İYİ Parti Edirne İl Başkanı Hakan Şahin, İYİ Parti olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sundukları kanun teklifiyle arpa ve buğday üreticilerine verilen fark ödemesi desteklerinin yasal güvence altına alınmasını amaçladıklarını bildirdi.
İYİ Parti İl Başkanı Şahin, yaptığı açıklamada, çiftçinin alın terini korumak için arpa ve buğdaya teşvik primi kanun teklifini ziraat odalarının başkanları ve yönetim kurulu üyeleri ile paylaştıklarını belirterek şunları söyledi:.
“Tarımın ve üretimin merkezi olan Edirne’mizde çiftçilerimiz her geçen gün artan maliyetler altında üretim yapmaya çalışmaktadır. Mazot, gübre, zirai ilaç, tohum ve finansman giderlerindeki yüksek artışlar karşısında üreticimizin ayakta kalması her geçen gün daha da zorlaşmaktadır.
Bugün açıklanan alım fiyatları, çiftçimizin artan maliyetlerini karşılamaktan uzak kalmış, üreticimizin hak ettiği kazancı elde etmesine imkân vermemiştir. Üretimin sürdürülebilirliği için çiftçimizin desteklenmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur.
Bu anlayışla İYİ Parti olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunduğumuz kanun teklifiyle; arpa ve buğday üreticilerimize verilen fark ödemesi desteklerinin yasal güvence altına alınmasını amaçlıyoruz. Teklifimizle buğday için kilogram başına en az 3,50 TL, arpa için kilogram başına en az 2,50 TL teşvik primi verilmesi ve bu desteklerin her yıl güncellenerek artırılması öngörülmektedir.
İYİ Parti olarak her zaman çiftçimizin, üreticimizin ve alın teriyle geçinen vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Edirne’nin bereketli topraklarında üretimin sürmesi, çiftçimizin hak ettiği değeri görmesi ve ülkemizin gıda güvenliğinin korunması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.”
AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, yayınladığı bir video ile tüm vatandaşları Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Edirne buluşmasına davet etti. Başkan İba, “12 Haziran Cuma günü, saat 14’te Selimiye Meydanı’nda; şehrimizin mührü Selimiye Camii’nin restorasyon sonrası yeniden ibadete açılışı ve şehrimize kazandırılan yeni projelerin toplu açılış töreni için bir araya geliyoruz” dedi.
İba, “Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle gerçekleşecek bu tarihi ana ortak olmak, Edirne’mizin geleceğine değer katan bu dev projelerin heyecanını birlikte paylaşmak için tüm halkımızı Selimiye Meydanı’na bekliyoruz.” diyerek tüm Edirne ve Trakya halkını dev buluşmaya davet etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gelişi öncesinde konuşma ve toplu açılışların yapılacağı Selimiye Meydanı ve çevresinde hazırlıklarda son aşamaya gelindi. AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba da ekiplerle bir araya gelerek, çalışmaları yerinde inceledi. Kentin dört bir yanının bu büyük buluşma için süslendiğini belirten İba, Edirne’nin tarihi bir güne hazır olduğunu ifade etti.
Ziyaretin en önemli ve tarihi anlarından biri, kapsamlı bir restorasyon süreci geçiren, Mimar Sinan’ın “ustalık eserim” dediği Selimiye Camii’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla resmi olarak yeniden tam kapasite ibadete açılması olacak. Program dahilinde ayrıca Edirne’ye kazandırılan çok sayıda yeni yatırım ve projenin de toplu açılış kurdelesi kesilecek. Tarihi açılış törenine bölge halkının yoğun bir katılım göstermesi bekleniyor.
CHP önceki dönem Edirne Milletvekili Prof. Dr. Okan Gaytancıoğlu, “hemen kurultay” diyen 84 CHP’li eski vekilin arasında yer alırken, eski vekiller Mustafa İlimen ile Ali Ahmet Ertürk’ün de aynı listede isimlerinin bulunduğu görüldü.
Gaytancıoğlu, sosyal medya hesabından “Partililerce seçilen, ön seçimle gelen hata yapmaz” başlığı altında gerçekleştirdiği paylaşımında, 221 milletvekilinin basın açıklaması yaptığında görevli olarak Akdeniz Üniversitesi’nde bulunduğu için bu bildiriye imza atamadığına dikkat çekerek şunları söyledi:
“Ucube bir karar olan mutlak butlana karşı olduğumu ve partimizin genel başkanının kurultay iradesi ile belirlenmesi gerektiğini her defasında açıkladım. Beni çok iyi bilen ve tanıyan onbinlerce arkadaşım tarafımın ne olduğunu seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel varken başka bir genel başkanı tanımadığımı çok iyi biliyor, o nedenle içim rahat. Ancak sözde bazı arkadaşlarda “hocam rengini belli et” gibilerinden sözde beni karaladıklarını sanarak cılız birtakım açıklamalar yaptılar. Hatta geçtiğimiz günlerde 221 milletvekilimiz basın açıklaması yaptığında görevli olarak Akdeniz Üniversitesi’nde bulunduğum için basın bildirisine imza atamadım. Ama ek bir liste yayınlanacağını bildiğim için sustum ve sabrettim. İşte liste yayınlandı, tüm gazetelerde görebilirsiniz, 28.sırada imzamı attım. Arkadaşlar beni bir kişi değil, CHP’nin Edirne’deki tüm üyeleri seçti. Yani Önseçimle geldim. Edirne halkına, partime ve partililerime karşı sorumluyum. Bu sorumluluğum ölene kadar devam edecek. Ben bugün CHP’li olmadım. Atatürk’ün çizdiği yolda siyaset yaptım ve yapmaya devam edeceğim.”
Bu arada, soyadına göre sıralanan söz konusu listede 21. Dönem Milletvekili Ali Ahmet Ertürk 27, 20. ve 21. Dönem Milletvekili Mustafa İlimen ise 39. sırada yer aldı.
İYİ Parti Edirne İl Başkanı H. Hakan Şahin, Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan buğday ve arpa alım fiyatlarının çiftçinin beklentilerini karşılamadığı gibi mevcut üretim maliyetlerinin de gerisinde kaldığına dikkat çekerken, partisi tarafından Meclis Başkanlığına sunulan Kanun Teklifi ile buğday için kilogram başına en az 3,5 TL, arpa için kilogram başına en az 2,5 TL fark ödemesi yapılması talep edildi.
İYİ PARTİ İL BAŞKANI ŞAHİN
İYİ Parti İl Başkanı Şahin, yaptığı yazılı açıklamada,üretenin kazanamadığı, tarlada alın terinin karşılığını bulamadığı bir tarım politikasının sürdürülebilir olmadığını bildirdi. Şahin açıklamasında şunlara yer verdi:
Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan buğday ve arpa alım fiyatları, çiftçimizin beklentilerini karşılamadığı gibi mevcut üretim maliyetlerinin de gerisinde kalmıştır. Mazot, gübre, zirai ilaç, tohum, sulama ve işçilik giderlerinin son yıllarda katlanarak arttığı bir dönemde açıklanan fiyatlar, çiftçimizin emeğini korumaktan uzaktır.
İYİ Parti olarak her zaman olduğu gibi bugün de çiftçimizin yanında duruyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi Grubumuz tarafından hazırlanan ve Meclis Başkanlığına sunulan Kanun Teklifi ile buğday için kilogram başına en az 3,5 TL, arpa için kilogram başına en az 2,5 TL fark ödemesi yapılmasını talep ediyoruz.
Bu teklif sadece bir destekleme önerisi değil, aynı zamanda üreticimizin ayakta kalabilmesi için zorunlu bir adımdır.
Türkiye kendi çiftçisini desteklemek yerine ithalata mecbur bırakılmamalıdır. Çiftçimizin alın teri yabancı üreticilere değil, kendi milletimizin refahına hizmet etmelidir. Tarımda planlama, üreticiyi koruyan fiyat politikaları ve sürdürülebilir destekleme modelleri artık bir tercih değil, zorunluluktur.
Edirne, Türkiye’nin en önemli tarım merkezlerinden biridir. Bölgemizdeki üreticilerimizden gelen yoğun şikayetler, açıklanan fiyatların sahadaki gerçeklerle örtüşmediğini açıkça göstermektedir. Çiftçimizin sesine kulak verilmesi, emeğinin karşılığının teslim edilmesi ve üretimin devamlılığı için gerekli adımların vakit kaybetmeden atılması gerekmektedir.
İYİ Parti olarak üreticimizin hakkını savunmaya, çiftçimizin sesi olmaya ve tarımın stratejik önemini her platformda dile getirmeye devam edeceğiz.”
TARIM KANUNU
İYİ Parti Grup Başkanvekili,Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, İYİ Parti Kalkınma Politikaları Başkanı, Samsun Milletvekili ve İYİ Parti Grup Başkanvekili Antalya Milletvekili Uğur Poyraz,Tarım Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi gerekçesiyle birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sundu. Kanun teklifinde genel gerekçede şunlara yer verildi:
“Arpa ve buğday ülkemizin gıda arz güvencesi açısından stratejik öneme sahip temel tarımsal ürünlerdir. Ekmek, un, makarna, yem ve diğer birçok gıda ürününün hammaddesini oluşturan bu ürünlerin üretiminde yaşanabilecek azalmalar hem tüketici fiyatlarını hem de ülkenin gıda güvenliğini doğrudan etkilemektedir.
Son yıllarda tarımsal üretimde girdi maliyetlerinde meydana gelen yüksek artışlar, iklim değişikliğinin yol açtığı olumsuzluklar ve piyasa dalgalanmaları nedeniyle üreticiler üzerinde ciddi baskılar oluşmuştur. Özellikle arpa ve buğday üreticilerinin üretimden uzaklaşması, ekim alanlarının daralması ve üretim miktarlarının azalması riskini beraberinde getirmektedir. Bu durum, ülkenin temel gıda ürünlerinde dışa bağımlılığını artırabilecek ve gıda arz güvenliğini zayıflatabilecektir.
5488 sayılı Tarım Kanununda düzenlenen fark ödemesi destekleri, üreticilerin gelirlerinin korunması ve stratejik ürünlerin üretiminin sürdürülmesi bakımından önemli araçlardan biridir. Ancak mevcut sistemde destek kapsamı ve destek miktarları idari kararlarla değiştirilebilmekte bu durum üreticilerin üretim planlamasında belirsizliklere yol açabilmektedir.
Teklifle; arpa ve buğdayın fark ödemesi desteği kapsamından çıkarılamayacağı hüküm altına alınmakta, bu ürünler için asgari destek miktarları belirlenmekte ve söz konusu miktarların her yıl yeniden değerleme oranında artırılması öngörülmektedir. Böylece üreticilerin gelir güvencesi güçlendirilerek tarımsal üretimin sürdürülebilirliği desteklenecek, stratejik ürünlerde üretim devamlılığı sağlanacak ve ülkemizin gida arz güvenliğinin korunmasına katkıda bulunulacaktır.
MADDE GEREKÇELERİ
Madde 1- Teklifin amacı arpa ve buğday üreticilerinin fark ödemesi desteğinden yararlanmasını güvence altına almak ve destek miktarlarının enflasyon karşısında erimesini önlemektir.
Madde 2- Yürürlük maddesidir.
Madde 3- Yürütme maddesidir.
KANUN TEKLİFİ
Madde 1- 18/4/2006 tarih ve 5488 sayılı Tarım Kanunun 19 uncu maddesinin birinci fıkrasının b bendinde yer alan “belirlenir.” ibaresinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümleler eklenmiştir.
“Arpa ve buğday fark ödemesi kapsamı dışına çıkarılamaz. Fark ödemesi miktarı arpa için kilogramda 2,5 TL’nin, buğday için kilogramda 3,5 TL’nin altında olamaz. Bu miktar her yıl en az yeniden değerleme oranında artırılır.”
Madde 2- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Madde 3- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
TÜİK verilerine göre enflasyon mayıs ayında yüzde 1,71 yıllık olarak ise yüzde 32,61 olarak gerçekleşirken, CHP önceki dönem Edirne Milletvekili, Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Gaytancıoğlu ise birçok temel mal ve hizmetin fiyatının bu oranın 2 katı olduğunu kaydetti.
Prof. Dr. Okan Gaytancıoğlu, sosyal medya hesabından “Gerçek enflasyon – TÜİK enflasyonu” başlığı ile gerçekleştirdiği paylaşımında, şunlara yer verdi:
“TÜİK’e göre yıllık enflasyon yüzde 33. Ancak birçok temel mal ve hizmetin fiyatı bu oranın çok üzerinde %50-60’larda artıyor.
Bazı mal ve hizmetlerde yıllık artışlar:
Domates, biber, salatalık vb. %121,73
Doğalgaz % 102,43
Yeşil baklagil sebzeleri % 65,31
Tereyağ % 55,92
Mazot %50,37
Kira % 49,77
Çiğ süt 49,35
TÜİK’İN PAYLAŞIMI
Türkiye İstatistik Kurumu’nun Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Mayıs 2026 değişim oranlarından yararlanarak hazırladığı basın bülteninde özetle şunlara yer verildi:.
“Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık %32,61 arttı, aylık %1,71 arttı.
TÜFE’deki (2025=100) değişim 2026 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre %1,71 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %16,61 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %32,61 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %32,24 artış olarak gerçekleşti.
En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde %34,86 artış, ulaştırmada %34,29 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda %45,59 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana harcama gruplarının yıllık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 8,60, ulaştırmada 5,63 ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda 6,07 yüzde puan oldu.
En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun aylık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde %0,48 azalış, ulaştırmada %2,03 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda %2,28 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana grupların aylık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde -0,12, ulaştırmada 0,35 ve konutta 0,27 yüzde puan oldu.”
İYİ Parti Edirne İl Başkanı H.Hakan Şahin, “Belediyelerin şirket kurmasına izin şartı getiren anlayışın yarın belediyelerin tüm faaliyetlerini merkeze bağlamak istemeyeceğinin garantisi nedir?” diye sordu.
İYİ Parti İl Başkanı Şahin, “Partili Cumhurbaşkanlığı sisteminden belediyelere izin engeli!” başlığı altında yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti:
“22 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7579 sayılı Kanun ile belediyelerin şirket kurması, kooperatif kurması, sermaye artırımı yapması ve şirketlere ortak olması Cumhurbaşkanı iznine bağlandı. Türkiye’de yaklaşık 1400 belediye bulunuyor. Edirne’deki bir belediyenin, Kuşadası’ndaki bir belediyenin ya da Uzunköprü’deki küçük bir belde belediyesinin yapacağı şirket kuruluşuna Ankara’daki partili Cumhurbaşkanın karar vermesi, yanlış olduğunu ısrarla söylediğimiz mevcut sistemin bir örneğidir. Bu mudur yerel yönetim anlayışı, bu mudur demokrasi?
Üstelik belediyeler zaten Sayıştay tarafından denetleniyor. İçişleri Bakanlığı denetimleri, müfettiş incelemeleri ve yargı mekanizmaları da ortadayken Cumhurbaşkanı’nın ayrıca izin vermesine neden ihtiyaç duyuluyor? Sayıştay’ın denetimine güvenilmiyor mu? Eğer mesele denetimse bunun yolu kurumları güçlendirmektir. Ama görüyoruz ki mesele denetim değil, tüm yetkileri tek elde toplamaktır.
Belediyelerin şirket kurmasına izin şartı getiren anlayışın yarın belediyelerin tüm faaliyetlerini merkeze bağlamak istemeyeceğinin garantisi nedir? Ya da amaç zaten belediyeleri merkezi idareye bağlamak mıdır? Bugün ‘izin alma’ denilen düzen yarın ‘talimat alma’ sistemine dönüşürse ne olacaktır? 1400 belediyenin olduğu bir ülkede her kararı tek kişinin vermesi ne akılcıdır ne de sürdürülebilirdir. Devlet ortak akılla yönetilir, demokrasi yetkinin paylaşılmasıyla güçlenir. Yerel yönetimler millet iradesinin temsilidir. Milletin seçtiği belediyeleri etkisiz hale getirmek, aslında millet iradesini etkisiz hale getirmektir.”
21.Dönem Edirne Milletvekili Şadan Şimşek, Türkiye’nin El Nino’nun etkisiyle artan sıcaklıklar ve kuraklık tehdidiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekerek, “Bu sadece bir hava olayı değildir; bu, çiftçimizin alın terini, vatandaşımızın ekmeğini, sofrasını ve geleceğimizi ilgilendiren hayati bir meseledir” dedi.
Eski milletvekili Şimşek .yaptığı “El Nino kapıda! Bugün tedbir alınmazsa yarın sofra da yanacak, orman da!” başlıklı açıklamada, “Bugün kuruyan toprak, yarın boşalan sofradır” diyerek şöyle devam etti:.
“Başta pirinç olmak üzere temel gıda ürünlerinde yaşanacak üretim düşüşleri, gıda arzını daraltacak, fiyatları artıracak ve vatandaşın mutfağındaki yangını daha da büyütecektir. Tarlada ürün azalırken pazarda etiketler yükselecek, dar gelirlinin sofrasındaki lokma küçülecektir.
TARLADA KAYBEDİLEN HER BAŞAK, PAZARDA ZAM OLARAK GERİ DÖNER
Ancak çiftçimizin karşı karşıya olduğu sorun yalnızca kuraklık değildir. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açıkladığı buğday alım fiyatı da üreticimizin beklentilerini karşılamamıştır. Mazotun, gübrenin, ilacın, tohumun ve sulama maliyetlerinin sürekli arttığı bir dönemde açıklanan fiyat, birçok üreticimizin maliyetini dahi karşılamaktan uzaktır.
Çiftçiye maliyetinin altında fiyat vermek, üretime devam etme demek değil; üretimden vazgeç demektir.
Çiftçi zarar ederek üretim yapamaz. Çiftçi kazanamazsa tarlasını ekemez, tarlasını ekemezse ülke gıda güvenliğini koruyamaz.
ÇİFTÇİ KAZANMAZSA TÜRKİYE DOYMAZ
Önümüzdeki dönemde El Nino’nun etkisiyle pirinç üretiminde yaşanabilecek kayıplar ayrı bir risk oluşturmaktadır. Üretimin düştüğü, piyasanın daraldığı dönemlerde her zaman olduğu gibi fırsatçılar da ortaya çıkacaktır. Kuraklıkla mücadele eden çiftçimizin elindeki ürünü değerinin altında toplamak isteyen rant çevreleri ve aracılar şimdiden hesap yapmaya başlayacaktır.
Buradan açıkça uyarıyoruz: Kuraklığı çiftçi yaşayacak, kazancı rantiyeci toplayacak; buna izin verilmemelidir!
Devlet, üreticimizin elindeki pirinci ve diğer stratejik ürünleri koruyacak politikaları bugünden hayata geçirmelidir. Çiftçinin alın teri fırsatçıların insafına bırakılamaz. Çiftçi korunmazsa fırsatçı kazanır. Çiftçi kaybederse millet kaybeder.
Diğer taraftan El Nino’nun getireceği aşırı sıcaklıklar, orman yangınları riskini de en üst seviyeye çıkarmaktadır. Son yıllarda yaşadığımız felaketler göstermiştir ki bir kıvılcım, binlerce hektar ormanı ve yılların emeğini yok edebilmektedir.
Bir kıvılcım ormanı yakar, bir ihmal geleceğimizi yakar. Bu nedenle yangın söndürme kapasitesi artırılmalı, hava ve kara araçları eksiksiz hazır tutulmalı, riskli bölgelerde önleyici çalışmalar yoğunlaştırılmalı ve tüm kurumlar koordinasyon içinde hareket etmelidir.
Bugün susuz kalan tarla yarın açlığa, bugün korumasız bırakılan çiftçi yarın yoksulluğa, bugün korunmayan orman yarın felakete dönüşür.
ACİLEN ALINMASI GEREKENLER;
Çiftçinin maliyetini karşılayan ve gelirini koruyan fiyat politikaları uygulanmalıdır. Pirinç üreticisi başta olmak üzere tüm üreticiler kuraklığa karşı desteklenmelidir. Fırsatçılığa, stokçuluğa ve rant düzenine geçit verilmemelidir. Gıda güvenliği için acil eylem planı hazırlanmalıdır. Orman yangınlarına karşı olağanüstü tedbirler alınmalıdır. Üreticinin alın teri korunmalı, tüketicinin sofrası güvence altına alınmalıdır.
Unutmayalım; Tarlayı rantiyeye bırakırsak, sofrayı zamma bırakırız. Çiftçiyi korumak, ekmeği korumaktır. Orman yanarsa sadece ağaç değil, gelecek de yanar. Yarın çok geç olmadan, bugün önlem alınmalıdır.”
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, açıklanan hububat alım fiyatlarının çiftçiyi korumadığını, tarımı tasfiye ettiğini söyledi.
CHP İl Başkanı Balkanlı. TMO tarafından açıklanan hububat alım fiyatları ile ilgili açıklama yaptı. Balkanlı açıklamasında şunlara yer verdi:
“Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan 2026 yılı hububat alım fiyatları, ne yazık ki üreticimizin alın terini koruyan değil, çiftçimizi daha da yoksullaştıran bir anlayışın ürünüdür.
Ekmeklik ve makarnalık buğday için açıklanan 16.500 TL/ton, arpa için açıklanan 12.750 TL/ton alım fiyatları; mazotun, gübrenin, ilacın, tohumun, elektriğin ve işçilik maliyetlerinin her geçen gün arttığı bir ortamda üreticimizin beklentilerinin çok altında kalmıştır.
AKP iktidarı 23 yıldır tarımı destekleyen değil, tarımı kaderine terk eden politikalar uygulamıştır. Bunun sonucu olarak bugün çiftçimiz borç yükü altında ezilmekte, bankalara ve tarım kredi kooperatiflerine olan borçlarını ödeyememekte, traktörünü satmak zorunda kalmakta, tarlasını ekmekten vazgeçme noktasına sürüklenmektedir.
Bir zamanlar kendi kendine yetebilen, tarımda dünyaya örnek gösterilen Türkiye; AKP’nin yanlış politikaları sonucunda bugün buğdaydan arpaya, samandan canlı hayvana kadar birçok üründe dışa bağımlı hale getirilmiştir.
Üretim yerine ithalatı teşvik eden anlayış, Türk çiftçisinin emeğini değersizleştirmiştir. Her hasat döneminde üreticinin karşısına çıkan tablo değişmemektedir; çiftçi zarar ederken ithalat lobileri kazanmaktadır.
Bugün açıklanan fiyatlar da göstermektedir ki iktidar, üreticinin gerçek maliyetlerini ve yaşam koşullarını dikkate almamıştır. Çiftçi üretmezse sofradaki ekmek küçülür, gıda fiyatları artar ve ülkenin gıda güvenliği tehlikeye girer. Tarımı ayakta tutamayan hiçbir ülke ekonomik bağımsızlığını da koruyamaz.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler; üreticinin alın terinin karşılığını aldığı, maliyetlerin altında ezilmediği, planlı üretimin teşvik edildiği, desteklerin zamanında ve yeterli düzeyde ödendiği bir tarım politikası savunuyoruz.
Bizim anlayışımızda çiftçi sadece seçim dönemlerinde hatırlanan değil, ülkenin stratejik gücü olarak görülen üreticidir.
Buradan iktidara sesleniyoruz:
Bu fiyatlar çiftçiyi koruyan değil, üretimden uzaklaştıran fiyatlardır.
Bu fiyatlar tarımı büyüten değil, tarımı küçülten fiyatlardır.
Bu fiyatlar çiftçinin borcunu kapatan değil, borcunu büyüten fiyatlardır.
Bu fiyatlar köyleri yaşatan değil, köyleri boşaltan fiyatlardır.
Türkiye’nin ihtiyacı ithalatı artıran değil, üretimi güçlendiren politikalardır. Çiftçimizin emeğini yok sayan bu anlayıştan vazgeçilmeli, hububat alım fiyatları üreticinin maliyetleri ve insanca yaşam koşulları dikkate alınarak yeniden belirlenmelidir.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak üreticimizin, köylümüzün ve çiftçimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki; Çiftçi kazanırsa Türkiye kazanır. Çiftçi ürettiği sürece sofralar bereketlenir, ülke güçlenir.”
Cumhuriyet Halk Partisi Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, Olağanüstü kurultay toplanmasına ilişkin kurultay delegelerinin imzaladığı noter onaylı belgeleri CHP Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcıs Ensar Aytekin’e teslim etti.
Cumhuriyet Halk Partisi Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı kurultay delegelerinin vermiş olduğu olağanüstü kurultay için vermiş oldukları imzalar ile ilgili açıklama yaptı.
Balkanlı yaptığı açıklamada” Cumhuriyet Halk Partisi’nin örgüt iradesine, parti içi demokrasiye ve kurumsal yapısına sahip çıkmak amacıyla başlatılan Olağanüstü Kurultay çağrısına Edirne’den 9 Kurultay delegemizden 8 delege ile güçlü bir destek verdik ve noter imzalı beyannamemizi Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Ensar Aytekin’e teslim ettik” dedi.
Balkanlı açıklamasında şunlara yer verdi:
Edirne’nin 38. Olağan Kurultay Delegeleri olarak yürüttüğümüz noter onaylı imza sürecinde, geçmiş dönem Uzunköprü Belediye Başkanı Sayın Özlem Becan dışında ilimizi temsil eden tüm kurultay delegelerimiz imzalarını vererek bu demokratik sürece destek olmuştur. Milletvekilimiz Ahmet Baran Yazgan yurtdışında olduğu için imza vereceğini açıklamıştır. İmza veren delegelerimiz arasında benimle birlikte geçmiş dönem İl Başkanımız Samet Kahraman, geçmiş dönem Edirne Belediye Başkanımız Recep Gürkan, Enez Belediye Başkanımız Özkan Günenç, Keşan İlçe Başkanımız Anıl Çakır, geçmiş dönem İpsala İlçe Başkanımız Mıstık Ak, Havsa İlçe Başkanımız Memduh Doğramacıoğlu ve ben yer almaktayız. Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanını, yöneticilerini ve siyasi yönünü belirleyecek olan tek güç; partimizin üyeleri ve delegeleridir. Bu iradenin yerine farklı yollarla müdahale etmeye çalışan her girişim, demokrasi anlayışıyla bağdaşmamaktadır. Türkiye’nin birinci partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi, halkın değişim ve adalet umududur. Bu nedenle partimizin iktidar yürüyüşünü sekteye uğratmayı hedefleyen her türlü siyasi müdahaleye karşı en güçlü cevabı yine demokrasiye, örgüt iradesine ve parti hukukuna sahip çıkarak vereceğiz. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde, Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun öncülüğünde, halkın iktidarını kurma hedefimizden bir adım dahi geri atmayacağız. Edirne örgütü olarak birlik, dayanışma ve kararlılık içinde mücadelemizi sürdüreceğiz. Çünkü biliyoruz ki Cumhuriyet Halk Partisi gücünü saraylardan değil halktan, talimatlardan değil örgütünden almaktadır.
Kurtuluş yok tek başına; ya hep beraber ya hiçbirimiz.
Cumhuriyet Halk Partisi Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, Genel Başkan Özgür Özel’in liderliğinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirilen CHP Grup Toplantısı’na Edirne İl Örgütü olarak katıldıklarını belirtti.
Toplantının ardından açıklamalarda bulunan Balkanlı, Cumhuriyet Halk Partisi’nin halkın iradesine sahip çıkan, adalet, demokrasi ve özgürlük mücadelesini kararlılıkla sürdüren bir anlayışla çalışmalarına devam ettiğini ifade etti.
Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal sorunların çözümünün demokratik hukuk devletinin güçlendirilmesinden geçtiğini vurgulayan Balkanlı, “Ülkemizin aydınlık yarınları için omuz omuza çalışmaya devam ediyoruz. Halkımızın umudunu büyütmek, adaleti ve refahı yeniden tesis etmek için mücadelemizi sürdürüyoruz” dedi.
23 yıllık yanlış politikalar sonucunda ekonomik krizin derinleştiğini, vatandaşların her geçen gün daha ağır yaşam koşullarıyla karşı karşıya kaldığını belirten Balkanlı, liyakatten uzak yönetim anlayışının ülkeye zarar verdiğini söyledi.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidar hedefi doğrultusunda çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü ifade eden Balkanlı, Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ile birlikte Türkiye’yi demokrasi, hukuk ve refahla buluşturmak için mücadele etmeye devam edeceklerini kaydetti.
Balkanlı açıklamasını, “Tam yol ileri. Kurtuluş yok tek başına; ya hep beraber ya hiçbirimiz” sözleriyle tamamladı.