Türkiye genelinde Eylül ayında 150 bin 657 konut satılırken, bu rakam Trakya’daki 3 ilden Edirne’de 744, Tekirdağ’da 3.774 ve Kırklareli’nde 631 olarak gerçekleşti.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2025Yılı Eylül Ayı Konut Satış İstatistiklerinden “Edirne İli, Konut Satış İstatistikleri” konusunda bir basın bülteni hazırladı. Söz konusu paylaşım şöyle:
“Edirne’de 2025 yılı Eylül ayında744 konut satıldı.
Türkiye genelinde konut satışları Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %6,9 oranında artarak 150 bin 657 oldu. Konut satış sayısının en fazla olduğu iller sırasıyla 24 bin 119 ile İstanbul, 13 bin 417 ile Ankara ve 8 bin 544 ile İzmir olurken, en az olduğu iller sırasıyla 70 ile Ardahan, 117 ile Bayburt ve 142 ile Tunceli olarak gerçekleşti.
Edirne’de ipotekli konut satış sayısı 109 olarak gerçekleşti.
Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %34,4 oranında artarak 21 bin 266 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı %14,1 olarak gerçekleşti. Ocak-Eylül döneminde gerçekleşen ipotekli konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %76,0 oranında artarak 162 bin 493 oldu.
Edirne’de diğer satış türleri sonucunda 635 konut el değiştirdi.
Türkiye genelinde diğer konut satışları Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %3,4 oranında artarak 129 bin 391 oldu. Toplam konut satışları içinde diğer satışların payı %85,9 olarak gerçekleşti. Ocak-Eylül döneminde gerçekleşen diğer konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %13,0 oranında artarak 966 bin 234 oldu.
Edirne’de 744 konut satışının, 255’i ilk satış, 489’u ise ikinci el satış olarak gerçekleşti.
Türkiye genelindeki 150 bin 657 konut satışının 47117’si ilk satış, 103540’ı ise ikinci el satış olarak gerçekleşmiştir. Edirne’de ise 744 konut satışının 255’i ilk satış, 489’u iseikinci el satış olarak gerçekleşmiştir.”
İŞKUR’un engelli ve eski hükümlülerin kendi işlerini kurmasına ve engellilerin mesleki eğitim alarak istihdam edilmeleri ve rehabilitasyonlarına yönelik hibe desteğinin 2025 yılı 3. dönem başvuruları başladı.
Edirne Valiliği’nce paylaşılan İŞKUR’un basın bültenine göre, eski hükümlüler bulundukları ikametgâhtaki Denetimli Serbestlik Müdürlükleri ile proje başvurusu yapabilecek, engelli hibe başvuruları ise 24 Ekim tarihi saat 23:59’a kadar e-Devlet (www.turkiye.gov.tr) üzerinden çevrimiçi olarak yapılacak. Konuya ilişkin açıklama şöye:
“Engelli ve eski hükümlü çalıştırmayan işverenlerden tahsil edilen idari para cezalarından; engellilerin mesleki eğitim ve rehabilitasyonu, işe ve işyerine uyumlarının sağlanması, iş bulmalarını sağlayacak destek teknolojileri, korumalı işyeri desteğine yönelik projeler, destekli istihdam projeleri ve engelliler ile eski hükümlülerin kendi işini kurmaları için hazırlanacak projelere destek verilecektir.
Verilecek desteğin amacı, engelli ve eski hükümlülerin kendi işlerini kurmasına ve engellilerin mesleki eğitim alarak istihdam edilmeleri ve rehabilitasyonlarına yardımcı olmaktır.
Aşağıda yer alan Başvuru Rehberlerine göre hazırlanacak projeler kamu ve sosyal tarafların temsilcilerinden oluşan Komisyon değerlendirmesi sonrasında desteklenebilecektir.
Desteklenecek projeler;
1-Engellilerin kendi işini kurmalarına yönelik hibe desteği projeleri:
a-2025 Yılı 3. Dönem Engelli Hibe Desteği Proje Başvuru Rehberi
b-Engelli Hibe Desteği Projesi Başvuru Kılavuzu
Kendi işini kurmak isteyen engelliler proje başvurularını, 24 Ekim 2025 tarihi saat 23:59’a kadar e-Devlet üzerinden online olarak yapmaları gerekmektedir. İl Müdürlüğü veya Hizmet Merkezlerine elden veya posta yolu ile yapılacak proje başvuruları kabul edilmeyecektir.
2-Diğer Projeler:
a-Altı Proje Türü İçin Proje Başvuru Rehberi
b-Eski hükümlülerin kendi işini kurmalarına yönelik projeler,
c-Engellinin işe yerleştirilmesi, işe ve işyerine uyumunun sağlanmasına yönelik projeler,
d-Engellinin iş bulmasını sağlayacak destek teknolojilerine yönelik projeler,
e-Engellilerin istihdam edilebilirliklerini artırıcı mesleki eğitimine yönelik projeler.
f-Korumalı işyeri desteğine yönelik projeler.
g-Destekli istihdam projeleri
Engellilere yönelik çalışma yapan bütün sivil toplum kuruluşları, işyerleri, üniversiteler, belediyeler ve kamu kurumları projelerini hazırlayıp, 24 Ekim 2025 tarihi mesai saati sona erene kadar bulundukları illerdeki Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüklerimize elden veya posta yoluyla teslim edebilirler. Ayrıca kendi işini kurmak isteyen eski hükümlülerin projelerini belirtilen tarihe kadar Adalet Bakanlığının ilgili birimleri aracılığı ile bulundukları illerdeki Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüklerimize iletmesi gereklidir.
Ülke genelinde yaşanan kuraklık nedeniyle, geride kalan yaz aylarında ürününü sulamada büyük sıkıntı yaşayan, Türkiye’nin çeltik ambarı Edirne’deki üretici, dönüşümlü sulamayla sezonu kurtardı.
Özellikle son 2 yıldır yaşanan kuraklıkla birlikte, Edirne’de ürününü suyla buluşturmakta zorlanan çeltik üreticisi, dönüşümlü sulamayla ayakta kaldı. Özellikle Tunca Nehri’nden sulanan tarlalarda üretici, dönüşümlü sulama yaparak ürününü hayatta tuttu. Kentte hasadı devam eden çeltik sezonunu değerlendiren Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, üreticinin gelecek yıl aynı korkulu rüyayı yaşamaması için geçtiğimiz yıl Ağustos ayında yapımına başlanan Çömlekköy Barajı’nın bitmesinin önemine vurgu yaptı.
Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı
‘ÇÖMLEKKÖY’ÜN ACİLEN BİTMESİ LAZIM’
Barajın 56 bin 500 dekar araziyi suyla buluşturacağına vurgu yapan Arabacı, “Çömlekköy barajının acilen bitmesi lazım ki üretici bir sonraki sezon rahatlıkla ürününü suyla buluştursun. Aynı korkulu rüyayı görmemek için bu çok önemli. Sonuçta bu baraj 56 bin 500 dekar araziyi suyla buluşturacak. Tunca Nehri’nden sulanan bu arazilerin gelecek yıl bu sıkıntıyı yaşamaması çok önemli” diye konuştu.
‘BAKANLIK PİYASAYI İZLİYOR’
Devam eden hasat döneminde çeltik fiyatlarına da değinen Arabacı, “Aslında şu anda serbest piyasadaki fiyatlar çok yüksek değil ama çok düşük de sayılmaz. Yani orta seviyede diyebilirim. Bu nedenle bakanlığımız henüz bir fiyat açıklaması yapmadı. Edindiğimiz bilgilere göre bakanlık piyasayı yakından izliyor. Eğer mevcut fiyatlar daha da aşağıya doğru giderse, bakanlığımızın gerekli açıklamayı yapacağını düşünüyorum” dedi.
‘HASADIN YÜZDE 25’LİK KISMI YAPILDI’
Hasat döneminin henüz başında olduklarını dile getiren Arabacı, “Şu an hasadın yaklaşık yüzde 20 ila 25’lik kısmı yapıldı. Yani henüz büyük bir bölümü duruyor. Bundan sonraki süreçte piyasadaki alım fiyatlarının nasıl şekilleneceğini hem biz hem de bakanlığımız takip ediyoruz. Eğer piyasa mevcut seviyesinden daha da kötüye giderse, biz de doğal olarak bakanlıktan bir fiyat açıklaması beklentisi içinde olacağız. İnşallah böyle bir durumda bakanlığımız gerekli adımı atacaktır diye umut ediyorum” ifadelerini kullandı.
‘İKİ YILDIR SULAMADA SIKINTI YAŞANIYOR’
Bu yıl valilik koordinasyonunda yürütülen dönüşümlü sulama sisteminin üretimi rahatlatan bir çözüm olduğunu dile getiren Arabacı, “Biliyorsunuz, son iki yıldır çeltik sulamasıyla ilgili ciddi sıkıntılar yaşadık. Dönüşümlü sulama sistemine geçmek zorunda kaldık. Buna rağmen bu yılı çok şükür iyi atlattık ve hasat dönemine geldik. Geçen yıl tablo biraz daha olumsuzdu. Bu yıl ise üreticilerimizden aldığımız bilgilere göre verimler geçen yıla kıyasla bir miktar daha iyi görünüyor” şeklinde konuştu.
‘VERİMLER ARASI FARKLILIKLAR VAR’
Çeltik veriminin araziden araziye göre değiştiğini aktaran Arabacı, “Tabii her arazide verim aynı değil. Bugün 300, 400 kilogram biçen üreticilerimiz de var, 900 kilogram alanlar da var. Burada önemli olan genel ortalama. Çünkü biz maliyet hesaplarını her zaman 700 kilogram üzerinden yaparız. 700 kilogramın altına düşüldüğünde üretici maliyeti karşılayamaz, zarar eder. Dolayısıyla bir tarladan 300 kilo almış olabilirsiniz ama başka bir tarladan 900 kilo alırsınız; önemli olan sezon sonunda ortaya çıkacak genel ortalamadır” diye konuştu.
“GEÇEN YILA GÖRE DAHA UMUT VERİCİ BİR SEZON”
Hasat sürecinin henüz başında olduklarını belirten Arabacı, verimin geçtiğimiz yıla göre bir miktar daha iyi olduğunu söyleyerek, “Şu anda bu konuda net bir şey söylemek için erken. Henüz hasadın üçte biri, bilemediniz dörtte biri tamamlandı. Hasat tamamen bittikten sonra daha net konuşabileceğiz. Ancak şimdilik, geçen seneye göre bir tık daha iyi bir tablo olduğunu söyleyebilirim. İnşallah sezon sonuna kadar bu şekilde devam eder ve üreticilerimiz emeğinin, masrafının karşılığını alır. Ben bu yılın, üreticiler açısından geçen yıla göre daha umut verici olacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Kurak geçen yaz mevsiminin ardından son 5 günde metrekareye 70 ile 100 kilogram arasında yağış alan Edirne’de üretici, buğday ekmek için hazırlıklarına başlarken, verim kaybı yaşadığı ayçiçeğindeyse halen açıklanmayan kuraklık desteğini dört gözle bekliyor.
Edirne’de, geçtiğimiz Cuma gününden başlayarak aralıklarla etkisini gösteren yağmur, dün kenti terk etti. Geride kalan süreçte merkez ve köylere metrekareye ortalama 70 ile 100 kilogram arasında yağış düştüğü kentte, buğday ekimine hazırlanan üreticinin de umutları filizlendi. Geçtiğimiz yıl kuru toprağa buğday eken üretici, yağmurların devam etmesi için bir yandan hava durumunu takip ederken, verim kaybı yaşadığı ayçiçeğindeyse halen açıklanmayan kuraklık desteğini dört gözle bekliyor.
‘SON YAĞIŞLAR ÜRETİCİLERİ SEVİNDİRDİ’
Son yağışları değerlendiren Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, uzun zamandan beri yaşanan kuraklığın ardından düşen yağışın önemine değinerek, “Biliyorsunuz uzun zamandan beri kurak bir iklim yaşıyoruz bölgemizde. Özellikle iki yıldır daha da ciddi bir şekilde hissedilir hale geldi kuraklık. Kış dönemlerinde yağışlar aldık, ürünün çıkışı gelişimi açısından güzel gitti ama sonrasında ilkbahar ve son hasat dönemine yakın dönemlerde de ciddi kuraklık ve ürünlerimizde ciddi verim kayıpları yaşadık. Geçtiğimiz yıllara baktığımızda da bu buğday ekilişi olsun, kanola ekilişi olsun, bunlar genelde kurağa ekildi ve ardından yağışlar geldi. Ama çok şükür bu yıl Ekim ayının daha henüz başındayken şu bir hafta içerisinde belli aralıklarla çok güzel yağış aldık. Aşağı yukarı metrekareye 70 ile 100 kilogram arası yağış aldık. O da üreticilerimiz açısından bizleri sevindirdi. Birçok üreticimiz kanolasını ekti. Yani aşağı yukarı yüzde 80 ekilişler tamamlandı. Onların kesinlikle rahat bir şekilde çıkış yapmasını sağlayacak. Buğday yeri hazırlıkları açısından rahat bir işçilik olacak. Yani bugün tarlasını sürmek isteyen rahat sürebilecek, her hazırlığını tavlı ve düzgün bir şekilde rahatlıkla yapabilecek. Tabii bunun akabinde de ekilişini yapacak” dedi.
‘YAĞIŞLAR ÜRÜNÜN GELİŞİMİ İÇİN YETERLİ DEĞİL’
İklim değişikliği nedeniyle buğday ekim mevsiminin Kasım ayına kaydığını anlatan Arabacı, “Yani ekilişlerimiz genelde biliyorsunuz ki iklim değişikliği artık bölgemizi ciddi anlamda hissedildiği için ekim sonu ya da kasım başı gibi yapılmaya başlandı. Çünkü erken dönemde ektiğimizde Ocak ayında bile çok ılıman havalar oluyor. O yüzden buğday erken kaleme kalkıyor ve sonrasında geç tohumlar olduğunda da zararını görüyor. O yüzden ekilişlerimizi genelde kasım ayına sarkıtmaya bakıyoruz. Çok kurak iki yıl geçirdik. Yani toprak şu an tamamen aç. Bu yağış evet şu an yer hazırlığı ve ekiliş açısından bizi rahatlattı. Ama bu yeterli mi? Tabii ki yeterli değil. Bizim şimdi bu hazırlık döneminde toprağı karıştıracağız. Alaca tav dediğimiz ortam oluşacak. Ektikten sonra da ya da bu ekiliş öncesi tekrar bir yağış da olabilir, ara ara yağışlar alırsak bizim ürünümüzün hem ekilişi hem çıkış ve çıkış sonrası gelişimi açısından bunlar çok önem arz ediyor. O yüzden de bundan sonraki süreçte de artık kış dönemine yavaş yavaş girmeye başlıyoruz. Bu süreçte de belli aralıklarla yağış alırsak yani istenilen yağışlar olursa toprak, taban suyu yeterli suyu alırsa inşallah önümüzdeki yıl da iyi bir yıl olur diye düşünüyorum” diye konuştu.
‘TRAKYA BİRLİK ÜRETİCİLERİN YANINDA OLDUĞUNU GÖSTERDİ’
Ayçiçeğinde Trakya Birlik tarafından açıklanan kesin alım fiyatını olumlu bulan Arabacı, “Yani biliyorsunuz ayçiçeğinde çok dedikodular olmuştu baştan. Üreticimiz açısından da gerçekten düşük rakamlar açıklanmıştı. O süreçte hatta ben yaptığım yorumlarda da bu zaten kuraklık var, bir de fiyat kötü. Gerçekten üreticimiz tarlasından yaptığı maliyeti dahi karşılamayacak bir tablo vardı. Tabii şöyle bir de durum var; bugün fiyatlara 40 yağ, 35 TL bile açıklansa üreticimiz yine kar edemeyecek bu yıl. Yani bu kesin. Neden? Kuraklık var bölgemizde. Ama bizim en başından beri savunduğumuz, bugün 40 yağ fiyatları 33-35 TL bandında olması gerekiyor demiştik en başında. En azından oralarda olması gerekiyor. Trakya Birliğin açıkladığı fiyatı o zaman eleştirdik. Düşük kaldı ama bu avans fiyattı. Aşağı yukarı Ayçiçek hasadı bitti. Çok nadir ova dediğimiz sulanabilir bölgelerde hasat edecek ürün var ama onlarda çok az kaldı. O yüzden de Trakya Birlik zaten alımını kapadı ve son net alım fiyatını açıkladı. Tabii son zamanlarda bu Trakya Birlik açıkladıktan sonra piyasalar belli bir seviyeye yükselmişti. Yani 40 yağ 32 lira bandına çıkmıştı. Trakya Birlik 44 yağ 28 lirada kalmıştı. Bu çok düşüktü. Üreticilerimiz o dönemde biraz tabii ki zarar ettiği için sitemde bulundu ama şu an açıkladığı fiyatla birlikte gerçekten beklentinin üzerinde bir fiyat açıkladı Trakya Birlik. Yani ben bu konuda Trakya Birlik’e açıkladıkları fiyattan dolayı üreticilerin yanında olduğunu gösterdikleri için teşekkür etmek istiyorum” şeklinde konuştu.
‘ÜRETİCİ AYÇİÇEĞİ EKİLİŞLERİNİ YÜZDE 50 AZALTTI’
Yaşanan kuraklıktan en çok etkilenen ayçiçeğinde, mutlaka kuraklık desteği verilmesi gerektiğinin altını çizen ve üreticilerin şimdiden önümüzdeki yıl ekilişlerde yüzde 50 oranında azalışa gittiğini söyleyen Arabacı, “Üreticilerimiz açısından bu fiyatlarla kar elde etmek, sürdürebilirliği yapmak mümkün mü? Tabii ki değil. Biz bununla birlikte hep en başından beri söylüyorum. Yani bakanlığımızın bu yıl ne olursa olsun kuraklık desteği vermesi şart. Bakın şu an üreticilerimizle konuşuyorum, baktığımızda yüzde 50, yüzde 70 ayçiçeği ekilişini azaltan üreticilerimiz var. Şu ana kadar bakanlığımız bir kuraklık desteği açıklamış olsaydı bu ekiliş bence bu kadar düşmezdi. Yani ‘devletimiz arkamızda’ deyip üreticilerimiz en azından ekmeye devam edecekti. Yani biz aşağı yukarı yüzde 50 dışa bağımlıyız ayçiçeğinde. O yüzden bakanlığımızın açıklayacağı destek çok önemli” ifadelerini kullandı.
‘KURAKLIK DESTEĞİ ŞART’
Arabacı, 2026 yılında ayçiçeği ekilişlerinin düşeceğine dikkat çekerek, “Bu önümüzdeki 2026 yılında ayçiçek ekilişleri düşecektir. Bu çok net gözüküyor ama bundan sonraki süreçlerde bunun tekrar toparlamamız için yani kesinlikle kuraklık desteği şart. İnşallah bakanlığımız bir an önce bu desteği açıklar. Yoksa bugün serbest piyasanın aldığı fiyatlar ya da Trakya Birliği’nin aldığı fiyatlar bu kuraklıkla üreticilerimizin kar elde etmesi imkansız diyebiliriz bu şartlarda. Bazı bölgelerde 100 kilogramın üzerine çıkan yerler var ama bazı yerde de 20, 30, 40 kilogram biçen bölgelerimiz var. O yüzden genele baktığımızda ortalamamız düşük. Yani iyi biçen üreticilerimiz de masrafı anca karşıladı. Bu yıl kar edemedi. Ama kötü olanlar tamamen zarar. O yüzden kuraklık desteği çok önem arz ediyor” dedi.
Edirne Valiliği ile Ziraat Bankası arasında imzalanan protokol kapsamında yürütülen “Köyümde Yaşamak İçin Bir Sürü Nedenim Var” Projesi’nde, küçükbaş hayvancılığa verilen destek yüzde 100 artırıldı.
Proje çerçevesinde küçükbaş hayvan yetiştiriciler sağlanan kredi miktarı 1.200.000 TL’ye çıkarıldı. Yetiştiriciler, yatırım ve işletme ihtiyaçları için bu kredi desteğinden yararlanabilecek.
Projeye başvurmak isteyen yetiştiriciler il ve ilçe Tarım ve Orman Müdürlüklerine müracaat etmeleri gerekiyor.Edirne İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden projeyle ilgili şu bilgiler verildi:
100 BAŞ VE ÜZERİ ŞARTI
“Proje; kendi adına küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapan veya daha önce yapmış olanlardan, işletmesinde 6-24 aylık aynı ırkta dişi hayvan sayısının asgari 100 adete tamamlanması gerekmekte olup, kredi süresince (azami 5 yıl) işletmesinde dişi küçükbaş (6-24 ay dişi ) hayvan sayısı en az 100 başın altına düşmeyecektir. 100 baş ve üzeri (6-24 ay dişi) bulunan işletmelerde projeye başvuruda bulunabilirler.
Ziraat Bankası tarafından proje kapsamında hayvan alımı için üretici başına kullandırılabilecek yatırım ve işletme kredisi toplamı 1.200.000 TL olup, yatırım kredilerinde 300.000 TL’ye kadar sıfır faiz, 1 yıl ödemesiz dönem ve azami 5 yıl vade, 900.000 TL’lik işletme kredisi kısmına ise bankanın belirleyeceği vade ve faiz oranları uygulanacaktır. Proje kapsamında kullandırılacak kredilerin ana teminatını kefalet değerliliği bulunan 2 (iki) gerçek ya da tüzel kişi kefaleti ve krediye konu hayvanların rehni ile süt, et, canlı hayvan ve destekleme bedellerinin temliki oluşturmaktır.
Proje kapsamında belirlenen koyun-keçi ırkları (Karacabey Merinosu, Anadolu Merinosu, Orta Anadolu Merinosu, Merinos, Kıvırcık ve bu koyunların melezleri ile keçi ırklarından Halep Keçisi, Kıl Keçisi, Malta Keçisi ve bu keçilerin melezleri) alınabilecektir.
BAŞVURU SAHİBİNDE ARANILACAK ŞARTLAR:
(1)Başvuru tarihi itibari ile 18 yaşını doldurmuş olması,
(2)Projeye başvuru tarihi itibarıyla en az 1 (bir) yıldır Türkvet Sisteminde adına kayıtlı küçükbaş hayvancılık işletmesinin bulunması gerekmektedir.
(3)Projenin başlangıç tarihi itibariyle faal olarak küçükbaş hayvancılık yapıyor veya daha önce küçükbaş hayvancılık yapmış olması,
(4)İşletme devir alarak başvuru yapılması halinde başvurular kabul edilmez.
(5)Proje kapsamında alacağı hayvanlarla birlikte işletmesindeki dişi küçükbaş hayvan varlığını en az 100 (yüz) başa ulaştırmalı ve proje kapsamında kullanacağı Yatırım Kredisinin devamı boyunca Proje kapsamındaki ırklara sahip dişi hayvan varlığını, Proje kapsamında edindiği hayvan sayısının 100 (yüz) başın (hangisi yüksekse) altına indirmemelidir.
(6)İşletmesinin bulunduğu yerde ikamet ediyor olmalıdır.
(7)Küçükbaş hayvancılık yapmaya elverişli ve proje kapsamında edineceği hayvanlarla tüm sürüsünü barındırma kapasitesi bulunan kapalı bir barınağa (ağıla) sahip olmalıdır.
(8)Faaliyet gösterdiği bölgede bulunan meralardan yararlanıyor olmalı, mera kullanımına engel hali bulunmamalı ve/veya yıllık kaba yem ihtiyacının asgari % 50’sini yetiştirme imkanına sahip olmalıdır.
Üreticinin projeye başvurabilmesi için aşağıda yer alan 3 maddeden 1 tanesini sağlaması yeterlidir.
c-)Üretici meradan yararlanıyor ve yıllık kaba yem ihtiyacının asgari %50’sini yetiştiriyor olması;
(9)Proje kapsamında yetiştiricilerin alacağı hayvanların, daha öncesinden kendi işletmesinden çıkmamış olan hayvanlardan olması gerekmektedir. Proje kapsamında hayvan satmış olan kişiler tekrar aynı hayvanlar için projeden faydalanamaz.
(10) Birinci derecede akraba arasındaki alım / satımlar proje kapsamına alınmayacaktır.
(11)Köyümde Yaşamak İçin Bir Sürü Nedenim Var Projesinden daha önce faydalanmış olan işletmelerin başvuruları kabul edilmeyecektir.
BAŞVURU SAHİBİNDEN İSTENEN BELGELER:
(1)Köyümde Yaşamak İçin Bir Sürü Nedenim Var’ projesi Başvuru Dilekçesi (Ek: 2),
(2)İşletme Tescil Belgesi
(3)Hayvan Mevcudunu Gösterir Liste
(4)Başvuru itibarıyla en az 6 (altı) aylık Türkvetten alınan geçmiş hayvan hareket bilgisi
(5)İkametgah belgesi (E-Devlet üzerinden son 30 güne ait alınan belgeler geçerlidir.)
(6)Sabıka Kaydı (E-Devlet üzerinden son 30 güne ait alınan belgeler geçerlidir.)
(7)Varsa Yıllık Kaba Yem Üretimini Gösteren ÇKS Belgesi;
(8)Yetiştiricinin faaliyet gösterdiği bölgede mera, çayır, otlatma alanlarından yararlanabildiğine dair muhtarlıktan alınan yazılı ve onaylı beyan
(9)Varsa Tarım ve Hayvancılıkla ilgili mesleki eğitim veren ortaöğretim ve yükseköğretim kurumlarından mezun olduğuna dair diploma sureti,
(10)Varsa hayvan yetiştiriciliği konularında almış olduğu kurs bitirme belgesi,
(11)Şehit yakını (anne-baba-eş-kardeş-çocuk) ve gazi ise; onaylı belge
(12)Varsa Proje kapsamındaki faaliyetlerle ilgili olarak kiralanan, barınak/mera/otlak/yem bitkisi üretim alanları ile ilgili olarak yapılan, en az altı yıllık kredi vadesi ile uyumlu kira sözleşmesi,
TREDAŞ’ın, DKMP 1. Bölge Müdürlüğü ile hayata geçirdiği “Trakya’nın Kuşlarını Halkalıyoruz” projesi, Sürdürülebilir İş Ödülleri’nde “İş Birliği” kategorisinde ödülün sahibi oldu.
Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş. (TREDAŞ) ve Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) 1. Bölge Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen “Trakya’nın Kuşlarını Halkalıyoruz” projesi, Sürdürülebilirlik Akademisi tarafından 12.’si düzenlenen Sürdürülebilir İş Ödülleri’nde“İş Birliği” kategorisinde ödüle layık görüldü.Swissotel the Bosphorus’da gerçekleşen ödül töreninde, iş dünyasının yenilikçi, vizyoner ve sürdürülebilir projeleri 17 ana kategoride ödüllendirildi.Çevre ve yaban hayatını koruma alanında çalışmalar yapan TREDAŞ, aldığı bu prestijli ödülle şirketin doğa ile uyumlu enerji yönetimi ve biyoçeşitliliğin korunması konusundaki kararlılığını da ortaya koyuyor.
TREDAŞ Genel Müdürü Necati Ergin, projenin TREDAŞ’ın sürdürülebilir gelecek vizyonunun önemli bir yansıması olduğunu belirterek, “Yaşadığımız coğrafyanın doğal zenginliklerini korumayı görev edinmiş, tüm paydaşlarına karşı sorumluluk duyan bir kurum olarak doğayla uyumlu projeler üretmeye devam ediyoruz.Bu ödül de doğaya olan bağlılığımızın ve sorumluluğumuzun bir yansıması.
Biliyoruz ki doğa varsa biz varız. Bu anlayışla DKMP 1. Bölge Müdürlüğü ile hayata geçirdiğimiz bu proje, kuşların yaşam alanlarını korumaya ve doğanın dengesini sürdürülebilir şekilde desteklemeye yönelik güçlü bir adım. Amacımız; doğa koruma bilincini Trakya’nın tarlalarından okullarına, şehirlerinden köylerine kadar tüm bölgeye yaymak ve bu bilinci hep birlikte yaşatmak” değerlendirmesinde bulundu.
Trakya’nın göçmen kuşları için örnek bir iş birliği
TREDAŞ ile DKMP 1. Bölge Müdürlüğü tarafından yürütülen proje, Trakya’daki leylekler ve nesli tehlike altındaki Şah Kartal başta olmak üzere göçmen kuş türlerinin korunmasını hedefliyor.
Beş yıl süreyle devam edecek proje kapsamında; kuşların halkalanması, enerji hatlarında kuş dostu izolasyon uygulamaları yapılması, leylek yuva platformlarının kurulması ve toplumda doğa koruma farkındalığının artırılmasına yönelik çalışmalar yürütülecek. Bu süre boyunca 500 leylek ve 100 Şah Kartalın halkalanması, ayrıca bazı bireylerin uydu vericileriyle izlenmesi planlanıyor. Bu kapsamda, 2025 yılında 47 leylek ve 11 Şah kartalın halkalanması gerçekleştirildi.Böylece göç rotaları, yaşam alanları ve karşılaşılan tehditler bilimsel olarak kayıt altına alınarak etkili koruma stratejileri geliştirilebilecek.
Trakya Kalkınma Ajansı, 2025 Yılı Tek-nik Destek Programı-01 kapsamında Temmuz– Ağustos döneminde alınan başvuruların değerlendirme sürecini tamamladı. Söz konusu dönemde Ajansa toplam 33 başvuru yapıldı ve bu başvurulardan 29’u ön inceleme aşamasını geçti. Nihai değerlendirme sonucunda ise 19 proje, 65 ve üzeri puan alarak destek almaya hak kazandı. Başarılı bulunan 19 projenin 8’i Tekirdağ, 7’si Edirne ve 4’ü Kırklareli’ne ait. Destek almaya hak kazanan projeler ağırlıklı olarak kamu kurumları, belediyeler, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları tarafından yürütülecek mesleki gelişim ve kurumsal kapasite geliştirme çalışmalarını kapsıyor. 2025 Yılı Teknik Destek Programı-01 için başvurular Eylül–Ekim ve Kasım–Aralık dönemlerinde de devam edecek olup, program için ayrılan 2 milyon 500 bin TL’lik bütçenin tamamının faaliyet yılı bitmeden kullandırılması durumunda, program sonlandırılacak ve yıl içerisinde yeni başvuru alınmayacağı Trakya Kalkınma Ajansının internet sitesinde (www.trakyaka.org.tr) duyurulacak. 2025 Yılı Teknik Destek Programı-01 1.dönem sonuçlarına https://www.trakyaka.org.tr/tr/69142/2025-Yili-Teknik-Destek-Programi-01-Temmuz-Agustos-Donemi-Basarili-Basvurular-Listesi linkinden ulaşabileceği elirtildi.
Edirne Genç Çiftçiler Derneği Başkanı Egemen Ilgın, Trakya Birlik’in Ağustos ayında yüzde 44 yağlı ayçiçeği için açıkladığı avans fiyatını 5 TL’lik zamla güncelleyerek, ton başına 33 bin TL kesin alım fiyatı açıklamasını değerlendirdi. Ilgın, Türkiye’de yağlık ayçiçeği üretiminin merkezi konumundaki Trakya’da kanolaya ciddi bir yöneliş yaşandığını, bu durumun ayçiçeği ekim alanlarının azalmasına neden olduğunu söyledi…
Türkiye’de yağlık ayçiçeği üretiminin merkezi konumundaki Trakya’da hasat dönemi sona ererken, üreticilerin merakla beklediği kesin alım fiyatı açıklandı. Trakya Yağlı Tohumlar Satış Kooperatifleri Birliği (Trakya Birlik), bu yıl aşırı sıcaklar ve yetersiz yağış nedeniyle erken başlayan hasat sürecinde 7 Ağustos’ta duyurduğu ton başına 28 bin TL’lik avans fiyatının ardından kesin fiyatı belirledi. Birlik, yüzde 44 yağ oranlı ayçiçeği için ton başına 33 bin TL kesin alım fiyatı açıkladı. Edirne Genç Çiftçiler Derneği Başkanı ve Edirne Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürü Egemen Ilgın, açıklanan fiyatı değerlendirdi.
Bu yıl afet düzeyinde kuraklık yaşandığına dikkat çeken Ilgın, “Bu yıl yaşanan tablo, fiyat konusu bakımından Trakya Birlik’in de ötesine geçen bir boyuta ulaştı. Hepimizin bildiği gibi afet düzeyinde bir kuraklık yaşandı. Bunun yanı sıra hasat döneminde ithalatla ilgili gelişmeler de gündeme geldi. Tüm bu etkenler sonucunda çiftçimizin büyük kısmı ürününü serbest piyasada içinin sinmediği fiyatlarla satmak zorunda kaldı. Bugün itibariyle de zaten hasat tamamlanmış durumda. Burada şunu vurgulamak isterim: Ayçiçeği fiyatının belirlenmesi artık kurumların veya bölgesel aktörlerin ötesine geçmiş bir mesele. Küresel ölçekte değerlendirilmeli” dedi.
‘AYÇİÇEĞİ SAVUNMA SANAYİ KADAR ÖNEMLİDİR’
Çiftçilerin yüksek girdi maliyetlerine dikkat çeken Ilgın, “Çiftçinin en temel sorunu, girdi enflasyonunun çok yüksek olması. Mazottan gübreye, tarımsal ilaçlardan sulama giderlerine kadar her kalem sürekli artıyor. 2015 yılından bu yana mazot fiyatları 12 kat artmış durumda. Buna karşılık çiftçinin ürettiği ürünlerin fiyatı bu ölçüde yükselmedi. Gübre neredeyse borsa gibi sürekli yukarı gidiyor. Tarım ilaçlarının çoğu ithalata bağımlı ve dövize endeksli. Dolayısıyla fiyatları da artıyor. Bu şartlarda çiftçinin para kazanması mümkün olmuyor. Ayçiçeği ise milli bir ürün. Ülkenin güvenliği için savunma sanayisi ne kadar önemliyse, gıda güvenliği açısından ayçiçeği üretimi de o derece önemlidir. Çünkü Türkiye kendi kendine yetemiyor. Kendi ihtiyacını karşılayamadığı için her zaman dışa bağımlı hale geliyor. İthalat yapılmadığı zaman içeride fiyatlar yükseliyor, bu da enflasyonu artırıyor. Dolayısıyla ithalat baskısı fiyatları belli bir düzeyde tutuyor ama çiftçiyi mağdur ediyor” diye konuştu.
‘HASAT DÖNEMİNDE İTHALAT GÜNDEME GELMEMELİ’
İthalat politikalarının fiyatlar üzerindeki etkisine vurgu yapan Ilgın, “İthalat meselesine de değinmek istiyorum. Hasat döneminde ithalat izinlerinin çıkması veya bu konuda açıklamalar yapılması fiyatları olumsuz etkiliyor. İthalat kesinlikle sadece sezon sonu açılmalı, hasat döneminde ithalat gündeme gelmemeli. Bu durum çiftçinin emeğini değersizleştiriyor” ifadelerini kullandı.
GELİR SİGORTASI SİSTEMİ ÖNERİSİ
Çiftçinin piyasa dalgalanmalarına karşı da korunması gerektiğinin altını çizen Ilgın, “Çiftçimizi piyasa dalgalanmalarına karşı da korumamız gerekiyor. Bunun için önerim, gelir sigortası sistemi. Bu sistemde, ayçiçeği gibi ürünlerin ortalama maliyeti çıkarılır, üzerine makul bir kar payı konur ve bir gelir eşiği belirlenir. Örneğin ayçiçeğinde bu 33 TL olabilir. Eğer piyasa bu rakamın altında oluşursa, çiftçiye fark ödemesi yapılır. Enflasyon nedeniyle girdi fiyatları çok yükselirse yine destek verilir. Böylece çiftçi önünü görür, planlamasını yapar. En azından ‘Seneye ürünümü en az şu fiyata satacağım’ diyebilir” dedi.
‘KANOLAYA CİDDİ BİR YÖNELİM VAR’
Üreticinin kanolaya yönelmeye başladığını da söyleyen Ilgın, “Şu anda bölgemizde kanolaya ciddi bir yöneliş görüyorum. Bu da ayçiçeği ekim alanlarının azalmasına neden oluyor. Oysa ayçiçeği yağı, mutfaklarımızın vazgeçilmez temel ihtiyaçlarından biri. Vatandaşın da bu ürüne uygun fiyatlarla ulaşabilmesi gerekiyor. Dolayısıyla bu mesele sadece bir fiyat tartışması değil; tarımsal üretimin, gıda güvenliğinin, çiftçinin geleceğinin ve ülke ekonomisinin bütün yönleriyle değerlendirilmesi gereken bir konu. Benim önerim, gelir sigortası sisteminin ülke tarım politikalarında gündeme alınmasıdır. Böylece çiftçi belirsizlikten kurtulur, üretim planlamasını güvenle yapar ve ayçiçeği üretiminden vazgeçmez” diye konuştu.
Edirne’de Ağustos ayında genel ticaret sistemine göre ihracat 11 milyon 689 bin dolar, ithalat 6 milyon 878 bin dolar olarak gerçekleşti.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ağustos 2025 dönemine ilişkin ‘Dış Ticaret İstatistikleri’ni kamuoyu ile paylaştı. Buna göre, ülke genelinde Ağustos ayında genel ticaret sistemine göre ihracat %1,2, ithalat %3,9 azalırken, bölgedeki 3 ile ilişkin rakamları da şöyle:
“Edirne’de Ağustos ayında genel ticaret sistemine göre ihracat 11 milyon 689 bin dolar, ithalat 6 milyon 878 bin dolar olarak gerçekleşti. Tekirdağ’da Ağustos ayında genel ticaret sistemine göre ihracat 257 milyon 821 bin dolar, ithalat 199 milyon 124 bin dolar olarak gerçekleşti. Kırklareli’nde Ağustos ayında genel ticaret sistemine göre ihracat 24 milyon 335 bin dolar, ithalat 13 milyon 368 bin dolar olarak gerçekleşti.”
Türkiye İstatistik Kurumu 2025Yılı Ağustos Ayı Dış Ticaret İstatistiklerinden yararlanarak “Edirne, Tekirdağ, Kırklareli İlleri Dış Ticaret İstatistikleri, Ağustos 2025” konusunda bir basın bülteni hazırladı. Söz konusu basın bülteninde özetli şunlara yer verildi:
“Edirne’de 2025 yılı Ağustos ayında ihracat 11 milyon 689 bin dolar olarak gerçekleşti.Tekirdağ’da 2025yılı Ağustos ayında ihracat 257 milyon 821bin dolar olarak gerçekleşti.Kırklareli’nde 2025 yılı Ağustos ayında ihracat 24milyon 335 bin dolar olarak gerçekleşti.
Türkiye İstatistik Kurumu ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2025 yılı Ağustos ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre %1,2 azalarak 21 milyar 729 milyon dolar, ithalat %3,9 azalarak 25 milyar 940 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Edirne’de 2025 yılı Ağustos ayında ithalat 6 milyon 878 bin dolar olarak gerçekleşti. Tekirdağ’da 2025 yılı Ağustos ayında ithalat 199 milyon 124 bin dolar olarak gerçekleşti. Kırklareli’nde 2025 yılı Ağustos ayında ithalat 13 milyon 368 bin dolar olarak gerçekleşti.
Edirne ülke genelinde Ağustos ayında ihracatta 56, Kırklareli 41 ve Tekirdağ 16, ithalatta ise Edirne 53, Kırklareli 39 ve Tekirdağ 13. sırada yer aldı.
Edirne’de Ağustos ayında en çok ihracat Almanya, Bosna-Hersek ve Bulgaristan, en çok ithalat Çin, Bulgaristan ve Almanya ile yapıldı.
Kırklareli’nde Ağustos ayında en çok ihracat Sierra Leone, Bulgaristan ve Almanya en çok ithalat ise Rusya Federasyonu, Ukrayna ve Bulgaristan ile yapıldı.
Tekirdağ’ da Ağustos ayında en çok ihracat Almanya, ABD ve İtalya en çok ithalat Çin, Güney Kore ve İran ile yapıldı.
Küresel piyasalarda ons altın, ABD’deki bütçe konusundaki anlaşmazlıklar ve FED’in faiz indirimi beklentisinden dolayı haftaya rekorla başladı.
Cuma günü ons fiyatındaki yükselişe paralel değer kazanan altının gram fiyatı, haftayı yüzde 0,5 kazançla 5 bin 25 liradan tamamladı. Haftanın ilk işlem gününe yükselişle başlayan gram altının fiyatı dün Edirne’de 5 bin 230 lirayı görerek rekor tazeledi. Altındaki yükselişle birlikte kentteki kuyumcularda da vatandaşlar yoğunluk oluşturdu.
‘REKORLARI DEVAM ETTİRECEK’
Edirne Kuyumcular Derneği Başkanı İsmail Kalkan, altının rekorlarını devam ettireceğini belirterek, “Rekorları devam ettirecek altın. Altın hep böyledir. Yani dünyada onu yenecek hiçbir varlık yoktur. Ne arsa, ne tarla, ne apartman, ne dükkan onun üstüne kimse çıkamaz, bunun gerekçesi 1800 metre yerin altında bir kamyon toprakta 10 gram çıkıyor. Çok değerli, yeryüzüne çıkartılması çok zor ve maliyetli olduğu için bu hep böyle gider. Altının dışında her şey boş. Gerekli olduğu kadar bozduracaksın, gerekmedikçe de hiç ellemeyeceksin bile. Almaya devam” diye konuştu.
‘YIL SONU 6000 LİRAYA GİTME İHTİMALİ VAR’
Kuyumcu Salih Zeki Kalkan da, gram altında yıl sonu beklentisine şimdiden ulaştıklarını söyleyerek, “Gram altın şu anda 5230 liradan işlem görüyor, geçtiğimiz hafta 5085’le kapatmıştı haftayı. Dünya genelindeki savaşlar çok fazla etkili oluyor bu konuda. Malum savaşlar nedeniyle ambargolar var. Bugün Amerika’da FED’in yapacağı bir açıklama var, Amerika’dan bir veri bekleniyor. Bunların hepsi bir gerginliğe sebep oluyor. Güvenli liman olarak da altın görüldüğü için ister fiziki, ister hisse senedi olarak herkes altını tercih ediyor. O yüzden de yükseliş devam ediyor. Yıl sonu beklentimiz 5000 – 5100 civarındaydı ama bu seviyeye biraz erken geldi. Şu an 6000 liraya kadar gidebilme ihtimali var” şeklinde konuştu.