm tesis ve alanları özel sektöre aktarmasıdır. Ayrıca “bedava” diyerek törenlerle açılan yol, tünel, köprü, okul, hastane gibi yapıları özel sektöre yaptırarak 30-40 yıl müşteri garantili ödeme sözü verilmesidir.

Son 24 yıl sonunda geldiğimiz noktada güvensiz geleceği gören yeni kuşaklar basın yayın organlarının dizileri, filmleri yayınlarının da etkilemesiyle küçük yaşlarda mafyacılık oyununa özenmekte. Bu özenme sonunda suça yönelen çocuklar, akran zorbalığı toplumu sarmaktadır.

Ülkemizin bu duruma düşmesi yerel yönetimleri de gelecek kuşakları da olumsuz etkilemektedir. Bu kaos ve korku sonucunda güvensiz toplum, yetersiz direniş olmakta ve şikâyet ettiğimiz tekil olaylar genelleşmektedir.

Bir asrı aşan cumhuriyetimiz, eksikleri adım adım tamamlayan bir toplum dinamizmi ile ilerler iken; AKP’nin çeyrek asırlık yönetimi sonrasında çeyrek demokrasiye düştü. Toplum olarak dikenlerini yok etmek isterken AKP zamanında coğrafyamıza rüzgâr ekildi.

25 yıl önce 3Y yok olacak diye iktidar olup bugün durum eksilme değil arttı ise hikayede olduğu gibi “biz bu b..u niye yedik?

Umarız bu rüzgârı gelecekte fırtına olarak görmeyiz. Bunun için de umudu olanların bir arada geleceği kurtarma mücadelesi vermesidir.