Kapıkule’nin karşısındaki Bulgaristan’ın Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nda gerçekleştirilen denetimde, Türkiye’den gelen bir araçta piyasa değeri 700 bin euroyu (35 milyon TL) aşan 5 kilogramdan fazla kaçak altın takı ele geçirildi.
Olay 14 Haziran 2026 tarihinde Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nda meydana geldi. Türkiye’den Bulgaristan’a giriş yapmak isteyen Romanya plakalı bir otomobil, risk analizi sonucunda detaylı kontrole alındı.
Araçta bulunan Romanya vatandaşı sürücü ile Suriye kökenli Romanya vatandaşı bir kadın ve 4 yaşındaki çocuğunun gümrük görevlilerine beyan edecekleri herhangi bir eşya bulunmadığını bildirdikleri belirtildi.
Ancak gerçekleştirilen ayrıntılı aramada, kadın yolcunun çantasında, üzerinde ve gizli bölmelerde toplam 6 paket halinde altın takılar bulundu. Paketlerden birinin ise kadının üzerine oturarak saklanmaya çalışıldığı tespit edildi.
Yapılan ekspertiz incelemesinde ele geçirilen yüzük, kolye, bilezik, küpe ve çeşitli takılardan oluşan ziynet eşyalarının 21 ayar altın olduğu belirlendi. Toplam ağırlığı 5 kilo 170 gram olan altınların değerinin 703 bin 120 euro olduğu açıklandı.
Kaçak altınlara el konulurken, olayla ilgili olarak Haskovo Bölge Savcılığı gözetiminde soruşturma başlatıldı.
Bulgaristan gümrük makamları, Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nda son dönemde art arda gerçekleştirilen operasyonlarla kaçakçılık girişimlerine karşı denetimlerin aralıksız sürdüğünü bildirdi.
Başlık alternatifleri:
Kapitan Andreevo’da 5 Kiloluk Altın Operasyonu
Türkiye Sınırında 700 Bin Euroluk Kaçak Altın Yakalandı
Bulgar Gümrüğü 5 Kilo Altına El Koydu
Romanya Plakalı Araçtan Servet Değerinde Altın Çıktı
Edirne basını için hazırlanacaksa, haberi “Kapıkule’nin karşısındaki Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nda…” vurgusuyla başlayacak şekilde de yeniden düzenleyebiliriz. Bu, yerel okuyucunun ilgisini daha fazla çekecektir.
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. Sinan Tekin’in başkanı olduğu Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı tarafından hazırlanan haftalık raporda, “Kentte Çocuk Olmak: Türkiye’de Parklar, Oyun Hakkı ve Belediyelerin Sorumluluğu” konusu ele alındı.
Çocukların güvenli ve nitelikli oyun alanlarına erişimi, parkların mevcut durumu, mahalleler arasındaki eşitsizlikler, engelli çocukların karşılaştığı erişilebilirlik sorunları ve yerel yönetimlerin çocuk dostu şehirler inşa etmedeki sorumlulukları kapsamlı şekilde değerlendirildiği raporda, “Kentler yalnızca yetişkinlerin yaşadığı ve kullandığı alanlar değildir. Çocuklar da şehirlerin aktif kullanıcılarıdır ve günlük yaşamlarının önemli bir bölümünü yaşadıkları çevrede geçirirler. Bu nedenle kentlerin planlanmasında çocukların ihtiyaçlarının dikkate alınması büyük önem taşımaktadır. Bu rapor, çocukların kent yaşamındaki yerini, oyun hakkını ve parkların mevcut durumunu kapsamlı biçimde ele almaktadır.
Rapor, çocukların kent yaşamındaki deneyimlerini yalnızca fiziksel çevre açısından değil, aynı zamanda sosyal adalet, eşitlik ve yönetişim perspektifinden değerlendirmektedir. Raporun temel amacı, çocukların kentlerde güvenli, erişilebilir ve nitelikli oyun alanlarına sahip olup olmadığını ortaya koymak ve yerel yönetimlerin bu konudaki performansını değerlendirmektir” ifadelerine yer verildi
Söz konusu rapora ilaveten yapılan “Çocuklarımız için daha yaşanabilir şehirler istiyoruz” başlıklı basın açıklamasında da şöyle denildi:
“Kentler sadece binalardan, yollardan ve altyapıdan ibaret değildir. Bir şehrin gerçek değeri, çocuklarına sunduğu yaşam kalitesiyle ölçülür. Çocukların güvenle oynayabildiği, ailelerin huzurla vakit geçirebildiği ve her bireyin kendini ait hissedebildiği şehirler, aynı zamanda güçlü ve sağlıklı toplumların temelini oluşturur.
Yapılan araştırmalar, ülkemizde birçok çocuğun güvenli ve nitelikli oyun alanlarına erişimde zorluk yaşadığını ortaya koymaktadır. Mahalleler arasında park dağılımındaki eşitsizlikler, bakım eksiklikleri, güvenlik sorunları ve engelli çocukların kullanımına uygun alanların yetersizliği, çocuklarımızın oyun hakkını tam anlamıyla kullanmalarının önünde önemli engeller oluşturmaktadır.
Oysa oyun, çocuklarımız için temel bir haktır. Çocuklarımızın fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişimlerini destekleyen güvenli oyun alanları oluşturmak, yerel yönetimlerin en önemli görevlerinden biridir. Saadet Partisi olarak belediyecilik anlayışımızın merkezine insanı, aileyi ve sosyal adaleti koyuyoruz. Bizim için belediyecilik; sadece asfalt dökmek, bina yapmak veya altyapı hizmeti sunmak değildir. Belediyecilik aynı zamanda çocukların, gençlerin, yaşlıların ve dezavantajlı bireylerin ihtiyaçlarını gözeten, insan odaklı bir şehir yönetimi anlayışıdır.
Milli Görüş belediyeciliğinin temelinde; israfın önlenmesi, kaynakların adil kullanılması, sosyal belediyecilik ve insan onuruna yakışır yaşam alanlarının oluşturulması vardır. Bu anlayış doğrultusunda çocuklarımızın güvenli, erişilebilir ve nitelikli oyun alanlarına sahip olması çok önemlidir.
Şehirlerimizi planlarken çocuklarımızın sesine kulak vermeli, parkları ve oyun alanlarını onların ihtiyaçlarına göre tasarlamalıyız. Her mahallede çocukların kolayca ulaşabileceği parklar oluşturulmalı, mevcut alanların bakım ve güvenliği düzenli olarak sağlanmalı, engelli çocuklarımızın da eşit şekilde yararlanabileceği kapsayıcı düzenlemeler hayata geçirilmelidir.
Çocuk dostu şehirler, aslında herkes için daha yaşanabilir şehirlerdir. Çocukların güvenle oynayabildiği bir şehirde aileler huzurlu ve toplum daha güçlü olur. Saadet Partisi olarak çocuklarımızın oyun hakkını, güvenli yaşam hakkını ve şehir yaşamına katılım hakkını savunmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki çocuklarına yatırım yapan toplumlar, geleceğine yatırım yapmış olur.”
Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından Balkan Kongre Merkezi’nde düzenlenen “1. Hekimliğe Merhaba
Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen “1. Hekimliğe Merhaba Sempozyumu”, Balkan Kongre Merkezi’nde başladı.
İki gün sürecek sempozyumun ilk gününde geleceğin hekimleri deneyimli akademisyenlerle bir araya gelerek bilimsel bilgi ve deneyim paylaşımında bulundu. Etkinlik kapsamında 23 son sınıf tıp öğrencisi ve 29 akademisyen moderatör olarak görev alırken, sempozyum boyunca toplam 25 olgu sunumu gerçekleştirilecek.
Programın açılışında konuşan Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, sempozyumun yalnızca bilimsel bir etkinlik değil, aynı zamanda meslek hayatına hazırlanan genç hekimler için önemli bir rehber niteliği taşıdığını belirtti. “Hekimliğe Merhaba” ifadesinin yalnızca mezuniyet öncesi bir dönemi tanımlamadığını belirten Hatipler, öğrencilerin hekimlik yolculuğuna Tıp Fakültesine adım attıkları ilk gün başladıklarını söyledi. Tıp eğitiminin yalnızca teorik bilgiyle sınırlı olmadığını vurgulayan Hatipler, iyi bir hekim olmanın temelinde iyi bir insan olmanın yattığını belirtti. Öğrencilere kendilerine güvenmelerini tavsiye eden Hatipler, özverili çalışmanın karşılıksız kalmayacağını ifade etti.
Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sedat Üstündağ ise sempozyum programının öğrenciler ve öğretim üyelerinin ortak çalışmasıyla hazırlandığını belirtti. Olguların tanı ve tedavi süreçlerinin birlikte değerlendirileceğini ifade eden Üstündağ, Tıp Fakültesinde ilk kez gerçekleştirilen multidisipliner nitelikteki bu toplantının diğer tıp fakültelerine de örnek olacağını ve aile hekimleri için yararlı çıktılar sunacağını söyledi.
Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Başkanı ve 6. Sınıf Koordinatörü Prof. Dr. Serdar Öztora da sempozyumun meslek hayatına önemli bir başlangıç olduğunu belirterek genç hekimlerden merhamet ve insan sevgilerini korumalarını istedi.
Açılış konuşmalarının ardından İnt. Dr. Doğa Aksu’ya teşekkür belgesi takdim edildi.
Daha sonra olgu sunumlarına geçildi. Mezuniyet sonrası görev yapacakları yerlerde en sık karşılaşabilecekleri vakalar üzerinden hazırlanan sunumlarda teşhis, ayırıcı tanı ve tedavi süreçleri öğretim üyeleriyle birlikte değerlendirildi. Akademisyenlerin bilgi ve deneyimlerini paylaştığı oturumlarda, olgular üzerinden yürütülen tartışmalar katılımcıların klinik değerlendirme becerileri ile mesleki gelişimlerine katkı sağladı.
Programa; Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Eylem Bayır ve Prof. Dr. Mustafa Tan, Hastane Başhekimi Prof. Dr. Alkin Çolak, Genel Sekreter Hüseyin Türkel, Genel Sekreter Yardımcıları Doç. Dr. Ali İhsan Meşe ve Nurdan Çankaya, dekanlar, daire başkanları, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Trakya Üniversitesi Sultan II. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi’nde, geçtiğimiz yıl büyük ilgi gören gece müzeciliği uygulaması yeniden başlıyor.
18 Haziran Perşembe gününden itibaren ziyaretçiler, haftanın üç günü (perşembe, cuma ve cumartesi) müzeyi gece saatlerinde de gezebilecek. Normalde saat 18.00 olan kapanış saati bu günlerde saat 22.30’a kadar uzatılacak.
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ülke genelindeki seçkin müzelerde uygulanan gece müzeciliği etkinliği, Trakya Üniversitesi Sultan II. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi’nde de yaz sezonu boyunca sürdürülecek.
Gece müzeciliği uygulamasıyla ziyaretçilerin, tıp ve mimarlık tarihinin yaklaşık 500 yıllık eşsiz mirasını oluşturan külliye yapılarının büyüleyici atmosferini gece saatlerinde deneyimlemeleri amaçlanıyor. Tarihî mekânların ışıklandırmalar eşliğinde sunduğu farklı ve mistik ortam, ziyaretçilere unutulmaz bir müze deneyimi yaşatacak.
HAMDİ DENİZ VEFAT ETTİ Merhum Yaşar ve merhume Hamdiye Deniz’in oğulları, Selvi Deniz’in eşi, Yılmaz, Yunus, Yıldıray, Emre, Ceyda Deniz ile Yasemin Düşmüş’ün babaları Hamdi Deniz 72 yaşında vefat etti. Merhum, dün Şeyh Çelebi Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
HASAN KAHRAMAN VEFAT ETTİ
Süheyla Karaman’ın eşi, Nilgün, Belgin ve Elif’in babaları, Hasan Kahraman 87 yaşında vefat etti. Merhum dün Hacılarezanı Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Buçuktepe Mezarlığında toprağa verildi.
MEHMET AYAN VEFAT ETTİ
Büyükdöllük Köyü sakinlerinden Mehmet Ayan 97 yaşında vefat etti. Merhum dün, Köy Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Büyükdöllük Köyü Mezarlığında toprağa verildi. Cenaze törenine AKP İl Başkanı Belgin İba ve beraberindeki partililer de katıldı.
NURİ CEPDİBİ VEFAT ETTİ
Merhum Ruşen ve Remziye Cepdibi’nin oğulları, merhume Aliye, Ferah, Nuriye ve Hüseyin Cepdibi’nin kardeşleri Nuri Cepdibi 66 yaşında vefat etti. Merhum dün Yeşilce Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
Karaağaç Arda Spor, 1. Grup’ta yer aldığı Kadınlar 3. Ligi’ndeki 2025-2026 sezonunda ikinci yarının ikinci maçında deplasmanda Büyük Yoncalıspor’a 5-1 yenildi.
Kadınlar 3. Ligi 1. Grup’ta 5. hafta programında yer alan Yoncalıspor – Karaağaç Arda Spor arasındaki karşılaşma Saray Şehit Fatih Berkay Akgün Stadı’nda oynandı. Karaağaç Arda Spor ligin ilk yarısında Edirne’deki maçta 2-2 berabere kaldığı rakibine bu kez 5-1 yenildi.
Karaağaç Arda Spor sezonun son maçında 5’te 5 ile yoluna devam eden grup lideri Lüleburgaz Yıldız Spor Kulübü’ne konuk olacak. Edirne ekibi ligin ilk yarısında evinde rakibine 4-2 mağlup olmuştu.
1.GRUP 5.HAFTA SONUÇLAR
Büyük Yoncalıspor 5-1 Karaağaç Arda Spor
Kapaklı Kartal Spor 0-7 Lüleburgaz Yıldız Spor Kulübü
Edirne U11 Futbol Ligi’nde 2025-2026 sezonunun 6. hafta programında yer alan 9 karşılaşma bugün oynanacak.
Edirne U11 Futbol Ligi’nde A ve B gruplarındaki 6 karşılaşma Saraçhane sahasında oynanırken, C Grubu’ndaki 2 karşılaşma Keşan, 1 karşılaşma da Uzunköprü’de yapılacak.
Geçtiğimiz Cuma günü sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Edirne’ye ziyaret etti.
Ama ne ziyaret!
Edirne’nin bütün sokak başları trafik ekiplerince, Edirne dışında ve çevresinde jandarma ekiplerince tutulmuş, Edirne merkez de yine her köşe başında bir trafik polisi, merkeze iyice girilince yüzlerce metre uzunluğunda demir korkuluklardan oluşturulmuş dar koridorlar.
Konuşma yapılacak olan alana girenler sıkı bir şekilde aramalardan geçirildi. Hepsinin başlarında beyaz şapkalar vardı ki sanırım AKP teşkilatı alana gelenlerin güneşten etkilenmelerini istemediler.
Bir gün önce başlayan yoğun hazırlıklar Edirneliler tarafından ilgiyle izlendi
Ülkemizin partili Cumhurbaşkanı; o ne ihtişam öyle. Resmi makam araçları konvoy halinde, binlerce koruma ve Edirne’nin her sokak başında polis ekipleri.
Ülkenin Cumhurbaşkanısınız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, bu kadar şatafata, masrafa ne gerek var ki?
Gelin üç/beş resmi araçla, hadi olsun 3/5 korumayla, öyle Edirne’nin merkezini boydan boya trafiğe de kapatmaya da gerek yok.
Kucaklaşın Edirne halkıyla. Dolaşın öncelikle kenar mahalleleri, orada çiftçiler de vardır yakın köylerde yerleri olan, onlar size durumlarını anlatsınlar, ülkenin yönetiminden memnun olup olmadıklarını. Esnafları dolaşın, Edirne’yi en iyi onlar anlatır size. Öğrencisi de boldur Edirne’nin gençlerle de sohbetler edin ki gençliğin sorunlarını bir de onların ağzından dinlemiş olun. Edirnelilere selam verin, onlarla sohbetler edin, dertlerini dinleyin. Zarar gelmez size Edirne halkından.
Hem de sizi ne kadar gerçekten seven var anlamış olursunuz böylelikle.
Bakmayın siz kamuoyu araştırmalarına. Edirne’de işiniz bittikten sonra keşke komşu illerimiz Kırklareli, oradan da Tekirdağ’a geçmiş olsaydınız. Komşu illerimizi de ziyaret etmiş olur bütün Trakya’yı dolaşarak Trakya’ların gönlüne girmiş olurdunuz böylece.
Kömür işçileri de mağdur olmuş Sayın Cumhurbaşkanım. Aylardır paralarını alamayan, amaçları sadece size seslerini duyurmak olan gariban madenciler size ulaşmak isterken çok sert karşılanmışlar. Bir de onları dinleseydiniz, işçilerin sorunlarından da haberiniz olurdu.
Bunlar tabi ki sadece benim önerim Sayın Cumhurbaşkanımız. Tercih sizin.
Eskilerin deyimiyle; ‘Ağustos ayının yarısı yaz yarısı kış’ olduğunu düşünürsek yazın bitmesine 2 ay kaldı demek çok da yanlış olmaz sanırım.
Havalar iyi de olsa; sınavlar, okul hazırlıkları derken yaz tatili için Enez’e gelen tatilcilerin en az yarısı 15 Ağustos’tan sonra Enez’den ayrılacaklardır.
İşte bu nedenle hemen her yıl gündeme getirdiğim gibi bu yılda bu yolu yazma ihtiyacı hissettim bir kez daha.
Şuan ki haliyle gerçekten çok kötü ve de tehlikeli!
Geçenlerde yolun durumunu bilmeden oradan gideyim dedim, inanın yolun 5-6 km’lik kısmında arabayı sırtımda taşıdım adeta.
Yol grayderle tıraşlanmış üzerine mıcır atılıp öylece bırakılmış.
Mıcırların lastiklere zararı bir yana, olası kazalara davetiye çıkarması da muhtemel.
Mevsim nedeniyle bu yolu kullananların sayısı her geçen gün artıyor artık.
Sordum soruşturdum; “mıcırların üzerine asfalt dökülecekti ama aylar geçti bir şey yapılmadı. Keşke o mıcırlar da hiç dökülmemiş olsaydı” dediler.