Kategori arşivi: Ekonomi

Hurda Fiyatları Uçuşa Geçti! Elinizdeki Hurdayı Şimdi Değerlendirin

Hurda fiyatları son zamanlarda ciddi bir artış gösteriyor. Geri dönüşümün öneminin giderek arttığı günümüzde, hurda malzemeler geri dönüşüm sektöründe büyük değer kazanıyor. Bu durum, hurda alım satımı yapan kişiler için önemli bir kazanç fırsatı yaratıyor. Peki, bu fiyatlar ne durumda? Elinizdeki hurdaları nasıl değerlendirebilirsiniz? İşte hurda fiyatlarına dair güncel bilgiler ve fırsatlar!

Güncel Hurda Fiyatları (2024)

Hurda sektöründe belirleyici olan birçok faktör bulunur. Metalin türü, kalitesi ve piyasa koşulları hurda fiyatlarını doğrudan etkiler. Aşağıda, en güncel hurda fiyatlarını bulabilirsiniz:

Hurda TürüGüncel Fiyat (TL/Kg)
Hurda Demir11,50
Hurda Bakır300,00
Sarı Hurda170,00
Krom Hurda48,00
Hurda Kablo220,00
Kurşun Hurda65,00
Çinko Hurda70,00
Alüminyum Hurda65,00

Gördüğünüz gibi, hurda fiyatları oldukça cazip seviyelere yükselmiş durumda. Özellikle bakır, sarı hurda ve hurda kablo fiyatları, hurda alım satımı yapanlar için ciddi kazançlar vadediyor. Bu yüzden elinizde bulunan hurdaları doğru zamanda satmak, size önemli kazançlar sağlayabilir.

Hurda Bakır: En Değerli Hurda

Hurda bakır fiyatlarının 300 TL/kg seviyelerine çıkması, geri dönüşüm sektöründe önemli bir yere sahip olan bu malzemenin değerini gözler önüne seriyor. Elektrik kabloları, borular ve diğer birçok alanda kullanılan bakır, geri dönüşüm sürecinde yüksek verim sağlıyor. Eğer elinizde hurda bakır bulunuyorsa, bunu hemen değerlendirmek büyük bir avantaj olacaktır.

Sarı Hurda ve Hurda Kablo: Kazanç Kapınız

Sarı hurda fiyatı 170 TL/kg ile dikkat çekiyor. Sarı hurdalar genellikle pirinç ve bronz alaşımlarından elde edilen malzemelerdir. Özellikle endüstriyel alanlarda sıkça kullanılan bu metaller, geri dönüşüm sektöründe büyük talep görüyor.

Hurda kablo ise 220 TL/kg fiyatıyla oldukça cazip. İçerisinde bakır barındıran kablolar, geri dönüşümde yüksek getiriler sunar. Elektrik ve inşaat sektörlerinde sıkça kullanılan kabloların geri dönüşümü, doğaya katkı sağlamanın yanı sıra cebinizi de dolduracaktır.

Diğer Hurda Fiyatları ve Değerlendirme

Krom, çinko, kurşun ve alüminyum gibi diğer metal türleri de geri dönüşüm sektöründe önemli bir yere sahiptir. Hurda fiyatları her ne kadar bakır ve kablo kadar yüksek olmasa da, bu metallerin de piyasa değeri artış gösteriyor.

Özellikle alüminyum, geri dönüşümde tekrar işlenebilme özelliği sayesinde doğaya zarar vermeden tekrar kullanılabilir. Çinko hurdalar da geri dönüşümde yaygın olarak kullanılır ve fiyatı 70 TL/kg seviyelerine kadar çıkmış durumda.

Hurda Fiyatlarındaki Artışın Sebepleri

Hurda fiyatlarının son dönemde yükselişe geçmesinin birden fazla nedeni bulunuyor. Küresel metal talebinin artması, enerji maliyetlerinin yükselmesi ve hammaddelerin sınırlı hale gelmesi, fiyatların artmasına neden oluyor. Bu artışlar, geri dönüşüm sektöründe hurda alım satımı yapanlar için büyük fırsatlar yaratıyor.

Hurda fiyatları, piyasa koşullarına göre zaman zaman dalgalanabilir. Ancak şu anki yüksek seviyeler, hurdalarınızı değerlendirmeniz için en uygun dönemlerden biri olduğunu gösteriyor. Bu nedenle, elinizdeki hurdayı daha fazla bekletmeden satmak size kazanç sağlayacaktır.

Hurda Fiyatlarından Nasıl Yararlanabilirsiniz?

Eğer elinizde hurda bulunuyorsa, bu hurdaları şimdi değerlendirmek için harekete geçmenin tam zamanı. Hurda fiyatları, her geçen gün değişkenlik gösterebilir, bu nedenle güncel fiyatları takip etmek ve doğru zamanda satmak büyük bir avantaj sağlayacaktır.

Hurda alım satımıyla ilgileniyorsanız, hurda çeşitlerine göre değişen fiyatları inceleyerek en uygun fiyat tekliflerine ulaşabilirsiniz. Özellikle geri dönüşüm sektöründe faaliyet gösteren firmalarla çalışmak, hurda fiyatlarından en iyi şekilde yararlanmanıza olanak tanır.

Unutmayın ki geri dönüşüm, hem doğaya hem de ekonominize katkı sağlar. Elinizdeki hurdaları doğru zamanda satarak, hem cebinizi doldurabilir hem de çevreye katkı sağlayabilirsiniz. Hurda fiyatları konusunda en güncel bilgilere sahip olarak, bu kazançlı fırsatları kaçırmayın!

Sonuç olarak, güncel hurda fiyatları her geçen gün artış gösteriyor. Siz de bu fırsatlardan yararlanarak elinizdeki hurdaları şimdi değerlendirebilirsiniz. Geri dönüşümde kazanç kapısı olan hurdalar, doğru zamanda satıldığında size büyük karlar sağlayabilir.

Sütte ‘umut’ kalmadı


Olgay GÜLER
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İpsala İl Genel Meclis Üyesi ve süt üreticisi Cevdet Kurt, süt üreticilerinin para kazanmaması nedeniyle umutlarının kalmadığını ve işletmelerin yavaş yavaş kapanmaya başladığını belirtti.
CHP’li Kurt, İl Genel Meclisi’nin Eylül ayı toplantılarının son birleşiminde konuştu. Kendisi de süt üreticisi olan Kurt, üreticilerin artan maliyetlerle birlikte para kazanamaması nedeniyle, işletmelerini kapadığını söyledi. Kurt, 15 lira olan süt fiyatının 20 lira olması gerektiğini, bakanlığın da 2 lira destek vermesi gerektiğini söyledi.
‘SÜT EN AZ 20 LİRA OLMALI’
Süt üretimi sektöründe çalışan eleman bulunamadığına dikkat çeken Kurt; “Çalışacak eleman bulunamıyor. Bir taraftan maliyetlerin çok yüksek olması ile birlikte 2 yıldır üretici para kazanamamaktadır. Bu işi yapanların artık işletmesini kapatıyor olması ve umudunun kalmaması nedeniyle sütün en az 20 TL olması ve Bakanlık olarak 2 TL destek verilmesi gerekmektedir” şeklinde konuştu.


‘SÜT TOZU İTHALATI DURDURULMADIKÇA TÜRKİYE’DE HAYVANCILIK BİTECEKTİR’
Süt tozu ithalatın durdurulması gerektiğinin altını çizen Kurt, “Süt tozu ithalatını durdurmadıkları sürece Türkiye’de hayvancılık bitecektir. Ayrıca meralarımıza Güneş Enerji Santrali (GES) panelleri yapılmaktadır. Bu nedenle meralarda hayvanların otlak yeri kalmayacağından maliyetler daha da artacak ve hayvancılık bitme noktasına gelecek. Acil önlemler alınması gerekmektedir” diye konuştu.
‘PARAYI SANAYİCİLER KAZANIYOR’
Üreticilerin son 2 yıldır para kazanamamasına karşın, sanayicilerin tam aksine iyi para kazandığının belirten Kurt; “Ulusal Süt Konseyi’ndekiler sadece koltuklarını koruma peşindeler. Onlar lüks otellerde konaklamayı, güzel yerlerde yemek yemeyi bir marifet sanarak toplantılar yapıyorlar. Ama icraatlarında bir şey yok. Parayı kazanan sanayiciler oluyor. Üretici son 2 yıldır zaten para kazanamıyor. Sanayiciler iyi para kazanıyor. Yüzde 100’e yakın oradan kazanç sağlıyorlar. Bizim elimizde olan bir şey değil. Buna hükümetin bir çare bulması lazım” ifadelerini kullandı.
‘MALİYET 14,60 TL, BİZDEN ALINAN SÜT FİYATI 15 TL’
Üreticinin sütten kazanç sağlayamadığına vurgu yapan Kurt, “Markasına göre fiyatları daha da yükseliyor. Bizden alınan sütün fiyatı ise şu anda 15 TL’dir. Sütün bize maliyeti şu anda 14,60 TL’dir. Bu nedenle herhangi bir kazanç sağlamıyoruz. Bakanlık olarak buna acil bir çözüm bulunmalıdır. Yoksa hayvancılık bitme noktasına gelecektir. Şu anda çok kişi işletmesini kapatıyor. Bu durum nereye kadar gidecek? Böylece istihdam da sağlanmayacak. Köyler boşalıyor. Aslında üretici bırakmak istemiyor” şeklinde konuştu.
‘HAYVANLARINI SATIP MEVDUAT FAİZİNE KOYSA DAHA ÇOK KAZANIYOR’
Kurt, üreticinin hayvanlarını satarak mevduat faizinden kazanacağı paranın, süt satışından kazanacağı paradan daha fazla olduğuna vurgu yaparak; “Küçük işletmesi olan bir üreticinin 10 tane hayvanı varsa, bugün tanesi 150 bin TL’den toplam 1 milyon 500 bin TL yapıyor. 10 hayvanını satan üretici bugün 1 milyon 500 bin TL’yi mevduat faizine koysa, en az 60 bin TL para kazanacak. Ama 10 hayvanla üretim yapan üretici bugün 60 bin TL değil; 10 bin TL bile kazanamıyor. Bu nedenle herkes bırakma noktasına geldi. Hayvanını satan faize yatırıyor ve daha çok kazanıyor” ifadelerine yer verdi.
‘SÜT ARTIK SUDAN UCUZ HALE GELDİ’
En azından 1 litre süt ücretiyle 1,5 kilogram yem alınabilmesi gerektiğini söyleyen Cevdet Kurt; “Üretici birliklerinin başkanları eylem mi yapacak, bakanlığa mı gidecek? Ama 2 yıldır hiçbir çözüm bulunmuyor. En azından 1 litre süt ile 1,5 kilo yem alınabilmesi lazım. Bu da yıllardan beri uygulanmıyor. Uygulansa, hayvancılık yapanlar nefes alacak. Süt artık sudan ucuz hale geldi. 0,5’lik su marketlerde 10 TL. Biz de 1 litre sütün 20 TL olmasını istiyoruz. Bakanlığın da buna 2 TL destek vermesi gerekiyor. Desteği de 6 ay sonunda değil; her ay sonunda üreticinin hesaplarına yatırması lazım” açıklamalarında bulundu.
KOMŞUNUN SÜTÜNE BİLE MUHTAÇ OLACAĞIZ’
Edirneli üreticilerden Erdal Akgün, üreticinin sütünün yok pahasına satıldığını belirtip, “Çok uzun yıllardan beri süt fiyatları çok kötü durumda. Artık neredeyse yok pahasına üreticinin sütü satılıyor. Öyle bir dengesizlik var ki süt sektöründeki mandıracılar da artık süt alımını bırakmaya başladı. Süt üreticiliğinde tarih boyunca böyle bir kötü dönem yaşanmadı. Ne yaptıysak sesimizi de kimseye duyuramıyoruz zaten ilgilenmiyorlar da. İktidar bunların yerine çok küçük meselelerle, olmadık işlerle uğraşıyor. Çok fazla uzun süre olmayacak. Öyle bir dönem gelecek ki bu konuda Bulgaristan ve Yunanistan’a bile muhtaç durumda kalacağız. Mandırası olanlar devletten komşuya gidip süt alabilmek için özel izin isteyecekler. Komşunun sütüne bile muhtaç hale geleceğiz” diye konuştu.

Ulus’ta ‘özlenen’ yoğunluk


Olgay GÜLER
Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşlarının tatillerinin bitmesinin ardından yaşadıkları ülkelere dönmesiyle sınır kapılarında yaşanan sakinlik, kent içi ekonomiyi de etkiledi.
Edirne’de gurbetçi sezonunun başladığı Haziran ayıyla birlikte sınır kapılarındaki yoğunluk artınca, kent esnafının en önemli gelir kaynaklarından Bulgar ve Yunan turistlerin gelişinde azalma yaşandı. Hava sıcaklıklarının da mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi komşu ülke vatandaşlarının alışverişinin azalmasında etken oldu. Okulların açılmasına sayılı günler kala gurbetçilerin yaşadıkları Avrupa ülkelerine dönüşlerini tamamlamasıyla sınır kapılarındaki yoğunluk da azaldı. Azalan yoğunlukla birlikte Bulgar ve Yunan turistlerin tercihi dün yeniden Edirne oldu.


‘YOĞUNLUKTAN SON DERECE MEMNUNUZ’
Komşu ülke vatandaşlarının alışveriş için en çok tercih ettiği yerlerden Ulus Pazarı da dün, son dönemin en kalabalık günü yaşadı. Ulus Pazarı Esnaf Kooperatifi (UPEK) Başkanı Barış Atkoşan, bunun beklenen bir durum olduğunu belirtip, “Bugün oldukça ciddi bir yoğunluğumuz var. Daha önce de söylediğimiz gibi beklentimiz dahilinde bir yoğunluk bu. Avrupa’da çalışan vatandaşlarımızın ülkelerine dönmeleriyle ve okulların da açılması süreciyle beraber artık herkes çalıştığı ülkelere dönmüş durumda. Sınır kapılarımızda şu anda herhangi bir yoğunluk söz konusu değil. Tabii ki bunu fırsat bilen ve uzun zamandan beri de kapıların rahatlamasını bekleyen Bulgar turistler çok yoğun şekilde Edirne’ye akın ettiler. Tabii ki Bulgar turistlerin ilk durağı her zaman olduğu gibi Edirne Ulus Pazarı oldu. Bundan son derece memnunuz. Saat 10.00 gibi otoparkı kontrol ettiğimde araç park edecek dahi yer yoktu. Son derece memnuniyet verici bir durum” dedi.


Pazarda halen yazlık ürünlerin ağırlıkta olduğunu söyleyen Atkoşan, “Ön gördüğümüz şekilde Eylül’ün birinci haftası yoğunluk son derece fazla. Bu artarak devam edecektir, bu şekilde ön görüyoruz. Şu anda yazlık ürünler devam ediyor tezgahlarda, henüz kışlık ürünlere geçiş olmadı çünkü havalar hali hazırda sıcak seyrediyor. Çok aşırı sıcak olmasa bile normal seyrindeki yaz sıcakları devam ediyor. Eylül ayının ortaları ve sonları gibi artık yavaş yavaş yazlık ürünlerin yerini kışlık ürünler alacak diye ekleyebiliriz” diye konuştu.

Arda, Antalya’da damaklara aktı

Chaîne des Rôtisseurs Gurme Derneği Antalya Şubesi’nce gerçek-leştirilen özel tadım akşamında Arda Bağcılık’ın ödüllü ürünleri büyük beğeni aldı. Dokuz Sekiz ismiyle Trakya’nın müzik kültürüne vurgu yapan serisi, Edirne sınırlarındaki Gala gölünden alan Gala serisi, etiket tasarımını ünlü karikatürist Tan Oral’ın hediye ettiği Kuşlu serisi ve Rezerv serisi ile tam olarak ilgileriyle buluşan Arda Bağcılık, her seri hakkında dernek üyelerine ayrıntılı bilgi de verdi.
InCity Dergisi’nin son sayısında “Chaîne des Rôtisseurs üyeleri tadımda bir araya geldi” başlığıyla iki sayfasına yer ayırdığı haberinde şunlara yer verildi:
“Chaîne des Rôtisseurs Gurme Derneği Antalya Şubesi üyeleri Arda Bağcılık’ın ürünlerinden oluşan özel tadım akşamında, Casa Sur Antalya’nın mutfağından enfes yemekleri eşliğinde bir araya geldiler.
Chaîne des Rôtisseurs, özel olarak hazırlanmış içeceklere ilgi duyan üyeleri için Ordre Mondial des Gourmets Dégustateurs’a katılma seçeneğini sunuyor. Ordre Mondial des Gour-mets Dégustateurs, Chaîne des Rôtisseurs’ün içecekler konusunda uzmanlaşmış ve bunlara odaklanan özel bir bölümü. 2 Eylül 1963’te Paris’te kurulmuş olan bu bölüm, Chaîne des Rôtisseurs’un ayrılmaz bir parçası olarak tanımlanıyor.


Antalya Chaîne des Rôtisseurs Gurme Derneği üyelerinden, Ordre Mondial des Gourmets Dégustateurs’a katılmış olan üyeler Casa Sur Antalya’da, Arda Bağcılık’ın özel sunumlarını Casa Sur Antalya’nın hazırladığı özel eşlikçi, enfes yiyeceklerle değerlendirdiler. Arda Bağcılık, Edirne merkezine 9 km mesafede bir aile işletmesi olarak faaliyetlerine devam ediyor. Baba İlyas Saç bağlara bakıyor, Şeniz Saç Ergincan Toulouse – Fransa’da aldığı önoloji eğitimi sonrası üretim yapıyor. Yavuz Saç şirket yönetimi ve satış – pazarlamadan sorumlu. Antalya akşamında ise; Arda Bağcılık, ödüllü içeceklerini Chaîne des Rôtisseurs Gurme Derneği üyelerine sundu. Gecede, üzümün lezzeti, rezerv içecekler ve bu lezzeti geliştiren meşe fıçıların kattığı aromalara eşlik eden Casa Sur Antalya lezzetleri, büyük beğeni aldı.
Dokuz Sekiz ismiyle Trakya’nın müzik kültürüne vurgu yapan serisi, Edirne sınırlarındaki Gala gölünden alan Gala serisi, etiket tasarımını ünlü karikatürist Tan Oral’ın hediye ettiği Kuşlu serisi ve Rezerv serisi ile tam olarak ilgileriyle buluşan Arda Bağcılık, her seri hakkında Chaîne des Rôtisseurs Gurme Derneği üyelerine ayrıntılı bilgi de verdi.
Keyifli geçen tadım gecesinin sonunda, üyeler Arda Bağcılık’a ve Casa Sur Antalya’ya başarılı sunumlarından dolayı tebrik ve teşekkürlerini ilettiler…”

Kamil Keleş’in Projesi Bir E-Ticaret Yolculuğu Başladı

Dijital dünyada hızla büyüyen e-ticaret sektörü, girişimciler için büyük fırsatlar sunuyor. Ancak, bu fırsatları değerlendirebilmek için doğru bilgiye ve stratejilere sahip olmak gerekiyor. Kamil Keleş’in öncülüğünde başlatılan “Bir E-Ticaret Yolculuğu” projesi, bu ihtiyaca yanıt veriyor. Bu proje, e-ticaret alanında başarılı olmayı hedefleyen girişimcilere kapsamlı bir eğitim programı sunarak, dijital dünyada fark yaratmalarını sağlıyor. Proje, E-Ticaret Eğitimi, Meta Business Eğitimi ve Google ADS Eğitimi gibi önemli konuları kapsıyor.

E-Ticaret Eğitimi: Dijital Dünyada Başarıya Giden Yol

E-Ticaret Eğitimi, online satış yapmak isteyen girişimciler için temel bir rehber niteliği taşıyor. Bu eğitimde, e-ticaret sitesi kurulumundan ürün yönetimine, müşteri ilişkilerinden lojistik süreçlere kadar geniş bir yelpazede bilgi sunuluyor. Katılımcılar, dijital pazarlama stratejileri geliştirmenin yanı sıra, e-ticaret sitelerinde müşteri memnuniyetini artırmanın yollarını öğreniyorlar. Ayrıca, bu eğitim sayesinde işlerini büyütmek ve rekabet avantajı elde etmek için hangi stratejilerin uygulanması gerektiğini de öğreniyorlar.

Meta Business Eğitimi: Sosyal Medyada Başarı Rehberi

Sosyal medya, günümüzde markalar için vazgeçilmez bir pazarlama aracı haline geldi. Meta Business Eğitimi, Facebook ve Instagram gibi platformlarda etkili reklam kampanyaları oluşturmanın ve doğru hedef kitleye ulaşmanın yollarını öğretiyor. Bu eğitimde, sosyal medya araçlarını kullanarak marka bilinirliğini artırma ve satışları yükseltme teknikleri ele alınıyor. Katılımcılar, sosyal medya üzerinden nasıl daha fazla müşteri çekebileceklerini ve bu platformların sunduğu imkanlardan en iyi şekilde nasıl yararlanabileceklerini öğreniyorlar. Meta Business Eğitimi, sosyal medyada güçlü bir varlık oluşturmak isteyenler için vazgeçilmez bir kaynak sunuyor.

Google ADS Eğitimi: Dijital Pazarlamanın Güçlü Aracı

Google Ads, dijital pazarlamanın en etkili araçlarından biri olarak bilinir. Google ADS Eğitimi, bu aracı etkili bir şekilde kullanmayı öğretir. Eğitimde, anahtar kelime araştırması yapma, reklam kampanyaları oluşturma ve bu kampanyaları optimize etme gibi konular ele alınır. Ayrıca, Google Ads üzerinden hedef kitleye ulaşmanın ve reklam bütçesini en verimli şekilde kullanmanın yolları da bu eğitimde sunulmaktadır. Katılımcılar, e-ticaret sitelerinin trafiğini artırmak ve potansiyel müşterilere ulaşmak için gereken tüm bilgileri bu eğitimde öğrenebilirler. Google ADS Eğitimi, dijital pazarlama stratejilerini güçlendirmek ve rekabette öne çıkmak isteyenler için ideal bir rehberdir.

Sonuç

Kamil Keleş’in “Bir E-Ticaret Yolculuğu” projesi, dijital dünyada başarılı olmak isteyen girişimciler için eksiksiz bir rehber sunuyor. E-Ticaret Eğitimi, Meta Business Eğitimi ve Google ADS Eğitimi gibi kritik konularla donatılmış bu proje, katılımcılarına dijital dünyada fark yaratma fırsatı sunuyor. Siz de e-ticaret alanında kendinizi geliştirmek ve işinizi dijital dünyada büyütmek istiyorsanız, “Bir E-Ticaret Yolculuğu” projesine katılarak bu yolculuğa adım atabilirsiniz.

Çerezlik ‘Karaduman’da hasat!

Edirne’ye özgü ata tohumu ile üretimi yapılan ve halk arasında “Karaduman” adıyla bilinen çerezlik ayçiçeğinin hasadı yapıldı.
Ata tohumlarının geliştirilmesi için Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nce yürütülen proje kapsamında üretimi yapılan yerli ve milli tohum çerezlik ayçiçeğinin hasadı gerçekleştirildi.
Müdürlük bünyesinde yürütülen çalışmaları yerinde inceleyen Valimiz Yunus Sezer, daha sonra çerezlik ayçiçeği ekim alanında incelemelerde bulundu.


İncelemelerin ardından Edirne’ye özgü çerezler arasında yer alan, yeniden geliştirilmesi ve Edirne Yöresel markası ile tanıtımının yapılması için çalışmalara başlanılan “Karaduman” çerezlik ayçiçeğinin hasadı gerçekleştirildi.


Edirne Valisi Yunus Sezer daha önce yaptığı açıklamada yağlık ayçiçeği üretiminde birinci sırada olan bölgenin, çerezlik üretimde de lider olması için, sözleşmeli üretim modeliyle 140 dekarlık alana ayçekirdeği ve kabak çekirdeği ekimi yaptırdıklarını söylemişti.
Vali Sezer, tarımsal üretimin büyük kısmının ayçiçeğinden kaynaklandığı Edirne’de, sözleşmeli üretim modeliyle ürün çeşitliliğini arttırmayı hedeflediklerini dile getirerek, “Özellikle yağlık ayçiçeği üretiminde Türkiye’de birinci sıra olan bölgenin, çerezlik ayçiçeğinde lider değildir. Bu nedenle karaduman, kabak çekirdeği ve hanım tırnağı gibi çeşitlerin ekimini yaptırdık. Türkiye’de ayçiçeği üretiminde birinci sıradayız ama çerezlik ayçiçeği üretiminde lider değiliz. Bu sene sözleşmeli çiftçilik modeliyle çerezlik ayçiçeği ekimi yaptırdık. Edirne’nin çok eski geleneksel çekirdeği olan ‘karaduman’ çeşidini ektirdik. Yine aynı şekilde sözleşmeli çiftçilik modeliyle kabak çekirdeği ekimini yaptırdık. Eskilerin çok iyi hatırladığı ‘hanım tırnağı’ çeşidinin ekimi yapıldı. Bu çerezlik çekirdekleri Edirne Yöresel Markası adı altına tüm Türkiye’de satışa sunacağız” diye konuşmuştu.

Çiftçi konvoyuna dur!


Olgay GÜLER
Keşanlı çiftçilerin, ayçiçeği alım fiyatına tepkilerini, kuraklık desteği verilmesini, buğday alım fiyatının yükseltilmesini, tarımsal girdilerin yüksekliğini protesto amacıyla CHP Keşan İlçe Başkanlığı öncülüğünde düzenlenen ‘Büyük Çiftçi Yürüyüşü’nde kaymakamlık traktörlerin ilçe merkeze girmesine izin vermedi.

Eylem bunun üzerine ilçe merkezindeki Cumhuriyet Meydanı yerine toplanmaya yeri olan Yeni Mahalle’de gerçekleştirilirken, CHP İlçe Başkanı Anıl Çakır, burada yaptığı konuşmada, “Çünkü Türk çiftçisinin sorunu bir beka sorunudur. Yarın öbür gün çiftçilik yapacak ya da yiyecek ekmek bulamayacağız belki de. Tabiri caizse insan eksen insan çıkacak topraklarımızda çiftçiler artık üretim yapmakta zorlanıyorlar. Bu kadar bereketli toprak boş kalacak. Biz bunu haykırmak istedik” dedi.


CHP Keşan İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen, ‘Büyük çiftçi yürüyüşü’nde toplanma alanı Yeni Mahalle Mustafa Fehmi Kubilay Caddesi olarak belirlendi. Burada toplanacak traktörlerin konvoy halinde Keşan Kent Müzesi önünde oluşturulacak korteje katılarak, Cumhuriyet Meydanı’na geldikten sonra basın açıklaması yapılması planlandı. Ancak, Keşan Kaymakamlığı, şehir içi trafiği tehlikeye düşüreceği gerekçesiyle 100 traktörün toplandığı konvoya izin vermedi. Bunun üzerine Keşan Kent Müzesi önünde oluşturulan kortej, traktörlerin bulunduğu Yeni Mahalle’deki alana yürüdü.


BAZI SÜRÜCÜLERLE POLİS ARASINDA TARTIŞMA ÇIKTI
CHP Edirne Milletvekilleri Ediz Ün ve Baran Yazgan, Keşan Ziraat Odası Başkanı Hasan Şen, CHP Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır ve bazı partililer tarafından burada konuşmalar yapıldı. Polis daha sonra traktörleri çevre yollara yönlendirerek, şehir içinden çıkardı. Ancak yaklaşık 20 traktör izin verilmemesine rağmen korna çalarak şehir içine girdi. Polis, traktörleri Cumhuriyet Meydanı’nda durdurarak, plakalarını fotoğrafladı ve korna çalmamaları konusunda uyardı. Bu sırada bazı traktör sürücüleri ile polis arasında tartışma çıktı. Sürücüler, polis tarafından sakinleştirilerek, şehir dışına yönlendirildi.


Cumhuriyet Meydanı’na gelen CHP Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır ve partililer, polis ekipleriyle görüştü. Çakır, verdikleri rahatsızlıktan dolayı özür dilediklerini belirterek, “Ancak haksızlığa uğrayan herkesin yanındayız. Baştan Cumhuriyet Meydanı’na girmemize izin vermediler. Açıklamamızı biz burada yapacaktık ancak toplanma alanımız olan Yeni Mahalle’de yaptık. Biz bu etkinliği yaparak sesimizi duyurmak istiyorduk. Kağıttan bir açıklama okuyarak dağılmak istemiyorduk. Çünkü Türk çiftçisinin sorunu bir beka sorunudur. Yarın öbür gün çiftçilik yapacak ya da yiyecek ekmek bulamayacağız belki de. Tabiri caizse insan eksen insan çıkacak topraklarımızda çiftçiler artık üretim yapmakta zorlanıyorlar. Bu kadar bereketli toprak boş kalacak. Biz bunu haykırmak istedik. Durumun vahametini herkes duysun istedik. İzin vermediler. Biz Anafartalar Caddesi üzerinden çiftçilerimizin önderliğinde buraya geldik. Sadece Keşan merkezdeki insanlarda ne oluyor ne bitiyor görsün istedik. Devletimize, milletimize herhangi bir taşkınlığımız, saygısızlığımız olamaz zaten. Hiçbir taşkınlık yapmadık, sadece geçiş yaptık. Traktörlerin plakalarını fotoğraf çektiler. Ama biz cezai işlem uygulayacaklarını sanmıyorum. Öyle bir şey olursa çok üzülürüm. Çünkü insanlar haksız, hukuksuz bir şey yapmıyorlar. Ceza kesilmemesini ümit ediyorum. Cezada kesilse onunda karşısında dururuz. Biz haksız hukuksuz bir şey yaptığımıza inanmıyoruz, mağdur olanın yanında olmak istedik” dedi.


AHMET BARAN YAZGAN
Eylemde konuşan CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, herkesin çiftçilerin sorunlarını bildiğini ancak yetkililerin sırtını döndüğünü söyledi.
“Herkes sırtını dönmüş. Çiftçimizi görmemek için elinden ne geliyorsa yapıyor hükümet yetkilileri” diyen Yazgan, “Herkes biliyor suçlunun ayan beyan ortada olduğunu ancak gözler kapalı, diller tutulmuş. Biz ne istiyoruz? ‘Bize Rus çiftçisi kadar, Ukrayna çiftçisi kadar değer verin’ dedik. Çiftçi ticaret erbabı değildir, çiftçi üreticidir. Çiftçi; anadır, babadır, dededir, ninedir. Çiftçi ailemizdir. Ailemize sahip çıkıyor. Ailemize sahip çıkın, çocuklarımız büyüsün, üretsin, hepimiz sağlıklı gıdayla beslenmeye devam edelim” ifadelerini kullandı. Milli gelirin en az yüzde 1’inin çiftçilerimize destek olarak verilmesini zorunlu kılan Tarım Yasası’nın 21’inci maddesini hatırlatan Yazgan, “Artık Tarım Yasası’nın 21’inci maddesini uygulayın. Gayrisafi Milli Hasıla’nın yüzde 1’ini, verdiğiniz söz gibi, yasa gibi çiftçiye vermeye başlayın” diye konuştu.


ÇALIŞIRKEN BATTIK!
Katılımcılar önde Mustafa Kemal Atatürk’ün “Köylü milletin efendisidir” ve “Milli ekonominin temeli ziraattir” sözlerinin yazılı olduğu pankartları taşırken, “Çalışırken battık!”, “Geçim yoksa seçim var!”, “Fazlasını değil, hakkımı ver!”, “Alın terimizi yok saymayın!”, “Çiftçiye destek , “Köylüye kalkınma!” , “Mazota zam, gübreye zam, çiftçiye gam!” yazılı karton dövizlerle alanda boy gösterdi.

‘2024 çiftçiler için kabus yılı’

Cumhuriyet Halk Partisi Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, tarımda son 27 senenin en kötü döneminin yaşandığını belirterek, önümüzdeki yıl çiftçilere yeterli destek verilmediği takdirde çok daha kötü durumlarla karşılaşılacağı uyarısında bulundu.
Milletvekili Ün, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan II. Çeyrek Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYİH) verilerini değerlendirerek tarım sektörünün içinde bulunduğu kriz hakkında önemli eleştirilerde bulundu.


Tarım sektöründe yaşanan derin krizin ekonomik verilere de yansıdığını belirten Ün, “Bu yıl birçok tarım ürünü çiftçiye para kazandırmadı, bu yüzden çiftçilerimiz haklı olarak protestolar düzenledi. TÜİK’in açıkladığı GSYİH verilerine göre, tarım sektörünün II. Çeyrekteki payı 1998 yılından bu yana en düşük seviyeye, %3,9’a geriledi. Son 27 yılın en kötü dönemini yaşıyoruz ve bunun tek sorumlusu AKP’nin Tek Adam rejimidir. Sözde ‘milli ve yerli tarım’ diyorlar ama uygulamada çiftçiye hiçbir destek vermiyorlar. Üstelik, yılın ilk çeyreğine ait veriler de 2022’den bu yana en düşük seviyede. Tüm bu veriler, çiftçinin milli gelirden hak ettiği payı alamadığını net bir şekilde gösteriyor. Bu durum, demokrasinin yok sayıldığı Tek Adam yönetiminin eseridir” ifadelerini kullandı.
Ün, TÜİK tarafından revize edilen büyüme rakamlarına da dikkat çekerek, “Geçen yıl %0,2 küçülen tarım sektörü, bir kalem oynatmasıyla bir anda %0,2 büyüdü. AKP döneminde tarım sektörü ortalama %2,4 oranında büyüdü, ancak bu büyüme kesinlikle yeterli değil. Tarım sektörünün gerçek anlamda büyüyebilmesi için tarımsal sanayinin de büyümesi gerekir. Çiftçimizin ürettiği ürünlerin katma değerini artırmazsak, çiftçi kazanamaz. Gençler ve kadınlar bu zor şartlarda neden tarımda kalmak istesin?” şeklinde konuştu.
Önümüzdeki yıl çiftçilere yeterli destek verilmediği takdirde çok daha kötü durumlarla karşılaşılacağı uyarısında bulunan Edirne Milletvekili Ediz Ün, “Bu yıl çiftçiler için adeta bir kabus gibi geçiyor. Bankalara olan borç şimdiden 707 milyar lirayı bulmuş durumda, milli gelirden aldığı pay ise giderek azalıyor. Eğer bütçe döneminde çiftçimize milli gelirin %1’lik destek payı verilmezse, ne yazık ki iflas eden binlerce çiftçi göreceğiz. Çiftçilerimizi tarımda tutamadığımız gibi vatandaşlarımız da dünyanın en pahalı gıdasını tüketmek zorunda kalacak. AKP’nin artık bu sorunları çözemediği, ekonominin duvara tosladığı ortada. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, çiftçimizin hak ettiği desteği ve onuru ilk seçimden sonra iktidarımızda sağlayacağız. Bu kötü günlerin izlerini silmek için devletin tüm imkanlarını çiftçilerimiz ve halkımız için seferber edeceğiz” dedi.

Üretim döneminden önce tarımsal destek


Edirne İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, önceki yıllarda uygulanan destekleme programlarının daha etkin bir yapıya kavuşturularak, ilk defa 2025-2027 yıllarını kapsayacak şekilde 3 yıllık yeni bir destekleme programı oluşturulduğu bildirdi.
İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, 2025-2027 Yıllarında Yapılacak Bitkisel Üretime Yönelik Desteklemeler ile Diğer Bazı Tarımsal Desteklemelere İlişkin Karar ile Tarımsal üretimin ve gıda arz güvencesinin sürdürülebilirliğinin sağlanması, üretim planlamasına katkı sağlaması, verim ve kalitenin artırılması, tarımsal üretimde çevreci yaklaşımların benimsenmesi ve uygulanan politikaların etkinliğinin arttırılmasının amaçlandığı belirtilerek şunlara yer verildi:
“Bu kapsamda ülke ihtiyacının yurtiçi üretimle karşılanabilmesi için verim ve kalitenin arttırılması, kayıtların güncel tutulması ile üretim sürecinde yaşanılan maliyet artışları ve fiyat istikrarsızlıkları gibi olumsuz koşullardan üreticilerin korunması hedeflenmektedir.
Bu amaç ve hedefler doğrultusunda önceki yıllarda uygulanan destekleme programları daha etkin bir yapıya kavuşturularak, ilk defa 2025-2027 yıllarını kapsayacak şekilde 3 yıllık yeni bir destekleme programı oluşturulmuştur.
Bu kapsamda hazırlanan ‘2025-2027 Yıllarında Yapılacak Bitkisel Üretime Yönelik Desteklemeler ile Diğer Bazı Tarımsal Desteklemelere İlişkin Karar’ 29 Ağustos 2024 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Tarımsal destekler ilk defa üretim döneminden önce açıklandı. Destekler daha sade ve etkin hale getirildi. Üreticiler için gelecek yılların öngörülebilir olması için destek kararı ilk defa 3 yıllık olarak hazırlanmış olup birim destek katsayı değeri ve destekleme tutarı her yıl yeniden getirildi.
Bitkisel üretimin desteklenmesi programı ile çiftçilere temel destek, planlı üretim desteği ve üretimi geliştirme destekleri verilecektir.
1-Temel destekler
Üretim maliyetine göre ürünler kategorilere ayrıldı. Her kategori için destek katsayısı belirlendi. Ek 2025 üretim yılı için destek katsayı değeri dekara 244 TL olarak belirlendi. Temel, planlı üretim ve üretimi geliştirme destekleme tutarı, destek katsayı değeri ile destek katsayısının çarpımı sonucu elde edilmektedir. Temel destek ile tüm ürünler için mazot maliyetinin %50’si ve gübre maliyetinin %25’i karşılanacaktır.
Örneğin
2.kategoride yer alan arpa, buğday üreten çiftçilerimiz dekara 317,2 TL,
3.kategoride yer alan ayçiçeği, fındık, soya, kuru fasulye, çay üreten çiftçilerimiz dekara 366 TL,
4.kategoride yer alan pamuk ve çeltik üreten çiftçilerimiz dekara 549 TL temel destek alacaktır.
2-Planlı Üretim Desteği:
Tarımsal Üretimin Planlanması Kurulu tarafından arpa, aspir, ayçiçeği (yağlık), buğday, kolza (kanola), fasulye (kuru), mercimek, mısır (dane), nohut, pamuk (kütlü), patates, soğan (kuru), soya ve yem bitkileri Planlı üretim kapsamında yer alan ürünler planlama kapsamına alınmıştır. Planlama kapsamındaki ürünleri, havzasında üreten çiftçilere temel desteğe ilave destek ödemesi yapılacaktır. Planlı üretim kapsamında üretim yapan üreticilerimize temel desteğe ilave destek verilecektir. Bu üreticilerimizin mazot maliyetinin %100’ü ve gübre maliyetinin %50’si karşılanacaktır.
Tarımsal Üretimin Planlanması Kurulu tarafından süt havzası olarak belirlenen illerde (Amasya, Bingöl, Bitlis, Çorum, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Muş, Tokat ve Tunceli) yem bitkisi üreten çiftçilere destek katsayısının %50’si kadar ilave planlı üretim desteği verilecektir.
Yeraltı sularının yetersiz seviyede ve su kısıtı olduğunun Bakanlıkça tespit edildiği havzalarda yer alan sulu tarım arazilerinde ilgili üretim yılında Arpa, Buğday, Aspir, Fiğ, Mercimek, Nohut, Yem bezelyesi, Ayçiçeği (yağlık) üreten çiftçilere ürünün bulunduğu kategoriye göre hesaplanan tutar üzerinden ilave yeraltı su kısıtı desteği ödenecektir. Yer altı su kısıtının bulunduğu yerlerde planlı üretime uygun üretim yapan üreticilerimizin mazot ve gübre maliyetinin %100’ü karşılanacaktır.
3-Üretimi Geliştirme Desteği:
Verim ve kaliteyi arttırmak için; Sertifikalı tohum kullanım desteği, Sertifikalı/standart fidan kullanım desteği, Organik tarım desteği, İyi tarım uygulamaları desteği, Katı organik-organomineral gübre desteği verilmeye devam edilecektir.
Karar Kapsamındaki Diğer Destekler;
Biyolojik ve biyoteknik mücadele desteği, 2025 yılında örtü altı paket destek tutarı 2.550 TL/da’ dan %50 artırılarak 3.825 TL/da’a, açıkta paket destek tutarı dekara 870 TL/da’dan 1.305 TL/da’ a çıkarılmıştır. Lisanlı depolarda muhafaza edilen ürünler için kira desteği; Ticaret Bakanlığı tarafından belirlenen kira ücret tarifesinin %75’i olarak ödenecektir. Çiftlik Muhasebe Veri Ağı (ÇMVA) sistemine katılım primi desteği; ÇMVA sistemine dahil olan işletmeler %50 oranında arttırılarak 1.500 TL’ye çıkartılmıştır. Tarımsal yayım ve danışmanlık desteği %104 arttırılarak 294.000 TL ye çıkartılmıştır. “

Ne fabrikası kaldı, ne bacası!


Olgay GÜLER
Edirne’de kentin simgesi, en eski el sanatlarından süpürgeciliği 53 yıldır sürdüren Hamdi Gaspar (75), süpürge borsasındaki dükkanında teknolojiye yenik düşen mesleğini yaşatmaya çalışıyor.
Edirne’de 30 yıl öncesine kadar bine yakın kişinin geçimini sağladığı, 300 ustanın yer aldığı Süpürge Borsası’nda bugün geriye sadece 20 usta kaldı. Tüketimin azalması kar yapmalarını engel olan ustalar, teknolojiye yenik düşen mesleklerini zorlu şartlara rağmen yaşatmaya çalışıyor. Ustasının elinde şekillenen süpürgeler çeşitli yapım aşamalarından geçtikten sonra hazır hale geliyor. İlk önce temizleme işleminden geçen süpürge telleri sonrasında bağ-lanmak için sarma işlemine gönderiliyor.


‘ÜRETİM DE TÜKETİM DE ÇOK DÜŞTÜ’
Borsa’da çıraklıktan başladığı mesleği yarım asırdan fazladır sürdürmeye devam eden 75 yaşındaki Hamdi Gaspar, “İlk işyerimi 1971’de açtım. O günden bugüne hala devam etmekteyim. Süpürgecilik mesleğine aslında çocuk yaşta başladım diyebilirim. Çıraklıktan kalfalığa, kalfalıktan sonra ustalığa geçtim. O dönemlerde burada çok iş yeri vardı. Bu meslek üzerine yaklaşık 250-300 tane firma vardı. Daha sonra 1969 yılında askere gittim 1971 senesinde askerden geldiğimde iş yerimi kurdum. O günden bugüne devam etmekteyim. Meslek çok meşakkatli bir meslek. El emeği, göz nuru. Yani artık şu son günlerde yeni nesil de işçi olarak yetişmedi. O yüzden iş üretimi de çok azaldı. 250-300 tane iş yerinden şu anda 10 tane firma kaldı. Onlar da üretim olarak 3 tanesi tam kapasite, üretime devam ediyor. Bunun yanı sıra üretimde tüketimde çok düştü. Ham maddenin ekim alanları geçmiş yıllara göre yüzde 30 üretime kadar düştü. Çok meşakkatli bir iş yani” dedi.


‘BACASIZ FABRİKA GİBİYDİ’
El emeği süpürgelerin üretildiği Edirne’deki Süpürge Borsası’nın geçmiş yıllarda bacasız fabrika gibi olduğunu belirten Gaspar, “Teknoloji her geçen gün kendini yeniliyor. O yüzden üretim düştü. Tüketim daha da fazla düştü. Önceden üretim olarak Edirne’de üretilirdi. Türkiye’de bunun üstüne bir ham madde çıkmazdı. Bölgemizde çok kaliteli ham madde yetişiyordu. Şimdi ham maddenin üretimi de çok düştü. Yapılmış olarak, işlenmiş olarak süpürge kullanımı da çok düştü. Türkiye’nin her yerine burada hem ham madde olarak hem de hazır süpürge olarak gidiyordu bundan 30 yıl önce. 250-300 firma bunlara cevap veriyordu o günlerde. Edirne ekonomisine çok büyük bir katkı sağlıyordu. Yani o günlerde bacasız fabrika gibiydi burası. O zamanlar hiç çalışmasa bu sektörde bin kişinin üzerinde çalışan vardı. Bir iş koluydu yani bu. Şu anda 10 tane firma var. 10 firmadan üç tanesi tam kapasite çalışıyor. 3’er kişiden 30 kişi anca çıkar yani” diye konuştu.


‘HAZIR OLANA KADAR 4-5 AŞAMADAN GEÇİYOR’
Tarım ürünü olarak yetiştirilen süpürge telini kilosunu 120 liradan aldıklarını ve çeşitli aşamalardan geçtikten sonra hazır hale geldiğini belirten Gaspar, “Çiftçi bunu ekiyor, biçiyor ve ondan sonra ürün yetiştikten sonra biz bunu kilogram üzerinden alıyoruz. Şu anda 120 lira süpürge telinin kilosu oldu. İş yerlerimizde bunu çeşitli boylara ayırarak süpürgeyi yapmaya başlıyoruz. Hazırlanmış olarak paket olarak arz talep olan yerlere gönderiyoruz. İlk olarak boylarına göre ayırıyorum. Buradan sonra 4-5 aşamaya kadar devam ediyor” ifadelerini kullandı.