Edirne’de jandarma ekiplerince son bir hafta içerisinde 41 okul servis aracı kontrol edilerek, 3 araç sürücüsüne cezai işlem uygulanırken, servis araç sürücüleri ve 421 öğrenciye de Temel Trafik Kuralları hakkında eğitim ve bilgilendirmede bulunuldu. Edirne Valiliği İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada konuya ilişkin olarak şunlara yer verildi: “Can ve mal kayıplarına neden olan trafik kazalarının engellenmesi ve güvenli trafik akışı ve okul servisi taşımacılığına yönelik Edirne İl Jandarma Komutanlığı Trafik Jandarması timlerince icra edilen kontrol, denetim ile bilgilendirme çalışmalarına ara verilmeden devam edilmektedir.
Bu kapsamda;ilimiz genelinde taşımalı eğitim ve öğretim gören öğrencilerimizi taşıyan okul servis araçlarının kontrolü ve servis sürücülerinin denetimlerine yönelik icra edilen faaliyette son bir hafta içerisinde 41 okul servis aracı kontrol edilerek, Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili maddesi gereğine uygun hareket etmeyen 3 araç sürücüsüne cezai işlem uygulanmıştır. Ayrıca eğitim ve öğretim yılında taşımalı eğitim esnasında herhangi bir üzücü olaya sebebiyet verilmeden devam edilmesini sağlamak amacıyla servis araç sürücülerine ve 421 öğrencimize Temel Trafik Kuralları hakkında eğitim ve bilgilendirme faaliyeti icra edilmiştir. Güvenli bir trafik akışında can ve mal kaybının önlenerek ve trafik güvenliğinin sağlanmasına yönelik kontrol, denetim ve bilgilendirme faaliyetlerine, yine halkımızın desteği ile daha güçlü ve kararlı bir şekilde aralıksız olarak devam edilecektir.”
Keşan Belediyesi’ne ait taşınmazların ihalesi önceki gün gerçekleştirilirken, Aşağı Zaferiye Mahallesi’nde yer alan 5 taşınmazın satışından 21 milyon 369 bin 100 TL gelir sağlandı. Keşan Belediye Başkan Yardımcısı Bilgin Atlı ve ihale komisyonu huzurunda gerçekleştirilen ihaleler saat 14.30’da başladı. İhaleler, Keşan Belediyesi’nin sosyal medya hesaplarından canlı olarak yayınlandı. Yapılan ihalelerde,
Aşağı Zaferiye Mahallesi 1594 Ada 3 Parselde Yer Alan Taşınmaz 5.150.000 lira bedelle Ali Kocaalili tarafından,
Aşağı Zaferiye Mahallesi 1594 Ada 4 Parselde Yer Alan Taşınmaz 4.950.000 lira bedelle Muhammet Fatih Çiçek tarafından,
Aşağı Zaferiye Mahallesi 1594 Ada 5 Parselde Yer Alan Taşınmaz 4.919.100 lira bedelle Dilaver Güler tarafından,
Aşağı Zaferiye Mahallesi 1597 Ada 1 Parselde Yer Alan Taşınmaz 3.170.000 lira bedelle Didem Erginoğlu tarafından,
Aşağı Zaferiye Mahallesi 1597 Ada 2 Parselde Yer Alan Taşınmaz 3.180.000 lira bedelle Murat Zümbül tarafından alındı.
Edirne’de ihracat geçen Eylül ayında 8,9 milyon dolar olarak gerçekleşerek, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 18,3 azalırken, yine Eylül’de 4 milyon dolar olarak gerçekleşen ithalatta ise bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,5 artış yaşandı. Türkiye İstatistik Kurumu 2024Yılı Eylül Ayı Dış Ticaret İstatistiklerinden yararlanarak “Edirne, Tekirdağ, Kırklareli İlleri Dış Ticaret İstatistikleri, Eylül 2024” konusunda bir basın bülteni hazırladı. Edirne’de 2024 yılı Eylül ayında ihracat 8,9 milyon dolar olarak gerçekleşti.Tekirdağ’da 2024 yılı Eylül ayında ihracat 272,8 milyon dolar olarak gerçekleşti.Kırklareli’nde 2024 yılı Eylül ayında ihracat 18,5 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Türkiye İstatistik Kurumu ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2024 yılı Eylül ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre %1,9 azalarak 21 milyar 987 milyon dolar, ithalat %1,4 azalarak 27 milyar 116 milyon dolar olarak gerçekleşti. Edirne’de 2024 yılı Eylül ayında ithalat 4 milyon dolar olarak gerçekleşti. Tekirdağ’da 2024 yılı Eylül ayında ithalat 214,3 milyon dolar olarak gerçekleşti. Kırklareli’nde 2024 yılı Eylül ayında ithalat 5,8 milyon dolar olarak gerçekleşti. Trakya’daki 3 il’den Tekirdağ ihracatta Eylül ayında ülke genelinde 15, Kırklareli 45 ve Edirne 58’inci sırada yer alırken, ithalatta ise Tekirdağ 13, Kırklareli 51 ve Edirne de 60. sırada kendine yer buldu. Edirne’de Eylül ayında en çok ihracat Bosna-Hersek, Bulgaristan ve Yunanistan , en çok ithalat ise Çin, Bulgaristan ve Rusya Federasyonu ile yapıldı. Kırklareli’nde Eylül ayında en çok ihracat Bulgaristan, Almanya ve Sierra Leone , en çok ithalat ise Rusya Federasyonu, Çin ve Bulgaristan ile gerçekleştirildi.. Tekirdağ’ da Eylül ayında en çok ihracat Almanya, Rusya Federasyonu ve ABD, en çok ithalat Çin, Güney Kore ve ile Almanya yapıldı.
Havsa Belediyesi 1 adet sanayi imarlı arsasını 21 Kasım 2024 Perşembe günü satışa sunarken, aynı gün11 adet taşınmazını 10 ay, 1 adet taşınmazını da 23 ay süre ile ihale ile kiralayacak. Havsa Belediyesi’nden yapılan duyuruya göre, satışa sunulan 10.059,00 m2 genişliğindeki sanayi imarlı arsa Yeni Mahalle’de bulunuyor. Muhammen Bedeli 14 milyon TL, (K.D.V. Hariç), Geçici Teminatı 420 bin TL olarak belirlenen taşınmazın satış işlemi 21 Kasım 2024 Perşembe günü saat 11.30’da Belediye Encümeni huzurunda Kapalı Teklif Usulü ile yapılacak. Havsa Belediyesi’nin Açık Teklif Usulü ile 10 ay süre ile kiralayacağı 11 taşınmaz Varoş Mahallesi. Fatih Caddesi’nde yer alıyor. 11 taşınmazdan 5’inin Aylık Kira Muhammen Bedeli 600 TL., 4’ünün 750 TL, 1’inin bin TL ve 1’nin de 2 bin TL olarak belirlendi. Cumhuriyet Mahallesi Fatih Caddesi’ndeki 23 ay süre ile kiraya verilecek 1 adet wc’nin Aylık Kira Muhammen Bedeli de 3 bin TL olarak duyuruldu. Söz konusu taşınmazların kiralama işlemleri Belediye Encümeni huzurunda aynı gün saat 09.00’dan itibaren başlayacak.
Girdi maliyetlerindeki artış, açıklanan taban fiyatların maliyetlerin altında kalması tarımsal üretimi bitme noktasına getirdi. Artı Gerçek’e konuşan çiftçiler, “üreten son kuşak olabiliriz” dedi.
Mazot, gübre, ilaç ve sulama gibi girdi maliyetlerindeki artış nedeniyle zorlanan çiftçiler tarımsal desteklemelerin yetersiz kalması, açıklanan fiyatların maliyetleri bile karşılamaması nedeniyle yeni ekim dönemine darboğazda giriyor. Borç ve kredi ile üretime devam etmeye çalışan çiftçiler köylerin boşaldığını, tarım ve hayvancılığın bitme noktasına geldiğini vurgularken, girdi maliyetlerinin düşürülmesini, üretimin planlanmasını, sağlıklı fiyat politikası uygulanmasını, üreticilerin desteklenmesini ve iklim krizine yönelik politikalar üretilmesini istiyor.
HÜKÜMETİN TARIM POLİTİKASI YOK
Adil Çobanım Edirne’nin Kıyık semtinde yaşıyor, emekli olmasına karşılık çiftçilik yapmaya devam ediyor. Adil Çobanım şunları söylüyor:
“50 yıldır çiftçilik yapmaktayım. Dededen, babadan kalma mesleğimiz olan hayvancılığın yanında çiftçiliği de devam ettirmeye çalışıyorum. Hayvancılık çoktan bitti. Sırada çiftçilik var artık. 20 yıl öncesine kadar yoğun olarak yaptığımız hayvancılığın yanında çiftçiliğimizi konu komşuya ektirerek yapıyorduk. Sonraki yıllarda hayvancılık bitip de yapılamaz hale gelince traktör alarak kendimiz yapmaya başladık çiftçiliği. Bak bu önümüze gelen çayın fiyatı 10 lira. Sütü komşum satıyor litresini 15 liraya. Nasıl çıkacak bu işin içinden? Çiftçilikte artık yapılamaz noktaya doğru gidiyor. Batmamak için mücadele ediyor küçük çiftçinin çoğunluğu.
Üretirken Batıyoruz
Çalışan insan batar mı? Biz batıyoruz işte. Bu girdilerle, olmayan fiyat politikasıyla, karşılanamayan maliyetler nedeniyle üretirken, çalışırken batıyoruz. 2.5 liraya aldığımız gübre şu anda 16 lira. Mazot ve ilaç ta gübreye oranla zamlanıyor. Bizim buğday 4 liradan 10 liraya çıksa neye yarar üç yıl içinde.
Tarım yapmaya çalışıyoruz. Tarlalarımın tamamı Edirne civarında. Bugün satsam milyonlar kazanırım, ama satmayıp üretmeye çalışıyoruz ve cezasını çekiyoruz. İcarla yer baktım, konu komşunun yerleri de boş kalmasın diye, icar fiyatları da yükseldi birden bire. Böyle giderse tarlalar arsa olacak. Bina, beton, demir mi doyuracak toplumumuzu?
Çözüm Girdilerin Uygun Fiyatla Olması
Memleketimizde ne yazık ki gözle görünür bir tarım politikası yok. Tarım politikası olsa üretici bu kadar mağdur edilmez, küstürülmez. Çözümü var bu konunun. Girdi fiyatlarını düşürürsünüz, sağlıklı bir fiyat politikası uygularsınız üretici de ne ekeceğini, üreteceğini bilir ve hem memleket kazanır, hem vatandaş, hem de devlet. Yaşım 61. Hadi bu işi daha 10 yapayım. Ondan sonra tarlalar çıkacak böyle giderse pazara. Oğlum var dışarıda çalışıyor, ben nasıl diyeyim “Oğlum gel çiftçilik yap” diye. Kendim ümit edemediğim, kazanamadığım bir işe oğlumu nasıl süreyim?”
‘ÜRETENLER CEZALANDIRILIYOR’
Dededen çocuklara, torunlara derken 5 kuşaktır Ahıköy’de kendi topraklarında tarımla uğraşan Fevzi Genç şöyle konuşuyor:
“Bizden önceki kuşaklar bu topraklarda karınlarını doyurdular, hayatta kaldılar. 80’lere kadar fena değildi. Devletin gerçekten de üretenlerin ürünlerine ihtiyaçları olduğu için bir şekilde üretenleri ayakta tutmaya yetecek kadar destek veriyorlardı.
Amaç Tarımı Büyük Şirketlere Peşkeş Çekmek
Girdi fiyatlarını yükselterek, üretilen ürünlerin fiyatını enflasyona ezdirerek köylüyü, çiftçiyi, üreten insanları mağdur etmenin tek bir açıklaması var. “Bu ülkeyi yönetenlerin amacı tarımı büyük şirketlere açmak, köylüyü topraksızlaştırmak, bir nevi köleleştirmek. Köylerde yaşayanların köyleri terk etmeleri için her şey yapıldı. Okullar kapatıldı, hayvancılık ve tarım yapılamaz noktaya getirildi. Köyler boşalıyor, gençler artık köyde durmuyor.
Üreten Son Kuşak Olabilirim
Köyde şu anda yaşlanan babamın işini ben yapıyorum. Tarlaları işleyerek bütçemize katkı yapmaya çalışıyoruz. Kuşaklar boyu yaptığımızı yine yapmaya, üretmeye, ülke ekonomisine de katkı sunmaya devam ediyoruz. Girdi fiyatları inanılmaz arttı. Devlet dışarıdan 10 liraya aldığı mazotu bize 40 liraya satıyor. Gübre fabrikalarını kapatmak veya özelleştirmek hangi mantığın ürünü anlayabilmiş değiliz. Benden sonra yeğenlerim bu işi yapar mı diye düşünüyorum da, zor gibi geliyor bana. Kuşaklar boyu ailemizin olan tarlalar belki de kısa bir süre sonra satılmak zorunda kalacak. Kimler alacak, tabi ki konu komşu değil, köyde kimsenin tarla alacak durumu yok, dışarıdan gelenler, özellikle büyük şirketler alacak tarlalarımızı.
Üretmeyen Ülke Batmaya Mahkumdur
Bu girdi fiyatlarıyla köylerde yaşayanlar ne tarım yapabilirler, ne de hayvancılık. Şu anda Türkiye’nin yiyecek ihtiyacı yine kırsaldan karşılanıyor. Devletin asıl amacı bütün üretimi şirketleştirmek. Üretmeyen ülkeler batmaya mahkumdur. Önümüzdeki yıllarda böyle giderse parası olanlar bile yiyecek tedarikinde zorlanacaklar. Köylü, kırsalda yaşayanlar üretmezse, üretemezse kentlerde yaşayanları karanlık günler bekliyor demektir. Tüketici ve üreticinin karanlık günler görmemesi için çiftçiyi tarımda tutacak düzeyde destekleme alımları ve sübvansiyonlar verilmelidir. Küçük aile çiftçilikleri desteklenmelidir. Çiftçinin örgütlenmesinin önündeki engeller kaldırılmalıdır. Tarım satış ve üretici kooperatiflerinin demokratikleştirilmesi gereklidir. Toplumun en yoksul kesiminden biri emeklilerden sonra çiftçilerdir.”
NERELERDEN NERELERE
Taş ocaklarına karşı verdiği mücadele ile tanınan Vaysal Köyünden İlhan Karaağaç da şunları anlatıyor:
“Yüz yıl önce gelmiş dedelerimiz köyümüz Vaysal’a. Cumhuriyet’in ilk yılları. Yoktan var etmişler, evlerini yapmışlar, ormandan yer açmışlar, hayvancılık, tarım, ormancılık derken yaşama tutunarak, çalışarak, üreterek 2000’li yıllara kadar gelebildik. Evin tek oğluyum. Babamla birlikte onlarca yıl bir çift beygirle çiftçilik yaptık, yanında hayvancılık ve odunculuk da. 80’lerde traktöre döndük. Amacımız daha çok üretmek, işten kazanmak, işlerimizi daha iyi yoluna koymak içindi.
Köylerde Okulları Kapattılar
Arada çocuklarım oldu, onların okul dönemi geldi. Köyde okulu kaldırdılar, taşımalı sisteme geçtiler o bir sorun olarak önümüze çıktı. Önce tarımda girdi fiyatları yükselmeye başladı. Ardından hayvancılıkta yem fiyatları bizleri olumsuz etkiledi. Elimizdeki traktör bizim işimizi yaparken bize yük olur hale gelmeye başladı.
Yürümeyince Edirne’ye Taşındık
Hayvancılığın yanında tarımın da çıkmaza girdiğini görünce hiç olmazsa çocuklarımızın önünü kapatmayalım diye traktörü satarak Edirne’ye taşındık ailece. Eşim ve ben işe girdik çocuklarımızı okuttuk. Edirne’de uzun çalışma dönemlerinden sonra eşim ve ben emekli olduk. Çocuklarımızı büyüttük, yollarını çizdiler. Köyde evimiz ve tarlalarımız duruyor şimdilik, direniyoruz satmamak için ama nereye kadar gidecek bilmiyorum.
Bu Yıl da Ektim, Göreceğiz Sonucunu
Son yıllarda genellikle eşe dosta icara veriyordum. Bu yıl şansımı bir daha denemek için kendim ektirdim arkadaşıma. Onun traktörünü kullanarak, diğer girdi malzemelerini ben tedarik ettim. Köyümüz Vaysal Balkan eteklerinde. Büyük bir merası var hayvancılık için. Destek verilse Edirne’nin yarısının et ihtiyacını karşılayacak potansiyelde bir köy. İnsanlarımız da çalışkan. Aynı zamanda tarım da yapmaya çalışıyorlar. Tarlalarımızın verim durumu düşük.
Köy Tarlalarının Üçte Biri Satıldı
Köyümüzde tarla veriminin düşük olması üretenleri umutsuzluğa düşürüyor. Edirne’ye gidenler nedeniyle orada konut almak isteyenlerin babaları buralarda tarla satarak çocuklarına ev almaya çalışıyorlar. Köylümüz tarımdan kazanamayınca hem ihtiyacını görmek hem de uğraşmaktansa satmayı çözüm olarak görüyor. Son yirmi yıl içinde köyün tarlalarının yaklaşık üçte biri el değiştirdi. Bunları alanların büyük şirketler olduğunu görebiliyoruz.”
KÖY NÜFUSU ARTIK YAŞLILARDAN OLUŞUYOR
Edirne merkezde çiftçilik yapan Cengiz Dağdevir’e göre tarımda gelinen nokta ve çözüm önerileri de şöyle:
“Tarımın girdileri hızlı özelleştirmeler sonucu az sayıda firmanın inisiyatifine kalmış, gübre üretimi azalıp ithalat artmıştır. Tohum piyasası hibrit tohum arttıkça pahalanmış, yerli tohum üretimi zayıflamıştır. Akaryakıtta yüksek vergiler, elektrikte fiyat artışları çiftçiyi zora sokmakta, akaryakıtı azalttıkça kalite de düşmektedir.
Son yıllarda Kış yağışları azalmış, kar yağışı çok nadir olmaktadır. Bu yıl bahar ve yaz yağışları yok denecek kadardır. Buğday üretimi düşmüş, ayçiçeği bazı köylerde biçilmeyecek duruma gelmiştir. Nehirlerde suların bitmesi veya azalması çeltik üretimini tehlikeye sokmuş, susuz kalan çeltikler kurumuş, terk edilen tarlalar ekonomik kriz getiriyor.
Tarım ürünü fiyatları yıllardır baskılandığı ve ithalatçı firmaların belirlemesiyle çiftçinin geliri hızla düşmektedir. Gelir azalınca borçlanma artmakta, faiz yükselince işler zorlaşmaktadır.
Büyük şehirlerin hızlı artışı, köylerin mahalleye dönüşümü, oklarlın kapanması ve gelirin düşmesiyle köy nüfusu hızla azalmış, tarım ve hayvancılıkta çalışacak işçi kalmamıştır. Köy nüfusu artık yaşlılardan oluşmaktadır.
Tarımsal Destekleme Pratikte Hiç Uygulanmadı
2000’lerin başında çıkarılan Tarım Yasası’na göre gayri safi hasılanın yüzde biri tarımsal destekleme olmasına rağmen pratikte hiç uygulanmadı. Hatta ürünleri işleyen fabrikalara yapılan destekler tadım desteği sayıldı. Destekler ertesi yıla kaydırıldı. Enflasyona rağmen yıllarca miktarlar sabit tutuldu. Örneğin buğday tohumuna yapılan destek , ekim yapıldıktan 10 ay sonra ödeniyor, destek harçlığa dönüşüyor.
Demokratik Çiftçi Örgütleri Oluşmalı
Tarım kuruluşları günün iktidarlarının güdümünde olduğu için işlevini yerine getirememektedir. Bürokrat gibi davranmaktalar. Ziraat odaları genel başkanı 40 yıla yaklaşıyor.
İklim değişikliği uzun süreli tahlil edilerek planlama yapılmalı, üretim planlanmalıdır. Girdi üretecek kuruluşları, çiftçi örgütleri, kooperatifler kurmalı maliyet azaltılmalıdır.
Demokratik çiftçi örgütleri oluşmalıdır. Topraklarımız daha fazla üretecek kapasitedir. Teknolojide geri kalınarak üretim arttırılamaz. Devlet üretim çiftlikleri daha fazla tohum üretebilir. Hayvancılık hızla normalleşebilir. Aile hayvancılığı bitmemelidir.”
TREPAŞ Genel Müdürü S.Burak Savaş, müşterilerinin tükettiği elektriğin “yenilenebilir enerji kaynaklarından” sağlandığını gösteren Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası (I-REC) alımına aracılık ettiklerini, bugüne kadar 612 milyon kWh’lik elektrik tüketiminin yeşilenerjiye dönüşümünü sağladıklarını belirterek, sürdürülebilir bir geleceğin inşası için katkıda bulunuyor olmaktan hem kendisinin hem de tüm TREPAŞ Ailesi’nin büyük mutluluk duyduğunu söyledi.
Trakya Bölgesi’nde hizmet verdiği 1 milyonu aşkın müşterisinin yanında, Türkiye genelinde büyük sanayi kuruluşları ve ticarethane gruplarında da oldukça önemli bir pazar payına sahip olan, birçok kamu kurumunun elektrik tedariğini sağlayan Trakya Elektrik Perakende Satış A.Ş. (TREPAŞ), müşterilerinin yeşil dönüşümüne de katkı sunuyor. Müşterilerinin RECsInternational tarafından geliştirilen elektriğin yenilenebilir enerji kaynaklarından üretildiğini belgeleyen uluslararası sertifikasyon sistemi olarak ifade edilen Uluslararası Yenilenebilir Enerjisi Sertifikası (I-REC)almasına aracılık eden TREPAŞ, bugüne kadar 612 milyon kWh’lik elektriğin yeşil enerjiden karşılanmasına katkı sağladı.
“4 MİLYON MESKEN ABONESİNİN ORTALAMA 1 AYLIK ELEKTRİK TÜKETİMİNE EŞDEĞER”
Sürdürülebilir bir geleceğin inşası için çevre dostu elektrik tüketmek isteyen sanayi ve ticarethane müşterilerinin, I-REC almaları sürecinde aracılık görevi üstlendiklerini dile getiren TREPAŞ Genel Müdürü S.Burak Savaş, “Şirketimiz aracılığı ile sanayi ve ticarethane müşterilerimiz bugüne kadar612 GWh’likelektrik tüketimini yeşil enerjiden karşılar hale geldi, bu tüketim miktarı ortalama 4 milyon mesken abonesinin 1 aylık elektrik tüketimine eşdeğer. Özellikle tekstil, gıda, otomotiv, metalürji ve çimento sektörlerinden I-RECalma yönünde yoğun bir talep var. Çünkü I-REC alan firmalar, elektrik tüketimlerini yüzde 100 yenilenebilir enerji kaynaklarından sağladıklarını kanıtlıyor. Bu sertifikayla şirketler, yeşil enerjiye olan bağlılıklarını ve çevre dostu üretim süreçlerini uluslararası standartlara göre belgelemiş oluyor. İklim değişikliğinin dünyanın geleceğini etkilediği bir süreçte böylesine önemli bir alanda müşterilerimizin yanında yer almaktan, onlara bu hizmeti sunmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
“PEK ÇOK AVANTAJ SAĞLIYOR”
Özellikle Avrupa Birliği (AB) ile ticaret yapanlar için yenilenebilir enerji sertifikalarının avantajlar sağladığını da kaydeden Savaş, sözlerine şöyle devam etti:
“Avrupa Birliği’nin karbon emisyonlarını azaltmak amacıyla yürürlüğe koyduğu Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) da I-REC sertifikasının önemini artırıyor. Bu mekanizma, AB sınırları dışında üretilen ve belirlenen karbon emisyon sınırını aşan ürünlere ek vergi uygulamasını getiriyor. I-REC bu süreçte sanayicilerimize destekleyici bir çözüm sunuyor ve karbon ayak izlerini ve çevresel etkilerini azaltmalarına yardımcı oluyor. I-REC sertifikaları satın alarak şirketler elektrik tüketimlerinden kaynaklanan karbon ayak izlerini azaltabilir ve bu sayede SKDM kapsamındaki karbon yükümlülüklerini daha kolay yerine getirebilirken enerji dönüşüm sürecine de katkı sağlıyor.”
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı’nca Edirne Valiliği’nin ev sahipliğinde düzenlenecek Balkan İş ve Yatırım Forumu yarın gerçekleştirilecek.
Edirne Valiliği’nden yapılan davette, Balkan İş ve Yatırım Forumu’nun Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ile Balkan ülkelerinden davetli Bakanların katılımı ile düzenleneceği belirtildi.
Balkan İş ve Yatırım Forumu Margi Otel’de saat 13.00’de gerçekleştirilecek.
Denizli’nin tekstil dünyasında önemli bir yere sahip olan Denizli toptan havlu üreticileri, kalite ve yenilik arayan işletmeler için mükemmel bir çözüm sunmaktadır. Özellikle oteller, spa merkezleri, hastaneler ve birçok işletme, kaliteli havlulara ihtiyaç duyar. İşte burada Karagöz Textile devreye giriyor. Marka, zengin ürün çeşitliliği ve üstün hizmet anlayışıyla sektörün öncülerinden biri olarak kabul edilmektedir.
Denizli Toptan Havlu İmalatçıları
Denizli, pamuk üretimi ve tekstil sektöründeki güçlü yapısıyla tanınmaktadır. Şehirdeki Denizli toptan havlu imalatçıları, yılların deneyimi ile kaliteli ve dayanıklı ürünler sunmak için çalışmaktadır. Karagöz Textile ise, sadece kaliteli pamuk ve modern üretim teknikleri kullanarak müşterilerine en iyi havluları sunmayı taahhüt eder. Şirket, üretim sürecinde yenilikçi yaklaşımlar kullanarak her bir havluyu uzun ömürlü ve konforlu hale getirir.
Karagöz Textile, bu alanda yalnızca kaliteye değil, aynı zamanda müşteri memnuniyetine de büyük önem verir. Toptan alım yapmak isteyen işletmeler için esnek seçenekler ve kişiselleştirilmiş çözümler sunarak müşterilerinin ihtiyaçlarına en uygun ürünleri sağlar. Havluların yumuşaklığı, su emiciliği ve dayanıklılığı ile tercih edilen bir marka haline gelmiştir.
Denizli Toptan Havlu Fabrikaları ile Çalışmanın Avantajları
Denizli’deki Denizli toptan havlu fabrikaları, üretim kapasitesi ve gelişmiş teknoloji kullanımı ile bilinir. Bu fabrikalarda, en yüksek kalite standartlarına uygun havlular üretilmektedir. Karagöz Textile, sahip olduğu modern tesislerde, ileri teknoloji ile donatılmış makineler kullanarak seri üretim yapabilmektedir. Bu özellik, hızlı ve güvenilir tedarik çözümleri arayan işletmeler için büyük bir avantaj sağlar.
Denizli toptan havlu üreticileri arasında Karagöz Textile’in üretim süreci, her aşamada kalite kontrollerinden geçerek tamamlanır. Bu titiz süreç sayesinde, her bir havlu müşteriye en yüksek kalite ile ulaşır. Toptan havlu fabrikaları ile çalışan işletmeler, düzenli ve hızlı teslimat avantajına sahip olup, ürünlerinin kalitesinden emin olabilirler.
Keşan Belediyesi 25 adet arsasını 31 Ekim 2024 Perşembe günü kapalı teklif usulü ile satılışa sunacak. Satış işlemi Yukarı Zaferiye Mahallesi İlyasbey Caddesi No:23/E adresinde bulunan Keşan Belediyesi Encümen Salonunda Belediye Encümeni tarafından 13.30 17.30 saatleri arasında gerçekleştirilecek. Keşan Belediyesi’nden yapılan duyuruda satışa sunulacak arsalara ilişkin bilgiler gözetle şöyle: Aşağızaferiye M., 738,91 m, Üç Kat (Zemin Kat Ticari + Konut), Muhammen Bedeli: 6.097.000,00 TL., Geçici Teminat Bedeli: 182.910,00 TL. Aşağızaferiye M., 651,38 m2, Üç Kat (Zemin Kat Ticari + Konut) Muhammen Bedeli: 4.855.000,00 TL, Geçici Teminat Bedeli: 145.650,00 TL. Aşağızaferiye M., 650,82 m2, Üç Kat (Zemin Kat Ticari + Konut), Muhammen Bedeli: 4.850.000,00 TL, Geçici Teminat Bedeli: 145.500,00 TL. Aşağızaferiye M:, 650,26 m2, Üç Kat (Zemin Kat Ticari + Konut), Muhammen Bedeli: 4.845.000,00 TL., Geçici Teminat Bedeli: 145.350,00 TL. Aşağızaferiye M.: 649,70 m2, Üç Kat (Zemin Kat Ticari + Konut), Muhammen Bedeli: 4.841.000,00 TL., Geçici Teminat Bedeli: 145.230,00 TL. Aşağızaferiye M.: 645,98 m2, Üç Kat (Zemin Kat Ticari + Konut), Muhammen Bedeli: 4.815.000,00 TL., Geçici Teminat Bedeli: 144.450,00 TL. Aşağızaferiye M.: 623,26 m,Üç Kat (Zemin Kat Ticari + Konut), Muhammen Bedeli: 4.645.000,00 TL., Geçici Teminat Bedeli: 139.350,00 TL. Aşağızaferiye M.: 597,35 m2, Üç Kat (Zemin Kat Ticari + Konut), Muhammen Bedeli: 4.452.000,00 TL., Geçici Teminat Bedeli: 133.560,00 TL. Aşağızaferiye M.: 561,34 m2, Üç Kat (Zemin Kat Ticari + Konut), Muhammen Bedeli: 4.084.000,00 TL., Geçici Teminat Bedeli: 122.520,00 TL. Aşağızaferiye M.: 599,65 m2, İki Kat Konut Alanı,Muhammen Bedeli: 3.180.000,00 TL., Geçici Teminat Bedeli: 95.400,00 TL. Aşağızaferiye M.: 543,06 m2, İki Kat Konut Alanı,Muhammen Bedeli: 3.010.000,00 TL., Geçici Teminat Bedeli: 90.300,00 TL. Aşağızaferiye M.: 544,48 m2, İki Kat Konut Alanı, Muhammen Bedeli: 3.010.000,00 TL.,Geçici Teminat Bedeli: 90.300,00 TL. Aşağızaferiye M.: 545,71 m2, İki Kat Konut Alanı, Muhammen Bedeli: 3.010.000,00 TL.,Geçici Teminat Bedeli: 90.300,00 TL. Aşağızaferiye M.: 546,94 k2, İki Kat Konut Alanı, Muhammen Bedeli: 3.010.000,00 TL., Geçici Teminat Bedeli: 90.300,00 TL. Aşağızaferiye M.: 548,18 m2, İki Kat Konut Alanı, Muhammen Bedeli: 3.010.000,00 TL., Geçici Teminat Bedeli: 90.300,00 TL. Aşağızaferiye M.: 614,82 m2, İki Kat Konut Alanı,Muhammen Bedeli: 3.670.000,00 TL., Geçici Teminat Bedeli: 110.100,00 TL. Aşağızaferiye M.: 601,18 m2, Üç Kat (Zemin Kat Ticari + Konut), Muhammen Bedeli: 5.126.000,00 TL., Geçici Teminat Bedeli: 153.780,00 TL. Aşağızaferiye M.: 595,78 m2, Üç Kat (Zemin Kat Ticari + Konut), Muhammen Bedeli: 4.910.000,00 TL., Geçici Teminat Bedeli: 147.300,00 TL. Aşağızaferiye M.: 595,74 m2, Üç Kat (Zemin Kat Ticari + Konut), Muhammen Bedeli: 4.910.000,00 TL., Geçici Teminat Bedeli: 147.300,00 TL. Aşağızaferiye M.: 595,79 m2, Üç Kat (Zemin Kat Ticari + Konut), Muhammen Bedeli: 4.910.000,00 TL., Geçici Teminat Bedeli: 147.300,00 TL. Aşağızaferiye M.: 595,78 m2, Üç Kat (Zemin Kat Ticari + Konut), Muhammen Bedeli: 4.910.000,00 TL., Geçici Teminat Bedeli: 147.300,00 TL. Aşağızaferiye M.: 617,47 m2, Üç Kat (Zemin Kat Ticari + Konut) Muhammen Bedeli: 5.300.000,00 TL., Geçici Teminat Bedeli: 159.000,00 TL. Aşağızaferiye M.: 587,34 m2, İki Kat Konut Alanı, Muhammen Bedeli: 3.158.000,00 TL., Geçici Teminat Bedeli: 95.550,00 TL. Aşağızaferiye M.: 587,34 m2, İki Kat Konut Alanı, Muhammen Bedeli: 3.175.000,00 TL., Geçici Teminat Bedeli: 95.250,00 TL. Aşağızaferiye M.: 587,34 m2, İki Kat Konut Alanı, Muhammen Bedeli: 3.540.000,00 TL., Geçici Teminat Bedeli: 106.200,00 TL.
Edirne Genç Çiftçiler Derneği Başkanı, Edirne Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürü Egemen Ilgın, maliyet artmasına rağmen Mayıs ayından bu yana üreticinin sütü satış fiyatında bir güncelleme olmadığına dikkat çekerek, havaların soğuması ile birlikte çiğ sütün üretim maliyetinin 18 liranın üzerine çıktığını, şu an bölgede 15 liradan satılan sütün fiyatının en az 22 lira olması gerektiğini bildirdi.
Ilgın, “Süt üreticisi kritik eşikte” başlıklı haberinde, “Geçtiğimiz günlerde Ulusal Süt Konseyi Eylül ayı çiğ süt üretim maliyetini açıkladı. Ulusal Süt Konseyi’nin verilerine göre eylül ayında sütün üretim maliyeti %5 oranında arttı ve böylece bir litre sütün üretim maliyeti konseyin hesabına göre 12 lira 96 kuruş oldu” diyerek şunlara yer verdi: “Ancak konseyce maliyet artmasına rağmen Mayıs ayından bu yana üreticinin sütü satış fiyatında bir güncelleme maalesef olmadı. Ancak tüketicinin market rafından aldığı sütün ve sütün ürünlerinin fiyatı sürekli yükseldi.
Farklı kurum ve kesimlerce yapılan hesaplamal-arda çiğ sütün üretim maliyeti ulusal süt konseyinin açıkladığı maliyetin oldukça üzerindedir. Konseyce açıklanan maliyetler piyasa gerçekleri ile örtüşmemektedir. Havaların soğuması ile birlikte çiğ sütün üretim maliyeti 18 liranın üstüne çıkmıştır. Şuan bölgemizde 15 liradan satılan sütün fiyatının en az 22 lira olması gerekmektedir. Süt üreticisi kritik eşiktedir, kasım ayı içerisinde süte zam beklemektedir. Küçük üreticilerin sürdürülebilir bir şekilde üretim yapabilmesi ve üretimden vazgeçmemesi adına süte zam yapılması kritik bir öneme sahiptir. Aksi halde süt üreticisi süt üretmekten vazgeçecek ve hayvanlarını kesime yollayacaktır.”