Kategori arşivi: Siyaset

Balkanlı ‘dan ‘nabız’ mesaisi

Cumhuriyet  Halk  Partisi (CHP) Edirne İl Başkanlığı, kent genelinde ilçe ziyaretlerini sürdürüyor. İl Başkanı Yücel Balkanlı ve İl Yönetim Kurulu Üyeleri, son günlerde Meriç, İpsala, Havsa ve Yenikarpuzlu’da bir dizi ziyaret gerçekleştirdi.



Ziyaretler kapsamında ilçe başkanlıkları, belediye başkanlıkları ve esnafla bir araya gelen CHP heyeti, yurttaşların sorunlarını ve taleplerini yerinde dinledi.
Meriç’te İlçe Başkanı Ali Çetin ve yönetimini ziyaret eden heyet, ardından çarşı ve pazarda vatandaşlarla buluştu. İpsala’da ise İlçe Başkanı İsmail Göksu ve yönetimiyle görüşen Balkanlı, ilçede esnafın ve halkın nabzını tuttu.


CHP heyeti ayrıca Yenikarpuzlu Belediye Başkanı Ahmet Köprülü ve Havsa Belediye Başkanı Hüseyin Özden’i makamlarında ziyaret ederek belediye çalışmaları hakkında bilgi aldı. Havsa İlçe Başkanı Memduh Doğramacıoğlu ve yönetimiyle de bir araya gelen İl Başkanı Balkanlı, örgüt çalışmaları ve yerel sorunlar üzerine değerlendirmelerde bulundu.


CHP Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, ziyaretlerde yaptığı değerlendirmede, “Cumhuriyet Halk Partisi olarak her zaman halkımızın yanında, yerel yönetimlerimizin destekçisiyiz. Birlikte üretiyor, birlikte yönetiyoruz,” ifadelerini kullandı.

Edirne’nin yollarını TBMM’ye taşıdı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, TBMM Genel Kurulu’ndaki konuşmasında Uzunköprü – Meriç, Edirne Merkez – Süloğlu ve Keşan – Enez karayollarının oldukça kötü olduğuna dikkat çekerek, ‘Edirnelilerin güvenli yollar istediklerini bildirdi.

CHP’li Yazgan, Edirne için çözülmeyi bekleyen sorunlardan olan yolları TBMM’ye taşıdı.Yazgan, TBMM Genel Kurulu’nda söz alarak, yurttaşların can güvenliğini tehlikeye atan yollar için adım atılması gerektiğini söyledi. Yazgan, şunları kaydetti:

“Edirne, Türkiye’nin Batı’ya açılan kapısı. Ama bu kapının yolları yok. Geçtiğimiz günlerde Edirne-Lalapaşa karayolunun Süloğlu yol ayrımı yakınında meydana gelen kazada ne yazık ki bir vatandaşımız yaşamını yitirdi.

Bu yol, uluslararası bir yol ancak ne yazık ki iktidarın övündüğü duble yollardan değil.

Uzunköprü ile Meriç, Edirne ile Süloğlu ve Keşan ile Enez arasındaki yollar, ne yazık ki yeni yollardan da kötü. 

Örneğin, yıllardır bitmesi beklenilen 58 kilometre uzunluğundaki Keşan-Enez yolunda son 2.5 yıldaki ilerleme yalnızca 1.5 kilometredir. Bu 1.5 kilometrelik kısım da 2 günde deforme olmuştur. Edirneliler güvenli yollarını istiyor.”

‘Birinci yılımızda umudu büyüttük’

Anahtar Parti Edirne İl Başkanı Erdinç Balıkçı, partinin kuruluşunun birinci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen kutlamalarda büyük bir coşku yaşandığını belirterek, etkinliğe katılan on binlerce vatandaşa teşekkür etti.

“30 BİNİ AŞAN KATILIM, HALKIN UMUDUNU YANSITIYOR”

Balıkçı, Edirne başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanından gelen partililerin büyük bir heyecanla katıldığı kutlamaların, Anahtar Parti’nin kısa sürede halkın gönlünde yer edindiğini gösterdiğini söyledi.Balıkçı, “Partimizin 1. yıl kutlamalarına 30 bini aşan vatandaşımızın katılımı bizler için büyük bir gurur kaynağıdır. Halkımızın bu ilgisi, değişime olan inancın en güçlü göstergesidir. Katılım sağlayan herkese gönülden teşekkür ediyorum.” dedi.

“MÜCADELEMİZ HALKIN GELECEĞİ İÇİN”

Anahtar Parti’nin halktan aldığı güçle Türkiye’nin sorunlarına çözüm üreten bir siyasi hareket haline geldiğini belirten Balıkçı, “Bizim mücadelemiz koltuk için değil, halkın refahı için. Gelecek yıl milyonlarla buluşmak, bu umudu daha da büyütmek için durmadan çalışacağız.” ifadelerini kullandı.

“YORULMADAN, UMUTLA YOLA DEVAM”

Balıkçı, açıklamasının sonunda birlik ve kararlılık mesajı vererek şunları söyledi:

“Bir yılda büyük bir aile olduk. Şimdi hedefimiz bu enerjiyi katlayarak büyütmek. Yorulmadan, yılmadan, umutla çalışmaya devam edeceğiz. Çünkü bu ülkenin geleceğini yeniden halkın ellerine teslim edecek olan Anahtar Parti’dir.”

Şap hastalığına soru önergesi!

CHP Kırklareli Milletvekili, Çevre Komisyonu Üyesi Vecdi Gündoğdu, şap hastalığının Trakya bölgesinde ve birçok ilde zaten zor durumda olan besicileri,yetiştiricileri zor durumda bıraktığına dikkat çekerek, mağduriyetlerinin giderilmesi için neler yapıldığını bir soru önergesiyle TBMM gündemine taşıdı.

Milletvekili Gündoğdu, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından yazılı olarak cevaplandırılması talebiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunduğu soru önergesinde şunlara yer verdi:

“Bakanlığınızın yaptığı tüm çalışmalara ve önlemlere rağmen Şap Hastalığı ülkemizin değişik bölgelerinde çok sık bir şekilde görülmeye devam etmektedir.

Hastalık,Trakya bölgemizde ve birçok ilimizde zaten zor durumda olan besicilerimizi, yetiştiricilerimizi zor durumda bırakmaktadır. Hastalığın ve yol açtığı ölümlerin, hayvanlara yeterli aşı yapılmadığından, yapılan aşıların yetersiz kaldığı ve ithal hayvanlardan kaynaklandığına yönelik ciddi iddialar bulunmaktadır.

Hayvancılığın özellikle küçük işletmelerde sürdürülebilirliğinin sağlanması için insan ve hayvan sağlığına yönelik tehdit oluşturan bu ve benzeri hastalıkların önlenmesi yaşamsal önem taşımaktadır. Bu konuda sorunun kalıcı olarak çözümünü sağlayacak önlemler ivedi olarak alınmalı ve geçimini hayvancılıktan sağlayan vatandaşlarımıza, küçük işletmelere mutlaka destek olunmalıdır.

Bu doğrultuda;

1- Son yıllarda hastalığın önceki yıllara göre daha da yaygınlaştığı ve daha sık görülmeye başladığı Bakanlığınızın tespitlerine göre doğru mudur,Şap hastalığın, yeterli miktarda aşı yapılmadığı, yapılan aşıların ise etkinliğinin yeterli olmadığı veya ithal hayvanlardan kaynaklandığı doğru mudur? Doğru isebu konuda hangi önlemleri aldınız, alacaksınız?

2-Trakya illerimizde; Kırklareli, Edirne ve Tekirdağ’da son 10 yıl içinde yıllara göre ithal edilen büyükbaş hayvan varlığı sayısı nedir, bu yıllarda illere göre küçük işletme sayılarında artış olmuş mudur, küçük işletme sayıları nasıl bir değişim göstermiştir?

3-Trakya bölgemizde süt ve et üreticileri ile besicilerin şap hastalığından kaynaklanan mağduriyetlerini gidermek için neler yapıyorsunuz?

4-Son 10 yıl (2015-2025) içerisinde ülkemizde yıllara göre ithal hayvan sayısındaki değişim nasıl olmuştur, hayvan ithalatı son 10 yılda ülkemizde, köylerimizdeki, kasabalarımızdaki küçük işletmelerin sayısını azaltmış mıdır, artırmış mıdır ve hayvan ithalatı tüketicinin daha kaliteli, daha ucuz et tüketmesini sağlamış mıdır?”

‘Halkın tasarrufu sermayeye rehin’

Zafer Partisi Edirne Merkez İlçe Başkanı Arda Meriç, hükümetin ‘Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) adı altında gündeme getirdiği yeni düzenlemenin Türkiye’de sosyal devlet anlayışına indirilen en ağır darbelerden biri olduğunu, çalışanı korumak için değil, finansal sistemi kurtarmak için hazırlanmış bir proje olduğunu söyledi.

Zafer Partisi Merkez İlçe Başkanı Arda Meriç, “Tamamlayıcı Emeklilik Değil, Tamamlanmamış Sömürü Sistemi” başlıklı yazılı açıklamasında, kamuoyuna ‘vatandaşın geleceğini güvence altına alan yeni model’ olarak sunulan TES’in gerçekte çalışanların maaşlarından kesinti yaparak finansal sisteme zorunlu kaynak aktarımını kurumsallaştıran bir piyasa projesi olduğunu belirterek şunları kaydetti:

SOSYAL DEVLETİN TASFİYESİ, SERMAYEYE SADAKAT

“Zafer Partisi olarak bu düzenlemeyi yalnızca ekonomik bir reform değil, ideolojik bir dönüşümün parçası olarak görüyoruz. İktidar, yıllardır yürüttüğü neoliberal politikalarla kamu kaynaklarını özelleştirmiş, üretimi tasfiye etmiş, şimdi de vatandaşın alın terine göz dikmiştir.

Maaşlardan %3 kesinti, yani zorunlu vergi; İşverenden %1 katkı, yani göstermelik bir denge unsuru, Devletten %30 destek, yani halkın ödediği vergilerin sermaye fonlarına aktarımı anlamına gelmektedir.

Devlet, kendi vatandaşına sosyal güvenlik sağlamak yerine ki bunu finans piyasalarına ‘müşteri’ kazandırmaktadır. SGK’dan bağımsız işleyiş, emeklilik hakkını kamusal bir güvence olmaktan çıkarıp, özel fonların inisiyatifine teslim etmektir ki bu durum SGK Başkanının emekli maaşlarının düşüklüğünü ‘emeklilerin artık daha uzun yaşamasına’ bağlaması gibi bir düşüncede olduğundan dolayı anlaşılmaktadır. Bu model, ‘milli ekonomi veya iktidar partisinin ortaya attığı Türkiye Yüzyılı söyleminin’ değil; tam anlamıyla küresel finans sistemine eklemlenmiş bir taşeron ekonomi modelidir. Emeklilik bir yatırım aracı değil, insan onurunun güvencesidir! Sosyal devlet, fon değil; adalet üretir!

HALKIN TASARRUFU SERMAYEYE REHİN

TES, ekonomi biliminin değil, sermayenin çıkar haritasının ürünüdür. Bu sistemin özü, çalışanların gelirinden zorunlu fon kesintisiyle finansal piyasalara kaynak aktarmak, yani ‘finansallaşmayı derinleştirmektir.’ TES şu temel ekonomik riskleri taşımaktadır:

 Gelir Eşitsizliğini Derinleştirir: Düşük gelirli çalışanların %3 kesintisi, zaten yetersiz olan alım gücünü düşürür. Bu, tüketim talebini kısarak iç talep daralmasına yol açar ki bu da Şimşek ekonomi politiğinin halkı daha da ezdiğini kanıtlar ve finansal egemenliği aşındırır.

Devletin TES aracılığıyla özel fonları desteklemesi, parasal egemenliği özel sektöre devretmek anlamına gelir. Bu durum, devlet parasının (Chartalism) temel ilkesine, yani “paranın toplumsal refah için yaratılması” anlayışına tamamen terstir.

Reel Ekonomiyi Zayıflatır: Fonlar sanayiye değil, finansal araçlara yönlendirilecektir. Üretim yerine borsa, istihdam yerine getiri konuşulacaktır. Bu da Türkiye’yi üretimden koparan finansal bağımlılık sarmalını daha da güçlendirecektir.

Kamu Kaynağının Sermayeye Aktarımı: Devletin %30 katkısı, halkın vergileriyle fon sahiplerine sağlanan bir sübvansiyondur. Kısacası, işçi iki kez öder: Hem maaşından kesinti yapılır, hem vergisiyle bu fonlara destek verilir.

Bu tablo, 21. yüzyılın en sinsi sermaye transfer mekanizmasıdır. Adı ‘Tamamlayıcı Emeklilik’, özü ise Tamamlanmış Emeğin Sömürüsüdür.

Zafer Partisi’nin bu noktada alternatif ekonomi görüşü ise gayet açık ve nettir; Zafer Partisi, üretim temelli, milli, planlı ve kamusal bir ekonomi modelini savunmaktadır, sosyal güvenlik piyasanın değil, devletin güvencesinde olmalıdır.

SGK Güçlendirilmelidir: Emeklilik sisteminin bağımsızlaştırılması değil, kamu denetiminin artırılması gerekir.

Kamu Fonları Reel Sektöre Yönlendirilmelidir: Birikimler finansal araçlarda değil, üretime,teknolojiye, sanayiye yatırılmalıdır.

Tasarruf ve Yatırım Dengesi Kamu Eliyle Sağlanmalıdır: Devlet, kendi parasal egemenliğini kullanarak uzun vadeli kalkınma yatırımlarını fonlamalıdır.

Gelir Dağılımı Adaleti Yeniden Kurulmalıdır: Emekçinin sırtından değil, ranttan ve servetten alınacak etkin vergilerle sosyal güvenlik fonu güçlendirilmelidir.

‘BU SİSTEMİN KARŞISINDA DİMDİK DURACAĞIZ’

Biz, vatandaşın parasını borsaya değil, Türkiye’nin üretimine yatıracağız. Biz, emekliliği piyasa fonlarına değil, devletin güvencesine emanet edeceğiz. TES, çalışanı korumak için değil, finansal sistemi kurtarmak için hazırlanmış bir projedir.

Bu proje, kamusal güvencenin yerine piyasa riskini koymakta; emekliliği hak olmaktan çıkarıp ‘yatırım ürününe’ dönüştürmektedir.

Zafer Partisi olarak, bu sistemin karşısında dimdik duracağız. Türkiye’nin geleceği, borsa endekslerinde değil, üreten, refahını adil paylaşan bir milli ekonomide inşa edilecektir.

Balkanlı’dan Ak Parti’ye ‘su’ yanıtı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, AKP İl Danışma Meclisi toplantısında su üzerinden belediye hizmetlerine ve gençliğin ‘’Dağ Başını Duman Almış’’marşının alaya alınmasıyla ilgili açıklama yaptı. Balkanı, ‘Halka vereceği umut ve projesi olmayan AKP sorumluluktan kaçma ve beceriksizliğini örtme peşinde” dedi.

Balkanlı yaptığı açıklamada şunlara yer verdi:

AKP’nin Edirne Genişletilmiş İl Danışma Meclisi toplantısında yapılan açıklamaları hayretle ve üzüntüyle izledik. AKP MYK üyesi Sayın Haydar Ali Yıldız ve Milletvekili Sayın Fatma Aksal’ın, Edirne’de yaşanan su sorununu fırsat bilerek Edirne Belediyesi’ni hedef alması, 23 yıldır ülkeyi yöneten bir iktidarın sorumluluktan kaçma ve beceriksizliğini örtme çabasından başka bir şey değildir. Daha önce defalarca açıklanmasına rağmen, Edirne’de yaşanan su problemi, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün (DSİ) görevini yerine getirmemesinden kaynaklanmaktadır.
Su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi, altyapı yatırımları ve gerekli baraj onarımları DSİ’nin görevleri arasında ve yasal sorumluluğundadır. Ancak 23 yıldır iktidarda olan AKP, bu görevlerini yerine getirmemiş, yatırımları yarım bırakmış ve sorumluluğu yerel yönetimlere yıkmaya çalışmıştır.
Edirne Belediyesi, AKP iktidarı tarafından yapılan tüm baskılara ve ekonomik kısıtlamalara  rağmen halkın suya erişimini sağlamak için 24 saat özveriyle çalışmaktadır ve sona gelinmiştir. Buna rağmen AKP iktidarının  belediyelere destek yerine köstek olması, halkın sorunlarınıda  büyütmektedir.

AKP 23 yıldır Türkiye’yi yönetiyor. Bu süre zarfında ekonomiyi çökertmiş, eğitimi yozlaştırmış, sağlığı ticarileştirmiş, tarımı bitirmiş, işçiyi-emekçiyi yoksullaştırmış, memuru, öğrenciyi ve kadını çaresiz bırakmıştır.Bugün Türkiye’nin dört bir yanında derin bir yoksulluk, adaletsizlik ve umutsuzluk varsa, bunun nedeni 23 yıllık AKP iktidarıdır.

AKP’nin danışma kurulu toplantısında halka vereceği tek bir umut, tek bir proje kalmadığı için, kolay yolu seçip belediyemiz üzerinden siyaset yaparak komik duruma düşmektedir.
Ancak Edirne halkı, kimin çalıştığını, kimin laf ürettiğini çok iyi biliyor.
Edirne Belediyesi halkının yanındadır, her türlü engellemeye rağmen sosyal belediyecilik anlayışıyla çalışmaktadır ve halkımızın gönlünü kazanmıştır.Halkımız ne istediğini çok iyi bilmektedir.

MERAK ETMEYİN  GENÇLİK MARŞI İLE ALAY EDEN ZİHNİYETE HALKIMIZ GEREKEN CEVABI SANDIKTA VERECEKTİR.

Cumhuriyetimizin kuruluş ruhunu, bağımsızlık mücadelesini ve gençliğin idealizmini anlatan “Dağ Başını Duman Almış” marşı, sadece bir şarkı değildir.
O marş, yokluk içinde var edilen bir milletin küllerinden doğuşunun simgesidir.
O marş, Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe armağan ettiği Cumhuriyet’in, inançla ve umutla yarına yürüyen kuşaklarının sesidir.Bugün bu ülkenin Gençlik Marşı’yla alay eden bir zihniyetin varlığı, Türkiye’nin geldiği kültürel ve ahlaki çöküşün en açık göstergesidir.
Bu zihniyet, kendi tarihinden, kendi değerlerinden kopmuştur.Ama unutmamalılar ki, bu topraklarda ve  Edirne’de, laik ve demokratik Türkiye’ye inanan Cumhuriyet sevdalıları  var!

Biz Türkiye’nin birinci partisi Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) olarak;
Bu ülkenin gençlerine ve o marşın ruhuna sahip çıkmaya devam edeceğiz
Ne marşımızı susturabilirler, ne Cumhuriyetimizi silebilirler!
Bugün o marşla alay edenler, yarın tarih önünde mahcup olacaklar.
Çünkü bu milletin vicdanı, Atatürk’ün mirasına sahip çıkan gençlerin yüreğinde atıyor.

Sayın Yıldız’a sesleniyorum:
‘’ Dağ Başını Duman Almış ‘’marşıyla alay edeceğinize, görevini yapmayan DSİ’ye su sorununu çözmek için 23 yıldır ne yaptınız? ne yapıyorsunuz diye sorun. Gümüşdere ile uğraşacağınıza  Meriç nehrinde su nasıl akar, ve barajlarda su nasıl toplanır, bu suyu halkımızın kullanımına nasıl sunarım diye kafa yorun. Edirne’nin su sorununu çözün!
Türkiye’yi içine soktuğunuz bu ekonomik ve toplumsal çıkmazdan kurtaracak tek bir proje üretin ,ama maalesef üretemiyorsunuz, o da yok. Edirne halkı, sizden artık hamasi nutuklar ve siyasi polemikler değil, çözüm bekliyor.
Halkı boş tartışmalarla oyalamak yerine, ülkenin geleceğine dair gerçek politikalar üretin. Halkımızın sorunlarını çözün.

Ve buradan açıkça söylüyorum, Edirne halkı  kime ne zaman hayır diyeceğini çok iyi biliyor. Cumhuriyet’in 102. yılında, halkın değerleriyle ve marşlarıyla alay edenlere, ülkeyi karanlığa mahkûm edenlere karşı beklediğiniz yanıtı sandıkta verecek. Edirne halkı, ilk seçimde size öyle bir “HAYIR” diyecek ki, siz bile şaşıracaksınız Bu millet sandıkta sizlere öyle bir Osmanlı tokadı vuracak ki, bir daha kendinize bile gelemeyeceksiniz.

İYİ Parti yeniden ‘Şahin’ dedi

Olgay GÜLER

İYİ Parti Edirne İl Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen 4’üncü olağan il kongresinde, mevcut başkan Hasan Hakan Şahin, tek listeyle seçime girerek yeniden il başkanlığına seçildi.

İYİ Parti’nin 4’üncü olağan il kongresi, kentte bir otelde gerçekleştirildi. Kongreye, İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, İl Başkanı Hasan Hakan Şahin, parti yönetimi ve delegeler katıldı. Kongrede divan başkanlığını Genel Başkan Yardımcısı Tekirdağ Milletvekili Taşçı, divan başkan yardımcılığını önceki dönem il başkanı Alpay Alpagut Engin, katip üyelikleriyse Günay Küp, Hülya Özdemir ve Berkay Kahraman yaptı.

‘AMACIMIZ MİLLETİN HUZURU, REFAHI VE ÖZGÜRLÜĞÜ’

Genel kurulda konuşan İl Başkanı Hasan Hakan Şahin, Türkiye’nin tarihi bir dönemden geçtiğini belirterek, “Ekonomik zorluklar, adalete olan güvenin sarsıldığı günler, gençlerimizin gelecek kaygısı, ailelerimizin geçim derdi. Bunlar hepimizin ortak meselesidir. Amacımız; milletimizin huzuru, refahı ve özgürlüğünden başka bir şey değildir. Bu yüzden saldırıya uğruyoruz. Milleti merkeze alan siyaset anlayışımızdan, “Önce millet, önce memleket” diyen dilimizden vazgeçmediğimiz için bizi anketlerde yok sayıyorlar, medyada görmezden geliyorlar. Ama bilmiyorlar ki: İYİ Parti içindeki çürük elmaları temizliyor. Bir Türk dünyaya bedeldir. Gazi Meclis’te vatan ve millet için mücadele eden 29 vatan evladının direnişini görüyorsunuz. Ve göreceksiniz: O 29 vatan evladı, ülkesinin siyasi yönünü değiştirecek; bu iktidar ve ortaklarının bir daha seçim kazanamamasını sağlayacaktır” dedi.

‘İYİ PARTİ SON KALEDİR’

Edirne’nin merkez siyasetinin kalesi olduğunu dile getiren Şahin, “Milletimiz her şeyi görür, duyar ama sandıkta konuşur. Ve o sandık geldiğinde, İYİ kadrolarımızla, Edirne’ye yakışan adaylarımızla, il ve ilçe belediyelerinde İYİ Parti bayrağı dalgalanacaktır. Edirne’mizi en az iki milletvekiliyle temsil edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki Edirne bir kale, üstelik merkez siyasetin kalesidir. Şükürler olsun ki partimiz, bugün kendini merkeze çekmiş, yüzünü iktidara dönmüş, milletin son umudu haline gelmiştir. İYİ Parti bu yüzden son kaledir. Sizlerden aldığım bu güçle, İYİ Parti’nin ilkelerine, milletimize ve Cumhuriyetimizin temel değerlerine sımsıkı bağlı kalarak, Edirne’mizi daha ileriye taşımak, Türkiye’nin aydınlık geleceğinin müjdecisi olmak için var gücümle çalışacağıma söz veriyorum” diye konuştu.

‘KOMİSYONDA YER ALMADIK VE KARŞI ÇIKTIK’

İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın da, TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nu eleştirerek, Türkiye’ye Sevr’in dayatılmaya çalışıldığını söyledi. Akalın, “Bugün bize dayatılan şey Sevr’dir. Bu ülkeye Lozan tapusuyla sahip olduk. Lozan bizim kuruluş belgemizdir, Sevr’i reddeden bir milletiz. Bu durum Süleyman Demirel ve Turgut Özal dönemlerinde de gündeme gelmişti. Şimdi yeniden aynı senaryo önümüze konuluyor. Ancak İYİ Parti, Cumhuriyet’in kuruluş ilkelerinden ve Atatürk’ün yolundan taviz vermeyecek bir partidir. Bu komisyonun yasal bir dayanağı yok. Meclis iç tüzüğünde böyle bir komisyon kurulmasına dair madde bulunmamasına rağmen oluşturuldu. Bu durum tek adam rejiminin bir sonucudur. Bu komisyon, ülkenin bölünmesi için atılmış bir adımdır. Biz bu komisyonda yer almadık ve karşı çıktık. Çünkü İYİ Parti, Atatürk’ün ve Cumhuriyet’in ilkelerini savunan bir partidir” diye konuştu.

‘DOĞRU BİLDİĞİMİZ YOLDAN ŞAŞMADIK’

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini de eleştiren Akalın, “Bu fikri ilk ortaya atan ve üzerinde sistematik olarak çalışan parti İYİ Parti’dir. Yaklaşık bin sayfalık bir raporla bu sistemi detaylandırdık. Parlamenter sistemin yeniden tesis edilmesi, ülkemizin geleceği için zorunludur. O dönemde biz ‘seçilebilir aday’ ilkesini savunduk. Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu isimlerini masaya getirdik. Bugün herkes görüyor ki, o dönemde söylediğimiz şeyler doğruydu. Biz 2017’de kurulduğumuz günden bu yana doğru bildiğimiz yoldan şaşmadık. 2023’te de, bugün de haklıydık. Bunu önce kendimiz anlayacağız, sonra milletimize anlatacağız. İYİ Parti, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ayarlarına sahip çıkan bir partidir” şeklinde konuştu.

HASAN HAKAN ŞAHİN TEK LİSTEYLE YENİDEN BAŞKAN SEÇİLDİ

Konuşmaların ardından genel kurulda seçimlere geçilirken, mevcut başkan Hasan Hakan Şahin tek listeyle yönetime aday oldu. Seçim sonuçlarının ardından Hasan Hakan Şahin yeniden İYİ Parti İl Başkanı seçilirken, listesi şu şekilde oluştu:

İl Başkanı: Hasan Hakan Şahin

‎Yönetim Kurulu (asil): Cahit Yıldız, Mehmet Yaşar, Bülent Yetüt, Mestan Özer, Hüseyin Hallaç, Fevzi Tuğrul, Halim Gürsu, Ahmet Murat Aladağ, Şükrü Tolga Uzgur, Zehra Akalın, Burak Tanyeli, Yunus Savaşkan, Varol Yence, Hatice Damla Solmaz, Müstecep Çapkur, Sibel Dağcı, Emre Boztürk, Alpaslan Demirel, Bahar Yüknü, Erdoğan Şantay, Emir Küçükmercancı, Ömer Yıldırım, Süeyla Dilaver, Yıldırım Mungan, Metin Baykuş, Ayhan Özdilek, Mustafa Zümrüt, Çağdaş Kurt, Nagihan Akın, Tuğçe Koç.

‎Yönetim Kurulu (yedek): Mehmet Kuruçay, Koray Tutak, Günay Çakır, Olcay Kutlu, Fatih Arda, Bahadır Bayraktar, Gürsoy Onat, Şenol Yıldırım, Fedahi Erdil, Turgut Akıllı, Ahmet Belit, Cemal Şener, Anıl Canbazoğlu, Çağlayan Mandalı, Çınar Yıldırım, Kerim Özdemir, Sevil Aktaş, Rıdvan Yılmaz, Nilay Arabacı, Şendoğan Tekgöz, Emine Niş, Sami Geçit, Sadık Yılmaz, Nizamettin Küp, Samet Gergin, Feride Nalçakan.

‎Disiplin Kurulu (asil): Zafer Sarıkeçe, Ömer Ergin, Savaş Gündoğdu, Bahri Bilen, Ömer Sacit Sakarya, Hüsnü Portakal, Ömer Çay, Fatma Bayraktar ve Akif Havale bulunurken, yedek üyeler Cemalettin Coşkun Oskan, Ertuğrul Aktaş, Dinger Solak, Hüseyin Aykol, Mukadder Sultan Yüknü.

‎Üst Kurul Delegeleri (asil): Hasan Hakan Şahin, İlkay Kuş, Bülent Akın, Hasan Aktaş, Dilek Pazarlı, Hasan Küçükvural, Yücel Solak, Tuncay Taşkın, Mehmet Tuna, Bahar Yüknü, Cahit Yıldız, Zehra Akalın, Serdar Arabacı.

‎Üst Kurul Delegeleri (yedek): Fevzi Tuğrul, Halim Gürsu, Mestan Özer, Ahmet Murat Aladağ, Şükrü Tolga Uzgur, Berkay Kahraman, Mehmet Yaşar, Burak Tanyeli, Emre Boztürk, Özkan Ayvaz, Feriha Günsu Arıseven, Emir Küçükmercancı, Mertcan Yassıtepe.

‘Asgari ücret 45 bin lira olmalı’

Olgay GÜLER

Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, milyonlarca kişinin merakla beklediği, yılbaşında belirlenecek asgari ücretle ilgili beklentilerini açıkladı.

Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkan Yardımcısı Siyasi İşler Başkanı Suat Kılıç, Edirne ziyareti kapsamında kentteki bir otelde basın mensuplarıyla bir araya geldi. Kılıç’ın düzenlenen basın toplantısına, YRP Edirne İl Başkanı Hakan Çalışkan ve il yönetim kurulu üyeleri de katıldı. Kılıç toplantıda, ülke gündemine dair konulara değindi.

‘İÇ VE DIŞ BORÇ 600 MİLYARI DOLAYI AŞTI’

Türkiye’nin iç ve dış borcunun 600 milyar doları aştığını söyleyen Kılıç, “Bugün milyonlarca vatandaşımız açlık sınırının altında yaşam mücadelesi veriyor. İş sahibi olanlar dahi yoksulluk sınırının altında. Emeklilerimiz, aylık 16 bin lira civarındaki maaşla ev mi geçindirsin, kira mı ödesin, faturaları mı karşılasın? Aynı şekilde, 22 bin 104 lira asgari ücretle geçinmek zorunda olan kardeşlerimiz mutfağını mı doldursun, çocuğuna mı baksın, kira mı ödesin, giyinsin mi? İnsanlarımız geçinemiyor. Türkiye ekonomisi, artık borçla dönen bir sisteme mahkûm hale gelmiştir. İç ve dış borç toplamı 600 milyar doları aşmış durumda. Borcu borçla kapatıyoruz. Nasıl bazı vatandaşlarımız bir kredi kartının borcunu diğer kredi kartıyla kapatıyorsa, Türkiye’nin ekonomik sistemi de bugün aynı durumdadır. Yeni alınan borçlar, ana parayı değil, yalnızca faizi ödemeye gidiyor. Bu da gelecek nesillerimize ağır bir yük bırakıyor. Bu yüzden ekonomideki bu gidişata son verebilmek için adil düzenin yeniden tesis edilmesi gerekiyor” dedi.

‘DİPLOMASI OLMAYAN BİNLERCE GENÇ İŞSİZLİĞİN PENÇESİNDE’

Kılıç, ülkedeki genç nüfusun işsizlik oranına değinerek, “Türkiye’nin ekmeğini büyütmesi, üretimi ve istihdamı artırması gerekiyor. Bugün AK Parti’nin ‘Gençler neden evlenmiyor?’ diye başlattığı çalışmaya biz diyoruz ki, soru yanlış. ‘Gençler neden evlenemiyor?’ diye sormak lazım. Çünkü iş yok, aş yok, ev yok. Asgari ücret yetersiz. Diploması olan ama mesleği olmayan binlerce genç, işsizliğin pençesinde. Her ile üniversite açmakla övünen anlayış, diplomalı işsizler ordusu oluşturdu. Mesleki eğitimi ihmal eden bu sistem, istihdamı daralttı. Biz bu döngüyü kırmak, sosyal dengeyi sağlamak ve vergileri halkın sırtından almak istiyoruz. Elektrik, doğalgaz, su gibi temel ihtiyaçlara sürekli yapılan zamları durdurmak için de Yeniden Refah iktidarına ihtiyaç vardır” diye konuştu.

‘İSRAİL BİR DEVLET DEĞİL, CİNAYET ŞEBEKESİ’

İktidarın dış politikadaki duruşunu da eleştiren Kılıç, “Ekonomide durum kötü olduğu kadar, dış politikada da maalesef tablo karamsardır. Geçtiğimiz günlerde Mısır’ın Şarm El Şeyh kentinde ‘Gazze Barışı’ adı altında bir metin imzalandı. Biz o gün dedik ki: ‘İsrail’e inanmayın, Netanyahu’ya güvenmeyin.’ Çünkü siyonizm seri bir cinayet ideolojisidir. Bugün barış der, ertesi gün çocukları, kadınları, sivilleri bombalar. İsrail bir devlet değil, bir cinayet şebekesidir. Netanyahu ne kadar katilse, Amerika Birleşik Devletleri ve Trump da o kadar sorumludur. Çünkü İsrail, bu cinayetleri ABD’nin desteğiyle, onların silahlarıyla işlemektedir. Mısır’da barış imzalanmadan bir gün önce Trump açıkça ‘Netanyahu benden silah istiyor, veriyorum, çünkü o bizden bile iyi kullanıyor’ diyebilmiştir. Bu, Gazze’deki soykırımın açık bir itirafıdır. Bugün İsrail’in gözü Gazze’dedir; yarın Lübnan’a, sonra Suriye’ye, ardından Türkiye’nin güneyine uzanacaktır” şeklinde konuştu.

‘TÜM PKK UZANTILARI FESHEDİLMEDİKÇE, TÜRKİYE TERÖRDEN ARINMAZ’

İktidarın ‘Terörsüz Türkiye’ girişimlerini destelediklerini söyleyen Kılıç, “Bu nedenle terörle mücadelede yarım tedbir yetmez. PKK, YPG, PYD, PJAK, KCK gibi tüm uzantılar eş zamanlı olarak fesih kararı almadıkça Türkiye tam anlamıyla terörden arınamaz. Biz, terörsüz Türkiye hedefini sonuna kadar destekliyoruz. Ancak terörsüz Türkiye, terörsüz Suriye ile birlikte sağlanabilir. Çünkü bu örgütlerin tamamı aynı yapının farklı şubeleridir. PKK Türkiye koluysa, PYD Suriye koludur, PJAK İran, PCDK Irak koludur. Dolayısıyla terörsüz bir bölge ancak birlikte hareket edilirse mümkündür. Son olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, terörist başı Abdullah Öcalan’ın ayağına gitmesini asla doğru bulmuyoruz. Meclis, İmralı’ya gitmemelidir. Şehitlerimizin, gazilerimizin, ailelerinin hatırı vardır. Eğer bir mesajı varsa, zaten devlet yetkilileri aracılığıyla iletilmektedir. Bu konuda en net duruş Yeniden Refah Partisi’nin duruşudur” ifadelerini kullandı.

‘ASGARİ ÜCRET 45 BİN LİRA SEVİYESİNE ÇIKARILMALI’

Yakında görüşülmesi beklenen 2026 yılı asgari ücretiyle beklentilerini de açıklayan Kılıç, “Türkiye’de şu an çok yüksek bir enflasyon yaşanıyor. 22 bin 104 lira olarak belirlenen asgari ücret, her ay yüzde 3–4 oranında eriyor. Güneş altında kalan buz gibi eriyip gidiyor. Satın alma gücü olarak bugün 16 bin lira seviyesinde. Bu nedenle yıl ortasında ara zam yapılmalıydı, yapılmadı. Şimdi yılbaşı geliyor, en azından asgari ücret 45 bin lira seviyesine çıkarılmalıdır. Devlet vergiden feragat etsin, işverenin yükünü hafifletsin; işçi de insanca yaşasın. Bugün dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 90 bin liradır. Bir eve iki asgari ücret giriyorsa toplam 90 bin lira olmalı ki bu sınır yakalansın. Bu, insanca yaşamın gereğidir” dedi.

‘Üretimin kalbinde olmaya kararlıyız’

Anahtar Parti Edirne İl Başkanı Erdinç Balıkçı, üretimin ve üreticinin yanında olduklarını, temel önceliklerinin üretimi güçlendirmek olduğunu bildirdi.

Anahtar Parti İl Başkanı Erdinç Balıkçı, üretimin ve üreticinin yanında olduklarını  vurgulayan bir açıklamada bulundu. Balıkçı, partisinin Edirne’deki saha çalışmalarını değerlendirerek, “Üretime ve üreticiye destek bilinciyle Anahtar Parti her daim sahada” ifadelerini kullandı.

“ÜRETİCİLERİMİZ BU ÜLKENİN LOKOMOTİFİDİR”

Balıkçı, Edirne İl Teşkilatı ile birlikte üreticilerle bir araya geldiklerini belirterek, “Kurucu İl Başkanlığımızdan itibaren, bilgi ve tecrübemizi ülkemizin lokomotifi olan üreticilerimizle paylaşmaya devam ediyoruz. Sorunları yerinde dinliyor, çözüm önerilerimizi sahada anlatıyoruz” dedi.

“ÜRETİCİYE DESTEK, ÜLKENİN GELECEĞİNE YATIRIMDIR”

Anahtar Parti’nin temel önceliğinin üretimi güçlendirmek olduğunu ifade eden Balıkçı, “Üreticiyi koruyan, emeği destekleyen bir ekonomi modeli olmadan güçlü bir Türkiye mümkün değildir. Biz, alın terinin ve üretimin siyasetiyle hareket ediyoruz” şeklinde konuştu.

Erdinç Balıkçı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Edirne’den Türkiye’ye yayılan bu bilinçle, üreticilerimizin yanında olmaya, sorunlara çözüm üretmeye devam edeceğiz. Anahtar Parti sahada, halkla birlikte, üretimin kalbinde olmaya kararlıdır.”

‘Ev almak hayal değil, imkânsız’

CHP Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, “AKP’nin 23 yıllık ekonomi politikaları halkı evinden, umudundan etti!” dedi.

Balkanlı, konut kira krizi ile ilgili açıklama yaptı. Balkanlı açıklamasında, “Konut artık barınma hakkı değil, AKP’nin yarattığı bir sınıfsal imtiyaz haline geldi. AKP’nin 23 yıldır uyguladığı yanlış ekonomi politikaları, ülkemizi tarihinin en derin ekonomik ve sosyal krizlerinden birine sürüklemiştir. 2021’den bu yana uygulanan sözde ‘model’, sadece enflasyonu patlatmakla kalmamış, milyonlarca insanı evinden, yuvasından, hatta geleceğinden etmiştir” diyerek şunları kaydetti:.

“Bugün Türkiye’de orta gelirli bir vatandaş için ev almak artık hayal bile değildir, imkânsızdır! Kredi faizleri fırlamış, konut fiyatları birkaç yıl içinde beş katına çıkmıştır. Aylık 150 bin lira taksit ödeyebilenlerin 6 milyonluk 1+1 daireye ulaşabildiği bir ülkede, çalışan, üreten ama emeğiyle geçinen milyonların ev sahibi olması artık mümkün değildir. Bu düzen, halkın değil; yandaş müteahhitlerin düzenidir. AKP iktidarı, konutu bir yaşam hakkı değil, rant ve zenginleşme aracı haline getirmiştir. Yıllardır yürütülen beton ekonomisi politikalarıyla halkın umudu da yok edilmiştir. Bugün lüks konutlarda oturanların büyük bölümü, faiz gelirlerinden kazandıkları paralarla ev alırken; orta gelirli yurttaşlarımız kira ödemekten nefes alamaz hale gelmiştir.

Daha da acısı, gençlerimiz artık yuva kuramıyor! Yıllarca eğitim alıp çalışan, hayata tutunmaya çalışan gençlerimiz; uçan kira fiyatları, erişilemez ev bedelleri yüzünden evlenemiyor, aile kuramıyor. Bu tablo yalnızca ekonomik değil, toplumsal bir çöküştür. AKP iktidarının gençlerimize reva gördüğü gelecek; güvencesizlik, borç ve umutsuzluktur. CHP olarak biz, bu düzeni değiştirmeye kararlıyız. Bizim anlayışımızda devlet, yandaşın değil; vatandaşın devletidir. CHP iktidarında, orta ve dar gelirli vatandaşlarımız daha rahat ev sahibi olacaklar. Kentsel dönüşüm rant kapısı olmaktan çıkarılıp, halkın barınma hakkını koruyan bir yapıya kavuşacaktır.

Bu ülkenin insanı ev sahibi olmayı değil, insanca yaşamayı hak ediyor. Ekonomi kahvehane sohbetlerinin, rant çevrelerinin, talimatla belirlenen faiz oyunlarının deneme tahtası değildir. Türkiye’nin kaynakları bir avuç zengine değil, 85 milyon yurttaşa aittir. CHP, bu ülkenin emeğini, evini ve onurunu koruyacak tek siyasal güçtür. Biz, CHP iktidarında, herkesin başını sokabileceği bir evi ve onurlu bir yaşamı yeniden mümkün olacaktır. ”