Kategori arşivi: Spor

Gençler Türkiye Kürek Şampiyonası’nda ön eleme günü

Türkiye’nin olimpik standartlarda hazırlanan ilk parkuru olan Meriç Nehri’nde, Gençler Türkiye Kürek Şampiyonası ön eleme yarışlarıyla start aldı.

Kentin en önemli su kaynaklarından biri olan Meriç Nehri’nde oluşturulan 2 kilometrelik yapay kürek parkuru, Türkiye Kürek Federasyonu tarafından 16-18 Ağustos tarihleri arasında düzenlenen Gençler Türkiye Kürek Şampiyonası’na ev sahipliği yapıyor. Bugün başlayan ön eleme karşılaşmalarında, 25 kulüpten yaklaşık 450 sporcu şampiyonada dereceye girmek için mücadele ediyor.

Gençler Türkiye Kürek Şampiyonası yarışlarında, Cumartesi ve Pazar günleri birçok sporcu final yarışlarında kürek çekecek. Yarışlar, hem sporcular hem de izleyiciler için büyük bir heyecan kaynağı olacak.

Kupa töreni ise Pazar günü gerçekleştirilecek ve dereceye giren sporculara ödülleri verilecek.

Meriç Nehri’nde oluşturulan bu parkurun Türkiye’de olimpik standartlara uygun ilk parkur olması, yarışlara ayrı bir önem katıyor. Bu yarışlar, hem genç sporcuların yeteneklerini sergileme fırsatı bulduğu hem de Türkiye’de kürek sporunun gelişimine katkı sağlayacak önemli bir organizasyon olarak öne çıkıyor.

Bu organizasyonun, Edirne’nin spor turizmi açısından da önemli bir katkı sağlaması bekleniyor. Hem sporcular hem de izleyiciler için unutulmaz bir deneyim sunacak olan Gençler Türkiye Kürek Şampiyonası, Meriç Nehri’nin doğal güzellikleri eşliğinde heyecan dolu anlara sahne olacak.

SÜLEYMAN KÖLE : “Tuncaspor’un kölesiyim…”

İsmail DEMİRAY yazdı…

68 yıllık yaşamının tamamına yakınını hobi, asıl uğraş olarak Tuncaspor’a ayırmış Süleyman Köle. Halen çalışmaya devam ediyor, ama aklı hep Tuncaspor’unda.

Semtinin, mahallesinin takımı Tuncaspor. Çocukluğunun daha ilk yıllarında o zamanki “Sığır Meydanı” sonraki “50.Yıl İlkokulu” olacak olan alanda Ferhat Kemallarlı, Kör Aydın, Feridun gibi ağbileriyle top oynayarak tanışmış Tuncaspor’uyla.

Futbol oynamaz sonraki yıllarında. Ama Tuncaspor yönetimin her kademesinde (başkanlık hariç) görev yapar. İkinci başkanlık, genel kaptanlık, kulüp müdürlüğü. Soyadı gibi “Köle”si olur Tuncaspor’unun.

Ve; onu en çok mutlu eden de Tuncaspor’un minik takımının antrenmanlarında, maçlarında onlarla birlikte olmak, onların heyecanına, mutluluğuna tanıklık etmektir.

ANTRENMAN SAHAMIZ SIĞIR MEYDANIYDI

Bundan sonrasını Süleyman Köle’den dinleyelim.

“1954 yılı Kıyık doğumluyum, Kıyık’ta yaşıyorum, Kıyık semtinin takımı olan Tuncaspor’la açıldı gözüm.  Elim ayağım tuttuğu sürece Tuncaspor’un yanında olmaya devam edeceğim.

Kıyık’tan hiç ayrılmadım. Çocukluğum okul yıllarım, ilk işe girdiğim çalışma yıllarım hep Kıyık’ta geçti. Askerden geldim hiç ayrılmadım Kıyık’tan. Bundan sonra da artık ölene kadar ayrılmam Kıyık’tan.

Ben futbol oynamadım. Sadece çocukluğum dönemlerimde o zamanki adı ‘Sığır Meydanı’ sonra okul oldu, orada ağbilerimiz Ferhat Kemallarlı, Kör Aydın’lar Feridun ağbilerimiz top oynuyor, aynı zamanda Tuncaspor’un oyuncuları olarak antrenman yapıyorlardı. Önceleri meraklıydım, ama baktım benden topçu olmayacak anladım ve başlamadan bıraktım futbolu.

Ama askere gidene kadar sürekli de izliyordum Tuncaspor’u. Gönlüm hep Tuncaspor’dan yana ama ona faydam olmuyordu.

YÖNETİCİLİĞİ SEVDİM

Askerden sonra Kıyık’ta Tuncaspor Kulübü’ne çıkmaya başladım. Maç günlerinde takımın yanında yardımcı olmak için bulundum. Bunlar aslında Tuncaspor yönetimi için kendimi hazırlama dönemleriydi ayrıca.

O yıllardan beri Tuncaspor yönetiminde başkanlık haricinde her görevi yaptım. Genel kaptanlık yaptım 10 yıl, ikinci başkanlık yaptım 5 yıl, kulüp müdürlüğü yaptım severek, mutlu olarak. Yeri geldi çocukların yanında yürüyerek antrenmanlara, maçlara gittim, onların malzemelerini toparladım, onlarla sevindim, onlarla ağladım.

TUNCASPOR SADECE FUTBOL KULÜBÜ DEĞİLDİR

Mazisi çok eski köklü bir takımdır Tuncaspor. Geçmişinde futbolun yanı sıra basketbol, voleybol, hentbol ve güreş branşları da olmuştur. Dönem dönem şampiyonluklar yaşadığımız mutlu olduğumuz zamanlar gibi, yenilgilere üzüldüğümüz, küme düşmekten kahrolduğumuz yıllar da oldu.

Sporun içinde başarı da başarısızlık da var haliyle. Önemli olan bunlardan ders çıkarmak, hataları tekrarlamamaktır. Küme düştüğümüz yılın sonrasında alt lige öyle bir giriş yaptık ki o yıl 105 golle namağlup kırılması zor bir rekora imza atarak yine yerimiz olan Süper Lig’e dönmeyi başardık Kıyık’lı gençlerimiz, Kıyık’lı yöneticilerimiz ve Kıyık halkının desteği ile birlikte.

KIYIK HALKI ESNAFI HER ZAMAN TUNCASPOR’A SAHİP ÇIKMIŞTIR

En güzel günleri, başarıları, mutlulukları Kıyıklı gençlerle yaşadık. Maddi olarak sınırlarımızı her zaman bildik biz. Dayanağımız Kıyık halkı, esnafı; sporcu kaynağımız Kıyık gençleri oldu tarihimiz boyunca. Dışarıya açıldığımız, kadromuzu güçlendirdiğimiz dönemler de oldu, ama her zaman bütçemizle hareket etmeye önem verdik.

Tuncaspor’la her zaman ileriye doğru bakmışımdır yöneticiliğim dönemimde. Nasıl daha iyi yere getirebiliriz kulübümüzü, nasıl daha iyi hizmet verebiliriz. Ama 2001 krizinde ilk defa umutsuzluğu yaşadık. Tunay’ın başkan olduğu dönemlerdi. Maddi anlamda sıkıntılar her zaman olmuştur ufak tefek. Ama o dönem daha zordu. Ekonomik kriz nedeniyle Kıyık esnafının desteği tamamen kesilmiş gibiydi.

O yıl A takımının yanında alt yapılarda oynayan 150 civarında çeşitli yaş gruplarında sporcumuz, sporcu adayımız vardı elimizde. Aşamadığımız ekonomik kriz nedeniyle Tunay başkan ‘Galiba kilidi vuracağız kulübün kapısına’ demişti.

KULÜBÜ KAPATMA NOKTASINA KADAR GELMİŞTİK

Çok fedakarlıklar yapmak zorunda kaldık o dönemde bütün yönetim olarak. Yine Kıyık halkından destek istedik, bulduk, bulamadığımız dönemler de oldu. Gerektiğinde elimizi cebimize atmaktan çekinmedik, o dönemi aştık, kulübümüzü kapatmaktan kurtardık ve kulübümüzü ayağa kaldırmayı başararak bu günlere gelmeyi başardık.

Çocukluğumda ilkokul sonrasında çalışmaya başladım. Mandıracılık, süpürgecilik, kahvecilik yaptım. Askerden sonra Postanede, Telekom’da çalıştım, oradan emekli oldum. Şu anda da buradaki çay ocağında çalışmaya devam ediyorum.

Hasan Çavuşlar, Selim Çalışkan, Ahmet Maltepe, İrfan Deniz, Suat Karakoç, Günay Şentürkler, Tunay, Atalay bunlar ilk aklıma gelen Tuncaspor’a başkanlık yapmış, önceleri yanlarında olduğum, sonraki yıllarda yönetimin her kademesinde birlikte olduğum başkanlarımız. Hepsinin çok büyük emekleri geçmiştir Tuncaspor’a.

HAMDİ SEDEFÇİ SÖZ VERDİ YAPMADI, RECEP GÜRKAN YAPTI DEĞERLENDİREMEDİK

Zamanla Hamdi Sedefçi söz vermişti lokal yapacaktı Tuncaspor’a olmadı. Recep Gürkan bize saha yaptı sağ olsun ama zemini çim oldu, orda da hata yaptık sanırım, işimize yaramaz artık, bakımını bile yapamayız biz o sahanın.

Anılar çok; özellikle miniklerde. İlk geldiklerinde genellikle ilkokul düzeyinde oluyorlardı. Onların kulübe ilk gelişlerini anımsar gibiyim. O heyecanlarını, gözlerindeki ışıltıları. Tavuk Ormanı’nda miniklerimiz Edirnespor’la karşılaşacak. İlk resmi maçları heyecanları üst seviyede.  Alper, Gökhan, Murat’lar’ın ilk yılları daha. Yaşları 12/13 seviyesinde. Soğuk bir havada oynanmıştı maç. Ama ne maçtı o yaşlardaki çocuklar için. Sonunda yenildiler ve soyunma odasındaki o ağlamalarını unutamam. Öyle bir aşktı o çocukların Tuncaspor aşkı. Bu çocuklarımız sonraki yıllarda Tuncaspor’a büyük hizmetleri olmuş, yıllarca takımımızın omurgasını oluşturmuş, takımımızın ayakta kalmasını sağlamışlardı.

Son dönemde BAL yapılanması nedeniyle elimizdeki bütün kadroyu yitirdik. Şu anda yönetimde değilim. BAL’ın getirdiği olsa gerek daha güçlü bir kadro oluşturmak adına Süper Amatör Ligi’nden gelen oyuncumuz kalmadı gibi. Oyuncularımızın elimizden kayıp gittiğini gördüm üzüldüm, sahip çıkılmadı çocuklarımıza. Maddi anlamda sorun olduğu gibi manevi anlamda da sorun olacaktır bu Tuncaspor için.

Tuncaspor’un en büyük özelliği birbirini tanıyan, saygı duyan, alt yapıda gelmiş, Kıyık veya Edirneli gençlerden kurulu olmasıydı. Şimdi takımımız dışarıdan gelen oyunculardan kurulu. Burada bir tehlike görüyorum ben; ‘Taşıma suyla değirmen dönmez.’

Şu anda yönetimde değilim. Son yapılanmalardan sonra ayrıldım. Ama aklım ve gönlüm Tuncaspor’da. Bundan sonraki uygun şartlar oluşursa yeniden görev alır, Tuncaspor’a hizmet etmekten mutluluk duyarım.”

(Yarın: Namık ÇORBACILARDAN)

Meriç’te yeni heyecan

Türkiye Kürek Federasyonu’nca düzenlenen Sanmar Denizcilik Kürek Gençler Türkiye Şampiyonası 16-18 Ağustos tarihleri arasında 25 kulüpten yaklaşık 450 sporcunun katılımıyla Meriç Nehri’nde gerçekleştirilecek.
Kürek Gençler Türkiye Şampiyonası’na ilişkin program şöyle:
Eleme Yarışları:
16 Ağustos Cuma, Saat 08.00-11.00
Final Müsabakaları:
17 Ağustos Cumartesi, Saat 08:00-10.10
18 Ağustos Pazar, Saat 08:00-10.20
18 Ağustos Pazar, Saat 11.00 Kupa Töreni Açılış Seremonisi
18 Ağustos Pazar, Saat 11.15 Kupa Töreni
18 Ağustos Pazar, Saat 11.45-12.00 Kapanış
Final Yarışları ve Madalya Töreni:
Final yarışlarının tahmini 12:00 – 13:00 arasında biteceği, dereceye giren ekiplerin madalyalarının DSİ sosyal tesisler önünde kurulu Madalya İskelesi’nde her yarış sonrasında verileceği belirtildi.

Lig’de 12 takım BAL’a, 6 takım 2.Lig’e

Edirnespor’un yer aldığı TFF 3.Lig’de 2024-2025 sezonunda her gruptan son 3 takım olmak üzere 12 takım Bölgesel Amatör Lig’e düşerken, 4’ü grup birincisi, 2’si ise play-off final müsabakaları olmak üzere 6 takım ise 2.Lig’e yükselecek.

  1. Lig Statüsü’ne göre buna ilişkin maddeler şöyle:
    “MADDE 3 – MÜSABAKA SİSTEMİ
    (1) TFF 3. Lig 16 takımlı toplam 4 grupta çift devreli lig usulüne göre oynanır.
    (2) TFF 3. Lig’de çift devreli lig müsabakaları sonunda, gruplarında ligi 14., 15. ve 16. bitiren takımlar olmak üzere toplam 12 takım Bölgesel Amatör Lig’e düşer.
    (3) TFF 3. Lig’de çift devreli lig müsabakaları sonunda gruplarında 1. sırayı alan takımlar TFF 2. Lig’e yükselirler. Bu müsabakalar sonunda gruplarında 2., 3., 4., 5. ve 6. sırayı alan takımlar, TFF 2. Lig’e yükselecek son 2 takımın belirleneceği Play-Off müsabakalarına katılacak takımları oluştururlar. Play Off müsabakaları grup içi eşleşmeler ve final müsabakalarından oluşur.
    A GRUP İÇİ EŞLEŞMELER
    (4) Grup içi play off müsabakaları 3 tur şeklinde oynanır. Her grupta, 2. sırayı alan takımlar doğrudan 3. tura yükselir.
    (5) 1. turda kendi gruplarında 3. sırayı alan takımlar ile 6. sırayı alan takımlar, 4. sırayı alan takımlar ile 5. sırayı alan takımlar eşleşir. Eşleşmeler tek maç eleme usulüne göre, 3. ve 4. sıraları alan takımların sahasında oynanır.
    (6) 2. tur müsabakaları her iki grupta 1. turdan gelen takımlar arasında, çift maç eleme usulüne göre ve ilk maç ligi daha alt sırada bitiren takımların sahasında olacak şekilde oynanır. 2. Tur müsabakaları sonunda tur atlayan takımlar, 3. Tura yükselir.
    (7) 3. tur müsabakaları, ligi 2. sırada bitiren takımlar ile 2. turdan gelen takımlar arasında ve ilk maç 2. turdan gelen takımların sahasında olacak şekilde çift maç eleme usulüne göre oynanır. 3. tur müsabakalarını kazanan takımlar tarafsız sahada tek maç eleme usulüne göre oynanacak olan Final müsabakasını oynamaya hak kazanır.
    (8) Play Off Müsabakalarında iki maç sonunda, galibiyet veya beraberlik sayılarının eşit olması halinde, toplamda daha fazla gol atan takım tur atlar. Atılan gollerin eşit olması halinde ise, ikinci müsabaka sonunda on beşer dakikalık iki uzatma devresi oynanır.
    Uzatma devrelerinde de eşitliğin bozulmaması durumunda, kazanan takım penaltı vuruşları sonucunda belirlenir.
    B – FİNAL MÜSABAKALARI
    (9) Final müsabakaları, grup içi play off müsabakaları sonucunda başarılı olan her gruptan 1 takım olmak üzere toplam 4 takım arasında TFF tarafından belirlenecek tarafsız sahalarda tek maç eleme usulüne göre oynanır. Final müsabakalarında 1. Grup ile 2. Grup; 3. Grup ile 4. Grup eşleşir. Final müsabakalarının normal süresi berabere sonuçlandığı takdirde, on beşer dakikalık iki uzatma devresi oynanır. Uzatma devresinde gol atılamazsa, kazanan takım penaltı vuruşları sonucunda belirlenir. Final müsabakalarını kazanan 2 takım TFF 2. Lige yükselir.”

Totu, Futbol İl Temsilci adayı

Edirne’de uzun yıllar Sağlık Spor, Köprüce Spor, Köy Hizmetleri Spor, Edirne Spor, Lalapaşa Spor ve Ender Spor kulüplerinde birçok yaş kategorisinde “Futbol Okulu Sorumlusu, Futbol Alt Yapı Antrenörü, Futbol Alt Yapı Teknik Sorumlusu, Futbol Teknik Sorumlusu” olarak görev alan, Edirne amatör liglerde belli süre Faal Futbol Hakemi olarak görev yapan, Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği Edirne Şubesi Genel Sekreterlik görevini yürüten, 2012 yılında Ender Spor Kulübü’nü Edirne’ye kazandıran Ender Totu, Edirne Futbol İl Temsilciliği’ne aday olduğunu açıkladı.
Totu, yaptığı yazılı açıklamada “Edirne Futbol İl Temsilciliği” için başvuru evraklarımı Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Futbol Federasyonu ve Edirne Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Başkanlığı’na verdiğini belirterek şunları kaydetti:
“Ben Ender Totu. Edirne İlimizde birçok sporcunun hocası, bir çoğunun abisi, bir çoğunun Ender’i olarak isimlendirildim. 1982 doğumluyum. 42 yıllık hayatımın 30 yılı futbol yaşamı ile iç içe geçti. 12 yaşında futbol ile tanışıp “Sağlık Spor ve Köprüce Spor” alt yapılarında idmanlara çıkarak, farklı yaş kategorilerinde amatör futbolcu olarak müsabakalara katıldım.
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ve Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği tarafından açılan “Futbol Antrenörlük Kursuna” katılım sağlayarak, başarılı oldum. Edirne İlimizde uzun yıllar; “Sağlık Spor, Köprüce Spor, Köy Hizmetleri Spor, Edirne Spor, Lalapaşa Spor ve Ender Spor” Kulüplerinde birçok yaş kategorisinde “Futbol Okulu Sorumlusu, Futbol Alt Yapı Antrenörü, Futbol Alt Yapı Teknik Sorumlusu, Futbol Teknik Sorumlusu” olarak görev aldım.
Bu çalışmalarımın yanı sıra sosyal sorumluluk projesi kapsamında, Edirne İlimizde keşfedilmeyen, alt yapılarda yer almayan genç yetenekleri bulmak adına Edirne İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı okullarda “Gönüllü Antrenör, Gönüllü İlkokul ve Ortaokul Futbol Takımları Sorumlusu” olarak görev yaptım. Bu yıllarda yaşanılanları “bir öğrencilerim, bir ben bir de o çocukları futbola kazandırmak adına günün tüm saatlerini geçirdiğim değerli velileri” bilir… Sporcularım ve velileri ile denk geldikçe anı olarak o günleri hala yaşamakta, hala duygulanmaktayız…
Sonraki yıllarda; Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından açılan “TFF Futbol Hakemliği Kursuna” katılım sağlayarak, başarılı oldum. Edirne amatör liglerde belli süre Faal Futbol Hakemi olarak da görev aldım.
Her bir sporcum gibi evladım olarak nitelendirdiğim “Ender Spor Kulübü” adı altında 2012 yılında bir kulüp kurarak, Edirne Futboluna hizmet etme adına yeni projeler geliştirdim. 2012 yılında temellerini attığım Ender Spor Kulübü ile “U11, U12, U13, U14, U15, U16, U17, U19 ve A Takım” yaş kategorilerinde yerel liglere katılım sağladık. Başarılı olduğumuz dönemlerde İlimizi Türkiye Şampiyonalarında en iyi şekilde temsil etmeye çalıştık. Ender Spor A takımımız ile elimizdeki imkânlar dâhilinde son 4 sezondur Edirne amatör ligine yeni bir yaklaşım ve yeni bir farkındalık oluşturmak için gayret gösterdik, çaba harcadık. Futbol camiasından aldığımız olumlu geri dönüşler bizleri daha da heveslendirerek, bir sonraki hafta müsabakalarını bekler olduk…
Ender Totu olarak tüm bunların dışında, Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği Edirne Şubesi yönetim kurulunda yer alarak, Genel Sekreterlik görevimi de sürdürmekteyim.
Değerli spor camiası!
Kendimi kısaca tanıtmak adına bu açıklamayı yapmak istedim. Biliyorum Ender Totu deyince beni “Edirne’de, Spor Camiası İçinde, Futbolda” tanımayan yok… Gencim, projelerim var, istekliyim ve yapacaklarım var. Futbolun içinden geldim ve futboldan kopmadan bu hayatı yaşamaya devam ediyorum. Ülkemizin birçok noktasında ve özellikle de Edirne ilimizde futbolda hayatına dokunduğum yüzlerce sporcum, çocuğum var. Bu sporcularımdan bana kalan en güzel mutluluk yıllar geçse dahi; bir güler yüz, bir tebessüm, uzun sohbetler, güzel yaşanmışlıklar ile anılmak oldu. Futbol camiasında yeri geldi sporcu, yeri geldi antrenör, yeri geldi malzemeci, yeri geldi otobüs şoförü, yeri geldi aşçı, yeri geldi yönetici, yeri geldi hakem olduk. Amatör liglerin en temelinden yetiştim. Tüm futbol kademelerinde yer aldım. Şimdide Edirne için, Edirne Futbolu için siz değerli spor camiasının da desteği ile “Edirne Futbol İl Temsilcisi” olma zamanı…
Biliyorum bu süreçte tempo yoğun, biliyorum uğraş çok, biliyorum zaman ayırmak ve emek vermek şart. Diyorum ki; Yaparım, gençliğim var, tecrübem var, isteğim var, zamanım var!
Değerli dostlar, sevgili spor camiası, Ender Totu olarak; Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Futbol Federasyonu ve Edirne Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Başkanlığına “Edirne Futbol İl Temsilciliği” için başvuru evraklarımı vermiş bulunmaktayım. Gerçekleşmesi halinde planlanacak olan seçimde veya yapılacak olan görevlendirmede Futbol İl Temsilciliğine adaylığımı açıklamış bulunmaktayım. Sizlerin de desteği ile bu göreve adayım.
Göreve başladığım gün evladım olarak nitelendirdiğim ve 2012 yılında günümüze aktif olarak birçok müsabakaya çıktığım, amatör liglerde bir farkındalık oluşturmak için emek harcadığım “Edirne Ender Spor Kulübü’nün” faaliyetlerini etiklik ilkesi çerçevesinde görev sürem boyunca donduruyorum. Kulüplerin sorunlarını, ihtiyaçlarını ve taleplerini biliyorum. Edirne Ender Spor Kulübü’nün tüm sportif faaliyetlerini durdurduktan sonra kulüpte aktif yer almakta olan 50’ye yakın sporcumu kendi istekleri doğrultusunda Edirne Amatör liglerinde yer alan diğer kulüplere yönlendirmesini yaparak tüm kulüpleri sporcu anlamında destekleyeceğimi, ayrıca ilimizde yer alan “birçok kamu kurum ve kuruluşu, yerel yönetimler, çeşitli sivil toplum kuruluşları, spor kulüpleri ve ilgili paydaşlar” ile ortak çalışmalar gerçekleştirerek, eş güdüm içerisinde çalışacağımı, futbol anlamında el ele vererek Edirne’mize güzel ve örnek projeler ile çalışmalar kazandıracağımı ayrıca belirtmek isterim.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Sporda başarılı olmak için bütün milletçe sporun niteliği ve değerini anlamış olmak, ona kalpten sevgiyle bağlı olmak ve onu vatani görev saymak gerekir” sözüne istinaden, sporun ve özellikle futbolun niteliğini benimseyen biri olarak, kulüplerimizin her birinin ayrı ayrı değerleri noktasında, kalben, istekli ve bu görevi vatan görevi olarak sayarak aktif bir şekilde çalışacağımın taahhüdünü veriyorum. Takdir sizlerin.”

Edirnespor’un ilk maçı akşam!

2024-2025 Sezonu’nda TFF 3. Lig 4. Grup’ta mücadele edecek olan Edirnespor, yeni sezonun ilk maçını Orduspor 1967 A.Ş. ile deplasmanda oynarken, Yeni Ordu Stadı’ndaki karşılaşma saat 19:00’da başlayacak.
TFF 3. Lig 4. Grup’ta sezonun açılış maçı 7 Eylül 2024 Cumartesi günü saat 15.30’da Kahramanmaraş İstiklal Spor – Ağrı 1970 Spor Kulübü arasında oynanırken, ilk haftanın son maçı ise 8 Eylül 2024 Pazar günü saat 19.00’da Yeni Ordu Stadı’nda Orduspor 1967 A.Ş. Edirnespor arasında yapılacak.
3.LİG 4. GRUP 1.HAFTA PROGRAMI
7 Eylül 2024 Cumartesi
Kahramanmaraş İstiklal Spor – Ağrı 1970 Spor Kulübü
…. / 15:30
Kırıkkalegücü Futbol Spor Kulübü – Büyükçekmece Tepecik Spor A.Ş.
Başpınar Stadyumu / 16:00
Zonguldak Kömürspor A.Ş. – Talasgücü Belediyespor
Karaelmas Kemal Köksal Stadı / 16:00
Denizlispor – Bergama Sportif Faaliyetler A.Ş.
Denizli Atatürk Stadı / 16:30
8 Eylül 2024 Pazar
Sebat Gençlik Spor 1926 – Polatlı Belediye Spor
Ortahisar Yavuz Selim Stadyumu / 15:30
Mardin 1969 Spor – Niğde Belediyesi Spor
21 Kasım Şehir Stadı / 15:30
Turgutluspor – Nilüfer Belediye Futbol Kulübü
Turgutlu 7 Eylül Stadı / 16:30
Orduspor 1967 A.Ş. Edirnespor
Yeni Ordu Stadı / 19:00

Melih ATALAN : Voleybol, Tuncaspor ve Gülistan Şenyurt

İsmail DEMİRAY yazdı…

Tuncaspor voleybol takımında oynayan Melih Atalan ile voleybol, Tuncaspor ve Gülistan Şenyurt’u konuştuk. Resim ve Edirne Musiki Derneği’ndeki faaliyetleri ile sanata olan düşkünlüğü ile bilinen bir isim Melih Atalan.

Anılar için uzun yıllar öncesine döndük öncelikle.

“1957 yılı Edirne doğumluyum. Bütün öğrenim ve iş hayatım Edirne’de geçti.

36 yıl Edirne Olin’de çalıştıktan sonra emekli oldum. Son 7 yıldır Halk Eğitim’de resim eğitimi ve çalışmaları yapıyorum. Geçen yıl Devecihan’da “Tuvallerde Edirne” isimli sergi açtım, oldukça ilgi gördü bu çalışmam. Şimdi yeni çalışmalarım var önümüzdeki yılda bunlarla ilgili bir sergi daha açmayı düşünüyorum.

Voleybola lise yıllarımda başladım. Alt yapı, eğitim olmadan hobi olarak başlayan bir çalışmaydı bu spor dalı.

GÜLİSTAN HOCA BENİ TUNCASPOR’LU YAPTI

Çocukluk yıllarımda başlayan voleybol sevgisi çalıştığım iş yerinde Olin formasını giymemle başladı. Müesseseler arası voleybol turnuvasında oynadığım dönemde Gülistan hoca ile yolumuz kesişti. Tuncaspor voleybol takımı kurmak istediğini belirterek Tuncaspor formasıyla oynamak ister misin diye sordu. Anneannem Atlarbayırı’nda oturuyordu, Kıyığa yabancı değildik zaten, arkadaşlarımız da vardı.

Voleybolu seviyordum kabul ettim ve Tuncaspor’lu oldum. 1980 ile 83 arasında üç yıl formasını giydim Tuncaspor’un. O yıllarda kulüpler arasında ciddi, çekişmeli maçlar oynanıyordu. Saraçhane, Ayşekadın, Edirne DSİ, Tuncaspor arasında çok kıran kırana maçlar oluyordu. Sonunda iki yıl final oynadık, finalde hep DSİ’ye kaybettik. Oldukça güçlü bir takımları vardı ve DSİ kendi salonunda iyi olanaklarla hazırlanıyordu turnuvalara.

ANTRENÖR , MALZEMECİ, ŞOFÖR

Gülistan hocamız sadece voleybolu değil bütün sporları seviyordu. Spor aktiviteleri olması için elinden gelen her şeyi yapıyordu. Bizleri deplasmanlara kendi Murat 131 arabasıyla götürüyordu tıkış, tıkış biniyorduk o arabaya. Malzemelerimiz de bagajda. Düşünüyorum da kim yapar ki bu fedakarlığı günümüzde. Ki Gülistan hocamız bir devlet memuru sonuçta ve her yere, her şeye yetişiyor Tuncaspor ve spor aşkı için.

ANTRENMANDAN SONRA DUŞ ALAMAZDIK

Gülistan hocamız aynı zamanda takımımızı çalıştırıyordu. Antrenör, malzemeci, şoför, bütün işler Gülistan hocanın üzerindeydi ve hepsini severek yapıyordu. Formaları biz oyunculara zimmetlemişti. Ama eşofmanlar, topları çuvalla hep arabasında taşıyordu.

Haftanın iki günü antrenman yapıyorduk, hiçbir antrenmanı kaçırmaz hep bizim yanımızda, bizleri çalıştırırdı. O dönemde antrenmanlar da, maçlar da Mimar Sinan’da oynanıyordu. Antrenmanlarda salon soğuk, duşlar akmaz, antrenman bitince giyiniriz, sarınırız soğuk kış şartlarında öyle giderdik kahveye veya evlerimize.

TUNCASPOR’U ARIYOR, ÖZLÜYORUM

Voleybolu halen seviyorum, televizyonda izleyerek takip ediyorum. Bizim dönemimizde servis geçti kuralı yüzünden çok uzardı voleybol. Şimdi çok daha hızlı, daha teknik ve atletik oldu voleybol. Tuncaspor’la uzaktan da olsa ilgim hiç kesilmedi sporu bıraktıktan sonraki yıllarda.

Geçen yıl Bölgesel Lige çıkana kadar hep takip ediyorduk Tuncaspor’un maçları. Maçlarda çocukluk arkadaşlarımızla da buluşuyor, Saraçhane setlerinin üzerinde doğal Tuncaspor tribünlerinde özlem giderip, gençlik anılarımızı tazeliyoruz.”

Yarın: Süleyman Köle

Edirnespor hedef küçülttü!

Olgay GÜLER
Edirnespor’da, maddi imkansızlıklar nedeniyle futbolcuların tamamıyla sözleşmelerin feshedilmesinin ardından, kulüp hedef küçülterek, ligde kalma hedefiyle daha düşük bütçeli kadro yapılanmasına gitti.
TFF 3’üncü Lig’de geçtiğimiz sezon Play Off başarısı gösteren Edirnespor’da, 2024-2025 sezonu başlamadan mali kriz baş gösterdi. Kulüp, çeşitli bölgelere yaptığı transferlerle birlikte sezon öncesi antrenmanlara başladı. Aradan geçen süreçte maaşlarını alamayan futbolcular, yönetimle görüşerek tesisleri terk etme kararı aldı. Bu futbolculardan Abdülkadir Akyıldız, Muhammed Enes Doğan, Zekeriya Topayan, Sinan Akgöl ve Oğuzhan Özyurt ise kulüple olan sözleşmelerini feshetti. Kadir Kar yönetimindeki teknik heyet ise oluşan kriz çözülene kadar tesiste yönetimle birlikte kalma kararı aldı. Sözleşmesini feshetmeyen 13 kişiden oluşan futbolcular ise maaşlarının ödenmesi için kulübe geçtiğimiz 2 Ağustos Cuma gününe kadar süre verdi. Yönetim, aradan geçen sürecin ardından, futbolculara ödenecek yaklaşık 15 milyon TL’yi bulamayınca, 13 futbolcunun tamamı kulüple olan sözleşmelerini feshetti. Teknik ekibin görevinin başında kaldı.
HEDEF KÜÇÜLTÜLÜP, 7 YENİ TRANSFER YAPILDI
Krizin devam ettiği kulüp, aradan geçen 10 günlük süreçte, yaşanan mali sıkıntılar nedeniyle hedef küçültüp, daha düşük bütçeli kadro kurma kararı aldı. Yönetim ve teknik ekibin yaptığı çalışmalar sonucu, takıma bugüne kadar 7 yeni transfer yapıldı. Yapılan transferler, teknik direktör Kadir Kar yönetiminde antrenmanlara da başladı.
FUTBOLCU ARAYIŞI SÜRÜYOR
Öte yandan, kulüp yönetimi 8 Eylül’de başlayacak lig öncesi, kadroyu tamamlamaya çalışıyor. Takımda farklı bölgelere futbolcu arayışındaki yönetim, teknik direktör Kar ile de görüşerek, ekonomik anlamda düşük ama verimli futbolcular bulmaya çalışıyor. Kulüp Başkanı Onur Yaren Ayaydın, bu yılki hedeflerinin öncelikle ligde kalarak, takımı ayakta tutmak olduğunu belirtti.

DSİ için taraftar da bekleyişte!

İsmail DEMİRAY
Edirne DSİ Kadın Basketbol takımına Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi kapısının aralanması, basketbol taraftarında da heyecan yarattı.
Kadınlar Bölgesel Amatör Ligi’nde mücadele eden Edirne DSİ Kadın Basketbol Takımı, bazı takımların ligden çekilmesi nedeniyle, doğrudan Kadınlar Basketbol Ligi’ne katılma şansı yakaladı. Kadınlar Basketbol Basketbol Amatör Liginde 5.yılına şampiyonluk parolası ile güçlü transferlerle girerek iddialı bir takım oluşturan DSİ Kadın Basketbol Takımı bu sezon BAL’da oynamadan direk olarak Kadınlar Basketbol Ligine katılma şansı doğdu. Kadınlar Basketbol Süper Ligi ve Kadınlar Basketbol Ligi’nden çekilen takımlar olması nedeniyle federasyon tarafından iddialı olarak hazırlanan takımlara çağrı gelmesi bekleniyor. Çağrı bekleyen takımlardan birisi de Kadınlar Bölgesel Amatör Ligi’nde mücadele eden Edirne DSİ Kadın Basketbol Takımı. Çağrı gelmesi halinde Edirneli kulübün bütçe, yerli oyuncu ve yabancı oyuncu konusunda nasıl bir çalışma yapacağı şimdiden merak ediliyor.
‘DAVET BASKETBOL SEVERLERİ ÇOK SEVİNDİRDİ’
Yaşanan son gelişme, Edirne’deki basketbol taraftarlarını da heyecana soktu. Edirne Basketbol Taraftarlar Derneği Başkanı Cemile Özeker, Edirne DSİ’nin lig daveti almasının kendilerini çok sevindirdiğini söyledi. Özeker, “Kadın Basketbolu ile de spor alanında isminden söz ettirerek, geçmişte Türkiye Kadınlar Süper Ligine çıkmış, 2 sezon yer almış, Eurocup seviyesinde Avrupa’da çeyrek final başarısını göstermiş ve basketbol sevdasını kadın, erkek, çocuk, engelli ayırt etmeksizin taraftarımıza aşılamıştır. Bu sevda bugünde DSİ Spor Kulübü öncülüğünde mücadele veren kadın basketbolu ile devam etmektedir. Şampiyonluk parolası ile yola çıkan ve buna göre kadrosunu oluşturan DSİ spor Kadın Basketbol takımının TKBL’ den katılma daveti alması biz Edirne basketbol severleri çok sevindirmiştir. Edirne’nin basketbolda marka kenti olabilmesi için, Edirne Basketbol Taraftarları Derneği olarak DSİ Spor Kadın basketbol takımının her zaman yanında ve destekçisi olacağız” dedi.


‘6’NCI OYUNCU GİBİ TAKIMIMIZIN YANINDA OLACAĞIZ’
Derneğin ikinci başkanı Semih Dinçman da, Edirne’de basketbolla dolu günlerin yeniden farklı bir kulüp adı altında başlayacağını belirterek, “İnşallah DSİ spora gereken destek verilir ve bu ateş uzun süre yanar biz taraftarlar olarak her zaman gereken desteği vereceğiz. Salonu doldurarak her maç 40 dakika boyunca 6.oyuncu gibi takımımızın yanında olacağız” diye konuştu.

Halil İbrahim Akgün: ‘Pilli’

İsmail DEMİRAY yazdı…

Yıllardır tanışırız Halil arkadaşımla.

Benim iki yaş küçüğüm olmasına karşın benim giyemediğim Tuncaspor kaleci formasını 12 yıl giymeyi başarmıştır. Hem de efsane İsmail Topçu’nun ardından. Kaleciliğini kıskandığım yılları saymazsak her zaman ölçülü, saygılı, dostça bir arkadaşlığımız olmuştur Halil’le, özellikle son yıllarda.

Küçük bir çocukken komşusunun “Şirin çocuk, pilli bebek gibi” demesiyle “Pilli” olur Halil İbrahim Akgün.

1966 yılında Edirne’de doğar, okul, spor ve iş hayatı tamamen Edirne’de geçer.

Kurtuluş İlkokulu’ndan sonra Atatürk Ortaokulu ve Teknik Lise ile devam eden öğretimi Trakya Üniversitesi’nde Sağlık Yüksek Meslek Yüksek Okulu ile sonlanır.

Lise ve üniversite yıllarında da okullarının takımlarında forma giyer Pilli. 16 yaşında ilk eldivenleri Tuncaspor formasıyla giyer.

Babası yönlendirir spora; “Bu işte en iyisi Tuncaspor kulübüdür, oraya git, ne sporu yapmak istiyorsan yap, yeter ki spor yap” diyerek. Boksa ilgi duyar Halil, Tuncaspor Kulübü’ne gider, kulüpte görüşmesinde Ferhat Kemallarlı hocanın da orada olması nedeniyle yön değişir. Kemal hoca Halil’e uzun boyu nedeniyle kaleci olmasını önerir ve o dönemde yeni kurulan Tuncaspor’un Genç Takımı’na katılır Pilli ve kalecilik yaşamı başlamış olur. Halil İbrahim Akgün’ü dinliyoruz:

KALECİLİĞİ ÇOK SEVDİM

“Kaleciliği hep sevdim, yeniden dünyaya gelsem yine kaleci olurdum. Tuncaspor’la tanışmam babam sayesinde oldu, beni spora babam yönlendirdi. Boksa ilgi duysam da Kemal hocamın önerisi ile Tuncaspor Genç Takımı’nda kaleci olarak spora başladım 16 yaşımda. Boyum uzun olduğu için Kemal hoca önermişti. Tek dezavantajım kilo sorunum vardı, yıllar içinde kilom da normale döndü ve keyif alarak uzun yıllar devam ettim spor hayatıma Tuncaspor ve diğer kulüplerde.

Benimle birlikte uzun boylu bir arkadaş daha vardı kaleci olarak ama o kısa bir süre sonra ayrıldı, yerine Bekir geldi, o da uzun yıllar kaleci olarak Edirne’de forma giydi.

A takıma direkt kaleci olarak geçtim. O yıl Tuncaspor’un başına Edirnespor’lu Büyük Erol gelmişti. Beni antrenmanlarda desteklemeye başladı. Kaleye benim geçmemi istiyordu. Rahmetli İsmail Topçu ağbimiz o dönemlerde Tuncaspor’un tartışılmaz tek kalecisi gibiydi. Ama yoğun işleri nedeniyle bırakmayı düşündüğü zamanlardı ve bana; ‘Halil sen oynamayı düşünüyorsan ben de artık bırakmak istiyorum’ deyince direkt olarak 18 yaşımda A takım kaleciliğine yükselmiş oldum.

TUNCASPOR’LA 11 YIL

16 yıl faal futbol hayatımın yaklaşık 11 yılı Tuncaspor’da geçti. İki sezon Edirne Amatör, bir sezon Ayşekadın, bir sezon Yıldırım, ve bir sezon başlangıcı yaparak 5 maça çıktığım Sağlıkspor oldu. Oraya da çok sevdiğim rahmetli olan arkadaşım Yavuz’un ısrarıyla gittim. Yeni işe girmiştim, işe daha çok önem veriyordum, antrenmanlara pek zamanım kalmıyordu, antrenmansız da olmuyor kalecilik, bıraktım faal futbolu o yıl.

Tuncaspor’da benim olduğum dönemde önce Ferhat Kemallarlı hoca ile başladık, sonra Edirnespor’dan Büyük Erol, Erkan Doğan, Melih Altınok’la çalıştım yıllar içinde.

Tuncaspor yıllarımda takım içinde arkadaşlık mükemmeldi. Bu arkadaşlık saha dışında da devam ediyordu.

Kalecilik yıllarımda çok değişik santraforlara karşı oynadım. Uzun boylu olanlar kalecilerin korkusu rüyalarıdır. Bir de çok güçlü olanlar vardı, mesela Edirnespor’lu Zeki, sonradan Bandırmaspor’da da oynadı. Bir de çok hızlı oyuncular vardır, örneğin Roma Metin gibi, bıktırırlar kalecileri yere yatıp kalkmaya. Bireysel olarak hiçbir rakip futbolcuyla çekişmem olmamıştır ama maç içinde kavga oldu mu dayanamaz mutlaka karışırdım olaya. Seyirciyle de oynamayı severdim maçlarda, seyirciyi maça katmak önemliydi benim için.

DSİ’YE 3 ATTIK, 4 YEDİK

En kötü maçımda 7 gol yedim Yıldırım formasıyla. Takım olarak da kötüydük sanırım, zira son maçta düşmekten kurtulmuştuk. Sonraki yıl tekrar Tuncaspor’a dönmüştüm.

Genç takımda şampiyonluk ve ikincilik yaşadık. A takımda bir yıl grup birincisi olduk. O yıl çok güçlü olan DSİ ‘yi ilk maçta 3-2 yenmemize karşın rövanş maçında (kalede ben değildim) 4-0 yenilerek İl şampiyonu olamamıştık. O sezonda 10 maçta iki gol, birisi penaltıdan yiyerek kapatmıştım.

Maçlardan önce kahvaltı veriyordu kulübümüz Tuncaspor bizlere. Deplasman maçlarından sonra mutlaka yemek de veriliyordu bizlere. Arada Kıyık’ta lokantalarda, meyhanelerde eğlencelerimiz ve yemeklerimiz de oluyordu.

Kıyık potansiyel olarak Tuncaspor’u hep yukarılarda tutacak bir enerjiye sahipti. Maddi olarak destekleyen esnafı, işçisi, halkı vardı. Kıyık Caddesi boydan boya sarı/yeşil bayraklarla donatılırdı. Alt yapısını besleyecek çocuklar, gençler sürekli geliyordu. Yönetime gelenler de genelde geçmişi Tuncaspor ve Kıyık’la özdeşleşmiş insanlardı. Kıyıklı olmaları, Tuncaspor içinden gelmeleri büyük bir enerji katıyordu Tuncaspor’a. En kötü zamanlarda bile ayağa kalkmasını biliyordu Tuncaspor.

45 KİŞİYLE ANTRENMAN

Genç takımdan A takıma geçtiğim dönemde 45 kişi antrenmana çıktığımız oluyordu. 6 kaleci çıkıyorduk, onların içinden geçerek geldim kaleye geçtim ben. Büyük Erol isyan etti sonunda, ve Genç takımla A takımı ayırmak zorunda kalmıştı yoğunluk nedeniyle.

Sezon başında Söğütlük ve Tavuk Ormanı’nda başlıyordu antrenmanlar yükleme yapmak, güçlenmemizi sağlam için. İlerleyen aylarda zemini çim olana kadar 25 Kasım’da, sonraki yıllarda Şükrü Paşa’da devam ettik antrenmanlara. O yıllarda haftada 3 antrenmanla hazırlanıyorduk maçlara.

Tuncaspor Kulübü oyuncularına da çok değer veren bir kulüptü. Örneğin ben hiç yerli krampon ayakkabı ve eldiven giymedim. Hep ithal, kaliteli olanlarını kullandım. O dönemde spor malzemeleri satan Hüsamettin ağbimiz, aynı zamanda yöneticiydi, ondan alırdım malzemelerimi kulüp adına. Diğer kulüpler bizlere imreniyordu ve arkadaşlarımız vardı, derlerdi; ‘Siz Tuncaspor olarak zaten 1-0 önde başlıyorsunuz’ diye.

TUNCASPOR AYAĞA KALKACAKTIR

Futbolu bıraktıktan sonra Saraçhane Stadı’na izlemeye giderdim amatör futbol maçlarını. Gözüm yine de hep Tuncaspor’da olurdu. Son dört yıl pandemi ve Tuncaspor’un son durumları nedeniyle pek takip edemiyorum amatör futbolu. Tuncaspor’un buralara gelmesi çok üzücü, nasıl oldu, nasıl gelindi pek bilemiyorum ama ayağa kalkacaktır yine Tuncaspor zaman içinde.

Gülistan hocamız hep vardı yanımızda. Son dönemlerinde kardeşi Günay Şenyurt yöneticimizdi. Gülistan hocamız yine de hiç ummadığımız anlarda gelir, ama siyah/beyaz ama renkli fotoğraflarımızı çeker, bizleri tarihe mal ederdi.”

(Yarın: Melih Atalan)