Bosna-Hersek’te Edirne rüzgarı

Edirne REKFOD Spor Kulübü, Bosna-Hersek’in Mostar (Blagay)  ve Jablanica şehirlerinde düzenlenen Neretva Festivali kapsamında gerçekleştirilen etkinliklere katılarak Türkiye’yi uluslararası platformda temsil etti.

Sporun yalnızca bir mücadele alanı değil, aynı zamanda farklı toplumları buluşturan güçlü bir dostluk ve dayanışma aracı olduğunu bir kez daha ortaya koyan organizasyonda REKFOD Spor Kulübü, farklı ülkelerden gelen katılımcılarla bir araya geldi.

TÜRKİYE’Yİ BAŞARIYLA TEMSİL ETTİLER

Festival kapsamında gerçekleştirilen etkinliklerde yer alan REKFOD Spor Kulübü, Türkiye’nin spor ve kültür alanındaki değerlerini Bosna-Hersek’te tanıtma fırsatı buldu.

Kulüp temsilcileri, organizasyon boyunca farklı ülkelerden sporcular ve katılımcılarla iletişim kurarak yeni dostluklar kurarken, sportif faaliyetlerin yanı sıra kültürel paylaşım açısından da önemli kazanımlar elde etti.

REKFOD Başkan Yardımcısı Refik Şahin de organizasyonda kulübü temsil eden isimler arasında yer aldı.

NERETVA’NIN KIYISINDA DOSTLUK BULUŞMASI

Mostar ve Jablanica’da gerçekleştirilen festival, sporun evrensel ve birleştirici yönünü ön plana çıkarırken, katılımcılara farklı kültürleri yakından tanıma fırsatı sundu.

Neretva Nehri’nin çevresinde gerçekleşen etkinliklerde sporun enerjisi ile kültürel paylaşım bir araya geldi. Farklı ülkelerden gelen katılımcılar, ortak sportif değerler etrafında buluşarak dostluk ve dayanışma mesajları verdi.

REKFOD Spor Kulübü’nün organizasyona katılımı da Türkiye ile Bosna-Hersek arasındaki güçlü gönül bağlarının spor aracılığıyla daha da pekişmesine katkı sağladı.

“SPORUN BİRLEŞTİRİCİ GÜCÜNE İNANIYORUZ”

REKFOD Spor Kulübü Başkanı Ahmet Dörtler tarafından yapılan değerlendirmede, uluslararası organizasyonda Türkiye’yi temsil etmekten büyük gurur duyulduğu belirtilerek, sporun dostluk, kardeşlik, kültürel paylaşım ve uluslararası dayanışmayı güçlendiren önemli bir unsur olduğu vurgulandı.

Kulüp açıklamasında, kendilerini Bosna-Hersek’te ağırlayan Neretva Festivali organizasyon komitesine ve emeği geçen herkese teşekkür edilerek, uluslararası organizasyonlarda Türkiye’yi temsil etmeye devam edileceği mesajı verildi.

HEDEF: TÜRKİYE’Yİ ULUSLARARASI ARENADA TEMSİL ETMEK

REKFOD Spor Kulübü Başkan Yardımcısı Ayfer Filiz yaptığı açıklamada, REKFOD Spor Kulübünün Mostar (Blagay)  ve Jablanica’daki Neretva Festivali’ne gerçekleştirdiği katılımla yalnızca sportif bir organizasyonda yer almakla kalmadı; aynı zamanda Türkiye’nin kültürel değerlerinin tanıtılmasına ve ülkeler arasındaki dostluk köprülerinin güçlendirilmesine katkı sundu.

Kulüp, bundan sonraki süreçte de ulusal ve uluslararası organizasyonlarda aktif rol alarak sporun birleştirici gücünü daha geniş kitlelere ulaştırmayı ve Türkiye’yi başarıyla temsil etmeyi hedefliyor.

REKFOD Başkan Yardımcısı Refik Şahin’in de yer aldığı Mostar (Blagay) ve Jablanica programı, kulüp açısından hem sportif hem de kültürel anlamda önemli bir uluslararası deneyim olarak kayıtlara geçti.

TÜ Boşnak Gençliği Zirvesi’nde

Trakya Üniversitesi heyeti, Türkiye Bosna Sancak Derneği tarafından İstanbul’daki dernek binasında gerçekleştirilen “Uluslararası Boşnak Gençliği Zirvesi 2026” programına katıldı.

Zirvede Trakya Üniversitesini Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Müberra Gürgendereli, Balkan Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Sabri Can Sannav ve Dış İlişkiler Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Rifat Gürgendereli temsil etti.

Türkiye ve Balkan coğrafyasından akademisyenleri, kurum temsilcilerini ve gençleri bir araya getiren zirvede; Boşnak kimliği, tarihi, dili ve edebiyatının yanı sıra kültür diplomasisi, gençlik, spor, yapay zekâ ve sosyal medya konuları ele alındı. Panel ve oturumlarda Bosna Hersek ve Boşnak toplumunun tarihî ve kültürel birikimi ile gençlerin gelecekteki rolü üzerinde duruldu.

Heyet, program kapsamında Türkiye Bosna Sancak Derneği Başkanı Muhammed Sancaktar ile de bir araya gelerek ortak çalışmalar ve iş birliği imkânları üzerine değerlendirmelerde bulundu. Trakya Üniversitesi heyeti ayrıca farklı kurum ve kuruluşların temsilcileriyle görüşerek Balkanlara yönelik akademik çalışmalar, kültürel ilişkiler ve uluslararası iş birliği imkânları üzerine görüş alışverişinde bulundu

Edirne’de Ana Arı Yetiştiriciliği Eğitimi

Edirne’de arıcılık sektörünün geliştirilmesi, verim ve kalite düzeyinin artırılması amacıyla yürütülen eğitim çalışmaları devam ediyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı Ana Arı Yetiştiriciliği Talimatnamesi kapsamında, Edirne’de faaliyet gösteren arıcılara yönelik “Ana Arı Yetiştiriciliği Eğitimi” başladı.

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Devrim Oskay tarafından verilen eğitimde; ana arı yetiştiriciliğinin temel prensipleri, damızlık materyal seçimi, kaliteli ana arı üretim teknikleri ve koloni verimliliğinin artırılmasına yönelik teknik ve uygulamalı bilgiler aktarılıyor.

Eğitim programıyla arıcıların ana arı yetiştiriciliği konusunda bilgi ve uygulama becerilerinin geliştirilmesi, nitelikli ana arı üretiminin yaygınlaştırılması ve arıcılık faaliyetlerinde verimliliğin artırılması hedefleniyor.

Edirne Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün paylaşımında, “Edirne’de arıcılığın geliştirilmesi ve üreticilerimizin teknik kapasitesinin artırılması amacıyla eğitim ve saha çalışmalarımızı sürdürüyor, üreticilerimizin yanında olmaya devam ediyoruz” ifadelerine yer verildi.

Keşan Belediyesi Meclisi hibeler için toplandı

Keşan Belediye Meclisi’nin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nca iki adet çöp kamyonu alımı için 12 milyon 600 bin TL yardım tahsisi, çevre düzenlemesi, yol, kaldırım yapımları için Türkiye Çevre Ajansı’nca 5 milyon TL mali teknik destek ile İLBANK A.Ş. tarafından 10 milyon TL hibe, Çevre Ajansı’nca 5 milyon TL hibe, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından da asfalt üretiminde kullanılmak üzere 250 ton bitümün maddesinin hibesinin görüşüldüğü olağanüstü toplantısı yapıldı.

Keşan Belediye Meclisi’nin 2026 Ağustos Ayı Olağanüstü Meclis Toplantısı, dün gerçekleştirildi. Belediye Meclis Salonu’nda, saat 15.00’da başlayan toplantıya, Keşan Belediye Başkanı Op. Dr. Mehmet Özcan başkanlık yaptı. Mecliste yoklamaların alınmasının ardından gündem maddelerinin görüşülmesine geçildi.

Gündemin birincisi maddesinde yer alan “Temizlik İşleri Müdürlüğünün Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü’nün ‘Çevre Geliri Karşılığı Yardım (ÇTA-Edirne Keşan Belediye Başkanlığı)’ konulu yazısı ile Belediyeye çevre temizlik hizmetlerinde kullanılmak üzere 2 adet büyük çöp toplama aracı (13+1,5 m³ hidrolik sıkıştırmalı çöp kamyonu) alımı amacıyla 12.600.000,00 TL tutarında çevre geliri karşılığı yardım tahsisi oy birliğiyle kabul edildi.

Toplantının ikinci maddesinde yer alan “Makine İkmal, Bakım ve Onarım Müdürlüğünün Türkiye Belediyeler Birliği tarafından Belediyeye hibe edilme talebi ile gönderilen kazıcı ve yükleyicinin hibe olarak kabulü  oy birliğiyle kabul edildi.

 ‘Türkiye Çevre Ajansı Tarafından Yapılacak Mali ve Teknik Destek İle İş Birliğine İlişkin Yönetmelik’ kapsamında yapılan değerlendirmede Mehmet Gemici Cennet Bahçesi’nin Yürüyüş Yollarının Yenilenmesi Projesinde kullanılmak üzere Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Türkiye Çevre Ajansı 5.000.000,00 TL mali teknik desteği oy birliğiyle kabul edildi.

İLBANK A.Ş. tarafından yol, kaldırım ve altyapı imalatları için 5.000.000,00 TL, belediyeye verilen hibe oy birliğiyle kabul edildi.

Türkiye Çevre Ajansı tarafından yürüyüş, bisiklet yolu ve çevre düzenlemeleri için 5.000.000,00 TL, belediyemize verilen hibe oy birliğiyle kabul edildi.

İLBANK A.Ş. tarafından ‘2026 Yılında Yol ve Kaldırım Çalışmalarında Kullanılmak Üzere Kilitli Beton Parke Taşı ve Beton Bordür Taşı Mal Alımı İşi’ için 5.000.000,00 TL, belediyemize verilen hibe oy birliğiyle kabul edildi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından 250 Ton hibe edilen Bitümün Karayolları işbirliği ile asfalt üretiminde kullanılması da oy birliğiyle kabul edildi.

Toplantının son maddesinde ise, “Mali Hizmetler Müdürlüğünün 04.08.2026 tarihli 111773 sayılı yazısı ile; 5481144800 vergi numaralı Keşan Belediyesi Personel Limited Şirketinin Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) olan sigorta prim borçlarının yapılandırılması kapsamında yapılacak taksitlendirme işleminde teminat gösterilmesi zorunluluğu bulunmaktadır. Şirket sermayesinin %100’ünün Keşan Belediyesine ait olması nedeniyle, Belediyemiz mülkiyetinde bulunan Büyük Cami Mahallesi 347 ada 1 parselde kayıtlı, 658,42 m² yüzölçümlü taşınmazın, söz konusu SGK borçlarının yapılandırılmasına ilişkin taksitlendirme işleminde teminat olarak gösterilmesi hususu Belediye Meclisince görüşülmesidir.” konusu görüşüldü. Madde oy çokluğuyla kabul edildi.

Hıdırağa SK’dan TFF’ye çağrı

Bülent AYAN

Edirne’nin amatör futbol kulüplerinden Hıdırağa Futbol Kulübü, Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) amatör futbol kulüplerine yönelik uygulamalarına tepki gösterdi.

Kulüp tarafından sosyal medya hesabından yayımlanan “Kamuoyuna Duyuru” başlıklı açıklamada, 2025-2026 ve 2026-2027 amatör futbol sezonlarında uygulamaya konulan kriterler, futbolcu yaş sınırlamaları, ücretler, kulüplere yapılması gereken ayni ve nakdi yardımlar ile amatörlerde antrenör uygulamaları gündeme getirildi.

Hıdırağa SK, amatör kulüplerin son yıllarda ekonomik açıdan giderek daha ağır bir yükün altına girdiğini savundu.

“Kulüpler ayakta kalma mücadelesi veriyor”

Açıklamada, amatör kulüplerin binlerce yetişkin, genç ve çocuğu spor faaliyetleri içerisinde tuttuğuna dikkat çekilerek, buna karşın kulüplerin TFF ücretleri, antrenman ve maç malzemeleri, deplasman giderleri, antrenör ücretleri, sporcu yemek ve harcırahları gibi çok sayıda giderle karşı karşıya kaldığı ifade edildi.

Kulübün açıklamasında, “Tüm amatör kulüpler bugün ekonomik zorluklarla var olma mücadelesini sürdürmekte, kongrelerinde sahip çıkan başkan ve yönetici bulmakta zorluk çekmektedir” görüşüne yer verildi.

Hıdırağa SK, bazı kulüplerin bir veya birkaç yöneticinin fedakârlıklarıyla ayakta tutulmaya çalışıldığını belirterek, bu durumun sürdürülebilir olmadığını savundu.

Açıklamada TFF’nin amatör kulüplere yönelik uygulamalarının da ekonomik yükü artırdığı öne sürülerek, “Amatör futbol kulüplerinin fedakâr yöneticilerinin bu zorluklarla mücadelesi yetmiyormuş gibi, ülke futboluna yön veren Türkiye Futbol Federasyonu’nun son iki yıldır amatör kulüplere maddi anlamda yüklediği ağır ekonomik şart, amatör futbol kulüplerinin sonunu getirmektedir” ifadeleri kullanıldı.

TFF kriterlerine dikkat çektiler

Hıdırağa SK açıklamasında, TFF Statüsü’nün “Görevleri” bölümüne de atıfta bulundu. Kulüp, federasyonun görevleri arasında amatör spor kulüp ve federasyonlarıyla bünyesinde futbol branşı bulunan engelli spor branşlarına “her türlü ayni ve nakdi yardımda bulunmak” bulunduğunu belirtirken, kulüp olarak 35 yıllık geçmişi içerisinde bu kapsamda bir yardım görmeklerini de ifade etti.

Dört maddelik talep

Hıdırağa SK, TFF’den dört konuda düzenleme yapılmasını istedi.

1- Amatör kulüplere ayni ve nakdi yardım yapılması

Kulüp, TFF’nin görevleri arasında bulunduğunu belirttiği ayni ve nakdi yardımların, 2025-2026 futbol sezonunda liglere katılan takımlara yapılmasını talep etti.

2- Lisans işlem bedellerinin yeniden değerlendirilmesi

Kulüp, 2025-2026 sezonunda açıklanan lisans işlem bedellerinin amatör futbol kulüplerinin ekonomik durumlarını daha da zorlaştırdığını savunarak, bu bedellerin yeniden gözden geçirilmesini istedi.

3- Yaş ve kontenjan düzenlemeleri

Hıdırağa SK, yaş uygunlukları ve kontenjan esaslarının kulüplerin kadro oluşturmasında sıkıntı yarattığını belirterek, bu uygulamaların kulüplerin mağduriyetlerini giderecek şekilde yeniden değerlendirilmesini istedi.

4- UEFA-C antrenör zorunluluğunun ertelenmesi

Kulübün özellikle dikkat çektiği konulardan biri de antrenör şartı oldu.

Hıdırağa SK, 2025-2026 sezonunda amatör kulüplere uygulanması planlanan en az UEFA-C antrenör diploması zorunluluğunun Edirne’de yeterli sayıda antrenör bulunmaması nedeniyle ertelenmesini talep etti.

ORMANLARIMIZ… BİR YIL ÖNCE ORMANLARIMIZ YANDI

Geçen yıl bugün ormanlarımız yandı. Canımızı, malımızı kurtardık ama ormanlarımızı kurtaramadık.

En büyük şanssızlığımız devam etmekte olan Çanakkale orman yangınlarıydı. Bütün yangın ekiplerinin Çanakkale’de olması sonucu geç müdahale edilmesi nedeniyle kurtulamadı Büyükevren/Gülçavuş arasındaki ormanlarımız.

Geçt de olsa yapılan müdahaleler sonunda başta Edirne Valisi Sayın Yunus Sezer ve Edirne Belediye Başkanı Sayın Filiz Gencan ve tüm ekiplerin çabalarıyla can ve mal kaybı yaşanmaması da mucize olsa gerek. Sahil halkı adına kendilerine teşekkür ediyoruz.

Gündüz başlamıştı yangın Büyükevren tarafında. Hızla ilerledi, akşam saatlerine doğru orman vasıtasıyla Gülçavuş köyüne, oradan da sahildeki yazlıklara ulaştı. Ekiplerin zamanında uyarıları sonunda Gülçavuş sahilinden konvoylarla, yürüyerek, koşarak Sultaniçe sahiline doğru bir akın başladı. Can kaygısı her şeyin üstüne çıktı.

Sultaniçe sahilinde binlerce insan birikti. Bütün gece boyunca yazlıklarının hemen dibinde devam eden sahile kadar hiç sönmeden yanan ormanlarını acı içinde seyrettik.

ÇAM AĞAÇLARI ÇIRA GİBİ YANDI

Yangının bu kadar hızla yayılmasına neden olan etken hiç kuşkusuz ormanların meşeden çam ağaçlarına dönük hatalı tercihlerdi.

Geceyi Sultaniçe sahilinde tamamladık uyumadan üzüntüyle yanan ormanlarımızı izleyerek. Sabah olduğunda büyük bir bölümü yanmış ormanlarımızdan tüten dumanlar üzüntümüzü daha da arttırdı. Geç olmayan bir saatte evlerimize dönmemiz için izin verildi.

Ormanlarımızın büyük bir bölümü yanmış, müdahaleler sonunda yazlıklarımız kurtulmuş ama yangın görüntüleri, halen yer yer devam eden ekiplerin kontrolünde halen duman tüten ormanın içinde yaptığım kısa gezintide gördüklerim içimi acıtmıştı.

Sonraki günlerde defalarca tekrar gittim yanan ormanımızın içinde. Yürümek, dolaşmak, gözlemlemek için.

TÜYLÜ MEŞELER YANGINA DİRENDİ

Dikkatimi çeken en önemli şey yanıp küle dönem çam ağaçlarına inat bölgede yoğun bir şekilde dağılmış durumda olan, yüzlerce yıldır bu bölgenin doğal bitki örtüsünü koruyan “Tüylü Meşe” ağaçlarının ve fidanlarının inadına yangına dayandığıydı.

Çıra gibi yanan çam ormanlarına karşın yangına direnen “Tüylü Meşe”lerimiz.

İlerleyen aylarda Gülçavuş, Büyükevren ve  Küçükevren köy muhtarları köylerinde yaşayan vatandaşların istekleri doğrultusunda dilekçeyle baş vururlar yetkili kurumlara;

“Bu bölgede çam ormanları olmaz, eski yıllara dönelim, bölgeyi meşe fidanlarıyla donatalım”

Bölgeyi en iyi bilen, bölgede yaşayan, çalışan, üreten köylülerimizin sesi olmuş muhtarlarımız, emeklerine sağlık.

FATMA AKSAL SÖZ VERDİ

Yaz başlangıcında bölgeye geldiğimde Sultaniçe köyüne Edirne Valisi Sayın Yunus Sezer ve Edirne Milletvekili Sayın Fatma Aksal da gelenler arasındaydı. Uygun bir anı kollayarak sayı vekilimize kendimi tanıtarak sorumu sordum;

“Sayın vekilim, yanan ormanlarımızın geleceği ile ilgili bir şeyler söylemek ister misiniz?”

“Muhtarlarımızın vermiş olduğu dilekçe bizlere ulaştı. Konu önümüzde, yetkili kurumlarla görüşmeler halindeyiz, bu bölge için en iyisini yapacağız, bundan emin olun” diye yanıtladı bizi vekilimiz. Umutlanmamız gerektiğini düşünüyoruz, umarız büyük bir hayal kırıklığı yaşamayız.

MUHTARLARIN DİLEKÇELERİ

Geçtiğimiz günlerde ormanda yürüyüşlerimiz esnasında temizlik çalışmaları yapan ekiplerden birisiyle ayak üste sohbet etme imkanı buldum. Görevli arkadaş soruma; “Şu anda temizlik çalışmaları yapıyoruz, aldığım duyum ormanın bir yıl boyunca kendi haline bırakılacağı. Şu anda ormanın her yerinde tekrar çıkan binlerce filiz var. Meşe ve çam filizleri bunlar. Eğer orman kendini onarmaya başlarsa kendi haline bırakılacak, orman kendini yenilemeyi başaramazsa tekrardan ekim yapılacakmış.”

Yine umutlanmalı mıyız diye sordum kendime. Bıraksınlar orman karar verir gelecekte olması gerekene.

 ORMAN KENDİNİ YENİLİYOR

Yine iki gün önce ormanda dolaştığımda ormanın içlerine doğru gidip dikkatle incelediğimde binlerce mini çamın fışkırır gibi çıktığına, yangına direnemeyen ama ölmemiş meşe diplerinden meşe fidelerinin yeşerdiğini gördüğümde göz yaşlarıma engel olamadım.

Ormanımız yeniden yaşama dönmeye çalışıyordu. Doğa kendini onarmaya başlamıştı bile. Eğer hatalı müdahaleler yapılmazsa birkaç yıl içinde ormanlarımızın tekrar ayağa kalktığını, doğal bir bitki örtüsüyle bölgeye can verdiğini göreceğiz.

Çocuklarımıza, torunlarımıza anlatacağımız büyük hikaye şimdi başladı.

Saros Körfezi’ne tatilci akını!

Adilhan’dan Enez’e, Gelibolu Güneyli’ye  kadar bütün kamp alanları, sahiller tıklım tıklım doldu bu yıl.

Bu kadar yoğun talebin nedeninin güney sahillerine göre daha ucuz tatil imkanı olduğunu zannetmiyorum çünkü, halk arasında konuşulan bazı rakamlar bunu doğrulamıyor.

Ne kadar doğrudur bilemiyorum ama Enez sahilinde 1 gecelik konut kiralama bedelinin 20 bin liraya kadar çıktığı konuşuluyor.

Hadi uydurmadır diyelim de rakam bunun yarısı olsun!

Yine de az bir meblağ değil.

Rakamlar böyle olunca da bazı tatilciler 3-4 aile bir araya gelip ev kiraladıkları için çok daha düşük fiyatlarla tatil yapmış oluyorlar doğal olarak.

Yazımın ilk satırlarına dönerek bir şeyler yorumlamam gerekirse; bu kadar kalabalığın asıl nedeni;  mükemmel deniz ve kumla birlikte, Saros Körfezi’nin güney Ege ve Akdeniz’e göre İstanbul’a çok daha yakın olması, bilhassa bu yıl sosyal medya a, turizm dergilerinde, TV lerde çok fazla gündeme getirilmesi, yoğun tanıtım kampanyaları yapılmasıdır bence.

Şüphesiz, şuan gündemde olan Enez gümrüğü de önemli bir diğer etken elbette.

Bu rüzgar daha ne kadar devam edecek, ilerleyen günlerde nasıl gelişmeler yaşanacak göreceğiz kısmet olursa!

NASİPLE Mİ?..

“Kıymetin” bir sırrı var!..
Yaratılanların hepsi kıymetli ama, aynı zaman da da sınav sorusu!..
O sebeple, bir Yaratan’ın vermesi NASİP var. Bir de, şeytandan istenip, verilenler var!..
Allah’tan istenendiğinde verilen HAYIRLI “NASİP;” Şeytan’dan istenip alınanlar, HAYIRSIZ, BELÂ, YANMAK olmaz mı?…
O zaman, Kuran’ı Kerim’in gizeminde bize verilmiş bu müthiş ilâhi sırrı kısaca açıklamaya çalışalım:!..
NASİP:
Cümlenin hayrına elinden geldiğince faydada harcanıp, yaşayıp, “Her şeyin sahibi ve hayırlısını bilen Rabbimdir” deyip, Allah’tan “Hayırlısını” dileyenin gönlüne, aklına, Allah’tan razı edilerek verilen, “NASİP” oluyor.
Daha da kısa olarak:

Allah’ın razı olacağını gözetip, şükürle yaşarken, Allah’tan dileyip elde edilen, hayırlısı…

Kuran’ı Kerim. Sure 3/Ayet 14:
Kadınlardan, oğullardan, kantarlarca yığılmış altın ve gümüşten, salınmış atlardan, davarlardan ve ekinlerden gelen zevklere aşırı düşkünlük, insanlara süsülü gösterildi. Bunlar sadece dünya hayatının geçimidir. Asıl varılacak güzel yer, Allah’ın yanındadır.

İYİ Parti’den ‘Çerçeve Yasa’ tepkisi!

Olgay GÜLER

İYİ Parti İl Başkanı Hasan Hakan Şahin, TBMM’de devam eden ‘Çerçeve Yasa’ görüşmelerine yönelik, Türkiye Cumhuriyeti’nin pazarlık konusu yapılamayacağını dile getirdi.

İYİ Parti İl Başkanı Şahin, iktidarın ‘Terörsüz Türkiye’ adıyla başlattığı yeni süreç kapsamında Meclis’e getirilen ‘çerçeve yasa’ olarak da bilinen ”Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” ile ilgili basın açıklaması yaptı. Görüşmeler TBMM’de devam ederken basın mensuplarıyla il başkanlığı binasında bir araya gelen Şahin, Çerçeve Yasa’ya karşı tutumlarını dile getirdi.

‘MESELE SİLAHLA VE KANLA ELDE EDİLEMEYENLERE MASADA KAPI AÇMAK’

İl Başkanı Şahin, 10 Ağustos’un Sevr’in yıldönümü olduğunu hatırlatıp, mecliste ‘Çerçeve Yasa’ görüşmelerinin bu tarihe denk gelmesinin kendileri için soru işareti olduğunu söyledi. Şahin, “İYİ Parti olarak ilk günden beri açıkça söyledik: Terörle pazarlık yapılmaz. Teröristle müzakere edilmez. Devlet, terör örgütlerinin taleplerine göre şekillendirilmez. Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği, İmralı’dan gönderilen mesajlarla belirlenemez. Bugün “Terörsüz Türkiye” adı altında yürütülen sürecin geldiği nokta ortadadır. Kapalı kapılar ardında yürütülen görüşmeler, milletimizden saklanan hazırlıklar ve şimdi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin önüne getirilen sözde “Çerçeve Yasa”.  İYİ Parti olarak biz, bu oyunu daha ilk gün gördük. Başından beri karşı duruşumuzu sürdürdük. Çünkü mesele Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin terör karşısındaki tavrını değiştirme girişimidir. Mesele, silahla ve kanla elde edilemeyenlerin siyaset masasında elde edilmesine kapı açmaktır. Mesele, şehitlerimizin emanetini, gazilerimizin onurunu ve Türk milletinin adalet duygusunu hiçe saymaktır. Mesele, Cumhuriyetimizin kuruluş iradesini ve Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısını tartışmaya açabilecek bir sürecin önünü açmaktır. Biz buna izin vermeyeceğiz” dedi.

‘TÜRKİYE CUMHURİYETİ PAZARLIK KONUSU YAPILAMAZ’

Türkiye Cumhuriyeti’nin pazarlık konusu yapılamayacağını dile getiren Şahin, “Buradan açıkça ilan ediyoruz: Türkiye Cumhuriyeti pazarlık konusu yapılamaz. Şehitlerimizin kanı üzerinden pazarlık yapılamaz. Gazilerimizin onuru üzerinden pazarlık yapılamaz. Millî egemenliğimiz üzerinden pazarlık yapılamaz. Üniter devlet yapımız üzerinden pazarlık yapılamaz. Türk milletinin geleceği, terör örgütlerinin taleplerine göre şekillendirilemez. Kimse bize “barış” diyerek teröristle müzakereyi kabul ettiremez. Kimse bize teröristin siyasi muhatap haline getirilmesini kabul ettiremez. Kimse bize “Terörsüz Türkiye” diyerek Cumhuriyetimizin temel değerlerinden taviz vermeyi kabul ettiremez. Bizim tarafımız bellidir: Biz Türk milletinin tarafındayız. Biz Cumhuriyetin tarafındayız. Biz millî egemenliğin tarafındayız. Biz hukukun tarafındayız. Biz şehitlerimizin emanetinin tarafındayız. Biz gazilerimizin onurunun tarafındayız. Biz Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmez bütünlüğünün tarafındayız” diye konuştu.

‘İHANETİN ZAMAN AŞIMI YOKTUR’

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu başkanlığında, ilk günden beri hep aynı yerde durduklarının altını çizen İl Başkanı Şahin, “Kimileri İmralı’yı siyasi muhatap kabul edebilir. Kimileri milletin karşısına çıkıp bütün bunları yeni isimlerle, yeni sloganlarla, yeni ambalajlarla sunabilir. Ama biz gerçeğin adını değiştirmeyeceğiz:  Terörist, teröristtir. Silah, silahtır. Tehdit, tehdittir. Devlet de devlettir. Genel Başkanımız sayın Müsavat Dervişoğlu’nun liderliğinde İYİ Parti olarak, ilk günden beri nerede durduysak bugün de oradayız. Buradan bütün teşkilatlarımızla, bütün kadrolarımızla ve bütün gücümüzle ilan ediyoruz: Türkiye Cumhuriyeti sahipsiz değildir. İYİ Parti buradadır. İYİ Parti milletinin yanındadır. İYİ Parti Cumhuriyetin nöbetindedir. Ne Cumhuriyetimizi pazarlık masasına bırakacağız, ne Türkiye’nin geleceğini terör örgütlerinin taleplerine teslim edeceğiz. Milletimizle birlikte bu mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz. Ve herkes şunu bilsin ki: İhanetin zaman aşımı yoktur” şeklinde konuştu.

‘MESELE KÜRT DEĞİL, TERÖR MESELESİDİR’

TBMM’deki görüşmelerde, DEM’li bir vekilin sarf ettiği sözlere tepkisini dile getiren Şahin, “Bugün mecliste, bu çerçeve yasayla ilgili görüşmeler devam etmekte. Takip ediyoruz, üzüldüğümüz birçok konu var. Bunlardan bir tanesi mecliste DEM’li bir vekil çıktı ve şunu dedi: ‘Yüz yıl önce Kürtler hukuk dışına bırakıldı.’ Ve mecliste İYİ Parti’den başka kimse buna ses çıkarmadı. Hani Cumhuriyetimizin kurucu partileri? Hani Atatürkçüler? DEM’li bir vekil, Atatürk’e alenen hakaret etti ve herkes suspus oldu. Kimsenin sesi çıkmadı. Açıkça söylüyoruz; bakın bu yasa bir Kürt meselesi değildir, bir terör meselesidir, terörist meselesidir. Teröriste af yasasıdır. Ülkemizde Kürt sorunu adıyla ambalajlanıyor bu. Ülkemizde Kürt sorunu yoktur. Ne mutlu Türküm demeyi kaldırdıklarından beri ülkede Türk sorunu vardır. Geçtiğimiz günler Gümülcine’deydik. Doktor Sadık Ahmet’i anmak için programa katıldık. Soydaşlarımız; ‘Biz Türk diyemiyoruz. Çocuklarımız Türk okullarında okuyamıyor. Okullar kapatılıyor’ diye bir sürü şikayette bulundu. İnanın boğazım düğümlendi. Söyleyecek söz bulamadım. Neden bulamadım biliyor musunuz? Eğer ana karada, ana vatanda Lozan’ı değil de Sevr’i gündeme getirenler olduğu sürece işte orada bizim soydaşlarımız zorluk çeker. Orada bizim soydaşlarımız Türk kimliğiyle yaşamaktan mahrum kalır. Dolayısıyla bugün de mecliste açıkça gördük;  İYİ Parti doğruları söylemekten bir adım geri durmuyor. Durmayacağız, daha yüksek sesle söyleyeceğiz. Millet her şeyi görüyor, millet her şeyin farkında” ifadelerini kullandı.

BAYRAK MİTİNGİNE DAVET’

Tüm Edirnelileri, 16 Ağustos’ta Balıkesir’de gerçekleştirilecek bayrak mitingine davet eden Şahin, “Bugün tarihi bir gündür. Bugünden sonra hiç kimse Atatürk adını alarak siyaset yapamaz. Bugün tarihi bir gündür. İYİ Parti olarak 16 Ağustos Pazar günü Balıkesir’de bayrak mitingimiz var. Tüm Edirneli hemşerilerimizi Balıkesir’de Türk bayrağı altında toplanmaya davet ediyorum. Katılmak isteyen hemşerilerimiz, il, ilçe başkanlıklarımıza, sosyal medyadan göndermiş olduğumuz iletişim numaralarına başvurarak 16 Ağustos Pazar günü Balıkesir’de haksızlığa, hukuksuzluğa, millet adına bayrak açmaya bizle kol kola olabilirler” dedi.

Maratona ‘1071’ sporcu!

Olgay GÜLER

Balkan Ülkeleri Dostluk Grubu Spor Kulübü (BÜDDER) Başkanı Önder Akdağ, Edirne’de bu yıl 6 Eylül’de gerçekleştirilecek 11’inci Uluslararası Edirne Maratonu öncesi, Malazgirt Zaferi’ne atıfla belirlenen 1071 kişilik sporcu kontenjanının dolduğunu açıkladı.

Uluslararası niteliğe sahip olan ve bu yıl 11’inci kez düzenlenecek Uluslararası Edirne Maratonu öncesinde kayıtlar kapandı. Organizasyonu düzenleyen BÜDDER’in yönetim kurulu başkanı Önder Akdağ, gerçekleştirdiği basın toplantısıyla katılımcı sayısıyla ilgili bilgi verdi. Selimiye Camisi meydanında düzenlediği toplantıda konuşan Akdağ, 6 Eylül Pazar sabahı 07.00’de başlayacak maratona gösterilen yoğun ilgiden memnuniyet duyduklarını dile getirdi.

‘1071 KAYITLA TAMAMLADIK’

Akdağ, bu yıl maratona, Malazgirt Zaferi’ne ithafen 1071 sporcunun kaydını yaptırdıklarını söyleyerek, “Bu yıl 1.071 sporcunun kaydını kapattık. Bunun da bir anlamı var. Biliyorsunuz, 26 Ağustos Malazgirt Zaferi’nin yıl dönümü. Anadolu’nun kapılarının Türklere açıldığı tarih. Biz de buna atıfta bulunmak için bu yıl sporcu sayısını 1.071’de kayıtları kapatarak tamamladık. 1.071 sporcuyla uluslararası nitelikte, şehrimize ve ülkemize yakışır bir şekilde, coşkuyla maratonumuzu gerçekleştireceğiz. Bütün sporcular şehrimize gelecek. Bütün sporcuları şehrimizde ağırlamaktan onur duyacağız. Açık müze niteliğindeki Edirne’mizi muhakkak gezsinler. Bu tarihi dokuyu yaşasınlar. Zaten herkes biliyor. Bizim organizasyonumuz da gayet keyifli ve eğlenceli. Öncesinde ve sonrasında yapılan aktivitelerle bu coşkuya bütün sporcuları ortak olmaya davet ediyoruz” dedi.

‘DÜNYANIN HER YERİNDEN SPORCU KAYIT YAPTIRDI’

Etkinliğin küresel bir takvimde yer aldığına dikkat çeken Akdağ, “Her yıl yaklaşık yüzde 20-25 civarında bir yabancı katılımımız var. Tabii ki bu her yıl oluyor. Çünkü biz uluslararası takvimdeyiz. Doğal olarak dünyanın her yerinden değişik profillerde sporcular bu organizasyona kayıt yaptırıyor ve koşuyorlar. Bu dünyanın her yerinde böyle. Bizim birilerini getirip davet etmemiz söz konusu değil. Çünkü sistem üzerinden sporcular bizimle doğrudan temasa geçerek değil, uluslararası takvimlerde bizi görerek, o sistem üzerinden Edirne Maratonu’na kayıtlarını yapıyorlar” diye konuştu. 

‘MADALYALAR SANAT ESERİ’

Bu yılki maratona özel hazırlanan tasarımlara, madalya ve forma detaylarına değinen Akdağ, “Bu yıl madalyalarımızda ve formalarımızda lale motifleri, Edirne kırmızısı gibi özel çalışmalar var. Her yıl biliyorsunuz, özel çalışmalar yapıyoruz. Geçen hafta bir basın toplantısıyla bunların duyurusunu yapmıştık. Yine söyleyeyim; gerçekten madalyalarımız 12 santim çapında ve çini olarak, tek tek Kültür Bakanlığı sanatçısı Ömür Canpolat hocamızın eliyle boyanarak ve fırınlanarak yapılan madalyalardan bahsediyoruz. Aslında bir sanat eserinden bahsediyoruz. Bunun yanında sporculara profesyonel sırt çantası veriyoruz. Bir konsept halinde, kurumsal yapı itibarıyla ona göre de tişörtleri tasarlıyoruz. Bu yıl özellikle lale figürü ve Edirne kırmızısını ön plana çıkardık. Hem tişörtlerde lale figürünü hem de Edirne kırmızısını vurgulamak istedik. Çünkü geleneksel sanatlarımızı biz önemsiyoruz. Geçmiş yıllarda da biliyorsunuz, farklı figürleri kullandık. Şehrimizin tarihi yapılarının silüetlerini kullandık. Bu yıl da bu motiflerle hem şehrimizin hem ülkemizin tanıtımına katkı sunmaya çalışıyoruz” şeklinde konuştu.