Kategori arşivi: Siyaset

‘Partiden ayrılan, görevinden de ayrılsın’

Olgay GÜLER
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, partiden ayrılarak başka partilere geçen belediye başkanları ve milletvekillerine yönelik, “Eğer siz bir siyasi partiden seçilmişseniz, o partiden ayrılabilirsiniz ama görevinizden de ayrılacaksınız. Çünkü sizi seçenler şahsınıza oy vermedi, partinize oy verdi” dedi.
CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kaya, Edirne il başkanlığında CHP Parti Okulu eğitimleri kapsamında, il teşkilatıyla buluştu. Burada basın açıklaması yapan Kaya, partiden ayrılarak başka partilere geçen belediye başkanları ve milletvekillerine tepki gösterdi. Kaya, “12 Eylül ürünü olan 2820 sayılı siyasi partiler kanununu var. Bu kanun ne yazık ki 12 Eylül’den bu yana değiştirilmedi. Neden değiştirilmedi? Parti değiştirmelerine transferlerin yolu açılsın diye iktidarlar ne yazık ki bunu değiştirmedi. Biz bugüne kadar tek başımıza iktidar olamadık. İktidar olsak, bunu hemen değiştirmemiz gerekir. Eğer siz bir siyasi partiden seçilmişseniz, o partiden ayrılabilirsiniz. Ama görevinizden de ayrılacaksınız. Çünkü sizi seçenler şahsınıza oy vermedi, partinize oy verdi” dedi.

‘ONAYLAMAK MÜMKÜN DEĞİL’
Kaya, Siyasi Partiler yasasının değiştirilmesi gerektiğini belirterek, “Eğer siyasi ahlak, siyasi etik yasası ve 2820 sayılı siyasi partiler yasası değişse bu transferlerin hepsinin önü kapatılır. Bugün hangi partiden seçilmişse bir belediye başkanı ya da milletvekili, görevini de bırakarak partisini değiştirebilir. Görevini bırakmıyorsa seçmenin oyunu çalarak gitmiş demektir. Çalmak biliyorsunuz ahlaki bir davranış değildir. Siyaseten de bu hiç kabul edilemez. Fikrini değiştirebilirsin, düşünceni değiştirebilirsin. O zaman aldığın oyu helal ettirmek istiyorsan sana oy verenlere dönersin, dersin ki ben sizden oy aldım, parti adıyla aldım ama şimdi partiden ayrılıyorum. Buna onay verin desin. Eğer onay veriyorsa, olabilir. Ama onay vermiyorsa benim oyumu alıp kaçamazsın. Bırak makamı git o zaman. Cumhuriyet Halk Partisi’nden seçilip AKP’ye geçeceksin. Ya da AKP’den seçilip, Cumhuriyet Halk Partisi’ne geçeceksin. Hangi parti olursa olsun, bir başka partiden seçilmişse diğer bir başka partiye geçiş asla doğru değil. Bunu onaylamak da mümkün değil” diye konuştu.
‘ORTAK ADAY BELİRLENMESİ GEREK’
Cumhurbaşkanlığı seçimleri için partilerin ortak aday belirlemesi gerektiğini kaydeden Kaya, “Cumhurbaşkanlığı seçimleri tek dereceli seçim. Yani 50 artı 1’i bulan seçimi kazanmış sayılıyor. Artık parlamento işlevsiz hale geldi. Güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönülmediği müddetçe siyasi partilerin tek başına bu süreci götüremedikleri çok açık. Şu anda iktidarda kim var 25 yıldır? AKP. Tek başına mı giriyor seçimlere? Hayır, beş partiyle ittifak yapıyor. Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi tek başına yüzde 50 artı 1’i bulsa bile; ‘Bu ülkeyi tek başına ben yönetirim’ dememesi gerekiyor. Ortak akılla bu rejimi değiştirme iradesi olan, bu rejimi fikri olan siyasal güçlerle, partilerle ortak belirlemesi gerekir. Hiçbir parti; ‘Benim adayım bu, gelin bu adaya destek olun’ açıklaması yapamaz. Çünkü şu andaki iktidarda olan parti bile bunu söylemiyorsa Cumhuriyet Halk Partisi’nin yaklaşımı da ‘Ben adayımı belirledim, gelin siz de destek olun’ diyemez. Ortak aday belirlenir, ortak hedefe kilitleniriz. Ana hedefiniz güçlendirilmiş parlamenter sistemdir. Kim bunu savunuyorsa onlarla birlikte yol yürürüz” şeklinde konuştu.

‘Çiftçinin borcu yüzde 305 arttı’

Olgay GÜLER

Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkan Yardımcısı Fatih Bayramoğlu, son 1 yılda çiftçinin borcunun yüzde 305 artarak, 1.4 trilyon lirayı bulduğunu söyledi.

YRP Genel Başkan Yardımcısı ve Ekonomik İşler Başkanı Prof. Dr. Mehmet Fatih Bayramoğlu, partinin ‘Köyde Refah Var’ projesi kapsamında Edirne’ye geldi. Kentte üreticiler ve esnaflarla buluşan Genel Başkan Yardımcısı Bayramoğlu ziyaret kapsamında, parti il başkanlığında basın mensuplarıyla bir araya gelerek, gündeme dair değerlendirmede bulundu.

‘ÇİFTÇİLERİMİZİN DERTLERİNİ DİNLİYORUZ’

Bayramoğlu, hasat döneminde, çiftçilerle bir araya gelerek sorunlarını dinlediklerini belirterek, “Dönem itibarıyla hasat dönemi. Çiftçilerimizle bir arada olup dertlerini dinlemek, hâllerini, hatırlarını sormak istedik. Elbette biz projelerimizi geliştiriyoruz Ankara’da ancak doğrudan çiftçiye dokunmadan, derdini dinlemeden yapacağınız projeler tam ve etkili çözüm oluşturmuyor. Bu anlamda şu anda parti bütün üst yönetimi, MKYK üyelerimiz ve MYK üyelerimiz, hepsi şu an sahada. Çeşitli illerimizde çiftçilerimizle buluşuyorlar. Bu yaz dönemindeki üç aylık süreci bu şekilde değerlendiriyoruz; çiftçilerimizle buluşarak” dedi.

‘MALİYETLERDE SON 1 YILDA YÜZDE 100’E VARAN ARTIŞ VAR’

Çiftçinin geçinemediğini dile getiren Bayramoğlu, “Karşı tarafta tüketiciye bakıyoruz. Tüketici de ucuza, gelirine göre bu ürünleri tüketemiyor. Burada üreticiyle aslında tüketiciyi karşı karşıya getiren bir düzen oluşmuş durumda. Bakıyorsunuz, tarlada 3 lira etmeyin ürün, pazarda 30 lira. 10 liraya etmeyen ürün, bakıyorsunuz 100 lira. Arasında ciddi bir makas var. Demek ki arada bir el var. Bu hem çiftçiyi sömürüyor, hem tüketiciyi sömürüyor ve bu anlamda vatandaşımız problemler yaşıyor. Şimdi çiftçimizi konuşuyoruz bugün. Mazota baktığımızda yüzde 50 artmış son bir yılda. Gübreye baktığımızda yüzde 63 artmış. Yine üreye bakıyorsunuz, o da yine yüzde 50’leri geçen bir zamla karşılaşmış. Daha bunun fidesi var, tohumu var. Bunların hepsinde en az yüzde 40’la, yüzde 100 oranlarında artışlar var. Son bir yılı kastediyorum. Eğer ki böyle 3-4 yıla giderseniz yüzde 500’ler, binler arasında, yani en az 5 kat, 10 kat maliyet artışlarının olduğunu da görüyorsunuz. Çiftçimiz bu çerçevede mücadele veriyor” diye konuştu. 

‘ÇİFTÇİNİN BORCU SON 1 YILDA YÜZDE 305 ARTMIŞ’

Çiftçinin borcunun 1 nokta 4 trilyon lirayı bulduğunu dile getiren Bayramoğlu, “Bu borç son bir yılda yüzde 305 artmış. Bu muazzam bir rakam. Çiftçimiz de traktörünü kaybediyor. Bütün traktörler kamyonların üzerinde, hacizlerde. Artık borcunu devam ödeyebilmek için, günü kurtarabilmek için çiftçimiz şu an ekim yapıyor. Biz çiftçimizin yanına gittiğimizde bize bunları anlatıyorlar. Diyorlar ki: “Biz artık geçinmek veya zenginleşmek için üretim yapmıyoruz. Bir borç batağı içerisindeyiz ve bu borç batağını ödeyebilmek adına ekimimizi yapıyoruz.” Gerçekten çiftçilerimizin çok az bir kısmının, o da dönemsel şekilde, yüzü gülüyor. İşte bir yıl bakıyorsunuz patates yüz güldürüyor, bir bakıyorsunuz öbür sene hiçbir şekilde patates eken bin pişman. İşte ülkemizde dallarda kalan ürünler, bakıyorsunuz markette, pazarda çok büyük rakamlara ulaşmış ve vatandaşımız tüketilmez hâle gelmiş. Bu sorunlar temel anlamda çiftçimizin ekonomik sorunları” şeklinde konuştu.

TABAN FİYATI ELEŞTİRİSİ

Tarımda, taban fiyat uygulamasının çok düşük rakamlarla belirlendiği belirten Genel Başkan Yardımcısı Bayramoğlu, “Bugün taban fiyat uygulaması çok sınırlı ürünlerde. Bundan 15-20 sene öncesine gittiğinizde nohuta veya kuru fasulyeye, ayçiçeğine taban fiyatlar söz konusuydu fakat şu anda bunlar kaldırıldı. Yerine ‘tavsiye fiyat’ dediğimiz, direkt olarak çiftçimizi tüccarın eline mahkûm eden bir fiyat politikası söz konusu. Fındık gibi, çay gibi taban fiyatları olanlar ise hiçbir şekilde tatmin olamayacakları bir fiyat ile karşı karşıya kaldılar. Beraberinde arpa ve buğday gibi taban fiyatları olanlarda yüzde 15 ile 25 arasında bir fiyat zammı yapıldığını görüyorsunuz taban fiyatlara. Fakat aynı dönemde TÜİK’in bile açıklamış olduğu enflasyonda ki bu enflasyon, biliyorsunuz güvenilir bir enflasyon değil. Tarım üretici fiyat endeksinin yüzde 40’larda olduğunu görüyorsunuz. Şimdi siz bile ayarlaya yapmış olduğunuz tarım enflasyonunu yüzde 40 çıkartıyorsunuz. Ama o gün geldiğinde taban fiyata zam yaparken yüzde 15 veya 25 gibi rakamlarla taban fiyatları artırıyorsunuz. Bu mantıklı değil, hak da değil. O anlamda bu sorunların her birinin çözümü gerekiyor” ifadelerini kullandı.

‘MİLLİ GELİRİN YÜZDE 1’İ BİLE AYRILSA ORTADA SORUN KALMAZ’

Tüm ürünlerde taban fiyat uygulamasına geçilmesi gerektiğinin altını çizen Bayramoğlu, “Biz bugün çiftçimize neden taban fiyatları yüksek veremiyoruz? Niçin taban fiyatları genişletemiyor bu politikayı? Mesela bir ayçiçekte niye taban fiyat yok? Veya fındıkta taban fiyat var da neden o fiyatlar üreticinin yüzünü güldürmüyor? Temelde Türkiye’de bir kanun var. Tarım Kanunu diyor ki: “Türkiye’nin millî gelirinin yüzde 1’ini tarım sektörüne ayıracaksınız.” Bu bir kanun maddesi. Fakat inanın bunun yüzde yarımını bile şu anda iktidar çiftçiye aktarmıyor. Bu çok büyük bir problem. Yani 120 milyar liranın bu anlamda bir aktarıldığını düşündüğümüzde… Büyük bir paradan bahsediyorsunuz. Yani 120 milyar liranın bir an için bütün Türkiye sathında hem hayvancılıkla uğraşanlara, hem tarımla uğraşanlara dağıtıldığını ve sübvansiyon için kullanıldığını düşündüğümüzde ortada ne çiftçinin borcu kalır, ne traktörleri haczedilir, ne de yüzlerini güldürmeyen fiyat politikaları kırar. Her bir sorunu çözecek bize bir kaynak oluşmuş olur” dedi.

‘BÜTÇEDEN 6-7 TRİLYON LİRA ZİYAN EDİLİYOR’

Türkiye’nin bütçesinin 2.74 trilyon lirasının doğrudan faize gittiğini söyleyen Bayramoğlu, “Türkiye’de şu an bütçe 18.75 trilyon lira. Yaklaşık on dokuz trilyon liralık bütçe var. Bu bütçenin içerisinden 2 nokta 74 trilyon lirası doğrudan faize gidiyor. Bunun yanına beraberinde 1 buçuk trilyon lira da vergi indirimi var, zenginlere, holding sahiplerine. Bir de üstüne ihaleler yoluyla yapılan israflar, kamu verimsizliği, kamu kaynaklarının düzgün kullanılmaması, bunun gibi alanlarda kimi çalışmalarda 6 trilyon liraya kadar israf olduğunu söyleniyor. Biz yine insaflı davranalım. 3 trilyon lira da böyle bir israf olduğunu ifade edelim. 6-7 trilyon lira toplamda bir paranın şu anda ziyan edildiğini anlıyoruz. Demek ki 12 trilyon oluşturulabilecek bir bütçe şu an 19 trilyon liralara ulaşıyor. Bunun yanında ocak ayından bu bu yana 6300 tane kamu kaynağını satmışlar. Böyle bir ekonomide, böyle bir anlayışta elbette ki çiftçiye para yetiştiremezsiniz, destek veremezsiniz. Çiftçiyi yalnız bırakmış olursunuz” diye konuştu.

‘BİZİM SORUNUMUZ TEFECİLERLE’

Yeniden Refah Partisi olarak hiçbir partiyle sorunları olmadığının altını çizen Bayramoğlu, “A partisiyle, B partisiyle herhangi bir sorunumuz yok. Bizim bir kavgamız da yok. Bizim kavgamız, bizim burada mücadelemiz var ise tüketiciyle üretici arasındaki rantı yiyen tefecilerledir. Bizim sorunumuz ve kavgamız bunlarladır. Biz A partisi, B partisi, hiçbir partiyle kavgamız söz konusu değil. Biz vatandaşımızın yanındayız, üreticimizin tarafındayız ve sorunları çözmek üzere yola çıktık. Bu anlamda da politikalar geliştiriyoruz” şeklinde konuştu.

‘SORUNLARIN ÇÖZÜMÜ YENİDEN REFAH PARTİSİ’NDE’

Sorunlar tek çözüm noktasının Yeniden Refah Partisi olduğunu belirten Bayramoğlu, “Türkiye’nin çözümü ne AK Parti’dir, ne Yeni Parti’dir, ne de CHP’dir. Türkiye’nin tek bir çözüm noktası vardır. O da Millî Görüş anlayışıdır. Bunun da bedelini zaten yıllar içerisinde her zaman Millî Görüş’e ödetmişlerdir. Ama bu sefer Türkiye’nin üçüncü büyük siyasi partisi olduğumuzu hatırlatarak konuşuyorum. Milletimiz akın akın Yeniden Refah Partimize geliyor. Yeniden Refah Partimize çok büyük bir güven var ve talepler var. Bizim artık bir ittifaka girmemizi istemiyor vatandaşımız. Sahada bunu söylüyor. Tek başımıza gitmemiz gerektiğini de ifade ediyor. İnşallah biz de buna göre bir hazırlık yapıyoruz. Üçüncü bir yol açıyoruz şu anda vatandaşımıza ve inşallah bu sorunların her birini çözeceğiz” ifadelerini kullandı.

‘İthalat kararlarıyla piyasa yönetilmez’

Yeni Parti Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, “Üreticinin emeğinin karşılığını alamadığı, tüccarın belirsizlik nedeniyle alım yapmaktan çekindiği, tüketicinin ise yarın hangi fiyatla karşılaşacağını bilemediği bir piyasa düzeni sürdürülebilir değildir” dedi.

Başkan Akgüngör, hükümetin kuru soğan ve yağlık ayçiçeği tohumu ithalatına ilişkin aldığı yeni kararların tarım ve ticaret politikalarının günü kurtarmaya yönelik anlayışını bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi. Akgüngör gümrük vergileri ile ilgili alınan son kararları değerlendirdiği açıklamasında şunlara yer verdi:

Devlet, iç piyasadan ne kadar ürün alınıyorsa, piyasadaki dengeyi korumak amacıyla dışarıdan da belirli miktarda ürün getirilmesini öngören bir sistem uyguluyor. Ancak yeni düzenlemeyle birlikte bu sürecin Ocak ayına kadar değil, Ekim ayına kadar sıkıştırılması; özellikle tüccar açısından ciddi bir belirsizlik oluşturuyor.

Bir ürünü kısa bir zaman diliminde piyasaya yetiştirme zorunluluğu, doğal olarak tüccarın riskini artırıyor. Tüccar, elindeki malı satmakta ve yeni alım yapmakta daha temkinli davranıyor. Alımlar azalınca piyasadaki hareketlilik düşüyor ve bunun sonucunda fiyatlar aşağı doğru baskılanıyor.

Peki bu gerçekten çözüm mü?

Üreticinin emeğinin karşılığını alamadığı, tüccarın belirsizlik nedeniyle alım yapmaktan çekindiği, tüketicinin ise yarın hangi fiyatla karşılaşacağını bilemediği bir piyasa düzeni sürdürülebilir değildir.

Tarım politikası; ithalat tarihleriyle oynayarak, piyasaya kısa vadeli müdahaleler yaparak veya fiyatları geçici olarak aşağı çekerek yönetilemez. Üreticinin ne zaman, ne kadar ve hangi fiyattan ürün satabileceğini öngörebildiği; tüccarın önünü görebildiği; tüketicinin de makul fiyatla ürüne ulaşabildiği istikrarlı bir sistem kurulmalıdır.

Üreticinin kazancını düşürerek enflasyon düşürülmez. Tüccarın alımını daraltarak piyasa dengesi sağlanmaz.

Asıl yapılması gereken, üreticiyi ithalata mahkûm etmeyen, yerli üretimi güçlendiren ve tarım piyasalarında öngörülebilirliği sağlayan uzun vadeli bir politika ortaya koymaktır.

Çünkü bugün fiyatı aşağı çekmek uğruna üreticinin emeğini değersizleştirirseniz, yarın üretim azalır. Üretim azalınca da yeniden ithalata ihtiyaç duyulur.

Tarımda günü kurtaran kararlar değil, üreticiyi yaşatan ve piyasayı istikrara kavuşturan politikalar gerekiyor.

Özel 5 Eylül’de Edirne’de

Olgay GÜLER

Butlan kararı nedeniyle CHP’den istifa eden Özgür Özel’in, Yeni Parti Genel Başkanı sıfatıyla 5 Eylül Cumartesi günüilk kez Edirne’ye gelerek bir dizi programa katılacağı öğrenildi.

Özgür Özel ve arkadaşlarının, Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) istifa ederek kurduğu Yeni Parti’de, 26 Ağustos’ta kurultay süreci başladı. Partide bir yandan teşkilatlanma ve üyelik süreçleri devam ederken, genel başkan Özgür Özel’de Trabzon’dan başladığı gezilerini sürdürüyor.

Edinilen bilgiye göre, Özgür Özel’in bir dizi programa katılmak üzere 5 Eylül’de Edirne’ye geleceği öğrenildi. Özel’in 4 Eylül gecesi kente gelip, geceyi burada geçirmesi, ertesi gün kentte temaslarda bulunması bekleniyor.

Yeni Parti’de üye listeleri askıda!

Olgay GÜLER

Yeni Parti Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, 26 Ağustos itibariyle başlayan kurultay sürecinde, merkez ilçe, il ve genel başkanlık seçimlerinde Edirne’den ‘kurucu üye’ olarak, 1799 üyenin oy kullanacağını açıkladı.

Özgür Özel başkanlığında kurulan Yeni Parti’de, ilçe, il ve genel başkanlık seçimlerinde oy kullanabilecek üyeler için son başvuru tarihi 26 Ağustos’ta doldu. Edirne’de yaşanan üye mesaisinin ardından, Yargıtay Başkanlığı’nca kabul edilen 1799 kişilik üye listesi il başkanlığında askıya çıktı. Partinin Edirne Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, hem üyelik hem de kurultay sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.

‘1799 ÜYE OY KULLANABİLECEK’

Edirne’de 1799 kurucu üyenin seçimlerde oy kullanabileceğini belirten Akgüngör, “Genel Başkanımızın ifade ettiği doğrultuda kurultaya kadar olan süreçte üyelerimizin tamamı kurucu üye vasfıyla üyeliklerini yaptılar. 26 Ağustos günü 23.59’a kadar olan sürede üyelik işlemleri devam etti ve bu tarihe kadar üye olan arkadaşlar hepsi kongrelerde de oy kullanma hakkına da sahip oldu. Şu an 1799 kurucu üyemiz var. Bu üye arkadaşlarımız gelecekler merkez ilçede, ilde ve genel başkanımızın seçiminde oylarını kullanabilecekler. Akşam 23.59’dan sonraki üyelikler yine üye olarak kabul ediliyor, fakat onlar bir sonraki seçimlerde oy kullanabilecekler” dedi.

‘LİSTELER 1 EYLÜL’E KADAR ASKIDA’

Yargıtay tarafından onaylanan listelerin 1 Eylül’e kadar askıda kalacağını söyleyen Akgüngör, “Bugün de Yargıtay’ın onayladığı, başarılı olan üye kayıtları askıya çıkıyor. 1 Eylül’e kadar kendilerinin listede olup olmadığını kontrol edebilirler. Listede olmayan, herhangi bir evrağı eksik olan bize itiraz edecekler. Biz ilçe başkanlıkları olarak ayın 5’ine kadar bu itirazları değerlendireceğiz ve karara bağlayacağız. Sonrasında da 12 Eylül’de bir demokrasi şöleniyle beraber merkez ilçe ve diğer ilçelerin seçimlerine geçeceğiz. İl Kongresi de 18 Ekim’de yapılacak. Büyük kongrenin henüz tarihi açıklanmadı. O da sanıyorum Kasım gibi bitmiş olur” dedi.

Yeni Parti’de 1600 kurucu üye!

Olgay GÜLER

Özgür Özel başkanlığında kurulan Yeni Parti’de, ilçe başkanları, il başkanları ve genel başkanın seçileceği büyük kongrede oy kullanabilecek ‘kurucu üyelik’ için başvurular sona erdi.

Yeni Parti’de, kongre sürecinin başlayacağı 26 Ağustos’a kadar üye olan herkesin ‘kurucu üye’ olarak ilçe başkanı, il başkanı ve genel başkanı doğrudan seçme hakkına sahip olacağı duyuruldu. Edirne’de 10 Ağustos’ta başlayan üye kabul işlemlerinde aradan geçen 16 günün ardından, kurucu üyelikler için dün başvurular kapandı. Saat 17.00 itibariyle sona eren başvurulara kadar partinin Yoğurtçular Sokak üzerindeki il binasında üyelik mesaisi devam etti.

‘YOĞUNLUKTAN MEMNUNUZ’

Süreçle ilgili konuşan Yeni Parti Edirne Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, partiye olan ilgiden mutlu olduklarını söyleyerek, “Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in bir ifadesi vardı; ‘Kongrelere kadar üye olan bütün arkadaşlarımız hepsi kurucu üye olarak anılacaklar’ diye. Hem o sıfatın devamlılığı itibariyle, hem de kongrelerde oy kullanabilmek için bugün form olarak aldığımız üyeliklerin, saat 17’ye kadar tamamlanmasını istiyor genel merkez. Online üyeliklerin de yine bugün saat yirmi 23.59’a kadar devam edeceği, bu saatten sonra olan üyeliklerin kongrelerde oy kullanamayacağı gibi bir durum var. Aslında üye yapmamız devam edecek ama kurucu üye olamayacaklar ve bu tarih itibariyle de o saate kadar üye olanlar il, ilçe seçimlerinde ve genel başkanımızın seçiminde oy kullanabilme yetkisine sahip olacak. Şu an içeride yoğunluk devam ediyor. Hem online olarak, hem de form yazarak devam ediyor. Biz gayet memnunuz” dedi. 

‘12 EYLÜL’DE İLÇE KONGRELERİ YAPILACAK’

Partinin Edirne teşkilatında, kongre sürecine yönelik de bilgi veren Akgüngör, “Ortalama şu an tam net verileri yine görememekle beraber yaklaşık 1600 online ve formla yapılan üyemiz var. Bu, artarak da devam ediyor. Yarın sabah itibariyle tüm üye çıktılarını alarak askı sürecini başlatacağız. 3 Eylül’e kadar da bize itirazlarını yapabilecekler. Bir hata varsa, eksiklik varsa, itirazlarını yapabilecekler. İlçe başkanlıkları da 3 Eylül’le, 5 Eylül arası bu itirazları değerlendirip, 5 Eylül itibariyle de artık itirazları sonuca bağlayacaklar. Sonrasında da 12 Eylül’de kongre sürecimiz başlayacak. Bu tarihte tüm ilçelerde eş zamanlı olacak. Sonrasında da takip eden Ekim ayında da yine il başkanlığının kongresi olacak. Bu şekilde adaylar yarışacak” diye konuştu.

MHP’de ‘mazbata’ heyecanı!

Olgay GÜLER

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İl Başkanlığı görevine seçilen Ahmet Biçer, yönetim kuruluyla birlikte Edirne Adliyesi İl Seçim Kurulu Başkanlığı’ndan mazbatasını alarak resmen göreve başladı.

MHP Edirne İl Başkanlığı tarafından, geçtiğimiz Cumartesi günü gerçekleştirilen 15’inci Olağan Genel Kurul’da, Emre Tokluoğlu’ndan boşalan il başkanlığı görevine Ahmet Biçer seçildi. Biçer, genel kurulun ardından, yönetim kuruluyla birlikte Edirne Adliyesi İl Seçim Kurulu Başkanlığı’na gelerek mazbatasını aldı. Biçer ve yönetimi mazbata almalarının ardından resmen göreve başlamış oldu.

Edirne Adliyesi önünde gazetecilere açıklama yapan MHP İl Başkanı Ahmet Biçer, Edirne için çalışacaklarını söyleyerek, “Bu süreçten sonra Allah’ın izniyle Edirne’miz için, teşkilatımız için gerekli olan her şeyi A’dan Z’ye yapacağız. Teşkilatlarımızı güçlendirerek, gerekli takviyelerle bu süreci Edirne’miz için devam ettireceğiz” dedi.

İYİ Parti’den ‘gurbet’ mesaisi!

Olgay GÜLER

İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın ve il teşkilatı, Bulgaristan’a açılan Kapıkule Sınır Kapısı’nda, Avrupa’da yaşadıkları ülkelere dönüş yolculukları süren gurbetçilerle bir araya geldi.

Türkiye’de tatillerini geçirmelerinin ardından Avrupa’daki ülkelere dönüş yolculuğuna geçen gurbetçi vatandaşlar, Edirne’den Bulgaristan’a açılan Kapıkule Sınır Kapısı’nda yoğunluk oluşturmaya devam ediyor. İYİ Parti İl Başkanlığı tarafından, sınır kapısına gelen gurbetçi vatandaşlara yönelik düzenlenen etkinlikte, su ikram edilip parti broşürü dağıtıldı. İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın ve İl Başkanı Hasan Hakan Şahin’in de katıldığı etkinlikte, gurbetçi vatandaşların sorunları ve önerileri de dinlendi.

‘SORUNLARINI MECLİSE TAŞIYORUZ’

Ziyaretle ilgili konuşan Milletvekili Akalın, gurbetçilerin sorunlarını meclise taşıyacaklarını söyleyerek, “Gurbetçilerimizin Türkiye’ye gelişlerinde hem de giderken her yıl onlarla bir araya gelmeyi adet haline getirdik. Aslında siyasi partilerin içerisinde de ilk biz başladık bunu yapmaya. Hem bir ‘güle güle’ diyoruz. ‘Hayırlı yolculuklar’ diliyoruz. Hem de aslında Türkiye’de yaşamış olduklarının neler olduğunu, Türkiye’yi nasıl bulduklarını konuşuyoruz. Gelirken de giderken de bunu yapıyoruz. Türkiye’den ne beklediklerini soruyoruz. Türkiye’ye gelirken yollarda yaşadıkları, sıkıntıları dinliyoruz. İYİ Parti olarak yurt dışındaki bütün Türklerin, gurbetçilerimizin sorunlarını, oradaki bölge teşkilatlarımız vasıtasıyla tespit ettik. Onlar üzerinden mecliste çalışma yapıyoruz. Her ülkede farklı sorunları var. Vatandaşlarımızın veya gurbetçilerimizin bir de dile getirdiği genel sorunları da var. O genel sorunları da genel şeklinde mecliste dile getireceğiz” dedi.

YENİ Parti’de kongre süreci başlıyor

YENİ Parti Edirne Kurucu İl Başkanı Yücel Balkanlı, YENİ Parti’nin 1. Olağan Kurultay kapsamındaki ilçe ve il kongre sürecinin üye çizelgelerinin 26 Ağustos Çarşamba günü ilçe başkanlıklarında askıya çıkarılması ile başlayacağını duyurdu.

Balkanlı, 1.Olağan Kurultay süreci ile ilgili yaptığı açıklamada şunlara yer verdi:

“YENİ Parti’nin 1. Olağan Kurultay süreci kapsamında ilçe ve il kongrelerimizi başlatıyoruz.

Partimizin kuruluşunda olduğu gibi, kongre sürecimizi de demokrasi, ortak akıl, şeffaflık ve üyelerimizin özgür iradesi temelinde gerçekleştireceğiz. Yeni Parti’nin geleceğine ilişkin en önemli söz sahibi, hiç kuşkusuz partimizin üyeleridir.

Genel merkezimiz tarafından açıklanan kongre takvimine göre;

26 Ağustos 2026 Çarşamba: Üye çizelgeleri ilçe başkanlıklarında askıya çıkarılması

12 Eylül 2026 Cumartesi: Üyelerin katılımıyla ilçe başkanı ön seçimi gerçekleştirilecek.

16 Ekim 2026 Salı: İlçe kongrelerinin tamamlanması için son tarih.

18 Ekim 2026 Pazar: Üyelerin katılımıyla il başkanı ön seçimi gerçekleştirilecek.

27 Ekim 2026 Salı: İl kongrelerinin tamamlanması için son tarih.

Bu nedenle kongrelerde oy kullanmak isteyen vatandaşlarımızın ve üyelerimizin, üyelik işlemlerini 26 Ağustos 2026 tarihine kadar tamamlamaları büyük önem taşımaktadır.

Biz YENİ Parti’yi nasıl birlikte kurduysak, geleceğini de yine birlikte, özgür irademizle ve demokratik yöntemlerle şekillendireceğiz.

Edirne’de hiçbir üyemizin kendisini dışarıda hissetmediği, herkesin sözünün ve iradesinin değer gördüğü bir örgüt anlayışını hep birlikte güçlendireceğiz. Kongrelerimizi bir yarıştan öte, partimizin ortak hedeflerini ve geleceğini konuşacağımız bir demokrasi şöleni olarak görüyoruz.

Tüm üyelerimizi kongre sürecimize aktif olarak katılmaya, YENİ Parti’nin geleceğine sahip çıkmaya davet ediyorum.

Kongre sürecimizin partimize, Edirne’mize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. YENİ Parti’yi birlikte kurduk, geleceğini birlikte inşa edeceğiz.

‘Kimse bizi sandıkla tehdit edemez’

Olgay GÜLER

MHP Gümüşhane Milletvekili Musa Küçük, partisinin Edirne İl Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen olağan genel kurulda konuştu.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Edirne İl Başkanlığı’nın 15. Olağan Kongresine katılan Gümüşhane Milletvekili Musa Küçük, tarihsel sorumluluklara ve MHP’nin siyaset anlayışına dikkat çekti. Küçük, milli meselelerden kaçamak dövüşülemeyeceğini, sorumluluk alınması gerektiğini söyledi.

‘KİMSE BİZİ SANDIKLA TEHDİT EDEMEZ’

MHP’nin siyaset anlayışına vurgu yapan Küçük, “Biz bu coğrafyayı vatan yaptık, üzerine bir imparatorluk kurduk. İnsanlık tarihinin en büyük medeniyetlerinden birini kurduk. Ama gün geldi, yedi düvele karşı mücadele etmek zorunda kaldık. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde bir Kurtuluş Mücadelesi vermek zorunda kaldık. Bundan dolayı Türk milliyetçiliği, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bize bıraktığı bu emanete sahip çıkmaktır. Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyaseti budur. Önce koruyacağız, kollayacağız. Başbuğumuzun bize öğrettiği de budur. Milliyetçi Hareket Partisi’ni sandıkta tehdit ediyorlar. İşte, ‘Siz bu siyaseti yaparsanız sandıkta görürsünüz.’ diyorlar. Değerli dava kardeşlerim, değerli ülküdaşlarım; biz canımızla, malımızla bu yola çıktık. Biz bu yolda hiç geri döndük mü? Onun için kimse bizi sandıkla tehdit edemez. Siyasetçi sorumluluk almak zorunda. Milli meselelerde kaçamak dövüşemez. Bunu millete anlatmak zorunda. Yani şu İsrail’in, Amerika’nın, Avrupa’nın, İngiltere’nin başta olmak üzere bu bölgeye yaptıklarını gördükten sonra Terörsüz Türkiye’ye Türk milliyetçileri sahip çıkmayacaksa kim çıkacak? Bunu kim anlatacak? Tabii ki biz anlatacağız. Tabii ki biz sahip çıkacağız” dedi.

‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE, TÜRK DEVLETİNİN BİR VİZYON PROJESİDİR’

Küçük, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefine ve MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin üstlendiği role de değinerek, “Bugün Terörsüz Türkiye’nin sahibi, bu projeyi sahaya süren lider Devlet Bahçeli’dir. Allah razı olsun. Cumhurbaşkanımız da sahip çıktı ve bu mesele bir devlet politikası haline geldi. Devletimiz ve siyasetimizle birlikte bu işin üzerine gidiyoruz. Türk milliyetçilerinin lideri bir siyaseti sahaya sürdüğü zaman, bunu herkes bilsin ki millet için yapmıştır. Bu milletin geleceği için yapmıştır. Siyasi görüşü ne olursa olsun herkes ne diyor? ‘Devlet Bahçeli olmasa bu iş başarılı olmaz.’ diyor. Herkes bunu kabul ediyor. Devlet Bahçeli partisi için, kendisi için hiçbir şey istemez. İsterse bu millet için ister, buna inanıyorum. Devlet Bahçeli’nin sözü bellidir. Devlet Bahçeli bir şey söylerse o sözün arkasında durur. İşte ülkücülük budur. Ülkücü, hasmının bile sözüne itibar ettiği bir Türk evladıdır. Bundan dolayı Terörsüz Türkiye bu şekilde sağlıklı bir şekilde devam ediyor. Tabii ki eleştirilecek. Laf söyleyen varsa eyvallah. Ama Milliyetçi Hareket Partisi’nin milliyetçiliğini, Devlet Bahçeli’nin milliyetçiliğini tartmak kimsenin haddi değildir. Bu davaya ömrünü vermiş Türk milliyetçisi Devlet Bahçeli’nin verdiği mücadelenin zekâtı bunların alayına yeter. Devlet Bahçeli hayatı boyunca makam ve mevki hesabı yapmamış, bundan sonra da yapmaz. Bir sorumluluk aldı. Bu sorumluluğu yerine getirmek için gece gündüz çalışıyor. Terörsüz Türkiye, Türk Devleti’nin vizyon projesidir. Bir vizyon siyasetidir. Bunu İsrail’i biraz izlerseniz, PKK’yı destekleyen başkentleri biraz izlediğinizde görürsünüz” şeklinde konuştu.