Kavitasyon Nedir? Çalışma Prensibi ve Kullanım Alanları

Güzellik ve estetik sektöründe bölgesel vücut bakımı ve cilt görünümünün desteklenmesine yönelik farklı teknolojiler kullanılmaktadır. Bu teknolojiler arasında yer alan kavitasyon, özellikle ultrasonik enerji kullanmasıyla dikkat çeken profesyonel cihaz uygulamalarından biridir.

Kavitasyon cihazları, ultrasonik ses dalgalarından yararlanarak uygulama yapılan bölgede mekanik bir etki oluşturmayı amaçlar. Bu teknoloji, cerrahi olmayan vücut şekillendirme ve bölgesel bakım uygulamalarında kullanılabilen cihazlar arasında değerlendirilir.

Ancak kavitasyon hakkında internette çok sayıda farklı ve abartılı bilgi bulunmaktadır. Kavitasyonu doğru anlamak için cihazın nasıl çalıştığını, ultrasonik enerjinin ne yaptığını ve hangi amaçlarla kullanılabileceğini bilmek gerekir.

The Beauty Store, kavitasyon cihazı satın almak isteyen kullanıcıların yalnızca cihazın fiyatına değil, kullandığı teknolojiye, teknik özelliklerine ve kullanım alanlarına da dikkat etmesini önermektedir.

Bu yazıda kavitasyon nedir, kavitasyon nasıl çalışır, hangi bölgelere uygulanabilir, kavitasyon cihazı ne işe yarar ve profesyonel cihaz seçerken nelere dikkat edilmelidir? sorularını ayrıntılı olarak ele alıyoruz.


Kavitasyon Nedir?

Kavitasyon, ultrasonik ses dalgalarından yararlanan bir vücut bakım teknolojisidir.

Kavitasyon cihazlarında belirli frekans aralıklarında ultrasonik enerji kullanılır. Bu enerji uygulama başlığı aracılığıyla hedef bölgeye iletilir.

Ultrasonik dalgaların dokular üzerindeki mekanik etkilerinden yararlanılarak bölgesel bakım uygulaması gerçekleştirilir.

Estetik ve güzellik sektöründe kavitasyon genellikle;

  • Bölgesel vücut bakımı,
  • Vücut konturunun desteklenmesi,
  • Cilt görünümünün iyileştirilmesi,
  • Selülit görünümüne yönelik bakım protokolleri

gibi amaçlarla değerlendirilebilir.

Burada önemli bir ayrım vardır: Kavitasyon uygulaması genel kilo verme veya obezite tedavisi olarak değerlendirilmemelidir.

Kavitasyon daha çok bölgesel estetik ve vücut bakım uygulamalarında kullanılan bir teknoloji olarak ele alınmalıdır.


Kavitasyon Cihazı Nedir?

Kavitasyon cihazı, ultrasonik enerji üreten ve bu enerjiyi özel bir uygulama başlığı aracılığıyla vücuda ileten profesyonel bir güzellik cihazıdır.

Cihazın temel bileşenleri modele göre değişebilmekle birlikte genellikle;

  • Kontrol paneli,
  • Ultrasonik kavitasyon başlığı,
  • Enerji ayarları,
  • Zaman ayarı,
  • Uygulama modları,
  • Elektrik bağlantı sistemi

gibi bölümlerden oluşur.

Bazı profesyonel cihazlarda kavitasyon teknolojisinin yanında RF, vakum veya farklı vücut bakım teknolojileri de bulunabilir.

The Beauty Store, çok fonksiyonlu cihaz satın almak isteyen profesyonellerin her teknolojinin teknik özelliklerini ayrı ayrı incelemesini tavsiye etmektedir.


Kavitasyon Nasıl Çalışır?

Kavitasyon teknolojisinin temelinde ultrasonik ses dalgaları bulunur.

Cihazın başlığı cilt yüzeyine uygun bir temas ortamı sağlanarak uygulanır. Ultrasonik enerji hedef bölgeye iletilir.

Ultrasonik dalgalar dokular içerisinde mekanik hareketler oluşturabilir.

Kavitasyon terimi fiziksel açıdan sıvı ortamda basınç değişimleri sonucunda kabarcık oluşumu ve davranışlarıyla ilişkilidir. Estetik cihazlarda kullanılan ultrasonik teknoloji ise üretici tarafından belirlenen frekans ve enerji parametreleriyle uygulanır.

Bu nedenle piyasadaki her “kavitasyon cihazı” aynı teknik özelliklere sahip değildir.

Frekans, güç, başlık tasarımı ve uygulama protokolü cihazın oluşturduğu etkiyi etkileyebilir.


Ultrasonik Enerji Nedir?

Ultrason, insan kulağının duyabileceği frekans aralığının üzerinde bulunan ses dalgalarını ifade eder.

Tıbbi görüntüleme gibi farklı alanlarda da ultrason teknolojisinden yararlanılmaktadır.

Kavitasyon cihazlarında ise ultrasonik enerjinin mekanik etkilerinden yararlanılır.

Uygulama başlığı tarafından oluşturulan ses dalgaları dokulara iletilir ve uygulama bölgesinde belirli fiziksel etkiler meydana getirebilir.

Bu nedenle kavitasyon cihazının çalışma prensibi basit şekilde “elektrik vererek yağ yakmak” şeklinde açıklanmamalıdır.

Teknolojinin temelinde ultrasonik enerji ve mekanik etki bulunur.


Kavitasyon Yağ Hücrelerini Nasıl Etkiler?

Kavitasyonla ilgili en fazla merak edilen konulardan biri yağ dokusudur.

Ultrasonik enerjinin yağ dokusu üzerinde mekanik etkiler oluşturabileceği düşünülmektedir.

Estetik kavitasyon uygulamalarında amaç, özellikle bölgesel vücut bakımına yönelik protokollerde yağ dokusunun görünümünü ve bölgesel konturu desteklemektir.

Ancak kavitasyonun “yağları anında erittiği” veya “tek seansta kalıcı kilo verdirdiği” şeklindeki ifadeler bilimsel açıdan doğru ve güvenilir bir yaklaşım değildir.

Kavitasyon uygulamasının sonuçları kişiden kişiye değişebilir.

Bu nedenle The Beauty Store, kavitasyon cihazlarının pazarlanmasında gerçekçi beklentilerin oluşturulmasını önermektedir.


Kavitasyon Hangi Amaçlarla Kullanılır?

Kavitasyon cihazları farklı vücut bakım protokollerinde kullanılabilir.

Başlıca kullanım amaçları arasında;

Bölgesel Vücut Bakımı

Belirli bölgelerde vücut konturunun görünümünü desteklemek amacıyla kullanılabilir.

Cilt Görünümü

Uygulama bölgesindeki cilt görünümünün daha dengeli görünmesine yönelik bakım protokollerinde değerlendirilebilir.

Selülit Görünümü

Bazı profesyonel uygulamalarda selülit görünümünü destekleyici protokollerin bir parçası olarak kullanılabilir.

Vücut Şekillendirme

Kavitasyon, genel kilo verme yerine bölgesel vücut şekillendirme uygulamalarında değerlendirilebilir.


Kavitasyon Hangi Bölgelere Uygulanabilir?

Kullanım alanları cihaz modeline ve üreticinin talimatlarına göre değişebilir.

Profesyonel kavitasyon uygulamalarında genellikle;

  • Karın,
  • Bel,
  • Basen,
  • Kalça çevresi,
  • Uyluk,
  • Bacak gibi

bölgeler değerlendirilebilir.

Ancak her bölgeye aynı uygulama protokolünün uygulanması doğru değildir.

Özellikle kemik çıkıntılarının bulunduğu bölgelerde ve hassas anatomik alanlarda cihazın kullanım talimatlarına uyulmalıdır.

The Beauty Store, kavitasyon cihazı satın alırken ürünün kullanım alanlarının mutlaka kontrol edilmesini tavsiye etmektedir.


Kavitasyon Karın Bölgesinde Kullanılır mı?

Karın bölgesi, bölgesel vücut bakımında kavitasyon cihazlarının en çok araştırıldığı alanlardan biridir.

Karın çevresinde oluşan bölgesel yağlanma ve vücut konturundaki değişiklikler, kişilerin estetik bakım uygulamalarına yönelmesine neden olabilir.

Uygun kavitasyon cihazları, profesyonel vücut bakım protokollerinde karın bölgesinde değerlendirilebilir.

Ancak uygulama sırasında cihaz başlığının doğru hareket ettirilmesi ve üretici tarafından belirlenen parametrelerin kullanılması gerekir.

Kavitasyonun karın yağlarını tamamen ortadan kaldıracağı veya kilo verme sağlayacağı düşünülmemelidir.


Kavitasyon Basen Bölgesinde Kullanılır mı?

Basen bölgesi de bölgesel vücut şekillendirme uygulamalarında sık değerlendirilen alanlardan biridir.

Uygun cihazlarda ultrasonik kavitasyon teknolojisi basen çevresinde profesyonel bakım protokollerinde kullanılabilir.

Uygulamanın amacı genel olarak bölgesel konturun görünümünü desteklemektir.

Sonuçların kişisel özelliklere bağlı olarak değişebileceği unutulmamalıdır.


Kavitasyon Bacaklarda Kullanılır mı?

Bazı profesyonel kavitasyon cihazları bacak ve uyluk bölgelerinde kullanılabilir.

Ancak bacağın her bölgesi aynı şekilde değerlendirilmemelidir.

Özellikle diz, diz arkası ve kemik çıkıntılarının bulunduğu bölgelerde cihazın kullanım talimatları dikkate alınmalıdır.

Bacak bölgesinde kavitasyon uygulaması planlanırken uygulama alanının anatomik yapısı göz önünde bulundurulmalıdır.


Kavitasyon Selülit Görünümünde Kullanılır mı?

Selülit, cilt ve cilt altı dokusunun yapısal özellikleriyle ilişkili yaygın bir görünüm problemidir.

Kavitasyon Cihazları profesyonel vücut bakım protokollerinde selülit görünümünü desteklemek amacıyla kullanılabilir.

Ancak selülitin tek bir nedeni olmadığı için yalnızca bir cihazla tamamen ortadan kaldırılacağını söylemek doğru değildir.

Beslenme, genetik yapı, hormonlar, bağ dokusu ve yaşam tarzı gibi birçok faktör selülit görünümünde rol oynayabilir.

Bu nedenle kavitasyon, selülite yönelik kapsamlı bir bakım yaklaşımının yalnızca bir parçası olarak değerlendirilebilir.


Kavitasyon ile Kilo Verilir mi?

Bu soru kavitasyon hakkında en fazla merak edilen konulardan biridir.

Kavitasyon cihazları kilo verme cihazı olarak değerlendirilmemelidir.

Kavitasyonun amacı genel vücut ağırlığını azaltmak değil, bölgesel vücut bakımını ve kontur görünümünü desteklemektir.

Kilo vermek için temel yaklaşım enerji dengesi, beslenme, fiziksel aktivite ve gerektiğinde sağlık profesyonellerinin değerlendirmesine dayanır.

Bu nedenle kavitasyon uygulamasından sonra tartıda belirgin kilo kaybı beklemek doğru değildir.


Kavitasyon ile Bölgesel İncelme Aynı Şey midir?

Bölgesel incelme ve kilo kaybı aynı kavramlar değildir.

Bir kişinin vücut ağırlığı değişmeden belirli bir bölgedeki kontur görünümü farklılaşabilir.

Kavitasyon uygulamaları bu nedenle estetik açıdan bölgesel vücut şekillendirme kapsamında değerlendirilebilir.

Ancak ölçümlerde meydana gelebilecek değişikliklerin kalıcılığı ve derecesi kişiye göre farklılık gösterebilir.

The Beauty Store, kavitasyon cihazlarının “zayıflama cihazı” olarak değil, bölgesel vücut bakım teknolojisi olarak konumlandırılmasını önermektedir.


Kavitasyon Seansı Ne Kadar Sürer?

Seans süresi;

  • Uygulama bölgesine,
  • Kullanılan cihazın özelliklerine,
  • Uygulama protokolüne,
  • İşlem yapılacak alanın büyüklüğüne

göre değişebilir.

Bu nedenle tüm kavitasyon uygulamaları için tek bir standart süre vermek doğru değildir.

Üretici tarafından belirtilen maksimum uygulama sürelerine uyulmalıdır.


Kavitasyon Kaç Seans Yapılır?

Kavitasyon uygulamalarında herkes için geçerli tek bir seans sayısı bulunmaz.

Seans planı kişinin;

  • Vücut yapısına,
  • Uygulama bölgesine,
  • Hedefine,
  • Cilt durumuna,
  • Kullanılan cihazın özelliklerine

göre değişebilir.

Uygulamalar arasında cildin ve dokuların toparlanması için yeterli süre bırakılması önemlidir.

Profesyonel uygulayıcı, kişinin durumuna göre uygun seans planını belirlemelidir.


Kavitasyon Sonrası Nelere Dikkat Edilmeli?

Kavitasyon sonrasında kişinin uygulamayı gerçekleştiren profesyonelin bakım önerilerine uyması önemlidir.

Genel olarak sağlıklı yaşam alışkanlıklarının sürdürülmesi, yeterli sıvı tüketimi ve dengeli beslenme vücut bakım sürecini destekleyebilir.

Ancak “çok su içmek yağları doğrudan eritir” gibi kesin ifadeler kullanılmamalıdır.

Uygulama sonrasında yoğun veya beklenmeyen bir reaksiyon görülürse sağlık profesyoneline danışılması gerekir.


Kavitasyon Cihazı Kimler İçin Uygun Olmayabilir?

Kavitasyon her kişi için uygun olmayabilir.

Özellikle bazı sağlık sorunları, implantlar, gebelik, aktif enfeksiyon veya belirli tıbbi durumlarda uygulama uygun olmayabilir.

Bu nedenle kişisel sağlık geçmişi dikkate alınmalıdır.

Kavitasyon cihazlarının kullanım kılavuzunda yer alan kontrendikasyonlar mutlaka okunmalıdır.

Kişinin sağlık durumuyla ilgili şüphe varsa uygulama öncesinde doktor değerlendirmesi gerekebilir.


Kavitasyon Güvenli midir?

Uygun cihaz, doğru parametreler ve eğitimli profesyonel tarafından gerçekleştirilen uygulamalarda kavitasyon kontrollü bir bakım teknolojisi olarak değerlendirilebilir.

Ancak yanlış kullanım;

  • Ciltte tahriş,
  • Hassasiyet,
  • Ağrı,
  • Isı veya rahatsızlık hissi

gibi istenmeyen durumlara yol açabilir.

Bu nedenle cihazın üretici talimatlarına uyulması önemlidir.

The Beauty Store, profesyonel kavitasyon cihazı kullanacak işletmelerin uygulayıcı eğitimine ve cihaz güvenliğine önem vermesini tavsiye etmektedir.


Profesyonel Kavitasyon Cihazı Alırken Nelere Dikkat Edilmeli?

Güzellik merkezi için kavitasyon cihazı satın alırken yalnızca cihazın fiyatına bakmak doğru değildir.

Ultrasonik Frekans

Cihazın kullandığı ultrasonik frekans ve teknik özellikleri incelenmelidir.

Enerji Kontrolü

Enerji seviyesinin ayarlanabilir olması farklı uygulama ihtiyaçlarına cevap verebilir.

Başlık Tasarımı

Uygulama başlığının ergonomisi ve ciltle temas yapısı değerlendirilmelidir.

Kullanım Alanları

Cihazın hangi vücut bölgelerinde kullanılabileceği kontrol edilmelidir.

Güvenlik Sistemleri

Cihazda bulunan güvenlik özellikleri incelenmelidir.

Garanti

Garanti koşulları ve satış sonrası destek değerlendirilmelidir.

Teknik Servis

Profesyonel işletmeler için teknik servis desteği önemli bir kriterdir.

The Beauty Store, kavitasyon cihazı satın alırken teknik özellikler ile işletmenin hedeflediği uygulamaların birbiriyle uyumlu olmasına dikkat edilmesini önermektedir.


Kavitasyon Cihazı ile Hangi Teknolojiler Birlikte Kullanılır?

Profesyonel güzellik cihazlarında bazen birden fazla teknoloji aynı cihaz içerisinde bulunabilir.

Örneğin bazı modellerde;

  • Kavitasyon,
  • RF,
  • Vakum,
  • LED,
  • Lipo lazer

gibi farklı teknolojiler bir arada sunulabilir.

Bu tür cihazlar işletmelerin birden fazla vücut bakım hizmeti sunmasına yardımcı olabilir.

Ancak çok fonksiyonlu bir cihazın her teknolojisinin teknik özellikleri ayrı ayrı incelenmelidir.

Bir cihazda çok sayıda başlık bulunması tek başına cihazın daha kaliteli olduğu anlamına gelmez.


Kavitasyon ve RF Arasındaki Fark

Kavitasyon ve RF aynı teknoloji değildir.

Kavitasyon ultrasonik enerji kullanırken RF, radyofrekans enerjisinden yararlanır.

Kavitasyonun temel mekanizmasında ultrasonik dalgaların mekanik etkisi ön plana çıkarken RF uygulamalarında kontrollü ısı oluşturulması temel mekanizmadır.

Bu nedenle iki teknoloji farklı amaçlarla veya farklı protokollerde kullanılabilir.

Bazı çok fonksiyonlu profesyonel cihazlarda her iki teknoloji bir arada bulunabilir.


Kavitasyon ve G5 Masaj Arasındaki Fark

G5 masaj cihazları mekanik titreşim ve masaj hareketleri oluştururken kavitasyon ultrasonik enerji kullanır.

G5 daha çok mekanik masaj ve vücut bakım uygulamalarında değerlendirilirken kavitasyon bölgesel vücut şekillendirme odaklı protokollerde kullanılabilir.

İki teknolojinin çalışma prensibi farklıdır.


The Beauty Store ile Kavitasyon Cihazı Seçimi

Profesyonel güzellik merkezleri için kavitasyon cihazı seçerken öncelikle hangi hizmetlerin sunulacağı belirlenmelidir.

İşletme yalnızca kavitasyon uygulaması sunacaksa tek fonksiyonlu profesyonel bir cihaz yeterli olabilir.

Bunun yanında RF, vakum veya farklı teknolojileri de kullanmak isteyen işletmeler çok fonksiyonlu cihazları değerlendirebilir.

The Beauty Store, cihaz satın alma sürecinde şu kriterlerin birlikte değerlendirilmesini tavsiye etmektedir:

  • Teknik özellikler,
  • Ultrasonik frekans,
  • Enerji ayarı,
  • Başlık kalitesi,
  • Ergonomi,
  • Güvenlik,
  • Garanti,
  • Teknik servis,
  • Eğitim desteği.

Bu kriterler uzun vadeli cihaz yatırımının daha doğru yapılmasına yardımcı olabilir.


Kavitasyon Hakkında Sık Sorulan Sorular

Kavitasyon nedir?

Kavitasyon, ultrasonik ses dalgalarının mekanik etkilerinden yararlanan ve profesyonel vücut bakım uygulamalarında kullanılan bir teknolojidir.

Kavitasyon ne işe yarar?

Bölgesel vücut bakımını, vücut konturunun görünümünü ve bazı cilt bakım protokollerini desteklemek amacıyla kullanılabilir.

Kavitasyon zayıflatır mı?

Kavitasyon genel kilo verme yöntemi değildir. Daha çok bölgesel vücut şekillendirme ve bakım amacıyla değerlendirilir.

Kavitasyon yağları eritir mi?

Kavitasyonun yağ dokusu üzerindeki etkileri ultrasonik enerjinin mekanik özellikleriyle ilişkilidir. Ancak “yağları anında eritir” şeklindeki ifadeler aşırı basitleştirici ve yanıltıcı olabilir.

Kavitasyon hangi bölgelere yapılır?

Cihazın kullanım talimatlarına bağlı olarak karın, bel, basen, kalça çevresi ve uyluk gibi bölgelerde değerlendirilebilir.

Kavitasyon kaç seans yapılır?

Sabit bir seans sayısı yoktur. Uygulama planı kişiye, bölgeye, hedefe ve cihazın özelliklerine göre belirlenir.

Kavitasyon güvenli mi?

Uygun cihaz, doğru parametreler ve profesyonel kullanım ile kontrollü bir uygulama olarak değerlendirilebilir. Ancak herkes için uygun olmayabilir.

Ev tipi kavitasyon cihazı kullanılabilir mi?

Ev tipi cihazlar profesyonel cihazlardan farklı teknik özelliklere sahip olabilir. Ev kullanımında mutlaka üreticinin kullanım talimatlarına uyulmalıdır.


Sonuç: Kavitasyon Nedir ve Ne İşe Yarar?

Kavitasyon, ultrasonik ses dalgalarının mekanik etkilerinden yararlanan ve özellikle bölgesel vücut bakımında kullanılan profesyonel bir cihaz teknolojisidir.

Kavitasyon cihazlarında uygulama başlığı aracılığıyla ultrasonik enerji hedef bölgeye iletilir. Bu enerji dokularda mekanik etkiler oluşturabilir ve estetik amaçlı bölgesel bakım protokollerinde kullanılabilir.

Kavitasyon teknolojisi özellikle;

  • Karın,
  • Bel,
  • Basen,
  • Kalça çevresi,
  • Uyluk,
  • Bazı bacak bölgeleri

gibi alanlarda değerlendirilebilir.

Ancak cihazların kullanım alanları modelden modele değişebilir.

Kavitasyonun genel kilo verme yöntemi olmadığı özellikle vurgulanmalıdır. Bu teknoloji daha çok bölgesel vücut şekillendirme ve bakım uygulamalarını desteklemek amacıyla kullanılmaktadır.

Sonuçların kişiden kişiye değişebileceği, uygulama parametrelerinin doğru belirlenmesi gerektiği ve herkesin kavitasyon için uygun olmayabileceği unutulmamalıdır.

Profesyonel kullanımda cihazın teknik özellikleri, ultrasonik frekansı, enerji kontrolü, başlık yapısı, güvenlik sistemleri, garanti ve teknik servis desteği birlikte değerlendirilmelidir.

The Beauty Store, kavitasyon cihazı satın almak isteyen güzellik merkezlerinin yalnızca cihazın fiyatına değil, cihazın teknik özelliklerine ve işletmenin sunacağı hizmetlerle uyumuna odaklanmasını önermektedir.

Kaliteli seçilmiş bir Kavitasyon Cihazı, doğru uygulama protokolü ve profesyonel kullanım bir araya geldiğinde kavitasyon teknolojisi, güzellik merkezlerinin bölgesel vücut bakım hizmetlerini çeşitlendirmesine yardımcı olabilir.

Aramızdan ayrılanlar

VEDAT DARCANLI VEFAT ETTİ
Küçükpazar semti sakinlerinden, ‘Merdivenci’ lakabı ile anılan merdiven ustası merhum Hüseyin Darcanlı ile merhume Nuriye Darcanlı’nın oğulları, Hatice Darcanlı’nın eşi Vedat Darcanlı 79 yaşında vefat etti.
Bir süreden bu yana tedavi görmekte olan Vedat Darcanlı; Hafize Öztepe, Pelin Erdoğan ve Hanife Öcalan’ın babaları, İbrahim Erdoğan’ın kayınpederi, Cevat Darcanlı ve merhum Suat Darcanlı’nın ağabeyleri, Hasan ve Hamdiye Darcanlı’nın amcalarıydı. Merhum dün Sarı Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Acı Çeşme Mezarlığında toprağa verildi.

HÜSAMETTİN LEVENT ADALI VEFAT ETTİ
Karaağaç semti sakinlerinden Cemalettin ve merhum Kemalettin Adalı’nın kardeşleri, Nimet Adalı’nın kayınbiraderi, Erkan, Gürkan ve Serkan Adalı’nın amcaları Hüsamettin Levent Adalı 58 yaşında vefat etti. Merhum dün Karaağaç Yeni Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Karaağaç Mezarlığında toprağa verildi.

MUSTAFA ŞENGÜL VEFAT ETTİ
Emekli Öğretmen Ayşen Şengül’ün eşi, Başak Şengül ve Beste Şengül Baş’ın babaları, Sanayi Sitesi eski esnaflarından Ali Şengül’ün ikiz kardeşi Mustafa Şengül 76 yaşında vefat etti. Naz Kale’nin de dedesi olan merhum dün Lala Şahin Paşa Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

AYŞE KINALIPARMAK VEFAT ETTİ
Şükrüpaşa Mahallesi sakinlerinden, Sosyal Hizmetler Müdürlüğünden emekli Mehmet Fikret Kınalıparmak’ın eşi, Ruşen Kınalıparmak ve Ayşen Kabak’ın anneleri Ayşe Kınalıparmak 82 yaşında vefat etti. Merhume dün Lala Şahin Paşa Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Bademlik Mezarlığında toprağa verildi.

Edirne Japonya’da!

Bülent AYAN

Dumlupınar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Çizgi Film ve Animasyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hami Onur Bingöl’ün Edirne’nin tarihsel ve kültürel dokusunu konu alan “Edirne-2” isimli fotoğraf sergisi, 14-27 Ağustos 2026 tarihleri arasında Japonya’nın başkenti Tokyo’da sanatseverlerle buluşuyor.

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Çizgi Film ve Animasyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hami Onur Bingöl’ün “Edirne-2” adlı fotoğraf sergisi, Türkiye’nin önemli tarih ve kültür kentlerinden biri olan Edirne’yi Tokyo’daki sanat izleyicisiyle buluşturuyor. 14-27 Ağustos 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek sergide, Sergi, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, T.C. Tokyo Büyükelçiliği ve Tokyo Kültür ve Tanıtma Müşavirliği’nin destekleriyle gerçekleştiriliyor. Türkiye’nin kültürel mirasının ve sanatsal üretiminin Japonya’da tanıtılmasına katkı sunan sergi, Edirne’nin tarihsel ve kültürel zenginliğini fotoğraf sanatı aracılığıyla Japon sanatseverlerle buluşturuyor. Serginin Tokyo’da gerçekleştirilmesi sürecinde Tokyo Kültür ve Tanıtma Müşaviri Saltuk Buğra Ekinci’nin katkıları ve çabaları da önemli bir rol oynuyor. Ekinci’nin serginin gerçekleştirilmesi ve Türkiye’nin kültürel değerlerinin Japonya’da tanıtılması yönündeki destekleri, projenin hayata geçirilmesine önemli katkı sağlıyor.

Osmanlı İmparatorluğu’nun ikinci başkenti olan Edirne’nin tarihsel kimliği ve kültürel mirası, sergide Prof. Dr. Bingöl’ün fotoğraf perspektifiyle yeniden yorumlanıyor. Kentin mimari dokusu, tarihi yapıları, gündelik yaşamı ve kendine özgü atmosferi, sanatçının objektifinden farklı bakışlarla izleyiciye aktarılıyor.

Prof. Dr. Bingöl, Edirne’yi fotoğraflamak için yalnızca kenti gezmenin ve fotoğraf çekmenin yeterli olmadığını; doğru görüntüyü yakalayabilmek için zaman zaman beklemek ve sabretmek gerektiğini ifade ediyor. Sanatın her türlü formunda ustalık kazanmanın zaman içerisinde edinilen deneyim ve birikimle mümkün olduğunu belirten Bingöl, fotoğraf çalışmalarında da bu yaklaşımı benimsediğini vurguluyor.

“Edirne-2”, Prof. Dr. Bingöl’ün Edirne üzerine gerçekleştirdiği fotoğraf çalışmalarının ikinci aşamasını oluşturuyor. Serginin ilk versiyonu geçtiğimiz yıl Kütahya’da sanatseverlerle buluşurken, sanatçı bu çalışmayı yeniden değerlendirerek ikinci seçkiyi hazırladı. İlk serginin ardından yapılan yeni çekimler ve farklı bakış açılarıyla şekillenen “Edirne-2”, bu kez Tokyo’da Japon sanatseverlerin ilgisine sunuluyor.

Edirne’nin Osmanlı tarihindeki özel konumu, kentin mimari ve kültürel mirasıyla birleşerek sergiye güçlü bir tarihsel arka plan kazandırıyor. Serginin Tokyo’da gerçekleştirilmesi ise Edirne’nin kültürel mirasının Türkiye sınırlarının ötesinde, farklı bir coğrafyanın sanat izleyicisiyle buluşmasına olanak sağlıyor. Bu yönüyle sergi, yalnızca bir fotoğraf etkinliği olmanın ötesine geçerek Türkiye’nin kültürel değerlerinin Japonya’da tanıtılmasına ve iki ülke arasında sanat yoluyla kültürel bağların güçlendirilmesine katkı sunuyor.

Prof. Dr. Hami Onur Bingöl, “Edirne-2” sergisini Haziran 2026’da hayatını kaybeden, büyük saygı duyduğu ve kendisi için özel bir yere sahip olan, Edirne’nin Süloğlu ilçesine bağlı Keramettin Köyü’ndeki Bellek Kitapevi’nin sahibi Mustafa Karaca’nın anısına ithaf etti.

Mustafa Karaca’nın anısını sergi aracılığıyla yaşatmak istediğini belirten Bingöl, “Edirne-2”yi yalnızca Edirne’nin görsel hafızasına ilişkin bir çalışma olarak değil, aynı zamanda kişisel bir vefa ifadesi olarak da değerlendiriyor. Serginin Karaca’ya ithaf edilmesi, Edirne’nin mekânları ve belleği üzerinden kurulan fotoğraf anlatısına kişisel bir hafıza katmanı da ekliyor.

Türkiye’nin kültürel ve sanatsal birikiminin uluslararası alanda görünür kılınmasının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Bingöl, serginin Tokyo’da gerçekleşmesine katkı sağlayan T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, T.C. Tokyo Büyükelçiliği ve Tokyo Kültür ve Tanıtma Müşavirliği’ne teşekkürlerini iletti. Bingöl ayrıca, serginin gerçekleştirilmesi sürecindeki değerli katkıları ve destekleri nedeniyle Tokyo Kültür ve Tanıtma Müşaviri Saltuk Buğra Ekinci’ye teşekkür etti.

40 fotoğraftan oluşan “Edirne-2” sergisi, 14-27 Ağustos 2026 tarihleri arasında Tokyo’da Japon sanatseverlerin ziyaretine açık olacak. Sergi, Edirne’nin tarihsel ve kültürel mirasını çağdaş fotoğraf aracılığıyla farklı bir coğrafyada görünür kılarken, Türkiye’nin kültürel değerlerinin Japonya’da tanıtılmasına ve Türk-Japon kültürel ilişkilerinin sanat yoluyla güçlendirilmesine katkı sunacak.

Çocuklara bir tarihi armağan daha

Bülent AYAN

Edirne Belediyesi’nde görevli, kent tarihi üzerine yaptığı akademik ve kültürel çalışmalarıyla tanınan Dr. Aydemir Ay, çocuklar için Atatürk’ün Edirne’ye yaptığı tarihi ziyaretleri kaleme aldığı “Atatürk Edirne’de – Bir Liderin Tarihi Ziyaretleri” adlı kitabından sonra bu kez eşi Gülce Ay ile birlikte yine çocuklar için hazırladığı “SELİMİYE – Gökyüzüne Dokunan Cami” adlı kitabıyla okurlarının karşılarına çıktı.

Dr. Aydemir Ay, sosyal medya hesabından yeni kitabının tanıtımını yaptığı paylaşımda, “Bu kez Birce, İbrahim Ay Dedesi ile Selimiye Camii ve Külliyesi’ni keşfediyor. Ücretsiz kitabımızı indirip okuyabilirsiniz” diyerek şunlara yer verdi:.

“Bitmek bilmeyen soruları, merakı ve öğrenme isteğiyle Birce, Mimar Sinan’ın “ustalık eseri” olarak nitelendirdiği Selimiye’yi, kubbesinden minarelerine, çinilerinden hat sanatına, süslemelerinden küçük ve gizemli ayrıntılarına kadar adım adım öğreniyor.

Selimiye Camii ve Külliyesi, 2011 yılından bu yana UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. Külliye, caminin yanı sıra eğitim kurumları, kütüphane, arasta ve diğer yapılarıyla Edirne’nin tarihi ve kültürel kimliğinin en önemli parçalarından biri.

Ama bizim için bu kitap sadece Selimiye’yi anlatan bir kitap değil.

Çocuklarımızın, okuma alışkanlıklarını geliştirmesini,  merak etmeyi ve araştırmayı öğrenmesini, yaşadığı şehri tanımasını, Edirne’ye aidiyet ve şehir bilinci geliştirmesini,  gördüğü bir ayrıntının peşinden gidip soru sormasını istiyoruz. Dr. Aydemir Ay

Bu nedenle kitabımızı internet ortamında çocuklarımız için ücretsiz olarak paylaşıyoruz.

Uzun yıllardır Turizm Enformasyon Bürosu’nda görev yapan Gülce Ay ile Turizm alanında doktora yapmış Dr. Aydemir Ay olarak, yıllardır biriktirdiğimiz Edirne sevgisini ve bilgisini çocuklarımızla paylaşmak istedik. Bu kitap bizim için bir şehir hediyesi.

Edirnem’e… Edirnemin çocuklarına… Ve bu şehrin geleceğine…

Çünkü inanıyoruz ki: Bir şehri tanıyan çocuk, o şehri sever. Seven çocuk ise onu korur.

Çocuklarımız okusun, sorsun, araştırsın ve kendi şehirlerinin küçük araştırmacıları olsun.”

Vatandaş borçla ayakta!

21.Dönem Edirne Milletvekili Şadan Şimşek, vatandaşın artık geçinmek için borçlandığını, borcunu ödemek için yeniden borçlandığına dikkat çekerek, vatandaşın borcunu yeniden yapılandırmanın yetmeyeceğini, o borcu bir daha yapmak zorunda kalmayacağı bir gelir düzeni kurmanın gerekli olduğunu bildirdi.

Eski milletvekili Şimşek, “Borç büyüyor, vatandaşın nefesi daralıyor!” başlıklı yazılı açıklamasında, “Türkiye’nin ekonomik gerçeği artık rakamlarda açıkça görülüyor” diyerek şunları kaydetti:

25 MİLYON 862 BİN 663 DERDEST İCRA DOSYASI

Tüketici kredileri ve bireysel kredi kartlarında takipteki alacaklar 2021’de 19,36 milyar TL’den 2026’da 339,56 milyar TL’ye yükseldi. Beş yılda yaklaşık 17,5 kat artış olmuştur.

Ülkemizde 25 milyon 862 bin 663 derdest icra dosyası bulunuyor. Bu sadece birer rakam değildir. Bu; geçinemeyen ailelerin, borçla ayakta duran emeklilerin, zorlanan esnafın ve geleceğini erteleyen gençlerin hayatıdır. Vatandaş artık geçinmek için borçlanıyor, borcunu ödemek için yeniden borçlanıyor.

ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Çözüm önerilerim şöyle ki;

1. Borçlar nefes aldıracak şekilde yapılandırılmalıdır.

Kredi kartı ve tüketici kredisi borçları uzun vadeye yayılmalı, faiz yükü düşürülmeli ve dar gelirliye ödeme gücüne göre yeni bir ödeme planı sunulmalıdır.

2. Gelir artırılmalıdır.

Asgari ücret ve emekli aylıkları, gerçek yaşam maliyetleri dikkate alınarak belirlenmeli; çalışan ve emeklinin alım gücü korunmalıdır.

3. Temel ihtiyaçlar ucuzlatılmalıdır.

Gıda, kira, enerji, ulaşım, eğitim ve sağlık üzerindeki yük azaltılmalı; dar gelirlinin bütçesi rahatlatılmalıdır.

4. İstihdam ve üretim artırılmalıdır.

Özellikle gençlere ve küçük esnafa yönelik üretim ve istihdam destekleri güçlendirilmelidir. Çünkü kalıcı çözüm yeni kredi değil, yeni gelir ve yeni iştir.

 5. İcra sarmalına giren vatandaş yeniden hayata kazandırılmalıdır.

Borç nedeniyle icra ve haciz baskısı altında kalan dar gelirli yurttaşlar için sosyal ve hukuki destek mekanizmaları oluşturulmalıdır.

Çünkü vatandaşın borcunu yeniden yapılandırmak yetmez; o borcu bir daha yapmak zorunda kalmayacağı bir gelir düzeni kurmak gerekir.

ÇÖZÜM BELLİDİR

Ekonomik anlayışımız çok açıktır. Borç değil, gelir büyüyecek. İcra değil, istihdam büyüyecek. Faiz yükü değil, vatandaşın alım gücü büyüyecek.

Ekonominin başarısını bankaların kredi hacmiyle değil, vatandaşın ay sonunda cebinde kalan parayla ölçeceğiz.

Vatandaş borçla değil, emeğiyle yaşamalı! İcra dosyaları değil, iş ve aş çoğalmalı! Borç sarmalı değil, gelir ve refah sarmalı kurmalıyız!

Çözüm bellidir: Vatandaşın borcunu değil, gelirini büyütmek!

Milletin sorununa çözüm getirilmesi zorunludur. Unutulmamalıdır milletin iradesinin üzerinde güç yoktur.”

Edirne’nin sıra dışı köyü

Veli Kişioğlu: Drama, Yaratıcı Drama lideri
Drama ve Yaratıcı Yara”Zamanın Düğümleri”

Edirne merkez Eskikadın Köyü 10 Ağustos Pazartesi gününden bu yana 2’nci Uluslararası Felsefe, Sosyal Bilimler, Sanat ve İnsan Günlerine ev sahipliği yapıyor. Aynı ismi taşıyan kampın katılımcıları, akademisyenler, sanatçılar ve Edirne’nin yanı sıra farklı kentlerden konulara ilgi duyanlar köyde bir araya geldi. Edirne Tuna Art Academy Kurucusu ve Eğitimci Hakan Coşkuntuna, 10-15 Ağustos tarihleri arasında ikincisi gerçekleştirilmekte olan kamp boyunca atölyeler dışında ‘çadır kampı’ konseptiyle doğayla iç içe bir ortamda bulunduklarını kaydetti.

Şahver HÖBEK: Nefes almak, nefesi doğru
kullanmak ve kendimize uygun nefes almak.

“Çadırını kap gel” sloganıyla düzenlenen organizasyon, Edirne Belediyesi başta olmak üzere Tuna Art Academy Uygulamalı Drama, Felsefe, Sosyoloji ve Tiyatro Derneği, Eskikadın Köy Muhtarlığı ve Uygulamalı Felsefe Derneği’nin katılımı ve katkılarıyla gerçekleştiriliyor.

 Farklı disiplinlerden katılımcıları aynı ortamda buluşturarak düşünce, sanat ve sosyal bilimler ekseninde paylaşım kültürünü geliştirmeyi amaçlayan organizasyon, 10 Ağustos Pazartesi günü buluşma, tanışma ve ilk gün atölye çalışmaları ile başladı. Hem akademik hem de sanatsal etkinliklerde önemli akademisyen, uzman, tiyatro, drama, yönetmen, şair, yazar ve müzisyen kimlikleri ile tanınan isimler, konulara ilgi duyan katılımcılarla kısa sürede kaynaştı.

Dr. Rasim Aşın: Eskikadın II. Uluslararası Sanat,
Sosyal Bilimler, Sanat ve İnsan Kampı
“Tiyatro ve Drama’nın Kazanımları”-Drama ve Tiyatro
Sanatının Çok Boyutlu İnsan Gelişimindeki Yeri

12 Ağustos 2026 Çarşamba (bugün) gerçekleştirilecek program :

7.00 Kalkış ve Kahvaltı Hazırlığı

7.30 Sabah Sporu ve Yürüyüş

8-30 – 9.15 Kahvaltı

09.45 – 11.45 Elife KILIÇ; “Yaşamdan, Yaşama Felsefesine Yolculuk”

12.00 – 13.20 Mert URDAL; “Joko’ nun Doğumgünü” Tiyatro Oyununun İncelenmesi: Özgürlük, Toplum, İtaat

13.20 – 14.00 Öğle Yemeği

14.10 – 15.10 Mert URDAL Atölyenin Devamı

15.20 – 17.00 Rasim Aşın; “İbrahimoğlu Yuğ Tiyatro Anlayışı: Psikosof Tiyatro Poetikası”

17.10 – 20.00 Zekeriya HOCALAR; Tiyatro Atölyesi

20.10 – 20.40 Akşam Yemeği

21.00 Ali Emre KURULU; Solo Konser

Amatör futboldan TFF’ye tepki çığ gibi!

Edirne Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu (Edirne ASKF) Türkiye Futbol Federasyonu tarafından 2026-2027 futbol sezonu için amatör liglerde uygulanacağı açıklanan yeni düzenlemelerin lisans ücretleri, yaş uygunlukları ve diğer hususlar bakımından değerlendirildiğinde, amatör futbolun geleceği adına ciddi endişeler doğurduğunu bildirdi.

Edirne ASKF tarafından paylaşılan Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu’nun açıklamasında, “Türkiye Futbol Federasyonu tarafından 2026-2027 futbol sezonu için amatör liglerde uygulanacağı açıklanan yeni düzenlemeler; lisans ücretleri, yaş uygunlukları ve diğer hususlar bakımından değerlendirildiğinde, amatör futbolumuzun geleceği adına ciddi endişeler doğurmaktadır. Bu alınan kararların mevcut şartlar altında amatör spor kulüplerimizin ayakta kalmasını daha da güçleştireceği açıktır” denilerek şunlara yer verildi:

“- Daha önceki sezonlarda filiz ve vize işlemlerinde TFF’ce herhangi bir ücret alınmamıştır. 2023-2024 sezonunda filiz ve vize ücretlerinde 20 TL alındı. 18 Temmuz 2024 tarihinde seçilen TFF yeni yönetimi 2024-2025 sezonunda filiz ve vize lisanslarında herhangi bir ücret almadı. Doğru olanda bu idi.

– Ancak 2025-2026 sezonunda filiz ve vize ücretlerinde 150 TL ücret alındı. Bu sezon ise bu rakamın 500 TL ye yükseltildiği görülmektedir. Yani artış oranı %234 dür. (TÜİK Temmuz ayı yıllık enflasyon oranı %31,75)  Örneğin; 3-4 kategoride lige katılan bir kulüpte ortalama 100-150 adet filiz ve vize lisansı işlemi yapıldığı dikkate alındığında 150×500 = 75.000,00 TL maliyeti çıkmaktadır. Ayrıca bu maliyete kulüp vize ve diğer işlemler için yapılacak masraflar da eklenince rakam daha da yükselecektir.

Bu nedenle filiz ve vize lisans işlemlerinde daha önceki sezonlarda olduğu gibi herhangi bir ücret alınmamalıdır.

Nitekim geçtiğimiz sezondan bu yana yaşanan sorunlar, bugün açıklanan düzenlemelerle birlikte daha net bir şekilde ortaya çıkmıştır. Sorunun temelinde, 2025-2026 sezonunda atılan hatalı adımların bulunduğu görülmektedir. Üzülerek ifade etmek gerekirse ne yazık ki bu yeni kararlar, şartları iyileştirmek yerine daha da ağırlaştırmaktadır.

Amatör futbol, yalnızca sahada oynanan bir oyundan ibaret değildir, en önemli sosyal sorumluluk projelerinden biridir.

Unutulmamalıdır ki amatör kulüpler zayıflarsa, mahalle ve semt kültürü de zayıflar. Mahalle, köy ve ilçe takımlarının yok olması, çocuklarımızın sığınabileceği güvenli limanların azalması anlamına gelir. Bunun doğuracağı sosyal sonuçlar ise yalnızca spor camiasını değil, tüm toplumu ilgilendirmektedir.

Bu yapıyı korumak ve güçlendirmek en başta TFF’nun görevi ve sorumluluğudur. Açıklanan yeni düzenlemeler lisans ücretleri, yaş uygunlukları ve diğer hususlar bakımından bakıldığında ekonomik olarak zaten zor bir dönemden geçen amatör kulüplerimizin omuzlarına bu denli ağır mali yükler bindirilmesini doğru bulmuyoruz.

Bu açıklamayı yapmak, ülkemizde amatör spor kulüplerinin üst kuruluşu olarak vicdani bir sorumluluktur. Çünkü biliyoruz ki Türk futbolunun temeli amatör kulüplerdir. Temeli zayıflatılan bir yapının güçlü kalması mümkün değildir. Amatör futbol güçlenmeden Türk futbolunun gelişmesi de mümkün olmayacaktır.

Bu vesileyle Türkiye Futbol Federasyonu’nun amatör futboldan sorumlu ilgili yetkililerini, amatör spor kulüplerinin üst kuruluşu olan ASKF’lerin ve TASKK’ın görüş ve taleplerine kulak vermeye, alınan kararları ortak akıl çerçevesinde yeniden değerlendirmeye ve amatör futbolun sürdürülebilir geleceğini güvence altına alacak aşağıda açıklanan destekleyici adımları hep birlikte hayata geçirmeye davet ediyoruz.

 -Maddi İhtiyaçları: Artan deplasman, ulaşım, tesis ve ekipman maliyetleri karşısında amatör spor kulüplerin üzerindeki finansal yük gözardı edilmemeli, bu gerçeklik dikkate alınarak sürdürülebilir düzenlemeler hayata geçirilmelidir.

– Genelde Anayasamızın 59. Maddesi “Devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri alır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder.”

– Özelde de 16.05.2009 tarih 27230 sayılı resmi gazetede yayınlanan TFF Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanunun 3/1-b) “Futbolun gelişmesini ve yurt sathına yayılmasını sağlamak” ve 3/1-ğ) “Futbolu geliştirmek amacıyla; amatör futbol, spor kulüp ve federasyonları ile bünyesinde futbol branşı bulunan engelliler spor federasyonlarına her türlü ayni ve nakdi yardımda bulunmak” denilmektedir.

– Sporcu takım ve kulüp sayısını çoğaltmamız, sporda gelişmiş ülkeler seviyesine gelmemiz gerekirken kulüp tescillerinin durdurulması doğru değildir. Sahası olmayan büyük illerde sınırlama olabilir. Ancak Anadolu’da kulüp kurmak isteyene engel olmamak gerekir. Yaklaşık bir buçuk yıldır yapılmayan kulüp tescillerinin yapılması, kulüp sayısı az olan illerde yeni kulüp kurulması teşvik edilmelidir.

Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın ülke genelinde lisanslı ve aktif sporcu sayısını artıracak politikalarına uygun çalışmalar yapılması gerekirken, son dönemde TFF tarafından alınan bu kararların Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın sporcu sayısını artırmaya yönelik politikalarına menfi hareket edeceğinden endişe edilmektedir.

– BAL ve alt yaş kategorileri Türkiye Şampiyonalarında grup ve yarışma koşullarının eşit ve adil yapılması, özellikle alt yaş kategorilerinin Türkiye Şampiyonalarına katılan takımlara önceki dönemlerde maddi destek sağlanırken yeni dönemde maddi destekler kaldırılmıştır. Teminat ve katılım ücretlerinde ciddi artışlar yapılmıştır. Kulüplere maddi desteklerin yeniden yapılması gerekmektedir.

– TFF ‘ca ilan edilen ve mevcut kulüpler tarafından yerine getirilemeyecek, faal amatör kulüplerde istenilen kriterlerin 28.07.2026 tarihinde TASKK yetkilileri ile TFF Amatör İşler Kurulu Toplantısı’nda yapılan görüşmeler doğrultusunda uygulamadan kaldırılmalı ve bu husus yeni bir bildiri ile açıklanmalıdır.

-Sonuç olarak; Filiz ve vize lisanslarında alınan ücretlerin kaldırılmaması başta kulüp lisans (kulüp vize) işlemleri olmak üzere diğer ücretlerin makul bir seviyeye çekilmemesi ve özellikle 1. ve 2. Amatör küme de yaş uygulamalarının düzeltilmemesi halinde bu sezon bütün amatör liglerin başlamama riski bulunmaktadır. Bu da futbolun bitmesi anlamına gelir. Amatör futbol olmazsa ne profesyonel futbol olur ne de her kategoride milli takım olur. Başta TFF yetkililerimiz olmak üzere spor kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

Futbol Turnuvası’nda gülen Gülçavuş oldu!

İsmail DEMİRAY

Enez’de köyler arasında düzenlenen Minikler Futbol Turnuvası’nın şampiyonu Sultaniçe köyünü 4-2 yenen Gülçavuş köyü oldu.

12 köy ve mahallenin katıldığı turnuvada tüm rakiplerini yenerek final maçında karşı karşıya gelen iki köyün mücadelesi baştan sona büyük bir çekişme içinde geçti.

Yenice Köyü Halı Sahası’nda oynanan final karşılaşmasında maçın hakemliğini Enez Gençlik ve  Spor İlçe Müdür Vekili İbrahin Atakan Arslan yaptı.

Maça Gülçavuş, Sultaniçe, Çataltepe, Yenice ve Çavuşköy’den büyük ilgi vardı. Gülçavuş Köyü Muhtarı Uğur Çetinkaya maçı heyecanla takip edenler arasındaydı.

Turnuvanın sonunda Enez İlçe Kaymakamı Yunus Emre Fırat turnuvaya katılarak dereceye giren köy takımlarına kupalarını ve madalyalarını takdim etti.

Turnuvanın ödül törenine katılanlar arasında Enez İlçe Müftüsü Halit Üzülmez, Enez İlçe Emniyet Müdürü Süleyman Trak ve Enez İlçe Jandarma Komutanı Üsteğmen Musa Ersöz’de vardı.

MAÇIN HİKAYESİ

Rakiplerini eleyerek finale gelen iki komşu köy Gülçavuş ve Sultaniçe’nin minikleri yirmişer dakikalık iki devre halinde süren maçta kazanmak için ellerinden gelen her şeyi yaptı.

Maçın hakemliğini yapan İbrahim Atakan Arslan tansiyonun yükseldiği, mücadelenin kızıştığı anlarda oyuna müdahale ederek olası yaralanmaların önüne geçmeye çalıştı. Oyuncuları sakinleştirmek için maçı durdurup oyuncuları yanına çağırarak maç boyunca uyardı.

İlk yarıda karşılıklı kalelere atılan gollerle 2-2 beraberlikle devre arasına gidildi. Devre arasında miniklerin anne babaları çocuklarıyla özel olarak ilgilenmeleri ilginç görüntülere neden oldu. Nasihatler, su takviyeleri, taktikler havada uçuştu.

İkinci yarının başlarında Gülçavuş köyü miniklerinin arda arda bulduğu gollerle skor bir anda 4-2’ye geldi. Bundan sonraki dakikalarda gol olmayınca final maçını 4-2 kazanan Gülçavuş turnuvanın şampiyonu olmayı başardı.

KUPALAR KAYMAKAMDAN

Maçın bitiminin ardından yapılan kupa törenine katılan Enez İlçe Kaymakamı Yunus Emre Fırat dereceye giren takımlara kupalarını ve madalyalarını takdim etti. Dereceye giren takımların sıralaması şöyle oluştu;

1.Gülçavuş Köyü

2.Sultaniçe Köyü

3.Vakıfköy

4.Çataltepe Mahallesi

Köylerini ve çocuklarını desteklemek için davullarıyla gelen aileler de vardı.

Maçtan sonra görüştüğümüz Gülçavuş imamı Recep Güneri yaptığı açıklamada; şunları söyledi:

“Birbuçuk yıldır Gülçavuş köyünde imamlık yapmaktayım. Köyün gençleriyle ikinci yaz kuran kursunda birlikteyiz. Yapılacak olan turnuvaya katılmak isteklerini ilettiklerinde yetenekli olanlardan bir takım oluşturduk.

Birlikte oynadık, çalıştık. Öğrencilerimle birlikte ağabey/kardeş şeklinde maçlara hazırlandık. Tüm rakiplerimizi yenerek Sultaniçe ile final oynayarak turnuvayı şampiyon olarak tamamladığımız için çok mutluyuz.”

Devre arasında anneler çocuklarının yanındaydı.

GÜLÇAVUŞ’A HALI SAHA İSTİYORUZ

Gülçavuş köyü muhtarı Uğur Çetinkaya’da maçtan sonra yaptığı açıklamada; “Köyümüzün minik gençlerinin turnuvayı şampiyon olarak tamamlamasından dolayı köy halkı olarak sevinçliyiz. Köyümüzde yetişen minikler ve gençler için köyümüzde spora teşvik etmek için bir halı sahaya ihtiyacımız var. Bunun için Sayın Valimizden bir halı saha istiyoruz köyümüze” dedi.