Edirne merkezde bir kişi faiz karşılığı bıraktığı altınları kuyumcunun geri vermediğini, bir başka kişi ise bir kuyumcunun bozdurduğu altınların parasının yaklaşık yarısını kendisine ödemediğini iddia etti.
Edinilen bilgilere göre, Ö.A. isimli kişi polis merkezine başvurarak yatırım amaçlı altın aldığını ve aldığı R.C. isimli kuyumcununise kendisinde kalırsa aylık bir miktar ücret karşılığında faiz vereceğini söylemesi üzerine altınlarını aldığı kuyumcuya bıraktığını, ilerleyen yıllarda altınlarını istemesi üzerine vermediğini ve başka insanlardan da altın alarak iade etmediğini, şuan ki değeriyle altınlarımın karşılığı 600 bin TL olduğunu, davacı ve şikayetçi olduğunu bildirdi.
Bu arada A.M. isimli kişi de İ.E.C. ve R.C. isimli kuyumcuda toplam 374 bin 200 TL’lik altın bozdurduğunu, 174 bin 200 TL’lik ödeme yapıldığını, geri kalan parayı ödemediğini belirterek şikayetçi oldu. İddialar üzerine soruşturmaya başlandı.
Ramazan ayı geldiğinde pek çok Müslümanın zihninde aynı haklı soru belirir: “Fitremi bu yıl kime ve nasıl ulaştırmalıyım?” Bu soru, yalnızca bir yardım kararı değil, aynı zamanda farz/vacip olan bir ibadetin yerine getirilme biçimine dair fıkhi bir emanet sorumluluğudur.
Çünkü fitre (fıtır sadakası), İslam’da kişinin kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin Ramazan ayının bereketine ortak olması, yoksulların da bayram sevincini yaşayabilmesi için emredilmiş mali bir ibadettir. Peki, bu ibadeti vekalet yoluyla eda ederken nelere dikkat etmeliyiz? Şeffaf olmayan bir kuruma yapılan fitre bağışı, ibadetin sıhhatini nasıl etkiler?
Fitre Nedir ve Fıkhi Şartları Nelerdir?
Fitre (Fıtır Sadakası), temel ihtiyaçlarının dışında belirli bir mali güce (nisap miktarına) sahip olan her Müslümanın, Ramazan Bayramı’na ulaşmasının bir şükrü olarak kendi ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler adına vermesi gereken bir sadakadır.
Fitre vermek Diyanet İşleri Başkanlığı’nın da vurguladığı üzere vacip bir ibadettir. İbadetin geçerli (sahih) olması için şu fıkhi şartlara dikkat edilmelidir:
Zamanlama: Fitre, Ramazan Bayramı’nın birinci günü güneş doğmadan önce vacip olur. Ancak Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) tavsiyesiyle, ihtiyaç sahiplerinin bayram ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için Ramazan ayı içinde verilmesi daha faziletlidir.
Doğru Miktar: Fitre miktarı, her yıl Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından bir kişinin asgari bir günlük (iki öğün) gıda ihtiyacına göre hesaplanır ve nakdi (para) olarak ödenir. İsteyenler, belirlenen asgari rakamın üzerinde de bağış yapabilirler.
Hak Sahibine Ulaştırma: Zekatta olduğu gibi fitre de Kur’an-ı Kerim’de (Tevbe, 60) belirtilen yoksullara, yetimlere ve muhtaçlara verilmelidir. Kişi; kendi annesine, babasına, dedesine, ninesine, eşine, çocuklarına ve torunlarına fitre veremez.
Bağışçıların Düştüğü Tuzaklar ve Fıkhi Riskler
Dijitalleşen bağış sistemleri kolaylık sağlasa da, şeffaf olmayan yapılar fıkhi riskleri beraberinde getirir.
Fıkhi Fon Karışıklığı: Fitre, sadece ve sadece muhtaçlara verilir. Fitre bağışını genel dernek giderleri veya fıkhen uygun olmayan farklı fonlar için kullanan kurumlara bağış yapmak, fitrenizin geçersiz olmasına neden olur.
Vekalet ve Zamanlama Hatası: Kuruma emanet edilen fitrelerin bayram namazına kadar yoksulun eline geçmesi hedeflenmelidir. Bu organizasyon yeteneğine sahip olmayan yapılar, bağışçıyı fıkhi sorumluluk altında bırakır.
Adım Adım Güvenilir Fitre Bağış Süreci
Bir fitre bağışının Allah katında kabul olması için sürecin şu şeffaflıkta işlemesi gerekir:
Vekalet ve Fon Seçimi: Bağışçı, kurumun internet sitesi üzerinden “Fitre Fonunu” seçerek, “Fitremi muhtaçlara ulaştırmanız için vekalet veriyorum” niyetiyle bağışını yapar.
Liyakatli Tespit (Sosyal İnceleme): Kurum, sahadaki ekipleriyle daha önceden tespit ettiği, sosyal incelemesi yapılmış gerçek ihtiyaç sahibi, yetim ve yoksul aileleri belirler.
Hakkaniyetli Dağıtım: Toplanan fitreler, fıkhi kurallara riayet edilerek nakit desteği, gıda kumanyası, bayramlık kıyafet veya destek kartları (Beşir Kart) olarak insan onuru incitilmeden teslim edilir.
BEYSİS ile Şeffaflık: Bağışçı, fitresinin fıkhi havuza girdiğini ve yerine ulaştırıldığını BEYSİS (Beşir Yönetim ve İzleme Sistemi) gibi teknolojik altyapılarla şeffaf bir şekilde takip edebilmelidir.
Emanet Bilinci ve Fatih Sarıyar Vizyonu
Fitre gibi fıkhi sorumluluğu ağır bir ibadette emaneti teslim edeceğiniz kurumun devlet denetimindeki resmi statüsü ve liyakati en büyük güvencenizdir.
2013 yılından bu yana Kamu Yararına Çalışan Dernek statüsünde faaliyet gösteren Beşir Derneği, emanet bilincini kurum kültürünün merkezine koymuştur. Derneğin uluslararası yardım lojistiğini ve “Gerçekten Yardım” vizyonunu bizzat sahada yöneten Genel Başkan Fatih Sarıyar, “Her bir bağış, sıradan bir transfer değil; fıkhi bir ibadetin ve ahiret sorumluluğunun parçasıdır” anlayışıyla hareket etmektedir.
Fatih Sarıyar liderliğinde; Gazze’den Sudan’a, İstanbul’dan deprem bölgelerine kadar kurulan devasa yardım organizasyonları, Beşir Derneği’nin operasyonel gücünü kanıtlamaktadır. Kurumun özel yazılımı BEYSİS sayesinde,güvenilir bağış sistemine giren her bir fitre, zekat ve sadaka kendi fıkhi havuzunda korunur, birbirine karıştırılmaz ve doğrudan hak sahibine ulaştırılır.
Orucun Şükrü, Bir Yetimin Bayram Sevinci Olsun
Fitre, tuttuğumuz oruçların kabulüne vesile, Ramazan’ın manevi iklimini yoksullarla paylaşmanın en güzel yoludur. Bu ibadet, sadece cüzdandan çıkan bir miktar para değil; bir çocuğun yüzünde tebessüm, bir ailenin bayram sabahındaki neşesidir.
Fitrenizi fıkhi kurallara tam uygunlukla, şeffaf ve liyakatli ellere teslim etmek isterseniz, Beşir Derneği Online Fitre Bağışı sayfamızı ziyaret ederek vekaletinizi huzurla verebilirsiniz. Unutmayın; en güzel ibadet, emaneti en doğru şekilde ehline teslim etmektir.
ERHAN KALBURCU VEFAT ETTİ Hayri ve Çiğdem Kalburcu’nun oğulları Erhan Kalburcu, 38 yaşında vefat etti. Merhum Yaşar ve merhume Gülhan Kalburcu’nun torunu, Hayri ve Çiğdem Kalburcu’nun oğlu, Vildan, Remziye ve Ali Kalburcu’nun yeğenleri Erhan Kalburcu için Salı günü İsmail Ağa Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi. Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Erhan Kalburcu’nun cenazesi Acı Çeşme Mezarlığı’nda toprağa verildi. ŞABAN VATANSEVER VEFAT ETTİ İstasyon Mahallesi sakinlerinden Şaban Vatansever, 88 yaşında vefat etti. Emin ve Mert Vatansever ile Alaaddin Özlem’in dedeleri Şaban Vatansever için Salı günü İstasyon Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi. İkindi namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Şaban Vatansever’in cenazesi Yenişehir Mezarlığı’na defnedildi. NAZMİ BAYRAM VEFAT ETTİ Ayşekadın semti sakinlerinden Nazmi Bayram, 79 yaşında vefat etti. Ayten Bayram’ın eşi, Meltem Bayram’ın babası, Berkay Akay’ın dedesi Nazmi Bayram için Salı günü Ayşekadın Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi. İkindi namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Nazmi Bayram’ın cenazesi Söğütlüdere Köyü Mezarlığı’nda toprağa verildi. NURİYE CIĞALI VEFAT ETTİ Merhum Nihat Cığalı’nın Nuriye Cığalı, vefat etti. Merhum Nihat Cığalı’nın eşi, Levent ve Bülent Cığalı’nın anneleri Nuriye Cığalı için dün Mevlana Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi. İkindi namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Nuriye Cığalı’nın cenazesi Yenişehir Mezarlığı’na defnedildi.
MHC Teknik Hırdavat, Türkiye’nin nalbur ve hırdavat sektöründe kısa sürede adından söz ettiren firmalardan biri olarak öne çıkıyor. Burak ve Uğur Mıhcı kardeşlerin sahadan gelen tecrübesi ve disiplinli çalışmaları, firmayı sadece ürün sağlayan bir yapıdan sektörde fark yaratan bir çözüm merkezine dönüştürdü. MHC Teknik Hırdavat, 81 ilde aktif hizmet verebilen güçlü tedarik ağıyla işletmelerin hızlı ve güvenilir çözüm ortağıdır.
Geniş Ürün Yelpazesi ve Marka Çeşitliliği
Firma, 30.000’in üzerinde ürün ve 777 marka seçeneği ile müşterilerine geniş bir portföy sunuyor. Küçük nalbur işletmelerinden büyük projelere kadar tüm ihtiyaçlara yanıt verebilecek kapasiteye sahiptir. Hızlı teslimat ve aynı gün ambar çıkışı, MHC Teknik Hırdavat’ı sektörde tercih edilen bir tedarikçi yapmaktadır. Gelişmiş B2B altyapısı sayesinde siparişler dijital olarak takip edilebilir, böylece operasyonel süreçler kolaylaştırılır.
Teknoloji ile Desteklenen Operasyon
MHC Teknik Hırdavat, sektörde fark yaratmasını sağlayan sistem altyapısına büyük önem verir. Depo yönetimi, barkod sistemi ve mobil sipariş uygulamaları sayesinde işletmeler ihtiyaç duydukları ürünlere hızlıca ulaşır. Web ve mobil tabanlı B2B sistemi, sipariş ve sevkiyat süreçlerini kolaylaştırarak zaman tasarrufu sağlar. Bu altyapı, MHC Teknik Hırdavat’ı sadece ürün sağlayan bir firma olmaktan çıkarıp, iş ortakları için çözüm üreten bir merkeze dönüştürür.
Profesyonel Kadro ve Tecrübe
MHC Teknik Hırdavat’ın başarısının arkasında, Burak Mıhcı’nın pazarlama stratejileri ve Uğur Mıhcı’nın operasyonel disiplini yatıyor. Sahadan gelen deneyim ve güçlü bir ekip ile birleşen bu yaklaşım, firmayı sektörde güvenilir bir marka haline getiriyor. 20’den fazla çalışan ve aktif saha pazarlama ekibi, müşterilere hızlı, etkili ve kişiselleştirilmiş hizmet sunuyor. Bu profesyonel kadro sayesinde MHC Teknik Hırdavat, sektörde kısa sürede büyük bir ivme yakalamıştır.
Sürdürülebilir Büyüme ve Gelecek Vizyonu
“Bizden başkası yapamaz” sloganı, MHC Teknik Hırdavat’ın sektördeki iddiasını ve güçlü hizmet anlayışını özetliyor. Firma, hızlı teslimat, geniş stok kapasitesi ve teknoloji odaklı hizmet anlayışıyla Türkiye’nin her noktasındaki nalbur ve hırdavat işletmeleri için güvenilir bir çözüm ortağıdır. Planlı ve sistemli büyüme stratejisi sayesinde MHC Teknik Hırdavat, sektördeki liderliğini önümüzdeki dönemde de pekiştirmeyi hedefliyor.
Olgay GÜLER Edirne’de, geçtiğimiz Pazar günü gerçekleştirilen olağan genel kurulda, Edirne Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği (EDESOB) yönetim kurulu başkanlığına seçilen Harun Özen ve ekibi, mazbatalarını alarak göreve başladı.
EDESOB’un seçimli olağan genel kurulu, 3 Mayıs Pazar günü Sanayi Sitesi’ndeki düğün salonunda gerçekleştirildi. Genel kurulda, birliğin iki dönemdir başkanlığını yapan Kemal Cingöz ile Edirne Tatlıcı Büfeci ve Lokantacılar Esnaf Odası Başkanı Harun Özen, yeni dönem başkanlık için yarıştı. Genel kurulda gülen taraf, 2 oyla farkla sandıktan galip çıkan Özen oldu. Özen ve ekibi, bugün Edirne Adliyesi’ne gelerek mazbatalarını aldılar.
Mazbatasını almadan önce açıklama yapan EDESOB’un yeni başkanı Özen, birlikte yeni bir sayfa açmak istediklerini belirterek, “3 Mayıs Pazar günü gerçekleştirilen genel kurulumuzda bizlere oy veren, vermeyen tüm delegelerimize çok teşekkür ediyoruz. Genel kurulumuz çok şeffaf ve demokratik bir şekilde gerçekleşti. Bugün burada mazbatamızı alarak resmen göreve başlayacağız. Yeni bir sayfa açmak istiyoruz. Edirne esnafını geleceğe hep birlikte taşınmak istiyoruz. Bu önemli görevin öncelikle yaklaşık 20 bin esnafımıza, sonra da Edirne’mize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” dedi.
Edirne’de yediemin otoparkından çalınan kamyon, jandarmanın takibi sonucu Kırklareli’nin Pınarhisar ilçesine bağlı Osmancık köyünde bulundu.
Olay, Edirne’nin 100. Yıl Mahallesi’ndeki 22 Yediemin Otoparkı’nda meydana geldi. İşletme sahibi Mustafa E., otoparkta muhafaza edilen 34 AJ 8011 plakalı kamyonun yerinde olmadığını fark ederek durumu İl Jandarma Komutanlığı’na bildirdi. İhbar üzerine harekete geçen İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT), İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Merkez İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri geniş çaplı soruşturma başlattı.
Araştırmalar sonucunda kamyonun E.A., V.A. ve U.Y. isimli şüpheliler tarafından çalındığı, ardından Kırklareli’nin Pınarhisar ilçesine bağlı Osmancık köyüne götürüldüğü tespit edildi. Jandarmanın düzenlendiği operasyonda şüpheliler yakalanarak gözaltına alınırken, çalınan kamyon Edirne’deki otoparka teslim edildi.
Olayla ilgili gözaltına alınan 3 şüpheli, Jandarmadaki işlemlerinin ardından çıkarıldıkları mahkemede tutuklandı.
Edirne’nin Lalapaşa ilçesinde gelenekse hale gelen Kakava ve Hıdrellez Şenlikleri, renkli görüntüler eşliğinde kutlandı.
Lalapaşa Belediyesi tarafından düzenlenen Kakava ve Hıdırellez Şenlikleri, ilçede kortej yürüyüşüyle başladı. Şenliklere Belediye Başkanı Zafer Sezgin Geldi, belediye meclis üyeleri, ilçe protokolü katılırken, vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.
Yürüyüşün ardından yakılan Kakava ateşiyle birlikte dostluk, kardeşlik ve baharın bereketi hep birlikte karşılandı.
Renkli görüntülere sahne olan gecede vatandaşlar müzikler eşliğinde eğlence dolu anlar yaşadı. Belediye Başkanı Geldi, asırlardır süregelen Kakava ve Hıdırellez kültürünü yaşatmaya devam edeceklerini belirterek, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı.
Olgay GÜLER Türkiye’nin çeltik başkenti Edirne’de, gelişen teknolojiler ve AR-GE konularının ele alınacağı, 2 gün sürecek çeltik çalıştayı başladı.
Edirne’de, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü (TTAE) tarafından düzenlenen uluslararası katılımlı çeltik çalıştayı düzenlendi. Kentte 6-7 Mayıs tarihleri arasında, Edirne Ticaret Borsası’nda devam edecek çalıştayın açılış töreni Edirne Valisi Yunus Sezer, TAGEM Genel Müdür Yardımcısı Şerafettin Çakal, CHP Edirne Milletvekili Baran Yazgan, kurum ve kuruluş temsilcileri, muhtarlar ve üreticilerin katılımıyla yapıldı.
‘AKILLI TARIM DÖNEMİNE GELDİK’ Çalıştayın açılışında konuşan TAGEM Genel Müdür Yardımcısı Çakal, tarımın geleceğinin AR-GE’ye bağlı olduğu için, benzeri çalıştayların çok önemli olduğunu söyledi. Çakal, “AR-GE’ye yeterince önem vermeyen toplumların maalesef geri kaldığını görüyoruz. Tarımın tarihsel sürecine baktığımızda; bundan 10-12 bin yıl önce başlayan tarım, avcı toplayıcıdan daha sonra tarımın ticarete konu edilmesine, sanayi devrimine, sanayi devriminden yeşil devrime, yeşil devrimden şimdi geldiğimiz noktada akıllı tarım dönemine geçtik. Yeşil devrimle beraber pestisitler, terbisitler, fosil yakıtlar çok yaygın bir şekilde kullanılmaya başladı. Tabii bunları yaygın bir şekilde kullandığımızda doğanın da bize bir cevabı oldu; iklim değişikliği oldu. Öyleyse bu yeşil devrime de belki farklı bir devrim demek gerekiyor. Bununla beraber geldiğimiz noktada da akıllı tarım dönemine geldik. Akıllı tarım döneminde neler var? Biyoteknoloji var, nanoteknoloji var ve bilişim teknolojileri var. Peki bu dönemin kazananı kim olacak? İşte bu dönemin kazananı biyoteknolojiye, nanoteknolojiye, bilişim teknolojilerine önem veren toplumlar gelişecek ve buna yeteri derecede önem vermeyen toplumlar maalesef üretimde yine geri kalacaklardır. İşte bu noktada uluslar ve ülkeler ikiye ayrılıyor. Buna baktığımızda da lokal olanı, organik olanı, yavaş olanı tercih edenler, küresel olanı, konvansiyonel olanı, hızlı olanı tercih eden ülkeler diye ayırıyoruz. Ülkeler de bu anlamda bir yol ayrımında kendi kararlarını verecek. Ne kadar yerel? Ne kadar küresel? Ne kadar organik? Ne kadar konvansiyonel? olacağına bu şekilde karar vermesi gerekir diye düşünüyoruz” dedi.
‘YERLİ VE MİLLİ TOHUM ÇEŞİTLERİMİZİ GELİŞTİRMEMİZ GEREK’ Çeltiğin dünyada insan beslenmesinde en önemli besinlerin başında geldiğine dikkat çeken Çakal, “Çeltik dünyadaki üretimine baktığımızda Hindistan’ın, Çin’in öncülük ettiğini ve ikinci sırada Asya ülkelerinin geldiğini görüyoruz. Ancak ülkemiz de aslında bunlardan çok fazla geri değil. Beşinci sırada yerini almaktadır. Yine bölge açısından ve ilimiz açısından Edirne’den baktığımızda, ülkemizdeki üretilen çeltiğin yüzde 40’ı sadece bu bölgeye ait. Çanakkale’de, Balıkesir’de yine ciddi üretim var. Dört tane şehrimiz ülkemizde üretilen çeltiğin yaklaşık yüzde 80’ini üretmektedir. Tabii burada aslolan ve altını çizmemiz gereken konuların başında şu gelmektedir. Bir tarım yapabilmek için bitkisel üretim yapmak için üç tane doğal kaynağa ihtiyacımız var. Bu doğal kaynakların biri toprak, biri su, biri de tohum. Toprağımız yoksa suyunuz yoksa tohumunuz yoksa tarım yapamazsınız. Peki tohumu nasıl elde edeceğiz? İşte dünyayla rekabet edebilmek için yerli ve milli çeşitlerimizi geliştirmemiz gerekir. Bu noktada TAGEM ve TAGEM Enstitütleri vasıtasıyla ciddi manada hem bitki genetik kaynakları, hem hayvan genetik kaynakların korunması ve bunların ıslah edilmesi, yani iyileştirilmesi ve geliştirilmesi gerek. Verim alarak, hastalığa, soğuğa, kurağa dayanıklı çeşitler geliştirerek. Özellikle pirinç gibi gıdalarda damak tadı da önemli. Dolayısıyla siz bu bölgede çeltik üretimi yapacaksanız yerli ve milli çeşitlere ihtiyacınız var. İşte bu anlamda da bu bölgedeki araştırma enstitümüz, Çanakkale’deki araştırma enstitümüz bu bölgeye uygun verimi yüksek, dünya rekabet edebilir, yerli ve milli çeşit geliştirmeye başladı. Başladığı günden bu kadar 85 tane çeşit geliştirdi ve ülkemizdeki çeltik tohumunun yaklaşık yüzde 40’ı bizim enstitülerin çeşitleri. Bu gerçekten bir başarıdır” diye konuştu.
‘ÜRETİMDE YOL HARİTASI OLANLAR AYAKTA KALACAK’ Edirne Valisi Yunus Sezer de, dünya genelindeki iklim krizi nedeniyle üretimde yol haritasının öngörülemediğini dile getirdi. Sezer, “Yol haritası olan ve bir şeyleri öngörebilen hangi kurum, hangi ürün varsa stratejik olarak önümüzdeki dönemde o ayakta kalacak. Eğer öngöremiyorsanız, bir planınız yoksa, bununla ilgili olarak bir stratejiniz yoksa, bu dalgalanmadan çok olumsuz etkilenecek ve bazıları saf dışı kalacak. Geçen yıl kuraklıkla ilgili olarak gerçekten çok sıkıntılı bir süreç yaşadık. Neredeyse ürünlerimizin büyük bir kısmını kaybedecektik. Yine arkadaşlardan öğrendiğim maliyeti çok fazla olduğu için bir daha yerine koyma imkanı çok olmayabilir. Dolayısıyla birçok üreticimiz iflas edebilir diye bahsettiler. Yani bir buğday gibi değil. Dolayısıyla çok maliyeti olan; hem yer maliyeti hem ekim maliyeti olan bir üründen bahsediyoruz. Dolayısıyla öngörülebilirlik çeltikte çok önemli. Bir plan ve stratejinin olması çok önemli. Bu işe giren insanların işin sonunu tahmin ederek girmesi lazım. Yani bizim o garantiyi vermemiz lazım. Bence burada çeltik konuşulacaksa muhakkak buradaki akademisyenlerin bunu planlamaları lazım ve bizim önümüze koymaları lazım” ifadelerini kullandı.
CHP Edirne Milletvekili Baran Yazgan da, tarımsal üretimde suyun önemine dikkat çekerek, “Geçtiğimiz sene ve ondan önceki sene çok açık bir şekilde su problemi yaşadık. Geçen sene biraz olsun akılcı çözümler üretildi ve çözüldü bu kısa vadeli oldu ama bir önceki sene çok büyük problemler oldu. Bildiğim kadarıyla mahsulü yetişemeyen çiftçilerimiz oldu. O yüzden su verimliliği, suyun nasıl kullanılacağı, bu bölgelerin doğru planlaması önemliyken bir taraftan da suyun ne kadar geleceğini bakmaksızın bunun alternatiflerini en uyguna göre üretebilmek. Bunları düşünmek ve geliştirmek önemli. Ülkemiz su yönünden zengin bir ülke değil. Uzun yıllar sanki öyleymiş gibi hissettik ve öyle davrandık ama ülkemiz maalesef ki su yönünden zengin bir ülke değil. O yüzden suyumuzu çok iyi bir şekilde, doğru bir şekilde, verimli bir şekilde kullanmalıyız” dedi.
Konuşmaların ardından verilen arada katılımcılar, çalıştay kapsamında firmaların açtıkları stantları gezerek, tohumlar hakkında bilgi aldı.
İki gün boyunca devam edecek çalıştayda, ‘Tarımda İHA Teknolojisi’, ‘Damla Sulama Optimizasyonu’, ‘Yapak Zeka Kullanarak Biyotik ve Abiyotik Stres Tespiti’ gibi konular masaya yatırılacak.
Edirne Kent Konseyi Emekliler Meclisi’nce toplumda dijital alanda ve sosyal medyada yapılan kandırma ve dolandırma olaylarına karşı emeklileri bilgilendirmek amacıyla eğitim gerçekleştirilecek.
EKK Emekliler Meclisi Başkanı Hilal Bilgenoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, 9 Mayıs Cumartesi günü düzenlenecek çalışmada Edirne Emniyet Müdürlüğü yetkili birimlerinin sunumda bulunacağını belirterek şunları söyledi:
“Edirne Kent Konseyi Emekliler Meclisi etkinlikleri devam ediyor. Meclisimiz olağan toplantısını yaparak emeklilerimizin talepleri doğrultusunda bir dizi etkinlik kararı almıştır.
Öncelikle toplumda dijital alanda ve sosyal medyada yapılan kandırma ve dolandırma olayları artmaktadır. Bu konudan en çok emekliler mağdur olmaktadır. Bu nedenle emeklileri bilgilendirmek amacıyla eğitim yapılacaktır.
Edirne Kent Konseyi olarak Emekli Meclisimizin öncülüğünde yapılacak çalışmada Edirne Emniyet Müdürlüğü yetkili birimlerinin sunumu olacaktır. ‘Sosyal Medya Kullanımı ve Dijital Dolandırıcılık’ başlıklı sunum 9 Mayıs 2026 Cumartesi günü saat 14.00-16.00 arasında Belediye Atatürk Kültür Merkezi Küçük Salonu’nda yapılacaktır. Etkinliğe tüm üyelerimizi ve kentteki emeklilerimizi davet ediyoruz.
Bu toplantı ve bilgilendirme sonrasında Emekli Meclisi olarak kent tanıma gezileri yapılacaktır. Kentte yaşayıp bilmediğimiz tarihi ve doğal mekânların görüleceği ve uzmanından hikâyelerinin dinleneceği gezilerimiz önümüzdeki günlerde bildirilecektir.
Kültür gezileri yanında emekli dostlarımıza ilk yardım eğitimi verilmesi sağlanacaktır. Emekli dostlarımızın kendilerini veya bir yakınının, arkadaşının başına gelebilecek rahatsızlık durumunda ilk olarak nelerin yapılıp yapılamayacağı konusunda bilgi sahibi olmalarını amaçladığımız eğitimler önümüzdeki günlerde seri olarak yapılacaktır.
Bu çalışmaların arasında ülkemizin ilk kadın teğmeni ve tıp doktoru olan Ülkü Sema Aydın hanımefendiyi de ağırlayarak kentimizi tanıtacağız. Ülkü Sema Aydın, 1931 doğumlu olup 1957 yılında askeriyeye adım atmış ve ilk Türk kadın subay unvanının sahibi olmuştur.
Edirne Kent Konseyi Emekliler Meclisi olarak tüm etkinliklerimizi üyelerimiz ile olduğu kadar, Edirne Emeklilerin Sendikası ve Edirne Emekliler Derneği ve Edirne Emekli Öğretmenler Derneği gibi emekli örgütleri ile birlikte yapmaya çalışıyoruz. Çünkü inanıyoruz ki emeklilerin kentteki ve ülkedeki sorunları ortaktır. Bu nedenle bu tür toplantılarımıza emekli örgütleri yanında halkımızı da bekliyoruz.”
Baharın habercisi, kardeşliğin ve bolluğun simgesi Kakava ve Hıdırellez Şenlikleri, Edirne Belediyesi’nin organizasyonuyla bu yıl da on binlerce misafiri ağırlayarak muazzam bir coşkuya sahne oldu. Dev Kakava ateşinin görkemli bir şekilde yakılmasının ardından devam eden kutlamalarda, misafirler sabaha kadar süren etkinliklerle doyasıya eğlendi.
Sarayiçi, müzik ile dansın hiç dinmeyen ritmiyle yankılanırken; Türkiye’nin dört bir yanından ve yurt dışından gelen on binlerce turist, baharın gelişini 9/8’lik ezgiler eşliğinde karşıladı.
Edirne Belediye Bandosu ve Edirne Belediyesi Roman Dans Topluluğu’nun yanı sıra Turkish Romani by Burcu Koçyiğit ve Dans Ekibi, Kuşadası Atlas Folk Kültür Sanat Ekibi’nin gösterileri katılımcılara görsel bir şölen sundu. Göksel Demlendirici Blues Show ve Üsküdar Belediyesi Roman Orkestrası’nın ezgileriyle renklenen kutlamalarda; Çengel Kardeşler, Hayrettin Zurnacı, Mücahid ve Orkestrası ile DJ Can Sarvan’ın enerjik performansları coşkuyu diri tuttu.
Gecenin yıldızı ünlü sanatçı Tarık Mengüç, sevilen şarkılarıyla on binlerce kişiyi coştururken, sanatçıya performansının ardından Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan tarafından çiçek takdim edildi.
Sahneye çıkarak misafirlere hitap eden Belediye Başkanı Filiz Gencan, “Güzel şehrimizde bugün Türkiye’nin dört bir yanından ve yurt dışından gelen çok kıymetli misafirlerimiz var. Hepimiz burada birlikte eğlenmek, kardeşçe bir arada durmak ve iyi niyetli dileklerimizi tutmak için buluştuk. Tutmuş olduğunuz tüm dileklerin kabul olmasını diliyorum. Önce ülkem ve şehrim, sonra bütün dünya için barış, huzur ve adalet diliyoruz. İyi ki geldiniz, seneye de sizleri yine büyük bir memnuniyetle bekliyoruz. Her daim neşeniz bol olsun; bu şehir mutlulukla dolsun taşsın. Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün yolundan yürüyenler, hepinizi çok seviyorum” ifadelerini kullandı.
Şenliğin sürprizi ise gençlerin yoğun ilgi gösterdiği popüler sanatçı Şenol Evgi’nin sahne alması oldu; başarılı sanatçı sevilen şarkılarıyla alanı dolduran binlerce gence unutulmaz bir gece yaşattı.
Vatandaşlar, geleneksel Kakava ateşinden atlayarak ve dileklerini dilek ağacına asarak kadim gelenekleri yaşatmanın mutluluğunu paylaştı.
Kutlamalar kapsamında kurulan stantlar da ziyaretçilerden büyük ilgi gördü. Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, standları gezerek esnaflara hayırlı işler diledi. Özellikle Edirne Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde kurulan Emek Pazarı ve diğer stantlar, kadınların el emeği göz nuru ürünlerini misafirlerle buluşturdu. Şenlik alanını gezen vatandaşlar, Edirne’ye özgü yöresel ürünlerin, geleneksel el sanatlarının ve şehre has lezzetlerin yer aldığı bu noktalardan bol bol alışveriş yaptı.
Edirne’nin kültürel mirasının en renkli haliyle yaşatıldığı Kakava ve Hıdırellez Şenlikleri’nde, 9/8’lik ritimler eşliğindeki eğlence tüm gece boyunca kesintisiz devam etti.