
Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Emekli başkomiserin ‘saklı cenneti’
Olgay GÜLER
Edirne’de, 32 yıl meslek hayatının ardından 2004 yılında görevi bırakan emekli trafik başkomiseri Hüseyin Önder (74), Kocasinan Mahallesi’nde yaşadığı apartmanın bahçesini, geride kalan 22 yılda cennet köşesine çevirdi.
Emekli trafik başkomiseri Hüseyin Önder, 2004 yılında emekli olduktan sonra, kendisini Kocasinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki evinin bahçesine verdi. İlk olarak bahçeyi yeşillendiren Önder, ardından memleketi Giresun’un Görele ilçesinden getirdiği meyveleri burada yetiştirmeye başladı. Zamanla bahçeye değişik çiçekler de diken Önder, cennet köşesine çevirdi.
‘ÇOCUKLUKTAN ALIŞTIK’
Evli ve 2 çocuk babası Önder, doğa tutkusunun küçüklüğünden geldiğini söyleyerek, “Köylü çocuğuyuz. Annemiz babamız biz doğduktan sonra, yürümeye başladıktan sonra bizi ağaca taşa çıkmayı öğrettiler. Annemizin, babamızın, köydekinin herkesin işi oydu. Bağ bahçeye çocuklarla giderlerdi. Yazın köyde okullar şehir okullarından 15-20 yirmi gün önce daha tatile girerdi. Erken dağılsın ki annelerine, babalarına tarlada, bahçede hayvan otlatmaya yardım etsinler. Bu şekilde yetiştik biz. Ağaçtan taştan hiç inmedik. Bana halen garip gözlerle bakıyorlar, ‘amca düşersin ağaçtan, ne işin var?’ diyorlar” dedi.
‘10’UN ÜZERİNDE MEYVE VAR’
Emekli olduktan sonra bahçeyle ilgilenmeye başladığını dile getiren Önder, “Ben de emekli olduktann sonra bu bahçeyle ilgilenmeye başladım. Ben buraya geldiğimde, bir nevi çöl gibiydi. Bir el attım ve aşağı yukarı 400’ün üzerine üzerinde ağaç yetiştirdim. Bir çocuk gibi, bir bebek gibi. Aynen öyle itina gösterip bu hale getirdik. Burası şu anda Edirne saklı cenneti. Yaklaşık 10’un üzerinde çeşitli meyve var” ifadelerini kullandı.
‘ATADAN, DEDEDEN KALMA TOHUMLAR’
Yetiştirdiği meyveleri komşuları ve dostlarına dağıttığını belirten Önder, “Halen bu bahçeyle ilgileniyorum. Çoluğa çocuğa bu mahalleden gelip geçenlere ağaca çıkıp dutu döküyorum, tenteyi tutuyorum. Bu meyvelerin bir özelliği de, tohumlarını memleketimden getirdim. Belki atadan dededen kalma tohumlar bunlar. Giresun Görele’den getirdim. Karadeniz’in kokulu siyah üzümü, incir, erik, kiraz var. Hepsi oradan gelme” diye konuştu.
‘İLK KEZ GÖRENLER İNANAMIYOR’
Bahçeyi ilk kez görenlerin şaşırdığını kaydeden Önder, “Burayı ilk defa görenler önce inanamıyorlar burayı bu hale getirdiğime. Şaka zannediyorlar. Tabii çevredeki vatandaşlar da anlatınca o zaman ikna oluyorlar. Özellikle ön caddeyi değil, bizim bu apartmanın olduğu sokağı kullanan insanlar var. Ormanın içinden geçiyor hissi uyandırdığını söylüyorlar. Hele ki yazın en az 7-8 derece fark ediyor sıcaklık” şeklinde konuştu.
Nöbetçi Eczaneler
Aramızdan ayrılanlar
RIDVAN TÜKENMMEZ VEFAT ETTİ
Budak doğanca Köyü sakinlerinden Raşit ve Cemile Tükenmez’in oğulları, Fatma Tükenmez’in eşi, Reyhan Tükenmez ve Neslihan Kaya’nın babaları, İsmail Kaya’nın kayınpederi, Minel Ataman ve Mert Alp Kaya’nın dedeleri Rıdvan Tükenmez 67 yaşında vefat etti. Merhum dün Darül Hadis Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Budakdoğanca Köyü Mezarlığında toprağa verildi.
SEVDİYE BUGEVEZ VEFAT ETTİ
Tophane Bakkalı Mustafa Bugevez’in eşi, Mustafa ve Güldeniz Bugevez’in anneleri Sevdiye Bugevez 64 yaşında vefat etti. Merhume dün, Taşlık Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
HAYRETTİN SONAY VEFAT ETTİ
Merhume Nurten Sonay’ın eşi, Halit, Hülya ve Gönül’ün babaları Hayrettin Sonay 76 yaşında vefat etti. Merhum, dün Sarı Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Acı Çeşme Mezarlığında toprağa verildi.
BÜLENT BAŞKAN VEFAT ETTİ
Hıdırağa Köyü sakinlerinden Fikriye Başkan’ın oğlu, Reyhan Başkan’ın eşi, Şerif Başkan ve Duygu Çelik’in babaları Bülent Başkan 64 yaşında vefat etti. Merhum dün Hıdırağa Köyü Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Köy Mezarlığında toprağa verildi.
SEVİM BOZKURT VEFAT ETTİ
Sinanköy sakinlerinden Sevim Bozkurt 80 yaşında vefat etti. Merhume önceki gün Sinanköy Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Köy Mezarlığında toprağa verildi.
TÜ heyeti Arnavutluk’ta
Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir ile Rektör Danışmanı ve Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Ali İhsan Meşe, Arnavutluk’ta bir dizi iş birliği teması ve ziyarette bulundu.
Program kapsamında ilk olarak Türkiye Cumhuriyeti Tiran Büyükelçiliği ziyaret edilerek Büyükelçi Barış Ceyhun Erciyes ile görüşme gerçekleştirildi. Görüşmede, Trakya Üniversitesi’nin Balkanlar’a yönelik yürüttüğü akademik ve kültürel çalışmalar hakkında bilgi verilirken, Arnavutluk’ta faaliyet gösteren Türkiye-Arnavutluk Fier Dostluk Hastanesi’nde görev yapan hekimlere yönelik eğitim programları ve ortak proje imkânları ele alındı.
Heyet daha sonra Türkiye Maarif Vakfı Arnavutluk Temsilciliği’ni ziyaret ederek Arnavutluk Temsilcisi Mesut Özbaysar ile bir araya geldi. Görüşmede, New York Tiran Üniversitesi ile gerçekleştirilebilecek ortak projeler ve Trakya Üniversitesi tarafından geliştirilen Kampüs 4.0 uygulamasının söz konusu üniversitede hayata geçirilmesine yönelik iş birliği imkânları değerlendirildi.
Ziyaret programı kapsamında New York Tiran Üniversitesi de ziyaret edilerek iki kurum arasında geliştirilebilecek akademik ve teknolojik iş birlikleri hakkında görüş alışverişinde bulunuldu.
KONUKLARINIZIN SESİ 394
TV haberlerinin, internetteki videoların ana konusu ne? Mutlak butlan. Bu, bir bölge idare mahkemesi kararı. Nedeni hukuki desek bile sonucu siyasi: Ana muhalefet partisi ikiye bölündü. ‘CHP genel müdürü’, ‘CHP’nin seçilmiş başkanı’ deneyimlerini benimsemesek bile ortaya çıkan durum şu: Örgütü yok sayılan ve örgütlenmeye çalışan iki ana muhalefet partisi var. Bu önemli bir siyasi olay. Parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçişimiz gibi.
Genel akıma kapılmadan, mevcut sloganlara yenilerini eklemeye, bu siyasi olayların içinde olanlara akıl vermeye çalışmadan genel bir bakış sunmak istiyoruz.
Siyasette temel ilke, siyaset, ekonomik yapının uygulama örgütlenmesi. Ülkemizde bugün ekonomik yapı ne? Uluslar arası emperyalist ekonomik yapıya bağımlı ikinci sınıf bir kapitalizm. Bu ilkeyi, bugünkü siyasi yapımızı irdeleyerek somutlaştıralım.
Bugün yönetim sistemimiz ne? Başkanlık sistemi. Siyaset, ‘kanun hükmünde kararname’lerle yönetiliyor. (Siz isterseniz bunu ‘tek adam rejimi’ diye adlandırın). Hukuksal yapıyı bile oluşturma gücü bile başkanda. Pekiyi Cumhurbaşkanımız her kararı alabilir mi? Örneğin, “NATO’dan çıkıyoruz.” veya Sosyalizme geçiyoruz.” … diyebilir mi? Amerikalı rahibi bile tutabildi mi? Parlamenter sistemde, “Tüm partilerin oluşturduğu meclis ‘kanun’ çıkararak siyaseti belirliyor.” Meclis veya partiler bağımsız mı? Örneğin söz konusu kararları meclis alabilir mi? Pekiyi neden mutlak butlan? İkinci sınıf kapitalizmde genel üretimin değeri düşük olduğundan, tutulduğundan paylaşım halkı, gerçek üreticiyi, Atatürk’ün terimiyle ‘unsuru asli’ yi çok zorluyor; halkın tepkisi yükseliyor, bu tepki öncüler üretiyor… Bunun önlenmesi gerekli. Mutlak butlan böyle bir çaba…
Ekonomik yapımızı, dışa bağımlı ikinci sınıf kapitalizmi değiştirmeyi bugün hedef alamayız. Çünkü halkımız henüz bu ekonomik sistem içinde de kendini kurtarma savaşını sürdürebiliyor. Bu dönem ‘devrimci coşku, devrimci atılım’ değil, ‘devrimci sabır’ dönemi. Gerçek üretici halkımız, acı çeke çeke ‘sistem değişimi ideali’ne ulaşmadıkça muhalefet partilerinin, başkanlık sistemi gibi, mutlak butlan gibi sürprizlerle karşılaşması, yani yönetimin veya bu yönetimi destekleyen güçlerin yeni savunma çareleri bulması doğal. ‘Tek çözüm sosyalizm’ diyen ama bunu tembelce, aydınlar çemberinin içinde yapan partilerimizin de cılız kalması bunun kanıtı.
Sağlıcakla,
ENEZ’DE KANALİZASYON SORUNU NASIL ÇÖZÜLÜR?
Şu anda Enez lağım atıklarının bir bölümü sahildeki arıtma tesislerinden bir yandan denize bir yandan da ormana akıtılıyor…
Geçen yıllarda eski belediye personeli olan Osman Gülcan’dan edindiğim bilgiye göre şehir merkezinin lağım atıklarının bir bölümü de lagün göllerine salıverilmiş… Geri kalanının ise Meriç Nehri’ne arıtılmadan boşaltıldığını zaten herkes biliyor ve biz buralarda tutulan balıkları da afiyetle yiyoruz.
***
Bu sorunlu kanalizasyon sisteminin inşa edildiği dönemlerde Enez’den uzaklardaydım. Sonrasında bu süreçle ilgili bazı hikayeler dinledim.. Rezaletin en büyük ve baş sorumlusu elbette İller Bankası müteahitleri, denetçileri. Her şeyden önce öngörülen arıtma tesisi 20 bin kişilik ve çok yetersiz…
Halbuki o yıllarda zaten yazlık nüfus 20 bin kişiyi çoktan aşmış olmalıdır. Yanı bugünkü arıtma 40 yıl sonrası bir öngörü ile olması gereken kapasitenin çok altında bir tesis… Derin deşarj kanalının olmayışı ile de yaz boyunca denizin kirliliği ve sahilin kokusu insanları Enez’den kaçırmak için çok önemli bir neden…
***
Ayrıca şehir içinde çok düşük olan kod farkı nedeniyle artık sadece benim evimin önünde değil başka yerlerde de lağım taşkınları koku ve çevre sağlığı sorunları üretiyor. Aslında projesinde olduğu gibi tüm kanalizasyon atıklarının derlenip, toparlanıp sahildeki arıtma tesisine ulaştırılması da bu kod farkı nedeniyle mümkün olmuyor. Bu akıntıyı sağlaması gereken terfi istasyonları ya kifayetsiz ya bakımsız…
Kurnaz müteahitler, zamanın yetkili ve görevlileri o nedenle, çözümü kanalizasyon atıklarını lagün göllerine ve Meriç Nehri’ne salıvermekte bulup utanmadan çekip gitmişler..
***
Bu bir skandaldır.. Bu sorunu çözmek Enez Belediyesi’ni çok aşar…
Vakit geçmemişse derhal hukuk yollarına başvurulmalı ve İller Bankası ve sorumlularla mahkemelerde hesaplaşılmalıdır.
İller Bankası uzmanları Enez’e çağırılmalı, sistem tümüyle yeniden değerlendirilerek çözüm yolları aranmalıdır.
Derin deşarj mutlaka en kısa zamanda oluşturulmalıdır. Bu durum kesin çözüm değilse de bilinen sorunların önemli ölçüde giderilmesini sağlar..
Enez merkez için ayrı bir arıtma projesi yapılmalı, terfi istasyonları güçlendirilmeli sık sık yaşanan arızalara son verilmelidir.
Bacalar yükseltilmelidir
Lagün göllerine olan pis su akıntısı acele sonlandırılmalıdır.
***
Sorun her ne kadar Enez Belediyesi’nin sorunu gibi görünse de Enez Kaymakamlığı ve Edirne Valiliği’nin halk sağlığı ve sürdürülebilir bir turizm açısından konuya ilgi göstermeleri, İler Bankası yetkililerine çevre üniversitelere konuyu iletip takip etmeleri gerekmektedir.
Nitekim geçmiş yıllarda bu sorunlardan kaynaklandığı düşünülen salgın bazı hastalıklar olmuştur. Hastane kayıtlarından ve yetkililerinden öğrenilebilir.
“SIĞINMA” AYETLERİ
Sure 11/ayet 47:
Nuh dedi ki: Ey Rabbim, bilmediğim bir şeyi senden istemekten sana sığınırım.
Eğer beni bağışlamaz ve merhamet etmezsen, hüsrana düşenlerden olurum.
11/36: Bilmediğin şeyin arkasına düşme!
Çünkü, kulak, göz, gönül, hepsinden sahibi sorulacaktır.
Yukarda ki iki nurlu ayetin bir yorum da böyle olabilir mi?..
Heveslenip istediğimizin bazılarının hayır mı, şer mi olduğunu biz bilemeyiz, Allah bilir. O zaman, ille de “İstediğim olsun” demek yerine, Allah’tan hayırlı olanı istemek ve gelene şükürle razı olmak bizde!..
18/23: Hiç bir şey için: “Ben, bunu yarın mutlaka yapacağım.” Deme!
Ancak,” Allah dilerse yapacağım” de. Unuttuğun zaman Rabbini an ve “Umarım Rabbim beni, doğruya, bundan daha yakın bir bilgiye ulaştırır” de!
18/ 23 ayetinde, hayati uyarının bir yorumu da böyle olabilir mi?..
“Yarın, şunu mutlaka yapacağım” demek, Allah’a ortak koşmak olur. Geleceği Allah bilir, biz bilemeyiz. Gelecekte olmasını istediğimiz bir şey hakkında, şirke düşmemek için, “Hayırlıysa, emeklerimin sonucunun, Allah’ın izni ile, gerçekeleştirebilmeyi dilerim.” Demek olan “İNŞALLAH” demek gerekir.
5/16: Allah, razı geleceğini isteyip, uyanları o nurla selâmet yollarına iletir ve onları izniyle karanlıklardan aydınlığa çıkarıp doğru yola götürür.
5/16, ayetini bir de böyle yorumlayabilir miyiz?..
Allah’ın emirleri olan, doğruluk da çalışma ve iyilik yolunu seçeip emek verirseniz, Allah sizi her türlü beladan korur ve çalışmanıza gelişme; düşmanlarınıza karşı zafer verir.
21/27,28: Melekler, Allah’ın sözünün önüne geçmezler, hep O’nun emriyle hareket ederler. Allah onların yaptıklarını yapacaklarını bilir, onlar yalnız Allah’ın hoşnut olacağı kimselere şefaat edebilirler. O’nun azametinden korku içinde bulunurlar.
21/27, 28: Ayetlerinin bir yorumu da böyle olabilir mi?.. “Melekler, tamamen Allah’ın amrine bağlı kullardır. İnsana özgür tercih hakkı verilmiştir. Hayvanları, bitkileri, doğayı insanların emrine, istifadesine bağlamıştır. O zaman, “Hayvanlar, bitkiler HEPSİ FİZİKİ MELEKLERDİR.” Demek olmuyor mu?..
(İnsanların,“Yılan, çıyan, fare, böcek” dedikleri de dahil!.)..
POLİS EVİ YÖNETİMİ SOSYAL DİNLENME TESİSLERİ
5 KISIM 140 KALEM GIDA MADDESİ
5 Kısım 140 Kalem Gıda Maddesi mal alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir.
İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:
| İhale Kayıt Numarası (İKN) | : | 2026/1001111 |
| 1- İdarenin | ||
| 1.1. Adı | : | EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ EDİRNE İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ POLİSEVİ ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ |
| 1.2. Adresi | : | Babademirtaş Mahallesi Babatimurtaş Sok. No5 3 Şerefeli Cami Yanı EDİRNE MERKEZ/EDİRNE |
| 1.3. Telefon numarası | : | 02842139239 |
| 1.4. İhale dokümanının görülebileceği ve indirilebileceği internet sayfası | : | https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/ |
2- İhalenin
| 2.1. Tarih ve Saati | : | 24.06.2026 – 10:00 |
| 2.2. Yapılacağı (e-tekliflerin açılacağı) adres | : | Edirne İl Emniyet Müdürlüğü Kat 4 İhale Salonu |
3- İhale konusu mal alımının
| 3.1. Adı | : | 5 Kısım 140 Kalem Gıda Maddesi |
| 3.2. Niteliği, türü ve miktarı | : | 5 Kısım 140 Kalem: Kuru Gıda, Ekmek, Tavuk Ürünleri, Süt ve Süt Ürünleri ve Sebze Meyve Ürünleri Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir. |
| 3.3. Yapılacağı/teslim edileceği yer | : | 1-) Polisevi Şube Müdürlüğü Adres: Babademirtaş Mah. Babatimurtaş Sok.Sok. 5 Üçşerefeli Cami Arkası Merkez/ Edirne adresindeki depoya, 2-) Polis Bahçesi Meriç Sosyal Tesisleri Adres: Karaağaç Mah. İki köprü Arası Polis Bahçesi Caddesi No:5 Merkez /EDİRNE adresindeki depoya, 3-) İdarenin talep etmesi durumunda Edirne İl Emniyet Müdürlüğü Yemekhane (İstasyon Mah. İnci Sok. No:27 Merkez/EDİRNE) adresine teslim edilecektir. |
| 3.4. Süresi/teslim tarihi | : | Muhtelif ürünlere ait siparişler, Müdürlüğümüz Polis Evi Şube Müdürlüğü veya Polis Bahçesi Meriç Sosyal Tesisleri görevlilerince telefon veya faksla Yüklenici firmaya bir gün önceden bildirilecektir. Siparişler, bildirimi yapılan günün bir (1) gün sonrası Pazar günü, resmi ve dini bayramların ilk 3 (Üç) günü hariç en geç saat 15:00 da şartname hükümlerine uygun evsaf ve nitelikte, eksiksiz olarak, Müdürlüğümüze teslim edilecektir. Müdürlüğümüz depolarının küçük olması nedeniyle Müdürlüğümüzce görevlendirilen birimler tarafından siparişler ihtiyaç doğrultusunda verilecek, siparişin verildiği gün yükleniciye tebliğ sayılacaktır. |
| 3.5. İşe başlama tarihi | : | Sözleşme imzalanmasına müteakip işe başlanacaktır. |
4- Katılım ve yeterlik kriterleri:
4.1. Katılım ve yeterlik kriterlerine ilişkin istekliler tarafından e-teklif kapsamında sunulması gereken bilgi ve belgeler ile fiyat dışı unsurlara ilişkin bilgi ve belgelere aşağıda yer verilmiştir:
4.1.1. Teklif mektubu.
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olunduğunu gösteren bilgi ve belgeler:
4.1.2.1. Tüzel kişilerde; isteklilerin yönetimindeki görevliler ile ilgisine göre, ortaklar ve ortaklık oranlarına (halka arz edilen hisseler hariç)/üyelerine/kurucularına ilişkin bilgi ve belgeler.
4.1.2.2. Vekâleten ihaleye katılma halinde vekile ilişkin bilgi ve belgeler.
4.1.3. Geçici teminat.
4.1.4 İsteklinin iş ortaklığı olması halinde iş ortaklığı beyannamesi.
4.1.5. Yerli malı teklif edenler lehine fiyat avantajından yararlanmak isteyen istekliler tarafından sunulacak yerli malı belgesi
| 4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin bilgi ve belgeler ile bunların taşıması gereken kriterler: |
| Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin bilgi, belge veya kriter belirtilmemiştir. |
| 4.3. Mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin bilgi ve belgeler ile bunların taşıması gereken kriterler: |
| Mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin bilgi, belge veya kriter belirtilmemiştir. |
5- Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6- İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.
7- İhaleye teklif verecek olanların, EKAP hesabına giriş yaparak ihale dokümanını indirmeleri zorunludur.
8-Teklifler, EKAP üzerinden teklif mektubu ile ihaleye katılım belgesi ve diğer ekler kullanılarak hazırlanacak ve e-imza ile imzalanarak ihale tarih ve saatine kadar EKAP üzerinden gönderilecektir.
9- İstekliler tekliflerini, her bir iş kaleminin miktarı ile bu iş kalemleri için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden teklif birim fiyat şeklinde vereceklerdir. İhale sonucunda, üzerine ihale yapılan istekliyle birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
10- Bu ihalede, kısmı teklif verilebilir.
11- İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.
12- Bu ihalede elektronik eksiltme yapılmayacaktır.
13- Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 90 (Doksan) takvim günüdür.
14- Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
15- Diğer hususlar:
Teklif fiyatı ihale komisyonu tarafından aşırı düşük olarak tespit edilen isteklilerden Kanunun 38 inci maddesine göre açıklama istenecektir.
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr’de (Basın: 2484045)
Çavuş’a gözyaşlarıyla veda
Havsa şehir merkezindeki trafik ışıklarında iki TIR’ın arasından geçerken birinin altında kalarak yaşamını kaybeden 51 yaşındaki Nazmı Çavuş bugün toprağa verildi.
Havsa Hacıgazi Mahallesi sakinlerinden merhum Raif ve merhume Hafize Çavuş’un oğulları, Fikriye Çavuş’un eşi olan merhum Nazmi Çavuş; Rait ve Bade Çavuş’un da babalarıydı. Merhum Rait Çavuş ve Remzi Çavuş’un kardeşleri; Aziz, Raif ve Emre Çavuş’un amcaları olan merhumun cenazesi bugün öğle namazını takiben Sokullu Camisinde kılınan ve Belediye Başkanı Hüseyin Özden’in de katıldığı cenaze namazının ardından Havsa ilçe Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Olaya tanık olan vatandaşlar; büyük tonajlı ve yüksek araçların şehir merkezlerinden geçmelerine izin verilmemesi gerektiğini, şoförün kör noktasında kalan yaya ve araçlar için bu tür durumların büyük risk oluşturduğunu kaydetti.