Kategori arşivi: Güncel

‘Orman ve su, hayatın can damarı’

Türkiye Çevre Platformu’nca (TÜRÇEP) 21 Mart Uluslararası Ormanlar Günü & 22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla yapılan açıklamada, iklim krizinin etkilerinin her geçen gün daha derinden hissedilen ülkemizde; acil ve kararlı adımlar atılmasının gerektiğine dikkat çekilerek, yaşamın, ekonominin ve geleceğin temeli olan orman ve su değerlerini korumanın yalnızca çevresel bir sorumluluk değil, toplumsal bir zorunluluk olduğu ifade edildi.

ORMANLAR

TURÇEP’in ormanlar ile ilgili açıklamasında, “21 Mart Uluslararası Ormanlar Günü’nün 2026 yılı teması olan ‘Ormanlar ve Ekonomi’ çerçevesinde; ormanların yalnızca doğal yaşamın değil, aynı zamanda gıda güvenliği, insan sağlığı ve ekonomik sürdürülebilirlik açısından vazgeçilmez bir rol oynadığını bir kez daha vurguluyoruz” denilerek şunlara yer verildi:

“Ormanlar; temiz hava sağlayan ‘doğanın akciğerleri’ olmanın ötesinde, milyonlarca insanın geçim kaynağını oluşturan, gıdaya erişimi destekleyen ve sağlıklı ekosistemlerin devamlılığını sağlayan hayati alanlardır.

Orman ekosistemleri, doğrudan sundukları gıda kaynaklarının yanı sıra, tarımsal üretimin temelini oluşturan toprak ve su döngüsünü düzenler. Bu nedenle sürdürülebilir ormancılık ve tarım uygulamalarının teşvik edilmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur. Artan ormansızlaşma, arazi tahribatı ve iklim krizi; bu hayati sistemleri geri dönüşü zor bir noktaya sürüklemektedir.

Türkiye’de ise orman yangınları, aşırı ve kontrolsüz odun üretimi, orman alanlarının ve milli parkların rant odaklı kullanıma açılması ile iklim değişikliğinin etkileri ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Bu sorunlar yalnızca doğal varlıklarımızı değil, toplumun geleceğini de doğrudan etkilemektedir. Orman yangınlarının önlenmesi için etkin bir yangın yönetim sistemi kurulmalı, erken uyarı mekanizmaları güçlendirilmeli ve toplumsal farkındalık artırılmalıdır.

DÜNYA SU GÜNÜ

TURÇEP, açıklamasının Dünya Su Günü bölümünde ise şu ifadelere yer verdi:

“Öte yandan, her yıl 22 Mart’ta kutlanan Dünya Su Günü, suyun yaşamsal önemini hatırlatmak açısından kritik bir gündür. 1993 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından ilan edilen bu özel gün, su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir yönetimi konusunda küresel farkındalık yaratmayı amaçlamaktadır.

Dünya üzerindeki toplam su miktarı yaklaşık 1,4 milyar km³ olup, bunun %97,5’i tuzlu sudur. Tatlı su oranı yalnızca %2,5’tir ve bunun da sadece %0,4’ü erişilebilir durumdadır. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre yaklaşık 2 milyar insan güvenli suya erişememektedir. NASA verileri ise son 60 yılda dünya genelinde 2 milyar hektar sulak alanın yok olduğunu göstermektedir.

Türkiye, kişi başına düşen yıllık 1.519 m³ su miktarı ile “su stresi” yaşayan ülkeler arasında yer almaktadır. Özellikle Konya Kapalı Havzası’nda yeraltı su seviyeleri hızla düşmekte, sulak alanlar yok olmakta ve göller tek tek kurumaktadır. Türkiye’nin yıllık ortalama yağışı 636 kg/m² iken, bu değer Konya Kapalı Havzası’nda 335 kg/m²’ye kadar düşmektedir. Bölgedeki su bütçesi yıllık yaklaşık %50 açık vermekte, bu açık ise yeraltı sularının aşırı kullanımıyla kapatılmaya çalışılmaktadır.

Bununla birlikte, ülkenin her köşesinde madencilik faaliyetleri ve plansız kentleşme de temiz su kaynakları üzerinde giderek artan bir baskı oluşturmaktadır. Özellikle denetimsiz veya yetersiz çevresel önlemlerle yürütülen madencilik faaliyetleri; yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının kirlenmesine, su havzalarının tahrip edilmesine ve ekosistemlerin geri dönüşü zor zararlar görmesine yol açmaktadır. Plansız kentleşme ise su havzalarının yapılaşmaya açılması, betonlaşmanın artması ve doğal su döngüsünün bozulması sonucunda hem su kalitesini hem de suya erişimi olumsuz etkilemektedir. Temiz su kaynaklarının korunması, yalnızca doğal varlıkların değil, doğrudan halk sağlığının korunması anlamına gelmektedir.

Bu tablo açıkça göstermektedir ki; su politikası olmayan, suyu etkin yönetemeyen ülkeler, gıda krizleri ve ekolojik yıkımlarla karşı karşıya kalacaktır. Nitekim bir Afrika atasözünün ifade ettiği gibi: ‘Kimin kimi yiyeceğine su karar verir.’

İklim krizinin etkilerini her geçen gün daha derinden hissettiğimiz ülkemizde; acil ve kararlı adımlar atılması gerekmektedir. Bu kapsamda:

Sürdürülebilir ve bütüncül bir Su Yasası çıkarılmalı,

Madencilik faaliyetleri ve kentsel gelişim süreçleri, su havzalarını koruyacak şekilde yeniden planlanmalı,

Endüstriyel Tarım ile endüstriyel hayvancılık politikaları gözden geçirilmeli,

Ekosistem temelli üretim modellerine geçilmeli,

Herkes için sağlıklı gıdaya ve temiz suya erişim bir temel hak olarak güvence altına alınmalıdır.

Ormanlar ve su; yaşamın, ekonominin ve geleceğin temelidir. Bu değerleri korumak, yalnızca çevresel bir sorumluluk değil, toplumsal bir zorunluluktur.”

‘Dijital bağımlılık ciddi sorun’

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Edirneli Av. Sinan Tekin’in başkanı olduğu Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı tarafından hazırlanan raporda “Dijital Bağımlılık” konusunun ele alındığı raporda, özellikle gençler arasında giderek yaygınlaşan dijital teknoloji kullanımının nedenleri, bireysel ve toplumsal etkileri ile çözüm yollarına dikkat çekildi.

Raporda; Dijital bağımlılığın tanımı, kapsamı ve ortaya çıkış nedenleri, yalnızlık, stres, sosyal medya etkisi ve teknolojik unsurların bağımlılığa katkısı, aşırı dijital kullanımın fiziksel, psikolojik ve sosyal etkileri,  çocuklar, ergenler ve gençlerin risk grubu olarak değerlendirilmesi ve dijital bağımlılıkla mücadelede bireysel farkındalık, aile desteği ve eğitim politikalarının önemi başlıkları altında tespit ve değerlendirmeler yer alıyor.

Söz konusu rapora ilaveten “Dijital Bağımlılık Toplumumuz İçin Ciddi Bir Sorun Haline Gelmiştir” başlığı altında yapılan yazılı açıklamada da şunlara yer verildi:

“Günümüzde dijital teknolojilerin hızlı gelişimi hayatımızın birçok alanını kolaylaştırmış, bilgiye erişimi hızlandırmış ve iletişim imkânlarını genişletmiştir. Ancak teknolojinin bilinçsiz ve kontrolsüz kullanımı toplumumuzda yeni sorunları da beraberinde getirmektedir. Bu sorunların başında dijital bağımlılık gelmektedir.

Akıllı telefonlar, internet, sosyal medya ve dijital oyunların aşırı kullanımı özellikle gençler arasında hızla yaygınlaşmaktadır. Yapılan araştırmalar, dijital teknolojilerin kontrolsüz kullanımının bireylerin psikolojik, fiziksel ve sosyal hayatını olumsuz etkilediğini göstermektedir. Uzun süre ekran karşısında kalmak göz yorgunluğu, boyun ve sırt ağrıları gibi fiziksel sorunlara yol açarken; dikkat dağınıklığı, stres, uyku problemleri ve akademik başarıda düşüş gibi sorunlara da sebep olabilmektedir.

Özellikle çocuklar, ergenler ve üniversite öğrencileri dijital bağımlılık açısından risk grubunda bulunmaktadır. Gençlerimizin önemli bir kısmı günlerinin büyük bölümünü sosyal medya ve dijital platformlarda geçirmektedir. Bu durum hem bireysel gelişimi hem de toplumsal ilişkileri olumsuz yönde etkilemektedir.

Saadet Partisi olarak bizler, teknolojinin hayatımızın bir parçası olduğunu kabul etmekle birlikte, teknolojinin insan hayatını olumsuz etkileyecek şekilde kullanılmasına karşıyız.

Teknolojinin insanı geliştiren, eğiten ve topluma fayda sağlayan bir araç olarak kullanılması gerektiğine inanıyoruz.

İnsanların zamanlarını boş ve faydasız işlerle harcamaması gerekir. Özellikle gençlerimizin zamanlarını ilim öğrenerek, eğitimle, kültürel faaliyetlerle ve sosyal etkinliklerle değerlendirmesi gerekir.

Bu nedenle dijital bağımlılıkla mücadele konusunda toplumun tüm kesimlerine önemli görevler düşmektedir. Aileler çocuklarının teknoloji kullanımını yakından takip etmeli, eğitim kurumları dijital okuryazarlık ve bilinçli teknoloji kullanımı konusunda farkındalık çalışmaları yapmalı, kamu kurumları ise bu konuda gerekli politika ve projeleri geliştirmelidir.

Saadet Partisi olarak gençlerimizin sağlıklı bir gelecek kurabilmesi için dijital bağımlılık konusunda toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini vurguluyoruz. Gençlerimizin enerjilerini spor, sanat, eğitim ve faydalı sosyal etkinliklere yönlendirebilmeleri için uygun ortamların oluşturulması büyük önem taşımaktadır. Teknoloji hayatımızın bir gerçeğidir; ancak insan hayatını yöneten bir unsur haline gelmemelidir. Sağlıklı bireyler ve güçlü bir toplum için teknolojinin bilinçli, dengeli ve faydalı bir şekilde kullanılması gerektiğine inanıyoruz”

Aramızdan ayrılanlar

RAMİZ KARABACAK VEFAT ETTİ
Çavuşbey Mahallesi sakinlerinden Pehlivan Şafak Karabacak ve Ufuk Karabacak’ın babaları Ramis Karabacak 68 yaşında vefat etti. Merhum; dün Şahmelek Camisinde öğle namazının takiben kılınan cenaze namazının ardından Bademlik Mezarlığında toprağa verildi.


SABAHAT FİDAN VEFAT ETTİ
Merhum Arif Fidan’ın eşi, Efkan Fidan ve Nuriye Akkurt’un anneleri, Bülent Akkurt ve Mine Dağıstan Fidan’ın kayınvalidesi, Ecegül Gümüş, Edagül Yavaş’ın anneannesi Meydan Mahallesi sakinlerinden Sabahat Fidan 82 yaşında vefat etti. Merhume; Kıyık Merkez Yeni Camide dün öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Buçuktepe Mezarlığında toprağa verildi.


YILMAZ VEZNİKLİ VEFAT ETTİ
Necmiye Veznikli’nin eşi, Hakan ve Simla Veznikli’nin babaları Yılmaz Veznikli 88 yaşında vefat etti. Merhum; dün Eski Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Karaağaç Mezarlığında toprağa verildi.


MUSTAFA RIZA CANFİLİZ VEFAT ETTİ
Ayşekadın semti sakinlerinden Namık Kemal Canfiliz ve Yıldız Canfiliz’in oğulları, Nilüfer Canfiliz’in eşi, Sergen ve Sercan Canfiliz’in babaları, Esin Kum ve Nesrin Canfiliz’in ağabeyleri Mustafa Rıza Canfiliz 65 yaşında vefat etti. Merhum; dün Şeyh Çelebi Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.


EMİNE ŞAHİN VEFAT ETTİ
Merhum Mehmet Şahin’in eşi, Cevat Şahin, Sevgi Şahin Gündoğan, Fuat Şahin, Hanife Şahin, Öner Öztoprak ve Sermin Öztoprak’ın anneleri Emine Şahin 97 yaşında vefat etti. Merhume, dün Sarı Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazı sonrası Acı Çeşme Mezarlığında toprağa verildi.

Keşan’da 1.500 haneye Ramazan kolisi

Ramazan ayının birlik, beraberlik ve paylaşma ruhu Keşan’da bir kez daha güçlü bir şekilde hissedildi. Keşan Belediyesi, ihtiyaç sahibi vatandaşlara yönelik sosyal destek çalışmalarını aralıksız sürdürerek yüzlerce haneye umut oldu.

Sosyal Destek Hizmetleri Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, ilçe genelinde titizlikle belirlenen ihtiyaç sahibi ailelere 1.500 adet gıda paketi ve erzak kolisi ulaştırıldı. Belediye ekipleri, Ramazan’ın bereketini sofralara taşırken, dayanışmanın en güzel örneklerinden birini sergiledi.

Kapı kapı gerçekleştirilen dağıtımlarla vatandaşların temel gıda ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sunulurken, aynı zamanda yalnız olmadıkları hissettirildi. Keşan Belediyesi’nin bu anlamlı çalışması, sosyal belediyecilik anlayışının sahadaki güçlü yansıması olarak takdir topladı.

Ramazan ayı boyunca devam eden desteklerle, paylaşmanın ve yardımlaşmanın önemine dikkat çeken Keşan Belediyesi, her zaman olduğu gibi ihtiyaç sahibi vatandaşların yanında olmaya devam ediyor.

Yüksel Yeşil ve eşine vefa!

Olgay GÜLER

Edirne’de, Yüksel Yeşil İlkokulu’nda, okula adını veren hayırseverler Yüksel Yeşil ve eşi Şehabettin Yeşil için oluşturulan anma köşesinin açılışı gerçekleştirildi.

Kentte, 1986 yılından bu yana eğitime devam eden Yüksel Yeşil İlkokulu’nda, okul yönetimi ve öğrenciler tarafından anlamlı bir etkinlik gerçekleştirildi. Okula adını veren hayırseverler Yüksel Yeşil ve eşi Şehabettin Yeşil anısına, okulda anma köşesi yaptırıldı. Yüksel Yeşil’in ölüm yıldönümünde düzenlenen anma köşesinin açılışı, törenle yapıldı. Törene Yüksel Yeşil’in kız kardeşi Nezihe Denizci, yeğenleri ve gelinleri katıldı.

İki hayırseverin de anıldığı programda şair Metin Koca tarafından yazılan ve Yüksel Yeşil İlkokulu’na hediye edilen şiir okundu.

‘Kırkpınar Sarayiçi’nden uzaklaşmayacak’

Olgay GÜLER

Edirne Valisi Yunus Sezer, eski yerinden taşınarak Sarayiçi futbol sahasının karşısındaki yeni alana kurulacak yeni Kırkpınar Er Meydanı için kamulaştırma sürecinin sürdüğünü belirtti.

Tarihi Sarayiçi yarımadası ve yanı başında, Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar Başkanlığı tarafından sürdürülen Edirne Sarayı ihya çalışmaları kapsamında, Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin yapıldığı Er Meydanı’nın taşınması kararlaştırıldı. Yeni stadın bölgeye yakın, Sarayiçi futbol sahasının karşısındaki alanda yapılacağı daha önce kamuoyuna açıklanırken, Edirne Valisi Yunus Sezer son gelişmeler hakkında bilgi verdi.

Vali Sezer, yeni stat çalışmaları kapsamında, kamulaştırma sürecinin devam ettiğini belirterek, “Kırkpınar er meydanıyla ilgili olarak bir kamulaştırma süreci devam ediyor şu anda. Hemen oradaki futbol sahasının karşı tarafında. Yani seddenin gerisinde, taşkın sahasının dışında. Orayla ilgili olarak kamulaştırma süreçleri devam ediyor. Bir taraftan da projeye hazırlık çalışmaları devam ediliyor. Bunu da Milli Saraylar Başkanlığımız, Gençlik Spor Bakanlığı’mızla ve belediyeyle görüşerek, çok taraflı, çok yönlü bir şekilde ilimize uygun, 12 ay etkinliklerin olduğu, orada yağlı güreşlerle ilgili ve diğer salon sporlarıyla ilgili 12 ay boyunca etkinliklerin düzenleneceği bir müzesiyle beraber bir yer düşünüyoruz. Bunu Cumhurbaşkanımızın talimatıyla, Gençlik Spor Bakanlığımız, bizler, Milli Saraylar Başkanlığımız herkes bir çalışma içerisinde. Sarayiçi’nden de uzaklaşmayacak. Çünkü orada da Milli Saraylar Başkanlığı’mızın çalışmaları var. Az önce bahsettiğim Balkan Savaşlarında esir alınan askerlerimizin tutulduğu ve karşı tarafta kazı çalışmaları yapıldı, orada şehitlerimiz bulundu. Büyük ihtimalle çok fazla şehidimizin olacağı bir yer. Dolayısıyla buranın tam ruhuna uygun, bütünlük oluşturacak şekilde orayı tamamlamayı düşünüyoruz” diye konuştu.

Edirne’nin su kaynakları masada

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği TMMOB) Edirne İl Koordinasyon Kurulu’nca su kaynaklarının mevcut durumu, yönetimi ve geleceğine ışık tutmak amacıyla 25 Mart 2026 Çarşamba günü “Edirne’nin Su Kaynakları ve Yönetimi” başlıklı panel gerçekleştirilecek.

Panel, Edirne Barosu Av. Hayrettin Belli Konferans Salonu’nda saat 13.30’da başlayacak. Etkinlikte alanında uzman isimler, Edirne’nin su kültüründen yeraltı su kaynaklarına, su ve sağlık ilişkisinden hukuki boyutlara kadar pek çok başlıkta değerlendirmelerde bulunacak.

Program kapsamında ilk oturum, Osman Candeğer’in moderatörlüğünde gerçekleştirilecek. Bu bölümde Hüseyin Erkin “Edirne su kültürü: geçmişi ve geleceği”, Bilhan Dalkılıç “Edirne ili su yönetimi”, Can Yılmaz ise “Edirne yeraltı su kaynakları” başlıklarında sunum yapacak.

Saat 15.15’te başlayacak ikinci oturumun moderatörlüğünü Bahattin Yılmaz üstlenecek. Bu oturumda Prof. Dr. Faruk Yorulmaz “su ve sağlık”, Avukat Coşkun Molla ise “su ve hukuk” konularını ele alacak.

Panel, forum bölümü ve kapanış ile sona erecek.

Etkinlik, Edirne Valiliği, Edirne Belediyesi ve ilgili meslek odalarının katkılarıyla gerçekleştirilecek.

Su kaynaklarının giderek daha kritik hale geldiği günümüzde, panelin Edirne özelinde önemli bir farkındalık yaratması bekleniyor.

Selimiye meydanında ‘savunma’ sergisi!

Olgay GÜLER

Edirne Valisi Yunus Sezer, 26 Mart Balkan Şehitleri’ni Anma Günü etkinlikleri kapsamında, Türkiye savunma sanayisinden araçların sergileneceği ‘Trakya Milli ve Yerli Sistemlerle Edirne’de Buluşuyor’ etkinliği düzenleneceğini açıkladı.

Vali Sezer, Edirne’de 26 Mart Balkan Şehitlerini Anma Günü etkinlikleri kapsamında kentte düzenlenecek etkinliklere yönelik açıklama yaptı. UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ndeki Selimiye Camisi meydanında basın mensuplarına konuşan Vali Sezer, bu yıl etkinliklerin, önceki yıllardan daha farklı olacağını belirtti.

SELİMİYE MEYDANI’NDA SAVUNMA SİSTEMLERİ SERGİSİ

Anma etkinliği kapsamında Selimiye Camisi meydanında, Türkiye savunma sanayisinden araçların sergileneceği ‘Trakya Milli ve Yerli Sistemlerle Edirne’de Buluşuyor’ etkinliği düzenleneceğini dile getiren Sezer, “Bu sene birinci Ordu Komutanlığı’mızın ve Milli Savunma Bakanlığımızın destekleriyle Trakya bölgesinde daha önce yapıldı mı bilmiyorum ama Edirne’mizde mini bir savunma fuarını yapacağız. Burada özellikle 50 adet milli ve yerli sistemi sergileyeceğiz. Milli Savunma Üniversitemizin, Makine Kimya’nın, ASFAT’ın, BAYKAR, TUSAŞ, ASELSAN, HAVELSAN, ROKETSAN gibi milli savunma şirketlerimizin yapmış oldukları, hepimizin göğsünü kabartan, savunma sanayine ait bütün ürünler burada sergilenecek, silahlar sergilenecek. Bayraktar Akıncı’nın insansız hava aracı gibi araçları da hem gençlerimize, hem Edirne’mize tanıtma imkanımız olacak” dedi.

’57. ALAY YÜRÜYÜŞÜ, ATAK HELİKOPTERLERİ VE F-16 GÖSTERİSİ OLACAK’

Törende, Çanakkale Savaşları’nda destan yazan ve bu yıl yeniden kurulan 57’nci Alay’ın da yürüyüş yapacağını kaydeden Sezer, “Bu sene Çanakkale Savaşı’nda bir destan yazan ve yeniden kurulan 57’nci Alay, Çanakkale Savaşı’nda olduğu gibi o dönemki giysileriyle beraber bir gösteri yürüyüşü de gerçekleştirecekler. Yine Atak helikopterlerimizin burada bir saygı uçuşu olacak ve F-16’larımızın da yine burada Balkan şehitlerimizin adına, onların manevi ruhaniyetleri adına burada bir saygı uçuşları gerçekleştirilecek. Yine Milli Savunma Bakanlığımızın mehteran takımının ki çok büyük bir mehteran takımı; onların da yine burada bir gösterisi olacak. Beşinci kolordu komutanlığımızın bando konseri olacak. Komando yeminimizle beraber bu seneki anma etkinliğimizi atalarımızdan, Balkan şehitlerimizden aldığımız emaneti orada bırakmadık, daha iyi noktalara taşıdık. Onların da torunlarıyla gurur duyabilecekleri, askerlerimizle, Şükrü Paşa’nın izini takip eden paşalarımızla gurur duyacakları bir etkinliği Milli Savunma Bakanlığımız, Birinci Ordu Komutanlığımız ve Garnizon Komutanlığımızla beraber koordine halinde gerçekleştireceğiz” diye konuştu.

Tüm Edirnelileri, Perşembe günü Selimiye meydanına davet eden Vali Yunus Sezer, “Buradan bütün hemşerilerimizi Perşembe günü yapılacak olan etkinliğe davet ediyoruz. Okullarımız da burada Milli Eğitim’le beraber gezi düzenleyecekler. Yine üniversitemiz aynı şekilde. Gün boyunca burada etkinliklerimiz devam edecek. Ramazan etkinliğinde olduğu gibi hemşerilerimizin de Edirne’miz açısından önemli olan bugün de bu alanda olmalarını canı gönülden istiyorum” şeklinde konuştu.

Yesevi Hareketi’nden anlamlı ziyaret

Yesevi Hareketi Derneği Edirne İl Başkanı Alpaslan Cankaloğlu ve beraberinde Kadın Kolları Başkanı Emine Katırcı, Sosyal Faaliyetler ve Halkla İlişkiler Birimi Başkanı Zuhal Demir, Engelliler Birimi Başkanı Kadir Varol ile Yesevi Arama Kurtarma (YAK) üyeleri Recep Katırcı ve Atilla Savcı, şehit ve gazi ailelerini ziyaret etti.

Heyet, ilk olarak 2016 yılında Mardin Midyat’ta şehit düşen Polis Memuru Nefise Çetin Özsoy’un annesi Hafize Çetin ve babası Süleyman Çetin’i evlerinde ziyaret etti. Ziyarette Çetin ailesinin bayramı kutlanırken, şehidin aziz hatırası bir kez daha yad edildi.

Cankaloğlu ve beraberindeki heyetin bir sonraki durağı ise Kıbrıs Gazisi ve Edirne Muharip Gaziler Derneği Başkanı Ahmet İsmailoğlu oldu. İsmailoğlu’nun evinde gerçekleşen ziyarette duygusal anlar yaşanırken, gazinin hatıraları dinlendi ve kendisine sağlıklı, huzurlu bir ömür temennisinde bulunuldu.

Ziyaretler sırasında konuşan Yesevi Hareketi Derneği Edirne İl Başkanı Alpaslan Cankaloğlu, şehit ve gazi ailelerinin milletin en kıymetli emanetleri olduğunu vurgulayarak, “Şehitlerimizin bizlere emaneti olan aileleri ve kahraman gazilerimiz her zaman başımızın tacıdır. Onların yanında olmak, gönüllerine dokunmak bizim en önemli sorumluluklarımızdan biridir.” dedi.

Yesevi Hareketi Derneği’nin bu tür ziyaretlerle toplumsal dayanışmayı güçlendirmeye devam edeceği belirtildi.

Mazota zam pazarı vurdu!

Olgay GÜLER

ABD ve İsrail’in İran’a başlattığı saldırılarla birlikte Hürmüz Boğazı’nın kapanması, dünya genelinde enerji piyasalarını alt üst ederken, Türkiye’de de motorine gelen zamlar sofralara yansımaya başladı.

Ortadoğu’da günden güne büyüyen ateş, enerji piyasalarını etkisi altına aldı. Bölgede İran’ın, kontrolü altındaki Hürmüz Boğazı’nı kapatması ve petrol yüklü gemiler mahsur kalmasıyla, petrol ve beraberinde motorin fiyatları artmaya başladı. Türkiye’de de geçtiğimiz hafta motorine 5 lira 18 kuruş zam yapılırken, bu hafta da 6 lirayı bulan yeni zammın kapıda olduğu değerlendiriliyor.

MOTORİN ZAMMI SOFRAYA YANSIDI

Artan motorin fiyatları, yavaş yavaş vatandaşın da sofrasına etki etmeye başladı. Ülke genelinde meyve ve sebzede fiyat artışlar, Pazar tezgahlarına yansıdı. Edirne’de kurulan Pazartesi pazarında, bazı ürünlerde görülen artış vatandaşın cebini yaktı. Pazarda patlıcan kilosu 150, marul 100, salatalık 80 ve domates 80 TL’den alıcı buldu.

‘MAZOT YÜKSELİNCE FİYATLARDA ARTIŞ OLDU’

Edirne Pazarcılar, Manavlar ve Seyyar Satıcılar Esnaf Odası Başkanı Şeref Hasır, geride kalan bayrama oranla, hafta başında fiyatların arttığını belirterek, “Bu bayramda işlerimiz çok iyiydi. Arife günü özellikle Çarşamba ve Perşembe günü sebze, meyve pazarı gayet yoğundu. İnsanlarda bir bayram havası vardı. O yüzden bereket versin. Ramazan ayı da dolu doluya geçti. Bütün esnafımız Ramazan ayında iyi işler yaptı. Fiyatlarımız da o zaman uygundu, fazla yüksek değildi. Bugün ise işler biraz zayıf. Zayıf olmasının sebebi de mazot yükselince fiyatlarda ufak bir artış oldu. ABD – İsrail – İran savaşından dolayı Rusya şu anda sebze meyve ihracatının tamamını Türkiye’den yapıyor. Fiyatlarda ihracat olduğu için bir yükselme var” dedi.