Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Sanayi esnafında ‘modifiye’ mağduriyeti

Olgay GÜLER

Ülke genelinde modifiye araçlara ağır yaptırımlar getiren yeni düzenlemeye karşı Selimiye Camisi meydanında toplanan Edirne Sanayi Sitesi esnafları, işlerinin durma noktasına geldiğini belirtip düzenlemenin yeniden gözden geçirilmesini talep etti.

Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni trafik düzenlemesi kapsamında araç üzerinde mevzuata aykırı değişiklik yapan, yüksek sesli sistem kullanan ve trafikte yarış düzenleyen sürücülere ağır yaptırımlar getirildi. Düzenlemeyle birlikte modifiye araçlar trafikten men edilecek, bazı durumlarda ehliyetlere el konulacak. Düzenlemenin ardından işlerinin durma noktasına geldiğini savunan Edirne Sanayi Sitesi’ndeki esnaflar, Selimiye Camisi önünde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. 

‘ÇOK GENİŞ BİR SEKTÖR’

Açıklamada konuşan kaporta ustası ve Cadde Edirne grubu başkanı Onurcan Aksoy, modifiye araç işinden geçinen çok kişi olduğunu belirterek, “27 Şubat’ta yürürlüğe giren trafik cezalarıyla ilgili tepkimizi göstermek amacıyla buraya toplandık. Burada toplanan arkadaşlarımın çoğu sanayi esnafı. Bu işten ekmek yiyen; kaportacı, boyacı, motorcu, ses sistemci olmak üzere bir çok kişi mağdur oldu. Bu sektör gerçekten geniş bir sektör. Bu işten ekmek yiyen binlerce insan var. Biz kamu düzeninin yanındayız, aksi cezalara zaten karşıyız” dedi.

‘BUNLAR TRAFİĞİ TEHLİKEYE ATACAK ŞEYLER DEĞİL’

Motor ustası Uğur Çakır da, yeni düzenlemenin işlerini çok etkilediğini söyleyerek, “Esnaf olarak çok etkilendik çünkü araçlarda bazı farklı şeyler yapılıyor. Bunlar trafiği tehlikeye atacak şeyler değil. Ama bazı cezalar çok etkiledi. Elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz, saygımız da var. Yaptığımız şeylerin ne trafiğe ne de vatandaşlara hiçbir zararı yok. Olduğunda zaten biz önüne geçmeye çalışıyoruz. Bununla ilgili devletimizin elini taşına altına koyup, bize yardımcı olmasını istiyoruz” diye konuştu.

‘TÜM ESNAFI KAPSAYAN BİR MAĞDURİYET VAR’

Trakya Modifiye Araçlar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Dobranyalı da, düzenlemenin çok sayıda sanayi esnafını mağdur ettiğini kaydederek, “Biz bu derneği kurarken öncelikli amacımız, gençlerin kötü alışkanlıklardan uzak durmalarını düşünerek kurmuştuk. Arabaya olan ilgilerini resmi kanallar çerçevesinde yürütmek adına kurmuştuk ama şu anki geldiğimiz noktada, 27’sinde resmi gazetede yayınlanan kanunda hükümet bir karar aldı tamam ama geceden sabaha kanun çıkmaz. Arkadaşlarımızın şu anda elinde çokça ürün var. Ürünlerini satamıyorlar, satamadıkları gibi de sökmeye başladı. Bu esnaf kirasını ödeyecek, vergisini ödeyecek, yanında çalışanın maaşını ödeyecek. Bu esnaf bu işin içerisinden nasıl çıkacak? Bu insanlar kime iş yapacaklar? Sadece bireysel araç modifiyesi olarak bakmayalım buna. Burada motorcusu, elektrikçisi, lastikçisi, jantçısı, ses sistemi, baktığınızda sanayi sitesi içerisinde bulunan tüm esnafları kapsayan bir mağduriyet var. Bunun diğer ülkelerde örnekleri var. Gerekiyorsa bunu ruhsatlandıralım, belgelendirelim. Yapacak olan, merakı olan parasını versin, ruhsatını alsın. Buraya bir yasal düzenleme getirilsin. Ne gençler ne de esnaf üzülsün” şeklinde konuştu.

Büyük eser 105 yaşında!

Olgay GÜLER

Türk kahramanlığı ve bağımsızlığının sembolü İstiklal Marşı’nın kabulünün 105’inci yılı ve Mehmet Akif Ersoy’u anma günü, Trakya Üniversitesi (TÜ) Devlet Konservatuarı’nda düzenlenen törenle kutlandı.

Edirne Valiliği koordinasyonunda Edirne Lisesi tarafından düzenlenen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programa; Edirne Valisi Yunus Sezer, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Yüksel Kolcu, TÜ Rektörü Prof.Dr. Mustafa Hatipler, kurum ve kuruluş temsilcileriyle davetliler katıldı. 

Açılışta konuşan Edirne Lisesi Müdürü Recep Şentürk, marş karşılığında Mehmet Akif Ersoy’un 500 liralık para ödülünü kabul etmediğine dikkat çekerek, “O günlerde büyük maddi sıkıntılar çekmesine rağmen 500 liralık ödülü yoksul kadın ve çocuklara iş öğreten Darülmesai’ye bağışlaması onun karakterinin ve vatan sevgisinin en somut nişanesidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifadesiyle; ‘Bu marş bizim inkılabımızın ruhunu yansıtır.’ Akif ise ömrünün son demlerinde o günleri hatırlarken şöyle der; ‘O şiir bir daha yazılamaz. Onu kimse yazamaz. Onu ben de yazamam. Onu yazmak için o günleri yaşamak lazım. O şiir artık benim değildir. O milletimin malıdır.’ İstiklal Marşı’nın safahatını almamasının sebebi de işte bu tevazudur; ‘Çünkü ben onu milletimin kalbine gömdüm’ demiştir. Bu duygusu ve düşündüğü gibi yaşayan, yaşadıklarını yazan, yüksek ahlak timsali büyük şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u saygı ve rahmetle anıyorum” dedi.

Şentürk’ün konuşmasının ardından İstiklal Marşı’nı güzel okuma, resim ve kompozisyon yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi. İstiklal Marşı’nı güzel okuma yarışmasında dereceye giren öğrenci Elif Fatma Özkan, büyük eseri tekrardan okudu.

Program, 105 Edirne Lisesi öğrencisi tarafından hazırlanan oratoryonun sahnelenmesiyle sona erdi.

‘Laiklik’ toplantısında ‘iftar’ tartışması!

Olgay GÜLER

Edirne Dayanışması tarafından ‘Laiklik’ temasıyla düzenlenen toplantıda, Av.Dr. Ulaş Çam’ın Edirne Belediyesi ve CHP’yi, iftar etkinlikleri üzerinden ‘rakibine benzeyerek din yarışı yapmakla ve ‘kaynakları verimsiz kullanmakla’ eleştirmesi gündem konusu oldu.

Sivil toplum kuruluşu ve siyasi partilerden oluşan Edirne Dayanışması tarafından, Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde “laiklik” temalı toplantı gerçekleştirdi. Toplantıya Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Cenk Ergüden, CHP Edirne Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, Edirne Emekliler Derneği Başkanı Ahmet Ziya Yaz, siyasi parti temsilcileri, STK üyeleri ve çok sayıda vatandaş katılım sağladı. Toplantıda divan kurulu heyeti Yılmaz Eren, Zeynep Birdal ve Ahmet Ziya Yaz’dan oluştu . Divan Kurulu Üyesi Yılmaz Eren’in laiklik konulu sunumunun ardından geçilen ‘serbest kürsü’ bölümünde, katılımcılar söz aldı

‘RAKİBİNE BENZEYEN BİR ANA MUHALEFET PRATİĞİ VAR’

Söz alan isimlerden Av. Dr. Ulaş Çam, özellikle Ramazan ayında CHP’yi rakibi AK Parti’ye benzemekle eleştirerek, “Ramazan sürecinde Edirne’de şöyle bir tabloyla karşılaştık: ‘Biz rakibimizden daha Müslümanız’ anlayışını ispatlamaya çalışan bir pratik gördük. Bu durum gerçekten dikkat çekiciydi. Nevzat abinin söylediği noktayı biraz açmak istiyorum. Rakibine benzeyen bir ana muhalefet pratiği var. Ya da rakibine benzeyerek büyüyeceğini sanan bir ana muhalefet anlayışı. Ama bu anlayış aslında ana muhalefeti büyütmüyor; tam tersine yıkıma götürüyor. Ne yazık ki bunun farkında değiliz. Bu böyle olmaz. Bir de muhalefetin uyguladığı bu dinci pratik meselesi var. Bunun yanında kamusal görevlerin de zayıflaması, hatta ortadan kalkması gibi bir durum ortaya çıkıyor” dedi.

‘AYNI KAYNAKLARLA DAHA KAMUSAL İŞLER YAPILABİLİR’

Belediyenin iftar yemekleri vererek, kaynakları verimsiz kullandığını savunan Çam, “Şimdi soruyorum: Belediyenin görevi her gün iftar vermek midir? Elbette sosyal dayanışma önemlidir ama belediye aynı kaynaklarla çok daha kamusal işler yapabilir. Mesela üniversite öğrencilerine burs verebilir. Eğitimle ilgili projeler geliştirebilir. Başka birçok kamusal hizmet yapılabilir. Biz sürekli şunu söylüyoruz: “Belediyemiz ekonomik olarak zor durumda.” Bunu çok dile getiriyoruz. Ama sonra dönüp bakıyoruz, ‘En Müslüman biziz’ yarışına giriyoruz. Karşımızdaki rakibe benzemeye çalışıyoruz. Bu gerçekten bizi yıkıma götüren bir süreçtir. Hükümetin yaptığı bazı uygulamalara da çok dikkatli bakmamız gerekiyor. Bu tür genelgelerle aslında toplumda bir şeytanlaştırma mekanizması kuruluyor. Mesela oruç tutmayanlar hedef haline getiriliyor. Ramazan ayında okullarda bu tür uygulamalar devreye girdiğinde, oruç tutmayan bir kesim hemen zorbalığın muhatabı olabiliyor. İşte burada laikliği savunacak olanlar yine laikliği savunanlar olmak zorunda” diye konuştu.

‘KİMSEYLE DİN YARIŞINA GİRMİYORUZ’

CHP Edirne Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör de, CHP’nin kimseye din yarışına girmediğini belirterek, “Cumhuriyet Halk Partisi kimseyle bir din yarışına girmez. Çünkü her şeyden önce aynı dine mensubuz. İnsanların büyük çoğunluğu, hangi dine mensup olursa olsun, inançlarını yerine getirmekten kaçınmaz. Ben şahsım adına söylüyorum; biz Müslümanlığımızı inkâr etmiyoruz. Müslümanlığın gerektirdiği ne varsa bu partideki insanlar da elbette bunu yerine getirir. Belediyemizle aynı partiye ve aynı yol arkadaşlığına sahip olmamızdan dolayı yapılan yardımlar gerçekten sıkı bir şekilde, ince eleyip sık dokunarak yapılıyor. Yani rastgele ya da gelişigüzel yapılan işler değil bunlar. Şu anda sosyal etkinlikler ve sosyal belediyecilik anlamında başkanımız birçok yeni uygulamayı hayata geçirdi. Daha önce insanların eline ulaşmayan pek çok hizmeti vatandaşlarla buluşturdu. Bu konularda da adım adım ilerlemeye çalışıyor, imkânlar ölçüsünde her yere dokunmaya gayret ediyor” şeklinde konuştu.

‘MESELE PAYLAŞILMAYAN LOKMA MESELESİ’

Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Cenk Ergüden de, belediyenin sosyal yardım konusunda görünür kılmadan faaliyetlerini yürüttüğünün altını çizerek, “Bence mesele lokma dağıtmak meselesi değildir. Mesele, halkla lokmasını paylaşmayanların meselesidir; yani paylaşılmayan lokmanın meselesidir. Paylaşılan lokma değil, paylaşılmayan lokma asıl sorundur. Sosyal yardım konusunda da belediyenin şu anda çok görünür kılmadığımız, hatta görünür kılmamak için özellikle hassasiyet gösterdiğimiz bir sosyal yardım eli bulunmaktadır. Bununla ilgili kurumsal bir yapı vardır ve bu yapı sosyal yardımlarını sürdürmektedir. Elbette tüm bunlar bütçenin el verdiği ölçüde yapılabilmektedir” ifadelerini kullandı.

‘SİYASET ÜSTÜ BİR KONUDUR’

Belediyenin iftar vermesinin eleştirisine katılmadığını da ekleyen Ergüden, “Ancak bir noktaya da katılmıyorum. ‘Belediyeler iftar verir mi, vermeli mi?’ sorusu soruluyor. Benim düşüncem şudur: Belediyeler iftar vermelidir. Geçmişte olduğu gibi bugün de, gelecekte de bu tür buluşmaların olması gerektiğini düşünüyorum. Toplumumuzun meselelerini siyasal bir tartışmaya dönüştürmek istemem. Bu konu siyaset üstü bir konudur. Ama şunu da söylemek gerekir ki Türkiye Cumhuriyeti’nin temel taşı, anayasamızda açıkça yer bulan laik, sosyal ve hukuk devleti ilkesidir. Seçilmiş tüm yöneticiler de, atanmış tüm yöneticiler de bu ilkelere sahip çıkmak ve onları temsil etmek durumundadır. Cumhurbaşkanından başlayarak tüm kademelerde, muhtarına kadar herkes bu sorumluluğu taşımak zorundadır” dedi.

Mustafa Duran ve IQ Money: Finansal Inovasyonun Öncüsü

Mustafa Duran kimdir sorusu, Türkiye’nin fintech sektöründe ilham veren bir isimle yanıt buluyor. IQ Money’nin kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı olan Duran, elektronik para ve ödeme hizmetleri alanında yenilikçi çözümlerle tanınıyor. Bu makalede, Mustafa Duran’ın biyografisi, kariyeri, IQ Money’nin kuruluş hikayesi, sunduğu hizmetler ve başarıları ele alınacak. Semantik SEO uyumlu olarak, Mustafa Duran IQ Money ilişkisi, IQ Money nedir, Mustafa Duran başarıları gibi anahtar kelimeleri doğal bir şekilde entegre ederek, okuyucuya ilham verici bir bakış sunacağız. Makale boyunca görsellerle desteklenen içerik, finansal teknolojilerin yükselişini vurgulayacak.

Mustafa Duran Kimdir? Biyografi ve Erken Kariyeri

Mustafa Duran, finans dünyasının vizyoner girişimcilerinden biri olarak öne çıkıyor. Londra Ekonomi Okulu (London School of Economics) mezunu olan Duran, global finansal piyasalarda edindiği deneyimlerle kariyerine başladı. Crunchbase ve LinkedIn profiline göre, IQ Money’nin yanı sıra IQ Global Investment Holding’in kurucusu ve başkanı olarak görev yapıyor. Mustafa Duran biyografi araştırmalarında, yenilikçi yaklaşımları ve liderlik nitelikleriyle dikkat çekiyor.

Duran’ın erken kariyeri, yatırım ve finansal hizmetler sektöründe şekillendi. 2010’lu yıllarda fintech alanına odaklanarak, elektronik para sistemleri üzerine yoğunlaştı. YouTube röportajlarında (örneğin “IQ MONEY – YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA DURAN” videosu), şirket vizyonunu şöyle anlatıyor: “Finansal erişimi herkes için kolaylaştırmak ve akıllı ödeme çözümleriyle geleceği şekillendirmek.” Bu vizyon, Duran’ı sektörün öncülerinden biri yapıyor.

Ayrıca, Duran’ın aile hayatı kariyerine entegre olmuş durumda. Eşi Nuran Duran, IQ Money’de Yönetim Kurulu Üyesi olarak aktif rol alıyor. Çift, şirket yönetiminde uyumlu bir ekip oluşturarak, başarıyı aile değerleriyle birleştiriyor. Sosyal sorumluluk projeleri de Duran’ın profilini zenginleştiriyor. Instagram paylaşımlarına göre, Jandarma Mensupları Şehit, Gazi ve Aileleri Vakfı’nın İstanbul İl Başkanı olarak atanması, toplum odaklı yaklaşımını gösteriyor. Mustafa Duran kariyeri, girişimcilik ruhuyla dolu bir yolculuk olarak ilham veriyor.

IQ Money Nedir? Şirketin Kuruluşu ve Hizmetleri

IQ Money, resmi adıyla IQ Money Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para A.Ş., Türkiye’de elektronik para ve ödeme sistemleri alanında lider bir fintech şirketi. 2010’lu yılların ortalarında Mustafa Duran tarafından kurulan şirket, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) lisansıyla faaliyet gösteriyor. IQ Money nedir sorusuna yanıt olarak, şirketin temel hizmetleri şöyle:

•  Elektronik Para Çözümleri: Dijital cüzdanlar ile hızlı ve güvenli para transferi, saklama imkanı.

•  Ödeme Aracılığı: E-ticaret, mobil uygulamalar ve POS cihazları üzerinden sorunsuz ödemeler.

•  Finansal Entegrasyonlar: Bankalarla API tabanlı entegrasyonlar, işletmelere verimlilik sağlayan araçlar.

Şirketin web sitesi üzerinden erişilebilen hizmetler, “akıllı para yönetimi” felsefesiyle tasarlanmış. Mustafa Duran IQ Money ilişkisinde, inovasyonu ön planda tutarak, kullanıcı odaklı çözümler geliştirmiş. Şirket, başlangıçtan itibaren hızlı büyüme göstererek, milyonlarca işlem hacmine ulaştı. Bu başarı, fintech sektöründe IQ Money’yi önemli bir oyuncu haline getirdi.

IQ Money hizmetleri, özellikle genç kullanıcılar ve dijital nesil için ideal. Mobil uygulama ile anlık transferler, fatura ödemeleri ve yatırım entegrasyonları gibi özellikler, günlük hayatı kolaylaştırıyor. Semantik SEO bağlamında, IQ Money ödeme sistemi aramalarında, düşük komisyonlar ve kullanıcı dostu arayüz öne çıkıyor.

Mustafa Duran’ın Başarıları ve IQ Money’nin Yükselişi

Mustafa Duran başarıları, fintech sektöründeki dönüştürücü etkisiyle ölçülebilir. IQ Money’yi sıfırdan kurarak, Türkiye’nin önde gelen elektronik para şirketlerinden biri yapan Duran, global yatırım holdingleri ile portföyünü çeşitlendirdi. Crunchbase verilerine göre, partner yatırımları ve genişleme stratejileri, vizyonunu yansıtıyor. Azerbaycan medyasında yer alan röportajlarında (Instagram paylaşımları), uluslararası fırsatları vurguluyor.

IQ Money’nin yükselişi, 2020’lerde pandemiyle hız kazandı. Dijital ödemelerin artmasıyla şirket, kullanıcı sayısını katladı. Yönetim kadrosu – Mustafa Duran, Nuran Duran, Umut Veis ve Av. Semih Kavak – etkili bir ekip olarak başarıya imza attı. Sosyal medya ve YouTube kampanyalarıyla (“IQ MONEY LIFE STYLE’DA!” videoları), marka bilinirliğini artırdı. Bu stratejiler, IQ Money’yi yaşam tarzı odaklı bir finansal hizmet sağlayıcısı konumuna getirdi.

Duran’ın multimilyoner statüsü, yatırım holdingleri sayesinde geldi. LinkedIn profiline göre, global yatırımlar ve yönetim becerileriyle, sektörde rol model oldu. Mustafa Duran kariyeri, fintech’in Türkiye’deki büyümesinde kilit rol oynadı; şirket, binlerce kullanıcıya finansal inklüzyon sağladı.

IQ Money’nin Inovasyonları ve Gelecek Vizyonu

IQ Money, fintech inovasyonlarında öncü. Şirket, blockchain entegrasyonları ve AI tabanlı güvenlik sistemleriyle geleceğe hazırlanıyor. Mustafa Duran’ın liderliğinde, sürdürülebilir büyüme stratejileri uygulanıyor. Örneğin, yeşil finans projeleri ve dijital erişim kampanyaları, şirketin toplumsal etkisini artırıyor.

Semantik SEO açısından, IQ Money başarı hikayesi aramalarında, yenilikçi hizmetler ön plana çıkıyor. Şirket, kullanıcı geri bildirimleriyle sürekli gelişiyor, bu da sadık bir müşteri tabanı yaratıyor.

Fintech Sektöründe IQ Money’nin Rolü

IQ Money, elektronik para şirketleri arasında ilham kaynağı. Mustafa Duran’ın vizyonu, sektördeki hızlı büyümeyi teşvik ediyor. Şirket, düzenlemelere uyumlu çalışarak, güvenilir bir ekosistem oluşturuyor. Benzer fintech firmaları, IQ Money modelini örnek alıyor.

Balkanlı’dan Yıldırım’a sert tepki

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Nejdet Yıldırım’ın Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik paylaşımına, “Devletin makamı propaganda alanı olamaz. Kamu makamı CHP’ye hakaret yeri değildir” diyerek tepki gösterdi.

Balkanlı yaptığı açıklamada, “Edirne İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı  olan Necdet Yıldırım’ın sosyal medya hesabından Cumhuriyet Halk Partisi’ni ve milyonlarca yurttaşımızı hedef alan aşağılayıcı ifadeler içeren paylaşımları kamuoyuna yansımıştır” diyerek şöyle devam etti:.

“Bir devlet memurunun, hele ki üst düzey bir kamu yöneticisinin; görev yaptığı makamın ağırlığını unutup Türkiye’nin birinci partisi ana muhalefet partisine hakaret eden ifadeler kullanması ne devlet ciddiyetiyle ne de hukukla bağdaşır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu açıktır.

Devlet memurları siyasi partilere karşı tarafsız olmak zorundadır.

Ancak görüyoruz ki bazı kamu yöneticileri, kendilerini devlet memuru değil adeta iktidarın siyasi kadrosu gibi görmektedir.

Devletin makamını kullanarak siyaset yapmak, muhalefete hakaret etmek ve toplumun büyük bir kesimini aşağılamak kabul edilemez bir sorumsuzluktur.

Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkenin kurucu partisi ve birinci partisidir.

Milyonlarca yurttaşın oy verdiği bir siyasi partiye yönelik hakaret içeren ifadeler aslında doğrudan millete yapılmış bir saygısızlıktır.

Buradan açıkça soruyoruz:

Bir kamu yöneticisi, hangi güce güvenerek devlet memurluğunun tarafsızlık ilkesini açıkça çiğneyebilmektedir?

Edirne Valiliği’ni ve ilgili kurumları bu açık ihlal hakkında derhal idari işlem başlatmaya davet ediyoruz.

Hiç kimse bulunduğu makamdan güç alarak devletin tarafsızlığını kirletemez.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak,bu konunun ,takipçisi olmaya devam edeceğiz.”

‘Limonda hayırlı ithalatlar’

İYİ Parti Edirne İl Başkanı Hakan Şahin, kendi çiftçisini korumayan sistemin yabancı çiftçinin limonuna vergi indirimiyle yol açtığını belirterek, bu çarpıklığın faturasını yine üretici ve tüketicinin ödediğini söyledi.

İYİ Parti İl Başkanı Şahin, ‘Hayırlı ithalatlar’ başlıklı yazılı açıklamasında, Resmi Gazete’de yayımlanan kararla limon ithalatında gümrük vergisinin %54’ten %10’a düşürüldüğünü belirterek şunları söyledi:  

“Dün, para etmediği için dalında kalan limon bahçelerini söken çiftçinin feryadı yankılanıyordu. Üreticiye sabret denildi ama destek esirgendi. Maliyetini karşılayamayan çiftçi, çaresizlik içinde ağaçlarını söktü.

Bugün ise iç piyasada ürün bitince aynı sessizler, Resmi Gazete’de yayımlanan kararla limon ithalatında gümrük vergisini %54’ten %10’a düşürdü. Kendi çiftçisini korumayan sistem, yabancı çiftçinin limonuna vergi indirimiyle yol açtı.

https://hudutgazetesi.com/wp-content/uploads/2026/03/WhatsApp-Video-2026-03-12-at-14.29.41.mp4

Üç yıl önce limonun kilosu tarlada 1 TL iken, plansızlık, öngörüsüzlük ve beceriksizlik limon üreticisini de vurdu. Her alanda olduğu gibi tarımda da aynı tablo: Ağaçlar sökülürken susanlar, bugün ithalatı çözüm diye sunuyor.

Artan limon fiyatlarına karşı iktidar yine o dâhiyane çözümü devreye soktu: İthalat! Cumhurbaşkanı kararıyla limon ithalatında gümrük vergisi yüzde 54’ten yüzde 10’a düşürüldü.

Bu çarpıklığın faturasını yine üretici ve tüketici ödüyor. Hayırlı ithalatlar…”

Kıbrıs Rent a Car ile Adayı Özgürce Keşfedin

Kuzey Kıbrıs, Akdeniz’in en özel tatil destinasyonlarından biridir. Tarihi şehirleri, eşsiz plajları ve doğal güzellikleriyle ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunar. Ancak adayı tam anlamıyla keşfetmenin en iyi yolu araç kiralamaktır. Bu nedenle kıbrıs rent a car hizmetleri, hem turistler hem de iş seyahati yapan ziyaretçiler için oldukça önemli bir ulaşım çözümüdür.

Kıbrıs’ta toplu taşıma seçenekleri sınırlı olduğu için araç kiralamak tatilinizi çok daha konforlu ve özgür hale getirir. Kendi programınıza göre hareket edebilir, adanın farklı şehirlerini rahatça gezebilirsiniz. Güvenilir araç kiralama hizmeti almak için https://www.ermrentacar.com üzerinden rezervasyon yaparak seyahatinizi kolaylaştırabilirsiniz.

Kıbrıs’ta Araç Kiralamanın Avantajları

Kıbrıs’ta araç kiralama, ziyaretçilere büyük bir hareket özgürlüğü sağlar. Özellikle turistik bölgeler arasında ulaşım açısından oldukça avantajlıdır.

Kıbrıs rent a car hizmetinin sunduğu başlıca avantajlar şunlardır:

  • Girne, Lefkoşa ve Gazimağusa gibi şehirleri kolayca gezebilme
  • Tatil planını tamamen kendi programınıza göre oluşturma
  • Aile veya arkadaş grubuyla konforlu seyahat etme
  • Toplu taşıma bekleme zorunluluğunu ortadan kaldırma
  • Zamandan tasarruf ederek daha fazla yer keşfetme

Bu avantajlar sayesinde Kıbrıs’ta geçirdiğiniz zaman çok daha verimli ve keyifli hale gelir.

ERM Rent a Car ile Profesyonel Hizmet

Kıbrıs’ta araç kiralama hizmeti sunan birçok firma bulunmasına rağmen güvenilir ve profesyonel bir firma seçmek oldukça önemlidir. ERM Rent a Car, geniş araç filosu ve müşteri odaklı hizmet anlayışı ile öne çıkan firmalardan biridir.

Firma, ekonomik araçlardan konfor segmentine kadar birçok farklı model seçeneği sunarak ziyaretçilerin ihtiyaçlarına uygun çözümler sağlar. Araçların düzenli bakımının yapılması ve temiz şekilde teslim edilmesi, güvenli bir sürüş deneyimi sunulmasını sağlar.

Havalimanı Teslim ile Kolay Ulaşım

Kıbrıs rent a car hizmetlerinde en önemli avantajlardan biri de havalimanı teslim seçeneğidir. Özellikle Ercan Havalimanı’na gelen ziyaretçiler için bu hizmet büyük kolaylık sağlar.

Uçağınız indikten sonra aracınızı doğrudan teslim alarak bekleme süresi yaşamadan yolculuğunuza başlayabilirsiniz. Bu sayede tatilinize zaman kaybetmeden başlayabilir ve seyahatinizi daha planlı şekilde sürdürebilirsiniz.

Online rezervasyon sistemi sayesinde araç kiralama işlemleri oldukça pratik bir şekilde yapılabilir. İnternet üzerinden birkaç dakika içinde rezervasyon oluşturmak mümkündür.

Kıbrıs’ta Konforlu Seyahat Deneyimi

Kıbrıs, keşfedilmeyi bekleyen birçok doğal ve tarihi güzelliğe sahiptir. Girne Limanı, Bellapais Manastırı, Kapalı Maraş ve Karpaz Yarımadası gibi birçok turistik noktayı ziyaret etmek için araç kiralama en ideal çözümdür.

Kendi aracınızla seyahat ederek adanın farklı bölgelerini özgürce keşfedebilir ve tatilinizin her anını daha verimli değerlendirebilirsiniz.

Güvenilir ve profesyonel araç kiralama hizmeti arıyorsanız https://www.ermrentacar.com üzerinden hizmet veren kıbrıs rent a car çözümlerini tercih ederek seyahatinizi daha konforlu ve keyifli hale getirebilirsiniz.

‘Emeklilerimiz bu şehrin baş tacıdır’

CHP Edirne Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, Edirne Belediyesi’nin sınırlı imkânlarına rağmen emeklilerin yanında olmaya çalışırken, bu gerçekleri görmezden gelerek algı oluşturmaya çalışmanın kimseyi ikna edemeyeceğini söyledi.

CHp Merkez İlçe Başkanı Akgüngör, “Edirne’de yayın yapan ve hangi siyasi çizgiye hizmet ettiği Edirneliler tarafından bilinen bir yerel gazetenin manşetiyle” deyip Edirne Belediyesi’nin hedef alındığını belirterek, “Emeklilerden Belediyeye Çağrı: Sorunları Görmezden Gelmeyin” başlığıyla verilen bu haberin gerçekleri yansıtmadığını bildirdi.

“Çünkü Edirne’de emeklileri görmezden gelen bir belediye yoktur” diyen Akgüngör, Edirne Belediyesi’nin emiklileri yönelik hizmetlerini de sıraladığı açıklamasında şunlara yer verdi:.

“Tam tersine Edirne Belediyesi, emeklilerimizin yaşamını kolaylaştırmak ve onları sosyal hayatın içinde tutmak amacıyla son dönemde birçok önemli sosyal projeyi hayata geçirmiştir.

Bugün Edirne’de emeklilerimiz;

Kent Lokantası sayesinde uygun fiyatlı ve sağlıklı yemeklere ulaşabilmekte,

Halk Kafe sayesinde sosyal hayatın içinde vakit geçirebilmekte,

Halk Kasap uygulamasıyla uygun fiyatlı ve sağlıklı gıdaya erişebilmektedir.

Çok yakında hizmete açılacak olan Emekliler Lokali ise emeklilerimizin bir araya gelebileceği yeni bir sosyal yaşam alanı olacaktır.

Edirne Belediyesi emeklilerimizin günlük yaşamını kolaylaştırmak adına önemli sorumluluklar da üstlenmiştir.

Türkiye’nin birçok kentinde 65 yaş üstü vatandaşlarımızın ücretsiz ulaşım hakkı tartışma konusu olurken, Edirne’de böyle bir sorun yaşanmamıştır.

Edirne Belediyesi, yalnızca bu yıl içerisinde 65 yaş üstü büyüklerimizin ücretsiz seyahat hakkının korunması için esnafa önemli bir mali destek sağlayarak bu hakkın sorunsuz şekilde devam etmesini sağlamıştır.

Bununla birlikte Edirne Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda ekonomik zorluk yaşayan vatandaşlarımızın yanında olmaya devam etmektedir.

Sosyal yardım yönetmeliği çerçevesinde yapılan değerlendirmeler sonucunda ihtiyaç sahibi olduğu tespit edilen emeklilerimize bayram öncesinde dayanışma destekleri sağlanmaktadır.

Bu destekler, ilgili komisyon tarafından belirlenen kriterler doğrultusunda ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın yanında olmak amacıyla hayata geçirilmiştir.

Edirne Belediyesi’nin emeklilere bakışını gösteren bir diğer önemli çalışma ise Emekliler Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilen Emekli Çalıştayıdır.

Bu çalıştayda emeklilerimizin sorunları, beklentileri ve talepleri doğrudan kendilerinden dinlenmiş; ortaya çıkan görüş ve öneriler doğrultusunda yeni projeler üzerinde çalışmalar başlatılmıştır.

Bütün bu çalışmalar ortadayken Edirne Belediyesi’nin emeklileri görmezden geldiğini iddia etmek gerçeklerle bağdaşmamaktadır.

Ancak burada asıl dikkat çekici olan başka bir çelişki vardır.

Bugün Edirne Belediyesi’ni emekliler üzerinden eleştirmeye çalışan siyasi anlayış, Türkiye’de milyonlarca emekliye 4 bin TL’lik bayram ikramiyesini “müjde” olarak açıklayan anlayıştır.

Emeklilerimizin içinde bulunduğu ekonomik tablo ortadayken bu rakamın ne anlama geldiğini en iyi emeklilerimiz bilmektedir.

Edirne Belediyesi sınırlı imkânlarına rağmen emeklilerimizin yanında olmaya çalışırken, bu gerçekleri görmezden gelerek manşetlerle algı oluşturmaya çalışmak kimseyi ikna etmez.

Edirne’de emekliler görmezden gelinmemektedir.

Tam tersine emeklilerimiz bu şehrin baş tacıdır.

Ve emeklilerimiz kimin gerçekten yanlarında olduğunu da, kimin manşetlerle siyaset yaptığını da çok iyi bilmektedir.”

Miniklere skolyoz taraması

Trakya Üniversitesi Zeynep-Mustafa Taş Uygulama Anaokulu’nda, 14 Mart Tıp Bayramı etkinlikleri kapsamında anlamlı bir sağlık çalışması gerçekleştirilerek öğrenciler için skolyoz taraması yapıldı.

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından yürütülen “Fark Et, Yönlendir, Koru: Sağlıklı Duruşla Güçlü Bir Gelecek” sosyal sorumluluk projesi kapsamında anaokulu öğrencilerine skolyoz ve eklem esnekliği (hipermobilite) taraması uygulandı.

Yapılan değerlendirmelerde çocukların omurga duruşu ve eklem hareket açıklıkları muayene edilerek, erken dönemde fark edilebilecek olası duruş problemlerine yönelik farkındalık oluşturulması hedeflendi.

Tarama çalışması, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Filiz Tuna tarafından gerçekleştirildi.

Etkinliğe katılan Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Eylem Bayır, çocukların sağlıklı gelişimine katkı sağlayan bu değerli çalışmayı anaokulunda gerçekleştiren Prof. Dr. Filiz Tuna’ya ve emeği geçen tüm ekibe teşekkür ederek çiçek hediye etti.

Nextera Danışmanlık Trakya’da

Trakya’da faaliyet gösteren, işletme, kamu kurum ve kuruluşlarına destek olmayı hedefleyen Nextera danışmanlık deneyim ve tecrübesiyle hizmet vermek için Edirne’den yolculuğuna başlayacak.

Türkiye’de 25 farklı ilde hizmet veren Nextera Danışmanlık, Trakya’da işletme ve kurumlara destek olmaya hazırlanıyor. Edirne ve çevre illerde, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından yürütülen destekler, Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) ve Avrupa Birliği eş finansmanlı IPARD Programı (Instrument for Pre-Accession Assistance – Rural Development) kapsamındaki fırsatlar stratejik olarak ele alınıyor.

Edirne ve çevre illerde faaliyet gösteren işletmeler, özellikle kamu ve Avrupa Birliği destekli programlar kapsamında yeni yatırım fırsatlarını değerlendirmeye başladı. Danışmanlık şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Rutkay Amanat, şirketlerinin 2024 Malatya’da kurulduğunu belirterek, “Nextera Danışmanlık, kısa sürede yakaladığı istikrarlı büyüme ile Türkiye genelinde dikkat çeken bir danışmanlık yapısına dönüştü. Kuruluşundan itibaren verimlilik, sürdürülebilirlik ve ölçülebilir fayda odağıyla ilerleyen Nextera, 2026 yılı Şubat ayı itibarıyla 18 tam zamanlı çalışanı kapsayan bir organizasyon yapısına ulaştı” dedi.

DANIŞMANLIKTA YENİ BİR MODEL OLUŞTURDULAR

Amanat, hizmet verdikleri danışanlarına sonuç odaklı bir hizmet sunduklarını da ifade ederek, “Şirketin büyüme sürecinde en belirgin unsur, yüksek maliyetli klasik danışmanlık modellerine alternatif oluşturan yalın ve sonuç odaklı bir yapı kurması oldu. Nextera, yalnızca teknik başvuru desteği sunmakla kalmayıp; firmaların yatırım maliyetlerini düşüren, nakit akışlarını rahatlatan ve kamu desteklerinden maksimum fayda sağlamalarını mümkün kılan çözümler geliştiriyor. Özellikle artan işletme giderleri karşısında KOBİ’ler için erişilebilir ve profesyonel bir model sunuyor” diye konuştu.

25 FARKLI ŞEHRE YAYILDI

25 şehirde faaliyette olduklarını belirten Amanat; “Malatya’da başlayan bu yolculuk bugün 25 farklı şehre yayılmış durumda. Nextera, büyükşehirler dışında faaliyet gösteren işletmelerin kurumsallaşma ve profesyonel proje yönetimi ihtiyacına odaklanıyor. Bu yaklaşım doğrultusunda Edirne ve Trakya bölgesinde; Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından yürütülen destekler, Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) ve Avrupa Birliği eş finansmanlı IPARD Programı (Instrument for Pre-Accession Assistance – Rural Development) kapsamındaki fırsatlar stratejik olarak ele alınıyor” şeklinde konuştu.

Amanat, son olarak, “Bölgede tarım, hayvancılık, gıda işleme, lisanslı depoculuk ve yenilenebilir enerji gibi alanlarda planlanan yatırımlar; uygun çağrı takvimi, doğru bütçe kurgusu ve mevzuata tam uyumlu proje tasarımı ile yapılandırılıyor. Özellikle IPARD ve TKDK hibelerinde genç yatırımcı ve üreticilere yönelik yüksek destek oranları, Nextera’nın yatırım fizibilitesi çalışmalarında önemli bir kaldıraç unsuru olarak konumlanıyor” ifadelerini kullandı.