Dünyanın Çatısı’na pedal!

Keşan Doğa Çevre ve Kültür Derneği’nin(DOÇEK) 4 bisiklet sporcusundan oluşan ekibi “Dünyanın Çatısı” olarak anılan Pamir Dağları’na uzanacak rotada pedal basıyor.

Uzun yıllara yayılan doğa sporları faaliyetleri, uluslararası ölçekte bisiklet festivalleri ve sayısız keşif turuyla önemli bir deneyim birikimi oluşturan Keşan DOÇEK, şimdi bu birikimini dünyanın en zorlu bisiklet rotalarından biri olan Pamirler’in zorlu coğrafyasında bir üst seviyeye taşıdı

Mehmet Erkul, Kenan Taşkın, Rahman Ketenciler ve Hakan Eşme’den oluşan ekip; derneğin yıllar içinde geliştirdiği saha deneyimini ve kurumsal organizasyon gücünü de yanlarına alarak 40 gün boyunca “Pamir Highway” rotasında, Wakhan Koridorunda, Hindikuş Dağlarının kıvrımlarında pedallayacak.

Hakan Eşme, sosyal medya hesabından gerçekleştirdiği son iki paylaşımında şunlara yer verdi:

“Dünyanın Çatısına Yolculuk: Pamir Highway. (Tacikistan-Kırgızistan) Pedallar dönmeye başladı. Pamirlerde.

Wakhan Koridoru, Pamir Platosu ve Kırgızistan olarak üç ana bölüme ayırdığımız bu yolculuğun ilk menzilinden, birkaç kareyi duvarıma eklemek istedim.  Bu muhteşem coğrafyada pedal çevirmenin coşkusunu ne yazık ki hiç bir kare tam olarak yansıtamaz. Pamirlerden kucak dolusu selam ve saygı.

‘Wakhan – Pamir – Kırgız’ etaplarından Wakhan bölümü sorunsuz bir şekilde bitti. Şimdi, önümüzde ‘Dünyanın Çatısı’ da denilen Pamir Platosu yer alıyor.

Bu noktadan sonra iletişim imkanı neredeyse yok, coğrafya olarak adeta başka bir gezegenin sınırları içine gireceğiz!

Belirlediğimiz programdan bir gün ilerideyiz.

Bu ana kadar süreç sorunsuz ve kazasız ilerledi, umarız ki böyle devam eder.

Herkese Pamirlerden kucak dolusu selam ve saygılar diliyorum.

İnsanoğlu bu, özlemeden duramıyor.”

Potada yıldızlar savaşı!

İsmail DEMİRAY

Gençlik ve Spor Bakanlığı’nca düzenlenen Anadolu Yıldızlar Ligi Basketbol 1. Etap Marmara Grubu müsabakaları Edirne’de start aldı. .

Kızların Edirne Spor Salonu’nda, erkeklerin ise Mimar Sinan Spor Salonu’nda kozlarını paylaştığı müsabakalara kızlarda 10, erkeklerde 11 takım katılıyor. İlk karşılaşmalar dün saat 10.00’da  Edirne Spor Salonu’nda kızlarda Çanakkale – Balıkesir, aynı saatte Mimar Sinan Spor Salonu’nda Balıkesir – Yalova takımları arasında yapıldı. Kızlarda ilk gün olduğu gibi bugün de 4, erkeklerde ilk günkü gibi bugün de 5 karşılaşma yapılacak. Karşılaşmalar yarın sona erecek.

Katılan takımlar ve gruplar şöyle:

KIZ

A Grubu:

Çanakkale, Sakarya, İstanbul Anadolu, Balıkesir

B Grubu:

Yalova, Bursa, Tekirdağ

C Grubu:

İstanbul Avrupa, Kırklareli, Kocaeli

ERKEK

A Grubu:

Balıkesir, Kocaeli, İstanbul Anadolu, Yalova

B Grubu:

Kocaeli, Edirne, Çanakkale, İstanbul Avrupa

C Grubu:

Tekirdağ, Kırklareli, Bursa

İLK MAÇLAR:

KIZ

Çanakkale 17-77 Balıkesir

Sakarya 38-90 İstanbul Anadolu

Yalova 24-69 Bursa

İstanbul Avrupa 104-38 Kırklareli

ERKEK

Balıkesir 101–59 Yalova

Sakarya 84-59 İstanbul Anadolu

Kocaeli 51-66 İstanbul Avrupa

Edirne 53 –36 Çanakkale

Tekirdağ 77- 24 Kırklareli

BUGÜNKÜ PROGRAM 

KIZ

10.00: Çanakkale – İstanbul Anadolu

11.30: Balıkesir – Sakarya

13.00: Tekirdağ – Yalova

14.30: Kocaeli – İstanbul Avrupa

ERKEK

10.00: Balıkesir – İstanbul Anadolu

11.30: Yalova – Sakarya

13.00: Kocaeli – Çanakkale

14.30: İstanbul Avrupa – Edirne

16.00: Bursa – Tekirdağ

Türk Dil Kurumu 94 yaşında

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi Yönetim Kurulu, 12 Temmuz 1932’de Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulan Türk Dil Kurumu’nun 94. kuruluş yıldönümünü kutladı.

ADD Edirne Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Celil Özcan, yıldönümü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, “Türk Dil Kurumu (Türk Dili Tetkik Cemiyeti) Türkçe’yi incelemek ve Türkçe’nin gelişmesi amacıyla çalışmak için 12 Temmuz 1932’de Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulmuştur” diyerek şunlara yer verdi:

“Türk Dili Tetkik Cemiyeti’nin kurucuları, dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif’at, Ruşen Eşref, Celâl Sâhir ve Yakup Kadri’dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif’at’tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, ‘Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek’ olarak tespit edilmiştir.

Atatürk’ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil siyaseti belirlenmiş, hem de ilmî bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı’nda yapılan 1.Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun ‘Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın’ adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934’te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936’daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur.

Türk Dil Kurumu başlangıçtan beri çalışmalarını iki ana eksen üzerinde yürütmüştür: Birincisi; Türk dili üzerinde araştırmalar yapmak, yaptırmak; İkincisi; Türk dilinin güncel sorunlarıyla ilgilenerek çözüm yolları bulmak.

Atatürk’ün kendisi de Türk dili üzerindeki yerli ve yabancı araştırmaları bizzat inceleyerek, dönemindeki bilginleri Türk dili üzerinde araştırmalar yapmaya yönlendirmiştir. Nitekim Türk dilinin en eski anıtları olan Göktürk (Runik) yazılı metinlerin ilk iki cildi onun sağlığında yayımlanmış; 1940’larda yayın hayatına çıkabilen Divan-u Lügâti’t-Türk, Kutadgu Bilig gibi eserler üzerinde de yine onun sağlığında çalışılmaya başlanmıştır. Daha sonra birçok cilt halinde ortaya çıkacak olan Tarama ve Derleme Sözlüğü’yle ilgili çalışmalar da Atatürk’ün sağlığında başlamıştır. Tarama Sözlüğü, 13. yüzyılda başlayan Batı Türkçesinin eski eserlerinin taranmasıyla; Derleme Sözlüğü, Anadolu ağızlarında kullanılan kelimelerin derlenmesiyle oluşturulmuş büyük sözlüklerdir. Çağdaş Türkçenin grameri, sözlüğü, imlâsı ve terimleriyle ilgili çalışmalar da Atatürk tarafından ilgiyle izlenmiştir. Atatürk, ölümünden kısa bir süre önce yazdığı vasiyetname ile mal varlığını Türk Dil Kurumu ile Türk Tarih Kurumuna bırakmıştır. Bu iki kurumun bütçesi bugün de Atatürk’ün mirasından karşılanmaktadır.

Türk Dil Kurumunun yapısıyla ilgili ilk önemli değişiklik 1951 yılındaki olağanüstü kurultayda yapılmıştır. Atatürk’ün sağlığında Millî Eğitim Bakanının Kurum başkanı olmasını sağlayan tüzük maddesi 1951’de değiştirilmiş; Cumhurbaşkanlarının Kurumu koruyuculuk özellikleri, Millî Eğitim Bakanlarının doğal Kurum başkanlıkları hükümleri kaldırılmış, Yönetim Kurulunun kendi içinde başkan seçmesi kuralı getirilmiştir. Böylece Kurumun 1951 yılına kadar süren devlet himayesindeki dernek statüsüne son verilmiştir. Bu tarihten sonra bir dernek yapısındaki TDK’nin Başkanı, hemen her meslekten kişilerin bulunduğu üyeler tarafından seçilen Yönetim Kurulu içerisinden seçilecektir. Bu hüküm, izleyen kurultaylarda kabul edilen tüzüklerde yer almıştır.

İkinci önemli yapı değişikliği 1982 Anayasası ile gerçekleşmiştir. 1982’de kabul edilen ve şu anda da yürürlükte olan Anayasa ile Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu çatısı altına alınmış, Anayasanın 134. Maddesine bağlı olarak kabul edilen 2876 Sayılı Kanun ile Türk Dil Kurumu; Atatürk, Araştırma Merkezi, Türk Tarih Kurumu ve Atatürk Kültür Merkezi ile birlikte kamu tüzel kişiliğine sahip dört kurumdan biri olarak tanımlanmıştır. Bu yeni dönemde Türk Dil Kurumu başkanı artık atama yoluyla göreve getirilmektedir.

Türk Dil Kurumu’nun 94. kuruluş yıldönümü kutlu olsun.

ADD Edirne Şubesi Yönetim Kurulu

Celil ÖZCAN

ADD Edirne Şubesi Y.K.Başkanı

0505 2202022

Mano esnafın yanında

Edirne’de bir süre önce yapılan açılış töreniyle hizmete giren Hero Pet Grossmarket’i ziyaret eden     Edirne Bakkallar ve Tekel Bayiileri Esnaf Odası Başkanı Okan Mano, oda olarak her zaman esnafın yanında olduklarını belitti.

Edirne Bakkallar ve Tekel Bayiileri Esnaf Odası Başkanı Okan Mano, ziyaret sırasında seçim sürecinde her zaman esnafın yanında olmayı kendilerine hedef olarak bildirdiklerini hatırlatarak, şunları söyledi:

“Odamız üyesi Ece Karagöz ve Ezgi Karagöz Kendi’nin geçtiğimiz günlerde hizmete giren işyerinin açılışına Edirne dışında bulunmam dolayısıyla katılamamıştım. Bugün Yönetim Kurulu Üyemiz Tülay Gülşen ile birlikte, Şükrüpaşa Mahallesi Lefkoşe Sokak’ta bulunan Hero Pet Grossmarketi ziyaretimizde oda üyemiz Karagöz kardeşlere başarı ve hayırlı kazançlar dileklerimizi ilettik. Esnafın yalnız olmadığını ve dayanışmacı bir anlayışla göreve talip olduğumuzu açıklamıştık. Söylemlerimizin arkasındayız.

Edirne’mizde hizmete giren her iş yeri kentimizin ekonomik hayatına katkı sağlıyor. Her geçen gün hizmet çeşitliliği artıyor. Evcil dostlarımıza ve hayvan dostları müşterilerine hizmet sunan bu işyerinin kaliteli ve başarılı şekilde faaliyetini sürdürmesini diliyorum. İşletme sahiplerinin işlerine gösterdikleri saygı ve ilgileriyle başarılı olacakları zaten anlaşılıyor.”

Mano’nun ziyaretini memnuniyetle karşıladıklarını ifade eden Ece ve Ezgi Karagöz kardeşler, işle ilgili konularda Edirne Bakkallar ve Tekel Bayiileri Esnaf Odası’nın yanlarında olduğunu bilmenin önemli olduğunu ve bugünkü ziyarette bunun teyit edildiğini söyledi.

Ormankıran’a Süloğlu Spor’dan teşekkür

Süloğlu’nda köyler arası gerçekleşen turnuva kapsamında Süloğlu Belediye Başkanı Mehmet Ormankıran’a isminin yazılı olduğu forma hediye edildi.

Süloğlu Spor Takımı üyeleri verdiği desteklerden dolayı Başkan Ormankıran’a teşekkür etti.

Süloğlu Belediye Başkanı Mehmet Ormankıran’da yaptığı açıklamada; “Süloğlu’muzda düzenlenen Köyler Arası Turnuva kapsamında mücadele eden Süloğlu Spor takımımız belediyemizi ziyaret etti. İlçemizde gençlerimizin sporun her branşında yer almaları bizleri gururlandırıyor. Biz de imkânlarımız dâhilinde onların yanında olmaya devam ediyoruz. Hediyeleri ve ziyaretleri için de çok teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.

BEN YİNE MUHABİRİM

1978 yılında başladığım gazetecilik serüveninde önümden birçok unvan geçti.

Muhabir…

Şef…

Genel Yayın Yönetmeni…

Şimdi yeniden muhabir oldum.

İnsan, yarım asır sonra başladığı yere döner mi?

Demek ki dönüyormuş…

**

Dayımın kızı rahmetli Zeynep Arseven, Edirne Lisesi’nde benden iki dönem sonra okuyordu.

Yıllar önce bana anlattığı bir anısını hiç unutmadım.

Edebiyat öğretmeni Talat Hocamız, bir gün derste örnek olarak iki kompozisyon okumuş.

Ardından da;

“Bunları yıllar önce Bülent Ayan yazmıştı” demiş.

O gün çok duygulanmıştım.

Bugün de aynı duyguyu hissediyorum.

Hem Talat Hocamızı, hem de Zeynep’i rahmet ve özlemle anıyorum.

**

Edirne Lisesi’nde Fen Bölümü öğrencisiydim.

Nasıl olduysa…

Hayat beni edebiyatın ve gazeteciliğin tam ortasına getirdi.

1978 yılında rahmetli babam Raşit Ayan’ın çıkardığı Trakya Ekspres Gazetesi’nde muhabir olarak çalışmaya başladım.

Bir gün matbaaya iki kişi geldi.

“Bülent Ayan hanginiz?” diye sordular.

Sorular sordular…

Notlar aldılar…

Sonra sessizce ayrıldılar.

Bir hafta sonra TRT’den teklif geldi.

Meğer o iki kişi beni değerlendirmeye gelmiş.

Daha sonra öğrendim ki, dönemin TRT Edirne Muhabiri, eski belediye başkanlarımızdan Ali Rıza Ataktürk beni önermiş.

Babamı da…

Rıza Amca’yı da…

Bugün bir kez daha rahmetle anıyorum.

**

TRT’nin ardından Milliyet Gazetesi geldi.

Sonra yıllar birbirini kovaladı.

Milliyet’in Edirne Bürosu kuruldu.

Şef oldum.

Ama hiçbir zaman masaya çakılıp kalmadım.

Yine sahadaydım.

Yine haber peşindeydim.

Trakya’nın dört bir yanı…

Bulgaristan…

Yunanistan…

Romanya…

Kosova…

Balkanlar…

Haber neredeyse ben de oradaydım.

Zaman zaman yolumuz Almanya’ya, Polonya’ya kadar uzandı.

2000 yılında Milliyet’ten ayrıldım.

NTV’de…

Akşam Gazetesi’nde…

Çorlu’da Avrupa Yakası Gazetesi’nde…

Lüleburgaz’da Görünüm Gazetesi’nde görev yaptım.

Genel yayın Yönetmeni olarak yaklaşık 16 yıldır da Hudut Gazetesi çatısı altındayım.

**

Geçtiğimiz günlerde Basın İlan Kurumu’nun denetimi vardı.

Yönetmelikte yapılan değişiklik nedeniyle gazetelerin kadroları yeniden düzenlenmiş.

Hudut Gazetesi’nin sahibi Gönül Uyanıktır aradı.

Durumu anlattı.

Gazetemizin 5 kişiden oluşması gereken asgari kadrosunda Genel Yayın Yönetmeni diye bir unvan bulunmuyormuş.

1 Sorumlu Yazı İşleri Müdürü, 1 Sayfa Sekreteri ve 3 Muhabir…

“Kurallar neyi gerektiriyorsa onu yapalım.” dedim.

Yeni sözleşmeyi imzaladım.

Artık resmen muhabirim.

**

Doğrusu hiç gocunmadım.

Çünkü gazetecilikte en değerli unvanın muhabirlik olduğuna hep inandım.

Haberi bulan…

Sokağı dinleyen…

İnsanların sevincine de derdine de tanıklık eden kişi muhabirdir.

Gazeteciliğin kalbi orada atar.

Demek ki yarım asır sonra başladığım yere dönmüşüm.

İyi ki de dönmüşüm.

Çünkü insanın gerçek unvanı, kartvizitinde yazan değil; ömrü boyunca yapmaktan vazgeçmediği iştir.

Ben yine muhabir olarak meslekte başa döndüm…

Bir de yaşça başa dönebilsek…

BİLGİ SAHİBİ OLMADAN SİYASET BOŞ TENEKE SİYASETİDİR (1)

11 Temmuz Cumartesi günü Sn. Hüseyin ERKİN’den Enez’de çok yararlı bir sunum izledik. Enez’de yaşadığımız pek çok olumsuzlukların hepimiz farkında olsak da bunların nedenlerini ve çözümlerini bilmediğimiz gibi öğrenmeye de galiba hiç niyetimiz yok. Umutsuzluğumuzun, çaresizliğimizin en önemli noktası da burası… Bu çok yararlı toplantıyı sadece 15 -16 kişinin izlemesi bu konudaki vurdum/duymazlığımızın en güzel göstergesi… Evinin önündeki iki çukur için feryat edip Belediyeye çemkirenlerden hiç kimsenin umursamadığı ve katılmadığı bu toplantıda neyse ki CHP İlçe Başkanı Hüseyin Çavuşoğlu, İYİ P. İlçe Başkanı Tuncay Taşkın ve MHP İlçe temsilcisi Adnan Çatalbasan’ın katılımını ben umut verici bir gelişme olarak nitelendirdim.

***

Konu özetle sadece “SU” idi. 3 saat SU konuştuk tartıştık. 1950’li yıllar ve hatta daha öncesinden başlayan HARZA Projesi nedir, bunu öğrendik. Tarımı kurtarırken balıkçılığın nasıl tüketildiğini anladık.. Çeltik tarımının ve Ergene Nehri’nin tüm olumsuzluklarının Enez’i nasıl etkilediğini ve en büyük zararı Enez’in gördüğünün farkına vardık.. Enez’in ne kadar sahipsiz, ne kadar devletin nazarında önemsiz, eski / yeni siyasetçilerimizin ne kadar yararsız ve başarısız olduklarına ne kadar bilgisiz olduklarına şahit olduk.

Üzüldük.

***

Çaresiz değiliz… Ya da çaresini bulmalı bu yeryüzü cennetini hak ettiği yerlere taşımalıyız. Enez’in kaderini; gelip de Enez’i görmeden giden valilerin, kuradan çıkıp birkaç ay sonra başka bir ilçeye atanan kaymakamların gayretine bırakamayız. Onlardan elbette yararlanmalıyız ama onları bir kurtarıcı olarak görmemeli, bizi fark etmelerini beklememeli ve kendi söküğümüzü kendimiz dikebilmeliyiz..

***

Öncelikle siyasetin halkla birlikte yapılmasına inanan siyasetçiler ve o siyasetçilere inanan, bir toplum yaratmalıyız.. Belediye Başkanı Özkan Günenç’in geçen hafta sürpriz katılımıyla yapılan Sahil Sakinleri toplantısı bu konuda ümit verici bir başlangıç olsun.. Bizim tonton halkımız devlet büyükleri ile muhatap olmayı pek sever. Sonraki sahil toplantısına katılacağı düşünülen Başkan’la sorunları ve çözüm yolarını birebir tartışmayı önemserler. Böylece bu kitlesel toplantılara halkın ilgisi artar, beşe katlanır… Bu buluşmalarda yeni insanlar yeni ve ilginç öneriler ortaya çıkar.

Geçtiğimiz SU Toplantısı’na keşke yeni Kaymakamımız da katılabilseydi. Hem kendisi için hem de onun katılımıyla aratacak ilgi ile toplantının yararı çok değişecekti.

***

Kısacası öncelikle kasaba önderlerinin bu toplantılara bizzat katılarak halkın ilgisi ve katılımın artırılması ile siyasetin cehaletin, çeyrek altın hesaplarının, kasabanın her kişisi ile poz verip resim çektirerek populist kurnazlıklarla yapılmasının önemli ölçüde önüne geçilebileceğini anlamalıyız.

Enez’de siyaseti örgütlenerek, bilgilenerek, projeler üreterek, kaynak yaratarak, mücadele biçimimizi gözden geçirip yenileyerek bir yerlere taşıyabiliriz.. Bizler parti siyasetinin Enez’deki tetikçileri, papağanları değil sesini, sorunlarını Ankara’ya kadar duyurabilen, bilgili, güçlü, kişilikli insanları olabilmeliyiz.

***

Şarap ve çeyrek altın hesaplarıyla değil Enez’in ve torunlarının gelecek hesapları ile oy kullanmayı NAMUS sayan bir seçmen kitlesi yetiştirmeliyiz. Bilgi sahibi olmadan siyasetçi hatta sıradan insan bile olunamayacağını kafamıza sokmalıyız. Özellikle Sahildeki 29 bin civarındaki çok nitelikli, deneyimli ama duyarsız kitlenin bu ülkede ne işe yaradıklarını sorgulamalıyız.. Klavye başında kahramanlık yaptığını sanan, bir öneri getirmeden, elini cebine atmadan sorunların çözülmesini bekleyenleri uyarmalıyız.

(DEVAM EDECEK)

YOZLUK

YOZLAŞMA- YOBAZLIK:
İkisi de aynı şey!..
Bir toplumun ÇOĞUNLUKLA, akıl dışı işlerine; Gerçek inanca, bilime, sanata sırt çevirmesine;
Eğitimi, sulandırmalarına;
Bilimi, sanatı kötüye kullanmasına;
Doğa ve tabiat valıklarını bozmalarına;
Doğal yaşama sırt çevirip, şehrin suniliğine kaçış;
Hayvanlara, ormanlara merhametsizliğe;
Torpil, rüşvet, lüks, israfı çok sevmelerine;
Emaneti ehil ellere vermemelerine;
İnsanlara, hayvanlara, ağaçlara, vicdan, merhametten yoksun oluşlarına;
Okumaya, öğrenmeye emek vermeyişlerine;
Küfrü, bedduayı çoğaltmalarına;
Adaletsizliği, haksız çıkarcılığı arttırmalarına;
“Adletsizliklere karşı, “Bana ne” umursamazlığına; Giyimden, baslenmeye, barınmaya karşı her işi, akıl dışı yapmalarına;
insanlık, inanç, bilim, sanat eğitimlerinin sığlığından;
Yalanı, dolanı, aldatmayı ÇOĞUNLUKLA pek sevmelerinden;
SAYGISIZLIK, SEVGİSİZLİK, ZALİMİK, EMPATİSİZLİK, DUYARSIZLIKLA;
O TOPLUMU, AHLAKEN ÇÖKMÜŞ, YOZLAŞMIŞ, YOBAZLAŞMIŞ görürsünüz!..
Dahası da var!..

*Görüp, bildiklerinizi siz de ilave edebilirsiniz…

Kuran’ı Kerim. Sure 16/Ayet 98, 99,100:
Kuran’ı okumak istediğin zaman, kovulmuş şeytanın vesvesesinden Allah’a sığın. Çünkü inananlara ve Rab’lerine dayananlara onun bir gücü yoktur. Onun gücü, sadece kendisini dost tutanlara ve Allah’a ortak koşanlaradır.

EDİRNE SULTAN 1. MURAT DEVLET HASTANESİ BAŞHEKİMLİĞİ

BAKIM VE ONARIM HİZMETİ ALINACAKTIR



LALAPAŞA İLÇE DEVLET HASTANESİ VRF DIŞ ÜNİTE DEĞİŞİM İŞİ hizmet alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir.
 İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:

İhale Kayıt Numarası (İKN):2026/1272940
1- İdarenin
1.1. Adı:EDİRNE İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EDİRNE SULTAN 1. MURAT DEVLET HASTANESİ BAŞHEKİMLİĞİ
1.2. Adresi:Fatih Mahallesi Alparslan Türkeş Cad. No:3/1 EDİRNE MERKEZ/EDİRNE
1.3. Telefon numarası:02842145510
1.4. İhale dokümanının görülebileceği ve indirilebileceği internet sayfası:https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/


2- İhalenin

2.1. Tarih ve Saati:23.07.2026 – 10:30
2.2. Yapılacağı (e-tekliflerin açılacağı) adres:Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi Satınalma Birimi


3- İhale konusu hizmet alımının

3.1 Adı:LALAPAŞA İLÇE DEVLET HASTANESİ VRF DIŞ ÜNİTE DEĞİŞİM İŞİ
3.2. Niteliği, türü ve miktarı:1 ADET VRF DIŞ ÜNİTE DEĞİŞİM İŞİ
Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
3.3. Yapılacağı/teslim edileceği yer:Edirne İli Lalapaşa İlçe Devlet Hastanesi Teknik Birimi
3.4. Süresi/teslim tarihi:İşe başlama tarihinden itibaren 3(Üç) aydır
3.5. İşe başlama tarihi:Sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 10 gün içinde işe başlanacaktır.


4- Katılım ve yeterlik kriterleri:
4.1. Katılım ve yeterlik kriterlerine ilişkin istekliler tarafından e-teklif kapsamında sunulması gereken bilgi ve belgeler ile fiyat dışı unsurlara ilişkin bilgi ve belgelere aşağıda yer verilmiştir:
4.1.1. Teklif mektubu.
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olunduğunu gösteren bilgi ve belgeler:
4.1.2.1. Tüzel kişilerde; isteklilerin yönetimindeki görevliler ile ilgisine göre, ortaklar ve ortaklık oranlarına (halka arz edilen hisseler hariç)/üyelerine/kurucularına ilişkin bilgi ve belgeler.
4.1.2.2. Vekâleten ihaleye katılma halinde vekile ilişkin bilgi ve belgeler.
4.1.3. Geçici teminat.
4.1.4 İsteklinin iş ortaklığı olması halinde iş ortaklığı beyannamesi.

4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin bilgi ve belgeler ile bunların taşıması gereken kriterler:
Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin bilgi, belge veya kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin bilgi ve belgeler ile bunların taşıması gereken kriterler:
Mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin bilgi, belge veya kriter belirtilmemiştir.



5- Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.

6- İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.

7- İhaleye teklif verecek olanların, EKAP hesabına giriş yaparak ihale dokümanını indirmeleri zorunludur.

8-Teklifler, EKAP üzerinden teklif mektubu ile ihaleye katılım belgesi ve diğer ekler kullanılarak hazırlanacak ve e-imza ile imzalanarak ihale tarih ve saatine kadar EKAP üzerinden gönderilecektir.

9- İstekliler tekliflerini, anahtar teslimi götürü bedel üzerinden vereceklerdir. İhale sonucunda, üzerine ihale yapılan istekliyle anahtar teslimi götürü bedel sözleşme imzalanacaktır.

10- Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.

11- İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.

12- Bu ihalede elektronik eksiltme yapılmayacaktır.

13- Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 120 (YüzYirmi) takvim günüdür.

14- Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.

15- Diğer hususlar:

İhalede Uygulanacak Sınır Değer Katsayısı (R) : Diğer Hizmetler/0,78
Teklifi sınır değerin altında kalan isteklilerden Kanunun 38 inci maddesine göre açıklama istenecektir.

Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr’de (Basın: 2508142)

Gölette korkutan yangın!

Olgay GÜLER

‎Edirne’de Gölet Parkı yakınında, otluk alanda çıkan yangın yürekleri ağızlara getirirken, itfaiyenin müdahalesiyle kontrol altına alınarak söndürüldü.

Yangın, Şükrüpaşa Mahallesi’ndeki Gölet Parkı yakınındaki otluk alanda, 15.00 sıralarında başladı. Çıkış nedeni bilinmeyen yangında dumanları görenlerin ihbarıyla bölgeye itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi.İtfaiye ekipler alevlerin ağaçlık alana sıçramasını önlemek amacıyla yoğun çalışma yaptı.

Ekiplerin 1 saatlik müdahalesiyle yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Söndürme çalışmaları sırasında ekipler, alevlerin ortasında mahsur kalan bir kaplumbağayı da kurtararak, doğal yaşam alanına bıraktı.

Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı.