Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Merkez İlçe Başkanı Yücel Balkanlı, Türkiye’de her üç çocuktan birinin kahvaltı etmeden okula gittiğini belirterek, “Bu durum, ülkemizin geleceğine yapılmış en büyük haksızlıktır” dedi. CHP Merkez İlçe Başkanı Balkanlı, Genel Başkan Özgür Özel’in çocukların eğitimine dair yaptığı önemli açıklamalara tam destek verdi. “EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ SAĞLANMALIDIR” Balkanlı, eğitimde yaşanan eşitsizliklerin derinleştiğini ve sosyal adaletin sağlanması için acilen harekete geçilmesi gerektiğini söyledi. “Her çocuk, eşit şartlar altında eğitim almalı ve eğitim hakkı, herhangi bir ayrımcılığa tabi olmadan sunulmalıdır” diyen Balkanlı, sorunun çözümü için toplumun tüm kesimlerine çağrıda bulundu. “ÇOCUKLARIN GIDA VE SU İHTİYACI TEMEL BİR HAKTIR” Özgür Özel’in “AKP’ye çağrımızdır: Partizanlık yapmayın, çocukları aç ve susuz bırakmayın!” sözlerine atıfta bulunan Balkanlı, “Çocukların gıda ve su ihtiyacı, siyasi bir tartışmanın ötesinde, temel bir insani haktır. Bu konuda hiçbir çocuğun mağdur edilmemesi için gereken önlemler derhal alınmalıdır” ifadelerini kullandı. GÖREVE HAZIRIZ Yücel Balkanlı, eğitim alanında yaşanan olumsuzlukların giderilmesi adına CHP’nin her zaman çözüm önerileriyle yanlarında duracağını belirtti. “Kapılarını açtığınız her okulda sıcak yemek ve su dağıtmaya, hijyen sağlamaya hazırız” diyerek tüm yerel yönetimleri ve sivil toplum kuruluşlarını bu konuda sorumluluk almaya davet etti. Balkanlı, “Eğitimde fırsat eşitliği sağlanmadığı sürece, ülkemizin gelecekteki potansiyelinden faydalanmamız mümkün olmayacaktır” diyerek, çocukların yanındayız mesajını net bir şekilde verdi. CHP olarak çocukların yaşam koşullarını iyileştirmek için mücadele etmeye devam edeceklerini ifade etti.
İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, gençler arasında giderek yaygınlaşan yasa dışı şans oyunları ve kumar bağımlılığına dikkat çekerek, bu tehlike karşısında hükümetin harekete geçmesi gerektiğini vurguladı. Akalın, “Gençlerimizi bu bağımlılıklardan, bu yıkıcı oyunlardan kurtarmak için zaman kaybetmeden harekete geçilmelidir; aksi takdirde kaybedecek çok şeyimiz olacaktır” dedi. Akalın, Türkiye’de şans oyunlarının her geçen gün daha fazla yaygınlaştığını belirterek, iktidarın bu konuda etkili bir adım atmadığını ifade etti. “Politikalarınız neticesinde, hayallerinden umudunu kesen gençlerimiz kısa vadeli kazanç hayaliyle önce masum bir şekilde başlayan bu oyunların içine çekiliyor. Sonrasında kaybettikçe kazanma umuduyla sisteme daha fazla para yatırmaya başlıyorlar” diyen Akalın, bu durumun gençlerde stres, kaygı, depresyon ve yalnızlık gibi ciddi psikolojik sorunları beraberinde getirdiğini söyledi. “Gençlerimizin Akademik ve Sosyal Yaşamı Zarar Görüyor” Akalın, yasa dışı bahislerin gençlerin akademik başarılarını, iş hayatlarındaki performanslarını ve aile içindeki ilişkileri olumsuz etkilediğini dile getirdi. “Kaybedilen sadece para değil, aynı zamanda hayaller, ilişkiler, aile bağları ve en acısı kaybolan bir hayat oluyor” diyerek, kumar bağımlılığının daha trajik sonuçlara yol açtığını ve intihar gibi dramatik olayların yaşandığını kaydetti. “Kumar Bağımlılığının Önlenmesi İçin Ciddi Adımlar Atılmalı” Öncelikle yasa dışı bahis sitelerinin engellenmesi gerektiğini belirten Akalın, dijital kumar platformlarının bankacılık sistemleriyle entegre olmasının engellenmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, gençleri bilinçlendirecek eğitim programlarının başlatılmasını, ebeveynler için rehberlik programları ve danışmanlık hizmetleri verilmesini önerdi. “Bu konuda hiçbir ilerleme kaydedilmediği takdirde gençlerimizi bu karanlık yola itmeye devam edeceksiniz” diyen Akalın, sosyal medya ve fenomenlerin etkisiyle gençlerin bu tehlikeli platformlara çekildiğine dikkat çekerek, hükümeti bu sorunun ciddiyetine karşı sorumluluk almaya çağırdı. “Bu Tehlikenin Araştırılması Gerekiyor” Akalın, yasa dışı bahis çetelerinin ülke içinde nasıl bu kadar rahat faaliyet gösterebildiğinin de araştırılması gerektiğini belirtti. “Yasa dışı bahis reklamlarının bugün çıkmış gibi bir algı oluşturulması çok yanlış” diyen Akalın, bu olayların nasıl gerçekleştiği ve önlenmesi için ne tür adımlar atılması gerektiği konusunda hükümeti göreve davet etti. Prof. Dr. Mehmet Akalın, sözlerine son verirken, gençlerin ülkenin geleceği olduğunu vurguladı ve bu sorunun çözülmemesi durumunda Türkiye’nin çok şey kaybedeceğini söyledi.
Saadet Partisi Edirne İl Başkanı ve Genel İdare Kurulu Üyesi Av. Sinan Tekin ve beraberindeki heyet, Ankara’ya çıkarma yaptı.
Saadet Partisi Genel İdare Kurulu (GİK) Üyesi ve Edirne İl Başkanı Av. Sinan Tekin, il başkan yardımcıları, ilçe başkanları, kadın ve gençlik kolları ile Saadet Partisi Grup Toplantısı’na katıldı. Ziyaret ile ilgili açıklama yapan Tekin; “Saadet Partisi Edirne İl Teşkilatı olarak; partimiz, milletvekillerimiz mecliste bir yılını doldurdu. Süreç içerisinde çok önemli çalışmalar yapıldı. Bu manada vekillerimizin yanında olmak, onları tebrik etmek adına meclis grup toplantısına katılım sağladık. Saadet Partisi Genel Başkan Vekili, Kayseri Milletvekili ve 24 Kasım tarihinde yapılacak olan 9. Olağan Kongrede tüm teşkilat kademelerinin ittifakı ile Genel Başkan adayı olan Mahmut Arıkan’ı ziyaret ettik. Milli Görüşçü olmanın şuuruyla, tüm teşkilatlarımızla, tüm unsurlarımızla, vazifelerimizi birlik, beraberlik içerisinde yapmaya devam edeceğiz. Allah yar ve yardımcımız olsun.” şeklinde konuştu.
Edirne Milletvekilleri ile de görüşen Tekin; “Ak Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan ve İyi Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın’ı mecliste ziyaret ettik. Bizim derdimiz, sevdamız Edirne’dir. Sultanlar Şehri Şehirler Sultanı Edirne her şeyin en iyisini hak ediyor. Yapılacak çok iş var. Edirneliler olarak, şehrin tüm siyasetçileri ve kanaat önderleri olarak, kalbi Edirne için atanlarla birlikte, hep beraber şehrimizin imarı, şehrin ekonomisinin gelişimi, halkımızın mutluluğu için hep birlikte çalışmalıyız. İktidarı ve muhalefeti ile birlikte hareket edersek Edirne’nin çözülemeyecek sorunu yok” dedi.
Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, soru önergesi verdiği Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın verdiği yanıtı değerlendirdiği açıklamasında, tarımsal sulama yatırımları tamamlanmak için para, bunlar uzun yıllardır tamamlanamadıkları için de diğerlerinin sırasını beklediğini söyledi. Milletvekili Ediz Ün’ün soru önergesine cevap veren Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, il genelinde 13 tarımsal sulama yatırımın yapımının devam ettiğini, 5’inin yatırım programına alınmasının teklif edildiğinin, 24’ünün projesinin hazırlanmakta olduğunu ve 4’ünün de planlama aşamasında olduğunu açıkladı. Bakanın verdiği yanıtı değerlendiren Edirne Milletvekili Ediz Ün “Tarımsal sulama yatırımları tamamlanmak için para bekliyor. Mevcut yatırımlar uzun yıllardır tamamlanamadıkları için de diğerleri sırasını bekliyor” dedi. Geçen yıl özellikle ayçiçeğinde yaşanan büyük verim kaybının sebebi olan kuraklığın birkaç yılda bir olan bir durum olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Ün, bu yıl da benzer bir kuraklık yaşandığına dikkat çekti. Küresel ısınmayla birlikte kuraklığın ve diğer hava olayların yaşamımızın bir parçası olacağına değinen Ün bu duruma hazırlıklı olunması ve önlem alınması gerektiğini ifade etti. Yaşanan kuraklığa rağmen sulama yatırımlarının bitirilmediğini, gerekli kaynakların sağlanmadığını bunun bir siyasi tercih olduğunu vurguladı. Bu yılın Ekim ayında ülke genelinde yağışlar geçen yıla göre %27 ve uzun yıllara göre %46 azaldığını ifade eden Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün açıklamasını şöyle sürdürdü: “Türkiye’de yaşayan herkes artık iyiden iyiye iklim değişikliğinin ve kuraklığın etkilerini kendi yaşamında hissediyor. Buna rağmen Tarım ve Orman Bakanlığı suyun kullanımı için gerekli önlemleri almakta üzerine düşeni yapmıyor. Tarım ve Orman Bakanın sorularımıza verdiği cevaba göre Edirne’de halen 13 tarımsal sulama projesinin yapımı sürüyor. Bu projeler uzun yıllardır Edirne kamuoyunun bildiği yılan hikayesine dönen projeler. Bu projelerin durumunu anlamak için ‘Çakmak Sulaması’ desek yeterli olur. Peki yapımı için projeleri hazırlanmış, projeleri hazırlanan, planları yapılan diğer 30’un üzerindeki tarımsal sulama yatırımı ne olacak? Hatta henüz planlama aşamasına bile geçmeyenler var birde. Kimse kendini kandırmasın. Edirne’nin gerçek ihtiyacı bu yatırımların hızlı bir şekilde tamamlanmasıdır. Çiftçiye kazandıracak olan budur. Edirne’ye katma değer sağlayacak şeylerin başında tarımsal sulama yatırımları gelmektedir. Kuraklık geçen yıl yaşanmış ya da bu yıl için olan bir şey değildir. Bundan sonra hayatımızın bir parçasıdır ve planların ona göre yapılıp önlem alınması gerekmektedir. Ya kaynakları bu yatırımların tamamlanması için kullanır ya da yandaşa aktarır çarçur edersiniz. Bu bir siyasi tercihtir ve AKP ikincisini tercih etmektedir.”
İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü KİT Alt Komisyonu Toplantısı’nda özellikle TMO’dan alacaklarının gecikmesi nedeniyle çiftçilerin zor durumda bırakıldığını ifade etti İYİ Parti Milletvekili Prof. Dr. Akalın, çiftçilerin yaşadığı sorunları Meclis gündeme taşıdı. Kurumun denetimi kapsamında çiftçilerimizin ofisle yaşadığı sorunlara dikkat çeken Akalın, özellikle TMO’dan alacaklarının gecikmesi nedeniyle çiftçilerin zor durumda bırakıldığını ifade etti. “Çiftçilerimiz Borç Yükü Altında Faizle Yüz Yüze Kalıyor” Prof. Dr. Mehmet Akalın, çiftçilerin Toprak Mahsulleri Ofisi’nden alacaklarını zamanında tahsil edemedikleri için borç yükü altında faizle karşı karşıya kaldıklarını belirterek, “Çiftçiler, Ofis’ten alacaklarını zamanında tahsil edemediği için borçlarından dolayı faiz yükü ile karşı karşıya kalıyor. Bu sorunun çözümü için, bankalar ve kurumlar arasında mutabakata varılarak çiftçiye ek bir faiz yükü getirilmemesi gerektiğini vurguladık” dedi. İthalat Politikaları Yerli Üreticiyi Zor Durumda Bırakıyor Akalın, ithalat politikalarının yerli çiftçilerimizi zor durumda bıraktığına dikkat çekerek, “İthalat politikaları, kendi çiftçimizi ekonomik açıdan zayıflatıyor ve onları üretim yapamaz hale getiriyor. Trakya’nın verimli tarım arazileri yabancı sermayeye geçerken yerli üreticilerimiz borç batağına saplanıyor” ifadelerini kullandı. “Tarımda Dışa Bağımlılık Artıyor, Topraklarımız Yok Oluyor” Toprağın Türkiye’nin geleceği olduğunu belirten Akalın, “Tarımda dışa bağımlılığımız arttıkça, geleceğimizin teminatı olan topraklarımız maalesef yok oluyor. Yerli üreticiye sahip çıkılmalı. Türkiye’nin kaynakları, köylü Mehmet’in, yerli üreticinin desteklenmesi için kullanılmalı” şeklinde konuştu. “Yunanistan’daki Theodarası, Amerika’daki John’u Düşünmekten Ziyade Kendi Köylümüz Mehmet’i Düşünün!” Akalın, ithalat politikalarında yabancı üreticiyi öncelikli gören politikaların değiştirilmesi gerektiğini vurguladı. “Yunanistan’daki Theodarası, Amerika’daki John’u düşünmekten ziyade köylümüz Mehmet’i düşünmek zorundayız” diyen Akalın, Türkiye’nin tarımda kendi kendine yeten bir ülke haline gelmesi için yerli üreticinin desteklenmesi gerektiğini belirtti.
Saadet Partisi, 24 Kasım tarihinde 9’uncu Olağan Büyük Kongresi’ni gerçekleştirecek. Kongreye ilişkin açıklamalarda bulunan Saadet Partisi Edirne İl Sekreteri Faruk Yalçınkaya, Pazar günü gerçekleştirilecek 9’uncu Olağan Büyük Kongre’nin Türkiye, bölge ve tüm dünya insanlığı için hayırlara vesile olması temenni-sinde bulundu. Saadet Partisi Edirne İl Sek-reteri Faruk Yalçınkaya, 24 Ka-sım’da gerçekleştirilecek kongreye ilişkin yazılı basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, ger-çekleştirilecek 9’uncu Olağan Bü-yük Kongre’nin “Yaşanabilir Bir Türkiye Ancak Saadet’le Olur” konsepti ile gerçekleştirileceğini anımsatarak, kongrenin sadece Saadet Partisi için değil, Türkiye için de önemli olduğunu belirtti. Yalçınkaya, “Türkiye bugün yöne-<tilmiyor; geçiştiriliyor, savruluyor, dağılıyor” dedi. Gerçekleştirilecek 9’uncu Olağan Büyük Kongre’nin “Yaşanabilir Bir Türkiye Ancak Saadet’le Olur” konsepti ile gerçekleştirileceğini anımsatan Yalçınkaya, vatandaşların yaşadığı sorunlara da dikkat çekerek, “Aziz milletimiz; güvenlik, ekonomi, eğitim, sağlık, hukuksuzluk, çarpık kentleşme ve daha sayılamayacak birçok sorunla baş başa bırakılmış durumda. Bırakılmış diyorum çünkü Türkiye bugün yönetilmiyor; geçiştiriliyor, savruluyor, dağılıyor” dedi. Kongre ile iktidara yürüyüşün başladığını işaret eden Yalçınkaya, “Yarım kalmış hikâyeyi tamamlayıp Büyük ve Güçlü Türkiye’yi inşa etmek için yola çıkıyoruz. Bugüne kadar olan inancımızı, gayretimizi bundan sonra bin ile çarparak gösterecek, aşkla koşan yorulmaz diyerek aziz milletimiz için çalışacağız. Bu kongrenin ülkemizin, aziz milletimizin ve bölgemizin huzuru, güvenliği ve istikbali için ne denli hayati bir öneme sahip olduğunu herkes biliyor. Bizler de bunu biliyoruz ve tüm hazırlıklarımızı beklentilere cevap verecek bir şekilde hazırlıyoruz” ifadelerini kullandı.
21.Dönem Edirne Milletvekili Şadan Şimşek, uygulanan yanlış ekonomik, sosyal ve kültürel politikalar sonucunda; sosyal gelir dağılım dengesizliği oluşarak, orta gelir grubunun yok, zengin çok zengin olduğunu, fakirin ise çok fakir hale geldiğini söyledi. Eski Milletvekili Şimşek, yaptığı yazılı açıklamada ülkenin gerçek gündemi ile siyasetçilerinin gündeminin farklı olduğunu belirterek şunları kaydetti: “Ülkemizde bir yandan her geçen gün ağırlaşan ekonomik kriz, alım gücünün azalması, işsizliğin artması, diğer taraftan kuraklık, ileri ki yıllarda yaşanacak gıda ve su krizidir. Ülkemizin gerçek gündemi ile siyasetçilerimizin gündemi farklıdır. Daha doğrusu koyun can derdinde… Kasap et derdinde… Ülkemizde başta karar vericiler olmak üzere, kamu kurum kuruluşları, ziraat odaları, üretici birlikleri ve akademisyenlerimizle toplanarak gerekli önlemlerin alınması gereklidir. Edirne il, ilçe, belde, köy ve mahalle ziyaretlerimde; Halkımızın tek gündemi geçim olup, üreticilerimiz girdi fiyatlarının yüksekliği ile üretim yapamamaktadır. Defalarca, yıllarca siz değerli yerel basınımız aracılığı ile, ziyaretlerimizde dile getirdiğim; üretim odaklı ekonominin yerine 22 yıldır uygulanan tüketim odaklı ekonomi programının uygulanması ile, her şeyimizi ithal eder, dışa bağımlı hale getirdik. Ülkemizde 22 yıldır yönetenlerin halkımıza balık tutmayı değil, balık yemeye alıştırdı. Üretim merkezlerimiz, iktidarın yanlış politikaları nedeniyle bir bir kapatmak zorunda kaldı. İşletmeler, üreticiler çalışarak batmakta, borç batağında yaşamaktadır. Ülkemizde uygulanan yanlış ekonomik, sosyal ve kültürel politikalar sonucunda; sosyal gelir dağılım dengesizliği oluşarak, orta gelir grubu yok oldu. Zengin çok zengin… Fakir çok fakir hale geldi… Bir de başta Suriye’den gelen mülteciler ile demografik ve üniter devlet yapımız tehlikeye girdi. İşsiz olan gençlerimizin sayısı gittikçe artmaktadır. Ülkemizin 22 yıl sonucunda geldiği noktada; ekonomik sıkıntı, geçim derdi, borç batağında vatandaş, her geçen gün kendi ülkesinde yabancı durumuna getirilen halkımız var. Bir de bunun üzerinde yaşanan ve yaşanacak olan kuraklık ve gıda krizi… Umutsuz değiliz. Umutluyuz. Gücünü Halk’tan ve Hak’tan alan seçilmişlerimiz, Özünde dürüst, namuslu ve ahlaklı halkımız ile güzel günler yakında… Tek ses… Tek yürek… olarak hep birlikte çok çalışarak başaracağız… Halkımızın iktidarını kuracağız…”
Saadet Partisi Edirne İl Başkanı ve Genel İdare Kurulu Üyesi Av. Sinan Tekin; “Bugün Türkiye mafyaların hesaplaşma yerine döndüyse, adliyelerde hukuk değil para konuşulur olmuşsa; uyuşturucu baronları, katiller, silah tüccarları sokaklarda cirit atıyorsa, vatandaşın devletinin kendisini koruyacağına olan inancı kalmadıysa, kimse kusura bakmasın, bu durumun sorumlusu yirmi üç yıllık Ak Parti iktidarıdır” dedi.
Saadet Partisi İl Başkanı Av. Sinan Tekin, “Bir iç güvenlik sorunu olarak bireysel silahlanma” başlıklı yazılı açıklamasında, Umut Vakfı’nın verilerine göre Türkiye’de 36 milyon kaçak silahın bulunduğuna dikkat çekerek, “Emniyet kayıtlarına göre ruhsatlı silah sayısı 1,36 milyon. Bu durum, her ruhsatlı silaha karşılık 9 ruhsatsız silahın Türkiye’de insanların belinde ve elinde dolaştığını göstermektedir.Türkiye’de 36 milyon kaçak silah varsa bu silahlar nereden girmektedir? Eğer Türkiye’de Hükûmet görevini tam ve kâmil manada yapmış olsaydı bu kadar ruhsatsız silah dolaşabilir miydi?” diye sordu.
Bir toplumsal yarayla karşı karşıya olduklarını ifade eden Tekin; “Bugün ülkemizde her bir vatandaşımıza kasteden bir şiddet ve cinnet hâli yaşamaktayız. Bu cinnet, suçluları görmezden gelen adalet sisteminden, nesillerimizi kaybetmemize neden olan eğitim sisteminden, bireyleri travmalarıyla yalnız başına bırakan yetersiz sosyal destek mekanizmalarından, gençlerimizi ve çocuklarımızı zararlı akımların karşısında savunmasız bırakan ahlaki ve manevi değer eksikliğinden kaynaklanmaktadır.” dedi.
Huzurunu kaybeden bir toplumun ortak bir geleceğe güvenle bakamayacağına işaret eden Tekin; “Son bir yıldır hemen her tarafta, her hafta kan donduran cinayetlere, yürek burkan haberlere şahit oluyoruz. Çocuklar, kadınlar, aileler, toplumumuzun her bir ferdi aramızda dolaşan şiddet ve dehşetin tedirginliğiyle yaşamaktadır.Toplumumuz gündelik yaşamın sıradanlığı içinde artık güvensizliği ve endişeyi neredeyse kabullenmiş durumda. İnsanımız tehlikelere karşı devletin ne adaletine ne de idaresine güveniyor. Bugün Türkiye mafyaların hesaplaşma yerine döndüyse, adliyelerde hukuk değil para konuşulur olmuşsa; uyuşturucu baronları, katiller, silah tüccarları sokaklarda cirit atıyorsa, vatandaşın devletinin kendisini koruyacağına olan inancı kalmadıysa, kimse kusura bakmasın, bu durumun sorumlusu yirmi üç yıllık Ak Parti iktidarıdır” diyekonuştu.
Cumhuriyet Halk Partisi Edirne Merkez İlçe Başkanı Yücel Balkanlı, Türkiye’nin en değerli kaynağı olan insanlarının göç etmesine göz yuman 22 yıllık beceriksiz AKP iktidarının sosyal ve ekonomik politikalarına parti olarak karşı çıktıklarını bildirdi.
CHP Merkez İlçe Başkanı Yücel Balkanlı, AKP’nin istihdam ve iş gücü politikaları ile ilgili açıklama yaptı. Balkanlı yaptığı açıklamasında, “Türkiye, ne yazık ki son yıllarda yüzbinlerce eğitimli insanın, bilim insanlarının, mühendislerin, doktorların ve bilişimcilerin başka ülkelere göç etmesine tanık oluyor. İktidarın “Giderlere gitsinler” diyerek bu göç dalgasını umursamaz davranışının ardından, şimdi ise yabancı iş gücü ithal edilme hazırlıklarının yapılması,gençlerimizi ve halkımızı umursamayan düşündürücü bir durumdur” diyerek şunlara yer verdi:
“İşsizlik verileri ortadayken – TÜİK’e göre kayıtlı işsiz sayıları 3,5 milyon ve kayıtsız işsiz sayıları 11 milyona çıkmışken yurt dışından işçi getirilmesinin ekonomik ve sosyal açıdan haklı bir yanı yoktur. AKP iktidarı, vatandaşların çalışma hakları ve onurunu hiçe sayarak Afganlı ve Suriyeli sığınmacıları çok düşük ücretlerle, sosyal güvenceden yoksun çalıştırılmaları zaten büyük bir sorun teşkil ederken, iktidarın bu politika ile amacının aslında ucuz iş gücünü sürdürerek ülkemizin nüfus yapısını bozmaya ve yapancılar lehine değiştirmeye kararlı olduğunu göstermektedir.Böyle devam ederse çok yakın bir gelecekte kendi halkımız azınlığa düşerek yabancı olacaktır.
AKP yetkilileri, Türkiye’de çalışan bulamadıklarını, düşük asgari ücretle çalışmak istemediğini iddia ediyor. Aslında asıl sorun, üretim maliyetlerinin yükselmesi, yaşam maliyetlerinin çok yüksek olması,TÜİK’’in gerçek enflasyonu doğru bir şekilde açıklamamsıdır. İktidar, asgari ücret gerçek yaşam koşullarına göre düzenlemek yerine, yarı fiyata çalışmaya hazır işçileri ithal ederek emekçileri tehdit etmektedir. Türkiye’de ekonomik reformlar ve adil ücret politikaları geliştirilmedikçe sorunlar çözülemez.
CHP olarak bizler, vatandaşlarımızın hak ettiği refaha kavuşması için her zaman adaletli, özgürlükçü ve sosyal güvenceye dayalı bir ekonomik modelin yanındayız. Türkiye’nin beyin göçünü değiştirecek, vatandaşlarımızın bu topraklarda mutlu ve huzurlu bir şekilde yaşayacağı Türkiye’yi inşa edeceğiz. CHP olarak; adil ücret, sağlıklı çalışma koşulları, iş güvencesi ve tüm çalışanların katılımıyla oluşturulacak sosyal politikalarla, halkımız için çalışıyoruz.
Türkiye’nin en değerli kaynağı olan insanlarımızın göç etmesine göz yuman 22 yıllık beceriksiz AKP iktidarının sosyal ve ekonomik politikalarına, CHP olarak karşı çıkıyoruz. Halkımız, gençlerimiz hiç endişe etmesin. CHP olarak tüm alanlarda akıl ve bilim ile Atamızın rehberliğinde çözüm önerilerimiz hazırdır. Halkımız artık bir an önce sandığın önüne gelmesini ve yapılacak en erken seçimde 22 yıllık AKP iktidarından kurtulmak ve çare olarak Türkiye’nin birinci partisi CHP’ni iktidar yapmak istiyor. Halkın karşında hiç kimse duramaz ”dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin 81 İl Başkanı ortak bir basın açıklaması yaparak, Genel başkan Özgür Özel’e güvendiklerini ve kurultayın gündemlerinde olmadıklarını duyurdu.
Aralarında Edirne İl Başkanı Av.Harika Taybıllı’nın da bulunduğu 81 il başkanının ortak açıklamasında şunlara yer verildi:
Atatürk’ün partisi Cumhuriyet Halk Partisi 47 yıl sonra 31 Mart 2024 tarihinde yapılan seçimlerde halkımızın büyük desteği ile birinci parti oldu. Rekor kırarak 413 belediye başkanlığı kazandı, katılımlarla bu sayı da artmaya devam ediyor. Türkiye haritası milli takımımızın renkleri ile kaplandı. CHP kazandı, Türkiye İttifakı kazandı.
Seçim sonrasında düzenli olarak yapılan anketlerde CHP birinci parti olma konumunu istikrarlı olarak sürdürüyor. Sekiz aydır birinci partiyiz. Milyonların umudu, CHP iktidarı. CHP varsa çare var sözü umudu temsil ediyor. Örgütler, belediyeler ve Sayın Genel Başkanımız birlik ve beraberlik içerisinde iktidar hedefi ile çalışıyor.
Türkiye ise tarihinin en ağır ekonomik ve siyasi krizlerinden bir tanesini yaşıyor. Sokağın gündemi açlık sınırının altında kalan ücretler, yoksulluk, işsizlik. Göç ve sayıları her geçen gün artan göçmenler ve yarattıkları sorunlar, giderek kaygı verici boyutlara ulaşmış durumda. İktidarın başarısız uygulamaları ve yetersiz tedbirleri neticesinde bebek ve çocuklarımızı koruyamıyoruz. Kadın cinayetleri durdurulamıyor. Can dostlarımızı koruyamıyoruz.
CHP’li belediyeler, iktidarın çaresiz bıraktığı milyonların sorunlarına dönük sosyal destek çalışmaları ile bir yandan krizin etkilerini hafifletirken, diğer yandan CHP’ye güven duyulmasını sağlıyor. CHP iktidarının öncü projeleri belediyeler tarafından uygulanıyor. Tam da bu günlerde, adaletsiz iktidar belediye başkanlarımıza dönük itibarsızlaştırma girişimlerine yandaş basın yayın kuruluşlarını da dahil ederek bir saldırı kampanyası başlattı. Esenyurt kayyum ataması, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Ankara Büyükşehir Belediyeleri başta olmak üzere baskı ve tehditler ile yıldırma girişimleri hız kazandı. Yılmayacağız, en sert cevabı kararlı şekilde vereceğiz. Seçmen iradesini gasp etme girişimlerine de, kişiliklerine ve hizmetlerine dönük saldırılara da en güçlü karşı duruşu halk ile birlikte göstereceğiz.
Önümüzde önemli bir görev var. CHP’nin birinci parti olma konumunu, kararsız oyları da alarak en az % 51 düzeyine çıkarmak, Atatürk’ün partisini iktidar yapmak. Bu amaç doğrultusunda üyesinden ilçe, il başkanına ve genel başkanına hepimiz birlik ve beraberlik içerisinde takım ruhu ile çalışıyoruz, bıkmadan usanmadan 24 saat çalışmaya devam edeceğiz. İktidar olana kadar toplumun her kesimi ile yan yana örgütlü mücadeleyi sürdüreceğiz.
CHP demokratik bir partidir. Üyelerinin, ilçe ve il başkanının, PM/MYK üyelerinin, milletvekillerinin ve belediye başkanlarının görüş, öneri ve taleplerini dile getireceği parti içi platformlara sahiptir. İsteyen her üye parti içi kanalları kullanarak, Tüzük ile güvenceye alınmış haklarını kullanabilir.
Sokağın gündemi olmayan ve iktidar yürüyüşümüze hizmet etmeyen hiçbir konuyu parti içerisinde ve sosyal medya da gündem yapmayacağız. CHP örgütlerine ve Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’e inanıyoruz, güveniyoruz. İktidar iddiası güçlenerek devam eden partimizde, Kurultay çağrısının gündemimizde olmadığını, kişisel ikbal için yapay gündem yaratma çabalarına prim vermeyeceğimizi ilan ediyoruz. Genel Başkanımızın yaptığı çağrıya uygun olarak unvan ve görevi ne olursa olsun tüm partilileri halkın gerçek gündemi için mücadeleye, birlik ve beraberlik içerisinde CHP iktidarı için çalışmaya davet ediyoruz. Erken seçim artık halkın çoğunluğunun talebi olmuştur, kaçınılamaz hale gelmiştir. AKP’yi en kısa sürede sandığa davet ediyoruz.
İşimize bakacağız, ülkenin sıcak gündemlerine odaklanacağız ve iktidar olacağız.