Kategori arşivi: Ekonomi

Ekmek zammına yargı ‘dur’ dedi!

Olgay GÜLER

Edirne Valiliği’nin, geçtiğimiz 20 Mart’ta 220 gramı 15 liraya çıkarılan ekmek zammının iptali yönünde açtığı davada, Asliye Mahkemesi son kararını verdi.

Edirne’de fırıncı esnafı 210 gramı 10 liraya satılan ekmek fiyatının, maliyetleri karşılamadığı gerekçesiyle, ocak ayında ETSO ve EDESOB’a zam talebinde bulundu. İki kurum, kendi içlerinde kurdukları komisyonlarda zam kararını değerlendirdi. Değerlendirme sonucunda ilk olarak ETSO Meclisi ekmeğin 220 gramının 15 lira olmasına karar verdi. Ardından EDESOB da aynı kararı aldı. Zam kararı, kanun gereği Ticaret Bakanlığı’na bildirildi. Bakanlık, fiyatın yüksek olduğu gerekçesiyle ret kararı verirken, ETSO buna rağmen 20 Mart’ta kentte 220 gram ekmeğin 15 liraya satılmaya başlanacağını üyelerine duyurdu.

ZAM KARARI YARGIYA TAŞINDI
Edirne Valiliği ise ETSO’nun zam uygulamasını hayata geçirmesinin ardından ekmek fiyatının yeniden görüşülmesi gerekçesiyle itiraz komisyonu kurdu. Komisyonda Edirne Valiliği’ni temsilen Ticaret İl Müdürlüğü görevlisi itirazın kabulü yönünde, ETSO, EDESOB ve Edirne Belediyesi temsilcileri ret oyu verdi. Yeni fiyata itirazı kabul olmayan valilik, sosyal medyadan yaptığı paylaşımla, konuyu yargıya taşıdıklarını açıkladı.

KARAR HENÜZ TEBLİĞ EDİLMEDİ
Valiliğin açtığı davanın görüldüğü Edirne Asliye Mahkemesi, önceki gün kararını verdi. Mahkeme, ekmekte yapılan yüzde 50 zammın iptaline hükmetti. Konuyla ilgili mahkemenin gerekçeli kararının ardından, EDESOB, ETSO ve Edirne Valiliği’ne kararın tebliğ edileceği öğrenildi. Kararın tebliğinin ardından ekmeğin fiyatı yeniden eski fiyatı olan 10 liraya düşecek. Sürecin devamında, esnafın yeniden zam talebinde bulunması bekleniyor.

2025’in ilk ayçiçeği Borsa’da

Türkiye’nin yağlık ayçiçeği ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan Edirne’de, iklim değişikliğiyle birlikte yüksek sıcaklık ve yağışsız hava nedeniyle, ekili tarlalarda ürün kuruma noktasına gelirken, 2025 hasat sezonunun ilk ürünü olan “Yeni Mahsul Ayçiçek”, satışa sunulmak üzere Edirne Ticaret Borsası’na (ETB) getirildi.

Borsa üyeleri ve üreticilerin katılımlarıyla gerçekleştirilen elektronik salon satışı neticesinde, Tayakadın Köyü’nden İbrahim Sümre’ ye ait 1,5 ton ayçiçek, Kurbanlar Tarım Ürünleri Ltd. Şti. tarafından 30,00.-TL/Kg fiyat üzerinden satın alındı.

ETB Yönetim Kurulu Üyesi Oğuz Kurban, üretici İbrahim Sümre’yi kutlayarak günün anısına plaket ile 100 litre mazot hediye etti.

Edirne Ticaret Borsası Başkanlığı’nın açıklamasında, “Yeni hasat sezonunun tüm üyelerimize ve üreticilerimize hayırlı ve bereketli olmasını diliyoruz” ifadelerine yer verildi..

‘Parla’ kapılarını açtı!

Olgay GÜLER
Edirne’de Mustafa ve Nurşen Kanarya çifti tarafından, ihtiyaç sahibi öğrencilere Edirne Beledi-yesi aracılığıyla indirimin de uygulanacağı, ‘Parla’ kıyafet mağa-zası hizmete açıldı.
Edirne’de Mithatpaşa Mahal-lesi Osmaniye Caddesi üzerinde, okul kıyafetleri ve baba-oğul takım elbise konseptiyle hizmet verecek Parla mağazası, açılış töreniyle hizmet vermeye başladı. İşletme-ciliğini genç girişimciler Mustafa Kanarya ve eşi Nurşen Kanar-ya’nın yaptığı işyerinin açılışına, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın ile AK Parti İl Başkanı Belgin İba ve CHP Merkez İlçe Başkanı Yücel Balkanlı da katıldı.


‘ADI GİBİ PARLAYAN BİR MARKA’
Kurdele kesiminde konuşan Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın, Edirne’ye farklı bir mağazacılık anlayışı getirdiğini belirterek; “Pırıl pırıl iki genç kardeşimiz, Edirne’de eksik olan bir konsepti hayata geçirmiş. İçeride çok şık ürünler var. Küçük hanımefendiler ve beyefendiler için düşünülmüş detaylarla dolu. Gerçekten adı gibi parlayan bir marka yaratmışlar. Böyle girişimcilerle gurur duyuyoruz. İnşallah bol kazançlı, bereketli bir iş olur. Edirne’ye hayırlı uğurlu olsun” dedi.
Açılış kurdelesinin kesiminin ardından, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın ve beraberin-dekiler, mağazayı gezip ürünleri inceledi.


İHTİYAÇ SAHİBİ ÖĞRENCİLERE ÖZEL İNDİRİM
Genç girişimci Mustafa Kanarya, uzun yıllardır tekstil sektöründe hizmet veren babası Ahmet Kanar-ya’nın izinden gittiğini ifade ederek, Edirne’de okul kıyafetleri konusunda öncü bir marka olmayı hedeflediklerini dile getirdi. Kanarya; “Babam 1989’dan bu yana bu işi yapıyor. Biz de onun tecrübesiyle bu yola çıktık. Edirne’ye en iyi şekilde hizmet vermek istiyoruz. Kalite ve konforu bir araya getirerek, okul kıyafetlerini yeni yönetmeliklere uygun şekilde halkımızla buluşturacağız. Ayrıca Edirne Belediyesi’nin yönlendireceği ihtiyaç sahibi öğrenciler için özel indirim uygulayacağız. Bu konuda sosyal sorumluluğumuzu yerine getirmekten onur duyuyoruz” şeklinde konuştu.

Yerli ayçiçeği alana ucuz ithalat imkanı!

Resim Gazete’de 18 Temmuz 2025 tarihli sayısında yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararına göre, ayçiçeğinde, 1 milyon ton yağlık ayçiçeği veya bunun karşılığı 400 bin ton ham ayçiçeği yağı ithalatı için tarife kontenjanı açıldı. Karara göre12 Ocak 2026-31 Mayıs 2026 tarihlerinde 1 milyon ton yağlık ayçiçeği tohumu ithalatına yüzde 0 gümrük vergisi, bunun karşılığı 400 bin ton ham ayçiçeği yağı ithalatında ise yüzde 20 gümrük vergili uygulanacak.

2024 yılında olduğu gibi 2025 yılında da ayçiçeği tohumu veya bunun karşılığı ham yağda tarife kontenjanı açıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzası ile yayınlanan 1010 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı Resmi Gazete’de yayınlandı. Kararda Tarife kontenjanının 1.000.000 ton 1206.00.99.00.19 GTİP’li yağlık ayçiçeği tohumu veya bunun karşılığı 400.000 ton 1512.11.91.00.00 GTÎPTi ham ayçiçeği tohumu yağı olarak uygulanacağı kaydedildi.

GÜMRÜK VERGİLERİNDE İNDİRİM

İithalatta gümrük vergisi, yağlık ayçiçeğinde yüzde 27 yerine yüzde 0, ham yağda ise yüzde 36 yerine yüzde 20 uygulanacak.

Tarife kontenjanınından 1/7/2025-30/11/2025 tarihleri arasında yerli yağlık ayçiçeği tohumu alımı yapanlar öncelikli olmak üzere ham ve/veya rafine ayçiçeği yağı üreten sanayici firmalar yararlanacak.

Bu Karar çerçevesinde yapılacak ithalat için Ticaret Bakanlığınca (İthalat Genel Müdürlüğü) ithal lisansı düzenlenecek. Bu Karar kapsamında ithal edilecek maddelere ilişkin serbest dolaşıma giriş beyannamelerinin, ithal lisansının geçerlilik süresi içinde tescil edilmiş olması şart olacak. İthal lisansı üçüncü kişilere devredilemeyecek.

Edirne Genç Çiftçiler Derneği Başkanı Egemen Ilgın, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda tarife kontenjanı kararını eleştirdi. Başkan Ilgın paylaşımda şunlara yer verdi:

Günaydın; güne yine bir ithalat haberi ile başladık. Ayçiçeğinin nasıl boynu bükülmesin.Resmi gazete de yayımlanan karar ile Sıfır gümrükle 1 milyon ton ayçiçeği veya yüzde 20 vergiyle 400 bin ton ham ayçiçeği yağı ithalatı yapılacak. Yerli tohum dedik, yerli ve milli ayçiçeği dedik ama yine ithalat lobisine yenildik. Bu topraklarda üreten ne zaman kazanacak acaba?

Çiğ süt fiyatına tepki!

Olgay GÜLER
Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, Ulusal Süt Konseyi’nin (USK) 16 Temmuz’da açıkladığı çiğ süt alım fiyatlarına sert tepki gösterirken, Edirne Genç Çiftçiler Derneği Başkanı Egemen Ilgın, Ulusal Süt Konseyi’nin açıkladığı tavsiye alım fiyatının, üreticinin ahırının kapısına vurduğu kilidi açmaya yetmeyeceğini söyledi.
Ulusal Süt Konseyi’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, kurulun 16 Temmuz 2025 tarihinde yaptığı Yönetim Kurulu Toplantısında; 1 Ağustos 2025 tarihinden itibaren geçerli olan çiğ süt tavsiye fiyatı ile ilgili alınan karar gözden geçirilerek, güncel çiğ süt tavsiye fiyatında artış yapılmasına karar verildi. Buna göre; yüzde 3,6 yağ ve yüzde 3,2 protein içeriğine sahip çiğ inek sütü tavsiye satış fiyatı üreticinin eline litre başına net geçecek şekilde (çiğ süt desteği hariç) 17,15 TL’den 18,35 TL olarak uygulanmasına karar verildi. Karar oy çokluğu ile alındı.


‘SÜT TOPLAMA MERKEZİNİN KAPISINA KİLİT VURULDU’
Söz konusu kararı değerlendiren Edirne Genç Çiftçiler Derneği Başkanı Egemen Ilgın, kendi köyünden örnek vererek değerlendirme yaptı. Ilgın, “Burası benim orta son ve lise yıllarımda çalıştığım Sazlıdere Köyü’ndeki süt toplama merkezi. Biz burada babamla birlikte günlük 8 ton süt toplardık. Günden güne bu süt azaldı ve gün itibari ile kapısına kilit vurularak eski malzemelerin konulduğu bir depo haline geldi. İnekleri sattık. Koca köyde bir / iki kişi de inek kaldı, onlarda komşu köydeki süt toplama merkezine sütleri götürüyorlar” dedi.
Söz konusu zammın, benzeri şekilde kapılara vurulan kilitleri açmaya yetmeyeceğini anlatan Ilgın, “Ben süt sağmış, üstüne yıllarca süt toplamış , antibiyotik ve kesik kontrolü yapmış bir kardeşiniz olarak şunu söyleyebilirlerim ki Ulusal Süt Konseyinin süte yaptığı 1 lira 20 kuruşluk zam bu kilitli kapıları açmaya yetmez. Çünkü bu kilitler sadece süt toplama merkezilerine ve ahırlara değil , emeğin ve umudun da üstüne vurulmuştur” diye konuştu.


MİLLETVEKİLİ ÜN: ÇİĞ SÜT FİYATI ÜRETİCİYİ DEĞİL, KRİZİ BÜYÜTMEYİ HEDEFLİYOR
Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, Ulusal Süt Konseyi’nin (USK) 16 Temmuz’da açıkladığı çiğ süt alım fiyatlarına sert tepki gösterdi. USK’nın yalnızca yüzde 7 oranında yaptığı fiyat artışının, üreticinin yaşadığı maliyet baskısını hafifletmekten uzak olduğunu belirten Ün, hem kararın içeriğini hem de açıklanma zamanını eleştirdi.
“Çiftçiye bile isteye zarar ettiriliyor” diyen Ün, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın üretici lehine değil, krizi derinleştiren politikalar izlediğini söyledi.
Normalde Haziran ayında toplanıp 1 Temmuz itibarıyla yürürlüğe girmesi gereken fiyat kararının, temmuz ortasında alınarak 1 Ağustos’tan itibaren uygulanacağının duyurulmasını ağır sözlerle eleştiren Ün, şu ifadeleri kullandı:
“Çiftçinin bir aylık gelirine tefeciler gibi el koydular. Madem toplanacaktınız, neden 21 gün önce toplanmadınız? Bu gecikme bilinçli bir tercih. Aynı uygulamayı yılbaşından önce yaptılar. O zaman da fiyatı geç açıklayarak çiftçiyi yine zarara uğrattılar.”
Yeni açıklanan 18 lira 35 kuruşluk çiğ süt alım fiyatının üreticiye nefes aldırmak bir yana, mevcut maliyetleri dahi karşılamaktan uzak olduğunu vurgulayan Ün, yem-süt paritesine dikkat çekti:
“Ocak ayında 1,27 olan parite haziranda 1,16’ya geriledi. Tarım Bakanlığı’nın hedefi olan 1,3 paritesinden giderek uzaklaşıyoruz. Bugün açıklanması gereken en düşük fiyat 21,5 liraydı. Sektör temsilcilerinin 21 liralık talebi gayet haklıydı.”
Ün, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ahmet Gümen’in bir televizyon programında kullandığı “Üretici 21 lira isteyebilir ama bu fiyat uygulanmadıktan sonra bir anlamı yok” sözlerine de yanıt verdi:
“Beyefendiye sormak lazım: Göreviniz nedir? Üreticinin hakkını savunmayacaksanız neden o koltukta oturuyorsunuz?”
Yem fiyatlarının son bir yılda yüzde 37 oranında arttığını hatırlatan Ediz Ün, süt fiyatındaki yüzde 25’lik artışın bu maliyetin çok gerisinde kaldığını söyledi:
“Bu zam, üreticiye ‘Artık üretme’ demekten başka bir anlama gelmez. Alınan bu karar, yeni bir süt krizinin habercisidir. Yanlış kararlarının bedelini sürekli üreticiye ödettiriyorlar.”
Ulusal Süt Konseyi’nin şeffaflıktan uzak bir yapıya dönüştüğünü söyleyen Ün, yalnızca yanlış kararlar almakla kalmadığını, aynı zamanda üreticiye rehber olması gereken temel verileri de paylaşmadığını belirtti:
“Aylarca ne yem-süt paritesini ne maliyet hesaplarını ne de girdi fiyatlarını açıkladılar. Çünkü biliyorlar ki bu veriler açıklansa üreticinin zarar ettiği ortaya çıkacak. Bu yüzden susuyorlar. Oysa Konsey, üreticinin hakkını savunacak bir yapı olmak zorundaydı. Şimdi iktidarın planlarına hizmet eden bir aparata dönüştü.”
Ün’e göre açıklanan düşük fiyatlar, iktidarın uzun vadeli bir tercihini yansıtıyor:
“Süt üretiminin yıllık 22 milyon tonla sınırlandırılması planlanıyor. Bunun için de bazı üreticiler sistem dışına itilmek isteniyor.”
Açıklamasının sonunda ise Ediz Ün, iktidarı sert bir dille eleştirdi:
“Bu iktidarın bir gün bile üreticiyi düşündüğü olmadı. AKP gitmedikçe bu ülkenin çiftçisine huzur yok.”

Trakya’da en az konut satışı Edirne’de


Türkiye genelinde Haziran ayında 107 bin 723 konut satılırken, Trakya’daki 3 ilde bu rakam 3 bin 685 olarak gerçekleşirken Edirne 494 satış ile bölgede en az konut satışı yapılan il oldu.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Edirne Bölge Müdürlüğü’nün paylaşımına göre, Edirne genelinde Haziran ayında 494, Tekirdağ genelinde 2 bin 664 ve Kırklareli genelinde 527 konut satıldı. TÜİK Bölge Müdürlüğü’nce 2025 Yılı Haziran Ayı Konut Satış İstatistiklerinden“ hazırlanan “Edirne İli, Konut Satış İstatistikleri” konusundaki basın bülteninde şunlara yer verildi:
“Edirne’de 2025 yılı Haziran ayında 494 konut satıldı.
Türkiye genelinde konut satışları Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %35,8 oranında artarak 107 bin 723 oldu. Konut satış sayısının en fazla olduğu iller sırasıyla 17 bin 656 ile İstanbul, 9 bin 428 ile Ankara ve 5 bin 987 ile İzmir olurken, en az olduğu iller sırasıyla 38 ile Ardahan, 62 ile Bayburt ve 81 ile Hakkari olarak gerçekleşti.
Edirne’de ipotekli konut satış sayısı 67 olarak gerçekleşti.
Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %112,6 oranında artarak 14 bin 484 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı %13,4 olarak gerçekleşti. Ocak-Haziran döneminde gerçekleşen ipotekli konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %100,5 oranında artarak 103 bin 90 oldu.
Edirne’de diğer satış türleri sonucunda 427 konut el değiştirdi.
Türkiye genelinde diğer konut satışları Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %28,6 oranında artarak 93 bin 239 oldu. Toplam konut satışları içinde diğer satışların payı %86,6 olarak gerçekleşti. Ocak-Haziran döneminde gerçekleşen diğer konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %19,3 oranında artarak 588 bin 803 oldu.
Edirne’de 494 konut satışının, 175’i ilk satış, 319’u ise ikinci el satış olarak gerçekleşti.
Türkiye genelindeki 107 bin 723 konut satışının 33 569’u ilk satış, 74 154’ü ise ikinci el satış olarak gerçekleşmiştir. Edirne’de ise 494 konut satışının 175’i ilk satış, 319’u ise ikinci el satış olarak gerçekleşmiştir.”

Süte 8 ay sonra 1,20 TL artış


Ulusal Süt Konseyi 8 ay sonra nihayet toplandı ve çiğ inek sütü tavsiye fiyatının destek hariç 17,15 TL’den 18,35 TL’ye çıkarılmasına karar verdi.
Edirne Merkez ilçe ve Süloğlu Süt Üreticileri Birliği (SÜTÜB) başta olmak üzere geniş tarım kesiminin 8 ay önce revize edilen süt fiyatlarının sürekli güncellenmesi gerektiğine dikkat çektiği çiğ inek sütü tavsiye fiyatı Ulusal Süt Konseyi tarafından 18,35 TL olarak açıklandı.
Ulusal Süt Konseyi’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, kurulun 16 Temmuz 2025 tarihinde yaptığı Yönetim Kurulu Toplantısında; 1 Ağustos 2025 tarihinden itibaren geçerli olan çiğ süt tavsiye fiyatı ; yüzde 3,6 yağ ve yüzde 3,2 protein içeriğine sahip çiğ inek sütü tavsiye satış fiyatı üreticinin eline litre başına net geçecek şekilde (çiğ süt desteği hariç) 17,15 TL’den 18,35 TL olarak uygulanmasına karar verildi.

Sanış’tan fiyat tarifesi uyarısı

Olgay GÜLER
Edirne’de tarihi Alipaşa Çarşısı esnaf dernekleri başkanı Yılmaz Sanış, tatillerini geçirmek üzere Türkiye’ye gelişleri süren gurbetçi vatandaşların, özellikle Yunan ve Bulgar ziyaretçilerin azaldığı günlerde esnafa faydası olduğunu belirterek, uyarıda bulundu.
Dernek Başkanı Sanış, Yunan ve Bulgar ziyaretçilerinin azaldığı kentteki turizm hareketliliğin, yerini tatil süresi başlayan gurbetçilere bırakmasını değerlendirdi. Özellikle günü birlik veya konaklama için Edirne’ye uğrayan gurbetçi vatandaşların esnafa faydası olduğunu belirten Sanış, bu noktada esnafın da davranışlarına dikkat etmeleri gerektiğini söyledi.
‘FİYAT TARİFELERİNE VE DAVRANIŞLARA DİKKAT EDİLMELİ’
Sanış, gurbetçilerin gelişlerinin başlamasıyla birlikte, esnafta da az da olsa hareketlilik olduğunu belirterek, “Her sene olduğu gibi yaz ayı gurbetçiler Türkiye’ye tatillerini geçirmek için geliyorlar. Geldiklerinde de Edirne’de mola veriyorlar çünkü burası Türkiye’ye gelişte ilk nokta, vatan toprağı Edirne. Kimisi yemek yiyor, kimisi yolu daha uzunsa burada konaklama yaparak mola veriyor. Tabi bunun bazı Edirne esnafına faydası oluyor. Malumunuz son 1-2 yıldan beri fiyatlar yüksek olduğundan dolayı alışveriş noktasında düşükler ama hediyelik eşya, hizmet sektörü gibi alışverişlerinden bir şekilde Edirne de faydalanıyor. Burada her zaman söylediğimiz gibi esnafımızın fiyat tarifelerinin, davranışlarına dikkat etmeleri gerekiyor. Onların bizim ziyaretçimiz olduğunu, evimize bir ziyaretçi geldiğinde nasıl davranıyorsak onlara da o şekilde davranmamız gerektiğini belirtiyoruz hep. Bu sadece ziyaretçiler için değil hem yerli müşterilerimiz için de bu şekilde özen gösterilmesi gerektiğini istiyoruz. Bu şekilde gerekli çalışmaları biz de yapıyoruz. Zaman zaman bu konularda uyarıyoruz. Onlara da vatanlarına tekrar hoş geldin diyoruz” dedi.
‘YUNANİSTAN VE BULGARİSTAN’DAN GELENLERDE EYLÜL BAŞINDA HAREKETLENME OLUR’
Kentteki azalan Yunan ve Bulgar ziyaretçi trafiğine de değinen Sanış, “Bunu sadece Bulgaristan, Yunanistan ve Balkan ülkeleri olarak değerlendirmemek lazım. Şöyle bir yanılgı var; yaz geldiği zaman herkes deniz kenarına tatile gidiyor. Onlar da mutlaka o şekilde farklı yerlere tatillerini geçirmek için gidiyorlar. O nedenle yaz aylarında, Balkan ülkelerinden gelen misafirlerimizde sayı olarak biraz düşüş var. Bu, yıllardan beri böyledir. Burada hareketlilik Ağustos’un sonu, Eylül ayıyla beraber tekrar bir hareketlenme olacağını düşünüyorum” diye konuştu.

2025 tarımda afet yılı!

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, şap hastalığının ülke genelinde etkili olduğuna dikkat çekerken, don, dolu, kuraklık gibi doğal afetler nedeniyle 2025’in tarım sektörü açısından bir afet yılına dönüştüğünü bildirdi.
TZOB Genel Başkanı Bayraktar, ülke genelinde etkili olan şap hastalığına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. 2025 yılının tarım sektörü açısından bir afet yılına dönüştüğünü belirten Bayraktar, hastalığın hayvancılık üzerinde yarattığı tahribata dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bu yıl görülen şap virüsü daha ölümcül ve tehlikeli boyutta seyrediyor
Henüz ilk yarısında tarım sektörü için bir afet yılı haline gelen 2025 yılı üreticilerimizi zorlamaya devam ediyor. Bu yıl yaşanan don, dolu, kuraklık gibi doğal afetlerin yanında son dönemde hızla yayılan şap hastalığı nedeniyle 81 ilde hayvan pazarları kapatıldı ve hastalık olan bölgelerde hayvan hareketleri durduruldu.


Bu yıl Kurban Bayramında artan hayvan hareketleri hastalık mihraklarında artışa neden oldu. Sığırlarda ateş, iştahsızlık, depresyon, et ve süt veriminde azalma gibi ilk bulguları olan şap hastalığı koyun ve keçilerde daha hafif seyrediyor. Genellikle hastalığın ölüm oranı düşük olmakla birlikte bulaşma oranı yüksektir. Ancak Ziraat Odalarımızdan aldığımız bilgilere göre bu yıl görülen şap virüsü daha ölümcül ve tehlikeli boyutta seyrediyor. Hastalık sonucunda bazı bölgelerde üreticilerimiz hayvan kayıpları yaşıyor. Bunun yanında et ve süt verimlerindeki hızlı düşüşe bağlı üreticilerimiz ekonomik kayıplarla karşı karşıyadır.
Kaçakçılıkla topyekün mücadele edilmesi konusunda taviz verilmemelidir
Şap hastalığının en önemli nedeni sınırlarımızdan ülkemize yapılan kaçak canlı hayvan ve et girişleridir. Canlı hayvan ve etin kaçak yollarla ülkemize girmesi hem insan hem de hayvan sağlığı için son derece tehlikelidir. Kaçakçılıkla topyekün mücadele edilmesi konusunda taviz verilmemelidir. Aksi takdirde hem insan hem de hayvan sağlığını tehdit eden bu risk ortadan kaldırılamaz, olası ekonomik kayıplarının önüne geçilemez.
Şap hastalığı ile mücadelede karantina ve aşı tedbirlerinin rolü çok önemlidir. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan açıklamayla; bu yeni hastalık tipinin yayılmaması için hızlı şekilde tedbir alındığı, hastalık çıkan bölgelerde yeterli miktarda aşı stoku mevcut olduğu ve sevkiyatın planlı bir şekilde sürdürüldüğü belirtilmiştir.


Üreticilerimizin de bu hastalığa karşı alacağı önlemler büyük önem taşımaktadır
Üreticilerimizin de bu hastalığa karşı hem öncesinde hem de hastalık sırasında alacağı önlemler büyük önem taşımaktadır.
Üreticilerimizin hastalık çıkmadan alması gereken bazı önlemleri arasında;
Ahırlarda şap hastalığına karşı etkili dezenfektanlar bulundurulmalı,
Ahırlara hayvan bakıcılarından başka kimse sokulmamalı, bakıcılar da günlük kıyafetlerinin dışında farklı kıyafet ve ayakkabı ile ahıra girmeli,
Damızlık hayvanlarda sağım öncesinde ellerin ve otomatik sağım makinelerinin temizliğine özen gösterilmeli,
Yeni satın alınan hayvanlar 21 gün süre ile karantinaya alınmalı ve süre sonunda hastalık yok ise diğer hayvanların yanına alınmalı,
Enfekte bölgelerden ot, saman vb. alınmamalıdır.
Hastalık çıktıktan sonra üreticilerimizin alacağı bazı önlemler arasında;
Hasta hayvanlar ile sağlıklı hayvanlar hemen birbirinden ayrılmalı,
Hasta hayvanların bulunduğu yerin dezenfeksiyonu sağlanmalı,
Hasta hayvanların altlıkları yakılmalı,
En hızlı şekilde veteriner hekimin haberdar edilmesi gerekmektedir.
Hayvan pazarlarının ülke genelinde kapalı olması dolayısıyla hayvan satışının yapılamaması üreticilerimizin Tarım Kredi Kooperatiflerine ve Ziraat Bankasına olan borçlarını ödemesini zorlaştırıyor. Bu nedenle üreticilerimizin Tarım Kredi Kooperatiflerine ve Ziraat Bankasına olan borçları faizsiz olarak en az 1 yıl ertelenmelidir.
Son olarak şap hastalığından zarar gören üreticilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.”

‘Çiftçi göz göre göre iflas’


Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, mısır ithalatında gümrük oranının sıfırlanmasına “Çiftçi ölsün mü istiyorsunuz? Amacınız nedir?” sözleriyle sert tepki göstererek, Tarım ve Orman Bakanlı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na yazılı soru önergesi sundu.
14 Temmuz 2025’te Resmî Gazete’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan karar ile 31 Temmuz 2025’e kadar 500 bin ton mısırın sıfır gümrükle ithal edilebilmesine olanak tanındı. CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, konuyu Meclis gündemine taşırken, karara sert tepki gösterdi. 10 Ekim 2024’ten bu yana 4 farklı karar ile toplam 3,5 milyon ton mısır ithalatına izin verildiğini söyleyen Yazgan, şunları kaydetti:
“Tarlada emek döken, alın teriyle mısır üreten çiftçilerimize bu karar açıkça ‘üretme’ demektir. Maliyetlerin arttığı, gübre ve mazot fiyatlarının tavan yaptığı bir dönemde, çiftçinin ürününü tarlada bırakıp dışarıdan mısır ithal etmek ne demektir? Bu yıl mısır üretimi kuraklıkla, yüksek maliyetle, düşük taban fiyatla mücadele etti. Üretici zarar ederken yaparken bakanlık ithalat kapılarını ardına kadar açtı. Üstelik yeniden gümrük sıfırlandı. Soruyoruz; kim için ithalat yapılıyor, kimin cebini doldurmak için çiftçi göz göre göre iflasa sürükleniyor, kimin toprağına ihanet ediliyor?
Susuzluğun da aşırı şekilde etkilediği Edirne’de mısır ekim alanları her geçen yıl daralıyor. TÜİK verilerine göre Edirne’de mısır ekim alanları düşüş gösteriyor. Çünkü üretici kazanamıyor. Çünkü ithalat politikaları üreticiyi bitiriyor. Buradan açıkça sesleniyorum; sıfır gümrükle mısır ithalatı kararı, çiftçinin alın terine, emeğine, toprağına ihanettir. Bu karar iptal edilmelidir. Çiftçi üretimden çekilirse, Türkiye gıda krizine sürüklenir. Siz çiftçiye değil ithalat lobilerine çalışıyorsunuz. Amacınız ne? Çiftçi ölsün mü istiyorsunuz?
Her zaman üreticinin, toprağın, emeğin yanındayız. Bu ithalat kararının takipçisi olacağız. Edirne’nin ve Türkiye’nin çiftçisini kimseye ezdirmeyeceğiz.”
‘Kararın amacı nedir?’
Yazgan, Tarım ve Orman Bakanlı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na sunduğu yazılı soru önergesinde ise şu soruları yöneltti:
“Mısır ithalatında gümrük oranının sıfırlanmasının amacı nedir?
Bu karar sırasında üreticilere, birliklere, tarım sektörünün bileşenlerine danışılmış mıdır?
Bu kararın yerli mısıra olası etkileri incelenmiş midir?
İthalat konusunda hızla karar alan bakanlık, üreticilere destek noktasında neden hızlı davranmamaktadır?
Sıfır gümrükle ithalata karşın yem sanayinde yem fiyatlarının düşmediği göz önüne alındığında bu ithalat kimler tarafından ve ne için yapılmaktadır?
Son 10 yılda mısır ithalatına harcanan tutar nedir?”