Edirne’den Yunanistan’a açılan İpsala Sınır Kapısı’nda bir TIR’da yapılan aramada, 3 milyar 25 milyon değerinde, 4 ton 321 kilo pregabalin cinsi uyuşturucu ele geçirildi.
Gümrükler Muhafaza ekiplerince, narkotik suçlarla mücadele çalışmaları kapsamında, Türkiye’ye giriş yapmak üzere İpsala Sınır Kapısı’na gelen TIR, detaylı arama için hangara alındı. Ekiplerin aramasında, 3 milyar 25 milyon TL değerinde, 4 ton 321 kilo pregabalin cinsi uyuşturucu madde ele geçirildi.
İpsala Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.
Edirne’de bu yıl 665’incisi düzenlenecek Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde başpehlivan olan güreşçiye 1 milyon 655 bin TL para ödülü verilecek.
Edirne Belediyesi, 665’inci Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin başpehlivanlık kategorisinde birinci olan güreşçiye bu yıl 1 milyon 655 bin TL’lik para ödülü verecek. Başpehlivan ikincisine 750 bin TL, başpehlivan üçüncüsü olacak 2 güreşçiye de 380’er bin TL para ödülü verilecek. Başpehlivanlık kategorisine yükselmek için güreşecek Başaltı kategorisindeyse birinci olacak pehlivana 225 bin TL, ikinci pehlivana 175 bin TL, üçüncü olacak iki güreşçiye de 125 biner TL ödül verilecek. Tüm boylarda dereceye girecek olan başpehlivanlara verilecek olan para ödülü toplam 5 milyon TL’ye ulaşacak.
40 BAŞPEHLİVAN ALTIN KEMER İÇİN MÜCADELE EDECEK
Güreş severlerin büyük merakla beklediği heyecan, 4 Temmuz Cumartesi günü saat 09.00’dan itibaren Er Meydanı’nda kıran kırana devam edecek müsabakalarla sürecek. Türkiye’nin en iyi 40 başpehlivanının şampiyonluk unvanı ve altın kemer için ter dökeceği organizasyonda Türkiye’nin başpehlivanı 5 Temmuz Cuma günü saat 17.30’da yapılacak final müsabakasıyla belirlenecek. Türkiye’nin en büyüğünün belirlenmesinin ardından, saat 18.30’da düzenlenecek ödül töreniyle altın kemer ve ödüller sahiplerine takdim edilecek ve asırlık festival sona erecek.
Edirne Valiliği ev sahipliğinde, Trakya Kültür, Sanat ve Eğitim Vakfı (TRAKSEV) tarafından Halkbank’ın katkılarıyla düzenlenen 2. Uluslararası Trakya Caz Festivali, 19-21 Haziran 2026 tarihleri arasında Edirne’de gerçekleştirilecek.
Asırlardır farklı kültürlerin, seslerin ve hikâyelerin buluşma noktası olan Edirne, bu kez caz müziğinin evrensel diliyle sanatseverleri bir araya getirecek. Festival kapsamında birbirinden değerli sanatçılar, Osmanlı döneminin önemli ticaret ve konaklama yapılarından biri olan Ekmekçizade Ahmet Paşa Kervansarayı’nın tarihi atmosferinde sahne alacak.
Yüzyıllar boyunca tüccarların, seyyahların ve farklı kültürlerin buluşma noktası olan Ekmekçizade Ahmet Paşa Kervansarayı, bugün de sanatın farklı dallarına ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Festival konserlerinin gerçekleştirileceği tarihi mekân, aynı zamanda Edirne Bienali kapsamında düzenlenen sergilere de ev sahipliği yapıyor. Böylece caz müziği ile çağdaş sanat, tarihin tanıklığında aynı mekânda sanatseverlerle buluşuyor.
Festival programı kapsamında;
19 Haziran 2026 tarihinde Anıl Şallıel 166 Days,
20 Haziran 2026 tarihinde Sibel Köse Quartet,
21 Haziran 2026 tarihinde Homeland müzikseverlerle saat 20.30’da Ekmekçizade Ahmet Paşa Kervansarayı buluşacak.
Uluslararası Trakya Caz Festivali, Edirne’nin kültür ve sanat hayatına katkı sunmanın yanı sıra kentin tarihi ve kültürel mirasını sanat aracılığıyla görünür kılmayı, farklı kuşakları ve kültürleri ortak bir sanat paydasında buluşturmayı amaçlıyor.
Festival tarihlerinde devam eden Edirne Bienali ile birlikte kent, müzikten görsel sanatlara uzanan geniş bir kültür-sanat yelpazesine ev sahipliği yapacak. Tarihi mekânlarda gerçekleşen etkinlikler, Edirne’nin kültürel zenginliğini ve sanatla kurduğu güçlü bağı bir kez daha ortaya koyacak.
Tarihin, sanatın ve müziğin buluştuğu bu özel atmosferde gerçekleştirilecek festivalin tüm konserleri halka açık ve ücretsiz olarak düzenlenecek.
Edirne Valiliği ev sahipliğinde gerçekleştirilecek 2. Uluslararası Trakya Caz Festivali’ne tüm sanatseverlerin davetli olduğu belirtildi.
Sünnet organizasyonu, aile ve topluluğun birlikte katıldığı, kültürel ve dini değerin yanında pratik detaylarla yönetilmesi gereken bir etkinliktir. Başarılı bir sünnet töreninin düzenlenmesi, detaylı planlama, bütçe denetimi, tıbbi koordinasyon ve misafir memnuniyetini bir arada gerektirir.
Aileler için bu özel gün, çocuğun hayatındaki önemli bir dönüm noktasını kutlamak ve sevdikleriyle bir araya gelmek amacıyla özenle organize edilir.
Bu sürecin karmaşıklığı, mekan seçiminden davetiye yönetimine, ikramlardan eğlence akışına kadar pek çok detayın eşzamanlı olarak düşünülmesini zorunlu kılar.
Etkinliğin kusursuz geçmesi için organizatörlerin veya ebeveynlerin aylar öncesinden bir takvim oluşturması büyük önem taşır. Doğru adımlar atıldığında, hem çocuklar hem de misafirler için unutulmaz ve stressiz bir kutlama ortamı sağlanmış olur.
Tüm bu detayların profesyonel bir bakış açısıyla yönetilmesi, ailelerin üzerindeki yükü hafifleterek sadece bu mutlu güne odaklanmalarını sağlar. Mekan düzenlemesinden zaman yönetimine kadar her aşamanın eksiksiz ilerlemesi, kaliteli bir hizmet anlayışıyla mümkündür.
Bu noktada, yılların getirdiği tecrübesi ve titiz planlama yeteneğiyle öne çıkan Adil Organizasyon, hayalinizdeki kusursuz etkinliği gerçeğe dönüştürmek için en güvenilir çözüm ortağınızdır.
Sünnet Organizasyonu Nedir?
Sünnet organizasyonu, bir çocuğun sünnet edilme sürecini kutlamak amacıyla aile, akraba ve dostların katılımıyla gerçekleştirilen kapsamlı bir etkinliktir.
Bu törenler, geleneksel ritüelleri modern kutlama anlayışıyla harmanlayarak misafirlere keyifli bir deneyim sunmayı amaçlar. Temel odak noktası, çocuğun bu özel gününde kendini değerli hissetmesi ve ailenin mutluluğunu çevresiyle paylaşmasıdır.
Bir organizasyonun başarılı sayılabilmesi için sadece eğlence değil, arka plandaki lojistik ve planlama süreçlerinin de kusursuz işlemesi gerekir.
Yemek servisinden mekan süslemesine, fotoğraf çekiminden konukların ağırlanmasına kadar her detay önceden belirlenen bir konsepte göre şekillenir. İyi planlanmış bir etkinlik, olası aksiliklerin önüne geçerek günün sorunsuz tamamlanmasını ve geriye güzel anılar kalmasını sağlar.
Etkinlik Tarihi ve Mekan Seçimi
Tarih ve mekan seçimi, organizasyonun genel hatlarını belirleyen ve diğer tüm adımları doğrudan etkileyen en temel aşamadır.
Etkinliğin yapılacağı mevsim, katılımcı sayısını ve mekanın fiziksel özelliklerini şekillendirirken, konukların katılım durumunu da doğrudan etkiler. Bu nedenle planlamaya aylar öncesinden başlamak, istenilen mekanın rahatça rezerve edilebilmesi için büyük avantaj sağlar.
Uygun Tarihin Belirlenmesi
Tarih belirlerken, çocuğun tıbbi iyileşme süreci ve okul takvimi mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.
Genellikle okulların kapalı olduğu yaz ayları veya hafta sonları, misafirlerin katılımını kolaylaştırdığı için en çok tercih edilen zaman dilimleridir. Ayrıca, yakın akrabaların tatil veya iş planlarının da önceden öğrenilmesi, törendeki katılım oranını artırmak açısından oldukça faydalıdır.
Mekan Seçim Kriterleri
Mekan seçimi yapılırken beklenen davetli sayısı, ayrılan bütçe ve belirlenen organizasyon teması ana kriterler olmalıdır.
Açık hava kır bahçeleri, şık otel salonları veya geleneksel tarihi mekanlar gibi seçenekler değerlendirilirken misafirlerin ulaşım kolaylığı da mutlaka düşünülmelidir.
Otopark kapasitesi, çocuk oyun alanlarının varlığı ve mekanın sunduğu teknik altyapı karar verme sürecini etkileyen en önemli faktörlerdir.
Misafir Listesi ve Davetiye Yönetimi
Misafir listesinin doğru hazırlanması, mekan kapasitesinden bütçe planlamasına kadar tüm organizasyonu etkileyen kritik bir adımdır.
Aile büyükleri, yakın akrabalar, dostlar ve komşular öncelik sırasına göre listeye eklenerek net bir sayı çıkarılmalıdır. Katılımcı sayısının netleşmesi, ikramlık ve oturma düzeni gibi operasyonel süreçlerin aksamadan yürütülmesini sağlar.
Davetiyelerin tasarımı ve dağıtımı da organizasyon konseptiyle uyumlu olmalı ve zamanında yapılmalıdır. Etkinlik tarihinden en az üç ila dört hafta önce davetiyelerin misafirlere ulaştırılması, konukların kendi planlarını yapabilmeleri için gereklidir.
Günümüzde basılı davetiyelerin yanı sıra hızlı katılım onayı alabilmek için dijital davetiyeler de sıkça tercih edilmektedir.
Bütçe Planlama ve Maliyet Hesaplaması
Kusursuz bir organizasyonun temelinde gerçekçi ve disiplinli bir bütçe planlaması yatar. Aileler, etkinlik için ayırabilecekleri maksimum tutarı sürecin en başında net bir şekilde belirlemelidir.
Doğru bir finansal planlama, gereksiz harcamaların önüne geçerek bu mutlu günün maddi bir strese dönüşmesini engeller.
Başlıca Gider Kalemlerinin Belirlenmesi
Bütçeyi oluştururken en büyük payı genellikle mekan kiralama ve yemek servisi alır. Bunun ardından mekan süslemesi, fotoğraf ve video çekimi, eğlence ekibi ve davetiye masrafları gibi diğer temel giderler sıralanır.
Her bir kalem için ayrı bütçe limitleri koymak ve fiyat tekliflerini karşılaştırmak, harcamaları kontrol altında tutmanın en güvenilir yoludur.
Bütçe Denetimi ve Beklenmedik Harcamalar
Ne kadar detaylı planlanırsa planlansın, büyük etkinlik süreçlerinde hesapta olmayan ekstra maliyetler ortaya çıkabilir. Bu nedenle toplam bütçenin yaklaşık yüzde onluk veya on beşlik bir kısmını “beklenmedik giderler” fonu olarak ayırmak son derece mantıklıdır.
Bu strateji, son dakika katılan ek misafirler veya ani teknik ihtiyaçlar karşısında bütçe dengenizin sarsılmasını önler.
Catering ve Yemek Servisi Düzenlemesi
Misafirlerin memnuniyetini doğrudan etkileyen en önemli unsurlardan biri, sunulan yemeklerin kalitesi ve servis düzenidir.
Menü seçimi yapılırken misafir profilinin genel damak zevkine, mevsim şartlarına ve organizasyon konseptine uygun alternatifler değerlendirilmelidir. Geleneksel etli pilav menüleri, açık büfe seçenekleri veya daha modern kokteyl tarzı sunumlar tercih edilebilir.
Ayrıca, etkinliğe katılacak çocuk misafirler için özel atıştırmalıklar veya ilgilerini çekecek menüler hazırlamak organizasyona büyük bir artı katar.
Vejetaryen veya özel alerjik durumu olan konuklar için yedek alternatif tabaklar bulundurmak da profesyonel bir yaklaşımdır. Yemeklerin sıcak, taze ve tam zamanında servis edilmesi için tecrübeli bir catering firmasıyla çalışmak operasyonel başarıyı garantiler.
Dekorasyon ve Mekan Düzeni
Dekorasyon, etkinliğin genel atmosferini belirleyen ve misafirlerin ilk izlenimini oluşturan en önemli görsel unsurdur. Mekanın girişinden masa düzenine, sahne tasarımından fotoğraf çekim alanlarına kadar her detay birbiriyle uyumlu olmalıdır.
Göze hitap eden zarif bir düzenleme, törenin anlam ve önemini görsel olarak en iyi şekilde yansıtır.
Tema ve Renk Seçimi
Sünnet organizasyonlarında genellikle beyaz, mavi ve altın sarısı gibi geleneksel ve asil renkler ön plana çıkar. Ancak son yıllarda doğa temalı rustik konseptler veya çocuğun ilgi alanlarına yönelik özel tasarımlar da sıklıkla tercih edilmektedir.
Seçilen temanın davetiyelerden masa örtülerine kadar bütünlük içinde uygulanması profesyonel bir görünüm sağlar.
Oturma Düzeni ve Akış Planlama
Misafirlerin konforu için masalar arası mesafelerin geniş tutulduğu, sahneyi rahatça gören ferah bir oturma planı hazırlanmalıdır.
Aile büyükleri ve yakın akrabalar için özel ön alanların ayrılması, organizasyonun nezaket kuralları açısından önemlidir. Ayrıca garsonların servis yollarının ve çocukların oyun alanlarının, genel akışı engellemeyecek şekilde kurgulanması operasyonu hızlandırır.
Eğlence ve Program Aktiviteleri
Kusursuz bir organizasyonun en akılda kalıcı bölümü, misafirlere sunulan eğlence ve müzik kalitesidir. Hem yetişkinlerin keyif alacağı profesyonel bir müzik grubu hem de çocukların sıkılmadan vakit geçireceği animasyon ekipleri etkinliğe mutlaka dahil edilmelidir.
Geleneksel mehter takımı gösterilerinden modern illüzyon şovlarına kadar uzanan yelpaze, bütçenize ve temanıza göre şekillenir.
Eğlence akışının belirli bir saat planına sadık kalınarak yönetilmesi, etkinliğin karmaşaya dönüşmesini kesinlikle engeller.
Karşılama müziğiyle başlayan süreç, yemek arası hafif dinletiler ve ardından ritmin yükseldiği gösterilerle uyumlu şekilde devam etmelidir. Çocuklar için yüz boyama, palyaço veya özel oyun atölyeleri de arka planda kesintisiz sürdürülmelidir.
Hukuki ve İdari İşlemler
Büyük çaplı kutlama etkinlikleri, misafir güvenliğini ve çevre huzurunu sağlamak adına belirli yasal prosedürlere tabidir.
Özellikle açık hava mekanlarında, kır bahçelerinde veya sokak aralarında yapılacak kalabalık organizasyonlar için yerel yönetimlerin belirlediği kurallara uymak zorunludur.
Bu resmi adımların atlanması, eğlencenin yarıda kesilmesine veya can sıkıcı idari cezalarla karşılaşılmasına neden olabilir.
Gerekli Belgeler ve İzinler
Sokak veya mahalle aralarında kurulacak çadırlar ve kapatılacak yollar için ilgili belediyelerden ve emniyet birimlerinden önceden yazılı izin alınması şarttır.
Ayrıca gece geç saatlere kadar sürecek canlı müzik ve havai fişek gösterileri için gürültü yönetmeliğine uygunluk izinleri gerekebilir. Profesyonel bir organizasyon firmasıyla çalışıldığında, tüm bu hukuki izin süreçleri genellikle sözleşme kapsamında sorunsuzca yönetilir.
Sünnet Organizasyonu Sırasında Zaman Yönetimi
Etkinlik günü zamanın doğru yönetilmesi, hem ev sahiplerinin stresini azaltır hem de misafirlerin sıkılmadan keyifli vakit geçirmesini sağlar.
Her aşamanın önceden belirlenmiş bir saat çizelgesine göre ilerlemesi, olası bir karmaşayı anında önler. Profesyonel bir akış planına sadık kalmak, organizasyonun kalitesini dışarıya doğrudan yansıtır.
Sabah Hazırlıkları ve Misafir Karşılamayı
Etkinlik günü sabah erken saatlerde başlayan hazırlıklar; kuaför, giyim ve fotoğraf çekimi gibi temel adımları içerir. Bu süreçlerin zamanında bitirilmesi, mekana vaktinde ulaşmak ve programı aksatmamak için kritik öneme sahiptir.
Ailelerin kapıda misafirleri karşılarken telaşsız ve güler yüzlü olabilmesi, tamamen bu sabah planlamasına bağlıdır.
Tören Süresi ve Sonrasındaki Program
Yemek servisi, pasta kesimi ve takı merasimi gibi ana etkinliklerin süreleri misafirleri sıkmayacak şekilde dengeli tutulmalıdır. Akışın hızlı ve dinamik olması, davetlilerin enerjisinin düşmesini ve etkinlikten erken ayrılmalarını engeller.
Resmi merasim kısımları tamamlandıktan sonra ise konuklar tamamen eğlence, sohbet ve müzik programına yönlendirilmelidir.
Olası Sorunlar ve Çözüm Stratejileri
Ne kadar kusursuz planlanırsa planlansın, kalabalık insan gruplarının katıldığı etkinliklerde beklenmedik krizler yaşanma ihtimali her zaman vardır. Bu tür durumlara karşı önceden bir “B planı” hazırlamak, krizlerin büyümeden sessizce çözülmesini sağlar.
Profesyonel organizatörler bu tür riskleri deneyimleriyle her zaman önceden hesaplayarak tedbirlerini alır.
Sağlık Acil Durumları Hazırlığı
Özellikle çocuk misafirlerin yoğun olarak katıldığı ve hareketli geçen etkinliklerde ufak tefek düşmeler veya alerjik reaksiyonlar yaşanabilir. Mekanda mutlaka temel malzemelerin bulunduğu tam donanımlı bir ilk yardım çantası hazır bulundurulmalıdır.
Ayrıca en yakın sağlık kuruluşunun iletişim bilgileri önceden not edilmeli ve acil çıkış yolları açık tutulmalıdır.
Hava Durumu ve İç Mekan Alternatifleri
Açık hava konseptli kır düğünlerinde veya havuz başı organizasyonlarında ani bastıran yağmur veya aşırı rüzgar riski mutlaka hesaba katılmalıdır.
Mekanın anında kurabileceği portatif şemsiye/çadır sistemleri veya misafirleri alabileceği kapalı bir yedek salonu olup olmadığı teyit edilmelidir. Bu hayati tedbir, haftalarca planlanan eğlencenin hava muhalefeti nedeniyle iptal olmasını kesin olarak önler.
Misafirler için İpuçları ve Rehber Bilgiler
Misafirlerin mekana giriş yaptıkları andan itibaren kendilerini rahat ve değerli hissetmeleri, akılda kalıcı bir organizasyonun en temel kuralıdır.
Konukların nereye oturacaklarını veya ihtiyaç duydukları alanları nasıl bulacaklarını kolayca anlamaları sağlanmalıdır. Bu küçük ama etkili yönlendirmeler, etkinliğin genel konforunu ve prestijini büyük ölçüde artırır.
Resmi Olmayan Rehberlik
Mekan girişinde konukları karşılayarak önceden belirlenmiş masalarına kadar eşlik edecek tecrübeli hosteslerin bulunması büyük bir operasyonel kolaylıktır.
Ayrıca mekanın belirli noktalarına yerleştirilen şık yönlendirme tabelaları, lavabo veya çocuk oyun alanı gibi alanların kimseye sorulmadan bulunmasını sağlar.
Gecenin sunucusu tarafından yapılacak nazik anonslar da program akışı hakkında konukları net bir şekilde bilgilendirir.
Teşekkür ve Hediye Dağıtımı
Etkinlik sonunda, misafirlere bu anlamlı günü hatırlatacak küçük ve özenli hediyelikler dağıtılması zarif bir gelenektir. Aile büyüklerinin çıkış kapısında misafirleri bizzat uğurlayarak katılımları için samimiyetle teşekkür etmesi, günün anlamını pekiştirir.
Bu son dokunuş, tüm misafirlerin mekandan tebessümle ve mutlu anılarla ayrılmasını sağlar.
Sonuç
Sünnet organizasyonu, çocukların hayatındaki bu anlamlı dönüm noktasını sevdiklerinizle birlikte neşe içinde kutlamanızı sağlayan oldukça özel bir etkinliktir.
Etkinliğin başından sonuna kadar her detayın kusursuz işlemesi, disiplinli bir planlama ve profesyonel bir destekle mümkündür. Bütçe kontrolünden doğru mekan seçimine, zaman yönetiminden misafir ağırlamaya kadar atılan her adım, günün stresini kalıcı bir mutluluğa dönüştürür.
Beklenmedik krizlere karşı önceden hazırlıklı olmak ve güvenilir çözüm ortaklarıyla çalışmak, ailelere sadece anın tadını çıkarma fırsatı sunar. Kusursuz bir hizmet anlayışıyla yola çıkıldığında, tören boyunca yaşanan hiçbir detay şansa bırakılmış olmaz.
Unutulmaz anılar biriktirmek için sürecin her aşamasını titizlikle planlayarak, çocuğunuz ve kıymetli konuklarınız için yıllarca konuşulacak kusursuz bir tören gerçekleştirebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Sünnet organizasyonu için kaç ay öncesinden planlama yapılmalı?
Sünnet organizasyonu için ideal planlama süresi 2-3 aydır. Büyük misafir listesi veya mevsimsel yüksek talep döneminde 4-5 ay öncesinden başlamak daha güvenlidir.
Sünnet töreninin kendisi ne kadar sürer?
Sünnet tören ve işlemi ortalama 30-45 dakika arasında tamamlanır. Doktor ile yapılan ön görüşmede işlem süresi konusunda kesin bilgi alınabilir. Tıbbi prosedürden sonra misafirlerle birlikte geçirilecek kutlama programı 2-4 saat devam eder.
Sünnet organizasyonunda ortalama kaç kişiyi davet etmek normal?
Sünnet organizasyonlarında davet edilen misafir sayısı 50-150 kişi arasında değişir; bu, aile büyüklüğü ve sosyal çevre genişliğine bağlıdır. Yakın aile ve arkadaşlar için 30-50 kişilik daha samimi etkinlikler, geniş sosyal çevre için 100+ kişilik davetler yaygındır.
Sünnet organizasyonunda catering maliyeti genel bütçenin kaç yüzdesini oluşturur?
Sünnet organizasyonlarında catering ve yemek servisi toplam bütçenin %35-50’sini oluşturur. Kişi sayısına, menü çeşitliliğine ve servis stiline göre bu oran değişebilir. Dekorasyon, mekan kirası ve program giderleri geri kalan bütçeyi paylaşır.
Sünnet organizasyonu için yazlık mı yoksa kışlık dönem daha uygun?
Sünnet organizasyonları yazlık dönem için daha avantajlı; hava durumu güvenilir, açık hava seçenekleri mevcuttur. Kışlık dönemde kapalı mekan zorunluluğu artar, ısıtma maliyeti yüksek olur. Ancak dinî dönemler ve aile takvimi tercih sırası belirleyebilir.
Güzellik sektörünün hızla büyümesiyle birlikte kalıcı makyaj uygulamalarına olan ilgi de her geçen yıl artmaktadır. Özellikle kaş, dudak ve göz çevresine yapılan profesyonel uygulamalar sayesinde kişiler uzun süre kalıcı ve doğal bir görünüm elde edebilmektedir. Bu durum, kalıcı makyaj uzmanlığı mesleğini son yılların en çok tercih edilen güzellik uzmanlıklarından biri haline getirmiştir.
Peki, kalıcı makyaj uzmanı nasıl olunur? Hangi eğitimler alınmalıdır? Bu meslekte başarılı olmak için hangi becerilere sahip olmak gerekir? İşte kalıcı makyaj uzmanlığı hakkında merak edilen tüm detaylar.
Kalıcı Makyaj Uzmanlığı Nedir?
Kalıcı makyaj uzmanlığı; özel cihazlar ve pigmentler kullanılarak cildin üst tabakasına renk uygulanması işlemidir. Bu uygulamalar sayesinde kaşlar daha belirgin hale getirilebilir, dudaklara renk verilebilir veya göz çevresine eyeliner görünümü kazandırılabilir.
Kalıcı makyaj uygulamaları arasında en yaygın işlemler şunlardır:
Microblading
Pudralama (Powder Brows)
Ombre Kaş
Dudak Renklendirme
Lip Blush
Eyeliner Uygulaması
Dipliner
Kaş Kamuflajı
Pigment Nötralizasyonu
Bu işlemler hem estetik görünümü iyileştirmek hem de günlük makyaj ihtiyacını azaltmak amacıyla tercih edilmektedir.
Kalıcı Makyaj Uzmanı Ne İş Yapar?
Kalıcı makyaj uzmanları müşterilerinin yüz yapısını analiz ederek en uygun uygulamayı belirler ve işlemi profesyonel tekniklerle gerçekleştirir.
Başlıca görevleri şunlardır:
Cilt analizi yapmak
Yüz anatomisini değerlendirmek
Kaş tasarımı oluşturmak
Pigment seçimi yapmak
Hijyen ve sterilizasyon süreçlerini yönetmek
Kalıcı makyaj uygulamalarını gerçekleştirmek
İşlem sonrası bakım konusunda danışmanlık vermek
Rötuş ve düzeltme işlemlerini yapmak
Uzmanlar güzellik merkezlerinde çalışabilecekleri gibi kendi işletmelerini de açabilirler.
Kalıcı Makyaj Uzmanı Olmak İçin Hangi Özelliklere Sahip Olmak Gerekir?
Bu meslek yalnızca teknik bilgi gerektirmez. Aynı zamanda estetik bakış açısı ve el becerisi de oldukça önemlidir.
Başarılı bir kalıcı makyaj uzmanında bulunması gereken özellikler:
Güçlü El Becerisi
Kalıcı makyaj uygulamaları milimetrik hassasiyet gerektirir. Bu nedenle el koordinasyonu yüksek kişiler daha başarılı sonuçlar elde edebilir.
Estetik Bakış Açısı
Yüz oranları, altın oran hesaplamaları ve yüz tiplerine uygun tasarımlar oluşturabilmek önemlidir.
İletişim Yeteneği
Müşterilerin beklentilerini doğru anlamak ve süreç hakkında bilgilendirmek müşteri memnuniyetini artırır.
Sabır ve Dikkat
Kalıcı makyaj uygulamaları uzun sürebilir. Uzmanın detaylara dikkat etmesi ve titiz çalışması gerekir.
Hijyen Bilinci
Cilt üzerinde işlem yapıldığı için hijyen kurallarına tam uyum büyük önem taşır.
Kalıcı Makyaj Uzmanı Nasıl Olunur?
Kalıcı makyaj uzmanı olmak için belirli eğitim süreçlerinden geçmek gerekir.
1. Profesyonel Eğitim Alın
Kalıcı makyaj alanında uzmanlaşmanın ilk adımı kapsamlı bir eğitim programına katılmaktır.
Kaliteli bir eğitim programında şu konular yer almalıdır:
Cilt ve deri yapısı
Pigment bilgisi
Renk teorisi
Kaş tasarımı
Altın oran hesaplamaları
Microblading teknikleri
Powder Brows uygulamaları
Dudak renklendirme
Eyeliner ve dipliner teknikleri
Sterilizasyon ve hijyen
Canlı model uygulamaları
Teorik eğitim kadar uygulamalı eğitim de büyük önem taşımaktadır.
2. Sertifika Sahibi Olun
Profesyonel eğitimlerin ardından alınan sertifikalar sektörde güven oluşturur.
Özellikle Milli Eğitim Bakanlığı onaylı eğitim programları, mesleki kariyer açısından önemli avantajlar sağlayabilir. Sertifikalı uzmanlar iş başvurularında ve müşteri kazanımında daha güçlü bir konuma sahip olur.
3. Uygulama Deneyimi Kazanın
Kalıcı makyaj uzmanlığında deneyim çok önemlidir. Eğitim sürecinde canlı model uygulamalarına katılmak uzmanlık becerilerinin gelişmesini sağlar.
Farklı yüz tiplerinde çalışmak;
Kaş tasarımı,
Dudak uygulamaları,
Eyeliner çalışmaları
gibi alanlarda uzmanlaşmayı kolaylaştırır.
4. Portfolyo Oluşturun
Günümüzde müşteriler işlem yaptırmadan önce uzmanın önceki çalışmalarını incelemektedir.
Bu nedenle:
Öncesi-sonrası fotoğrafları paylaşmak,
Sosyal medya hesapları oluşturmak,
Düzenli içerik üretmek
müşteri kazanımında önemli rol oynar.
5. Sürekli Eğitimlere Katılın
Kalıcı makyaj sektörü sürekli gelişmektedir.
Yeni teknikler ve trendler ortaya çıktıkça uzmanların da kendilerini güncellemeleri gerekir.
Örneğin:
Nano Brows
Hyperrealism Brows
Lip Blush Teknikleri
Pigment Düzeltme Sistemleri
gibi yeni uygulamalar sektörde öne çıkmaktadır.
Kalıcı Makyaj Eğitiminde Canlı Model Uygulamalarının Önemi
Teorik bilgi tek başına yeterli değildir. Gerçek uzmanlık canlı model uygulamalarıyla kazanılır.
Canlı model eğitimleri sayesinde öğrenciler:
Farklı cilt tiplerini tanır.
Gerçek işlem süreçlerini deneyimler.
Müşteri iletişimi geliştirir.
El pratiği kazanır.
Profesyonel çalışma disiplinini öğrenir.
Bu nedenle eğitim seçerken uygulama ağırlıklı programları tercih etmek büyük avantaj sağlar.
Sektörde deneyim kazanan uzmanlar zamanla kendi markalarını oluşturarak girişimcilik yoluna da gidebilirler.
Kalıcı Makyaj Uzmanlarının Kazanç Potansiyeli
Kazançlar uzmanın deneyimine, bulunduğu bölgeye ve müşteri portföyüne göre değişiklik gösterebilir.
Kalıcı makyaj işlemleri genellikle yüksek katma değerli hizmetler arasında yer aldığından, uzmanlık seviyesi arttıkça gelir potansiyeli de yükselmektedir. Özellikle güçlü bir portfolyo oluşturan ve müşteri memnuniyetini ön planda tutan uzmanlar sektörde önemli bir kariyer elde edebilir.
Kalıcı makyaj uzmanlığı, güzellik sektöründe geleceği parlak ve yüksek talep gören mesleklerden biridir. Profesyonel eğitim almak, sertifika sahibi olmak, bol uygulama yapmak ve sektördeki yenilikleri takip etmek başarılı bir kariyerin temelini oluşturur. Doğru eğitim ve düzenli pratik ile siz de kalıcı makyaj alanında uzmanlaşabilir, güzellik sektöründe profesyonel bir kariyer inşa edebilirsiniz.
Kalıcı makyaj uzmanı olmak ve sektöre güçlü bir başlangıç yapmak istiyorsanız, Altier Akademi‘nin uygulamalı eğitim programlarını inceleyerek profesyonel eğitim sürecinize adım atabilirsiniz.
29 Haziran-5 temmuz 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek 665. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivali’nin programı belli oldu. 29 Haziran’da Belediye Başkanı Filiz Gencan’ın Kırkpınar davul zurna ekibi tarafından tarihi belediye binası önünde karşılanması ile başlayacak olan 665’nci Kırkpınar 3 Temmuz’da başpehlivanlık final güreşi ile tamamlanacak. Türk sporunun, kültürünün ve asırlara meydan okuyan köklü geleneğinin en görkemli sembolü olan Kırkpınar Yağlı Güreşleri, bu yıl 665. kez gerçekleştirilecek. Edirne Belediyesi tarafından düzenlenecek olan ve UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan bu dev organizasyon, her yıl olduğu gibi yine güreş tutkunlarını, sporseverleri, Türkiye’nin ve Dünya’nın dört bir yanından gelen binlerce misafiri Edirne Sarayiçi’nde buluşturacak.
Asırlık geleneğin büyük coşkusu, 29 Haziran Pazartesi günü saat 10.00’da Edirne Belediyesi Kırkpınar Davul-Zurna Ekibi’nin, Tarihi Belediye Binası önünde Belediye Başkanı Filiz Gencan’ı karşılamasıyla başlayacak.
2 Temmuz Perşembe günü saat 08.00’de Mimar Sinan Spor Salonu’nda gerçekleştirilecek pehlivan kesin kayıtlarıyla birlikte, büyük mücadeleye giden süreç resmen başlayacak. Kırkpınar heyecanı yalnızca dualı çayırla sınırlı kalmayacak, aynı günün akşamında Sarayiçi Konser Alanı’nda müzik şöleni başlayacak. Festival kapsamında 2 Temmuz Perşembe günü saat 21.00’de, birbirinden çok hit parçaya imza atan sevilen sanatçı Emir Can İğrek sahne alarak dinleyicilerine unutulmaz bir gece yaşatacak.
Festivalin en yoğun günlerinden biri olan 3 Temmuz Cuma günü sabah saatlerinde ise Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan ile Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu Başkanı İbrahim Türkiş, 664 ve 665. Kırkpınar Ağası Ufuk Özünlü’yü Selimiye Meydanı’nda karşılayacak.
Karşılamanın ardından il protokolünün de katılım sağladığı 665. Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivali Korteji, Edirne Belediye Binası önünden hareket edecek. Program kapsamında Atatürk Anıtı’nda çelenk sunumu gerçekleştirilecek, Saygı Duruşu, İstiklal Marşı’nın ve Kırkpınar Marşı’nın okunmasının ardından Pehlivan Mezarlığı ziyaret edilerek hayatını kaybeden güreşçiler dualarla anılacak. Selimiye Camii’nde okutulacak olan mevlit ve kılınacak Cuma namazının hemen ardından ise Sarayiçi Er Meydanı’nda resmi açılış programına geçilecek ve güreş müsabakaları başlayacak.
Burada, 2025 yılı Başpehlivanı Orhan Okulu tarafından şanlı Türk bayrağımız göndere çekilecek ve tüm meydan tek bir yürek halinde İstiklal Marşı’nı okuyacak. Festivalin resmi açılış konuşmaları ise sırasıyla 664 ve 665. Kırkpınar Ağası Ufuk Özünlü, Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu Başkanı İbrahim Türkiş, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan ve Edirne Valisi Yunus Sezer tarafından gerçekleştirilecek. Aynı günün akşamında, saat 20.30’da Sarayiçi Konser Alanı’nda adeta bir nostalji rüzgarı esecek ve 90’lar Türkçe Pop Fest düzenlenecek; bu özel gecede Mansur Ark, Grup Vitamin, Zeynep Dizdar, Reyhan Karaca ve Ümit Sayın en sevilen parçalarıyla Edirnelilerle buluşacak.
Heyecanın doruk noktasına ulaşacağı 4 Temmuz Cumartesi günü, Er Meydanı’ndaki zorlu güreş müsabakaları tüm gün boyunca kesintisiz olarak devam edecek. Akşam saatlerinde ise Sarayiçi Konser Alanı’nda ünlü sanatçı Melek Mosso, saat 21.00’de sahne alarak Kırkpınar coşkusunu güçlü sesi ve şarkılarıyla müzikseverlerle paylaşacak. Festivalin son günü olan 5 Temmuz Pazar günü ise sabahın erken saatlerinden itibaren çayırda dualar okunacak ve nefes kesen güreş müsabakaları kaldığı yerden devam edecek. Öğle saatlerinde, Kırkpınar geleneğinin en önemli ritüellerinden biri olan ve büyük merakla beklenen 2027 yılı 666. Kırkpınar Yağlı Güreşleri Ağalık Koç Satış İhalesi gerçekleştirilecek.
Bu tarihi ihalenin hemen ardından ise er meydanında en büyük heyecan başlayacak; başaltı ve başpehlivanlık kategorilerinde Türkiye’nin en iyilerinin belirleneceği final müsabakaları yapılacak. Soluksuz izlenecek bu güreşlerin ardından, günün sonunda düzenlenecek olan ödül töreni ve başpehlivanın ödülünü almasıyla birlikte, 29 Haziran Pazartesi günü başlayan 665. Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivali tamamlanmış olacak.
Festivalin resmi programı ve takvimi tüm detaylarıyla netleşirken, bu dev mirasın coşkusunun şimdiden tüm şehri sarmış durumda olduğunu belirten Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, “Kırkpınar, bizim için sadece dualı çayırda pehlivanların güç denemesi yaptığı bir müsabaka değil; o, Türk milletinin şanlı tarihini, asil karakterini, geleneklerini ve ortak hafızasını geleceğe taşıyan sönmeyecek bir meşaledir. Yüzyıllardır süregelen bu yiğitlik, mertlik ve kardeşlik mirası, her yıl Edirne’mizden tüm dünyaya yayılan kültürel bir köprü vazifesi görmektedir. Asırlardır büyük bir titizlikle yaşatılan bu gelenekleri, er meydanındaki o muazzam mücadele ruhunu ve festivalimizin kültürel bağlarını bu yıl da aynı inançla ve gururla bağrımıza basıyoruz. Edirne, bir kez daha tarihin, kültürün, sporun ve sanatın iç içe geçtiği, hafızalardan silinmeyecek unutulmaz günlere ev sahipliği yapacak. Tüm yurttaşlarımızı, vatandaşlarımızı, yüreği güreş aşkıyla ve memleket sevdasıyla atan spor tutkunlarını, Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanından gelecek misafirlerimizi bu büyük coşkuya, bu tarihi heyecana ortak olmaya davet ediyorum. Gelin, asırlık gururumuzu Sarayiçi’nde hep birlikte yaşayalım, yiğitlerimizin sesini dünyaya hep bir ağızdan duyuralım” diyerek tarihi davetini tüm detaylarıyla yineledi.
Trakya Birlik, kısa adı “İSO 500” olarak bilinen Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşunun yer aldığı araştırmada 75 basamak yükseliş ile 171. sırada yer aldı. Yönetim Kurulu Başkanı Şafak Kırbiç, 15 milyar 492 milyon 883 bin 767 TL’lik üretimden satış rakamı gerçekleştirdiklerini söyledi.
Geçen yıl yer aldığı 246. sırada yeralan Trakya Birlik bu yıl 75 basamak yükseliş ile 171. sıraya yerleşerek ilk 500 içerisinde üst sıralardaki yerini korudu. Trakya Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Şafak Kırbiç, “Birliğimizin İSO 500 araştırmasında 171. sırada yer almasıyla başarımız bir kez daha tescil edilmiştir. Her yıl düzenli olarak elde ettiğimiz bu başarılarımızda ortaklarımız, çalışanlarımız, bayilerimiz ve tüketicilerimiz olmak üzere herkesin payı vardır” dedi. Başkan Kırbıç, “Amacımız mevcut yoğun rekabet koşullarında bugüne kadar olduğu gibi yarında, üretim gücümüz, sanayi kapasitemiz ve sürdürülebilir tarım vizyonumuz ile, dürüstlük, kalite ve istikrar şiarımızdan taviz vermeden çalışarak, Ülkemiz üretim gücüne ve ekonomisine her alanda değer katmaktır. Trakya Birlik bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki süreçte de ayçiçek üreticisi ortaklarının yanında olmaya devam edecektir” şeklinde konuştu.
Doç. Dr. Ayşegül İnginar Kemaloğlu katıldığı bir panelde
Gülseven OKALANER Bundan 37 yıl önce bugünlerde Kapıkule Sınır Kapısı’nda, Bulgaristan’dan Türkiye’ye yönelen yoğun göç hareketinin en sıcak günleri yaşanıyordu. Dönemin Bulgaristan Hükûmetinin uyguladığı asimilasyon politikalarının mağdur ettiği soydaşlarımız, çareyi sınır kapılarını açan Türkiye’ye göç etmekte buldu. İlk günlerde trenlerle ve vagonlar dolusu gelen göçmenler, sonraki süreçte araçlarıyla, kendi yaptıkları tahta arabalarla ve kimi zaman günlerce yürüyerek Türkiye’ye ulaştı. Sınır kapılarında yaşanan insan hareketliliği her geçen gün artarak binleri buldu.
24 Mayıs 1989’da başlayan büyük göç dalgasıyla yaklaşık iki buçuk aylık süreçte 350 bin Bulgaristan vatandaşı soydaşımız, ata toprakları Türkiye’ye geldi. Doğup büyüdükleri toprakları, evlerini, akrabalarını, komşularını, arazilerini ve hayvanlarını geride bırakan bu insanlar, yeni bir hayata başlamak zorunda kaldı. Göçmenlerin bir bölümü Edirne ve Kırklareli’nde kurulan çadır ve konteyner kentlerde yaşam mücadelesi verirken, bir bölümü de Türkiye’nin farklı şehirlerindeki yakınlarının yanına yerleşti. Ancak Bulgaristan’da siyasi şartların değişmesiyle birlikte göç hareketinin yönü de değişti. Soydaşlarımızın bir kısmı, yıllarca emek vererek kurdukları düzenleri, evleri ve işleri nedeniyle Bulgaristan’a geri dönmeyi tercih etti. Göçlere Mercek Tutan Edirneli Bir Bilim İnsanı Türkiye’de ve dünyada yaşanan göç hareketleri üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan isimlerden biri de Edirneli akademisyen Doç. Dr. Ayşegül İnginar Kemaloğlu’dur. Yakın tarihimizde yaşanan nüfus hareketleri üzerine araştırmalar yürüten Kemaloğlu’nun uzmanlık alanları arasında Balkan Tarihi, Göç ve İskân Politikaları, Türkiye Cumhuriyeti Tarihi yer almaktadır. Göç olgusu insanlık tarihi kadar eskidir. İlk çağlardan günümüze kadar topluluklar; iklim şartları, su ve gıdaya erişim, savaşlar, siyasi baskılar ve güvenlik kaygıları gibi çeşitli nedenlerle yer değiştirmek zorunda kalmışlardır. Bu nedenle göç, yalnızca demografik değil, aynı zamanda sosyal, ekonomik ve kültürel sonuçlar doğuran tarihsel bir olgudur.
Trakya Bölgesinde İskân Edilen Göçmenler Doç. Dr. Ayşegül İnginar Kemaloğlu, hem anne hem de baba tarafından mübadil bir ailenin ferdidir. Edirne’nin Yıldırım semtinde, göç hikâyelerinin ve mübadele hatıralarının canlı tutulduğu bir aile ortamında büyümüştür. Mübadil bir dede ve anneanne ile Selanik doğumlu bir dede ve Tikveş doğumlu bir babaannenin torunu olarak yetişen Kemaloğlu, küçük yaşlardan itibaren göç ve iskân tarihine ilgi duymuştur. Merhum Necmi İnginar ve Ümran İnginar’ın kızı olan Kemaloğlu, bugün Marmara Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Prof. Dr. İlyas Kemaloğlu ile evli olan ve Berkehan Kemaloğlu’nun da annesi olan genç akademisyen, özellikle göç tarihi alanındaki çalışmalarıyla dikkat çekmektedir. Türk Tarih Kurumu Yayınları tarafından 2022 yılında yayımlanan “Trakya Bölgesine İskân Edilen Göçmenler (1923-1960)” adlı eserinde, bölgenin göç tarihine ilişkin kapsamlı tarihsel ve istatistiksel verilere yer vermektedir.
Trakya: Göçlerin Acılı Coğrafyası Kemaloğlu, kitabının önsözünde şu değerlendirmelerde bulunmaktadır: “İnsanlık tarihi kadar eski olan savaşlar ve göçler, toplumların hafızasında silinmesi güç acılar bırakır. Bu bağlamda Trakya Bölgesi, yakın tarihinde hem işgallere hem de yüz binlerce göçmenin yaşadığı acılara tanıklık etmiştir.” Özellikle Balkanlardan gelen göçmenlerin II. Dünya Savaşı’na kadar öncelikli iskân bölgelerinden biri olan Trakya’nın, uygulanan iskân politikaları sayesinde yeniden canlandığını vurgulayan Kemaloğlu, 1923-1939 yılları arasında yaklaşık 200 bin göçmenin bölgeye yerleştirilmesine rağmen bu konunun müstakil bir araştırma alanı olarak yeterince incelenmediğine dikkat çekmektedir. Kemaloğlu’na göre Balkanlardan gelen göçmenlerin incelenmesi, yalnızca bölgenin sosyal ve kültürel dönüşümünü anlamak açısından değil; yaş, cinsiyet, meslek ve doğum yeri gibi bireysel özelliklerin ortaya konulması bakımından da büyük önem taşımaktadır. Bu çalışma, göç araştırmalarında sıklıkla ihmal edilen kişisel verilerin değerlendirilmesine önemli katkılar sunmaktadır. Araştırmada Trakya Bölgesi bir bütün olarak ele alınmış; Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ illeri ayrıntılı biçimde incelenmiştir. Çalışmanın 1923 yılında başlayıp 1960 yılında sona erdirilmesinde, 1960 sonrasında bölgeye yapılan iskânların azalması ve aynı yıl yaşanan siyasi gelişmeler etkili olmuştur.
1923-1960 Arası Göçler Kemaloğlu’nun çalışmasında Türkiye’nin iskân politikaları ve Trakya Bölgesi’ne yerleştirilen göçmenlerin yoğunluğu esas alınmıştır. Araştırmada; 1923-1934 yılları arası, büyük ölçüde mübadele ile şekillenen yıllar birinci dönem, 1935-1938 yılları arası, bölgeye yapılan Romanya ve Bulgaristan göçmenlerinin iskânlarının yoğunlaştığı yıllar ikinci dönem, II. Dünya Savaşı ve sonrasını içeren 1939-1949 yılları arası üçüncü dönem, Bulgaristan ve Yugoslavya göçlerinin öne çıktığı 1950-1960 yılları arası ise dördüncü dönem olarak değerlendirilmiştir. Çalışmada, bir devlet politikası olarak göç ve iskân uygulamaları incelenirken; Trakya’ya yerleştirilen göçmenlerin geldikleri bölgeler, yerleştirildikleri yerleşim birimleri, yaş ve cinsiyet dağılımları, meslekleri, devlet tarafından sağlanan yardımlar ile beraberlerinde getirdikleri hayvanlar ve tarımsal araçlar da değerlendirilmiştir. Bu veriler ışığında göçmenlerin Trakya Bölgesi’nin sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik gelişimine sağladıkları katkılar ortaya konulmaya çalışılmıştır. Doç. Dr. Ayşegül İnginar Kemaloğlu’nun Çalışmaları Göç ve İskân Politikaları, Balkan tarihi ve Cumhuriyet dönemi üzerine çok sayıda kitap, kitap bölümü ve akademik makalesi bulunan Doç. Dr. Ayşegül İnginar Kemaloğlu’nun öne çıkan çalışmaları arasında şunlar yer almaktadır: Kitap Ayşegül İnginar Kemaloğlu, Bulgaristan’dan Türk Göçü 1985-1989, Atatürk Araştırma Merkezi Yayınları, Ankara, 2012. Ayşegül İnginar Kemaloğlu, Trakya Bölgesi’ne İskân Edilen Göçmenler (1923-1960), Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 2022. Ayşegül İnginar Kemaloğlu, Mehmed Şakir Kesebir (1889-1966) Millî Mücadeleye ve İktisadi Kalkınmaya Adanmış Bir Ömür, Altınordu Yayınları, Ankara, 2023. Edt. Ayşegül İnginar Kemaloğlu, Süleyman Beyoğlu, Sosyal-Kültürel-Ekonomik Yönleriyle Türkiye’de Göç ve Göçmenler, Altınordu Yayınları, Ankara, 2023. Kitap Bölümleri Ayşegül İnginar Kemaloğlu, “Millî Mücadele Döneminde Kırklareli’nde Göç ve İskân”, Millî Mücadele’nin Yerel Tarihi 1918-1923, C. 10, Edt. Mustafa Göleç, Zeynep Kevser Şerefoğlu, İlhami Danış, TÜBA Yayınları, Ankara, 2023. Ayşegül İnginar Kemaloğlu, “201 Nolu Kayıt Defterine Göre Kırklareli-Vize’ye İskân Edilen Mübadiller”, 100. Yılında Türkiye Cumhuriyeti, Edt. Hasan Yalvaç ve diğ., Aktif Yayınları, İstanbul, 2023. Ayşegül İnginar Kemaloğlu, “Erken Cumhuriyet Döneminde Girişimci Göçmenler”, Sosyal-Kültürel-Ekonomik Yönleriyle Türkiye’de Göç ve Göçmenler, edt. Süleyman Beyoğlu-Ayşegül İnginar Kemaloğlu, Altınordu Yayınları, Ankara, 2023. Ayşegül İnginar Kemaloğlu, “Bir Şehrin İmarı ve İhyası: Edirne”, Kadim Türk Şehirleri, edt. Okan Yeşilot-Bihter Gürışık Köksal, Selenge Yayınları, İstanbul, 2022. Ayşegül İnginar Kemaloğlu, “Uluslararası Mülteci Rejimi ve Yunanistan’ın Göç Politikası”, 21. Yüzyılda Bölgesel Sorunlar, edt. Onur Limon-Ümran Güneş-Servet Karagöz, Nobel Yayınları, İstanbul, 2021. Ayşegül İnginar Kemaloğlu, “II. Dünya Savaşı Döneminde Keşan’da Ekonomik ve Sosyal Hayat”, Keşan Araştırmaları Keşan’ın Kurtuluşunun 100. Yılı Anısına, edt. Fatma Çalık Orhun-Burak İşçimen, Trakya Üniversitesi Yayınları, Edirne, 2021. Ayşegül İnginar Kemaloğlu, “İki Dünya Savaşı Arası Dönemde Balkanlardan Türkiye’ye Göçler”, Dünyada Göç Yönetimi ve Türkiye’nin Göçmenleri: Göçü Nasıl Yönetmeli?, edt. Ahmet Cihan-Hamdi Genç-İsmail Ermağan, Akademik Kitaplar Yayınevi, İstanbul, 2020. Ayşegül İnginar Kemaloğlu, “II. Dünya Savaşında Bulgaristan’da Türk Azınlığı”, İkinci Dünya Savaşı ve Türk Dünyası, edt. Nesrin Sarıahmetoğlu-İlyas Kemaloğlu, Türk Dünyası Belediyeler Birliği Yayınları, İstanbul 2016. Ayşegül İnginar Kemaloğlu, “Bulgaristan’dan Türk Göçleri”, Türk Dünyasında Sürgün ve Göç, edt. Nesrin Sarıahmetoğlu-İlyas Kemaloğlu, Türk Kültürüne Hizmet Vakfı Yayınları, İstanbul, 2015. Makaleler Ayşegül İnginar Kemaloğlu, “Atatürk Döneminde İpek Böcekçiliğinin Geliştirilmesine Yönelik Atılan Adımlar (1923-1938)”, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi, Özel Sayı, 2023, ss. 84-108. Ayşegül İnginar Kemaloğlu, “Uluslararası Kurtarma ve Yardım Komitesi’nin (IRRC) Raporuna Göre II. Dünya Savaşı’nın Sona Ermesinin Ardından Türkiye’deki Mültecilerin Durumu”, MSGSÜ Sosyal Bilimler Dergisi, S. 26, Güz 2022, ss. 242-251. Ayşegül İnginar Kemaloğlu, “I. Dünya Savaşı Sırasında Edirne’ye İskân Edilen Muhacirler”, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi, Cilt: 7, Sayı: 2, ss. 377-393. Uluslararası Sempozyum Bildiriler Ayşegül İnginar Kemaloğlu, “Türkiye’nin 1989 Göçünü Uluslararası Kamuoyunun Gündemine Taşıma Girşimleri”, 1989 Göçünün 30. Yıldönümü Uluslararası Sempozyumu, 15-16 Haziran 2019. Ayşegül İnginar Kemaloğlu, “Edirne İli Merkez İlçesinde Mübadillere Dağıtılan Gayrimenkullerin Tevzi Defteri Kapsamında Değerlendirilmesi”, Uluslararası Mübadele Sempozyumu ve Mübadelenin 94. Yılı Anma Etkinlikleri, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Yayınları, Tekirdağ, 2017. Ayşegül İnginar Kemaloğlu, “1989 Bulgaristan Göçmenlerinin Entegrasyonunda Türkiye’nin Uyguladığı Eğitim Politikaları”, Bulgaristan’dan Yapılan Zorunlu Göçün 35. Yıl Dönümünde Göçün Etkileri Sempozyumu, Bal-Göç /YTB, 12-13 Aralık 2024, Bursa. Ayşegül İnginar Kemaloğlu, “Sosyal ve Ekonomik Açıdan Edirne’ye İskân Edilen Mübadiller”, Cumhuriyetin 100. Yılında Türk-Yunan Nüfus Mübadelesini Yeniden Düşünmek, Trakya Üniversitesi, 19 Aralık 2023, Edirne. Ayşegül İnginar Kemaloğlu, “Erken Cumhuriyet Döneminde Edirne’nin Değişen Demografik Yapısı”, 3. Edirne Araştırmaları Sempozyumu, İstanbul Üniversitesi, 11-13 Mayıs 2023, İstanbul. Ayşegül İnginar Kemaloğlu, “Türkiye’de Süt Endüstrisinin Kuruluşu: Bursa Süt Tozu ve Buz Fabrikası Kolektif Şirketi Örneği”, Türkiye İktisat Kongresi, Türk Tarih Kurumu, 19-20 Temmuz 2023, İzmir. Ayşegül İnginar Kemaloğlu, “Şakir Kesebir’in Millî Mücadele Dönemi Faaliyetleri”, Kurtuluşunun 100. Yılında Doğu Trakya Paneli, Türk Tarih Kurumu, 23 Kasım 2022.