Kategori arşivi: Güncel

TIR’da 53 kilo skunk ele geçirildi

Olgay GÜLER

Kapıkule’den Türkiye’ye giren TIR’da polisin yaptığı aramada, 53 kilo 206 gram skunk ele geçirildi, 2 şüpheli gözaltına alındı.

Edirne Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nün uluslararası uyuşturucu madde ticaretini önlemeye yönelik çalışmaları kapsamında Kapıkule Gümrük Kapısı’ndan Türkiye’ye giren TIR durduruldu. TIR’da narkotik köpeği yardımıyla yapılan aramada 53 kilo 206 gram skunk ele geçirildi, 2 şüpheli gözaltına alındı.

Şüpheliler hakkında ‘Uluslararası Uyuşturucu Madde Kaçakçılığı’ suçundan işlem başlatıldı.

Açlık sınırı 36 bin lira sınırında

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, Mart’ta açlık sınırının önceki aya göre 1.856 lira artarak 35 bin 819 liraya çıktığını, yoksulluk sınırının ise 3 bin lira artarak 107 bin liraya yaklaştığına dikkat çekerek, açlık sınırının 28 bin 75 lira olan asgari ücretin 7 bin 774 lira üzerine çıkarken, en düşük emekli aylığının da açlık sınırının 15 bin lira 819 lira altında kaldığını bildirdi.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Edirne İl Başkanı Nedim Zobar, Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Ar-Ge birimi KAMU-AR’ın dört kişilik bir ailenin, dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için gereken gıda harcamasının yanı sıra diğer ihtiyaçlarını da yoksunluk hissi çekmeden karşılayabilmesi için yapması gereken aylık harcamayı dikkate alarak hesapladığı açlık-yoksulluk sınırı araştırmasının Mart 2026 sonuçlarını kamuoyu ile paylaştı. KAMU-AR’ın araştırmasında şunlara yer verildi:

“Açlık sınırının önceki aya göre 1.856 lira arttığı martta gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama ise 1 bin 153 liralık yükselişle 71 bin 7 liraya çıktı. İkisinin toplamından oluşan yoksulluk sınırı ise önceki aya göre 3 bin 9 lira artarak 106 bin 826 lira oldu. Açlık sınırı son bir yıllık dönemde 10 bin 94 lira, gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama 18 bin 502 lira ve yoksulluk sınırı 28 bin 596 lira arttı.

ÜCRETLER VE AÇLIK-YOKSULLUK SINIRI

Açlık sınırı bu yılbaşında 28 bin 75 liraya çıkarılan asgari ücretin 7 bin 744 lira, 20 bin lira olarak belirlenen en düşük emekli aylığının ise 15 bin 819 lira üzerine çıktı. Yıl başında yüzde 27 oranında zam yapılan asgari ücret, yüzde 18,6 oranında artırılan kamu çalışanlarının ücretleri, yüzde 12,19 oranında artırılan emekli aylıklarının satın alma gücünün büyük bir kısmı yılın ilk üç ayında eridi.

Asgari ücret martta dört kişilik bir ailenin sadece 24 günlük beslenme giderini, yoksulluk sınırının ise yüzde 26’sını karşılayabiliyor. Ailede üç kişinin asgari ücretle çalışarak haneye getireceği gelir bile yoksulluk sınırının 22 bin 601 lira altında kalıyor. Diğer bir ifadeyle üç asgari ücret giren dört kişilik bir ailenin geliri yoksulluk sınırının bile oldukça altında seyrediyor. Bu yılbaşından itibaren 20 bin liraya çıkarılan en düşük emekli aylığı ise sadece 17 günlük beslenmeye yetiyor.

Yüzde 18,6 oranında zamlanarak bu yılın ilk yarısı için aile ve çocuk yardımı dahil 61 bin 890 liraya yükselen en düşük memur maaşı yoksulluk sınırının yüzde 57,7’sini, 67 bin 630 liraya yükselen ortalama memur maaşı ise yüzde 653’ünü karşılıyor. Yoksulluk sınırını karşılayabilmesi için en düşük memur maaşının en az yüzde 72,6, ortalama memur maaşının ise yüzde 58 oranında artırılması gerekiyor.

AÇLIK SINIRI

Türkiye genelinde de yaygın şube ağı bulunan ve en fazla alış-veriş yapılan marketlerden Ankara’da derlenen fiyatlara göre, dengeli beslenebilmek için et- balık- yumurtaya aylık olarak yapılması gereken harcanma Mart’ta 493 lira, son bir yılda ise 3 bin 12 lira artarak 10 bin 660 liraya yükseldi.

Kuru bakliyat için yapılması gereken harcama önceki aya göre değişmedi ancak geçen yılın aynı ayına göre ise 191 liralık artışla 678 lira oldu.

Martta 3 lira azalarak 7 bin 288 liraya gerileyen süt, yoğurt ve peynir için yapılması gereken harcamada yıllık olarak ise 1.975 lira artış kaydedildi.

Meyve için harcanması gereken tutar önceki aya göre 96 lira artarken, geçen yılın aynı ayına göre ise 706 lira artarak 3 bin 127 lira oldu.  Sebze için yapılması gereken harcama ise önceki aya göre 1.254 lira artarak 5 bin 564 lira olarak gerçekleşti. Taze sebze harcaması geçen yılın aynı ayına göre ise 1.081 lira arttı.

Ekmek, un ve makarna gibi ürünler için yapılması gereken harcama martta değişmedi ve 2 bin 747 lirada, pirinç ve bulgur harcamaları da 1.654 lirada kaldı. Yağ için yapılması gereken harcama ise 20 liralık yükselişle 837 liraya çıktı. Ekmek, un ve makarna için yapılan harcama bir yıl öncesine göre 624 lira, pirinç, bulgur harcaması 668 lira, yağ harcamaları da 239 lira artış kaydetti.

Şeker, bal, pekmez, reçel harcaması önceki aya göre 4 lira yükselerek 2 bin 495 lira oldu. Aynı ailenin zeytin için yapması gereken harcama ise değişmeyerek 766 lirada kaldı. Şeker, bal, reçel harcamalarında son bir yılda 689 liralık, zeytin harcamalarında ise 185 liralık artış oldu.

Yetişkin erkek için 2.800, kadın için 2.200, genç için 3.000 ve çocuk için de 1.600 kalori esas alınarak yapılan hesaplamaya göre mart ayı açlık sınırı yetişkin erkek için 10 bin 458 liraya, yetişkin kadın için 8 bin 210 liraya, çocuk için 5 bin 961 liraya ve genç için de 11 bin 190 liraya yükseldi.

GIDA DIŞI HARCAMALAR

Yoksulluk sınırının belirlenmesinde gıda dışı ihtiyaçların fiyat değişimleri de esas alınarak yapılan araştırmaya göre, dört kişilik bir ailenin gıda dışındaki gereksinimlerini “insan onuruna yaraşır bir şekilde ve yoksunluk hissi çekmeden” karşılayabilmesi için aylık olarak yapması gereken harcama tutarı da martta 71 bin 7 liraya çıktı.

Martta dört kişinin ortalama giyim ve ayakkabı harcamaları 5 bin 609 lira oldu. Barınma (kira dâhil) harcamaları ortalama 20 bin 586 liraya, ev eşyası harcamaları 7 bin 577 liraya yükseldi. Sağlık harcamaları 2 bin 994 liraya, ulaştırma harcamaları 16 bin 490 liraya çıktı. Bilgi ve iletişim harcamaları 3 bin 118 liraya, eğlence ve kültür harcamaları 1.988 liraya, eğitim harcamaları 2 bin 773 liraya yükseldi. Tatil-otel harcamaları 5 bin 442 liraya ve çeşitli mal ve hizmetlerle ilgili ilgili harcamalar 4 bin 430 liraya kadar çıktı.

YOKSULLUK SINIRI

Dört kişilik bir ailenin insan onuruna yaraşır şekilde yoksunluk hissi duymadan yaşayabilmesi için yapması gereken gıda ile gıda dışı harcamaların toplam tutarını gösteren yoksulluk sınırı ise Mart 2026 itibariyle 106 bin 826 liraya tırmandı. Yoksulluk sınırında martta 3 bin 9 liralık, yılın ilk üç aylık döneminde 11 bin 913 liralık ve son bir yıllık dönemde ise 28 bin 596 liralık artış oldu.”

[

İpsala’da 35 kilo 392 gram uyuşturucu!

Olgay GÜLER

Edirne’de Yunanistan’a açılan İpsala Sınır Kapısı’nda yapılan iki ayrı operasyonda, otomobil ve minibüste toplam 35 kilo 392 gram uyuşturucu ele geçirildi, 2 sürücü gözaltına alındı.

İpsala Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri, Yunanistan’dan Türkiye’ye giriş yapmak üzere gelen Kuzey Makedonya plakalı otomobili şüphe üzerine x-ray taramasına sevk etti.  Otomobilde şüpheli yoğunluk tespit edilen tarama sonucu, narkotik dedektör köpeği İda’yla arama yapıldı. Aramada bagaj kapağı ve stepne bölgesi yanlarındaki boşluklarda, şeffaf poşetler içerisinde gizlenmiş 8 kilo 467 gram skunk ele geçirildi.

LPG TANKLARINDA UYUŞTURUCU BULUNDU

Türkiye’ye girmek üzere sınır kapısına gelen Bulgaristan plakalı minibüs de şüphe üzerine x-ray taramasına yönlendirdi. Şüpheli yoğunluk tespit edilen minibüste narkotik köpekleri İda ve Rose ile yapılan aramada LPG tanklarına gizlenmiş 26 kilo 925 gram skunk bulundu. Toplam 35 kilo 392 gram uyuşturucu ele geçirilen operasyonlarda, araç sürücüleri gözaltına alındı

Sınırda kaçak hayvan

Olgay GÜLER

Edirne’den Yunanistan’a açılan İpsala Sınır Kapısı’nda minibüste, yasadışı yollardan yurda sokulmak istenen 2 alpaka, 9 tavuk ve 58 güvercin ele geçirildi.

İpsala Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri, yurda giriş yapmak üzere Yunanistan’a açılan İpsala Sınır Kapısı’na gelen B.Ö. idaresindeki minibüsü durdurdu. Sürücü B.Ö. aracında yasaklı veya kaçak ürün bulunmadığını belirtirken, ekipler şüphe üzerine arama yaptı. Araçta yapılan aramada 2 alpaka, 58 cins güvercin ve 9 cins tavuk ele geçirildi.

Hayvanlar Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü ekiplerine teslim edilirken, sürücü gözaltına alındı.

Yine akran dehşeti!

Olgay GÜLER

Edirne’de eski TOKİ konutlarında T.A. (17), aynı yaştaki H.G.’yi, çocuk parkında pompalı tüfekle vurarak yaraladı, olay anı güvenlik kamerasına yansıdı.

Olay, dün öğleden sonra Kurtuluş Mahallesi Eski TOKİ Konutları’ndaki çocuk parkında meydana geldi. T.A., aralarında husumet olan H.G.’nin parkta olduğunu öğrenince yanına aldığı pompalı tüfekle parka gitti. T.A., burada H.G.’ye tüfekle ateş açtı. H.G. kaçmaya çalışırken, halı sahada top oynayan çocuklar da silah sesleri üzerine büyük panik yaşayarak sağa sola kaçıştı.

Bölgedeki Aile Sağlığı Merkezi’nde bulunan polisler olaya müdahale etti. T.A. kullandığı pompalı tüfekle yakalanıp, gözaltına alındı. Yaralanan H.G., Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı.

T.A.’nin pompalı tüfekle ateş açtığı ve çocukların kaçtığı anlar güvenlik kamerasına yansırken, olaya ilişkin başlatılan soruşturması sürüyor.

FETÖ’ye yeni operasyon

Edirne’nin de aralarında bulunduğu 32 ilde FETÖ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonlarda 64 şüpheli yakalandı.

Jandarma Genel Komutanlığı Terörle Mücadele Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Jandarma Komutanlıklarınca FETÖ Terör Örgütüne yönelik 32 ilde operasyonlar düzenlendi.

Adana, Aksaray, Amasya, Ankara, Aydın, Balıkesir, Bartın, Bolu, Bursa, Edirne, Erzurum, Eskişehir, Giresun, Gümüşhane, Hatay, İstanbul, Kahramanmaraş, Kastamonu, Kırıkkale, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Ordu, Osmaniye, Sakarya, Samsun, Tekirdağ, Tokat, Trabzon ve Yozgat’ta gerçekleştirilen operasyonlarda 64 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerden 41’i tutuklandı, 4’ü hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. Diğerlerinin işlemlerinin devam ettiği belirtildi.

Şüphelilerin; terör örgütünün güncel yapılanması içerisinde faaliyet yürüttükleri, örgüt içerisinde sorumlu şahıslar ile irtibatta bulundukları, terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım ettikleri, terör örgütüyle iltisaklı sözde yardım kuruluşlarına finans sağladıkları, sosyal medya hesapları üzerinden terör örgütü propagandası yaptıkları ve yurt dışına kaçma girişiminde bulundukları tespit edildi.

Operasyonlar sonucunda çok sayıda örgütsel doküman ve dijital materyal ele geçirildi.

Nama İfaya İzin Verilmesi Davası Nedir?

Nama ifaya izin verilmesi davası, borçlunun yerine getirmediği bir edimin, alacaklı tarafından mahkeme izni ile üçüncü bir kişiye yaptırılabilmesini sağlayan hukuki bir yoldur. Türk Borçlar Kanunu kapsamında düzenlenen bu dava türü, özellikle inşaat, tadilat ve sözleşmeye dayalı işlerde sıkça gündeme gelmektedir.

Uygulamada yüklenicinin işi yarım bırakması veya sözleşmeye aykırı şekilde eksik ifa gerçekleştirmesi durumlarında, alacaklı taraf mahkemeye başvurarak nama ifa talebinde bulunabilir. Bu tür uyuşmazlıklarda süreç, genellikle Antalya gayrimenkul avukatı tarafından teknik olarak ele alınmakta ve sözleşme hükümleri detaylı şekilde incelenmektedir.

TBK 113 – Nama İfa (Kanun Maddesi)

Türk Borçlar Kanunu’nun 113. maddesine göre:

“Yapma borcu borçlu tarafından ifa edilmezse, alacaklı, masrafı borçluya ait olmak üzere edimin kendisi veya başkası tarafından yerine getirilmesine izin verilmesini isteyebilir.”

Bu düzenleme ile birlikte alacaklıya, borçlunun yerine geçerek işi tamamlama imkânı tanınmıştır.

Nama İfa Davasının Şartları

Nama ifaya izin verilmesi talebinin kabul edilebilmesi için bazı şartların birlikte bulunması gerekir.

Yapma Borcu Bulunması

Nama ifa yalnızca yapma borçları için söz konusudur. İnşaat yapımı, tadilat işleri veya sözleşmeye dayalı üretim gibi edimler bu kapsamda değerlendirilir.

Borcun İfa Edilmemesi

Borçlu, üstlendiği edimi hiç yerine getirmemiş ya da eksik ifa etmiş olmalıdır. Eksik, ayıplı veya gecikmeli ifa durumları bu kapsamda değerlendirilir.

Mahkeme İzni Alınması

Alacaklı, işi doğrudan üçüncü kişiye yaptıramaz. Bunun için mutlaka mahkemeden izin alınması gerekir. Bu süreçte dava dosyasının doğru hazırlanması önem taşır ve uygulamada çoğu zaman bir Antalya avukat tarafından takip edilmektedir.

Nama İfa Davası Hangi Durumlarda Açılır?

Nama ifa davası özellikle şu durumlarda gündeme gelir:

  • Müteahhidin inşaatı yarım bırakması

  • Sözleşmeye aykırı imalat yapılması

  • Eksik veya ayıplı iş teslimi

  • Tadilat ve onarım işlerinin tamamlanmaması

Bu tür uyuşmazlıklar, uygulamada sıklıkla karşılaşılan ve detaylı inceleme gerektiren gayrimenkul kaynaklı ihtilaflar arasında yer almaktadır.

Nama İfa Davasının Sonuçları

Mahkeme tarafından nama ifaya izin verilmesi halinde:

  • Alacaklı, işi üçüncü bir kişiye yaptırabilir

  • Yapılan masraflar borçludan talep edilebilir

  • Gerekli durumlarda ek zararlar için tazminat istenebilir

Bu noktada yapılan giderlerin belgelenmesi ve doğru şekilde talep edilmesi önemlidir.

Nama İfa ile Tazminat İlişkisi

Nama ifa talebi ile birlikte, ortaya çıkan zararlar da talep edilebilir. Özellikle:

  • Gecikmeden doğan zararlar

  • Ek maliyetler

  • Değer kaybı

gibi kalemler dava kapsamında ileri sürülebilir.

Bu nedenle dava yalnızca işin tamamlanmasına değil, aynı zamanda uğranılan zararın giderilmesine de yöneliktir.

Yargıtay Kararlarına Göre Nama İfa

Yargıtay uygulamalarında nama ifaya izin verilebilmesi için bazı kriterler dikkate alınmaktadır:

  • Borçlunun temerrüde düşmüş olması

  • İşin tamamlanabilir nitelikte bulunması

  • Masrafların belirlenebilir olması

Bu kriterler doğrultusunda mahkemeler tarafından değerlendirme yapılmaktadır.

Nama İfa Davasında Süreç

Nama ifaya izin verilmesi için açılan davalarda süreç genel olarak şu şekilde ilerler:

  1. Sözleşmenin incelenmesi

  2. Borçlunun temerrüde düşürülmesi

  3. Mahkemeye başvuru yapılması

  4. Bilirkişi incelemesi

  5. Mahkeme kararı

Bu süreçte yapılacak eksiklikler, davanın uzamasına veya hak kaybına neden olabilir. Bu nedenle uygulamada dava süreci, genellikle gayrimenkul ve sözleşmeler alanında çalışan avukatlar tarafından takip edilmektedir.

ARC Hukuk & Danışmanlık, sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar ve nama ifa süreçlerine ilişkin dava takibi ve hukuki çalışmalar yürütmektedir.

Satış Danışmanı İş İlanları Sayısı Artıyor

Son yıllarda satış danışmanı iş ilanları sayısı oldukça fazla artış gösteriyor. Perakende sektöründe, mağaza ve satış alanlarında çalışacak deneyimli ve deneyimsiz satış danışmanlarına sık sık ihtiyaç duyuluyor.

Kariyerine yeni başlayan adaylar ve deneyimli profesyoneller için satış danışmanı iş fırsatları, SecretCV.com gibi popüler kariyer platformları üzerinden yayınlanıyor.

Satış danışmanı pozisyonu için hem part-time hem de tam zamanlı iş ilanları yayınlanıyor. Satış danışmanı olarak çalışmak isteyen adayların iletişim becerileri mutlaka yüksek olmalıdır.

Satış Danışmanı İş İlanları Büyükşehirlerde Yoğun İlgi Görüyor

Satış danışmanı iş ilanları İstanbul, İzmir ve Ankara gibi büyük şehirlerde yoğun olarak ilgi görüyor. Firmalar, işe alım süreçlerinde iletişim becerileri yüksek adaylara öncelik tanıyor.

Satış danışmanları, müşteri memnuniyetini artırmak ve belirlenen satış hedeflerine ulaşmak gibi sorumluluklara sahiptir. Büyükşehirlerdeki perakende, mağazacılık, satış ve hizmet sektörlerinin aktifliği, sürekli olarak satış danışmanı elemanları için kariyer olanaklarının artmasını sağlıyor.

Part Time Satış Danışmanı İş İlanları

Part time satış danışmanı iş ilanları, ek gelir elde etmek isteyenler ve öğrenciler tarafından yoğun ilgi görüyor.

Part time mağaza satış danışmanı olarak çalışmak; müşterilere ürün tanıtımı yapmak, mağaza içi satışları gerçekleştirmek gibi çeşitli görevleri kapsıyor.

Firmalar, sundukları yarı zamanlı iş ilanları için başvuru yapan adayların iletişim becerilerine önem veriyor.

Özellikle öğrenciler tarafından yoğun ilgi gören satış danışmanlığı iş ilanları, sunduğu esnek gün ve çalışma saatleri ile dikkat çekiyor. Bireyler, eğitim hayatlarına devam ederken aynı zamanda gelir ve deneyim kazanma fırsatı bulabiliyor.

Günümüzde birçok firma, ilanlarını Secretcv.com gibi güvenilir işçi bulma siteleri üzerinden yayınlamayı tercih ediyor. Siz de Secretcv.com adresini ziyaret edebilir ve satış danışmanı iş ilanları için yayınlanan tüm güncel fırsatlara anında erişebilirsiniz!

Engelli Satış Danışmanı İş İlanları İstihdam Fırsatları ile Dikkat Çekiyor!

Son yıllarda engelli satış danışmanı iş ilanları büyük bir ivmeyle artış gösteriyor. Engelli adaylara yönelik iş ilanları oldukça dikkat çekiyor.

Eşit fırsat sunan firmaların engelli satış danışmanı pozisyonu için yayınladıkları ilanlar, adaylar tarafından yoğun ilgi görüyor. Adaylar, ilanlara başvuru yapmadan önce mutlaka ilan detaylarını incelemelidir.

Deneyimsiz Satış Danışmanı İş İlanları İçin Fırsatları Keşfedin

Deneyimsiz satış danışmanı iş ilanları, kariyerine yeni başlayacak adaylar için çok önemlidir. Bu ilanlar, daha önce deneyimi olmayan adayların başvurabileceği pozisyonları kapsamaktadır. Firmalar, öğrenmeye açık, güler yüzlü ve satış hedeflerini gerçekleştirebilecek adayları işe almayı tercih etmektedir.

Satış Danışmanı İlanlarına SecretCV Üzerinden Kolayca Ulaşabilirsiniz!

SecretCV, Türkiye genelindeki tüm satış danışmanı iş ilanlarını adaylar ile buluşturuyor. Deneyimli bir satış danışmanıysanız veya kariyerinize bu alanda başlamak istiyorsanız, SecretCV’deki güncel ilanlar size uygun seçenekler sunuyor!

Siz de hemen SecretCV üzerinden “Satış Danışmanı İş İlanları” sayfasını ziyaret ederek başvuru yapın ve kariyerinize güçlü bir adım atın!

Yurt Dışında Doğan Çocuğun Vatandaşlığı Nasıl Olur?

Yurt dışında doğan çocukların vatandaşlık durumu, anne veya babanın vatandaşlığına göre belirlenir ve bu süreçte resmi başvuruların doğru şekilde yapılması gerekir. Türk vatandaşı anne ya da babadan yurt dışında doğan çocuklar, belirli şartlar kapsamında doğumla Türk vatandaşlığı kazanabilir. Ancak doğumun yabancı ülkede gerçekleşmesi nedeniyle konsolosluk işlemleri, nüfus kayıt süreci ve belgelerin hazırlanması dikkatle yürütülmelidir. Başvuru sürecinin eksiksiz tamamlanması için özellikle bu alanda deneyimli bir Şişli avukat desteği, gerekli evrakların hazırlanması ve başvurunun doğru mercilere yapılması açısından önem taşıyabilir. Doğum belgesi, ebeveyn kimlik bilgileri ve konsolosluk kayıtları sürecin temel belgeleri arasında yer alır.

Başvuru Sürecinde Dijital Kayıt ve Belge İşlemleri

Yurt dışında doğan çocuğun vatandaşlık işlemlerinde elektronik randevu sistemleri, konsolosluk başvuruları ve dijital belge doğrulamaları önemli bir yer tutar. Özellikle farklı ülkelerden alınan belgelerin sisteme yüklenmesi, apostil işlemleri ve tercüme süreçlerinin doğru yürütülmesi gerekir. Bu noktada teknik sürece hâkim bir bilişim avukatı desteği, online başvuruların yapılması, elektronik sistemlerde oluşabilecek hataların giderilmesi ve başvurunun dijital ortamda takibi açısından fayda sağlayabilir. Belgelerin eksiksiz sunulması ve başvurunun doğru kategoride yapılması sürecin hızlanmasına katkı sunar.

Sınır Dışı Etme Kararına İtiraz

Bazı durumlarda çocuğun ebeveynlerinden biri hakkında verilen sınır dışı etme kararına itiraz süreci, çocuğun vatandaşlık işlemleriyle birlikte değerlendirilebilir. Özellikle çocuğun Türk vatandaşı olması veya vatandaşlık hakkı bulunması, sınır dışı kararının uygulanmasında önemli bir faktör olabilir. Bu tür durumlarda aile birliğinin korunması ilkesi dikkate alınır ve idari işlemler yeniden değerlendirmeye alınabilir. Bu nedenle vatandaşlık süreci ile sınır dışı kararına karşı yapılacak hukuki başvuruların birlikte yürütülmesi gerekebilir.

Yurt Dışında Doğan Çocuk Türk Vatandaşlığını Nasıl Kazanır?

Türk vatandaşı anne veya babadan yurt dışında doğan çocuklar, soy bağı esasına göre doğumla Türk vatandaşlığı kazanabilir. Bunun için doğumun ilgili Türk konsolosluğuna bildirilmesi ve nüfus kaydının oluşturulması gerekir. Doğum belgesinin ibraz edilmesi, ebeveynlerin kimlik bilgileri ve evlilik belgeleri başvuru sürecinde istenir. Başvuru tamamlandıktan sonra çocuk Türkiye Cumhuriyeti nüfus kayıtlarına işlenir ve kimlik başvurusu yapılabilir. Bu işlem, çocuğun Türkiye’de haklardan yararlanabilmesi açısından önemlidir.

Konsolosluk Üzerinden Vatandaşlık Başvurusu

Yurt dışında doğan çocukların vatandaşlık işlemleri genellikle Türkiye Cumhuriyeti konsoloslukları aracılığıyla yapılır. Başvuru sırasında doğum belgesi, pasaportlar, ebeveyn kimlikleri ve varsa evlilik cüzdanı sunulur. Belgelerin ilgili ülke makamlarından alınmış olması ve gerektiğinde apostil ile onaylanması gerekir. Konsolosluk tarafından yapılan inceleme sonucunda uygun görülmesi halinde çocuk nüfusa kaydedilir. Bu süreçte belgelerin eksiksiz olması başvurunun hızlı sonuçlanmasını sağlar.

Yurt Dışında Doğan Çocuğun Kimlik ve Pasaport İşlemleri

Vatandaşlık işlemi tamamlandıktan sonra çocuk adına Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartı ve pasaport başvurusu yapılabilir. Kimlik başvurusu konsolosluklardan veya Türkiye’de nüfus müdürlüklerinden gerçekleştirilebilir. Pasaport işlemleri için ebeveynlerin onayı ve gerekli belgelerin sunulması gerekir. Bu işlemler tamamlandığında çocuk Türk vatandaşı olarak Türkiye’de eğitim, sağlık ve diğer haklardan yararlanabilir.

Vatandaşlık Başvurusunda Dikkat Edilmesi Gerekenler

Başvuru sürecinde doğumun zamanında bildirilmesi, belgelerin doğru hazırlanması ve konsolosluk işlemlerinin eksiksiz yürütülmesi önemlidir. Yabancı ülkede düzenlenen belgelerin tercüme edilmesi ve resmi onaylardan geçirilmesi gerekebilir. Ayrıca ebeveynlerin medeni durumu ve vatandaşlık bilgileri de başvurunun değerlendirilmesinde etkili olabilir. Bu nedenle sürecin dikkatle yürütülmesi ve gerekli belgelerin eksiksiz sunulması vatandaşlık işlemlerinin sorunsuz tamamlanmasına katkı sağlar.

ATATÜRK’ÜN EDİRNE – KIRKLARELİ GEZİSİ, SİYASET KÜLTÜRÜMÜZDE EDİRNE – KIRKLARELİ MAYASI

Hüseyin ERKİN
DSİ em. Böl. Müd. Yrd.

Dünyaya örnek bir Kurtuluş Savaşı sonrasında kurulan Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin muhafazakâr toplum yapısı, cumhuriyet devrimlerini hızlı bir şekilde benimseyememesi, yaşanan kuraklık ve 1929 yılındaki büyük buhranla birlikte yaşanan ekonomik kriz, yoksulluk ve ağır vergiler toplumda gerginlik ve sıkıntı yaratmıştır.


Her şeye rağmen Genç Türkiye Cumhuriyeti 1923’ten 1930’a kadar o günün şartlarında devletçilik anlayışı ile sağlam para, denk bütçe ve sıkı bir mali disiplinle korumacı ekonomi politikası izlenerek büyük bir atılım yapmıştır. Uygulanan bu politikalar, az da olsa toplumsal bir muhalefet yaratmıştır. Yaşanan kuraklığın tarımsal üretimdeki etkilerini dünyayı kasıp kavuran büyük buhranın ülke genelinde etkisini ve Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren uygulamaya sokulan devrim ve düzenlemelerin toplum üzerindeki etkilerini yerinde görmek üzere Büyük Önder Atatürk yurt gezileri yapmıştır. Aldığı izlenimlerde de yurttaşların bu sıkıntılar içinde zorluk çekildiğini ve tepkilerini gördü.
30 Haziran – 5 Eylül 1930 tarihleri arasında kaldığı Yalova’da yakın arkadaşı ve Türkiye’nin Paris Büyükelçisi ve okul arkadaşı Fethi Okyar ile görüşerek, Serbest Cumhuriyet Fırkası’nı kurması konusunda onu ikna etti.12 Ağustos 1930’da parti kuruldu. Bu sayede hem Cumhuriyet Halk Fırkası’nın gayretli ve azimle çalışmasının azalmasına, hem de kontrolsüz bir muhalefetin doğmasına engel olunacaktı.
Serbest Cumhuriyet Fırkası kısa sürede Trakya ve Ege bölgesi ile sahil bölgelerinde teşkilatlanarak taraftar bulmuştur. 1930 Eylül ve Ekim aylarında gerçekleştirilen yerel seçim, Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki ilk çok partili seçimdir. Bu seçimlerde belediye başkanları, belediye meclis üyeleri arasından ve meclis üyeleri tarafından iki kademeli olarak seçildi.


Bu seçimlerin önemli bir özelliği de kadınların da ilk kez seçme ve seçilme hakkına sahip olmasıdır. Seçimlerde kadın-erkek ayrımı yapılmaksızın 18 yaşını tamamlamış olan tüm vatandaşlar seçme, 25 yaşını tamamlayanların ise seçilme hakkına sahip olması ilk kez çıkarılan yerel seçim kanunuyla gerçekleşmiştir
Yerel seçimden bir ay önce kurulmasına rağmen birçok ilde hızlıca teşkilatlanan Serbest Cumhuriyet Fırkası, yapılan seçimlerde 502 seçim bölgesinde 31 belediye seçimini kazanan parti olmuştur. Edirne, Kırklareli, Çanakkale, İzmir, Aydın, İstanbul, Bursa, Samsun, Amasya, İçel ilçelerinde bir kısım belediye başkanlıklarını Serbest Cumhuriyet Fırkası kazandı. Bir çok ilçede de başa baş seçim yarışı geçmiştir.
Bu seçim yılında Edirne ilimizin ekonomik durumuna göz attığımız da, Balkan Savaşları sonrası ve Cumhuriyetin kuruluşu ilk yıllarında yaşanan zorluklar ve tarımsal üretim sıkıntısı oluşan ekonomik durum, Edirne ve bölgedeki ticaretin Yahudi işadamlarının eline geçmesine sebep olmuştur.
Edirne merkez ve Uzunköprü ilçesi, 1873 tarihinde inşa edilen demiryolları bağlantısı ve 1925 yılında kurulan ticaret borsası ile Edirne’nin önemli bir ziraat ve ticaret merkezi konumundadır. Azalan talep dolayısıyla bu ekonomik kriz bölgenin önde gelen borsası konumunda bulunan ve “ticaret iskelesi” olarak tanımlanan Uzunköprü başta olmak üzere Keşan ve İpsala gibi civar ilçeleri de olumsuz yönde etkilemiştir.
Ülke genelinde ve bölgemizde bu sıkıntıların yaşandığı günlerde kurulan Serbest Cumhuriyet Fırkası Trakya illerinde kısa sürede teşkilatlanmış ve yapılan yerel seçimlerde Edirne merkez ve Uzunköprü de Cumhuriyet Halk Fırkası ile Serbest Cumhuriyet Fırkası arasında başa baş bir mücadele olmuş, Keşan’daki seçimi Serbest Cumhuriyet Fırkası kazanmıştır. Keşan belediye başkanı daha sonra idari ve hukuki yolla görevden alınmıştır.


Kırklareli de Pınarhisar, Lüleburgaz ve Vize’de Serbest Cumhuriyet Fırkası seçimlerde başarılı olmuştur. Ankara’daki siyasi bakış açısından güdümlü ve Cumhuriyet Halk Fırkası yararına kurulmuş bir muhalefet partisi olsa da Kırklareli ve birçok ilde ve Edirne’deki halkın nazarında Serbest Cumhuriyet Fırkası gerçek bir muhalefet partisi olarak algılanıp siyasal açıdan bir alternatif olarak düşünülmüştür.
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, çok önemsediği bu seçim sonuçları sonrasında çok sayıda bakan ve kalabalık bürokrat ekibiyle halkın nabzını tutmak ve sorunları yerinde inceleyip çözüm bulabilmek için yurt gezisine çıkmaya karar verdi.
17 Kasım 1930 da Serbest Cumhuriyet Fırkası kapatılır. 17 Kasım 1930 – 6 Ocak 1931 ve 26 Ocak 1931 – 2 Mart 1931 tarihleri arasında yurt gezisi yaptı. 19-25 Aralık 1930 tarihleri arasında Trakya gezisine çıktı. Ardından muhalefete desteğin olduğu bölgelerdeki toplumsal ve iktisadi sorunları yerinde görmek ve halkın içinde görünmek amacıyla Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK 19 Aralık 1930 da Kırklareli’ni, 21 Aralık 1930’da Edirne’yi ziyaret etmiştir.
Kırklareli’de Alpullu Şeker Fabrikası’nı ve kurumları ziyaret ederek halkla görüşerek bir gece kaldı. Edirne’de beş gün kalmayı planladığı halde Menemen Olayı dolayısıyla geziden erken ayrılmıştır.Trakya’nın gönülden bağlı oldukları Mustafa Kemal Paşa’nın Kırklareli ve Edirne’ye gelişi vilayet sakinlerinde büyük heyecan yaratmıştır. Edirneliler, bölgelerine yatırım yapılamamasından, Yahudilerin idare ettiği piyasaların neden olduğu vilayetteki ekonomik yılgınlığın bir de üzerine çöken büyük buhrandan, geri kalmışlıktan ve Bulgar tehlikesinin neden olduğu gelecek endişesinden mağdur olsalar da, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’e bağlılığı ve sevgisi, ulusal bağımsızlığa giden yolda büyük kurtarıcı ve siyaset üstü bir yerdedir.
Havsa Hasköy’de çiftçiler sıkıntılarını mektuplarla ve şifahi olarak iletmişlerdir. Mustafa Kemal Paşa Edirne’ye gelişi sırasında bazı köyleri ziyaret etmiş, Edirne’deyken de okul, cami ve belediye ziyaretlerinde halkla iç içe olmuş, Edirne’deki yoğun sevgi gösterileri arasında halkın iktidara olan muhalefetini anlamaya çalışmıştır. Hatta köylülerin şikayeti üzerine Kemal köye giderek köyde Kara Bekir adlı çiftlik sahibi ile olan sorunu yerine giderek çözmüştür.
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK on gün kadar kalmayı planladığı şehirden Menemen Olayı dolayısıyla ayrılmıştır. Planlanan diğer illere yapılan geziler tamamlanarak Atatürk Ankara’ya döner. Ekonomik ve toplumsal anlamda köklü değişiklikler için genel seçimler erkene alınıp, milletvekili listelerinde daha az bürokrata, daha fazla işçi ve köylü vekillere yer verilerek 1931 yılında yapılmaya karar verilir.(1935 genel seçimlerinde seçilen ilk 18 kadın vekillerden biri de Edirne vekili Dr Fatma Şakir Memik tir.)
Atatürk’ün ”Köylü Milletin Efendisidir” sözünü bu yıllarda söylediği ifade edilmektedir. Gezinin sonunda siyasal ve ekonomik birtakım yeniliklerin yapılmasının zorunlu olduğu görülmüştür. Devletçiliğe yönelme, ekonomide hızlı bir kalkınma ve radikal bir politika değişikliğine gidilmesinde ülke gezilerinin sonucu büyük rol oynamıştır. Keza ülkenin bu zorluklar içinde yaşadığı ekonomik sıkıntıları aşmak için aldığı önlemlerden biri de, “Tasarruf tedbirleri kapsamında milletvekili maaşları aylık 500 liradan 350 liraya düşürülmüştür.”
Edirne ve Trakya ekonomisinde 1934’e kadar henüz yerli ve milli bir burjuva sınıfının inşa edilememiş olması, Yahudi ticareti hegemonyası tepkileri sonucu 1934 Trakya Yahudi olayları vuku bulmuştur. Yaşanan olaylar sonrasında Edirne ve bölgedeki bir kısım Yahudi aile İstanbul ve başka şehirlere göç etmek zorunda kalmışlardır.
İkinci Dünya Savaşı yıllarında (1939-1945) başta Edirne ve Trakya olmak üzere Türkiye de en ağır savaş ekonomisi yaşamış olmasına rağmen İsmet İnönü hükümetinin başarılı dış politikası sonucu ülkemiz savaşa girmemiştir.
Savaş sonrası yapılan 1946 Genel Seçimlerinde (ilk muhalefet partisi Serbest Cumhuriyet Fırkası gibi) CHP içinden çıkarak kurulan yeni muhalefet partisi Demokrat Parti’ye oy veren Edirne, 63 il içinde Demokrat Parti’nin başarılı olabildiği 7 vilayetten biri olmuştur. Yirmi üç yıldan beri muhalefet anlayışını sürdürmektedir.( Kaynak; TBMM tutanakları, İ. YILDIRIM, ÇAKÜ Karatekin Edebiyat Fakültesi Dergisi 2021)