Kategori arşivi: Ekonomi

Kuraklık ayçiçeğinde havlu attırdı!

Türkiye’nin yağlık ayçiçeği ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan Edirne’de, yaşanan kuraklık nedeniyle, üretici erken hasada hazırlanıyor. Fotoğraf: Umut IŞIK / Edirne, (DHA)


Olgay GÜLER
Türkiye genelinde yaşanan iklim değişikliğiyle birlikte özellikle son 2 yıldaki aşırı sıcaklar ve yetersiz yağışların etkisiyle oluşan kuraklık, ayçiçeği üreticisini havlu attırma noktasına getirdi.
Üreticinin son yıllarda mücadele ettiği en büyük etkenlerden kuraklık, gün geçtikçe üretim tablosunu daraltıyor. Özellikle son 2 yılda ekili tarlaları ve ürünleri kuruyan Ayçiçek üreticisi, yetersiz desteklemelerle zararlarını da karşılayamazken, alternatif ürün arayışına koyuldu. Tek geçim kaynağı üretimden uzaklaşmak istemeyen üreticinin, son 3 yılda sürekli zarar ettiğini söyleyen Lalapaşa Ziraat Odası Başkanı Taner Öztürk, ayçiçeğine alternatif ürün arayışına koyulacaklarını açıkladı.


‘VERİM 0 İLE 100 KİLO ARASINDA’
Öztürk, 2025 yılı hasadında ayçiçeği tarlalarından gelen verim miktarlarının dramatik seviyelerde olduğunu belirterek, “Sabah saatlerinden itibaren biçtiğimiz tarlalarda 50 ile 100 kilo arası verim alıyoruz. Bazı üreticiler ise tarladan 0 kilo ayçiçeğiyle çıkıyor. Sahadan gelen genel tablo bu şekilde. Ortalama verimim büyük ihtimalle 65-70 kilo civarında olacak. Ancak bu ürünün maliyeti bile 110-120 kilo. Yani bu işin sonu zarar” dedi.

Türkiye’nin yağlık ayçiçeği ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan Edirne’de, yaşanan kuraklık nedeniyle, üretici erken hasada hazırlanıyor. Fotoğraf: Umut IŞIK / Edirne, (DHA)


‘AYÇİÇEĞİNDEN VAZGEÇİYORUZ, ALTERNATİF ARAYACAĞIZ’
Trakya’da son 3 yıldır yaşanan iklim krizinin etkilerine dikkat çeken Öztürk, “Aşırı sıcaklık ve kuraklık bizi her yıl daha çok yıpratıyor. Üç yıl boyunca direnmeye çalıştık ama artık sınırdayız. Bu ürün artık zarar ettiriyor, hiçbir çiftçi bunu kaldıracak durumda değil. Bu nedenle üzülerek söylüyorum: Ayçiçeğinden vazgeçiyoruz. Yeni alternatif ürünler arayacağız” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin yağlık ayçiçeği ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan Edirne’de, yaşanan kuraklık nedeniyle, üretici erken hasada hazırlanıyor. Fotoğraf: Umut IŞIK / Edirne, (DHA)


‘BİÇERDÖVERCİ BİLE PARA İSTEMEKTEN ÇEKİNİYOR’
Tarım desteklerine yönelik tepkisini de dile getiren Öztürk, mevcut desteklerin yetersizliğine dikkat çekerek; “Kimse çıkıp da destek veriliyor demesin. Bir çuval tohumun yüzde 75’ini versen ne olur? Desteği 2026 Şubat’ta alacağız. Mart’ta tarlaya gireceğiz, o parayla ne mazot alınır ne gübre. Biçerdöverci benden para isterken kara kara düşünüyor çünkü o da biliyor ne kadar zarar ettiğimizi” diye konuştu.
“SENEYE EKİM YAPILMAZSA AYÇİÇEĞİNDE DIŞA BAĞIMLILIK %70’İ BULUR”
Yaşanan zararın bölgesel değil, ulusal bir tarım meselesine dönüştüğünü hatırlatarak, uyarıda bulunan Öztürk; “Türkiye şu anda yağda %40 dışa bağımlı. Eğer kuraklık destekleri ve ek yardımlar yapılmazsa Trakya çiftçisi seneye ayçiçeği ekmeyecek. Bu da demektir ki önümüzdeki yıl Türkiye ayçiçeğinde %60-70 dışa bağımlı hale gelir” şeklinde konuştu.

‘Komşuda Euro sürecinde ticaret yavaşlayabilir’

Olgay GÜLER
Edirne’de hava sıcaklıklarının mevsim normallerine dönmesiyle, son haftaların en kalabalık günlerini yaşayan Ulus Pazarı’nda, esnaf kooperatifi başkanı Barış Atkoşan, Bulgaristan’ın 1 Ocak 2026’da Euro’ya geçiş yapmasıyla ticaretin ilk 6 ay ya da 1 yıl süreyle olumsuz etkilenebileceğini belirtti.
Türkiye genelinde olduğu gibi Edirne’de son haftalarda yaşanan aşırı sıcaklar, vatandaşların günlük hayatlarını da etkiledi. Sıcaklıkların 40 derecenin üzerine çıktığı Edirne’de, geçtiğimiz haftalarda yerel halk ve Bulgar ziyaretçiler, en sık uğrak noktaları olan Ulus Pazarı’na gitmedi. Son haftalarda adeta sinek avlayan Ulus esnafı, geçtiğimiz günlerde sıcaklıkların mevsim normallerine dönmesiyle, eski kalabalığına kavuştu.


‘BU HAFTA CİDDİ YOĞUNLUK BAŞLADI’
Ulus Pazarı Esnaf Kooperatifi (UPEK) Başkanı Yüksel Barış Atkoşan, pazara gelen müşteri sayısındaki artışın umut verici olduğunu ifade etti. Atkoşan, “Geçen hafta Edirne belki de tarihinin en sıcak günlerinden birini yaşadı. Özellikle Cuma günü olağanüstü bir sıcaklık vardı. Bu durum hem yerel müşteriyi hem de dışarıdan gelen Bulgar müşterileri ciddi anlamda olumsuz etkiledi. Pazarımızda, akşam saat 16.30-17.00’ye kadar neredeyse müşteri yok denecek kadar azdı. Havanın yeniden mevsim normallerine dönmesiyle birlikte, sabahın erken saatlerinden itibaren ciddi bir yoğunluk başladı ve şu an itibariyle de devam ediyor. Sadece Bulgar müşteri sayısında bir miktar azalma var. Bunun da temel sebebi, içinde bulunduğumuz Ağustos ayının ciddi anlamda bir tatil dönemi olması. Muhtemelen Bulgar vatandaşları da tatillerini yapıyorlar. Bu eksikliği ise bir anlamda yurt dışında çalışan ve tatil dolayısıyla ülkemize giriş yapan Türk vatandaşı gurbetçiler kapatıyor” dedi.


‘YÜKSEK KUR, EDİRNE TİCARETİNE OLUMLU YANSIYOR’
Bulgar levası ve euronun Türk Lirası karşısında değerli olmasının, sınır ötesi ziyaretçilerin Edirne’de alışveriş yapmasını kolaylaştırdığını söyleyen Atkoşan; “Elbette euronun ve levanın yüksek seyretmesi, Bulgar ve Yunan vatandaşlarının daha rahat alışveriş yapmasına olanak tanıyor. Bu durum, ülke ekonomisi açısından bir sorun teşkil edebilir; ancak Edirne’deki ticaret açısından bir fırsat olarak değerlendirilebilir. Bu kur seviyesi, hem Ulus Pazarı’na hem de Edirne’nin genel ticari hayatına olumlu yansıyor” diye konuştu.
‘BULGARİSTAN’IN EUROYA GEÇİŞ SÜRECİNDE TİCARET YAVAŞLAYABİLİR’
Bulgaristan’ın 1 Ocak 2026 itibariyle Euro’ya geçeceğini, bu sürecin de Edirne ticaret üzerinde belirleyici olabileceğine dikkat çeken Atkoşan, “Bulgaristan’ın euroya geçiş süreci de başladı. Bildiğimiz kadarıyla Bulgaristan’ın tam üyeliği kabul edildi ve artık euroya geçmeleri söz konusu. Bu sürecin sonuçlarını hep birlikte göreceğiz. Muhtemelen, geçmişte Yunanistan’da olduğu gibi ticaret, ilk altı ay ya da bir yıl kadar olumsuz etkilenebilir. Şu anda 20 küsur lira olan leva, euroya geçişle birlikte neredeyse iki katı değere sahip bir para birimine dönüşecek. Bunun Bulgar müşterilerin alım gücüne ve dolayısıyla Edirne ticaretine nasıl yansıyacağını zamanla göreceğiz” ifadelerini kullandı.

Canlar Oto sanayide kapılarını açtı


Serhad Birlik ETUS Kooperatifinden ayrılan Ahmet Karaağaç ve Ayhan Karaağaç kardeşlerle Murat Cacık’ın üç ortak hizmete aldığı, ulaşım ve okul araçları tamiri yapılan Canlar Oto, Eski Sanayi Sitesi’nde gerçekleştirilen açılışla hizmet vermeye başladı.


ETUS’ta uzun yıllardır emek veren Ayhan Karaağaç ve Ahmet Karaağaç ile Murat Cacık, Eski Sanayi Sitesi’nde, ulaşım ve okul servisi araçları tamiri yapılan Canlar Oto’yu hizmete aldı. İşletmenin açılışıysa dün gerçekleştirildi. Açılışa Edirne Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Ali Şahin, Eski Sanayi Sitesi kooperatif başkanı Göksel Albaşak, ETUS eski başkanı Hakan Giyik ile çok sayıda davetli katıldı.
Kurdele kesiminin ardından katılanlar, işletme ortaklarına bol kazanç dilerken, pilav ve ayran ikram edildi.

Kuraklık sütü de yaktı!


Olgay GÜLER
Edirne Merkez ve Süloğlu Süt Üreticileri Birliği (SÜTÜB) Başkanı Mustafa Suiçmez, aşırı sıcakla birlikte yetersiz yağışlarında etki-siyle oluşan kuraklığın, hayvancılığı da etkilediğini, son iki yıldır süt veriminde yüzde 17’lere varan verim kaybı yaşandığını söyledi.
SÜTÜB Başkanı Suiçmez, kentte mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklık-lardan hayvancılığın da etkilen-diğini, süt verimini düştüğünü söyledi.
Son 15 yılın en kurak yaz aylarını yaşadıklarını anlatan Suiçmez, verimin yüzde 17 oranında düştü-ğünü kaydetti.


‘VERİM KAYBI YÜZDE 17’YE YÜKSELMİŞ DURUMDA’
İnsanları olumsuz yönde etkileyen sıcak havanın, hayvanları da etkilediğini dile getiren Suiçmez, “Bilim insanları son dönemin en kurak yılları olduğunu söylüyor, ama hakikaten hatırladığım kadarıyla son 15 yılın en kurak yaz aylarındayız. Hava sıcaklıkları sürekli 40 derecenin üzerinde seyrediyor, güneşte belki de 45 dereceyi geçiyordur. İnsanları bu kadar etkilerken, hayvanları da müthiş derecede etkiliyor. Önceki yıllarda da böyle oluyordu; yaklaşık yüzde 10’luk bir üretimde düşüş söz konusu oluyordu. Geçen yıl ve bu yıla baktığımızda bu verim kaybı oranı yüzde 16-17’ye yükselmiş durumda. Besicilik açısından bakıldığında, bu kadar sıcak havada hayvanlar yemek yiyemiyor, beslenemiyor. Beslenmediği için de üstüne kilo koyamıyor” dedi.
‘UZUN ZAMANDIR BÖYLE KURAKLIK GÖRMEDİM’
Şap hastalığının insandan hayvana bulaşabildiğine dikkat çeken Suiçmez; “Bir taraftan da tedbir amaçlı borsalar ve hayvan pazarları kapalı. Üretici, bu anlamda bir sıkıntı yaşıyor. Çok dikkat edilmesi gereken bir konu var; çok şükür bölgemizde bir şap hastalığı yok ama özellikle dışarıdan gelen tüccar ve çobanlar oluyor. Bu tür hastalıklar insan üzerinden de geçebiliyor. Şu anda Türkiye’de bir şap tedbiri var, bölgemizde çok şükür yok. Aşılaması da başladı. Tahmin ediyorum ki aşılama birkaç hafta içerisinde biter ve yakın zamanda hayvan pazarları da açılır. Bu sene bölgemizde uzun yıllardan beri böyle kurak bir mevsim görmedim. Meriç ve Tunca nehirleriyle birlikte yeraltı sularından da durumun vahimliği görülebiliyor. Hayvancılıkta sıcak havaya dikkat etmek gerekir. Hayvanları serin ortamda tutmalıyız. Bazı üreticilerimiz pervaneler ile önlem alıyorlar. Hem doğal şartlar ve ekonomik şartlardan sıkıntılarımız var ama yine de üretmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
‘MERALAR KULLANILAMAZ HALE GELDİ’
Aşırı sıcak havanın, meralardaki otları bu yıl çok erken kuruttuğunun altını çizen Suiçmez; “Meralar kullanılamaz hale geldi. Şu anda mera hayvancılığı neredeyse sıfır. Çünkü yağış olmadığı için bu sene meralar güneşte çok erken kurudu. Daha küçük otları yiyebilen küçükbaş hayvanlar bile otlayamaz hale geldi. Meralarda yeşil ot kalmadı gibi bir şey. Şimdi ayçiçeği hasadı başladı, belki hasat edilen noktalarda küçükbaş hayvanlar için bir besin çıkabilir. Sıcak havalarda büyükbaş hayvanların çıkarılması ise daha büyük bir tehlike. Ciddi anlamda bir sıvı kaybı yaşıyorlar ve yemek yiyemiyorlar. Bu da süt verimini olumsuz etkiliyor. Zor bir yıl geçiriyoruz. Allah üreticilerimizin yardımcısı olsun” diye konuştu.
‘DURGUN GÖLETLER TEHLİKELİ’
Hayvanların su ihtiyaçlarını giderdiği göletlerde yosun oluşması durumunda, hayvanlarda hastalık riski yarattığına dikkat çeken Suiçmez; “Daha önceden Edirne İl Özel İdaresi ve Devlet Su İşleri’nin meralarda yapmış olduğu hayvan göletleri var. Yağış olmayınca, su olduğu yerde duruyor. Özellikle küçük olan göletlerde su çok çabuk bozuluyor. Üreticilerin bu göletlere de dikkat etmeleri lazım. Eğer göleti yeşil bir yosun bağladıysa, farklı hastalıklar yapabilir. Bu da çok tehlikeli, dikkat edilmesi ve mümkün mertebe buzağıların suyu günde en az bir defa, mümkünse iki defa değiştirilmeli. Buzağılar süt emzirirken, normal havalarda 2,5 litre süt verirken, sıcak havalarda bu miktarı yarım litre azaltmamız lazım. Çünkü buzağı yeni doğduğunda sütü içtiğinde fazla hareket edemediği için, sütü daha tüketmeden midesinde mayalanma, ekşime yapıyor. Bu da yeni doğmuş buzağılarda ishal riski doğuruyor. Bunun yanında aşırı sıcakta sinekler de çok fazla geliyor. Yani, sıcak havada sorunların hepsi birbirinin ardı sıra geliyor. En sevindirici olan, bölgemizde herhangi bir hastalık olmaması. Ama üreticimiz bu yılı çok zor geçiriyor” ifadelerini kullandı.
‘SICAK TARLAYI KURUTTU, HAYVANCILIĞI ZORA SOKTU’
Kuraklığın, özellikle küçük aile işletmelerini zorladığını dile getiren Suiçmez; “Sıcak hava tarlaları kuruttu, hayvancılığı zora soktu diyebiliriz. İster istemez zorlaşıyor çünkü otobur hayvana ot lazım. Ot olmayınca hazır yem yiyecek. Sıcak havada yem de versen üstüne kilo koyamayacak. Onlar da insanlar gibi terliyor. Üretim kaybı yüzde 16-17 seviyesinde ki bu da doğaldır; hayvan kendisine mi bakacak, üreticiye ürün mü verecek. Bizim aile işletmelerimiz, halen süper modern işletmeler değiller. Aile işletmeleri özellikle bu sıcak havalarda daha çok zorlanıyor” dedi.

‘Gıda fiyatları daha da artacak’


CHP Edirne önceki dönem milletvekili, Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. .Dr.Okan Gaytancıoğlu, olmayan tarım politikası yüzünden dünyada gıda fiyatları düşerken ülkemizde önümüzdeki aylarda daha yüksek gıda fiyatları görüleceğini söyledi.
Gaytancıoğlu, sosyal medya hesabından gerçekleştirdiği paylaşımında şunlara yer verdi:
“Sıcaklığın çok yüksek değerlere ulaştığı, suyun dört gözle arandığı bugünlerde, bölgemizde yetiştirilen tüm ürünlerde beklediği fiyatları ve verimi bulamayan çiftçilere selam olsun, çiftçinin yaz tatili köydeki kahvede ve tarlasında geçiyor.
Artan döviz kuru girdi maliyetleri sonuçta gıda enflasyonunu tetikliyor. Tarımsal girdi fiyatları artıyor, (gübre, ilaç, akaryakıt, tohum, elektrik, işgücü, nakliye vb.)
Dünyada gıda fiyatları düşerken ülkemizde önümüzdeki aylarda daha yüksek gıda fiyatları göreceğiz. Ekmek, süt ve et ürünleri, sebze ve meyveler. Nedeni mi? Olmayan tarım politikası….”

Edirne’den Haziran’da 15 milyon dolar dış ticaret

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Haziran 2025 dönemine ilişkin dış ticaret istatistiklerini kamuoyu ile paylaştı. TÜİK Edirne Bölge Müdürlüğü, ülkemizde Haziran ayında genel ticaret sistemine göre ihracatın %7,9, ithalatın %15,2 arttığına yer verdiği açıklamasında bölgedeki 3 ile ilişkin rakamları şöyle paylaştı:
TRAKYA’DA
TÜİK Bölge Müdürlüğü’nün 2025Yılı Haziran Ayı Dış Ticaret İstatistiklerinden yararlanarak “Edirne, Tekirdağ, Kırklareli İlleri Dış Ticaret İstatistikleri, Haziran 2025” konusunda hazırladığı basın bülteni özetle şöyle:
Edirne’de 2025 yılı Haziran ayında ihracat 8 milyon 920 bin dolar,.Tekirdağ’da ihracat 230 milyon 373 bin ve Kırklareli’nde 16 milyon 799 bin dolar olarak gerçekleşti. Edirne ülke genelinde ihracatta 56, Kırklareli 46 ve Tekirdağ 15’inci sırada yer aldı.
Edirne’de 2025 yılı Haziran ayında ithalat 6 milyon 420 bin dolar,.Tekirdağ’da 198 milyon 422 bin dolar ve Kırklareli’nde 10 milyon 361bin dolar olarak gerçekleşti. Edirne ülke genelinde ithalatta 56, Kırklareli 45 ve Tekirdağ 12’nci sırada yer aldı.
Edirne’de Haziran ayında en çok ihracat Bosna-Hersek, Bulgaristan ve Almanya, en çok ithalat Bulgaristan, Moldova ve Ukrayna ile yapıldı. Kırklareli’nde Haziran ayında en çok ihracat Bulgaristan, Almanya ve Küba, en çok ithalat ise Rusya Federasyonu, Almanya ve Çin ile yapıldı. Tekirdağ’ da Haziran ayında en çok ihracat Almanya, ABD ve Belçika, en çok ithalat ise Çin, Güney Kore ve Almanya ile yapıldı.
ÜLKE GENELİ
Türkiye İstatistik Kurumu ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2025 yılı Haziran ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre %7,9 artarak 20 milyar 515 milyon dolar, ithalat %15,2 artarak 28 milyar 688 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Ocak-Haziran döneminde ihracat %4,1, ithalat %7,2 arttı
Genel ticaret sistemine göre ihracat 2025 yılı Ocak-Haziran döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre %4,1 artarak 131 milyar 408 milyon dolar, ithalat %7,2 artarak 180 milyar 845 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Haziran ayında enerji ürünleri ve altın hariç ihracat %8,1, ithalat %16,9 arttı
Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, 2025 Haziran ayında %8,1 artarak 17 milyar 532 milyon dolardan, 18 milyar 955 milyon dolara yükseldi.
Haziran ayında enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ithalat %16,9 artarak 19 milyar 285 milyon dolardan, 22 milyar 544 milyon dolara yükseldi.
Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı Haziran ayında 3 milyar 588 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi %12,7 artarak 41 milyar 499 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı %84,1 oldu.
Dış ticaret açığı Haziran ayında %38,8 arttı
Haziran ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre %38,8 artarak 5 milyar 889 milyon dolardan, 8 milyar 173 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2024 Haziran ayında %76,4 iken, 2025 Haziran ayında %71,5 oldu.
Dış ticaret açığı Ocak-Haziran döneminde %16,3 arttı
Ocak-Haziran döneminde dış ticaret açığı %16,3 artarak 42 milyar 504 milyon dolardan, 49 milyar 437 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2024 Ocak-Haziran döneminde %74,8 iken, 2025 yılının aynı döneminde %72,7’ye geriledi.
Haziran ayında imalat sanayinin toplam ihracattaki payı %94,8 oldu
Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, 2025 Haziran ayında imalat sanayinin payı %94,8, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı %2,9, madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün payı %1,7 oldu.
Ocak-Haziran döneminde ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı %94,2, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı %3,6, madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün payı %1,6 oldu.
Haziran ayında ara mallarının toplam ithalattaki payı %67,6 oldu
Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, 2025 Haziran ayında ara mallarının payı %67,6, sermaye mallarının payı %14,6 ve tüketim mallarının payı %17,6 oldu.
İthalatta, 2025 Ocak-Haziran döneminde ara mallarının payı %69,7, sermaye mallarının payı %13,9 ve tüketim mallarının payı %16,3 oldu.
Haziran ayında en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu
Haziran ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 1 milyar 728 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 266 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 1 milyar 197 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 70 milyon dolar ile İtalya, 890 milyon dolar ile Fransa takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın %30,0’ını oluşturdu.
Ocak-Haziran döneminde ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 10 milyar 915 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 8 milyar 164 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 7 milyar 837 milyon dolar ile ABD, 6 milyar 662 milyon dolar ile İtalya ve 5 milyar 636 milyon dolar ile Irak takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın %29,8’ini oluşturdu.
İthalatta ilk sırayı Çin aldı
İthalatta Çin ilk sırayı aldı. Haziran ayında Çin’den yapılan ithalat 3 milyar 831 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 3 milyar 316 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 2 milyar 698 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 468 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 117 milyon dolar ile İsviçre izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın %43,3’ünü oluşturdu.
Ocak-Haziran döneminde ithalatta ilk sırayı Çin aldı. Çin’den yapılan ithalat 23 milyar 956 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 21 milyar 705 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 14 milyar 642 milyon dolar ile Almanya, 8 milyar 259 milyon dolar ile ABD, 7 milyar 984 milyon dolar ile İtalya izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın %42,3’ünü oluşturdu.
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ihracat %6,1 azaldı
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2025 Haziran ayında bir önceki aya göre ihracat %6,1 azalırken, ithalat %1,8 arttı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2025 yılı Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat %3,6, ithalat %9,6 arttı.
Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, ISIC Rev.4 sınıflaması içinde yer alan imalat sanayi ürünlerini kapsamaktadır. Haziran ayında ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı %94,8’dir. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı %3,0’dır. Ocak-Haziran döneminde ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı %94,2’dir. Ocak-Haziran döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı %3,5’tir.
Haziran ayında imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı %83,5’tir. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı %10,0’dır. Ocak-Haziran döneminde imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı %80,4’tür. Ocak-Haziran döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı %10,9’dur.
Özel ticaret sistemine göre ihracat 2025 yılı Haziran ayında 18 milyar 408 milyon dolar oldu
Özel ticaret sistemine göre, 2025 yılı Haziran ayında, ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre %7,7 artarak 18 milyar 408 milyon dolar, ithalat %14,9 artarak 26 milyar 117 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Haziran ayında dış ticaret açığı %36,8 artarak 5 milyar 637 milyon dolardan, 7 milyar 710 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2024 Haziran ayında %75,2 iken, 2025 Haziran ayında %70,5’e geriledi.
İhracat 2025 yılı Ocak-Haziran döneminde 119 milyar 362 milyon dolar oldu
Özel ticaret sistemine göre ihracat, 2025 yılı Ocak-Haziran döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre %4,6 artarak 119 milyar 362 milyon dolar, ithalat %7,2 artarak 168 milyar 775 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Ocak-Haziran döneminde dış ticaret açığı %14,3 artarak 43 milyar 245 milyon dolardan, 49 milyar 413 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2024 Ocak-Haziran döneminde %72,5 iken, 2025 yılının aynı döneminde %70,7’ye geriledi.

Şenpiliç ekosistemi sözleşmeli çiftliklerle geçen yıl 4.200 kişiye istihdam sağladı

Türkiye’nin lider entegre piliç eti üreticisi Şenpiliç, güçlü üretim altyapısını sözleşmeli çiftlikler ile destekleyerek, ekosistemini büyütüyor. Doğrudan 3.700’den fazla çalışanı, 1.400 broiler kümesi, 24 damızlık çiftliği, 3 kuluçkahanesi, 3 yem fabrikası ve modern kesimhaneleriyle faaliyetlerini sürdüren Şenpiliç, sözleşmeli üretim modeliyle hem üreticiyle birlikte büyüyor hem de gıda güvenliğini üretimin her aşamasında garanti altına alıyor. Şirket, 2024 yılında toplam 1.400 broiler kümesi ile 4.200 kişiye dolaylı istihdam sağladı.

Üreticiyi destekleyen entegre büyüme modeli

Şenpiliç’in sözleşmeli üretim modeli; damızlık çiftliklerden başlayan entegre sürecin, kuluçkahanelerde civciv üretimiyle devam etmesini ve bu civcivlerin sözleşmeli çiftliklerde büyütülmesini kapsıyor. Çiftçilere civciv, yem, altlık, yakıt ve veterinerlik hizmetleri sağlayan Şenpiliç; aynı zamanda kesim ve lojistik süreçlerini de yönetiyor. Çiftçiler ise yalnızca kümes bakımı, işçilik, elektrik ve su gibi operasyonel masraflardan sorumlu oluyor. Bu model, çiftçilerin yalnızca üretime odaklanmasını sağlarken üretim verimliliğini de artırıyor.

Sözleşmeli çiftçilerle çalışırken biyogüvenlik, veteriner kontrolü ve altyapı yeterliliği temel kriter olarak ele alınıyor. Hijyen, dezenfeksiyon, iklimlendirme ve kayıt sistemleri gibi detaylar, üretimin gıda güvenliğine uygun şekilde yürütülmesini sağlıyor. Tüm süreçlerde Tarım ve Orman Bakanlığı standartları gözetilirken, Şenpiliç entegre üretim yapısıyla yalnızca miktar değil; kalite ve izlenebilirlik anlamında da sektöre yön veriyor.

‘Üreticilerimizle birlikte değer yaratıyoruz’

Kırsal kalkınmanın sözleşmeli üretim modelinin doğal bir sonucu olduğunu belirten Canlı Üretim Genel Müdür Yardımcısı Mehmet İyneci: “Kırsal kalkınma bizim için bir hedef değil, iş modelimizin doğal sonucu. Türkiye’nin Sakarya, Adana, Samsun ve çevre illerde faaliyet gösteren sözleşmeli çiftçilerimize sunduğumuz gelir ve istihdam olanaklarıyla sadece üretimi büyütmüyor, aynı zamanda yerelde ekonomik hareketlilik sağlıyoruz. Bu iş birliği modeliyle üreticilerimizle birlikte gelişiyor, birlikte değer yaratıyoruz.” dedi.

Uzunköprü’de ilk ayçiçeği borsada


Edirne Ticaret Borsası’ndan sonra 2025 hasat sezonunun ilk ayçiçeği mahsulleri de Uzunköprü Ticaret Borsası’na getirildi.
Uzunköprü ‘de sezonun ilk mahsullerini borsaya getiren üreticiler ve ürünlerinin satış detayları şu şekilde gerçekleşti:
Meriç Kadıdondurma Köyü’nden Mehmet Ali Pala isimli müstahsilin getirdiği 2.500 Kg Ayçiçeği 30.700 Tl/Ton fiyat üzerinden, Uzunköprü Salarlı Köyü’nden Nefize Bayır isimli müstahsilin getirdiği 500 Kg Ayçiçeği 30.020 TL/Ton fiyat üzerinden, Meriç Subaşı’ndan Ercan Kula isimli müstahsilin getirdiği 3.000 Kg Ayçiçeği 32.370 TL/Ton ve Uzunköprü Altınyazı Köyü’nden Dilaver Tuna isimli müstahsilin getirdiği 1.000 Kg Ayçiçeği 35.100 TL/Ton fiyat ile Borsa Üyesi Gürkan Gür Zahirecilik Nakliye Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi Sahibi Gürkan Gür tarafından satın alındı.
Üreticilere Teşekkür ve Sembolik Ödüller
Uzunköprü Ticaret Borsası, sezonun ilk ürünlerini getiren üreticilerin emeğini takdir etti. İlk mahsulü borsaya getiren Mehmet Ali Pala’ya, Uzunköprü Ticaret Borsası Meclisi adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Orhan Gür tarafından bir adet çeyrek altın hediye edildi. İkinci, üçüncü ve dördüncü ürünlerini getiren Nefize Bayır, Ercan Kula, ve Dilaver Tuna’ya da gram altın takdim edilerek bu anlamlı başlangıç onurlandırıldı.
Uzunköprü Ticaret Borsası, 2025 ayçiçeği hasat sezonunun tüm üreticilere ve üyelere bereketli ve hayırlı olmasını temenni ederken, bu ilk satışların tüm sezon için olumlu bir işaret olması dileğinde bulunuldu.

Ayçiçek Tarife Kontenjanı’na olumlu tepki

S.S Trakya Yağlı Tohumlar Tarım Satış  Kooperatifleri Birliği (Trakya Birlik) Yönetim Kurulu, 18Temmuz 2025 tarihinde yürürlüğe giren 2025/2026 Yağlık Ayçiçek Üretim Sezonu Tarife Kontenjanı ve Gümrük Uygulamaları’nın çiftçiler için planlı üretim ve sürdürülebilir gelir, üretici örgütleri ve sanayiciler için öngörülebilirlik ve sürdürülebilir ticari kazanç, ülke için arz güvenliği ve fiyat istikrarı gibi pek çok faydayı beraberinde getireceğini bildirdi.

Trakya Birlik Yönetim Kurulu’nca yapılan yazılı açıklamada, en temel tarım ürünlerinden ve gıda arz güvenliği açısından stratejik öneme sahip yağlık ayçiçeğinin yüksek yeterlilik oranıyla üretiminin sağlanmasının ülke için büyük önem arz ettiğine dikkat çekilerek, “Bu amaç doğrultusunda üretimin sürdürülebilirliğini sağlayacak en temel unsurlar; çiftçilerimiz için üretim maliyetleriyle orantılı hakkaniyetli ürün fiyatının oluşturularak üretim maliyetlerine katkı sağlayacak tarımsal desteklerin optimum tutarda belirlenmesi ve en uygun takvimde çiftçilerimize sunulması olarak karşımıza çıkmaktadır” denildi..

2025/2026 yağlık ayçiçeği üretim sezonu hasat döneminin Çukurova bölgesinde başladığı şu günlerde üretimin sürdürülebilirliğini sağlayacak üretici fiyat seviyesi oluşumunun tüm üretim havzalarındaki çiftçiler tarafından dikkatle takip edildiğini belirten Trakya Birlik Yönetim Kurulu’nun açıklamasında şunlara yer verildi:

ÜRETİMDE ARTIŞ

“Geçtiğimiz üretim sezonunda %50’nin altına düşen yeterlilik oranımızın arz şoklarından ülkemizi koruyacak seviye olan asgari %75-80 seviyelerine çıkarılabilmesi için başta Ticaret Bakanlığımız ve Tarım ve Orman Bakanlığımızın eşgüdümünde olmak üzere üretici örgütleri ve sektör paydaşlarıyla yoğun şekilde istişare edilerek çiftçilerimiz ve tüketicilerimiz için optimum fiyat oluşumunu sağlayacak gümrük vergisi oran ve uygulamalarının belirlenmesine ek olarak hedeflenen ithal ikame fiyat seviyesinin yüksek finans maliyetleri altında çiftçimize optimum seviyede yansımasını sağlayacak ‘Tarife Kontenjanı’ uygulaması 2024/2025 üretim sezonunda hayata geçirilerek başarıyla uygulanmıştır.

Bu çerçevede geçtiğimiz üretim sezonunda yağlık ayçiçeği üretimi çiftçilerimiz adına pozitif ayrışarak içinde bulunduğumuz üretim sezonunda %15’e varan üretim artışı sağlanmıştır.

YENİ DESTEKLEME MODELİ

2024/2025 üretim sezonunda yaşanan müspet uygulama ve gelişmelere ek olarak Tarım ve Orman Bakanlığımızca yağlık ayçiçeği üretimi 2025/2026 üretim sezonundan itibaren stratejik üretim kapsamına alınarak ‘Temel Üretim Desteği’ yanında ‘Planlı Üretim Desteği’, ‘Yerli Sertifikalı Tohum Kullanım Desteği’ ve ‘Su Kısıtı Desteği’ kapsamlarına da alınarak alan bazlı desteklerden en üst seviyede katkı alması sağlanmıştır. Yeni destekleme modeline ek olarak dünyada ilk defa uygulamaya konulan ‘Köy Bazlı Verim Sigortası’ güvencesi altına alınan yağlık ayçiçeği üretimi başta kuraklık olmak üzere iklim bazlı risklerden korunarak üretim motivasyonun önündeki risk ve belirsizlikler giderilmiştir.

Ülke yağlık ayçiçeği üretiminde 2024/2025 sezonunda yakalanan çiftçi odaklı pozitif uygulama setinin ülke yeterlilik seviyesinin arz güvenliği risklerini bertaraf edecek seviyelere ulaştırılması hedefine uygun olarak 2025/2026 üretim sezonunda da sürdürülmesi tüm üretim havzalarındaki yağlık ayçiçeği üreticisi çiftçilerimiz ile üretici örgütlerimizin talep ve beklentisidir.

TARİFE KONTENJANI UYGULAMASI YÜRÜRLÜLÜKTE

Her geçen gün ağırlaşan iklim koşulları ve yüksek üretim maliyetleri altında binbir emekle üretim yapan çiftçilerimizin emeklerinin karşılığını almalarını sağlayacak fiyat oluşumu noktasında en temel parametre ve çiftçilerimiz için müjde niteliğinde bulunan Tarife Kontenjanı Uygulaması 18.07.2025 tarih 2959 Sayılı Resmi Gazete de yayınlanan Cumhurbaşkanı Kararıyla yürürlüğe girmiştir. Bu suretle belirlenen gümrük vergisi uygulamalarının yüksek finans maliyetleri altında çiftçimize en optimum şekilde yansıyarak stok maliyetinin çiftçi fiyatına olumsuz tesirinin önüne geçilmiştir. Tüm sektör paydaşlarının tesis edilen öngörülebilirlik altında tüm üretim havzalarında elbirliğiyle yerli üretimin yanında durmaları sağlanmıştır.

Yürürlüğe giren uygulama seti, çiftçilerimiz için planlı üretim ve sürdürülebilir gelir, üretici örgütleri ve sanayiciler için öngörülebilirlik ve sürdürülebilir ticari kazanç, ülkemiz için arz güvenliği ve fiyat istikrarı gibi pek çok faydayı beraberinde getirecektir.

Gelinen bu noktada tarladan sofraya uzanan değer zincirinde sağlıklı fiyat dinamiklerinin tesis edilerek yerli ve milli imkanlar ile ülke yeterliliğinin sağlanması hedefine yönelik destekleme ve ithal ikame dış ticaret politika ve uygulamaları hususunda başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Ticaret Bakanımız Sayın Prof. Dr. Ömer Bolat’a , Tarım ve Orman Bakanımız Sayın İbrahim Yumaklı’ya, Ticaret Bakan Yardımcımız Sn. Mustafa Tuzcu ile Tarım ve Orman Bakan Yardımcımız Sayın Dr. Ahmet Bağcı’ya, süreç boyunca çaba ve desteklerini yakından hissettiğimiz Tekirdağ Milletvekilimiz Sn. Gökhan Diktaş’a ve Bölge Milletvekillerimize, Ticaret Bakanlığımız İthalat Genel Müdürlüğü ile Tarım Bakanlığımız Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü ve Tarım Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı’nın kıymetli Bürokratlarına, teşekkür ve şükranlarımızı sunar, 2025/2026 tarımsal üretim sezonunun Ülkemiz, Milletimiz, üretici ortaklarımız ve tüm çiftçilerimiz için hayırlı ve bereketli olmasını dileriz.”

Süt fiyatına tepkiler bitmiyor!

Olgay GÜLER

Tarım Kooperatifleri Merkez Birliği ve Edirne Köy-Koop Başkanı Ahmet Erken, Ulusal Süt Konseyi’nin çiğ sütte açıkladığı tavsiye alım fiyatının kabul edilebilir olmadığını söyledi.

Ulusal Süt  Konseyi’nin 1 Ağustos itibariyle geçerli olacak, yeni çiğ süt tavsiye alım fiyatına üreticilerden tepkiler gelmeye devam ediyor. Üreticinin 17.15 liradan sattığı çiğ süte yüzde 7 zamla birlikte açıklanan 18.35 liralık tavsiye fiyatı yetersiz bulunurken, Tarım Kooperatifleri Merkez Birliği ve Edirne Köy-Koop Başkanı Ahmet Erken, fiyatın kabul edilebilir olmadığını söyledi.

‘KARARDAN ÖNCE ZAM TALEBİMİZİ İLETTİK’

Başkan Erken, fiyat açıklanmadan önce kendisinin de Ulusal Süt Konseyi ile görüşüp, istedikleri fiyatı ilettiklerini belirterek, “Ulusal Süt Konseyi başkanına telefon ederek bir an önce fiyatların revize edilmesi gerektiğini ifade ettik. Hem Tarım Kooperatifleri Merkez Birliği Genel Başkanı olarak hem de Edirne Birliği Başkanı olarak. Başkan da; ‘En kısa zamanda toplanacağız’ dedi. ‘Siz ne düşünüyorsunuz?’ dediğinde biz de, ‘En az yüzde 17 zam gelirse 19 küsürlü bir rakama geliyor, 20 lira müstahsil olur’ dedik. Ama geldiğimiz noktada yüzde 7 zam oldu. Bu da 18.35 lira yapıyor. Yani 1 lira 20 kuruş zam geldi” dedi. 

‘FİYAT KABUL EDİLEBİLİR DEĞİL’

Açıklanan fiyatın kabul edilebilir olmadığını kaydeden Erken, “Kabul edilir bir fiyat değil ama kavga etmenin de bir anlamı yok. Çünkü ben Ankara’da tarım kooperatifleri genel başkanıyım. Sadece Trakya’yla ilgili ve Edirne’yle ilgili konuşmuyorum. Denizli’de, Konya’da, Kütahya’da, Afyon’da sütün 13 ile 15.5 arasında olan bir ortamda bizim sadece Edirne üreticisi için konuşmuyorum. Tabii ki 17.15 alan bir üretici zarar ediyorsa mutlaka bunun revize edilmesi gerekiyor ama Türkiye genelinde de genel bir değerlendirme yaptığımızda 1000 ton süt, süt tozuna gidiyor. Şu anda Anadolu’da süt tozuna giden sütlerin 13 liraya topladığını biliyorum. Ortalama faturanın 15.5 lira kesildiğini biliyorum. Ama biz yine de bu fiyatı kabul etmiyoruz. Yüzde 7 fiyat gerçekten üreticinin mağdur olduğu bir fiyat. Özellikle de 35-50 derece sıcaklığının olduğu ortamda, sütlerin mayısla, haziran ayının arasında yüzde 13 azaldığını hesaplarsak, girdilerin de bir o kadar fazla olduğunu varsayarsak sütte mutlaka yüzde 17 ile 20 oranında zam yapılması gerekiyordu” şeklinde konuştu. 

Anadolu’daki illerde durumun daha kötü olduğunu anlatan Erken, “Belki eylül ayında tekrar ekimden geçerli bir revize edilir. Yine baskımızı yapacağız. Yine söylemlerimize devam edeceğiz. Üreticimizi mağdur etmemeye çalışıyoruz. Tabii bu anlamda da sütü verdiğinde diğer ayın 15’inde süt parasını alabilmek önemli. Anadolu’da gittiğim, gezdiğim yerlerde 3 ay sonra çekler, süt parası alan illerimiz var. Oradaki üreticilerimiz de çok mağdur. Biz genel düşünmek zorundayız. Tabii ki bizim Edirne önceliğimiz ama biz Ankara’da eğer genel başkanıysak diğer bölgelerdeki üreticilerimizin de sorunlarını dillendirmek zorundayız. Bu anlamda üretmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.