Kategori arşivi: Siyaset

‘Ahıska Türklerinin sürgünü hâlâ sona ermedi’

İYİ Parti Edirne Milletvekili ve Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Türk Delegasyonu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Akalın, AKPM Genel Kurulu’nda Gürcistan ile ilgili rapor görüşülürken yaptığı konuşmada Gürcistan’ın AKPM ye katılırken katılma şartlarından biri olan Ahıska Türklerinin geri dönüşünün sağlanması konuyla ilgili Gürcistana yükümlülüklerini hatırlatarak Ahıska Türklerinin yaşadığı mağduriyeti gündeme taşıdı. Akalın, sürgünün üzerinden 80 yılı aşkın süre geçmiş olmasına rağmen Ahıska Türklerinin anayurtlarına dönüş sürecinin hâlâ tamamlanamadığını belirterek, Avrupa Konseyi ve Gürcistan makamlarını daha etkin adımlar atmaya çağırdı. Raporda durumun yer almamasınıda eleştiren Akalın, raporda konunun yer alması yönünde komisyona önerge verdi, önergenin komisyonda görüşülmesinin ardından sonraki Gürcistan İzleme Raporunda yer alacağını ve muhakkak yer alması gerektiğini belirtti.

Konuşmasında, Ahıska ya da diğer adıyla Mesket Türklerinin bugün Gürcistan sınırları içerisinde bulunan anayurtlarından zorla sürgün edildiğini hatırlatan Akalın, binlerce aile için sürgünün hiçbir zaman gerçekten sona ermediğini ifade etti.

Geri dönüş sürecinin on bir yıldan daha uzun süre önce başlamasına rağmen ilerlemenin son derece yavaş olduğunu vurgulayan Akalın, mevcut durumun kabul edilemez olduğunu söyledi. Yaklaşık 15 bin 300 kişinin geri dönüş başvurusunda bulunduğunu ancak bunlardan yalnızca 494 kişiye şartlı vatandaşlık verildiğini belirten Akalın, bu rakamların Gürcistan’ın Avrupa Konseyine katılırken üstlendiği yükümlülüklerin gerisinde kalındığını açıkça ortaya koyduğunu dile getirdi.

Ahıska Türklerinin gönüllü, güvenli ve onurlu şekilde anayurtlarına dönebilmelerinin önünde hâlen önemli hukuki ve idari engeller bulunduğunu kaydeden Akalın, Gürcü makamlarının kalan engelleri kaldırması, aile birliğini güvence altına alması ve geri dönüş ile vatandaşlık süreçlerini Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne tam uyumlu şekilde yürütmesi gerektiğini ifade etti.

Avrupa Konseyi’nin bu konuda hem ahlaki hem de siyasi sorumluluğu bulunduğunu belirten Akalın, Ahıska Türklerinin meselesinin sürgünden seksen yılı aşkın süre geçmesine rağmen çözülememiş bir insan hakları sorunu olarak varlığını sürdürdüğünü söyledi.

Akalın konuşmasının sonunda, geri dönüş hakkının yalnızca hukuki bir imkân olarak kalmaması gerektiğini vurgulayarak, “Bu insanların artık daha fazla beklemeleri istenmemelidir. Ahıska Türkleri tanınmayı, onurlu bir yaşamı ve kendi yurtlarına geri dönme fırsatını hak etmektedir” ifadelerini kullandı.

‘Seni bu şehrin sokaklarında gezdirmeyiz!’

Olgay GÜLER

Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) istifa ederek AK Parti’ye geçen Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan, CHP Keşan ilçe başkanlığında, il ve ilçe örgütleriyle belediye başkanlarının katıldığı toplantıda ağır sözlerle eleştirildi.

CHP Keşan İlçe Başkanlığı’nda, Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan’ın AK Parti’ye geçmesinin ardından basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya, CHP İl Başkanı Yücel Balkanlı, CHP Edirne Milletvekili Baran Yazgan, İlçe Başkanı Anıl Çakır, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Uzunköprü Belediye Başkanı Ediz Martin, Süloğlu Belediye Başkanı Mehmet Ormankıran, Havsa Belediye Başkanı Hüseyin Özden, Enez Belediye Başkanı Özkan Günenç ve çok sayıda partili katıldı. Açıklamada ilk olarak konuşan CHP Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, Mehmet Özcan’a çok sert sözlerle yüklendi.

‘CHP’Yİ SATAN, ATATÜRK’E İHANET ETMİŞTİR’

Çakır, Mart 2024’teki seçimlerde tüm partililerin, seçimi kazanmak için çalıştığını hatırlatarak, “Zannediyorlar ki; o ve iş birlikçileri AKP’ye geçince onlarla beraber gece gündüz çalışan gençler de geçecek zannediyorlar, yanılıyorlar. O ve işbirlikçileri hainlik edip AKP’ye geçince, zannediyorlar ki, evini barkını bırakan, oruçlu oruçlu onun için çalışan kadınlar da geçecek zannediyorlar, yanılıyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi onurlu insanların partisidir, namuslu insanların partisidir, bagajı dolu olmayanların partisidir, darağacından korkmayanların partisidir, namusuyla ve şerefiyle yaşayan, bu memleketi emperyalizmin çizmeleri altında çiğnetmeyen, dünyanın gördüğü en büyük asker, en büyük devlet adamı, ölümsüz genel başkanımız Mustafa Kemal Atatürk’ün partisidir. Cumhuriyet Halk Partisi’ni satan, namusunu satmıştır, şerefini satmıştır, haysiyetini satmıştır, Kuvayı Milliye’yi satmıştır, Atatürk’e ihanet etmiştir, Atatürk’ü satmıştır” dedi.

‘SENİ BU ŞEHRİN SOKAKLARINDA GEZDİRMEYİZ’

Hiçbir partilinin başını öğe eğmemesi gerektiğini söyleyen Çakır, “Ama hiç kimse başını öne eğmesin. Biz ayıp bir şey yapmadık. Sandıktan o çıktı, onun peşinden gittik. Aday kim olsaydı onu desteklerdik. Biz böyle parti terbiyesi aldık. Biz partimiz için koştuk, partimiz için çalıştık. Yine ön seçim istiyoruz, yine üyelerimiz kimi seçerse onun arkasından gitmek zorundayız. Seçilmiş genel başkanımız Özgür Özel’in sonuna kadar arkasındayız. CHP’de siyaset yapmak mangal gibi yürek ister. O yürek sende yoksa, bu kapıdan hiç girme arkadaş. Buradan bu partiye hainlik edene ve onu işbirlikçilerine seslenmek istiyorum; seni bu şehrin sokaklarında gezdirmeyiz. Eğer istifa edeceksen, bu partililerin, CHP üyelerinin, CHP’ye gönül veren seçmenin helal oylarıyla o makama geldin. Eğer sende yürek varsa, şu kadar karakter o makamda da oturmaya hakkın yok, önce oradan istifa et. Sen o makamdan istifa et, bu işi yapacak pırıl pırıl insanlar burada. Biz Keşan’a belediye başkanını, onların arasında da seçeriz. Hainlere bu partide yer yok. Partisine ihanet edenlere yer yok” diye konuştu.

‘İNSANIN İÇİNDEN LANET OKUMAK GELİYOR’

CHP Edirne Milletvekili Baran Yazgan da, yaşananlar bir kayıp değil, gerçeklerin görüldüğü bir gün olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Verilen emekleri düşündüğünüz zaman, insanın içerisinden lanet okumak geliyor. İnsanın içi kırılıyor. Bugün bence bir kayıp değil. Biz kazandık, birliğimizi, beraberliğimizi bir kere daha gösterdik. Seçimde nasıl kazandıysak, yarın nasıl yeniden kazanacağımızı tekrar gösterdik. Bu bir kayıp değil, gerçekleri gördüğümüz bir gündür. Hala unutmayalım ki CHP’den aldığımız sonsuz güç, orada şehrimiz için doğru işler yapmayı, ama yanlışa da hayır deme gücünü barındıran şey CHP’li olma gerçeğidir. Bizim düşmanımız CHP’liler değil, bizim düşmanımız AKP’lilerdir. Bugünden sonra birbirimize çok daha fazla ihtiyacımız olan günler gelmiştir, gelmeye de devam etmektedir” şeklinde konuştu.

‘MAKAMINDA HAPİSHANEDE GİBİ OTURACAK’

CHP İl Başkanı Yücel Balkanlı da, yaşanan gelişmeyi beklemediklerini söyleyerek, yaşadıkları şaşkınlığı dile getirdi. Balkanlı, “CHP bir çınardır, önüne çok büyük engeller gelmiştir. Bugün de aynı şeyi yaşamaktayız. Mehmet Özcan’a şunu sormak istiyorum; birkaç gün öncesine kadar kendisiyle görüşmemde konusu dahi geçmemişti. Genel başkanımız Özgür Özel’dir, o hangi konumda olursa olsun, biz birlikte hareket etme kararı vermiştik. Bunu basın kanalıyla da duyurduk. Bu Keşan halkına borcudur; bu 2-3 gün içerisinde ne değişti? Size nasıl bir siyasi baskı yapıldı? Ya da siz Keşan halkı için ne istediniz, ne verdiler size? Bunlar açığa kavuşmalı. Biz oylarımızı Mehmet Özcan’a değil, CHP’ye verdik. Sokağa çıkacak yüzü olmayacak. Bulunduğu yerde bir hapishane gibi, makamında oturacak. Keşan halkına söyleyecek hiçbir şeyi yoktur. Bununla ilgili açıklama bekliyoruz” ifadelerini kullandı. 

‘KOLTUKLAR SİZİN, SOKAKLAR BİZİM OLSUN’

Mutlak butlan sürecine de kısaca değinen Balkanlı, “Mutlak butlanla değişimler oldu. Biz görevden de alınabiliriz. Bundan sonra koltuklar onların olsun, sokaklar bizim olsun. Bizim makamımızın neresi olduğu önemli değil.  Genel başkanımız Özgür Özel’le yürümeye devam edeceğiz. Çocuklarımıza Cumhuriyeti, demokrasiyi yeniden kazandıracağız. Bu kurtuluş mücadelesinde hepimize görevler düşmektedir. Bu cendereden hep birlikte kurtulacağız” dedi.

‘BU SORULAR BENİ ÜZÜYOR’

Bir gazetecinin, AK Parti’ye geçiş iddialarına cevap veren Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan da, “Bizim görevimiz bize oy veren, oy vermeyen insanlara hizmet etmek. Bu görevlerimiz içerisinde şehrimizi ziyaret edenleri karşılamak da var. Şehrin taleplerini Ankara’ya taşımak da var. Biz bunlarla ilgili mücadelemizi birçok güçlükle yapmaya gayret gösteriyoruz. Normal şartlarda olsa soruya çok daha şiddetli cevap verebilirdim. Ama kırılganlıklarınızı anlıyorum. Böyle sorularla karşılaşmak bizleri üzüyor. Bir gün uyanıyoruz ki bir yerde bir haber. Biz bunları her seferinde her birine ayrı ayrı cevap veremeyiz. Bugüne kadarki duruşumuz buna en iyi cevaptır. Herkes konfor alanlarına çekildiğinde, kıyıda köşede bizim mücadelemizi görmezden gelip, arkamızdan görmezden gelenleri sizlere havale ediyorum. Burada bulunanların da, çok zor şartlar altında görev yapan belediye başkanlara bu tür ithamları yapanlara en güzel cevabı vermelerini istiyorum” diye konuştu.

BELEDİYE ÖNÜNDE BASIN AÇIKLAMASI

Konuşmaların ardından, İl Başkanı Balkanlı, İlçe Başkanı Çakır ve partililer Keşan Belediyesi’ne giderek burada da bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasını il başkanı Yücel Balkanlı okudu. Balkanlı, Belediye Başkanı Mehmet Özcan’ın, Cumhuriyet Halk Partisi’nin oylarıyla ve Keşan halkının desteğiyle seçildikten sonra AKP’ye geçme kararının, yalnızca siyasi bir tercih değil; halkın iradesine karşı yapılmış büyük bir saygısızlık olduğunu söyledi. Balkanlı, “Keşan halkı, 31 Mart seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi’nin ilkelerine, sosyal demokrat belediyecilik anlayışına ve değişim umuduna oy vermiştir. Sandıktan çıkan irade, AKP’nin değil CHP’nin iradesidir. Bugün yaşanan durum ise bu iradenin yok sayılmasıdır. Keşan halkı adına soruyoruz: Seçim meydanlarında Cumhuriyet Halk Partisi’nin programını savunan, AKP’nin ülkeyi sürüklediği ekonomik krizi, adaletsizliği ve yönetim anlayışını eleştiren Sayın Belediye Başkanımız sayın Mehmet Özcan birkaç gün içerisinde düşüncelerini neden değiştirmiştir? Eğer AKP’nin politikaları doğruysa, bunu seçim öncesinde neden söylememiştir? Eğer yanlışsa, bugün neden AKP saflarına katılmaktadır? Bu karar hangi gerekçelerle alınmıştır? Keşan halkına açıklanmayan hangi görüşmeler yapılmıştır? Bu geçişin arkasında hangi siyasi hesaplar, hangi beklentiler ve hangi pazarlıklar bulunmaktadır? Keşan’ın menfaatleri için mi, yoksa kişisel ve siyasi gelecek hesapları için mi bu karar verilmiştir? Keşan halkı Belediye Başkanımız sayın Mehmet Özcan’dan bu soruların tamamına açık ve net cevap beklemektedir. Çünkü siyaset, seçmenden alınan yetkinin arkasında durma sorumluluğudur. Halkın oylarıyla kazanılan makamlar, kişisel kariyer planlarının veya siyasi transferlerin aracı haline getirilemez” dedi.

‘HALKIN İRADESİ TESLİM ALINAMAZ’

Cumhuriyet Halk Partisi olarak, milletin iradesinin her türlü siyasi hesabın üzerinde olduğuna inandıklarını dile getiren Balkanlı, “Bugün yaşanan bu tablo, partimizin değil; CHP’nin oylarıyla seçilip o oyların emanetini yarı yolda bırakanların tercihidir. 23 yıldır Türkiye’yi ekonomik krizlere, yoksulluğa, adaletsizliğe ve demokratik gerilemeye sürükleyen AKP iktidarının politikalarına karşı mücadele eden milyonlarca vatandaşımızın umutlarını büyütmeye devam edeceğiz. Bir kişinin tercihi, halkın değişim iradesini ortadan kaldıramaz. Buradan bir kez daha ifade ediyoruz: Keşan halkının iradesi hiçbir makamın, hiçbir hesabın ve hiçbir pazarlığın üzerinde değildir. Cumhuriyet Halk Partisi örgütleri olarak Keşan’da da Edirne’nin her köşesinde de halkımızla birlikte mücadelemizi sürdüreceğiz. Halkımızın bize verdiği emanete sahip çıkacak, hak, hukuk ve adalet mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz. Keşan halkı yapılanları görmekte, değerlendirmekte ve not etmektedir. Milletimizin vicdanı en doğru kararı verecektir. Biz gücümüzü saraylardan değil halktan, makam sahiplerinden değil örgütümüzden, siyasi hesaplardan değil Cumhuriyetimizin kurucu değerlerinden alıyoruz. Edirne il örgütü olarak Genel Başkanımız Özgür Özel’in liderliğinde tarihin doğru tarafında durmaya devam edeceğiz. Halkımızın iradesi teslim alınamaz” şeklinde konuştu.

İba: Keşan için yeni bir hizmet yolculuğu başlıyor

AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan’ın AK Parti’ye katılımının Keşan, Edirne ve Türkiye adına hayırlı olmasını diledi.
AK Parti’nin 180. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı, Genel Başkan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında AK Parti Genel Merkezi’nde gerçekleştirildi. Toplantıda, Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan’a AK Parti rozeti, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından takıldı.
CHP’den istifa eden Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan’ın AK Parti’ye katılımına ilişkin değerlendirmelerde bulunan AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, bu gelişmenin Keşan için yeni bir hizmet döneminin başlangıcı olduğunu ifade etti.


Başkan İba, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde gerçekleştirdiğimiz 180. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantımızda, Keşan’ımız için yeni bir hizmet yolculuğunun başlangıcına şahitlik ettik. Keşan Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Özcan, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın taktığı rozetle büyük AK Parti ailemize resmen katıldı. Kendisine aramıza hoş geldiniz diyor, bu önemli katılımın Keşan’ımıza, Edirne’mize, partimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.”
AK Parti’nin siyaset anlayışının merkezinde millete hizmet etme gayesinin bulunduğunu vurgulayan İba, Keşan’ın ihtiyaçları, beklentileri ve geleceği için birlik içerisinde çalışmaya devam edeceklerini belirtti.

İba, açıklamasının devamında şunları kaydetti:

“Bizim siyasetimizin özü eser, hizmet ve gönül kazanma anlayışıdır. Edirne’mizin her ilçesine aynı samimiyetle, aynı gayretle ve aynı sorumlulukla hizmet götürmek için çalışıyoruz. Keşan’ımızın taleplerini biliyor, hemşehrilerimizin beklentilerine karşılık verecek adımları kararlılıkla atmaya devam ediyoruz. Bugün atılan bu adımın, Keşan için güçlü bir hizmet birlikteliğine vesile olacağına inanıyorum.”

Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda Edirne’nin tüm ilçeleriyle birlikte daha güçlü bir geleceğe hazırlanması için çalışmalarını sürdüreceklerini ifade eden Başkan İba, “Keşan için, Edirne için, Türkiye Yüzyılı için durmadan çalışacağız. Birliğimiz daim, yolumuz açık olsun.” dedi.

Özcan resmen AK Parti’de!

Olgay GÜLER

Edirne’de CHP’den istifa eden Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın rozet takmasıyla resmen AK Parti’ye geçti.

Kentte, Mart 2024’te gerçekleştirilen mahalli idareler genel seçimlerinde CHP’den Keşan belediye başkanı seçilen Mehmet Özcan, görevdeki 816 günün ardından eşiyle birlikte CHP üyeliğinden istifa ederek AK Parti’ye katıldı. Özcan’ın rozetini, genişletilmiş il başkanları toplantısında, Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan taktı. Törende, Özcan’ın eşi, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, İl Başkanı Belgin İba, il ve ilçe yönetimi de hazır bulundu. Özcan’ın parti değişikliğine gitmesi CHP cephesinden peş peşe sert açıklamalar gelmesine neden oldu. İstifanın gerekçesine ilişkin ise Mehmet Özcan tarafından henüz kamuoyuna bir açıklama yapılmadı.

‘BU MAKAMA CHP’Lİ SEÇMENİN OYLARIYLA GELDİ’

CHP Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, CHP Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı ile birlikte düzenlediği basın toplantısında Mehmet Özcan’ın kararını sert sözlerle eleştirdi. Çakır, Özcan’ın belediye başkanlığı makamına CHP seçmeninin oylarıyla geldiğini belirterek, “Önce belediye başkanlığı görevinden istifa etsin. Çünkü onu o makama CHP’li seçmenin helal oyları getirdi. Böyle zor bir dönemde partisini bırakıp başka bir partiye geçmesini doğru bulmuyoruz” dedi.

CHP İlçe Başkanı, Özcan’ın ayrıca Enez Saros Turizm Altyapı Hizmet Birliği Başkanlığı ile Güney Edirne Katı Atık Birliği Başkanlığı görevlerinden de ayrılması gerektiğini savundu.

CHP GRUBUNDA AYRIŞMA

Mehmet Özcan’ın AK Parti’ye katılmasının ardından Keşan Belediyesi’nde de değişimler yaşandı. İddiaya göre, Belediye Başkan Yardımcısı Bilgin Atlı da Mehmet Özcan ile birlikte AK Parti saflarına geçti. Buna karşılık Belediye Başkan Vekili Rasim Ergene ile Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Büyükvarlık’ın, yaşanan parti değişikliğine tepki göstererek görevlerinden istifa ettikleri belirtildi. CHP grubunda yer alan diğer meclis üyelerinin ise parti bünyesinde çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi.

HATA’DAN ‘KARA LEKE’ YORUMU

Özcan’ın AK Parti’ye geçişine bir tepki de CHP Edirne İl Gençlik Kolları Başkanı Özgür Hata’dan geldi. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Hata, “Keşan Gençlik Kollarındaki yol arkadaşlarımızın senin için gece gündüz verdiği mücadeleyi, astığı afişleri, çaldığı kapıları ve döktüğü alın terini unutmadık. Sen ise ilk fırsatta o emeği, o güveni ve o davayı kişisel hesaplarına kurban ettin. Siyasette herkes bir iz bırakır. Kimi onuruyla, kimi duruşuyla anılır kimi de koltuk uğruna sattığı değerlerle. Sen, Edirne siyaset tarihinde vefasızlığın ve siyasi tüccarlığın kara lekesi olarak hatırlanacaksın Mehmet Özcan” ifadelerini kullandı.

GAYTANCIOĞLU ADINI ANMADI

CHP önceki dönem Milletvekili Prof. Dr. Okan Gaytancıoğlu sosyal meyde hesabından gerçekleştirdiği, “Omurgasızlık en kötü şey-siyasette o kadar çok var ki” başlıklı paylaşımından Özcan’ın adını anmazken, şunlara yer verdi:

“Halk önce partinize sonra siz iyiseniz size oy verir ve milletvekili, belediye başkanı olursunuz. Yani kimse partisinden büyük değildir. Partinizin politikaları sizi her zaman bağlar. Seçildiğinizde görev yaptığınız süre içinde işiniz halkın çıkarlarını korumaktır. Kendi çıkarınız diye bir şey yoktur, olamaz. Hata yaparsanız istifa edersiniz, başka bir partiye geçerek hatalarınızdan kurtulamazsınız.

ORHAN ÇAKIR’DAN TEPKİ

“2024 ön seçimlerinde partimiz için aday olup emek verdim. Yeterli oyu alamasam da, partimin kararına saygı gösterdim ve Mehmet Özcan’ın arkasında durdum.

Ama bugün aynı kişinin, CHP oylarıyla seçildiği koltuğu bırakıp AK Parti’ye geçeceğini duymak gerçekten çok acı.

Yıllardır aynı partide emek veren, aidiyet duyan insanlar olarak bunu kabul etmek çok zor. Partili olmak demek; sadakat, onur ve emanete sahip çıkmaktır.

Ben ve benim gibi binlerce Cumhuriyet Halk Partili’nin oyuyla seçildiği koltuğu bu geçen sürede bırakıp taraf değiştirmek, CHP ve seçmenlerine karşı büyük bir saygısızlıktır.”

Başkan Özcan CHP’den istifa etti!

Olgay GÜLER
Edirne’nin Keşan ilçesi belediye başkanı Mehmet Özcan’ın, CHP’den istifa ettiği yönünde söylentiler gündeme otururken, CHP il başkanı Yücel Balkanlı, istifayı doğruladı.
Keşan’da, 2024 yılı Mart ayında gerçekleştirilen Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde, CHP’den dördüncü kez belediye başkanı seçilen Mehmet Özcan’ın, partisinden istifa ettiğine yönelik söylentiler, gündeme oturdu. Söylentilerin ardından gazetemizin ulaştığı CHP İl Başkanı Yücel Balkanlı, söylentileri doğruladı. Balkanlı, Özcan’ın E-Devlet üzerinden istifa ettiğini, kendi sistemlerinde üyeliğinin artık görünmediğini belirtti.

YRP’den STK’larla temas

Olgay GÜLER

Yenidan Refah Partisi (YRP) İl Başkanlığı tarafından, kentteki sivil toplum kuruluşlarıyla (STK) istişare ve değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi.

YRP il başkanlığınca düzenlenen program, Karaağaç Mahallesi’nde gerçekleştirildi. Programa, partinin Genel Başkan Yardımcısı ve STK’larla İlişkiler Başkanı Bilal Yıldırım ve çok sayıda sivil toplum kuruluşunun temsilcisi katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Yeniden Refah Partisi Edirne İl Başkanı Hakan Çalışkan, sivil toplum kuruluşlarının toplum ile kamu kurumları arasında önemli bir köprü vazifesi gördüğünü belirtti.

İl Başkanı Çalışkan, açılıştaki konuşmasında, kendisinin de uzun yıllardır çeşitli sivil toplum kuruluşlarında görev aldığını ve halen iki derneğin başkanlığını yürüttüğünü söyledi. Sivil toplum kuruluşlarının toplumsal dayanışmayı güçlendiren, ortak aklın oluşmasına katkı sunan önemli yapılar olduğuna dikkat çeken Çalışkan, “Derneklerimizin görüşleri, önerileri ve değerlendirmeleri bizler için büyük önem taşımaktadır. Bu toplantının Edirne’miz, sivil toplum camiamız ve ülkemiz adına hayırlı sonuçlar doğurmasını temenni ediyorum.” dedi.

‘STK’LARIN GÖRÜŞLERİ BİZİM İÇİN KIYMETLİ’

Programda konuşan Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve STK’larla İlişkiler Başkanı Bilal Yıldırım, sivil toplum kuruluşlarının toplumun sorunlarının tespiti ve çözümünde önemli bir görev üstlendiğini ifade etti. Görev yaptığı her ilde sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya gelmeye özen gösterdiğini belirten Yıldırım, “Sizlerle birlikte var olacağız. Ülkemizin sorunlarına birlikte çözüm üretmek zorundayız. STK’larımızın görüşleri ve önerileri bizim için son derece kıymetlidir” diye konuştu.

‘ÇÖZÜM ÜRETMEK VE GÜÇLÜ BAĞLAR KURMAK İSTİYORUZ’

Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu sosyal ve ekonomik sorunlara değinen Yıldırım, özellikle madde bağımlılığıyla mücadelede toplumun tüm kesimlerinin ortak hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılar ve üreticilerin beklentileri konusunda da değerlendirmelerde bulunan Yıldırım, sivil toplum kuruluşlarından gelen talep ve önerilerin ilgili mercilere ulaştırılması için çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti. Toplantıların yalnızca belirli zamanlarda yapılan programlarla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Yıldırım, sivil toplum kuruluşlarıyla sürekli iletişim ve iş birliği içerisinde olmak istediklerini söyledi. “Sadece konuşmak değil, çözüm üretmek ve güçlü bağlar kurmak istiyoruz.” diyen Yıldırım, STK temsilcilerinden gelecek her türlü görüş ve öneriyi dinlemeye, değerlendirmeye ve ilgili kurumlara taşımaya hazır olduklarını ifade etti.

Toplantı, soru-cevap ve istişare bölümüyle devam etti. Sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri görüş, öneri ve taleplerini Yeniden Refah Partisi yöneticileriyle paylaşma imkânı buldu.

ESNAF ZİYARETİ

Toplantının ardından Genel Başkan Yardımcısı Bilal Yıldırım, İl Başkanı Hakan Çalışkan ve beraberindeki heyet, Edirne’nin tarihi ve ticari merkezlerinden biri olan Alipaşa Çarşısı’nda esnaf ziyaretinde bulundu. Ziyaret kapsamında esnaflarla bir araya gelen heyet, hayırlı işler temennisinde bulunarak talep, öneri ve beklentileri dinledi. Esnafın yaşadığı ekonomik sorunlar, artan maliyetler ve ticari hayata ilişkin değerlendirmeler üzerine karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. Yeniden Refah Partisi heyeti, esnafın ülke ekonomisinin temel taşlarından biri olduğunu vurgulayarak, üretimin, ticaretin ve istihdamın güçlendirilmesine yönelik çözüm önerilerini paylaşırken vatandaşlarla da sohbet ederek görüş ve taleplerini dinledi.

‘Sonuna kadar Özgür Özel’leyiz’

Cumhuriyet Halk Partisi Edirne Milletvekili Aday Adayı. Uzunköprülü iş insanı Namık Kemal Oğuz, kamuoyunda tartışılan “mutlak butlan” süreci ve parti içinde yaşanan son gelişmelere ilişkin sert ve net bir açıklama yaptı.

Son günlerde İzmir örgütünde yaşanan görevden almalara ve parti içi tasfiye girişimlerine tepki gösteren Oğuz, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“İl Başkanlarımızı Görevden Alıp CHP’yi Parçalıyorlar!”

“Son günlerde partimizin kalesi olan İzmir başta olmak üzere, il başkanlarımızın görevden alınması ve örgütlerimizin dizayn edilmeye çalışılması kabul edilemez bir noktaya gelmiştir. Açıkça ifade ediyorum: İl başkanlarımızı görevden alarak, bu partiyi köklerinden koparmaya ve CHP’yi parçalamaya çalışıyorlar. Örgütün iradesini hiçe sayan bu hamleler, partimize ve iktidar yürüyüşümüze sadece zarar vermektedir.”

“Kemal Bey’i Anlamakta Zorlanıyorum”

“Eski Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu süreçte takındığı tutumu, hukuki zorlamaları ve örgütü bölen hamlelerin arkasında durmasını anlamakta ciddi şekilde zorlanıyorum. Parti tabanımız ve halkımız yaşanan bu gelişmeleri, bu koltuk hırsını derin bir kırgınlıkla takip ediyor. Siyaset iddia işidir ancak bu iddia partiyi imha etme noktasına varmamalıdır.

“Sonuna Kadar Özgür Özel’in Yanındayız”

Bu kaos ve parçalama operasyonunun karşısında, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in izlediği demokratik ve birleştirici siyasi çizgiyi sonuna kadar destekliyorum. Özgür Özel’in CHP’nin başında kalarak, partiyi bu yıpratma operasyonlarına karşı savunmasını ve mücadeleyi sürdürme politikasını çok doğru buluyorum. Biz buradayız ve sonuna kadar Genel Başkanımızın yanındayız.”

“Gerekirse Yeni Bir Yol Açılır; Son Sözü Millet Söyler”

Yaşanan bu süreç yalnızca hukuki bir tartışma değil, CHP’nin geleceğini karartma hamlesidir. Demokratik mücadele genel merkez koridorlarında ya da mahkeme salonlarında değil, halkın içinde sürdürülmelidir. Biz sadece kendi seçmenimizden değil, bu ülkede demokrasi ve hukuk isteyen tüm kesimlerden destek alıyoruz.

Şunu kimse unutmasın: Siyasi gelişmeler eğer mevcut yapıyı içinden çıkılmaz ve sürdürülemez bir hale getirirse, gerekirse yeni bir yol açılır, yeni seçenekler değerlendirilir. Önemli olan parti tabelaları değil, milletin asil iradesidir. Halkın desteği hangi yapının arkasında toplanırsa, siyaset orada şekillenir. Son sözü her zaman millet söyler. Parti tabanımızı ve tüm örgütümüzü bu süreçte uyanık olmaya, olası tüm gelişmelere karşı dimdik hazırlıklı olmaya davet ediyorum.”

Saadet’ten ‘Kamu İhaleleri’ raporu

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. Sinan Tekin’in başkanı olduğu Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı tarafından hazırlanan haftalık raporda, bu kez “Kamu İhalelerinde Şeffaflık ve Rekabet” konusu ele alındı.

Kamu alımları sisteminde yaşanan yapısal değişimler, istisna uygulamalarının genişlemesi, pazarlık usulünün yaygınlaşması, rekabet düzeyindeki azalma, kamu maliyesi üzerindeki etkiler ve şeffaflık ile hesap verebilirlik açısından ortaya çıkan risklerin kapsamlı şekilde değerlendirildiği raporda, “Günümüzde kamu alımlarında rekabetin azalması, denetim mekanizmalarının zayıflaması ve bazı alımların standart ihale süreçlerinin dışında gerçekleştirilmesi önemli sorun alanları olarak öne çıkmaktadır. Özellikle istisna hükümlerinin genişletilmesi ve pazarlık usulünün olağan yöntem haline gelmesi, şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından risk oluşturmaktadır.

Bu gelişmeler yalnızca kamu yönetimi açısından değil, kamu maliyesi açısından da olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Rekabetin azalması nedeniyle kamu alımlarında tasarruf oranları düşmekte, kamu kaynaklarının etkin kullanımı zorlaşmaktadır.

Ayrıca teknik şartnamelerin belirli firmaları avantajlı hale getirmesi, tek teklifli ihalelerin artması ve aynı yüklenicilerin sürekli öne çıkması gibi uygulamalar yolsuzluk risklerini artırmaktadır.

Sonuç olarak, kamu alımları sisteminin rekabetçi, şeffaf ve hesap verebilir bir yapıya kavuşturulması gerekmektedir. Bu doğrultuda yapılacak reformlar yalnızca yolsuzluk risklerini azaltmayacak, aynı zamanda kamu kaynaklarının daha verimli kullanılmasına ve mali disiplinin güçlenmesine katkı sağlayacaktır” ifadelerine yer verildi.

Söz konusu rapora ilaveten yapılan  “Kamu alımlarında şeffaflık ve hesap verebilirlik yeniden tesis edilmelidir” başlıklı basın açıklamasında da şöyle denildi:

“Türkiye’de kamu alımları sistemi, yıllar içinde yapılan mevzuat değişiklikleri, genişleyen istisnalar ve artan pazarlık usulü uygulamaları nedeniyle önemli yapısal sorunlarla karşı karşıya kalmıştır.

Bugün kamu alımlarında rekabetin azalması, denetimin zayıflaması ve istisnai yöntemlerin olağan uygulamalar haline gelmesi, kamu kaynaklarının etkin kullanılmasını zorlaştırmaktadır. Bu durum ekonomik olduğu kadar yönetişim ve kamu ahlakı meselesidir.

Saadet Partisi olarak bizler, kamu malını milletimizin emaneti olarak görüyoruz. Devletin harcadığı her kuruşun hesabının millete verilmesi gerektiğine inanıyoruz. Kamu kaynaklarının belirli çevrelerin değil, 86 milyon vatandaşımızın ortak hakkı olduğu anlayışıyla hareket ediyoruz.

Şeffaflık, hesap verebilirlik ve liyakat ilkeleri güçlü bir kamu yönetiminin temelidir.

Kamu alımlarında açık ihale usulü esas olmalı, istisnalar gerçekten istisna olarak kalmalı ve tüm süreçler etkin bir şekilde denetlenmelidir. Rekabetin arttığı, denetimin güçlendiği ve kamuoyunun bilgiye erişebildiği bir sistem, hem yolsuzluk risklerini azaltacak hem de kamu bütçesinde önemli tasarruflar sağlayacaktır.

Bugün ülkemizin ihtiyaç duyduğu şey, kamu kaynaklarını israf eden anlayış değil; tasarrufu esas alan, adaleti gözeten ve emanete sahip çıkan bir yönetim anlayışıdır. Saadet Partisi olarak kamu yönetiminde dürüstlüğü, şeffaflığı ve hesap verebilirliği yeniden hâkim kılmak için çalışmaya devam edeceğiz.

Milletimizin alın teriyle oluşan kaynakların korunması, israfın önlenmesi ve her kuruşun doğru yerde kullanılması, yalnızca ekonomik bir zorunluluk değil, aynı zamanda ahlaki bir sorumluluktur.

Kamu malına emanet gözüyle bakan bir anlayışla, daha adil, daha şeffaf ve daha güçlü bir Türkiye mümkündür.”

İYİ Parti’den oylama skandalına sert tepki

İYİ Parti Edirne İl Başkanı Hakan Şahin, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen kritik bir oylama sırasında, AK Parti sıralarında Genel Kurul’da bulunmayan milletvekilleri adına oy kullanıldığının İYİ Parti’nin itirazları sonucunda ortaya çıkmasının millet iradesi adına kabul edilemez bir skandalı gözler önüne serdiğini söyledi.

İYİ Parti İl Başkanı Şahin, yaptığı yazılı açıklamada, İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez’in yaptığı itiraz ve yoklama talebi sonrasında yaşananların muhalefetin denetim görevinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdiğini belirterek, “Eğer İYİ Parti bu konuda gereken hassasiyeti göstermeseydi, millet iradesine gölge düşüren bu uygulama kamuoyunun bilgisine ulaşmayacaktı” diyerek şunları kaydetti:

https://hudutgazetesi.com/wp-content/uploads/2026/06/WhatsApp-Video-2026-06-22-at-14.03.35.mp4

“Üstelik yaşanan bu olay, herhangi bir gündem maddesinde değil, iki ülke arasında imzalanan enerji anlaşmasının görüşüldüğü kritik bir oylama sırasında ortaya çıkmıştır. Türkiye’nin uluslararası yükümlülüklerini ilgilendiren böylesine önemli bir konuda dahi Genel Kurul’da bulunmayan milletvekilleri adına oy kullanılması, millet iradesine verilen değerin ne kadar aşındığını göstermektedir.

Yapılan yoklamada 76 AK Parti milletvekilinin Genel Kurul’da bulunmadığının ortaya çıkması ise olayın vahametini daha da artırmıştır. Millet adına karar verilen bir oylamada, salonda bulunmayan milletvekilleri adına oy kullanılması demokratik temsil anlayışıyla bağdaşmayan ağır bir sorumsuzluktur.

Milletvekilliği makamı millet tarafından verilen bir emanettir. Bu emaneti taşıyanların görevi de millet adına karar verilen yerde bulunmak ve oylarını bizzat kullanmaktır. Milletin verdiği yetkinin başkaları tarafından kullanılmaya çalışılması, hangi gerekçeyle açıklanırsa açıklansın kabul edilemez.

Daha da dikkat çekici olan ise geçmişte muhalefetin yaptığı yoklama taleplerine yönelik iktidar kanadından yükselen eleştirilerdir. AK Parti Edirne Milletvekili Sayın Fatma Aksal’ın da sosyal medya paylaşımlarında ve açıklamalarında muhalefetin yoklama taleplerini eleştirerek Meclis çalışmalarının engellendiğini savunduğunu hatırlıyoruz.

Bugün yaşananlar göstermiştir ki yoklama talepleri bir engelleme değil, millet iradesini koruma görevidir. Eğer denetim mekanizması işletilmeseydi, bugün Türkiye’nin konuştuğu bu skandal ortaya çıkmayacaktı. Dün yoklama taleplerinden rahatsız olanlar, bugün yoklamanın neden gerekli olduğunu bütün Türkiye’ye göstermiştir.

Demokrasilerde asıl sorun denetim yapılması değil, denetimden rahatsız olunmasıdır. Millet adına görev yapan herkes, millet iradesinin üzerinde olmadığını bilmek zorundadır. Gazi Meclis’in itibarı da ancak kurallara eksiksiz uyulmasıyla korunabilir.

İki ülke arasında yapılan enerji anlaşmasının görüşüldüğü kritik bir oylamada dahi Genel Kurul’da bulunma gereği duymayanların ve bulunmayan milletvekilleri adına oy kullanılmasına sessiz kalanların, millet iradesine saygı konusunda söyleyecek sözü olamaz.

Bu nedenle AK Parti Edirne Milletvekili Sayın Fatma Aksal’a açık bir soru yöneltiyoruz: Geçmişte yoklama taleplerini eleştiren bir milletvekili olarak bugün yaşanan bu olay karşısındaki tavrınız nedir? Genel Kurul’da bulunmayan milletvekilleri adına oy kullanılmasını doğru buluyor musunuz, bulmuyor musunuz? Edirneli hemşehrilerimiz bu soruların cevabını hak etmektedir.

İYİ Parti olarak bizler, dün olduğu gibi bugün de milletin oyuna, milletin iradesine ve demokrasimize sahip çıkmaya devam edeceğiz. Çünkü egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Bu ilke hiçbir siyasi partinin, hiçbir iktidarın ve hiçbir siyasi hesabın üzerinde tutulmalıdır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin saygınlığını korumanın yolu; kurallara uymaktan, şeffaflıktan ve milletin emanetine sahip çıkmaktan geçmektedir. Meclis’te milletin oyuna sahip çıkan yine İYİ Parti olmuştur. Bundan sonra da milletimizin hakkının, hukukunun ve iradesinin en güçlü savunucusu olmaya devam edeceğiz.

Milletin oyuna sahip çıkmak muhalefetin değil, demokrasiye inanan herkesin görevidir. İYİ Parti ise bu görevi yerine getirmeye devam edecektir.”

Zafer Partisi’nden saha değerlendirmesi

Zafer Partisi Edirne İl Başkanı Serkan Konak, partisinin genel merkez heyetinin Edirne’de 18-19 Haziran tarihlerindeki saha çalışmasını değerlendirdiği açıklamasında, sivil toplum örgütleri, odalar ve borsalar, birlikler, dernekler, esnaf ve vatandaşlar ile görüşüp sorunlarını dinlediklerini, bu sorunlara karşılık çözüm önerilerini anlattıklarını söyledi.

İl Başkanı Konak, Zafer Partisi’nin kurulduğu günden bu yana Türk milletinin hakkını ve hukukunu savunmaya devam ettiğinin altını çizerek şunları söyledi:

“Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ ve Genel Merkez Heyetlerimiz ülkenin dört bir köşesine ve ‘Nerede bir Türk varsa Zafer Partisi orada’ şiarı ile Batı Trakya’ya gidip milletimizin ve Batı Trakya Türkleri’nin sesi olup sorunlarını dinliyor ve Zafer Partisi’nin ekonomiden tarıma, hayvancılıktan eğitime, güvenlikten iç ve dış siyasete kadar planlarını, projelerini ve çözümlerini anlatıyor.

Bu kapsamda 18-19 Haziran’da Edirne’ye gelen Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Nihat Babaözü, Genel İdare Kurulu Üyelerimiz Erdoğan Erhan, Ahmet Baran Dural ve Hakkı Şafak Ses ile il ve ilçe teşkilatları olarak Uzunköprü’de, Keşan’da ve Merkez ilçemizde bir dizi ziyaretler gerçekleştirip sivil toplum örgütleri, odalar ve borsalar, birlikler, dernekler, esnaf ve vatandaşlar ile görüşüp sorunlarını dinledik ve bu sorunlara karşılık partimizin çözüm önerilerini anlattık. Zafer Partisi’nin çözüm önerilerinin ve projelerinin ana hattı Büyük Türk Milletinin bütün mensuplarını, zengin, özgür, güvenli ve sosyal adaleti benimsemiş, geleceğe güvenle bakan bir Türkiye’de yaşatabilmektir.

Zafer Partisi olarak terörist başına ‘statü ve umut hakkı’, teröriste ‘af’, geçici sığınmacıya ‘entegrasyon’ arandığı şu günlerde iç ve dış güvenlikte Anadolu Kalesi, Çelik Miğfer, Yesevi Zırhı, Demir Güvercin ve Kılıçarslan Kalkanı projeleri ile Türk milletinden teveccüh beklemekteyiz.

Emeklinin ve emekçinin sömürüldüğü, hakkını arayan madencinin kolluk müdahalesi gördüğü, öğretmenin göz altına alındığı, çiftçinin hakkını alamadığı mevcut dönemde ekonomide hedefimiz zayıflayan neoliberal politikalara karşı planlı ve sürdürülebilir bir kalkınmadır.

İnsanlarımızın, yaratıcı, özgür, eleştirel düşünebilme, birlikte yaşama ve birlikte çalışma becerilerine sahip, milli değerlerine bağlı, evrensel kalitede problem çözme, araştırma, sorgulama, teknolojiyi etkili kullanma ve girişimcilik becerileri ile donanmış, değerlere sahip, insan haklarına, hukuka doğaya ve çevreye duyarlı, ‘iyi insan’ olarak yetiştirilmesi eğitim politikamızın temelini oluşturmaktadır.

Hukuk kurallarının keyfi işletildiği ve adeta muhalefeti sindirmek için kullanıldığı şu dönemde Zafer Partisi olarak amacımız Hukuk’un üstünlüğünü sağlamak ve evrensel demokratik değerlere sahip çıkmaktır.”

Gençlerin büyük bir kısmının geleceğini yurt dışında aradığı şu durumda Zafer Partisi olarak ‘Gençlik Gelecektir’ diyoruz ve gençlerimizin düzenli bir iş, iyi bir maaş alabildiği ve tatil yapmanın lüks olarak algılanmadığı bir Türkiye’yi onlara sunacağımıza söz veriyoruz. Gençlerimizin gelecekteki iş, aş ve güvenlik kaygılarına son vereceğimize söz veriyoruz.

Sözlerime son verirken bizleri 2 günlük ziyaretlerimizde misafir eden ve dinleyen bütün kurumlara, değerli başkanlarına ve yönetim kurullarına, esnaflarımıza; ziyaretlerimizi takip edip haberleştiren basın mensuplarına, sokakta görüp teveccüh gösteren vatandaşlarımıza şahsım ve partim adına teşekkür ederim.”