Kategori arşivi: Siyaset

‘İşçinin hakkını gasp etmekten vazgeçin!’

Zafer Partisi Edirne Merkez İlçe Başkanı Arda Meriç, AKP hükümetinin yıllardır uyguladığı ekonomik politikaların Türkiye’yi yüksek enflasyon, derinleşen gelir adaletsizliği ve işsizlik sarmalına sürüklediğini söyledi.
Zafer Partisi Merkez İlçe Başkanı Arda Meriç, “AKP hükümetinin ekonomi politikaları ve işçi haklarına darbesi: emekçinin alın terine sınır çizilemez” başlığı ile paylaştığı yazılı açıklama-sında şunları kaydetti:
“Ülkemizde işçilerin alın teriyle kazandığı haklar, yıllardır AKP hükümetinin yanlış ekonomi politikaları ve emek karşıtı düzenlemeleriyle budanmakta ve sınırlandırılmaktadır. En son kıdem tazminatı tavan ücretine yapılan yalnızca %11’lik artış, bu durumun en somut örneklerinden biridir. 2024 yılı itibarıyla kıdem tazminatı tavanı 46 bin TL olarak belirlenmiştir. Bu artış, ülkemizde yaşanan yüksek enflasyon ve döviz kuru krizi göz önüne alındığında emekçilerin hakkını açıkça gasp etmektedir. Son brüt maaşı 100bin tl olan çalışanın bu durumda 10 yıllık tazminatı sadece 466 bin TL’ye tekabül ediyor, ki bu denli yüksek bir ücreti işçi de almamaktadır. Bu tutar, günümüz ekonomik koşullarında emekçilerin emeklilikte bir nebze de olsa rahat edebilmesi için yeterli değildir. Oysaki kıdem tazminatı, işçinin yıllarca döktüğü alın terinin karşılığıdır ve işçinin geleceği için bir güvencedir. Ancak AKP hükümeti, bu tavan uygulamasıyla işçilerin bu hakkını adeta “yarım” bir şekilde (ki o bile değil) teslim ederek emekçileri zor duruma düşürmektedir.
Ekonomik Gerçekler ve Hükümetin İflas Eden Politikaları
AKP hükümetinin yıllardır uyguladığı ekonomik politikalar, Türkiye’yi yüksek enflasyon, derinleşen gelir adaletsizliği ve işsizlik sarmalına sürüklemiştir. Türk lirasının değeri her geçen gün erirken, temel gıda maddelerinden enerjiye kadar her şeyde fiyatlar katlanarak artmaktadır. Hal böyleyken kıdem tazminatında yapılan %11’lik artış, enflasyonun çok gerisinde kalmış, işçilerin ve emeklilerin alım gücünü daha da düşürmüştür. Kıdem tazminatı tavanı gibi sınırlandırmalar, işçilerin en temel haklarından olan emek güvencesini baltalamakta ve sermaye sahiplerini daha fazla kayıran bir sistemin devamını sağlamaktadır. Bu durum, AKP hükümetinin ekonomik politikalarının sınıfsal tercihlerini bir kez daha gözler önüne sermektedir: Emekten değil, sermayeden yana bir duruş!
AKP’ye Net Mesajımız: İşçinin Hakkını Gasp Etmekten Vazgeçin!
Bizler, işçi haklarının sınırlanmasına ve alın terine değer verilmemesine asla sessiz kalmayacağız. Bu ülkenin kalkınmasının gerçek mimarları olan emekçilerin kıdem tazminatı, tavan uygulamalarıyla kısıtlanamaz. AKP hükümetine açıkça çağrıda bulunuyoruz:
Kıdem tazminatı tavanı derhal kaldırılmalıdır!: İşçinin emeği, ekonomik krizlerin ve yanlış politikaların bedelini ödememelidir.
Enflasyon oranında gerçekçi düzenlemeler yapılmalı, işçinin alım gücü korunmalıdır.
İşçilerin hakları anayasal güvence altına alınmalı ve işçi sendikaları üzerindeki baskılar sona erdirilmelidir.
AKP hükümeti bilmelidir ki işçilerin hakkını gasp eden düzenlemeler tarihin kara sayfalarına yazılacaktır.
Türkiye’nin geleceği, emekçilerin haklarının korunması ve güçlendirilmesiyle şekillenecektir. Unutulmasın ki, alın terinin hakkı ödenmez, sınırlandırılamaz! Emekçinin sesine kulak verin, bu yanlıştan dönün!”

‘Akşener Erdoğan’ın talimat memuru’


Olgay GÜLER
İYİ Parti eski Genel Başkan Yardımcısı, Edirneli Mehmet Tolga Akalın, Halk TV’ye yaptığı açıklamada, İYİ Parti kurucu genel başkanı Meral Akşener’le ilgili dikkat çeken iddiada bulundu.
İYİ Parti’li Akalın, önceki gün katıldığı Halk TV yayınında, partinin kurucu genel başkanı Meral Akşener’le ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Akalın, 31 Mart gecesi yaşanan seçim hezimeti sonrası dönemin İYİ Parti lideri Meral Akşener’in, Erdoğan’dan gelen telefon sonrası ‘istifadan vazgeçtiğini’ iddia etti. Öte yandan Akşener’in Özel Kalem Müdürü Esma Bekar, iddiayı yalanladı.
‘ERDOĞAN’IN TALİMAT MEMURUDUR’
Katıldığı programda, Akşener’in kendilerine haber bile vermeden, “Tek başımıza seçime gireceğiz” açıklamasını anlatan Akalın, “Erdoğan’ın siyasi başarının temeli muhalefetini dönüştürmesinden gelir. Meral Akşener artık siyasetçi olma vasfını yitirmiştir. Meral Akşener 31 Mart gecesi istifa edecekti. O gece saat 00.00’da İYİ Parti Genel Merkezi’nde bir basın açıklaması yapılacaktı. Ancak Erdoğan’dan gelen bir telefonla; Erdoğan’ın talep, rica, talimatıyla adına ne derseniz deyin, Meral Akşener istifa etmekten vazgeçti. Akşener, Erdoğan’ın talimat memurudur. Meral Akşener artık siyasetin değil tarihin konusudur” dedi.
İDDİAYA YALANLAMA GELDİ
Öte yandan Meral Akşener’in Özel Kalem Müdürü Esma Bekar, programa gönderdiği mesajda, “31 Mart gecesi Cumhurbaşkanı ile bir telefon görüşmesi olmamıştır. HTS kayıtlarına bakılabilir” ifadelerini kullandı.

Trakya yoksullukta en yüksek!


Edirne Milletvekili Ediz Ün, TÜİK’in yayınladığı Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerinde Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ’ı kapsayan bölgenin yoksulluk oranının Türkiye ortalamasının üzerinde ve en yüksek iller arasında çıkmasını değerlendirdi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanıtlaması için konuya ilişkin soru önergesi veren Ün “Yoksul sayısı artıyor ve iktidarda önlem almıyor” dedi.
AKP’nin politikasının yoksulluğu ortadan kaldırmak değil yoksulun sırtından siyası rant kazanmak olduğunu ifade eden Edirne Milletvekili Ün açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Geçtiğimiz günlerde TÜİK Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerini yayınladı. Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli bir bölge olarak değerlendirilmiş ve bölgemizde yoksulluk oranı Türkiye ortalamasının üzerinde. Yoksulluk oranı medyan gelirin %50’sine göre 11,8 %60’ına göre 20,2’dir. Üç ilimizdeki yoksul sayısı da 2014 yılında 148 bin civarındayken 2024 yılında 226 bini aşmış. Görece en batıdaki en gelişmiş illerimiz arasında olmaları gerekirken kronik bir yoksulluk var. Bu illerimizde sanayi mi yok? Turizm mi yok? Ya da tarım mı yapılamıyor? Bu yoksulluğun sebebi iktidar ve onun politikalarıdır.
AKP yoksulluğu ortadan kaldırılması gereken bir durum olarak görmüyor. Yoksulları sırtlarından oy devşirilecek insanlar olarak görüyor. Bunun için yoksulluğu ortadan kaldıracak gerçek adımları atmıyor. Yoksul kesimlerin en önemli yükselme aracı olan eğitimi bile yoksulların daha da geriye düşeceği bir biçime çevirdiler. Yoksul ailelerin çocukları artık okullarını bırakıyor. Devlet bunun takibini yapmaktan ve o çocuklarımızı tekrar okullara döndürecek uygulamaları yapmaktan uzak.
Uyguladıkları ekonomik politikalarla ülkede milyonları daha yoksullaştırdılar. Bakın çözüm olarak sundukları politikalarda yoksulun sırtına yeni yük getiriyor. Baştakilerin yanlışını işçinin, çiftçinin, emeklinin kısaca çalışan geniş kesimlerin ödediği bir düzende yoksulluk azalmaz artar. Ülke olarak bizim de yaşadığımız budur.”


Edirne Milletvekili Ediz Ün Konuya ilişkin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a da şu soruları yöneltti:
“1.Bakanlığınız yoksulluğun azaltılması için hangi çalışmaları yapmaktadır?
2.Yoksulluğun azaltılması için bir çalışmanız varsa neden yoksul sayısı artmaktadır?
3.Yoksul sayısında artış yaşandığına göre politikalarınızın başarısız olduğu ve yeni bir bakışla yeni politikalara geçilmesi gerektiği söylenemez mi?
4.Söz konusu rapora göre yüksek yoksulluk oranı bir okul bitirmeyenlerde görülmektedir. Bu nedenle özellikle dezavantajlı grupların yoksulluk sarmalından çıkmalarını sağlayacak en önemli araç olan eğitime ulaşmaları için hangi önlemleri alıp uyguladınız?
5.Yoksulların sağlıklı konut ihtiyacını karşılamak, sosyal dışlanmışlığın önüne geçmek ve iş bulmaları için ne gibi çalışmalarınız vardır?
6.Bakanlığınızın politikaları yoksulluğu ortadan kaldırmayı mı yoksa yoksulları siyasi hedefler için yoksulluğu yönetmeyi mi amaçlamaktadır?”

‘Mehmetçik katiline af yok’


Zafer Partisi Edirne İl Başkanlığı, PKK ile anayasa değişikliği yapılarak Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısının ve anayasanın ilk dört maddesinin hedef alındığını, bu durumun milletin huzur ve güvenliği kadar devletin bekası için de büyük bir tehdit olduğunu bildirdi.
Zafer Partisi Edirne İl Başkanlığı’ndan ‘Mehmetçik katiline af yok’ başlığı altında yapılan yazılı açıklamada şunlara yer verildi:
“Yüce Türk Milletine,
2013-2015 yılları arasında, AKP hükümetinin, sözde çözüm süreci adı altında terör örgütü PKK ve elebaşı Abdullah Ocalan ile yürüttüğü görüşmeler, devletimizin varlığı ve milletimizin birliği açısından telafisi güç zararlar doğurmuştur. Bu süreç, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerine ve anayasal düzenine aykın şekilde, terör örgütüne güç kazandırmış, milletimizin huzur ve güvenliğini tehlikeye atmıştır.
Sürecin kamuoyuna ‘analar ağlamasın’ gibi masum bir söylemle sunulması, gerçekte PKK’nın silah bırakmadan yeniden yapılanmasına ve şehirlerde alan hakimiyeti kurmasına neden olmuştur. Uyarılara kulak tıkanmış, itiraz edenler ise baskı altına alınmıştır. Bu dönemde üniversitelerde dahi terör örgütünün gençlik yapılanmaları varlık göstermiştir. Kütahya Dumlupınar Üniversitesinde Hasan Şimşek ve İzmir Ege Üniversitesinde Fırat Yılmaz Çakıroğlu gibi gençlerimiz PKK’nın vahşi yüzüne kurban gitmiştir.
Sürecin en acı verici sonuçlarından biri, PKK’nın Güneydoğu Anadolu bölgemizde birçok il ve ilçeyi cephaneliğe çevirmesi, şehirlerde sözde mahkemeler kurarak vatandaşlarımızdan vergi toplaması ve devletin egemenlik haklarını gasp etmesidir. Bu bölgelerde devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesi, 793 kahraman askerimizin şehadetine mal olmuştur.
Aynı dönemde, müdahale edilmeyen PKK, Suriye’nin kuzeyinde PYD adıyla örgütlenerek alan hakimiyeti sağlamış ve bölgesel bir tehdit haline gelmiştir. Bu gelişmeler, AKP hükümetinin siyasi hatalarının ülkemize ödettiği ağır bedelin bir göstergesidir.
Milletimizin bilgisine sunmak isteriz ki, bugün AKP-MHP-Hüda PAR’dan oluşan Cumhur İttifakı, geçmişteki hatalarından ders çıkartmadığı gibi, sözcülüğünü MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yaptığı yeni bir çözüm süreci dayatmaya çalışmaktadır. Bu süreçte, Abdullah Ocalan’a ve bütün PKK’lılara af çıkarılacaktır. Tek başına PKK için af çıkarmak mümkün olmadığı için FETÖ ve IŞİD gibi terör örgütlerinin mensupları da serbest kalacaklardır. PKK ile anayasa değişikliği yapılarak Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısının ve anayasanın ilk dört maddesinin hedef alındığı açıktır. Bu durum, milletimizin huzur ve güvenliği kadar devletimizin bekası için de büyük bir tehdittir.
Bizler, devletimizin temel niteliklerine, anayasal düzenimize ve milletimizin birliğine yönelik bu tür girişimlerin karşısında durmaya devam edeceğiz. Zafer Partisi olarak Milletimizden aldığımız güç ve kararlılıkla, Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmez bütünlüğüne sahip çıkacağımızı ilan ediyoruz.
Bu vesileyle, geçmişte teröre karşı canlanı pahasına mücadele eden tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize minnetlerimizi sunuyoruz. Milletimizin huzur, güvenlik ve birliği için kararlı mücadelemiz devam edecektir.”
Zafer Partisi Edirne İl Başkanlığı

‘Seçim döneminde de hayal satmayacaktınız’


Saadet Partisi Edirne İl Mahalli İdareler Başkanı Tezcan Karakütük; Edirne Belediye Başkanı Av. Filiz Gencan Akın’ın mahalle ziyaretleri esnasında mahalle sakinlerinin talep ve şikayetleri konusunda, “Hayal satamam, yalan söyleyemem” şeklindeki sözleri üzerine seçim öncesi verdiği vaatleri anımsattı.
Saadet Partisi İl Mahalli İdareler Başkanı Karakütük, “Seçim döneminde de hayal satmayacaktınız” dediği açıklamasında şunları kaydetti:
“Hepinizin bildiği üzere Edirne Belediye Başkanı Sayın Filiz Gencan Akın seçim öncesi onlarca vaatte bulundu. Ulaşımda indirim bunlardan sadece birisiydi. Göreve geldikten kısa zaman sonra bırakın indirimi ulaşıma zam yapılmıştı. Vaat etmek kolaydır ancak gerçekleştirmek zordur. Sayın Av. Filiz Gencan Akın’ın vaat ettiği projelere, proje kitapçığına bakıyoruz. Göreve geldikten sonraki icraatlerine bakıyoruz. Maalesef hiçbir gelişme göremiyoruz. Edirne Turizm Gözlemevi, Edirne Peynir Müzesi, kreşler, bungalov evler, karavan parkı, çalgıcı mektebi, zanaatkârlar çarşısı, öğrenci yurtları, Hıdırlık Tabyası seyir alanı, amfi tiyatro, spor merkezleri, mahalle konakları, engelli ve yaşlılara, gençlere, kadınlara, çiftçilere destek kapsamında sosyal projeler… daha neler var neler. Şimdi sormak istiyoruz. Seçim öncesi vaat ettiğiniz ama seçimden kısa bir zaman sonra unuttuğunuz projeleri açıklarken hemşerilerimize hayal satmış olmadınız mı?” .

Bahçeli hakkında suç duyurusu

Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi Edirne Kurucu İl Başkanı Av. Barış Ateş, partisinin Genel Merkezi tarafından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu bildirdi.
Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi Edirne Kurucu İl Başkanı Av. Barış Ateş, yaptığı yazılyı açıklamada, “Zamanında TBMM’de üçüncü büyük siyasi parti olan HDP ve yönetimine yönelik sıkça ‘terörist’ suçlamasında bulunan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Anayasa Mahkemesi’nin HDP’yi kapatması talebini de sıkça yineleyerek, HDP’yi meşru organ görmek demek PKK’yı muhatap almak demektir. HDP meşru bir organ değil, terör örgütü PKK’nın mazbata almış maskeli halidir” gibi sözler sarf ederken geldiğimiz noktada AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir kez daha Cumhurbaşkanı seçilebilmesi için gerekli olan Anayasa Değişikliğinin gerçekleştirilebilmesi adına terörist başının TBMM çatısına davet edilerek açıklamada bulunmasını istemesi hiçbir biçim ve koşulda asla kabul edilebilecek bir durum değildir” dedi.
Av. Ateş, gelinen süreçte Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi Genel Merkezi tarafından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek, “Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi olarak şehit kanıyla kurulan bu vatanı yedirtmeyeceğiz!” ifadelerini kullandı..
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli hakkında TCK madde 302 ‘Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak; (Terörle Mücadele Kanunu madde 6) Terör örgütlerinin cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru göstermek veya övmek suçundan dava Parti Genel Merkezi tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu ifade eden Ateş; “Şikayet olunan Devlet Bahçeli TBMM’de yaptığı açıklamayla, 40.000 evladımızın doğrudan veya dolaylı yoldan katili olan PKK terör örgütünün başı Abdullah Öcalan’ı meclise çağırarak 40 yıldır yaptığı terör faaliyetlerini meşrulaştırmıştır. Bu kabul edilebilir bir açıklama değildir” şeklinde konuştu. .
Av. Ateş, bu ve benzeri açıklamalara asla kayıtsız kalmayacak, Türk milletinin, şehitlerimizin, gazilerimizin ve onların ailelerinin haklarını sonuna kadar savunacaklarını ifade etti.

CVP’den ‘İmralı’ değerlendirmesi


Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi Edirne Kurucu İl Başkanı Av. Barış Ateş , ülkenin baş belası olan PKK terör örgütünün başı ile yapılan görüşme ve sonrasında yapılan açıklamayı hiçbir biçimde kabul etmediklerini, ülkemizin kuruluş temellerine kesinlikle aykırı olduğunu söyledi.
Cumhuriyetçi Vatanse-verler Partisi Edirne Kurucu İl Başkanı Av. Ateş, yaptığı yazılı açıklamasında şunlara yer verdi:
“Hiçbirimizin aklının ve vicdanının kabul etmediği, milli ruhumuza aykırı ve gururumuzu zedeleyici, milletin sessizliği adına atalarımızdan utandığımız ve şehitlerimizin kemiklerinin sızlatıldığı Türk tarihinin en karanlık günlerine şahitlik ediyoruz.
ABD ve Nato’nun bile terör örgütü olarak kabul ettiği, silahlı terör eylemleri ile 30 binden fazla vatan evladını katletmiş bir narko-terör örgütünün bir numaralı sorumlusu olduğunu kabul eden ve idama mahkum edilen bir piyonun hayasızca propagandası yapılmaktadır.
Süreci bu hale getirenlerden tiksiniyoruz! Utanıyoruz! Lanetli-yoruz!
Sizlerin bu denli alçalması ve hayasız cüretinizin karşısında, binlerce şehidimizin, on binlerce kolunu, bacağını, gözünü kay-betmiş gazilerimizin ve yetim kalmış çocukların, evlatsız kalmış ve sıvasız evlerde yaşamaya mahkum edilmiş ailelerinin hesabını soracağız!
Sizler vatanı babanızın terekesini paylaşır gibi parçalayasınız diye değil, bu toprağa vatan, millet, bayrak, bağımsızlık uğruna düşen Kuvay-ı Milliye şehitleri adına bunların hesabını soracağız!
Ülkemizin baş belası olan PKK terör örgütünün başı ile yapılan görüşme ve sonrasında yapılan açıklamayı hiçbir biçimde kabul etmediğimizi, ülkemizin kuruluş temellerine kesinlikle aykırı olduğu açık, Türk vatanını, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütünlüğüne yönelik eylemlerini her fırsat ve ortamda dile getiren, eylemleriyle de bunu açıklıkla ortaya koyan terör örgütü temsilcileri ve onun gizli, açık işbirlikçisi durumunda bulunan her türlü kişi, grup, yapı ve oluşumların milletimizce hiçbir biçimde kabul görmediği, ‘kirli düzen temsilcilerine’ halkımızın/milletimizin gerekli dersi verdiğini her zaman bilmekte ve görmekteyiz.
Bu nedenlerle biz mahkeme ve kanun önünde hesabın sorulacağı yeni bir inisiyatif başlatıyoruz! TBMM’yi boykot ediyoruz ve hangi görüşten olursa olsun vatandaşlarımızın, TBMM’de bu cürete karşılık vermeyen tüm siyasi partilerden istifa etmeye çağırıyoruz!”

Saadet Havsa’da Aladağ’a emanet


Saadet Partisi Havsa İlçe Teşkilatı’nın tek liste ile girilen kongresinde Murat Aladağ ilçe başkanlığına seçildi.
Saadet Partisi Edirne İl Teşkilatı, Havsa kongresini gerçekleştirdi.

Saadet Partisi Edirne İl Sorumlusu Bekir Demirkaya, kongredeki konuşmasında; “Rahmetli Erbakan hocamızın ‘Bunlara leblebici dükkanı bile emanet edilmez’ deyişini hatırlıyoruz ister istemez. Leblebici dükkanında bile bir nizam, bir ciddiyet, kurumsallık ve devamlılık var. Bugün yöneticiler maalesef milletimize ‘İnsanca Yaşam’ı değil; ‘asgari hayatı’ reva görüyor! Bu böyle gitmez, bu yürümez. Saadet Partisi olarak bizler bu gidişe dur demek için çalışmalarımızı artırarak sürdüreceğiz” dedi.


Yoğun katılımın yaşandığı tek liste ile girilen kongrede Murat Aladağ ilçe başkanlığına seçildi.

‘Yüzde 30 zam akıl tutulması’

Olgay GÜLER

Yeniden Refah Partisi (YRP) İl Başkanı Hakan Çalışkan, TBMM’de kabul edilen 2025 yılı bütçesinde, paylaşımda adalet olmadığını belirtip, asgari ücrete verilen yüzde 30 zamma tepki gösterdi.

YRP İl Başkanı Çalışkan, partinin il başkanlığında gerçekleştirdiği toplantıyla 2024 yılını değerlendirirken, hem TBMM’de kabul edilen 2025 bütçesini, hem de asgari ücrete yapılan yüzde 30’luk zammı gündemine aldı. Enflasyonla üreterek mücadele edilebileceğinin altını çizen Çalışkan, kaynakların kamuda ki israfa, imtiyazlılara ve faiz canavarına aktarıldığını belirtti.

‘BÜTÇEDE PAYLAŞIMDA ADALET YOKTUR’

Çalışkan, ülkede açlık sınırının 21 bin TL, yoksulluk sınırının ise 70 bin lira seviyesine geldiğini belirterek, “2024 yılı enflasyonu yüzde 50’ye yakın bir noktada yılı tamamlıyor. Yılsonunu neredeyse yüzde 50’lik bir enflasyonla tamamlayacağız. 2024 yılı için tahminler neydi? Tahminler yüzde 33’tü. %33’lük tahmin yerine neredeyse %50’lik bir enflasyonla yılı tamamlıyoruz. Peki, 2025 yılı tahminleri nedir? Yüzde 21. Peki bu tahminler tutabilecek mi? Elbette ki tutamayacak. Üzülerek ifade ediyorum; yüzde 33 nasıl yüzde 50 çıktıysa, yüzde 21 de nereden baksanız yüzde 40’lık bir enflasyon olarak karşımıza çıkacak. Zaten bunun bir göstergesi ve habercisi olarak Yeniden Değerleme Oranı yüzde 44 olarak hesaplandı. Vergilere, cezalara, harçlara 2025 yılında yüzde 44 zam yapılacak. Üzülerek ifade ediyoruz ki yakın zamanda meclise sunulan ve onaylanan 2025 yılı bütçesi vatandaşın ve ezilenlerin bütçesi değildir. Bu bütçede paylaşımda adalet yoktur. Borç, faiz, vergide adaletsizlik vardır. Bu bütçe borç, faiz, zam ve vergi bütçesidir. 2025 yılında 2 trilyon TL’ye yakın faiz ödenecektir. Ödenecek olan 1,95 trilyon TL bu faiz, 56 milyar dolara tekabül etmektedir. Bu yıl ödenecek 1,95 trilyon liralık faiz, 2023 yılında bu ülkede faaliyet gösteren 1.062.000 şirketten alınan kurumlar vergisinin neredeyse 4 katıdır” diye konuştu.

‘FAİZE VERİLEN PARAYLA ASGARİ ÜCRETLİYE 16 BİN LİRA FAZLADAN VERİLEBİLİR’

Faize verilen parayla, devletin 10 milyon asgari ücretliye bir sene boyunca her ay 16 bin TL fazladan maaş verip, asgari ücretlinin eline 33 bin TL geçmesinin sağlanabileceğini ifade eden Çalışkan, “Engelli vatandaşlarımızın şehit ve gazilerimizin tamamının talepleri yerine getirilebilir. Ülkemizdeki 3 bin SMA hastasının tedavi maliyetinin 105 milyar TL olduğu göz önünde bulundurulduğunda, faize bu sene verilecek rakamın %5’i kadar bir meblağ ile Türkiye’deki bütün SMA hastalarının tedavisini devlet karşılayabilir. Yine bu sene faize verilecek parayla 40 bine yakın küçük ve orta ölçekli işletme kurulup 800 bin istihdam sağlanabilir ve işsizliğin ortadan kaldırılmasına katkı sağlanabilir” dedi.

‘ASGARİ ÜCRETE YÜZDE 30 ZAM AKIL TUTULMASI’

Çalışan ve emekliye yapılan düşük zam oranlarını da eleştiren Çalışkan, “8 milyon çalışan için asgari ücrete yüzde 30 zam yapılması tamamen bir akıl tutulmasından başka bir şey değildir. 22 bin 104 TL asgari ücret maalesef beklentilerin altında ve kabul edilemez bir rakamdır. Bu durumun, dar gelirli vatandaşların yaşam koşullarını daha da zorlaştıracaktır, adil bir gelir dağılımının sağlanması gerektiğini savunuyoruz” şeklinde konuştu.

‘ENFLASYONLA MÜCADELENİN YOLU, ÜRETİMİ ARTTIRMAKTAN GEÇİYOR’

Enflasyonla mücadelede izlenen yol ve yöntemlerin hatalı olduğuna da vurgu yapan Çalışkan, “Enflasyonla mücadelenin yolu arzı arttırmaktan, üretimi arttırmaktan geçiyor. Sanayide ve tarımda arzı arttırmanız gerekiyor. Millî Görüş ne zaman iktidara gelse; üretimi ve böylece arzı artırarak, istihdamı artırarak, gelir dağılımında adaleti sağlayarak, israftan kaçınarak, denk bütçe yapıp faiz canavarından kurtularak, milli kaynak paketleri oluşturarak ve oluşan refah payını dar gelirli milyonlarla paylaşarak enflasyonla mücadele yoluna gitmiş, vatandaşı, tüccarı ve üreteni asla ezmemiştir. Enflasyonla bu şekilde mücadele edilir” ifadelerini kullandı.

‘KAYNAKLARI MİLLETE AKTARMAK MECBURİYETİNDEYİZ’

OECD’nin raporuna göre Türkiye’ de 6 milyon çocuğun yoksulluk içerisinde olduğunu dile getiren Çalışkan, “Türkiye Ekonomi Politikaları Vakfı bünyesinde yapılan iki araştırmada çarpıcı sonuçlar çıktı: 0-17 yaş grubunda 7,03 milyon çocuk yoksulluk içinde yaşıyor.  2 milyon çocuğun ise ‘derin yoksulluk’ içinde yaşadığı belirlendi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın resmi rakamlarıyla sosyal yardım ve devlet desteğiyle yaşamını idame ettiren hane sayısı 4,8 milyona ulaştı. Bu hanelerde ortalama 20 milyon nüfus yoksulluk çekiyor, doğru şekilde beslenemiyor. Küçük yaştaki sahipsiz çocuklar tetikçiliğe, hırsızlığa, suça, cinsel istismara zorlanıyor.  Dilencilik yapan 6 yaşındaki Şirin kızımız gibi, öldürülüp bir mezarlığa atılıyor. İşte kaynaklarımızı kamuda ki israfa, imtiyazlılara ve faiz canavarına aktarmanın acı sonucu budur. Kaynaklarımızı canavarlara değil, milletimize aktarmak mecburiyetindeyiz” dedi.

‘2025 çok daha acı olacak’

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Merkez İlçe Başkanı Yücel Balkanlı, emeklilerin hakkının gasp edildiğini,AKP iktidarının acıyı ve yoksulluğu umursamadığını belirterek, 2025 yılının çok daha acı olacağını söyledi.

Balkanlı, AKP iktidarının  memur ve emeklilere 2025 yılı maaş zamları ile ilgili açıklama yaptı. Balkanlı yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“22 yıllık AKP iktidarında, milyonlarca emekli, dul, yetim ve çalışan, enflasyon karşısında her geçen gün daha da ezilmek, ekonomik koşullar altında yoksullaştırılmaktadır. 2024 yılı, ‘Emekliler Yılı’ ilan edilmesine rağmen, iktidar, emeklilerin insanca bir yaşam sürmesine yönelik hiçbir somut adım atmamıştır. Artan kiralar, yüksek enflasyon ve sürekli zamlanan temel ihtiyaç fiyatları, emeklilerimizi ve çalışanlarımızı yaşam mücadelesinde daha da zorlamaktadır.

Şu anki tabloda, emekli maaşlarına yapılması planlanan yüzde 15-17’lik zam, enflasyonun altında kalacak ve emeklilerimizi daha da mağdur edecektir. Aynı şekilde, en düşük emekli aylığının asgari ücret seviyesine yükseltilmesi çağrılarına kulak tıkayan hükümet, milyonlarca emekliyi yoksulluğa mahkûm etmektedir.

Memur emeklilerinin toplu sözleşme kapsamındaki maaş artışları bile, enflasyon karşısında erirken, SSK ve Bağ-Kur emeklileri daha da zor bir durumda bırakılmaktadır. Ayrıca dul ve yetim maaşı alan vatandaşlarımızın büyük bir çoğunluğu, 12 bin 500 TL’nin dahi altında aylıklarla hayatta kalmaya çalışmaktadır. Kamu misafirhanelerinde dahi konaklama bedellerinin yüksekliği, emeklilerimizin tatil yapmayı hayal bile edemeyeceği bir düzeye getirmiştir.

.22 Yıllık Yanlış Politikaların Sonu Geliyor

AKP uyguladığı sosyal ve ekonomik politikalar ile halkın refahını değil sermayenin çıkarlarını korumaktadır.Ancak artık bu dönemin sonuna gelinmiştir. CHP olarak, iktidara geldiğimizde halkımızın insanca yaşam taleplerini karşılamak için sosyal devlet ilkesine dayalı politikalarımızı hayata geçireceğiz. Emeklilerimiz ve çalışanlarımız, hak ettikleri itibarı ve ekonomik güvenceyi bizimle bulacaklar. 22 yıllık AKP iktidarının yarattığı ekonomik yıkımı durdurmak ve halkımızın refahını artırmak için, Cumhuriyet Halk Partisi olarak üzerimize düşen sorumluluğun bilincindeyiz. Artık bıçak kemiğe dayandı.Halkımız hesap sormak için sandığı bekliyor. CHP olarak seçimlerde halkımızın desteğiyle, bu adaletsizlik düzenini değiştirmek ve daha güzel,daha yaşanabilir bir Türkiye için mücadele edeceğiz.. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi, halkın partisidir.Bu vesileyle halkımızın  yeni kutlar,daha aydınlık sağlıklı,huzurlu ve mutlu yıllar dilerim.”