Kategori arşivi: Siyaset

‘Sağlık Bakanı derhal istifa etmeli’

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, AKP iktidarının sağlık sistemindeki yozlaşmayı eleştirerek, organize bir suç çetesinin SGK’yı bebek ölümleri üzerinden dolandırmasını ve bu skandalda Sağlık Bakanlığı’nın sorumluluğunu üstlenmemesini sert bir dille eleştirdi. İlçe Başkanı Çakır, Sağlık Bakanı’nın istifa etmesi gerektiğini ve bu dehşet verici olayın üzerine kararlılıkla gidilmesi çağrısında bulundu.
İlçe Başkanı Çakır, “Genel Başkanımız sayın Özgür Özel, yenidoğan bebek ölümlerine ilişkin yaşanan vahim olayları incelemek ve araştırmak amacıyla Genel Başkan Yardımcılarımız Zeliha Aksaz Şahbaz ve Gamze Taşcıer ile milletvekillerimiz Aylin Yaman, Kayıhan Pala, Gamze Akkuş İlgezdi, Turan Taşkın Özer, Murat Çan ve Ali Karaoba’dan oluşan bir heyet görevlendirmiştir. Heyetimiz çalışmalarına ivedilikle başlamıştır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak yaşanan bu vahim olayların araştırılması ve sorumluların adalete teslim edilmesi konusunda hassasiyetle yaklaşmaktayız.” dedi.
SKANDALIN ARDINDAKİ BÜYÜK SORUMLULUK
AKP iktidarının yaşattığı skandalların sonunun gelmediğini hatırlatan İlçe Başkanı Çakır, eleştirilerine şu ifadelerle başladı:
“Gün geçmiyor ki AKP iktidarında bir skandal yaşamayalım. Yıllardır haykırdığımız sağlık sistemimizdeki kokuşmuşluk, yüreğimizi dağlayan yeni doğan bebeklerin organize bir suç çetesi tarafından öldürülmesiyle iyice gün yüzüne çıkmıştır. Cumhuriyet tarihinin en büyük skandallarından birini yaşıyoruz ama hiçbir yetkili çıkıp da sorumluluğu üstlenmiyor.”
SGK ÜZERİNDEN YAPILAN DOLANDIRICILIK VE İKTİDARIN SORUMLULUĞU
Bebek ölümleri üzerinden SGK’nın bir çete tarafından dolandırılmasının ülkede infiale yol açtığını kaydeden İlçe Başkanı Çakır, eleştirilerine şöyle devam etti:
“SGK’yı bebek ölümleri üzerinden dolandıran bir çete tüm ülkede infiale yol açtı. Bu vahametin sorumlusu Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere, SGK ve ilgili kurumların ağır ihmali yanında iktidarın sağlığı ticarileştiren, siyasi ve insani yozlaşmayı sıradanlaştıran politikalarıdır! Özel hastanelerin yeni doğan bebek yoğun bakım ünitelerinde bebek ölümleri üzerinden Sosyal Güvenlik Kurumu’nu dolandırıp, bebeklerin ailelerini istismar eden suç örgütünün yıllardır faaliyet göstermesi dehşet vericidir.”
SUÇ ÖRGÜTÜNDE KAMU GÖREVLİLERİ VE SAĞLIK ÇALIŞANLARININ YERİ
Yeni doğan bebeklerin bile haksız kazanç kapısına dönüşmesine zemin yaratıldığını belirten İlçe Başkanı Çakır, “Suç organizasyonunda doktorların, hemşirelerin, özel hastane patronlarının ve bazı kamu görevlilerinin yer alması, organizasyonun yaygınlığını ve korunduğunu ortaya koyuyor. İktidarın şehir hastanelerini ticarileştirme politikaları, yeni doğan bebeklerin bile haksız kazanç kapısına dönüşmesine zemin yaratmıştır.Çetenin faaliyet gösterdiği dönemde İstanbul İl Sağlık Müdürü olan Sağlık Bakanı hiçbir sorumluluk üstlenmediği gibi istifayı düşünmüyor. İçişleri Bakanı, bir baba olarak acı duyduğunu söylemekle yetiniyor.”şeklinde eleştirilerini sürdürdü.
ÖZEL HASTANELER VE KAMU HASTANELERİNİN DURUMU
Kamu sağlık kurumlarının yetersizliği gerekçesiyle SGK’nın özel hastanelerle anlaşmasına hız verildiğini ifade eden İlçe Başkanı Çakır, “Kamu sağlık kurumlarının yetersizliği gerekçesiyle SGK’nın özel hastanelerle anlaşmasına hız verilirken, kamu hastaneleri kapatılıp şehir hastanelerine devredilmiştir. Bu süreçte, özel hastanelerdeki yeni doğan yoğun bakım yatak sayısının devlet hastanelerinin iki katı olması, bebeklerin SGK parasıyla özel hastanelere sevk edilmesini kazanç kapısı hâline getirmiştir.Bu yüzden yeni doğan bebeklerin SGK parasıyla özel hastanelere sevki suç çetelerinin ciddi kazanç kapısı. CİMER’e bir yıl önce yapılan şikayete rağmen neredeyse bir yılı aşkın süredir varlığı bilinen bu çetenin faaliyetine devam ettiği, onlarca yoğun bakım bebeğinin tedavi bahanesiyle ya da ölümü üzerinden çok ciddi kazançlar elde edildiği, SGK’nın dolandırıldığı ve insan sağlığı üzerinden elde edilen kara paranın paylaşıldığı anlaşılıyor.” dedi.

ÇETENİN TEHDİTLERİ VE YARGININ ZOR DURUMU
Devletin şirket gibi yönetilmesi ile bu noktaya gelindiğini kaydeden İlçe Başkanı Çakır, eleştirilerine şu şekilde devam etti:
“Çete üyelerinin soruşturma sırasında savcıyı makamında ölümle tehdit etmesi, aileleri üzerinden şantaj yapması, iktidarın yıllardır sürdürdüğü cezasızlık politikalarının suç örgütlerini cesaretlendirmesinin sonucudur. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘devleti şirket gibi yönetme’ politikasıyla Sağlık Bakanlığı’na atadığı kişilerin özel hastanelerinin olması tesadüf değil, bilinçli bir tercihtir.Yeni doğan bebekler üzerinden SGK’yı dolandıran organize şebekeyle bazı eski bakanların sahibi olduğu hastanelerin de bağlantılı olması, Sağlık Bakanlığının, SGK’nın denetim ve görev ihmalinin, bu sürece göz yumulduğunun, aylarca görmezden gelindiğinin göstergesidir.”
SAĞLIK BAKANI DERHAL İSTİFA ETMELİ
İlçe Başkanı Çakır, Sağlık Bakanı’nın bu süreçte büyük sorumluluğu bulunduğunu belirterek, “Bu skandal karşısında Sağlık Bakanı istifa etmelidir” çağrısında bulunarak eleştirilerini şöyle sürdürdü:
“Şu anki Sağlık Bakanı, olayların yaşandığı dönemde İstanbul İl Sağlık Müdürü olarak görev yapmaktaydı. Bebek ölümleri ve SGK’yı dolandıran çete faaliyetleri devam ederken, kendisi bu sorunlarla ilgilenmek yerine tarikatlara kadro ayarlamakla meşguldü. İlaç sıkıntısı yaratmakla, vatandaşı inim inim inletmekle meşguldü. Bu konuda kendisinin sorumluluğu bulunmaktadır. Kendi sorumlu bulunduğu dönemde eğer bizim hastanelerimizde bebekler ölüyorsa, böyle bir çete marifetiyle ölümlerine sebep oluyorsa biz Sayın Sağlık Bakanına nasıl tüm ülkenin sağlık güvenliğini emanet edebiliriz? Kendisinin bu işte çok büyük sorumluluğu vardır ve bunun sonucunda da böyle bir sorumluluğu taşımaya uygun değildir, tüm ülkenin sağlık güvenliğini taşımaya uygun değildir ve bir an önce de istifa etmesi gerekir böyle bir skandal karşısında. Bu kabul edilebilir bir durum değildir.”
SUÇ ÖRGÜTÜNE KARŞI MÜCADELE ÇAĞRISI
CHP Keşan İlçe Başkanı Çakır, bebek ölümleri üzerinden kazanç sağlayan suç örgütünün yargı önünde hesap vermesi gerektiğini vurgulayarak eleştirilerini şu ifadelerle tamamladı:
“Sağlık sisteminin açıklarından yararlanarak çıkar sağlamak için kurdukları sistem ile yeni doğan bebeklerin sağlığını hiçe sayan, ölümlerine neden olan, savcıları dahi tehdit edebilen gözü dönmüş cani bir çeteyle karşı karşıyayız. Bu soruşturma nereye kadar gidiyorsa gitmeli, kime uzanıyorsa uzanmalı, para uğruna gözünü kan bürümüş bu alçakların canına okunmalıdır.”

‘Halk sağlığı ticari meta olmaktan çıkarılmalı’

Memleket Partisi Edirne İl Başkanı Süheyl Tunçyürek, ‘Yenidoğan Çetesi’ olayının olayın üzerinin örtülmesine izin vermeyeceklerini, hesap soruluncaya kadar bu rezilliğin peşini bırakmayacaklarını söyledi.
Memleket Partisi İl Başkanı Tunçyürek, yaptığı açıklamada, son günlerde ortaya çıkan ve toplum vicdanını derinden yaralayan ‘Yenidoğan Çetesi’ rezaletinin ülkedeki sağlık sisteminde çürümüşlüğün ne denli ileri boyutlara ulaştığını gözler önüne serdiğini belirterek, şunları söyledi:
“Bu vahim olay, masum bebeklerin üzerinden haksız kazanç sağlayan bir avuç insanlık düşmanının, kar peşinde koşan ahlaksız özel hastanelerle iş birliği yaptığını ortaya çıkarmıştır. Bu çeteler ve onların arkasındaki kirli düzen, halkın sağlığını hiçe sayarak, en temel insani değerleri ayaklar altına almaktadır.
Biz, Memleket Partisi olarak bu rezalete seyirci kalmayacağız! Bu çetelerle iş birliği yapan, onları koruyan ya da görmezden gelen herkes suç ortağıdır ve yargının en ağır cezalarını hak etmektedir. Bu hastaneler, toplumun güvenini tamamen kaybetmiş, para için her türlü etik değeri çiğnemeye hazır ticarethaneler haline gelmiştir. Bu rezaleti görmezden gelen devlet kurumları, adaletin önünde hesap vermek zorundadır.
Yenidoğan bebeklerimizin hayatını hiçe sayan bu rezillerle yüzleşmek sadece bir adalet meselesi değil, insanlık onurunun savunulmasıdır. Sorumluların kökü kazınmalı, bu çetelerin arkasındaki tüm güç odakları ifşa edilmelidir. Bu hastaneler derhal kapatılmalı, yöneticileri ve sorumlu sağlık personeli en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Çocuklarımızın canına göz diken bu alçaklar, hiçbir affı ya da hoşgörüyü hak etmemektedir! Başka bir ülkede olsa iktidarın istifa etmesi gerekir ancak AKP iktidarı Dünya üzerinde çok sayıda skandallara imza atmış bir iktidar olarak hala koltuğunda oturmaktadır.
Devlet eliyle özel hastaneler, halkın sağlığını değil, kendi kasalarını doldurmayı düşünen rant merkezlerine dönüşmüştür. Denetim mekanizmaları ise ya işlevsiz bırakılmış ya da yozlaşmış bir düzenin parçası haline gelmiştir. Sağlık sistemindeki bu rezaleti ortadan kaldırmak için derhal köklü ve radikal adımlar atılmalı, halkın sağlığı ticari bir meta olmaktan çıkarılmalıdır!
Biz, Memleket Partisi olarak bu mücadelede en ön safta olacağız. Halkımızın sağlığıyla oynayanlara karşı acımasız olacağız. Yenidoğan çetelerinin, onların iş birliği yaptığı hastanelerin ve devletin her kademesinde bu kirli düzenin parçası olanların hesabını mutlaka soracağız.
Bu olayın üzerinin örtülmesine izin vermeyeceğiz! Hesap soruluncaya kadar bu rezilliğin peşini bırakmayacağız!”

İYİ Parti’de Şahin dönemi!

Olgay GÜLER

İYİ Parti Edirne İl Başkanlığı görevine atanan Hasan Hakan Şahin, düzenlenen törenle Alpay Alpagut Engin’den görevi devraldı.

İYİ Parti il başkanlığında, genel başkan Musavvat Dervişoğlu’nun il başkanlığına atadığı, Hasan Hakan Şahin görevine başladı. Şahin, partide gerçekleştirilen törenle görevi son il başkanı Alpay Alpagut Engin’den devraldı. Törende iki ismin yanı sıra İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın ve partililer de yer aldı.

‘NEFESİMİZ KESİLENE KADAR ÇALIŞACAĞIZ’

Törende konuşan yeni il başkanı Şahin, İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu’na görevi kendisine layık gördüğü için teşekkür etti. Şahin, “Dava arkadaşlarımla birlikte çıktığım bu yolda hedefimiz birlik ve beraberlik içerisinde partimizi iktidara taşımaktır. Bu zorlu ama onurlu mücadele için çalışmaya ve başarmaya hazırız. Bizler yola çıktığımızda milletimize vurulan istibdat zincirlerini kırmak, devleti ve kurumları esaretten kurtarmak; milletimizi hak ettiği şekilde huzur, güven ve refah içinde yaşatmak, Büyük Türkiye’ye kavuşturmak için bir söz verdik. Hiç şüpheniz olmasın ki verdiğimiz sözden milim şaşmayacağız. Nefesimiz kesilene kadar çalışacağız. Parti teşkilatımızın her kademesinde mücadele eden, emek veren başta kurucu liderimiz sayın Meral Akşener ve dava arkadaşlarımız olmak üzere İYİ Partiye kucak açan, gönül veren Edirne halkına yürekten teşekkür ediyorum. İYİ Parti olarak biz partimizin güneşini göğe yükseltmeye devam edeceğiz. Türkiye’yi kuşatan, ülkenin bugününü ve istikbalini karartan saray rejimine karşı Türk milletinin hak ve menfaatlerini savunma mücadelesine devam edeceğiz” dedi.

‘ÇOK ANI BİRİKTİRDİK’

Görevi teslim eden Alpay Alpagut Engin de, il başkanlığı yaptığı 2 yılda 2 yerel, 1 genel seçim geçirdiğini hatırlatıp, “Ben il başkanlığım döneminde iki genel seçim, bir yerel seçim ve bir de genel başkanlık nezdinde bir kurultay geçirmiş oldum. Bu hakikaten iki sene içerisinde herhalde bir il başkanı yaşayabileceği en büyük tecrübedir diye düşünüyorum. Bu süreçte öncelikle beni partiye üye yapan, yönetimini alan önceki dönem il başkanımız Ekrem Demir’e bu süreçte her zaman desteğini benden hiç esirgemeyen çok değerli vekilimiz Sayın Mehmet Akalın’a ve önceki dönem vekilimiz Orhan Çakırlar beye de aynı şekilde teşekkür etmek istiyorum. Bu kısa sürede de olmuş olsa bizi makamına üç kere kabul eden, hakkıyla seçilmiş genel başkanımız Sayın Müsavvat Dervişoğlu’na teşekkür ediyorum. Ve bir teşekkür de tabii ki benim en büyük siyasi figürüm olarak gördüğüm, çocuğumun Meral Mami’si, eşimin ablası Türk milletinin Anatürk’ü benim de kurucu genel başkanım sayın Meral Akşener’e sonsuz teşekkürler ve saygılar sunmak istiyorum. Bu yoğun geçirdiğimiz süreçte sizlerle beraber çok fazla anı biriktirdik. Hatta geçen Facebook’a baktığımda çok şeyler gördüm geriye dönük. Hızlı giden süreçte birçok basın toplantısı, birçok açıklamalar yapmışız. Bu süreçte gerek baskı altında olduğum süreçlerde veyahut da stresli olduğum dönemlerde eğer sizlere karşı herhangi bir nezaketsizliğin varsa bundan dolayı ben de öncelikle hepinizden özür diliyorum” diye konuştu.

‘DESTEĞİMİZ OLUMLU OLACAK’

İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın da, devir teslim törenlerinin demokrasilerinin en güzel simgeleri olduğunu belirtti. Akalın, “Alpay başkanım uzun yıllar hizmet etti İYİ Parti’ye. Ben layıkıyla hizmet ettiğimi düşünüyorum. Kendisine partimiz adına çok teşekkür ediyorum. Başarılı bir dönem geçirdi. Hakikaten çok zor bir dönemdi Alpay başkanın il başkanlığı dönemi. Onu da gayet güzel bir şekilde tamamlamış oldu. Bayrağı da Hakan başkanımıza devretti. Hakan başkanımızı da tabii ki tanıyorsunuz. Partinin yenisi değil. Birlikte Edirne’yi çok dolaştık, milletvekili adayıydı biliyorsunuz. Köy köy dolaştık. Bu partiye hizmeti çoktur. İl başkanlığında da bu hizmetlere devam edeceğini inanıyorum. Ben kendisine şimdiden başarılar diliyorum. Desteğimiz inşallah olumlu olacak diyorum” şeklinde konuştu.

HASAN HAKAN ŞAHİN KİMDİR?

Hasan Hakan Şahin 15 Mart 1982’de Zonguldak ili Devrek ilçesinde doğdu. Sırasıyla Edirne ili Havsa ilçesi Hasköy İlkokulu, Edirne merkez Yüksel Yeşil Ortaokulu, Edirne Anadolu Öğretmen Lisesi, Trakya Üniversitesi Fen Bilgisi Öğretmenliği bölümünü tamamlayarak 12 yıl boyunca Edirne ilinde öğretmenlik ve okul yöneticiliği yaptı. 2016 yılında öğretmenlik mesleğinden ayrılarak tarım sektöründe yer alan aile işletmesinin başına geçti. Halen aktif olarak tarım sektöründe çalışmakta. Siyasi hayatına İYİ Parti de başlayan Şahin, İl Yönetim Kurulu Üyeliği, İYİ Parti Edirne Ekonomi Politikaları Başkanlığı ve 28. Dönem İYİ Parti Edirne Milletvekili Adayı olarak partide görev aldı. Şahin; evli ve 1 çocuk babası.

‘Türkiye bir sorunu çözecekse tüm aktörler kıymetlidir’

Olgay GÜLER
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Doğu ve Güneydoğu’ya gerçekleştireceği 6 günlük programı öncesi Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu eski HDP eş genel başkanı Selahattin Demirtaş’ı ziyaret etti. Ziyaret sonrası konuşan Özel, “Türkiye bir sorunu çözecekse, aşacaksa, geride bırakılacaksa, silahlar bırakılacaksa, analar ağlamayacaksa, Türkiye hep birlikte kalkınmaya, güçlenmeye, zenginleşmeye, bunun için de önce ve önce demokratikleşmeye önem verecekse, bunun adımı atılacaksa tüm aktörler kıymetlidir. Ancak Selahattin Demirtaş gibi bir aktörün öneminin altı da kalın kalın çizilmelidir” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, beraberinde parti yönetimi heyetiyle Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu eski HDP eş genel başkanı Selahattin Demirtaş ve eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı’yı ziyaret etti. Ziyaret öncesinde cezaevi girişinde Demirtaş’ın avukatları, Demirtaş’ın kitabını ve yazdığı çağrı metnini Özgür Özel’e teslim etti. CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, İl Başkanı Av.Harika Taybıllı, Merkez İlçe Başkanı Yücel Balkanlı ve parti yöneticilerinin karşıladığı Özel, yaklaşık 3 saatlik görüşmenin ardından, görüşmelerin detaylarını paylaşarak gazetecilerin sorularını yanıtladı.


‘BÖYLE BİR GÖRÜŞME YAPMIŞ OLMANIN UTANCI İÇİNDEYİM’
Demirtaş ve Mızraklı’yla yaptığı görüşmenin hapiste gerçekleşmesini eleştiren Genel Başkan Özel, “Öncelikle böyle bir görüşmeyi yapmak zorunda olmanın utancı içindeyim. Çünkü her ikisi de görevleri başındayken ve Sayın Demirtaş partisinin Eş Genel Başkanıyken, mecliste milletve-kiliyken güya hiç kimseden talimat almayan, almaması gereken hakimlerin bir gece yarısı farklı şehirlerde hep beraber uyanıp, evlerine baskınlar yaptırıp pek çok milletvekilini aynı anda alıp götürdükleri ve bindirilecekleri uçakların bile hazır tutulduğu bir operasyonun sonunda buraya kondular. Selahattin Demirtaş seçilmiş bir milletvekiliydi, partisinin eş genel başkanıydı. Selçuk Mıraklı hemen yanımdaki sırada oturan, milletvekili olan, dokunulmazlığı olan, korkacak sakınacak bir şeyi olsa asla ve asla milletvekilliği zırhını bırakmayacak olan birisi olarak Diyarbakır Belediye Başkanlığına aday oldu. Çok yüksek bir oyla kazandı. Şehrin anahtarını ona verdiler, o şehirden herkes gitse son gidecek kişi Selçuk Mızraklı’yken, önce Selçuk Mızraklı’yı görevden aldılar sonra tutup kaçmasın diye de tutukladılar. Bir yere kaçmıyordu zaten, meclisteydi ve Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı’ydı. Böyle bir görüşme yapmak yani kendi siyasi tarihime, geçmişime, Türkiye’nin siyasi tarihine, böyle bir görüşmeyi bırakmak bizler açısından çok üzücü ve utanç verici ama esas bu utancın kaynağının kim olduğunu bütün milletimiz biliyor. Kimler olduğunu bütün milletimiz biliyor” dedi.


DEMİRTAŞ’IN MEKTUBUNUN İÇERİĞİNİ ANLATTI
Demirtaş’ın, avukatları aracılığıyla kendisine ilettiği çağrı metninin içeriğiyle ilgili bilgi veren Özel, “Çağrı metnini girmeden önce de okudum, biraz önce de göz gezdirdim. Aslında bu çağrı metni çok şeyi söylüyor. Eğer toplumsal barıştan bahsedeceksek diyor Selahattin bey, bunu ilk önce bu işin esas sorumlusu bütün erkekler olarak kendimizden başlamalıyız ve hep birlikte ilk adımı atmalıyız. Kadınların bu kadar güvende olmadığı bir ülkede, çocukların bu kadar güvenli olmadığı bir ülkede toplumsal barış nasıl sağlanabilir? İlk düğmeyi doğru iliklemeli, toplumsal barışa siyasetteki erkek egemen dili terk ederek, modeli, politikaları ve uygulamaları değiştirerek başlamalıyız diyor. Ve kendisi bu yaptığı çağrının içinde diyor ki, ‘İçimizdeki erkeğe sesleniyorum’ diyor. Ben Sayın Demirtaş’ın kitaplarının hemen hepsini okudum. Bu kitaplarından ilki Seher’di. Seher’deki ilk hikaye de ‘içimizdeki erkek’ti. Ona vurgu yapıyor sayın Demirtaş. Ben bu metindeki o vurgunun ilk kitabın ilk hikayesi olduğunu söylediğimde kendisi gülümsedi. Ben de ona onu daha da gülümseten başka bir şey söyledim. Seher kitabının ilki ‘içimdeki erkek’tir hikayenin, sonundaki son hikayenin adı da; ‘sonu muhteşem olacak’tır. O yüzden çok acılar çekiyoruz. Çok üzüntülere tanıklık ediyoruz. Çok utanç veren ziyaretler yapmak zorunda kalıyoruz. Ama emin olun Türkiye’de insanlar birbirini sevdikten, toplumsal barışı hep beraber içselleştirdikten sonra nasıl yüzyıl önce sonu çok güzel olmuştu ve Türkler ve Kürtler Türkiye’de yaşayan herkes, dedelerimiz hep beraber büyük bir işgali sona erdirmişler ve genç bir cumhuriyet kurmuşlardı. Yine sonu muhteşem olacak. Bu sefer ilk yüzyılda yapmadıklarımız, yapamadıklarımız varsa, hatalarımız, eksiklerimiz varsa hepsini de, hep birlikte onaracağız ve toplumsal barışı hep birlikte sağlayacağız” diye konuştu.


‘TÜRKİYE BİR SORUNU ÇÖZECEKSE TÜM AKTÖRLER KIYMETLİDİR’
Özel, önümüzdeki günlerde Doğu ve Güneydoğu’ya gerçekleştireceği 6 günde 6 ziyaret temalı programı öncesi Demirtaş’ı ziyaret etmek istediğini anlatarak, “Bu ziyaret siyasi anlamı olan bir ziyarettir. Çünkü bölgeye yapılacak Doğu, Güneydoğu’ya yapılacak 6 gündeki 6 ziyaret yani neredeyse bir haftaya varan ziyaretin ilk günü bugündür. Yedinci günü ve ilk günü bugündür. Bugün Selahattin Demirtaş’la görüşmeden, konuşmadan 6 günde 6 ilde olmanın bir anlamı olmazdı. Şunu açıkça ifade etmek istiyorum ki, Türkiye bir sorunu çözecekse, aşacaksa, geride bırakılacaksa, silahlar bırakılacaksa, analar ağlamayacaksa, Türkiye hep birlikte kalkınmaya, güçlenmeye, zenginleşmeye, bunun için de önce ve önce demokratikleşmeye önem verecekse, bunun adımı atılacaksa tüm aktörler kıymetlidir. Ancak Selahattin Demirtaş gibi bir aktörün öneminin altı da kalın kalın çizilmelidir. Ben kendi adıma, kendi görüşüm ve partimin görüşü açısından, gelecekte iyi şeyler olacaksa Türkiye için, hepimiz için, kimse kimseyi engellememeli, kişisel çıkarlar üzerinden ya da siyasi çıkarlar üzerinden hesap yapılmamalı. Ulusal çıkarlar, ülkenin çıkarları, 86 milyonun çıkarı birlikte gözetilmelidir” şeklinde konuştu.


‘SAMİMİYET ÇAĞRISI YAPIYORUZ’
Süreci çok yakından, temkinle, dikkatle takip ettiklerini dile getiren Özel, “Özellikle mutlaka ve mutlaka samimiyet çağrısı yapıyoruz. Bir samimiyet var mı yok mu? Bunun görülmesi lazım. Herkes kendine göre bir tarif yapıyor. Ben bir tarif yapacak değilim. Ben bölgeye gideceğim. Bölgede altı günde altı ili ziyaret edeceğim ve bir haftanın sonunda döndüğümüzde elbette her bir ilde değerlendirmelerimiz de olacak ama genel bir değerlendirmede de bulunacağım. Ama meselenin özü şudur ki kimse ittifakının ya da partisinin çıkarını düşünerek bir şeyler yapmaya kalkmasın. Bu, bu milletin Türkiye Cumhuriyeti’ni Türkiye Cumhuriyeti yapan tüm insanların vicdanlarından bu sefer döner. Kimse kimseyle alay etmesin, kimse kimsenin aklını hafife almasın” ifadelerini kullandı.
‘CHP ENGELLEYİCİ OLMAYACAK’
Yeni açılım sürecinde CHP’nin engelleyici konumda olmayacağını ifade eden Özel, “Esas olarak bizim görmek istediğimiz mesele bütün Türkiye’nin çıkarları için doğru bir adımın hep beraber atılmasıdır. Cumhuriyet Halk Partisi bu konuda engelleyici olmayacaktır. Tarih önünde üzüntü duyacağımız bir pozisyonda kalmayacağız. Tarih önünde, gelecekte bugünler hatırlandığında, pozisyonumuzda herkesin gurur duyacağı bir pozisyonda olacağımızı açıklıkla ifade etmek istiyorum ve önümüzdeki dönem birileri gündemi bu şekilde ele alıp sadece bunları konuşarak bir sis etkisiyle, adı Anayasa değişikliği olabilir, adı süreç olabilir, yeni bir isim konabilir, bir sis etkisiyle, yoksulluğun görünmez kılındığı ve yoksulluk konuşmanın ötelendiği, işsizliğin görülmez kılındığı, ekonomik krizin görülmez kılındığı ve özellikle satın alma gücünün bu halde olup artık toplumun çok önemli bir kısmının yoksullaştığı bu süreçte esas sorunların görünmez kırıldığı bir sürece de izin vermeyeceğiz” dedi.


‘GERİSİNDE ÇOK KÖTÜLÜKLER VE İHANETLER BIRAKTI’
FETÖ elebaşı Fethullah Gülen’in öldüğü yönündeki haberleri de değerlendiren Özel, “Kişiler öldüklerinde öbür dünyaya veballe gidiyorlarsa herhalde bu dünyadan öbür dünyaya en çok veballe giden kişi Fethullah Gülen’den başkası değildir. Gerisinde çok acılar, çok kötülükler, çok ihanetler bıraktı ve gitti. Gittiği yerde hesabını verir. Türkiye’de yargı önünde vermesini isterdik, olmadı ancak o gidince bir şey bitiyor diye kimse düşünmesin. Çünkü koca bir sermaye bıraktı arkasında ve onun gibilerin elinde koca bir siyasi güç, siyasi organizasyon bıraktı. Türkiye’de belki aktiviteleri görünür değil ama dünyanın dört bir yanındalar. Bunlara karşı çok tetikte olmak lazım. Bu ülkede devletin içine sızıp devletin silahını, kendi silahı yapmış bir silahlı terör örgütünden bahsediyoruz, onun liderinden bahsediyoruz. 55 yıl önce sızıntı adıyla çıkmış bir dergiden ve devletin her noktasına sızmış bir terör örgütünden bahsediyoruz. Sadece kurucusu öldü, örgüt ortada duruyor. Bu tehlike geçti veya bu tehlike bitti gibi bir düşünceye kimse kapılmasın. Bu sinsi örgüte karşı herkes tetikte olmalıdır. Bunun dışında söyleyecek her kelime onlar için israf” şeklinde konuştu.
‘YENİ DOĞAN ÇETESİ HASTANELERİ KAPATILMASIN, KAMULAŞTIRILSIN’
Yeni doğan çetesiyle ilgili partisinin yeterli tepkiyi göstermediği yönündeki eleştirilere de cevap veren Özel, “Yeni Doğan çetesiyle ilgili konu ortaya çıktığında haberdar olduğumuzda ben Alanya’daydım. Hemen orada açıklama yaptık. Bir heyet görevlendirdik. En sert açıklamaları da yaptık. Toplumun Cumhuriyet Halk Partisi’nin yaptığı muhalefetten ya da konuya yaklaşımından bir eksiklik gördüğü yok. Ama sosyal medyada Cumhuriyet Halk Partisi’nin örneğin biraz önceki tutumu. Bu Fethullah Gülen Cemaati’nin bütün trol orduları karşımızda. Hatta Atatürkçü hesaplarmış gibi fotoğraflarla gündem yaratmaya çalışıyorlar. Ya da Cumhuriyet Halk Partisi’nin birinci parti olmasından, tüm anketlerde önde çıkmasından rahatsız olanlar CHP’ye bir kulp takacaklar, gündemin karışıklığı içinde CHP ne yaptı? Hepiniz takip ettiniz ki ilk açıklamayı biz yaptık. İlk görevlendirmeyi biz yaptık. En sert öneriyi de ben yaptım. Diyorum ki; bu hastaneler öyle ruhsat iptaliyle askıya alınmasıyla tabelasının önüne naylon çekmekle olmaz. Gelin nasıl Türkiye’ye ihanet ediyorlar diye bu Fethullah Gülen Cemaati’nin bütün hastanelerini kamulaştırdınız, bundan büyük ihanet mi olur? Gelin bu hastaneleri kamulaştıralım. Başlarına da bu hastanelerdeki yatan hastaları, bu hastanelerden hizmet alanları zora sokmamak için hizmetin devamlılığı açısından birer devlet hastanesi olarak derhal atamaları yapalım başlarına başhekimleri ve hastanesinde bir bebeğin hayatıyla oynayarak zenginleşen ya da bunların yapılmasına engel olamayanlar da görsünler başlarına geleni. Hepsine de ibret olsun. Bundan sonra böyle bir şeyi yaşatan başına ne geleceğini görsün” diye konuştu.

‘Edirne Belediyesi’nde yeni dönem’

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Merkez İlçe Başkanı Yücel Balkanlı, Edirne Belediyesi’nde yeni bir dönemin başladığını, önceliklerinin kadınlar, gençler ve çocuklar olduğunu söyledi.
CHP Merkez İlçe Başkanı Balkanlı, Edirne Belediyesi’nde yaşanan zorlu seçim sürecini ve belediyenin geleceğe dair hedeflerini değerlendirdi. Balkanlı, CHP’nin güçlü bir mücadele sonucunda Edirne Belediyesi’nde zafer kazandığını ve bu yeni dönemde kadınlar, gençler ve çocukların öncelikli olduğunu vurguladı.
“Zorlu bir seçim sürecinden zaferle çıktık”
Balkanlı, Edirne Belediyesi’ni kazanmanın kolay olmadığını, seçim sürecinde karşılarında yalnızca bir siyasi parti değil, devletin tüm imkanlarını seferber eden bir iktidarın olduğunu belirterek, “Karşımızda sadece bir parti yoktu. Karşımızda bir devlet ve devlet imkanlarını sonuna kadar kullanan bir parti vardı. Buna rağmen, CHP olarak büyük bir mücadele verdik ve bu zorlu şartlarda Edirne Belediyesi’ne Cumhuriyet Halk Partisi bayrağını diktik. Bu başarıyı tüm örgütümüzle birlikte gururla sahiplendik” dedi.
“Kadınlar, gençler ve çocuklar önceliğimiz”
Edirne Belediyesi’nin yeni dönemde öncelik verdiği kesimlerin kadınlar, gençler ve çocuklar olduğunu vurgulayan Balkanlı, “Belediyemizin öncelikleri arasında en başta kadınlar, gençler ve çocuklar yer alıyor. Bu gruplar için özel projeler geliştiriyor ve onların yaşam kalitesini artırmak için çalışıyoruz. Sosyal projelerimizle, şehrimizin daha adil ve yaşanabilir bir yer haline gelmesini hedefliyoruz” diye konuştu.
“Alt yapı çalışmalarında önemli adımlar attık”
Edirne Belediyesi’nin kısa süre içinde önemli altyapı çalışmalarına imza attığını belirten Balkanlı, şeffaf ve katılımcı bir yönetim anlayışıyla belediyecilik faaliyetlerini sürdürdüklerini söyledi. Balkanlı, “Belediyemiz, 6 aylık gibi kısa bir sürede halkın gönlünde taht kurdu. Alt yapı sorunları üzerinde yoğun bir şekilde çalışıyoruz ve bu alanda ciddi adımlar attık. Şeffaf yönetim anlayışımız sayesinde, tüm örgütümüzle birlikte hem belediye konularını hem de sosyal projeleri yakından takip ediyor ve bunları çözüme kavuşturmak için çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
“Belediye yönetiminde şeffaflık ve halkla iş birliği esastır”
Balkanlı, Edirne Belediyesi’nde şeffaflık ilkesini benimsediklerini ve halkla iş birliği yaparak belediyecilik hizmetlerini sürdüreceklerini vurgulayarak, “Belediyecilik hizmetlerinde şeffaflık ve halkla iş birliği bizim temel ilkemizdir. Halkımızla iç içe bir yönetim anlayışı benimsiyoruz ve sorunları halkımızla birlikte tespit edip, çözümler üretiyoruz. Sosyal projelerde de öncü bir belediye olmayı hedefliyoruz” dedi.
Yücel Balkanlı, Edirne Belediyesi’nin yeni dönemde yaptığı çalışmalarla halkın takdirini kazandığını ve CHP’nin sosyal belediyecilik anlayışının Edirne’de güçlü bir şekilde uygulandığını ifade etti.

CHP’li gençler ‘Özgür Hata’ dedi

Cumhuriyet Halk Partisi İl Gençlik Kolları Başkanı Özgür Hata

Mehmet ŞELECİ

Cumhuriyet Halk Partisi İl Gençlik Kolları Başkanlığına Özgür Hata seçildi.

Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi ve Belediye Konsevatuar Binası’nda gerçekleştirilen il kongresinde Özgür Hata ve Berkay Varel’in listeleri yarıştı. Kongrede, Divan Başkanlığına CHP Gençlik Kolları MYK Üyesi Mustafa Ülkem Uruk, divan üyeliklerine ise önceki dönem İl Gençlik Kolları Başkanı ve Edirne Belediye Meclis Üyesi Sergen Kuru, Buse Altay ve Esma Uğur seçildi.

Edirne Milletvekili Baran Yazgan, Belediye Başkanı Av.Filiz Gencan Akın, CHP İl Başkanı Av.Harika Taybıllı, CHP Merkez İlçe Başkanı Yücel Balkanlı’nın yanısıra ilçe Belediye Başkanları, ilçe başkanları ve ilçe gençlik kolları başkanlarının katıldığı kongrede açılış konuşmasını CHP Gençlik Kolları MYK Üyesi Mustafa Ülkem Uruk yaptı.

CHP’nin geçmişte gençlere verdiği önemi hatırlatan örnekler veren Uruk, “CHP 50 yıllık aradan sonra yeniden birinci parti oldu. Bu başarılarının altında CHP’nin kendi içinden gelen genç isimlere verdiği önem yatar. TBMM’deki partiler arasında bir tek CHP’de yüzde 20 gençlik kotası var. Bugün mecliste 30 yaşaltı 6 milletvekili var ancak hiçbiri CHP’li değil. Bu nedenle tüzük değiştirmenin yanında zihniyeti de değiştirmek lazım” dedi.

Önceki dönem İl Gençlik Kolları Başkanı ve Edirne Belediye Meclis Üyesi Sergen Kuru’nun faaliyet raporunu sunmasının ardından ilk konuşmayı Edirne Belediye Başkanı Av.Filiz Gencan Akın yaptı.

“GENÇLERİN VE KADINLARIN DESTEĞİ İLE SEÇİMİ KAZANDIK”

Başkan Gencan Akın birlikte hareket etmenin, birbirinden güç almanın başarıyı getireceğine dikakt çekerek, “Her seçim zordur. Gençlerle kadınların sayesinde Edirne’de çok zor bir seçimi, herkesi kucaklayarak, parti ayrımı gözetmeden, birlikte hareket ederek başarı ile tamamladık. Bizlere verilen bu krediyi daha iyi değerlendirebilmemiz için hiç ayrışmadan, hep beraber yol yürümemiz gerekiyor. Birlikte hareket edersek başaramayacağımız bir şey yok” dedi.

MİLLETVEKİLİ YAZGAN: KONUŞMAYA KORKAR OLDUK

CHP Milletvekili Baran Yazgan, ülkenin bulunduğu pozisyonda insanların konuşmaya korkar hale geldiğini söyledi. Yazgan, konuşmasında şunlara yer verdi:

“Bizler milletvekilleri dahi yeterince söz hakkı kullanamaz hale geldik. Tabi burada şahsım adına bir şey söylemiyorum ama 600 tane milletvekili var bildiğiniz üzere. Yaklaşık 420 tanesi şu anda konuşamaz durumda. Bizler kalan 180 milletvekili olarak, bana her gün 10 farklı konu geliyor. İnanın yetişemiyorum, hepsini dile getirmek istiyorum, hepsiyle ilgili bir şeyler yapmak istiyorum. Bir şey yapamadığım zaman da çok üzülüyorum. Uykularım kaçıyor ama maalesef ki yetişemiyorum. Sizler de bilin istiyorum. Beraberce bunu yapmamız lazım. Hepinize çok önemli görevler düşüyor. Bir kere Cumhuriyet Halk Partili olmak zaten bir cesaret işi bu devirde. Öncelikle bütün genç arkadaşlarımızın partimize üye olup bu bayrağı daha da ileriye taşıdıkları için teşekkür ediyorum. Burada biz geleceği seçiyoruz. İnsanın ailesinden, çevresinden, işinden her şeyinden feragat ettiği, çok zorluklar yürüttüğü görevler bunlar. Hem milletvekili hem de belediye başkanlığı seçimlerimizde sizlerle birlikte çalıştık. Kadın kolları ve gençlik kolları gerçekten lokomotif oldu.

TAYBILLI: İKTİDAR İÇİN EL BİRLİĞİYLE ÇALIŞIYORUZ

CHP Edirne İl Başkanı Av. Harika Taybıllı, “Bu kongre, partimizin değerlerine ve ilkelerine bağlı kalarak, gençliğin enerjisi ve dinamizmiyle yol almamız için hepimize bir fırsat sunuyor. Hepinizin, bu sorumluluğun bilincinde olduğuna inanıyorum. Bizim en büyük gücümüz demokrasimizdir. Önemli olan bu sürecin demokratik, şeffaf ve saygı çerçevesinde gerçekleşmesidir. Bugün burada, demokrasimizin en güzel örneğini sergileyeceğinizden hiç şüphem yok. Bu kongrede, her birinizin oyu, her birinizin görüşü, son derece önemli. Bu kongrede, sizlerin sesi, iradesi ve tercihiyle şekillenecek olan gençlik kollarımız daha parlak bir geleceğin müjdecisi olacaktır. Bu noktada hepimiz çok iyi biliyoruz ki bu süreç bir yarış olmaktan çok daha öte partimize ve ülkemize hizmet etme yolunda bir bayrak değişimidir. Burada kazanan ya da kaybeden olmayacak, zira bu süreç hepimizin ortak bir zaferi olacaktır. Kongre sonucunda genel kurulun kararı, ne olursa olsun kazanan daima gençlik ve partimiz olacaktır. Kongrenin sonucu ne olursa olsun Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler güçlü bir ekip ve büyük bir aile olarak inançla, kararlılıkla ve birbirimize olan güvenle iktidara yürüyeceğiz. Sizlerle birlikte yazacağımız bu yeni hikaye partimizin gücünü ve gençliğimizin potansiyelini gösterecektir” dedi.

“Bu kongreden sonra hep birlikte omuz omuza gençliğin sesi olarak partimize çok daha güçlü katkılar sağlamanızı temenni ediyorum” diye konuşan Başkan Taybıllı sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ülkemizde özellikle de gençlerimizde büyük bir umutsuzluk ve hayal kırıklığı var. Bu salonun görevi, partimizdeki örgütlü gençlerle, yani sizlerle bütün gençleri örgütleyip demokrasinin yeniden kuruluşunun mümkün olduğunu, bu ülkenin konser ve festivallerin iptal olduğu bir ülke değil, tüm özgürlüklerin yaşanabileceği, kimsenin yaşam biçimine, hiçbir alandaki terhislerine karışılmayacağı ve müdahale edilemeyeceği gerçek bir demokratik cumhuriyete kavuşacağına, ülkenin ekonomik kaynaklarının hepimize fazlasıyla yeteceğine, bu güzel ülkenin kaçınacak değil özgürce yaşanılacak bir ülke haline gelmesi için buna hep beraber inanmamız gerektiğine onları ikna etmeniz ve onları anlatmanız gerekiyor. Bu ülkenin gençleri yalnızca bugünün değil, aynı zamanda yarının da mimarlarıdır. Sizlere güveniyoruz. Gençleri daha fazla alan açmanın, daha fazla yetki vermenin öneminin farkındayız. Gençliğin enerjisi ve dinamizmiyle el ele verdiğinizde, beraberce mücadele ettiğinizde başaramayacağınız hiçbir şey ve aşamayacağınız hiçbir zorluk yok. Gençliğin gücü partimizin ve ülkemizin en büyük teminatıdır. Bugün burada hepimiz kazananız. Gelin bu süreçten büyük bir coşkuyla çıkalım, çünkü biz çok güçlü ve güzel bir aileyiz. Yolumuz uzun ve meşakkatli ama inancımız ve birliğimizle her engeli aşacak güce sahibiz. Sizlerle birlikte ve partimize, ülkemize olan inancımızı bir kez daha tazeliyor, geleceğe umutla bakıyoruz.”

BERKAY VAREL: GÖZÜMÜZÜ İKTİDARA DİKTİK

CHP İl Gençlik Kolları Başkan Adayı Berkay Varel yaptığı konuşmada, “Bugün burada, aydınlık bir geleceği inşa etmek için bir araya geldik. Atatürk’ün bizlere bıraktığı en büyük miras olan bu güzel Cumhuriyet, özgürlük ve eşitlik temelleri üzerinde yükselmiştir. Biz gençler, bu mirası daha ileri taşımak ve ülkemizi daha parlak yarınlara ulaştırmak için buradayız. Cumhuriyet, sadece bir yönetim biçimi değil, aynı zamanda bir yaşam tarzıdır. Ulu Önder, “En büyük eserim” dediği Cumhuriyet’in değerlerini yaşamanın sorumluluğunu bizlere bırakmıştır. Bu sorumlulukla hareket ederek, gençliğin gücünü ve enerjisini kullanarak, sosyal adaletin ve eşitliğin sağlanması için mücadele ediyor, edeceğiz. Biz, Atatürk’ün vizyonuyla yetişen bir nesiliz ve bu vizyonu sürdürmekte kararlıyız” dedi.

Varel, “Ümitlerimiz, geleceğimizi şekillendiren hayallerimizle birleştiğinde, bizlere büyük bir iktidar umudu veriyor. Gençlerin fikirlerinin, hayallerinin ve potansiyellerinin önemi asla gözardı edilmemeli. Gelecek, biz gençlerin elinde. Bizler, toplumsal değişimin öncüsü olabiliriz; eğitimde fırsat eşitliğinden çevre koruma projelerine, sanat ve kültürden spor ve sağlığa kadar birçok alanda etkin bir şekilde yer alabiliriz. Hepimizin ortak hedefi, daha güçlü ve daha demokratik bir Türkiye’dir. Bu hedefe ulaşmak için hep birlikte omuz omuza verelim, dayanışmamızı artırarak, sesimizi duyuracağız. Bugün, yalnızca bir seçim için değil, aynı zamanda geleceğimiz için de buradayız. Aydınlık bir Türkiye için, Cumhuriyetin değerlerini yaşatmak ve bu değerlerin etrafında birleşmek için kararlıyız. Biz Kulaklarımızı geçmişten gelen yanlışlara ve bugünün yalan dolanına tıkacak. Kulağımızı örgüte, gözümüzü birlik, beraberlik için iktidara diktik” şeklinde konuştu.

ÖZGÜR HATA: HİÇBİR BASKI GENÇLERİ YILDIRAMAZ

Başkan adayı Özgür Hata da konuşmasına “ Bugün burada, sadece bir kongre yapmıyor, aynı zamanda Türkiye’nin geleceği için büyük bir adım atıyoruz. Gençliğin gücü, korkusuzca ilerleyen bir nehir gibidir; hiçbir engel, hiçbir baskı onu durduramaz. Bizler, Cumhuriyetimizin teminatı olarak, Atatürk’ün ilke ve devrimlerinden aldığımız güçle asla boyun eğmeyeceğiz” diyerek başladı.

Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe her zaman güvendiğini hatırlatan Hata, “Çünkü gençlik; cesaretin, inancın ve değişim iradesinin ta kendisidir. Bugün bizler, onun “Gençliğe Hitabe”de çizdiği yoldan bir adım dahi sapmadan yürüyoruz. Bağımsızlık ve özgürlük ideallerinden taviz vermeden, tam demokrasi için mücadele etmeye ant içtik! Biz, gençliğin sadece geleceğin teminatı olmadığını, bugünün de en güçlü sesi olduğunu biliyoruz. Çünkü gençlik demek; yenilik demek, değişim demek, devrim demek! Bugün Türkiye’nin her bir köşesinde, umutsuzluk yerine umut yeşertmeye; karanlık yerine aydınlık getirmeye kararlıyız. Değerli arkadaşlarım, bizler sadece bu topraklarda yaşayan gençler değiliz. Bizler, Cumhuriyetin yılmaz bekçileriyiz! Atatürk’ün ilke ve devrimlerini rehber edinmiş, özgür, bağımsız ve laik Türkiye için mücadele eden neferleriz. Hiçbir baskıya, hiçbir tehdide boyun eğmeyeceğiz. Çünkü bizim yolumuz Atatürk’ün aydınlattığı yoldur! Bu yolda ne zaman bir karanlıkla karşılaşsak, Atatürk’ün şu sözünü hatırlayacağız: “Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim.” Bizler de umudumuzu yitirmeyeceğiz! Sevgili genç kardeşlerim, sizler bu davanın en önemli temsilcilerisiniz. Birlikte, yan yana, omuz omuza yürümeye devam edeceğiz. Kimsenin bize biçtiği sınırlara hapsolmayacak, korkusuzca ilerleyeceğiz! Ben, bu göreve sizlerin desteğiyle talibim. Birlikte, daha güçlü, daha cesur ve daha aydınlık yarınlar için mücadele edeceğimize inanıyorum. Birlikte başaracağız” dedi.

ÖZGÜR HATA’NIN LİSTESİ KAZANDI

Başkan adaylarının konuşmalarının ardından seçimlere geçildi. İki listenin yarıştığı seçimlerde kullanılan oyların 88’ini alan Özgür Hata CHP İl Gençlik Kolları Başkanı oldu.

Başkan Özgür Hata’nın Yönetim Kurulu şu isimlerden oluştu:

Mehmet Can Akay, Mert Alırat, Mücahit Baştuğ, Mert Bayır, Öykü Beyoğlu, Berkay Er, Uğur Girgin, Ceren Kacal, Batuhan Karaağaç, Savaş Özer, Beyza Öztürk, Emirhan Şenyürek, Esma Uğurlu, Ebru Yılmaz.

KUTULTAY DELEGELERİ: Özgür Hata, Esma Uğurlu, Umut Yılmazlar, İlgi Durmaz.

‘İktidar geleceği de karanlığa gömmek istiyor’

Zafer Partisi Edirne Merkez İlçe Başkanı Arda Meriç, Merkez Bankası A.Ş Para Politikaları Kurulu’nun son kararı ile enflasyonla mücadelede faiz artışlarının maliyet ve aşırı kar kaynaklı yüksek enflasyonu düşürmekte yetersiz olduğunu kabul ettiğini bildirdi.
Zafer Partisi erkez İlçe Başkanı Meriç, “Ekonomik Başarılar Ülkesi: Yükselen Enflasyon ve Derinleşen İşsizlik ile Güçlü Bir Geleceğe!” başlığı paylaştığı yazılı açıklamasında, “17 Ekim 2024 Tarihi’nde Merkez Bankası A.Ş Para Politikaları Kurulu Kararında; ‘Enflasyondaki iyileşmenin hızına dair belirsizlik ise son dönemdeki veri akışı ile artmıştır. Kurul, enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarının dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam ettiğini kaydetmiştir’ ibaresi ile enflasyonla mücadele de faiz artışlarının maliyet ve aşırı kar kaynaklı yüksek enflasyonu düşürmekte yetersiz olduğunu kabul etmektedir” ifadelerine yer vererek şunları kaydetti:.
“Hükümetin ‘Faiz Enflasyon’ ilişkisine odaklanmak yerine, enflasyonu yükselten şirket kârları kanalına dikkat çekmesi, para politikasını sıkılaştırma ihtiyacını ortadan kaldırabilir. Bu bağlamda, Türkiye’de enflasyonu düşürmeyi hedefleyen hükümetin, enflasyona orantısız bir şekilde katkıda bulunan tekelci firmaların piyasa gücünü/fiyatlama davranışlarını dikkate alması gerekmektedir. Aksi halde mevcut durum Kobi’ler başta olmak üzere piyasada tutunamayacak olan küçük işletmelerin batmasına ve var olan işsizliğin derinleşmesine katkı sunmaya devam edecektir.
Unutulmamalıdır ki iktisat bir toplum bilimidir. İktisadi karar alırken toplumun refahını öncelenmesi gerekir, aksi halde iktisadi bozulmalarla beraber toplumsal bozulmalar da hız kazanır. Merkez Bankası’nın bu açıklamasının ardından toplumu bekleyen en önemli sorunlardan biri de küçük işletmelerin ve kobilerin nakit akışlarını yönetemeyerek batması ve müteakip süreç içerisinde karşılaşacağımız artan işsizlik olacaktır.
Hükümet istihdam politikaları yaratıp uygulamaktaki acizliğini geçici sığınmacılara yönelik çalışma izninin 6 aydan 3 yıla çıkararak çözmeyi mi amaçlıyor? Zira ekonomik katkıları binde biri dahi olmayan bu grup derinleşen ekonomik kriz içerisinde çözüm olmadığı yalnız iktisadi değil aynı zamanda da toplumsal bozulmanın da artmasına neden olacaktır. Başta kayıt dışı ekonomik faaliyetler olmak üzere son yıllarda Sosyal Bilimler literatüründe yer almaya başlayan ‘Ev Genç’i’ kavramı ile de iktidar yalnız günümüzü değil geleceğimizi de karanlığa gömmek istediğini her fırsatta dile getirmektedir.”

‘Yönetim felaketiyle karşı karşıyayız’

İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi üzerine yaptığı konuşmada, hükümetin yanlış politikaları ve plansız yönetim anlayışı sebebiyle Türkiye’nin derin bir ekonomik kriz ve belirsizlik ortamına sürüklendiğini dile getirdi. Akalın, İYİ Parti Grubu adına yaptığı bu konuşmada, özellikle tüketici haklarını, yerli üreticileri ve ekonomik istikrarı tehdit eden bu politikaların sonuç-larına dikkat çekti.
“Yönetim Felaketiyle Karşı Karşıyayız”
Konuşmasına hükümetin politikalarını sert bir şekilde eleştirerek başlayan Akalın, Türkiye’nin sadece bir ekonomik krizle değil, aynı zamanda bir yönetim felaketiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. Mevcut hükümetin plansız ve tutarsız politikalarının ülkeyi kaosa sürüklediğini ifade eden Akalın, geçim sıkıntısı yaşayan ailelerden yurt dışına göç etmek zorunda kalan genç beyinlere kadar geniş bir kesimin bu krizden olumsuz etkilendiğini söyledi.
Akalın, bu politikaların sonucunda Türkiye’nin yatırımcılara güven veren bir ülke olmaktan çıktığını ve giderek daha fazla korku salan bir ülkeye dönüştüğünü ifade etti. “Kendi yarattığı ekonomik krizle boğuşan bir iktidarın, geçinemeyen vatandaşlarımıza, gençlerimize ve yatırımcıya güven vermesini beklemek hayal değil de nedir?” diye soran Akalın, hükümetin mevcut kriz yönetiminin başarısız olduğunu vurguladı.
“İnsanları Umutlarla Kandırdınız, Şimdi Korku Aşılıyorsunuz”
Prof. Dr. Mehmet Akalın, iktidarın halkı yönetirken iki önemli stratejiyi kullandığını belirtti: Umut verme ve korku aşılama. İktidarın ilk yıllarında halka umut vaat ettiğini, ancak yanlış politikalarla bu umutları tükettiğini ifade eden Akalın, bugün ise korku aşılayarak iktidarlarını sürdürmeye çalıştıklarını söyledi. “Bu senaryonun sonu yok!” diyen Akalın, iktidarın bu stratejinin sürdürülebilir olmadığını ve ülkeyi istikrarsızlığa sürüklediğini belirtti.
“Bu Teklifte Demokratik Süreçlere Yer Verilmedi”
Akalın, kanun teklifinin usulüne ilişkin ciddi eleştirilerde bulundu. Teklifin hazırlanma ve komisyon görüşme süreçlerinin son derece hızlı ve tartışılmadan ilerletildiğini dile getirerek, bu sürecin demokratik bir yasa yapma sürecine uygun olmadığını savundu. Sivil toplum kuruluşları, uzmanlar ve ilgili kurumların görüşleri alınmadan hazırlanan teklifin, eksik ve hatalı olduğunu söyledi. Özellikle Türkiye Rekabet Kurumu gibi önemli paydaşların görüşlerinin alınmamasını eleştiren Akalın, yasaların daha geniş bir katılım ve tartışma ortamında yapılması gerektiğini vurguladı.
“Elektronik Ticaret Sektöründeki Düzenlemeler Yerli Üreticileri Zayıflatıyor”
Teklifin esasına dair yaptığı değerlendirmelerde ise Akalın, elektronik ticaret sektörüne ilişkin lisans ücretlerinin net işlem hacmi üzerinden hesaplanmasının büyük sakıncalar barındırdığını söyledi. Bu düzenlemenin özellikle Çin menşeili e-ticaret devlerine avantaj sağladığı algısına yol açtığını belirten Akalın, bu durumun yerli üreticiler ve küçük esnaf için haksız rekabet ortamı oluşturduğunu ifade etti. “Bu yöntemle, yerli üreticilerimiz adeta pazardan siliniyor, yok oluyor” diyen Akalın, hükümetin bu konuda daha adil ve dengeli bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini savundu.
“Tüketici Kredileri ve Sosyal Güvenceler Konusunda Yetersiz Yaptırımlar Var”
Akalın, konuşmasında tüketici kredisi ve konut kredisi sözleşmeleriyle ilgili düzenlemelere de değindi. Bu sözleşmelerin yazılı veya mesafeli olması gerekliliğini olumlu bulduğunu belirten Akalın, ancak bu düzenlemeye uymayanlara yönelik yaptırımların yetersiz olduğunu vurguladı. Özellikle elektronik dolandırıcılık ve sahtekarlıkların arttığı bir dönemde, tüketiciyi korumak adına çok daha güçlü yaptırımların getirilmesi gerektiğini söyledi.
Ayrıca, doğrudan satış sistemi ile çalışanların sosyal güvencelerinin eksikliğine dikkat çeken Akalın, bu sektörde çalışan birçok kişinin kayıt dışı ekonomi içerisinde çalıştığını ve sosyal güvenceden mahrum kaldığını ifade etti. Hükümetin sosyal güvence konusunda gerekli düzenlemeleri yapmadığını belirten Akalın, bu alandaki eksikliklerin bir an önce giderilmesi gerektiğini savundu.
“Yerli Üreticilere Destek Verilmedi”
Prof. Dr. Akalın, kanun teklifinde coğrafi işaretli ürünlerin desteklenmesi konusunda herhangi bir düzenleme yapılmamış olmasının yerli üreticiler için büyük bir kayıp olduğunu söyledi. Yerli üreticilerin desteklenmesi ve bu tür ürünlerin ticaretinin kolaylaştırılması gerektiğini ifade eden Akalın, hükümetin bu konuda adım atmamasının yerli üreticileri hayal kırıklığına uğrattığını belirtti.
“Yabancı Yatırımcı Güveni Zedeleniyor”
Akalın, yasaların sık sık değiştirilmesinin ve bu tür belirsiz düzenlemelerin yabancı yatırımcıların Türkiye’ye olan güvenini zedelediğini söyledi. Yatırımcıların öngörülebilir ve sağlam bir yasal çerçeveye ihtiyaç duyduğunu belirten Akalın, mevcut durumda Türkiye’nin uluslararası itibarının zarar gördüğünü dile getirdi. Hükümetin belirsizlik yaratmaktan vazgeçmesi gerektiğini ifade eden Akalın, Türkiye’nin ekonomik istikrarı sağlamak için uzun vadeli ve güvenilir politikalara ihtiyacı olduğunu vurguladı.
“İYİ Parti, Vatandaşların Haklarını Korumaya Devam Edecek”
Konuşmasını sonlandırırken, İYİ Parti olarak bu kanun teklifine ilişkin eleştirilerini ve çözüm önerilerini sunmaya devam edeceklerini belirten Akalın, vatandaşların haklarını savunacaklarını ifade etti. Akalın sözlerini ;Tüketici haklarını koruyan, yerli üretimi destekleyen ve adil rekabeti sağlayan düzenlemelerin hayata geçirilmesinin Türkiye’nin menfaatine olacağını ifade ederek konuşmasını tamamladı.

‘Hakça paylaşmak için varız’

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Merkez İlçe Başkanı Yücel Balkanlı, AKP hükümetinin yıllardır uyguladığı politikaları sert bir dille eleştirerek, yoksulluğun sistematik olarak yönetilmeye çalışıldığını, ancak CHP’nin hakça bir düzen yaratma hedefiyle hareket ettiğini vurguladı. Balkanlı, AKP’nin yoksulluğu çözümsüz bırakan yaklaşımını eleştirirken, CHP’nin bu sorunu kökten çözmek için kararlılıkla çalıştığını belirtti.
“AKP yoksulluğu yaratıyor, sonra yönetmeye çalışıyor”
Balkanlı, AKP’nin 22 yıldır Türkiye’de yoksulluğu derinleştirerek, halkın yaşamını zorlaştırdığını ifade ederek, “AKP, yoksulluğu çözmek yerine bu durumu adeta yönetmeye çalışıyor. Kendi yarattığı yoksulluk üzerinden vatandaşları çaresiz bırakıyor ve insanlara destek adı altında bağımlılık ilişkileri kuruyor. Yoksulluğu ortadan kaldırmak gibi bir amacı yok; sadece bu durumu idare ederek iktidarını sürdürüyor” dedi.
“Hakça paylaşan bir düzen”
CHP’nin yoksulluğu yönetmek gibi bir düşüncesi olmadığını, aksine, toplumda adil ve hakça bir paylaşımı sağlamak için mücadele ettiklerini belirten Balkanlı, “Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizim amacımız yoksulluğu yönetmek değil, yoksulluğu tamamen ortadan kaldırmak ve halkımıza hak ettiği adil düzeni sunmaktır. Hakça paylaşan bir düzen yaratmak için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Yoksulluğun çözümü, toplumun her kesimine eşit şekilde sunulan kaynaklarla mümkün olacaktır” diye konuştu.
“Edirne Belediyesi, gençler ve kadınlar için örnek çalışmalar yürütüyor”
Balkanlı, Edirne Belediye Başkanı Av. Filiz Gencan Akın’ın önderliğinde gerçekleştirilen sosyal projelerin takdir topladığını belirterek, Edirne Belediyesi’nin özellikle gençler ve kadınlar için öncü projeler geliştirdiğini şu sözlerle vurguladı:
“Belediyemiz, sosyal adaletin sağlanması için örnek çalışmalar yürütüyor. Kadınlara ve gençlere yönelik projelerle Edirne’de sosyal dengeyi koruma adına büyük adımlar atıldı. Bu projeler, yoksullukla mücadelede önemli bir rol oynuyor.”
“AKP iktidarı halkı fakirleştiriyor”
Balkanlı, AKP’nin 22 yıllık iktidarı boyunca halkı yoksullaştıran, ekonomik krizi derinleştiren politikalar izlediğini belirterek, “AKP, ekonomiyi çökertti, halkı fakirleştirdi ve umutlarını yok etti. Vatandaşlarımız her geçen gün daha da yoksullaşıyor. AKP’nin politikaları, zenginleri daha zengin, fakirleri ise daha fakir hale getirdi. Bu yönetim tarzı sürdükçe halkın refahı mümkün olmayacaktır” diye konuştu.
“Adil bir Türkiye inşa edeceğiz”
Balkanlı, CHP’nin iktidara gelmesiyle birlikte sosyal adaletin sağlanacağı, ekonomik eşitsizliklerin giderileceği bir Türkiye inşa edeceklerini belirterek,sözlerini şöyle tamamladı.
“CHP olarak, Türkiye’nin kaynaklarını hakça paylaşacağız. Sosyal yardımları bağımlılık aracı olarak kullanmak yerine, herkesin onurlu bir yaşam sürebileceği adil bir düzen kuracağız. Halkın refahı ve mutluluğu, bizim en büyük önceliğimizdir.”

Hakan Şahin, İYİ Parti İl Başkanı

İYİ Parti Edirne İl Başkanlığına Hakan Şahin getirildi. Alpay Engin Alpagut’un yerine il başkanlığına getirilen Şahin, “İYİ Partimizi iktidara taşımak için çalışacağız” dedi.


Edirne Milletvekili Mehmet Akalın, “Sayın Genel Başkanımızın olurlarıyla İYİ Parti Edirne İl Başkanlığı görevine atanan Sayın Hakan Şahin’i tebrik ediyor ve yeni görevinde başarılar diliyorum. Edirne’miz ve partimiz adına yapacağı çalışmalarda başarılı olacağına inancım tamdır” diyerek atamayı duyurdu.
Milletvekili Akalın, “Ayrıca, önceki dönem İl Başkanımız Alpay Alpagut Engin’e de bugüne kadar partimize ve Edirne’mize sunduğu özverili hizmetlerinden dolayı gönülden teşekkür ederim. Gösterdiği emekler, her zaman kıymetli olacaktır” dedi.


İL BAŞKANI ŞAHİN’İN PAYLAŞIMI
İYİ Parti Edirne İl Başkanı olarak atanan Hakan Şahin sosyal medya hesabından yaptığı payaşımda İYİ Parti’yi iktidara taşımak için çalışacaklarını söyledi. Başkan şahin’in paylaşımı şöyle:
Değerli dava arkadaşlarım, İYİ Partimizin çok değerli üyeleri, Sevgili Edirne’li hemşehirlilerim,
Önceki dönem İl Başkanımız Sayın Alpay Alpagut Engin, Edirne Milletvekilimiz Sayın Prof.Dr.
Mehmet Akalın, İl, İlçe teşkilatlarımızın önerisi Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Sayın Hasan Toktaş’ın teveccühü, Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu’nun olurlarıyla, İYİ Parti İl Başkanı olarak atanmış bulunmaktayım.
Birlik, beraberlik ve kararlılıkla kenetlenerek İYİ partimizi iktidara taşımak için çalışacağız.
Başaracağız. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.