Edirne merkez Yeniimaret Mahallesi’ndeki mezarlıkta bir kabrin üzerindeki toprakların kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce alınarak başka bir mezarda kullanıldığı iddia edildi.
Edilen bilgiye göre, fırsat buldukça ve özellikle de geride kalan Ramazan Bayramı nedeniyle bir vatandaş, ailesi fertlerinin gömülü olduğu Yeniimaret Mezarlığı’na gitti. Eşi ve oğluyla mezarın başına gelen vatandaş, boydan boya kabrin üzerindeki toprakların 20-25 santimetre çukur oluşacak şekilde alındığını gördü.
Olayın şokunu yaşayan vatandaş, mezarlıkta bekçilerinin bulunduğu, fakat giren çıkanın, ne kadar denetlendiğinin mezarın üzerinden alınan topraktan çok iyi anlaşıldığını belirterek şunları söyledi:
“Şu anda halen görevde olan belediye başkanı, yakınının kabrinin üzerinden toprak alındığını görse acaba ne hisseder ve ne yapar? Bunu kamuoyunun takdirine ve gereğini de Allaha bırakıyorum. Ramazan ayında bu yapılır mı? Sizin Allah’tan korkunuz da mı yok? Bu olay Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddelerine göre suç sayılmakta. Söz konusu olayla ilgili gerekli girişimlerde bulunacağım. Nedir bu rezillik?”
Edirne’de Sanayi Sitesi’nde meydana gelen yangında, mobilya imalathanesi yanarak kullanılamaz hale geldi.
Yangın, gece saatlerinde Edirne Sanayi Sitesi Eski Tekirdağ Caddesi üzerinde meydana geldi. Mobilya imalathanesi olarak kullanılan dükkanda, henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı. İş yerinden çıkan alevleri görenlerin ihbarıyla bölgeye çok sayıda itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi.
Ekipler, alevlerin bitişikteki dükkanlara sıçramaması için zamanla yarıştı. İtfaiyenin müdahalesiyle yangın kontrol altına alınarak söndürüldü.
Edirne Valisi Yunus Sezer ve Belediye Başkanı Filiz Gencan, bölgeye gelerek ekiplerden bilgi aldı.
Yangının çıkış nedeniyle ilgili inceleme başlatıldı.
Siirt mobilyacı arayışında, Güneydoğu Anadolu’nun sarp dağları ile Botan Vadisi’nin derin yarıkları arasında şekillenen bu kadim coğrafyanın sert karasal iklim şartlarını göz önünde bulundurmak hayati bir zorunluluktur. Yazların aşırı sıcak ve kurak, kışların ise yüksek rakımlı bölgelerde oldukça sert geçtiği Siirt, evlerimizde kullandığımız eşyaların dayanıklılık standartlarını en üst seviyeye taşımamızı gerektirir. Estetik kaygıların ötesinde, yapısal sağlamlık arayanlar için Tavsiyemiz.com bölgedeki en doğru rehberdir.
Yılın büyük bölümünde nem oranının oldukça düşük seyrettiği ve güneşin termal etkisinin zirve yaptığı bu iklimde, kereste ve doğal dolgu malzemeleri üzerinde oluşan kuruma stresi oldukça yüksektir. Nem dengesinin kışın yağışlar, yazın ise kavurucu Mezopotamya sıcakları nedeniyle aniden değişmesi, standart işçilikle üretilen ürünlerde telafisi güç çatlamalara, yüzey deformasyonlarına ve renk solmalarına yol açabilir. Bu sebeple, bölgenin termal tabiatını tanıyan uzman bir mobilyacı ile çalışmak, yatırımlarınızın ömrünü doğrudan belirleyen temel unsurdur.
Siirt İkliminin ve Coğrafi Yapısının Ahşap Mobilyaya Etkileri
Aşırı Sıcaklık ve Lifli Yapı Direnci
Siirt merkez ve özellikle Kurtalan gibi ovaya yakın yerleşimlerde yaz sıcakları, ağaç malzemenin hücresel yapısındaki iç nemi hızla vakumlayarak liflerin kırılgan hale gelmesine neden olur. Bu durum, özellikle masif panel mobilyalarda ani çekmelere ve derin yüzey çatlaklarına sebep olur. Çözüm olarak, ısı değişimlerine dirençli, endüstriyel olarak fırınlanmış ve neme doyurulmuş üst segment MDF veya fırınlanmış sert ağaç sistemleri tercih edilerek yapısal stabilite maksimuma çıkarılır.
Botan Vadisi Kaynaklı Termal Dalgalanmalar
Botan Çayı ve baraj havzası çevresinde oluşan yerel mikroklima, gece ve gündüz arasında keskin sıcaklık farkları yaratır. Bu durum, kapı ve pencere kasalarında “bel verme” veya yüzey boyalarında pullanma olarak bilinen deformasyonları tetikler. Lif yapısı yoğun, fırınlanma derecesi bölgeye göre kalibre edilmiş keresteler ve güçlendirilmiş lamine kasa sistemleri, bu termal şoklara karşı geliştirilebilecek en güvenilir teknik bariyerdir.
Düşük Nem ve Toz Faktörü
Karasal iklimin getirdiği düşük bağıl nem ve bölgedeki toz sirkülasyonu, mobilya ray sistemlerinde ve menteşe aralıklarında aşındırıcı bir etki yaratır. Ahşabın ve mekanizmaların formunu koruması adına, montaj aşamasında toz korumalı gizli ray sistemleri ve sürtünme katsayısı düşük paslanmaz bileşenler kullanılarak malzemenin ömrü profesyonelce uzatılmaktadır.
Siirt Mobilyacı Uzmanlarımızın Sunduğu Teknik Çözümler
Bölgesel Şartlara Optimize Edilmiş Panel Teknolojisi
İl merkezi ve çevre ilçelerin kurak karakteristiğine uyum sağlamak adına, üretim bantlarımızda ısıya dayanıklı ve formaldehit emisyonu en düşük olan Avrupa E1 sertifikalı ham maddeler kullanılmaktadır. Siirt’in tozlu yaz aylarında kapalı mekanlarda oluşan statik elektrik yükü göz önüne alınarak, mobilya gövdelerinde sadece dayanıklılık değil, aynı zamanda anti-statik yüzey standartları da önceliklendirilmektedir.
Gelişmiş Kenar Bantlama ve Isı Kalkanı
Sıcak hava dalgalarının mobilya eklemlerine sızıp tutkal yapısını kurutmasını önlemek için standart bantlar yerine, moleküler düzeyde tutunma sağlayan ve yüksek ısı direnci test edilmiş PUR (Poliüretan) tutkal teknolojisi uygulanır. Ayrıca montajda kullanılan tüm metal donanımlar, ani ısı farklarında genleşme katsayısı stabilize edilmiş bileşenlerden seçilerek uzun ömürlü kullanım sunulmaktadır.
Sertifikalı Ustalık ve Dijital Montaj Analizi
Projelerimiz, Siirt’in geleneksel el sanatları kültürünü modern mobilya mühendisliğiyle birleştiren MYK belgeli teknisyenler tarafından yürütülür. Her parça, üretim öncesinde dijital lazer cihazlar ile taranarak ortamın zemin eğimleri ve duvar yapısı analiz edilir. Bu titiz ön hazırlık süreci, karasal iklimin yapılara bindirdiği statik yük nedeniyle oluşabilecek esnemeleri minimize ederek 24 aylık tam kapsamlı hizmet güvencesi sunmamızı sağlar.
Siirt Şeffaf Hizmet, Hizmet Bölgesi ve Ürün Kapsamı
Tüm üretim süreçlerimiz şeffaflık ilkesiyle, en modern teknikler kullanılarak yürütülmektedir. Hizmet ağımız Merkez, Baykan, Eruh, Kurtalan, Pervari, Şirvan ve Tillo ilçelerini bütünüyle kapsamaktadır. İl merkezindeki Bahçelievler ve Kooperatif mahallelerinden, Tillo’nun tarihi dokusuna ve Pervari’nin yüksek rakımlı yayla evlerine kadar her noktaya ulaşım sağlıyoruz. Özellikle Kurtalan’ın düzlüklerindeki konutlar için ısı yalıtımlı, Botan hattındaki yapılar için ise nem dengeli özel çözümler üretiyoruz.
Hizmet yelpazemiz; modern mutfak dolapları, suya dayanıklı banyo mobilyaları, konforlu yatak odası takımları, ofis mobilyaları, masif kapılar ve tamamen kişiye özel butik tasarımları içermektedir. Doğru teknikle üretilmiş bir eşyaya sahip olmak için Siirt mobilyacı uzmanlarımızdan destek alabilir, yaşam alanlarınızı bu şehrin sert sıcağına karşı birer kaleye dönüştürebilirsiniz.
Siirt’te Uzun Ömürlü Mobilya için Uzman Tavsiyeleri
Kurak Yaz Ayları İçin “Nem Dengesi”
Aşırı kuru geçen Temmuz ve Ağustos aylarında odalarda kullanılacak dekoratif su objeleri veya hava nemlendiriciler, mobilyalarınızın “kuruyup çekmesini” ve yüzeylerde kılcal yarılmalar oluşmasını minimize eder. Bu basit yöntem malzemenin ömrünü teknik olarak %20 uzatır.
Isı Kaynakları ve Güneş Koruması
Mobilyalarınızı doğrudan güneş ışığı alan pencerelerin önüne veya kışın çok yüksek ısı veren ısıtıcıların tam yanına yerleştirmeyin. Isı kaynakları ile doğal yüzeyler arasında en az 30 cm’lik bir boşluk bırakmak, ahşabın tek taraflı ısınıp çarpılmasını önleyen en temel yöntemdir.
Raylı Sistemlerde Toz Bakımı
Siirt’in tozlu rüzgarlarına karşı, gardırop ve mutfak raylarını haftalık olarak nemli bir bezle silin. Toz birikimi rayların sürtünmesini artırarak mekanizmanın bozulmasına yol açar; bu nedenle mutlaka “kapalı/gizli” ray sistemlerini tercih edin.
Masif Malzemede “Meşe ve Ceviz” Tercihi
Siirt’in yerel dokusuna ve karasal iklimine en dirençli ağaç türleri fırınlanmış meşe ve cevizdir. Masif mobilya tercihlerinizde yörenin iklimine kalibre edilmiş, lif yapısı stabilize edilmiş keresteleri seçmeniz, ürünün ömür boyu formunu korumasını sağlar.
Botan Vadisi’nin heybetli derinliği, Tillo’nun manevi huzuru ve meşhur Siirt fıstığının sabırla olgunlaşan bereketi gibi; mobilyalarınızın da zamana ve coğrafyanın tüm zorluklarına karşı dimdik durması bizim temel gayemizdir.
Finans ve bankacılık alanındaki çalışmalarıyla bilinen Kaan Çağatay Hisli, uluslararası kariyeri ve farklı alanlardaki deneyimiyle dikkat çeken isimler arasında yer alıyor. Türkiye’de başlayan kariyerini Avrupa’ya taşıyan Hisli, özellikle son yıllarda finansal regülasyonlar ve piyasa analizleri üzerine yaptığı çalışmalarla öne çıkıyor.
1988 yılında İstanbul’da doğan Hisli, eğitim hayatına Amerika Birleşik Devletleri’nde Fulbright bursu kapsamında aldığı bilgi teknolojileri (IT) eğitimi ile başlamış, ardından Marmara Üniversitesi Bankacılık bölümünde lisans eğitimini tamamlamıştır.
Kariyerine QNB Invest’de başlayan Hisli, burada saklama ve mali kontrol alanlarında görev almıştır. Daha sonra Fransız bir bankanın Türkiye iştirakinde kara para aklama ile mücadele (AML) ve iç kontrol süreçlerinde çalışmıştır.
2021 yılında Almanya’ya yerleşen Hisli, Avrupa’nın önde gelen kripto para platformlarından Bitpanda’da işlem izleme (transaction monitoring) uzmanı olarak görev almıştır.
Ardından kariyerine bankacılık sektöründe devam eden Hisli, son dört yıldır Japon finans grubu Sumitomo Mitsui Banking Corporation (SMBC)’ın uyum (compliance) departmanında müdür yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Bu kapsamda finansal regülasyonlara uyum, kara para aklama ile mücadele süreçleri ve iç kontrol mekanizmaları üzerine çalışmalar yürütmektedir.
Hisli aynı zamanda uzun yıllardır kripto para piyasaları, Borsa İstanbul ve küresel finansal piyasalar üzerine analizler yapmakta ve değerlendirmelerini sosyal medya platformlarında paylaşmaktadır. 2025 yılından bu yana YouTube platformunda “Çağatay Der Ki” kanalı altında düzenli canlı yayınlar gerçekleştirerek kripto varlıklar, makro ekonomik gelişmeler ve piyasa dinamikleri üzerine içerikler üretmektedir.
İdeal bir depolama ünitesi, odanın zemin alanını yutmadan maksimum kullanım alanı sunan yapısal bir çözümdür.
Kullanıcılar yatak odası gardrop modelleri arasında karar verirken sadece dış görünüşe odaklanıp odanın yürüme yollarını hesaba katmayı unutur. Doğru yaklaşım, yatak ile dolap arasında en az 60 santimetrelik net bir sirkülasyon boşluğu bırakmaktır. Bu boşluk bırakılmadığında, dolap ne kadar şık olursa olsun oda boğucu bir depoya dönüşür.
Görünür kapak hacminden ziyade iç modüllerin yerleşimi gerçek kapasiteyi yaratır. Piyasada doğru bilinen en büyük yanlış, devasa dış boyutların her şeyi çözeceği yanılgısıdır. Oysa ki iç raf diziliminin matematiği toplam depolama kapasitesini belirler. Kısa askılık alanları, gizli takı çekmeceleri ve pantolonluk gibi fonksiyonel eklentiler, kör noktaları sıfıra indirerek standart ölçülerdeki bir dolabı bile işlevsel bir organizatöre çevirir.
Raylı mı, Menteşeli mi?
Dar metrekareli alanlarda raylı yatak odası gardrop sistemler alternatifsiz bir zorunluluktur. Menteşeli kapakların dışa doğru açılma payı, özellikle yatak ucu mesafesinin dar olduğu planlarda hareket kabiliyetini tamamen kilitler. Raylı mekanizmalar, kendi ekseninde kayarak çalıştığı için ölü alan yaratmaz ve odanın mevcut derinliğini korur. Rabi Mobilya’nın tasarımlarında kullandığı yavaşlatıcılı ray sistemleri, kapakların sert çarpmasını engelleyerek hem sessiz bir kullanım sunar hem de mekanizma aşınmasını durdurur.
Sahada şunu çok görürüz: Mağazanın devasa aydınlatılmış alanında menteşeli dolabın heybetine aldanıp satın alan müşteri, evde yatak ile dolap arasına sıkışıp kalır. Kurulum bittikten sonra kapakların yatağa çarptığını fark etmek en acı verici ve geri dönüşü zor tecrübelerden biridir. Bu hataya düşmemek için ölçüm yaparken dolap derinliğine kapağın açık haldeki uzunluğunu mutlaka eklemelisiniz.
Uzun Ömürlü Kullanım ve Donanım Kalitesi
Gövde malzemesi ne olursa olsun, bir gardırobun ömrünü bağlayıcı donanımlar tayin eder. Tüketiciler levha kalınlığına odaklanırken asıl yükü çeken hareketli parçaları gözden kaçırır. Yıllarca sarkmadan, takılmadan ve ses çıkarmadan çalışan bir mobilya istiyorsanız menteşe ve ray sistemlerinin mukavemetini sorgulamalısınız.
Fonksiyonelliği ve dayanıklılığı garantileyen kritik bileşenler şunlardır:
Çift açılımlı ve stoperli menteşeler kapakların zorlanmaya bağlı sarkmalarını durdurur.
Alüminyum profil destekli raylar ağır kapakların zamanla yuvadan çıkmasını ve esnemesini önler.
Sürgülü sistemlerde zemin rayının temizliği doğrudan sistemin sağlığını yönetir. Alt kızaklarda biriken toz ve tekstil havları zamanla tekerlekleri sararak mekanizmayı bozar. Periyodik olarak ray kanallarının vakumla temizlenmesi şarttır. Mekanizmanın akıcılığı mobilyanın gerçek ömrünü dikte eder. Bir dolabın kalitesi, kapağı hafifçe ittiğinizde kendi kendine yuvasına sıfır sesle oturmasından net şekilde anlaşılır.
Edirne’nin Lalapaşa ilçesinde, jandarmanın yasadışı yollarla cins köpek üretimi yapan çiftliğe yaptığı operasyonunda kurtarılan 88 köpek için Edirne Belediyesi tarafından sahiplendirme süreci başlatıldı.
Edirne İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Lalapaşa ilçesinde bir çiftlikte izinsiz ve sağlıksız koşullarda köpek üretimi yapıldığı bilgisi üzerine harekete geçti. Çiftlikte yapılan operasyonda, ticari amaçla üretildiği tespit edilen 88 Poodle ve Toy Poodle cinsi köpek koruma altına alınarak Edirne Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü Sokak Hayvanları Barınağı Geçici Bakımevi Birimi’ne teslim edildi. Köpeklerden rehabilitasyon süreci tamamlananlar, Sokak Hayvanlar Barınağı Geçici Bakımevi’nde yeni sahipleriyle buluşmaya başladı.
Edirne Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü Yunus Emre Şahin
‘SÜREÇLE İLGİLİ TİTİZ ÇALIŞMA YÜRÜTÜLÜYOR’
Edirne Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü Yunus Emre Şahin, teslim alınan köpeklerin, rehabilitasyon süreçlerinin tamamlanıp, kısırlaştırma işlemlerinin gerçekleştirildiğini söyledi. Şahin, “Rehabilitasyonu tamamlanan köpeklerimizi hayvanseverlerle buluşturmaya başladık ve hatta bu güzel kızlarımızdan birini yeni yuvasına kavuşturduk. Süreçle ilgili olarak; İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Milli Parklar İl Müdürlüğü koordinesinde titiz bir çalışma yürütülmektedir. Olayla ilgili hukuki süreç halen devam etmektedir. Yapılan incelemelerde çipli olduğu tespit edilen köpekler yasal sahiplerine iade edilmektedir. Bizim sahiplendirme ve rehabilitasyon sürecini yürüttüğümüz köpekler ise ilgili kurumlarca ‘sahiplendirilebilir’ onayı verilen çipsiz hayvanlardır” dedi.
‘EDİRNE’DE İKAMET ŞARTI ARIYORUZ’
Köpeklerin ticari suistimale uğramaması için sıkı tedbirler aldıklarını kaydeden Şahin, “Kurtarılan köpeklerin büyük çoğunluğu Poodle ve Toy Poodle cinsi, piyasa değeri yüksek olan cins köpeklerden oluşmaktadır. Bu noktada kurum olarak suiistimallerin önüne geçmek adına çok net bir karar aldık: Bu köpeklerin ticari bir meta gibi elden ele dolaşmasını engellemek amacıyla, sahiplenecek kişilerin mutlaka Edirne’de ikamet etmesi şartını arıyoruz. Üçüncü şahıslara devredilmesini kesinlikle uygun görmüyoruz ve sürecin takibini bizzat sağlıyoruz. Eğer sahiplendirme sonrası şartlarımıza aykırı veya olumsuz bir durum gelişirse, köpeğin vakit kaybetmeden tarafımıza iade edilmesini talep ediyoruz. Netice itibarıyla, ister sokak köpeği olsun ister bu şekilde kurtarılan cins köpekler; her bir can bizim için çok kıymetlidir. Temel amacımız, bir can dostumuzu daha sağlıklı bir ortamda kurtarabilmek ve onları vatandaşlarımızla buluşturabilmektir” diye konuştu.
ADI ‘FOX’ OLDU
Barınağa gelerek köpek sahiplenen 17 yaşındaki İlkim Bozkurt da mutluluğunu dile getirerek, “Buraya köpek sahiplenmek için geldim. Edirne Belediyesi’ne sundukları imkanlardan dolayı teşekkür ederim. Üretilmesine ve satılmasına karşıyım, sahiplendirilmesinin yanındayım. Çok mutluyum. İsmini ‘Fox’ koyduk, Atatürk’ün köpeğinin adı” şeklinde konuştu.
Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde lunaparkta kamikaze isimli oyun aletinin korumalığının açılması sonucu başını ve bacağını vurarak yaralanan S.D. (19), tedavi altına alındıç
Olay, Pazartesi akşam saat 22.30 sıralarında Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan lunaparkta meydana geldi. Lunaparka giden S.D., kamikaze olarak bilinen oyun aletine bindi. S.D. bu sırada, kamikazenin korumalığının açılması sonucu başını ve bacağını vurarak yaralandı.
İhbar üzerine gelen ambulansla Uzunköprü Devlet Hastanesi’ne kaldırılan S.D., tedaviye alındı.
Sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilen S.D., lunapark yetkililerinden davacı ve şikayetçi oldu. Olayın ardından denetim yapılan lunapark, mühürlendi. Polisin olayla ilgili incelemesi sürüyor.
Edirne BirGün Okur İnsiyatifi, BirGün muhabiri İsmail Arı’nın ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlamasıyla tutuklanmasına tepki amaçlı bir araya gelerek basın açıklaması gerçekleştirdi.
BirGün Muhabiri Arı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında Cumartesi akşamı bayramda aile ziyareti için gittiği Tokat’ın Turhal ilçesinde gözaltına alınarak Ankara’ya getirildi. “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlaması yöneltilen Arı, savcılık ifadesinin ardından sevk edildiği sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Arı’nın tutuklanmasının ardından Edirne BirGün Okur İnsiyatifi, Saraçlar Caddesi’nde düzenlenen basın açıklamasıyla tepkilerini dile getirdi.
‘SİYASİ KUMPAS’
Basın açıklamasını, BirGün Gazetesi Muhabiri Yaren Çolak okudu. Çolak, Arı’nın siyasi kumpasla özgürlüğünden mahrum bırakıldığını söyleyerek, “Bugün burada Edirne BirGün Okur İnisiyatifi olarak; AKP iktidarının yargıyı bir operasyon aparatına dönüştürmesine ve gazeteciliği suç ilan etmesine karşı toplandık. Çalışma arkadaşımız, yoldaşımız, dostumuz İsmail Arı, tamamen siyasi bir kumpasla özgürlüğünden mahrum bırakıldı. İsmail tutuklu; çünkü bu ülkede halkın bütçesinin ‘vakıf’ maskesi takmış karanlık yapılara akıtılmasına, kamu kaynaklarının parsel parsel yandaşlara peşkeş çekilmesine sessiz kalmadı. İsmail bugün Sincan’da; çünkü AKP iktidarının belediyeler eliyle yandaş kasalara aktardığı milyonları, adrese teslim ihale çarklarını, halkın arazilerinin nasıl yağmalandığını belge belge ortaya döktü. Bu talan düzeninde yolsuzluğu teşhir etmek, rantın tekerine çomak sokmak, siyasal iktidar nezdinde en büyük suç” dedi.
‘KARANLIK DÜZENE KARŞI ÜLKENİN SESİ OLDU’
Yürürlükte olan ‘Sansür Yasası’nın, halkın gerçeği öğrenmesini engellemek için kurulan bir giyotin olduğunu dile getiren Çolak, “Ancak İsmail Arı, kalemini ranta teslim etmeyen onurlu bir gazetecidir. O; Kızılay’ın halkın kanını ve çadırını sattığı o holdingleşme skandallarını ifşa ettiği için, belediyelerdeki ihale çarklarını ve yandaş kasalara akan halkın paralarının hesabını sorduğu için, vakıf adı altında kamu arazilerine çöken tarikat-cemaat ağlarını korkusuzca deşifre ettiği için, kamu kaynaklarının nasıl birer siyasi rant aracı olarak yandaşlara peşkeş çekildiğini belgelediği için bugün Sincan’dadır. İsmail sadece yolsuzlukları yazmadı; o, bu ülkenin karanlık düzenine karşı hepimizin sesi oldu. Alkollü bir sürücü tarafından öldürülen bisikletçi Umut Gündüz’ün ailesinin adalet arayışında, 6 Şubat depreminde yıkılan Ezgi Apartmanı enkazında yakınlarını kaybedenlerin feryadında; cemaat yurtlarında hayatı karartılan çocukların çığlığına kadar her yerde İsmail’in imzası var” şeklinde konuştu.
‘ÇALIŞKAN VE KORKUSUZ OLDUĞU İÇİN SUSTURULMAK İSTENİYOR’
İsmail Arı’nın korkusuz ve çalışkan olduğu için susturulmak istendiğini kaydeden Çolak, “İktidar, gazeteciliği biat etmek sanıyor olabilir; ama İsmail Arı, tehditlerden, baskılardan, gözaltılardan zerre korkmayan, kalemini halkın çıkarlarına adamış onurlu bir gazetecidir. İsmail çok çalışkan, çok korkusuzdur ve tam da bu yüzden susturulmak istenmektedir. Bizler, Edirne’den yükselen bu sesle ilan ediyoruz: İsmail Arı’yı tutuklayarak ne onu, ne BirGün Gazetesi’ni, ne de BirGün okurlarını susturabilirsiniz. Bu karanlığı beraber aşacağız. Bizler onun haberlerinin takipçisi, o gerçeklerin savunucularıyız. İsmail, Sincan’dan başı dik çıkacak ve halkın parasıyla zenginleşenlerin, baronlaşanların, kamu kaynaklarını peşkeş çekenlerin ensesinde olmaya devam edecek. Önce kendi ve tüm gazeteciler için adalet arayacak” diye konuştu.
Kapıkule’den Türkiye’ye giren TIR’da polisin yaptığı aramada, 53 kilo 206 gram skunk ele geçirildi, 2 şüpheli gözaltına alındı.
Edirne Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nün uluslararası uyuşturucu madde ticaretini önlemeye yönelik çalışmaları kapsamında Kapıkule Gümrük Kapısı’ndan Türkiye’ye giren TIR durduruldu. TIR’da narkotik köpeği yardımıyla yapılan aramada 53 kilo 206 gram skunk ele geçirildi, 2 şüpheli gözaltına alındı.
Şüpheliler hakkında ‘Uluslararası Uyuşturucu Madde Kaçakçılığı’ suçundan işlem başlatıldı.
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, Mart’ta açlık sınırının önceki aya göre 1.856 lira artarak 35 bin 819 liraya çıktığını, yoksulluk sınırının ise 3 bin lira artarak 107 bin liraya yaklaştığına dikkat çekerek, açlık sınırının 28 bin 75 lira olan asgari ücretin 7 bin 774 lira üzerine çıkarken, en düşük emekli aylığının da açlık sınırının 15 bin lira 819 lira altında kaldığını bildirdi.
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Edirne İl Başkanı Nedim Zobar, Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Ar-Ge birimi KAMU-AR’ın dört kişilik bir ailenin, dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için gereken gıda harcamasının yanı sıra diğer ihtiyaçlarını da yoksunluk hissi çekmeden karşılayabilmesi için yapması gereken aylık harcamayı dikkate alarak hesapladığı açlık-yoksulluk sınırı araştırmasının Mart 2026 sonuçlarını kamuoyu ile paylaştı. KAMU-AR’ın araştırmasında şunlara yer verildi:
“Açlık sınırının önceki aya göre 1.856 lira arttığı martta gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama ise 1 bin 153 liralık yükselişle 71 bin 7 liraya çıktı. İkisinin toplamından oluşan yoksulluk sınırı ise önceki aya göre 3 bin 9 lira artarak 106 bin 826 lira oldu. Açlık sınırı son bir yıllık dönemde 10 bin 94 lira, gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama 18 bin 502 lira ve yoksulluk sınırı 28 bin 596 lira arttı.
ÜCRETLER VE AÇLIK-YOKSULLUK SINIRI
Açlık sınırı bu yılbaşında 28 bin 75 liraya çıkarılan asgari ücretin 7 bin 744 lira, 20 bin lira olarak belirlenen en düşük emekli aylığının ise 15 bin 819 lira üzerine çıktı. Yıl başında yüzde 27 oranında zam yapılan asgari ücret, yüzde 18,6 oranında artırılan kamu çalışanlarının ücretleri, yüzde 12,19 oranında artırılan emekli aylıklarının satın alma gücünün büyük bir kısmı yılın ilk üç ayında eridi.
Asgari ücret martta dört kişilik bir ailenin sadece 24 günlük beslenme giderini, yoksulluk sınırının ise yüzde 26’sını karşılayabiliyor. Ailede üç kişinin asgari ücretle çalışarak haneye getireceği gelir bile yoksulluk sınırının 22 bin 601 lira altında kalıyor. Diğer bir ifadeyle üç asgari ücret giren dört kişilik bir ailenin geliri yoksulluk sınırının bile oldukça altında seyrediyor. Bu yılbaşından itibaren 20 bin liraya çıkarılan en düşük emekli aylığı ise sadece 17 günlük beslenmeye yetiyor.
Yüzde 18,6 oranında zamlanarak bu yılın ilk yarısı için aile ve çocuk yardımı dahil 61 bin 890 liraya yükselen en düşük memur maaşı yoksulluk sınırının yüzde 57,7’sini, 67 bin 630 liraya yükselen ortalama memur maaşı ise yüzde 653’ünü karşılıyor. Yoksulluk sınırını karşılayabilmesi için en düşük memur maaşının en az yüzde 72,6, ortalama memur maaşının ise yüzde 58 oranında artırılması gerekiyor.
AÇLIK SINIRI
Türkiye genelinde de yaygın şube ağı bulunan ve en fazla alış-veriş yapılan marketlerden Ankara’da derlenen fiyatlara göre, dengeli beslenebilmek için et- balık- yumurtaya aylık olarak yapılması gereken harcanma Mart’ta 493 lira, son bir yılda ise 3 bin 12 lira artarak 10 bin 660 liraya yükseldi.
Kuru bakliyat için yapılması gereken harcama önceki aya göre değişmedi ancak geçen yılın aynı ayına göre ise 191 liralık artışla 678 lira oldu.
Martta 3 lira azalarak 7 bin 288 liraya gerileyen süt, yoğurt ve peynir için yapılması gereken harcamada yıllık olarak ise 1.975 lira artış kaydedildi.
Meyve için harcanması gereken tutar önceki aya göre 96 lira artarken, geçen yılın aynı ayına göre ise 706 lira artarak 3 bin 127 lira oldu. Sebze için yapılması gereken harcama ise önceki aya göre 1.254 lira artarak 5 bin 564 lira olarak gerçekleşti. Taze sebze harcaması geçen yılın aynı ayına göre ise 1.081 lira arttı.
Ekmek, un ve makarna gibi ürünler için yapılması gereken harcama martta değişmedi ve 2 bin 747 lirada, pirinç ve bulgur harcamaları da 1.654 lirada kaldı. Yağ için yapılması gereken harcama ise 20 liralık yükselişle 837 liraya çıktı. Ekmek, un ve makarna için yapılan harcama bir yıl öncesine göre 624 lira, pirinç, bulgur harcaması 668 lira, yağ harcamaları da 239 lira artış kaydetti.
Şeker, bal, pekmez, reçel harcaması önceki aya göre 4 lira yükselerek 2 bin 495 lira oldu. Aynı ailenin zeytin için yapması gereken harcama ise değişmeyerek 766 lirada kaldı. Şeker, bal, reçel harcamalarında son bir yılda 689 liralık, zeytin harcamalarında ise 185 liralık artış oldu.
Yetişkin erkek için 2.800, kadın için 2.200, genç için 3.000 ve çocuk için de 1.600 kalori esas alınarak yapılan hesaplamaya göre mart ayı açlık sınırı yetişkin erkek için 10 bin 458 liraya, yetişkin kadın için 8 bin 210 liraya, çocuk için 5 bin 961 liraya ve genç için de 11 bin 190 liraya yükseldi.
GIDA DIŞI HARCAMALAR
Yoksulluk sınırının belirlenmesinde gıda dışı ihtiyaçların fiyat değişimleri de esas alınarak yapılan araştırmaya göre, dört kişilik bir ailenin gıda dışındaki gereksinimlerini “insan onuruna yaraşır bir şekilde ve yoksunluk hissi çekmeden” karşılayabilmesi için aylık olarak yapması gereken harcama tutarı da martta 71 bin 7 liraya çıktı.
Martta dört kişinin ortalama giyim ve ayakkabı harcamaları 5 bin 609 lira oldu. Barınma (kira dâhil) harcamaları ortalama 20 bin 586 liraya, ev eşyası harcamaları 7 bin 577 liraya yükseldi. Sağlık harcamaları 2 bin 994 liraya, ulaştırma harcamaları 16 bin 490 liraya çıktı. Bilgi ve iletişim harcamaları 3 bin 118 liraya, eğlence ve kültür harcamaları 1.988 liraya, eğitim harcamaları 2 bin 773 liraya yükseldi. Tatil-otel harcamaları 5 bin 442 liraya ve çeşitli mal ve hizmetlerle ilgili ilgili harcamalar 4 bin 430 liraya kadar çıktı.
YOKSULLUK SINIRI
Dört kişilik bir ailenin insan onuruna yaraşır şekilde yoksunluk hissi duymadan yaşayabilmesi için yapması gereken gıda ile gıda dışı harcamaların toplam tutarını gösteren yoksulluk sınırı ise Mart 2026 itibariyle 106 bin 826 liraya tırmandı. Yoksulluk sınırında martta 3 bin 9 liralık, yılın ilk üç aylık döneminde 11 bin 913 liralık ve son bir yıllık dönemde ise 28 bin 596 liralık artış oldu.”