Kategori arşivi: Ekonomi

TMO’ya çeltik çağrısı!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, TMO’nun geç alım politikası, özel sektörün düşük fiyat dayatması ve artan kurutma maliyetlerinin çeltik üreticisini çaresizliğe ittiğini belirterek, “TMO derhal devreye girmeli, üreticiden çeltik alımlarını hızlandırmalı ve adil fiyat politikası uygulamalıdır” dedi.

CHP Merkez İlçe Başkanı Akgüngör, yaptığı yazılı açıklamada, “Edirne, Türkiye’nin çeltik ambarı; alın teriyle üretimin, emeğin ve bereketin kentidir. Ancak bugün çeltik üreticimiz, emeğinin karşılığını alamadığı, ürününü elinden çıkaramadığı bir dönemden geçmektedir” diyerek şunları söyledi:.

“Girdi maliyetlerinin her geçen gün arttığı, mazot, gübre ve enerji fiyatlarının üreticiyi zorladığı bu ortamda, çeltik üreticisinin bir de kurutma tesislerindeki yüksek ücretler ve pazar sıkıntısıyla baş başa bırakılması kabul edilemez.

Üreticimiz, yıl boyunca alın teri döküp emek verdiği ürününü elinde tutmak zorunda kalıyor. TMO’nun geç alım politikası, özel sektörün düşük fiyat dayatması ve artan kurutma maliyetleri, çiftçimizi çaresizliğe itiyor.

Biz biliyoruz ki, üretici desteklenmeden tarım ayakta kalmaz. CHP olarak çağrımız nettir:

TMO derhal devreye girmeli, üreticiden çeltik alımlarını hızlandırmalı ve adil fiyat politikası uygulamalıdır.

Kurutma tesislerinde üreticiyi koruyacak ücret düzenlemeleri yapılmalıdır.

Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için çiftçiye girdi desteği artırılmalı, üretim planlaması sağlanmalıdır.

Edirneli üreticinin emeği, alın teri ve ürünü sahipsiz değildir. Biz, tarlada, harmanda, kurutma sahasında üreticimizin yanındayız.”

Keçecizade, Selimiye’nin gölgesinde

Edirne’nin 1961 yılından bu yana aynı lezzet ve tat ile ürettikleri ürünlerle marka değerlerinden birisi olan Keçecizade, Tarihi Selimiye Cami’nin gölgesinde 45 yıl ‘Sosyete Manavı’ olarak anılan meşhur dükkanı Keçecizade Şubesi olarak hizmete soktu.

Keçecizade Kurucusu Metin Keçeci ve eşi Zehra Keçeci, bu önemli günde kendilerini yalnız bırakmayan dostlarına şükranlarını sunduklarını söyledi.

Tarihi Selimiye Cami’nin yanı başında bulunan yeni Keçecizade Şubesi, açılış duasının ardından hizmete başladı.

Badem ezmesinden, kurabiyeye, çikolata ve şekerleme ürünlerine kadar birçok eşsiz kadim lezzeti 1961 yılından bu yana aynı özenle ve aşkla üreten Keçecizade Firmasının Kurucusu Metin Keçeci’ye oğulları Tevfik ve Tayfun Keçeci de eşlik etti.

Açılış duasının ardından Keçeci Ailesi misafirlerine Keçecizade ürünleri ile ikramlarda bulundu.

Dış ticarette artış

Edirne’de Eylül ayında genel ticaret sistemine göre ihracat 13 milyon 548 bin dolar, ithalat 10 milyon 556 bin dolar olarak gerçekleşti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ülke genelinde Eylül ayında genel ticaret sistemine göre ihracatın %2,8, ithalatın %8,7 arttığını belirtti TÜİK, bölgedeki 3 il’den Edirne’de Eylül ayında genel ticaret sistemine göre ihracatın 13 milyon 548 bin dolar, ithalatın 10 milyon 556 bin dolar, Tekirdağ’da ihracatın 247 milyon 700 bin dolar, ithalatın 194 milyon 959 bin dolar ve Kırklareli’nde ise ihracatın 19 milyon 836 bin dolar, ithalatın ise 11 milyon 038 bin dolar olarak gerçekleştiğini duyurdu.

Türkiye İstatistik Kurumu 2025Yılı Eylül Ayı Dış Ticaret İstatistiklerinden yararlanarak “Edirne, Tekirdağ, Kırklareli İlleri Dış Ticaret İstatistikleri, Eylül2025” konusunda bir basın bülteni hazırladı. TÜİK’in konuya ilişkin paylaşımında özetle şunlara yer verildi:

“Edirne’de 2025 yılı Eylül ayında ihracat 13milyon548 bin dolar olarak gerçekleşti.Tekirdağ’da 2025yılı Eylül ayında ihracat 274 milyon 700bin dolar olarak gerçekleşti.Kırklareli’nde 2025 yılı Eylül ayında ihracat 19milyon 836 bin dolar olarak gerçekleşti.

Türkiye İstatistik Kurumu ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2025 yılı Eylül ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre %2,8 artarak 22 milyar 576 milyon dolar, ithalat %8,7 artarak 29 milyar 479 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Edirne’de 2025 yılı Eylül ayında ithalat 10 milyon 556 bin dolar olarak gerçekleşti. Tekirdağ’da 2025 yılı Eylül ayında ithalat 194milyon 959 bin dolar olarak gerçekleşti. Kırklareli’nde 2025 yılı Eylül ayında ithalat 11 milyon 38bin dolar olarak gerçekleşti.”

Edirne, ülke geneline göre Eylül ayında ihracatta 54, Kırklareli 49 ve Tekirdağ 14, ithalatta ise Edirne 45, Kırklareli 41 ve Tekirdağ ise 13. sırada yer aldı.

Edirne’de Eylül ayında en çok ihracat Almanya, Bulgaristan ve Bosna Hersek, en çok ithalat Rusya Federasyonu, Bulgaristan ve Yunanistan, Kırklareli’nde Eylül ayında en çok ihracat Bulgaristan, Somali ve Küba en çok ithalat ise Rusya Federasyonu, İtalya ve Çin, Tekirdağ’ da Eylül ayında en çok ihracat Almanya, ABD ve İtalya, en çok ithalat Çin, Güney Kore ve Almanya ile yapıldı.

Verim sigortasından ‘mağduriyet’ çıktı!

Olgay GÜLER

Edirne Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu, kuraklığa karşı bu yıl ilk kez başlatılan ‘Ayçiçeği Köy Bazlı Verim Sigortası’ uygulamasında, sahadaki verim değerleriyle TARSİM tarafından belirlenen rakamlar arasında ciddi farklar olduğunu, bu durumun üreticiyi doğrudan mağdur ettiğini açıkladı.

Edirne merkez ve ilçelerdeki ziraat odaları başkanlarından oluşan Edirne Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu, ayçiçeğinde bu yıl başlatılan köy bazlı verim sigortasını görüşmek üzere toplandı. Toplantı sonrası, kurul adına Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, basın açıklamasını okudu. Açıklamada, bu yıl ilk kez başlatılan uygulama kapsamında, sahadaki verim değerleriyle TARSİM tarafından belirlenen rakamlar arasında ciddi farklar olduğu, bu durumun üreticiyi doğrudan mağdur ettiği belirtildi.

‘SAHADAKİ RAKAMLARLA TARSİM’İN RAKAMLARI ARASINDA CİDDİ FARKLAR VAR’

Arabacı’nın okuduğu açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Edirne Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu olarak, Ayçiçeği Köy Bazlı Verim Sigortası kapsamında yapılan verim tespitlerinde ciddi tutarsızlıklar yaşandığını üzülerek kamuoyuyla paylaşmak isteriz. Sahada alınan verim değerleri ile TARSİM tarafından belirlenen rakamlar arasında ciddi farklar bulunmakta; bu durum üreticimizi doğrudan mağdur etmektedir. Tarım İl ve İlçe Müdürlüklerimizin gerçekleştirdiği yerinde saha çalışmaları ile bizlerin saha çalışmaları, Edirne bölgesindeki gerçek verim durumunu net biçimde ortaya koymaktadır. Ancak TARSİM’in bu verilerden kopuk şekilde yaptığı değerlendirmeler, çiftçimizin emeğini ve alın terini yok sayan sonuçlara yol açmıştır.

‘ADİL VE ŞEFFAF DEĞERLENDİRME SÜRECİ TALEP EDİYORUZ’

Sahada görev yapan eksperlerin tespit süreçlerinde yaşanan eksiklikler, sistemin güvenilirliğini zedelemektedir. Gerçek dışı verim tespitlerinin temelinde bu eksper uygulamalarının yattığına dair ciddi şüphelerimiz bulunmaktadır. Bu durum, üreticinin sigorta sistemine olan güvenini daha ilk yıldan sarsma riski taşımaktadır. Bu mağduriyetin giderilmesi ve sistemin yeniden güven kazanması için Tarım ve Orman Bakanlığımızın konuya acil şekilde müdahale etmesi hayati önem taşımaktadır. Sahadaki gerçek verilerle uyumlu, adil ve şeffaf bir değerlendirme süreci talep ediyoruz.”

‘SİSTEMİN İLK YILDAN MAĞDURİYET ÜRETMESİ KABUL EDİLEMEZ’

Ayçiçeği Köy Bazlı Verim Sigortası’nın üreticiyi koruma amacı taşıyan önemli bir uygulama olduğuna vurgu yapılan açıklama şöyle devam etti:

“Ancak bu sistemin daha ilk yılında güven kaybı yaşaması, uzun vadede çiftçinin sigorta sisteminden uzaklaşmasına neden olabilir. TARSİM’in bu uygulamayı daha sağlıklı ve üretici odaklı hale getirmesi, tüm tarım paydaşlarının ortak sorumluluğudur. Edirne Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu olarak talebimiz nettir; Sahadaki gerçek verilerle uyumlu, adil ve şeffaf bir değerlendirme süreci acilen tesis edilmelidir. Tarım İl ve İlçe Müdürlüklerinin verileri dikkate alınmalı, eksper uygulamaları yeniden gözden geçirilmelidir. Çiftçimizin alın teri, masa başı rakamlarla değil, tarladaki gerçeklerle ölçülmelidir. TARSİM, üreticiyi doğal risklere karşı koruyan ve tarımsal sürdürülebilirlik ve bizler açısından vazgeçilmez bir sigorta sistemidir. Ancak bu sistemin daha ilk yılında ‘verim değil, mağduriyet üretmesi’ kabul edilemez. Güveni kaybetmek kolay, kazanmak zordur.”

22 plakada 1 ayda 1199 artış

Edirne’de geçen Ağustos ayı sonu itibarıyla 204 bin 319 olan trafiğe kayıtlı araç sayısı Eylül ayı sonu itibarıyla 205 bin 518’e ulaşarak 1 ay içerisinde 1199 artış yaşandı.

Türkiye genelinde Eylül ayında 196 bin 338 adet taşıtın trafiğe kaydı yapılırken, Trakya’daki 3 ilden Edirne’de trafiğe kayıtlı araç sayısı  Eylül ayı sonu itibarıyla 205 bin 518, Tekirdağ’da 377 bin 177 ve Kırklareli’nde 175 bin 778 olarak belirlendi.

Türkiye İstatistik Kurumu 2025 yılı Eylül ayı Motorlu Kara Taşıtları İstatistiklerinden “Edirne ili, trafiğe kayıtlı bulunan motorlu kara taşıtları” konusunda bir basın bülteni hazırladı. Söz konusu paylaşımda şunlara yer veriydi:

“Türkiye’de trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Eylül ayı sonu itibarıyla 33 milyon 20 bin 263 oldu.

Ülkemizde Eylül ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların %45,3’ünü motosiklet, %40,9’unu otomobil, %8,8’ini kamyonet, %1,8’ini traktör, %1,5’ini kamyon, %1,2’sini minibüs, %0,4’ünü otobüs ve %0,1’ini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

2025 yılı Eylül ayı sonu itibariyle Edirne’deki toplam motorlu kara taşıtı sayısı 205 518’dır.

2025 yılı Eylül ayı sonu itibariyle Edirne’deki toplam 205518motorlu kara taşıtının; 85394’ü otomobil, 2 170’i minibüs, 1715’i otobüs, 26 002’si kamyonet, 4 888’i kamyon,49884’ü motosiklet, 514’üözel amaçlı taşıtlar ve 34951’i traktörlerden oluşmaktadır.

Edirne’de Eylül ayında 4 bin 291 adet taşıtın devri yapıldı.

Edirne’de Eylül ayında 4 291 adet taşıtın devri yapıldı. Devir, noterler aracılığı ile ikinci, üçüncü ve daha fazla el değiştiren taşıtları ifade etmektedir. Edirne’de devri yapılan toplam 4291 taşıt içinde 2 562’si otomobil, 47’si minibüs, 37’si otobüs, 601’i kamyonet, 65’i kamyon, 604’ü motosiklet, 4’ü özel amaçlı taşıt ve 371’i traktörlerden oluşmaktadır.

Ocak-Eylül döneminde kaydı yapılan otomobillerin 316 bin 611’i gri renklidir.

Ocak-Eylül döneminde trafiğe kaydı yapılan 789 bin 627 adet otomobilin %40,1’i gri, %24,6’sı beyaz, %13,6’sı siyah, %11,8’i mavi, %4,4’ü yeşil, %3,8’i kırmızı, %0,6’sı kahverengi, %0,6’sı sarı, %0,4’ü turuncu ve %0,1’i diğer renklidir.”

‘Ulus Pazarı kapanmamalı’

Olgay GÜLER

Edirne Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği (EDESOB) Başkanı Kemal Cingöz, mahkemenin kapatılmasına yönelik karara karşı 1 aylık yürütmeyi durdurma kararı verdiği Cuma Pazarı’nın, tamamen kapatılması durumunda, Edirne’deki esnafın zarar göreceğini söyledi.

Kentte, 3 hafta önce Edirne Belediyesi, yönetmeliği aykırı durumlar nedeniyle ‘Cuma Pazarı’ olarak bilinen Ulus Pazarı’nın kapatılmasına karar verdi. Pazarın kapatılmasının ardından yönetimin başvurduğu Edirne İdare Mahkemesi, 1 aylık yürütmeyi durdurma kararı aldı. Kararla Ulus Pazarı yeniden kurulmaya başlanırken, EDESOB Başkanı Kemal Cingöz, konuyu değerlendirdi. 

‘EDİRNE’YE ÇOK ZARARI OLUR’

Pazarın kapatılmasının hem merkezdeki hem de Edirne genelindeki esnafı olumsuz yönde etkileyeceğini söyleyen Cingöz, “Pazarın kapatılması durumunda çarşı esnafını zararı olur mu? Onu zaman gösterecek ama çarşı esnafına da bence zarar olur. Çünkü Cuma pazarı var diye dışarıdan ciddi bir akım geliyor Edirne’ye. Bu arada bu insanlar sadece cuma pazarına değil oradan çıkıp Saraçlar caddesine doğru, Ali Paşa’ya doğru gezinti yapıyorlar, gözüne hitap eden bir şey de varsa onu da ücretini ödeyip alıyorlar. Mutlaka çarşı esnafına da zararı olur diye düşünüyorum. Bunun yanında Edirne’ye çok daha fazla zararı olur. Çünkü çok ciddi insan geliyor. Dikkat edin, Cuma pazarının olduğu gün yoğunluk ne kadar? Cuma pazarının olmadığı günlerde çarşıda gezinen ne kadar? Bugün Cuma Pazarı var ve o bölge hıncahınç dolu” dedi.

‘KAPATILIRSA ALTERNATİF YER GÖSTERİLMELİ’

Pazarın kapatılması durumunda, Ulus Pazarı yönetimine alternatif bir alan gösterilmesi gerektiğini dile getiren Cingöz, “Yani Edirne’ye de büyük zararı olur. Bilmiyorum mahkemeden nasıl bir karar çıkar? O hukukun vereceği karar. Şu an sadece bir aylık yürütmeyi durdurma kararı var. Sanıyorum mahkemeden kapatma kararı çıkarsa, pazar yönetimi herhalde iptali yönünde de dava açar diye düşünüyorum. Kapatılırsa da başka bir alternatif yer gösterilmeli. Çünkü Edirne’de bu oturdu artık. Başka yer de olsa aynı potansiyel gelir gider diye düşünüyorum. Ama burada tasarruf da belediyede” diye konuştu.

Edirne’de Eylül’de 744 konut satıldı

Türkiye genelinde Eylül ayında 150 bin 657 konut satılırken, bu rakam Trakya’daki 3 ilden Edirne’de 744, Tekirdağ’da 3.774 ve Kırklareli’nde 631 olarak gerçekleşti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2025Yılı Eylül Ayı Konut Satış İstatistiklerinden “Edirne İli, Konut Satış İstatistikleri” konusunda bir basın bülteni hazırladı. Söz konusu paylaşım şöyle:

“Edirne’de 2025 yılı Eylül ayında744 konut satıldı.

Türkiye genelinde konut satışları Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %6,9 oranında artarak 150 bin 657 oldu. Konut satış sayısının en fazla olduğu iller sırasıyla 24 bin 119 ile İstanbul, 13 bin 417 ile Ankara ve 8 bin 544 ile İzmir olurken, en az olduğu iller sırasıyla 70 ile Ardahan, 117 ile Bayburt ve 142 ile Tunceli olarak gerçekleşti.

Edirne’de ipotekli konut satış sayısı 109 olarak gerçekleşti.

Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %34,4 oranında artarak 21 bin 266 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı %14,1 olarak gerçekleşti. Ocak-Eylül döneminde gerçekleşen ipotekli konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %76,0 oranında artarak 162 bin 493 oldu.

Edirne’de diğer satış türleri sonucunda 635 konut el değiştirdi.

Türkiye genelinde diğer konut satışları Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %3,4 oranında artarak 129 bin 391 oldu. Toplam konut satışları içinde diğer satışların payı %85,9 olarak gerçekleşti. Ocak-Eylül döneminde gerçekleşen diğer konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %13,0 oranında artarak 966 bin 234 oldu.

Edirne’de 744 konut satışının, 255’i ilk satış, 489’u ise ikinci el satış olarak gerçekleşti.

Türkiye genelindeki 150 bin 657 konut satışının 47117’si ilk satış, 103540’ı ise ikinci el satış olarak gerçekleşmiştir. Edirne’de ise 744 konut satışının 255’i ilk satış, 489’u iseikinci el satış olarak gerçekleşmiştir.”

Engelli ve eski hükümlülere hibe desteği

İŞKUR’un engelli ve eski hükümlülerin kendi işlerini kurmasına ve engellilerin mesleki eğitim alarak istihdam edilmeleri ve rehabilitasyonlarına yönelik hibe desteğinin 2025 yılı 3. dönem başvuruları başladı.

Edirne Valiliği’nce paylaşılan İŞKUR’un basın bültenine göre, eski hükümlüler bulundukları ikametgâhtaki Denetimli Serbestlik Müdürlükleri ile proje başvurusu yapabilecek, engelli hibe başvuruları ise 24  Ekim tarihi saat 23:59’a kadar e-Devlet (www.turkiye.gov.tr) üzerinden çevrimiçi olarak yapılacak. Konuya ilişkin açıklama şöye:

“Engelli ve eski hükümlü çalıştırmayan işverenlerden tahsil edilen idari para cezalarından; engellilerin mesleki eğitim ve rehabilitasyonu, işe ve işyerine uyumlarının sağlanması, iş bulmalarını sağlayacak destek teknolojileri, korumalı işyeri desteğine yönelik projeler, destekli istihdam projeleri ve engelliler ile eski hükümlülerin kendi işini kurmaları için hazırlanacak projelere destek verilecektir.

Verilecek desteğin amacı, engelli ve eski hükümlülerin kendi işlerini kurmasına ve engellilerin mesleki eğitim alarak istihdam edilmeleri ve rehabilitasyonlarına yardımcı olmaktır.

Aşağıda yer alan Başvuru Rehberlerine göre hazırlanacak projeler kamu ve sosyal tarafların temsilcilerinden oluşan Komisyon değerlendirmesi sonrasında desteklenebilecektir.

Desteklenecek projeler;

1-Engellilerin kendi işini kurmalarına yönelik hibe desteği projeleri:

a-2025 Yılı 3. Dönem Engelli Hibe Desteği Proje Başvuru Rehberi

b-Engelli Hibe Desteği Projesi Başvuru Kılavuzu

Kendi işini kurmak isteyen engelliler proje başvurularını, 24 Ekim 2025 tarihi saat 23:59’a kadar e-Devlet üzerinden online olarak yapmaları gerekmektedir. İl Müdürlüğü veya Hizmet Merkezlerine elden veya posta yolu ile yapılacak proje başvuruları kabul edilmeyecektir.

2-Diğer Projeler:

a-Altı Proje Türü İçin Proje Başvuru Rehberi

b-Eski hükümlülerin kendi işini kurmalarına yönelik projeler,

c-Engellinin işe yerleştirilmesi, işe ve işyerine uyumunun sağlanmasına yönelik projeler,

d-Engellinin iş bulmasını sağlayacak destek teknolojilerine yönelik projeler, 

e-Engellilerin istihdam edilebilirliklerini artırıcı mesleki eğitimine yönelik projeler.

f-Korumalı işyeri desteğine yönelik projeler.

g-Destekli istihdam projeleri

Engellilere yönelik çalışma yapan bütün sivil toplum kuruluşları, işyerleri, üniversiteler, belediyeler ve kamu kurumları projelerini hazırlayıp, 24 Ekim 2025 tarihi mesai saati sona erene kadar bulundukları illerdeki Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüklerimize elden veya posta yoluyla teslim edebilirler. Ayrıca kendi işini kurmak isteyen eski hükümlülerin projelerini belirtilen tarihe kadar Adalet Bakanlığının ilgili birimleri aracılığı ile bulundukları illerdeki Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüklerimize iletmesi gereklidir.

Çeltikte gözler fiyatta!

Olgay GÜLER

Ülke genelinde yaşanan kuraklık nedeniyle, geride kalan yaz aylarında ürününü sulamada büyük sıkıntı yaşayan, Türkiye’nin çeltik ambarı Edirne’deki üretici, dönüşümlü sulamayla sezonu kurtardı.

Özellikle son 2 yıldır yaşanan kuraklıkla birlikte, Edirne’de ürününü suyla buluşturmakta zorlanan çeltik üreticisi, dönüşümlü sulamayla ayakta kaldı. Özellikle Tunca Nehri’nden sulanan tarlalarda üretici, dönüşümlü sulama yaparak ürününü hayatta tuttu. Kentte hasadı devam eden çeltik sezonunu değerlendiren Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, üreticinin gelecek yıl aynı korkulu rüyayı yaşamaması için geçtiğimiz yıl Ağustos ayında yapımına başlanan Çömlekköy Barajı’nın bitmesinin önemine vurgu yaptı.

Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı

‘ÇÖMLEKKÖY’ÜN ACİLEN BİTMESİ LAZIM’

Barajın 56 bin 500 dekar araziyi suyla buluşturacağına vurgu yapan Arabacı, “Çömlekköy barajının acilen bitmesi lazım ki üretici bir sonraki sezon rahatlıkla ürününü suyla buluştursun. Aynı korkulu rüyayı görmemek için bu çok önemli. Sonuçta bu baraj 56 bin 500 dekar araziyi suyla buluşturacak. Tunca Nehri’nden sulanan bu arazilerin gelecek yıl bu sıkıntıyı yaşamaması çok önemli” diye konuştu.

‘BAKANLIK PİYASAYI İZLİYOR’

Devam eden hasat döneminde çeltik fiyatlarına da değinen Arabacı, “Aslında şu anda serbest piyasadaki fiyatlar çok yüksek değil ama çok düşük de sayılmaz. Yani orta seviyede diyebilirim. Bu nedenle bakanlığımız henüz bir fiyat açıklaması yapmadı. Edindiğimiz bilgilere göre bakanlık piyasayı yakından izliyor. Eğer mevcut fiyatlar daha da aşağıya doğru giderse, bakanlığımızın gerekli açıklamayı yapacağını düşünüyorum” dedi.

‘HASADIN YÜZDE 25’LİK KISMI YAPILDI’

Hasat döneminin henüz başında olduklarını dile getiren Arabacı, “Şu an hasadın yaklaşık yüzde 20 ila 25’lik kısmı yapıldı. Yani henüz büyük bir bölümü duruyor. Bundan sonraki süreçte piyasadaki alım fiyatlarının nasıl şekilleneceğini hem biz hem de bakanlığımız takip ediyoruz. Eğer piyasa mevcut seviyesinden daha da kötüye giderse, biz de doğal olarak bakanlıktan bir fiyat açıklaması beklentisi içinde olacağız. İnşallah böyle bir durumda bakanlığımız gerekli adımı atacaktır diye umut ediyorum” ifadelerini kullandı.

‘İKİ YILDIR SULAMADA SIKINTI YAŞANIYOR’

Bu yıl valilik koordinasyonunda yürütülen dönüşümlü sulama sisteminin üretimi rahatlatan bir çözüm olduğunu dile getiren Arabacı, “Biliyorsunuz, son iki yıldır çeltik sulamasıyla ilgili ciddi sıkıntılar yaşadık. Dönüşümlü sulama sistemine geçmek zorunda kaldık. Buna rağmen bu yılı çok şükür iyi atlattık ve hasat dönemine geldik. Geçen yıl tablo biraz daha olumsuzdu. Bu yıl ise üreticilerimizden aldığımız bilgilere göre verimler geçen yıla kıyasla bir miktar daha iyi görünüyor” şeklinde konuştu.

‘VERİMLER ARASI FARKLILIKLAR VAR’

Çeltik veriminin araziden araziye göre değiştiğini aktaran Arabacı, “Tabii her arazide verim aynı değil. Bugün 300, 400 kilogram biçen üreticilerimiz de var, 900 kilogram alanlar da var. Burada önemli olan genel ortalama. Çünkü biz maliyet hesaplarını her zaman 700 kilogram üzerinden yaparız. 700 kilogramın altına düşüldüğünde üretici maliyeti karşılayamaz, zarar eder. Dolayısıyla bir tarladan 300 kilo almış olabilirsiniz ama başka bir tarladan 900 kilo alırsınız; önemli olan sezon sonunda ortaya çıkacak genel ortalamadır” diye konuştu.

“GEÇEN YILA GÖRE DAHA UMUT VERİCİ BİR SEZON”

Hasat sürecinin henüz başında olduklarını belirten Arabacı, verimin geçtiğimiz yıla göre bir miktar daha iyi olduğunu söyleyerek, “Şu anda bu konuda net bir şey söylemek için erken. Henüz hasadın üçte biri, bilemediniz dörtte biri tamamlandı. Hasat tamamen bittikten sonra daha net konuşabileceğiz. Ancak şimdilik, geçen seneye göre bir tık daha iyi bir tablo olduğunu söyleyebilirim. İnşallah sezon sonuna kadar bu şekilde devam eder ve üreticilerimiz emeğinin, masrafının karşılığını alır. Ben bu yılın, üreticiler açısından geçen yıla göre daha umut verici olacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Ayçiçeğinde daralma!

Olgay GÜLER

Kurak geçen yaz mevsiminin ardından son 5 günde metrekareye 70 ile 100 kilogram arasında yağış alan Edirne’de üretici, buğday ekmek için hazırlıklarına başlarken, verim kaybı yaşadığı ayçiçeğindeyse halen açıklanmayan kuraklık desteğini dört gözle bekliyor.

Edirne’de, geçtiğimiz Cuma gününden başlayarak aralıklarla etkisini gösteren yağmur, dün kenti terk etti. Geride kalan süreçte merkez ve köylere metrekareye ortalama 70 ile 100 kilogram arasında yağış düştüğü kentte, buğday ekimine hazırlanan üreticinin de umutları filizlendi. Geçtiğimiz yıl kuru toprağa buğday eken üretici, yağmurların devam etmesi için bir yandan hava durumunu takip ederken, verim kaybı yaşadığı ayçiçeğindeyse halen açıklanmayan kuraklık desteğini dört gözle bekliyor.

‘SON YAĞIŞLAR ÜRETİCİLERİ SEVİNDİRDİ’

Son yağışları değerlendiren Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, uzun zamandan beri yaşanan kuraklığın ardından düşen yağışın önemine değinerek, “Biliyorsunuz uzun zamandan beri kurak bir iklim yaşıyoruz bölgemizde. Özellikle iki yıldır daha da ciddi bir şekilde hissedilir hale geldi kuraklık. Kış dönemlerinde yağışlar aldık, ürünün çıkışı gelişimi açısından güzel gitti ama sonrasında ilkbahar ve son hasat dönemine yakın dönemlerde de ciddi kuraklık ve ürünlerimizde ciddi verim kayıpları yaşadık. Geçtiğimiz yıllara baktığımızda da bu buğday ekilişi olsun, kanola ekilişi olsun, bunlar genelde kurağa ekildi ve ardından yağışlar geldi. Ama çok şükür bu yıl Ekim ayının daha henüz başındayken şu bir hafta içerisinde belli aralıklarla çok güzel yağış aldık. Aşağı yukarı metrekareye 70 ile 100 kilogram arası yağış aldık. O da üreticilerimiz açısından bizleri sevindirdi. Birçok üreticimiz kanolasını ekti. Yani aşağı yukarı yüzde 80 ekilişler tamamlandı. Onların kesinlikle rahat bir şekilde çıkış yapmasını sağlayacak. Buğday yeri hazırlıkları açısından rahat bir işçilik olacak. Yani bugün tarlasını sürmek isteyen rahat sürebilecek, her hazırlığını tavlı ve düzgün bir şekilde rahatlıkla yapabilecek. Tabii bunun akabinde de ekilişini yapacak” dedi.

‘YAĞIŞLAR ÜRÜNÜN GELİŞİMİ İÇİN YETERLİ DEĞİL’

İklim değişikliği nedeniyle buğday ekim mevsiminin Kasım ayına kaydığını anlatan Arabacı, “Yani ekilişlerimiz genelde biliyorsunuz ki iklim değişikliği artık bölgemizi ciddi anlamda hissedildiği için ekim sonu ya da kasım başı gibi yapılmaya başlandı. Çünkü erken dönemde ektiğimizde Ocak ayında bile çok ılıman havalar oluyor. O yüzden buğday erken kaleme kalkıyor ve sonrasında geç tohumlar olduğunda da zararını görüyor. O yüzden ekilişlerimizi genelde kasım ayına sarkıtmaya bakıyoruz. Çok kurak iki yıl geçirdik. Yani toprak şu an tamamen aç. Bu yağış evet şu an yer hazırlığı ve ekiliş açısından bizi rahatlattı. Ama bu yeterli mi? Tabii ki yeterli değil. Bizim şimdi bu hazırlık döneminde toprağı karıştıracağız. Alaca tav dediğimiz ortam oluşacak. Ektikten sonra da ya da bu ekiliş öncesi tekrar bir yağış da olabilir, ara ara yağışlar alırsak bizim ürünümüzün hem ekilişi hem çıkış ve çıkış sonrası gelişimi açısından bunlar çok önem arz ediyor. O yüzden de bundan sonraki süreçte de artık kış dönemine yavaş yavaş girmeye başlıyoruz. Bu süreçte de belli aralıklarla yağış alırsak yani istenilen yağışlar olursa toprak, taban suyu yeterli suyu alırsa inşallah önümüzdeki yıl da iyi bir yıl olur diye düşünüyorum” diye konuştu.

‘TRAKYA BİRLİK ÜRETİCİLERİN YANINDA OLDUĞUNU GÖSTERDİ’

Ayçiçeğinde Trakya Birlik tarafından açıklanan kesin alım fiyatını olumlu bulan Arabacı, “Yani biliyorsunuz ayçiçeğinde çok dedikodular olmuştu baştan. Üreticimiz açısından da gerçekten düşük rakamlar açıklanmıştı. O süreçte hatta ben yaptığım yorumlarda da bu zaten kuraklık var, bir de fiyat kötü. Gerçekten üreticimiz tarlasından yaptığı maliyeti dahi karşılamayacak bir tablo vardı. Tabii şöyle bir de durum var; bugün fiyatlara 40 yağ, 35 TL bile açıklansa üreticimiz yine kar edemeyecek bu yıl. Yani bu kesin. Neden? Kuraklık var bölgemizde. Ama bizim en başından beri savunduğumuz, bugün 40 yağ fiyatları 33-35 TL bandında olması gerekiyor demiştik en başında. En azından oralarda olması gerekiyor. Trakya Birliğin açıkladığı fiyatı o zaman eleştirdik. Düşük kaldı ama bu avans fiyattı. Aşağı yukarı Ayçiçek hasadı bitti. Çok nadir ova dediğimiz sulanabilir bölgelerde hasat edecek ürün var ama onlarda çok az kaldı. O yüzden de Trakya Birlik zaten alımını kapadı ve son net alım fiyatını açıkladı. Tabii son zamanlarda bu Trakya Birlik açıkladıktan sonra piyasalar belli bir seviyeye yükselmişti. Yani 40 yağ 32 lira bandına çıkmıştı. Trakya Birlik 44 yağ 28 lirada kalmıştı. Bu çok düşüktü. Üreticilerimiz o dönemde biraz tabii ki zarar ettiği için sitemde bulundu ama şu an açıkladığı fiyatla birlikte gerçekten beklentinin üzerinde bir fiyat açıkladı Trakya Birlik. Yani ben bu konuda Trakya Birlik’e açıkladıkları fiyattan dolayı üreticilerin yanında olduğunu gösterdikleri için teşekkür etmek istiyorum” şeklinde konuştu.

‘ÜRETİCİ AYÇİÇEĞİ EKİLİŞLERİNİ YÜZDE 50 AZALTTI’

Yaşanan kuraklıktan en çok etkilenen ayçiçeğinde, mutlaka kuraklık desteği verilmesi gerektiğinin altını çizen ve üreticilerin şimdiden önümüzdeki yıl ekilişlerde yüzde 50 oranında azalışa gittiğini söyleyen Arabacı, “Üreticilerimiz açısından bu fiyatlarla kar elde etmek, sürdürebilirliği yapmak mümkün mü? Tabii ki değil. Biz bununla birlikte hep en başından beri söylüyorum. Yani bakanlığımızın bu yıl ne olursa olsun kuraklık desteği vermesi şart. Bakın şu an üreticilerimizle konuşuyorum, baktığımızda yüzde 50, yüzde 70 ayçiçeği ekilişini azaltan üreticilerimiz var. Şu ana kadar bakanlığımız bir kuraklık desteği açıklamış olsaydı bu ekiliş bence bu kadar düşmezdi. Yani ‘devletimiz arkamızda’ deyip üreticilerimiz en azından ekmeye devam edecekti. Yani biz aşağı yukarı yüzde 50 dışa bağımlıyız ayçiçeğinde. O yüzden bakanlığımızın açıklayacağı destek çok önemli” ifadelerini kullandı.

‘KURAKLIK DESTEĞİ ŞART’

Arabacı, 2026 yılında ayçiçeği ekilişlerinin düşeceğine dikkat çekerek, “Bu önümüzdeki 2026 yılında ayçiçek ekilişleri düşecektir. Bu çok net gözüküyor ama bundan sonraki süreçlerde bunun tekrar toparlamamız için yani kesinlikle kuraklık desteği şart. İnşallah bakanlığımız bir an önce bu desteği açıklar. Yoksa bugün serbest piyasanın aldığı fiyatlar ya da Trakya Birliği’nin aldığı fiyatlar bu kuraklıkla üreticilerimizin kar elde etmesi imkansız diyebiliriz bu şartlarda. Bazı bölgelerde 100 kilogramın üzerine çıkan yerler var ama bazı yerde de 20, 30, 40 kilogram biçen bölgelerimiz var. O yüzden genele baktığımızda ortalamamız düşük. Yani iyi biçen üreticilerimiz de masrafı anca karşıladı. Bu yıl kar edemedi. Ama kötü olanlar tamamen zarar. O yüzden kuraklık desteği çok önem arz ediyor” dedi.