Kategori arşivi: Siyaset

CHP’li başkanların toplantısına İYİ Parti’den eleştiri


İYİ Parti Edirne İl Başkanı H.Hakan Şahin, CHP’li 20 il belediye başkanın Edirne Belediyesi’nce ağırlanmasını eleştirirken, “İlimize gelen heyetin Edirne’mize ne gibi faydaları olacaktır?” diye sordu.
İYİ Parti İl Başkanı Şahin yaptığı yazılı açıklamada, parti kimlikli söz konusu toplantıların CHP genel merkezinde yapılmasının daha şık olacağının altını çizerek şunları kaydetti:
“Belediye Başkanı Sayın Filiz Gencan Akın, 20 ilin Cumhuriyet Halk Partisi’ne bağlı belediye başkanlarını şehrimizde ağırlıyor. Edirne halkı misafirperverdir hoş gelmişler sefa getirmişler.
Seçildiği günden beri belediyenin bütçesini ve borçlarını açıklayamayan Sayın Belediye Başkanı misafirlerini üç gün boyunca kendi maaşından mı yoksa belediye bütçesinden mi ağırlayacak?
Şehrin çeşitli yerlerinde kanalizasyon ve su patlakları varken , bazı mahallelerimizde yol ve altyapı sorunları ayyuka çıkmışken etrafındakiler kıymetli Başkanımızı inşallah yanlış yönlendirip bu masrafları can çekişen belediyemize yıkmazlar.
Belediyelerin temsil ve ağırlama adı altındaki afaki giderleri halkı her daim üzmüştür. İlimize gelen heyetin Edirne’mize ne gibi faydaları olacaktır? Yoksa CHP’li Belediyelerin gövde gösterisinden öteye geçmeyecek midir?
Yerel yöneticiler partili kimliklerinden ne oranda sıyrılır, ne oranda halkı kucaklarsa o oranda büyürler. Edirne CHP’ye gönül vermiş vatandaşlardan ibaret değildir. Dolayısıyla parti kimlikli toplantılarınızın genel merkezlerinizde yapılması daha şık olacaktır.
Çıkmazdayız, halkımıza hizmet götüremiyoruz onun için böyle toplantılar yapıp diğer belediye başkanlarından fikir alıyoruz derseniz o da ayrı bir tartışma konusu yaratır.
Öyle güzel şehrimiz, kültürlü okumuş insanlarımız var ki konu ne olursa olsun işin ehlini, uzmanını bulabiliyorsun. Toplantının konusu olan, yerel yönetimlerde gelir artışı konuşulurken, Trakya Üniversitesi’nde görev yapan çok değerli maliye ve kamu yönetimi profesörlerimiz toplantıya davet edilip uzman görüşleri alındı mı mesela? Değerli profesörlerimizin ilimiz için vereceği fikirler gelen heyetten çok daha faydalı olacaktır.
Bir başka gündem maddesinde, Sayın Filiz Gencan Akın, belediyemizin kayıp kaçaklarının tespiti için 20 belediye başkanını yormaya Edirne’ye çağırmaya ne gerek var? Edirne Belediyesi Mali Hizmetler Müdürlüğü Biriminiz,Muhasebe müdürünüz yok mu? Her şeyden önce Edirne için çalışmaya hazır pırıl pırıl insanların olduğu meclis üyeleriniz var.Meclis üyelerinize sorarsanız eminim ki parti ayırmaksızın tüm üyeler bu gündem maddeniz için destek olurlar, size en iyi yolu onlar gösterirler.
Sizler zaten bu göreve talip olurken projeleriniz ile sahaya çıkmadınız mı? Edirne’nin mevcut sorunlarını bilerek, bunlara derman olacağınızı beyan ederek bu göreve talip olmadınız mı? Süre gelen sorunların çözümü için toplantı yapmaktan ziyade halk çözdüğünüz sorunları görmek istiyor. Edirne’nin sorunlarını da çözecek, projeler üretecek, yaşadığı yere sahip çıkacak çok güzel insanlar zaten var yeter ki sizler şeffaf yönetim ile belediyenin borçlarını açıklayın. Sattığınız, satacağınız Belediye mülklerini açıklayın, sizden sonra geriye ne kalır onu açıklayın ki Edirneli vatandaşlarımız her şeyi bilsin.
Sayın Belediye Başkanımızın rehberliğinde, gelen heyetin Sağlık Müzesi, Tabyalar, Lozan Anıtı, Selimiye Camii gibi Edirne’nin tarihi ve kültürel yerlerini gezdirilmesi ilimizin tanıtımı için yararlı olacaktır.”

‘Mısır para etmeyecek’


Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, mısır ithalatında Cumhuriyet tarihinin ithalat rekoru kırıldığını, Türkiye’nin ithalatla 2025 yılına tarihin en büyük mısır stoku ile başladığına dikkat çekerek, ithalat politikalarının yerli üretimi çökerttiğini bildirdi.
Milletvekili ve Ziraat Mühen-disi Ediz Ün, mısır üretimi ve dış ticareti hakkında açıklamalarda bulundu. AKP iktidarının tarım politikalarını değerlendiren Ün, “2025 yılında mısır para etmeye-cek” diyerek şunları kaydetti:
“2024 yılında mısır üretimi, önceki yıla göre 900 bin ton azalarak 8,1 milyon tona düştü. Buna rağmen AKP, Cumhuriyet tarihinin ithalat rekorunu kırdı. Başkanlık sistemine geçildiği 2019’da 3,6 milyon ton olan mısır ithalatı, 2023’te 4 milyon tona çıkarak rekor tazelendi. Bu rakam, Türkiye’de üretilen toplam mısırın %49’una denk geliyor. Artık soframızdaki her üç mısır tanesinden biri ithal! AKP ve Saray, Ekim 2023’te 1 milyon ton mısır ithalatına gümrük vergisini %130’dan %5’e düşürerek ithalatı patlattı. Sonuç mu? Geçen yıl yapılan ithalatın %58’i Ukrayna’dan, %36’sı Rusya’dan gerçekleşti. Ayçiçeğinde, buğdayda olduğu gibi mısırda da Türkiye’yi tamamen dışa bağımlı hale getirdiler.”
AKP’nin tarım politikalarının fiyaskoyla sonuçlandığını belirten Ün, 22 yıllık süreçte 120 milyon ton mısır üretilmesine rağmen 33 milyon tondan fazla ithalat yapıldığını ve bunun ülkeye 8,2 milyar dolara mal olduğunu söyledi. Ün, “Bu ithalatın %50’si Erdoğan’ın başkanlık sisteminde yapıldı. Açık konuşalım: Başkanlık sistemi, ülke tarımını çökertti. Çiftçiye destek olmak yerine ithalat lobilerini zengin ettiler” diye konuştu.
Bu yıl yağışların yetersiz olması nedeniyle mısır ekim alanlarının daralacağını belirten Ün, Türkiye’nin ithalatla 2025 yılına tarihin en büyük mısır stoku ile başladığını ifade etti. Ancak hükümetin yanlış politikalarının çiftçiyi yine zor duruma soktuğunu vurgulayan Ün, şu uyarıyı yaptı:
“AKP’nin ithalat bağımlılığı yüzünden çiftçi bu yıl da emeğinin karşılığını alamayacak. Mısır üretimi azalacak ama ithalatın önü açılacak. Şu anda %130’a çıkarılan gümrük vergisi, üretim sezonunda yeniden düşürülecek ve yabancı çiftçiye para kazandırılacak. AKP ve Saray’ın tercihi belli: Yerli üretici değil, ithalatçı dostları kazansın istiyorlar.”
Çözüm önerisi de sunan Ün, tarımda dışa bağımlılığın azaltılması için şu çağrıda bulunduı:
“Eğer gerçekten Türk çiftçisini korumak istiyorsak, mısırda üretim planlamasını ve desteklemeleri artırmalıyız. Gümrük politikalarıyla oynayarak üreticiyi perişan eden bu sistem terk edilmeli. Yerli üretimi desteklemeyen, çiftçiye insanca yaşam sunmayan bir iktidarın tarımı ayağa kaldırması mümkün değil. AKP gidene kadar bu çöküş devam edecek!”

‘Halk iradesi yargı kararıyla bastırılamaz!’


İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı konuşmada, İstanbul’daki bazı belediye yöneticilerine yönelik gerçekleştirilen operasyonları sert bir dille eleştirdi.
Akalın, seçimden önce hiçbir suçlama yöneltilmeyen belediye başkan yardımcıları ve meclis üyelerinin birdenbire “terörist” ilan edilmesinin hukukun siyasallaştı-rıldığının açık bir göstergesi oldu-ğunu belirtti. “Bir adayın seçim öncesinde terörle iltisakının olmadığı söyleniyorsa, bu tür iddiaların seçim sonrası birdenbire gündeme gelmesi kamuoyunda ciddi bir güven sorunu yaratır,” diyen Akalın, seçim sürecinde bu tür iddiaların en başından yargıya taşınması gerektiğini ifade etti.
Son dönemde muhalefete yönelik baskıların arttığını belirten Akalın, Esenyurt Belediye Başkanının gözaltına alınması ve bir siyasi parti genel başkanının tutuklanmasının bu sürecin bir parçası olduğunu dile getirdi. “Siyasetçilerin, fikirleri ve muhalif duruşları nedeniyle hapse atılması, Türkiye’yi demokrasiyle yönetilen bir ülke olmaktan hızla uzaklaştırmaktadır” dedi.
Kayyım uygulamalarına da değinen Akalın, “yıllardır sürdürülen kayyım rejimi, bugün İstanbul ve Ankara gibi büyükşehirlerde de muhalefet üzerinde bir baskı unsuru haline gelmiştir. Seçimle gelenin seçimle gitmesi ilkesine aykırı bu uygulama, halkın sandıkta verdiği yetkinin gasp edilmesidir,” ifadelerini kullandı.
İktidarın yargıyı kullanarak siyasi rakiplerini baskı altına almaya çalıştığını belirten Akalın, “Türkiye, hukuksuz operasyonlarla, yargının sopa olarak kullanılmasıyla yönetilecek bir ülke değildir! Halk iradesi yargı kararıyla bastırılamaz!” diyerek tepki gösterdi.
İYİ Parti olarak hukuksuzluklara karşı mücadeleye devam edeceklerini vurgulayan Akalın, “Türkiye, bir şahsın ya da grubun vesayetinde değil, halkın iradesiyle yönetilecektir,” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Nüfus krizi kapıda!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Merkez İlçe Başkamı Yücel Balkanlı, Edirne gibi sınır şehirlerinin avantajlarının değerlendirilmemesi, sanayi yatırımlarının teşvik edilmemesi ve tarım ve hayvancılık politikalarındaki başarısızlığın nüfusun azalmasına ve yaşlanmasına yol açtığını belirterek, Edirne’nin geleceği için acil önlemler alınması gerektiğini bildirdi.
Balkanlı, TÜİK’in yayınlamış olduğu 2024 yılı Edirne’nin nüfus istatistiklerini değerlendirdiği, “Çanlar Edirne için çalıyor” başlıklı açıklamasında, Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2024 yılı verilerine göre Edirne’nin nüfus artış hızının ciddi bir düşüş göstererek binde 12,5’ten binde 3,2’ye gerilediğinin altını çizerek şunları kaydetti:
“Bu durum 22 yıllık AKP iktidarının her alanda yıllardır uyguladığı yanlış politikaların bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye genelinde de nüfus artış hızının binde 3,4’e düşmesi, ülke çapında bir demografik krizin işaretlerini vermektedir. Sığınmacılar lehine demografik yapı gelişmekte ve tehlike oluşturmaktadır.
Edirne, özellikle genç nüfusun büyük şehirler ve yurtdışına göç ettiği illerden biri haline gelmiştir. Bu durum, işsizlik, ekonomik durgunluk ve yatırım eksikliğinin bir sonucudur. AKP iktidarının uyguladığı ekonomik politikalar, sanayi ve tarımsal üretim ile hayvancılığı desteklemek yerine rant odaklı bir büyümeye dayanmış, Anadolu illerinde olduğu gibi Edirne’de de sürdürülebilir kalkınmayı sağlayamamıştır.
Özellikle Edirne gibi sınır şehirlerinin avantajlarının değerlendirilmemesi, sanayi yatırımlarının teşvik edilmemesi ve tarım ve hayvancılık politikalarındaki başarısızlık, nüfusun azalmasına ve yaşlanmasına yol açmıştır. TÜİK verilerine göre Edirne’nin ortalama yaşı 41,4 olarak belirlenmiş ve Türkiye’nin en yaşlı nüfusa sahip 8. ili olmuştur. Edirne ilimiz 2024 yılında sadece 1334 kişi artarak 421.247 olmuştur. Gençlerin gelecek göremediği bir şehir haline gelen Edirne’de nüfus sadece merkez ilçede artarken diğer 8 ilçede azalmıştır.
AKP hükümetinin yanlış politikaları yalnızca Edirne’de değil, tüm Türkiye’de benzer sonuçlar doğurmuştur. 2024 yılında tam 40 ilin nüfusu azalmış, bu sayı 2023’te sadece 10’du. Bu da ülke genelinde ciddi bir nüfus krizinin kapıda olduğunun göstergesidir. İstanbul gibi büyükşehirlerde aşırı nüfus yoğunluğu yaşanırken (2.934 kişi/km²), Edirne gibi illerde nüfus yoğunluğu yalnızca 69 kişi/km² olarak ölçülmüştür. Bu, plansız ve dengesiz göç politikalarının bir sonucudur.
AKP iktidarı, ülkeyi ekonomik krizle yönetirken bölgesel kalkınma projelerini hayata geçirememiş, gençleri kendi memleketlerinde tutacak istihdam olanakları yaratamamıştır. Yerel ekonominin desteklenmemesi, tarımsal üretimin azalması,hayvancılığın maliyetlerden dolayı terk edilmesi, sanayi yatırımlarının yetersizliği ve eğitimdeki gerileme, özellikle genç nüfusun büyük şehirlere ve yurtdışına göç etmesine neden olmaktadır.
Edirne’nin Geleceği İçin Acil Önlemler Alınmalı
Edirne’nin geleceği için acil önlemler alınmalıdır. AKP’nin yıllardır süren yanlış politikaları sonucu Edirne’miz giderek yaşlanan, göç veren bir şehir haline gelmiştir. Ancak umutsuzluğa kapılmayacağız. CHP olarak, Edirne’nin gençleri, çiftçileri, sanayicileri ve tüm halkı için gerçekçi ve sürdürülebilir projeler geliştirmeye devam edeceğiz. Edirne’nin yeniden kalkınması, ancak üretime dayalı bir ekonomi, gençleri destekleyen istihdam politikaları ve yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ile mümkündür. AKP’nin ihmal ettiği Edirne’yi, bizler CHP olarak yeniden ayağa kaldıracağız.”

CHP’li gençlerden teğmenlere destek

Olgay GÜLER

CHP Edirne Gençlik Kolları Başkanı Özgür Hata, Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ihraç edilen teğmenler ve 3 disiplin amirine, Şükrü Paşa Anıtı’nın bulunduğu Kıyık Tabya’nın önünde gerçekleştirilen açıklamayla destek verdi.

İl Gençlik Kolları üyelerinin de yer aldığı basın açıklamasında Başkan Hata, teğmenlerin ordudan ihraçlarına neden olan Kara Harp Okulu mezuniyetindeki ‘subay yeminiyle’ laik, demokratik, Türkiye Cumhuriyeti’ne ve anayasaya bağlılıklarını ifade ettiklerini, bunun suç olamayacağını kaydetti. 

‘TEĞMENLER ATATÜRK’E BAĞLILIKLARINI İFADE ETTİLER’

Verilen bu cezaya tepki gösteren Hata, “Bilindiği üzere geçtiğimiz haftalarda resmi tören bittikten sonra ettikleri yemin sebebiyle 5 teğmenimiz ordudan ihraç edildi. Bu ihraçlar iktidarın Cumhuriyetle bir bağının olmadığının en açık göstergesidir. Bizler bu hukuksuz tasfiyelerin karşısında olduğumuzu ifade etmek için buradayız. Burası Şükrüpaşa Anıtı ve Balkan Savaşı Müzesi. Balkan Savaşları sırasında Edirne’yi kahramanca savunan Mehmet Şükrü Paşa’nın ve silah arkadaşlarının kahramanlığını simgeleyen Şükrüpaşa Anıtı ve Balkan Savaşı Müzesi önünden sesleniyoruz. Teğmenlerimiz; resmi tören bittikten sonra ettikleri yeminde Atatürk’e bağlılıklarını ifade etmişlerdir. Teğmenlerimiz, laik, demokratik, Türkiye Cumhuriyeti’ne ve anayasaya bağlılıklarını ifade etmişlerdir. Teğmenlerimiz; orduya sadakatlerini ifade etmişlerdir. Teğmenlerimiz; bu millet için gözlerini kırpmadan ölebilecek kadar bu ülkeyi sevdiklerini ifade etmişlerdir” dedi.

‘ATATÜRK BU TOPRAKLARDA HİÇ KAYBETMEDİ, KAYBETMEZ’

Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu orduda ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ demenin suç olamayacağını söyleyen Hata, “Bilinsin ki: Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu orduda ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ demek suç değildir, olamaz. Hesap soracaksanız cemaatlere ve tarikatlara bağlılıklarını açıklayıp bu ülkeyi karanlığa götürmek isteyenlerden hesap sorun! Hesap soracaksanız alın teriyle çalışıp, haram lokma yemeden evine ekmek götüren kasiyerleri, emekçileri küçümseme pahasına; kahraman askerlerimizle ‘artık kasiyerlik yaparlar’ diye alay ettiğini zanneden zavallılardan, kibir abidelerinden hesap sorun! Cumhuriyetle hesaplaşmaksa niyetiniz başaramayacağınızı bilin. Asla unutmayın: Mustafa Kemal Atatürk bu topraklarda hiç kaybetmedi, kaybetmez” diye konuştu.

‘Gazze işgale teslim olmayacak’

Olgay GÜLER

Saadet Partisi İl Başkanlığı tarafından, ABD Başkanı Donald Trump’ın, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun ziyaretinde Gazze’ye yönelik yaptığı açıklamalara, basın açıklamasıyla tepki gösterildi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın, ateşkes sürecinin devam ettiği Gazze’deki sivil insanların bölgedeki kalıcı tahliyelerine yönelik açıklamaları tepki toplamaya devam ediyor. Konuyla ilgili Edirne’de Saraçlar Caddesi’nde bir araya gelen Saadet Partisi il teşkilatı üyeleri, Trump’ın açıklamalarına tepki gösterdi. Etkinlikte, basın açıklamasını parti il sekreteri Faruk Yalçınkaya okudu.

‘KATİL İSRAİL 50 BİNİN ÜZERİNDE GAZZELİ MAZLUMU KATLETTİ’

Siyonist İsrail tarafından Gazze’de uygulan modern tarihin gördüğü en büyük soykırımın 467 gün sürdüğünü söyleyen Yalçınkaya, “Katil İsrail; kadın, çocuk, yaşlı demeden tüm uluslararası hukuku yok sayarak 50 binin üzerinde Gazzeli mazlumu katletti. Tüm dünyanın gözleri önünde yaşanan bu soykırımda hastaneler, okullar ve ibadethaneler hedef alındı. Gazze’de binalar yıkıldıkça insanlığın temel değerleri de yıkıldı. Gazze’li mazlumlarla beraber vicdan da öldü. Atılan her bombada Batı’nın demokrasi, insan hakları, hukuk vb kavramları da yerle yeksan oldu. Nazileri aratmayan İsrail’in terörist askerleri, Hitler’I aratmayan katil Netanyahu’nun emri ve emperyalistlerin desteği ile Gazze’yi adeta rehin aldı. İnsanların en temel hak ve hürriyetleri bile yok sayıldı. Hastanelere sığınanlara ölüm yağdırıldı. Yüz binlerce mazlum açlık, susuzluk ve soğukla sınandı. En sonunda ise yerlerinden, yurtlarından göçe maruz kaldılar” dedi.

‘GAZZE NE MEYDANDA NE DE MASADA İŞGALE TESLİM OLMAYACAKTIR’

Gelinen noktada Gazze’nin neredeyse üçte ikisinin yerle yeksan olduğunu ifade eden Yalçınkaya, “Uluslararası mahkemeler tarafından soykırım suçu işlediği tescillenen katil Netanyahu’nun ABD’ye yaptığı ziyaret ve ardından Trump’la düzenlenen basın toplantısı, kanlı planların şekil değiştirdiğini göstermiştir. Dünyayı ABD’nin oyun sahası olarak gören ABD Başkanı Trump, söz konusu toplantıda bir kez daha Gazze’nin insansızlaştırılmasına değinmiştir. Bu plana göre Gazzeliler Ürdün ya da Mısır’a sürgün edilecek ve ABD gerekirse Gazze’ye asker gönderecektir. Yani deniyor ki biz mücahitleri yenemedik, bütün vahşete rağmen Gazze’yi teslim alamadık, meydanda kaybettik ama masada kazanacağız. And olsun ki havadan, karadan ve denizden kuşattığınız, yok etmeye çalıştığınız, tüm suçlara rağmen zafer ilan edemediğiniz Gazze masada da size teslim olmayacaktır. Gazzeli mazlumlar bu süslü cümlelere kanmayacak, pamuklara sarıp sarmalanan demir leblebiyi yutmayacaktır. Gazze ne meydanda ne de masada işgale teslim olmayacaktır” diye konuştu.

‘GAZZE’NİN GELECEĞİNE GAZZELİLER KARAR VERECEK’

Trump’ın açıklamalarını kınadıklarını söyleyen Yalçınkaya, “Hadsizce yapılan bu açıklamayı kınıyoruz. Gazze’nin geleceğine şerh düşmek isteyenlere şunu bir kez daha söylüyoruz; Gazze’nin geleceğine sadece ve sadece Gazzeliler karar verecektir. Yaşanan tüm zulme, dökülen kana, verilen on binlerce cana rağmen tarihe geçecek bir mücadele ile direnen ve Gazze’yi terk etmeyen mazlumlar; okyanus ötesinden birileri istiyor diye şehit kanları ile sulanmış Gazze’yi teslim etmeyecektir. Emperyalizmin meydanda kaybeden siyonistlere Gazze’yi altın tepside sunmak istediğinin farkındayız. Barış, özgürlük, demokrasi, insan hakları gibi kavramların içini boşaltanlar şimdi de Gazze’nin içini boşaltmayı planlıyor. Milli Görüşçüler olarak 56 yıldır mücadele ettiğimiz bu azılı düşmanın niyetlerini bilecek kadar bilince ve ferasete sahibiz. Bizler tüm insani değerlerin tepetaklak edildiği, uluslararası hukukun sadece kağıtlarda cümlelerden ibaret kaldığı bu çetin şartlarda işgalin karşısında, Gazzeli mazlumların yanındayız” ifadelerini kullandı.

‘BÖLGE ÜLKELERİ ÜZERİNE DÜŞENİ YAPMALI’

Türkiye başta olmak üzere her ülke ve her liderin Trump’ın yaptığı açıklamalara karşı net bir tavır göstermesi gerektiğinin de altını çizen Yalçınkaya, “Herkese çağrımız; Kanlı îmara, zalim mimara, sınır tanımayan pervasızlığa, insan haklarını hiçe sayan haksızlığa, en çok yaralayan duyarsızlığa dur de. Unutulmamalıdır ki Gazze bölgemizin kalbi, emperyalizm ve siyonizme karşı en muhkem kalemizdir. Bu kalenin burçlarında zalimin bayrağı dalgalanmasın diye sayısız mazlumun kanı toprağa aktı. Bölge ülkeleri de artık üzerine düşeni yapmalı ve Gazze’yi bir kurşun atmadan teslim almak isteyen bu zihniyete karşı dik durmalıdır” şeklinde konuştu.

Gencan Akın’a tam destek

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Merkez İlçe Başkanı Yücel Balkanlı, Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın’ın halkın güvenine layık olmak adına şehri hak ettiği noktaya taşımak için tüm imkanları seferber ettiğini, hiçbir güç, hiçbir algı operasyonunun kendilerini bu yoldan çeviremeyeceğini belirterek, yapay gündemlerle de meşgul olarak oyuna gelmeyeceklerini bildirdi.
CHP Merkez İlçe Başkanı Balkanlı, Edirne Belediye’sinin hizmetleriyle ilgili yaptığı yazılı açıklamada, Edirne’nin ilk kadın belediye başkanı olan Filiz Gencan Akın’ın kentsel yaşamı iyileştirmek, halkın refahını artırmak ve Edirne’yi daha yaşanabilir bir kent haline getirmek için gece gündüz demeden çalıştığının altını çizerek şunları kaydetti:
“Halkımızın güvenine layık olmak adına mücadele etmekte, şehrimizi hak ettiği noktaya taşımak için tüm imkanları seferber etmektedir.Başkanımız kısa zamanda bu hizmetleriyle Edirne halkının gönlüne girmiş ve takdirini kazanmıştır.
Ancak görüyoruz ki, bu başarıyı gölgelemek, yalan ve yanlış bilgilerle halkımızı yanıltmak,halkın iradesini küçümsemek ve siyasi spekülasyonlarla gündemi saptırmak isteyen çevreler var. Bilinmelidir ki hiçbir güç, hiçbir algı operasyonu bizi bu yoldan çeviremez. Cumhuriyet Halk Partisi merkez ilçe örgütü olarak belediye başkanımızın arkasında dimdik durmaktayız. Ayrıca belirtmek isteriz ki, Belediye Başkanımızın almış olduğu tüm kararlar belediye meclis grubumuzun ortak aklıyla alınmaktadır. Partimizde tek adam yönetimi yoktur; aksine, demokrasiye ve halkın iradesine dayalı bir yönetim anlayışı vardır.
Kurucu Genel Başkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Kurtuluş Savaşı’nın en zorlu günlerinde dahi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni çalıştırmış, tüm kararları halkın iradesi doğrultusunda almıştır. Bizler bu gelenekten gelen bir partiyiz.Cumhuriyet Halk Partisi olarak hiçbir zaman biat kültürüne teslim olmadık,olmayacağız. Konuşur, tartışır, eleştirir ve halkımızın menfaati için en doğru kararları alırız.
Ancak, 22 yıldır ülkemizi yöneten AKP iktidarına baktığımızda, demokrasi anlayışının tamamen tersine döndüğünü görmekteyiz. Ekonomik kriz derinleşmiş, hayat pahalılığı halkın belini bükmüştür. Gençler işsiz, emekliler geçim derdinde, çiftçiler toprağını ekemez hale gelmiş,hayvancılık bitmiştir. Eğitim sistemindeki yanlış politikalar, sağlık sektöründeki çöküş, kadınlara yönelik şiddetin artışı ve hukuksuzluklar, iktidarın halkı nasıl yok saydığının en somut örnekleridir.
Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak bunları konuşmaya devam edeceğiz. Gerçek gündemi saptırmaya çalışanlara rağmen, ülkemizin esas sorunlarını gündemde tutacağız. Ekonomiyi konuşacağız, gençleri konuşacağız, asgari ücreti konuşacağız, kadın haklarını konuşacağız, eğitimi, sağlığı konuşacağız. Ancak en önemli konu, bu milletin aklıyla alay edilmemesi gerektiğini de konuşacağız. Yapay gündemlerle de meşgul olarak bu oyuna gelmeyeceğiz..Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın ,CHP olarak halkımızı bu cendereden çıkaracağız, hem de güçlenerek çıkaracağız.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak halkımızın yanında olmaya, ilk kadın belediye başkanımız ile birlikte halkımızın çıkarları için çalışmaya ve ülkemizi aydınlık yarınlara taşımaya devam edeceğiz.”.

Yaz’dan partisine dikkat çekici öneri


31 Mart 2024 Yerel Seçimleri’nde DP’den Edirne Belediye Başkan Aday Adayı olan, ancak 4. gün CHP adayı lehine adaylıktan çekilen Sabahattin Yaz, DP Genel Başkanı Gültekin Uysal’a kendi parti üyeleri arasında CHP’nin Cumhurbaşkanı Ön Seçimi’ne paralel bir seçim düzenleyerek sürece katkıda bulunmayı önerdi.
DSİ Edirne bölge müdür yardımcılığı görevi yapmasının ardından yaklaşık 40 sanayi sektöründe üst düzey yöneticilik yapan ve 2024 Yerel Seçimleri’nde DP’den Edirne Belediye Başkan Aday Adayı olan Sabahattin Yaz, DP Genel Başkanı Gültekin Uysal’a sunduğu öneride şunlara yer verdi:
“Sayın Başkanım,
Ben Edirne Belediye Başkan Aday adayı idim.
Sizlerle Vize’de görüşmüştük.
Bildiğiniz gibi ben 4. gün adaylıktan,CHP adayı lehine çekilmiştim.Benim DP bayrağını Edirne’me çekebileceğim, bu seçim serüvenim inanılmaz olayların etkisiyle 4 gün içinde sona ermiş olup, sebep ve detaylarını,bir gün bir fırsatta size anlatabilirim.
Türk siyasetini 70 yıldır, bazen içinden, çoğu zaman da objektif olarak dışından gözlemledim.
Şu günlerde DP’nin basındaki durağan görünüşünü yukarı yöne çevirmek için size bir önerim var.
CHP adayını seçiyor. Bu aday aynı zamanda ileride muhtemelen DP’nin de adayı olacak.
Biz de bir muhalefet partisi olarak, sadece DP üyeleri ile paralel bir ön seçim düzenleyip, CHP adayının Cumhurbaşkanı adayı olarak;
Ekrem İmamoğlu’nu mu?
Mansur Yavaş’ın mı olmasını istersiniz?
Mealinde bir çıkış yapmamız, partimizin basında ve halk nezdinde bir ön almış olabileceğine inanıyorum.
Önerimi değerlendirmenize sunuyorum. Saygılarımla…”

‘Türkiye net ithalatçı’


Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan dış ticaret verilerini değerlendirerek, 2024 yılı itibarıyla Türkiye’nin tarımda net ithalatçı olduğunun bir kez daha gözler önüne serildiğini belirtti.Ün, yaptığı açıklamada, “Son açıklanan dış ticaret verileri, AKP iktidarı boyunca Türkiye tarımının dışa bağımlı hale geldiğini açıkça ortaya koyuyor. 2024 yılında tarım ihracatımız 6,9 milyar dolar olurken, ithalatımız 9,3 milyar dolara ulaştı. Bu dengesizliğin sonucu olarak 2,4 milyar dolarlık cari açık verdik. AKP’nin 22 yıllık iktidarında toplamda 112 milyar dolarlık tarım ithalatı yapılırken, bu süreçte 45 milyar dolarlık dış ticaret açığı oluştu. Dört mevsimin yaşandığı, verimli topraklara sahip ülkemiz üretimle kalkınabilecekken, AKP’nin ithalata dayalı politikaları Türkiye’yi tarımda dışa bağımlı hale getirdi” dedi.
Türkiye’nin Tarımsal İthalatta En Çok Döviz Ödediği Ülkeler
Ün, 2023 yılında tarımsal ithalata en fazla döviz ödenen ülkelerin başında Brezilya, Rusya, Ukrayna, ABD ve Fildişi Sahili geldiğini belirterek, “Brezilya’dan büyükbaş hayvan ve soya, Rusya’dan buğday, mısır ve arpa, Ukrayna’dan ayçiçeği, mısır ve buğday, ABD’den pamuk, ceviz ve badem, Fildişi Sahili’nden ise kakao ve kuruyemiş ithal ettik. İthal edilen ürünlere bakıldığında, birçoğu Türkiye’de üretilebilecek ürünler olmasına rağmen, AKP’nin ithalatı teşvik eden politikaları nedeniyle her yıl milyarlarca dolar yurt dışına gidiyor. Bu, bilinçli olarak uygulanan bir tarım politikasıdır ve bundan kazanan yalnızca AKP’nin yandaşlarıdır” ifadelerini kullandı.
Tarım ve Orman Bakanı’na Eleştiri: “Gerçekleri Gizliyor”
Ziraat Mühendisi Ediz Ün, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın tarım ve gıda ihracatı konusundaki açıklamalarını da eleştirerek, “Sayın Bakan, ekranlarda Türkiye’nin tarım ve gıda ürünlerinde ihracatçı olduğunu söylüyor. Ancak burada büyük bir algı oyunu yapılıyor. Ne tek başına tarım dış ticaretinden ne de sadece gıda ürünleri dış ticaretinden bahsediyor. İkisini birleştirerek Türkiye’yi ihracatçı gibi göstermeye çalışıyor. Çünkü tarım ürünlerinin tek başına dış ticaret verilerini açıklayacak cesareti yok. Gerçekler ortada: Türkiye, tarımda net ithalatçı bir ülke haline gelmiştir” dedi. Ün, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Dışarıdan ithal edilen ürünlerle dış ticaret fazlası veriyoruz demek, bu ülkenin çiftçisine büyük bir haksızlıktır. AKP ve Saray yönetimi bu haksızlığı bile isteye sürdürüyor. Ancak bu düzen değişecek. Türkiye yeniden üreten, kendi çiftçisini destekleyen, tarımsal bağımsızlığını kazanmış bir ülke olacak. Çok yakında her şey çok güzel olacak.”

‘Rant değil, insan odaklı şehirleşme şart’

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıl dönümünde bir açıklama yaparak, yaşanan büyük yıkımın sadece doğal bir afet olmadığını, aynı zamanda sistematik ihmallerin bir sonucu olduğunu vurguladı.
İlçe Başkanı Çakır, açıklamasında, depremde hayatını kaybeden yurttaşları rahmetle anarken, yakınlarına başsağlığı ve yaralılara acil şifalar diledi. İlçe Başkanı Çakır, böylesine büyük bir felaketin yalnızca acıyla anılmaması gerektiğini belirterek, yaşanan ihmallerin unutulmaması gerektiğinin altını çizdi. İlçe Başkanı Çakır, açıklamasına şu ifadelerle başladı:
“6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler, ülkemizin tarihindeki en büyük felaketlerden biri olarak hafızalara kazınmıştır. Binlerce yurttaşımızı kaybettik, on binlerce insanımız yaralandı ve milyonlarca insan evsiz kaldı. Öncelikle hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır ve yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.”
“DEPREM DEĞİL, İHMALKÂRLIK ÖLDÜRDÜ”
AKP iktidarının yıllardır sürdürdüğü rant odaklı şehirleşme politikalarının, liyakatsiz yönetim anlayışının ve denetim mekanizmalarının kasıtlı olarak zayıflatılmasının bu büyük yıkımın başlıca nedenleri arasında yer aldığını ifade eden İlçe Başkanı Çakır, “Deprem bölgesinde inşa edilen yapıların çoğu deprem yönetmeliklerine aykırı olarak yapılmış, göz göre göre felakete davetiye çıkarılmıştır. İktidarın, imar affı uygulamalarıyla bu tehlikeli yapıları yasallaştırması ise tam anlamıyla halkın can güvenliğini hiçe saymak anlamına gelmiştir. İmar affı bir cinayet politikasıdır ve bu anlayış yüzünden binlerce insanımızı toprağa verdik” dedi.
“AFAD LİYAKATSİZLİK KURBANI OLDU”
Açıklamasında afet yönetiminde yaşanan koordinasyonsuzluk ve kaosa da değinen İlçe Başkanı Çakır, “Ayrıca, afet yönetiminde yaşanan koordinasyonsuzluk ve kaos da halkımızı derinden yaralamıştır. Arama kurtarma çalışmalarının gecikmesi, ihtiyaçların zamanında karşılanamaması ve iletişim sorunları felaketin boyutunu büyütmüştür. Depremin ilk günlerinde enkaz başında donarak hayatını kaybeden vatandaşlarımızın vebali, bu beceriksiz yönetimin üzerindedir.Bu süreçte gördük ki; AFAD başta olmak üzere afetle mücadele eden kurumlar, liyakatsizlik ve partizan kadrolaşmanın kurbanı olmuştur. Siyasi sadakati esas alan bu anlayış, profesyonel ve hızlı müdahale yerine kaos yaratmıştır” ifadelerini kullandı.
“RANT DEĞİL, İNSAN ODAKLI ŞEHİRLEŞME ŞART”
Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu felaketten ders çıkarılması gerektiğini vurgulayan İlçe Başkanı Çakır, Türkiye’nin yeniden yapılandırılmasının rant odaklı değil, insan odaklı bir şehirleşme politikası ile mümkün olduğunu dile getirdi. Güçlü ve bağımsız denetim mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini belirten Çakır, imar affı gibi uygulamaların tamamen tarihe gömülmesi gerektiğini söyledi.
DAYANIŞMA ÇAĞRISI
CHP Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, açıklamasının sonunda şunları söyledi:
“Bilinmelidir ki biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, bu düzene boyun eğmeyecek; halkımızın güvenli, sağlıklı ve huzurlu bir yaşam sürmesi için her türlü mücadeleyi vereceğiz. Bu vesileyle bir kez daha hayatını kaybeden vatandaşlarımızı saygı ve rahmetle anıyor, Keşan halkı başta olmak üzere tüm yurttaşlarımızı dayanışma içinde bu mücadeleye ortak olmaya davet ediyorum.”