Kategori arşivi: Siyaset

Yeni Parti sahaya indi!

Olgay GÜLER
Yeni Parti Edirne İl Teşkilatı, Bursa milletvekilleri Hasan Öztürk, Kayıhan Pala ve İstanbul milletvekili Namık Tan’ın da katılımıyla, Edirne’de sahaya inerek hem vatandaş hem de esnafın sorunlarını dinledi.


Kentte, 26 Ağustos itibariyle kongre sürecini başlatan Yeni Parti il teşkilatı, saha çalışmalarına da start verdi. Sabah Yeni Parti İl Başkanlığı’nın gelen milletvekilleri daha sonra Edirne belediye Başkanı Filiz gencan’ı tarihi belediye binasında ziyaret etti.


SARAÇLAR’DA BASIN AÇIKLAMASI
Parti görevlendirmesiyle Edirne’ye gelen Yeni Parti Bursa milletvekilleri Hasan Öztürk ve Kayahan Pala ile İstanbul milletvekili Namık Tan’ın da katıldığı saha çalışmaları kapsamında, Saraçlar Caddesi’nde basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamaya, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan da katılarak destek verdi.


‘NİTELİKLİ, EŞİT VE ERİŞİLEBİLİR EĞİTİM HER ÇOCUĞUN TEMEL HAKKI’
Basın açıklamasını okuyan Yeni Parti İl Başkanı Yücel Balkanlı, yeni eğitim ve öğretim yılının başladığına dikkat çekerek, eğitimde yaşanan sorunlara değindi. Eğitimin yalnızca okulların açılmasıyla başlayan bir süreç olmadığını belirten Balkanlı, “Nitelikli, eşit ve erişilebilir eğitim her çocuğun en temel hakkıdır. Bugün ailelerimiz okul masrafları, kırtasiye, servis, beslenme ve barınma giderleri karşısında ciddi bir ekonomik yük taşıyor. Öğretmenlerimiz de ekonomik ve mesleki sorunlarla mücadele ediyor. Çocuklarımızın geleceğini ailelerinin gelir düzeyine bırakamayız. YENİ Parti olarak eğitim anlayışımızın temelinde fırsat eşitliği, bilim, laiklik, liyakat ve nitelikli kamusal eğitim vardır. Her çocuğun iyi bir eğitim alabileceği, öğretmenlerimizin ekonomik ve sosyal açıdan güven içinde görev yapabileceği; okul öncesinden yükseköğretime kadar eğitimin planlı, bilimsel ve çağın ihtiyaçlarına uygun biçimde yürütüldüğü bir Türkiye istiyoruz. Çünkü eğitimde bugün attığımız her adım, Türkiye’nin yarınını belirleyecektir” dedi.


‘VATANDAŞ, SİYASETİN ÖZNESİDİR’
Yeni Parti olarak kuruluş sürecinin tamamlanmasının ardından il ve ilçe kongre süreçlerinin de başlatıldığını dile getiren Balkanlı, “Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde örgütümüzü büyütürken siyaseti yalnızca kongre salonlarına ve parti binalarına hapsetmiyoruz. Kongrelerimizi örgütümüzün demokrasisini güçlendirmek için yaparken aynı zamanda söz verdiğimiz gibi vatandaşımızın arasına giriyor, sokağa çıkıyor, sahaya iniyoruz. Bugün Edirne’de değerli milletvekillerimiz Bursa Milletvekillerimiz Hasan Öztürk ve Kayıhan Pala ile İstanbul Milletvekilimiz Namık Tan ile birlikte vatandaşlarımızla buluşacağız. Onların derdini dinleyecek, beklentilerini, önerilerini ve çözüm taleplerini doğrudan kendilerinden alacağız. Çünkü bizim siyaset anlayışımızda vatandaş yalnızca seçimden seçime hatırlanan bir seçmen değildir. Vatandaş, siyasetin öznesidir. Sahada bize anlatılan her sorunu not edeceğiz. Edirne’nin ekonomik ve sosyal gerçeklerini verilerle ortaya koyacak, çözüm yollarını vatandaşlarımızın görüşleriyle birlikte değerlendireceğiz. Biz vatandaşın derdini dinlemeye, çözümü birlikte üretmeye ve Türkiye’yi birlikte yönetmeye talibiz” diye konuştu.


‘SORUNLARI YERİNDE GÖRMEK İÇİN SAHADAYIZ’
Balkanlı, Yeni Parti Edirne İl Örgütü olarak saha çalışmalarına başladıklarını söyleyerek, “Siyaseti yalnızca kürsülerden, salonlardan ve parti binalarından yapmak için değil; söz verdiğimiz gibi tarlada çiftçimizin, dükkânda esnafımızın, fabrikada emekçimizin, evinde emeklimizin, okulunda öğrencimizin, mutfağında annemizin sesini duyurmak için sahaya çıkıyoruz. Çünkü bizce siyasetin gerçek adresi Ankara’daki makamlar değil, milletin kendisidir. Türkiye’nin gündeminde ekonomi, eğitim, geçim koşulları ve belediyelerimizin karşı karşıya bulunduğu sorunlar önemli bir yer tutuyor. Siyasi tartışmaların ve farklı gündemlerin bu temel meselelerin önüne geçmemesi gerektiğine inanıyoruz. Vatandaşımızın gerçek gündemi; geçim, iş, eğitim, üretim ve geleceğe güven meselesidir. Biz bugün tam da bu nedenle sahadayız. Vatandaşımızın günlük hayatını doğrudan etkileyen sorunları dinlemek, yerinde görmek ve çözüm önerilerini birlikte değerlendirmek için buradayız” şeklinde konuştu.
‘TÜRKİYE YOKSUL BİR ÜLKE DEĞİL’
Türkiye’nin uzun yıllardır ağır bir ekonomik tabloyla karşı karşıya olduğunun altını çizen Balkanlı, “Yanlış ekonomi politikalarının, günü kurtaran kararların, üretimden uzaklaşmanın ve ekonominin uzun süre siyasi talimatlarla yönetilmesinin bedelini bugün vatandaşımız ödüyor. Enflasyon yalnızca bir ekonomik gösterge değildir. Enflasyon; emeklinin küçülen sofrasıdır. İşçinin eriyen ücretidir. Çiftçinin artan mazot, gübre ve ilaç maliyetidir. Esnafın siftahsız kapattığı dükkândır. Gencin geleceğini başka ülkelerde aramasıdır. Anne babanın çocuğunun eğitim masrafları karşısında zorlanmasıdır. Bugün vatandaşımızın en büyük sorunu yalnızca hayat pahalılığı değildir. Geleceğe güvenememektir. Bu bir kader değildir. Biz YENİ Parti olarak Türkiye’nin bu tabloyu değiştirebilecek güce sahip olduğuna inanıyoruz. Türkiye yoksul bir ülke değildir. Türkiye üretme kabiliyetini kaybetmiş bir ülke değildir. Türkiye’nin insan kaynağı, toprağı, sanayisi, girişimcisi ve gençleri vardır. Eksik olan; akılcı, şeffaf, üretimi önceleyen ve hukukun üstünlüğüne dayanan bir devlet yönetimidir. Biz ekonominin talimatla değil, kuralla yönetilmesini istiyoruz. Çünkü yatırımcı güven ister. Çiftçi alın terinin karşılığını ister. Esnaf yarını görmek ister. Genç iş ve özgür bir gelecek ister. Emekli insanca yaşamak ister. Bunların tamamı milletimizin hakkıdır” ifadelerini kullandı.
‘TÜRKİYE’Yİ BİRLİKTE AYAĞA KALDIRMAK İSTİYORUZ’
Edirne ekonomik sorunları en yakından yaşayan kentlerden birisi olduğuna dikkat çeken Balkanlı, “Biz bir tarım kentiyiz. Buğdayımız var, ayçiçeğimiz var, çeltiğimiz var. Hayvancılığımız var. Ama üreticimiz kazanmıyorsa, Türkiye güçlü sayılamaz. Çiftçimiz bugün yalnızca üretim maliyetleriyle değil, belirsizlikle de mücadele ediyor. İpsala’da çeltik üreticisinin, Keşan’da ve Uzunköprü’de çiftçinin, Havsa’da üreticinin, Edirne’nin köylerinde hayvancılıkla uğraşan yurttaşlarımızın sorunlarını yerinde dinleyeceğiz. Aynı şekilde esnafımızın, sanayicimizin, işçimizin, emeklimizin, kadınlarımızın ve gençlerimizin yanına gideceğiz. Bugün burada konuşan değil, dinleyen taraf olacağız. Çünkü YENİ Parti’nin siyaset anlayışı budur. YENİ Parti yalnızca yeni bir siyasi tabela değildir. YENİ Parti; siyasetin merkezine yeniden milleti koyma iradesidir. Örgütlenmesini tabandan başlatan, üyelerinin ve yurttaşların sözünü önemseyen, karar süreçlerinde katılımcılığı esas alan yeni bir siyaset anlayışıdır. Biz Türkiye’nin bütün kesimlerine sesleniyoruz. Çiftçiye, işçiye, memura, emekliye, esnafa, sanayiciye. Kadına, gence, emekçiye. Küçük işletmeye de büyük işletmeye de. Kentte yaşayan yurttaşımıza da köyde yaşayan üreticimize de. Kimseyi dışlamadan, kimseyi ötekileştirmeden Türkiye’yi birlikte ayağa kaldırmak istiyoruz. Bizim meselemiz birbirimizle kavga etmek değil; Türkiye’nin sorunlarını çözmektir. Bizim hedefimiz vatandaşın birbirine değil, geleceğine güven duyduğu bir Türkiye’dir. Hukukun üstün olduğu, adaletin herkese eşit uygulandığı, liyakatin esas alındığı, devlet kurumlarının kişilere değil millete hizmet ettiği bir Türkiye. Üretenin kazandığı, alın terinin değer gördüğü, gençlerin gitmek istemediği, emeklinin geçim derdi yaşamadan hayatını sürdürebildiği bir Türkiye” dedi.


‘SORUNLARI YERİNDE TESPİT EDECEĞİZ’
Edirne’den başlattıkları saha çalışmalarında bütün ilçelere, köylere, mahallelere, işyerlerine ve üretim alanlarına ulaşacaklarını belirten Balkanlı, “Vatandaşımız ne söylüyorsa onu dinleyeceğiz. Sorunları yerinde tespit edeceğiz. Önerileri kayıt altına alacağız. Ve Edirne’nin gerçek fotoğrafını, gerçek verileriyle ortaya koyacağız. Çünkü biz milletin sesini Ankara’ya taşımaya değil, milletin sesiyle Ankara’yı değiştirmeye geliyoruz. YENİ Parti olarak hedefimiz nettir: İlk seçimde iktidar olmak ve Türkiye’yi yeniden üreten, adil, özgür, demokratik ve güçlü bir ülke haline getirmek. Bugün sahaya çıkarken bütün Edirnelileri bizimle konuşmaya, düşüncelerini paylaşmaya ve Türkiye’nin geleceğine birlikte yön vermeye davet ediyoruz” diye konuştu.

Balkanlı: Her çocuk nitelikli eğitime ulaşabilmeli

Yeni Parti Edirne Kurucu İl Başkanı Yücel Balkanlı, her çocuğun nitelikli eğitime ulaşabildiği bir eğitim düzenini savunduklarını söyledi.

Başkan Balkanlı, 2026-2027 Eğitim Öğretim yılının başlaması nedeniyle mesaj yayınladı.

Balkanlı mesajında “Yarın okullarımız yeniden çocuklarımızın sesiyle, öğretmenlerimizin heyecanıyla dolacak. Yeni eğitim-öğretim yılının başta öğrencilerimiz olmak üzere öğretmenlerimize, velilerimize ve tüm eğitim camiamıza sağlık, huzur ve başarı getirmesini diliyorum” dedi.

Yeni bir eğitim yılına başlarken, ailelerin yaşadığı ekonomik sıkıntıları da görmezden gelmediklerini kaydeden Başkan Balkanlı şunları söyledi.

Kırtasiye, servis, beslenme ve diğer okul giderleri birçok aile için her geçen gün daha ağır bir yük hâline geliyor. Öğretmenlerimiz de ekonomik ve mesleki sorunlarla mücadele ederek büyük bir özveriyle görev yapıyor.

Eğitim, ailenin gelirine göre çocuklarımız için değişen bir hak olmamalıdır. Bugüne kadar uygulanan eğitim politikaları, çocuklarımızın geleceğini ekonomik imkânlara ve sınav yarışına sıkıştırmıştır.

YENİ Parti olarak; bilimi ve aklı esas alan, liyakatin gözetildiği, fırsat eşitliğinin sağlandığı, öğretmenin emeğinin değer gördüğü ve her çocuğun nitelikli eğitime ulaşabildiği bir eğitim düzenini savunuyoruz.

Çocuklarımızın okul heyecanının, velilerimizin mutluluğunun ve öğretmenlerimizin emeğinin karşılık bulduğu bir eğitim yılı diliyorum.

Tüm öğrencilerimize başarılar diliyor, öğretmenlerimize kolaylıklar, velilerimize huzur diliyorum. Yeni eğitim-öğretim yılı ülkemize ve Edirne’mize hayırlı olsun.

Şahin: Eğitimde aynı sorunlar yaşanıyor

İYİ Parti Edirne İl Başkanı H. Hakan Şahin, 2026-2027 eğitim-öğretim yılının açılışında da aynı sorunların konuşulduğuna dikkat çekti.

Başkan Şahin, “2026-2027 eğitim-öğretim yılının tüm öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve eğitim camiamıza hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

Eğitimdeki sorunların devam ettiğini kaydeden Başkan Şahin açıklamasında şunlara yer verdi:

Ancak yeni bir eğitim yılına girerken aynı sorunları konuşmaya devam ediyoruz. Geçim sıkıntısı altında ezilen aileler çocuklarının okul masraflarını karşılamakta zorlanıyor. Öğrencilerimiz eğitim hakkının yanında sağlıklı ve ücretsiz bir öğün yemeğe de ihtiyaç duyuyor. Öğretmenlerimizin özlük hakları, atama ve çalışma koşulları , okullarımızın fiziki ihtiyaçları ve eğitimde fırsat eşitsizliği hala çözüm bekliyor.

Eğitim, bir ülkenin geleceğine yapılan en büyük yatırımdır. Çocuğunun beslenmesini düşünmek zorunda kalan bir ailenin, öğretmenin geçim derdiyle mücadele ettiği bir sistemin ve eksikleri velilerin sırtına yüklenen okulların başarıdan söz etmesi mümkün değildir.

 İYİ Parti olarak her çocuğun nitelikli eğitime, sağlıklı beslenmeye ve eşit fırsatlara ulaşmasını savunuyoruz.

Yeni eğitim yılının sadece takvimde değil, eğitim politikalarında da yeni bir başlangıç olmasını istiyoruz.

Çocuklarımızın geleceğinden tasarruf edilemez.

İba’dan Süloğlu mesasi

AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, bir dizi ziyaret ve temaslarda bulunmak üzere gittiği Süloğlu ilçesinde Cuma Pazarı’nı ziyaret ederek, esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi.

Pazarda esnaflara hayırlı işler dileyen İba, vatandaşların talep ve düşüncelerini dinleyerek samimi sohbetler gerçekleştirdi.

Süloğlu programına AK Parti Süloğlu İlçe Başkanlığı’nı ziyaret ederek başlayan İba, İlçe Başkanı Şaban Toprak ve İlçe Teşkilatıyla yeni hizmet binasında buluştu. Teşkilat çalışmaları hakkında değerlendirmelerde bulunan İba, yeni hizmet binasının Süloğlu’na ve parti teşkilatına hayırlı olmasını diledi.

Teşkilatların gücünün yalnızca hizmet verilen binalardan değil, aynı dava ve hizmet anlayışı etrafında bir araya gelen yol arkadaşlarından geldiğini belirten İba, birlik ve beraberlik mesajı verdi.

PAZARDA ESNAF VE VATANDAŞLARLA BULUŞTU

Parti binasındaki ziyaretin ardından Cuma Pazarı’na geçen İba, beraberindeki İl Başkan Yardımcıları, İlçe Başkanı Şaban Toprak ve İlçe Teşkilatıyla birlikte pazar esnafını tek tek ziyaret etti.

Tezgahları dolaşarak esnaflarla sohbet eden İba, alışveriş yapan vatandaşlarla da bir araya geldi. Süloğlu halkının yoğun ilgisiyle karşılaşan İba, vatandaşların talep ve beklentilerini dinledi.

Pazarın hareketliliğinin Süloğlu açısından memnuniyet verici olduğunu ifade eden İba, esnafın emeğinin ve alın terinin önemine dikkat çekti.

Süloğlu İlçesinde kurulan Cuma Pazarı’nda esnafın emeğine, pazarın hareketine ve hemşehrilerinin güzel sohbetine ortak olduklarını söyleyen İba, “Esnafımızın her zaman yanında olmak, onların talep ve düşüncelerini yerinde dinlemek bizim için çok kıymetli. Her bir esnafımızın ortaya koyduğu emek, ilçemizin ekonomisine ve bereketine katkı sağlıyor.” dedi.

“SÜLOĞLU’NUN GÜZEL İNSANLARIYLA BULUŞMAKTAN MUTLULUK DUYUYORUM”

Pazar ziyaretinin kendisi açısından ayrı bir anlam taşıdığını dile getiren İba, vatandaşlarla doğrudan bir araya gelmenin önemine vurgu yaptı.

İba, “Hemşehrilerimizle aynı sofrada, aynı pazarda, aynı sokakta buluşmak bizim için çok değerli. Süloğlu’nun güzel insanlarıyla sohbet etmek, onların düşüncelerini ve beklentilerini dinlemekten büyük mutluluk duyuyorum. Bizim siyaset anlayışımızın temelinde insanımızı dinlemek ve gönüllere dokunmak var” ifadelerini kullandı.

Ziyaret sırasında esnaflara hayırlı ve bereketli kazançlar dileyen İba, kendisini içtenlikle karşılayan Süloğlu halkına ve esnaflara teşekkür etti.

İçtenlikle ve samimiyetle kendisini karşılayan esnaf ve vatandaşlara teşekkürlerini sunan İba, “Bizleri gönülden karşılayan tüm esnaflarımıza ve hemşehrilerimize teşekkür ediyorum. Rabbim her bir esnafımıza bol ve bereketli kazançlar nasip etsin. Süloğlu’muz için el birliğiyle, aynı heyecan ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

Akalın’dan Aksal’a ‘sıfır!’

İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın ile AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal arasındaki söz düellosu sürüyor. Akalın, “Saha çalışmaları”nı ele aldığı yanıtından sonra bu kez Aksal’a verdiği cevapta,” Yakında Uzunköprü Devlet Hastanesi neden bitmedi diye bana soracaksın; sanki ben iktidar sen muhalefetsin ama olsun!” ifadelerine yer verdi.

Akalın,yaptığı açıklamada, “Sayın Fatma Aksal, Anlaşılan zorlanmaya başladın, cevap vereceğim diye her tuşa basmışsın, konuyu kendi çalışmalarından alıp benim çalışmalarıma getirmişsin! Yakında Uzunköprü Devlet Hastanesi neden bitmedi diye bana soracaksın; sanki ben iktidar sen muhalefetsin ama olsun!” diyerek şunlara yer verdi:

“Şimdi; TBMM’nin işleyişine bu kadar uzak olan bir anlayışın, Edirne’nin sorunlarını ne ölçüde doğru okuyabildiğini ve bu sorunlara nasıl çözüm üretebildiğini de kamuoyunun takdirine bırakarak başlayalım.

Meclis’te hangi işlemin rutin bir İçtüzük uygulaması, hangi çalışmanın gerçek bir yasama faaliyeti olduğunu dahi doğru değerlendiremiyorsanız, Edirne’nin sorunlarını nasıl doğru tespit edip bunlara çözüm üreteceksiniz?

Kanun maddeleri görüşülürken verilen teknik değişiklik önergeleri, bütün siyasi partilerin ve milletvekillerinin kullandığı olağan bir yasama aracıdır.

Bu verilen değişiklikler kanun teklifinin maddeleri üzerinde ayrı ayrı konuşulabilmek için kürsüde memleketimizin ülkemizin sorunlarını ifade edebilmek için verilen rutin bir uygulamadır.

Bunları benim yasama faaliyetimin tamamıymış gibi sunmanız, Meclis çalışmalarının işleyişine ne kadar uzak olduğunuzu ve acziyetinizi gösteriyor.

Birde bunu hiç utanmadan yazmışsınız, gerçekten önergelerimin bunlar olduğunu mu sanıyorsunuz, birde millete yorum yazmışsınız önergeler bunlar diye siz acaba farklı mecliste mi görev alıyorsunuz?

Tabi siz meclis çalışmalarından uzak olduğunuz veya mecliste sadece el kaldırıp el indirdiğiniz için bunları bilmemeniz normal!

Yani benim bahsettiğim yasama faaliyetlerimin bu yazdıklarınızla uzaktan yakından ilgisi yoktur; araştırma önergeleri, yazılı soru önergeleri, Genel Kurul ve komisyon konuşmaları ile Edirne’nin ve Türkiye’nin sorunlarına yönelik ortaya koyduğum somut çözüm önerilerinden oluşmaktadır.

Bu sebeple Meclis’in işleyişinden bu kadar habersiz bir anlayışla Edirne’nin sorunlarına çözüm üretilemeyeceği açıktır.

Bu kez de olmadı Sayın Aksal.

Yine sınıfta kaldınız. Oturun, sıfır.

Şimdi siz en iyisi şu müthiş saha ve yasama faaliyeti çalışmalarınızı anlatın da dinleyelim!”

Yeni Parti Milletvekilleri Edirne’de sahada!

Yeni Parti Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, Milletvekilleri Hasan Öztürk, Kayıhan Pala ve Namık Tan ile birlikte 14 – 15 Eylül tarihlerinde Edirne’de saha çalışması yapacaklarını duyurdu.
Başkan Balkanlı’nın verdiği bilgiye göre Milletvekilleri Öztürk, Pala ve Tan 14 Eylül Pazartesi günü ilk olarak saat 10.00 da Yeni Parti il başkanlığını ziyaret edecek. Milletvekilleri 10.30 da Edirne Belediye Başkanlığı Ziyaretinin ardından 11:00 de Ahilik Haftası Yürüyüşü ve Çelenk Sunma Törenine katılacak.
Yeni Parti Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı’nın verdiği bilgiye göre 3 milletvekilinin yarın Edirne, salı günü Keşan ve Uzunköprü’deki temaslarının programı şu şekilde:
12:30 Basın Toplantısı, Saraçlar Caddesi (PTT Önü)
13:00 Edirne Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Ziyareti
14:00 Ali Paşa Çarşısı Esnaf Ziyareti
15:30 Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Ziyareti
16:30 Edirne Ticaret Borsası Ziyareti
17:30 Edirne Ziraat Odası Ziyareti
18:15 Trakya Birlik Ziyareti
19:00 Sivil Toplum Kuruluşları, Demokratik Kitle Örgütleri ve Meslek Odaları Buluşması –
Vefa Edirne Emekli Evi
15 Eylül Salı
10:00 – 11:00 Valilik Ziyareti
12:00 – 14:00 Keşan Esnaf Ziyareti
15:00 – 17:00 Uzunköprü Esnaf Ziyareti

AKP’den eğitimde iki büyük tahribat!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne İl Başkanlığı, özgür düşünen, bilimden yana, laik, demokratik, eşit yurttaşlar yetiştiren bir kamusal eğitim cumhuriyeti için eğitim anlayışını yeniden kuracaklarını bildirdi.

CHP İl Başkanlığı’nca 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesi yapılan açıklamada, AKP iktidarının eğitimde iki büyük tahribat yarattığına dikkat çekilerek, “Birincisi: Kamusal eğitimden piyasa eğitimine geçiş. İkincisi ise Bilimsel-laik eğitimden ideolojik eğitime geçiş.AKP iktidarının 24 yılda kamusal eğitimi nasıl zayıflattığının kanıtıdır.2002’de 41.300 olan devlet okulu sayısı 2025’te 56.336 ya çıktı. Peki bu süre zarfında özel okul sayısı ne oldu? 2.395’ten 14.700’e çıktı.Yani devlet okulu sayısı %37 artarken özel okul sayısı %513 arttı” ifadelerine yer verilerek şöyle denildi:

Peki öğrenci sayılarındaki değişim ne durumda? 2002 de devlet okulunda okuyan öğrenci sayısı 13.675.285 iken 2025’te bu sayı 15.336.143’e yükseldi.Yani Öğrenci sayısı %12,15 arttı Aynı dönemde özel okullardaki öğrenci sayısındaki artış oranı ise %560. Bu tablo bize sadece kamu okullarının zayıflayıp özel okulların güçlendiğini söylemiyor.Eğitim sisteminin ağırlık merkezinin de artık özel okullardan yana değişmiş olduğunu söylüyor. Çocuğun nitelikli eğitime ulaşması, giderek ailenin ekonomik gücüne bağlı hale geliyor.

Buradan çıkarılması gereken sonuç, ‘Veliler çocuklarını özel okula göndermek istiyor’ değildir. Asıl gerçek şudur: Veliler özel okulu tercih etmiyor; çocuklarının nitelikli bir eğitim alabilmesi ve geleceğinin güvende olması için özel okula yönelmek zorunda bırakılıyor. Yani veliler, özel okulu değil, çocuklarının geleceğini satın almaya zorlanıyor.

İşte tam burada AKP ‘nin yarattığı bu sistemin bir sonucu olan kaygı devreye giriyor ve veli șu sorulara yanıt aramaya başlıyor;

‘Çocuğum iyi eğitim alabilecek mi?’ ‘Sınavda geri kalacak mı?’ Böylece kaygı büyüyor ve aile çözümü satın almak zorunda hissediyor.Ve artık eğitim hakkı, giderek eğitim harcaması haline geliyor. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizim itirazımız özel okul tercihine değil, nitelikli kamusal eğitim zayıflatılarak ailelerin özel okullara mecbur bırakılmasınadır.

CHP olarak sözümüz nettir; kamusal eğitimi yeniden inşa edeceğiz. Eşitlikçi eğitim anlayışını yeniden ayağa kaldıracağız. Ve hiçbir çocuğu geride bırakmayacağı okul öncesi eğitim de, bugün bir ayrıcalığa dönüşmüş durumda.CHP iktidarında her çocuğa ücretsiz, nitelikli tam gün okul öncesi eğitimi sağlayacağımızın sözünü veriyoruz.Çocuklarımızın okulda aç kaldığı bir düzende eğitim hakkından söz edilebilir mi? Okul öncesi, ilk okul ve ortaokulda okuyan tüm öğrencilerimiz için bir öğün ücretsiz, sağlıklı ve nitelikli okul yemeğinin de verilebileceğini iktidarımızda hep birlikte göreceğiz.

Eğitimde eşitsizlik yalnızca parayla değil, doğduğunuz yerle de belirlenir oldu. Son 24 yılda kapatılan köy okulu sayısı 24 bini geçti.Cumhuriyetin en zor zamanlarında, savaştan çıkmış bir ülkede yıkıntılar arasında kurulan köy okulları AKP eliyle birer birer kapatıldı.CHP olarak köy okullarını yeniden açacak ve yerinde eğitimi tüm teknolojik altyapılarını tesis ederek yeniden başlatacağız. Mesleki ve Teknik eğitim Cumhuriyet Halk Partisinin Ülkenin kalkınması için en fazla önem verdiği konuların başında gelir. Mesleki ve teknik eğitimi güçlendirecek, MESEM gibi çocuk emeğini sömüren yapıları ortadan kaldıracağız.Çocuklarımızın etrafında koruyucu bir ekip oluşturacağız; Üniversiteleri bilim üreten özgür kamusal mekânlara yeniden döndürecek, üniversite gençlerinin barınma, beslenme ve özgürce eğitim görme olanaklarını yeniden sağlayacağız.

Eğitimin kanayan yarası olan bir başka konu için; Milli Eğitim Bakanına soruyoruz; Son 4 yılda özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine aktardığınız yaklaşık 111 milyar Türk lirası ile 2025 yılı resmi yapı yaklaşık maliyetleri esas alındığında; 1.224 adet devlete ait kalıcı özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi yapabilirdiniz ama yapmadınız. Neden? Çünkü devleti okul ve kurum inşa eden değil, giderek özel sektörün faturasını ödeyen bir yapıya dönüştürmek istiyorlar. Özel gereksinimli evlatlarımızın eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerini ücretsiz ve nitelikli şekilde gerçekleştirilmesini mutlaka sağlayacağız.

Nitelikli, kamusal eğitim öğretmenle mümkündür. Biz öğretmeni yeniden öğretmen yapacak; Ücretli öğretmenliği, mülakatı kaldıracak, Öğretmen yetiştirme sistemini sağlıklı hale getirecek, Eș durumu tayininde aile bütünlüğünü esas alacak, Usta öğreticilerimizin çalışma koşullarını güvence altına alacak,Tüm eğitim kadrolarına eğitim-öğretim yılı başında 1 maaş karşılığı eğitime hazırlık ödeneği vereceğiz.

AKP’nin eğitimde yarattığı birinci tahribat kamusal eğitimden piyasa eğitimine geçişti. İkinci büyük tahribatsa laik ve bilimsel eğitimden ideolojik eğitime geçiş çabalarıdır. Herkes çok iyi biliyor ki; Evrensel, bilimsel ve demokratik eğitim; çocuğa ne düşüneceğini dikte eden değil, nasıl düşüneceğini öğreten eğitimdir. İyi eğitim çocuğun zihnini doldurmak değil, çocuğun zihnini özgürleştirmektir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın tarikat ve cemaatlere bağlı vakıf ve derneklerle yapmış olduğu

ÇEDES ve benzeri protokolleri, eğitim faaliyetlerinin pedagojik sorumluluğu ve laik eğitim ilkesi bakımından asla kabul etmiyoruz. Biz eğitim-öğretim faaliyetlerinin pedagojik yeterliliği ve kamusal denetimi olmayan aktörlere bırakılmasına izin vermeyeceğiz.

Mustafa Kemal Atatürk’ün eğitimden beklentisini cisimleştiren; ‘fikr’ hür, irfanı hür, icdanı hür” nesil yetiştirme hedefidir. ‘Maarif’ modelde ise; ‘aklıselim, kalbi selim evki selim’ nesiller yetiştirme hedefine yönelmiş, hürriyet gibi bir özden arındırılmış, böyle yeni nesillerin pasif ve evcil olması amaçlanmıştır.

Cumhuriyet’in eğitim anlayışında çocuk, devletin biçimlendireceği bir nesne değildir. Çocuk, kendi geleceğini özgürce kurabilmesi gereken bir yurttaştır. Ve bizim eğitim anlayışımızın temel sorusu ‘Nasıl bir insan yetiştireceğiz?’ değil; ‘Her çocuğun kendi aklıyla, kendi vicdanıyla ve kendi özgür iradesiyle nasıl bir insan olabileceğinin önünü nasıl açacağız?’ sorusudur.

Bizim cevabımız nettir; Özgür düşünen, bilimden yana, laik, demokratik, eşit yurttaşlar yetiştiren bir kamusal eğitim cumhuriyeti için eğitim anlayışını yeniden kuracağız. Kamusal Eğitim Cumhuriyeti; eğitimi piyasanın, dinsel yapıların ya da siyasal iktidarların müdahale alanı olmaktan çıkararak yeniden toplumun ortak hakkı ve kamusal sorumluluğu haline getirme iradesidir. Bizim için eğitim; çocuğun doğduğu ailenin gelirine, yaşadığı mahalleye, cinsiyetine, diline, inancına ya da sahip olduğu olanaklara göre değişen bir ayrıcalık değil, herkes için eşit ve nitelikli bir yurttaşlık hakkıdır.

Bu nedenle Kamusal Eğitim Cumhuriyeti; laik, bilimsel, demokratik, karma, eşitlikçi ve parasız eğitimi; güçlü ve güvenceli öğretmenlik mesleğini, çocukların özgürce düşünebildiği, sorgulayabildiği ve kendisini gerçekleştirebildiği okulları savunur.Teknolojiyi ve yapay zekâyı da insanın ve toplumun hizmetine sunar; verinin metalaştırılmasına, eğitimin şirketlerin kâr alanına dönüştürülmesine karşı çıkar.

Biz yalnızca kaybettiklerimizi geri almak için değil, geleceğin eğitimini bugünden kurmak için yola çıkıyoruz. Kamusal Eğitim Cumhuriyeti, eğitimin yeniden herkesin hakkı, okulun, toplumun ortak yaşam alanı ve öğretmenin bu dönüşümün kurucu öznesi olduğu bir gelecek iddiasıdır. Yaşasın kamusal eğitim cumhuriyeti mücadelemiz.”

‘12 Eylül’ü unutmayacağız, unutturmayacağız’

AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, 12 Eylül Askeri Darbesi’nin 46. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayınladı.

İba, mesajında, milletin egemenliğini hedef alan tüm darbe ve antidemokratik müdahalelere karşı en güçlü cevabın, demokrasiye sahip çıkarak verildiğini söyledi.

Türkiye’nin demokrasi tarihinde derin izler bırakan 12 Eylül 1980 askeri darbesinin üzerinden 46 yıl geçti. Darbenin yıl dönümünde bir mesaj yayımlayan AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, geçmişte yaşanan acı tecrübelerin unutulmaması gerektiğini vurguladı.

Milletin egemenliğini ve milli iradeyi hedef alan her türlü darbe girişiminin, demokratik hayatın gelişmesine zarar verdiğini belirten İba, Türkiye’nin geleceğinin ancak demokrasiye, hukuka ve milli iradeye sahip çıkılarak güvence altına alınabileceğini ifade etti.

“12 EYLÜL, DEMOKRASİ TARİHİMİZDE DERİN İZLER BIRAKTI”

12 Eylül 1980 tarihinde gerçekleşen askeri darbenin yalnızca siyasi hayatı değil, toplumun farklı kesimlerini de etkileyen sonuçlar doğurduğuna dikkat çeken İba, demokrasi dışı müdahalelerin Türkiye’nin gelişimine büyük zarar verdiğini söyledi. 12 Eylül’ün ortaya çıkardığı tablonun gelecek nesiller açısından önemli dersler barındırdığını belirten İba, demokrasiye yönelik tehditlerin hangi gerekçeyle ortaya çıkarsa çıksın kabul edilemeyeceğini vurguladı.

12 Eylül’ün tarihe kara leke olarak geçtiğinin altını çizen İba, “12 Eylül 1980, milletimizin hafızasında derin izler bırakan, demokrasimizin ağır bir şekilde kesintiye uğratıldığı acı bir dönemdir. Milletimizin iradesini hedef alan darbeler ve antidemokratik müdahaleler, ülkemizin demokratik gelişimine büyük zarar vermiştir. Bu nedenle geçmişte yaşananları unutmadan, aynı acıların yeniden yaşanmaması için demokrasiye ve milli iradeye daha güçlü şekilde sahip çıkmalıyız.” ifadelerine yer verdi.

12 Eylül darbesinin, ülkemizi sosyal, ekonomik ve hukuki anlamda derin yaralarla baş başa bıraktığını dile getiren İba, “İfade ve basın özgürlüğünden sendikal haklara, eğitimden adil yargılanmaya kadar birçok alanda ağır kısıtlamalar getirildi. Bu kısıtlamalar, halkımızın gündelik yaşamını çekilmez hale getirdi.” dedi.

Demokrasiye yönelik tüm müdahalelerin karşısında olduklarını ve olmaya devam edeceklerini belirten İba, “Milletimizin egemenliğini hedef alan tüm darbe ve antidemokratik müdahalelere karşı verilecek en güçlü cevap, demokrasimize sahip çıkmaktır. Bu iradenin korunması ve güçlendirilmesi hepimizin ortak görevidir. Demokrasi dışı müdahaleler kimden gelirse gelsin, her zaman karşı durduk ve durmaya devam edeceğiz. 15 Temmuz direnişi, tüm darbelere verilen en güçlü cevap oldu.” dedi.

Türkiye’nin demokratik kazanımlarının korunmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirten İba, milletin sandıkta ortaya koyduğu iradenin hiçbir şekilde yok sayılamayacağını dile getirdi.

 “DARBE VE ANTİDEMOKRATİK MÜDAHALELERE KARŞI EN GÜÇLÜ CEVAP DEMOKRASİDİR”

Türkiye’nin demokrasi yolculuğunda önemli mesafeler kat ettiğini ifade eden İba, darbe dönemlerinin toplumda bıraktığı izlerin demokrasi bilincinin güçlendirilmesiyle aşılabileceğini söyledi. Milli iradenin üzerinde hiçbir gücün bulunamayacağını vurgulayan İba, Türkiye’nin geleceğinin milletin özgür iradesiyle şekillenmesi gerektiğinin altını çizdi.

12 Eylül döneminde yaşananların yeni nesillere aktarılmasının önemine de değinen İba, demokrasi kültürünün güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Geçmişte yaşanan darbelerin ve antidemokratik uygulamaların yalnızca tarih kitaplarında kalan olaylar olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden İba, bu dönemlerden çıkarılacak derslerin Türkiye’nin demokratik geleceği açısından büyük önem taşıdığını söyledi.

Türkiye’nin bir daha darbelerle, vesayet anlayışıyla veya milli iradeyi yok sayan müdahalelerle karşı karşıya kalmaması gerektiğini belirten İba, “Bizler, milletimizin iradesine, demokrasimize ve ülkemizin geleceğine sahip çıkmaya devam edeceğiz. 12 Eylül’ü unutmayacağız, unutturmayacağız. Geçmişte yaşanan acılardan ders çıkararak, milletimizin iradesini her türlü vesayet ve antidemokratik müdahaleye karşı korumaya devam edeceğiz.  Türkiye’nin geleceği demokrasiyle, milli iradeyle ve milletimizin ortak iradesiyle şekillenecektir” dedi.

İba, mesajının sonunda 12 Eylül’ün yıl dönümünde darbe ve vesayet anlayışının bir daha yaşanmaması temennisinde bulundu.

YENİ Parti’de ‘delege’ heyecanı

Olgay GÜLER

YENİ Parti Edirne teşkilatında devam eden kongre süreci kapsamında, delege seçimleri başlarken, kurucu merkez ilçe başkanı Volkan Akgüngör, merkez ilçe olağan genel kurulu öncesi adaylığını açıkladı.

YENİ Parti Edirne Merkez İlçe Başkanlığı’nda 26 Ağustos itibariyle üye listelerinin askıya çıkmasıyla, kongre süreci resmen başladı. İlçe, il ve genel başkanı, ön seçimle üyelerin belirleyeceği partide, usül gereği delegeler, genel kurullarda oy kullanarak belirlenen adayları teyit edecek. Edirne’de, merkez ilçe dahil 9 ilçede 3-6 Ekim tarihleri arasında genel kurullar yapılmaya hazırlanılırken, hafta sonu mahalle delege seçimlerine başlandı. Partinin kent merkezindeki il başkanlığı binasında gerçekleştirilen oy verme işlemlerine çok sayıda üye katıldı.

Seçim sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kurucu Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, 27 Eylül’de gerçekleştirilecek ön seçimde Merkez İlçe Başkanlığı’na yeniden aday olacağını duyurdu.

‘GENÇLERİMİZİN TAMAMINI DELEGE YAPARAK BİR İLKE İMZA ATTIK’

Kurultay sürecinin resmen başladığını ifade eden Akgüngör, tüzük gereği delegasyon sistemini uyguladıklarını ancak asıl belirleyici unsurun ön seçim olacağını vurguladı. Parti içi demokrasiye ve gençleşmeye dikkat çeken Akgüngör, “Genel Başkanımız Özgür Özel’in ‘tüm ilçe başkanları, il başkanları ve genel başkanı üyeler seçecek’ söyleminden sonra Siyasi Partiler Kanunu’na uymak durumunda olduğumuz için delegasyon sistemini işletiyoruz. Fakat asıl önemli olan partimizdeki ön seçimler olacak; aslında bütün üyelerimiz delege vasfı taşıyacak. Bugün 17 mahallemizde seçimleri gerçekleştiriyoruz, kalan mahallelerimizi ise yarın tamamlayacağız. Burada belki de Türkiye’de bir ilke imza attık. 30 yaş altı gençlik kollarındaki tüm arkadaşlarımızı, tüm gençlerimizi delege olarak yazdık. Bu adımla hem onlara sorumluluk verdik hem de kendilerini onore ettik. Gençlerimizin bu durumu karşılaması son derece olumlu oldu. Tüm gençlerimizin delege olmasından mutluluk duyuyor, Yeni Parti’ye bir yenilik katmış olmanın gururunu yaşıyoruz” dedi.

ADAYLIĞINI AÇIKLADI

Volkan Akgüngör, 27 Eylül tarihinde yapılacak Edirne Merkez İlçe Başkanlığı ön seçiminde aday olacağını da belirterek, göreve talip olduğunu duyurdu.

Akalın’dan Aksal’a ‘saha’ yanıtı

İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın, diğer üç milletvekilinin toplamından iki kat daha fazla sahada olduğunu söyleyen AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal’a TBMM kayıtlarından rakamlarla verdiği yanıtta, “Benim gittiğim her köyde yıllardır o köylere uğramadığınız söyleniyor” dedi.

Akalın, sosyal medya hesabından gerçekleştirdiği paylaşımında şunlara yer verdi:

“Sayın Fatma Aksal,

“Diğer üç milletvekilinin toplamından iki kat daha fazla sahadayım” demişsiniz.

Hadi kaale almayayım dedim ama yine dayanamadım.

Öncelikle şunu netleştirelim: Sahada olmak bir milletvekilinin şahsi başarısı değildir; milletvekilliğinin gayet doğal sorumluluğudur.

Biz de sahadayız ve bunu bir lütuf gibi sunmuyoruz. Halk içine girmek bizim için en doğal olandır çünkü biz zaten hemşerilerimizle bir aradayız, ancak siz bu durumu üstenci bir bakışla ‘bakın ben köy geziyorum, bakın ben kahvedeyim, bakın ben esnaf ziyaret ettim’ gibi ‘hobi postu’ olarak görmenizden böyle konuşmanız şaşırtıcı değil!

Siz gittiğinizi söylediğiniz insanlar için ne yaptınız?

Şunu da söyleyelim, benim gittiğim her köyde yıllardır o köylere uğramadığınız söyleniyor. Siz ziyaretlerinizi gizli mi yapıyorsunuz?

Sonra gittiğiniz köyde ne söyleyeceksiniz? Tarımı uçurduk, köylümüze en zengin zamanını yaşatıyoruz mu diyeceksiniz?

Utanın sizin yüzünüzden köyler bomboş, çiftçilerimiz kan ağlıyor.

Ancak madem bir kıyaslama yaptınız biz de bir bakalım dedik, TBMM’de ne yapmışız!

Benim TBMM kayıtlarımda;

198 Genel Kurul konuşması,

51 Komisyon konuşması,

103 Yazılı Soru Önergesi,

11 Araştırma Önergesi bulunuyor.

Sizin karnenizde ise;

3 Genel Kurul konuşması,

17 Komisyon konuşması,

0 Yazılı Soru Önergesi,

0 Araştırma Önergesi var.

Dolayısıyla mesele ‘kim daha fazla sahadayım dedi?’ meselesi değil.

Mesele, milletvekilliğinin gereğini ne ölçüde yerine getirdiğinizdir.

Edirne adına Meclis’te bu kadar sınırlı faaliyet gösteren hem de sahada olmayan bir milletvekilinin çıkıp diğer milletvekillerine ‘iki kat daha fazla sahadayım’ diye ders vermesi gerçekten düşündürücü.

Rakamlar ortadadır, gerisini kıymetli hemşehrilerimin takdirine bırakıyorum.”