Kategori arşivi: Güncel

Ulaşıma 4 ayda 2. zam!

Olgay GÜLER

Edirne Belediyesi’nin Mayıs ayı olağan meclis toplantısında, enerji piyasalarında yaşanan küresel krizle artan mazot fiyatları nedeniyle kent içi minibüs ve servis ücret tarifelerine yüzde 15 oranında zam yapıldı.

Belediyenin mayıs ayı olağan toplantısı Edirne Belediyesi’nin Atatürk Kültür Merkezi’ndeki (AKM) başkanlık binasının meclis toplantı salonunda yapıldı. Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’ın başkanlık ettiği toplantıda 3’ü gündem dışı toplam 11 madde görüşüldü. Toplantıda, kent içi minibüs ve servis taşımacılığında geçtiğimiz komisyona sevk edilen zam talebi gündeme geldi.

ULAŞIM ZAMMI OY BİRLİĞİYLE KABUL EDİLDİ

Enerji piyasalarında yaşanan küresel krizin en çok mazot fiyatlarını etkilemesiyle, kentte taşımacılık yapan esnafın zam talebi Edirne Belediyesi Plan ve Bütçe Komisyonu tarafından görüşüldü. Komisyon kararı Mayıs ayı toplantısında meclise sunuldu. Minibüs ve servislerde yüzde 15 zam yapılmasını ön gören karar, mecliste oy birliğiyle kabul edildi.

YENİ TARİFE

Kararla birlikte Edirne’de şehir içi minibüslerde sivil biniş ücreti 32 liradan 36.80 liraya, öğrenci biniş ücreti ise 21 lira 50 kuruştan 25 TL’ye yükseltildi. Karar göre ayrıca kredi kartıyla biniş 40 liradan 46 liraya, QR biletli biniş de 42 liradan 48 liraya yükseldi. Komisyon kararıyla servis ücretlerinde de artışa gidildi. Buna göre yeni servis ücretleri şu şekilde oluştu;

0-3 kilometre 2 bin 700 TL

3-6 kilometre 3 bin 220 TL

6-10 kilometre 3 bin 750 TL

10-15 kilometre 4 bin 140 TL

15 kilometreyi aşan her kilometre için; 85 TL

3 MİLYAR 220 MİLYON GİDER

Öte yandan, mecliste belediyenin 2025 yılı bütçesine ait kesin hesabı da görüşüldü. Kesin hesapta Edirne Belediyesi’nin 2025 yılındaki gelir ve gider kalemlerinin sıralandı. Belediyeye 2025 yılında 4 milyar 892 milyon 673 bin TL ödenek ayrıldığı belirtilen hesapta; bu ödeneğe istinaden toplam 3 milyar 320 milyon 237 bin 877 lira 98 kuruş gider oluştuğu kaydedildi. Gider kalemlerinde 2025 içerisinde harcanmayıp kalan 1 milyar 464 milyon 211 bin 222 lira 02 kuruşunda belediye encümen kararıyla iptal edildiğine yer verildi.

3 MİLYAR 205 MİLYON NET GELİR

Bütçede belediyenin gelir rakamları da sıralandı. Buna göre 2025 yılında vergi gelirleri 181 milyon 324 bin 125 lira 83 kuruş olarak belirtildi. Toplamda 4 milyar 11 milyon 846 bin 267 lira 80 kuruş gelir tahakkuku gerçekleştiği belirtilen bütçede, tahakkuk yapıldığı halde tahsilatı yapılmayan 1 milyar 7 milyon 450 bin 684 lira 55 kuruşun 2026’ya devrettiği kaydedildi. Bütçede 2025 mali yılı içerisinde toplam net gelirin 3 milyar 205 milyon 541 bin 252 lira 85 kuruş olduğu belirtildi.

‘HURDACILARLA GÖRÜŞMELERİMİZ DEVAM EDİYOR’

Toplantı sonunda konuşan Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Güney Çevre Yolu’nda bulunan hurdacılarla ilgili son gelişmeleri paylaştı. Gencan, “Bu süreçte Güney Çevre Yolumuzda en çok şikayet konusu olan hem tehlike arz eden ki geçtiğimiz günlerde de bir yangın hadisesi meydana geldi. Buradaki esnafımızla zabıta müdürlüğümüz aracılığıyla görüşmelerimiz devam ediyor. Burası da bir an önce toparlanacak ve güney çevre yolunda tehlike arz eden bu durumu ortadan kaldıracağız ve vatandaşlarımızın daha düzgün, şehrimize yakışan bir görüntü sağlamak amacıyla çalışmalarımızı hızlı şekilde gerçekleştiriyoruz” dedi.

İhalesi tamamlanan otogarda, restoranın işletmesini Belediye iştiraki Ergene A.Ş.’nin yapacağını da söyleyen Gencan, “Otogar ihalemizi tamamladık. 11 dükkanımız açık ihaleyle ihale edildi. 5 yerimizle ilgili de çalışmalarımız devam ediyor. Alanın içerisinde bulunan restoranımız Ergene A.Ş. tarafından alındı. Şehrimize gelen vatandaşlarımız hem bu restoranımızdan yararlanacak. Kent mutfağımızda ürettiğimiz yemekleri burada servis edeceğiz” diye konuştu

Yakup Öz güven tazeledi

Türk Ocakları Edirne Şubesi 16. olağan Genel kurulunu gerçekleştirdi. Mevcut başkan Yakup Öz tek liste ile yeniden başkan seçildi. Konuşmasına Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Doğuşumdaki tek olağanüstülük Türk “Doğuşumdaki gelmemdir” sözü ile başlayan Yakup Öz, Türk Ocakları Türkiye Cumhuriyeti var oldukça hizmet etmeye devam edeceğini söyledi.

Türk Ocakları Edirne Şube Başkanı Yakup Öz, yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti:

“114 yıl önce temele atılan bu kutsal ocağın mensupları olarak Türk milletinin Türk dünyasının meselelerine çağrı olmak, sömürgeci, sömürücü tüketim ve israf batağına saplanmış post modern dünyaya tarih ve kültürümüzle birlikte asrın idrakına uygun yeni biçim ve muhtevalarla yeni bir medeniyet sunmak Kızıl Elmamız olarak önümüzde durmaktadır.

Türkiye içeriden ve dışarıdan milli bütünlüğe ve devletin bekasına yönelik tehditlere karşı karşıyadır. Bu günümüzün meselesi değildir. Bu coğrafyada yaklaşık 1000 yıldır kesintisiz bir şekilde süren Türk siyasi hakimiyetinin her devirde karşılaştığı bir gerçekliktir.

Türk milletinin mutluluk ve refahı Türk devletinin ekonomisinden, askeri gücüne kadar bütün alanlarda güçlü olmasına bağlıdır. Devletin gücünün en önemli dayanağı da adalet, liyakat ve istişare ilkelerine göre yönetilmesidir.

Her biri birer İrfan Ocağı olan Türk Ocakları şubelerimiz bu yüksek gayeyi asla göz ardı etmeksizin yaşamakta olduğumuz hassas süreç ve gelişmelerin Türk milletinin aleyhine bir seyir takip etmesine karşı her zaman müteyakkız olmuştur.

Türk Ocakları, Türk milliyetçileri bu ortamda Türk devletinin bağımsızlığını, Türk milletinin hukukunu, hukuk devletini, adaleti ve emaneti ehline vermeyi düstur edinen ilkeli bir duruş sergilemiştir.

Böyle bir ortamda;

Türk milletinin birliği ve Türk Devleti’nin bekası temelinde Türk OCAKLARI başta olmak üzere bütün Milliyetçi gönüllü kuruluşlara ve siyasi alanda parçalanmış bir manzara arz eden Türk milliyetçisi partilere ağır ve büyük bir sorumluluk düşmektedir.

 Kutuplaşmayı besleyen söylemlerden uzak “Biz hep birlikte Türk milletiyiz “anlayışıyla hareket etmeliyiz. Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesi ve kurucu ilkelerinden taviz vermeden Çağdaş gelişmelere göre yeniliklere açık olmalıyız.

Anayasanın değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez ilk dört maddesi, Eğitim dilinin Türkçe oluşu ve Türk vatandaşlığı tanımıyla ilgili 66. maddesi konusunda hiçbir şekilde taviz verilmemelidir. Yerel yönetimlere özerklik adı altında siyasi özerkliğin yolunu açabilecek düzenlemelere kesinlikle karşı çıkılmalıdır.

‘Terörsüz Türkiye’ sloganıyla gündeme getirilen yeni süreçte PKK terör örgütünün ele başının, katilin, vatan haininin muhatap konumuna alınması bizleri derinden üzmüştür.”

Devlet yetkilileri, şehitlerimizin kemiklerini sızlatan, şehit ailelerini derinden yaralayan ve mahşeri vicdanını kanatan bu gibi durumlardan uzak durmalıdırlar.

Türk Ocakları olarak bu hassas dönemde  Ocağının tarihi çizgisine, tavrına ve üslubuna her zamankinden daha fazla itina ve hassasiyet göstermiştir. Tarihlere kapılmadan ama her zaman güçlü ve kararlıkla milli devletimizi , adaleti ve hukuku savunacağız.

Köklü tarihinden aldığı güçle Türk milletinin milli ve manevi değerlerini yaşatmayı kendine şiar edinmiş Türk Ocağı bir kez daha iradesini ortaya koymuş ve istikametini kararlılıkla belirlemiştir.

Türk ocağı dün olduğu gibi bugün de Türk milletinin sesi, vicdani ve istikbalinin teminatıdır. Bu kutlu çatı altında görev almak, sadece bir vazife değil aynı zamanda büyük bir onur ve gurur kaynağıdır.

Gerçekleştirdiğimiz kongrenin başta aziz Türk milletine ve Türk ocağı camiamıza hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ediyorum.Birliğimiz daim yolumuz açık olsun.

Bu vesileyle tarih boyunca Türklüğe hizmet eden bütün büyüklerimizi başta gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm aziz şehitlerimizi, gazilerimizi, bütün kahramanlarımızı saygı minnet ve rahmetle anıyorum. Ruhları Şad olsun.”

TKB’den ‘Anneler Günü’ buluşması

Olgay GÜLER

Türk Kadınlar Birliği (TKB) Edirne Şubesi tarafından, Anneler Günü etkinlikleri kapsamında üyeler ve koruyucu aileler bir araya geldi.

TKB Edirne Şubesi tarafından düzenlenen etkinlik, kentte bir otelde gerçekleştirildi. Etkinliğe, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Edirne Valisi Yunus Sezer’in eşi Canan Sezer ile birliğe bağlı çok sayıda gönüllü kadın ve koruyucu aileler katıldı. Etkinlikte, koruyucu ailenin önemine dikkat çekildi.

‘ANNELİK SADECE BİYOLOJİK BAĞLA SINIRLI DEĞİLDİR’

TKB Edirne Şube Başkanı Ayşen Tamergil, Anneler Günü’nün karşılıksız sevginin, sabrın ve dünyanın en güçlü direncinin günü olduğunu belirterek, “Anne, bir çocuğun hayatında ilk öğretmen ilk, ilk sığınak ve ilk pusuladır.  Bir toplumun karakterini, o toplumun anneleri şekillendirir. Bizler sadece evlat yetiştirmiyoruz. Bizler adalet, merhamet ve başarı büyütecek olan geleceği yetiştiriyoruz. Ancak bugün burada konuşurken kalbimizin bir yanının buruk olduğunu gizleyemeyiz. Türkiye’de kadın ve anne olmak çoğu zaman bu büyük sorumluluğun yanında ağır yükleri de omuzlamak demektir. Son dönemde okullarımızda yaşanan, hepimizin yüreğini yakan evlatlarımızın kaybı toplum olarak bizleri derinden sarsmıştır. Bir annenin en güvenli limanı olması gereken okuldan gelecek acı haberi beklemesi kabul edilebilir bir endişe değildir. Annelerin bu haklı endişesi sadece bir ailenin değil tüm toplumun ve biz sivil toplum kuruluşlarının ortak meselesidir. Evlatlarımızın güvenliği, annelerin huzuru, bizim en büyük önceliğimizdir. Bu vesileyle zamansız kaybeden acısını bağrına taş basararak yaşayan tüm annelerimize ithaf ediyorum. Onların bitmek bilmeyen yasını paylaşıyor, onların önünde saygıyla eğiliyoruz. Değerli konuklar, annelik sadece biyolojik bir bağla sınırlı değildir. Annelik bir kalbe dokunmak, bir kimsesize yuva olmak, bir hayatın sorumluluğunu sevgiyle üstlenmektir” dedi. 

‘BU ŞEHRİM TÜM ÇOCUKLARI BENİM ÇOCUĞUM’

Belediye Başkanı Gencan da, her çocuğun eşit şartlarda dünyaya gelmediğini söyleyerek, “Ne yazık ki her çocuğumuz eşit şartlarda dünyaya gelmiyor. Ama onların hayatlarını değiştirmek de bizim elimizde. Bizim de bu anlamda Edirne Belediyesi olarak üzerimize düşen ne varsa her zaman yanınızda olduğumuzu tekrar ifade etmek istiyorum. Burada çok kıymetli hanımefendiler var. Ben biliyorum, birazdan Çiğdem hanımın bilgilendirmesiyle beraber belki burada içimizden birçok hanımefendi de bu çocuklarımıza hayatına dokunacak. Teşekkür ederim bu konu başlığınız için. Annelik sadece evlat sahibi olmakla olmuyor. Bir çocuğa şefkat göstermekle, bir şehirde o çocukların kaderini değiştirmek için mücadele etmekle, belki biyolojik anne olmayabiliriz ama ben hep söylüyorum, bu şehrin tüm çocukları benim çocuklarım. Onların yüzü güldüğü zaman, onların bir tebessümüyle bütün Edirne’de değişiyor, aslında bütün dünya değişiyor. O yüzden benim de vazifemdir, görevimdir, o çocukların her birini mutlu etmek, o çocukların her birine dokunabilmek. O yüzden bunun için de elimizden gelen tüm mücadeleyi veriyoruz. Israrlı, kararlı ve dirayetli bir şekilde de bunu vermeye devam edeceğiz” diye konuştu.

‘HER GÖSTERİSİNDE MUTLULUKTAN AĞLARIM’

Koruyucu aile olarak 7 yıl önce erkek çocuk evlat edinen Çiğdem Çetin de, toplantıda tecrübelerini paylaştı. Çetin, “Oğlumla ilk tanıştığım günü hiç unutmuyorum. Dört yaşındaydı oğlum. Merdivenlerden çıkarken kafa önde ama heyecanlı ama meraklı bakışlarını, pırıl pırıl parlayan bakışlarını hiç unutmuyorum. Oğlum geldiğinde dört yaşındaydı ama gelişim testi üç yaşa tekabül ediyordu. Benden almazdan bir ay önce tahlil yapılmıştı. Altı ay sonra gittiği kreş müsaade istedi aynı testi yapmak için. 6 yaşında çıktığında ben sevinçten ağladım. Bir yandan 6 ayda bir aile, bir çocuğa şefkat ve sevgi verdikten sonra üç yaş gelişimine gelmesi, konuşamayan çocuğun kendini ifade edebilmesi, fiziksel gelişimini tamamlaması, hepsi bu sevgiden geçiyor. Annelik, babalıktan geçiyor, aile ortamından geçiyor. Çok heyecan verici bir olay, 7 yıl oldu. Ama 7 yıldan beri de heyecan hiç bitmedi. Hala böyle kalbim pır pır atıyor. Onun her gösterisinde mutluluktan ağlarım” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. İlker Dıbırdık’a son görev

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlker Dıbırdık vefat etti. Dıbırdık, Balkan Kongre Merkezi’nde düzenlenen cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlandı.

Törende konuşan Rektör Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Prof. Dr. İlker Dıbırdık’ın üniversite camiası için önemli bir değer olduğunu ifade etti. Hatipler, “Bugün, sözlerin kifayetsiz kaldığı bir anda bir aradayız. Hocamız; öğrencilerimizin, çalışma arkadaşlarımızın ve onu tanıyan herkesin gönlünde özel bir yere sahipti. Akademik birikimi kadar insanlığı, dostluğu ve mütevazılığıyla da hatırlanacak kıymetli bir meslektaşımızdı” dedi.

Üniversite camiasına başsağlığı dileyen Hatipler, Prof. Dr. İlker Dıbırdık’a Allah’tan rahmet, ailesi ve yakınlarına sabır temennisinde bulundu.

Törende ayrıca Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Sedat Üstündağ ve Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir ile Prof. Dr. Dıbırdık’ın mesai arkadaşları da konuşmalar yaptı. Yapılan konuşmalarda Prof. Dr. Dıbırdık’ın akademik çalışmaları, öğrencileriyle kurduğu yakın ilişkiler ve üniversiteye sağladığı katkılar vurgulandı.

Dua edilmesinin ardından tören sona erdi. Prof. Dr. İlker Dıbırdık, sevenlerinin gözyaşları arasında son yolculuğuna uğurlandı.

Törene Rektör Prof. Dr. Mustafa Hatipler, rektör yardımcıları, akademik ve idari personel, öğrenciler ve Prof. Dr. Dıbırdık’ın ailesi katıldı.

Genel Sağlık İş’ten Hakkari’deki saldırıya tepki

Genel Sağlık İş Edirne Şube Başkanı Abdulkadir Çınar, Hakkari’de psikolog meslektaşlarına gerçekleştirilen bıçaklı saldırının sorumlularının derhal istifa etmelerini istedi.

Genel Sağlık İş Şube Başkanı Çınar, yaptığı yazılı açıklamada, “Hakkari Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nde görev yapan bir psikolog meslektaşımız, görev yaptığı kurumda kesici-delici aletle gerçekleştirilen saldırı sonucu ağır yaralanmış, yoğun bakımda yaşam mücadelesi vermektedir. Meslektaşımıza acil şifalar diliyor; ailesine ve çalışma arkadaşlarına geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz” diyerek şunlara yer verdi:

“05.05.2026 tarihinde psikolog arkadaşımız kadına yönelik şiddet vakası kapsamında psikolojik rahatsızlığı olan saldırganın hanesine bir ziyareti gerçekleştirmiş, şahıs bugün çalıştığı kurumda bıçaklı saldırıda bulunmuştur.

Bu saldırı; yıllardır sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin can güvenliğini göz ardı eden, kamu hizmetini değersizleştiren ve gerekli önlemleri almayan siyasi iktidarın yanlış politikalarının sonucudur. Her saldırı sonrası yönetenlerin sorumluluk üstlenmeden koltuklarında oturmaları, yaptıkları göstermelik kınama açıklamaları artık dayanılmaz boyutlara gelmiştir.

Bakanlık sosyal hizmet emekçilerini; toplumun en dezavantajlı kesimleriyle, çoğu zaman yüksek risk içeren ortamlarda birebir temas kurduracak uygulamaları ile görev yapmalarını istemektedir. Ancak bu hayati görev, yeterli güvenlik önlemleri alınmadan, yetersiz personel sayıları ve ben yaptım oldu anlayışı ile sahada çalışanların görüşü alınmadan hazırladıkları ezbere mevzuat hükümleri ile yürütülmeye çalışılmaktadır. Sosyal Risk Haritası çalışmaları da bunun en belirgin örneklerinden biridir ve sonucu çok ağır olmuştur.

Gelinen noktada sosyal hizmet ve sağlık emekçileri yalnızca zorlu ve kötü çalışma koşullarında ağır iş yükü altında değil, doğrudan can güvenliği tehdidi altında çalışmaktadır. Kurumlar denetimsiz, güvencesiz ve korumasız bırakılmış; emekçiler yalnızlaştırılmış ve hedef haline getirilmiştir.

Siyasi iktidar, bu alanda şiddeti önleyecek etkili yasal düzenlemeleri hayata geçirmemiş; güvenlik önlemlerini güçlendirmemiş ve emekçiyi koruyacak mekanizmaları işletmemiştir. Bu nedenle yaşanan her şiddet olayında siyasi sorumluluk tartışmasızdır.

Genel Sağlık-İş olarak sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin can güvenliğini sağlayamayan bu düzene son verilmesini ve sorumluların yargı karşısında hesap vermesi gerektiğini açıkça ifade ediyoruz.”

9/8’lik GÜNLERDE UNUTTUKLARIMIZ

Müşerref GİZERLER

Kentte baharı karşılama, Kakava ve  Hıdırellez kutlamaları bu yıl da 9/8 likti.

Yoğun katılımlara sahne olan sokaklar, meydanlar ve çayırlar ritmin coşkusu ile adeta reng-i cümbüş deryası gibiydi.

Bu derya; tarihin derinliklerinde saklı yaşanmışlıklarımızı, kültürel kimliğimizi tarifsiz umutlarımızı ezgilerimizle oyunlarımızla anlatma, haykırma, birlikteliğiydi.

Sinanköy Pıravadı Hıdırellez pilav ocağı başı

Zira Trakya ve Roman müziğinin simgesi olan 9/8 lik ritm;, yaşamın zorluklarına karşı direnci de anlatan, umudu çağrıştıran bir dans/oyun dilidir.,,

Karşı karşıya oynanan oyunlarda aynı dil konuşulur. Ortak yaşam değerleri ile karşılaşılır, kavuşulur. Anılar tazelenir,  yenileri kucaklanır, acılar törpülenir.

Karşılama dediğimiz bu karşılaşma ve kavuşma dilinin temelinde neş’e barış ve uzlaşı anlayışı yatar. Bu ritim sadece bir oyun müziği değil bireyler arasındaki bağları güçlendiren, barındırdıkları toplumsal hafızayı ve kültürel mirası bugünlere taşıma sevincini, geleceğe aktarma görevini gösterir.

Ve binlerce yıldır insanlığın sıkıca sarıldığı Hıırellez inanışı ve kutlamalarının bir parçasıdır halk oyunları, oyunlarımız.

Goran Bregoviç’in Ederlezi’sinin derin hikâyesinde olduğu gibi gibi her şeye rağmen baharın gelişini umutla karşılanması ritüellerindeki oyunlar, oyunlarımız yaşamın karmaşası içinde yorulan ruhlarımıza bir nebze olsun huzur verir.

Pek tabiiki  Hıdırellez 9/8 ritme sığdırılıp anlatılamaz, yaşanmaz tıpkı oyunlarımız ve  Edirne gibi

Çünkü, neş’e barış ve uzlaşı anlayışımızla barındırdığımız toplumsal hafızamızdaki kültürel mirasımız sayılamayacak değerlerle yüklü.

Örneğin yaşadığımız coğrafya, doğanın bahşettiği ürünlerle de adeta bir lezzet diyarı.

Oyunlarımızda olduğu gibi bireysel bağlarımızı güçlendiren, paylaşım temelinde şekillenip güçlenen ve bizi anlatan mutfağımız da ritüelleri ile Hıdırellez kutlamalarında göz ardı edilemeyecek vazgeçilmezimiz. 

9/8 lik günlerin unutulanlarından olsa da……

Derin bir iç geçiriş ve özlemle Nedim Atilla’nın yazısını okurken (https://www.odatv.com/…/hidrellezin-unutulan-hikayesi-i.) hıdırellez kurabiyemin yanına anılarımı koyup kakava ateşinin enerjisi ile kırsalda, dallıklardaki hıdrellez kutlamalarında canlandırılan ritüelleri, lezzetleri tekrar aramaya karar verdim.

Belki 90’lı yıllarda Sinanköy deresi kenarında olduğu gibi naneli, soğanlı, bulgurlu kuzu-oğlak etli hıdırellez yemeği, ciğerli pirinç pilavı kazanlarına, , manda yoğurdu dolu çömleklere, gelin yanağı gibi kızarmış ekmeklere, süt aşı sinilerine rastlamak umuduyla.

Neşeniz bol, umutlarınız sınırsız hıdrelleziniz kutlu olsun.

https://www.odatv.com/…/hidrellezin-unutulan-hikayesi-i…

İpsala OSB’de üniversite-sanayi işbirliği!

Olgay GÜLER

Trakya Üniversitesi (TÜ) İpsala Meslek Yüksekokulu ile İpsala Organize Sanayi Bölgesi (OSB) arasında eğitim, AR-GE ve istihdam süreçlerini kapsayan işbirliği protokolü imzalandı.

Edirne’de bölgesel kalkınmaya öncülük etme vizyonu doğrultusunda sanayi-üniversite iş birliği halkasına güçlü bir zincir daha eklendi. İpsala Organize Sanayi Bölgesi (OSB) ile TÜ İpsala Meslek Yüksekokulu arasında; eğitim, Ar-Ge ve istihdam süreçlerini kapsayan iş birliği protokolü imzalandı. Protokol; İpsala Kaymakamı ve İpsala OSB Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Sevgili ile İpsala Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Hayati Arda tarafından imzalandı.

Törene, İpsala MYO Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi İpek Atılgan Helvacıoğlu, Elektronik ve Otomasyon Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Aydın Güllü,  Mekatronik Program Sorumlusu Öğr. Gör. Emrah Aydın, Öğr. Gör. Dr. Tuna Şener, Yüksekokul Sekreteri Aykut Ay ve idari personel Hüseyin Seren de katıldı. Protokolle, bölgedeki sanayi kuruluşlarının rekabet gücünü artırmayı ve gençlerin istihdam edilebilirliğini güçlendirilmesinin amaçlandığı belirtildi.

İPSALA OSB’DE EĞİTİM VE AR-GE MERKEZİ KURULACAK

İmzalanan protokol kapsamında, İpsala Organize Sanayi Bölgesi içerisinde ‘Trakya Üniversitesi İPSARGEM (İpsala Ar-Ge ve Eğitim Merkezi)’ kurulacağı kaydedildi. OSB tarafından tahsis edilecek ofis ve laboratuvar imkanlarıyla faaliyet gösterecek olan merkez, bölgedeki sanayiciler ile akademisyenleri aynı çatı altında buluşturacak. Merkezin sorumluluğu ve yönetimi ise İpsala Meslek Yüksekokulu teknik programlarında görevli öğretim elemanları tarafından yürütülecek.

ÖĞRENCİLERE 3+1 MODELİ VE İSTİHDAM MÜJDESİ

Protokolle öğrenciler, OSB bünyesindeki işletmelerde staj yapma ve atölye çalışmalarına katılma imkanı bulacak. Mezuniyet sonrası İpsala MYO mezunlarının OSB’deki uygun pozisyonlarda istihdam edilmesine yönelik çalışmalar yürütülecek. Şirketlerin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücü, İpsala MYO tarafından düzenlenecek özel eğitim programları ile yetiştirilecek.

SANAYİYE TEKNİK DESTEK SAĞLANACAK

Öte yandan sadece eğitimle sınırlı kalmayan protokolde, İpsala MYO’nun sahip olduğu akademik birikimi de sanayinin hizmetine sunulacak. Yüksekokul; OSB’deki şirketlerle ortak AR-GE projeleri yürütecek, yeni ürün ve süreçlerin geliştirilmesine teknik destek sağlayacak ve bilgi-teknoloji transferi süreçlerini yönetecek.

Enez’de sivri ile dronlu mücadele

Enez Belediye Başkanlığı sivrisinek mücadelesinde kullanılmak üzere bir dron alınmasına karar verdi. Belediye Meclis Toplantısı’nda alınan karara göre bu konuda Başkan Vekil Hüseyin Çakaloğlu’na yetki verildi. Çakaloğlu’nun kısa zamanda yapacağı araştırma ve alacağı teklifler doğrultusunda konuyu Encümene getirerek dron alımı sağlanacak..

Belediye Başkanı Özkan Günenç’in verdiği direktif gereğince ve Belediyenin maddi imkanlarının kısıtlı olmasına rağmen bu kararın alındığını belirten ilgililer “Dronla sivrisinek mücadelesi önemli bir fark yaratacak. 50 litre ilaç taşıyabilecek bu dronla çok daha geniş alanlar çok daha sıklıkla ilaçlanabilecek. Böylelikle mücadele yaz boyunca sadece yerleşik kesimlerde uçar sineklerle değil, kırsal alanlarda göl kıyılarımızda, su birikintilerinde üreyen larvalar için bütün yıl boyunca sürdürülecek” dedi

Konu il ilgili bilgi veren bir yetkili, dronun maliyeti belirlendikten sonra belediye bütçe imkanları yeterli olmazsa konunun aciliyeti bakımından STK’lardan, Meslek Odaları’ndan ve çevredeki varlıklı kesimlerden şartlı bağış beklenebileceğini sözlerine ekledi.

Otomobil yandı, sürücüsü kaçtı!

Olgay GÜLER

Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde seyir halindeki çıkan yangında, otomobil kullanılamaz hale gelirken, sürücü olay yerinden kaçtı.

Olay, Salı gece saat 23.00 sıralarında Keşan-Uzunköprü kara yolu Kavacık köyü mevkisinde meydana geldi. Keşan’dan Uzunköprü yönüne giden ve sürücüsünün ismi belirlenemeyen 22 ACH 905 plakalı otomobil, Kavacık köyü mevkisinde motor kısmından alev alarak yanmaya başladı. Sürücüsü otomobili yol kenarına çekerek, olay yerinden ayrıldı.

Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis, jandarma, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Alevlerin kısa sürede sardığı otomobil, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü.

Yangın sonucu otomobil kullanılamaz hale geldi. Jandarma, kaçan sürücünün kimliğinin belirlenmesi için çalışma başlattı.

TREDAŞ’tan kariyer gelişimine interaktif destek

Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş. (TREDAŞ), Namık Kemal Üniversitesi ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında, Elektrik Bölümü öğrencilerini Lüleburgaz Teknik Eğitim Merkezi’nde ağırladı. “En İyi İşveren” unvanıyla insan odaklı gelişim süreçlerini önceliklendiren TREDAŞ, düzenlediği teknik geziyle teorik bilgiyi sahadaki inovasyonla birleştirerek gençlerin kariyer yolculuğuna rehberlik etti.

Trakya bölgesinin enerji altyapısını modern ve sürdürülebilir bir vizyonla yöneten TREDAŞ, eğitim ve sektörel deneyimi bir araya getiren anlamlı bir etkinliğe imza attı. Namık Kemal Üniversitesi Elektrik Bölümü 1. ve 2. sınıf öğrencilerinin katılımıyla gerçekleştirilen teknik gezi ile gençler, sektörü yakından tanıma fırsatı yakaladı.

TREDAŞ’tan kariyer gelişimine interaktif destek

Program, İnsan ve Kültür ekibinin TREDAŞ’ın ödüllü işveren markası vizyonunu yansıtan sunumlarıyla başladı. Öğrencilere kurumsal yapı ve sektör dinamikleri aktarılırken; etkili CV hazırlama teknikleri, iş hayatındaki profesyonel davranış biçimleri ve adaylardan beklenen yetkinlikler üzerine interaktif bir eğitim verildi. Bu yaklaşımla, gençlerin sadece teknik değil, kariyer yönetimi alanında da donanım kazanmaları amaçlandı.

Sanal gerçeklik ve simülasyonla saha deneyimi yaşandı

Gezinin teknik aşamasında öğrenciler, elektrik dağıtım sektöründeki saha süreçlerini yerinde gözlemleme fırsatı buldu. Eğitim merkezindeki ekipmanlar üzerinden uygulamalı bilgiler alan katılımcılar, teknolojinin sunduğu en güncel imkanlarla tanıştı. Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) tarafından kurgulanan dijital platform ve tabletler aracılığıyla saha uygulamaları simüle edildi.  Sanal gerçeklik (VR) gözlükleri kullanılarak; yüksekte çalışma, direğe tırmanma ve sayaç değiştirme gibi riskli operasyonlar güvenli bir ortamda deneyimlendi.  Öğrenciler, dağıtım şebekesinin iç yapısını ve işleyişini detaylı şekilde inceleyerek teorik bilgilerini pekiştirdi. Program sonunda katılım belgelerini alan öğrenciler, gerçek saha koşullarını inovatif yöntemlerle deneyimlemenin heyecanını yaşadı.

TREDAŞ, kapsayıcı çalışma ortamı ve sürekli gelişimi destekleyen politikalarıyla, enerji sektörünün geleceğini inşa edecek nitelikli profesyonellerin yanında olmaya ve genç yeteneklere yatırım yapmaya kararlılıkla devam ediyor.