Kategori arşivi: Siyaset

‘Adı üzerinde asgari ücret’

Olgay GÜLER

AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, partisinin Edirne İl Başkanlığı’ndaki aylık toplantıda Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın’ın belediyenin bakanlıklarda bekleyen işlere yönelik kendisine bir istekte bulunmadığını belirtirken, asgari ücret ile ilgili değerlendirmesinde ise devletin işverenle çalışan arasında arabuluculuk yaptığını, asgari ücretlinin maaşını vermediğini söyledi.

Milletvekili Aksal, AK Parti il başkanlığında her ay gerçekleştirilen ‘hemşerilerimizle buluşuyoruz’ etkinliği kapsamında vatandaşlarla bir araya gelerek sorunlarını dinledi. Etkinlik öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Aksal, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın’ın Aralık ayı meclisinde kendisine yönelik çağrısına değindi. Akın’ın, ‘bakanlıklarda bekleyen işlerimiz’ var söyleminin hatırlatıldığı Aksal, kendisine bu yönde bir istek gelmediğini dile getirdi.

‘BELEDİYE’NİN YAPMASI GEREKEN BİR ÇOK İŞİ BİLE YAPIYORUZ’

Edirne’nin yararına olan her şeye destek vermeye hazır olduğunu söyleyen Aksal, “İnanın hangi taleplerdir, nelerdir? Bu konuda bilgim yok. Ben biliyorsunuz daha önce de, Recep Gürkan’ın değişik açıklamalar yaptığı dönemde de Edirne’nin yararına olan her şeye destek verdik. Sonuçta makamlar, mevkiler hepsi gelip geçiyor, Edirne’ye yaptığınız işler kalıyor. Bakın biz bugün hükümet olarak belediyenin yapması gereken birçok işi bile yapıyoruz. Bunun en güzel örneği Selimiye Meydanı, iyi ki de yaptık. Günün sonunda kimin yaptığından çok hangi işin yapıldığı bizim için önemli. Tasarruf tedbirlerinin olduğu bir dönemde, biz Saraçlar Caddesi’ni ihya ediyoruz Kültür ve Turizm Bakanlığımız ve Çevre Şehircilik Bakanlığımız eliyle. Daha önce altyapı konusunda da biz Edirne Belediyesi’ne, Recep Gürkan’ın döneminde çok ciddi destek verdik” dedi.

‘BERABER HAREKET EDİLİRSE İŞLER DAHA HIZLI İLERLİYOR’

Beraber hareket edildiği zaman işlerin daha hızlı ilerlediğini dile getiren Aksal, “Bazen insanlar böyle yanlış anlıyorlar. Kimse kendi parasını vermiyor. Bir milletvekili istedi diye de bu paralar verilmiyor ama ne oluyor? İktidarıyla muhalefetiyle herkes beraber hareket ediyorsa işler daha hızlı ilerliyor. Yani bir iktidar partisinin milletvekili, bir muhalefet belediyenin bir projesinin yanında duruyorsa, destek veriyorsa bu iş daha iyi, hızlı ilerliyor. Ama inanın bir muhalefet milletvekili de iline yapılan, iktidar tarafından yapılan hizmetlere destek veriyorsa veya itiraz etmiyorsa bu işler daha iyi ilerliyor. Bunun da örneği olarak Uzunköprü OSB’yi vereyim. Yani Uzunköprü OSB, diğer organize sanayi bölgelerinden çok daha önde giden bir projeydi. Ama orada o dönemin muhalefet milletvekili itiraz ettiği için o projeyi biz hayata geçiremedik. Başka bir yerde şimdi hayata geçirdik. Yani birlik beraberlik içinde hareket edilirse, iktidarıyla muhalefetiyle bir ilde herkes aynı fikirdeyse bu işler Ankara’da çok daha hızlı ilerliyor. Ama çatlak sesler çıkmaya başladığında bu işler yavaş ilerliyor” diye konuştu.

‘İSTEK GELİRSE SEVE SEVE DESTEK OLURUZ’

Altyapı üzerinden hem önceki dönem belediye başkanı Recep Gürkan’ı, hem de mevcut belediye başkanı Filiz Gencan Akın’ı eleştiren Aksal, “Recep Gürkan da 2019 seçimlerinde seçildikten sonra Edirne’nin altyapısıyla ilgili geldi destek istedi, gittik İller Bankası’na birlikte görüştük. O gün ihaleyi kendisi yaptı, biz ihaleyi yapmadık. Şuna verin demedik, buna verin demedik. O günkü rakamlarla ihale 175 milyondu. Ben bunu defalarca anlattım. İller Bankası’ndan bu krediyi kullandı. Onun üzerine en az bir 100 milyon daha kullandı ama maalesef Edirne’nin altyapısı ortada. Vatandaşlarımızın takdirine bırakıyorum. Bugün Edirne’nin ne altı yapısı var, ne de üst yapısı var. Filiz Hanım’ın seçim vaatlerindendi; ‘1 yıl içinde Edirne’nin altyapı ve üstyapı sorununu çözeceğim’ diye bir vaatte bulundu. Mart’a şurada üç ay kaldı, 9 ay geçti. Edirne’nin altyapısıyla ilgili bir çalışma yok. Biz Edirne’nin yararına olan her işe destek veririz ama Filiz Hanım’dan bana; ‘şu bakanlıkta bekleyen bir işimiz var’ diye bugüne kadar hiçbir şey gelmedi. Gelirse Edirne’nin yararına olan her konuya seve seve memnuniyetle destek oluruz” şeklinde konuştu. 

‘ASGARİ ÜCRETTE DEVLET SADECE ARABULUCU’

Geçtiğimiz hafta açıklanan asgari ücreti de değerlendiren Aksal, “Asgari ücret açıklandı. İnsanlar zannediyorlar ki bazen bu asgari ücreti devlet veriyor. Aslında devlet vermiyor asgari ücreti. Devlet işverenle çalışan arasında arabuluculuk yapıyor. Yoksa asgari ücretlinin maaşını devlet vermiyor. Şu an kamu kuruluşlarında asgari ücretle çalışan hiç kimse yok. Adı da üzerinde bu bir asgari ücret. Devlet diyor ki işverene; ‘Bunun altında, asgari ücretin altında ücret veremezsin çalışanlarına’ diyor. Ama bunun üst sınırı yok. Yani bunun üstünde verebilirsin. Gönlümüz tabii ki ister ki çok daha yukarılarda olsun ama tabii bu bir denge. Bu defa işveren de işçi çıkarmalarına neden oluyor. İş kayıplarına neden oluyor. İnşallah tabii Türkiye’de işveren asgari ücretin çok daha üstünde ücret öder. Yoksa devletin ödediği bir ücret değil bu. Memur maaşları gibi değil, kamuda çalışanları gibi değil. Yani devlet tarafından ödenen bir maaş değil, işveren tarafından ödenen bir maaş. Bugün Edirne’ye baktığımızda da birçok çalışanımız, asgari ücretin üzerinde maaş alıyor. Böyle bir denge var burada” ifadelerini kullandı.

CVP’den yeni yıl kutlaması

Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi Edirne İl Başkanlığı, 2025 yılında da Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve devrimlerinden asla vazgeçmeyeceklerini, uygarlık yolunda ileriye doğru hareket etmek için durmaksızın çalışmaya devam edeceklerini bildirdi.
Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi Edirne İl Başkanlığı’nın 2025 yılı mesajında şunlara yer verildi::
“2025 yılında da Mustafa Kemal Atatürk’ü ilke ve devrimlerinden asla vazgeçmeyeceğiz ve uygarlık yolunda ileriye doğru hareket etmek için durmaksızın çalışmaya devam edeceğiz. 101. yaşını tamamlamış olan Türkiye Cumhuriyetimiz özellikle 2002’den sonra iktidara gelen AKP eliyle kuruluş felsefesinden uzaklaşmış, emperyal güçlerin tahakkümlerine boyun eğmiş, tam bağımsızlıktan ve demokratik cumhuriyetten hızla uzaklaşan hesapsız, sorumsuz, ilkesiz ve değersiz ülke haline gelmiştir. AKP’ye destek olan diğer siyasi partiler ile muhalefet partileri iş bu duruma sessiz kalmışlar adeta başlarını kuma gömmüşlerdir. Ülkemizin içerisinde bulunduğu ekonomik, sosyal, kültürel, bürokratik açmazlar ile dinsel, ahlakî yönetimsel çürüme ülkenin her yerine sirayet etmiştir.Buna dayanabilmenin, direnebilmenin, karşı çıkabilmenin ilk yolu öncelikle ülkemiz içinde yaşayan tüm insanlarımızın Cumhuriyetin kuruluş ilke ve değerlerine göre ‘bir’ olmaktan ‘bütün’ olmaktan geçmektedir. Cumhuriyetçi Vatanseverler olarak bizler ‘söz konusu olan vatansa gerisi teferruattır’ anlayışı, Atatürk’ümüzün ‘Gençliğe Hitabesi’nin yol göstericiliği, ‘Hayatta en gerçek yol göstericinin bilim ve ilerleme’ olduğunun bilinci ve tüm düşünsel ve eylemsel kararlarımızda kendimizden çok milletin, toplumun, halkın, kamunun menfaatlerini düşünerek hareket etmeye devam etmekten asla vazgeçmeyeceğiz. 2025 yılında da demokratik, laik cumhuriyetimizi, ülke ve millet bütünlüğümüzü, ülkemizin millî ve manevî değerlerini de gözeterek ülkemizin, halkımızın, milletimizin üstün çıkarlarını her daim önceleyerek başımız dik, onurlu, gururlu, güzel günlere milletimizle birlikte mutlaka ulaşacağımıza dair kararlılığımız sarsılmaz biçimde devam ettireceğiz. Bu nedenlerle ülkemizin, milletimizin, parti teşkilatlarımız ile tüm Cumhuriyetçi Vatansever yurttaşlar olarak tüm vatanseverlerin yeni yılını kutluyor, sağlık, esenlik ve mutluluklar diliyoruz.”

‘Asgari değil sefalet ücreti’


Vatan Partisi Edirne İl Başkanı Gürol Bora Ateş, “Bu sefalet ücretini, kölelik ücretini yeni yıla girmeden geri çekin. TÜRK-İŞ’in önerdiği 29 bin 583 liralık asgari ücreti kabul edin. Bunun altındaki hiçbir ücret, emekçilerin taleplerini karşılamayacaktır. Hadi matematiğiniz yok, vicdanınız da mı yok?” diye sordu.
Vatan Partisi İl Başkanı Gürol Bora Ateş, yaptığı yazılı açıklamada, hükümetin açıkladığı 22 bin TL’lik asgari ücretin bu ülkeyi yönetenlerin artık vatandaşın gerçekliğinden tamamen koptuğunu gösterdiğini belirterek, “Asgari ücreti sadece yüzde 30 arttıranlar, son bir yılda bu ülkede iğneden ipliğe gelen devasa zamların farkında mı? Fildişi kulelerinde kalanlar, devlet imkânları ile lüks hayat yaşayanlar, israfı yaşam tarzı haline getirenler Edirne’de 22 bin lirayla yaşanamayacağının farkında mı? Üretim kalemlerinde verilen komik rakamlarla üreticimizi, çiftçimizi yok olmanın eşiğine getiren zihniyetin, bugün de emekçimizi, işçimizi açlığa mahkûm etmesine izin vermeyeceğiz” dedi.
Açıklanan rakamı kölelik ücreti olarak niteleyen Ateş, açıklamasına şöyle devam etti:
“Bu ücretle bir ailenin sadece mutfak masrafı belki karşılanabilir. Barınma, giyim, sağlık, eğitim, kültür vb. zorunlu ihtiyaçların bu ücretle karşılanma ihtimali yoktur. Buna karın tokluğuna çalışma denir ve ancak kölelik dönemlerinde bunun örneklerine rastlanır.
2024 boyunca ortalama enflasyon yüzde 60 olacak, kiralar yüzde 60 artacak, çay, şeker, ulaşım, pirinç, mercimek, sebze, meyve yüzde yüz artacak ama maaş yüzde 30 artacak! Hadi matematiğiniz yok, vicdanınız da mı yok?
Sözde ekonomi uzmanı neoliberal şarlatanlar bu durumu normalleştirmeye çalışıyor. Neymiş, ücret artışları talep yaratıyormuş, o da enflasyonu tetikliyormuş. Sadece temel yaşamsal ihtiyaçlarını karşılamak isteyen insanları bir de utanmadan hedef gösteriyorlar. Evimize arada bir et almak istediğimiz için, evladımızın cebine üç kuruş harçlık koymak istediğimiz için kabahatli bizmişiz.
Bankadaki parası durduğu yerde yüzde 50’den fazla kazananların yarattığı talep enflasyon yaratmıyor ama işçi yüzde 50 zam alsa enflasyon canavarı ayağa kalkıyor! Ekonomik şartlar ne olursa olsun kâr marjlarını asla düşürmeyen, alanlarında tekelleşmiş büyük sermayenin kafasına göre fiyat belirlemesi enflasyon yaratmıyor da asgari ücretli, emekli, işçi, memur yaratıyor. Bu masalları çocuklara bile anlatamazsınız.
Vergiyi, harcı artırırken geçen yılın gerçekleşen enflasyonu esas alınıyor ama maaşı belirlerken gelecek yılın hedef enflasyonu… Neymiş 2025 sonunda enflasyon yüzde 30 olacakmış… Bize bir yıl sonraki tahmine göre maaş belirliyorlar. Doğmamış çocuğa don biçiyorlar. Maaşları bugünün enflasyon ateşinde eritiyorlar. Artık bu ücretlerle kemer sıkılmıyor, ücretlinin boynundaki kement sıkılıyor.
Türk İş Başkanı Sayın Ergün Atalay’ı bu berbat tiyatroya katılmadığı için tebrik ediyoruz. Gece yarısına doğru apar topar toplanan o sözde Asgari Ücret Tespit Komisyonunda Türk İş’in çekilmesiyle işçi kalmamıştır. Milyonlarca işçi ve ailesinin bir yıl boyunca nasıl yaşayacaklarına her ikisi de aynı tarafta olan hükümet ve işverenler karar vermiştir. Bu komisyonun bileşimi adil değildir. İşçi azınlıktadır.
Buradan AK Parti hükümetine sesleniyoruz. Bu sefalet ücretini, kölelik ücretini yeni yıla girmeden geri çekin. TÜRK-İŞ’in önerdiği 29 bin 583 liralık asgari ücreti kabul edin. Bunun altındaki hiçbir ücret, emekçilerin taleplerini karşılamayacaktır.”

SP’den bakana ‘çay-simit hesabı’ parası!

Olgay GÜLER

Saadet Partisi (SP) İl Başkan Yardımcısı Faruk Yalçınkaya, 22 bin 104 lira olarak açıklanan asgari ücret rakamının, işçinin değil rantçı azınlığın rakamı olduğunu belirterek, kabul etmediklerini söyledi.

Türkiye’de 2025 yılı için 22 bin 104 lira olarak açıklanan asgari ücret rakamı, Saadet Partisi İl Başkanlığı tarafından düzenlenen basın açıklamasıyla eleştirildi. Saraçlar Caddesi’nde düzenlenen basın açıklamasını SP İl Başkan Yardımcısı Faruk Yalçınkaya okudu. Yalçınkaya, asgari ücret rakamını kabul etmediklerini belirterek, iktidara tepki gösterdi. 

‘BİR BARDAK ÇAY VE SİMİDİN FİYATINI BİLE BİLMİYORSUNUZ’

Açıklanan son asgari ücret rakamıyla, sermayenin dediklerinin emir kabul edildiği ve enflasyonun tüm yükünün yoksulun sırtına bindirildiğini söyleyen Yalçınkaya, “2024 yılında milyonlarca emekli kardeşimizi sadaka parası bile denemeyecek bir ücretle açlığa mahkûm eden iktidar; 2025 yılında yoksul kesimin açlıkla mücadelesini daha da katmerli hâle getirdi.

Açıklanan asgari ücret TÜİK’in pembe enflasyonunun bile altında bir rakamdır. TÜİK’in bütün algı oyunlarına rağmen gösterilen % 47’lik enflasyon oranı bile asgarî ücretliye çok görüldü. Halbuki biz bu enflasyonun % 80’lerde olduğunu biliyoruz. Biz ‘yoksul kesimi enflasyona ezdirmeme sözünün’ tutulmadığını biliyoruz. Haftalarca masada oturup, bir çözüm için çalışmadığınızı biliyoruz. Ve artık sizin neyi bilmediğinizi de biliyoruz. Siz çarşıyı bilmiyorsunuz, pazarı bilmiyorsunuz, sokağı bilmiyorsunuz, emekçiyi bilmiyorsunuz. Öyle görünüyor ki bir zamanlar hesabı yapılan, bir bardak çay ve simidin fiyatını bile bilmiyorsunuz. Şimdi soruyoruz: Bu rakamı neye göre belirlediniz? Kimle belirlediniz?” dedi.

‘İŞÇİNİN DEĞİL, RANTÇI AZINLIĞIN RAKAMI’

Söz konusu asgari ücret rakamının yoksul milyonların değil, rantçı azınlığın rakamı olduğunu belirten Yalçınkaya, “Bu asgari ücret rakamı yoksul milyonların değil, rantçı azınlığın rakamıdır. Tenceresi boş kalan annelerin değil, sofraları zengin olanların rakamıdır. Sabahın köründe işe giden işçinin değil, köşeyi kolay yoldan dönenlerin rakamıdır. Okuluna yırtık botla giden çocukların değil, makam aracı için kavga edenlerin rakamıdır. 85 milyonun değil, faiz lobilerinin rakamıdır. Bu rakam işçinin, işverenin değil; Hazine ve Maliye Bakanının rakamıdır” diye konuştu.

‘SİZİN ALIM GÜCÜ DİYE BİR ŞEYDEN HABERİNİZ VAR MI?’

Asgari ücret rakamlar üzerinden, milleti fakirliğe ikna etmek için çeşitli manipülasyonlar yapıldığını da ifade eden Yalçınkaya, “İktidar, 2002 yılından bugüne asgarî ücreti dolar bazında 628 dolara çıkardık diye övünüyor. Biz de soruyoruz: Sizin alım gücü diye bir şeyden haberiniz var mı? Zamanında 126 dolar ile geçinebilen bir ülke, neden bugün 628 dolarla geçinemiyor? Biz size cevabını verelim: çünkü ortalama kira fiyatları bugün 500 doların üstünde. Daha açıklayıcı olalım. Bugün asgari ücret 22.104 Türk Lirası oldu. Ücretin tamamını geçtik. Şu sonundaki 4 lira ile bir zamanlar, henüz Türkiye’de AK Parti yokken neler yapılabiliyordu neler. Bakınız; 2002’de 4 lirayla 8 paket makarna alınabiliyordu. 2002’de 4 liraya 30 adet yumurta alınabiliyordu. Bakınız burası çok önemli; 2002’de 4 liraya 4 tane dürüm-ayran alınabiliyordu. Bugün 4 lirayla, bir ciklet dahi alınamıyor” şeklinde konuştu.

‘BAKANLIĞA ÇAY-SİMİT HESABI İÇİN 4 LİRA’

Açıklanan asgari ücret rakamını kabul etmediklerini kaydeden Yalçınkaya, “Güzel ülkemizde asgari ücretle veya biraz üstüne çalışan yaklaşık 8,5 milyon emekçimiz ve ailesinin kabul etmeyeceği, edemeyeceği bu rakamı biz de kabul etmiyoruz. Çünkü bu rakam zulümdür. Emeğe zulümdür. Emekçiye zulümdür. Alın terine zulümdür. Kiraların % 60, pazar fiyatlarının %100 arttığı bir ortamda çalışana %30 zam bırakın vermeyi teklif dahi edilmemelidir. Aziz milletimiz adına buradan haykırıyoruz; bu yanlıştan dönün. Kuru soğana muhtaç ettiğiniz, soğuk evlerinde kombi açamaz duruma düşürdüğünüz, çocuğunun beslenme çantasına ekmekten başka bir şey koyamaya on milyonlarca insanın gözyaşları sizi boğmadan bu yanlıştan dönün. Talebimiz açıktır. Bizler; asgari ücret değil, insani ücret talep ediyoruz. Bunun gerçekleşmesi için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da canla, başla aziz milletimiz için çalışmaya devam edeceğiz. Son olarak, birazdan hep birlikte PTT’ye gidecek, şu an elimde bulunan ve ciklet dahi alamadığımız bu 4 lirayı Hazine ve Maliye Bakanlığına göndereceğiz. Belki bu 4 lira, bir sonraki çay-simit hesabında kullanılır” ifadelerini kullandı.

‘Bu sistem devam edemez’

İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, TBMM’deki asgari ücretle ilgili konuşmasında, Türkiye’de yaklaşık 8 milyon kişinin asgari ücretle geçindiğini ve bu oranın çalışan nüfusun yüzde 40’ını oluşturduğunu belirterek, asgari ücretin, insan onuruna yakışacak bir seviyede olmadığını vurguladı.
Akalın, yaptığı konuşmada, asgari ücretin, bir bireyin temel ihtiyaçlarını bile karşılamaya yetmediğine dikkat çekerek, “Bugün Türkiye’de asgari ücretle geçinen bir birey, ortalama 15 bin lira olan kiralık bir ev için ödeme yapmak zorunda. Faturalar, temel gıda ve ulaşım masrafları da eklenince, bu ücretin yetersizliği daha da netleşiyor” dedi.
Asgari ücretli bir bireyin, çocuklarını okula gönderebilmek için geçimini sağlamak zorunda kaldığını ve bu durumun ailelerin sağlıktan eğitim masraflarına kadar birçok konuda zorluk yaşamasına neden olduğunu söyleyen Akalın, “Birçok aile, okul masraflarını karşılayabilmek için temel ihtiyaçlardan fedakârlık yapmak zorunda kalıyor. Bu adaletsiz sistem sürdürülebilir mi?” diye sordu.
Prof. Dr. Mehmet Akalın, asgari ücretin bir lütuf değil, insanca bir yaşam hakkı olması gerektiğini belirterek, Türkiye’deki ekonomik tablonun sadece asgari ücretlileri değil, küçük esnaflardan çiftçilere, emeklilerden memurlara kadar geniş bir kesimi etkileyen bir adaletsizliğe dönüştüğünü ifade etti.
Akalın, “Bir avuç elitin zenginleşirken, emekçilerin alın teri değersizleşiyor. Bu sistem devam edemez. Adalet ve insan onurunu esas alarak ekonomik politikalar geliştirilmelidir. Halkın refahını sağlamak için gerçekçi ve sürdürülebilir politikalar bu Meclisin asli görevidir” dedi.
Konuşmasının sonunda Akalın, ekonomik politikaların adaletli bir şekilde yeniden şekillendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

İki kritik mesele: Sığınmacılar – Asgari ücret

Zafer Partisi Edirne Merkez İlçe Teşkilatı, halkın büyük çoğunluğunun asgari ücret ile yaşamını idame ettirmesi göz ardı edilirken, sığınmacı sözde misafirlerin ise en iyi şekilde yardımlarla yaşatıldığını belirterek, vatandaşların kendine reva görülen bu durumu hak etmediğini bildirdi.
Zafer Partisi Edirne Merkez İlçe Teşkilatı Sekreteri Irmak Yörük, Türkiye’de Sığınmacı ve Kaçak Göçmenler & Asgari Ücret Düşüklüğü Üzerine Toplumsal Gerçekler” başlıklı yazılı açıklamasında, “Ülke gündemini belirleyen iki konu son zamanlarda hepimizi oldukça ilgilendirmektedir. Bu konular Sığınmacı ve Kaçak Göçmenler ile Asgari Ücrettir. Bu iki kritik mesele, birbirinden bağımsız ele alınamayacak kadar iç içe geçmiş durumdadır. Hem geçici sığınmacı ve kaçak göçmenler sorununun çözümü hem de halkın ekonomik refahının arttırılması elzem bir ihtiyaç haline dönüşmüştür. Son dönemde kamuoyunda, geçici sığınmacı ve kaçak göçmenlerin geri döndüğüne dair bir algı oluşturulmaya çalışılmaktadır. Ancak bu iddia, mevcut sosyo-ekonomik ve politik verilerle örtüşmemektedir. Toplumun yanlış yönlendirilmesi yerine, gerçeklerle yüzleşmek ve çözüm odaklı politikalar geliştirmek gerekmektedir! diyerek şunları paylaştı:.
“Geçici sığınmacıların ve kaçak göçmenlerin ülkede kalıcı hale getirilmeye çalışıldıkları bir gerçektir. Barınma, eğitim, sağlık ve işgücü piyasası gibi alanlarda geçici sığınmacılar ve kaçak göçmenler, Türkiye’nin sosyo-ekonomik dokusunun bir parçası oldurulmaya çalışılmaktadır. Bunun yanı sıra, bu durumun özellikle kayıt dışı ekonomik faaliyetler ile bağlantılı olması, halkın ekonomik koşullarını daha da zorlaştırmaktadır. Kayıt dışı ekonomik faaliyetlerin artması, sığınmacı ve kaçak göçmenler ile Türk milleti arasındaki ekonomik rekabeti aleyhimize körüklemektedir. Türkiye, Suriyeli geçici sığınmacılar için barınma merkezi haline gelmiştir. Bu merkezde gıda, su, sağlık hizmetleri ve güvenlik gibi temel ihtiyaçlar sağlanmaktadır. Geçici sığınmacılar devlet hastanelerinde ücretsiz sağlık hizmetlerinden yararlanabilmektedir. Özellikle kadınlar ve çocuklar için kapsamlı sağlık hizmetleri sunulmaktadır. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, geçici sığınmacı ailelere ayni ve nakdi yardımlarda bulunmaktadır. Tüm bu yardımlar yetmezmiş gibi yerel kamu yönetimleri de ayrıca yardım sağlamaktadır. Büyükşehir, İl ve ilçe belediyeleri, geçici sığınmacılara yönelik gıda, barınma gibi çeşitli hizmetler sunmaktadır. Türkiye’de birçok STK da geçici sığınmacılara barınma, eğitim, sağlık ve geçim desteği sağlamaktadır.
Türk halkının ödediği vergilerle finanse edilen bu yardımların, bizleri daha fazla fakirliğe ve yoksulluğa sürüklediği yetmezmiş gibi, ‘Asgari Ücret’ de yoksulluk sınırından bir bağımsız değişkenmiş gibi belirlenmektedir.
Halkımızın büyük çoğunluğunun asgari ücret ile yaşamını idame ettirdiği göz ardı edilmekte, sözde misafirlerimiz ise en iyi şekilde yardımlarla yaşatılmaktadır.
Artan enflasyon ve temel ihtiyaçlara erişimdeki zorluklar, asgari ücretle geçinmeye çalışan milyonlarca yurttaşı derinden etkilemektedir. Ücretlerdeki adaletsizlik ve enflasyonun getirmiş olduğu hayat pahalılığı, yalnızca ekonomik değil, toplumsal bir sorun haline de gelmiştir. Aile içi huzursuzluklar, genç işsizliği ve nitelikli iş gücünün göç eğilimi gibi sonuçlar, ücretlerdeki düşüklüğün ve adaletsizliğin doğrudan yansımalarıdır. Türkiye’de “iş aramayan genç sayısı” gibi nitelendirmeler ile veriler analiz edilmekte ancak gençlerin iş aramaya neden isteksiz olduğu ve bunun sebepleri araştırılmamaktadır. Son yıllarda artan işsizlik, işsizliğe ve umutsuzluğa bağlı intiharlar araştırılmamaktadır.
Geçici sığınmacı ve kaçak göçmen politikasında şeffaflık sağlanmalı, toplumun bilgilendirilmesi doğru yapılmalıdır. Asgari ücret, yaşam maliyetleri göz önünde bulundurularak insanca yaşam standartlarını karşılayacak düzeye çıkarılmalıdır. Toplumun temel ihtiyaçlarını oluşturan konularda daha gerçekçi rakamlar üzerinden analiz yapılmalıdır. Kayıt dışı ekonomik faaliyetlere karşı etkin önlemler alınmalı, adil bir işgücü piyasası oluşturulmalı tam istihdam hedefiyle gelir adaletsizliği ortadan kaldırılmalıdır. Yüce Türk Milleti, kendine reva görülen bu görünmez yurttaşlığı hak etmemektedir.”

Zeybek: Çalışanlara intikam ücreti!

Olgay GÜLER

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, 2025 yılı için yüzde 30 artışla 22 bin 104 lira olarak açıklanan asgari ücret rakamıyla, işçi ve emekçilerin 2025 yılını geçirebilmesinin mümkün olmadığını belirtti.

Edirne Belediyesi tarafından gerçekleştirilen Kent Lokantası ve bazı park açılışları için kente gelen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, önceki akşam 22 bin 104 lira olarak açıklanan 2025 yılı asgari ücret rakamını değerlendirdi. CHP’nin il başkanlığında düzenlenen toplantıda konuşan Zeybek’e, CHP İl Başkanı Harika Taybıllı, CHP Edirne Milletvekili Baran Yazgan, Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygün, Bursa Milletvekilleri Hasan Öztürk ve Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın, ilçe ve belde belediye başkanları, il ve ilçe yönetimi katıldı.

‘İKTİDAR ÇALIŞANLARDAN İNTİKAM ALMAK İÇİN BU ÜCRETİ AÇIKLAMIŞTIR’

Toplantıda konuşan Zeybek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, asgari ücretle ilgili 30 bin liralık beklentisini hatırlatarak, “Dün Türk-İş’in toplantıyı terk etmesinin sonrasında kendisine yakın olan sendikalarla bir araya gelen iktidar 22 bin 104 lira ve bir önceki yılın asgari ücretinin yüzde 30 artışıyla bir ücret açıklaması yaptı. Bunun anlamı şudur; Aralık 2024 yılında açlık sınırı 21 bin TL. Bu asgari ücret 12 ay boyunca Türkiye’de geçerli olacak bir ücret. Yani Mart ayında da bu ücret, Temmuz’da da bu ücret, Haziran’da da bu ücret, Kasım’da da, Aralık 2025 yılında da. Bu Türkiye’deki yaygın olarak yaşadığımız ekonomideki daralmanın, yüksek enflasyonun, işsizliğin, hayat pahalılığının temel suçlusu olarak iktidarın çalışanları gördüğünün ölçütüdür. O nedenle de çalışanlardan intikam almak için bu ücreti açıklamıştır. Bunun başka bir açıklaması yoktur. Yani bir yıl içinde TÜİK’in açıkladığı rakamlar yüzde 47. ENAG’ın açıkladığı rakamlara yüzde 65, yani neredeyse yüzde 30’dan fazla bir reel kayıpla emekçilerin, işçilerin 2025 yılını geçirebilmesi mümkün değildir” dedi. 

‘TÜRKİYE’NİN HUZURA VE EKONOMİK REFAHA ULAŞMASI MÜMKÜN DEĞİL’

AK Parti iktidarı döneminde uygulanan yanlış politikalar yüzünden toplumun bütün kesimlerinin fakirleştiğini söyleyen Zeybek, “Türkiye’de yoksulluk sınırı 70 bin liranın üzerine çıkmıştır. Bugün burada Edirneliler dahil kamuda çalışan işçiler, memurlar, esnaflar küçük işletme sahipleri, hiçbirinin eline ayda net 71 bin lira gibi bir ücret geçmemektedir. Türkiye’de gelir adaletsizliği inanılmaz derecede bozulmuştur. Milli gelirden en yüksek yüzde birinin aldığı pay, en alttaki yüzde yirminin aldığı payın beş katına çıkmıştır. Türkiye zenginliklerini bir avuç kesime aktarmaya, bir avuç rantiye kesimine aktarmaya ve bunu da yaygın bir ekonomik politika olarak uygulamaya devam etmektedir. Türkiye’nin buradan çıkması mümkün değildir. Bu yöntemle Türk milletinin huzura ve ekonomik refaha ulaşması mümkün değildir” diye konuştu.

‘DEVLET ALACAĞINA ŞAHİN, VERECEĞİNE KARGA MUAMELESİ YAPIYOR’

Konu işçiye ve emekçiye gelince devletin; ‘alacağına şahin, vereceğine karga’ muamelesi yaptığını belirten Zeybek, “22 bin 104 TL’nin açıklandığı gün kiralara gelen artış yüzde 60’ın üzerinde. Yine aynı devletin açıkladığı rakamlara göre bu ay içinde, ocak ayı içinde kirasını yenilemek durumunda olan bir kiracının ödeyeceği kira artışı yüzde 60’ın üzerinde. Yeniden değerlendirme oranıyla toplayacağı vergiler, alacağı harçlarla ilgili getirdiği düzenleme de yüzde 44’ler civarında. Nasıl oluyor ki devlet işçiye emekçiye vereceği ücretlerle ilgili olarak; alacağına şahin geleceğine karga muamelesi yapıyor? Üstelik bu asgari ücret devletin ödeyeceği bir ücret de değil. Asgari ücreti kimin ödeyeceği konusunda Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir yasa teklifi verdik. Bakanlığa da açıklama yaptık. Dedik ki bizim önerimiz 30 bin TL asgari ücretin olması. Ancak tek kişinin çalıştığı, 2 tane işçinin çalıştığı, 5 kişinin çalıştığı, 10 kişiden aşağı personelin çalıştığı işletmelerle ilgili işveren 24 bin lira ödesin, geriye kalan 6 bin liralık kısmını on kişiye kadar olan yerlerde devlet sosyal güvenlik katkı payı ödesin. 50 kişiye olan yer 4 bin lira, 100 kişi olan yerlerde de 3 bin liralık bir katkı payı verdiğimizde biz, Türkiye’deki bütün kesimlerin asgari ücreti ödeme konusunda bir yükün altına da girmesini engelleyecek bir çözüm ortaya koyduk. Ama maalesef iktidar bunların hiçbirisini dikkate almadı” şeklinde konuştu.

6 bin liralık kısmını on kişiye kadar olan yerlerde devlet sosyal güvenlik katkı payı ödesin. 50 kişiye olan yer 4 bin lira, 100 kişi olan yerlerde de 3 bin liralık bir katkı payı verdiğimizde biz, Türkiye’deki bütün kesimlerin asgari ücreti ödeme konusunda bir yükün altına da girmesini engelleyecek bir çözüm ortaya koyduk. Ama maalesef iktidar bunların hiçbirisini dikkate almadı” şeklinde konuştu.

‘EMEKLİNİN 2025’İ NASIL GEÇİRECEĞİNİ KESTİRMEK MÜMKÜN DEĞİL’

Emekliye yapılacak artışlara da değinen Zeybek, “22 bin 104 TL asgari ücretle ki bugün kamuoyuna yansıtıldığı biçimde söylemek istiyorum; beş aylık enflasyon rakamları yüzde 11 buçuk açıkladılar. Bu ay da herhalde gene gizlenmiş ve yanlış olacağını hepimizin bildiği enflasyon rakamlarıyla birlikte memur emeklisine, işçi emeklisine, Bağ-Kur emeklisine yüzde 13’ler civarında bir artış yapacaklar. Bu 12 bin 500 liranın altında zaten milyonlarca dul, yetim ya da malul aylığı alanlar varken 8 milyona yakın insan 12 bin 500 TL emekli aylığıyla geçinirken şimdi buna gelecek olan 1000-1500 liralık bir artışla emeklinin 2025 yılını nasıl geçireceğini kestirmek mümkün değil” ifadelerini kullandı.

‘TÜRKİYE’NİN GERÇEK GÜNDEMİ AÇLIKTIR’

Cumartesi günü CHP’nin Ankara’da yapacağı asgari ücret mitingine vatandaşları davet eden Zeybek, “Ben buradan bir çağrı yapmak istiyorum; Cumartesi günü Ankara’da yapılacak olan bir kitlesel etkinlik vardı. Sivil toplum örgütlerinin düzenlediği etkinlik. Ama şimdi artık bütün etkinlikler bizim açımızdan asgari ücretin protesto edildiği, asgari ücretle ilgili belirlenen rakamların protesto edildiği birer miting olacak ve şimdi biz bundan sonra toplumun olduğu her yerde olacağız. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bundan sonra her yerde olacağız. Türkiye’nin gerçek gündemi yoksulluktur. Türkiye’nin gerçek gündemi açlıktır, enflasyondur, hayat pahalılığıdır, geçim sıkıntısıdır. Türkiye’nin gerçek sorunu belli bir yaşa gelmiş, evlenme yaşına gelmiş, sevdiğiyle ev kurmaya cesaret edemeyen ev gençlerinin sorunudur. Çocuk yapmaktan korkan genç ailelerimizin sorunudur. Bütün bu sorunlar ortada dururken Türkiye, kendi dışında gerçekleşen olayları birer kahramanlık hikayesine dönüştürerek toplumun gerçek beklentilerini geri plana atamaz. O nedenle sesimizi daha çok yükselteceğiz” dedi.

‘Dalga geçmeye başladılar’

Memleket Partisi Edirne İl Başkanı Süheyl Tunçyürek, insanların geçim derdi içinde boğulmasını, yaşam mücadelesi verirken umutlarını kaybetmesini kabul etmediklerini belirterek, 22 bin 104 lira olarak açıklanan asgari ücretle bırakın geleceği, bugünü bile kurtarmanın imkânsız olduğunu söyledi.
Memleket Partisi İl Başkanı Tunçyürek, “Açıklanan 22.104 TL asgari ücret, ne bir ailenin geçimini sağlamaya ne de bir bireyin insanca yaşamasına yeter” diyerek şunları söyledi:
“Bu rakam, bırakın hayatı kolaylaştırmayı, insanlara yaşam sürdürmenin bile mümkün olmadığını hissettiren bir karar olmuştur. Halk bu kadar zorluk çekerken, bu ücretin bir çözüm gibi sunulması adeta milletle dalga geçmekten başka bir şey değildir.
Artık yeter! İnsanların geçim derdi içinde boğulmasını, yaşam mücadelesi verirken umutlarını kaybetmesini kabul etmiyoruz. Vatandaşlarımız, emeğinin karşılığını almak ve çocuklarına daha iyi bir gelecek sağlamak istiyor. Ancak bu ücretle bırakın geleceği, bugünü bile kurtarmak imkânsız.
Memleket Partisi olarak, halkın sırtına yüklenen bu ekonomik zulme karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Kimsenin alın teriyle, umuduyla alay edilmesine göz yummayacağız. Bu ülkenin insanları her şeyin en iyisini hak ediyor, onları bu çaresizliğe mahkûm etmeye kimsenin hakkı yok!”

‘Asgari ücrete %30 zam akıl tutulması’


Yeniden Refah Partisi Edirne İl Başkanı Hakan Çalışkan, 22 bin 104 TL asgari ücretin beklentilerin altında ve kabul edilemez bir rakam olduğunu söyledi.
Yeniden Refah Partisi İl Başkanı Çalışkan, AKP’nin 2025 yılı için belirlediği asgari ücret artışıyla ilgili açıklamalarda bulundu.
Çalışkan, ev sahiplerine enf-lasyon oranında zam yapılabilir-ken, Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) zam oranının %43,93 olarak belirlenmesine rağmen, 8 milyon çalışan için asgari ücrete %30 zam yapılmasının tamamen bir akıl tutulması olduğunu ifade etti.
Çalışkan, yoksulluk sınırının 66 bin 553 TL’yi bulduğu ülkemizde, 22 bin 104 TL asgari ücretin beklentilerin altında ve kabul edilemez bir rakam olduğunu belirtti. Bu durumun, dar gelirli vatandaşların yaşam koşullarını daha da zorlaştırdığını vurgulayan Çalışkan, adil bir gelir dağılımının sağlanması gerektiğini savundu.

‘Asgari ücret çay-simide göre’


İYİ Parti Edirne İl Başkanı H.Hakan Şahin, 22.104 lira olarak açıklanan asgari ücretin kabul edilebilir bir tarafı olmadığını belirterek,” Asgari ücretle çalışan tüm vatandaşlarımız bir kez daha bilerek ve isteyerek sefalete mahkum edilmiştir” dedi.


İYİ Parti İl Başkanı H.Hakan Şahin, “2024 yılı asgari ücret açıklamasından sonra sosyal medyadan kutlama mesajları yayınlayan iktidar partisinin Milletvekili Sayın Fatma Aksal ve İl Başkanı Sayın Belgin İba’nın 2025 asgari ücretini paylaşmayıp sesiz kalmasının nedeni nedir? Yoksa onlar da bizler gibi açıklanan asgari ücretin bir felaket olduğunu düşünüyor ama parti politikaları ve siyasi ikbal için sessiz mi kalıyorlar? Ya da bulundukları partide demokrasi yok mu? Eğriye eğri doğruya doğru diyemiyorlar mı?” sorularını yönelttiği açıklamasında şunlara yer verdi:
“ Tek adam rejiminin siya-setçisi olmak da zor anlaşılan. Açıklanan asgari ücretin tek doğru yanı iktidarın 22 yıl sonunda hesabı ilk defa doğru yapabilmesi.
4 kişilik aile kişi başı her öğün iki simit yiyip 2 çay içtiğinde 15 liradan 1 kişi bir öğün için 60 lira çay simit parası öder. 60 x 4 ‎ = 240 lira ailenin bir öğün için ödeyeceği tutar.
240×3‎ = 720lira günlük yemek parası.
720×30 ‎ = 21.600aylık çay simit parası.
Asgari ücreti de buna göre belirlemiş iktidar.
Uzun lafın kısası
22.104 lira olarak açıklanan asgari ücretin kabul edilebilir bir tarafı yoktur!
Memurun , emeklinin , işçinin , çiftçinin alın terini hakkıyla ödemek zorundasınız!
AKP ve ortaklarının tüm politikaları artık bir anlam ifade etmemektedir.
Asgari ücretle çalışan tüm vatandaşlarımız bir kez daha bilerek ve isteyerek sefalete mahkum edilmiştir.”