Edirne Kent Konseyi’nin de katılım gösterdiği “Türkiye Kent Konseyleri Birliği Trakya Bölge Toplantısı ve Trakya Kent Konseyleri Birliği Buluşması” İklim Krizi temasıyla Çevre Günü kapsamında Tekirdağ Çerkezköy’de gerçekleştirildi.
Çerkezköy Kent Konseyi ve Çerkezköy Belediyesi ev sahipliğinde üç oturumda yapılan toplantının birinci oturumunda yerel idareciler, ikinci oturumunda akademisyenler ve üçüncü oturumunda da kent konseyi başkanları konuştu.
Birinci oturumda Çerkezköy ve Kapaklı Belediye Başkanları yönlendirici Eskişehir Kent Konseyi ve TKKB Dönem Başkanı Ahmet Kapanoğlu’nun sorularını yanıtladı.“Belediye Başkanları ile Katılımcı Yerel Yönetişimde Kent Konseylerinin Rolü” başlığı altında Çerkezköy Belediye Başkanı Vahap Akay; geçmişte beldelerin dar ve yetersiz kadroları ile yaptıkları planların beledini bugün ödediklerini söyledi. İlgili birimlerin yetersiz kadrolarıyla denetimde yetersiz kaldıklarını belirtti. Bölgedeki OSB’lerin yarısının boş olduğunu ancak yine de bölge dışında yatırım yapıldığından sitem etti. Sanayinin gerekli ama plansız sanayileşmenin tehlikeli olduğunu vurguladı.
Kapaklı Belediye Başkanı Mustafa Çetin de bölgede su kıtlığı yaşandığını belirtti. Geçmişte yapılan yanlışların, yanlış iliklenen ilk düğmenin bugünleri getirdiğini söyledi. Kırklareli ve Edirne’de de ileride sorun yaşanmaması için küçük yerellerin ilgililer tarafından planlanmamasını önerdi.
İkinci oturumda Tekirdağ NKÜ akademisyenleri; Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer, Prof. Dr. Fatih Konukçu ve Prof. Dr. Rıza Atav; “Sürdürülebilir Trakya İçin Ortak Akıl Kent Konseyleri ve İklim Dayanılması” başlığı altında düşüncelerini belirtti.
Üçüncü oturumda ise Çerkezköy Kent Konseyi Başkanı Volkan Kuru Eskişehir, Yalova, Edirne ve Lüleburgaz Kent Konseyleri başkanları konuştu. “Kentler Konuşuyor; Trakya Kent Konseyleri Deneyim Paylaşımı” başlıklı toplantıda Yalova adına Hasan Soyugüzel, Eskişehir KK Başkanı Ahmet Kapanoğlu, Edirne KK Başkanı Özer Demir ve Lüleburgaz KK Başkanı Günalp Çakır konuştu.
Edirne Kent Konseyi Başkanı Özer Demir İklim Krizi konusunda yapılanları söyledi. EKK’nin kuruluş felsefesinde kent ve doğa olduğunu belirten Demir olağan olan iklim değişikliğinin krize dönmesinde insanların olumsuz etkisini vurgulayarak tüm çalışmalarının bu perspektiften yaptıklarını vurguladı. 2021 yılında Türkiye Kent Konseyleri Platformu 27. Dönem devir genel kurulunun sadece İklim Krizi başlıklı olup çalıştay şeklinde bölgeye rehberlik edecek sonuç bildirisinden alıntılar yaptı. Edirne’de kent yeşil alanlarından nehir kıyılarına, Söğütlük’ten bölgedeki arazi, orman, akarsu, denizlerin korunması konusunda çalışmalarından örnekler gösterdi. Kent ekolojisinin iklim krizini tetiklediğini belirten Özer Demir bu nedenle kent yeşil alanlarının peyzaj düzenlemesinden kent içi ulaşımına kadar konsey görevlerinden olan çalışmaları yapmaya çalıştıklarını söyledi.
Edirne Barosu avukatlarından Harika Taybıllı, geçtiğimiz günlerde Edirne’de düzenlenen bir ritmik jimnastik organizasyonuna katılan çocuk sporcular hakkında bir yerel gazetede yayınlanan ve çocukların kıyafetleri üzerinden ‘ahlak’ tartışması yürüten köşe yazısını derin bir üzüntü ve kaygıyla okuduğunu belirterek, bir sporcu annesi olarak, çocukların emeklerinin, başarılarının ve hayallerinin böylesine incitici bir dille hedef alınmasını kabul etmediğini bildirdi.
Av. Taybıllı, yaptığı açıklamada, “Bir spor müsabakasında emek veren, yarışan ve başarı elde eden çocukların fotoğraflarını kullanarak onları kamuoyu önünde yargılamak, aşağılamak ve ‘ahlaksızlık’ imalarıyla hedef haline getirmek; ne çocuk haklarıyla, ne gazetecilik etiğiyle, ne hukukla ne de vicdanla bağdaşmaktadır” diyerek şunlara yer verdi:
“Söz konusu yaklaşımda çocuklar;
Rızaları dışında kamuoyunun önüne çıkarılmış,
Başarıları yerine bedenleri ve kıyafetleri üzerinden değerlendirilmiş,
Aşağılayıcı ve ayrımcı ifadelerin konusu haline getirilmiş,
Toplumsal cinsiyet açısından incitici bir söylemle hedef alınmış,
Kişilik haklarını zedeleyen bir anlayışın nesnesi haline getirilmiştir.
Bir çocuğun spor yapması tartışma konusu yapılamaz.
Bir çocuğun bedeni tartışma konusu yapılamaz.
Bir çocuğun fotoğrafı üzerinden ahlak sorgulaması yapılamaz.
Bir çocuğun başarısı aşağılanamaz.
Türkiye Cumhuriyeti laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devletidir.
Hiç kimse kendi yaşam tarzını, inancını veya ahlak anlayışını toplumun tamamına dayatamaz.
Hiç kimse çocukları ve kadınları kendi dünya görüşü doğrultusunda yargılayamaz.
Hiç kimse kız çocuklarının bedenleri ve kıyafetleri üzerinden ahlak dersi vermeye kalkamaz.
Demokratik toplumlarda farklı yaşam biçimlerine saygı esastır. Özellikle çocukları ve kadınları hedef alan, onları toplum önünde damgalayan açıklamalar yalnızca bireyleri değil, toplumsal barışı ve birlikte yaşama kültürünü de yaralamaktadır.
Asıl ahlaki sorun;
Çocukları hedef göstermektir.
Asıl ahlaki sorun;
Küçük yaştaki çocukları toplum önünde aşağılamaktır.
Asıl ahlaki sorun;
Kız çocuklarının bedenleri üzerinden ayrımcı ve incitici bir dil kurmaktır.
Asıl ahlaki sorun;
Çocukların kişilik haklarına saldırmaktır.
Bu çocuklar bir tartışmanın tarafı değil, korunması gereken evlatlarımızdır.
Bu çocuklar herhangi bir ideolojik kavganın konusu değil, geleceğimizdir.
Onların madalyalarını, emeklerini ve hayallerini görmezden gelip hedef tahtasına koymak; toplumsal sorumlulukla da insanlık onuruyla da bağdaşmaz.
Çocukların üstün yararı evrensel bir ilkedir. Hiçbir görüş, hiçbir ideoloji ve hiçbir kişisel kanaat; çocukların onurundan, haklarından ve güvenliğinden daha değerli değildir.
Aynı zamanda bir sporcu annesi olarak, çocuklarımızın emeklerinin, başarılarının ve hayallerinin böylesine incitici bir dille hedef alınmasını kabul etmiyorum. Çocuklarımız spor yaparken yalnızca madalya kazanmaz; özgüveni, disiplini, dayanışmayı ve mücadele etmeyi öğrenir. Hiçbir çocuk yaptığı spor nedeniyle yargılanmamalı, hiçbir aile çocuğunu sporla buluşturduğu için hedef gösterilmemelidir.
Başta ilgili kurumlar olmak üzere; çocuk hakları alanında çalışan tüm kuruluşları, spor camiasını ve kamuoyunu çocukların yanında durmaya davet ediyorum.
Çünkü ahlak; çocukları yargılamak değil korumaktır.
Vicdan; onları incitmek değil yanında durmaktır.
Özgürlük ise başkalarının haklarına ve onuruna saygı gösterebilmektir.
Çocuklar hiçbir tartışmanın tarafı değil, hepimizin ortak sorumluluğudur.”
2026 hasat sezonunun ilk ürünü olan yeni mahsul arpa, satışa sunulmak üzere Edirne Ticaret Borsası’na (ETB) getirildi.
Borsa üyeleri ve üreticilerin katılımlarıyla gerçekleştirilen elektronik salon satışı neticesinde, Adem Atabay’a ait 7,5 ton Arpa, Kurbanlar Tarım Ürünleri Ltd. Şti. tarafından 12,50.-TL/Kg fiyat üzerinden satın alındı.
ETB Yönetim Kurulu Üyesi Oğuz Kurban, üretici Adem Atabay’ı kutlayarak günün anısına plaket ile 100 litre mazot hediye etti.
ETB konuya ilişkin paylaşımında, “Yeni hasat sezonunun tüm üyelerimize ve üreticilerimize hayırlı ve bereketli olmasını diliyoruz” ifadelerine yer verdi.
Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde, hudut birlikleri ve jandarmanın kontrollerinde; 11 Suriye, 7 İran, 4 Eritre, 6 Irak, 2 Afganistan ve 1 Pakistan uyruklu olmak üzere 31 kaçak göçmen ile 1 organizatör yakalandı.
Uzunköprü’de, Hudut Birlikleri ve jandarma ekipleri tarafından Çakmak, Saçlımüsellim, Eskiköy, Kiremitçisalih, Kurtbey ve Kavakayazma köylerinde rutin devriye ve yol çalışmaları gerçekleştirildi. Çalışmalarda; 11 Suriye, 7 İran, 4 Eritre, 6 Irak, 2 Afganistan ve 1 Pakistan uyruklu olmak üzere 31 kaçak göçmen ele geçirildi. Operasyon kapsamında, aracında İran asıllı 2 kaçak göçmen yakalanan organizatör M.İ.K. de gözaltına alındı.
Yakalanan kaçak göçmenlerin işlemlerinin ardından Edirne Geri Gönderme Merkezi’ne teslim edileceği belirtildi.
Sanayi üretiminde kullanılan makinelerin verimli çalışması, doğru ölçülerde ve kaliteli malzemelerle üretilmiş parçalara bağlıdır. Üretim hatlarında kullanılan küçük bir yedek parça, bağlantı elemanı, mil, burç, flanş veya özel tasarım bir metal parça; işletmenin üretim sürekliliği açısından kritik öneme sahip olabilir.
Bu nedenle günümüzde birçok firma, ihtiyaç duyduğu parçaları kendi bünyesinde üretmek yerine profesyonel CNC işleme hizmeti veren firmalarla çalışmayı tercih etmektedir. CNC torna, CNC freze, CNC fason işleme ve CNC yedek parça imalatı, sanayi işletmeleri için hem zaman hem de maliyet açısından önemli avantajlar sunar.
Denizli’de faaliyet gösteren Kayabaşı Makine ve Yedek Parça İmalatı, CNC fason işleme, CNC torna, CNC freze, teknik resme göre özel parça üretimi ve makine yedek parça imalatı alanlarında sanayi firmalarına profesyonel çözümler sunmaktadır.
CNC Fason İşleme Nedir?
CNC fason işleme, bir firmanın ihtiyaç duyduğu parçaları kendi üretim hattında üretmek yerine, bu alanda uzmanlaşmış bir imalat firmasına yaptırmasıdır. Bu üretim modeli özellikle CNC tezgâh yatırımı yapmak istemeyen, mevcut kapasitesi yeterli olmayan veya hassas ölçülü parçalara ihtiyaç duyan işletmeler için avantajlıdır.
CNC fason işleme sayesinde firmalar; teknik resme, numuneye veya özel ölçülere göre parça ürettirebilir. Tek parça üretim, numune üretimi, düşük adetli imalat veya seri üretim talepleri bu yöntemle karşılanabilir.
Özellikle makine imalatı, tekstil makineleri, kablo makineleri, gıda makineleri, tarım makineleri, ambalaj makineleri ve endüstriyel üretim alanlarında CNC fason imalat önemli bir ihtiyaç haline gelmiştir.
CNC Torna ile Hassas Parça Üretimi
CNC torna, silindirik yapıya sahip parçaların hassas şekilde işlenmesinde kullanılan önemli bir üretim yöntemidir. Miller, burçlar, pimler, rulman yatakları, bağlantı parçaları, dişli bağlantı elemanları ve özel ölçülü döner parçalar CNC torna tezgâhlarında yüksek hassasiyetle üretilebilir.
CNC torna işlemi, özellikle ölçü tekrarlanabilirliği ve yüzey kalitesi açısından sanayi üretiminde büyük avantaj sağlar. Teknik resme uygun şekilde yapılan CNC torna imalatı, parçaların makine üzerinde sorunsuz çalışmasına katkı sağlar.
Kayabaşı Makine, müşterilerinden gelen teknik çizim, numune parça veya ölçü bilgilerine göre CNC torna işlemleri için üretim sürecini planlayarak ihtiyaçlara uygun çözümler sunar.
CNC Freze ile Özel Parça İmalatı
CNC freze, düz yüzeyler, kanallar, cepler, delikler, bağlantı noktaları ve özel geometrili parçaların işlenmesinde kullanılan yaygın bir CNC işleme yöntemidir. Makine yedek parçaları, bağlantı blokları, flanşlar, taşıyıcı parçalar, aparat ve fikstür elemanları CNC freze ile hassas şekilde üretilebilir.
CNC freze fason işleme, özellikle teknik resme göre özel parça üretiminde sıkça tercih edilir. Parçanın ölçüsü, yüzey kalitesi, tolerans hassasiyeti ve kullanım alanı dikkate alınarak üretim süreci planlanır.
Kayabaşı Makine, CNC freze işleme hizmetlerinde farklı sektörlerden gelen özel parça taleplerini proje bazlı olarak değerlendirebilir.
CNC Yedek Parça İmalatı Neden Önemlidir?
Sanayi işletmelerinde makinelerin durması, doğrudan üretim kaybı anlamına gelir. Özellikle ithal makinelerde veya eski model üretim hatlarında bazı yedek parçaların temini zor olabilir. Bu gibi durumlarda CNC yedek parça imalatı önemli bir çözüm sunar.
Numune parçaya veya teknik resme göre üretilen CNC yedek parçalar, işletmelerin üretim süreçlerinin devam etmesine katkı sağlar. Doğru ölçüde, doğru malzemeden ve uygun toleranslarda üretilmiş bir yedek parça, makinenin daha verimli ve güvenli çalışmasına yardımcı olur.
Kayabaşı Makine, makine yedek parça imalatında müşterilerinin ihtiyaçlarını teknik açıdan değerlendirerek, kullanım amacına uygun üretim çözümleri geliştirmeyi hedefler.
Teknik Resme Göre CNC İmalat
CNC işleme hizmetlerinde en önemli konulardan biri teknik resme uygun üretimdir. Parçanın ölçüleri, tolerans değerleri, malzeme türü, yüzey kalitesi ve kullanım alanı üretim öncesinde dikkatle değerlendirilmelidir.
Teknik resme göre CNC imalat süreci genel olarak şu adımlardan oluşur:
Müşteriden teknik resim, numune veya ölçü bilgilerinin alınması
Parçanın kullanım alanının değerlendirilmesi
Malzeme ve işleme yönteminin belirlenmesi
CNC torna veya CNC freze operasyonlarının planlanması
Üretim sürecinin başlatılması
Ölçü kontrol ve kalite kontrol işlemlerinin yapılması
Parçanın teslimat veya sevkiyata hazırlanması
Bu planlı süreç, özellikle hassas ölçü gerektiren parçaların daha güvenilir şekilde üretilmesini sağlar.
Hangi Sektörlere CNC Parça İmalatı Yapılır?
CNC torna, CNC freze ve CNC fason işleme hizmetleri birçok farklı sektörde kullanılmaktadır. Kayabaşı Makine, farklı sanayi kollarına yönelik özel parça ve yedek parça üretimi konusunda çözüm sunabilir.
CNC imalat hizmeti verilen başlıca alanlar şunlardır:
Tekstil makineleri
Kablo makineleri
Gıda makineleri
Tarım makineleri
Ambalaj makineleri
Makine imalat sektörü
Otomotiv yan sanayi
Enerji sektörü
Endüstriyel üretim hatları
Özel makine parça imalatı
Bu sektörlerde kullanılan parçaların her biri farklı çalışma şartlarına sahiptir. Bazı parçalar yüksek yük altında çalışırken, bazıları hassas montaj noktalarında görev yapar. Bu nedenle CNC imalat sürecinde parçanın sadece ölçüsü değil, kullanım amacı da dikkate alınmalıdır.
CNC Fason İşleme Fiyatları Nasıl Belirlenir?
CNC fason işleme fiyatları her parça için farklıdır. Standart bir fiyatlandırma yapmak çoğu zaman doğru değildir. Çünkü her parçanın ölçüsü, malzemesi, üretim adedi, işleme süresi ve teknik zorluğu değişiklik gösterir.
Fiyatı etkileyen başlıca unsurlar şunlardır:
Parçanın ölçüsü ve geometrisi
Kullanılacak malzeme türü
CNC torna veya CNC freze işlem süresi
Üretim adedi
Tolerans hassasiyeti
Yüzey kalitesi beklentisi
Teknik resim veya numune durumu
Ek operasyon ihtiyacı
Teslim süresi
Bu nedenle CNC fason işleme için en doğru teklif, teknik resim veya numune parça incelendikten sonra hazırlanır.
Denizli’den Türkiye’nin Farklı Sanayi Bölgelerine CNC İmalat Desteği
Denizli, tekstil, makine, kablo, mermer, gıda ve sanayi üretimi açısından Türkiye’nin önemli şehirlerinden biridir. Bu üretim yapısı, CNC yedek parça imalatı ve özel ölçülü parça üretimi ihtiyacını da artırmaktadır.
Kayabaşı Makine, Denizli merkezli üretim altyapısıyla yalnızca yerel firmalara değil; Uşak, Aydın, İzmir, Manisa, Bursa, İstanbul, Kocaeli, Konya, Ankara, Gaziantep, Kahramanmaraş, Adana, Kayseri ve Eskişehir gibi farklı sanayi şehirlerinden gelen CNC fason işleme taleplerini de proje bazlı olarak değerlendirebilir.
Teknik resim, numune veya ölçülü görseller üzerinden yapılan inceleme ile ihtiyaç duyulan parçalar için uygun üretim yöntemi belirlenebilir.
CNC İmalatta Doğru Firma Seçimi
CNC torna, CNC freze veya CNC fason işleme hizmeti alırken yalnızca fiyat odaklı karar vermek doğru olmayabilir. Ölçü hatası olan bir parça, makineye uyum sağlamayabilir, montajda sorun çıkarabilir veya üretim hattının durmasına neden olabilir.
Bu nedenle CNC imalat firması seçerken şu kriterlere dikkat edilmelidir:
Teknik üretim tecrübesi
Malzeme bilgisi
Teknik resme göre üretim kabiliyeti
Ölçü kontrol hassasiyeti
Teslimat disiplini
Farklı sektörlere yönelik üretim deneyimi
Numune ve özel parça üretim kabiliyeti
Kayabaşı Makine, bu kriterleri dikkate alarak müşterilerine yalnızca parça üretimi değil, aynı zamanda teknik çözüm ortaklığı sunmayı hedefler.
Kayabaşı Makine ile CNC Üretim Çözümleri
Kayabaşı Makine ve Yedek Parça İmalatı; CNC torna, CNC freze, CNC fason işleme, CNC yedek parça imalatı ve teknik resme göre özel parça üretimi alanlarında sanayi firmalarına hizmet vermektedir.
Firmanın öne çıkan üretim alanları arasında makine yedek parçaları, tekstil makinesi parçaları, kablo makinesi ekipmanları, gıda makinesi parçaları, tarım makinesi parçaları, miller, burçlar, flanşlar, kasnaklar, bağlantı elemanları ve özel ölçülü sanayi parçaları yer alır.
Denizli merkezli üretim anlayışıyla faaliyet gösteren Kayabaşı Makine, farklı şehirlerden gelen talepleri de teknik inceleme sonrası proje bazlı olarak değerlendirebilir.
Sonuç
CNC torna, CNC freze, CNC fason işleme ve CNC yedek parça imalatı, sanayi firmaları için üretim sürekliliğini destekleyen önemli hizmetlerdir. Doğru üreticiyle çalışmak; kaliteli parça, zamanında teslimat ve uzun vadeli üretim güvenliği açısından büyük avantaj sağlar.
Makine yedek parçası, özel ölçülü metal parça, teknik resme göre CNC imalat, CNC torna ve CNC freze işleme ihtiyaçlarında Denizli merkezli Kayabaşı Makine profesyonel çözümler sunmaktadır.
CNC fason işleme ve özel parça imalatı hakkında detaylı bilgi almak için Kayabaşı Makine ve Yedek Parça İmalatı web sitesini ziyaret edebilirsiniz.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, Asya-Avrupa koridorunun ilk parçasını oluşturan Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren projesinin, yapımı tamamlanan Çerkezköy-Kapıkule hattında, deneme sürüşüne katıldı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesi Büyükkarıştıran YHT İstasyonu’nda Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı, Çerkezköy-Kapıkule kesimi test sürüşüne katıldı. Kırklareli Valisi Uğur Turan, AK Parti Kırklareli Milletvekili Ahmet Gökhan Sarıçam, AK Parti Tekirdağ milletvekilleri Mestan Özcan, Gökhan Diktaş, Kırklareli Belediye Başkanı Derya Bulut’un da katıldığı törende konuşan Bakan Uraloğlu, hafta başında Gürcistan’ın Ahılkelek şehrinde, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Hattı tam ölçekli resmi açılış töreninde 3 kardeş ülkenin ortak iradesiyle önemli bir adım attıklarını söyledi.
‘DEMİR YOLU ZİNCİRİNİN EN ÖNEMLİ HALKASI’
Bakan Uraloğlu, özellikle ulaştırma alanında yapılan büyük projelerin sadece mesafeleri kısaltmayacağını, ülkenin kaderini, bölgenin geleceğini yeniden şekillendireceğini belirterek, “İşte bizleri bir araya getiren Halkalı-Kapıkule Demiryolu Hattı da tam olarak bu projelerden biridir. Bu hattımız, Türkiye’yi Avrupa demir yolu ağına yüksek standartlarda bağlayan, Orta Koridor Koridorun Avrupa’ya açılan en kritik kapısıdır. Bakü-Tiflis-Kars ile başlayan, Marmaray ile Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan demir yolu zincirinin son ve en önemli halkasıdır. Yine Faw Limanı’ndan başlayıp, Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanacak proje aşamasındaki Kalkınma Yolu’nun da batı ucunda yer almaktadır. Bu proje, sadece bir demir yolu hattı değildir. Türkiye’yi doğu-batı ve kuzey-güney ekseninde küresel lojistiğin merkez ülkesi yapacak stratejik bir vizyonun en somut eserlerinden biridir” diye konuştu.
‘FİNASMANI KISMEN İPA’DAN’
Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı’nın toplam 229 kilometre olduğunu söyleyen Uraloğlu, “Projenin en uzun ilk etabı olan 153 kilometre uzunluğundaki Çerkezköy-Kapıkule hattı bugün test sürüşü yapacağımız kısımdır. Finansmanında kısmen İPA, Avrupa Birliği fonu da kullanıyoruz. Hem yolcu hem yük taşımacılığına uygun olarak planladığımız proje kapsamında; 31 köprü, 8 aç-kapa tünel, 61 üst geçit, 53 alt geçit ve 175 menfez inşa ettik. 353 kilometre ray serimini bitirdik. Elektrifikasyon ve sinyalizasyon çalışmalarında son aşamaya geldik. Hattımızı, saatte 200 kilometre işletme hızına, çift hatlı, elektrikli ve Seviye-1 sinyalli olarak inşa ettik. Test sürüşlerimizin ardından sertifikasyon süreçlerini de hızla tamamlayarak hattımızı bu yıl bitmeden işletmeye almayı hedefliyoruz” dedi.
‘SEYAHAT SÜRESİ 4 SAATTEN 1,5 SAATE DÜŞECEK’
Uraloğlu, hattın tamamlanmasıyla elde edilecek kazanımların çok önemli olduğunun altını çizerek, şöyle konuştu: “Halkalı-Kapıkule yolcu seyahat süresi 4 saatten 1,5 saate, yük taşıma süresi 8,5 saatten 3,5 saate düşecek. Yıllık yolcu kapasitesi 600 binden 3,4 milyona, yıllık yük kapasitesi 1,5 milyon tondan 9,6 milyon tona çıkacak. Özellikle İstanbul, Kocaeli, Tekirdağ ve Trakya’daki organize sanayi bölgelerimiz ile limanlarımız Avrupa pazarlarına çok daha hızlı ve rekabetçi şartlarda erişecektir. Son yıllarda demir yolu ihracat taşımalarımızın yüzde 86’sı bu koridor üzerinden yapılmaktadır. Yeni hat ile bu rakamlar çok daha yükselecektir. Yine bu proje kapsamında; yeni istasyon binalarımız Kapıkule, Edirne, Lüleburgaz, Babaeski, Büyükkarıştıran modern ve yüksek kapasiteli olarak tamamlanmak üzeredir. Kapıkule gar sahasında yapmış olduğumuz genişletme çalışmaları ile mevcut durumda 253 bin metrekare olan toplam saha alanı 660 bin metrekareye, gar içi hat sayısını ise 23 adetten 42 adete çıkarıyoruz. Söz konusu bu altyapısal ve geometrik kapasite artışı sayesinde, istasyon şebekesindeki tren kabul ve manevra kabiliyetini en üst düzeye ulaştırıyoruz. Bu doğrultuda, uluslararası demir yolu yük taşımacılığında Kapıkule gar sahasında; yaşanan tren yığılmalarının önüne geçecek, gümrük ve muayene işlemlerini hızlandıracak ve böylece sınır geçişlerindeki bekleme sürelerinin önemli ölçüde azaltarak lojistik süreçleri optimize edeceğiz. Artık Kapıkule’de, Avrupa’ya yönelik lojistik trafiğini çok daha etkin bir şekilde yöneteceğiz. Böylece Trakya bölgesi ve İstanbul başta olmak üzere tüm ülkemiz, Avrupa-Asya demiryolu taşımacılığında çok daha güçlü bir lojistik merkez haline gelecektir. 69 kilometre uzunluğundaki Ispartakule-Çerkezköy etabımızdaki çalışmalarımıza devam ediyoruz. Ispartakule’yi Halkalı’ya bağlayacak yaklaşık 7 kilometrelik son kesimde de yapım çalışmalarını bitirmek üzereyiz. O kesimi de bu yıl içerisinde açmayı planlıyoruz.”
‘TARİHİ BİR ADIMIN EŞİĞİNDEYİZ’
Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı’nın Asya’dan Avrupa’ya uzanan devasa bir lojistik vizyonun sadece parlak bir parçası olduğunu söyleyen Bakan Uraloğlu, “Biliyorsunuz; Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde demir yolu ağımızı 2002’den bu yana devlet politikası haline getirdik. Bu vizyonun önemli parçaları: Ankara – İzmir, Bandırma – Bursa – Yenişehir – Osmaneli, Mersin – Adana – Osmaniye – Gaziantep, Yerköy – Kayseri, Kırıkkale – Çorum, Karaman – Ulukışla gibi hızlı tren hatlarımızın yapım çalışmaları devam ediyor. Yapım çalışmaları süren Kars – Iğdır – Aralık -Dilucu Demiryolu ile Zengezur Koridoru’nu destekliyoruz. Yine Kuzey Çevre Demiryolu Projesi ile Türkiye’yi uluslararası lojistik için vazgeçilmez kılacak tarihi bir adımın da eşiğindeyiz. Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinde hayata geçireceğimiz demir yolu bağlantısı ile İstanbul Boğazı üzerinde Marmaray’a alternatif çift hatlı yeni bir demir yolu hattına daha kavuşacağız. İhale sürecinin ardından bu yıl içinde inşa çalışmalarına başlamayı planlıyoruz” diye konuştu.
‘AB İLE ÜLKEMİZİ BİRBİRİNE BAĞLAYACAK’
Bakan Uraloğlu, Halkalı-Kapıkule Demiryolu Hattı Projesi’nin Avrupa Birliği ile iş birliği içerisinde uzun zamandır hayata geçmesi için çaba sarf ettikleri yegana yapım projesi olduğunu söyledi. Uraloğlu, “Hem Türkiye hem de Avrupa Birliği tarafı olarak her seviyede ciddi oranda zaman, emek ve çaba sarf edilmiştir. Hattın hizmete alınması bir kez daha hem kıtaları hem de AB ile ülkemizi birbirine bağlayacaktır. Bu hatla birlikte gelişmeye başlayacak ticari hareketlilik bölge insanımızın ve ülkemizin ekonomik kalkınmasına büyük faydalar getirecektir. Bu düşüncelerle projeyi bu aşamaya getiren en üst kademesinden en alt kademesine kadar tüm yüklenici firma TCDD ve Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü çalışanlarına teşekkür ediyor, başarılarının devamını temenni ediyorum. Allah kazasız belasız bir şekilde bu hattı milletimizin hizmetine sunmayı nasip etsin. Şimdiden hayırlı, uğurlu olsun” dedi.
Bakan Uraloğlu, daha sonra hattın Büyükkarıştıran – Çerkezköy arasındaki kesimde test sürüşü gerçekleştirdi.
Emekli Öğretmen Suna Sarvan Hasdoğru’ya ait Karaağaç semtine uzanan Tunca Köprü başındaki mor renkli ev Edirne Belediyesi tarafından tadilata alındı. Dış cephesi önce beyaza ardından da kırmızıya boyanmaya başlanan evin belediye tarafından değerlendirileceği öğrenildi.
Uzun bir süre evin sahibi Suna Sarvan Hasdoğru, Edirne’ye özgü el işleri, kullanılan materyal ve aile yadigarı çeşitli kültürel ve sanatsal değerleri bu iki katlı evde sergilemişti. Daha sonra istimlak edileceği gerekçesiyle devir alınan ve Edirne’nin ikonik yapılarından biri olan binayı Edirne Belediyesi koruma ve yaşatma kararı aldı.
Bir süredir dış cephede boyama çalışmaları devam eden binanın halkın kullanımına açık olacak bir şekilde değerlendirilmesi bekleniyor. ‘Edirne Kırmızısı’ konsepti çerçevesinde hizmet verecek olan binanın, Edirne’nin geçmişinden gelen bu mirası da canlı bir örnek olarak yaşatması hedefleniyor.
Bulgaristan’da Türkiye sınırına yakın bölgelerde yaz yangınlarına karşı erken tespit, koordinat belirlemek ve itfaiye ekiplerini olay yerine daha hızlı bir şekilde yönlendirmek amacıyla dronlar devreye girecek.
Yangın tehlikesi yüksek olduğu yaz mevsiminin başında Avrupa projesi kapsamında satın alınan iki insansız hava aracı (İHA), yaklaşık 110.000 nüfusa sahip Yambol bölgesindeki itfaiyecilere havadan destek sağlayacak. Bulgaristan Radyosu Türkçe Servisi’nin sitesinde yer alan “Türkiye sınırına yakın bölgelerde yaz yangınlarına karşı dronlar devreye girecek” başlıklı haberde şunlara yer verildi:
“Bölgenin güney sınırı, Bulgaristan ile Türkiye arasındaki ortak sınırın bir parçasıdır. 2025 yılında, Yambol bölgesinin çeşitli yerlerinde ormanlık alanlarda çıkan veya yerleşim yerlerini tehdit eden büyük yangınlar nedeniyle dört kez olağanüstü hal ilan edilmişti.
Yambol Yangın Güvenliği ve Sivil Koruma Bölge Müdürlüğü Başkanı Komiser İvan Dinev, BTA’ya verdiği demeçte, insansız hava araçlarının teslim edildiğini ve personelin bu araçların kullanımı konusunda eğitim aldığını bildirdi.
İHA’lar, yangınlarda erken tespit, koordinat belirlemek için kullanılacak ve itfaiye ekiplerini olay yerine daha hızlı bir şekilde yönlendirmeyi sağlayacak. Özellikle ulaşılması zor arazilerde yangın cephelerinin gelişimi anlık olarak izlenebilecek ve yangının tüm çevresini dolaşmadan etkilenen bölgelere erişim yolları belirlenebilecek. Yangın söndürmenin yanı sıra, insansız hava araçları arama kurtarma operasyonlarında da kullanılabilecek.Ek ekipmanlar arasında yangın söndürme araçlarının taşınması için bir platform, gönüllüler için kişisel koruyucu donanımlar ve belediyelere sağlanacak hortumlu ve tanklı yüksek basınçlı pompa sistemlerinden oluşan mobil sistemler de yer almaktadır. Bu ekipmanlar, “İnsan Kaynakları Geliştirme” programı kapsamında temin edilmiştir ve projenin toplam maliyeti 85.000 Avro’dur.
Ek ekipmanlar arasında yangın söndürme araçlarının taşınması için bir platform, gönüllüler için kişisel koruyucu donanımlar ve belediyelere sağlanacak hortumlu ve tanklı yüksek basınçlı pompa sistemlerinden oluşan mobil sistemler de yer almaktadır. Bu ekipmanlar, “İnsan Kaynakları Geliştirme” programı kapsamında temin edilmiştir ve projenin toplam maliyeti 85.000 Avro’dur.
‘Yambol Yangın Güvenliği ve Sivil Koruma Bölge Müdürlüğü, tarım ve ormanlık alanlarda denetimi artıracak ve halk arasında yangın önleme konusunda bir bilgilendirme kampanyası yürütecek’ diye vurgulayan Komiser Dinev, vatandaşları özellikle hasat zamanı ve ormanlık ve tarım alanlarında çalışma yaparken yangın güvenliği kurallarına sıkı sıkıya uymaya çağırdı.
Onun sözlerine göre, yaz yangınlarının ortaya çıkmasının başlıca nedeni insan faaliyetleridir. Yangınların nedenleri genellikle arızalı ekipmanlar, tarım makinelerinden çıkan kıvılcımlar veya izinsiz açık ateş yakılmasıyla ilgilidir.”
Trakya Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü verilerine göre, 2026 yılının ilk beş ayında başta Kapıkule olmak üzere Trakya’daki sınır kapılarından geçen yolcu ve binek araç sayısı geçen yılın aynı dönemine göre artarken, TIR geçişlerinde düşüş yaşandı.
1 Ocak-31 Mayıs dönemlerini kapsayan karşılaştırmalı istatistiklere göre Kapıkule, Hamzabeyli ve İpsala sınır kapılarında TIR giriş-çıkış sayıları geriledi. Geçen yılın ilk beş ayında toplam 701 bin 302 olan TIR giriş-çıkış sayısı, bu yıl aynı dönemde 680 bin 240’a düştü. Böylece TIR trafiğinde yaklaşık yüzde 3’lük azalma meydana geldi.
Buna karşılık yolcu hareketliliğinde artış sürdü. Geçen yılın ilk beş ayında sınır kapılarından toplam 5 milyon 60 bin 562 yolcu giriş-çıkış yaparken, bu sayı bu yıl 5 milyon 101 bin 176’ya yükseldi. Yolcu sayısındaki artış yaklaşık yüzde 0,8 olarak gerçekleşti.
EN YOĞUN KAPI YİNE KAPIKULE
Türkiye’nin Avrupa’ya açılan en büyük sınır kapısı olan Kapıkule, yolcu ve araç trafiğinde ilk sıradaki yerini korudu.
Kapıkule’den yılın ilk beş ayında 2 milyon 573 bin 430 yolcu giriş-çıkış yaptı. Aynı dönemde kapıdan geçen binek araç sayısı ise 653 bin 601’e ulaştı.
Hamzabeyli’den aynı süre içerisinde 732 sin 816, İpsala’dan 982 bin 722, Pazarkule’den 352 bin 685 ve Dereköy’den de 459 bin 523 kişi giriş-çıkış yaptı.
Kapıkule’de binek araç girişlerinde yüzde 2,9, çıkışlarında ise yüzde 4,7 oranında artış yaşandı.
BİNEK ARAÇ SAYISI YÜKSELDİ
Bölge genelinde binek araç hareketliliği geçen yılın aynı dönemine göre arttı. 2025’in ilk beş ayında toplam 1 milyon 285 bin 509 olan giriş-çıkış sayısı, bu yıl 1 milyon 305 bin 582’ye çıktı.
Özellikle Kapıkule, Pazarkule ve Dereköy sınır kapılarında binek araç geçişlerinde artış gözlendi.
GÜNLÜK ORTALAMALAR DA YÜKSELDİ
İstatistiklere göre günlük ortalama yolcu sayısı geçen yıl 33 bin 514 iken bu yıl 33 bin 782’ye yükseldi. Günlük ortalama binek araç sayısı da 8 bin 513’ten 8 bin 646’ya çıktı.
TIR geçişlerinde ise günlük ortalama 4 bin 645’ten 4 bin 505’e gerileyerek dış ticaret taşımacılığındaki yavaşlamayı ortaya koydu.
YAZ SEZONU ETKİSİ BEKLENİYOR
Yetkililer, gurbetçi sezonunun henüz başlamadığı dönemi kapsayan verilerin yaz aylarında önemli ölçüde değişebileceğine dikkat çekiyor. Haziran ayının ikinci yarısından itibaren özellikle Kapıkule, Hamzabeyli ve İpsala sınır kapılarında yolcu ve araç trafiğinde ciddi artış bekleniyor.
Edirne İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri ve Uzunköprü İlçe Jandarma Komutanlığı JASAT timlerince T.B. (53) yönetimindeki 22 T 6015 plakalı taksi, Uzunköprü-Meriç karayolu ayrımında durduruldu. Araçta Mısır uyruklu 4 kaçak göçmen yakalandı. T.B.’nin yapılan sorgulamasında ‘Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlama’, ‘Tehdit’ ve ‘Yaralama’ suçlarından 10 ay 25 gün kesinleşmiş hapis cezasıyla arandığı belirlendi. T.B. gözaltına alınırken, kaçak göçmenler jandarma komutanlığına götürüldü. Kaçak göçmenler işlemlerinin ardından Edirne İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne teslim edildi. T.B. işlemleri sonrası tutuklandı.
ÜZERİNDE UYUŞTURUCUYLA YAKALANDI
İlçe Emniyet Müdürlüğü Motosikletli Polis Timleri Büro Amirliği ekipleri de, Kavak Mahallesi Hayrabolu Caddesi üzerinde durumundan şüphelendiği G.Ç.’yi durdurdu. Şüphelinin üzerinde yapılan aramada 6,9 gram sentetik uyuşturucu madde ele geçirildi. Öte yandan G.Ç.’nin yapılan UYAP sorgusunda yoklama kaçağı olduğu tespit edildi. G.Ç., gözaltına alındı.