Kategori arşivi: Güncel

Türkiye’nin Dijital Görünürlüğünde Öne Çıkan İsimler: Erhan Tunçer

İnternet kullanıcılarının satın alma, araştırma ve hizmet arama alışkanlıklarının büyük ölçüde değişmesi, işletmelerin Google’daki görünürlüğünü stratejik bir konu haline getirdi. Bugün bir markanın yalnızca iyi bir ürüne veya hizmete sahip olması yeterli görülmüyor; potansiyel müşterinin markayı doğru zamanda ve doğru arama sonucunda bulabilmesi de büyük önem taşıyor.

Bu noktada arama motoru optimizasyonu (SEO), işletmelerin dijital büyüme planlarında önemli bir yere sahip oluyor.

Türkiye’de bu alanda çok sayıda profesyonel faaliyet gösterirken, özellikle Erhan Tunçer ve Okan Çerit, farklı çalışma alanları ve yaklaşımlarıyla dikkat çeken isimler arasında bulunuyor.

SEO Uzmanlığı Neden Bu Kadar Önemli?

Google sonuçlarında üst sıralarda yer almak, dışarıdan bakıldığında basit bir hedef gibi görünse de arka planda oldukça kapsamlı bir çalışma bulunuyor.

Bir web sitesinin başarılı olması için teknik altyapının doğru kurulması, kullanıcıların arama davranışlarının analiz edilmesi, doğru kelimelerin seçilmesi, kaliteli içeriklerin hazırlanması ve rakiplerin yakından takip edilmesi gerekiyor.

Bu nedenle profesyonel bir SEO uzmanı, yalnızca sıralama yükseltmeye değil, markanın bütün dijital varlığını geliştirmeye odaklanıyor.

Özellikle rekabetin yoğun olduğu sektörlerde doğru hazırlanmış bir SEO stratejisi, markaların daha fazla kişiye ulaşmasına ve organik kanallardan yeni müşteriler kazanmasına katkı sağlayabiliyor.

Erhan Tunçer: Soft Ajans’ın Kurucusundan SEO Odaklı Dijital Yaklaşım

Türkiye’de SEO ve dijital pazarlama alanında öne çıkan isimlerden biri Erhan Tunçer.

Aynı zamanda Soft Ajans’ın kurucusu olan Tunçer, SEO çalışmalarını yalnızca arama motoru sıralamalarından ibaret görmeyen yaklaşımıyla dikkat çekiyor.

Bir web sitesinin Google’da ilk sıralarda bulunmasının önemli olduğunu belirten dijital pazarlama anlayışında asıl hedefin; doğru ziyaretçiyi siteye çekmek, kullanıcı deneyimini iyileştirmek ve elde edilen trafiği ticari değere dönüştürmek olduğu görülüyor.

Bu kapsamda Erhan Tunçer’in çalışma alanları içerisinde teknik SEO, kurumsal SEO, e-ticaret SEO, yerel SEO, içerik stratejileri ve dijital pazarlama gibi farklı başlıklar yer alıyor.

Erhan Tunçer’in SEO Çalışmalarında Öne Çıkan Alanlar

AlanÇalışma Odağı
Teknik SEOWeb sitesinin teknik altyapısının analiz edilmesi
Kurumsal SEOMarkaların organik görünürlüğünün geliştirilmesi
E-ticaret SEOÜrün ve kategori sayfalarının optimize edilmesi
Yerel SEOBölgesel aramalarda görünürlüğün artırılması
İçerik SEOArama niyetine uygun içerik stratejileri
Rakip AnaliziRakiplerin dijital performansının incelenmesi
Anahtar Kelime AnaliziTicari değeri yüksek aramaların belirlenmesi
Dijital PazarlamaSEO’nun diğer dijital kanallarla birlikte değerlendirilmesi

Bu çalışma anlayışı, SEO’yu tek başına bir hizmet olarak değil, markanın dijital büyüme stratejisinin önemli bir parçası olarak ele alıyor.

Okan Çerit SEO Alanında Dikkat Çeken Diğer İsim

Türkiye’de SEO denildiğinde araştırılan isimlerden biri de Okan Çerit.

Çerit özellikle kurumsal SEO ve dijital reklamcılık tarafındaki çalışmalarıyla öne çıkıyor. İşletmelerin Google üzerindeki görünürlüğünün artırılmasının yanı sıra farklı dijital reklam kanallarının da değerlendirilmesi, çalışmalarının dikkat çeken noktaları arasında bulunuyor.

Günümüzde markaların müşterilerine yalnızca organik arama sonuçları üzerinden ulaşmadığı düşünüldüğünde, SEO ile dijital reklamların birlikte değerlendirilmesi işletmeler açısından önemli bir avantaj sağlayabiliyor.

Okan Çerit’in öne çıkan çalışma başlıkları arasında kurumsal SEO, SEO danışmanlığı ve dijital reklamcılık bulunuyor.

Erhan Tunçer mi, Okan Çerit mi?

SEO uzmanı arayan işletmeler açısından iki ismin çalışma alanları bazı noktalarda benzerlik gösterirken, uzmanlık odaklarında farklılıklar da bulunuyor.

Aşağıdaki karşılaştırma, iki ismin öne çıkan çalışma alanlarını genel olarak değerlendirmek amacıyla hazırlanmıştır:

KriterErhan TunçerOkan Çerit
SEO Stratejisi★★★★★★★★★★
Teknik SEO★★★★★★★★★☆
Kurumsal SEO★★★★★★★★★★
E-ticaret SEO★★★★★★★★★☆
Yerel SEO★★★★★★★★★☆
İçerik Stratejisi★★★★★★★★★☆
Rakip Analizi★★★★★★★★★☆
Anahtar Kelime Çalışmaları★★★★★★★★★☆
Dijital Pazarlama★★★★★★★★★☆
Dijital Reklamcılık★★★★☆★★★★★
Web Projeleri★★★★★★★★★☆
Marka Görünürlüğü★★★★★★★★★★

Editoryal not: Karşılaştırma resmi bir başarı sıralaması değildir. Uzmanların öne çıkan çalışma alanlarını okuyucuya daha anlaşılır şekilde sunmak amacıyla hazırlanmıştır.

İyi Bir SEO Uzmanını Diğerlerinden Ayıran Nedir?

Bir işletmenin Türkiye’nin en iyi SEO uzmanları arasında araştırma yaparken dikkat etmesi gereken birçok kriter bulunuyor.

Sadece “ilk sıraya çıkarma” vaadiyle hareket etmek yerine, uzmanın çalışma yönteminin ve raporlama anlayışının da incelenmesi gerekiyor.

Değerlendirme NoktasıNeden Önemli?
Teknik BilgiSEO sorunlarının doğru şekilde tespit edilmesini sağlar.
Sektör DeneyimiRekabet koşullarına uygun strateji oluşturulmasına yardımcı olur.
Analiz YeteneğiVeriler üzerinden doğru karar alınmasını sağlar.
İçerik BilgisiKullanıcıların gerçek arama niyetine ulaşmayı kolaylaştırır.
Rakip TakibiPazardaki fırsatların görülmesini sağlar.
RaporlamaÇalışmaların sonuçlarının ölçülmesine imkan verir.
Dönüşüm OdaklılıkTrafiğin müşteri ve satışa dönüşmesine odaklanır.

Profesyonel SEO çalışmalarında amaç yalnızca “Google’da üst sıralarda olmak” değil, Google’dan gelen doğru kullanıcıyı işletmeye kazandırmak olmalı.

SEO Başarısı Nasıl Ölçülüyor?

SEO sektörünün gelişmesiyle birlikte başarı kriterleri de değişti.

Eskiden belirli kelimelerde birinci sırada olmak önemli bir başarı göstergesi olarak kabul edilirken, bugün çok daha kapsamlı veriler değerlendiriliyor.

Örneğin:

  • Organik ziyaretçi sayısı
  • Arama görünürlüğü
  • Anahtar kelime pozisyonları
  • Marka aramaları
  • Sayfa etkileşimi
  • Dönüşüm oranı
  • Potansiyel müşteri sayısı
  • Organik satış
  • SEO kaynaklı gelir

birlikte incelenebiliyor.

Bu nedenle gerçek anlamda başarılı bir SEO danışmanlığı, sıralama raporlarının ötesine geçerek işletmenin ticari sonuçlarına odaklanıyor.

Web Sitesi Olmadan SEO Başarısı Mümkün mü?

SEO’nun önemli bir bölümü web sitesinin teknik altyapısıyla doğrudan bağlantılı.

Mobil cihazlarda düzgün çalışmayan, yavaş açılan, karmaşık bir menü yapısına sahip veya kullanıcıların aradığı bilgiye kolay ulaşamadığı web sitelerinde SEO çalışmalarından beklenen sonuçların alınması zorlaşabiliyor.

Bu nedenle SEO ve web tasarım süreçlerinin başlangıçtan itibaren birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

Özellikle Ankara’da faaliyet gösteren işletmeler açısından Ankara Web Tasarım hizmetleri; modern tasarımın yanı sıra mobil uyumluluk, kullanıcı deneyimi, teknik altyapı ve SEO kriterlerinin birlikte ele alınmasına imkan sağlayabiliyor.

Soft Ajans’ın Kurucusu Erhan Tunçer

SEO çalışmalarının yanı sıra Soft Ajans ile dijital pazarlama alanında da faaliyet gösteren Erhan Tunçer, web projeleri ve dijital görünürlük çalışmalarını bir arada değerlendiriyor.

Soft Ajans; SEO, web tasarım, Google Ads, sosyal medya yönetimi, e-ticaret ve dijital pazarlama gibi farklı alanlarda işletmelere hizmet sunuyor.

Ajansın yaklaşımında web sitesinin teknik altyapısından arama motoru görünürlüğüne, dijital reklamlardan marka iletişimine kadar farklı süreçlerin bir bütün olarak ele alınması hedefleniyor.

Soft Ajans’ın çalışmaları ve hizmetleri hakkında daha fazla bilgiye Soft Ajans üzerinden ulaşılabiliyor.

SEO Danışmanlığı İşletmelere Ne Sağlıyor?

Profesyonel SEO danışmanlığı, öncelikle web sitesinin mevcut durumunun analiz edilmesiyle başlıyor.

Ardından işletmenin hedefleri doğrultusunda anahtar kelimeler belirleniyor, rakipler inceleniyor, teknik problemler tespit ediliyor ve içerik planlaması yapılıyor.

Genel süreç şu şekilde özetlenebilir:

Analiz → Strateji → Teknik Optimizasyon → İçerik → Takip → Raporlama

Bu süreç düzenli şekilde uygulandığında, web sitesinin arama motorlarındaki görünürlüğünün geliştirilmesi ve daha fazla nitelikli ziyaretçiye ulaşılması hedefleniyor.

İşletmeler için sunulan SEO Danışmanlığı hizmetleri de bu kapsamda teknik ve stratejik optimizasyon çalışmalarını bir arada değerlendiriyor.

Yapay Zekâ SEO Kurallarını Değiştiriyor

Son yıllarda yapay zekâ teknolojilerinin arama deneyimine dahil olması, SEO sektöründe yeni bir dönemin başlamasına neden oldu.

Kullanıcılar artık yalnızca klasik arama sonuçlarından bilgi almak yerine, yapay zekâ destekli sistemlerden de doğrudan cevap alabiliyor.

Bu durum içerik üretiminden web sitesi optimizasyonuna kadar birçok SEO sürecinin yeniden değerlendirilmesini gerektiriyor.

Önümüzdeki dönemde kaliteli içerik, güvenilirlik, uzmanlık, kullanıcı deneyimi ve marka otoritesi daha fazla önem kazanırken, SEO uzmanlarının da yeni arama teknolojilerine uyum sağlaması gerekiyor.

Türkiye’de SEO Rekabeti Yeni Bir Döneme Giriyor

E-ticaretin büyümesi, dijital reklam yatırımlarının artması ve tüketicilerin internet üzerinden araştırma yapma alışkanlığının güçlenmesi, SEO uzmanlarına duyulan ihtiyacı artırıyor.

Özellikle e-ticaret, sağlık, hukuk, eğitim, finans, turizm, teknoloji ve yerel hizmetler gibi sektörlerde Google görünürlüğü işletmeler için önemli bir rekabet avantajı oluşturuyor.

Bu ortamda Soft Ajans kurucusu Erhan Tunçer, SEO, web projeleri ve dijital pazarlama alanlarını bir arada değerlendiren yaklaşımıyla öne çıkarken; Okan Çerit de kurumsal SEO ve dijital reklamcılık alanındaki çalışmalarıyla dikkat çekiyor.

Değişen arama alışkanlıkları, yapay zekâ ve yeni nesil dijital platformlarla birlikte SEO uzmanlığının Türkiye’de işletmeler açısından daha stratejik bir konuma gelmesi bekleniyor.

 ‘Genelgeyle hukuk yaratılamaz’

Eğitim-İş, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2026-2027 eğitim-öğretim yılına ilişkin yayımladığı genelgeyi eleştirerek, “Genelge, yönetmeliğin üzerinde değildir. Bakanlık, hukukun üzerinde değildir” dedi. Sendika, özellikle öğretmenlere önlük zorunluluğu getirilmesi, norm kadro fazlası öğretmenlerin atama ve görevlendirme esasları ile öğretmenlerin dijital ve bürokratik yüklerinin artırılmasına tepki gösterdi.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2026/70 sayılı “2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler” Genelgesi, Eğitim-İş’in tepkisini çekti. Eğitim İş Genel Merkezi’nin Eğitim-İş Edirne Şube Başkanı Nedim Zobar tarafından paylaşılan açıklamasında, genelgenin öğretmenlerin çalışma koşullarını ağırlaştırdığı ve bazı maddelerinin üst hukuk normlarında bulunmayan yeni yükümlülükler getirdiği savunuldu.

Açıklamada, genelgelerin kanun ve yönetmeliklerin uygulanmasını açıklayabileceği ancak bunların sınırlarını genişletemeyeceği belirtilerek, “Üst hukuk normlarında olmayan bir yükümlülük genelgeyle yaratılamaz; yönetmelikle tanınan hak ve güvenceler genelgeyle ortadan kaldırılamaz” görüşüne yer verildi.

“Önlük zorunluluğunun hukuki dayanağı yok”

Eğitim-İş’in en önemli itirazlarından biri öğretmenlere önlük giyme zorunluluğu getirilmesine yönelik oldu.

Genelgenin 23. maddesinde öğretmen ve diğer eğitim çalışanlarının “mesleğin vakarına, kamu hizmetinin ciddiyetine ve toplumsal hassasiyetlere” uygun hareket etmelerinin yanı sıra önlük giymelerinin de öngörüldüğü belirtilen açıklamada, bu uygulamanın eğitim kurumlarında takip edilmesinin istendiği kaydedildi.

Eğitim-İş, öğretmenlere yönelik genel bir önlük zorunluluğunun ilgili yönetmelikte bulunmadığını savunarak, daha önce “teşvik” niteliğinde olan uygulamanın genelgeyle zorunluluğa dönüştürülemeyeceğini ileri sürdü. Açıklamada, “Öğretmenin itibarı önlükle değil; bilgisiyle, emeğiyle, mesleki birikimiyle, ekonomik ve sosyal haklarıyla ve yetiştirdiği öğrencilerle ölçülür” denildi.

Norm fazlası öğretmenlere atama tepkisi

Genelgenin 43. maddesinde norm kadro fazlası öğretmenlerin herhangi bir takvime bağlı olmaksızın ihtiyaç bulunan eğitim kurumlarına atanmasının öngörülmesi de eleştirildi.

Norm fazlalığının öğretmenin kusuru olmadığı belirtilen açıklamada, okulların dönüştürülmesi, şubelerin kapatılması veya birleştirilmesi ve öğrenci sayılarındaki değişiklikler gibi nedenlerle oluşan norm fazlalığının öğretmene yüklenemeyeceği ifade edildi.

Eğitim-İş, atamalarda ihtiyaç listelerinin ilan edilmesi, tercih hakkı, hizmet puanı, mazeretlerin dikkate alınması, tebligat ve itiraz haklarının korunması gerektiğini savundu. “Herhangi bir takvime bağlı olmaksızın” ifadesinin öğretmenleri eğitim-öğretim yılı boyunca sürekli atanma baskısı altında bırakabileceği ileri sürüldü.

Açıklamada ayrıca norm fazlası öğretmenlerin eğitim sonrasında “öğretmen ihtiyacı bulunan diğer alanlarda” görevlendirilebilmesine ilişkin düzenlemenin de belirsizlik taşıdığı belirtildi. Eğitim-İş, öğretmenlerin bir branştan diğerine aktarılabilecek “yedek personel” olarak görülmesini kabul etmediklerini bildirdi.

“Öğretmen veri giriş personeline dönüştürülmemeli”

Genelgeyle getirilen dijital ve bürokratik yükümlülükler de açıklamanın eleştiri başlıkları arasında yer aldı.

MEB-İMES mobil uygulamasının zorunlu kullanımına tepki gösteren Eğitim-İş, koordinatör öğretmenlere yönelik “kesintisiz” izleme yükümlülüğünün çalışma süresi ve diğer görevler açısından belirsizlik taşıdığını savundu.

Gelişim raporlarının her ünite, tema veya öğrenme alanından sonra e-Okul sistemine işlenmesinin de öğretmenlerin iş yükünü artıracağı belirtilerek, özellikle kalabalık sınıflarda bunun ciddi bir bürokratik yük oluşturduğu ifade edildi.

Eğitim-İş ayrıca öğrencilerin fiziksel uygunluk ölçümlerinin öğretmenlere ek bürokratik yük getirmemesi ve öğrencilerin kişisel verilerinin mahremiyetinin korunması gerektiğini vurguladı.

“Sorun öğretmenin ne giydiği değil”

Açıklamanın sonunda eğitim sistemindeki temel sorunların öğretmenlerin kıyafeti olmadığını savunan Eğitim-İş, öğretmenlerin ekonomik sorunları, öğretmen açığı, ücretli öğretmenlik, kalabalık sınıflar, okullardaki personel eksikliği, bürokratik iş yükü ve eğitimdeki eşitsizliklere dikkat çekti.

Eğitim-İş, MEB’den önlük zorunluluğunun kaldırılması, norm fazlası öğretmenlerin atamalarında tercih ve itiraz güvencelerinin korunması, belirsiz “diğer alanlarda” görevlendirme hükmünün geri çekilmesi, MEB-İMES dayatmasından vazgeçilmesi ve öğretmenleri ilgilendiren düzenlemelerin sendikalar ile öğretmenlerin katılımıyla hazırlanmasını istedi.

Eğitim-İş, sendika olarak genelgedeki bazı hükümlerin yargıya taşınacağını da belirterek, özellikle öğretmenlere önlük dayatması getiren 23. madde ile norm kadro fazlası öğretmenlerin atama ve farklı alanlarda görevlendirilmesine ilişkin 43. maddeyi yargıya taşıyacaklarını açıkladı.

“Genelge, yönetmeliğin üzerinde değildir. Bakanlık, hukukun üzerinde değildir” ifadelerine yer verilen açıklama, “Öğretmenlerin görev yeri, alanı, kıyafeti, kişisel cihazı ve çalışma düzeni idarenin sınırsız tasarruf alanı değildir. Öğretmenin itibarı önlükle değil; emeğine, uzmanlığına, haklarına ve iradesine gösterilen saygıyla korunur. Eğitim-İş olarak hem hukuk önünde hem örgütlü mücadelemizle eğitim emekçilerinin haklarının takipçisi olmaya devam edeceğiz” şeklinde sona erdi.

Sınırda ‘gurbet’ kuyruğu!

Olgay GÜLER

Türkiye’de tatillerini tamamlayarak Avrupa’da yaşadıkları ülkelere dönüş yoluna geçen gurbetçi vatandaşlar, Kapıkule, Hamzabeyli, Pazarkule ve İpsala sınır kapılarında yoğunluk oluşturdu.

Avrupa’da yaşadıkları ülkelerden, 15 Haziran itibariyle Türkiye’ye gelmeye başlayan gurbetçi vatandaşlardan, tatillerini tamamlayanların dönüş yolculuğu devam ediyor. Türk vatandaşları anavantandan çıkarken, Edirne’den Bulgaristan’a açılan Kapıkule ve Hamzabeyli ile Yunanistan’a açılan Pazarkule ve İpsala sınır kapılarını kullanıyorlar.

Gurbetçilerin en sık kullandığı Kapıkule Sınır Kapısında yoğunluk oluştu. Gümrük sahasının dolduğu Kapıkule’de gurbetçi vatandaşlar, sınır kapısı önünde metrelerce kuyruk oluşturdu.

’11 AYIN HASRETİNİ GİDERDİK’

Memleketi Aksaray’da tatilini geçirip, Almanya’nın Berlin şehrine dönüş yapan Uğur Duvar, 11 ayın hasretini giderdiklerini söyleyerek, “Berlin’den geldik Almanya’dan, Aksaray’a gittik. Orada yedik, içtik. 11 ay vatan hasretini çektik, o hasreti giderdik ama şimdi son noktadayız. Türk bayrağı altından çıkıyoruz, 11 ayı bekleyeceğiz tekrar. Burukluk her zaman oluyor. Üzülüyoruz, vatandan gidiyoruz. Geride anayı bıraktım, kardeşlerimi bıraktım. Üzüldük dönerken. İnşallah seneye bir daha kavuşmayı diliyoruz” dedi.

‘BU DUYGUYU YAŞAYANLAR ANLAR’

Belçika’ya dönen İhsan Şahbaz da, dönüş yolculuğunun anlatılmaz bir duygu olduğunu belirtti. Şahbaz, “Bu duyguyu yaşayanlar anlar, anlatılmaz. Nasıl bu Kapıkule’den sevinçle giriyorsak, hüzünle dönüyoruz. Bu anlatılmaz bir duygu. Bunu anca gurbetçiler anlar. Memleketimde doya doya gezdim. Büyüklerimizi, köyümüzü ziyaret ettik. Çok güzel geçti. Bütün sevdiklerimiz geride. Çok üzgünüz. Yapacak bir şey yok. Doğduğumuz yer değil, doyduğumuz yere gidiyoruz. Ama cennet vatanımız, ana vatanımız, Türkiye’miz, her şeyimiz” diye konuştu.

‘HÜZÜNLÜYÜZ’

Ailesiyle İsviçre’ye dönen Murat Ayaz, üzüntülü olduklarını kaydetti. Ayaz, “İstanbul’dan İsviçre’ye yolculuk yapıyoruz. Eş, dost ziyareti, tatilimizi yaptık, dönüyoruz. Duyguluyuz, hüzünlüyüz. İnşallah tekrarını Allah nasip eder. Kaldığımız yeri de özledik, sonuçta bir ayağımız da orada. Eğer bir şey olmazsa seneye geri geleceğiz” şeklinde konuştu.

Giresun’un Eynesil ilçesinden gelip Hollanda’ya dönen Hasan Gürsoy da,  “Köyümden, milletimden, ülkemden çok memnunum. İznimi güzelce yaptım. Şimdi geri dönüş. Üzgünüm, çok üzgünüz. Türk bayrağının altından ayrılıyorum, çok hüzünlüyüm. Türkiye’yi seviyorum” ifadelerini kullandı.

TIR’la çarpışan motosikletli yaralandı

Olgay GÜLER

Edirne’de TIR’la çarpışan motosiklet sürücüsü A.D.Ö. yaralandı, kaza anı güvenlik kamerasına yansıdı.

Kaza, Kıyık Caddesi üzerindeki otel kavşağında meydana geldi. M. Y. idaresindeki 64 AK 730 plakalı TIR, kavşakta dönüş yaparken, yanından gelerek aynı yöne dönmek isteyen A.D.Ö. yönetimindeki 34 KKF 849 plakalı motosikletle çarpıştı.

Çarpışmanın etkisiyle savrulan motosiklette sürücüsü A.D.Ö. yaralandı. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı sürücü, ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. TIR sürücüsü M.Y., ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü.

Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

Emeklilere güçlü örgütlenme çağrısı

Edirne Emekliler Derneği Yönetimi, sendikal hakları sınırlı olan emeklilerin güçlü bir örgütlenmeye ihtiyacı bulunduğuna dikkat çekerek, bütün emekli derneklerini, emekli örgütlerini ve hak arama mücadelesine inanan milyonlarca emekliyi ortak bir zeminde buluşmaya çağırdı.

Edirne Emekliler Derneği’nden yapılan “Emekliler niçin örgütlenmeli? Emekliler neden birlikte mücadele etmeli?” başlıklı yazılı açıklamada, emeklilerin yalnızca sorunlarını anlatan değil, çözüm önerileri ortaya koyan ve karar vericiler üzerinde demokratik kamuoyu oluşturan bir yapıya ihtiyacı bulunduğu belirtildi. Derneği açıklamasında şunlara yer verildi:

17 MİLYON EMEKLİ

“Türkiye’de emeğin, alın terinin ve hak arama mücadelesinin tarihi; birlikte hareket edildiğinde nelerin başarılabileceğinin örnekleriyle doludur. Son dönemde madencilerin ve diğer emekçilerin haklarını savunmak için ortaya koyduğu kararlı direnişler, yalnızca kendi talepleri açısından değil, toplumun bütün kesimleri açısından önemli bir mesaj taşımaktadır:

Hak, kendiliğinden verilmez; örgütlü, kararlı ve demokratik bir mücadeleyle kazanılır. Bugün Türkiye’nin en büyük toplumsal kesimlerinde birini oluşturan 17 milyon emekli, aynı gerçeği yeniden hatırlamak zorundadır.Emekli; yıllarca çalışmış, prim ödemiş, üretmiş, vergi vermiş ve ülkenin kalkınmasına katkıda bulunmuştur. Emeklilik ise bir lütuf değil, yıllarca verilen emeğin ve ödenen primlerin karşılığıdır.

GÜÇLÜ BİR ÖRGÜTLENME

Buna rağmen milyonlarca emekli bugün hayat pahalılığı, düşük gelir, sağlık ve barınma giderleri, temel ihtiyaçlara ulaşmakta yaşanan güçlükler ve sosyal yaşamdan dışlanma gibi sorunlarla karşı karşıyadır.Sorunlarımız çok büyük olabilir. Ancak 17 milyon insanın ortak iradesi bundan çok daha büyüktür.

Sendikal hakları sınırlı olan emeklilerin güçlü bir örgütlenmeye ihtiyacı vardır. Emeklilerin çalışma hayatındaki klasik sendikal örgütlenme imkânlarından yararlanamaması, hak arama mücadelesinin sona ermesi anlamına gelmez.  Tam tersine, bu durum emeklilerin kendi hukuki ve demokratik örgütlenme modellerini daha güçlü biçimde geliştirmesini zorunlu kılmaktadır.

BİRLİKTE HAREKET ETME ZAMANI

İşte bu noktada yerel de  Edirne Emekliler Derneği ve Genelde ise Türkiye Emekli Dernekler Federasyonu önemli bir sorumluluk üstlenebilir.

Farklı siyasi görüşlere, farklı mesleklere ve farklı yaşam biçimlerine sahip milyonlarca emekliyi ortak bir zeminde buluşturacak yapı; partiler üstü, demokratik, şeffaf, bağımsız ve hukuka bağlı bir emekli hareketi olmalıdır. Bizim mücadelemiz herhangi bir siyasi partinin mücadelesi değildir.

Bizim mücadelemiz; İnsanca yaşama hakkının, adil emekli aylığının, sosyal güvenliğin, sağlık hakkının ve emeklilerin toplumdaki saygın yerinin korunması mücadelesidir. Artık dağınık değil, birlikte hareket etme zamanıdır.

Bugün Türkiye’nin farklı illerinde yüzlerce emekli derneği ve emekli örgütü bulunmaktadır. Ancak bu yapıların ayrı ayrı hareket etmesi, milyonlarca emeklinin gerçek gücünün ortaya çıkmasını engellemektedir.

TÜRKİYE EMEKLİ DERNEKLER FEDERASYONU

Yeni dönemin hedefi açık olmalıdır; yerelde güçlü dernekler, bölgelerde güçlü birliktelikler ve ülke çapında güçlü bir federasyon. Türkiye Emekli Dernekler Federasyonu, bu yapıların ortak sesi ve ortak mücadele platformu haline gelmelidir.  Federasyonun gücü yalnızca üye sayısından değil; 17 milyon emeklinin ortak iradesini demokratik yöntemlerle temsil edebilmesinden kaynaklanmalıdır.

Yeni yol; Örgütlen, birleş, hakkını demokratik yollarla ara. Artık emeklilerin yalnızca sorunlarını anlatan değil, çözüm önerileri ortaya koyan ve karar vericiler üzerinde demokratik kamuoyu oluşturan bir yapıya ihtiyacı vardır.

Bunun için; Emeklilerin bütün illerde güçlü biçimde örgütlenmesi, Emekli derneklerinin ortak hedefler etrafında birleşmesi, Türkiye Emekli Dernekler Federasyonu çatısı altında koordinasyonun güçlendirilmesi, Emeklilerin ekonomik ve sosyal sorunlarının bilimsel verilerle ortaya konulması, Meclis, hükümet, siyasi partiler ve ilgili kamu kurumlarıyla sürekli ve kurumsal diyalog kurulması, Gerektiğinde yasal çerçevede miting, basın açıklaması, toplantı ve diğer demokratik hakların kullanılması, Emeklilerin taleplerinin ülke gündeminde sürekli tutulması, temel mücadele yöntemlerimiz olmalıdır.

17 milyon emekli yalnızca bir sayı değildir, 17 milyon emekli; 17 milyon hayat hikâyesidir.  17 milyon alın teridir. 17 milyon yıllık çalışma ve üretim birikimidir. 17 milyon aileyi etkileyen büyük bir toplumsal güçtür.

Bu nedenle emeklilerin sorunlarını küçümsemek, toplumun çok büyük bir kesiminin sorunlarını görmezden gelmek anlamına gelir.

Biz artık yalnızca ‘maaşımız yetmiyor’ demekle yetinmemeliyiz. Neden yetmediğini anlatmalı, çözümün ne olduğunu ortaya koymalı ve çözüm için demokratik gücümüzü birlikte kullanmalıyız.

Madencilerin hak arama kararlılığı bize şunu göstermektedir: Birlikte hareket eden insanlar, seslerini duyurabilir. Şimdi bu anlayışı emekliler için yeni ve güçlü bir örgütlenme modeline dönüştürmenin zamanıdır.

ORTAK ZEMİN ÇAĞRISI

Edirne Emekliler Derneği ve çatı örgütü olan Türkiye Emekli Dernekler Federasyonu’ndan büyük çağrı. Bütün emekli derneklerini, emekli örgütlerini ve hak arama mücadelesine inanan milyonlarca emekliyi ortak bir zeminde buluşmaya çağırıyoruz.

Kimseyi siyasi görüşü, mesleği, memleketi veya yaşam biçimi nedeniyle dışlamadan; Tek ortak paydamızın emeklilik ve insanca yaşam hakkı olduğu bir mücadele anlayışını geliştirelim.

17 milyon emeklinin gücünü sandığa, sokağa veya herhangi bir siyasi yapıya indirgemeden; demokratik toplumun meşru ve güçlü bir emekli örgütlenmesine dönüştürelim.

MADENCİLERİN HAK ARAMA İRADESİ

Çünkü artık ihtiyaç duyduğumuz şey yalnızca yeni bir talep değil; yeni bir mücadele yoludur.  Madencilerin direnişinden ilham alalım. Emekçilerin kararlılığından güç alalım. Hukuktan ve demokrasiden ayrılmayalım. Ve 17 milyon emeklinin ortak gücüyle hep birlikte yeni bir yol açalım.

17 milyon emekli, tek yürek! Örgütlenelim, birleşelim, hakkımızı demokratik yollarla arayalım! Türkiye Emekli Dernekler federasyonu çatısı altında birlikte daha güçlüyüz!”

Sezer, Yıldırım Hacı Sarraf’ı dinledi

Edirne Valisi Yunus Sezer, Mahalle Buluşmaları kapsamında Yıldırım Hacı Sarraf Mahallemizde yaşayan vatandaşlarla bir araya geldi.

Edirne Valiliği’nin sosyal medya hesabından gerçekleştirilen paylaşımda, “Mahallemizde yürütülen çalışmalar ve Valiliğimizin hizmetleri hakkında bilgi veren Valimiz Yunus Sezer, başta asayiş, eğitim, sağlık ve altyapı olmak üzere mahallemizin ihtiyaç ve taleplerini muhtarımız ve mahalle sakinlerimizden dinleyerek, ilgili kurum müdürlerine taleplerin en kısa sürede karşılanması ve ihtiyaçların giderilmesi yönünde talimat verdi” ifadelerine yer verildi.

TÜ’ne sadece 9 öğrenci yerleşmedi!

Trakya Üniversitesi, 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçlarına göre kontenjanlarında yüzde 99,85 doluluk oranına ulaştı.

Yerleştirme sonuçlarında yüksek tercih edilirliğini sürdüren Trakya Üniversitesi’nde 6 bin 136 genel kontenjana 6 bin 127 öğrenci yerleşti. Böylece üniversite genelindeki doluluk oranı yüzde 99,85 olarak gerçekleşti.

Lisans programlarında (özel yetenek hariç) 3 bin 39 kontenjana 3 bin 30 öğrenci yerleşerek yüzde 99,70 doluluk oranına ulaşıldı. Ön lisans programlarında ise 3 bin 97 kontenjanın tamamına öğrenci yerleşerek yüzde 100 doluluk sağlandı.

Merkezi yerleştirme sonuçlarının yanı sıra özel yetenek sınavıyla kabul edilecek 350 öğrencinin de katılımıyla, bu yıl Trakya Üniversitesi’ne kayıt yaptıracak yeni öğrenci sayısının 6 bin 477’ye ulaşması öngörülüyor.

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından belirlenen kontenjanlar kapsamında ayrıca 34 yaş üstü kadın adaylara ayrılan kontenjanlardan 139 aday, Trakya Üniversitesi’ne kayıt yaptırmaya hak kazandı.

Elde edilen yüksek doluluk oranının Trakya Üniversitesi’nin köklü akademik birikimi, nitelikli akademik kadrosu, modern eğitim altyapısı ve öğrencilerine sunduğu imkânlarla yükseköğretimde güçlü bir tercih olmaya devam ettiğini ortaya koyduğu belirtildi.

Persian Chat: Farsça Sohbet ve Persian Chat Odalarıyla Yeni İnsanlarla Tanışın

İnternetin hayatımızdaki yeri arttıkça farklı ülkelerden ve kültürlerden insanlarla iletişim kurmak da çok daha kolay hale geldi. Özellikle ortak bir dil üzerinden sohbet etmek, yeni arkadaşlıklar kurmak ve farklı kültürleri tanımak isteyen kullanıcılar için çevrim içi sohbet platformları önemli bir iletişim alanı oluşturuyor. Farsça konuşan kullanıcıların bir araya geldiği platformlar da bu noktada dikkat çekiyor. Persian chat, Farsça iletişim kurmak isteyen kişilerin çevrim içi ortamda bir araya gelmesine olanak sağlayan sohbet seçeneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

Persian Chat ile Farsça Sohbet Deneyimi

Farsça öğrenenler, Farsça konuşan kişilerle iletişim kurmak isteyenler veya günlük sohbet etmek isteyen kullanıcılar için çevrim içi sohbet ortamları pratik bir iletişim fırsatı sunabilir. Persian chat kavramı, Farsça konuşma ve yazışma deneyimini internet ortamına taşıyan sohbet alanlarını ifade eder. Kullanıcılar bu tür platformlarda farklı konular hakkında konuşabilir, günlük yaşamdan bahsedebilir ve yeni insanlarla tanışabilir.

Ana sayfada yer alan Persian chat seçenekleri üzerinden kullanıcılar Farsça iletişim kurabilecekleri bir sohbet ortamını keşfedebilir. Böylece farklı şehirlerden ve ülkelerden insanların ortak bir dil etrafında iletişim kurması mümkün hale gelir.

Chat Farsi Nedir?

Farsça sohbet arayan kullanıcıların karşısına çıkan bir diğer ifade ise chat farsi şeklindedir. Farsça konuşmak veya Farsça yazışmak isteyen kişiler için bu ifade, internet üzerindeki sohbet deneyimini tanımlamak amacıyla kullanılabilir. Özellikle Farsça dil becerilerini geliştirmek isteyen kişiler açısından gerçek kullanıcılarla yapılan sohbetler günlük dil kullanımına aşinalık kazandırabilir.

Dil öğreniminde yalnızca kelime ezberlemek yeterli değildir. Günlük konuşma kalıplarını görmek, farklı ifadeleri incelemek ve doğal iletişim kurmak öğrenme sürecine katkı sağlayabilir. Bu nedenle chat farsi arayan kullanıcılar, çevrim içi sohbet platformlarını sosyal iletişim ve pratik açısından değerlendirebilir.

Chatroom Ortamında Yeni İnsanlarla Tanışmak

Sohbet platformlarının önemli özelliklerinden biri de kullanıcıları ortak bir iletişim alanında buluşturmasıdır. Chatroom olarak adlandırılan sohbet odaları, farklı kişilerin aynı ortamda yazışmasına imkân sağlayabilir. Farsça konuşulan bir chatroom ise özellikle Farsça iletişim kurmak isteyen kullanıcılar için daha özel bir deneyim sunabilir.

Bir chatroom içerisinde farklı konular gündeme gelebilir. Günlük yaşam, kültür, müzik, sinema, seyahat ve dil gibi birçok konu üzerinden sohbet gerçekleştirilebilir. Bu çeşitlilik, platformların yalnızca mesajlaşma amacıyla değil, aynı zamanda yeni kültürleri keşfetmek için de kullanılmasını sağlayabilir.

Farsça Konuşan Kullanıcılarla İletişim

Farsça, geniş bir coğrafyada kullanılan önemli dillerden biridir. Bu nedenle Farsça konuşan kişilerle internet üzerinden iletişim kurmak isteyen kullanıcıların ilgisi her geçen gün artabilir. Özellikle farklı ülkelerde yaşayan Farsça konuşan insanlarla tanışmak isteyenler için çevrim içi sohbet odaları kolay erişilebilir bir iletişim seçeneği oluşturur.

Persian chat, chat farsi ve chatroom gibi aramalar yapan kullanıcılar genellikle hızlı ve kolay şekilde sohbet edebilecekleri ortamları araştırır. Bu noktada sade bir kullanım deneyimi, farklı kullanıcılarla iletişim kurmayı kolaylaştıran önemli unsurlardan biridir.

Online Sohbetin Sosyal Avantajları

Çevrim içi sohbet platformları, insanların mesafelerden bağımsız olarak iletişim kurmasına yardımcı olur. Aynı dili konuşan kişilerin bir araya gelmesi, ortak ilgi alanlarının keşfedilmesini ve yeni sosyal bağlantılar kurulmasını sağlayabilir. Farsça konuşan kullanıcılar açısından da bu tür platformlar, dil ve kültür temelli iletişim için alternatif bir alan sunar.

Sonuç olarak Persian chat, chat farsi ve chatroom arayışında olan kullanıcılar için Farsça iletişim kurulabilecek çevrim içi sohbet ortamları dikkat çekmektedir. Farsça konuşmak, yeni insanlarla tanışmak veya farklı kültürleri keşfetmek isteyenler, Persian chat üzerinden sunulan sohbet deneyimini inceleyerek kendileri için uygun iletişim ortamını keşfedebilir.

Trakya Üniversitesi finalde!

Trakya Üniversitesi Keşan Yusuf Çapraz Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri Bölümü öğrencilerinden oluşan NeuroOncoTrack-AI Takımı, aynı adı taşıyan yapay zekâ projesiyle TEKNOFEST 2026 Onkolojide 3T Yarışması’nda büyük finale yükseldi.

Beyin tümörlerinin MR görüntüleri üzerinden değerlendirilmesine yardımcı olmak amacıyla geliştirilen NeuroOncoTrack-AI; tümör türü, alt tipi, hacmi ve morfolojik özelliklerini belirleyerek hekimlerin karar süreçlerini destekleyen yapay zekâ tabanlı klinik ön rapor oluşturuyor. Sistem, özellikle derin yerleşimli tümörlerde biyopsi ihtiyacını azaltmayı hedefleyen “sanal biyopsi” yaklaşımıyla öne çıkıyor.

Açıklanabilir yapay zekâ (XAI) ve Grad-CAM teknolojilerinden yararlanan sistem, değerlendirmede öne çıkan bölgelerin hekimler tarafından görüntülenmesine imkân sağlarken hasta verilerinin güvenliğini ve mahremiyetini de gözetiyor.

Proje, TEKNOFEST 2026 Onkolojide 3T Yarışması kapsamında gerçekleştirilen proje raporu değerlendirmesinde 86,67 puan alarak Türkiye üçüncüsü oldu.

Projenin danışmanlığını Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Bülent Erdoğan yürütüyor. NeuroOncoTrack-AI Takımı ise Zeynep Ersöz’ün kaptanlığında Mert Nehir Saka, Yusufcan Esener ve Ahmet Hakan Alabaş’tan oluşuyor.

NeuroOncoTrack-AI Takımı, 30 Eylül-4 Ekim 2026 tarihlerinde Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda düzenlenecek TEKNOFEST 2026 büyük finalinde Trakya Üniversitesini temsil edecek.

Trakya Birlik’te 60. yaş gururu

Trakya Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (Trakya Birlik) kuruluşunun 60’ncı yılını kutluyor.
Trakya Birlik Yönetim Kurulu açıklamasında, birliğin Babaeski, Lüleburgaz ve Edirne kooperatiflerinin birleşerek 20 Ağustos 1966 tarihinde kurulduğu hatırlatıldı.

Açıklamada, 3 kooperatifin 2.103 üretici ortağı tarafından güçlerini birleştirerek, emeklerine ve geleceklerine sahip çıkma iradesiyle atılan ilk adımın bugün 48 kooperatifi ve yaklaşık 40 bin üretici ortağa ulaştığı kaydedildi.


Trakya Birlik Yönetim Kurulu açıklamasında, “yüksek miktarlı ayçiçeği mübayaası, tarımsal girdi temini, sanayi tesisleri, ulusal markaları, sanayi faaliyetleri ile nihai tüketiciye ulaşan rafine ayçiçek yağı, bitkisel margarin, hayvansal yem piyasalarında sahip olunan yüksek pazar payları ve yurt sathına yayılmış geniş faaliyet alanıyla Trakya Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (Trakya Birlik), Türkiye’nin en önemli üretici örgütlerinden biri olmanın haklı gururunu yaşıyor” denildi.


Trakya Birlik’in kurulduğu günden bu yana “Birlikten doğan güç” anlayışıyla hareket ettiğine yer verilen açıklamda şu ifadeler yeraldı:
Birliğimiz, üretici ortaklarının alın terini, dayanışma ve kooperatifçilik kültürüyle buluşturarak, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması, üretici menfaatlerinin korunması ve ülkemiz ekonomisine değer kazandırılması yönünde önemli sorumluluklar üstlenmiş olup geçen 60 yıl boyunca büyüyen ve gücünü her daim üretici çiftçi ortaklarından alan, büyük bir aile olmuştur.
60 yıl boyunca, değişen üretim koşullarına, ekonomik dalgalanmalara ve karşılaşılan pek çok zorluğa rağmen Birliğimiz Türk tarım ve sanayisine hizmet etmeyi temel sorumluluğu olarak görmüş bu bağlamda kooperatifçiliğin “Birlikte üretme, birlikte güçlenme ve birlikte geleceğe yürüme” anlayışının Türkiye’deki en köklü ve başarılı örneklerinden biri olmuştur.
Bu başarı; toprağına inananların, üretmekten vazgeçmeyenlerin, emeğini bir başka üreticinin emeğiyle birleştirenlerin ve “Birlikte daha güçlüyüz” diyenlerin ortak eseridir.
Trakya Birlik’in 60. kuruluş yıldönümünde; geçmişten bugüne Birliğimize emek veren tüm yöneticilerimize, çalışanlarımıza ve paydaşlarımıza ve en büyük gücümüz olan üretici ortaklarımıza şükranlarımızı sunuyoruz.
Dün olduğu gibi bugün ve yarın da üreticimizin yanında olmaya; toprağın bereketini emeğin gücüyle buluşturmaya ve ülkemiz tarımına değer katmaya devam edeceğiz.