Kategori arşivi: Ekonomi

Küçükbaş hayvancılığa desteğe % 100 zam

Edirne Valiliği ile Ziraat Bankası arasında imzalanan protokol kapsamında yürütülen “Köyümde Yaşamak İçin Bir Sürü Nedenim Var” Projesi’nde, küçükbaş hayvancılığa verilen destek yüzde 100 artırıldı.

Proje çerçevesinde küçükbaş hayvan yetiştiriciler sağlanan kredi miktarı 1.200.000 TL’ye çıkarıldı. Yetiştiriciler, yatırım ve işletme ihtiyaçları için bu kredi desteğinden yararlanabilecek.

Projeye başvurmak isteyen yetiştiriciler il ve ilçe Tarım ve Orman Müdürlüklerine müracaat etmeleri gerekiyor.Edirne İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden projeyle ilgili şu bilgiler verildi:

100 BAŞ VE ÜZERİ ŞARTI

“Proje; kendi adına küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapan veya daha önce yapmış olanlardan, işletmesinde 6-24 aylık aynı ırkta dişi hayvan sayısının asgari 100 adete tamamlanması gerekmekte olup, kredi süresince (azami 5 yıl) işletmesinde dişi küçükbaş (6-24 ay dişi ) hayvan sayısı en az 100 başın altına düşmeyecektir. 100 baş ve üzeri (6-24 ay dişi) bulunan işletmelerde projeye başvuruda bulunabilirler.

Ziraat Bankası tarafından proje kapsamında hayvan alımı için üretici başına kullandırılabilecek yatırım ve işletme kredisi toplamı 1.200.000 TL olup, yatırım kredilerinde 300.000 TL’ye kadar sıfır faiz, 1 yıl ödemesiz dönem ve azami 5 yıl vade, 900.000 TL’lik işletme kredisi kısmına ise bankanın belirleyeceği vade ve faiz oranları uygulanacaktır. Proje kapsamında kullandırılacak kredilerin ana teminatını kefalet değerliliği bulunan 2 (iki) gerçek ya da tüzel kişi kefaleti ve krediye konu hayvanların rehni ile süt, et, canlı hayvan ve destekleme bedellerinin temliki oluşturmaktır.

Proje kapsamında belirlenen koyun-keçi ırkları (Karacabey Merinosu, Anadolu Merinosu, Orta Anadolu Merinosu, Merinos, Kıvırcık ve bu koyunların melezleri ile keçi ırklarından Halep Keçisi, Kıl Keçisi, Malta Keçisi ve bu keçilerin melezleri) alınabilecektir.

BAŞVURU SAHİBİNDE ARANILACAK ŞARTLAR:

(1)Başvuru tarihi itibari ile 18 yaşını doldurmuş olması,

(2)Projeye başvuru tarihi itibarıyla en az 1 (bir) yıldır Türkvet Sisteminde adına kayıtlı küçükbaş hayvancılık işletmesinin bulunması gerekmektedir.

(3)Projenin başlangıç tarihi itibariyle faal olarak küçükbaş hayvancılık yapıyor veya daha önce küçükbaş hayvancılık yapmış olması,

(4)İşletme devir alarak başvuru yapılması halinde başvurular kabul edilmez.

(5)Proje kapsamında alacağı hayvanlarla birlikte işletmesindeki dişi küçükbaş hayvan varlığını en az 100 (yüz) başa ulaştırmalı ve proje kapsamında kullanacağı Yatırım Kredisinin devamı boyunca Proje kapsamındaki ırklara sahip dişi hayvan varlığını, Proje kapsamında edindiği hayvan sayısının 100 (yüz) başın (hangisi yüksekse) altına indirmemelidir.

(6)İşletmesinin bulunduğu yerde ikamet ediyor olmalıdır.

(7)Küçükbaş hayvancılık yapmaya elverişli ve proje kapsamında edineceği hayvanlarla tüm sürüsünü barındırma kapasitesi bulunan kapalı bir barınağa (ağıla) sahip olmalıdır.

(8)Faaliyet gösterdiği bölgede bulunan meralardan yararlanıyor olmalı, mera kullanımına engel hali bulunmamalı ve/veya yıllık kaba yem ihtiyacının asgari % 50’sini yetiştirme imkanına sahip olmalıdır.

Üreticinin projeye başvurabilmesi için aşağıda yer alan 3 maddeden 1 tanesini sağlaması yeterlidir.

a-)Üreticinin meradan yararlanması;

b-)Yıllık kaba yem ihtiyacının asgari %50 sini yetiştirmesi;

c-)Üretici meradan yararlanıyor ve yıllık kaba yem ihtiyacının asgari %50’sini yetiştiriyor olması;

(9)Proje kapsamında yetiştiricilerin alacağı hayvanların, daha öncesinden kendi işletmesinden çıkmamış olan hayvanlardan olması gerekmektedir. Proje kapsamında hayvan satmış olan kişiler tekrar aynı hayvanlar için projeden faydalanamaz.

(10) Birinci derecede akraba arasındaki alım / satımlar proje kapsamına alınmayacaktır.

(11)Köyümde Yaşamak İçin Bir Sürü Nedenim Var Projesinden daha önce faydalanmış olan işletmelerin başvuruları kabul edilmeyecektir.

BAŞVURU SAHİBİNDEN İSTENEN BELGELER:

(1)Köyümde Yaşamak İçin Bir Sürü Nedenim Var’ projesi Başvuru Dilekçesi (Ek: 2),

(2)İşletme Tescil Belgesi

(3)Hayvan Mevcudunu Gösterir Liste

(4)Başvuru itibarıyla en az 6 (altı) aylık Türkvetten alınan geçmiş hayvan hareket bilgisi

(5)İkametgah belgesi (E-Devlet üzerinden son 30 güne ait alınan belgeler geçerlidir.)                                                     

(6)Sabıka Kaydı  (E-Devlet üzerinden son 30 güne ait alınan belgeler geçerlidir.)

(7)Varsa Yıllık Kaba Yem Üretimini Gösteren ÇKS Belgesi;

(8)Yetiştiricinin faaliyet gösterdiği bölgede mera, çayır, otlatma alanlarından     yararlanabildiğine dair muhtarlıktan alınan yazılı ve onaylı beyan

(9)Varsa Tarım ve Hayvancılıkla ilgili mesleki eğitim veren ortaöğretim ve yükseköğretim kurumlarından mezun olduğuna dair diploma sureti,

(10)Varsa hayvan yetiştiriciliği konularında almış olduğu kurs bitirme belgesi,

(11)Şehit yakını (anne-baba-eş-kardeş-çocuk) ve gazi ise; onaylı belge

(12)Varsa Proje kapsamındaki faaliyetlerle ilgili olarak kiralanan, barınak/mera/otlak/yem bitkisi üretim alanları ile ilgili olarak yapılan, en az altı yıllık kredi vadesi ile uyumlu kira sözleşmesi,

(13)Taahhütname (Sözleşme imzalama aşamasında verilecektir)

TREDAŞ’a “İş Birliği” Ödülü

TREDAŞ’ın, DKMP 1. Bölge Müdürlüğü ile hayata geçirdiği “Trakya’nın Kuşlarını Halkalıyoruz” projesi, Sürdürülebilir İş Ödülleri’nde “İş Birliği” kategorisinde ödülün sahibi oldu.

Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş. (TREDAŞ) ve Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) 1. Bölge Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen “Trakya’nın Kuşlarını Halkalıyoruz” projesi, Sürdürülebilirlik Akademisi tarafından 12.’si düzenlenen Sürdürülebilir İş Ödülleri’nde“İş Birliği” kategorisinde ödüle layık görüldü.Swissotel the Bosphorus’da gerçekleşen ödül töreninde, iş dünyasının yenilikçi, vizyoner ve sürdürülebilir projeleri 17 ana kategoride ödüllendirildi.Çevre ve yaban hayatını koruma alanında çalışmalar yapan TREDAŞ, aldığı bu prestijli ödülle şirketin doğa ile uyumlu enerji yönetimi ve biyoçeşitliliğin korunması konusundaki kararlılığını da ortaya koyuyor.

TREDAŞ Genel Müdürü Necati Ergin, projenin TREDAŞ’ın sürdürülebilir gelecek vizyonunun önemli bir yansıması olduğunu belirterek, “Yaşadığımız coğrafyanın doğal zenginliklerini korumayı görev edinmiş, tüm paydaşlarına karşı sorumluluk duyan bir kurum olarak doğayla uyumlu projeler üretmeye devam ediyoruz.Bu ödül de doğaya olan bağlılığımızın ve sorumluluğumuzun bir yansıması.

Biliyoruz ki doğa varsa biz varız. Bu anlayışla DKMP 1. Bölge Müdürlüğü ile hayata geçirdiğimiz bu proje, kuşların yaşam alanlarını korumaya ve doğanın dengesini sürdürülebilir şekilde desteklemeye yönelik güçlü bir adım. Amacımız; doğa koruma bilincini Trakya’nın tarlalarından okullarına, şehirlerinden köylerine kadar tüm bölgeye yaymak ve bu bilinci hep birlikte yaşatmak” değerlendirmesinde bulundu.

Trakya’nın göçmen kuşları için örnek bir iş birliği

TREDAŞ ile DKMP 1. Bölge Müdürlüğü tarafından yürütülen proje, Trakya’daki leylekler ve nesli tehlike altındaki Şah Kartal başta olmak üzere göçmen kuş türlerinin korunmasını hedefliyor.

Beş yıl süreyle devam edecek proje kapsamında; kuşların halkalanması, enerji hatlarında kuş dostu izolasyon uygulamaları yapılması, leylek yuva platformlarının kurulması ve toplumda doğa koruma farkındalığının artırılmasına yönelik çalışmalar yürütülecek. Bu süre boyunca 500 leylek ve 100 Şah Kartalın halkalanması, ayrıca bazı bireylerin uydu vericileriyle izlenmesi planlanıyor. Bu kapsamda, 2025 yılında 47 leylek ve 11 Şah kartalın halkalanması gerçekleştirildi.Böylece göç rotaları, yaşam alanları ve karşılaşılan tehditler bilimsel olarak kayıt altına alınarak etkili koruma stratejileri geliştirilebilecek.

Edirne’den 7 projeye destek

Trakya Kalkınma Ajansı, 2025 Yılı Tek-nik Destek Programı-01 kapsamında Temmuz– Ağustos döneminde alınan başvuruların değerlendirme sürecini tamamladı.
Söz konusu dönemde Ajansa toplam 33 başvuru yapıldı ve bu başvurulardan 29’u ön inceleme aşamasını geçti. Nihai değerlendirme sonucunda ise 19 proje, 65 ve üzeri puan alarak destek almaya hak kazandı.
Başarılı bulunan 19 projenin 8’i Tekirdağ, 7’si Edirne ve 4’ü Kırklareli’ne ait. Destek almaya hak kazanan projeler ağırlıklı olarak kamu kurumları, belediyeler, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları tarafından yürütülecek mesleki gelişim ve kurumsal kapasite geliştirme çalışmalarını kapsıyor.
2025 Yılı Teknik Destek Programı-01 için başvurular Eylül–Ekim ve Kasım–Aralık dönemlerinde de devam edecek olup, program için ayrılan 2 milyon 500 bin TL’lik bütçenin tamamının faaliyet yılı bitmeden kullandırılması durumunda, program sonlandırılacak ve yıl içerisinde yeni başvuru alınmayacağı Trakya Kalkınma Ajansının internet sitesinde (www.trakyaka.org.tr) duyurulacak.
2025 Yılı Teknik Destek Programı-01 1.dönem sonuçlarına https://www.trakyaka.org.tr/tr/69142/2025-Yili-Teknik-Destek-Programi-01-Temmuz-Agustos-Donemi-Basarili-Basvurular-Listesi linkinden ulaşabileceği elirtildi.

Ayçiçeğinden kopuş!

Olgay GÜLER

Edirne Genç Çiftçiler Derneği Başkanı Egemen Ilgın, Trakya Birlik’in Ağustos ayında yüzde 44 yağlı ayçiçeği için açıkladığı avans fiyatını 5 TL’lik zamla güncelleyerek, ton başına 33 bin TL kesin alım fiyatı açıklamasını değerlendirdi. Ilgın, Türkiye’de yağlık ayçiçeği üretiminin merkezi konumundaki Trakya’da kanolaya ciddi bir yöneliş yaşandığını, bu durumun ayçiçeği ekim alanlarının azalmasına neden olduğunu söyledi…

Türkiye’de yağlık ayçiçeği üretiminin merkezi konumundaki Trakya’da hasat dönemi sona ererken, üreticilerin merakla beklediği kesin alım fiyatı açıklandı. Trakya Yağlı Tohumlar Satış Kooperatifleri Birliği (Trakya Birlik), bu yıl aşırı sıcaklar ve yetersiz yağış nedeniyle erken başlayan hasat sürecinde 7 Ağustos’ta duyurduğu ton başına 28 bin TL’lik avans fiyatının ardından kesin fiyatı belirledi. Birlik, yüzde 44 yağ oranlı ayçiçeği için ton başına 33 bin TL kesin alım fiyatı açıkladı. Edirne Genç Çiftçiler Derneği Başkanı ve Edirne Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürü Egemen Ilgın, açıklanan fiyatı değerlendirdi.

‘AYÇİÇEĞİ FİYATI, KÜRESEL ÖLÇEKTE DEĞERLENDİRİLMELİ’

Bu yıl afet düzeyinde kuraklık yaşandığına dikkat çeken Ilgın, “Bu yıl yaşanan tablo, fiyat konusu bakımından Trakya Birlik’in de ötesine geçen bir boyuta ulaştı. Hepimizin bildiği gibi afet düzeyinde bir kuraklık yaşandı. Bunun yanı sıra hasat döneminde ithalatla ilgili gelişmeler de gündeme geldi. Tüm bu etkenler sonucunda çiftçimizin büyük kısmı ürününü serbest piyasada içinin sinmediği fiyatlarla satmak zorunda kaldı. Bugün itibariyle de zaten hasat tamamlanmış durumda. Burada şunu vurgulamak isterim: Ayçiçeği fiyatının belirlenmesi artık kurumların veya bölgesel aktörlerin ötesine geçmiş bir mesele. Küresel ölçekte değerlendirilmeli” dedi.

‘AYÇİÇEĞİ SAVUNMA SANAYİ KADAR ÖNEMLİDİR’

Çiftçilerin yüksek girdi maliyetlerine dikkat çeken Ilgın, “Çiftçinin en temel sorunu, girdi enflasyonunun çok yüksek olması. Mazottan gübreye, tarımsal ilaçlardan sulama giderlerine kadar her kalem sürekli artıyor. 2015 yılından bu yana mazot fiyatları 12 kat artmış durumda. Buna karşılık çiftçinin ürettiği ürünlerin fiyatı bu ölçüde yükselmedi. Gübre neredeyse borsa gibi sürekli yukarı gidiyor. Tarım ilaçlarının çoğu ithalata bağımlı ve dövize endeksli. Dolayısıyla fiyatları da artıyor. Bu şartlarda çiftçinin para kazanması mümkün olmuyor. Ayçiçeği ise milli bir ürün. Ülkenin güvenliği için savunma sanayisi ne kadar önemliyse, gıda güvenliği açısından ayçiçeği üretimi de o derece önemlidir. Çünkü Türkiye kendi kendine yetemiyor. Kendi ihtiyacını karşılayamadığı için her zaman dışa bağımlı hale geliyor. İthalat yapılmadığı zaman içeride fiyatlar yükseliyor, bu da enflasyonu artırıyor. Dolayısıyla ithalat baskısı fiyatları belli bir düzeyde tutuyor ama çiftçiyi mağdur ediyor” diye konuştu.

‘HASAT DÖNEMİNDE İTHALAT GÜNDEME GELMEMELİ’

İthalat politikalarının fiyatlar üzerindeki etkisine vurgu yapan Ilgın, “İthalat meselesine de değinmek istiyorum. Hasat döneminde ithalat izinlerinin çıkması veya bu konuda açıklamalar yapılması fiyatları olumsuz etkiliyor. İthalat kesinlikle sadece sezon sonu açılmalı, hasat döneminde ithalat gündeme gelmemeli. Bu durum çiftçinin emeğini değersizleştiriyor” ifadelerini kullandı.

GELİR SİGORTASI SİSTEMİ ÖNERİSİ

Çiftçinin piyasa dalgalanmalarına karşı da korunması gerektiğinin altını çizen Ilgın, “Çiftçimizi piyasa dalgalanmalarına karşı da korumamız gerekiyor. Bunun için önerim, gelir sigortası sistemi. Bu sistemde, ayçiçeği gibi ürünlerin ortalama maliyeti çıkarılır, üzerine makul bir kar payı konur ve bir gelir eşiği belirlenir. Örneğin ayçiçeğinde bu 33 TL olabilir. Eğer piyasa bu rakamın altında oluşursa, çiftçiye fark ödemesi yapılır. Enflasyon nedeniyle girdi fiyatları çok yükselirse yine destek verilir. Böylece çiftçi önünü görür, planlamasını yapar. En azından ‘Seneye ürünümü en az şu fiyata satacağım’ diyebilir” dedi.

 ‘KANOLAYA CİDDİ BİR YÖNELİM VAR’

Üreticinin kanolaya yönelmeye başladığını da söyleyen Ilgın, “Şu anda bölgemizde kanolaya ciddi bir yöneliş görüyorum. Bu da ayçiçeği ekim alanlarının azalmasına neden oluyor. Oysa ayçiçeği yağı, mutfaklarımızın vazgeçilmez temel ihtiyaçlarından biri. Vatandaşın da bu ürüne uygun fiyatlarla ulaşabilmesi gerekiyor. Dolayısıyla bu mesele sadece bir fiyat tartışması değil; tarımsal üretimin, gıda güvenliğinin, çiftçinin geleceğinin ve ülke ekonomisinin bütün yönleriyle değerlendirilmesi gereken bir konu. Benim önerim, gelir sigortası sisteminin ülke tarım politikalarında gündeme alınmasıdır. Böylece çiftçi belirsizlikten kurtulur, üretim planlamasını güvenle yapar ve ayçiçeği üretiminden vazgeçmez” diye konuştu.

Edirne’den 18,5 milyon dolar dış ticaret

Edirne’de Ağustos ayında genel ticaret sistemine göre ihracat 11 milyon 689 bin dolar, ithalat 6 milyon 878 bin dolar olarak gerçekleşti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ağustos 2025 dönemine ilişkin ‘Dış Ticaret İstatistikleri’ni kamuoyu ile paylaştı. Buna göre, ülke genelinde Ağustos ayında genel ticaret sistemine göre ihracat %1,2, ithalat %3,9 azalırken, bölgedeki 3 ile ilişkin rakamları da şöyle:

“Edirne’de Ağustos ayında genel ticaret sistemine göre ihracat 11 milyon 689 bin dolar, ithalat 6 milyon 878 bin dolar olarak gerçekleşti. Tekirdağ’da Ağustos ayında genel ticaret sistemine göre ihracat 257 milyon 821 bin dolar, ithalat 199 milyon 124 bin dolar olarak gerçekleşti. Kırklareli’nde Ağustos ayında genel ticaret sistemine göre ihracat 24 milyon 335 bin dolar, ithalat 13 milyon 368 bin dolar olarak gerçekleşti.”

Türkiye İstatistik Kurumu 2025Yılı Ağustos Ayı Dış Ticaret İstatistiklerinden yararlanarak “Edirne, Tekirdağ, Kırklareli İlleri Dış Ticaret İstatistikleri, Ağustos 2025” konusunda bir basın bülteni hazırladı. Söz konusu basın bülteninde özetli şunlara yer verildi:

“Edirne’de 2025 yılı Ağustos ayında ihracat 11 milyon 689 bin dolar olarak gerçekleşti.Tekirdağ’da 2025yılı Ağustos ayında ihracat 257 milyon 821bin dolar olarak gerçekleşti.Kırklareli’nde 2025 yılı   Ağustos ayında ihracat 24milyon 335 bin dolar olarak gerçekleşti.

Türkiye İstatistik Kurumu ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2025 yılı Ağustos ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre %1,2 azalarak 21 milyar 729 milyon dolar, ithalat %3,9 azalarak 25 milyar 940 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Edirne’de 2025 yılı Ağustos ayında ithalat 6 milyon 878 bin dolar olarak gerçekleşti. Tekirdağ’da 2025 yılı Ağustos ayında ithalat 199 milyon 124 bin dolar olarak gerçekleşti. Kırklareli’nde 2025 yılı Ağustos ayında ithalat 13 milyon 368 bin dolar olarak gerçekleşti.

Edirne ülke genelinde Ağustos ayında ihracatta 56, Kırklareli 41 ve Tekirdağ 16, ithalatta ise Edirne 53, Kırklareli 39 ve Tekirdağ 13. sırada yer aldı.

Edirne’de Ağustos ayında en çok ihracat Almanya, Bosna-Hersek ve Bulgaristan, en çok ithalat Çin, Bulgaristan ve Almanya ile yapıldı.

Kırklareli’nde Ağustos ayında en çok ihracat Sierra Leone, Bulgaristan ve Almanya  en çok ithalat ise Rusya Federasyonu, Ukrayna ve Bulgaristan ile yapıldı.

Tekirdağ’ da Ağustos ayında en çok ihracat Almanya, ABD ve İtalya en çok ithalat Çin, Güney Kore ve İran ile yapıldı.

Altın yıl sonunu erken gördü!

Olgay GÜLER

Küresel piyasalarda ons altın, ABD’deki bütçe konusundaki anlaşmazlıklar ve FED’in faiz indirimi beklentisinden dolayı haftaya rekorla başladı.

Cuma günü ons fiyatındaki yükselişe paralel değer kazanan altının gram fiyatı, haftayı yüzde 0,5 kazançla 5 bin 25 liradan tamamladı. Haftanın ilk işlem gününe yükselişle başlayan gram altının fiyatı dün Edirne’de 5 bin 230 lirayı görerek rekor tazeledi. Altındaki yükselişle birlikte kentteki kuyumcularda da vatandaşlar yoğunluk oluşturdu.

‘REKORLARI DEVAM ETTİRECEK’

Edirne Kuyumcular Derneği Başkanı İsmail Kalkan, altının rekorlarını devam ettireceğini belirterek, “Rekorları devam ettirecek altın. Altın hep böyledir. Yani dünyada onu yenecek hiçbir varlık yoktur. Ne arsa, ne tarla, ne apartman, ne dükkan onun üstüne kimse çıkamaz, bunun gerekçesi 1800 metre yerin altında bir kamyon toprakta 10 gram çıkıyor. Çok değerli, yeryüzüne çıkartılması çok zor ve maliyetli olduğu için bu hep böyle gider. Altının dışında her şey boş. Gerekli olduğu kadar bozduracaksın, gerekmedikçe de hiç ellemeyeceksin bile. Almaya devam” diye konuştu.

‘YIL SONU 6000 LİRAYA GİTME İHTİMALİ VAR’

Kuyumcu Salih Zeki Kalkan da, gram altında yıl sonu beklentisine şimdiden ulaştıklarını söyleyerek, “Gram altın şu anda 5230 liradan işlem görüyor, geçtiğimiz hafta 5085’le kapatmıştı haftayı. Dünya genelindeki savaşlar çok fazla etkili oluyor bu konuda. Malum savaşlar nedeniyle ambargolar var. Bugün Amerika’da FED’in yapacağı bir açıklama var, Amerika’dan bir veri bekleniyor. Bunların hepsi bir gerginliğe sebep oluyor. Güvenli liman olarak da altın görüldüğü için ister fiziki, ister hisse senedi olarak herkes altını tercih ediyor. O yüzden de yükseliş devam ediyor. Yıl sonu beklentimiz 5000 – 5100 civarındaydı ama bu seviyeye biraz erken geldi. Şu an 6000 liraya kadar gidebilme ihtimali var” şeklinde konuştu.

Suiçmez: Fiyat üreticiyi umutlandırdı


Olgay GÜLER
Edirne Merkez ve Süloğlu Süt Üreticileri Birliği (SÜTÜB) Başkanı Mustafa Suiçmez, Ulusal Süt Konseyi’nin yüzde 6.8’lik zamla 19.60 TL olarak güncellediği çiğ süt tavsiye fiyatının, üreticileri umutlandırdığını söyledi.
SÜTÜB Başkanı Suiçmez, Ulusal Süt Konseyi’nin iki aylık aranın ardından çiğ süt tavsiye alım fiyatını 19.60 TL olarak güncellemesini değerlendirdi.
Konseyin, iki ay aranın ardından yeniden toplanarak yeni fiyat vermesini olumlu karşıladıklarını söyleyen Suiçmez, bunun üreticiyi de umutlandırdığını söyledi. Suiçmez, konseyin Aralık ayında toplanarak, bir revizyon daha yapmasını beklediklerini belirtti.
‘KONSEYİN İKİ AYDA İKİNCİ REVİZYONA GİTMESİ OLUMLU’
Suiçmez, konseyin Temmuz ayında fiyatı revize ettiğinde, kendilerinin taleplerinin 19.50 TL olduğunu hatırlatarak, “İlk defa Ulusal Süt Konseyi, son paragrafında yazan; ‘ihtiyaç duyulduğunda 3 ayda bir fiyat revize edilir’ maddesine uyum sağladı. İkinci ayda tekrar toplandılar, şu anda 19.60 olarak belirlendi. Toplarsak iki ay içerisinde gelen zam yaklaşık yüzde 14’e denk geliyor. Beklentim odur ki; yılbaşına yakın veyahut yılbaşından önce bir daha değerlendirme olabilir. Güzel olan bu. Önceden biliyorsunuz 17.15 olduğunda ta yılbaşında verdiler o rakamı, 7-8 ay bekledik. Bırak revize etmeyi, fiyat vermedi. En azından ben olumlu olarak bakıyorum burada. 2 ay içerisinde ikinci revizyona gitmesi konseyin olumlu. Bu demektir ki bu piyasalar takip ediliyor. Burada ben bu fiyata teşekkür ederim, en azından bunu revize ettikleri için” dedi.


‘YILBAŞINA DOĞRU BİR REVİZYON DAHA BEKLİYORUZ’
Yılbaşından önce çiğ süt fiyatında bir revizyon daha beklediklerini anlatan Suiçmez, “Beklentim odur ki yılbaşından önce mutlaka bir daha değerlendirme yapılması yönünde. Çünkü yem maliyetleri ciddi anlamda şu anda 18 protein süt yemi 850 TL çuvalı. Tonu 17 bin liraya denk geliyor. Döktüğümüz süt bizim 19 bin 60 TL bir ton süt. Yani bu parite bir buçuk olmasa da, 1’in üzerinde. Ama olması gereken 1.5. Ben ümit ediyorum zaman içerisinde, süreç içerisinde buraya gelinecek. Ben şu anda kötü demem fiyata. Demek birileri; ‘Biz fiyat verdik, bir daha bunları takip etmiyoruz, sütçü ne hali varsa görsün’ demiyor” diye konuştu.
‘FİYAT UMUTLANDIRDI’
Revize edilerek 19.60 TL’ye çıkan fiyatın, üreticiyi umutlandırdığını dile getiren Suiçmez, “Fiyat güzel, küçümsenecek bir fiyat değil. Sıkıntı şurada; bu süt olayını yönetmek çok zor. Türkiye’nin coğrafyası çok geniş. Şu anda 14 liraya çatır çatır süt alıyorlar Türkiye’nin bir çok yerinde. 13 TL olan yerler var, onları söylemek istemiyorum. Burada verimlilik çok önemli. Hayvanlarda üretim miktarlarını arttırmak için neler yapabiliriz? Biraz bize de sorumluluk düşüyor. Bu fiyata kimse ‘kötü bir fiyat’ derse, mutlaka ben ona hiç hesapsız kitapsız rastgele konuşmuş diye söylerim. Üyelerle, birebir görüşmelerde olumsuz bir tepki gelmedi, umutlandı insanlar. Burada iki ay içerisinde arka arkaya bu revize edilmesi umutlandırdı. Şu anda olması gereken fiyat 20 TL’nin üzerinde olması lazım, 21 TL civarında olması lazım” ifadelerini kullandı.

TB’den fiyat iddialarına yanıt

Trakya Birlik, sosyal medyada dolaşıma giren ve Trakyağ markalı 5 litrelik ayçiçek yağı üzerinden yapılan iddialara ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Birlik, videoda yer alan ürünün üretim tarihinin 23 Ocak 2025 olduğunu, bu tarihte geçerli satış listesinin 03 Aralık 2024 tarihli ve bu listede net bayi maliyetinin KDV dahil 296,16 olduğunu belirterek şunları paylaştı:

“Bu maliyet fiyatımız, aynı tarih itibariyle yaptığımız rutin piyasa market raf fiyatları araştırmasında 5 lt ayçiçek yağı için tespit ettiğimiz 325,00/329,00 TL KDV dahil bandındaki raf fiyatına tekabül etmektedir.

Yine aynı videoda, raf satış fiyatının KDV dahil 449,90 olarak güncel olduğu değerlendirildiğinde Eylül 2025 itibariyle geçerli listemizde 5 lt ayçiçek yağı için net bayi maliyetimiz KDV dahil 376,50 TL olup, 420,00/430,00 market raf fiyatları ile uyumludur. İddia edilen 151,50 tedarik maliyeti 2023/Mayıs döneminde piyasada görülen ürün tedarik maliyeti olup günümüz için karşılığı yoktur. 2023 yılında geçerli maliyeti sanki yeni tedarik maliyeti gibi gösterip güncel satış fiyatları ile mukayese ederek yüksek kar marjı iddiasında bulunmak, ilgili marketin tedarik maliyet kontrol sistem zafiyeti olabileceği gibi, markamızı karalamaya yönelik ya da vatandaşlarımız nezdinde temel gıda ürünlerindeki fiyat hassasiyetine karşı manipülatif algı yaratma çabası içerisinde art niyetli bir paylaşım olabileceği düşünülmektedir.”

Trakya Birlik, konuyla ilgili satış noktasının tespitine yönelik çalışmaların başlatıldığını ve markayı kullanarak tüketiciyi yanıltmaya yönelik girişimlere izin verilmeyeceğini duyurdu.

Sütte ‘yetmeyen’ zam!

Olgay GÜLER

Edirne Genç Çiftçiler Derneği Başkanı Egemen Ilgın, Ulusal Süt Konseyi’nin yüzde 6.8’lik zamla 19.60 TL olarak güncellediği çiğ süt tavsiye fiyatının girdi maliyetleri göz önüne alındığında, yetersiz olduğunu söyledi.

Ulusal Süt Konseyi, 17 Eylül’de gerçekleştirdiği yönetim kurulu toplantısında 1 Ekim 2025 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yüzde 3,6 yağ ve yüzde 3,2 protein içeriğine sahip çiğ inek sütü tavsiye satış fiyatını, üreticinin eline litre başına net geçecek şekilde 19,60 TL olarak oy birliği ile güncelledi. Konseyin, geçtiğimiz 16 Temmuz’da belirlediği 18,35 liralık fiyatın ardından, 2 ay sonra yeniden güncelleme yapması, üreticilerde bir nebze olsa sevinç uyandırdı. Edirne Genç Çiftçiler Derneği Başkanı Egemen Ilgın, yeni fiyatı değerlendirdi. 

‘YETERSİZ FİYAT’

Güncellenen yeni fiyatın girdi maliyetleri göz önüne alındığında yetersiz olduğunu belirten Ilgın, “Tabii ki zam üreticimizin, üretim için katlandığı zahmete ve girdilerine bakıldığında yetersiz bir zam. Çünkü süt üreticiliğinin en temel girdisi süt yemi. Süt yemi de her geçen gün yükselen bir trend halinde. Fiyat sürekli artıyor. En temel girdisi bu. Bunun yanı sıra hayvan bakım maliyetleri, hayvan sağlığıyla alakalı girdiler, veterinerlik ücretleri, bir samanın bağlama ücreti, nakliye ücreti bunları topladığımız zaman o ahırın işletmenin giderleri, elektriği, harcadığı su ve üreticilerin katlandığı zahmete baktığımız zaman tabii ki bu fiyat yetersiz bir fiyat. Sorunu tam anlamıyla kavramak ve tüm yönleriyle ele alarak bir fiyat politikası belirlemek gerekiyor. Aslında bize tek pencereden bakmak her zaman yol göstermeyebilir. Tüketiciler de şundan endişe ediyorlar; üreticide fiyat zamlandığı zaman market rafında da sütü, peyniri, süt ürünlerini daha pahalıya alacakları endişesine kapılıyorlar. Bu enflasyonist ortamda da bununla karşılaşıyorlar. Ben tüketicilerimizin şunu bilmesini isterim; gerçekten üreticilerimize bu yüksek kar marjı gitmiyor, Türkiye’de aracı sisteme gidiyor. Üreticiler de kazanamıyorlar, üreticiler de memnun değiller” dedi.

‘KÖY NÜFUSUNUN SADECE YÜZDE 5’İ SÜT ÜRETİMİ YAPIYOR’

Edirne’deki hayvan varlığındaki düşüşe dikkat çeken Ilgın, “Şu an hayvan varlığında ciddi bir düşüş var. Bugün Edirne’nin 37 köyünde müstahsil sayısına, süt üreticisi sayısının rakamlarına baktığımızda 560 kişi civarında, yani köyde yaşayan nüfusun ancak yüzde 5’i süt üretimi yapıyor, yüzde 95’i bu üretimin dışında. Baktığımız zaman köylerde hayvan sayısı düşmüş, ahırlar kapatılmaya başlamış. Zaten köylerimiz sosyolojik olarak farklı bir hal almaya başlamış. Yani üretimden ziyade emekli insanların biraz da şehre göre daha az para harcayarak yaşamlarını idame ettirebildikleri ve kendine kadar üretim yapabildikleri bir yaşam haline gelmiş. Dolayısıyla şu an Edirne’nin merkeze bağlı köylerinde yaşayanların yüzde 95’i süt üretiminin dışında, süt üretimi yapmayan insanlar” diye konuştu. 

‘GENÇLER KATLANDIKLARI ZAHMETİN KARŞILIĞINI ALAMIYOR’

Hayvancılığın çok zor bir iş olduğunu, gençlerin para kazanamadığı için uzaklaştığını dile getiren Ilgın, “Hayvancılığın cumartesi ve pazar diye bir anlayışı yok. Bayram seyran diye de bir anlayış yok. Siz her sabah, her öğlen ve her akşam hayvanınızı beslemek zorundasınız. Doğum yaptıysa sütünü sağmak zorundasınız, ‘Ben bugün bu hayvanın sütünü sağmıyorum’ diyemezsiniz, hayvan hasta olur, ölüme kadar giden bir sonuca neden olur. Dolayısıyla meşakkatli bir iş. Onun yanı sıra bildiğiniz üzere hayvan bağlı bir vaziyette çoğu zaman, bizde açık bakım çok sınırlı. Yani bunun pisliğinin temizlenmesi, yeminin verilmesi, ahıra girilip çıkılması pek gençler tarafından tercih edilmiyor. Herkes daha rahat işlerde çalışmak istiyor. Dolayısıyla 50 yaş üstüne kalmış durumda. Gençler yani katlandıkları zahmetin karşılığını alabilecek bir para kazanırlarsa, tabii ki bu işe başlarlar. Ama şu şartlarda da bu zor gözüküyor. Yani siz bir ahır hayvan baktığınız zaman asgari ücretin çok daha fazlasında bir para kazanırsanız bu işi yaparsınız. Eğer zaten dışarıda bulabileceğiniz bir maaşla eş değer bir para kazanıyorsanız, yani cumartesi pazarının tatil olduğu, bayram gününün tatil olduğu, yıllık izninin 20 gün oldu bir işi doğal olarak tercih edersiniz. Her şey parayla alakalı. Sonuçta herkes para için çalışıyor. Daha iyi koşullarda yaşamak için çalışıyor. Hem iyi koşullarda yaşamayıp hem de iyi para kazanmadığınız zaman bu işi yapmanın bir anlamı yok” şeklinde konuştu.

‘GENÇLERİ TEŞVİK İÇİN ALTYAPININ DA HAZIRLANMASI GEREKİYOR’

Gençlerin köy yaşamına ve hayvancılığa teşvik edilebilmesi için buna uygun altyapıların da hazırlanması gerektiğinin altını çizen Ilgın, “Devlet bunu denedi zaman zaman. Genç çiftçilere destek projeleri açıklandı. Hayvan dağıtımları gerçekleşti. Ama bunlar birbiriyle çok bütünleşik konular. Belirli bir altyapının sağlanması gerekiyor. Köylerde yaşam standartlarının arttırılması gerekiyor. Bir kere bizim köy okullarımız kapatılmış. İki tane çocuğu olan birisi her gün çocuğunu şehre getirmek yerine hayvanını da satıyor, şehre geliyor. Çocuğu öğlen yemeğinde evine geliyor. Dolayısıyla bunlar bizim bir-iki yıllık konuştuğumuz mevzular değil. 20-25 yıllık hayvancılığa ve çiftçiliğe bakış politikalarının bir sonucu” ifadelerini kullandı.

Konut satışında yine 2. el önde

Trakya’daki 3 ilde geçen Ağustos ayında 5 bin 7 konut satılırken, bunun 759’u Edirne’de gerçekleşirken bu sayının 263’ü ilk satış, 496’sı ise ikinci el satış olarak kayıtlara geçti.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Edirne Bölge Müdürlüğü 2025Yılı Ağustos Ayı Konut Satış İstatistiklerinden “Edirne İli, Konut Satış İstatistikleri” konusunda bir basın bülteni hazırladı. Buna göre, Edirne genelinde Ağustos ayında 759, Tekirdağ genelinde 3 648 ve Kırklareli genelinde 600 konut satıldı. Bölge Müdürlüğü’nün konuya ilişkin paylaşımı şöyle:
“Edirne’de 2025 yılı Ağustos ayında759 konut satıldı.
Türkiye genelinde konut satışları Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %6,8 oranında artarak 143 bin 319 oldu. Konut satış sayısının en fazla olduğu iller sırasıyla 21 bin 814 ile İstanbul, 12 bin 419 ile Ankara ve 7 bin 695 ile İzmir olurken, en az olduğu iller sırasıyla 49 ile Ardahan, 105 ile Bayburt ve 138 ile Tunceli olarak gerçekleşti.
Edirne’de ipotekli konut satış sayısı 106 olarak gerçekleşti.
Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %45,2 oranında artarak 19 bin 712 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı %13,8 olarak gerçekleşti. Ocak-Ağustos döneminde gerçekleşen ipotekli konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %84,6 oranında artarak 141 bin 227 oldu.
Edirne’de diğer satış türleri sonucunda 653 konut el değiştirdi.
Türkiye genelinde diğer konut satışları Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %2,5 oranında artarak 123 bin 607 oldu. Toplam konut satışları içinde diğer satışların payı %86,2 olarak gerçekleşti. Ocak-Ağustos döneminde gerçekleşen diğer konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %14,7 oranında artarak 836 bin 843 oldu.
Edirne’de 759 konut satışının, 263’ü ilk satış, 496’sı ise ikinci el satış olarak gerçekleşti.
Türkiye genelindeki 143 bin 319 konut satışının 43 916’sı ilk satış, 99 403’ü ise ikinci el satış olarak gerçekleşmiştir. Edirne’de ise 759 konut satışının 263’ü ilk satış, 496’sı iseikinci el satış olarak gerçekleşmiştir.”