Kategori arşivi: Siyaset

Sarıçam’a sert uyarı!


Memleket Partisi Edirne İl Başkanı Süheyl Tunçyürek, AKP Kırklareli Milletvekili Ahmet Gökhan Sarıçam’ın ‘Edirne’nin suyunu keseceğim’ şeklindeki skandal açıklamasının milletin en temel hakkı olan suyu bir tehdit unsuru olarak kullanmaya çalıştıklarının açık bir göstergesi olduğunu söyledi.
İl Başkanı Tunçyürek, “Sayın Ahmet Gökhan Sarıçam ve İktidar Yetkililerine Sert Uyarımızdır!“ başlıklı açıklamasında, “Hükümet ile devleti karıştırmaya başladınız! Aklınızı başınıza alın, ayağınızı denk alın!” diyerek şunlara yer verdi:
“Milletin vekili olduğunu unutanlar, devletin imkanlarını kendi siyasi çıkarları doğrultusunda kullanabileceklerini sananlar büyük bir yanılgı içindedir. Su, ekmek, hava gibi temel haklarımız pazarlık konusu yapılamaz! Ne Edirne halkı ne de bu ülkenin onurlu insanları bu tehditlere boyun eğmeyecek!
Son seçimde uyarınızı aldınız! Önümüzdeki seçimde gideceksiniz ve halkın iradesiyle sandıkta sizleri göndereceğiz! Ancak bu da yetmez! Yargı önünde de hesaplaşacağız! Devletin malını, milletin hakkını keyfi kararlarla gasp etmeye kalkışanlar, hukuk önünde bunun hesabını tek tek verecek! Hodri meydan! Edirne sahipsiz değildir!”

CHP’den Sarıçam’a salvo!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Merkez İlçe Başkanı Yücel Balkanlı, AK Parti Kırklareli Milletvekili Ahmet Gökhan Sarıçam’ın Edirne Belediyesi’ni hedef alarak, Kayalı Barajı’ndan Edirne’ye içme suyu verilmesini Haziran ayından itibaren durduracakları yönündeki açıklamasının Edirne halkını açıkça tehdit olduğunu bildirdi.
Balkanlı yaptığı açıklamada, Edirne Belediyesi’nin Kayalı Barajı’ndan Devlet Su İşleri (DSİ) ile yaptığı resmi anlaşmalar çerçevesinde su aldığına dikkat çekerek şunları söyledi:
“AK Parti Kırklareli Milletvekili Ahmet Gökhan Sarıçam, yaptığı açıklamada Edirne Belediyesi’ni hedef alarak, Kayalı Barajı’ndan Edirne’ye su verilmesini Haziran ayından itibaren durduracaklarını söylemiş. Yetkili kurumları ve Edirne halkını açıkça tehdit eden bu açıklamalar, AKP’nin 22 yıldır ülkeyi nasıl yönettiğinin açık bir göstergesidir: Kriz üret, halkı kutuplaştır, sonra da çözümsüzlüğü bir siyasi koz olarak kullan!
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, Edirne Belediyesi, Kayalı Barajı’ndan Devlet Su İşleri (DSİ) ile yaptığı resmi anlaşmalar çerçevesinde su almaktadır. Yani Edirne halkının kullandığı su ve doğal kaynaklar, bir milletvekilinin keyfi kararlarına göre yönetilemez, halkın temel ihtiyaçları tehdit unsuru haline getirilemez!
Sayın Sarıçam’a hatırlatmak isteriz: Edirne halkını kimse susuz bırakamaz, suyu siyasi bir şantaj aracı olarak kullanamaz! Su, temel bir insan hakkıdır ve hiçbir siyasi partinin ya da şahsın tekelinde değildir. Edirne halkının ihtiyacını karşılamak için yıllardır kullanılan bir su kaynağını kesmekle tehdit etmek, yalnızca basiretsiz bir siyasi anlayışın göstergesi ve halkı tehdit etmektir..
Bugün AKP’nin tarımı ve hayvancılığı bitirdiği, çiftçiyi kaderine terk ettiği, esnafı iflas ettirdiği, emekliyi açlığa mahkum ettiği, gençlerin umutlarını tükettiği, ekonomiyi çökerttiği ortadadır. Bunca sorunu çözemeyenler, şimdi halkın en temel hakkı olan suyu kesmekle tehdit ederek, kendi beceriksizliklerini örtbas etmeye çalışmaktadır.Sayın milletvekiline tavsiyemiz (sayın demekte adettendir.) halkı tehdit ederek gündeme geleceğine halkın sorunlarını gidermekle gündeme gelsin. Enerjisini 20 yıldır bitirilemeyen Kırklareli-Edirne yolunu bitirmek için harcasın. Ama bu gidişle oy vermeyen halkı da niye biz oy vermiyorsunuz diye de tehdit eder.O olmazsa gölgesini tehdit eder. Ama merak etmeyin çok yakında yapılacak seçimde halkımız sandıkta size gereken cevabı verecek.
Edirne Belediyesi, kaynaklarını en doğru şekilde kullanarak halkına temiz su sağlamaya devam edecektir. Kayalı Barajı’nın suyu üzerinden siyasi rant elde etmeye çalışanlara karşı, halkımızı susuz bırakmaya yönelik her türlü tehdide karşı duracak ve gereken cevabı verecektir. Sayın Sarıçam ve AKP şunu iyi bilmelidir: Edirne halkı ne susuz kalır, ne de AKP’nin baskı politikalarına boyun eğer!”

‘Keşan halkı algı oyunlarına kanmayacak’


Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, AKP Keşan İlçe Başkanı Savaş Pekdemir’in eleştirilerine sert bir yanıt verdi. İlçe Başkanı Çakır, AKP tarafından yapılan açıklamaların kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğunu belirterek, Keşan’a yapılan hizmetler konusunda yanlış bilgilendirmelere izin vermeyeceklerini vurguladı. Keşan’ın sorunlarıyla ilgilenmediğimizi iddia ediklerini kaydeden İlçe Başkanı Çakır, “Tam aksine, Keşan halkının uzun yıllardır çözülemeyen, yılan hikâyesine dönen Keşan-Enez yolu gibi sorunları sürekli gündemde tutuyoruz.Keşan halkı artık süslü propagandalara değil, somut çözümlere ihtiyaç duymaktadır.Siyasi tartışmaları bırakıp Keşan’ın gerçek sorunlarıyla ilgilenmek istiyorsanız, buyurun birlikte çalışalım. Yok eğer algı yaratmaya devam edecekseniz, Keşan halkı bu oyuna gelmeyecektir.”ifadelerini kullandı.
AKP İlçe Başkanı imzasıyla basına verilen ve muhtemelen yine masa başında birileri tarafından ezbere hazırlanmış açıklamayı üzülerek okuduğunu söyleyen İlçe Başkanı Çakır, açıklamasına şöyle başladı:
“Gönül isterdi ki siyasi rakiplerimiz daha kibar, daha saygılı ve daha donanımlı olsun. Öncelikle belirtmek isterim ki eleştirilerinizin büyük kısmı, bilgi eksikliğine dayanan ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik ithamlar içermektedir. Bunlara teker teker yanıt vererek kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini sağlayacağım. Ben mert ve cesur bir adamım. Sorulan soruları geçiştirerek veya konuyla kel alaka başka sorular sorarak ucuz manevralar yapmam.”
Açıklamada Keşan’ın sorunlarıyla ilgilenmediğimizin iddia edildiğini hatırlatan İlçe Başkanı Çakır, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Gecikmenin hava koşulları nedeniyle olduğu yönündeki iddialara karşı “Keşan’ın sorunlarıyla ilgilenmediğimizi iddia etmişsiniz. Tam aksine, Keşan halkının uzun yıllardır çözülemeyen, yılan hikâyesine dönen Keşan-Enez yolu gibi sorunları sürekli gündemde tutuyoruz. Sizin ‘hava koşulları’ bahanesiyle savunduğunuz gecikme, aslında plansızlık ve denetimsizlik sonucudur. Keşan 6 ay kara kış yaşadı da bizim mi haberimiz olmadı? Her seferinde yap boz mu oynayacağız? Siz olaya sadece tamir tadilat olarak mı bakıyorsunuz? Allah korusun orada bir kaza yaşansa siz bunun hesabını verebilecek misiniz? Yoksa her zaman olduğu gibi sizin için bu ülkede en ucuz olan şey insan hayatı mı? Bu bahanelerle halkı oyalamaya çalışmak yerine yolun neden düzgün yapılmadığını sorgulamanız gerekmez mi? Yapılan iş düzgün olsaydı, firma sürekli yama yapmak zorunda kalmazdı. Siz ‘firma onaracak’ diyerek bu başarısızlığa göz yummayı tercih ediyorsanız, biz Keşan halkının hakkını savunmayı sürdüreceğiz.”
‘KEŞAN’A 5 YILDA 5 YATIRIM GELMEDİ
CHP’li belediyenin yaptığı mülk satışlarıyla ilgili eleştirilere de değinen İlçe Başkanı Çakır, “Belediyemizin şeffaf şekilde gerçekleştirdiği mülk satışlarını gündeme getirerek algı oluşturmaya çalışıyorsunuz. Ancak Keşan halkı çok iyi biliyor ki AKP iktidarı, Türkiye genelinde devlete ait ne varsa satıp tüketmiş bir siyasi anlayışın temsilcisidir. Bizim yaptığımız herhangi bir şaibeye mahal vermeden, şeffaf bir şekilde gerçekleştirilmektedir. Satılan mülklerden gelen kaynak ne yazık ki sizin beş yılda yarattığınız tahribatı gidermeye yetmiyor. İktidar desteğini aldık, ‘Keşan’a yatırımlar yağacak’ dediniz. Beş yılda beş tane yatırım gelmedi. Belediye başkanınız koca beş yılı ağustos böceği gibi saz çalarak geçirdi” dedi.
Eğitim, sağlık, ulaşım ve savunma sanayisi alanlarında AKP iktidarının yetersizliğine vurgu yapan İlçe Başkanı Çakır, “Evet, AKP’nin hizmet anlayışı ortadadır. 22 yılda eğitimde fırsat eşitliğini yok eden, sağlık sistemini ticarileştiren, tarımı bitiren, gençleri yurtdışına kaçma hayali kurar hale getiren sizin hükümetinizdir. Sizin döneminizde öğretmenlerimiz işsiz, çocuklarımız öğretmensiz ve okulsuz. 21. Yüzyılda Keşan gibi bir yerde çocuklarımız üst üste eğitim görüyorlar. Bu mu sizin eğitim yatırımınız?
Hastanelerde bugün sıra alsak mezara gün veriyorsunuz. Rant uğruna yenidoğan bebeklere kıyıldı bu ülkede. Hem de sizin döneminizde. Hastaneleriniz hasta garantili ama içinde doktor yok. Doktorları da kaçırdınız. Bu mu sizin sağlık yatırımınız?”
Yollarınız müşteri garantili, geçiş ücretli. Geçenden de geçmeyen de, Deli Dumrul misali. Yollarınız hem yamalı hem paralı. Bu mu sizin ulaşım yatırımınız?Savunma sanayiinde yatırım yaptık, ileri gittik demişsiniz. Valla o kadar ileri gittiniz ki, yolu kaybettiniz. Sizi ararken İmralı’dan çıktınız. Kimlerden medet umar hale geldiniz? 2200 yıllık devlet geleneğini yerle yeksan ettiniz. Bu mu sizin savunma anlayışınız?Yazıklar olsun size. Böyle mi savunuyorsunuz vatanımızı?Hadi oradan! Yoksa yine mi kandırılacaksınız? Bakın ben tek tek cevap verdim, hiçbirinden kaçmadım. Hadi siz de cevap verin. Korkmayın. Cesur adam bir kez ölür, korkaklar her gün.”ifadelerini kullandı.
“KEŞAN HALKI ALGI OYUNLARINA KANMAYACAK”
Siyasi tartışmaların Keşan’ın sorunlarını çözmek yerine sadece algı yaratmaya hizmet ettiğini belirten CHP Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, sorunların çözümünde birlikte çalışmaya davet ederek açıklamasını şöyle sonlandırdı:
“Keşan halkı artık süslü propagandalara değil, somut çözümlere ihtiyaç duymaktadır. Sizin göreviniz, sürekli bahaneler üretmek yerine vatandaşı rahatlatacak hizmetlerin takipçisi olmaktır.Sonuç olarak biz şeffaf, hesap verebilir ve halk odaklı bir yönetim anlayışıyla Keşan’a hizmet etmeye devam edeceğiz. Siyasi tartışmaları bırakıp Keşan’ın gerçek sorunlarıyla ilgilenmek istiyorsanız, buyurun birlikte çalışalım. Yok eğer algı yaratmaya devam edecekseniz, Keşan halkı bu oyuna gelmeyecektir.”

CHP’de üye seferberliği!

Cumhurbaşkanı adayını ön seçimle belirleneceğini açıklayan Cumhuriyet Halk Partisi’nde üye seferberliği başlatıldı. CHP Edirne Merkez İlçe Başkanı Yücel Balkanlı, Edirne Merkez İlçe Başkanlının Cumartesi ve Pazar günleri de dahil olmak üzere her gün  saat 21:00’e kadar açık olacağını açıkladı.

CHP Edirne Merkez İlçe Başkanı Yücel Balkanlı, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde CHP’nin Cumhurbaşkanı adayının ön seçimle belirlenecek olması nedeniyle üye kayıtları ile ilgili açıklama yaptı.

Balkanlı yaptığı açıklamada şunlara yer verdi:

Genel Başkanımız sayın Özgür Özel’in kamuoyuna yapmış olduğu açıklamada belirttiği gibi Cumhuriyet Halk Partisi olarak 2028 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde partimizin adayını belirlerken en demokratik ve katılımcı yöntemi esas alacağız. Bu doğrultuda, adayımızı parti üyelerimizin doğrudan katılımıyla gerçekleşecek ön seçim süreciyle belirleyeceğiz.

Ön seçim kararı, partimiz içinde demokratik katılımı güçlendirmekle kalmamış, aynı zamanda halkımızın partimize olan ilgisini de artırmıştır. Vatandaşlarımızın, ülkemizin geleceğinde söz sahibi olmak ve Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında demokrasiyi daha da güçlendirmek adına partimize  göstermiş olduğu bu yoğun ilgi, bizleri son derece memnun etmektedir.

Bu kapsamda, partimize üye olmak isteyen tüm yurttaşlarımızın başvurularını kolaylaştırmak ve daha fazla katılım sağlamak amacıyla Edirne Merkez İlçe Başkanlığımız her gün, Cumartesi ve Pazar günleri de dahil olmak üzere, saat 21:00’e kadar açık olacaktır.

Türkiye’nin aydınlık yarınlarına hep birlikte yürümek, halkın iradesini en güçlü şekilde sandıklara yansıtmak ve adaletin, hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bir yönetim anlayışını inşa etmek için tüm yurttaşlarımızı Cumhuriyet Halk Partisi’ne üye olmaya davet ediyoruz’.

Gelin, hep birlikte demokrasiye sahip çıkalım!’dedi

Türkiye ayçiçeği ithalatında lider!


Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, 2024 yılında ayçiçeği ve ayçiçeği türevleri ithalatı için Türkiye’nin 2 milyar 331 milyon dolar ödeme yaptığını belirterek, ülkenin bu üründe dışa bağımlılığının giderek arttığını vurguladı.
Ün, açıklanan dış ticaret verilerine göre, 2024 yılında toplam 3,4 milyon ton ayçiçeği ve türevleri ithal edildiğini belirterek şunları söyledi:
“Önceki yıllarda daha çok ayçiçeği tohumu ithal ederken, 2024 yılında ithal edilen tohum miktarı 243 bin ton oldu. Ancak buna rağmen ham yağ ithalatı 1,1 milyon tona ulaştı. Geçmişte yağlık ayçiçeği tohumu ithalatı ile küspe de elde ediliyordu. Ancak tohum ithalatı azalırken ham yağ ithalatı arttığı için Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en yüksek küspe ithalatını gerçekleştirdi. Sadece geçen yıl 1,5 milyon ton ayçiçeği küspesi ithalatı için 405 milyon dolar ödendi. Türkiye, 2023 yılında dünya yağlık ayçiçeği tohumu ithalatında birinci, küspe ithalatında ise ikinci sırada yer aldı. AKP döneminde, 2017 yılında dünya küspe ithalatında birinci olan Türkiye, son yedi yıldır ikinci sırada. Bu gidişle 2024 yılı sonunda hem yağ hem de küspe ithalatında dünya lideri olacağız!”


Her yıl 2 milyar dolardan fazla ayçiçeği ve türevleri ithalatına harcama yapıldığını belirten Ün, AKP’nin tarım politikalarını sert bir dille eleştirirken şunlara yer verdi:
“AKP’nin uyguladığı bilinçsiz ve üretimi baltalayan politikalar nedeniyle Türkiye’nin ayçiçeğinde yeterlilik oranı %50’lere kadar geriledi. Sonuç olarak, son 22 yılda ülkemiz ayçiçeği ve türevleri ithalatına toplam 26,6 milyar dolar ödedi. Türkiye, son 17 yılın 11’inde dünya ayçiçeği ithalatında birinci sırada yer aldı. Bu tablonun tek sorumlusu AKP’dir. Üretimi desteklemek yerine ithalata dayalı bir tarım politikası izleyerek Türkiye’yi dışa bağımlı hale getirdiler.”
Edirne’nin Türkiye’de ayçiçeği üretiminde ilk sırada olduğunu hatırlatan Ün, üreticilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekerek yetkilileri şöyle uyardı:
“Seçim bölgem olan Edirne’de çiftçilerimiz son üç yıldır kuraklık ve tırtıl zararı ile mücadele etmek zorunda kaldı. Bu yıl ise yağışlar yine yetersiz. Eğer hava koşulları bu şekilde devam ederse çiftçi üretim yapamaz hale gelecek. Yetkilileri şimdiden uyarıyorum: Edirne ve Trakya bölgesi için hayati öneme sahip olan ayçiçeğinde üreticiyi gerçekten koruyacak tedbirler bir an önce alınmalıdır. Aksi takdirde bu yıl ayçiçeği ekecek çiftçi bulamayacağız!”
Son olarak, bölgenin en büyük ihtiyacının su olduğuna dikkat çeken Ün, su projelerinin hızla tamamlanması gerektiğini vurguladı:
“Trakya’nın en önemli sorunu su! Bölge için hayati öneme sahip olan tüm sulama projelerinin bir an önce tamamlanması gerekiyor. AKP bu projelere destek vermezse, geçen yıl olduğu gibi sadece 1 milyon ton değil, her yıl 2 milyon ton ithalat yapmak zorunda kalırlar. Gerçi ithalatı seviyorlar! Ama bu düzen ilk seçimde değişecek!”

‘Bakan Tekin beka sorunu’

Olgay GÜLER

CHP Edirne İl Eğitim Sekteri Anıl Buğra Çetin dün ülke genelinde başlayan 2024-2025 eğitim-öğretim yılı ikinci yarı yılı kapsamında yaptığı açıklamada, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i eleştirdi.

CHP İl Başkanlığı’nda gerçekleştirilen basın açıklamasında, eğitim sisteminin devam eden sorunları ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin talepleri kamuoyuyla paylaşıldı. CHP Edirne İl Eğitim Sekreteri Anıl Buğra Çetin’in okuduğu açıklamada, okullardaki güvenlik problemi, deprem bölgesindeki öğretmen ve öğrencilerin devam eden problemleri ve çeşitli sorunlara dikkat çekildi.

‘TEDBİRSİZLİK ÖĞRENCİ VE ÖĞRETMENLERİMİZİN CANINA MAL OLUYOR’

Konuşmasının başında Bolu Kartalkaya’da hayatını kaybeden 78 vatandaşı anan Çetin, aralarında 36 öğrencinin de olduğunu hatırlattı. Çetin, okullardaki güvenlik tedbirlerine değinerek, “Bu felaketle birlikte okulların ve yurtların güvenliğini bir kez daha düşünmeliyiz. Defalarca uyarmamıza rağmen hiçbir tedbir alınmaması nedeniyle, okul kazaları, afetler, acil durumlar, iş güvenliği, trafik güvenliği, okul güvenliği ve dış alan güvenliği gibi konulardaki yetersizlikler çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin canına mal oluyor. Müfettişlik sisteminin tarumar edilmesiyle birlikte de okullarımız yeterince denetlenmiyor. Çocuklar için en güvenilir alanlardan biri olması gereken okullar, maalesef birçok kaza, yaralanma, şiddet ve ölüme sahne oluyor. Öyle ki, 2 Eylül’de birinci sınıfa başlayacak olan Miray Aslan çocuğumuz okul bahçesinde geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetti. 16 yaşındaki Mehmet Eren Parlak arkadaşı tarafından okulda tabanca ile vurularak öldürüldü. Sibel Turan öğretmenimiz iş güvenliği ve yeterli personel olmadığı, İbrahim Oktugan öğretmenimiz ise okul güvenliği olmadığı için hayatını kaybetti” dedi.

‘DEPREM BÖLGESİNDE ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİLERİN SORUNLARI HALEN ÇÖZÜLMEDİ’

İçinde bulunulan haftanın aynı zamanda 6 Şubat Kahramanmaraş ve Hatay depremlerinin ikinci yıl dönümü olduğunu hatırlatan Çetin, “Buradan bir kez daha depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, sevenlerine ve ülkemize başsağlığı diliyoruz. Depremin üzerinden iki yıl geçmesine rağmen bölgede yaşayan yurttaşlarımızın, öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin sorunları çözülmedi. Hükümet bir yıl içinde evlere yerleşilecek sözünü tutmadı, halkın dörtte biri hala konteyner kentlerde yaşıyor. Yetmezmiş gibi, burada yaşayan öğretmenlerimizin borç yüzünden elektrikleri kesildi. Depremde sağlam kalan okullar, kamu kurumları tarafından kullanılmaya devam etti, bu da imkansızlıklar içerisinde verilmeye çalışılan eğitimi, birleştirilmiş okullarla daha da zora soktu. Enkaz çalışmaları sonlanmadı. Asbest, çevre, su, hava ve toprak kirliliği devam etti. Çocuklarımız eğitim hakkına erişimde sıkıntı yaşadı çünkü ulaşım sorunu hala çözülmedi” dedi.

‘BAKAN TEKİN EĞİTİM İÇİN BEKA SORUNU’

Eğitim-öğretim yılının birinci döneminin, bir çok üzücü olayla geride kaldığını dile getiren Çetin, “Geçtiğimiz dönem; çocuklar, öğretmenler, yöneticiler, eğitim çalışanları, veliler kısacası eğitimin tüm paydaşları ve ülkemiz için zor bir dönem oldu. Okullar fiziki olarak eğitime uygun hale getirilmedi, temizlenemedi. Çocuklarımız nitelikli eğitim alamadı, okulların güvenliği sağlanamadı. Öğretmenlerimiz atanmadı, mülakatla mağdur edildi. Yoksulluk sınırı altında maaşlarla, can güvenliği olmadan eğitim vermeye devam etti. Çocuklarımız okullara aç gitti, temiz suya erişemedi ve MESEM’lerde hayatlarını kaybetti. 19 milyon öğrencimiz ve 1,2 milyon öğretmenimiz bu sorunlarla karşı karşıyayken Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, eğitim sistemimizin sorunlarını çözmek bir yana her geçen gün bir yeni sorun daha çıkarmakta ve hiçbir olumsuzlukta sorumluluk almayarak eğitim için beka sorunu olmaya devam etmektedir” şeklinde konuştu. 

BAKANA ÇAĞRI

Milli Eğitim Bakanı’na sorumluluklarını ve çözülmeyi bekleyen sorunları hatırlatan Çetin şöyle devam etti:

“1. Türkiye Yüzyıl Maarif Modeli adı verilen, pilot çalışması bile yapılmadan okullarda uygulanmaya başlayan öğretim programlarını geri çekin.

2. ÇEDES protokolü ile pedagojik formasyonu olmayan kişilerin okullara girmesini, çocuklarımıza uygun olmayan etkinlikler yaptırmasını engelleyin.

3. Çocuklarımızın okullarda temiz içme suyuna erişimini sağlayın. Bir öğün ücretsiz okul yemeği verin. Kantinlerde sayılan yiyecekleri ve fiyatlarını kontrol altına alın.

4. Asgari ücretin yarısına, yarı zamanlı çalışan temizlik personeli ile okulları temizleyemezsiniz. Çocuklarımızın sağlığı ve güvenliği için kadrolu temizlik personeli ataması yapın.

5. Çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin okullardaki güvenliğini sağlayın. Her okula bir güvenlik görevlisi görevlendirin.

6. Çocuklarımızın ucuz işgücü olarak kullanıldığı, yaralandığı ve öldüğü MESEM programına son verin.

7. Birleştirilmiş okul uygulaması ve ikili eğitim yüzünden çocuklarımız hem ders saatlerinden kayıp yaşıyor hem de karanlıkta okula gidip gelmek zorunda kalıyor. İkili eğitimi sonlandırın, tüm okullarda tam gün eğitime geçilmesini sağlayın.

8. Kapatılan köy okulları yüzünden taşımalı eğitime mahkum edilen çocuklarımız, taşımalı eğitimin kapsamının daraltıldığı yönetmelik değişiklikleriyle bir kez daha mağdur edildi, yurtlarda kalmaya mecbur bırakıldı. Her çocuğun okula güvenle ulaşmasını sağlayın, köy okullarını açın.

9. En az bir yıl okul öncesi eğitim her çocuk için zorunlu ve ücretsiz olmalıdır. Okul öncesi eğitimde katkı payı uygulamasını kaldırın.

10. Devlet okullarında yaşanan sorunlar yüzünden özel okullara mecbur bırakılan velilere dayatılan fahiş ücretleri denetleyin, kontrol altına alın.

11. Özel okullarda emeği sömürülen, asgari ücrete çalıştırılan öğretmenlerimiz için taban maaş düzenlemesi yapın.

12. Engelli öğretmenlere, rehber öğretmenlere, KPSS mağduru öğretmenlere, mülakat mağduru öğretmenlere, depremzede öğretmenlere verdiğiniz sözleri yerine getirin. Gerçek ihtiyaç kadar kadrolu öğretmen ataması yapın.

13. Diplomasini almış öğretmenler yeniden aday statüsüne düşürülemez. Mili Eğitim Akademisi adı verilen öğretmenlerin diplomasını çalma projesinden derhal vazgeçin.

2024-2025 Eğitim Öğretim yılının ikinci dönemine başlarken çözülmeyi bekleyen bu ve benzeri çok sayıda sorun var ancak sorumluluk alan ve çözüm üreten yok. Cumhuriyet Halk Partisi olarak tüm çocuklarımızın laik, bilimsel, kamusal, parasız ve eşit eğitim hakkı için, hem görevde olan hem atama bekleyen öğretmenlerimizin hakları için, çocuklarının nitelikli eğitim alabilmesi için maddi ve manevi olarak yıpranan velilerimiz için çalışmaya ve mücadele etmeye, tüm bu sorunları gündeme getirmeye, bakanlığa görev ve sorumluluklarını hatırlatmaya devam edeceğiz.”

Taybıllı: Teğmenleri üniformalarına kavuşturacağız

CHP Edirne İl Başkanı Av. Harika Taybıllı, “Ülkemizin bağımsızlığı ve güvenliği için gerektiğinde canlarını ortaya koyacak olan beş teğmen ve üç komutanımızın, sırf “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” dedikleri için disiplinsizlik gerekçesiyle ihraç edilmeleri, hukuk devleti ilkesine ve vicdana sığmamaktadır” dedi.

Başkan Taybıllı açıklamasında şunlara yer verdi:

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin temel dayanağı, Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve devrimleriyle şekillenmiş bir ordu olmasıdır. Bu ordu, Atatürk’ün izinde yürüyen askerlerle güçlenir, Cumhuriyet’le bağlarını koparan anlayışlarla değil!

Alınan bu haksız kararların derhal gözden geçirilmesi gerekmektedir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, hukukun üstünlüğünü savunuyor ve Mustafa Kemal’in askerlerinin yalnız olmadığını, daima yanlarında olduğumuzu vurguluyoruz. Şanlı ordumuza karşı yapılan bu haksızlığı reddediyoruz.

Genel Başkanımız Sn. Özgür ÖZEL’in de söylediği gibi; iktidara geldiğimizde hiçbir kayıpları olmadan teğmenlerimizi şanlı üniformalarıyla buluşturacağız.”

AK Parti Kadın Kolları’nda ‘Yeşilkurt’ dönemi

Olgay GÜLER
AK Parti Edirne Kadın Kolları 7’nci Olağan Genel Kurulu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’nun da katılımıyla gerçekleştirildi.


Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, Edirne’de Pazarkule-Edirne-Tem bağlantı yolu açılışının ardından Edirne Valiliği’nde il koordinasyon kurulu toplantısına katıldı. Toplantının ardından Selimiye Camisi’ni ziyaret eden Uraloğlu, Eski Cami’de öğle namazını kıldı. Uraloğlu öğle namazının ardından AK Parti Edirne kadın kolları 7’nci olağan genel kuruluna katıldı. Kentte bir düğün salonunda gerçekleştirilen kongreye Bakan Uraloğlu’nun yanı sıra AK Parti TBMM Grup Başkanvekili, Çankırı Milletvekili Muhammed Emin Akbaşoğlu, Edirne Milletvekili Fatma Aksal, İl Başkanı Belgin İba, il yönetimi ve partililer katıldı.


‘TÜRKSAT 6A’YI ÖNÜMÜZDEKİ AY GÖREVİNE BAŞLATMIŞ OLACAĞIZ’
Uraloğlu, buradaki konuşmasında geçtiğimiz Temmuz ayında uzaya fırlatılan ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A’nın bütün testleri geçtiğini belirterek, “Türkiye’de birçok iş yaptık, ne kadar anlatsak azdır. Bölünmüş yollarından ülkemizi hızlı trenle tanıştırmaya kadar. Havacılıktan, deniz taşımacılığına kadar, iletişime kadar. Artık bakın uzayda bir tane uydumuz var. Çok uydumuz var da bir tanesi yerli ve milli uydumuzdur. Bunu Cumhurbaşkanımızın gelecek projeksiyonunda, vizyonunda hedef gösterdi, Rabb’im de bizlere nasip etti çok şükür. Türk mühendislerinin projelendirdiği, yerli ve milli uydumuz şu anda uzayda. Önümüzdeki ay inşallah bütün testleri geçti, resmi olarak da onu inşallah görevini başlatmış olacağız. Belki Mart’ın başında ama çok şükür şu anda hiçbir problem yok. Gerekli testler yapılmış durumda” dedi.


‘EDİRNE’YE 50 MİLYAR LİRANIN ÜZERİNDE HİZMET ETTİK’
Edirne’ye, ulaştırma, altyapı ve iletişim alanında 50 milyar liranın üzerinde hizmet ettiklerini söyleyen Uraloğlu, “Ulaştırma, altyapı ve iletişim alanında 50 milyar liranın üzerinde Edirne’ye hizmet ettik. Bölünmüş yollarından mevcut tren hatlarının yenilenmesine kadar. Elbette bunlar yeterli değil. Bakın biz Basra Körfezi’nden başlayıp yani kalkınma yolu projesiyle, yine Çin’den başlayıp Londra’ya kadar gidecek olan orta koridorla, bunlar geliyor ülkemizde kalkınma yolu koridoruyla orta koridor birleşiyor Londra’ya kadar gidiyor. Kars’tan geldik, Erzurum’dan geldik, Erzincan’dan geldik, Ankara’dan geldik, Ovaköy’den geldik, Şırnak’tan, Mardin’den geldik. Nereden geçeceğiz? Boğazdan geçeceğiz. Buradaki serhat şehrimiz Edirne’den geçeceğiz. Onun için Edirne bizler için gerçekten kıymetli. İstanbul’dan Halkalı-Kapıkule hattında Çerkezköy-Kapıkule arası 153 kilometresini inşallah bu sene bitirerek bu bölümü hizmete açacağız. Bu bizim için değerli, hayırlı uğurlu olsun değerli kardeşlerim. Gerisine de yakından takip ediyoruz” diye konuştu.


‘MUHALEFETTE YALAN, BİZDE HİZMET BİTMEZ’
Çanakkale’de hizmet veren 1915 Çanakkale Köprüsü’nün de Edirne’ye hizmet verdiğini dile getiren Uraloğlu, “Biz birçok hizmet yaptık. Böyle projelerimize isim koyarken o yöresel isimleri koyuyoruz veya tarihi isimleri koyuyoruz. İşte İstanbul’da Yavuz Sultan Selim Köprüsü dedik. Kuzey Marmara Otoyolu dedik. Osmangazi Köprüsü dedik, Avrasya Tüneli, Marmaray dedik vesaire. Şimdi biz bir Çanakkale Köprüsü yaptık 1915 Çanakkale Köprüsü dedik. Hem Çanakkale’nin bir tarihi var, hem de Çanakkale ilinde. Ama en çok hizmet ettiği illerden bir tanesinin ben çok rahatlıkla Edirne olduğunu söyleyebilirim. Burası, o Çanakkale Köprüsü aynı zamanda Edirne’nin de köprüsü. Bütün Edirne’yi, bütün Ege Bölgesi’ne ulaştıran bir köprü. O sadece bir köprü değil, sadece bir ulaşım yapısı değil. Gerçekten dünyanın en büyük köprüsü. Cumhurbaşkanımız ‘yapacaksınız’ dedi. Biz de yaptık çok şükür. Onun için bu muhalefette yalan bizde de hizmet bitmez. Biz yolumuza devam edeceğiz Allah’ın izniyle. Kim ne derse desin” şeklinde konuştu.

‘VATANDAŞA DOKUNMAK, HİZMETTEN DAHA KIYMETLİ’
AK Partili kadınların yaptığı hizmetin en kıymetli hizmet olduğunu dile getiren Uraloğlu, “Vatandaşımıza dokunma noktasında hep beraber gayret edeceğiz. Bu dokunuşumuz çoğu zaman, şu benim birkaçını saymaya çalıştığım hizmetlerden çok daha kıymetli. O zaman bu da bizim hep beraber yapacağımız ama en kıymetlisi de siz AK kadınların yapacağı hizmettir bu. Sizin dokunduğunuz yerde güller bitiyor. Sizin dokunduğunuz yerde bereket oluyor. Sizin dokunduğunuz yerde her şeyiyle huzur oluyor. Onun için Allah razı olsun, iyi ki varsınız. Cumhurbaşkanımız o videoda da söyledi, eğer bir toplum kadınlarını dışlıyorsa, potansiyelinin, bütünün yarısından vazgeçmiştir demektir. Biz de milletvekilimiz de bahsetti, gerçekten sadece bir düşünce, irade değil, aynı zamanda kanuni düzenlemelerle de biz bunu teslim ettik. Onun için biz geçmişte savaş meydanlarında da beraber olduk, bugün de her tarafta yine beraberiz, hizmette de beraberiz. Hangi kardeşimiz, gerek kadın kollarında, gerek gençlik kollarında, gerekse de ana kademede, kimin emeği geçmişse Allah razı olsun” ifadelerini kullandı.


İL KADIN KOLLARI BAŞKANI YEŞİLKURT OLDU
Genel kurulda AK Parti Edirne Kadın Kolları Başkanlığı’na, mevcut başkan Nergis İnce’nin yerine Yıldız Yeşilkurt seçildi. Yeşilkurt’un yönetim kurulu listesi şu şekilde oluştu:
Arzu Ağış, Arzu Akgün, Aycan Algur, Aylin Aktaş, Aysel Olkun, Banu Yılmaz, Ceyda İlham, Azbiye Ataş, Bahar Erol, Cansu Dirican, Cansu Sarı, Elif Tuana Ekşi, Emel Hatipoğlu, Emel Aydoğdu, Emine Gülhan, Fatma Aliyeva, Fatma Çelik, Fatma Nur Akkan, Habibe Birkan, İlker Erdoğan, Leyla Yorgun, Melek Halaç, Meral Yıldız, Merve Erkan, Müge Susamişleyen, Müzeyyen Köselerden, Özlem Tütüncü, Nurcan Kula Çömlek, Özlem Ertekin, Pakize Uz, Pelin Fidan, Serpil Gürpınar, Sevilay Güler, Sibel Yıldırım, Vildan Öztürk, Yasemin Şakarer, Zeynep Ocak, Zeynep Sevgili
Bakan Uraloğlu, genel kurulun sonunda Yeşilkurt ve yönetimine başarılar diledi. Uraloğlu daha sonra Uzunköprü ilçesine ismini veren tarihi Uzunköprü’de devam eden restorasyon çalışmalarını incelemek üzere kentten ayrıldı.

‘Çözüm adil düzendedir’

Olgay GÜLER

Yeniden Refah Partisi (YRP) Edirne İl Başkanı Hakan Çalışkan, emeklilere ve emekli olmak isteyenlere karşı adaletsizce politika izlendiğini belirterek, “Bu yıl emekli olanların geçen yıl emekli olanlardan yüzde 30 daha düşük maaş alacakları ortaya çıkmıştır. Bu çok büyük bir adaletsizliktir, haksızlıktır. Hakkımızı helal etmeyeceğiz,  sandıkta hesaplaşacağız” dedi.

YRP İl Başkanı Çalışkan, parti il başkanlığında gerçekleştirdiği basın toplantısıyla ülke gündemine yönelik açıklamalarda bulundu. Geçtiğimiz hafta Bolu Kartalkaya’da 78 kişinin ölümüyle sonuçlanan yangın faciasına değinen Çalışkan, yıldönümü yaklaşan 6 Şubat depremini de hatırlatarak, yetkililerin sorumluluk almamasını eleştirdi. Çalışkan toplantıda, emeklilere karşı iktidarın yürüttüğü politikanın adaletsiz olduğuna da vurgu yaptı.

‘BAKANLIK BU FECİ OLAYDA ASLİ KUSURLUDUR’

Çalışkan, geçtiğimiz hafta Bolu Kartalkaya’da otelde meydana gelen yangın faciasına değinerek, “Geçtiğimiz hafta, Bolu Kartalkaya’da, hepimizi derinden üzen bir yangın faciası yaşandı. Acımız, üzüntümüz büyük, milli yasımız var. 78 insanımızın hayatını kaybetmesi gerçekten çok büyük bir acıdır. İktidarın yorulduğunun, otelleri bile denetleyemediğinin, ülkeyi de yönetemediğinin çok açık bir göstergesidir. Türkiye’miz, 2025 yılında, ileri teknoloji çağında, insanların bu kadar kolay öldüğü bir ülke olmamalıydı. 78 insanımızın, çığlıklar içinde kurtarılmayı beklerken, yanarak veya dumandan boğularak can verdiği Kartalkaya yangın faciasında sorumluluğu bulunan yetkililerin, daha yangın söndürülmeden sorumluluğu birbirlerine atmaları kabul edilemez. Yangın çıkışları kapalı ya da yetersiz. Yangın merdivenleri bina içinde kalmış ve ulaşılabilir değil. Duman dedektörleri çalışmıyor. Yangın alarmı yok. Yangın söndürme tüpleri ya yok ya da yetersiz. Oteller bölgesinde bir tane bile itfaiye aracı yok. Otel sahibi sadece kazanacağı paraya bakmış, insan sağlığını hiçe saymış. Ruhsat verip belgelendirdiği oteli, yangın başta olmak üzere insan sağlığı yönünden denetlemeyen Kültür ve Turizm Bakanlığı bu feci olayda asli kusurludur. Söz konusu otelin, yangına hazırlıksız olduğunu tespit ettiği halde, hiçbir yere ihbar etmeyen Bolu Belediyesi de tali kusurludur. Denetimlerin sıkılaştırılması, gerekli önlemlerin alınması için 78 insanın ölmesi mi gerekirdi?” dedi.

‘VİCDANI SIZLAYIP İSTİFAYI DÜŞÜNEN BİR TEK YETKİLİ YOK MU?’

YRP genel başkanı Fatih Erbakan’ın olayın ilk anından itibaren sorumluları istifaya çağırdığın hatırlatan Çalışkan, “Bu felaketin sorumluluğunu üstlenip vicdanı sızlayan ve istifa etmeyi düşünen bir tek yetkili yok mu? Genel Başkanımızın çağrısını biz de buradan tekrarlıyoruz: Hem Bolu Belediye Başkanı hem de Kültür ve Turizm Bakanı soruşturmanın selameti ve sorumlulukları bakımından ya görevden ayrılmalı ya da bulundukları görevlerden alınmalıdır. Bu tür afetlere karşı, Türkiye’nin diğer şehirlerindeki turizm tesislerinde, alışveriş merkezlerinde, eğitim kurumlarında ve hatta kamu dairelerinde acaba yeterli tertibatlar, önlemler var mıdır? Yoksa Kartalkaya’da olduğu gibi, sadece cebini düşünen tesis sahipleri ve işletmeciler ile görevinin gereklerini yapmayan kamu görevlileri yüzünden, insan sağlığı ve güvenliği bir kenara mı atılmıştır?” diye konuştu.

‘İLGİSİZLİK VE SORUMSUZLUĞA SEYİRCİ KALMAYACAĞIZ’

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin yıldönümüne sayılı günler kaldığını hatırlatan Çalışkan, “Ölenlere bir kez daha rahmet, ailelerine sabır ve metanet dilerken; hatırlatıyor ve soruyoruz: Ülkemiz fay hatlarının üzerinde. Acaba gelecekte beklenen depremlere karşı yetkililerin hazırlıkları var mı? Her doğal afetten sonra sorumlusu kim diyoruz? Sorumluluğu üstlenen hiçbir yetkili bulamıyoruz. Herkes işini iyi yapıyorsa, bu afetler nasıl oluyor da faciaya dönüşüyor? Depremlerden ders alınmıyor; çürük binaların kentsel dönüşümü yapılmıyor. Sel felaketlerinden ders alınmıyor, dere yatakları boşaltılmıyor. Türkiye’miz, insan hayatının bu kadar ucuz olduğu bir ülke olamaz, olmamalıdır. Öncelikle ilimizi yönetenler ve iktidar yetkilileri bilmelidir ki; Yeniden Refah Partisi olarak, gerçeklerin karartılmasına, yöneticilerin yetersizliğine, ilgisizlik ve sorumsuzluğuna seyirci kalmayacağız, göz yummayacağız. Bu vesileyle, 6 Şubat depremlerinde ve Kartalkaya faciasında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyoruz” şeklinde konuştu. 

‘HELALLEŞMEYECEĞİZ, SANDIKTA HESAPLAŞACAĞIZ’

Emeklilere ve emekli olmak isteyenlere karşı adaletsizce politika izlendiğini belirten Çalışkan, “Bu yıl emekli olanların geçen yıl emekli olanlardan yüzde 30 daha düşük maaş alacakları ortaya çıkmıştır. Emeklilik için gün sayan milyonlarca vatandaşımız, emekli olduklarında alacakları maaşlara, e-devlet üzerinden baktıklarında, geçen yıla göre yüzde 30 maaş kaybıyla karşılaşıyor. Bu çok büyük bir adaletsizliktir, haksızlıktır. Emek ve mesai hırsızlığıdır. Devlet bütçesinin kötü yönetilmesinin sorumlusu çalışanlar mı ki, kötü yönetimin faturası çalışanlara kesiliyor? Öyle bir emeklilik sistemi oluşturdular, düzeni öyle bir bozdular ki; vay halimize. Çok prim öde, geç emekli ol, az maaş al. Hakkını alamayan, daha doğru bir ifadeyle hakları elinden alınan çalışanlarımız, emeklilerimiz; acaba sizlere hakkını helal edecek mi? Tabii ki etmeyecek. Hakkımızı helal etmeyeceğiz. Emeklilerin haklarını gasp eden bu iktidarla, hiç kuşkunuz olmasın, helalleşmeyeceğiz. Sandıkta hesaplaşacağız. TÜİK enflasyonu yıllık yüzde 44,38.  Enflasyon Araştırma Grubu’na göre yıllık enflasyon yüzde 83,40. Asgari ücrete yapılan artış yüzde 30. SSK ve Bağ-Kur emeklisine yüzde 15,75. Çalışan memur ve memur emeklisine yüzde 11,54. Ücret ve aylıklar enflasyona ezdirildi. Üstelik refah payı da verilmedi. Fatura her zaman olduğu gibi dar gelirlilere kesilmiştir. Bu maaşlarla geçinebilmek, eve ekmek götürebilmek mümkün değildir. Çare Milli Görüş’te, Çözüm adil düzendedir. Çalışanın da emeklinin de hakkını alacağı, kimsenin hak kaybına uğramayacağı günlerin, Yeniden Refah, yeniden Erbakan iktidarıyla geleceğini hatırlatıyor, sizleri katılımlarınızdan dolayı tekrar saygıyla selamlıyorum” ifadelerini kullandı.

CHP Keşan örgütü Çağlayan’da

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Cumhurbaşkanı adayını parti üyeleriyle belirleme kararını tarihi bir adım olarak nitelendirdi. İlçe Başkanı Çakır, bu kararın CHP’nin demokrasiye verdiği önemi ve halkın sesi olma konusundaki kararlılığını bir kez daha gösterdiğini belirtti. İlçe Başkanı Çakır, 31 Ocak 2025 Cuma sabah saat 10.00’da İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’na destek olmak için Keşan Örgütüyle Çağlayan Adliyesi’nde olacaklarını söyledi.

“PARTİ İÇİ DEMOKRASİYLE ÖRNEK OLACAĞIZ”

İlçe Başkanı Çakır, Türkiye’nin giderek artan demokrasi ihtiyacına dikkat çekerek, “Cumhuriyet Halk Partisi olarak demokrasiyi sadece savunan değil, onu bizzat uygulayan bir anlayışı hayata geçiriyoruz. Cumhurbaşkanı adayımızı belirlerken sadece birkaç kişinin değil, tüm partililerimizin söz sahibi olacağı bir süreç başlatıyoruz. Bu karar, halkımıza verdiğimiz sözün bir gereğidir” dedi.

“CHP, HALKIN PARTİSİDİR!”

İlçe Başkanı Çakır, partililere ve yurttaşlara seslenerek, “Bu tarihi adım yalnızca Cumhuriyet Halk Partisi üye ve destekçilerini değil, adalet, özgürlük ve eşitlik değerlerine inanan herkesi ilgilendiriyor. Cumhuriyet Halk Partisi artık herkesin partisidir. Halkın iradesini her şeyin üzerinde tutan bir anlayışı hayata geçiriyoruz. Gelin, siz de bu sürecin bir parçası olun; Cumhurbaşkanı adayımızı birlikte belirleyelim, Türkiye’yi hep birlikte aydınlık yarınlara taşıyalım!” çağrısında bulundu.

“Yeni Bir Siyaset Anlayışı Hayata Geçiyor”

Genel Başkan Özgür Özel’in liderliğinde, partinin siyasetin duvarlarını yıkarak, yalnızca yönetenlerin değil yönetilenlerin de söz sahibi olmasını sağlayacağı yeni bir siyasetin hayata geçeceğini belirten İlçe Başkanı Çakır, “Bugün CHP’ye katılan herkes, demokrasinin geleceği için elini taşın altına koyuyor demektir.Bu, Türkiye’nin özlemini çektiği halkçı yönetim modelinin ilk adımıdır. Yönetenlerin değil, halkın söz sahibi olduğu yeni bir siyaset anlayışının ilk adımını hep birlikte atıyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Gelin, Umudu Büyütelim!”

CHP Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, Keşan’daki hem de ülkenin dört bir yanındaki yurttaşlara seslenerek, “Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında buluşalım, umudu büyütelim, karanlığa karşı birlikte mücadele edelim. Yalnızca izleyen değil, Türkiye’yi yeniden inşa eden olalım!Aydınlık günleri hep birlikte kucaklayacağız! Hep birlikte başaracağız!”diyerek herkesi bu demokratik sürece katılmaya davet etti.