Saadet Partisi Edirne Merkez İlçe Başkanı Samet Kaya, ülkenin en önemli sorunlarından birinin işsizlik olduğunu belirterek, bu kesim arasında başı çekenlerden birinin de diplomalı işsizler olduğuna dikkat çekti. Saadet Partisi Merkez İlçe Başkanı Kaya, yaptığı yazıyı açıklamada diplomalı işsiz sayısının her geçen gün artığını, her 3 kişiden 1’inin üniversite mezunu olduğunu söyledi. Kaya, açıklamasında şunlara yer verdi:. “İşsizlik deyince genç işsizlik oranı başlı başına hepimizi düşündüren konuların önünde geliyor. Maalesef, işsiz var bu işsiz kesim arasında başı çekenlerden biri de diplomalı işsizlerimizdir. ülkemizde bugün tam 1 milyon 79 bin diplomalı yani işsiz her 3 kişiden 1’i maalesef üniversite mezunu. Peki, diplomalı işsiz sayısının bu kadar yüksek olmasının temel sebebi nedir? Burada Hükümetin hem istihdamdaki hem de eğitim alanındaki yanlışlıklarına bazı dikkatleri çekmek isterim. Maalesef, en büyük sorun, en büyük problem planlamadır. Dünya’da atanamayan meslek grupları başka nerede, hangi ülkelerde var merak ediyorum doğrusu. Her ile bir üniversite denilerek çıkılan bu yolda neredeyse her sokak başına bir üniversite açıldı, üstelik üniversite sayısı her ilde değil, genel olarak İstanbul’daydı. Bugün Türkiye’de toplam 208 üniversite var ve biz 1617 yaşındaki çocuklarımızı 2324 yaşına kadar bir anlamda üniversitelerde tutuyor, daha sonra ‘Türkiye’nin sanayisinde ara eleman sıkıntımız var, teknik eleman sıkıntımız var; ara elemanımızı nasıl sağlayacağız?’ diye tedirgin oluyoruz. Bu üniversitelerin 57 tanesi İstanbul’da faaliyet gösterirken diğer illerde de meslek yüksekokulları var, üniversiteler var ama oralarda bu üniversitelerin vasfı maalesef bir anlamda ‘Bölge esnafına katkı olsun’ düşüncesiyle hayata geçiriliyor. Biz asla üniversite eğitimine karşı değiliz, lakin üniversitelerimizin bir çoğunun sadece ismi üniversitedir. Yani, baraj puanları kalktıktan sonra ve aslında daha da öncesinde barajı kıl payı geçen çok sayıda genç fahiş fiyatlarla akademik kadrosu yeterli olmayan, kaliteli eğitimin verilemediği, apartman dairesinden bozma üniversitelerde eğitim görmek zorunda kalıyor. İşte bu üniversiteler bugün yeni işsizler ordusunu doğuruyor. Bugün için bir an önce bu üniversiteler denetlenmeli ve belli bir kaliteye ulaştırılmalıdır.” dedi.
Eczacı Şükrü Ciravoğlu, CHP Edirne Belediye Başkan Aday Adaylığını basın açıklamasıyla duyurdu. Ciravoğlu “Onurlu bir şekilde görev almaya, onurlu bir şekilde hizmet etmeye hazırız” dedi. CHP Merkez İlçe Başkanlığında aday adaylığı açıklamasını yapan Ciravoğlu’na, eski il başkanları, ilçe başkanları, belediye ve il genel meclisi üyeleri ile partililer destek verdi.
Merkez İlçe Başkanı Yücel Balkanlı yaptığı açış konuşmasında, son genel seçimlerde hayal kırıkığı yaşadıklarını, ancak seçimler sonrasında CHP’nin yenilenme sürecine girdiğini kaydetti. Balkanlı, ilçe kongreleri ve il kongreleri sonrası kurultay yaptıklarını belirterek, “Önümüzde yerel seçimler var. Aday adaylığı başvurularında yoğun ilgi görmekteyiz. Adaylarımızı açıkladığımızda inanıyurumki birlik beraberlik içinde partimizi 31 Mart 2024 seçimlerinde CHP bayrağını dalgalandıracağımıza inanıyorum. Bunu hep birlikte yapacağız. Tüm aday adaylarımıza başarılar diliyorum” dedi.
CHP Edirne Belediye Başkan Aday Adayı Eczacı Şükrü Ciravoğlu, başarının bir takım çalışmasıyla mümkün olacağını söyledi. Ciravoğlu açıklamasında şunlara yer verdi: Halkın içindeki umutları, gençlerin hayallerini ve dinamizmini birlikte, Belediyenin mali ve insan gücüyle, kurumların ve halkın gücünü birleştirmeye, Hizmetlerin kalitesini, verimliliğini, kalkınan, büyüyen, gelişen, değişen Edirne için kullanmaya, Edirne halkının parasını, Edirne halkı için harcamaya, Harcanan her kuruşun hesabını, şeffaf bir şekilde halkımıza vermeye, Edirne’ye gönül vermiş, Edirne’yi yuva ve yurt olarak sahiplenmiş, halkımızı tekileştirmeden, sevgiyle ve saygıyla kucaklamaya, Belediyeyi halkın sorunlarının çözüm merkezi haline getirmeye, Kaynak tüketen, kaynak aktaran değil, kaynak üreten, kaynakları verimli ve üretken kullanan, yatırımları bilimsel verilere uygun, yerinde, yararlı, kaliteli ve hesaplı yapmaya, talibiz. Onurlu bir şekilde görev almaya, onurlu bir şekilde hizmet etmeye, Bir işletmeyi değiştirmek için, çalışanların düşüncelerini, davranışlarını değiştirmek gerekir. Kurumun başarısı yönetim kadrosuna, ama öncelikle sorumluluk ve yetkiyi taşıyan kişiye bağlıdır. Başarı takım çalışmasıyla mümkündür. Takım çalışmasında sorumluluklar eşit paylaşılmalı yetkiler halkın çıkarları doğrultusunda, seçilenlerce denetlenmeli ve yapılan harcamaların hesabı halka verilmelidir. Biz burada kapsayıcı Belediyecilikten söz ediyoruz. İnsani gelişmeye sahip, özgür insanların Edirne’sinden söz ediyoruz. Kentte üretilen ranti birkaç kişi tarafından paylaşılan değil, rantı tabana yayan herkesi kapsayan bir Belediyecilik anlayışından söz ediyoruz. Atatürk’ün halkçılığından söz ediyoruz. Edirne gelişmek, değişmek ve yenilenmek zorunda. Edirne’yi daha iyiye, daha güzele ulaştırmak için sivil toplum, kamu, kitle örgütleri ve halkımızla birlikte planlı, paylaşımcı, katılımcı yönetimi kuracağız. Atatürk ilke ve Devrimleri üzerine kurulu, solun evrensel değerlerini içselleştirmiş, sosyal demokrat bir parti olarak Cumhuriyet Halk Partisi’nin yerelde ve ardından genelde iktidara taşınması için sizlerle birlikte var gücümüzle çalışmaya hazırız. Ülkemize ve Edirne’mize hizmet yolunda birlikte yürümek azim ve kararlılığı ile sevgi ve saygılar sunarım.
Emeklilikte Adalet Derneği Edirne İl Temsilcisi Çiler Kopan, Saadet Partisi Edirne İl Başkanı ve Genel İdare Kurulu Üyesi Av. Sinan Tekin’i ziyaret ederek, kademeli emeklilik konusundaki taleplerine ilişkin dosya sundu. Ziyaret ile ilgili bilgi veren Tekin; “Türkiye’de tüm kesimlerin sorunları her geçen gün artarak devam ediyor. İktidarın birikmiş pek çok meseleyi çözme anlayışı, deyim yerindeyse, tedavi amaçlı değil, pansuman niyetine yaptığı geçici çözümlerdir. Eğitimde, sağlıkta, adalette uyguladığı yanlış politikalarla vatandaşlarımızın hayatını çekilmez hâle getiren iktidar, bunlar yetmezmiş gibi her defasında emeklilerin canını yakmaya, onları huzursuz etmeye devam ediyor. Emeklilikte yaşa takılanların mağduriyeti gündemden düşmüyor. Emeklilikte Adalet Derneği EMADDER bunu yüksek sesle dile getiriyor. 8 Eylül 1999 sonrasında SGK kaydı olanlar; kadınlarda on yedi, erkeklerde yirmi yıl geç emekli oluyor. Düşünebiliyor musunuz, sadece bir gün sonra yani 9 Eylül 1999 tarihi itibarıyla SGK kaydınız oluştuysa, kadınsanız tam on yedi yıl, erkekseniz tam yirmi yıl daha geç emekli oluyorsunuz.Adalet bunun neresinde? Bunu 43’ten başlayan ve takip eden yaşlara göre adil bir kademe düzenlemesiyle, bariz haksızlıkları giderecek türde yapmak gerekmiyor mu? EYT’lilerle ilgili taleplerin karşılanmasını, oluşan mağduriyete çözüm bulunmasını, velhasıl iktidar tarafından verilen sözlerin tutulmasını ve beklentilere cevap verilmesini istiyoruz. İl Temsilcimiz bize taleplerine ilişkin dosyalarını sundular. Biz de bu dosyayı Meclis Grup Başkanlığımızla paylaşacağız. Saadet Partisi Grubu olarak milletimize sözümüz var; Mecliste herkesin sesi olacağız, toplumun tüm kesimlerinin beklenti ve ihtiyaçlarını meclis kürsüsünden dile getireceğiz” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Merkez İlçe Başkanı Yücel Balkanlı, Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Can Atalay hakkında hak ihlali kararı veren Anayasa Mahkemesi (AYM) üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunmasının halkın demokrasiye olan inancını sarstığını söyledi. CHP Merkez İlçe Başkanı Balkanlı, Yargıtay’ın Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunmasıyla ilgili olarak açıklama yaptı. İlçe başkanı Yücel Balkanlı, “CHP olarak her türlü darbeye olduğu gibi yargı darbesine de dur diyoruz” başlıklı yazılı açıklamasında şunları kaydetti: “Anayasa Mahkemesi (AYM), cezaevinde tutuklu bulunan Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay’ın “seçilme hakkı” ile “kişi hürriyeti ve güvenliği” haklarının ihlal edildiğine hükmetti. Karar 4’e karşı 9 oyla alındı. Bu nedenle Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Can Atalay hakkında hak ihlali kararı veren Anayasa Mahkemesi (AYM) üyeleri hakkında suç duyurusunda bulundu. 9 Kasım 2023 tarihinde adalet dağıtan kurumlarımız arasında yaşanan bu olaylar, ülkemizde derin bir hukuk krizine ve milli iradeyi yok sayan bir yargı darbesine neden olmuştur. Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından gerçekleştirilen ve iktidarın da onayını taşıdığını düşündüğümüz bu hukuk darbesi, anayasayı tanımayan ve anayasal süreçleri hiçe sayan bir yaklaşımdır.. Bu olaylar, ülke genelinde tüm vatandaşlarımızda endişeye yol açmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, bu gelişmelere duyarsız değiliz. İktidar, demokrasi ve hukuk devleti ilkelerine olan bağlılığını göstermelidir. 9 Kasım 2023 tarihinde yaşanan hukuk darbesi, milli iradeyi zedelemekte ve ülkemizi kaosa sürüklemektedir. Bu olaylar, halkımızın demokrasiye olan inancını sarsmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, bu hukuksuzluğa karşı çıkıyor ve iktidar tarafından ülkemizde yeniden demokrasinin temini ve hukukun üstünlüğünün kabul edilmesini istiyoruz. Yargıtay’ı ve mahkemelerimizi Anayasa Mahkemesi’nin kararlarını uygulamaya ve Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili olarak seçilen Can Atalay’ın bir an önce serbest bırakılarak milli iradenin TBMM’de temsil edilmesini ve hukukun üstünlüğünü tanımaya davet ediyoruz.”.
Milli Yol Partisi Edirne İl Başkanı Arif Köroğlu, Belediye Başkanı Recep Gürkan’ın aday adaylığı açıklaması için gittiği CHP parti binası önünde yaptığı açıklamaya tepki gösterdi. Köroğlu, açıklamasında, “Halihazırda Edirne belediye başkanlığı görevini yürüten zatın yeniden başkan aday adaylığını açıklamasında sarf ettiği sözleri eleştiri kabul etmez tavırları aynen kendisine iade ediyoruz” dedi. Köroğlu dün yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi “Siyasetin ve seçilmişlerin sadece hizmet gayesi gütmeleri gerekliliğini kendisine hatırlarız. Bir çok etik dışı işlerle adı anılan bu zatın Kurucusu Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk olan CHP’ye gerek fikren gerekse siyaseten tamamen ters düştüğünü üzülerek Edirne halkına hatırlatmak isteriz. İki dönemdir yürüttüğü başkanlığında serhat şehri Edirne’miz hizmet adına aldığı bitmeyen altyapı işleri ve tamamen ranta boğulmuş betona gömülmüş nefes alamayan bir şehir hüviyetidir. Bu yaşanan gerçekler apaçık ortadayken vatandaşın eleştirilerini bile kabul edemeyen bir insan bizim için yok hükmündedir. Yüce rabbimizden dileğimiz halk için çalışacak, hak yemeyecek adayların bu yarışta olmasıdır.”
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda Uzunköprü Belediye Başkan Adayı’nın Ediz Martin, Meriç ilçesi Subaşı Belde Belediye Başkan Adayı’nın da Hüseyin Atılgan olduğunu açıkladı. TBMM Grup Toplantısı’nda Edirne Uzunköprü ilçesinin ve Subaşı Beldesinin belediye başkan adayını açıklayan Meral Akşener, kürsüye çağrılan Ediz Martin ve Hüseyin Atılgan’ın elini Edirne İl Başkanı Alpay Alpagut Engin ile birlikte kaldırarak salonda bulunanları selamladı. Grup toplantısı sonrasında Edirne İl Başkanı Alpay Alpagut Engin, Uzunköprü Belediye Başkan Adayı Ediz Martin, Meriç/Subaşı Belde Belediye Başkan Adayı Hüseyin Atılgan, Uzunköprü ve Meriç ilçelerinden gelen partililer Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın’ı makamında ziyaret etti.
UZUNKÖPRÜ BELEDİYE BAŞKAN ADAYI EDİZ MARTİN: 04.09.1986 Edirne Uzunköprü doğumluyum. 2009 yılından itibaren Uzunköprü Belediyesi’nde çalışmakta olup son 4 yılı yönetici olarak görev yapmaktayım. Edirne bölgesinde yerel yönetimlerde memur statüsünde çalışanların yetkili olduğu Birleşik Kamu İşe bağlı Tüm-Yerel Sendikası’nda 2015 yılında başlamış olduğum sendika yöneticiliğim devam etmektedir. Atatürkçü Düşünce Derneği Uzunköprü Şubesi’nde 2019 yılında itibaren yönetim kurulu üyeliğim bulunmaktadır. Evli ve 1 Çocuk babasıyım.
SUBAŞI BELDE BELEDİYE BAŞKAN ADAYI HÜSEYİN ATILGAN 06.01.1970 yılında Edirne’nin Meriç İlçesi’nde doğdu. İlkokul ve Orta Öğrenimini Subaşı Köyü’nde tamamladı. Lise öğrenimini Meriç Lisesi’nde mezun olmadan tamamladı. Halen Açık Öğretim Lisesi’nde eğitim hayatına devam etmekte. Askerlik hizmetinden sonra iş hayatına Subaşı Köyü Kalkınma Kooperatifi’nde katip olarak başladı ve 1 yıl kadar sürdürdü. Ardından 1993 yılında Türkiye Elektrik Kurumu’nda (TEK) 18 yıl kamu personeli olarak çalıştı. Kurumun özelleşmesinden sonra 2012 yılında Uzunköprü Devlet Hastanesi’nde iş hayatına devam etti. 2023 yılında erken emeklilik yasasından faydalanarak emekli oldu. Hüseyin Atılgan evli ve 2 çocuk babasıdır.
Olgay GÜLER Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Cumhuriyet Halk Partisi Edirne İl Başkanlığı’nda düzenlenen törenle 31 Mart 2024’te yapılacak yerel seçimler için belediye başkanlığı aday adaylığı başvurusunu yaptı. Belediye Başkanı Gürkan, dün CHP il başkanlığında düzenlenen törenle 5 yıl daha belediye başkanlığı yapmak için aday adaylığı başvurusunu yaptı. Gürkan’ı törende eşi Esra Gürkan, oğlu Yiğit Gürkan, ilçe belediye başkanları, muhtarlar, partililer ve vatandaşlar destek verdi. Gürkan, partide CHP Merkez İlçe Başkanı Yücel Balkanlı’ya başvurusunu teslim ettikten sonra il başkanı binası önünde kalabalığa seslendi.
‘KİMSE PARTİDEN ÜSTÜN DEĞİLDİR’ Çalışma arkadaşları ve örgütten bir dönem daha aday olması için baskı geldiğini, bu nedenle tekrar aday adayı olduğunu anlatan Gürkan, “31 Mart 2024, ülkemiz için de, partimiz için de ve elbette Edirne’miz için de çok önemli bir tarih. Kuşkusuz Cumhuriyet Halk Partisi kültüründe örgüt her şeyin ve herkesin üzerindedir. İl başkanımız illerde genel başkanımızın vekilidir, temsilcisidir. O yüzden parti hiyerarşimiz içerisinde en üst görev il başkanlığıdır. İl başkanımızın da talebi ve talimatıyla bir kez daha aday adayı olduk ama CHP’de kim olursanız olun, aday olamazsınız ancak siz kendi iradenizle aday adayı olursunuz, gerisi partinin işidir, parti karar verir. Hiç kimse CHP’den üstün ve bu büyük değildir, olamaz da” dedi.
’10 YILDA ÇOK İŞ YAPTIK’ Edirne’de belediye başkanlığı yaptığı 10 yıl boyunca hayata geçirdiği projeleri anlatan Gürkan, “Çok iş yaptık bu 10 yılda. Bir kısmı biliniyor, bir kısmı bilinmiyor. Bizim iş yapma becerimizi kimse bizimle tartışamaz. Bizim yaptıklarımıza onların hayalleri dahi yetişemez. Bu 10 yılda Edirne’nin en temel sorunlarını kalıcı olarak çözdük. 60 yıllık vahşi depolamayı çözdük. O çöpten 5 yılda 53 milyon kilowat saat elektrik ürettik. Güney Çevre Yolu’nu açtık, bugün herkes zannediyor ki 50 yıldır açık o yol. 2017’de Güney Çevre Yolu’nu açtık. Ardından Sağlık Yolu’nu yaptık, ardından Kuzey Çevre Yolu’nu açtık. Edirne’nin 8 bin yıllık tarihinde ilk ileri biyolojik atık su arıtma tesisini açtık. Yakında o atık çamurundan da elektrik enerjisi üretmeye başlayacağız. 30 yıldır boynu bükük şekilde duran, çöplüğe dönmüş olan tarihi elektrik fabrikamızı restore ettik, kadınlarımızın hizmetine sunduk, bugün orada 140 kadınımız el emekleriyle göz nurlarıyla aile bütçesine katkıda bulunuyorlar. Kayalı’dan 58 kilometreden Edirne’nin 50 yıllık su ihtiyacını karşıladık 58 kilometre ishale hattı döşedik. Yetmedi, Lalapaşa Kavşağı’nda İçme Suyu Arıtma Tesisi’mizi yaptık. En çok gurur duyduğum eserlerimizden birisi, ulu önderimizin adını verdiğimiz Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi ve Belediye Konservatuarı’nı Edirnelilerin hizmetine açtık” dedi. ‘İHTİYACI OLAN VATANDAŞLARI SİYASET MALZEMESİ YAPMADIK’ Yeni dönemin, Edirne’nin güzelleşme ve parlama dönemi olacağını anlatan Gürkan, “Önümüzdeki dönem, Edirne’nin bitirdiğimiz bu temel sorunlarından başka Edirne’nin artık güzelleşme, parlama, pırıl pırıl olma dönemi olacak. Edirne sosyal belediyeciliğin en önemli örneklerini yaşayacak. Bugüne kadar belediyemizde kurduğumuz İMECE birimiyle, yardıma ihtiyacı olan 25 bin vatandaşımıza ulaştık ama bunu sadece o desteği alan vatandaşlarımız biliyor. Bir tane bile fotoğraf göremezsiniz Edirne Belediyesi’nin yardım yaparken, destek olurken çektirdiği çünkü biz onlardan daha inançlıyız. Biz inanıyoruz ki, bir elin verdiğini öbür el görmeyecek. Biz böyle büyüdük, böyle terbiye aldık, böyle ahlak sahibiyiz. O yüzden birileri gibi, o ihtiyacı olan vatandaşımızın gözüne sokarak, onu rencide ederek, onu siyasi şov malzemesi yapmadık, asla da yapmayacağız” şeklinde konuştu. ‘EDİRNE DÜĞÜN YERİ GİBİ OLACAK’ Altyapının Edirne tarihinin en sorunlu ve en çok tepki aldığı yatırım olduğuna dikkat çeken Gürkan, “Altyapının yüzde 95’i bitti. Üst yapının da yüzde 80’i bitti. Evet şu anda bozuk olan yollarımız var, sokaklarımız var. Kar da yağsa, buz da yağsa her ortamda o yolları da yapmaya devam edeceğiz. Biz bozduk, gene biz yapacağız. Recep Gürkan hayatı boyunca verdiği her sözü tutmuştur, başladığı her işi bitirmiştir, bunu da yine biz bitireceğiz. Pandemi ile beraber altyapının temelini attığımızın 5 Aralık’ta dördüncü yılı doluyor. Pandemiyi çıkarırsanız yaklaşık 3 yıldır çalışabiliyoruz. Bu yıl hepsi bitiyor. Üst yapıyı da bitireceğiz. Şehrimizi önümüzdeki dönem adeta bir düğün yeri gibi süsleyeceğiz. Ben sizlere bunun sözünü veriyorum. Pırıl pırıl, ışıl ışıl bir şehir olacak Edirne” ifadelerini kullandı. ‘EDİRNE’Yİ TARİKATLER, CEMAATLER, VAKIFLAR ŞEHRİ YAPMAYACAĞIZ’ İktidarın en çok almak istediği şehirlerden birisinin de Edirne olduğunu hatırlatan Gürkan, “Hepimiz biliyoruz ki en çok almak istedikleri illerden birisi Edirne. Ama Edirne’yi vermeyeceğiz. Edirne’yi tarikatların, cemaatlerin, vakıfların şehri yapmayacağız. Edirne’de hangi inançtan olursa olsun, hangi siyasi görüşten olursa olsun herkes CHP’nin bayrağı altında özgürce, inandığı, istediği gibi yaşamaya devam edecek” dedi.
Olgay GÜLER Edirne’nin yakından tanıdığı, CHP’de 29 yıldan bu yana aktif olarak farklı görevlerde bulunan, Eczacı Şükrü Ciravoğlu, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Edirne Belediye Başkanlığı aday adaylığı başvurusunu dün yaptı. Edirne’nin sevilen isimlerinden Ciravoğlu, dün parti binasında Merkez İlçe Başkanı Yücel Balkan-lı’ya belediye başkan aday adaylığı için başvuru belgelerini iletti. Ci-ravoğlu’nun aday adaylığı başvu-rusu siyasi arena ve halk arasında heyecan uyandırdı. Ciravoğlu daha önce de 2014 ve 2019 yerel se-çimlerinde belediye başkan aday adaylığında bulunmuştu. ŞÜKRÜ CİRAVOĞLU KİMDİR? 1951 yılında Trabzon’da doğdu. İstanbul Çengelköy İlkokulu, Beylerbeyi Ortaokulu ve Haydar-paşa Lisesi’ni bitirdi. İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi mezunu. Bir süre İstanbul’da koz-metik üreticiliği ve İstanbul Eczacı Odası büro müdürlüğü yaptı. 1979 yılında Edirne SSK Hastanesi eczacılığı görevine başladı. 1982 yılından beri Edirne’de serbest eczane çalıştırmaktadır. Tekirdağ Eczacı Odası Yönetim Kurulu üyeliği ve Bölge Temsilciliği görevlerinden sonra 1997 yılında kurulan Edirne Eczacı Odası’nın Kurucu Başkanlığı ve 6 yıl da Oda Başkanlığı görevini yürüttü. Bir dönem de Ankara’da Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti’nde Denetleme Kurulu üyesi olarak görev yaptı. Sosyal ve sportif alanda; 10 yıl Profesyonel 2. lig de ( Bugünkü 1. Lig ) Edirnespor yöneticiliği ve 1 yıl Kulüp Başkanlığı yaptı. Bir dönem Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanlığı yaptı. Birçok dernek ve kuruluşta yöneticilik ve başkanlık yaptı. Siyasal yaşamı 1994 yılında CHP de başladı. 10 yıl Belediye Meclis üyeliği (4 yıl Başkan vekilliği), bir dönem Merkez İlçe yöneticiliği yaptı. Üç dönem İl Yönetim Kurulunda üye ve İl Eğitim sekreteri olarak çalıştı. Bir dönem ( 2011-2012 ) CHP Edirne İl Başkanı olarak görev yaptı. 2014 ve 2019 yerel seçimleri için Edirne Belediye Başkan aday adayı oldu.
Enez’de CHP’nin ilk kadın İlçe Başkanı Rüveyda Bitikli ve yine Enez eski Belediye Meclis Üyesi merhum Mimar Celal Bitikli’nin kızı, Şişli Belediyesi’nde 10 yıl görev yapan, Türkiye’nin birinci sınıf ilk kadın sanayi dalgıçlarından, İstanbul Üniversitesi Sualtı Teknolojisi ile Anadolu Üniversitesi mezunu Veteriner Sağlık Teknikeri Ege Bitikli, Enez’de CHP’den Belediye Başkanlığı aday adaylığı başvurusunu yaptı. Yaklaşan yerel seçimler nedeniyle Enez’de de hareketli günler yaşanıyor. Partilerde aday adayı olmak için başvurular sürüyor. CHP’de Belediye Başkanlığı için ilk başvuruyu Ege Bitikli Sakin yaptı. Enez’de CHP’nin ilk kadın İlçe Başkanı Rüveyda Bitikli ve yine Enez eski Belediye Meclis Üyesi merhum Mimar Celal Bitikli’nin kızı olan, “İstanbul Üniversitesi Sualtı Teknolojisi bölümü” mezunu Ege Bitikli, Türkiye’nin birinci sınıf ilk kadın sanayi dalgıçlarından… Aynı zamanda Anadolu Üniversitesi mezunu Veteriner sağlık teknikeri. İnsan hakları, sendikacılık, çevre hakları gibi konularda da sertifika düzeyinde eğitimler almış olan Ege Bitikli ciddi bir sivil toplum aktivisti… Çevre doğa hayvan hakları, kadın, çocuk, engelli hakları ile ilgili çalışmalar yapan sivil toplum örgütleri içinde aktif görevlerde bulunan ve sertifikaları olan Bitikli, Enez’de de halen 3 aktif dernekte yönetim kurulu Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyor.
10 yıl Şişli Belediyesi’nde görev yapan ve orada edindiği deneyimlerle yola çıktığını belirten Ege Bitikli yaptığı yazılı açıklamada şunları söyledi: “Doğup büyüdüğüm yer olan Enez’den üniversite eğitimim için ayrıldım ve eğitim hayatı iş hayatı sebebiyle bir süre ayrı kaldım. Ancak ailemin Enez’de olması ve her fırsatta ‘ soluğu Enez’de almam’ nedeniyle dünyanın en güzel yeri olarak nitelendirdiğim Enez’den bağım hiçbir zaman kopmadı. İstanbul’a yaşasam da Enez’de faaliyet gösteren derneklerde aktif görev aldım, eğitim sağlık kültür sanat alanlarında projeler geliştirip, buradaki gönüllü dostlar ile birlikte katkı sunmaya devam ettim. Kısa bir süre önce Enez’e kesin dönüş yapmaya karar verdim Döndüğümde Enez’in sorunlarına yönelik bir çalışma yaptım. Bu çalışma çocukluk ve gençlik yıllarımın Enez’inden çok farklı bir Enez tablosu ortaya çıkardı. Eğitim, sağlık, çevre sorunları, ulaşım sorunu, tarım hayvancılık ve eskiden Enez’in temel geçim kaynaklarından biri olan balıkçılığa, sosyokültürel yaşama dair birçok sorunun varlığına ilişkin tespitler yapıldı. Bu sorunların çözüm yollarına yönelik yapılan ayrı bir çalışma ile mevcut sorunların çözüm yolları, ne kadar sürede ve ne ölçekte bütçelerde çözümlenebilecekleri, hatta bazılarının finansman kaynakları dahi belirlendi. 20 yıllık sivil toplum çalışmalarım ve 10 yıllık belediyecilik deneyimim ve Enez için seferber olmaya hazır Enez’li insanların destekleri ve oluşturacağımız ortak akıl ile çözümün bir parçası olmak için aday oldum. Katkı sunmak isteyen herkesin desteğini bekliyorum, el birliği ve dayanışma ile Enez’i içinde bulunan tüm unsurları ile birlikte, herkes için iyi herkes için yaşanılır yapmak mümkün. Katılımcı, sosyal ve toplumcu belediyecilik anlayışı ile herkesin huzur sağlık ve mutluluk içinde yaşamasını sağlamak bizlerin elinde. Başka bir yerel yönetim mümkün,”
Saadet Partisi Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Edirne İl Koordinasyon merkezini ziyaretinde, ‘Riskli Yapıların ve Riskli Alanların Dönüştürülmesi Kanunu’nun on bir yıllık uygulamasında kesinlikle ve kesinlikle deprem yerine rantı dikkate aldığının görüldüğünü, insanların deprem korkusunun istismar edildiğini bildirdi Saadet Partisi Bursa Milletvekili Atmaca, Edirne İl Başkanı Av. Sinan Tekin ve il yönetim kurulu üyeleri Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Edirne İl Koordinasyon merkezini ziyaret etti. İl Koordinatörü Yılmaz Eren ve oda temsilcileri ile bir araya gelen Milletvekili Mehmet Atmaca ziyarette yaptığı açıklamada; şunları söyledi: “2012 yılında bir yasa çalışması gündeme geldi ve biz bunu ilk duyduğumuzda sevindik, yasanın adı çok güzeldi: ‘Riskli Yapıların ve Riskli Alanların Dönüştürülmesi Kanunu. Buna gerçekten bu ülkenin ihtiyacı var ve propagandaları yapılırken yapılan en büyük reklam işte ‘Biz depremlerde enkaz altında benzer manzaraları görmek istemiyoruz,bunu engellemek amaçlı işte bu kanunu düzenliyoruz’ denmiş idi. Ancak uygulamalarında gördük ki veya kanunun metni incelendiğinde görüldü ki, yapıldığı tarihte bile aslında riskli yapıların dönüştürülmesi gibi bir amacı yoktu. Bu tamamen ülkemizde mevcut kanun ve yönetmelikler gereği rant değeri aşırı büyüyen ama bu yönetmelikler gereği bir türlü çözümü yapılamayan ve ranta dönüştürülemeyen değerlerin ranta dönüştürülmesi için çıkarılmış bir kanundu. Bunun en büyük ispatlarından biri plan yapma yetkisinin Bakanlığa verilmiş olması ve yine aynı kanunda bir arsada plan yapılırken emsalin 1’den 15’e kadar çıkarılabilme yetkisinin Bakanlığa verilmiş olmasıdır. Tabii, uygulama başladı, 2012 yılından bugüne on bir sene geçti ve yapılan bir sürü uygulama var ama maalesef, bu uygulamalarda bu iddialarımız hep haklı çıkmış oldu. Riskli yapılar yerine rantı yüksek yapılar dönüştürüldü. Kent yapı stokumuzda ençok riskli yapıların bulunduğu bölümler kaçak ve imarsız alanlarda yapılan mühendislik hizmeti almamış kontrolsüz yapılardır ama uygulamada gördük ki kentlerimizin en değerli ve imarlı, hatta ve hatta üzerinde ruhsatlı yapı bulunan yerlerde bu dönüşümler oldu. Tabii burada, birkaç tane sıkıntı var bu kanunda. Bunun birincisi, yapıların riskli olup olmadığının tespiti konusu. Şimdi, belki ‘öngörülemeyen’ diye tarif edilen Kahramanmaraş depreminde de biz gördük ki aslında deprem yapıları çok yıkmıyor. Mevcut yapı stoku içerisinde yıkılan bina sayısı yüzde 10’u geçmiyor. Yani biz aslında riskli yapıların tespitiyle bu yıkılma olasılığı yüksek olan yapıları bulmayı amaçlamalıyız ama bu yapılmıyor, dönüşümü istenen yapıya ‘riskli’ gerekçesi uydurularak bu yasanın vermiş olduğu imkânlardan faydalanma fırsatı oluşturuyoruz. Tabii bir kısım raporlarda ifade edildiği gibi ülkemizde yaklaşık 35 milyon yapı stoku var. Bunun 6 milyonunun riskli olduğu iddia ediliyor. Bu rakam doğru değil. Deprem anında yıkılma olasılığı olan bina sayısı ki biz bunu amaçlıyoruz. Biz deprem anında yıkılacak yapıları öncelikle dönüştürmeliyiz. Çünkü can kaybının azaltılmasını amaçlamamız gerekiyor. Bu rakam da yüzde 10’ları geçmiyor. Yani ‘tasarım depremi’ diye adlandırdığımız Kahramanmaraş depreminde bile yıkılan yapıların toplam sayısı yüzde 10’u geçmemiştir. O yüzden bu riskli yapıların tespitiyle ilgili mutlak surette bir düzenleme yapılması ve depremde yıkılma olasılığı en yüksek olan yapılardan dönüşüme başlaması şarttır. Yine, ülkemizin ekonomik durumları dikkate alındığında bizim kentlerimizi yeniden yıkıp yapma gücümüz yok, bu bir aldatmacadır, Bunun yerine eğer amaç deprem ve can kaybının azaltılması olsaydı dönüşüm yerine güçlendirmeye daha çok önem verilmelidir. Çünkü biz biliyoruz ki birçok yapının küçük müdahalelerle, küçük maliyetlerle göçmesi engellenebilir,bunların hiç biri maalesef dikkate alınmamış oldu bu kanunda. Yani bu kanunun on bir yıllık uygulamasında biz gördük ki kesinlikle ve kesinlikle depremi dikkate almamış, rantı dikkate almıştır. Yani insanların deprem korkusu istismar edilmiştir.Tabii, kanun değişikliği talep edildi. Maalesef, tamamen yine rant amaçlı bir revizyon bu. Özellikle bu kanunun uygulanışında görülen hiçbir sıkıntı halledilmiş değil.Yine, riskli yapı tespitiyle ilgili hiçbir yeni düzenleme yok. Bu tamamen hukuki, idari ve mali yönlerini düzenleyen bir revizyon. Biz arzu ederdik ki -az evvel ifade ettiğim gibi- depremde çökme ihtimalî yüksek olan yapıları önceleyen bir yaklaşımla bu dönüşüm devam etsin.” dedi.