Kategori arşivi: Güncel

Sınır güvenliğine yeni ekipman ve araç!

Olgay GÜLER

Edirne’de Türkiye ile Bulgaristan arasında yürütülen IPA programı kapsamında, emniyet, jandarma ve göç idaresinde kullanılmak üzere, toplam 1 milyon 730 bin Euro değerinde elektronik malzeme ve araç hizmete alındı.

Edirne Valiliği ve İl Özel İdaresi’nin Bulgaristan’la yürüttüğü IPA programında devam eden ‘Daha Güçlü Sınırlar’ projesi kapsamında, optik okuyucular, kamera sistemleri, plaka tanıma sistemleri, tabletler, bilgisayarlar ve monitörlerin de aralarında bulunduğu çok sayıda elektronik malzeme ile iki 4×4 araç ve bir minibüs hizmete alındı. Toplam değeri 1 milyon 730 bin Euro olan elektronik malzeme ve araçlar, Edirne Valiliği önünde düzenlenen törenle, İl Emniyet Müdürlüğü, İl Jandarma Komutanlığı ve İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne teslim edildi. Törene Edirne Valisi Yunus Sezer, İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan, İl Jandarma Komutanı Albay Mehmet Kasım Ermiş ve İl Göç İdaresi Müdürü Metin Nacioğlu katıldı.

‘YASA DIŞILIĞIN ÖNÜNE GEÇMEDE TAKVİYE OLACAK’

Törende projeyle ilgili bilgi veren Vali Sezer, Edirne’nin bir sınır şehri olduğunu hatırlatarak, “Biz sınır şehriyiz. Büyük bir sınırımız var. Avrupa’ya açılan dört kapıya sahibiz ve sınırlarımızdan da biliyorsunuz geçmiş dönemlerde yoğun bir şekilde özellikle yasa dışı göçmen çok fazlaydı. Alınan tedbirlerle beraber Edirne’miz büyük ölçüde rota olmaktan çıktı göçmen trafiği yönüyle. Bugün de ‘Daha Güçlü Sınırlar’ projesi kapsamında daha önce sınır hatlarındaki bütün ulaşım yollarını yaptırmıştık, asansörlü kuleler yapılmıştı. Şimdi de emniyetimiz, jandarmamızın ve göç idaremizin tesisat ve araç gereç noktasında güçlendirilmesi için özel idaremizin ve valiliğimizin yürütmüş olduğu İPA kapsamında projeyi sonuçlandırdık. Burada da hem emniyetimize, jandarmamıza ve göç idaremize optik okuyuculardan kamera sistemlerine kadar, sahte kimliklerini tespit edilmesine yarayan araçlara kadar birçok aracı ve donanımı arkadaşlarımızın ihtiyaçlarına göre sisteme katmış olacağız. Bu manada da hem vatandaşlarımızın işlerini kolaylaştırma, hem de yasa dışılığın önüne, göçmen kaçakçılığı başta olmak üzere diğer kaçakçıların önüne geçecek araç ve gereçlerde takviye olacağını düşünüyoruz” dedi.

Alınan ekipmanların ve araçların, eksik görülen noktalarda kullanılacağını söyleyen Sezer, “Burada yaklaşık arkadaşlar 1 milyon 730 bin Euro’luk bir alım söz konusu. Kamera sistemlerinden, optik okuyuculara kadar birçok ekipman var. Donanım malzemesi var. Araçlar da var; arazi araçları ve minibüsler. Yoğunluklu kamera sistemleri, tabletler, optik okuyucular, jandarma plaka tanıma sistemleri. Bunlar bizim açımızdan önemli. Bütün ihtiyaçlarımızı karşılamaz ama bize takviye olacak. Önemli noktalara, eksik gördüğümüz noktalara koyacağımız HTS kamera, sabit kamera, hareketli kamera, görüntüleme merkezi kuruldu bir tane. Yine dört çarpı dört arazi araçları, monitörler, fotoğraf kabini, bilgisayarlar, fotokopi makinesi ve projeksiyon cihazları gibi birçok araç ve gereç de var bunların içerisinde” dedi.

Başpehlivandan geleneksel ‘hamam’ yürüyüşü!

Olgay GÜLER

Edirne’de bu yıl 665’incisi düzenlenen Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde başpehlivan olan Erkan Taş, kent merkezinde vatandaşlar tarafından coşkuyla karşılanırken; hamam geleneğini bozmadı.

Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’ne final müsabakasında Feyzullah Aktürk’ü yenerek başpehlivan olan Erkan Taş, Kırkpınar’ın geleneklerini yerine getirdi. Antalya Büyükşehir Belediyesi adına güreşen Erkan Taş, boynundaki altın kemer ile kent merkezinde kendisini karşılayan vatandaşları selamladı.

2022 yılı 661’inci Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Başpehlivanı, bu yılın üçüncüsü Mustafa Taş, kuzeni olan Başpehlivan Erkan Taş’ı bir an bile yalnız bırakmadı. Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir de hamam yolunda Taş’a eşlik etti.

Vatandaşların sevgi gösterisinde bulunduğu Taş, yolda yürümekte zorlandı. Taş, selamlamanın ardından başpehlivanların geleneği olan hamama da gitti.

Tarihi Saray Hamamı’na giden Taş, hamam girişinde imam tarafından Kuran’ı Kerim ile karşılandı. Okunan duanın ardından Taş ve ekibi gelenek gereği hamama giderek yorgunluğunu attı.

‘Çocukluk hayalimi gerçekleştirdim’

Olgay GÜLER

Edirne’de gerçekleştirilen 665’inci Tarihi Kırkpınar Yağlı Pehlivan Güreşleri’nde başpehlivan olan Erkan Taş, çocukluk hayalini gerçekleştirdiğini söyledi.

Kentte, 3-5 Temmuz tarihleri arasında 665’inci kez gerçekleştirilen Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin final gününde, Erkan Taş, baş kategorisinde Feyzullah Aktürk’le final karşılaşmasına çıktı. 30 dakikalık normal sürede yenişemeyen iki pehlivanın karşılaşması, puanlamaya gitti. Puanlamada rakibinden puan alan Erkan Taş, 2026 yılı Kırkpınar Başpehlivanı oldu. Antalya Büyükşehir Belediyesi adına güreşen başpehlivan Taş, dün antrenörleri ve ekibiyle birlikte, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’ı ziyaret etti. Ziyarete Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Özdemir de katıldı.

Belediye Başkan Gencan, heyeti belediye önünde Kırkpınar davul ve zurna ekibi eşliğinde karşıladı.

‘ÇOCUKLUK HAYALİMİ GERÇEKLEŞTİRDİM’

Ziyaretin ardından konuşan başpehlivan Erkan Taş, minik boydan başladığı Kırkpınar mücadelesinde başpehlivanlık birincisi olmanın gururunu yaşadığını söyledi. Taş, “Şükürler olsun, bu saha minik boyundan başpehlivanlık boyuna kadar geldik. Her yıl mücadelemizi sonuna kadar verdik. Alnımızın terinin son damlasına kadar yağlı güreşin olimpiyatı tarihi Kırkpınar yağlı pehlivan güreşlerinde Sarayiçi’nde Kırkpınar başpehlivanı olmak bana nasip oldu. O günlerin hayalini hep kuruyorduk. Hep bunun için çalıştık. Hep bunun için mücadele ettik. Şükürler olsun alnımız açık bir şekilde çıktık. Bu başarı bize nasip oldu. Çocukluk hayalimi gerçekleştirdim. Şu an gerçekten bu duyguyu tarif etmek çok zor. Kelimeler kifayetsiz kalıyor. Şükürler olsun diyorum tekrardan. Beni seven, destekleyen yağlı güreş seyircilerimize, Antalyalı destekçilerimize, Sinoplu hemşerilerime, hepsine çok selamlarımı söylüyorum. Hepsi sağ olsunlar, var olsunlar. Onlar olmazlarsa bizler de olmayız. Hepsine çok teşekkür ediyorum” dedi.

‘KIRKPINAR’A YAKIŞIR BİR MÜCADELE OLDU’

Kırkpınar’da, bir zamanlar televizyondan izlediği altın kemerli usta isimleri yendiğini dile getiren Taş, “Tarihte bu hep böyle olmuş. İlk turdan itibaren iddialı rakiplerini yenen, kemerli rakiplerini yenen, çırakların ustalarını yendiği maçların olduğu Kırkpınar’da genelde kemer alınmış. Bu ritüel bende de bozulmadı şükürler olsun. Kemerli ustalarımı yendim. Bir zamanlar televizyondan izleyip hayalini kurduğumuz acaba biz de onlar gibi olabilir miyiz? dediğimiz ustalarımı yendim. Bu duyguyu tarif etmek gerçekten çok zor. Şükürler olsun finale kaldım sonrasında. Finalde de zorlu rakibim, çok formda olan son dönem Feyzullah Aktürk abimizle karşılaştım. O da çok iyiydi. Ben de çok iyi olduğuma inanıyorum. Kıyasıya bir mücadele oldu. Tarihi Kırkpınar’a yakışır bir mücadele olduğunu düşünüyorum. Bana nasip oldu. Şükürler olsun, elhamdülillah diyorum” diye konuştu.

‘ARTIK HEP ALTIN KEMER İÇİN GELECEĞİZ’

Altın kemere hazırlandığı için tüm karşılaşmalar öncesi rakiplerini analiz ettiklerini kaydeden Taş, “Çok fazla maçımız olduğu için artık hemen hemen herkes güreş stilini biliyor. Herkes de ona göre çalışmalar yapıyor. Tabii ki biz de altın kemer için hazırlandığımız için bütün çalışmalarımızı, bütün rakiplerimize göre kendi kafamızda kurup ona göre tasarlıyoruz. Bu maçı zaten bekliyorduk, olağan bir maçtı. Çalışmamızın, azmimizin emeğini aldık şükürler olsun. Tabii ki artık bundan sonra bu sahaya, Edirne’ye her zaman altın kemer için geleceğiz. İnşallah altın kemerle de dönmek nasip olur diyorum” şeklinde konuştu.

Ziyarette konuşan Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Başpehlivan Taş, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Özdemir ve tüm ziyaretçilere teşekkür etti. Gencan, Taş’ın çocukluk hayalini gerçekleştirmesinden dolayı mutluluğunu ifade etti. Gencan, Taş’a başarılar diledi.

‎Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Özdemir ise Başkan Gencan’a misafirperverliği için teşekkür ederken Başpehlivan Taş’ın Kırkpınar Yağlı Güreşleri’ndeki başarısının güreş camiası için sürpriz olsa da kendileri için sürpriz olmadığını söyledi. Taş’ın çok çalışkan ve centilmen bir başpehlivan olduğunu belirten Özdemir, Taş’ı tebrik etti.

Türkiye’de En Uygun Oteller Nasıl Bulunur?

Türkiye, eşsiz doğal güzellikleri, tarihi zenginlikleri ve dört mevsim tatil imkânı sunan destinasyonlarıyla her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlıyor. İstanbul’dan Antalya’ya, Kapadokya’dan Fethiye’ye kadar birçok bölgede her bütçeye uygun konaklama seçeneği bulmak mümkün. Ancak doğru yöntemleri kullanarak hem kaliteli hem de ekonomik otelleri keşfetmek çok daha kolay hale gelir.

Erken Rezervasyonun Avantajlarından Yararlanın

Özellikle yaz sezonu, bayram tatilleri ve resmi tatillerde otel fiyatları önemli ölçüde artabilir. Seyahat planınızı önceden yaparak erken rezervasyon fırsatlarından yararlanabilir ve daha uygun fiyatlarla konaklama imkânı elde edebilirsiniz.

Fiyat Karşılaştırması Yapın

En uygun oteli bulmanın en etkili yollarından biri, farklı tesisleri tek bir platform üzerinden karşılaştırmaktır. Konum, fiyat, otel puanı, misafir yorumları ve sunulan hizmetleri birlikte değerlendirmek doğru tercihi yapmanıza yardımcı olur.

Bu noktada Mükemmel konaklamayı bulun ve yüz binlerce otel, apart, pansiyon ve tatil tesisini kolayca karşılaştırın. ZenHotels, kullanıcı dostu arayüzü sayesinde bütçenize ve beklentilerinize uygun konaklama seçeneklerini hızlıca listelemenize olanak tanır. Ayrıca platform; rekabetçi fiyatlar, geniş konaklama ağı ve 7/24 müşteri desteğiyle seyahat planlamasını kolaylaştırmayı amaçlamaktadır.

Misafir Yorumlarını İnceleyin

Otel seçiminde yalnızca fiyatı değil, daha önce konaklayan misafirlerin deneyimlerini de dikkate almak önemlidir. Temizlik, hizmet kalitesi, ulaşım kolaylığı ve genel memnuniyet düzeyi hakkında yapılan yorumlar, beklentilerinize uygun bir tesis seçmenize yardımcı olur.

Lokasyona Göre Arama Yapın

Konaklayacağınız otelin gezilecek yerlere veya ulaşım noktalarına yakın olması hem zamandan hem de ulaşım maliyetlerinden tasarruf etmenizi sağlar. Tatil amacınıza göre şehir merkezi, sahil kesimi veya doğayla iç içe bölgeleri tercih edebilirsiniz.

Kampanya ve Özel Fırsatları Takip Edin

Online rezervasyon platformları belirli dönemlerde özel indirimler ve kampanyalar sunmaktadır. ZenHotels da üyelerine ve kullanıcılarına dönemsel fırsatlar sunarak daha avantajlı fiyatlarla rezervasyon yapma imkânı sağlamaktadır. Geniş filtreleme seçenekleri sayesinde fiyat aralığı, yıldız sayısı, kahvaltı dâhil seçenekleri ve diğer özelliklere göre arama yapmak oldukça pratiktir.

Fethiye’de Konaklama Seçeneklerini Değerlendirin

Türkiye’nin en popüler tatil destinasyonlarından biri olan Fethiye; Ölüdeniz, Kelebekler Vadisi ve Saklıkent gibi doğal güzellikleriyle öne çıkmaktadır. Seyahatinizi planlarken Fethiye’da yakınındaki oteller seçeneklerini inceleyerek bütçenize ve tatil planınıza uygun konaklama alternatiflerini kolayca karşılaştırabilirsiniz.

Sonuç

Türkiye’de uygun fiyatlı otel bulmanın yolu; erken rezervasyon yapmak, fiyat karşılaştırması yapmak, kullanıcı yorumlarını incelemek ve güvenilir rezervasyon platformlarını tercih etmektir. ZenHotels, geniş konaklama ağı, kolay rezervasyon süreci ve avantajlı fiyat seçenekleriyle farklı bütçelere hitap eden çözümler sunarak seyahat planlamasını daha pratik hale getiren platformlardan biridir. Doğru planlama sayesinde hem ekonomik hem de konforlu bir tatil deneyimi yaşayabilirsiniz.

Küçücük köy dev organizasyonda!

Ziraat Bankası öncülüğünde düzenlenen 5. Tarım Ekosistemi Buluşması, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılımıyla İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Farklı illerden seçilen tarım kooperatiflerinin 30 stantta yerel ürünlerini tanıtma fırsatı bulduğu dev organizasyonda Çallıdere balı ile öne çıkan Lalapaşa Kadın Emeği Girişimciler Üretim ve İşleme Kooperatifi de bu seçkin isimler arasında boy gösterdi.

Tarımın tüm paydaşlarını bir araya getiren 5. Tarım Ekosistemi Buluşması’nda verimliliği artıran uygulamalar, üretime katma değer sağlayan yaklaşımlar, kadınların ve gençlerin üretime, girişimciliğe teşvik edilmesi ele alındı.

LALAPAŞA KADIN KOOPERATİFİ

Üreticilerin yenilenebilir enerji kullanarak tarladan pakete izlenebilir üretim ve topraksız tarım seracılığı gibi yenilikçi deneyimlerini aktardığı dev buluşmada farklı illerden seçilen tarım kooperatifleri kurulan 30 stantta yerel ürünlerini tanıtma fırsatı buldu. Böyle ayrıcalıklı bir organizasyona boy gösteren 30 seçkin isimden biri de Lalapaşa Kadın Emeği Girişimciler Üretim ve İşleme Kooperatifi oldu.

Lalapaşa’nın standında konuklar sadece kooperatifin değil, Edirne Yöresel’in ürünleri ile de tanıştı. Yer fıstığı. fıstık ezmesi, bademezmesi, kavala kurabiyesi, pirinç, bal, lavanta şişeleri, lavanta keseleri, acı biber, yöresel acı sos, hatta komşu il Kırklareli’nin hardaliyesinin bulunduğu stant büyük ilgi çekti.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN KONUŞTU

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Ziraat Bankası 5. Tarım Ekosistemi Buluşması programına katılarak bir konuşma yaptı. Erdoğan, yaptığı konuşmada, “42 ilimizde açacağımız 61 organize tarım bölgesiyle tarım alanında çok daha iyi yerlere geleceğiz, 15 organize tarım bölgesinde üretime başladık. Bu yıl beş bölgede daha ilk kez üretime geçmeyi planlıyoruz” dedi.

Sofralardaki ekmekten, bulgur, peynir ve zeytine kadar hemen her gıdada çiftçilerin emeği ve alın teri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, çiftçilere teşekkür ederek çalışmalarının bereketlenmesini diledi.

Türkiye’nin hiçbir dahli olmadığı hâlde iklim krizinin yansımalarına en fazla maruz kalan ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son yıllarda kuraklık yaşadık, orman yangınlarıyla mücadele ettik, sellerle, taşkınlarla, zirai don olaylarıyla karşılaştık. Tarımla birlikte turizme, ticarete, çevreye de zarar veren afetlerle yüzleştik. Özellikle geçen yıl bizi oldukça zorlayan bir sene oldu. Zirai dondan etkilenen üreticilerimize toplam 47 milyar lira ödeme yaptık. Hamdolsun bu yıl, yağışlar bakımından bereketli bir sene geçiriyoruz. Barajlarımız, göllerimiz, su kaynaklarımız, şükürler olsun doluyor. Nehirlerimiz, derelerimiz tam da özlediğimiz şekilde gürül gürül akıyor” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hasatlar yapıldıkça, rekolte açısından çiftçinin yüzünün de gülmeye başladığını anlatarak, “Arpada, buğdayda ve inşallah pek çok mahsulde bu yıl rekor bekliyoruz. Ülkemizde 206 çeşit tarım ürünü yetişiyor, bunların birçoğunda kendimize yeter durumdayız. Sebze üretiminde dünyada üçüncü, meyvede dördüncüyüz. 21 bitkisel ürün mahsulünde ise ilk üçteyiz, tohumda dünyada ilk 10 arasındayız. 117 ülkeye tohum ihraç ediyoruz” açıklamalarında bulundu.

Tarımsal destekler konusunda kat kat artışlar yaptıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Arazi toplulaştırma, araştırma merkezleri, yerli tohumculuk, gen bankası gibi alanlarda önemli yatırımlar gerçekleştirdik. Su ve sulama alanında 11 bine yakın eseri halkımızın hizmetine sunduk. Sulanan alan miktarını 7,3 milyon hektara çıkardık. Tabii en önemli desteği Ziraat Bankamız eliyle çiftçimizin finansal olarak desteklenmesi suretiyle gerçekleştirdik. Son 23 yılda tarımsal üretime reel rakamlarla yaklaşık 3 trilyon lira destek verdik. Geçen yıl sektöre verdiğimiz desteğin toplamı 706 milyar lirayı buldu. 2026 için tarıma doğrudan ve dolaylı olarak ayırdığımız rakam ise tam 939 milyar lira. Yani 1 trilyon liraya varan devasa bir rakamla üreticimizi destekleyeceğiz.”

TARIM VE HAYVANCILIK SEKTÖRÜNE YÖNELİK MÜJDELER

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarım sektörünü sevindirecek haberleri paylaşacağını ifade ederek, şunları söyledi:

“İlk olarak tarım noktasında kadın ve genç çiftçi kredisi limitini 3 milyon liradan 5 milyon liraya çıkarıyoruz. Yatırım kredilerinde 2 yıl anapara ödemesiz, 10 yıla kadar vadeyle öz kaynak katkısı aramadan ve Kredi Garanti Fonu teminat desteğiyle çok daha güçlü finansman imkânı sunacağız. İkinci haberimiz, atıl durumda bulunan büyükbaş süt ve besi işletmelerini yeniden üretime kazandırıyoruz. Süt hayvancılığı yatırımlarına 60 milyon liraya, besicilik yatırımlarına ise 40 milyon liraya kadar kredi sağlayacağız. İki yıl geri ödemesiz, sekiz yıla varan vadelerle üreticimizin yanında olacağız” diye konuştu.

Tarımda yenilenebilir enerji yatırımlarını daha güçlü şekilde desteklediklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çiftçilerimizin kendi elektriğini üretmesini teşvik ediyoruz. Bu kapsamda 15 milyon liraya kadar, sekiz yıl vadeli ve yüksek sübvansiyon oranlarıyla kredi imkânı sağlıyoruz. Böylece hem üretim maliyetlerini düşürüyor hem de çevre dostu üretimi destekliyoruz. Son olarak, küçükbaş hayvancılıkta kredi limitini 2 milyon liraya, büyükbaş hayvancılıkta ise 3 milyon liraya yükseltiyoruz. Tüm bu müjdelerimizin hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ziraat Bankası yönetimini bu buluşmaya öncülük ettikleri için tebrik ederek, 5’inci Tarım Ekosistemi Buluşması’nın çiftçi ve üreticiler başta olmak üzere millet için hayırlara vesile olmasını diledi.

Aramızdan ayrılanlar

BEDRİYE TUNA VEFAT ETTİ
Orhaniye Köyü sakinlerinden merhum Ziya Tuna’nın eşi, Zümbül Ündücü ve Zafer Tuna’nın anneleri Bedriye Tuna 88 yaşında vefat etti. Merhume dün Orhaniye Köyü Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Köy Mezarlığında toprağa verildi.
ŞENDOĞAN GURİT VEFAT ETTİ
Emekli Postacı Şendoğan Gurit 64 yaşında vefat etti. Merhume Sakiye ve merhum Burhanettin Gurit’in oğulları, Zühre Gurit’in eşi, merhum Fatih Gurit ve Ebru Gurit’in babaları, Selma ve Hülya’nın kardeşleri olan merhum Şendoğan Gurit, dün Sarı Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Acı Çeşme Mezarlığında toprağa verildi.
İLHAN ERTAŞ VEFAT ETTİ
Uzgaç Köyü sakinlerinden Gülay Ertaş’ın eşi, Meral Paluzar ve Erhan Ertaş’ın babaları, Faruk Paluzar’ın kayınpederi, Burak Paluzar ve Yağız Ertaş’ın dedeleri İlhan Ertaş 71 yaşında vefat etti. Merhum dün Uzgaç Köy Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından köy mezarlığında toprağa verildi.
OSMAN AKAN VEFAT ETTİ
Çavuşbey Mahallesi sakinlerinden Ruşen Akan’ın eşi, Serap. Seval ve Tarık Akan’ın babaları Osman Akan 86 yaşında vefat etti. Merhum dün Gazi Hoca Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Bademlik Camisinde toprağa verildi.
MEHMET ALİ NADAS VEFAT ETTİ
Abdurrahman Mahallesi sakinlerinden merhume Mualla Nadas’ın eşi, Hülya Dereli, Ayrur Osmantepe ve Fatih Nadas’ın babaları Mehmet Ali Nadas 91 yaşında vefat etti. Merhum dün Süle Çelebi Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Buçuktepe Mezarlığında toprağa verildi.

TÜRKİYE’DE TİYATRONUN ORTAYA ÇIKIŞI

Salih Hakan COŞKUNTUNA

Nisan 2026

DARÜLBEDAYİ’NİN KURULUŞ FELSEFESİ
VE ERKEN DÖNEM ESTETİK KRİZLERİ

Bir modernleşme pratiği olarak Darülbedayi’nin temel amacı, Batılılaşma doktrinlerini sanat ile somutlaştırmak, bu yolla bireyi ve toplumu dönüştürmektir (Nutku 2018, s. 53-54). Tanzimat Fermanı ile ivme kazanan Batı merkezli değişim düşüncesi, toplumsal yapıyı ve kurumsal işleyişleri derinden etkilemiştir. “Yeni toplum” inşa etme adına, sanat ve tiyatro merkeze alınmış; Tanzimat aydınları, entelektüel kesim ve Saray’ın “Batılılaşma İdeolojisi”, Osmanlı toplumsal dokusunu daha modern bir yapıya kavuşturma hedefinde birleşmiştir (Temel, 2016, s. 1769-1770). Darülbedayi’nin kuruluşu, bu makro-politik hedeflerin sanatsal bir izdüşümü olması nedeniyle tarihsel bir değere sahiptir. I’nçi Dünya Savaşıyla programlanan kurumsallaşma süreci sekteye uğramış ve bir bocalama dönemi başlamıştır. Savaş döneminde, Darülbedayi bünyesindeki mevcut kadro ile çalışmalar sürdürülmüş ve 13 Ocak 1915 gecesi için sembolik bir açılış programı hazırlanmıştır. Bu temsil kapsamında; Salih Fuad Bey’in denetiminde Victor Hugo’nun Ruy Blas (1838) dramında yer alan “Bon Appétit, Monsieur le Grand Inquisiteur!” (Afiyet Olsun Sayın Başengizisyoncu!) parçası, Rosa Hanım’dan bir neşide (şiir), Ahmet Fehim Efendi yönetiminde bir monolog ile tek perdelik bir komedi ve Mınıkyan Efendi’nin denetiminde Altı Aydan Beri adlı oyun sahnelenmiştir (Nutku, 2014, s. 54).
Darülbedayi’nin bu erken dönem tiyatro çalışmalarını sert bir dille eleştiren Ertuğrul, Fransızcadan çevrilen “bulvar komedilerini” estetik açıdan sığ bulmuş, vodvillerin adaptasyonuna ve hafif içerikli çevirilere, sanatın ciddiyeti ve toplumsal işlevi adına karşı çıkmıştır. Bu eleştiri, Türk tiyatrosunda “eğlence odaklı temsil” ile “sanat odaklı dramaturji” arasındaki ilk köklü estetik ayrışmadır. Ertuğrul bu ayrışmayı şu şekilde vurgular:
“Aslına bakılırsa, Darülbedayi topluluğu içinde huysuzluk, baş kaldırıcılık eden bir ben vardım… Ara sıra oyunbozanlık edişimin başlıca nedeni, oynanmak üzere seçilen Fransız sahnesinin hafif bulvar komedilerinin Türkçe’ye uyarlanmış kötü örneklerini kapsayan repertuarımızdı. Repertuar konusunda şöyle diyordum: yeni kurulmuş ve Belediye’den ödenek alan bir yarı kamusal kuruluş olan Darülbedayi’de adi vodvillere öncelik tanımamalı, seyirciye bir şeyler veren ciddi yapıtlar oynanmalıdır Edebi Kurul ise, bu kanıdaydı”. (Ertuğrul, 1989, s. 229)
Darülbedayi I’nci Dünya savaşı döneminde çalışmalarına devam etmiş ve temsiller vermiştir Ancak savaş sonunda Darülbedayi okul niteliğini yitirmiştir. 01 Kasım 1920 İstanbul Belediyesi Darülbedayi için yeni bir yönetmelik hazırlamış ve Darülbedayi sadece “Tiyatro Topluluğu” olarak kabul edilmiştir. “Önce Okul Sonra Tiyatro” düşüncesi tersyüz edilmiş ve eğitim-öğretim “Önce Tiyatro Sonra Okul” kavramına bürünmüştür (Nutku 2018: 55). Akabinde Darülbedayi’nin diğer sanat bölümleri kapatılmış ve kurumsal Tiyatro işleyişinde dağılma dönemi başlamıştır. Tiyatro adına yapılan diğer çalışmalarda Batı eğilimi hissedilse de yansıması gerçekleşmemiştir. 1921 yılında Darülbedayi’nin başına getirilen Ertuğrul, Avrupa’daki güncel estetik akımları ve tiyatro sanatındaki yenilikleri dönemin tiyatro pratiklerine entegre etmeyi hedeflemiştir. Ancak kurum bünyesindeki yapısal zafiyetler ve finansal yetersizlikler, sanatsal üretimi ve prova süreçlerini sekteye uğratmıştır. Bu kriz ortamında sanatçılar, kendi aralarında aldıkları bir kararla yönetimsel özerklik talebinde bulunmuşlardır. Darülbedayi Yönetim Kurulu ise bu karara kesin bir dille karşı çıkmış; sürecin sonunda Ertuğrul ile beraber olan sanatçıların kurumla ilişiği kesilmiştir (Nutku, 2018, s. 56).
Darülbedayi yönetimindeki yapısal eksiklikler nedeniyle, sahne çalışmaları sekteye uğramış; geleneksel meddah ve ortaoyunu tiplemeleri, niteliksiz Fransız ve İtalyan vodvillerine eklemlenerek estetik bir gerileme yaşanmıştır. Kurumdan ayrılan Muhsin Ertuğrul ve beraberindeki sanatçılar, modern tiyatro anlayışlarını muhafaza ederek yenilikçi üsluplarını sürdürmüşlerdir (Nutku, 2018, s. 56). Ertuğrul’un bu direnci, tiyatronun “estetik bir anlayışla ideolojik bir müdahale aracı” (And, 2014, s. 115-132) olduğu ilkesine dayanmaktadır. Cumhuriyet öncesi statükocu yönetim kültürünün engellerini aşmak adına sahneyi “siyasal bir kürsü” olarak konumlandıran Ertuğrul; “akıl” ve “vatan” kavramlarını, sahnenin sunduğu o melez ama dirençli alan üzerinden kolektif bilince aktarmıştır. Tanzimat’tan gelen bu mücadele sahası, tahayyül gücünü maddi gerçeklikle disipline eden entelektüel bir zeminin inşasını sağlamıştır. Bu evrede tiyatro, toplumsal meselelerin konuşulduğu platforma dönüşerek modern kamusal alanın teşekkülüne doğrudan katkı sunmuştur. Ertuğrul bu süreçte; tiyatronun akademik bir disiplin ve pedagojik anlayış olmaksızın icra edilemeyeceğine dair sarsılmaz inancını korumuştur.
(SÜRECEK)

Kapıkule – K.Andreevo hattında ortak mesai

Ticaret Bakan Yardımcısı Sezai Uçarmak ile Bulgaristan Gümrükler Ajansı Başkanı Nikolay Shushkov başkanlığında, iki ülke arasındaki sınır geçişlerinin hızlı ve güvenli sürdürülmesine yönelik işbirliği alanları Kapıkule’de yapılan toplantıda değerlendirildi.

Bulgaristan Gümrük Ajansı Başkanı Nikolay Şuşkov ile Türkiye Ticaret Bakan Yardımcısı Sezai Uçarmak’ın katıldığı toplantı, iki ülke kurumları arasında sürdürülen iş birliği kapsamında 3 Temmuz’da Kapıkule Sınır Kapısı’nda yapıldı. Şuşkov, program kapsamında Edirne Valisi Yunus Sezer ile de görüştü.

Toplantıda özellikle yaz tatili döneminin başlamasıyla birlikte sınır kapılarında yaşanan yoğunluk ele alındı. Batı Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşlarının yurda gelişleri nedeniyle otomobil ve yolcu trafiğinin önemli ölçüde arttığı, bunun yanı sıra yük taşımacılığındaki hareketliliğin de değerlendirildiği belirtildi.

Bulgaristan Gümrük Ajansı Başkanı Nikolay Şuşkov, Bulgaristan’ın Türkiye sınırındaki Kapitan Andreevo, Lesovo ve Malko Tırnovo gümrük kapılarının altyapısını geliştirmek ve geçiş kapasitesini artırmak için çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.

Şuşkov, Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nda gerçekleştirilecek yenileme çalışmalarının etaplar halinde yürütüleceğini ve bu süreçte yolcu ile araç geçişlerinin aksatılmayacağını ifade etti. Ayrıca planlanan “Kapitan Andreevo 2” sınır kapısının hizmete girmesiyle özellikle yük taşımacılığında kapasitenin önemli ölçüde artacağını ve sınır geçişlerinin hızlanacağını dile getirdi.

Edirne’de yaban mersini hasadı!

Olgay GÜLER

Edirne’nin İpsala ilçesine bağlı Kumdere köyünde, üreticilere yeni gelir kapısı oluşturması hedeflenen yaban mersini hasadı başladı.

İpsala Tarım ve Orman Müdürü Simge Ünlüsoy, üretici Ahmet Tarık Pamukçu’ya ait işletmeyi ziyaret ederek, hasat çalışmalarına katıldı ve üretim alanında incelemelerde bulundu. Ziyaret sırasında üreticiyle bir araya gelen Ünlüsoy, yaban mersini yetiştiriciliğinin bölgede modern tarım uygulamalarıyla her geçen gün geliştiğini belirtti.

Bölgedeki yaban mersini yetiştiriciliği hakkında bilgi veren Ünlüsoy, alternatif tarımsal üretimin yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çekti. Ünlüsoy, değişen iklim koşullarına uyum sağlayabilecek yeni ürünlerin bölge tarımına kazandırılması için çalışmaların sürdüğünü ifade etti. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü olarak üretimin artırılması, üreticilerin desteklenmesi ve sürdürülebilir tarımın güçlendirilmesi amacıyla çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüklerini belirten Ünlüsoy, alternatif ürünlerin yaygınlaşmasının hem üreticilere hem de bölge ekonomisine önemli katkılar sağlayacağını kaydetti.

İpsala’da son yıllarda ilgi gören alternatif ürünler arasında yer alan yaban mersininin, üreticilere yeni gelir kapıları oluşturması ve tarımsal çeşitliliği artırması hedefleniyor

‘Diploma Şart mı?’ kitabı raflarda

Olgay GÜLER

Edirneli Akademisyen Dr. Özdemir Ay’ın, ‘Diploma Şart mı?’ isimli kitabı, raflardaki yerini aldı.

Uzun yıllar akademisyenlik, yöneticilik ve kariyer mentorluğu yapan Dr.Ay, gençlerin en çok sorduğu sorulardan birine kitapla cevap verdi. “Diploma Şart mı?” adlı yeni kitabında üniversite seçimi, meslek seçimi, kariyer planlama ve yapay zekâ çağında geleceğin mesleklerini ele alan Dr. Ay, gençlere ve ailelere önemli mesajlar verdi. 30 yıllık akademik ve yöneticilik deneyimini bu kitapta bir araya getiren Dr. Özdemir Ay, özellikle üniversiteye hazırlanan öğrenciler, üniversite öğrencileri ve veliler için önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.

‘AMAÇ GENÇLERİN BİLİNÇLİ CEVAPLAR BULABİLMESİ’

Kitabın temel çıkış noktasının gençlerin kariyer planlamasında yaşadığı kararsızlıklar olduğunu belirten Dr. Ay, “Yıllardır seminerlerde, konferanslarda ve birebir görüşmelerde gençlerden aynı soruları duyuyorum. Hangi bölümü seçmeliyim? Hangi meslek bana uygun? Üniversite kazanırsam hayatım garanti olur mu? Bu kitap, gençlerin bu sorulara daha bilinçli cevaplar bulabilmesi için hazırlandı” dedi.

‘DİPLOMA TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL’

Kitapta sadece üniversite kazanmanın değil, kişinin kendisini geliştirmesinin de önemine dikkat çektiğini söyleyen Ay, günümüzde diploma sahibi olmanın tek başına başarı anlamına gelmediğini ifade etti. Ay, “Diploma önemli bir başlangıçtır ancak kariyerin devamını belirleyen şey kişinin bilgiye, beceriye ve kendini geliştirmeye yaptığı yatırımdır. Günümüz dünyasında işverenler yalnızca diplomaya değil; iletişim becerilerine, problem çözme yeteneğine, öğrenme isteğine ve karaktere de bakıyor” diye konuştu.

YAPAY ZEKÂ ÇAĞINA DİKKAT ÇEKİYOR

Kitabın önemli bölümlerinden birinin de yapay zekâ ve geleceğin meslekleri olduğunu belirten Dr. Özdemir Ay, gençlerin yalnızca bugünün değil, geleceğin dünyasına da hazırlanması gerektiğini söyledi. Dr. ay, “Meslekler değişiyor, çalışma hayatı dönüşüyor. Ancak öğrenmeye açık, değişime uyum sağlayan ve kendini geliştiren insanlar her zaman avantajlı olacaktır” şeklinde konuştu.

Dr. Özdemir ay, kitabın sadece öğrencilere değil, çocuklarının geleceği konusunda karar vermeye çalışan velilere de yol göstermeyi amaçladığını belirtti. Gençlerin hayatlarına yön verecek kararlar alırken bilinçli hareket etmelerinin önemine dikkat çeken Dr.Ay, “Diploma bir anahtardır. Ancak hangi kapıları açacağını belirleyecek olan kişinin kendisidir” dedi.