Debiler dibe doğru!

Bülent AYAN

Temmuz’la birlikte bölgedeki nehirlerin debileri son 1 ay içerisinde yaklaşık 3 kat gerilerken Meriç Nehri’nin debisi çift haneli rakamlara düştü. Balkanlar’ın en önemli nehirlerinden Tuna’nın da su seviyesinin kritik derecede düşük olduğu,b.u nedenle Silistre Belediyesi’nin “Srebarna” Gölü için acil durum ilan ettiği belirtildi.

DSİ’nin bölgedeki ölçüm istasyonlarının verilerine göre, Meriç Nehri’nin Kirişhane mevkiinde 15 Haziran’da 136 metreküp olarak ölçülen debisi 14 Temmuz’da 53, İpsala’da 209 metreküp olan debisi de 53 metreküp olarak belirlendi. Tunca’nın debisi ise Suakacağı’nda 15 Haziran’da 21 metreküp iken bu kez 13 metreküp olarak ölçüldü. Nehirlerin 15 Haziran ve 14 Temmuz 2026 tarihlerindeki debileri şöyle:

TUNCA

Elhova             18 – 7              :

Suakacağı        21 – 13 :

MERİÇ

Harmanlı         70 – 30

Svilengrad       102 – 38          :

Kirişhane         136 – 53          :

İpsala              209-  61                                  .

ERGENE

İnanlı               1 – 1

Lüleburgaz      3 – 2     :

Yenicegörece  7 – 5

TUNA NEHRİ

Silistre Belediyesi, Tuna Nehri’nde su seviyesinin kritik derecede düşük olması nedeniyle “Srebarna” Gölü için acil durum ilan etti.

BNR’nin haberine göre, Silistre Belediye Başkanı Aleksandır Sabanov ve Ruse Bölge Çevre ve Su Müfettişliği Müdürü Daid İbryam, düzenlenen basın toplantısında Tuna Nehri’nden acil su pompalanacağını açıkladı.

Şu anda “Srebarna” Gölü’ndeki su seviyesi çok düşük, ekosistem gelişimi için en uygun seviyenin yaklaşık 1 metre altında olduğu için  çevredeki “su aynalarının” bazıları kurudu.

Haberde, “Bu durum, suda yaşayan balık faunası ve bitkiler üzerinde olumsuz etkilere yol açacak ve amfibiler, sürüngenler, kuşlar ve memeliler üzerinde dolaylı bir etkiye sahip olacaktır.

Nehirden göle yapılacak zorunlu su temini, İtfaiye ve Sivil Savunma Müdürlüğü tarafından sağlanan hidropompa üniteleri aracılığıyla gerçekleştirilecektir.

Gazetecilere konuşan Daud İbryam, ‘Şu anda su alanları tamamen kurumadı, sazlıklar yeşil, “Batı Kanalı”nın doldurulması için vakit kaybedilmeyecek ve merkezi “su aynasında” seviyenin daha hızlı yükselmesi bekleniyor’ açıklamasında bulundu” ifadelerine yer verildi..

            .

Hava daha da ısınacak

Edirne’de bugün mevzi sağanak yağışlı hava tahmininde bulunan Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Cumartesi ve Pazar günleri sıcaklık değerlerini kırmızı termometre ile gösterdi.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 5 günlük hava tahmin raporuna göre, Edirne’de bugün mevzi sağanak yağışlı bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 20°C, en yüksek 36°C, nem (%) 32-80, rüzgar (km/sa) kuzeydoğudan 10

Yarın parçalı bulutlu bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 21°C, en yüksek 34°C, nem (%) 36-73, rüzgar (km/sa) kuzeydoğudan 11

18 Temmuz Cumartesi günü sıcak bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 21°C, en yüksek 35°C, nem (%) 34-80, rüzgar (km/sa) güneyden 20

19 Temmuz Pazar günü yine sıcak bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 21°C, en yüksek 36°C, nem (%) 32-94, rüzgar (km/sa) güneydoğudan 13

20 Temmuz Pazartesi günü gökgürültülü sağanak yağışlı bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 22°C, en yüksek 36°C, nem (%) 31-83, rüzgar (km/sa) doğudan11 olarak bekleniyor.

Selimiye’de ‘Yardım Sandığı’ tartışması

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan ve Mimar Sinan’ın “ustalık eserim” dediği Selimiye Camii’nde restorasyonun tamamlanmasının ardından cami içerisine yerleştirilen yardım sandıkları sosyal medyada tartışma konusu oldu.

2021 yılının Kasım ayında başlayan ve yaklaşık 4 yıl süren restorasyon çalışmalarının ardından geçtiğimiz Şubat ayında yeniden tam kapasiteyle ibadete açılan Selimiye Camii’ndeki yardım sandıkları, sosyal medyada eleştirilere neden oldu.

“Kaybolan Tarihin Peşinde” isimli sosyal medya hesabının sahibi Mehmet Dilbaz, cami içerisinde bulunan yardım sandıklarının fotoğrafını paylaşarak uygulamaya tepki gösterdi.

Dilbaz paylaşımında, “Bu devlet, 300 milyon TL’den fazla harcama yaparak Mimar Sinan’ın şaheseri Edirne Selimiye Camii’ni restore etti. Bazı adamlar da açılışı yapılan Selimiye Camii’nin ortasına yardım sandıkları koydu. Bu devlet, o camide toplanan yardım paralarına muhtaç bir devlet değildir. Acilen bu saçmalığa son verilsin” ifadelerini kullandı.

Paylaşımda ayrıca, benzer yardım kutularının daha önce Kanuni Sultan Süleyman Türbesi’nde de bulunduğu hatırlatılarak, tarihi yapıların estetik görünümünü olumsuz etkilediği savunuldu.

Selimiye Camii’ndeki yardım sandıklarıyla ilgili bazı sosyal medya kullanıcıları yaptıkları yorumlarda tarihi yapının iç mekânında bu tür kutuların bulunmasını doğru bulmadıklarını ifade etti.

Oğuzhan A.:  Bütün selatin camilerinin kendilerine ait vakıfları vardır, bu vakıfların mülkiyetindeki gayrimenkullerden elde edilen kira gelirleriyle caminin ve o camiye eklenmiş olan külliyenin (aşevi, şifahane, mektep vb) giderleri karşılanır. Bu nedenle tarihimizde kesinlikle camide para toplama uygulaması yoktur. Günümüzde ise camiler Diyanet İşleri Başkanlığına bağlıdır ve DİB en yüksek bütçeli kamu kurumlarından biridir. Cemaatten bu şekilde para toplamaya ihtiyacı yoktur. Şu görüntü ülkemizdeki ve hatta tüm dünya üzerindeki en muhteşem camilerden biri olan (benim için en muhteşemdir) Selimiye Camii’ne hiç yakışmamaktadır.

Ekrem E.: Çok çirkin bir görüntü çok yazık?? Bunu bu esere koyanlar hangi kültürün mirasçısı??

‘Kölelik ücretiyle yaşıyoruz’

Edirne Emekliler Derneği Başkanı Ahmet Ziya Yaz, sosyal medya hesabından en düşük emekli aylığı alanların sayısındaki artışı gösteren tabloyu paylaşarak emeklilerin geçim sıkıntısına dikkat çekti.

Yaz, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

“Bu tablo ile övünen bir iktidar. Kölelik ücreti ile yaşıyoruz. Karnını doyur yeter.”

Yaz’ın paylaştığı Aziz Çelik tarafından hazırlanan tablodaki yer alan verilere göre, 2019 yılının Ocak ayında yaklaşık 800 bin kişi en düşük emekli aylığını alırken, bu sayı 2026 Temmuz ayında 5,1 milyona yükseldi. Aynı dönemde toplam emekli sayısı 12,2 milyondan 16,3 milyona çıkarken, en düşük emekli aylığı alanların toplam emekliler içindeki oranı ise yüzde 7’den yüzde 31’e yükseldi.

Tabloda ayrıca, bugün yaklaşık her üç emekliden birinin en düşük emekli aylığı ile yaşamını sürdürmeye çalıştığına dikkat çekiliyor.

Keşan Kent Konseyi’nde yeni dönem

Keşan Kent Konseyi Başkanı Hasan Karagöz ve Yürütme Kurulu üyeleri, yeni çalışma döneminin başlamasının ardından ilçedeki kamu kurumlarına nezaket ziyaretlerinde bulundu.

Bu kapsamda Keşan Kaymakamı Aziz Mercan, Keşan Belediye Başkanı Op. Dr. Mehmet Özcan, Keşan İlçe Emniyet Müdürü Serkan Arpak ve Trakya Üniversitesi Keşan Yusuf Çapraz Uygulamalı Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. İlknur Kumkale makamlarında ziyaret edildi.

Gerçekleştirilen ziyaretlerde Keşan Kent Konseyi’nin yeni dönem hedefleri, hayata geçirilmesi planlanan projeler ile ilçenin sosyal, kültürel, çevresel ve katılımcı yönetim anlayışını güçlendirmeye yönelik çalışmalar hakkında bilgi verildi. Ayrıca kamu kurumları ile ortak akıl ve iş birliği içerisinde yürütülebilecek projeler üzerine karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.

Keşan Kent Konseyi Başkanı Hasan Karagöz, yeni dönemde kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversite, sivil toplum kuruluşları ve siyasi partilerle güçlü bir iş birliği içerisinde çalışmayı hedeflediklerini belirterek, Keşan’ın ortak akılla gelişimine katkı sağlayacak projeleri hayata geçirmek için yoğun bir çalışma yürüteceklerini ifade etti.

Ziyaret edilen kurumların yöneticileri de nazik ziyaretlerinden dolayı Keşan Kent Konseyi Başkanı Hasan Karagöz ve Yürütme Kurulu üyelerine teşekkür ederek, ilçenin gelişimine katkı sağlayacak, katılımcılığı esas alan ve ortak akıl anlayışıyla yürütülecek çalışmalara destek vermeye hazır olduklarını ifade ettiler.

Keşan Kent Konseyi olarak yeni dönemde tüm kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversite, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve önümüzdeki günlerde gerçekleştirilecek olan siyasi parti ziyaretleri ile iş birliğini güçlendirerek Keşan’ın ortak geleceğine katkı sunacak çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi.

BAL’ın adı PGL oldu!

Edirnespor’un 2025-2026 sezonunda Türkiye 3. Futbol Ligi’nden düştüğü Bölgesel Amatör Lig’in (BAL) adı Türkiye Futbol Federasyonu tarafından Profesyonelliğe Geçiş Ligi (PGL) olarak değiştirildi.

TFF tarafından yapılan konuya ilişkin duyuruda şunlara er verildi:

“2026-2027 sezonunda Profesyonelliğe Geçiş Ligi’nde yer alacak kulüplerin öncelikle lige katılımla ilgili belirtilen belgeyi, amatorisler@tff.org e-posta adresine göndermeleri gerekmektedir. Evrak asıllarının en geç 7 Ağustos 2026 tarihine kadar Türkiye Futbol Federasyonu’na gönderilmesi zorunludur.

PGL’ye katılacak olan kulüpler, lige katılım bedeli olarak 250.000 TL nakit ve lige katılım teminat bedeli olan 750.000 TL’yi nakit veya banka teminat mektubu olarak sunmak zorundadır. Lige katılım bedeli olarak nakit yatırılan 250.000 TL sezon sonunda kulüplere iade edilmeyecektir. Kulübün varsa TFF’ye ödemek zorunda olduğu Amatör Futbol Disiplin Kurulu (AFDK) tarafından verilen para cezası bedelleri, takımın veya taraftarların saha veya statlara vermiş oldukları zarar vb. bedeller bu teminat bedelinden kesildikten sonra kulüplere iade edilecektir. Lige katılım ve 1 yıllık banka teminat bedelleri, fikstür çekiminin ardından takımın ligden çekilmesi veya çıkarılması halinde iade edilemez. 

PGL’ye katılacak olan kulüpler tarafından, müsabakalarını oynayacakları, antrenmanlarını yapacakları saha ve tesislerin kendilerine tahsis edildiğine dair belgenin sunulması zorunludur. Belge ibrazını yapamayan kulüpler lige alınmayacaktır. Bu sebeple lige alınmayan kulüp veya kulüplerin yerine, ilgili yerel ligde sıralamaya göre en üst takım veya takımlar statüde belirlenen kriterleri taşımaları halinde lige katılım sağlayacaktır. Bu takımların kriterleri taşıyıp taşımadıkları TFF Amatör İşler Yürütme Kurulu tarafından değerlendirilecektir.”

Türkiye Futbol Federasyonu, oyuncu uygunlukları konusunda da “PGL müsabakalarında 01.01.2012 ve daha sonra doğumlu futbolcular oynayamazlar. 2026-2027 sezonunda PGL’de yabancı uyruklu futbolcu oynatılamaz” bilgilendirmesinde bulundu.

Bu arada 2026-2027 Sezonu Nesine 3. Lig fikstür çekimi, TFF Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde gerçekleştirildi.

Orhan Saka Konferans Salonu’nda düzenlenen törene TFF 2. ve 3. Lig Kulüpleri, Futsal ve Plaj Futbolundan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Murat Şahin, TFF Temsilciler Kurulu Başkanı Şerafettin Bural, TFF Sportif İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Özcan Şepik, TFF Lig Yönetimi Direktörü Besim Yalçın, TFF Protokol ve Konaklama Direktörü Mustafa Baltacı ile Nesine 3. Lig kulüplerinin başkan ve temsilcileri katıldı.

Üç gruptan oluşan Nesine 3. Lig’de sezon 6 Eylül 2026 tarihinde başlayacak ve ilk yarı 20 Aralık 2026 tarihinde sona erecek. İkinci yarı 16 Ocak 2027 tarihinde başlayacak ve normal sezon 24 Nisan 2027 tarihinde tamamlanacak. Nesine 3. Lig’de 11, 22 ve 28. hafta müsabakaları hafta içi oynanacak.

Nesine 2. Lig’de de sezon, 6 Eylül 2026 tarihinde başlayacak ve ilk yarı 20 Aralık 2026 tarihinde sona erecek. İkinci yarı 16 Ocak 2027 tarihinde başlayacak ve normal sezon 24 Nisan 2027 tarihinde tamamlanacak. Nesine 2. Lig’de 12, 24 ve 29. hafta müsabakaları hafta içi oynanacak.

Geçen sezon Nesine 3. Lig’de Edirnespor ile aynı grupta yer alan Çorluspor 1947 Nesine 2. Lig Beyaz Grup’ta mücadele edecek. Çorlu ekibi ilk maçında 6 Eylül tarihinde GMG Kastamonuspor’a konuk olacak.

AKILCILIK MI KURNAZLIK MI?

Aziz Nesin insanımızın yüzde altmış oranında zekâ yoksulu olduğunu söylerdi. Bu iddia kimisince aşağılama sanılarak hakaret olarak algılandı. Kimisi ise kendisinin o yüzde altmışın içinde olmadığına sevinir halde bu söylemi kullandı ve maalesef kullanmaya devam ediyor.

Gerçekten yüzde altmış zekâ yoksulu muyuz? Hele de Atatürk “Türk milleti zekidir” demişken. Zekâ yoksulu olmak yerine akılcılık ve kurnazlık ikilisinde kurnazlık tercihini benimseyenler desek daha doğru değil mi acaba?

Bu tercihin sebeplerini araştıranlar var elbette. Yaşamın direksiyonunu akılcılık yoluna çevirmeyince ayakta kalabilmenin koşulu kurnazlık oluyor.Kurnazlık en az çabayla kişisel çıkarın en yararlısını kısa zaman içinde sağlayabilmektir. Gerçek bedelini ödemeden en çoğu elde etmeye çalışmaktır.Örneğin; ortak bir havuza bir bardak su dökmeyi büyük bir özveri gibi gösterip, kimseye çaktırmadan aynı havuzdan bir teneke suyu kendine aktarmaktır.

Pragmatizm denilen bu durum faydacılıktır. Yani bir düşüncenin, inancın veya teorinin doğruluğunu ve değerini sadece pratik sonuçlarına ve sağladığı faydaya göre değerlendiren felsefi bir akım. Maalesef geri kalmış veya demokratik gelişmeyi sağlayamamış toplumları yönetenler pragmatizmi çok iyi kullanırlar.

Derin konular. Bilimsel tartışmalara girmek beni aşar. Ama yaşadığımız olumsuzlukların, çıkmazların sebep ve sonuçlarını akılcılık ile değerlendirme zamanımız geldi geçiyor.

Yerleşik düzene gecikmeli geçen toplum olarak yüzlerce yıllık sanayi tesislerimiz olmadı,tamam. Bunun sonucu olarak da aklı, laikliği, bilimi, hukuku savunan burjuva sınıfı ve karşıtı emek sınıfı oluşmadı. Bu nedenle de aydınlanma kavgasının sebep ve sonuçlarını da yaşamadık.

Seçtiklerimizi de aynı mantık ile seçiyoruz. Ve bu durum hayal kırıklığı olsa da her seçimde aynen yaşanır? Yüz yıl önce mevzuat olarak verilen haklarımızı bile idareciler veriyormuş gibi sunarlar ve biz de teşekkür ederiz.

Ne olacak şimdi?

Akılcılığa dönüşün başladığı Osmanlı öncüleri ve Cumhuriyet döneminde yöneldiğimiz akılcılığı terk ettik. Popülist liderlerin hayal gücüne kurnazca taraf olduk ve geldik bugüne. Yine iki yol var. Ya kurnazlığı devam ettirerek pragmatist siyasetçilerin peşinde gitmeye devam edeceğiz. Ya da yaratıcı bir kimlik geliştirerek kendimizi mahkûm ettiğimiz o derin kölelikten kurtulup özgürleşeceğiz.

Ya içinde bulunduğumuz ‘ahval ve şerait’ durumundan kurtulma yolunu seçerek hep birlikte “Türk Milleti zekidir” sözünü dosta düşmana kanıtlayacağız. Ya da Kurtuluş Savaşı’nı yok sayan Eğitim Bakanı ve onun gibi siyasi akılların amaçlarını gerçekleştirmelerine hizmet edeceğiz.

Bugünlerde yaşananlara ben biraz da bu gözle bakıyorum. Yıllardır akılcılıktan ayrılıp kısa vadeli kişisel çıkarlar için peşine düştüğümüz pragmatist siyasiler, yeni bir oyun peşindeler. Bu kez bir defa da olsa akılcılığı seçelim.

Ben, alın teri dökenlerleyim. Ben, dağda, bayırda, tarlada, fabrikada, grevde olanlarla birlikteyim. Ben, bir anlık kazanım için kurnazlık yapmayıp geleceği kuracak olan akılcılıktan yanayım. Sağıma soluma önüme arkama baktım ki hepimiz aynı yola doğru yönelmekteyiz. Yaşadık ve gördük ki kısa vadeli kişisel çıkarlar geleceği yok ederek köleliği uzatıyor. Akılcılık ise kısa vadeli bedeller ödesek de uzun vadede geleceği aydınlatıyor.

BİLGİ SAHİBİ OLMADAN YAPILAN SİYASET BOŞ TENEKE SİYASETİDİR (2)

Ne yazık ki ülkemizde siyaset bu anlayışla yapılıyor. Bilgisiz, yani içi boş ama çıkardığı teneke gürültüsü ile siyaset yapanlar için bence tarifi kolay bir niteleme… Bu nitelemeye bazı eski siyasetçi arkadaşlarım alınganlık gösterdi. Elbette ki bir yerlere aday olup seçilen kişilerden bazıları bu betimlemeyi kendilerine uygun görmemiş olabilirler. Enez’e belki de benim duymadığım, görmediğim bir çarpıcı hizmet sunmuş da olabilirler. Ama ben duymadım görmedim. Bence o arkadaşlar ortaya çıkıp getirdikleri hizmetleri anlatıp bizleri aydınlatmalı ve beni ayıplamalıdırlar.

***

Enez’in 1984 den bu yana geldiği ya da gelemediği noktada sadece belediye hizmetlerini ele alırsak zaten fazla söze hacet kalmıyor. Örneğin 1984 de Enez’de tertemiz bir deniz ve kumsal vardı; şimdi yok… Yapılacak bir imar planı ile inci gibi, pırlanta gibi işlenecek bir sahil vardı; şimdi sadece ikinci yazlık konutlardan oluşan, yeşil alansız, otogarsız, pazar yeri, okul yeri, sağlık ocağı yeri vs. olmayan 35 bin kişilik bir beton yığını olan doğa katliamı var. Balıkçı barınağı ve liman oluşumu 1984’den önce… Enez Kalesi hala restorasyon bekliyor. Enez Keşen yolunun üçte biri bile bitmediği halde şimdiden ihtiyacı karşılayamayacağı anlaşıldı. 20 sene önce bir Yüksek Okul hayalimiz vardı.. Hayal olarak kaldı.

***

Olmayanları saymak yerine olanları sayacak olursak İstanbul Üniversitesi’nin o günkü koşullarda Enez’e gelmesine ön ayak olan Kadir Günay ile Belediye Başkanlığı sürecinde verdiği hizmetlerle hala gündemde olan, sonra gelen başkanların hepsinin toplamından daha fazla eser bırakan Şevket KURT o dönemde, o yoklukta Enez’de fark yaratmayı başardılar..

Sonrasında da tek hatırladığım Gala Gölü’nün Milli Park olması yönünde çaba sarf eden dönemin Kaymakamı Nevzat Sinan …

Başka…? Başkasını ben hatırlamıyorum..

***

Şimdi birileri sayın Bostancı’nın Kilittaş Fabrikası’nı bana hatırlatmaya çalışacak.. Hiçbir piyasa araştırılması yapılmadan, bir fizibilite çalışması olmadan İller Bankası akbabalarının gazına gelerek, şehrin göbeğine yapılan kilittaş fabrikası şimdilerde de bana karlı bir eser (miş) gibi anlatılacak.. Bostancı da, Günenç de hala bu tesisin karlı olduğunu iddia ediyorlarsa tartışmaya hazırım.. Bir tesis senenin 8-10 ayında hiç çalışmadan nasıl kar edebiliyor? Ben bilemiyorum.. Edebiliyorsa bu bir mucizedir.

***

Yine bu son 30-40 yıl içerisinde Enez’e yine İller Bankası eliyle atılan en büyük kazık Enez’in kanalizasyon ve arıtma tesisidir. Kentin ve sahilin değerini 10 misli artırması beklenen bu proje sonuçta Kentin değerini sıfırların altına düşürmüştür. Denizin temizliği tartışılır hale gelmiştir.Yanlış hesap edilen veya oldu / bitti’ye getirilerek yanlış yapılan eğim hesaplamaları ile bu gün Enez merkezinin Kanalizasyon atıkları arıtmaya ulaştırılamamakta ve ulaştırılamadığı için de Lagün Göllerine ve Meriç nehrine akıtılmaktadır.. Şehir içinde yer yer lağım taşkınları yaşanmaktadır.

***

Bürokrasimizin ve özellikle siyasetçilerimizin bilgisizliği ve ilgisizliği ile verilecek daha pek çok örnek var… Zaten siyasetçilerimiz gerçekten yeterli bilgiye sahip olsalar gelen Valileri de, bürokrasiyi de yönlendirebilirler… Bunu yapamıyorlarsa yapacakları iş Vali bey’in ardına takılıp, fotoğraflar çektirerek O’nun yaptığı hizmetlerden pay kapmaya çalışmaktan ibarettir..

Enez’de aktif iki dernek olarak yıllardır yaptığımız BİLGİLENDİRME çağrılarına yeterli karşılığı aldığımızı söylememiz mümkün değildir. Özellikle siyasetçiler – örneğin Edirne Milletvekilleri ve birkaç istisna hariç İl Genel Meclisi Başkan ve üyeleri – Enez’in gerçekleriyle yüzleşmekten korkmaktadırlar.

O nedenle bizler Enez’den sadece uzaktan gelen bu boş teneke sesleri ile sadece uykularımızı kaçırmaktayız.

BEYİN VAR DA

Bakıyorsunuz insanlık gidişatına, aynı beyin herkeste var da, çoğunluğu, “Omuz üstünde müthiş bir beyni olduğunu da, yüreğindeki ruhunu da keşfetmesi bu kadar zormu be kardeşim?..” dedirtiyor!..
Fiziki heveslere bakıyorsunuz, çoğu zararlı alışkanlıklar, kendini zehirleyen yiyecek, içecekler; içi boş, faydası olmayan vurdulu, kırdılı, yendim, perişan ettim övünme ve alkışlarıyla dolu ortalık!..
Bir de neymiş?..
”Spor” muş, oyun muş!..
İki kişiyi ringe çıkarıyorlar, birbirlerine acımasızca vuruyorlar, kaşlar, gözler patlatılıyor, kanlar saçılıyor, ama insanlar büyük bir zevk ve heyecanla, döveni ayakta alkışlıyorlar!..
Anlamıyorum arkadaş, benim beynim bunu bir türlü almıyor. Hele ruhum ne halde diye hiç sormayın, kelimelere sığmaz ki acısını ve insanların bu haline üzüntüsünü açıklasın!..
Biz bu dünyaya bu müthiş beynimizi ve eşsiz, sonsuz ruhumuzu eğitmek; boş, yararsız, zararlı işlerden sakınmak ve cümle alemin faydasına kullanmak için, İNSAN OLARAK geldiğimiz, ÇOK AÇIK DEĞİL Mİ?
Üç kuruşluk bitici ÇIKAR AGOLARI için, dünyayı bataklığa çevirmek niye?

BEYİNİ NEGATİF İŞLERİN EMRİNE VERMEK İNSANLIĞINI İNKÂR, OLMUYOR MU?

Kuran’ı Kerim. Sure 40/Ayet 58:
Körle gören bir olmaz. İnanan ve iyi işler yapanla, kötülük yapan bir olmaz. Ne kadar az düşünüyorsunuz!
40/52: O gün zalimlere, mazeretleri fayda vermez. Onlar için, lanet ve yurtların en kötüsü vardır.

EDİRNE İL ÖZEL İDARESİ

EDİRNE MERKEZ İLÇESİ YILDIRIM HACISARRAF MAHALLESİ 24 DERSLİKLİ LİSE YAPIM İŞİ İÇİN MİMARİ, İNŞAAT, MAKİNE, ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ İLE ÇEVRE DÜZENLEME UYGULAMA PROJELERİNİN VE ZEMİN ETÜD RAPORUNUN HAZIRLANMASI İLE İHALEYE ESAS DOSYA HAZIRLANMASI İŞİ



Edirne Merkez İlçesi Yıldırım Hacısarraf Mahallesi 24 Derslikli Lise Yapım İşi İçin Mimari, İnşaat, Makine, Elektrik Mühendisliği ile Çevre Düzenleme Uygulama Projelerinin ve Zemin Etüd Raporunun Hazırlanması ile İhaleye Esas Dosya Hazırlanması İşi hizmet alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir.
 İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:

İhale Kayıt Numarası (İKN):2026/1297178
1- İdarenin
1.1. Adı:PLAN VE PROJE MÜDÜRLÜĞÜ
1.2. Adresi:Kocasinan Mahallesi Prof.Dr.Süheyl Ünver caddesi No:2 Kat: 3 22100 EDİRNE MERKEZ/EDİRNE
1.3. Telefon numarası:2842352703
1.4. İhale dokümanının görülebileceği ve indirilebileceği internet sayfası:https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/


2- İhalenin

2.1. Tarih ve Saati:24.07.2026 – 14:00
2.2. Yapılacağı (e-tekliflerin açılacağı) adres:Edirne İl Özel İdaresi Toplantı Salonu


3- İhale konusu hizmet alımının

3.1 Adı:Edirne Merkez İlçesi Yıldırım Hacısarraf Mahallesi 24 Derslikli Lise Yapım İşi İçin Mimari, İnşaat, Makine, Elektrik Mühendisliği ile Çevre Düzenleme Uygulama Projelerinin ve Zemin Etüd Raporunun Hazırlanması ile İhaleye Esas Dosya Hazırlanması İşi
3.2. Niteliği, türü ve miktarı:Edirne Merkez İlçesi Yıldırım Hacısarraf Mahallesi 24 Derslikli Lise Yapım İşi İçin Mimari, İnşaat, Makine, Elektrik Mühendisliği ile Çevre Düzenleme Uygulama Projelerinin ve Zemin Etüd Raporunun Hazırlanması ile İhaleye Esas Dosya Hazırlanması
Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
3.3. Yapılacağı/teslim edileceği yer:Edirne, Merkez
3.4. Süresi/teslim tarihi:İşe başlama tarihinden itibaren 60(Altmış) gündür
3.5. İşe başlama tarihi:Sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 1 gün içinde işe başlanacaktır.


4- Katılım ve yeterlik kriterleri:
4.1. Katılım ve yeterlik kriterlerine ilişkin istekliler tarafından e-teklif kapsamında sunulması gereken bilgi ve belgeler ile fiyat dışı unsurlara ilişkin bilgi ve belgelere aşağıda yer verilmiştir:
4.1.1. Teklif mektubu.
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olunduğunu gösteren bilgi ve belgeler:
4.1.2.1. Tüzel kişilerde; isteklilerin yönetimindeki görevliler ile ilgisine göre, ortaklar ve ortaklık oranlarına (halka arz edilen hisseler hariç)/üyelerine/kurucularına ilişkin bilgi ve belgeler.
4.1.2.2. Vekâleten ihaleye katılma halinde vekile ilişkin bilgi ve belgeler.
4.1.3. Geçici teminat.
4.1.4 İsteklinin iş ortaklığı olması halinde iş ortaklığı beyannamesi.

4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin bilgi ve belgeler ile bunların taşıması gereken kriterler:
Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin bilgi, belge veya kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin bilgi ve belgeler ile bunların taşıması gereken kriterler:
4.3.1. Yapımla ilgili hizmet işlerinde son onbeş yıl içinde bedel içeren bir sözleşme kapsamında teklif edilen bedelin % 50 oranından az olmamak üzere, ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin iş deneyimini gösteren belgeler.
4.3.1.1. Tüzel kişi tarafından iş deneyimini göstermek üzere kullanılan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından fazla hissesine sahip ve 4734 sayılı Kanuna göre yapılacak ihalelere ilişkin sözleşmelerin yürütülmesi konusunda temsile ve yönetime yetkili olan ortağına ait olması halinde, ticaret ve sanayi odası/ticaret odası bünyesinde bulunan ticaret sicili müdürlükleri veya yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavir tarafından ilk ilan tarihinden sonra düzenlenen ve düzenlendiği tarihten geriye doğru son bir yıldır kesintisiz olarak bu şartların korunduğunu gösteren, e-forma uygun belgenin kullanılması zorunludur.
4.3.1.2. 4734 sayılı Kanun kapsamındaki idarelere taahhüt edilenler dışında yurt dışında gerçekleştirilen işlerden elde edilen iş deneyiminin 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 195 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince pay çoğunluğuna dayanarak kurulan şirketler topluluğu ilişkisi içinde kullanılması halinde bu hukuki ilişkiyi ve bu ilişkinin süresini tevsik eden belgelerin sunulması zorunludur.
4.4. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler:
4.4.1. Özel ve Kamu Binaları Proje Hizmet Alımı işleri benzer iş olarak kabul edilecektir.


5- Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.

6- İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.

7- İhaleye teklif verecek olanların, EKAP hesabına giriş yaparak ihale dokümanını indirmeleri zorunludur.

8-Teklifler, EKAP üzerinden teklif mektubu ile ihaleye katılım belgesi ve diğer ekler kullanılarak hazırlanacak ve e-imza ile imzalanarak ihale tarih ve saatine kadar EKAP üzerinden gönderilecektir.

9- İstekliler tekliflerini, her bir iş kaleminin miktarı ile bu iş kalemleri için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden teklif birim fiyat şeklinde vereceklerdir. İhale sonucunda, üzerine ihale yapılan istekliyle birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.

10- Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.

11- İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.

12- Bu ihalede elektronik eksiltme yapılmayacaktır.

13- Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 60 (Altmış) takvim günüdür.

14- Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.

15- Diğer hususlar:

İhalede Uygulanacak Sınır Değer Katsayısı (R) : Mühendislik Hizmetleri/0,72
Teklifi sınır değerin altında kalan isteklilerden Kanunun 38 inci maddesine göre açıklama istenecektir.

Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr’de (Basın: 2510206)