Karaağaç’ta “Tür Say” etkinliği

Trakya Üniversitesi Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi, Trakya Üniversitesi Doğa Tarihi Müzesi ile Trakya Üniversitesi Balkan Arboretumu ve EDTU Herbaryumu Uygulama ve Araştırma Merkezi iş birliğinde düzenlenen “Tür Say” Etkinliği, Karaağaç Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi.

Etkinliğin açılışında konuşan Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan, Karaağaç Yerleşkesi’nin sahip olduğu biyolojik çeşitliliğin kayıt altına alınmasının önemine dikkat çekerek, etkinliğin kampüsün doğal mirasının belgelenmesine katkı sağlayacağını söyledi.

Trakya Üniversitesi Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Beste Karakaya Aytin ise etkinlik kapsamında elde edilecek verilerin kampüsün canlı türleri envanterinin oluşturulmasına önemli katkılar sunacağını ifade etti.

Açılış konuşmalarının ardından Doğa Koruma ve Milli Parklar Edirne Şube Müdürlüğü tarafından Edirne’nin biyolojik çeşitliliğine ilişkin bir sunum gerçekleştirildi. Sunumun ardından katılımcılar kampüsün farklı noktalarında gözlem çalışmaları yaparak bitki, böcek, mantar ve kuş türleri başta olmak üzere çok sayıda canlı türünü kayıt altına aldı.

Etkinlik boyunca Trakya Üniversitesi Biyoloji Bölümü Zooloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nurten Hacet, Trakya Üniversitesi Balkan Arboretumu ve EDTU Herbaryumu Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Necmettin Güler ile Trakya Üniversitesi Doğa Tarihi Müzesi Sorumlusu Osman Özmen Yeltekin, katılımcılara türlerin tanımlanması konusunda rehberlik ederek gözlemlerin bilimsel doğrulukla kaydedilmesine katkı sundu.

Etkinliğe Trakya Üniversitesi Zeynep–Mustafa Taş Uygulama Anaokulu öğrencilerinin de katılması programa ayrı bir renk kattı. Öğrenciler ve diğer katılımcılar, birçok canlı türünü yakından tanıma fırsatı bulurken kampüsün biyolojik çeşitliliğinin ortaya çıkarılmasına da katkı sağladı. Programda ayrıca Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu üyeleri Dr. Öğr. Üyesi Emine Keleş Özgenç ile Öğr. Gör. Dr. Enes Özgenç de yer aldı.

Akademik ve idari personel, doğa gönüllüleri ile öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikte elde edilen gözlem verilerinin değerlendirilmesinin ardından sonuçların kamuoyuyla paylaşılacağı ve çalışmanın diğer yerleşkelerde de sürdürülmesinin planlandığı belirtildi.

Edirne’de 1 ay voleybol rüzgarı

İsmail DEMİRAY

Edirne Valiliği himayesinde, Edirne Voleybol İl Temsilciliği tarafından düzenlenen “2026 Yılı Kurum ve Kuruluşlar Voleybol Turnuvası” Edirne Spor Salonu’nda başladı.

A, B, C, D, E olmak üzere 5’erli 5 grupta gerçekleştirilen turnuvada 25 takım bulunuyor. 27 maçın Edirne Spor Salonu’nda oynanmasının ardından turnuvada karşılaşmalar 1 Temmuz 2026 Çarşamba gününden itibaren Mimar Sinan Spor Salonu’nda oynanmaya başlayacak. 8 Temmuz 2026 Çarşamba günü sona erecek grup maçları kapsamında tam 50 karşılaşma yapılacak. Turnuvaya yarın 6 karşılaşma ile devam edilecek.

11 Haziran 2026 Perşembe günü oynanan turnuvanın açılış karşılaşmasında Keşan DOÇEK, Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü voleybol takımı ile karşı karşıya geldi. Müsabakaya yüksek konsantrasyonla çıkan ve baştan sona üstün bir oyun sergileyen geçen yılın şampiyonu DOÇEK, rakibi karşısında sahadan 2-0’lık net bir skorla galip ayrılmayı başardı. Gecenin ikinci ve üçüncü maçında da Tarım İl Müdürlüğü ve Karadenizliler Derneği de rakiplerini aynı skorla geçmeyi başardı.

1.GÜN TOPLU SONUÇLAR

Çevre ve Şehircilik  2-0 Keşan DOÇEK

12-25, 19-25

Tarım İl Müdürlüğü 2–0 Özel Harekat

25-15, 25-8

Karadenizliler Derneği 2–0 DSİ (2)

25-8, 25-12

2.GÜN PROGRAMI

16 Haziran 2026 Salı

T.Ü. Hastane – Şehir Gönüllüleri Derneği

20.00

Öz Trakya – Yenimuhacir

21.00

Veteranlar – Emniyet Müdürlüğü

22.00

GRUPLAR:

A Grubu:

Keşan DOÇEK, Çevre ve Şehircilik, Tarım İl Müdürlüğü, Özel Harekat, Açık Cezaevi

B Grubu:

Karadenizliler Derneği, T.Ü. Hastane,  DSİ (2), Şehir Gönüllüleri Derneği, TED Koleji

C Grubu:

Öz Trakya, Veteranlar, Emniyet Müdürlüğü, Yenimuhacir, TÜ Aile Hekimliği

D Grubu:

DSİ (1), Hasköylüler Derneği, Balkan Akademi, Sosyal Hizmetler, TÜ Dekanlık

E Grubu:

L Tipi Cezaevi, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Zirai Karantina Müdürlüğü, F Tipi Cezaevi, Meriç Kaymakamlık

KEŞAN DOÇEK YİNE İDDİALI

Turnuvaya net bir galibiyetle ve moralli başlayan Keşan DOÇEK Voleybol Takımı, bu sonuçla şampiyonluk kupasını Keşan’a getirme konusundaki kararlılığını ilk maçtan ortaya koydu. Kulüp yetkilileri maç sonu yaptıkları değerlendirmede, sahada muazzam bir özveriyle mücadele eden ve turnuvaya galibiyetle başlayan tüm sporcuları tebrik ederek başarılarının devamını diledi.

MAVİ BAYRAK

Uluslararası Çevre Eğitim Vakfı’nca (FEE) 2026 Ulusal Mavi Bayrak Ödül Töreni, geçtiğimiz günlerde İzmir’in Foça ilçesinde gerçekleştirildi.

Haziran ayı ile birlikte deniz sezonu açılırken, dünyanın ender körfezlerinden biri olan Saros’un kıyılarına sahip Edirne ise yeni sezona yine mavi bayraksız plajlar ile giriyor.

Türkiye’nin Mavi Bayrak Haritası’na göre 21 il’de mavi bayraklı plaj bulunuyor.

Edirne ise Kastamonu, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin ve Hatay  ile birlikte Mavi Bayrak dalgalanmayan iller arasında yer alıyor.

Buna ilişkin haberi geçen hafta Perşembe günü, “Mavi Bayrak yerine foseptik!” başlığı ile okurlarımızla paylaştık.

Bu arada Ulaş Demiray, bundan bir gün önce “Enez Mektubu” başlıklı köşesinde aynı konuya çok yakın bir yazı kaleme aldı: Enez’de kanalizasyon sorunu nasıl çözülür?

Ayrıca yine geçen hafta Cuma günü DSİ emekli Bölge Müdür Yardımcısı Hüseyin Erkin gazetemize yaptığı “Ergene” açıklamasında da  müzmin hale gelen nehirdeki kirliliğin havzaya telafisi mümkün olmayan zararlar verdiğini, Saros Körfezi’nin de korkulu rüyası haline geldiğini vurguladı.

**

Haziran geldi.

Deniz sezonu açıldı.

Türkiye’nin dört bir yanında Mavi Bayraklar göndere çekildi.

Turizm bölgeleri ödüllerle övündü.

Ülke, dünyanın en fazla Mavi Bayraklı plajına sahip üçüncü ülkesi olma başarısını bir kez daha kutladı.

Peki ya Edirne?

Yazıya girişte de altını çizdiğimiz gibi, Saros Körfezi gibi dünya ölçeğinde değere sahip bir doğal mirası bünyesinde barındıran Edirne…

**

Aslında mesele bayrak değil.

Mavi Bayrak bir sonuçtur.

Temiz suyun, düzgün altyapının, çalışan arıtmanın, çevre yönetiminin ve kamusal sorumluluğun sonucudur.

Biz ise yıllardır sonuca bakıp nedenleri konuşmuyoruz.

Enez’den gelen haberler ortada.

Bir yanda dereye karıştığı iddia edilen foseptikler…

Bir yanda yaz nüfusunu taşıyamayan arıtma tesisleri…

Bir yanda sahilde tuvalet ve duş eksikliği…

Bir yanda lagün göllerine ve Meriç Nehri’ne bırakıldığı öne sürülen atıklar…

Sonra da “Neden Mavi Bayrak alamıyoruz?” diye soruyoruz.

**

Asıl soru şu olmalı:

Mavi Bayrak’ın istediği şartların kaçını yerine getirebiliyoruz?

Çünkü denize akan her kirli su yalnızca çevre sorunu değildir.

Turizm sorunudur.

Ekonomi sorunudur.

Halk sağlığı sorunudur.

Ve geleceğe bırakılan bir faturadır.

Üstelik sorun yalnızca Enez’in kanalizasyonu da değildir.

**

Kırk yılı aşkın süredir Trakya’nın başına bela olan Ergene kirliliği hâlâ çözüm bekliyor.

Yıllardır hazırlanan raporlara, açıklanan eylem planlarına ve verilen sözlere rağmen nehir hâlâ kirli akıyor.

Bu kirliliğin Saros Körfezi için oluşturduğu risk uzmanlar tarafından tekrar tekrar dile getiriliyor.

**

İşin en düşündürücü yanı ise şu:

Türkiye’nin birçok ilinde Mavi Bayrak sayısı her yıl artarken Edirne hâlâ “olmayanlar” listesindeki yerini koruyor.

Üstelik Edirne’nin dezavantajı denize sahip olmaması değil; sahip olduğu kıyıların hak ettiği standartlara ulaştırılamaması.

Oysa elimizde sıradan bir sahil yok.

Saros Körfezi var.

Dünyanın gıpta ettiği doğal bir miras var.

Belki de artık “Bu yıl kaç turist geldi?” sorusundan önce “Bu yıl denizimize ne kadar sahip çıktık?” sorusunu sormanın zamanı gelmiştir.

Aslında mesele bir ödül kazanmak da değildir.

Mavi Bayrak alınmasa bile denizin temiz kalması gerekir.

Ancak Mavi Bayrak, bir kentin çevreye ne kadar özen gösterdiğinin uluslararası ölçekte tescillenmiş göstergesidir.

Edirne’nin açmazı da tam burada ortaya çıkıyor.

Çünkü bazı bayraklar direğe çekilerek kazanılmaz.

Önce vicdanlara çekilir.

Sonra sahillere…

Ve ancak ondan sonra göndere…

TABELAYA SAHİP ÇIKILARAK ATATÜRKÇÜ OLUNMAZ….

Mustafa Kemal “Benim iki büyük eserim vardır; biri Türkiye Cumhuriyeti diğeri Cumhuriyet Halk Partisi’dir” demiş ya; o nedenle kimisi kurnazlığından, kimisi de aptallığından bu söze istinaden Kııçdaroğlu’nun bir CHP hareketi değil bir ihanet kumpası olduğunu görmüyor, görmek istemiyor.

Atatürk bunu söylediğinde ülkede başka hiçbir legal siyasi parti yoktu. Bu O’nun Milli İradenin gerçekleşmesinde siyasi partilerin gerekliliğine olan inancının bir ifadesi idi. Nitekim M. Kemal’in CHP’nin yanında Komünist Parti ve Serbest Fırka gibi siyasal parti deneyimleri de olmuştu. Kendi sınırsız yetkilerini siyasi partiler kurarak onlarla paylaşmaya hazır bir önderi anlamak bugünkü aydın geçinenler için ebette kolay olmuyor.

***

1940’larda CHP’den ayrılarak Demokrat Parti’yi kuranlar, Atatürk CHP’sinin kadrolarıydı. Kurucuların başındaki Celal Bayar Atatürk döneminin son başbakanıydı. DP “Açık oy, gizli sayım” rezaleti nedeniyle 1946 da yeterli başarıyı sağlayamasa da 4 yıl sonra 1950’de mutlak bir çoğunlukla iktidara geldiler.. Yani “CHP’den ayrılıp parti kuranlar başarılı olamaz onun için ne pahasına olursa olsun CHP’den ayrılmayalım” saptaması harman yerinde kirpi arayanların sarıldıkları bir yalandır…

2000’li yılların başında Fazilet Partisi’nden ayrılarak AKP’yi kuranların bir buçuk yıl sonra iktidara gelmelerini kimse görmezden gelmemelidir. Değişim ve ayrılıklar, “İnce İnce” Muharrem İNCE’n yaptığı gibi kişisel hesaplarla olursa bazen tabana ihanet konusunda işe yarasalar da elbette bir yere varmaz. Bugün taban, butlana bulaşmış Kılıçdaroğlu CHP’sinin değil %99 u ile Özgür Özel’in yasal direnişinin arkasındadır. Bu güç gevezeliklerle heba edilmemelidir.

***

12 Eylül sonrası CHP tabanını temsilen 3 ayrı parti ortaya çıktı. 1983 seçimlerinde Halkçı Parti (galiba %30 oy alarak ) ana muhalefet partisi oldu. Daha sonra cumhuriyetçi ve sosyal demokrat tabanın SODEP (Sonra SHP) ve Ecevit’in DSP’si ile ikiye bölündüğü yıllar yaşandı.. Yapılan seçimlerde DSP başarılı olamayınca Ecevit istifa etti ama yine ANAP’ın (Özal’ın) hazine yardımı garantisi vermesi ile yani kumpası ile tekrar genel başkan oldu. Bir süre sonra ANAP’ın gayretleri ile CHP adı altında yeni bir oluşum daha ortaya çıktı.. O süreçte yerel seçimlere bu üç sol görünümlü parti ayrı ayrı adaylarla seçime katıldı. Böylece Ankara GÖKÇEK’e ve İstanbul Tayyip Erdoğan’a AKP’ye ikram edilmiş oldu. Yani CHP tabelası işe yaramadı.

***

Kısacası Sosyal demokrat hareket ne zaman güçlenip alternatif olmaya kalksa sağ parti liderlerinin kumpasları ile olay yeniden şekillendiriliyor ve bu hareket kontrol altına alınıyor. Tüm bu kumpasların ana fikri de ”Aman CHP’den ayrılmayalım. Atatürk’e ihanet etmiş olmayalım” gibi mantıksız ama duygusal inancın hakim olmasını sağlamaktı.. Egemenler, Demokrat Parti hareketi hariç her kumpasta başarı sağlayıp CHP’yi ne idüğü belirsiz bir hale getirdiler.. 3 kurultay üst üste yenilgisini sağlayarak “Siyasi mefta” diye düşündüğümüz Baykal’ı da “CHP’yi yeniden kurun” diyerek kuyudan çıkarttılar. Kuyudan çıkanlar Partiyi TEK ADAM anlayışıyla, iktidarı hedeflemeden, ana muhalefet partisi olarak, dev parti merkezinden, bir elleri yağda, bir elleri balda olarak yönetilen ülkenin en büyük holdingi haline getirdiler. Sevigen’ler, Yarkadaş’lar, Tekinler, Öztraklar, Kılıçdaroğlu, Muharrem ince gibileri o dönemin Baykal Okulu mezunlarıdır.

***

SONUÇ : Yeni bir parti için acele edilmese de geç de kalınmamalı ve bu % 1,5’luk yeni CHP, muhatap kabul edilerek daha fazla şereflendirilmemelidir. Herkes artık yeni bir parti ya da oluşuma hazır olmalıdır. Çünkü it ürüse de kervan yürüyecektir..

Bu ayrılık CHP’den bir kopuş değil CHP’nin bağırsaklarını temizleme açısından artık kaçınılmaz bir bir görevdir, hayırlı bir sondur.

ÇOĞUNLUK RAĞBETİ

Bakıyoruz, dünya çoğunluğu sapakları tercih etmekte. Emperyalizm de bunlardan en semirmiş, güçlenmiş olanı!..
Emperyalizm nasıl bir yoldur?.. Dünya insanlığına, dünya doğası ve tabiat valıklarına, KÂR, TALAN gözüyle bakan bir anlayışın yönetimidir. Maddi zenginliği ve fiziki gücü elde etmek için, her türlü, hileye, yıkıma, fitne ve fesada başvurmaktan çekinmez.
Dünyada, cümle HALK EDİLMİŞLERİN yaşam haklarını, hiçe sayarlar hatta soylarını süratle katletmekten çekinmezler!..
Dünya doğası, tabiat varlıkları, insanlar, onlar için sömürülüp, kâr edilecek ARAÇLARDAN ibarettir. Daha büyük araba, daha fazla ev, eşya, servet, heves ve egolarının peşindeki çoğunluk için çok zor gözüküyor, değil mi?..
HEVESLER, DOLARI BOYNUNA DOLAYINCA YANDIN!..

TERCİH VE CÜMLE ALEME VERİLEN ZARARLARIN KAÇINILMAZ SONUÇLARI BİZDE!.. Rabbimiz Kuran’da onlarca ayet de açık açık bildirmiş, çocuk okusa anlar!..

Kuran’ı Kerim. Sure 11/Ayet 15:
Kim dünya keyfini, ziynet ve debdebesini isterse, onlara dünyada amellerini tamamen veririz. Onlar burada noksan görmezler.
11/16: Bunlar o kimselerdir ki, Ahrette kendilerine ateşten başka bir şey yoktur. Yaptıkları ameller boşa gitmiştir. Zaten bütün yapmış oldukları şeyler boştur.

EDİRNE İCRA DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ

Örnek No:55*

T.C.
EDİRNE
İCRA DAİRESİ
2026/1523 ESAS
TAŞINMAZIN GAZETE VEYA İNTERNET HABER SİTESİ İLANI

Bir borçtan dolayı aşağıda cins, miktar ve değerleri yazılı mallar satışa çıkarılmış olup mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2026/1523 ESAS sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.
Satılmasına karar verilen taşınmazın cinsi, mahiyeti, bulunduğu yer, muhammen kıymeti ve önemli vasıfları:
1 NO’LU TAŞINMAZIN
Özellikleri : Edirne İl, Lalapaşa İlçe, YÜNLÜCE Köyü, Çallı Tepe Mevkii, 144 Ada, 15 Parsel tarla vasfındaki taşınmaz. Ayrıntılı bilgilere dosyamızdan veya artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2026/1523 ESAS sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.
Adresi : Yünlüce Köyü Çallı Tepe Mevkii 144 Ada 15 Parsel Lalapaşa / EDİRNE
Yüzölçümü : 13.453,13 m2
Kıymeti : 1.345.313,00 TL
KDV Oranı : %10
Kaydındaki Şerhler: Dosyamızdaki ve tapu kaydındaki gibidir.
Artırma Bilgileri

1.ArtırmaBaşlangıç Tarih ve Saati : 12/08/2026 – 10:04
———————————————————————————————————–
Bitiş Tarih ve Saati : 19/08/2026 – 10:04
2.ArtırmaBaşlangıç Tarih ve Saati : 07/09/2026 – 10:04
———————————————————————————————————–
Bitiş Tarih ve Saati : 14/09/2026 – 10:04

2 NO’LU TAŞINMAZIN
Özellikleri : Edirne İl, Lalapaşa İlçe, YÜNLÜCE Köyü, Dere Boyu Mevkii, 138 Ada, 7 Parsel tarla vasfındaki taşınmaz.Ayrıntılı bilgilere dosyamızdan veya artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2026/1523 ESAS sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.
Adresi : Yünlüce Köyü Dere Boyu Mevkii 138 Ada 7 Parsel Lalapaşa / EDİRNE
Yüzölçümü : 1.655,21 m2
Kıymeti : 331.042,00 TL
KDV Oranı : %10
Kaydındaki Şerhler: Dosyamızdaki ve tapu kaydındaki gibidir.
Artırma Bilgileri

1.ArtırmaBaşlangıç Tarih ve Saati : 12/08/2026 – 11:05
———————————————————————————————————–
Bitiş Tarih ve Saati : 19/08/2026 – 11:05
2.ArtırmaBaşlangıç Tarih ve Saati : 07/09/2026 – 11:05
———————————————————————————————————–
Bitiş Tarih ve Saati : 14/09/2026 – 11:05

05/06/2026 (İİK m.114 ve m.126)
(*) İlgililer tabirine irtifak hakkı sahipleri de dahildir.

Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr’de (Basın: 2487208)

Gölete şen gittiler, yaslı döndüler

Olgay GÜLER

A Milli Futbol Takımı’nın 2026 FIFA Dünya Kupası’nda Avustralya ile oynadığı karşılaşma Edirne’de Gölet Park’ta kurulan dev ekrandan izlendi.

A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası’nda ilk maçını Avustralya ile oynadı. Edirne Belediyesi tarafından Gölet Park’ta dev ekran kuruldu. Saat 07.00’de başlayan karşılaşmayı izlemek için vatandaşlar ellerinde Türk bayraklarıyla alana akın etti.

Milli heyecanı dev ekrandan takip eden vatandaşlara, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan da eşlik etti.

Maçın başlama düdüğüyle coşku zirveye ulaşırken, 2-0’lık mağlubiyet vatandaşlarda üzüntü yarattı.

Saraçlar’da Balkan havası

Olgay GÜLER

Edirne Belediyesi tarafından düzenlenen, yurtiçi ve Bulgaristan’dan çok sayıda misafiri bir araya getiren Uluslararası Edirne Balkan Folklor Festivali, renkli görüntülerle gerçekleştirildi.

Edirne Belediyesi’nin bu yıl 6’ncısını düzenlediği Uluslararası Edirne Balkan Folklor Festivali, Bulgaristan ve Türkiye’den 350’nin üzerinde sanatçı ve folklor temsilcisini bir araya getirdi. Bulgaristan’ın 10 farklı ilinden 16 farklı kültür merkezine bağlı, 25 sanat topluluğundan gelen gruplar, temsil ettikleri bölgelerin geleneksel danslarını, halk şarkılarını ve kültürel ritüellerini sahneleyerek Balkan folklorunun renkli çeşitliliğini izleyicilerle buluşturdu.

Edirne’nin Balkanlar ile olan tarihi ve kültürel bağlarını güçlendirmeyi amaçlayan festivalde, geleneksel halk oyunları ve müzik gösterileri sergilendi. Renkli kostümleriyle sahne alan ekipler, performanslarıyla izleyicilerden büyük alkış aldı. Gün boyunca süren etkinliklerde vatandaşlar Balkan kültürünün farklı renklerini yakından tanıma fırsatı buldu. Festival, gün boyu devam eden etkinliklerin ardından sona erdi.

Öğrenci sınıfta, veli dışarıda ter döktü!

Olgay GÜLER

Türkiye genelinde Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) 8’inci sınıf öğrencilerine yönelik düzenlediği Liselere Geçiş Sınavı (LGS) kapsamında, Edirne’deki öğrenciler sınıflarda ter dökerken, veliler de okul bahçeleri ve çevrelerinde ter döktü.

LGS’ye girecek öğrenciler, Cumartesi sabahı aileleriyle birlikte sınav merkezlerine geldi. Saat 09.30’da başlayan sınav öncesinde adaylar saat 09.00’dan itibaren okullara alınırken, veliler çocuklarını kapıya kadar uğurladı. Öğrencilerin sınav salonlarına geçmesinin ardından veliler okul önlerinde bekleyişe geçti.

İki oturum halinde gerçekleştirilen sınavda; sözel alandan oluşan birinci oturum saat 09.30’da başladı. Bu bölümde öğrencilere 50 soru yöneltilirken, 75 dakika süre verildi. Saat 11.30’da başlayan sayısal alandaki ikinci oturumda adaylar 40 soruyu 80 dakikada yanıtladı.

Yeşilay’dan geleneksel bisiklet turu

Olgay GÜLER

Yeşilay tarafından Türkiye genelinde eş zamanlı olarak düzenlenen 13. Geleneksel Yeşilay Bisiklet Turu, Edirne’de yaklaşık 350 gönüllünün katılımıyla gerçekleştirildi.

Yeşilay’ın bu yıl 13’üncüsünü düzenlediği geleneksel bisiklet turunun Edirne ayağı, Mimar Sinan’ın ‘ustalık eserim’ dediği, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ndeki tarihi Selimiye Camisi meydanından start aldı. Her yaştan yaklaşık 350 gönüllünün katıldığı turda, sporcular Saraçlar Caddesi güzergahı üzerinden ilerleyerek tarihi Tunca ve Meriç köprülerinden geçti. Yoğun katılımın olduğu etkinlik, Söğütlük Millet Bahçesi’nde sona erdi.

‘2026 YILINI BAĞIMSIZLIK YILI İLAN ETTİK’

Yeşilay Edirne Şube Başkanı Müzekka Bayrak, bağımlılıkla mücadelede sporun önemine dikkat çekerek, “Yeşilay, 105 yılı aşkın süredir bağımlılıklarla mücadele eden köklü bir kuruluş olarak çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir. 2026 yılını “Bağımsızlık Yılı” ilan ettik. Bu kapsamda sporun hayatımızdaki yerini daha da ön plana çıkarmaya devam ediyoruz. Çünkü spor; insanları bağımlılıklardan uzak tutan, bedeni güçlendiren, ruhu dinlendiren ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını destekleyen önemli bir yaşam biçimidir. Özellikle gençlerimizin ve çocuklarımızın sağlıklı bireyler olarak yetişmesinde sporun büyük bir rolü olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle Yeşilay olarak farkındalık oluşturan etkinliklerimizi sürdürmeye devam edeceğiz. Bugün gerçekleştirilen bisiklet turumuz da bu anlayışın önemli bir parçasıdır” dedi.

HEDİYE ÇEKİLİŞİ YAPILDI

Turun bitiş noktası olan Söğütlük Millet Bahçesi’nde katılımcılar için hediye çekilişi düzenlendi. Çekilişin ardından kazananlara hediyelerinin takdim edilmesiyle program sona erdi.