Kategori arşivi: Siyaset

Suiçmez üçüncü döneme talip!

Olgay GÜLER
Edirne İl Genel Meclisi’nde 2 dönemdir görev yapan AK Parti’li üye Mustafa Suiçmez, üçüncü dönem için aday adaylığı başvurusunu yaptı.
31 Mart 2024 yerel seçimler sürecinde aday adaylığı başvuruları devam ediyor. Edirne’de de belediye başkanlığı aday adaylıklarının yanı sıra, il genel meclisi ve belediye meclisi başvuruları da sürüyor. İl Genel Meclisi’nin AK Partili üyesi, Edirne Merkez ve Süloğlu Süt Üreticileri Birliği (SÜTÜB) Başkanı Mustafa Suiçmez önceki gün partide aday adaylığı başvurusunu gerçekleştirdi. Suiçmez’i açıklamasında, partililer ve dostları yalnız bırakmadı.


‘BİLGİ VE TECRÜBELERİMİZLE HİZMET ETMEYE DEVAM ETMEK İSTİYORUM’
Başvurusunun ardından konuşan Suiçmez, “10 yıllık tecrübemizle kırsalda yaşayan insanımızın, üreticilerimizin sesi olduk. Hiç bir ayrım yapmaksızın insanımızdan, muhtarlarımızdan gelen taleplerin hizmete dönüşmesi anlamında gayret gösterdik. Bu büyük aileye yeni dönemde de bilgi ve tecrübemizle hizmet etmeye devam etmek için aday oluyoruz, niyetimiz halis, sonuç da hayırlı olur inşallah” dedi.

DEVA Partisi’ne yeni il başkanı

Olgay GÜLER
DEVA Partisi il başkanlığından Eylül ayında istifa eden Kerem Arda’nın yerine Mustafa Tavukçu atandı.
DEVA Partisi Edirne İl Başkanlığı’nda 2 aydan bu yana beklenen atama gerçekleşti. İl Başkanlığı’na Mustafa Tavukçu atandı. Tavukçu, atamayla ilgili yaptığı açıklamada, amacının DEVA Partisi’ni Edirnelilere daha yakından anlatmak ve tanıtmak olduğunu dile getirdi. Tavukçu, 31 Mart yerel seçimlere de değinerek belediye başkan adaylarının kendi çevrelerinde saygı du-yulan ve her kesime hitap ede-bilen kişiler olacağını belirtti.
Hızla örgütlenerek çalış-maya başlayacaklarını ifade eden Tavukçu, “Genel baş-kanımız Ali Babacan’ın tensipleri ve Edirne İl Baş-kanlığı görevine atanmış bu-lunmaktayım. Öncelikli amacımız Demokrasi ve Atılım Partisi’ni ve Genel başkanımız Ali Babacan’ı Edirneli hem-şerilerimize daha yakından anlatmak ve tanıtmak olacaktır. İl Başkanı olarak önümüzdeki yerel seçimlerde Edirne Merkez dahil tüm ilçelerimizde hızla örgütlenip Belediye Başkan Adaylarımız ile seçimlere kendi parti logomuzla girmektir. Deva Partisi belediye başkan adayları kendi çevrelerinde sevilen saygı duyulan aynı zamanda her kesime hitap edebilen nitelikte olan kişilerden seçilecektir . Genel başkanımız Ali Babacan’ın hafta sonu yaptığı aday toplantısında açıklanan belediye başkan adayları tam da bu vizyonu tamamlar niteliktedir. Kuruluşundan beri birlikte çalıştığımız ve partimize emeği geçen tüm arkadaşlarımıza da ayrıca teşekkür ederim” dedi.

İYİ Parti Süloğlu’nda Zaptiye’ye emanet

İYİ Parti Edirne İl Başkanlığı, Süloğlu ilçe başkanlığı görevine Atilla Alada’nın yerine Hasan Zaptiye’nin atandığı duyurdu.
HASAN ZAPTİYE KİMDİR:
1967 yılında Süloğlu’nda doğmuştur
İlk ve orta okul eğitimini Süloğlu’nda tamamlamıştır.
Lise eğitimini Edirne Endüstri Meslek Lisesi’nde tamamlamıştır
Askerlik vazifesinden sonra iş hayatına esnaf olarak devam etmiştir.
Emekli olduktan sonra çiftçilik yapmaya başlamıştır.
Evli ve 4 çocuk babasıdır
DSP Süloğlu İlçe Başkanlığı görevinde bulunmuş
DSP belediye meclis üyeliği görevinde bulunmuştur
İYİ Parti’nin kurulmasıyla beraber İYİ Parti üyesi olmuş ve İYİ Parti il yönetiminde değişik kademelerde görev almıştır
01.12.2023 itibariyle Süloğlu İlçe Başkanlığı görevine atanmıştır

‘Engelli yurttaş dezavantajlı konuma itiliyor’

CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla bir anma mesajı yayımladı.
Milletvekili Yazgan“İnsan haklarına saygının bir gereği olarak devlet, yurttaşlarının eşitliğini gözetmelidir. İstihdamdan, eğitime, sağlıktan kamusal hizmetlere kadar birçok konu başlığında engelli yurttaşlar dezavantajlı konuma itilmektedirler. Sosyal devlet anlayışının bir gereği olarak devlet, dezavantajlı gruplar açısından gerekli düzenlemeleri yapmakla yükümlüdür. Engelli yurttaşların insan onuruna yaraşır, özgür, eşit ve bağımsız bir yaşama sahip olabilmesi, hepimiz için onurlu ve özgür bir yaşam anlamı taşımaktadır. Bu duygu ve düşüncelerle, her şeye rağmen bütün engelleri aşma azmine ve kararlılığına sahip tüm engelli vatandaşlarımızın Dünya Engelliler Günü’nü yürekten kutluyor, zihinlerdeki engellerin kalktığı bir toplumda hep birlikte mutluluk ve sağlıkla yaşamayı diliyorum.” dedi.
Milletvekili Yazgan’ın yazılı açıklaması şu şekilde:
“1992 yılında Birleşmiş Milletler tarafından alınan kararla 3 Aralık, Dünya Engelliler Günü olarak kabul edilmiştir. Birleşmiş Milletler Engelli Kişilerin Hakları Sözleşmesi’nin Türkiye tarafından onaylanarak yürürlüğe girmesinden bu yana 14 yıl, 5378 sayılı Engelliler Kanunu’nun kabul edildiği günden bu yana ise 18 yıl geçmesine rağmen; engelli bireylerin toplum yaşamına tam ve etkin katılımları önündeki yüzlerce engel maalesef ortadan kaldırılamadı.
Engelli bireylerin temel insan haklarından yararlanabilmeleri için koruma, saygı gösterme ve yerine getirme yükümlülüklerini hayata geçirmeyen kamu idaresi katılım mekanizmalarını işletmekten; ihtiyaç ve hak odaklı, sürekliliği olan politikalar üretmekten uzak yaklaşımları nedeniyle engelli bireyler, üretilen hizmetlerden diğer bireylerle eşit koşullarda yararlanamamakta, toplum yaşamına tam ve etkin katılamayarak dışarıda kalmaktadırlar.
Engelli bireylerin, temel hak ve özgürlüklerden kesintisiz bir şekilde yararlanabilmesi için, devlete, yerel yönetimlere, sivil topluma, hepimize büyük görevler düşmektedir. Siyasi iktidarın hak temelli yaklaşım yerine yardım ve sadaka temelli bir yaklaşım sergilemesi hem sosyal devlet ilkesini zedelemekte hem de acıma ve merhamet üzerine gelişen bir bakış açısını perçinlemektedir.
Bir diğer temel sorun başlığı ise engelli yurttaşların erişilebilirlik alanında yaşadığı sorunlardır. Türkiye’de erişilebilirlikle ilgili en önemli yasa Temmuz 2005’te Engelliler Kanunu adı altında yürürlüğe girdi. Yasaya göre kamuya açık alanlar ve binalar engelliler için uzatma süresiyle birlikte 10 yıl içinde erişilebilir hale gelmesi gerekiyordu. 7 Temmuz 2015’te süre doldu. Fakat aradan geçen bunca yılın sonunda engellilerin gündelik hayatını olağan şekilde yürütmesi için gereken adımlar kamu ida-releri tarafından tamamlan-mamış vaziyettedir.
Kamu binaları ve kamusal alanda engellilerin önüne çıkarılan erişilebilirlik prob-lemlerine dair yakın zamanda Edirne’deki kamu binaları ve kamusal alanların entelsizleş-tirilmesine yönelik bir soru önergesi de hazırladık ve hükümete Edirne’deki kamu binalarındaki ve kamuya açık alandaki erişilebilirlik çalışmalarının durumunu sorduk. Engelli hakları konusunda gerek engelli aylığı ve evde bakım aylığı konularında yaşanan adaletsizlikler gerekse de engelli yakınlarının sosyal güvenlik kapsamında yaşadığı sorunların Meclis’in verdiği yasama ve denetim faaliyetleri altında gündeme getirmeye devam edeceğiz. Engelli hakları mücadelesi eşit yurttaşlık mücadelesidir.
İnsan haklarına saygının bir gereği olarak devlet, yurttaşlarının eşitliğini gözetmelidir. İstihdamdan, eğitime, sağlıktan kamusal hizmetlere kadar birçok konu başlığında engelli yurttaşlar dezavantajlı konuma itilmektedirler. Sosyal devlet anlayışının bir gereği olarak devlet, dezavantajlı gruplar açısından gerekli düzenlemeleri yapmakla yükümlüdür. Engelli yurttaşların insan onuruna yaraşır, özgür, eşit ve bağımsız bir yaşama sahip olabilmesi, hepimiz için onurlu ve özgür bir yaşam anlamı taşımaktadır.
Bu duygu ve düşüncelerle, her şeye rağmen bütün engelleri aşma azmine ve kararlılığına sahip tüm engelli vatandaşlarımızın Dünya Engelliler Gününü yürekten kutluyor, zihinlerdeki engellerin kalktığı bir toplumda hep birlikte mutluluk ve sağlıkla yaşamayı diliyorum.”

Saadet’ten Dünya Engelliler Günü mesajı

Saadet Partisi Edirne İl Başkanı Av. Sinan Tekin, “3 Aralık Dünya Engelliler Günü’ dolayısıyla yayımladığı mesajda, engelli olduğu için hiç kimsenin toplumdan dışlanmaması, aksine engelinden dolayı hiçbir imkân ve fırsatlardan yoksun kalmamasına özen gösterilmesi gerektiğini bildirdi.
Av. Tekin Mesajında, “Ülkemizdeki engelli vatandaşların, önemli başlıca sorunlarından biri istihdam olduğuna vurgu yaparak, “Engelliler günü, Dünya üzerindeki ve ülkemizdeki engelli vatandaşların sorunlarına dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmak adına çok önemli bir gün. Bugünü engelli vatandaşlarımız adına, ciddi adımlar atmaya başlayacağımız bir gün olarak değerlendirmek, elbette çok daha anlamlı olacaktır” açıklamasını yaptı.
Ülke nüfusunun yaklaşık %12’sinin engelli vatandaşlardan olduğuna vurgu yapan Av. Tekin, “Bu da yaklaşık 10 milyon engelli nüfusumuz var demektir. Engelli vatandaşların, sosyal yaşamda ve iş alanlarında maalesef türlü problemler ile karşılaştıklarını görüyoruz. Bir insan, engelli olduğu toplumdan soyutlanmamalı, gerek toplum ve gerekse ülke yöneticileri tarafından kendilerine daha fazla hassasiyet gösterilmeli ve bireylerin sosyal, kültürel, eğitim ve öğretim yaşamlarını kolaylaştıracak icraatlara öncelik verilmelidir” uyarısında bulundu.
“Engelli vatandaşların, Türkiye’deki en önemli başlıca sorunlarından biri olan istihdam sorunu çözülmeli, tüketici konumundan üretici konumuna geçmeleri ve toplumda daha etkin olmaları sağlanmalıdır” vurgusunu yapan Av. Sinan Tekin, “Engellilerin çalışacakları iş sahalarının hazırlanmasına, insanca yaşama şartlarına kavuşturulmalarına, her türlü tesis ve alt yapıda kendileri için gereken kolaylığı sağlayıcı yatırımların yapılmasına özel bir itina gösterilmelidir. Engellilerin engelinden dolayı ihtiyaç duydukları her türlü araç ve gerecin, külfetsiz bir şekilde karşılanması için kolaylık sağlanmalıdır. Bunları üreten tesislerin de kurulması ve gelişmesi bir an önce teşvik edilmelidir” dedi.
“Engelliliğe yol açan sebeplerin ortadan kaldırılması hususunda Sağlık Bakanlığı gerekli ve yeterli çalışmaları yapmalı, bunun Devlet Politikası olarak sürdürülmesine özel önem verilmelidir” hatırlatmasını da yapan Av. Tekin, “Ağır engelliler için ‘Kerim Devlet Anlayışı’ esas alınarak hizmetler yürütülmeli, tüm engellilere gelir durumlarına göre belli oranlarda maddi destek sağlanıp, ağır engelliye sahip ailelere devlet tarafından yerinde bakım ve tıbbi hizmet verilmelidir. Engellilere verilen hizmetler ile ilgili yerel yönetimlere özel yetkiler ve imkânlar sağlanmalıdır. Engelli olduğu için hiç kimse toplumdan dışlanmamalı, aksine engelinden dolayı hiçbir imkân ve fırsatlardan yoksun kalmamasına özen gösterilmelidir. Bu maksatla atılacak her adım, engelli vatandaşlarımızın öz güvenlerini güçlendirecek ve hayata daha sıkı bağlanarak toplumda daha aktif ve üreten bir birey olmalarını sağlayacaktır” şeklinde konuştu.
Saadet Partisi’nin, geçmişte olduğu gibi gerek iktidarda, gerekse muhalefette iken, engelli vatandaşlar için çok önemli çalışmalara imza atmış ve engelli vatandaşların toplumdaki önemini ortaya koyduğunu hatırlatan Av. Sinan Tekin, “Saadet Partisi, engelli vatandaşlarımıza yapılacak olan hizmetleri göstermelik ve yapıyor gözükmek için değil, insani ve manevî değerleri önde tutarak ve dolayısıyla özümseyerek yapmaktadır. Saadet Partisi olarak bu vesile ile 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü bir ‘farkındalık günü’ olarak kabul ediyor, engelli bireylerin önlerindeki engellerin kaldırılmasını ve toplumda özgürce daha müreffeh bir hayat sürmelerini temenni ediyoruz” açıklamasını yaptı.

‘Gürkan hem suçlu, hem güçlü’

İYİ Parti eski İl Başkanı Ekrem Demir, uzun zamandır Edirne’de içme suyu kesintisi ve suyun aktığı zamanda temizlik yapılmayacak kadar çamurlu aktığına şahit olunduğunu belirterek, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’ı demagoji yapmakla suçladı.
Demir yaptığı açıklamada, Gürkan’ın yaklaşan yerel seçim nedeniyle bahaneler ürettiğini, konu ile ilgili twitter hesabındaki video paylaşımına bakıldığında kimsenin inanmadığını, yapılan eleştirilere tahammül edemediği için de kişileri engellediğinin görüldüğünü söyledi.
Yaklaşık altı senedir Edirne’nin suyunun Kayalıköy Barajı’ndan alındığını ve su alma yapısının yerini DSİ yetkilileri dışında çok az kişinin bildiğini, bilen insanlardan da sabotajcı ve vatan haini, millet düşmanı çıkmayacağını bildiğini kaydeden Demir, açıklamasında şunlara yer verdi:
“Edirne Belediye Başkanı Gürkan, kendi iş bilmezliğini ve hatalarını sağa sola çamur atarak kendini kurtarmaya çalışmaktadır!
Su alma yapısından, su direkt şebekeye basılmaz! Önce arıtmaya, oradan da depoya, depodan da şebekeye verilir. Şebekeye verilen su artık içilebilir sudur.
Halkın kullanımına arz edilen su halk sağlığı için her zamanki kontrollerle şehrin muhtelif yerlerinden su alınır, alınan su kontrol gönderilir. Bir sorun varsa her durumda tedbir alınır. Bu işlerin sorumlusu Edirne Belediyesi’dir. Bir kusur ve ihmal varsa Edirne Belediyesi’nindir.
Edirne Belediye Başkanı ‘hem suçlu hem güçlü’ moduna yatarak kendini mağdur göstermeye çalışmaktadır. Aklınca hemşerilerimizi kandırarak demagoji yapmaktadır.
Eğer su alma yatağında veya borusunda sorun varsa bir seneyi aşkın sular çamur akıyor, kimse oraya gitmedi mi?
Edirne Belediyesi Su İşleri Müdürlüğü ne iş yapar? Hemşerilerimizin bunca şikayetine rağmen Edirne’miz de ne oluyor?diyerek kimse gitmediyse bu vurdum duymazlık kimin suçudur? Suç senindir Recep senin…
Sen hiç bir şey bilmiyorsun, bilmediğini de bilmiyorsun! Suların neden çamurlu aktığını gel bana, söz veriyorum bila bedel Bilal’e anlatır gibi anlatacağım. Bizim görevimiz, milletin menfaatine dönüktür. Algı operasyonları ile değil gerçek ve doğru bilgilerle bilgilendirmektir.”

‘Çiftçinin borcu kar topu gibi’

Cumhuriyet Halk Partisi Edirne Milletvekili Ediz Ün, tarımsal üretimde her geçen gün çiftçilerin kredi kullanımını artırdığı ve üretime kredilerle devam ettiğini, çiftçi borçlarının 566 milyar sınırına yaklaştığını açıkladı.
Edirne Milletvekili Ediz Ün, yaptığı açıklamada, çiftçilerin tarımsal desteklerin 4 katı kredi kullandığını belirterek, “Yaz aylarında hasadın başlaması ile kredi kullanım miktarı Ağustos ayına kadar aylık olarak düşmeye başlamıştı. Ancak yeni üretim sezonun başlamasıyla çiftçiler ellerinde para kalmadığından yeniden kredi kullanmaya başladılar. Çiftçilerimiz 2023 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre %5,2, bir önceki yılın aynı ayına göre %97,4 daha fazla kredi kullandı. Geçen yıla göre borçları ikiye katladı” dedi.
Aynı zamanda Ziraat Mühendisi olan Ün, “Ülkemizin gıda ihtiyacının yurt içinden karşılanması için üretenin kazanması gerekiyor. Oysa çiftçi çalıştıkça borca batıyor, her yıl borcu katlanarak artıyor. Bu işte bir terslik var ve bu tersliğin adı AKP’nin tarım politikalarıdır. Ülke kaynaklarını çarçur ettikleri, Sudan’dan toprak kiralama gibi projelere milyonlar akıtıp Türk Çiftçisine hak ettiği, yasal hakkı olan parayı vermediler. Bir zamanlar kendi kendine yeten bir tarım ülkesi olan Türkiye’yi ithalat cennetine çevirdiler. Paralar yabancılara ve yandaş aracılara gitti.
Bugün çiftçilerin bankalara borcu 544 milyar lira, orman köylüsünün 7 milyar lira ve balıkçıların borcunun 15 milyar olduğu bir ortamda üretimi devam ettiremezsiniz. Bunun dışında geçen çiftçimiz Tarım Kredi Kooperatifinden 26 milyar lira kredi kullanmıştı. Bu rakam aynı oranda artmış ise en az 50 milyar lira civarında olduğunu tahmin ediyoruz. Bu nedenle gençler tarıma ilgi duymuyor. Çünkü gençler borç içinde bir hayat istemiyor” dedi.
Çiftçinin yeteri kadar desteklenmediğimi ifade eden Edirne Milletvekili Ediz Ün açıklamasını şöyle sürdürdü:
“2023 yılında çiftçilere 63 milyar 379 milyon liralık destekleme ödemesi yapılacak. Ancak çiftçinin son bir yılda kullandığı kredi miktarı ise 268 milyar lira 327 milyon lira. Çiftçilerimiz bu yılın ilk 10 ayında verilen desteğin 4 katı kredi kullandı. Çiftçilerimizin borcu kar topu gibi büyüme devam ediyor.”
Çiftçilerin borçlarının azaltılarak, kullanılan kredilerin yatırıma dönüştürülmesi gerektiği söyleyen Ün, “Ülkemizin 21 yüzyılın gereği olan akıllı tarım teknolojilerinde ileri gitmesi gerekmektedir. Dünyada yaşanan küresel ısınma ve iklim değişikliği, ekonomik krizler ve savaşlara karşı ülkemizin gıda bağımsızlığının sağlanmasının yolu bu milletin efendisi olan köylünün, üreticinin desteklenmesinden geçer” dedi.
Çiftçilerin borçlarının azaltılarak, kullanılan kredilerin yatırıma dönüştürülmesi gerektiği söyleyen Ün, “Çiftçi borçlarının en az iki yıl ödemesiz ve 8 yıla bölünmüş bir taksitlendirme ile gelirine göre ödeme planı yapmalıyız. Borçlar bir yandan azalırken çiftçimizi 21 yüzyılın gereği olan akıllı tarım teknolojilerinde hazırlamamız gerekmektedir. Dünyada yaşanan küresel ısınma ve iklim değişikliği, ekonomik krizler ve savaşlara karşı ülkemizin gıda bağımsızlığının sağlanmasının yolu bu milletin efendisi olan köylünün, üreticinin desteklenmesinden geçer” ifadelerini kullandı

‘Suda sabotaj iddiaları çok vahim’

Saadet Partisi Edirne İl Başkanı ve Genel İdare Kurulu Üyesi Av. Sinan Tekin, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’ın içme suyundaki bulanıklığın nedenine ilişkin açıklamaları üzerine, “Bu vahim iddialar araştırılsın ve sorumlular cezalandırılsın” dedi.
Saadet Partisi İl Başkanı Av. Tekin, Belediye Başkanı Gürkan’ın içme suyundaki bulanıklığın nedenine ilişkin yaptığı açıklamaları değerlendirirken şu ifadelere yer verdi:
“Yaklaşık bir haftadır sulardaki bulanıklık kamuoyunun gündemindeydi. Recep Gürkan’ın dün yaptığı açıklamaları izledim. Barajdaki borulara sabotaj yapıldığı iddia ediliyor. İddialar gerçekten çok vahim. Gerçekten çok üzüntü verici. İddiaların muhakkak surette aydınlatılması gerekir. Kayalıköy Barajı’ndan gelen su ile ihtiyaçlarımızın büyük bir kısmını karşılıyoruz. İnsan sağlığı her şeyden önemlidir. Su, insan yaşamında hayati bir önem taşımaktadır. Su sadece yaşam için gerekli bir nesne değil aslında yaşamın kendisidir. Bu vahim iddialar araştırılsın ve sorumlular cezalandırılsın” dedi.

Seçim takvimi belirlendi

Yüksek Seçim Kurulu 31 Mart 2024 Pazar günü yapılacak yerel seçimlerle ilgili takvimi yayınladı. Seçim takvimi 1 Ocak 2024’te başlayacak. Kesin aday listeleri 20 Şubat’ta teslim edilecek ve kesin aday listeleri 3 Mart Pazar günü ilan edilecek.
Resmi Gazete’de yayımlanan seçim takvimine göre, seçmen kütüklerinin güncelleştirilmesine kullanılan MERNİS’e veri alımı 1 Ocak’ta durdurulacak. Seçime katılabilecek siyasi partiler 2 Ocak’ta ilan edilecek. Seçmen listeleri 4 Ocak’ta askıya çıkarılacak ve itiraz süesi başlayacak. Listeler 17 Ocak’ta askıdan indirilecek. Siyasi partilerin oy pusulasındaki yerlerinin belirleneceği kura çekimi ise 27 Ocak günü yapılacak. 7 Şubat Çarşamba günü ise seçmen kütüleri kesileşecek seçmenlerin oy vereceği yerler ile sandıkların belirlenmesi işlemlerine başlanacak.
20 Şubat günü ise siyasi partiler belediye başkanlığı, bvelediye ve il genel meclisleri üyeliklerine ait aday listelerini teslim edecekler. Kesina day listelerinin ise 3 Mart ğazar günü il ve ilçe seçim kurullarınca ilan edileceği açıklandı.
SEÇİM TAKVİMİ AŞAĞIDAKİ GİBİ İŞLEYECEK

‘3 işsizden 1’i üniversite mezunu’

Saadet Partisi Edirne Merkez İlçe Başkanı Samet Kaya, ülkenin en önemli sorunlarından birinin işsizlik olduğunu belirterek, bu kesim arasında başı çekenlerden birinin de diplomalı işsizler olduğuna dikkat çekti.
Saadet Partisi Merkez İlçe Başkanı Kaya, yaptığı yazıyı açıklamada diplomalı işsiz sayısının her geçen gün artığını, her 3 kişiden 1’inin üniversite mezunu olduğunu söyledi. Kaya, açıklamasında şunlara yer verdi:.
“İşsizlik deyince genç işsizlik oranı başlı başına hepimizi düşündüren konuların önünde geliyor. Maalesef, işsiz var bu işsiz kesim arasında başı çekenlerden biri de diplomalı işsizlerimizdir. ülkemizde bugün tam 1 milyon 79 bin diplomalı yani işsiz her 3 kişiden 1’i maalesef üniversite mezunu. Peki, diplomalı işsiz sayısının bu kadar yüksek olmasının temel sebebi nedir? Burada Hükümetin hem istihdamdaki hem de eğitim alanındaki yanlışlıklarına bazı dikkatleri çekmek isterim.
Maalesef, en büyük sorun, en büyük problem planlamadır. Dünya’da atanamayan meslek grupları başka nerede, hangi ülkelerde var merak ediyorum doğrusu. Her ile bir üniversite denilerek çıkılan bu yolda neredeyse her sokak başına bir üniversite açıldı, üstelik üniversite sayısı her ilde değil, genel olarak İstanbul’daydı. Bugün Türkiye’de toplam 208 üniversite var ve biz 1617 yaşındaki çocuklarımızı 2324 yaşına kadar bir anlamda üniversitelerde tutuyor, daha sonra ‘Türkiye’nin sanayisinde ara eleman sıkıntımız var, teknik eleman sıkıntımız var; ara elemanımızı nasıl sağlayacağız?’ diye tedirgin oluyoruz.
Bu üniversitelerin 57 tanesi İstanbul’da faaliyet gösterirken diğer illerde de meslek yüksekokulları var, üniversiteler var ama oralarda bu üniversitelerin vasfı maalesef bir anlamda ‘Bölge esnafına katkı olsun’ düşüncesiyle hayata geçiriliyor.
Biz asla üniversite eğitimine karşı değiliz, lakin üniversitelerimizin bir çoğunun sadece ismi üniversitedir. Yani, baraj puanları kalktıktan sonra ve aslında daha da öncesinde barajı kıl payı geçen çok sayıda genç fahiş fiyatlarla akademik kadrosu yeterli olmayan, kaliteli eğitimin verilemediği, apartman dairesinden bozma üniversitelerde eğitim görmek zorunda kalıyor. İşte bu üniversiteler bugün yeni işsizler ordusunu doğuruyor. Bugün için bir an önce bu üniversiteler denetlenmeli ve belli bir kaliteye ulaştırılmalıdır.” dedi.