Saadet Partisi Edirne İl Başkanı ve Genel İdare Kurulu Üyesi Av. Sinan Tekin Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde yaşayan Uygur Türklerinin kültürel kimlikleri, inançları ve dilleri nedeniyle ciddi baskılara ve sistematik insan hakları ihlallerine maruz kaldığına dikkat çekerek, iktidar bu konuya daha fazla önem vermesi gerektiğini bildirdi. Saadet Partisi İl Başkanı Av. Sinan Tekin; yaptığı yazılı açıklamada, Doğu Türkistan’da, kendi vatanında zulüm gören, acı çeken Uygur Türklerinin bir ses, bir nefes beklediğinin altını çizerek şunları söyledi: “Doğu Türkistan’da, o kadim Türk yurdunda ay yıldızlı hilalin altında yaşamaya ant içmiş kardeşlerimizin maruz kaldığı zulmü göz ardı edemeyiz. Çin Halk Cumhuriyeti tarihî ve kültürel bağlarımızın olduğu bu toprakları yer altı kaynakları uğruna işgal ederken oradan bir halkın onurunu, kimliğini, dinini, dilini yok saymaktadır. Uygur kardeşlerimiz Türklüğün, İslam’ın ve insanlığın onurunu taşıyan bir avuç yiğit insandır, bugün baskıların en acımasızca, en zalim olanına maruz kalmaktadırlar. Bu zulüm politikaları sadece Uygurların değil aslında tüm Türk milletinin onurunu hedef almaktadır. Uygur Türklerinin evlerine, yurtlarına, bedenlerine, kimliklerine zorla el konulmaktadır. Dünyada birçok ülke bu vahşete karşı sesini yükseltirken biz burada sessiz kalmayı tercih ediyoruz. Kendi soydaşımızı, kendi kanımızdan, canımızdan Uygur Türklerini görmezden geliyoruz. Uluslararası ilişkiler barış durumunda elbette ki çıkarlar üzerine kurulur ancak insan haklarına aykırı uygulamalar, soykırımlar söz konusu olduğunda çıkarlar bir yana bırakılır, insanlık ve ortak değerler için harekete geçilir. Uluslararası insan hakları örgütlerinin raporlarına göre yüz binlerce Uygur Türkü sözde eğitim kamplarında hapis tutuluyor, zorla işçi olarak çalıştırılıyor ve aileleriyle görüşmelerine izin verilmiyor. Geri kalan Uygurlar ise yüksek teknolojili gözetleme sistemleriyle âdeta bir açık hava hapishanesinde yaşıyor. İktidar bu konuya daha fazla ehemmiyet vermelidir. TBMM İnsan Hakları Komisyonu bizzat bölgeye giderek insan hakları ihlallerini incelemeli ve rapor etmelidir.”
CHP Edirne İl Başkanlığı tarafından, ‘Silahlı Terör Örgütü Üyesi Olmak’ suçlamasıyla çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’e destek amaçlı bir araya gelerek, basın açıklaması gerçekleştirdi.
Özer’in tutuklanmasının ardından, ülke genelinde CHP örgütleri alanları doldurarak tepki gösterdi. Tepkilerin adreslerinden birisi de Edirne oldu. CHP İl Başkanlığı tarafından Saraçlar Caddesi’nde toplanan partililer, ellerinde pankartlarla Özer’in tutuklanmasına tepki gösterdi. Eylemde, basın açıklamasını CHP İl Başkanı Harika Taybıllı okudu.
‘BU BASKIYA SESSİZ KALMAYACAĞIZ’
Taybıllı, Esenyurt Belediye Başkanı Özer’in hukuki bir gerekçe olmaksızın tutuklanmasının, ülkede demokrasinin, halk iradesinin ve hukuk düzeninin iktidar eliyle bir kez daha çiğnenmesi anlamına geldiğini söyledi. Taybıllı, “Esenyurtluların oyuyla seçilen belediye başkanımızı hedef alarak halkın iradesini yok sayan bu kararı ve siyasi iktidarın yargıyı istediği gibi kullanarak kendi çıkarlarına göre hukuk dışı süreçler işletmesini asla kabul etmiyoruz. Kapalı kapılar ardında, toplumsal birlik ve bütünlüğümüze siyasi operasyonlarla müdahale etmek isteyenlere karşı tepkimizi daha da büyüteceğimizi ve bu baskıya karşı sessiz kalmayacağımızı tüm kamuoyuna duyuruyoruz” dedi.
‘HALKIN İRADESİ GASP EDİLMEKTE’
Cumhuriyet Halk Partisi’nin Türkiye’nin birinci partisi olduğunu söyleyen Taybıllı, “31 Mart 2024 Yerel Seçimlerinde halkın büyük desteğini kazanarak iş başına gelen Cumhuriyet Halk Partisi belediyeleri, demokratik yollardan yönetime gelmiş ve yetkisini yalnızca milletten almıştır. Ancak bugün, halkın sandıktan çıkan iradesini yok sayan bu siyasi operasyonla halk iradesi gasp edilmekte, halkımızın seçme ve seçilme hakkı ayaklar altına alınmaktadır. Hiçbir hukuki gerekçe olmamasına rağmen ilhamı geçmişten alınan şafak operasyonları yapılması, iktidar medyasında büyük bir dezenformasyon kampanyasına girişilmesi kurulan bu kumpasın ‘ne istediniz de vermedik’ denilen zamanlardan kalma yöntemlerle iş yapma alışkanlığının devamı olduğunu gözler önüne sermektedir. Öyle ki, bir hafta önce Abdullah Öcalan’ın meclise getirilmesi yönünde çağrılar yapan iktidar, Türkiye’nin en büyük ilçesinin seçilmiş belediye başkanının siyasi bir kararla hapse atma cüretini göstermiştir” ifadelerini kullandı.
‘HUKUKSUZLUK SONA ERENE KADAR MEYDANLARDAYIZ’
CHP olarak halkın iradesini savunmaya devam edeceklerini ifade eden Taybıllı, “Cumhuriyet Halk Partisi olarak, her türlü baskıya ve hukuksuzluğa karşı halkımızın iradesini savunmaya, demokrasiyi korumaya kararlıyız. Halkın iradesini çiğneyen siyasi iktidara bir kez daha sesleniyoruz: Bu ülkenin seçilmişlerine karşı yürüttüğünüz hukuk dışı operasyonlar, vatandaşlarımızın Cumhuriyete ve demokrasiye olan bağlılığına gölge düşüremeyecektir. Bu hukuksuzluk sona erene kadar, halk iradesini korumak için meydanlarda, yargı önünde ve tüm demokratik platformlarda sesimizi büyüteceğiz. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” diye konuştu.
Saadet Partisi Edirne İl Başkanı ve Genel İdare Kurulu Üyesi Av. Sinan Tekin; Saadet Meclis Grubu olarak Emniyet mensuplarının sorun ve beklentilerinin belirlenmesi amacıyla meclis araştırması önerdiklerini ancak AKP ve MHP oyları ile önerilerinin reddedildiğine dikkat çekti. Saadet Partisi İl Başkanı ve Av. Sinan Tekin, “Emniyet Teşkilatımızın Sorunlarına Çözüm Bulunsun!” başlıklı açıklamasında, şunları söyledi: “Emniyet teşkilatının sorun ve beklentilerinin tespit edilerek sorunların kapsamlı programlarla çözüme kavuşturulması için verdiğimiz Meclis araştırması önergemiz maalesef AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. Bizler insanca yaşamın mümkün olduğu huzurlu bir Türkiye’nin inşası için çalışırken Emniyet Teşkilatımız bizim güvenliğimiz için canla başla görevlerini ifa etmektedirler. Ocak ayından bugüne 54 polisimiz intihar etmiştir. Polis intiharları Emniyet Teşkilatı’nda gittikçe büyüyen sorunların gün yüzüne çıktığını göstermekle kalmayıp aynı zamanda toplumun önemli bir kesiminin içinde bulunduğu sosyal krize işaret etmektedir. Polislerimiz yıllar süren özverili çalışmalarını ne yazık ki giderek ağırlaşan koşullar altında sürdürmek zorunda kalmaktadırlar. Uzun çalışma saatleri, mesai karşılığında hiçbir ek ücret almamak ve adaletsizliklerle dolu atama ve yer değiştirme uygulamaları onların sabrını tüketen bir boyuta ulaşmıştır. Bir çınar bile köklerinden zarar görürse devrilir. Aile de bir insanın ve bir toplumun köküdür. Ancak, polislerimizin aile bütünlükleri atama ve yer değiştirme yönetmeliğinde eksikliklerle bozulmakta, keyfî uygulamalarla parçalanmaktadır.Öte yandan, on iki-otuz altı saatlik çalışma sisteminin yasal zemine oturtulmaması onların fiziksel ve ruhsal sağlığını tehdit etmektedir. Elbette bu koşullar altında çalışan bir insanın yaşam enerjisinin yüksek olması asla düşünülemez.Bir başka ağır yük ise ikinci kez şark görevi. Daha önce bir kez bu zorlu görevi yerine getiren Emniyet mensuplarımız şimdi tekrar ikinci şark görevine gitmeye zorlanmaktadırlar. Kimi personel şark görevini hiç yapmazken, kimilerinin ikinci kez bu zorunluluğa mecbur bırakılması iç barışı bozan büyük bir adaletsizliktir.” Emniyet Teşkilatı’nın sorunlarına kalıcı çözümler üretilemediğini ve polislerin talep ettiği hakların göz ardı edildiğini ifade eden Tekin; “Polislerimizin canına kıymasına neden olan sadece bu ağır çalışma koşulları değildir. Artan hayat pahalılığı, ekonomik zorluklar, sosyoekonomik sorunlar ve kişisel sıkıntılar bu ağır tabloyu tamamlamaktadır. Kurtuluş kapısı olarak görülen bahis ve kripto, pek çok meslekte olduğu gibi Emniyet Teşkilatı’nda da bir tufan misali ağır hasarlar bırakarak büyümektedir. İntiharların en önemli nedenlerinden biri olarak görülen geçim sıkıntısı, kumar bağımlılığı ve kripto gibi yalancı çözümlerle birleşince daha da büyük trajedilere neden olmaktadırlar. İktidar, fedakârlıkla çalışan Emniyet mensuplarının sesine kulak tıkamamalı, sorunları halı altına süpürmemelidir. Biliniz ki kendi iç huzurunu sağlayamayan bir polis toplumun huzurunu temin edemez, kendi hayatında sorunlarla boğuşan bir polis vatandaşın sorunlarına asla çare olamaz.Eğer iktidar, sokakları huzurlu, toplumu güvende hissettireceğini söylüyor ise polislerimize mutlaka sahip çıkmalı, sorunlarını çözüme kavuşturmalıdır. Zira, polislerimize sahip çıkmak sokaklarımıza sahip çıkmaktır. Polislerimize sahip çıkmak vatandaşlarımızın kendini güvende hissetmelerini temin etmektir çünkü polislerimize sahip çıkmak sokakta yürüyen kadınları, uyuşturucu batağına düşen gençlerimizi korumak ve onlara sahip çıkmaktır” dedi.
Saadet Partisi Edirne İl Teşkilatı’nın tek liste ile gerçekleştirilen Süloğlu kongresinde Hüseyin Es ilçe başkanlığına seçildi. Saadet Partisi Genel İdare Kurulu Üyesi ve Edirne İl Sorumlusu Mustafa İriş, kongredeki konuşmasında, çalışanın, üretenin emeğinin karşılığını alması için ciddi ve milli bir plana ihtiyaç olduğunu belirtti.İriş; “Üretenin köyünden kopmaması için acil tedbirler alınmalıdır. Tarım ve hayvancılık, bankaların insafına terk edildi. Çiftçinin ve üreticinin boş lafa değil icraata ihtiyacı var” dedi.
Saadet Partisi Edirne İl Başkanı ve Genel İdare Kurulu Üyesi Av. Sinan Tekin yaptığı konuşmada; “Saadet Partisi partilerin değil, sistemin alternatifidir. Bu düzen bozuktur. Bu tezgah bozuktur. Bozuk tezgahtan sağlam ürün çıkmaz. Biz var olan tezgahta taşeron olmaya değil bu bozuk tezgahın yerine adil bir düzen kurmaya geliyoruz. Tarihin dönüm noktasındayız. Kongrelerimizi yapmaya başladık. Süloğlu kongremiz ile besmelemizi çektik. Bundan sonra her ay bir ilçemizin kongresini yapacağız. Saflarımızı sıklaştıralım. Birliğimizi kuvvetlendirelim. Aramızdaki sevgi bağını güçlendirelim. Erbakan hocamızın dediği gibi kurtuluş kapısını Saadet Partisi tutmuştur. Başka gidilecek bir kapı yoktur. Milletimiz her zamankinden daha fazla Milli Görüş’e ihtiyacı vardır. Şimdi çok çalışma vaktidir. Bu kutlu davayı herkese anlatma vaktidir.Partimizin bayraktarı, kıymetli büyüğümüz Nadir Konak Başkanımız ilçe başkanlığı görevini Hüseyin Es’e devrediyor. Nadir Konak Başkanımıza teşekkürlerimizi sunuyor, Hüseyin Es Başkanımıza ve yönetim kuruluna başarılar diliyoruz.” dedi.
Tek liste ile girilen kongrede Hüseyin Es ilçe başkanlığına seçildi.
Edirne’de gerçekleştirilen Ak Parti merkez ilçe başkanlığı kongresinde konuşan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, TUSAŞ saldırısının Türkiye’yi kimsenin durduramayacağını gösterdiğini ifade etti. Kongrede, tek listeyle seçime giren mevcut merkez ilçe başkanı Engin Makak, yeniden başkanlığa seçildi.
AK Parti Edirne Merkez İlçe Kongresi, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın da katılımıyla, Irmak Düğün Salonu’nda yapıldı. Kongreye Bakan Bak’ın yanı sıra AK Parti Merkez Karar Yönetim Kurulu Üyesi, İstanbul Milletvekili Hasan Sert, İstanbul Milletvekili ve Edirne Koordinatörü Seda Gören Bölük, Edirne Milletvekili Fatma Aksal, AK Parti İl Başkanı Belgin İba ve MHP İl Başkanı Emre Tokluoğlu ile çok sayıda partili katıldı. Kongrede divan başkanlığını İstanbul Milletvekili Bölük yaptı.
‘ENGELLERİ AŞMAMIZ İÇİN KENETLENMEMİZ GEREKİYOR’ Kongrede konuşan Bakan Bak, AK Parti il teşkilatını seçim sürecinde gösterdiği başarıdan dolayı tebrik etti. Bak, “Az kaldı belediyeyi de kazanacağız, Edirne’ye de hizmeti getireceğiz. Hep beraber AK Parti olarak Edirne’ye hizmeti getirmek için hep beraber çalışacağız. Edirnelilere şunu söylemek istiyoruz; Belgin başkan ekibi, Engin başkan onlara birer alkış istiyoruz. Önce emek verenleri alkışlayalım. Çünkü biz hep beraber güçlüyüz. Hep beraber Edirne’yi ayağa kaldıracağız. Teşkilatın içinde yetiştiğimiz için teşkilata emek verenleri çok iyi anlıyoruz. Her biriniz kıymetlisiniz, her biriniz değerlisiniz. Her biriniz bu ülke için, AK Parti için, memleketimiz için çalışıyoruz. Tabii ki önümüzde engeller var. Bu engelleri aşmak için kenetlenmemiz gerekiyor. Zaman zaman bizi durdurmaya çalışıyorlar ama asla ve asla bu milleti durdurmak mümkün değil” dedi.
‘MİLLİ DEĞERLERİMİZE DEĞER VEREN BİR ÜLKEYİZ’ Bakanlık bünyesinde yapılan çalışmaları anlatan Osman Aşkın Bakan, “Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak gençlik merkezlerimizde, genç ofislerimizde, yurtlarımızla beraber gençlerimize hizmet ediyoruz. Gençlik kamplarımızda hizmet ediyoruz. Bu sabah gençlerimizle beraber gençlik kampında beraberdik. Gençlerimize tecrübelerimizi paylaştık. Özellikle de sporda Avrupa Futbol Şampiyonası’nda 2024 Almanya’da milli takımımızın gösterdiği başarıyı alkışlıyoruz. Hep beraber izlediniz, oradan tüm dünyaya Avrupa’ya, genç jenerasyon, milli takımımız gösterdi onlarla gurur duyduk. Seyircimiz Almanya’da muhteşem statları doldurdu şehirlerde, çılgın Türkleri gösterdi. Biz milli coşkularla, milli değerlerimize değer veren bir ülkeyiz. Yapılan stadyumlar, ortaya konan spor tesisleri, yapılan spor devrimi ile beraber Türkiye 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası’nı İtalya’yla beraber organize edecek. Yine takip ediyorsunuz milli takımımız milletler liginde grubunda lider. İnşallah orada da lider olup bir üst lige çıkacağız. Yani tesisler var, havuzlar var, salonlar var. Her tarafta hizmet etmeye devam ediyoruz” diye konuştu.
‘YURT KAPASİTEMİZİ 1 MİLYONA ÇIKARMAK İÇİN YOĞUN ŞEKİLDE ÇALIŞIYORUZ’ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sporun içinden gelmesinin çok büyük bir avantaj olduğunu dile getiren Bak, “Her türlü desteği sağlıyoruz. Yurt kapasitemizi 1 milyona çıkarmak için yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Şu anda 980 bindeyiz. Bir yandan yurtlarımızı yeniliyoruz, bir yandan yenilerini yapıyoruz. Üniversiteye başvuran gençlerimize barınma imkanı sağlıyoruz. Onlara iaşe ve yemek desteği veriyoruz. Biliyorsunuz Gençlik ve Spor Bakanlığı Kredi Yurtlar Kurumu’na başvuran öğrencilerimizin yüzde 96’sını yerleştirdik ve yeni yurtlarımızı da ilaveden tamamlayarak bunun kapasitesini arttırmaya devam ediyoruz. Gerçekten bu sorunu gidermek için yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Gençlerimiz de memnun, bizler de memnunuz. Bunlar bizim geleceğimiz o nedenle de Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bu yöndeki çalışmalarımızı hızla sürdürüyoruz” şeklinde konuştu.
‘TÜRKİYE TEKNOLOJİDE BİR DEVRİM YAŞIYOR’ TUSAŞ’a geçtiğimiz hafta yapılan saldırıyı şiddetle kınadıklarını belirten Bak, “Hepimiz gösterdik tepkimizi ve şu çok önemli bütün arkadaşlarımız da ifade etti; yine ben mecliste 2011 ile 2023 arasında milletvekili olarak görev yaptığımda NATO Parlamenter Asamblesi Türk Kurulu Başkanı’ydım ve orada savunma sanayimizin geldiği noktayı defalarca oradaki NATO’daki milletvekilleriyle beraber tartıştık ve şu anda geldiğimiz noktada, AK Parti iktidara geldiğinde dışa bağımlılığımız yüzde 85’ti. Şimdi biz yüzde 85’ten fazlasını kendimiz yapıyoruz. Kendimiz üretiyoruz ve ihracat yapıyoruz. Sadece İstanbul’da yapılan savunma fuarında 6 buçuk milyar dolarlık savunma sanayi ihracatı sözleşmesi yapıldı. Yani Türkiye teknolojide bir devrim yaşıyor. Milli teknoloji hamlesi ortada ve NATO toplantılarında da ifade edildi, Türkiye dünyada İHA ve SİHA üretiminde ilk üçte. Bunu ben bizzat yaşadım; Amerika’da bir firma var Amerikalıların İHA ve SİHA’larını yapıyor. Oraya gittiğimizde masaya oturduklarında dedi ki oranın sunumu yapan pazarlama direktörü; daha önce biz Türkiye’ye İHA ve SİHA satıyorduk şimdi onlar tüm dünyaya satıyorlar. Onlar da bu sektörde öncü. Dolayısıyla bu noktada da milli teknoloji hamlesini gerçekleştiren Türkiye’mizi alkışlıyoruz” şeklinde konuştu.
‘MİLLETTEN TALİMAT ALIRIZ, MİLLETİN DEDİĞİ DIŞINDA HİÇBİR ŞEY YAPMAYIZ’ Türkiye’yi durdurmak isteyenlere karşı daha çok çalışacaklarını kaydeden Bakan Bak, “Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde yaptığımız yatırımlar Anadolu gemisiyle, Altay tankıyla bu bölgede güçlü Türkiye’nin adımlarını görüyoruz. TUSAŞ’ta ben bizzat Kaan uçağının gövdesinin son perçiminin çakılma töreninde oradaydım. Bizim NATO heyetiyle beraber gitmiştik. Orada gözleri pırıl pırıl parlayan genç mühendisler var ve tüm dünyaya şunu söylüyorlar; Bizim mühendislerimiz vatanını seviyor, ülkesini seviyor ve ülkesi için çalışıyor. Onlar Amerikalı mühendislerden de daha iyi, Alman mühendisinden de daha iyi. Onların yüreğinde vatan sevdası var. Yapılan çalışmalara baktığınız zaman arkadaşlarımız da değindi mazlum coğrafyalarda şunu duyuyoruz; Recep Tayyip Erdoğan’a iyi bakın. Ona sizden çok bizim ihtiyacımız var. Çünkü mazlum coğrafyalarda kimsesizlerin sesi, Recep Tayyip Erdoğan’ın o gür sesi var ona inanıyorlar, ona güveniyorlar. O Birleşmiş Milletler kürsüsünden; ‘dünya baştan büyüktür’ diye bağıran liderdir, o mazlum coğrafyaların lideridir, sessiz yığınların sesidir, kimsesizlerin kimsesidir, AK hareketin lideridir. O yüzden onunla beraber yürümekten gurur duyuyoruz. Ben de küçük yaştan beri yanındayım. Bizi yetiştirdi, okuttu, yurt dışına gönderdi. Siyasette de yanındayız, her zaman yanındayız. Her zaman engellerle karşılaştı. Muhtar bile olamaz dediler. Bu teşkilat, bu millet onu cumhurbaşkanı yaptı. O nedenle millet ne derse o olur. Milletin dışında biz eğilmeyiz. Biz sadece milleti dinleriz. Milletten talimat alırız, milletin dediği dışında hiçbir şey yapmayız. O yüzden yine kenetlenme zamanı. Hepimiz gördük ki bizi durdurmak isteyenler var, bizi engellemek isteyenler var. TUSAŞ’taki mühendisin dediği gibi; ‘Daha çok çalışacağız, daha çok üreteceğiz, yine biz varız, yine bu coğrafyada üretmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
‘BİZİ DURDURMAK İSTEDİLER AMA DURDURAMAYACAKLAR’ TUSAŞ saldırısının Türkiye’yi kimsenin durduramayacağını gösterdiğini de ifade eden Bak, “Tüm dünyaya ve herkese şunu söyleyelim; TUSAŞ’a yapılan saldırı şunu gösterdi tekrar; bizi durdurmak istediler ama durduramayacaklar. Bayrakları indiremeyecekler, bu millete diz çöktüremeyecekler, ezanı susturamayacaklar, daha çok çalışacağız, daha çok üreteceğiz, hep beraber büyük Türkiye için çalışacağız. Cumhur ittifakı ortaklarımızla beraber ülkeye hizmet etmeye devam edeceğiz. Kim ne derse desin, kim ne söylerse söylesin, bu yürüyüşü hiç kimse durduramayacak” diye konuştu.
Edirne’de AK Parti’nin kazanacağını söyleyen Bak, “Şunu da söyleyeyim; Edirne’de teşkilatımız Engin Başkan, Belgin Başkan herkes çok çalıştı. Az kaldı Edirne’ye, geliyoruz Edirne, alacağız seni Edirne. İşte bunu unutmayın. Bu şehre çalışmamız lazım, bu hevesle çalışmamız lazım. Kongreler tazelenme zamanıdır. Türkiye’nin dört bir yanında ilçe kongrelerimizi yapıyoruz, il kongrelerimizi yapacağız ve AK Parti büyük kongresiyle beraber 2028’e hazırlanacağız. Bize düşen durmadan çalışmak, hep çalışmak, ülkemiz için çalışmak. Recep Tayyip Erdoğan ile beraber yürümeye devam edeceğiz” dedi.
‘AYNI İNANÇ VE KARARLILIKLA YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ’ Kongrede merkez ilçe başkanı Engin Makak, tek listeyle merkez ilçe başkanlığına aday oldu. Makak, burada yaptığı konuşmada, yıllardır Edirne için birlikte çalıştıklarını belirterek, “Bugün burada AK Parti’nin milletimiz için çalışmaya, üretmeye, hizmet etmeye ne kadar kararlı olduğunu bir kez daha göstermek için toplandık. Bu kongre sadece teşkilatımızın güçlenmesi için değil, aynı zamanda Edirne’mizin ve ülkemizin geleceğine olan inancımızı tazelemek için büyük bir öneme sahiptir. AK Parti’nin gücü, milletimizin ta kendisinden ve sizlerin fedakarlığından gelir. Bugüne kadar ne kadar çok çalıştıysak, milletimize o kadar yakın olduk. Her bir üyemizin üstün gayreti, inancı ve azmi AK Partimizi daha da ileriye taşıdı ve taşımaya devam edecektir. Bu birlikteliği koruyarak aynı inanç ve kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz” diye konuştu.
Kongrede konuşan Edirne Milletvekili Fatma Aksal ve Belgin İba da, yeni görev alacak teşkilat üyelerine başarılar diledi.
ENGİN MAKAK YENİDEN İLÇE BAŞKANI
Kongrede, tek listeyle seçime giren mevcut merkez ilçe başkanı Engin Makak, yeniden başkanlığa seçildi. Makak’ın yönetim kurulu listesi şu şekilde oluştu:
Yönetim Kurulu: Engin Makak, Ahmet Ahmetoğlu, Ahmet Akgün, Ali Yılmaz, Bülent Yıldırımlı, Celal Seleje, Cem Cartoğlu, Emir Pala, Erhan Maço, Fatih Çoşkun, Fehime Eker, Gökalp Süzan, Gökçe Çarpçır, Gülşah Ayhan, Gürcan Banya, Gürkan Yalçınsoy, İbrahim Yeşil, Levent Şakarer, Mehmet Akif Alkan, Murat Başaran, Olcay Koç, Olcay Şentürk, Onur Selam, Ömer Bahar, Önder Sınmaz, Pınar Bodur, Yağmur Yılmaz, Yeşim Sözütok Andaç, Yüksel Suçin, Zuhal Biçer
İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, Meclis’te gerçekleştirdiği konuşmada, yeni yasa teklifinin tüketici sorunlarını çözmekte yetersiz kaldığını sert bir dille eleştirdi. Tüketici Hakem Heyetleri’ne yapılan başvuruların hızla arttığını, 2022’de 650 bin, 2023’te ise bu sayının 720 binin üzerine çıktığını belirterek, bu başvuruların ne kadarının çözümle sonuçlandığını sordu. Akalın, tüketicilerin haklarını aramak için aylarca beklemek zorunda kaldığını vurgulayarak, mevcut sistemin ne denli yetersiz olduğunu ortaya koydu.
Rekabet Kurulu’nun 2023 yılında büyük şirketlere kesilen 2.6 milyar TL’lik idari para cezalarının, şirketlerin kar marjları açısından etkisiz kaldığını söyleyen Akalın, “Bu cezalar, büyük holdingler için küçük bir masraf olarak görülüyor. Tüketiciler sürekli olarak yanlış yönlendiriliyor, kandırılıyor ve dolandırılıyor” ifadelerini kullandı. Akalın, art niyetli firmaların cezaları ödemeyi işin bir parçası olarak gördüklerini ve düzenlemelerin bu kısır döngüyü kırmaya yetmediğini belirtti.
Dijital dünyada yaşanan sorunları da gündeme getiren Akalın, Türkiye’nin e-ticaret hacminin 2022’de 650 milyar TL’yi aştığını ancak bu devasa pazarda tüketici haklarının göz ardı edildiğini ifade etti. “Sahte ürünler, teslim edilmeyen siparişler ve kişisel veri ihlalleriyle dolu bir dijital ortamda, halkımızın verileri sürekli tehdit altında” diyerek her iki kişiden birinin, internet üzerinden paylaştığı verilerin güvenliği konusunda kaygı duyduğunu vurgulayan Akalın, bu tehditlere karşı etkili bir yaptırım mekanizmasının bulunmadığını belirtti. Ekonomik krizin etkilerini de dile getiren Akalın, gıda fiyatlarındaki fahiş artışlara dikkat çekerek, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre gıda enflasyonunun %60’ı aştığını kaydetti ve “Market raflarındaki fiyatların her gün değiştiği bir ortamda, fiyat denetimi ve şeffaflık nerede?” diye sorarak, gıda denetimlerinin göstermelik olduğunu belirtti. Akalın, “Gıda Komisyonu denetim yapıyor diyoruz, ama bu denetimlerin sonucunda vatandaşın cebine yansıyan bir iyileşme var mı?” diyerek mevcut durumu eleştirdi. Telekomünikasyon sektöründeki sorunlara da değinen Akalın, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na gelen şikayetlerin her yıl arttığını söyledi. Vatandaşların internet ve telefon faturalarında sürekli hatalarla karşılaştığını, tarifelerini değiştirmek istediklerinde ise cezalarla karşılaştıklarını belirten Akalın, bu sorunların çözümü için ciddi bir çalışma olmadığını vurgulayarak, şirketlerin lobicilik faaliyetlerinin düzenlemeleri etkisiz hale getirdiğini ifade etti. Son olarak, tüketici haklarının bilinçlendirilmesi meselesine değinen Akalın, Ticaret Bakanlığı’nın raporuna atıfta bulunarak halkın %65’inin temel tüketici haklarından ve kendilerine sunulan hizmetlerden habersiz olduğunu belirtti. Bu durumun büyük bir başarısızlık olduğunu vurgulayan Akalın, “Tüketici bilgilendirme kampanyaları maalesef yetersiz, eğitimler yok denecek kadar az,” dedi. Akalın, “Sonuç olarak, tüketiciyi koruyacak, firmaları dizginleyecek ve denetim mekanizmalarını güçlendirecek düzenlemeler olmadan, bu kürsüde konuştuğumuz her şey anlamsız kalacaktır,” diyerek sözlerini tamamladı.
Memleket Partisi Edirne İl Başkanı Süheyl Tunçyürek, “Terörist başı apoyu meclise getirmeye cüret eden Türk düşmanlarına karşı sonuna kadar direneceğimizi Türk Milleti bilmelidir” diyerek parti Genel Başkanı Muharrem İnce’nin çağrısını kamuoyu ile paylaştı. Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, önce gün partisinin grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamalarına tepki gösterdi. İnce, “Tarihi çağrımızdır” başlıklı paylaşımında memleketteki bütün milliyetçi ve cumhuriyetçi bir araya gelmeye davet etti. İnce, açıklamasında özetle şunlara yer verdi:
“Buradayız ve sonuna kadar direneceğiz” “Son zamanlarda gün geçmiyor ki hepimizi şoke eden bir gelişme yaşanmasın. Kadın cinayetleri, bebek cinayetleri derken dün Sayın Bahçeli’nin yaptığı açıklama ile gündemimiz yine bambaşka bir yere savruldu. Bahçeli, meydanlarda asılmadığından şikayet ettiği, bu milletin başına gelen en büyük belalardan, terörist başı Öcalan’ın hapisten çıkarılmasını ve Meclis’e gelerek terörün bittiğini ilan etmesini istedi. Bahçeli’nin açıklamasının hemen ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel el yükselterek Kürtlere devlet vermekten bahsetti, daha sonra Cumhurbaşkanı da bu açıklamalara desteğini açıkladı. “Kapalı kapılar ardında pazarlıklar” Aslında bir süredir yapılan açıklamalar bir şeylerin pişirildiğine işaret ediyordu. Kapalı kapılar arkasında hangi pazarlıkların ve şantajların döndüğünü bilmiyoruz.Devletin yüksek menfaatleri gerektiğinde toplumun hoşuna gitmeyecek bir karar alınmak durumunda kalınabilir ama bu işin usulü erkanı var. Milleti adam yerine koyan, bunun gerekçelerini çıkar topluma anlatır. Hiç olmazsa Meclis’te kapalı oturum düzenler milletin vekillerine anlatır. Ancak, hangi gerekçe ile olursa olsun bu milleti ve devleti acziyet içinde gösteren terörist başının Meclis’te terörü bitireceğini açıklamaya davet edilmesi kabul edilemez. Bu nasıl bir geri adım, nasıl bir takladır? PKK terörüne babalarını kurban vermiş evlatlara, evlatlarını kurban vermiş analara, babalara bunun nasıl anlatacaksınız! Şehitlerimiz Aybüke Öğretmene, Nedim Öğretmene, Muhammet Fatih Kaymakama nasıl anlatacaksınız! Terörle mücadelede uzuvlarını kaybeden, hayatları paramparça olan gazilerimize nasıl anlatacaksınız! Terörün başı ezilmişken, Savunma Bakanı, İçişleri Bakanı terörist bırakmadıklarını söylerken, PKK terörü bitme noktasındayken, bu can suyunu hangi akla hizmet verme gereği duyarsınız! Buradaki oyunu kimin kurduğunu, kimin gerçekte neyi hedeflediğini, bu vatan toprakları üzerinde yürütülen pazarlıkları bilmiyoruz. Bildiğimiz bir şey var: kim bu Cumhuriyete, Anayasanın değişmez maddelerine, toprak bütünlüğüne kastediyorsa; bu vatanı sahipsiz sanmasın, buradayız ve sonuna kadar direneceğiz. Atatürk diyor ki: ‘Milletlerin tarihinde bazı dönemler vardır ki, belli amaçlara erişebilmek için maddi ve manevi ne kadar kuvvet varsa hepsini bir araya toplamak ve aynı doğrultuya yöneltmek gerekir. Yakın yıllarda milletimiz, böyle bir toplanma ve birleşme hareketinin önemli sonuçlarını kavramıştır. Memleketin ve devrimin, içeriden ve dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı korunması için, bütün milliyetçi ve cumhuriyetçi kuvvetlerin bir yerde toplanması gerekir. Aynı cinsten olan kuvvetler, ortak amaç yolunda birleşmelidir.’ Atatürk’ün bu sözlerini emir kabul eden memleketteki bütün milliyetçi ve cumhuriyetçi kuvvetleri bir araya gelmeye davet ediyorum. Hem milli, hem akıllı olunabilir. Hem yerli, hem medeni olunabilir Hem güçlü, hem namuslu olunabilir. Türkiye’nin ihtiyacı olan yerli, milli, akıllı, medeni, güçlü ve namuslu bir iktidarın inşası mümkündür. Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır. Selam olsun İbrahim’in ateşine su taşıyan karıncalara!”
Zafer Partisi Edirne Merkez İlçe Başkanı Arda Meriç, CHP Merkez İlçe Başkanı Yücel Balkanlı’nın Edirne Belediyesi’nde yeni bir dönemin başladığına ilişkin sözlerini, “Yeni bir dönem başlatmak için 20 yılın geçmesini beklemek gayet makul bir süre olsa gerek!” diyerek eleştirdi. Zafer Partisi Merkez İlçe Başkanı Meriç, “Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür” başlıklı yazılı açıklamasında, şunları kaydetti: “Birkaç gündür CHP Merkez İlçe Başkanı Sayın Balkanlı yapmış olduğu açıklamada ‘şeffaf ve katılımcı bir yönetim anlayışının’ benimsediğini ifade etmiş. Bildiğimiz gibi ‘hafıza-i beşer nisyan ile maluldür’. Bu suretle Sayın Balkanlı’nın ‘Edirne Belediyesi’nde yeni bir dönem başladı’ sözlerine karşılık olarak öncelikle Edirne Belediyesi’nin 1989’dan bu yana 1999-2004 yılları hariç Cumhuriyet Halk Partisi tarafından yönetildiğini hatırlatmak isterim. Bu sürenin son 20 yıldır ise kesintisiz devam etmektedir. Yeni bir dönem başlatmak için 20 yılın geçmesini beklemek gayet makul bir süre olsa gerek! Sayın Balkanlı 26 Eylül 2024 tarihinde basına verdiği bir demeçte -haklı olarak- 22 yıllık Akp iktidarını eleştirmiş ve ’22 yıldır geldiğimiz noktada kim mutlu?’ diye sormuştur. Şimdi bizde bu soruyu Edirne için soracak olursak 20 yılda Edirne de gelinen noktada kim mutlu? Yerel basında köşe yazıları bulunan gazetecilerin 10-15 yıl önceki yazılarına bakacak olursak hep aynı sorunları görürüz. Kalitesiz ve tekelci bir ulaşım, musluktan akmayan ya da çamur akan su, her yağmurda nehre dönen ve çöken yollar vs… Bu durum Yücel Bey’in başladığını iddia ettiği dönemde de değişmedi. Lakin kendisi bunlardan bihaber olacak ki yapmış olduğu açıklamada ‘altyapı çalışmalarında önemli adımlar attık’ demiş. Bu önemli adımlar da İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İSKİ ve TESKİ genel müdürleri ile görüşmek olsa gerek. Sayın Balkanlı yapmış olduğu açıklamada ‘şeffaf ve katılımcı bir yönetim anlayışını’ benimsediğini ifade etmiş. Bu katılımcı yönetim anlayışı da Edirnelilere rağmen toplu taşıma ücretine %37, şebeke suyuna da %30 zam yapmak olsa gerek! Şeffaflık anlayışının benimsendiğinin bir nişanesi olması açısından Sayın Balkanlı’ya önerim Sayın Başkan Filiz Gencan Akın’a Edirne Belediyesi’ne ait SGK prim ve vergi borçlarının açıklanması için çağrı yapmasıdır. Zira biz bunu sorduğumuzda bizlere ‘ticari sır’ cevabı verilmişti”.
Lalapaşa Belediye Başkanı Zafer Sezgin Geldi, göreve gelmesinin ardından geçen 7 aylık süreçte devraldıkları 23 milyon liralık borcun yaklaşık 3 milyonunu ödediklerini söyledi.
Lalapaşa Belediye Başkanı Geldi, ilçede geride bıraktıkları 7 ayı değerlendirdi. Belediye Başkanlığı makamında basın mensuplarını ağırlayan Geldi, en son Mayıs ayında gerçekleştirdiği toplantının ardından hayata geçirdiği projeleri anlatıp, belediye hizmetleri hakkında da bilgi verdi. Geldi, altyapı çalışmaları biten ilçede üst yapıyı da tamamlamayı hedeflediklerini belirtirken, aynı zamanda devraldıkları 23 milyonluk borcu da kapatmaya çalıştıklarını söyledi.
‘LALAPAŞA’DA OKULLARA SU SEBİLİ TAKILACAK’
İlçede özellikle eğitime verdikleri önemi anlatan Geldi, “Biliyorsunuz ki okullarımızda içme suyumuz temiz ama arıtılmış suya ihtiyacımız var. Okullarımıza sebil aldık. Sebillerimiz bu hafta itibariyle teslim edilecek ve takılacak. Öte yandan ilçemizde biliyorsunuz çocuklarımızın oynayacağı parkları yoktu. İki tane parkımız vardı ama çok kötü durumdaydı. Bunlara birine Atatürk, diğerine Cumhuriyet Parkı adını verdik. Atatürk Parkı’nı bitirdik, Cumhuriyet Parkı’nı da önümüzdeki dönemde tamamlayacağız. İlköğretim okulu önünde kasis çalışması yaptık, araç trafiğini en azından yavaşlatmak adına. Bu kasis çalışmalarımız da ilçemizin belli noktalarında devam edeceğiz” dedi.
‘ÜYE OLDUĞUMUZ BİRLİKLERE ÖNEM VERİYORUZ’
Türkiye genelinde üye oldukları birliklerden de hizmet noktasında yardım aldıklarını söyleyen Geldi, “Biliyorsunuz ki belediyeler bazı birliklere üye. Biz de Kıyı Ege Belediyeler Birliği’ne daha önceki dönemde üye olmuşuz. Ben de hepinizin yakından bildiği gibi Kültür Turizm Bakanlığı’nda görev yapmam sebebiyle burada Kültür ve Turizm Komisyonu’na seçildim. Perşembe günü de tekrar meclisimiz var Kıyı Ege Belediyeler Birliği’nin İzmir’de olacağız. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız sayın Ahmet Aras da birlik başkanı. Bu birliklere üye olmak bizim için önemli çünkü taleplerimizin karşılanması noktasında önem veriyoruz b bu birliklere” diye konuştu.
‘TÜM SU SAATLERİNİ DEĞİŞTİRİYORUZ’
İstanbul Büyükşehir Belediyesi İSKİ Genel Müdürlüğü yardımıyla ilçeye araç temin ettiklerini dile getiren Geldi, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi İSKİ Genel Müdürü sayın Şafak Başa’yı ziyaret ettik. Şafak bey bölgemizin insanı, Trakyalı. Kendisinden su ve kanalizasyon hizmetlerinde kullanılmak üzere araca ihtiyacımız olduğunu ilettik. Kendisi de bir araç hibe ettiler bize. Şu anda da aracımız kullanımda. Tabii arkasından ilçemizde suyla ilgili çok ciddi sıkıntılarımız vardı. Belli su saatlerimiz kartlı, bazıları faturalıydı. Kartlı olanlar bozulmuş, faturalı olanlar da ödeme sıkıntıları vardı. Bunları kökten çözme doğrultusunda İSKİ genel müdürlüğünden su saati ile destek istedik. 850 tane su saat aldık. Bununla ilgili de yeni su saatlerini takmaya başladık. İlçemizdeki tüm su saatlerini ücretsiz şekilde, üstünde de 5 ton su ile birlikte takıyoruz” şeklinde konuştu.
‘HALK EKMEK BÜFESİ AÇTIK’
İlçede halk ekmek büfesi de açtıklarını ifade eden Geldi, “Halk Ekmek Büfesi açtık ilçemizde. Sosyal belediyeciliğin en büyük örneklerinden biridir Halk Ekmek Büfesi. Vatandaşımıza temiz, sağlıklı ve ucuz ekmeği sunuyoruz. Biliyorsunuz sıfır atık politikası var. Bu sıfır atık politikası kapsamında 10 litre kullanılmış yağ getirenlere bir litre temiz ayçiçek yağı kampanyası başlattık. Bununla ilgili de gelen taleplerimizi değerlendiriyoruz, vatandaşımıza ulaştırıyoruz” ifadelerini kullandı.
’23 MİLYONLUK BORCUN 3 MİLYONUNU ÖDEDİK’
Geldi, 23 milyon lira borçla aldıkları belediyede, yaklaşık 3 milyon liralık kısmı ödediklerini de belirtti. Geldi, “Daha önce bilgilendirdiğim gibi borçlu bir belediye devralmıştım. Devraldığımdaki borcum 23 milyon civarındaydı. Bunun 3 milyonunu bu zaman zarfında ödedik. Kendi dönemimin ödemelerini yapıyorum ama geçmiş dönemin borçlarını da ödüyorum. Buna rağmen de yatırım yapıyoruz gördüğünüz gibi. Hem yatırım yapıyoruz hem borcumuzu ödüyoruz. Lalapaşa Taşımacılık Şirketi’nin vergi borcunun tamamını ödedik bu zaman zarfında, diğerlerini de peyderpey belediyenin de vergi borcu, birikmiş faturaları, SSK, iller bankası gibi borçların hepsini zamanla ödeyeceğiz” diye konuştu.
‘TOKİ VAADİNİ KÖTÜ ANLAMDA KULLANDILAR’
Lalapaşa’da söz verilen dördüncü etap TOKİ ile ilgili bir adım atılmamasını eleştiren Geldi, “Bizim üç tane TOKİ etabımız var, dördüncü etapla ilgili hep söyleniyordu, önceki dönemin vaatleri arasındaydı. Maalesef ki bunu kötü anlamda da kullandılar. İktidarın gücünü kullanarak bize destek olanlara sadece vereceğiz dediler. Biz o dönemde de söyledik, ben yıllarca resmi kurumda görev yaptım, devlet yazıyla anlatır, bize yazılı bir belge verin dedik. Yazılı belge gelmedi. 2024 deniyordu biliyorsunuz, sonra 2025’e ötelendi. Şimdi TOKİ ile ilgili farklı gelişmeler var, burada bir projenin olmadığı, arsa satışının olduğu yönünde resmi evraklar var. Bunlar da geldiğinde biz kamuoyunu tekrar bilgilendireceğiz” dedi.
‘BİR DÖNEM DAHA GÜVEN TAZELEMEK İSTİYORUZ’
İlçeye bir dönem daha hizmet etmek istediğinin mesajını veren Geldi, “Biz Lalapaşa Belediyesi olarak doğruların her zaman yanındayız. Olmayan, yapamayacağımız hiçbir sözü vermedik. Biz seçim beyannamemizde yazdığımız gibi bütün projelerle dönemimizi tamamlayacağız. Önceki dönem gibi vat edip de hiçbir şey yapamadan karşısına çıkmayacağız vatandaşın. Bir dönem daha güven tazelemek istiyoruz” diye konuştu.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Merkez İlçe Başkanı Yücel Balkanlı, bebek ölümleri üzerinden SGK’yı dolandıran çetenin ortaya çıkmasının sadece bir suç örgütü olayı değil, aynı zamanda yıllardır süregelen sağlık politikalarının sonucu olduğunu bildirdi.
CHP Merkez İlçe Başkanı Balkanlı, yenidoğan bebek ölümleri ile ilgili sağlık sisteminde yaşanan skandallarla ilgili açıklama yaptı. Balkanlı yaptığı açıklamada, son günlerde kamuoyunda büyük yankı uyandıran bebek ölümleri üzerinden Sosyal Güvenlik Kurumu’nu (SGK) dolandıran çete skandalının 22 yıllık AKP iktidarının uyguladığı sağlık politikalarının ülkenin sağlık sistemindeki derin sorunları bir kez daha gözler önüne serdiğini belirterek, “Onlarca özel hastanenin yeni doğan bebek yoğun bakım ünitelerinde sahte tedavi harcamaları ve ölüm şantajları ile kazanç sağlaması, sağlık sektöründeki çürümüşlüğü ve sistemin nasıl ticarileştirildiğini çarpıcı bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu durum, sadece bir dolandırıcılık vakası olmanın ötesinde, AKP’nin yıllardır süregelen sağlık politikalarının ve uygulamalarının ciddiyetle sorgulanması gerektiğini göstermektedir. Sağlık Bakanlığı ve ilgili kurumların ihmali, devletin sağlık alanındaki özelleştirme politikaları, birçok özel hastanenin, bebek ölümleri üzerinden SGK’yı dolandırmasına olanak tanımıştır” dedi.
Adalet ve Hesap Verebilirlik
Demokratik bir ülkede, böyle bir skandalın üstü suskunlukla örtülemeyeceğine belirten Baykan açıklamasını şöyle sürdürdü:
“ Sorumluların Sağlık Bakanı dahil sırasıyla istifa etmesi gerekir. Halkın güvenini sarsan bu tür olaylar, toplumda derin yaralar açmakta ve kamuoyunun devlet kurumlarına olan inancını zayıflatmaktadır. Çetenin faaliyetleri sırasında savcıların tehdit edilmesi, cezasızlık uygulamalarının suç örgütlerini cesaretlendirdiğini ortaya koymaktadır.
Çözüm Önerileri
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP )22 yıllık AKP iktidarının sağlık politikalarını eleştiren ve çözüm önerilerini paylaşan bir yaklaşım benimsemektedir. Bu tür skandalların önüne geçmek ve halk sağlığını korumak için,Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)olarak öncelikle sağlık hizmetlerinin ticarileşmesine son verilerek özeleştirmeden vazgeçilmeli, sağlık ve sağlık hizmetlerinin insan odaklı bir yapıya kavuşturulması gerekmektedir. Kamu hastanelerinin güçlendirilmesi, denetim mekanizmalarının etkinleştirilmesi ve sağlık alanında şeffaflık sağlanmalıdır.Ayrıca, sağlık alanındaki yolsuzlukların önlenmesi için bağımsız denetim organlarının oluşturulması ve bu organlara toplumsal katılımın sağlanması, halk sağlığının korunmasında önemli bir adım olacaktır.
Devlet Hastanelerinin güçlendirilmesi,denetimin mekanizmalarının güçlendirilmesi, sağlık personelinin özlük haklarının iyileştirilmesi, koruyucu sağlık hizmetlerinin ön plana çıkarılması, sağlık hizmetlerine erişimin hızlanması ve eşitlenmesi,şehir hastanelerinin politikalarının gözden geçirilmesi,atamalarda liyakatın öne çıkmasıdır. AKP iktidarının sağlık politikalarını eleştiren ve çözüm önerilerini paylaşan bir yaklaşım, toplumda yaşanan bu tür vahim olayların bir daha yaşanmaması için şarttır.
Sonuç olarak, bebek ölümleri üzerinden SGK’yı dolandıran çetenin ortaya çıkması, sadece bir suç örgütü olayı değil, aynı zamanda yıllardır süregelen sağlık politikalarının sonucudur. Sağlık sisteminin acilen yeniden yapılandırılması, halkın sağlığını ve güvenini koruma noktasında şart olmuştur. Bu süreçte,CHP olarak, tüm vatandaşlarımızı bilgilendirmek ve toplumsal farkındalığı artırmak adına çalışmalara devam etmek, toplumsal sorumluluğumuzdur..
Halkımızı bu konuda bilgilendirmek ve sağlık sisteminin yeniden yapılandırılması için gerekli adımları atmak, yalnızca siyasi bir sorumluluk değil, aynı zamanda insani bir görevdir.”