

Aramızdan ayrılanlar
OSMAN KAYNARCA VEFAT ETTİ
Naile Kaynarca’nın eşi, Murat, Ahmet , Mehmet, Mustafa, Mahmut, İbrahim, Dilek, Emine ve Feride Kaynarca’nın babaları Osman Kaynarca 67 yaşında vefat etti. Merhum dün, Şah Melek Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Bademlik Mezarlığında toprağa verildi.
GÖNÜL DÖKMEN VEFAT ETTİ
Eski Sanayi Sitesi esnaf ve Başkanlarından merhum Saadettin Dökmen’in eşi, Siber – Ersan Şahin, Göver-Serhat Girişken, Mustafa-Gülay Dökmen’in anneleri Gönül Dökmen 92 yaşında vefat etti. Merhume, dün ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Buçuktepe Mezarlığında toprağa verildi.
İLHAN ÖZKİŞİ VEFAT ETTİ
Emekli Öğretmen Ersin Özkişi’nin eşi, Şükrüpüşü Aile Hekimi Evrim Özkişi Topsel ile Ersan Özkişi’nin babaları Emekli Öğretmen İhsan Özkişi 78 yaşında vefat etti. Merhum, dün Mevlana Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
KEREM AKÜZERK VEFAT ETTİ
Yıldırım semti sakinlerindden Ekrem Aküzerk’in torunu, Selçuk Aküzerk’in oğlu 18 yaşındaki Öğrenci Kerem Aküzerk vefat etti. Merhum dün, Akmescid Camisinde ikinde namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Bademlik Mezarlığında toprağa verildi.
Turnuvanın en büyüğü Büyükevren
Enez ilçesine bağlı Büyükevren Köyü Muhtarlığı tarafından düzenlenen 19 Mayıs Atatürk Halı Saha Turnuvası’nda Büyükevren Gençlikspor kupanın sahibi oldu.
Büyükevren Köyü Muhtarlığı tarafından düzenlenen 19 Mayıs Atatürk Halı Saha Turnuvası sona erdi.
Büyükevren Gençlikspor final karşılaşmasında Gülçavuş spor’u 8-5 yenerek turnuvanın şampiyonu oldu. Büyükevren Gençlikspor’a kupasını Enez Kaymakamı Merve Ayık ve Büyükevren Köyü Muhtarı Ahmet Tezer, sporculara başarılar dileyerek verdi.
Büyükevren Köyü Muhtarı Tezer, turnuvaya katılan tüm takımlara teşekkür etti.
U11 Ligi’nde bu kez Perşembe mesaisi
Edirne U11 Futbol Ligi’nde 2025-2026 sezonunun 7. hafta programında yer alan 9 karşılaşma bugün oynanacak.
Edirne U11 Futbol Ligi’nde A ve B gruplarındaki 6 karşılaşma Saraçhane sahasında oynanırken, C Grubu’ndaki karşılaşmalar Keşan, Uzunköprü ve İpsala’da yapılacak.
7. HAFTA PROGRAMI
18 Haziran 2026 Perşembe
A Grubu:
Çınar – Trakya Kartalları
Saraçhane 2 – 17.00
Şükrüpaşa Atletik – Şükrüpaşa
Saraçhane 2 – 18.15
25 Kasım – Yıldırım GB
Saraçhane 2 – 19.30
B Grubu:
Alsancak- Sancaktar
Saraçhane 1 – 17.00
Aslantepe – Havsa
Saraçhane 1 – 18.15
Edirne Birlik – Edirnespor
Saraçhane 1 – 19.30
C Grubu:
Uzunköprüspor – Keşan Gençordu
Uz. Sen. – 17.00
Keşan Zafer – Keşan Gençlerbirliği
Keşan Sen. – 17.00
İpsala – Uz. Veteranlar
İpsala – 17.00
6. HAFTA TOPLU SONUÇLAR
16 Haziran 2026 Salı
A Grubu:
Trakya Kartalları 11-0 25 Kasım
Yıldırım GB 3-1 Şükrüpaşa Atletik
Şükrüpaşa 7-0 Çınar
B Grubu:
Edirnespor 2–3 Aslantepe
Havsa 0–10 Alsancak
Sancaktar 0-5 Edirne Birlik
C Grubu:
Keşan Gençlerbirliği 2–1 İpsala
Keşan Gençordu 4-1 Keşan Zafer
Uz. Veteranlar 1–0 Uzunköprüspor
YÜZ YILIN HİKAYESİ
Her durumun bir hikayesi vardır ya CHP’deki durum da insanlık tarihine dayalı uzun bir hikayedir. Hikâyenin geçmişi uzundur ama CHP’yi ilgilendiren kısım 1900 sonrasıdır.
George Orwell’in söylediği gibi; “aslında hiçbir şey yasa dışı değildi çünkü artık yasa diye bir şey yoktu” tespiti ülkemizde bugünün somut durumudur. Yine de eldeki hukuk ve halkın eylemleri ile bu kadar hukuksuzluğa karşı mantıklı ve hukuka uygun çözümler aranıyor.
AKP’nin 24 yıllık iktidar döneminde 10 yıl Baykal, 13 yıl da Kılıçdaroğlu muhalefet partisi başkanıydı. Bu iki seçilmiş başkanın hatalarını saysak sayfalar yetmez. İktidar memnundu.Makamların utanıp söyleyenlerin utanmadığı sözcükler söylendikçe toplumsal değerler tükendi. Bu hakaretleri burada yazmak bana ayıp gelir. Hakarete maruz kalanlar ise grup toplantılarında ağız dalaşı ile idare ettiler.
Bu süreçte sosyalistler, çevreciler, yaşam savunucuları, hak mücadelesi verenler sessizleştirildi çünkü arkalarında siyasi destek olmadı. 2023 yılında CHP 38. Genel kurulunu yaptı ve Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel yarıştı. Özel kazandı.
Olması gereken partideki değişimi kabul etmek ve elini sıkmaktı. Tıpkı İnönü’nün Ecevit’e karşı kaybettiği seçimden sonra Ecevit’i kutlayarak demokrasi güzelliğini toplumda yaşatması gibi.Kaldı ki 2002-2023 arasında iktidarı grup toplantılarında eleştirmek dışında iktidarın saldırılarına karşı bir politika üretilemedi.Kılıçdaroğlu ve ekibi yerel ve genel seçimlerde yenildi ama bir tülü yenilenemedi. Bugün ülkeyi kaosa sürükleyen iktidara payandalık yapan Kılıçdaroğlu ve ekibi demokratik davranışlar yerine iktidara hizmet, ülkeye kötülük yaptığının farkında değil mi?
Devlet memuru zihniyeti ile hareket eden Kılıçdaroğlu her defasında atama ile görev yaptığından olsa gerek üç yıl sonra usulsüz olarak CHP başkanlığına atanmasını normal görebilmektedir. Velev ki ‘bağımlı mahkeme kararı’ ile böyle bir görev verildi. Akıl ve nizam, ahlak ve hukuk en çabuk olarak kurultayı toplayarak süreci kapatıp partide ve ülkede demokrasiye dönüşü sağlamaktır.
Atanmış ekibin siyasi parti yönetmesi görülmüş değildir. Partileri delege ve üyeleri yönetir. Son karar makamı da bu kurullardır. Kılıçdaroğlu’nu o koltuğa atayanlar elini kolunu da bağlamış olmalı ki seçilmiş kişiler hakkında kararlar alabilirken kurultay kararı alması gerektiğinde ise yetkisizliğini öne sürüyor.
Ülkemiz dahası bölgemiz demokrasiden uzaklaşıyor. Bu uzaklaşmanın destekçisi olmak yüz yıllık kurucu siyasi geleneğe, ülkeye, bölgeye ihanettir. Mustafa Kemal’in düşüncesine, başardıklarına açık saldırıdır. Bu kötücül gidişe yol açan, araç olan biri CHP’li olamaz. CHP’li olmadığı gibi demokrat da olamaz.
Kılıçdaroğlu 13 yıl işgal ettiği başkanlık koltuğunun önemini anlamamış veya bile isteye orada bir amaç için oturmuştur. Ki bu amaç; ABD büyükelçisi sıfatıyla sömürge valisi gibi davranan Thomas J. Barrack ve AKP üst kadrolarının yıllardır diline doladığı Osmanlıcı/yayılmacı bir anlayıştır. Yeni Ortadoğu konusunda da ABD valisinin peşine takılmak yerine yine İnönü’nün örneği ortadadır.1964 yılında ABD Başkanı Lyndon B. Johnson’ın Kıbrıs meselesindeki tehditkâr mektubuna karşı İnönü; “Yeni şartlarla yeni bir dünya kurulur ve Türkiye de bu dünyada yerini bulur”. Bugün bunu diyen Özgür Özel’dir. İktidarın peşine takıldığı Ortadoğu Valisi Barrack’ın peşine takılmak ulusal kurtuluş savaşı vermiş bir partiye düşmez.
İktidar Barrack söylemiyle Ortadoğu’da yumuşak liderlerin öncülüğünde mutlak güce ulaşmak istiyor. Ki bunu yasama, yürütme, yargı ve basını yöneterek epeyce elde etti. Bu yolda tek engel CHP. Bu oyunu atanmışlar bozabilir ama böyle bir niyetlerinin olduğuna dair kanıt bile yok.
Ülkemizin demokratları biliyorlar ki CHP’ye yapılan kumpas yargı davası değildir. Siyasi bir davadır ama sadece CHP’ni ilgilendirmez. Tümüyle demokrasi yanlılarının siyasi davasıdır. Bu nedenledir ki her görüşten yurttaşlar Özgür Özel’in öncülüğünü desteklemektedir. Kılıçdaroğlu 13 yıl başkanlık yaptı. Şu an ise atanmış başkan ama lider, önder değil. Özgür Özel ise partiden değil ülkeden de atılsa artık bu coğrafyada liderdir, önderdir.
Güzel ülkemizin güzel coğrafyasında yaşayan bizler bu topraklar için ödenen bedellerin farkındayız. Bir kısım yerli işbirlikçinin emperyalist güçleri arkasına alarak yüz yılın öcünü çıkarma hayaline karşı hepimiz bir kez daha karşı duracağız.
ENEZ’E KAYMAKAM DAYANMIYOR… KAYMAKAMIMIZIN TAYİNİ ISPARTA’YA ÇIKTI
Son Kararname ile Kaymakamımız Sn. Merve AYIK’ın Isparta Aksu Kaymakamlığı’na atandığı anlaşıldı.
Daha 8 ay önce Enez’de göreve başlayan Kaymakamımızın bu beklenmeyen yer değişikliği ile Enez’in muhtemelen yine bu yaz aylarında yerel bürokratlarla idare edileceği anlaşılıyor… Bunun mantıklı bir açıklamasının olmadığı ortada.. Yerine gelen olsa da bu yaz turizm sezonuna verebileceği hizmet elbette sınırlı olacak..
***
Her defasında yaz nüfusu 100 binleri aşan Enez’i tam da yaz başında Kaymakamsız bırakan sistemin bir DEVLET anlayışı olduğunu kimse iddia edemez.
Son bir yıl içerisinde İçişleri Bakanı ve muhtemelen bakanlık kadroları da değişti. Ama anlaşılıyor ki orada bu işleri tanzim eden katip değişmemiş. O hala Enez’in 2000 nüfuslu bir ilçe olduğundan hareketle ezberlediği yöntemle bu listeleri hazırlayıp makama sunuyor. Biz yine kendi aramızda öfkelenip tepki gösteriyoruz ama sesimizi bir türlü duyuramıyoruz..
**
Bu saçmalığı düzeltmesi ve Enez’in önemini ilgililere anlatması gereken kim? İktidarın Edirne’deki iki kadın temsilcisi.. İl Başkanı Belgin İBA ve Milletvekili Fatma AKSAL.. Bu hanımefendilerin bu konuda bilgisizlikleri mi, yoksa bildikleri halde ilgisizlikleri mi söz konusu? Bunu anlamak gerekiyor.
Edirne’den 190 Km. uzaktaki Enez’in 5-6 yılda neredeyse toplamda 2-2,5 yıl Kaymakamsız yönetilmesinin yanlışlığının farkındalar mı? Enez’in özellikle yaz aylarında Edirne’nin en büyük ilçesi olduğunu onlara biz mi anlatalım? Havsa’ya mı, Enez’e mi kaymakam daha çok gerekli bunu anlayabiliyorlar mı?
***
Enez, asayiş açısından diğer ilçelere göre önemli farklılıkları bilinen, liman ve gümrüğü olan, yazlık nüfusu 100 binleri aşan, ilgisizlik ve yanlış idari yapılanma nedeniyle turizm için sürekli zaman kaybeden, halkın Kaymakamsız ilçede devlette muhatap bulamadığı bir ilçedir. O nedenle Enez’e Valiliğe bir adımı kalmış, turizmde deneyimli Kaymakamların uzun süreli atanmaları gerekirken aylarca kaymakamsız bırakılması, atananların da daha bir yaz mevsimi yaşamadan görev yerlerinin değiştirilmesi Enez’in en büyük sorunudur.
Enezliler olarak bu konuyu hep birlikte takip etmeli ve Enez’in hatta ayrıcalıklı bir yönetimi hak ettiğini yüksek sesle ilgililere duyurmalıyız.
***
Başladığı ve heyecanla anlattığı Enez projelerini gerçekleştiremeden, göremeden, dernekler olarak birlikte yapmayı planladığımız pek çok etkinliğe katkı veremeden Enez’den ayrılacak olan Sn. Merve AYIK’a yeni görevinde başarılar dileriz.
Umarım Enez’de yaşadığı kısa görev süreci ile ilgili ve Enez’in önemini ve atamalardaki bu yanlışlığı vurgulayan bir raporu ilgililere sunarak bu yanlış gidişin düzelmesi konusunda sessiz kalmaz.. Bu onun Enez’e vereceği en büyük hizmet olur.
O’na “Enez’i unutma” demeyeceğiz, çünkü Enez unutulmaz..
HAK DİN TEKTİR
“HAK DİN TEKTİR,” ÇÜNKÜ “TEK” dendir. Hak dinlerin hepsi, Zebur’ da, İncil’de, Tevrat’da, Kuran’ı Kerim kitabında, Allah’ın korumasında, asla tahrif edilemeyecek şeklide toplanmış ve adına da, tüm dinlerin dosdoğrusunun açıklandığı son kutsal kitap, KURAN ile “MÜSLÜMANLIK” denmiştir.
Böyle olunca, Hristiyanlık, Musevilik, kiliseler, havralar camiye dönüşmeli demiyorum. Oralarda da, bu birlikteliğin güzelliği, camilerde, havralarda, kiliselerde yaşansın, anılsın yeter!..
Kendilerine ne derlerse desinler, sığmaz ki keleimelere!..
Yaratan’ın Kuran’da bildirdiği, tüm hak dinlerin tahrifatsız hali ve bu kitaplarla yollanan tüm peygamberler, Musa, İsâ, Muhammet, ve daha niceleri, Kuran’a, tevrat ve incilin tahrifattan arınmış halleriyle, tüm insanlığın peygamberleridir.
MÜSLÜMAN İNANCI: ZATEN ALLAH’IN KORUMASINDA OLAN, HAKİKİ KURAN’IN VE TAHRİFATTAN TEMİZLENMİŞ, HAKİKİ TEVRATIN, HAKİKİ İNCİLİN YOLUNDA OLMAK DEMEK.
İnsanlığa bahşedilmiş bu mukkades kitabı ANLAMADAN OKUTMAK, ŞEYTANIN BAŞ TUZAĞIDIR!..
Düşünün, Allah’ın kuluna ne söylediğini ANLAYIP, DOĞRU YOLU TUTMASINI “KİM” İSTEMEZ?..
Çünkü, BİLDİRİLMİŞTİR Kİ, şeytan, kıyamete kadar, insanlığın düşmanıdır. İnsanlığı Allah’ın yolundan, yardımı ve bereketiinden mahrum bırakıp, kendine dost edip, mahvetmeye koşulludur. Bu yüzden, kitaplarını şeytan uşaklarının tahrif etmekten korumayan, Musevi ve Hristiyan’lar maalesef, şeytanın tuzaklarında yıllardır, tahrif edilmiş yarısı sahte yazan kitaplarla, tariaktlara bölünüp, birbirleriyle savaşmaktalar!..
Tam da şeytanın istediği gibi!..
Hadi onların kitapları tahrif edildi, ama Müslümanız diyenlerin dosdoğru, korunan kitapları ellerinde olmasına karşılık, kendi dillerinden öğrenmeyip, şeytan uşaklarınca mezheplere bölünmesinin hiçbir mazereti olur mu?..
İnsanlık Kuran’ın gerçekliğini farketse, şeytanla yatıp, şeytanla kalkanların, DÜŞMANLIK HİPNOZLARINDAN BİR KURTULSALAR, sömürüleri, çıkar entrikalarını bırakıp, dünya kardeşliğini bir başarsalar; İŞTE O ZAMAN, ŞEYTANIN MASKESİNİ DÜŞÜRÜP,SEVGİ, SAYGI, DOSTLUĞUN HÜKÜM SÜRDÜĞÜ ALTIN ÇAĞ KURULMUŞ OLMAZ MI?..
Kuran’ı Kerim. Sure 54/Ayet 32:
Celalim hakkı için biz, Kuran’ı düşünmek için kolay kıldık. Fakat düşünen mi var?
TRAKYA ÜNİVERSİTESİ DÖNER SERMAYE İŞLETME MÜDÜRLÜĞÜ
GENEL TEMİZLİK VE SARF MALZEME SATIN ALINACAKTIR
Genel Temizlik ve Sarf Malzeme Alımı (46 Kalem) mal alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir.
İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:
| İhale Kayıt Numarası (İKN) | : | 2026/1017406 |
| 1- İdarenin | ||
| 1.1. Adı | : | TRAKYA ÜNİVERSİTESİ DÖNER SERMAYE İŞLETME MÜDÜRLÜĞÜ |
| 1.2. Adresi | : | Trakya Üniversitesi Balkan Yerleşkesi EDİRNE MERKEZ/EDİRNE |
| 1.3. Telefon numarası | : | 02842352729 |
| 1.4. İhale dokümanının görülebileceği ve indirilebileceği internet sayfası | : | https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/ |
2- İhalenin
| 2.1. Tarih ve Saati | : | 13.07.2026 – 10:00 |
| 2.2. Yapılacağı (e-tekliflerin açılacağı) adres | : | T.Ü. Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Toplantı Salonu |
3- İhale konusu mal alımının
| 3.1. Adı | : | Genel Temizlik ve Sarf Malzeme Alımı (46 Kalem) |
| 3.2. Niteliği, türü ve miktarı | : | 46 kalem genel temizlik ve sarf malzeme alınacaktır. Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir. |
| 3.3. Yapılacağı/teslim edileceği yer | : | Trakya Üniversitesi Hastanesi Ambar Deposu |
| 3.4. Süresi/teslim tarihi | : | İhaleye edilen mallar sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 31.12.2026 tarihine kadar hastanenin ihtiyaçları ve stoklama durumu göz önüne alınarak, hastane talep yönetim biriminin bildireceği miktar ve zamanda hastane deposuna teslim edilecektir. Malzeme ihtiyaçları acil ve rutin sipariş kodu ile yükleniciye bildirilecektir. Acil kodlu siparişlerin teslim süresi 48 (kırksekiz) saat, rutin kodlu siparişlerin teslim süresi 15 (onbeş) gündür. |
| 3.5. İşe başlama tarihi | : | Sözleşmenin imzalandığı gündür. |
4- Katılım ve yeterlik kriterleri:
4.1. Katılım ve yeterlik kriterlerine ilişkin istekliler tarafından e-teklif kapsamında sunulması gereken bilgi ve belgeler ile fiyat dışı unsurlara ilişkin bilgi ve belgelere aşağıda yer verilmiştir:
4.1.1. Teklif mektubu.
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olunduğunu gösteren bilgi ve belgeler:
4.1.2.1. Tüzel kişilerde; isteklilerin yönetimindeki görevliler ile ilgisine göre, ortaklar ve ortaklık oranlarına (halka arz edilen hisseler hariç)/üyelerine/kurucularına ilişkin bilgi ve belgeler.
4.1.2.2. Vekâleten ihaleye katılma halinde vekile ilişkin bilgi ve belgeler.
4.1.3. Geçici teminat.
4.1.4 İsteklinin iş ortaklığı olması halinde iş ortaklığı beyannamesi.
4.1.5. Yerli malı teklif edenler lehine fiyat avantajından yararlanmak isteyen istekliler tarafından sunulacak yerli malı belgesi
| 4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin bilgi ve belgeler ile bunların taşıması gereken kriterler: |
| Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin bilgi, belge veya kriter belirtilmemiştir. |
| 4.3. Mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin bilgi ve belgeler ile bunların taşıması gereken kriterler: |
| Mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin bilgi, belge veya kriter belirtilmemiştir. |
| 4.3.1. Numune sunulması istenmektedir. |
5- Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6- İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.
7- İhaleye teklif verecek olanların, EKAP hesabına giriş yaparak ihale dokümanını indirmeleri zorunludur.
8-Teklifler, EKAP üzerinden teklif mektubu ile ihaleye katılım belgesi ve diğer ekler kullanılarak hazırlanacak ve e-imza ile imzalanarak ihale tarih ve saatine kadar EKAP üzerinden gönderilecektir.
9- İstekliler tekliflerini, her bir iş kaleminin miktarı ile bu iş kalemleri için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden teklif birim fiyat şeklinde vereceklerdir. İhale sonucunda, üzerine ihale yapılan istekliyle birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
10- Bu ihalede, kısmı teklif verilebilir.
11- İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.
12- Bu ihalede elektronik eksiltme yapılmayacaktır.
13- Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 120 (YüzYirmi) takvim günüdür.
14- Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
15- Diğer hususlar:
Teklif fiyatı ihale komisyonu tarafından aşırı düşük olarak tespit edilen isteklilerden Kanunun 38 inci maddesine göre açıklama istenecektir.
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr’de (Basın: 2490052)
Yayla sahilinde asfaltlama seferberliği başladı
Keşan Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından Yayla Sahili’nde asfaltlama çalışmaları başladı. Yaz sezonu öncesinde ulaşım konforunu artırmak ve bozulan yol yüzeylerini yenilemek amacıyla başlatılan çalışmalar, Yayla Sahili’nin ardından Keşan ilçe merkezinde de devam edecek.program doğrultusunda yaklaşık 25 bin metrekarelik alanda yol iyileştirme çalışması yapılacak.
Keşan Belediyesi tarafından hazırlanan program kapsamında, kent genelinde yol kalitesinin yükseltilmesi ve vatandaşların daha güvenli ulaşım sağlaması amacıyla kapsamlı bir asfaltlama çalışması yürütülecek. Çalışmalar çerçevesinde özellikle yoğun kullanılan cadde ve sokaklarda asfalt yama, bakım, onarım ve yenileme işlemleri gerçekleştirilecek.
Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerinin koordinasyonunda yürütülecek çalışmalar kapsamında toplam 7 bin ton asfalt kullanılacak. Program doğrultusunda yaklaşık 25 bin metrekarelik alanda yol iyileştirme çalışması yapılacak. Yol yüzeylerinde meydana gelen deformasyonların giderilmesi, sürüş güvenliğinin artırılması ve ulaşım ağının daha modern bir yapıya kavuşturulması hedefleniyor.
Yayla Sahili’nde başlayan asfaltlama çalışmalarının planlanan takvim doğrultusunda tamamlanmasının ardından ekipler, Keşan merkezde belirlenen noktalarda çalışmalarına devam edecek. Özellikle trafik yoğunluğunun yüksek olduğu bölgelerde gerçekleştirilecek asfalt yenileme ve yama çalışmalarıyla birlikte kent içi ulaşımın daha konforlu hale getirilmesi amaçlanıyor.
Yetkililer, vatandaşların yaşam kalitesini artırmaya yönelik altyapı ve üstyapı yatırımlarının aralıksız sürdüğünü belirterek, “Kent genelinde ulaşım altyapısını güçlendirmek ve vatandaşlara daha güvenli yollar sunmak amacıyla yol bakım, onarım ve asfaltlama çalışmalarını belirlenen program dahilinde sürdürmeye devam edeceğiz.” dedi.
Başkan Makak’tan revüj tepkisi!
AK Parti Edirne Merkez İlçe Başkanı Engin Makak, “Edirne halkının parası yap-boz tahtası değildir” dedi.
Başkan Makak, Edirne’nin en kritik noktalarından biri olan Kıyık Caddesi’nde geçtiğimiz yıl büyük tartışmalarla inşa edilen yüksek beton refüjün, Edirne Belediyesi tarafından tamamen yıkılarak sil baştan yeniden yapılmasına tepki gösterdi.
Yaşanan süreci plansızlığın, savurganlığın ve kamu zararının en net vesikası olarak nitelendiren AK Parti Edirne Merkez İlçe Başkanı Engin Makak, caddede başlayan yıkım ve yeniden yapım çalışmalarını sert bir dille eleştirerek şunları söyledi:
Daha Temmuz 2025’te bu ucube refüj buraya dikilirken, esnafımız da mahalle sakinlerimiz de standartlara aykırı olduğunu haykırdı. Yol daraldı, yaşlılarımız karşıya geçemez oldu. Üstelik oraya öyle dik açılı ve sivri betonlar koydular ki, motorcular için en hafif düşme anında bile ölümcül bir tehdit, olası bir kaza veya yangın anında ise araç kapılarının açılmasına engel bir can güvenliği tuzağı oluşturuldu. Hızlarını alamayıp daha işin başında, Ağustos 2025’te bir kısmını kırıp yama yapan yap-boz zihniyeti; bugün ise tüm yapıyı kepçelerle kökten kazıyarak ne kadar haksız ve plansız olduğunu kendi elleriyle tescillemiştir.”
HALKIN PARASI
Belediye yönetimine kamu kaynaklarının pervasızca harcanması üzerinden sert sorular yönelten Makak, Edirne halkının parasının çarçur edildiğini vurgulayarak, “Buradan belediye yönetimine açıkça soruyorum; Temmuz 2025’te Kıyık Caddesi’ne o yüksek beton barikatları kurmak için Edirne halkının kasasından kaç para çıktı ve henüz bir yıl geçmeden o betonları yıkıp hafriyatını taşımak, ardından da ‘alçak ve estetik olacak’ vaadiyle yenisini inşa etmek için bugün kaç lira harcanıyor? Edirne halkının her bir kuruşunu bu şekilde deneme yanılma yoluyla çarçur etmeye ne hakkınız var? Bu projeyi hazırlayan, onaylayan, teslim alıp hakedişini ödeyen ve şimdi de gözünü kırpmadan yıkan zihniyet, oluşan bu devasa kamu zararının hesabını yargı ve millet önünde mutlaka vermelidir.” ifadelerini kullandı.
Belediyenin deneme tahtasına dönen hizmet anlayışını eleştiren Makak, şunları kaydetti:
Kendilerini modern şehirciliğin temsilcisi ilan edenlerin, Edirne’yi nasıl bir beton ve israf döngüsüne soktuğu ortadadır. Edirne Belediyesi’nin bu plansız yap-boz süreçlerini gördükçe, artık her adımlarında kendilerine meşhur yarışma programlarındaki gibi ‘Bu son kararınız mı?’ sorusunu yöneltmek zorunda kalacağız herhalde. Kamu kaynaklarının bu şekilde heba edilmesine asla sessiz kalmayacağız. Kıyık esnafının ve Edirne halkının hakkını sonuna kadar savunarak bu israf döngüsünün takipçisi olacağımızın bilinmesini istiyorum.