Kategori arşivi: Ekonomi

Ayçiçeği ön alım fiyatı 20 lira

Trakya Birlik Yönetim Kurulu, tüm gelişme ve düzenlemelerin ışığında ülkemizdeki mevcut gümrük rejimi uygulamaları, dünya rekoltesi ve beklenen fiyat seviyeleri, döviz kurlarının olası seyri, finansman maliyetleri gibi fiyatlamaya tesir eden tüm parametrelerin değerlendirilerek oluşan piyasa koşulları çerçevesinde 2024/2025 sezonunda uluslararası sözleşme oranı olan % 44 yağ oranlı ayçiçeği ürünü için Ön Alım fiyatının 20.000 TL/Ton olarak belirlenmesinin karar altına alındığını duyurdu.
Trakya Birlik Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, gıda arz güvenliği açısından stratejik öneme sahip yağlı tohumlar ve bitkisel yağların üretiminde ülke yeterliliğinin sağlanmasının günümüz dünya jeopolitiği karşısında kritik bir öneme sahip bulunduğuna dikkat çekilerek şunlara yer verildi:
“Bu hedef çerçevesinde tarladan sofralarımıza uzanan tüm değer zincirinin; öncelikleri belirlenmiş, arz güvenliğinin yanında fiyat istikrarının da sağlanacağı etki analizlerinin yapılarak iktisadi temellere oturtulmuş sağlıklı bir piyasa düzeninin tesis edilmesi büyük önem arz etmektedir.
Son iki sezonda üreticilerimiz için sürdürülebilir ürün fiyat seviyesinin tesis edilerek tüm üretim havzaların da homojen olarak uygulanmasını sağlayacak piyasa dinamikleri, değişik saiklerle tesis edilememiştir. Bu gelişmelerin ışığında içinde bulunduğumuz 2024/2025 üretim sezonu yağlık ayçiçeği rekoltesinin üretim alanlarındaki azalışa ek olarak olumsuz iklim koşullarının da etkisiyle %50 yeterlilik oranının altında gerçekleşeceği görülmektedir.
Bu itibarla, 2024/2025 yağlık ayçiçeği üretim sezonu çiftçilerimiz için sürdürülebilir gelirin tesis edilerek yeniden üretim artış ivmesinin kazanılması anlamında belirleyici sezon olma özelliğini taşımaktadır. Tüm bu ihtiyaç ve gerekliliklerin ışığında, Ticaret ve Tarım Bakanlıklarımızın önderliğinde, üretici örgütleri ve sektör paydaşlarının eşgüdümüyle Ülke yağlı tohumlar üretim politikasında yeni bir dönemin eşiğine gelinmiştir. Bu eşiğin devamında planlı üretim ve sözleşmeli ekim yöntemlerinin de desteğiyle ülkemiz için kendi kendine yeterlilik seviyesi hedeflenmektedir.
Bu hedef doğrultusunda, Bakanlığımız tarafından yağlık ayçiçeği ithalatında uygulanan gümrük vergisi oranları üreticilerimiz için sürdürülebilir fiyatın sağlanarak sektörel öngörülebilirliğin tesisi için DTÖ kapsamında belirlenmiş azami oranlara yükseltilmiştir. Buna ek olarak yüksek finans maliyetleri etkisiyle üretici fiyatlarına kısıtlı tesir eden gümrük vergisi katkısının yine üretici lehine daha yüksek oranda tesir etmesi amacıyla, 06.08.2024 tarih 32624 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “ Tarife Kontenjanı Uygulaması”na ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı yürürlüğe girmiştir.
Devletimiz tarafından yürürlüğe konulan bu iki temel ve esaslı uygulama, hâlihazırda hasadı başlayan tüm üretim havzalarında ürün fiyatlarının çiftçi lehine toparlanmasını sağlayarak yine tüm üretim havzalarında homojene yakın sağlıklı fiyat oluşumunun da tesis edilmesini sağlamıştır. Uygulanmakta olan gümrük vergisi oranları sektör paydaşlarınca da desteklendiği üzere öngörülebilirliğin sağlanması, tarladan sofraya uzanan değer zincirinde yurt içi yeterliliğin sağlanması, fiyat istikrarı ve arz güvenliği gibi ana konularda çok önemli kazanımları beraberinde getirecektir.
Çiftçilerimizce 2024 yılında üretimi gerçekleştirilen yağlık ayçiçeği üretimine ilişkin Devletimizce açıklanacak fark ödemesi ve alan bazlı desteklerin de etkisiyle üreticilerimizin sürdürülebilir gelir seviyesine erişmesinde önemli bir noktaya ulaşılacaktır.
Tüm bu gelişme ve düzenlemelerin ışığında Ülkemizdeki mevcut gümrük rejimi uygulamaları, dünya rekoltesi ve beklenen fiyat seviyeleri, döviz kurlarının olası seyri, finansman maliyetleri gibi fiyatlamaya tesir eden tüm parametreler Birliğimizce değerlendirilerek oluşan piyasa koşulları çerçevesinde 2024/2025 sezonunda üretici ortaklarımıza uluslararası sözleşme oranı olan % 44 yağ oranlı ayçiçeği ürünü için Ön Alım fiyatının 20.000 TL/Ton olarak belirlenmesi karar altına alınmıştır. Bu çerçeve de ürün fiyatlarında istikrarlı bir seviyenin oluşması desteklenmektedir. Ham yağ oranına göre yapılan alımlarda % 44 yağ oranlı baz fiyata göre % 1,5 oranında çarpan kullanılarak üretici ortaklarımızın teslim ettiği ürünlerin fiyatı hesaplanacaktır.
Yıllara göre değişiklik göstermekle beraber ülkemizde üretilen yağlık ayçiçeği ürününün % 20-30’u, faaliyet bölgesindeki ürünün ise %40-50 oranındaki bölümü Birliğimizce mübayaa edilmektedir. Ağustos ayının ortası ile başlayan hasat günden güne yoğunlaşmakta olup ülke hasadının çok büyük oranda Eylül ayının sonlarında tamamlanması beklenmektedir. Birliğimize bağlı 48 kooperatifimize ait 109 alım merkezi ve iki fabrikamızda bugüne kadar toplam 16.766 ton ayçiçeği mübayaası gerçekleştirilmiştir. Birliğimiz tarafından 2024/2025 üretim sezonunda üretici ortaklarından mübayaa edilecek ürün bedeli ödemeleri teslimat tarihlerine göre belirlenecek ödeme programı çerçevesinde bağlı kooperatiflerimiz vasıtasıyla gerçekleştirilecektir.
Gelinen bu noktada tarladan sofraya uzanan değer zincirinde sağlıklı fiyat dinamiklerinin tesis edilerek yerli ve milli imkanlar ile ülke yeterliliğinin sağlanması hedefine yönelik politika ve uygulamaların tesis edilmesi hususunda başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Ticaret Bakanımız Sayın Prof. Dr. Ömer Bolat ile Tarım ve Orman Bakanımız Sayın İbrahim Yumaklı’ya, Ticaret Bakan Yardımcımız Sn. Mustafa Tuzcu ile Tarım ve Orman Bakan Yardımcımız Sayın Dr. Ahmet Bağcı’ya, süreç boyunca çaba ve desteklerini yakından hissettiğimiz Tekirdağ Millet Vekilimiz Sn. Gökhan Diktaş ile yakın ilgi ve destek gösteren Bölge Millet Vekillerimize, Ticaret Bakanlığımız İthalat Genel Müdürlüğü ile Tarım Bakanlığımız Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü ve Tarım Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı’nın kıymetli Bürokratlarına teşekkür ve şükranlarımızı sunar, 2024/2025 tarımsal üretim sezonunun ülkemiz, milletimiz, üretimine durmaksızın devam eden Milletin efendisi cefakâr ortak üreticilerimiz ve tüm çiftçilerimize hayırlı ve bereketli olmasını dileriz.”

‘Kiralama yerine destek verin’

Olgay GÜLER
Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren, 2 yıl üst üste ekilmeyen tarım arazilerinin tarımsal amaçlı kiraya verilmesini içeren yönetmeliği eleştiren Edirne Ziraat Odası önceki dönem meclis başkanlarından, üretici Erdal Akgün, “Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir uygulama olmamıştır, olamaz. Böyle yapılacağına, tarlasını ekemeyecek duruma gelmiş çiftçiye destek verilmeli” dedi.
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren yönetmelikle, 2 yıl üst üste ekilmeyen tarım arazilerinin tarımsal amaçlı kiraya verilmesinin önü açıldı. Bakanlık eliyle kiraya verilecek arazilerin çiftçinin elinden alınmak yerine, ekilebilmesi için desteklenmesi gerektiğini söyleyen Edirne Ziraat Odası önceki dönem meclis başkanlarından, üretici Erdal Akgün, yönetmeliği eleştirdi.


‘DÜNYANIN HİÇBİR YERİNDE BÖYLE BİR UYGULAMA YOK’
Uygulamanın hiç düşünülmeden yapılmış bir uygulama olduğunu belirten Akgün; “Bunu hiç düşünmeden yapılmış bir uygulama olarak görüyorum. AKP iktidarı, sen bu milleti tarlasını ekemeyecek duruma düşürdüysen oturup düşün. Tarlayı milletin elinden alıp başkasına verecek. Bu, son derece faşizan bir uygulamadır. Ne komünist ülkelerde, ne de dini esaslara göre yönetilen ülkelerde olur. AKP iktidarı, kendi kendine açık veriyor. Demek ki insanları tarlasını ekemeyecek duruma getirmişler, ‘Senin elinden alıp başkasına veririm’ diyor. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir uygulama olmamıştır, olamaz. Böyle yapacağına, tarlasını ekemeyecek duruma gelmiş çiftçiye destek versin. Devlet gibi davran. Biz, devlet gibi davranan iktidar istiyoruz. Biz, Süleyman Demirel’in, Bülent Ecevit’in iktidarını istiyoruz. Ama tarımı bu kadar zor duruma soktular. Tarım, hayvancılık bitiyor. Onlar saçma sapan uygulama peşinde koşuyorlar. Dünyanın neresinde böyle bir uygulama olmuş? Ayıptır, yazıktır, günahtır” dedi.


‘GÜZEL ÖRNEKLERİ VAR’
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile Tunceli Belediye Başkanı Mehmet Fatih Maçoğlu’nun uygulamalarını örnek gösteren Akgün; “Ankara’da Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş bunu çok güzel uyguladı. Milletin ekemediği tarım arazilerini aldı; nohut, mercimek, fasulye ekti. Bunlar da o bölge insanına ucuz mamul olarak geri döndü. Tunceli eski Belediye Başkanı da aynı uygulamaları yapmıştı. İnşallah onları örnek alırlar. Bizi tarlamızı ekebilecek duruma getirsinler” sözlerine yer verdi.

1 kg. çeltik maliyeti 30,05 lira


Türkiye’nin çeltik ambarı Edirne’de aşırı kuraklık nedeniyle çeltik hasadına geri sayım süreci endişe ile devam ederken, ürünün il genelinde en yaygın biçimde gerçekleştirildiği İpsala ilçesindeki Ziraat Odası, Ticaret Borsası ve Sulama Birlikleri bir araya gelerek hazırladıkları 2024 yılı maliyet raporunda girdileri tek tek sıralayıp ortaya çıkan rakamı kamuoyu ile paylaştı.
İpsala Ticaret Borsası Başkanı Necmi Sezer, İpsala Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Darcan V., Karasaz Sulama Kooperatifi Başkanı Alaettin Kaya, Genç İş Adamları Derneği Başkanı Hasan Yavaş, Çeltik Üreticileri Birliği Başkanı Hüseyin Bakan ve Y.Karpuzlu Sulama Koop.Başkanı Serdar Atalay tarafından hazırlanan 2024 Çeltik Maliyet Raporu’na göre, 1 dekara ortalama verimin 700 Kg olması halinde 1 Kg çeltik maliyeti 30,05 TL’ye geliyor.

Söz konusu maliyet raporu aynen şöyle::
1) Çeltik ruhsatiye bedeli: 35 TL
2) Kira bedeli: 8000 TL ( Ipsala Belediyesi Ort.Fiyatı:6050 TL)
3) Mazot bedeli (sürüm, kanal açma, tesviye, temizleme ): 1000 TL
4) Gübre bedeli : 1000 TL
5) Toprak iyileştirme ve ıslah için organik madde takviyeleri: 400 TL (kükürt, leonardit vb.)
6) Tohum bedeli : 1100 TL
7) Zirai mücadele ve mücadele işçiliği: 2500 TL (yabancı ot mücadelesi ilaçları, mantar ilaçları ve İşçilikleri)
8) Su bedeli: 1500 TL
9) İşçilik bedeli ve iaşe bedeli : 1300 TL (usta, şoför, aşçı, yövmiye bedeli )
10) Tarsim Sigorta Bedeli : 300 TL
11) Finansman Giderleri : 500 TL
12) Amortisman Bakım Onarım Gideri: 1000 TL
13) Hasat: 1800 TL (biçim, kurutma, nakliye)
14) Depolama: 600 TL
1 Da. Çeltik Maliyeti Toplamı: 21,035 TL
Ortalama 1 Da. Verim: 700 Kg
1 Kg Çeltik Maliyeti : 30,05 TL

Üç günde garson eğitimi

Edirne Ticaret ve Sanayi Odası’nın (ETSO) Trakya Kalkınma Ajansı destekleri ile yürütülen GastroAkademi Eğitim Mutfağı” kapsamında düzenlenen üç gün süreli ‘Hızlandırılmış Servis Elemanı Eğitimi’ tamamlandı.
ETSO’dan yapılan açıklamada, Eylül ayında ikinci modülü açılacak istihdam garantili Aşçı Yardımcılığı Eğitim Programı için başvuruların hala devam ettiği belirtilerek şöyle denildi:
“Edirne Ticaret ve Sanayi Odası çatısı altında faaliyet gösteren, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın 2022 SOGEP programı çerçevesinde Trakya Kalkınma Ajansı destekleriyle yürütülen GastroAkademi ile Gelecek Mutfakta projesi, gastronomi sektörünün kalitesini artırmak adına önemli bir adım attı.


Bu kapsamda ETSO’da yer alan GastroAkademi Eğitim Mutfağı’nda Edirne’deki çeşitli restoran ve otel işletmelerinde görevli garson ve servis elemanlarına yönelik düzenlenen, deneyimli eğitmenler tarafından gerçekleştirilen ve üç gün süren “Hızlandırılmış Servis Elemanı Eğitimi” başarıyla tamamlandı.
Sektördeki güncel uygulamalar ve servis standartları üzerine yoğunlaşılan programda, teorik bilgilerin yanı sıra uygulamalı eğitimlerle de desteklenen katılımcılar, kazanımlarını pratiğe dökme fırsatı buldular.
Eğitimi ziyaret eden ve yerinde gözlemleyen Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyeleri de katılımcılarla birebir sohbet ederek, sektörde yaşanan sorunlar ve beklentiler hakkında istişarelerde bulundular.
Sektördeki nitelikli eleman açığını çeşitli eğitimlerle kapatmayı ve tüketiciyi yüksek kaliteli hizmetle memnun etmeyi amaçladıklarını dile getiren Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Irmak, Eylül ayında ikinci modülü açılacak istihdam garantili Aşçı Yardımcılığı Eğitim Programı için başvuruların da hala devam ettiğinin altını çizdi.”

TPAO Enez’de doğal gaz arayacak


Türkiye Petrolleri A.O., Edirne’nin Enez ilçesinde açacağı Enez-1 sondaj kuyusu ile doğal gaz arayacak.
Enerji Günlüğü.Net’teki habere göre, Edirne’nin Enez ilçesinde doğal gaz aranacak. Bu kapsamda TPAO, Enez-1 adlı sondaj kuyusu açacak.

Türkiye Petrolleri A.O. (TPAO) Trakya Bölge Müdürlüğü tarafından Edirne İli AR/TPO/K/G16-D nolu ruhsat alanında Enez İlçesi, Sultaniçe Köyü sınırları içerisinde kalan bir noktada doğalgaz arama ve çıkarma faaliyeti planlanıyor. Projenin değeri yaklaşık 3,5 milyon lira olarak tahmin ediliyor. Proje kapsamında yaklaşık 21 bin metrekarelik alan içerisinde açılacak olan Enez-1 adlı sondaj kuyusu vasıtası ile doğal gaz aranacak. Kuyu sondajında 1250 metre derinliğe kadar inilecek. Sondaj noktalarında çatlatma metodu uygulanmayacak. Alanda doğalgazın bulunması halinde çıkarma çalışmaları yürütülecek.

Sondaj öncesi yapılan çalışmalar ışığında kuyudan günlük maksimum 100.000- 150.000 m3 üretim yapılabileceği tahmin ediliyor.

Trakya Birlik ayçiçeği fiyatını açıkladı

Olgay GÜLER
Trakya Yağlı Tohumlar Satış Kooperatifleri Birliği (Trakya Birlik), yüzde 44 yağ oranlı ayçiçeği için ön alım fiyatını ton başına 20 bin TL olarak açıkladı.
Ülke genelinde hasadı başlayan ayçiçeğinde, Trakyalı üreticinin beklediği haber bugün geldi. Trakya Birlik, ayçiçeğinde ön alım fiyatını açıkladı.

Kooperatif ortaklarına gönderilen mesajda, yüzde 44 yağlı ayçiçeği için ön alım fiyatının 20 bin TL olarak belirlendiği duyuruldu. Mesjada, “Birliğimiz ön alım fiyatı %44 ham yağlı ayçiçeği için 20.000 TL/Ton olarak belirlemiştir. Tüm ortaklarımıza hayırlı olmasını dileriz” denildi.

‘Bıçak kemiği zorluyor’


CHP 27. Dönem Edirne Milletvekili Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu, “Üretimi ve üreticiyi yok saymak demek ülkenin geleceğini düşünmemek anlamına gelir ki bu kabul edilemez” dedi.
Son günlerde artan çiftçi eylemlerini TV5 canlı yayınında Abdülhalim Meşe’ye konuk olduğu programda değerlendiren Gaytancıoğlu, “O kadar çok sorun var ki saymak saatler alır” derken şunlara yer verdi:
Eğer üretici bir ülke olsaydık yılda 3-4 milyar dolar sadece buğday üreterek para kazanacaktık biz. Ama biz ne yaptık? Buğday ithalat faturamız 3-4 milyarlara çıktı. Yani kendi çiftçimize vermedik,başka ülkelerin çiftçilerine verdik. Bu halen böyle devam ediyor.
“Şimdi hayvancılık zorda deniyor. Akıllarına hayvan ithal edelim geliyor. Yani angutları Uruguay’dan, Arjantin’den gemiye bindiriyorlar. 25-26 gün gemide yolculuk ediyorlar sonunda Türkiye’ye geliyor. Burada vapurdan, gemiden indiriyorlar 1,2 milyar dolar para veriliyor. Ya hiç akıllarına süt inekçiliğini desteklemek bunun yavruları erkek olursa besleyelim, dişi olursa sütünü alalım niye böyle bir politika uygulanmıyor da 1,2 milyar dolar sadece hayvancılıkta et için veriliyor da kıyma fiyatı düşmüyor.
Üç ay önce üreticimiz Kurban Bayramı civarı, öncesi 430 liraya bir karkası satabiliyorken uş an 320 lira. Yani üreticinin besicinin aldığı para düşüyor ama kasapta markette kıyma fiyatı düşmüyor. Yine süt fiyatı 16,5 liralara kadar çıktı, 1 lira düşürdüler süt sanayicileri. Şu anda. 15 liralara geriledi. Hatta birçok yerde 12 lira. 9 liralara kadar geriledi. Yani talep yok.
Siz emekliye zam vermezseniz, işçiye zam vermezseniz, memure zam vermezseniz, piyasaları sıkarsanız talep olmazsa, tüketim olmazsa hem süte talep yok ama peynir fiyatı düşmüyor. Bir kalıp peynir 300 lira. Bir kilo peynir 400-500 liralara geldi. Et fiyatları ile yarışıyor. Türkiye’de artık hayvancılık can çekişiyor. Süt inekleri kesime gitti. Bakın 3 milyona yakın süt ineğimizi kestik son 3yılda. Bunun Türkiye hayvancılığına yakın gelecekte çok büyük zararları olacak. Bu 3 milyon hayvanın doğum yaptığını, yarısının erkek, yarısının dişi olacağını farz sayarsak Türkiye’de hayvancılıkta hiçbir problem olmaması gerekir. Hayvancılıkta ciddi problemler var. Şeker pancarında mısıra dönüş oldu. Burada hatalar var. Mısır üretimimiz yetmiyor. Buna rağmen ithalat yapıyoruz GDO’lu mısırları üretiyoruz.
O kadar çok sorunlar var ki bunları saymak saatler sürer Buğday bizim temel gıda maddemiz Buğdayda maalesef dışa bağımlı hale getirildik. Niye un satıyoruz diye. Biz kendi topraklarımızda kendi çiftçimizi destekleyerek buğdayı üretip de yine başka ülkelere un satabiliriz. O zaman ne olur kendi çiftçimiz köyünde kalır, üretir. Toprak Mahsülleri Ofisi, tüccar onu alır un fabrikalarına gönderirler biz katma değeri daha yüksek para kazanmış oluruz. Biz şunu yapıyoruz 3 milyar doları parayı Rusya ve Ukrayna’ya veriyoruz. Ki bunlar savaşıyor. Bunlardan satın alıyoruz. Sonra satıp 1,5 milyar dolarlık un ihracı yaptık diye övünüyoruz. Burada iktidar yanlıları para kazanıyor.Hayvan ithalatında iktidar yanlıları para kazanıyor Türkiye’de şeker pancarından üretme biz mısırdan şeker elde ederiz diyen lobi kazanıyor Meyve sebze üretiminde artık gerilemeye başladık
Petrolden sonra en fazla döviz ödediğimiz ki bugünlerde hasat ediliyor ayçiçeğinde 2 milyon 300 bin tonu yakalamış iken bu sene 1milyon tonlar civarında yani yüzde 50 üretim düşüşü var. Yani çiftçi niçin sokağa çıkmasın ki? Çiftçi artık eskiden miting yapalım derdik bu kadar istekli olmazlardı ama artık bıçak kemiğe dayandı. Hatta bıçak kemiği zorlamaya başladı Üreticiler 3 liralık sözleşme yaptıkları domates sanayicileri 1,5 lira fiyat verince artık çılgına dönüyorlar tabie. Çünkü borçları var.”

‘Enflasyon Muhasebesi işletmeleri zorluyor’

Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Irmak, 2024 yılı itibariyle Türkiye’de devreye giren enflasyon muhasebesi uygulamasının işletmeleri zorladığını söyledi.
ETSO Başkanı Irmak, Enflasyon Muhasebesi Uygulaması hakkında açıklamalarda bulundu. Yeni muhasebe uygulamasının, işletmelerin mali tablolarında enflasyonun etkilerini düzeltmeye yönelik düzenlemeler getirse de beraberinde ek vergi yükleri ile vergilendirme sıkıntılarını da getireceğini ve iş dünyasını olumsuz etkileyeceğini dile getiren Irmak, enflasyon muhase-besinin getirdiği en büyük sorunun da ilave vergi yükleri olduğunun altını çizdi.
Irmak açıklamasında, bu durumun özellikle düşük kârlılığa sahip olan küçük ve orta ölçekli işletmeler için büyük bir finansal yük oluşturarak işletmelerin nakit akışlarını olumsuz etkileyeceğini, ayrıca vergi yüklerinin artışının, işletmelerin mali planlamalarını ve bütçeleme süreçlerini daha da karmaşıklaştırarak operasyonel verimliliği düşüreceğini söyledi.
Enflasyon muhasebesinin bir diğer önemli dezavantajının ise yeni yatırımlara engel teşkil edebileceğini öngören Irmak, yatırım kararlarının, artan mali yükler ve finansal belirsizlikler nedeniyle ertelenerek veya iptal edilerek, ekonomik büyümeyi ve sektörel gelişmeyi olumsuz yönde etkileyebileceğini belirtti. Bu durumun ise uzun vadede rekabet gücünü zayıflatarak sektördeki genel yenilikçi yaklaşımı sınırlayabileceğini vurguladı.
Edirne Ticaret ve Sanayi Odası olarak üyelerinden gelen talepler doğrultusunda bu konuyu gündeme aldıklarını belirten Sezai Irmak, enflasyon muhasebesi konusunda devlet büyüklerinin gerekli düzenlemeleri ivedilikle yapacaklarına dair şüphesinin olmadığını dile getirerek sözlerini noktaladı.

İşlenmeyen tarım arazisine kira yolu!

Olgay GÜLER
Edirne Tarım ve Orman İl Müdürlüğü sosyal medyada yaptığı paylaşımla, Resmi Gazete ‘de yayınlanan yönetmelik ile yürürlüğe giren gerekçelerle üst üste iki yıl süreyle işlenmeyen tarım arazilerinin, ekonomiye kazandırılması için bakanlık eliyle kiralanacağını duyurdu.
Resmi Gazete’de yayınlanan yönetmelikle Tarım ve Orman Bakanlığı, artık farklı gerekçelerle üst üste iki yıl süreyle işlenmeyen tarım arazilerinin, kiraya verileceği açıklandı. Söz konusu gelişmeyi sosyal medya hesabından duyuran Edirne Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, işlenmeyen arazilerin tarımsal üretim amaçlı kullanılabileceğini belirtti.


Paylaşımda, Tarım arazilerinin kira bedellerinin arazi maliklerine ödenmesi koşuluyla Bakanlık eliyle tarımsa üretim amaçlı kiralanmasının sağlanacağı belirtildi. Paylaşımda, “Kiralama çalışmaları kapsamında 2024 ve 2025 üretim yıllarına ait işlenmeyen tarım arazileri tespit edilerek 2025 yılının son çeyreğinde ilk kiralamanın yapılması planlanacak. İşlenmeyen arazilerin kiralanmasına yönelik işlemler il ve ilçe müdürlükleri bünyesinde kurulacak komisyonlar vasıtasıyla gerçekleştirilecek. İşlenmeyen tarım arazilerinin tespit işlemlerinde uygulama birliğinin sağlanması ve taşra teşkilatının iş yoğunluğunun azaltılması amacıyla Bakanlığımız tarafından geliştirilen metot ve fili kontrollerle tespit edilecek. Yapılacak kiralama işlemleri ile işlenmeyen arazilerin tarımsal üretime kazandırılması, Çifti Kayıt Sistemine kaydedilmesi ve tarımsal üretim planlaması dahilinde ülkemiz gıda arz güvenliğinin güçlendirilmesi sağlanacak” denildi.

‘Çiftçi olmak suç mu?’

CHP’nin 28. dönem Edirne Milletvekili Aday Adayı üretici ve iş insanı Namık Kemal Oğuz, “Türkiye, tarımda bilinmez bir noktaya doğru gidiyor. Geçtiğimiz aylarda buğday ve çay üreticilerinin gönlünü kıran hükümet, Ağustos ayı hasadına girecek olan fındık üreticilerini de hayal kırıklığına uğrattı. İnşallah Ayçiçeği üreticisi bu haksızlıklardan payını almaz” dedi.
Namık Kemal Oğuz “Vatandaşın pahalılıktan gıda alamadığı çarpık sistemde sesimizi daha gür çıkarmalıyız. Mazottan, tohuma patlayan maliyetler nedeniyle zarar eden üreticiler bir çok ilimizde traktörleriyle yollara dökülürken Trakyalı üreticilerimiz neden bu kadar sessiz kalıyor? Küresel ısınma bu yıl bölgemizde etkisini fazlasıyla gösterdi. Ayçiçeği tarlada büyümeden kurumaya başladı. Mevsi-minde yağmayan yağmurlar ayçiçeğinin içini doldurmadı. Trakya’da hasadı devam eden ayçiçeği geçtiğimiz yıl 150-200 kg. biçilirken bu yıl 60-100 kg. biçiliyor” şeklinde konuştu.

Uzunköprü iş insanı ve aynı zamanda hem tarımsal üretici hem de hayvan üreticisi olan Namık Kemal Oğuz, “Çiftçilerimizi 3 yıldan bu yana mazot parasına çalışan amele yaptılar” diyerek “Bandırma’da olduğu gibi bizlerde sesimizi duyurmak için yollara mı dökülelim. Ayçiçeğine taban fiyat hala verilmedi. Eğer piyasa şartlarındaki 15-16 TL fiyat verilirse, destekleme yükseltilmezse gelecek yıl ayçiçeği ekiminde ciddi bir azalma olur” dedi.


ÜRETİCİ OLMAK, ÇİFTÇİ OLMAK SUÇMU?
CHP’nin 28. dönem Milletvekili Aday adayı olan ve Edirne’nin ilçelerinde ve köylerinde büyük ilgi gören Namık Kemal Oğuz, Hükümetin Atamızın “köylü milletin efendisidir” sözünü gerçekleştiremediklerini söyledi.
Oğuz, çiftçinin isyanının tüm Türkiye’de büyüdüğünü söyleyerek sözlerine şöyle devam etti:
“Ülkemizde ve bölgemizde ürünler tarlada çürürken, vatandaşın pahalılıktan gıda alamadığı çarpık sistemde sesimizi daha gür çıkarmalıyız. Mazottan, tohuma patlayan maliyetler nedeniyle zarar eden üreticiler bir çok ilimizde traktörleriyle yollara dökülürken Trakyalı üreticilerimiz neden bu kadar sessiz kalıyor? Bu durumdan memnun olan çiftçilerimiz var mıdır? Bu kötü gidişat böyle devam ederse üretim kesin biter. Buğdayda istediğimiz fiyat verilmedi biz sessiz kaldık! Ayçiçeğinde fiyat hala açıklanmadı. Piyasa maliyetine alım yapıyor biz hala sessizliğimizi koruyoruz. Şimdi sırada çeltik ürünü var. Onunda bir ay içinde harmanı başlayacak. Çeltikten umulan bulunamazsa bu kışı zor geçer, gelecek yıl üretimi zor yaparız.”


KÖTÜ BİR YIL YAŞIYORUZ
İş insanı ve aynı zamanda bir üretici olan Namık Kemal Oğuz tarımsal ürünlerde çok kötü bir yıl yaşandığını söyleyerek, “Çiftçi ektiği hiçbir üründen para kazanamıyor. Domates, biber, patlıcan, kavun, buğday, arpa, aklınıza hangi ürün geliyorsa hiçbiri para etmiyor. Çiftçinin ürününü alan yok, alanlar da çok düşük fiyat veriyor. Bu yıl hangi ürüne baksanız çiftçi ürününe alıcı bulamıyor. Alıcı bulsa fiyat düşük olduğu için zarar ediyor. Geçmiş yıllarda bir üründen zarar etse diğerinden kazandığıyla bir anlamda dengeleyebiliyordu. Bu sene ektiği her üründen zarar ediyor. Verilen fiyatlar çoğu yerde toplama maliyetinin altında. Bu nedenle ürünler tarlada bırakılıyor. Ürün toplanmadan tarlalar çiftçinin deyimi ile bozuluyor, sürülüyor” dedi.


ÇALIŞIRKEN KAYBEDEN TEK MİLLET BİZİZ
Köyleri sürekli gezen Namık Kemal Oğuz, gittiği köylerden ne kuzuların sesinin geldiğini ne de büyükbaş hayvanların sesini geldiğini duymadığını üzülerek anlattı.
Ayçiçeği hasadının devam ettiğini söyleyen Oğuz “Ulaşabildiğim tüm ayçiçeği tarlalarına gittim. Baraj üzerindeki bayır tarlaları bile barajın nem ve rutubetinden nasibini alamamış. Ayçiçeği kafaları ufacık kalmış. Trakya çiftçisinin dediği gibi gazoz kapağı gibi kalmışlar. Bakıyorum bu tarladan ne çıkar diye, inanın içim kan ağlıyor. Çünkü maliyetlerimiz gün yüzü gibi ortada. Ayçiçeği ürünü çok riskli. Küresel ısınma nedeniyle bazı çiftçi arkadaşlarımız ayçiçeği ürününü aynı tarlaya 2-3 kez ekiyor. Tohum pahalı, gübre pahalı, mazot pahalı, ilaç pahalı, biçerdöver fiyatları pahalı. Geçen yıl bölgemizde ayçiçeği ortalaması 200-250 kg. gibiydi. Bu yıl biçilen tarlara bakıyorum 60-100 kg. ortalamanın olacağını hiç zannetmi-yorum. Yolda gelirken biçerdöverci bir arkadaşımla karşılaştım. Bana tarla sahibinden biçim parası istemeye utandığını söyledi. Yani tarladan hiç bir şey çıkmamış. Ayçiçeği taban fiyatının 25 TL. altında açıklanması üreticiye büyük bir darbe olacak. Hükümetin ciddi bir taban fiyat açıklamasını ve ciddi bir destek vermesini buna kuraklık desteği de dahil acilen bekliyoruz. Şu an ayçiçeği piyasada 16-17TL. arası satılıyor. Paraya acil ihtiyacı olanlar satıyor. Ne yapsın!” diye konuştu.
80 KG. AYÇİÇEĞİ MASRAFA YETİYOR
Oğuz, “Yapılan hesaplara göre tarlanın icar parası hariç biçilen ayçiçeğinin 80 kilosu sadece masrafa gidiyor. 80 kilonun üzeri çiftçiye emek ve kar parası kalıyor. Dekardan 100 kg. bile ayçiçeği toplasak bu fiyatlarla tamamı zarar olacak? Önümüzdeki yıl tarlayı borçla mı ekeceğiz. Eğer benim de gönlüm-den geçen 25 TL taban fiyat açıklanmazsa bir çok çiftçi kardeşimin malları korkarım hacze gidecek. Türkiye’nin dört bir köşesinde çiftçi kardeşlerimiz seslerini yükseltirken benim ziraatla uğraşan Trakyalı arkadaşlarım neden hala bu kadar sessiz kalıyor. Eğer bu çiftçinin çığlığını hükümetimiz hala duymazsa önümüzdeki yıl hangi üretici, hangi çiftçi tarlaya ürün ekecek, nasıl ekecek, sorarım size. Birlik olalım, sesimizi gür çıkaralım” diyerek sözlerini tamamladı