Kategori arşivi: Güncel

Great Place To Work® Türkiye Farkıyla Kurum Kültürü ve Önemi

Günümüz iş dünyasında şirketleri birbirinden ayıran en önemli unsurların başında kurum kültürü geliyor. Artık yalnızca sunulan ürün ya da hizmetin kalitesi değil, o ürünün hangi çalışma ortamında üretildiği ve çalışanların bu süreci nasıl deneyimlediği de büyük önem taşıyor. Şirketlerin sürdürülebilir başarı elde edebilmesi için yalnızca finansal sonuçlara odaklanması yeterli değil; bu sonuçları mümkün kılan insan odaklı yapıyı doğru şekilde kurgulaması gerekiyor.

Kurum Kültürü Nedir?

Kurum kültürü, bir organizasyonun değerlerini, davranış biçimlerini, karar alma süreçlerini ve çalışanlarına sunduğu deneyimi kapsayan bütünsel bir yapı olarak tanımlanabilir. Bu yapı çoğu zaman yazılı kuralların ötesine geçer. Günlük iş yapış biçimlerinde, yöneticilerin yaklaşımında, ekipler arası ilişkilerde ve iletişim tarzında kendini açık şekilde gösterir. Bu nedenle kurum kültürü, bir şirketin görünmeyen ama en güçlü belirleyicilerinden biri olarak kabul edilir.

Güçlü bir kurum kültürüne sahip organizasyonlarda çalışanlar yalnızca görevlerini yerine getiren bireyler değil, aynı zamanda şirketin amaç ve değerleriyle uyumlu hareket eden bir yapının parçası haline gelir. Bu durum çalışanların işlerine olan yaklaşımını doğrudan etkiler. Kendini ait hisseden, görüşlerinin dikkate alındığını bilen çalışanlar daha yüksek katkı sunar, sorumluluk almaktan kaçınmaz ve organizasyonun hedeflerine daha güçlü şekilde odaklanır.

Kurum Kültürü Neden Bu Kadar Önemli Hale Geldi?

Kurum kültürünün önemi özellikle son yıllarda daha görünür hale gelmiştir. Hibrit ve uzaktan çalışma modellerinin yaygınlaşması, organizasyon içindeki bağların yeniden tanımlanmasını zorunlu kılmıştır. Fiziksel olarak aynı ortamda bulunmayan ekiplerin uyum içinde çalışabilmesi, ancak güçlü ve net bir kurum kültürü ile mümkün hale gelmektedir. Bu nedenle şirketler, çalışan deneyimini daha yakından takip etmeye ve kurum kültürünü bilinçli şekilde yönetmeye yönelmektedir.

Great Place To Work® Türkiye Yaklaşımıyla Kurum Kültürü

Bu noktada Great Place To Work® Türkiye, kurum kültürü ve çalışan deneyimi konusunda şirketlere önemli bir çerçeve sunmaktadır. Global ölçekte kabul gören metodolojisini Türkiye’ye uyarlayan kurum, organizasyonların çalışan gözünden nasıl algılandığını ölçerek güçlü ve geliştirilmesi gereken alanları ortaya koyar. Bu yaklaşım, kurum kültürünü soyut bir kavram olmaktan çıkararak ölçülebilir ve geliştirilebilir bir yapıya dönüştürür.

Great Place To Work® Türkiye’nin yaklaşımı, çalışanların yönetime duyduğu güven, ekip içi ilişkiler, adalet algısı ve iş yerindeki genel deneyim gibi birçok farklı boyutu kapsar. Bu çok boyutlu analiz sayesinde şirketler yalnızca genel bir tablo görmekle kalmaz, aynı zamanda organizasyon içindeki farklı deneyimleri detaylı şekilde değerlendirme imkânı bulur. Böylece alınacak aksiyonlar daha hedefli ve etkili hale gelir.

Kurum kültürünü daha iyi anlamak ve bu alanda somut adımlar atmak isteyen şirketler için hazırlanan detaylı rehberi inceleyebilirsiniz.

Kurum Kültürü Nasıl Oluşturulur?

Kurum kültürü oluşturmak kısa vadeli bir süreç değildir. Bu yapı, organizasyonun tüm katmanlarına yayılan ve süreklilik gerektiren bir yaklaşım ile inşa edilir. Öncelikle şirketin temel değerlerinin net şekilde tanımlanması gerekir. Ancak bu değerlerin yalnızca tanımlanması yeterli değildir; günlük iş yapış biçimlerine yansıması gerekir. Aksi durumda kurum kültürü çalışanlar nezdinde karşılık bulmaz ve yalnızca teorik bir çerçeve olarak kalır.

Bu süreçte liderlik yaklaşımı belirleyici rol oynar. Yöneticilerin sergilediği davranışlar, kurum kültürünün en somut göstergelerinden biridir. Açık iletişimin desteklendiği, geri bildirimin teşvik edildiği ve şeffaflığın ön planda olduğu organizasyonlarda daha güçlü bir yapı oluşur. Çalışanlar, yöneticilerin davranışlarını referans alarak kendi tutumlarını şekillendirir.

Kurum kültürünün sürdürülebilirliği açısından çalışan geri bildirimleri kritik bir öneme sahiptir. Çalışanların deneyimlerini düzenli olarak ölçmek ve bu veriler doğrultusunda aksiyon almak, kültürün canlı kalmasını sağlar. Bu noktada veri temelli yaklaşımlar, şirketlerin sezgisel değil, somut verilere dayalı kararlar almasına imkân tanır.

Kurum Kültürünün Şirket Performansına Etkisi

Güçlü bir kurum kültürü yalnızca iç süreçleri değil, şirketin dış dünyadaki algısını da doğrudan etkiler. Çalışan deneyimi, müşteri deneyimine yansır ve bu durum marka algısını şekillendirir. İçeride güçlü bir yapı kuran şirketler, dışarıda da daha güvenilir ve tercih edilen bir marka haline gelir.

Aynı zamanda kurum kültürü, yetenek kazanımı ve elde tutma süreçlerinde de kritik rol oynar. Nitelikli çalışanlar artık yalnızca ücret ve yan haklara değil, çalışacakları organizasyonun değerlerine ve sunduğu ortama da dikkat etmektedir. Bu nedenle güçlü bir kurum kültürü, şirketlerin rekabet gücünü artıran önemli unsurlardan biri olarak öne çıkar.

Kurum kültürü, modern iş dünyasında şirketlerin uzun vadeli başarısını belirleyen temel faktörlerden biri haline gelmiştir. Doğru şekilde tanımlanan, çalışan deneyimiyle uyumlu hale getirilen ve süreklilik içinde geliştirilen bir kurum kültürü, organizasyonlara yalnızca iç süreçlerde değil, rekabet ortamında da önemli bir avantaj sağlar.

Ancak kurum kültürünün etkili olabilmesi için yalnızca teorik olarak tanımlanması yeterli değildir. Bu yapının ölçülmesi, çalışan deneyimi üzerinden değerlendirilmesi ve elde edilen veriler doğrultusunda sürekli iyileştirilmesi gerekir. Aksi durumda kurum kültürü, çalışanlar nezdinde karşılık bulmayan bir kavram olarak kalabilir.

Great Place To Work® Türkiye’nin veri temelli yaklaşımı, organizasyonların kurum kültürünü sürdürülebilir bir şekilde güçlendirmesine ve çalışan deneyimini stratejik bir öncelik haline getirmesine katkı sağlar. Bu da şirketlerin hem çalışan bağlılığını artırmasına hem de işveren markasını güçlendirerek rekabet ortamında daha güçlü bir konum elde etmesine olanak tanır.

Sonuç olarak, kurum kültürünü geliştirmek isteyen organizasyonlar için doğru metodoloji ve güvenilir içgörü büyük önem taşır. Great Place To Work® Türkiye’nin sunduğu çözümler ise bu süreci yalnızca ölçmekle kalmayıp, aynı zamanda geliştiren ve yön veren bir yapı sunarak şirketlerin uzun vadeli başarısına doğrudan katkı sağlar.

Saadet’in merceğinde bu kez ‘Gençlik ve Siyaset’

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. Sinan Tekin’in başkanı olduğu Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı tarafından hazırlanan haftalık “Sosyal Gündem Analiz Raporu”nda bu kez “Türkiye’de Gençlik ve Siyaset” konusu ele alındı.

Gençlerin siyasete bakışı, siyasal kurumlara duyulan güven düzeyi, ekonomik sorunların ve temsil eksikliğinin gençler üzerindeki etkileri ve gençlerin siyasal katılımını güçlendirmeye yönelik değerlendirmelerin kapsamlı şekilde incelendiği raporda, “Türkiye’de gençlerin siyasetle ilişkisi son yıllarda sıkça tartışılan konular arasında yer almaktadır. Genellikle gençlerin siyasete ilgisiz olduğu veya siyasal süreçlerden uzaklaştığı düşünülmektedir. Ancak gençler siyasetten tamamen kopmuş değildir. Aksine siyasal gelişmeleri yakından takip etmekte, ülkenin gündemini izlemekte ve geleceğe dair fikir üretmektedirler. Buna rağmen siyasal kurumlara, temsil mekanizmalarına ve demokratik süreçlere duydukları güven giderek azalmaktadır” ifadelerine yer verildi.

Söz konusu rapora ilaveten yapılan  “Gençlerin siyasete katılımı Türkiye’nin geleceği için hayatı öneme sahiptir” başlıklı basın açıklamasında da şöyle denildi:

“Türkiye’nin geleceği gençlerin omuzlarında yükselecektir. Bugünün gençleri, yarının yöneticileri, akademisyenleri, girişimcileri ve karar vericileridir. Bu nedenle gençlerin yalnızca eğitim, ekonomi ve sosyal yaşam alanlarında değil, siyasette de aktif rol almaları büyük önem taşımaktadır.

Yapılan araştırmalar, gençlerin ülke gündemini yakından takip ettiğini ve ülkenin geleceğine dair söz söylemek istediğini göstermektedir. Ancak gençlerin önemli bir bölümü kendilerini karar alma süreçlerinden uzak hissetmekte ve yeterince temsil edilmediklerini düşünmektedir. Oysa güçlü bir demokrasi, gençlerin fikirlerini özgürce ifade edebildiği ve ülkenin geleceğine yön verebildiği bir ortamla mümkündür.

Gençlerin siyasete katılımı sadece siyasi partiler için değil, ülkemizin geleceği için de bir gerekliliktir. Türkiye’nin karşı karşıya olduğu ekonomik, sosyal ve kültürel sorunların çözümünde gençlerin enerjisine, heyecanına ve fikirlerine ihtiyaç vardır. Gençlerin siyasetin dışında kalması değil, siyasetin merkezinde yer alması gerekmektedir.

Bu noktada Saadet Partisi, gençlere verdiği değer ve gençlerin siyasette daha aktif rol almasını teşvik eden yaklaşımıyla önemli bir örnek oluşturmaktadır. Milli Görüş hareketinin temelinde yer alan adalet, ahlak ve liyakat anlayışı, gençlerin geleceğe dair beklentileriyle örtüşmektedir. Saadet Partisi, gençleri yalnızca seçim dönemlerinde hatırlayan değil, onları karar alma süreçlerinin bir parçası olarak gören bir siyasi anlayışı temsil etmektedir.

Bizler, ülkesinin geleceğine sahip çıkmak isteyen tüm gençleri düşünmeye, sorgulamaya, üretmeye ve siyasete katılmaya davet ediyoruz. Türkiye’nin daha adil ve daha yaşanabilir bir ülke olması için gençlerin fikirlerine ve katkılarına ihtiyaç vardır.

Bu vesileyle, ülkemizin geleceğinde söz sahibi olmak isteyen tüm genç kardeşlerimizi Saadet Partisi çatısı altında siyaset yapmaya, fikir üretmeye ve Türkiye’nin yarınlarını birlikte inşa etmeye davet ediyoruz.”

Aramızdan ayrılanlar

MUKADDER TENNUR ÖZDEMİR VEFAT ETTİ
Uzunkaldırım semti sakinlerinden ve Edirne Hali esnaflarından merhum Hasan Özdemir’in eşi, Ömür Özdemir ve Öznur Yılmaz’ın anneleri Mukadder Tennur Özdemir 69 yaşında vefat etti. Merhume, dün Mevlana Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Buçuktepe Mezarlığında toprağa verildi.
ERDOĞAN ANLAMAM VEFAT ETTİ
Karaağaç semti sakinlerinden merhum Mehmet Anlamam’ın oğlu, Şahinde Anlamam’ın eşi, Banu ve Berrin’in babaları, Neval Kılıç’ın ağabeyi, Leyla ve Gürcan’ın dedeleri Erdoğan Anlamam 71 yaşında vefat etti. Merhum dün Karaağaç Eski Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Karaağaç Mezarlığında toprağa verildi.
HELİM SOYLU VEFAT ETTİ
Abdurrahman Mahallesi sakinlerinden Hamdiye Soylu’nun eşi,, Sevda Soylu, Hakan Soylu, Sema Topçu ve Sevda Tuna’nın babaları, Kadir Emre Yılmaz, Rana Zeynep Topçu, Erdoğan Burak Tuna’nın dedeleri Helim Soylu 78 yaşında vefat etti. Merhum dün, Ayşekadın Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
ARİF KISAÇ VEFAT ETTİ
Merhum Sabri ve merhume Sedef Kısaç’ın oğulları, Asiye Kısaç’ın eşi, Yusuf ve Özlem’in babaları, Neriman, Sabahattin, Meryem, Sabahat ve Elmas Kısaç’ın kardeşleri Arif Kısaç 63 yaşında vefat etti. Merhum dün Şah Melek Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Bademlik Mezarlığında toprağa verildi.
HÜSEYİN AKDOĞAN VEFAT ETTİ
Emekli veteriner hekim Hüseyin Akdoğan 75 yaşında vefat etti. Neziha Akdoğan’ın eşi, Nalan Onat ve Hülya Temiz’in babaları, Gürsoy Onat ve Özgür Temiz’in kayınpederleri olan merhum 6 Haziran Cumartesi günü Yavuz Sultan Selim Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
MEDİHA ÇAGIRGACI VEFAT ETTİ
Merhum Hasan Çagırgacı’nın eşi, Hasan, Hüseyin ve Seher Çagırgacı’nın anneleri Mediha Çagırgacı 82 yaşında vefat etti. Merhume Cumartesi günü Bademlik Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Bademlik Mezarlığında toprağa verildi.
NERMİN AYAR VEFAT ETTİ
Karaağaç semti sakinlerinden Aşkın Gocuk’un eşi, Deniz Gocuk ve Yasin Şeker’in anneleri, Emre Can Gocuk, Ramazan Gocuk, Mukbil Gocuk, Yasin Gocuk ve Senem Özdemir’in yengeleri, Eyüp Ayar’ın kardeşi Nermin Ayar 68 yaşında vefat etti. Merhume Cumartesi günü Karaağaç Eski Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Karaağaç Mezarlığında toprağa verildi.
YAŞAR ÇEKİÇ VEFAT ETTİ
Kemalköy sakinlerinden Necmettin Çekiç’in eşi, Alaaddin Çekiç, Zuhal Merdan ve Nihal Nar’ın anneleri, Sadiye Çekiç, Mustafa Gülmez, Hediye Kurt ve Fatma Ersoy’un ablaları, Gülşah Öztürk’ün babaannesi Yaşar Çekiç 78 yaşında vefat etti. Merhume, Cumartesi günü Kemalköy Köy Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Kemalköy Mezarlığında toprağa verildi.

Erdoğan toplu açılış yapacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 22 Haziran Cuma günü toplu açılışlar için Edirne’ye geliyor.

Ak Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, “Mimar Sinan’ın eşsiz mirası, şehrimizin mührü Selimiye Camii’nin restorasyon sonrası yeniden ibadete açılışı ile şehrimize kazandırılan yeni tesis ve projelerin toplu açılış töreni için bir araya geliyoruz” diyerek şunları paylaştı:

Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle gerçekleşecek bu tarihi ana ortak olmak, Edirne’mizin geleceğine değer katan bu dev projelerin heyecanını birlikte paylaşmak için tüm halkımızı Selimiye Meydanı’na bekliyoruz.

🗓 Tarih: 12.06.2026 (Cuma)
🕒 Saat: 14.00
📍 Yer: Selimiye Meydanı

Tüm halkımız davetlidir.

Anadolu Sağlık-Sen TÜ’de ikinci!

Olgay GÜLER

Anadolu Sağlık-Sen Edirne Şube Başkanı Atakan Çetin, son bir yılda sendikanın önemli bir yükseliş yaşadığını belirterek, Trakya Üniversitesi’ndeki en çok üyesi bulunan ikinci sendika konumuna yükseldiklerini söyledi.

Şube Başkanı Çetin, her yıl Nisan ve Mayıs aylarında açıklanan sendikal üye sayılarına göre, Anadolu Sağlık-Sen’in, geçen yıla oranla yükselişte olduğunu dile getirdi. Üye sayılarında yüzde 100’le yüzde 160 arasında artış olduğunu söyleyen Çetin, sendikal anlamda hızla büyüdüklerini, TÜ’de en çok üyeye sahip ikinci sendika konumuna yükseldiklerini belirtti.

‘SENDİKAMIZI GÜVENİN MERKEZİ HALİNE TAŞIDIK’

TÜ’de yıllardır ilk iki sırada hep aynı sendikaların olduğunu ifade eden Çetin, “Trakya Üniversitesi’nde tarihi bir başarı elde ettik. Üniversite tarihinde geleneksel hale gelen ilk 2 sırada malum iki sendika vardı. Bu iki sendika ilk defa ilk ikiye giremedi. Ayrıca 10 yıldır yetkili olan Sağlık Sen yetkiyi kaybederken, Anadolu Sağlık Sen büyük bir tarihi başarı elde ederek üniversitede 2’nci sıraya yükselmiştir. ‘Edirne’nin işini Edirne, Ankara’nın işini Ankara yapacak’ diyerek çıktığımız yolda sendikamızı güvenin merkezi haline taşıdık, üyelerimizin temel sorunlarını büyük bir titizlikle gerekli mercilere iletiyoruz. Büyümemize katkı sağlayan yönetim kuruluna ve tüm üyelerimize teşekkür ediyorum” dedi.

‘VERİLEN ZAM KİRA GİDERLERİNİ DAHİ KARŞILAMIYOR’

Üyelerinin hak ve kazanımlarını artırabilmek adına tüm imkanları kullanacaklarını belirten Çetin, “Dürüst, güvenilir olanlarla yola çıktık. Yolumuza emin adımlarla devam edeceğiz. 5 Haziran’da Türkiye geneli enflasyon rakamları açıklandı. Maalesef beklenen rakamın çok altında açıklandı aylık enflasyon 1.71 yıllık enflasyon ise 32.40 olarak gerçekleşti. Ancak kur artışları maalesef enflasyon rakamlarının çok üstünde seyretmektedir. Haziran ayı için konuşursak kira artış oranı yaklaşık yüzde 43.15’dir. Dolayısıyla memura verilecek zam kira giderlerini dahi karşılamamaktadır. Memurlarımız, daha doğrusu kamu çalışanlarımız iktidar tarafından sanki bilinçli bir şekilde fakirleştiriliyormuş gibi bir algı oluşmaktadır. Açıklanan enflasyon rakamlarının her ay eşel mobil sistemiyle telafi edilmesi amacıyla o ay gerçekleşen enflasyon oranının maaşlara nakit olarak yansıtılmasını istiyoruz” diye konuştu

‘YOLUMUZA TAM BAĞIMSIZ DEVAM EDECEĞİZ’

Şube Başkanı Çetin, bağımsız bir sendika olarak yola çıktıklarını da dile getirerek, “2011 yılında kurulan sendikamızın siyasetten arındırılmış, herhangi bir siyasi partinin, derneğin, cemaatin veya örgütün arka bahçesi olmaması amacıyla yola çıktık. Bu dürüstlükle de yolunuza devam ediyoruz. Elbette bunun zorlukları da var ancak kamu çalışanları da artık şunu söylüyor; ‘Biz siyasi sendikacılıktan bıktık, zaten yaklaşık 18 yıldır aynı sendika masaya oturuyor ancak alınan sonuçlar ortada. Dolayısıyla siyasete yakın olmanın da bir çözüm olmadığı açıkça görülmektedir. Bu nedenle biz tam bağımsız olarak yolumuza devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Köylülerin ocak zaferi!

Olgay GÜLER – İsmail DEMİRAY

Edirne’nin Lalapaşa ilçesine bağlı Vaysal köyünde faaliyet gösteren bir firmaya ait kalker ocağı kırma eleme tesisinin kapasite artışıyla, Keşan ilçesinde yapılması planlanan andezit taş ocağı kırma ve eleme tesisi ile ilgili Edirne Valiliği’nin verdiği ‘ÇED gerekli değildir’ kararları, Edirne İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi.

Lalapaşa’nın Vaysal köyünde, daha önce 3 kez kapasite artışı için verilen ‘ÇED gerekli değildir’ kararını mahkemenin iptal ettiği firma, aynı bölgede 3 ayrı taş ocağı açabilmek için Edirne Valiliği’ne başvuru yaptı. ‘ÇED gerekli değildir’ kararının verilmesi üzerine, S.S. Vaysal Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ve köylüler, Edirne İdare Mahkemesi’ne iptal davası açtı. İdare Mahkemesi’nde görülen dava 13 Mayıs’ta karara bağlandı. Kararda, firmanın 3 ayrı ocak açması için verilen ‘ÇED gerekli değildir’ kararı, madencilik faaliyetinde bulunulması halinde oluşacak tozumanın ağaçlara ve çevredeki tarımsal alanlara zarar vereceği gerekçesiyle iptal edildi.

‘HABİTAT KAYBI VE TELAFİSİ MÜMKÜN OLMAYAN RİSKLER VAR’

Mahkemenin iptal gerekçesinde, projenin bölgedeki tarım, hayvancılık ve ekosistem üzerinde yaratacağı tahribata dikkat çekildi. Mahkeme kararında; Proje Tanıtım Dosyası’nda (PTD) denetlenebilir rehabilitasyon ve bitkilendirme bilgilerinin yer almadığı, işletmenin tarım ve mera alanlarını kapsadığı belirtildi. Kapasitenin 390 bin metreküpe çıkarılmasının ölçülebilir düzeyde verim kaybına, toprak yapısında bozulmaya ve hayvancılık faaliyetlerinde olumsuzluğa yol açacağını vurgulayan mahkeme, bölgedeki yaban hayatı üzerinde de telafisi mümkün olmayan ekosistem parçalanması riskine işaret etti. Ayrıca proje alanına 240 metre mesafede Vaysal köyüne bağlı bir çiftlik evinin bulunduğunun hatırlatıldığı kararda; gürültü, titreşim ve toz emisyonunun halk sağlığı ile tarımsal üretimi tehdit edeceği, kültür bitkilerinde toz birikiminin fotosentez kapasitesini düşürerek verim kaybına neden olacağı ve kirleticilerin besin zinciriyle insanlara taşınma riskinin bulunduğu ifade edilerek, kapsamlı bir ÇED raporu hazırlanması gerektiği aktarıldı.

Mahkemenin iptal kararı, Edirne Kent Konseyi toplantı salonunda düzenlenen basın açıklamasıyla kamuoyuna duyuruldu. Toplantıya davacı köylülerin yanı sıra Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Lalapaşa İl Genel Meclisi Üyesi Halil Akdağ, Edirne Tabip Odası Başkanı Dr. Sibel Sevinç Pekdemir ve Edirne Kent Konseyi Başkanı Özer Demir katıldı.

‘ACİLEN KAPATIN’

Toplantıda konuşan Vaysal köylüleri ile S.S. Vaysal Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nin avukatı Bülent Kaçar, yetkililere seslendi. Kaçar, “Hiçbir ticari faaliyet ve maden işletmesi, yaşam için en gerekli olan tarım ve hayvancılıktan, doğal varlıklardan önce gelemez. Bakanlığa ve Edirne Valiliğine müvekkillerimiz adına sesleniyoruz; gecikmeksizin mahkeme kararını uygulayınız ve çok zararlı olduğu ortaya çıkan bu kalker ocağını ve kırma-eleme tesisini acilen kapatınız. Doğaya, tarıma ve dört köye her gün yapılan bu işkence artık kamu eliyle sona erdirilmelidir. Yargı kararlarına devlet yetkililerinin uyması Anayasal hükümdür” dedi.

‘TESİSLER SÖKÜLSÜN, ÇED SÜRECİ SONLANDIRILSIN’

S.S. Vaysal Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Erkan Dumancı da yıllardır bölgede doğanın ve ormanların zarar gördüğünü belirterek, “Vaysal köylüleri ve çevre köylerin halkı olarak her zaman bilimin ve hukukun üstünlüğüne inandık ve hep birlikte mücadele ederek yine başardık. Edirne valilik makamının mahkeme kararını acilen uygulamasını ve şirketin kapasite artışı kapsamında kurduğu tüm kırma-eleme tesislerinin sökülmesini istiyoruz. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nca bu tesisin ÇED sürecinin tamamen sonlandırılmasını talep ediyoruz” diye konuştu.

VALİLİĞE RESMİ DİLEKÇE VERİLDİ

Basın açıklamasının ardından Vaysal köylüleri, kooperatif yönetimi ve destek veren sivil toplum kuruluşu temsilcileri, iptal kararının gecikmeksizin uygulanması, söz konusu kalker ocağı ile kırma-eleme tesisinin acilen kapatılarak faaliyetlerinin durdurulması talebiyle Edirne Valiliği’ne giderek dilekçelerini teslim etti.

KEŞAN’DA DA HUKUK MÜCADELESİNİ KÖYLÜLER KAZANDI

Öte yandan Edirne’nin Keşan ilçesine bağlı Karlıköy ve Yeşilköy sınırlarında Karayolları 1’inci Bölge Müdürlüğü tarafından yapılması planlanan andezit taş ocağı kırma ve eleme tesisine karşı başlatılan hukuk mücadelesini de köylüler kazandı. Edirne Valiliği tarafından verilen ‘ÇED gerekli değildir’ kararının yürütmesinin durdurulması ve projenin iptali için Edirne İdare Mahkemesi’ne açılan davada mahkeme kararın durdurulmasına hükmetti.

‘DOĞAMIZ İÇİN VERDİĞİMİZ SÖZÜ TUTTUK’

Mahkeme kararıyla ilgili Karlıköy’de açıklama düzenlendi. Açıklamaya, Keşan Kent Konseyi Başkanı Uğur Özdağlı, yürütme kurulu üyeleri, köylülerin avukatı Sevda Şimşek ve köy halkı katıldı. Uğur Özdağlı, Karlıköy ve Yeşilköy halkının andezit taş ocağı kırma ve eleme tesisine karşı başlatılan hukuk mücadelesini kazandığını belirterek, “Bu süreç, sadece maden sahalarının iptali ile sınırlı değildir; toprağına, havasına ve suyuna dört elle sarılan bir halkın, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma iradesinin bir hikayesidir. Bu zaferin en anlamlı tarafı, kuşakları birleştiren o eşsiz dayanışma ruhuydu. Köy meydanlarında atılan her imzada elleri titreyen ama gözlerinde umut parlayan kıymetli büyüklerimizin bilgeliği, sürecin en büyük motivasyon kaynağı oldu. Yarınlarımızın sahibi olan çocuklarımızın masumiyetinden, geleceğine sahip çıkan gençlerimize kadar herkes, bu topraklara olan vefa borcunu omuz omuza vererek ödedi. 90 yaşındaki bir ninemizin duasıyla, emekleyen bir çocuğun enerjisi aynı amaçta birleşti, bizler sadece toprağımızı değil, bizi biz yapan hatıralarımızı ve geleceğimizi de korumayı başardık. Bu mücadelede yan yana duran, sesimize ses katan herkese, özellikle bizi biz yapan o bilge büyüklerimize ve yarınımız olan çocuklarımıza minnettarız. Doğamız için verdiğimiz sözü tuttuk, geleceğimize sahip çıktık” dedi.

Mehmet Öz, Federasyon yedek yönetiminde

Edirne Demirciler ve Kaynakçılar Odası Başkanı Mehmet Öz, Türkiye Madeni Eşya Sanatkârları Federasyonu’nun yönetiminde yedek listede yer aldı.

7 Haziran 2026 Pazar günü Ankara Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Türkiye Madeni Eşya Sanatkârları Federasyonu’nun 19. Olağan Genel Kurulu’na, Edirne Demirciler ve Kaynakçılar Esnaf Odası Başkanı Mehmet Öz ve yönetim kurulu üyeleri katılım sağladı.

Türkiye’nin dört bir yanından gelen oda başkanları ve sektör temsilcilerinin bir araya geldiği genel kurulda mevcut Başkan Hayrettin Yıldırım güven tazeleyerek yeniden federasyon başkanlığına seçildi.

Genel kurulda Edirne adına önemli bir gelişme de yaşandı. Edirne Demirciler ve Kaynakçılar Esnaf Odası Başkanı Mehmet Öz, federasyonun yeni dönem yönetim yapılanmasında yedek listede yer alarak Edirne esnafını Ankara’da temsil etme sorumluluğunu üstlendi.

“ESNAFIMIZIN SESİNİ HER PLATFORMDA DUYURMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Genel kurul sonrasında açıklamalarda bulunan Başkan Mehmet Öz, esnaf ve sanatkârların güçlü bir çatı altında temsil edilmesinin önemine dikkat çekerek şunları söyledi:

“Türkiye Madeni Eşya Sanatkârları Federasyonumuzun 19. Olağan Genel Kurulu’na katılarak hem odamızı hem de Edirne esnafımızı temsil etmenin gururunu yaşadık. Federasyon Başkanımız Sayın Hayrettin Yıldırım ile bir araya gelerek sektörümüzün sorunları ve çözüm önerileri üzerine değerlendirmelerde bulunduk. Yeni dönemin tüm esnaf ve sanatkârlarımız için hayırlı olmasını diliyorum.”

Federasyonun yedek yönetim listesinde yer almasının kendisi için ayrı bir sorumluluk olduğunu ifade eden Öz, “Edirne’deki üyelerimizin taleplerini ve beklentilerini federasyon nezdinde dile getirmeye, esnafımızın sesi olmaya devam edeceğiz. Birlik ve dayanışma içerisinde çalışarak mesleki gelişimimize katkı sunmayı sürdüreceğiz” dedi.

ANITKABİR’E ANLAMLI ZİYARET

Genel kurul programı kapsamında Ankara’da bulunan oda başkanları ve delegeler, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedi istirahatgâhı olan Anıtkabir’i de ziyaret etti.

Heyet, Atatürk’ün mozolesine çelenk sunarak saygı duruşunda bulunurken, Cumhuriyetin kurucusuna duydukları minnet ve bağlılığı bir kez daha ifade etti. Anıtkabir ziyareti, genel kurul programının en anlamlı bölümlerinden biri olarak değerlendirildi.

Edirne Demirciler ve Kaynakçılar Esnaf Odası heyeti, genel kurulun ardından sektörün geleceğine yönelik önemli temaslarda bulunarak Ankara’daki programlarını tamamladı. Yeni dönemde de federasyon ile oda arasındaki iş birliğinin güçlenerek devam edeceği belirtildi.

Kamyonun altında kaldı

Edirne’nin Havsa ilçesinde meydana gelen trafik kazasında kamyon altında kalan N.Ç. adlı kişinin yaşamını yitirdiği öğrenildi.


Kaza Havsa ilçesindeki trafik ışıklarının olduğu kavşakta meydana geldi. Yaya geçindenden karşıya geçmeye çalışan N.Ç.’nin Osmanlı istikametinden Uzunköprü istikametine giden 10 ARK 029 plakalı kamyonun altında kaldığı bildirildi.


Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin mühalesine rağmen N.Ç.’nin hayatını kaybetti kaydedildi.
Olayla iligli soruşturma sürüyor.

Süloğlu kavşağında feci kaza!

Olgay GÜLER
Edirne’de, Süloğlu kavşağında meydana gelen kazada, kontrolden çıkarak TIR’la çarpışan otomobilin sürücüsü ağır yaralandı.


Kaza, Edirne – Süloğlu D100 karayolu Süloğlu kavşağında meydana geldi. Edirne’den Süloğlu istikametine giden Z.S. yönetimindeki 59 AFK 660 plakalı TIR ile A.K. idaresindeki 22 AAP 463 plakalı otomobil çarpıştı.

Çarpışmanın etkisiyle kontrolden çıkan otomobil, savrularak yol kenarındaki otluk alana girdi.

Motoru yerinden fırlayan otomobilde sürücüsü A.K. ağır yaralandı.

İhbarla bölgeye sağlık, itfaiye, polis ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yaralı sürücüsü A.K., olay yerinde sağlık ekiplerinin yaptığı ilk müdahalenin ardından ambulansla Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edildi.
Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

TKKB’den iklim krizi buluşması

Edirne Kent Konseyi’nin de katılım gösterdiği “Türkiye Kent Konseyleri Birliği Trakya Bölge Toplantısı ve Trakya Kent Konseyleri Birliği Buluşması” İklim Krizi temasıyla Çevre Günü kapsamında Tekirdağ Çerkezköy’de gerçekleştirildi.

Çerkezköy Kent Konseyi ve Çerkezköy Belediyesi ev sahipliğinde üç oturumda yapılan toplantının birinci oturumunda yerel idareciler, ikinci oturumunda akademisyenler ve üçüncü oturumunda da kent konseyi başkanları konuştu.

Birinci oturumda Çerkezköy ve Kapaklı Belediye Başkanları yönlendirici Eskişehir Kent Konseyi ve TKKB Dönem Başkanı Ahmet Kapanoğlu’nun sorularını yanıtladı.“Belediye Başkanları ile Katılımcı Yerel Yönetişimde Kent Konseylerinin Rolü” başlığı altında Çerkezköy Belediye Başkanı Vahap Akay; geçmişte beldelerin dar ve yetersiz kadroları ile yaptıkları planların beledini bugün ödediklerini söyledi. İlgili birimlerin yetersiz kadrolarıyla denetimde yetersiz kaldıklarını belirtti. Bölgedeki OSB’lerin yarısının boş olduğunu ancak yine de bölge dışında yatırım yapıldığından sitem etti. Sanayinin gerekli ama plansız sanayileşmenin tehlikeli olduğunu vurguladı.

Kapaklı Belediye Başkanı Mustafa Çetin de bölgede su kıtlığı yaşandığını belirtti. Geçmişte yapılan yanlışların, yanlış iliklenen ilk düğmenin bugünleri getirdiğini söyledi. Kırklareli ve Edirne’de de ileride sorun yaşanmaması için küçük yerellerin ilgililer tarafından planlanmamasını önerdi.

İkinci oturumda Tekirdağ NKÜ akademisyenleri; Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer, Prof. Dr. Fatih Konukçu ve Prof. Dr. Rıza Atav; “Sürdürülebilir Trakya İçin Ortak Akıl Kent Konseyleri ve İklim Dayanılması” başlığı altında düşüncelerini belirtti.

Üçüncü oturumda ise Çerkezköy Kent Konseyi Başkanı Volkan Kuru Eskişehir, Yalova, Edirne ve Lüleburgaz Kent Konseyleri başkanları konuştu. “Kentler Konuşuyor; Trakya Kent Konseyleri Deneyim Paylaşımı” başlıklı toplantıda Yalova adına Hasan Soyugüzel, Eskişehir KK Başkanı Ahmet Kapanoğlu, Edirne KK Başkanı Özer Demir ve Lüleburgaz KK Başkanı Günalp Çakır konuştu.

Edirne Kent Konseyi Başkanı Özer Demir İklim Krizi konusunda yapılanları söyledi. EKK’nin kuruluş felsefesinde kent ve doğa olduğunu belirten Demir olağan olan iklim değişikliğinin krize dönmesinde insanların olumsuz etkisini vurgulayarak tüm çalışmalarının bu perspektiften yaptıklarını vurguladı. 2021 yılında Türkiye Kent Konseyleri Platformu 27. Dönem devir genel kurulunun sadece İklim Krizi başlıklı olup çalıştay şeklinde bölgeye rehberlik edecek sonuç bildirisinden alıntılar yaptı. Edirne’de kent yeşil alanlarından nehir kıyılarına, Söğütlük’ten bölgedeki arazi, orman, akarsu, denizlerin korunması konusunda çalışmalarından örnekler gösterdi. Kent ekolojisinin iklim krizini tetiklediğini belirten Özer Demir bu nedenle kent yeşil alanlarının peyzaj düzenlemesinden kent içi ulaşımına kadar konsey görevlerinden olan çalışmaları yapmaya çalıştıklarını söyledi.