Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Öğrenmenin yaşı yok!

Mehmet ŞELECİ

Hayat boyu öğrenme kültürünün geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması amacıyla her yıl geleneksel olarak gerçekleştirilen Hayat Boyu Öğrenme Haftası dolayısıyla Edirne Valiliği’nce Saraçlar Caddesi’nde etkinlikler gerçekleştirildi. Edirne İl Millî Eğitim Müdürü Dr. Ahmet Alireisoğlu yıl içerisinde 3.100 kurs açtıklarını ve 54.000’e yakın kursiyerin eğitim aldığını söyledi. Açılan kurslarda kursiyerlerin yaptığı çalışmalar stantlarda sergilendi.

1-7 Haziran Hayat Boyu Öğrenme Haftası etkinlikleri Saraçlar Caddesi’ni şenlendirdi. Öğrencilerden oluşan grubun çalıp seslendirdiği parçalar caddede renkli görüntülere sahne oldu.

Sergi açılış öncesinde konuşan Edirne İl Millî Eğitim Müdürü Dr. Ahmet Alireisoğlu düzenledikleri kurslarla ilgili bilgiler verdi.

Edirne il genelinde 52.000 öğrenci ve 3.200 öğretmenin olduğunu hatırlatan Alireisoğlu,  “İlimizde yıl içerisinde yaklaşık 3.100 kurs açtık. 54.000’e yakın kursiyerimiz oldu. Bu kursiyerlerimiz, hayat boyu öğrenme faaliyetlerinden istifade ettiler. Bu kursiyerlerimiz -bunlar içerisinde çok değerli annelerimiz, velilerimiz var- öğrencilerle beraber öğrenme yolculuğuna iştirak ettiler. Bu bizim için çok değerli” dedi.

​9 Halk Eğitimi Merkezi ve 1 Olgunlaşma Enstitüsü, 400’e yakın usta öğretici ile okulun dışındaki öğrenme dünyasını inşa ettiklerini kaydeden Alireisoğlu, “Bugün bunun yıl sonu kutlama etkinlikleri içerisindeyiz. ​Bu vesileyle emeği geçen bütün öğretmenlerimize, ilgili kurumlarımıza, yöneticilerimize, özellikle anne-babalarımıza; çocuklarımız bir öğrenme serüveni ve yolculuğu içerisindeyken bu öğrenmede onlara eşlik ettikleri için, hayatlarını bilgiyle, yeni öğrendikleri bilgilerle kuvvetlendirme yarışında onlardan geri kalmadıkları için onlara teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

Öğrenmenin hayatı tamamlayan bir bütün olduğunu hatırlatan Alireisoğlu konuşmasında şunlara yer verdi:

“Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğümüz bu anlamda öğrencilerimizin dışında olan yetişkinlerin öğrenme süreçlerini bu anlamda planlayıp bizi vazifelendiriyor ve biz bunları gerçekleştiriyoruz. Tabii bunlar öğrencilerimizin kullanımlarına da açık.

​Aynı şekilde yeni maarif modeliyle öğrencinin okul dışındaki öğrenme faaliyeti çok değerli, çok kıymetli. Bu doğrultuda kendi becerilerini geliştirmesi, kendi var oluşunu güçlendirmesi çok kıymetli. Sevgili öğrencilerimiz, biraz da yetişkinlerimizle birlikte güzel bir tablo bize hazırladılar. Neşeyle ve mutlulukla bizi tanıştırdılar.

​İnşallah biz bu neşe, bu mutluluk ve bu motivasyonla ilimizde genel eğitim-öğretim çalışmaları içerisinde daha güçlü, emin, kuvvetli adımlarla başarıya doğru birlikte adım atmış olacağız. Bu vesileyle bu süreç içerisinde birlikte iş yaptığımız, bize destek olan çok değerli kurumlarımıza ben teşekkür ediyorum. ​İnşallah en iyi bir şekilde bu yılın akdini verdiğimiz gibi önümüzdeki yıllar da daha başarılı, güzel etkinliklere yol almış, etkinliklerde yol almış oluruz.”

GENEL MÜDÜR TOPOĞLU

Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Dr. Emre Topoğlu da konuşmasında, “1-7 Haziran Hayat Boyu Öğrenme Haftası olarak tüm Türkiye’de, tüm illerimizde, tüm ilçelerimizde coşkuyla kutlanmakta. Çünkü muazzam bir emeğin ürünlerini görüyoruz burada. Hakikaten büyük bir çaba var. Ben başta emek veren tüm arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum, şükranlarımı sunuyorum. ​Fakat şunu söylemem lazım, bugün söz sizlerin ve şu sahnede gördüğüm bir şey var. Hayat boyu öğrenme aslında sonsuza kadar devam eden bir süreç ve şu an burada, bizim tam hayal ettiğimiz şey aslında sahnede. Her yaştan insanın hakikaten bir araya geldiği, kişisel gelişimini tamamladığı, becerilerini keşfettiği bir süreçten bahsediyoruz. Bu noktada gerçekten onlara bir kez daha teşekkür ediyorum. Muazzam bu arada, inanılmaz başarılısınız, onu da söyleyeyim buradan. Ve sorsalar eğer “Hayat boyu öğrenmek ne demek?” tam olarak şu tabloyu gösterirdim” sözlerine yer verdi.

STANTLARI GEZDİLER

Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Dr. Emre Topoğlu ve diğer yetkililer açılış kurdelesini kesmelerinin ardından Saraçlar Caddesi’nde açılan el emeklerinin sergilendiği stantları gezdiler. Genel Müdür Toplu, ürünleri inceleyerek bilgiler aldı.

Edirne Bilim Şenliği başlıyor!

Edirne Belediyesi tarafından düzenlenen Edirne Bilim Şenliği, 6-7 Haziran tarihlerinde Türkiye’nin ve Balkanlar’ın en büyük interaktif açık hava çocuk müzesi olan Hasan Ali Yücel Çocuk Müzesi’nde gerçekleştirilecek.

Geleceğin bilim insanlarını, çocukları ve aileleri bir araya getirecek Edirne Bilim Şenliği’nde farklı yaş gruplarındaki öğrencilerin hazırladığı yenilikçi projeler ziyaretçilerin beğenisine sunulacak. Program boyunca ayrıca katılımcıların bilim ve teknolojiyle etkileşim kurabileceği eğlenceli ve öğretici atölye çalışmaları düzenlenecek.

İKİ GÜN BOYUNCA BİLİM VE PROJE SUNUMLARI

Bilim ve teknolojiye ilgi duyan çocukların ve gençlerin projelerini sergileyeceği şenlik, ziyaretçilere dolu dolu bir program sunacak. Etkinliğin ilk günü olan 6 Haziran Cumartesi’de ortaokul öğrencilerinin hazırladığı yaratıcı ve yenilikçi projeler katılımcılarla buluşurken, 7 Haziran Pazar günü lise ve üniversite öğrencilerinin geliştirdiği çalışmalar sergilenecek.

Geleceğin bilim insanları ve teknoloji liderlerinin fikirlerine ev sahipliği yapacak şenlik, her iki gün de 13.00-16.00 saatleri arasında Hasan Ali Yücel Çocuk Müzesi’nde gerçekleştirilecek. Şenlik boyunca ziyaretçiler, gençlerin farklı alanlarda geliştirdiği projeleri yakından inceleme ve onların üretim süreçleri hakkında bilgi edinme fırsatı bulacak.

UYGULAMALI ATÖLYELER VE EĞLENCELİ GÖSTERİLER

Şenlik, çocukların motor becerilerini ve analitik düşünme yeteneklerini geliştirecek interaktif istasyonlara da ev sahipliği yapacak. Ziyaretçilerin ücretsiz katılabileceği etkinlikler arasında zekâ gelişimini destekleyen Satranç Atölyesi ve Tangram Atölyesi yer alırken; uzayın derinliklerini keşfettirecek Planetaryum Gösterimi ve Müzik Dinletisi de şenliğe renk katacak.

Yoğun ilgi ve kontenjan sınırlaması nedeniyle; çocuklara doğa sevgisi ve üretim bilinci aşılanacak Tarım Atölyesi, Geleneksel ve doğal renklendirme teknikleri uygulamalı olarak keşfedilmesini sağlayacak Kök Boya Atölyesi, koku duyusunun birleştiği eğlenceli deneylerin yapılacağı Parfüm Atölyesi ve Model Uçak Atölyesi için ön kayıt yapılması zorunlu tutuldu.

Atölyelere katılım için ön kayıt işlemleri, 0 (546) 200 82 26 numaralı telefon hattı aracılığıyla Edirne Belediyesi Hasan Ali Yücel Çocuk Müzesi ile iletişime geçilerek gerçekleştirilebilecek.

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, tüm çocukları ve aileleri şenliğe davet ederek “Çocuklarımızın bilime, teknolojiye ve üretmeye olan ilgisini desteklemek, onların hayal güçlerini ve yaratıcılıklarını geliştirebilecekleri ortamlar oluşturmak bizim için önemli bir sorumluluk. Edirne Bilim Şenliği’mizde gençlerimizin hazırladığı birbirinden değerli projeleri görmek, onların heyecanına ortak olmak ve bilimin ışığında birlikte güzel bir hafta sonu geçirmek için tüm çocuklarımızı, gençlerimizi ve ailelerimizi Hasan Ali Yücel Çocuk Müzesi’ne davet ediyorum” ifadelerini kullandı.

TÜ Balkan Gençlik Korosu ödülle döndü

Trakya Üniversitesi Balkan Gençlik Korosu İzmir Uluslararası Çoksesli Korolar Festivali’nde “Program Zenginliği ve Çeşitlilikte Başarı Ödülü”ne layık görüldü.

Trakya Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Balkan Gençlik Korosu Topluluğu, Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Zübeyde Omurtay şefliğinde, 22 Mayıs 2026 tarihinde İzmir Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen İzmir Uluslararası Çoksesli Korolar Festivali’nde sergilediği performansla büyük beğeni topladı.

Festival kapsamında seçkin eserleri güçlü yorumu ve etkileyici sahne performansıyla seslendiren Balkan Gençlik Korosu, hem izleyicilerin hem de jüri üyelerinin takdirini kazandı. Koro, sanatsal niteliği, repertuvarındaki çeşitlilik ve sahnedeki uyumuyla öne çıktı.

On kişiden oluşan jürinin değerlendirmesi sonucunda koro, “Program Zenginliği ve Çeşitlilikte Başarı Ödülü”ne layık görülerek önemli bir başarı elde etti.

Trakya Üniversitesi’nin farklı fakülte ve programlarında öğrenim gören öğrencilerden oluşan Balkan Gençlik Korosu, festivaldeki başarılı performansıyla üniversiteyi ulusal düzeyde başarıyla temsil etti. Elde edilen ödül, Trakya Üniversitesi’nin kültür ve sanat alanındaki birikimini bir kez daha ortaya koyarken, üniversite ailesine de gurur yaşattı.

Balkanlardan Karadeniz’e müzik  yolculuğu

Nurşen GÜL ÖZ

Geçtiğimiz 2025 yılının 16 Ekim akşamı Edirne’de Samsun Devlet Klasik Türk Müziği Topluluğu üyelerinin katılımıyla düzenlenen, “Karadeniz’den Balkanlara” temalı konsere, Edirne Korosu bu akşam iade-i ziyarette bulunacak. Edirne Devlet Türk Müziği ve Rumeli Müzikleri Topluluğu; “Balkanlardan Karadenize” temalı konserle bu akşam saat 20.00’de Samsunlu müzikseverlerle buluşacak.

Edirne Topluluğu Müdürü Gökçe Bahar Ercan ve beraberindeki altı sanatçıdan oluşan topluluk, Samsun Topluluğu’nun konuğu olarak Atatürk Kültür Merkezi Zehra Yıldız Salonu’nda sahne alacak. İki topluluğun ortaklaşa gerçekleştireceği konseri  konuk şef olarak Yıldıray Öztürk yönetecek. Türkiye’nin kuzeydoğu bölgesi ile kuzeybatı ve Rumeli bölgelerinin müziklerinin çalınıp seslendirileceği konserin biletleri internet ortamında satış noktalarından temin ediliyor.

Istrancalar için ortak çağrı

Doğa ve Kültür Derneği (DOKU) Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Göksal Çidem, iklim krizi, orman kayıpları, plansız madencilik faaliyetleri, endüstriyel hayvancılık tesisleri, enerji ve ulaşım projelerinin yarattığı baskılar ile doğal alanların parçalanmasının Istrancalar’ın geleceğini tehdit ettiğini belirterek, Türkiye ve Bulgaristan’daki kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, bilim insanlarını ve sivil toplum kuruluşlarını 3’te 2’si Türkiye’de olan bu dağın korunması için daha güçlü iş birliği yapmaya davet etti.

Göksal Çidem, 5 Haziran Dünya Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Istranca Dağları’nın Türkiye ve Bulgaristan arasında uzanan, Avrupa’nın en değerli doğal yaşam alanlarından biri olduğunun altını çizerek, “1/3 Bulgaristan tarafında, 2/3 ise Türkiye tarafındadır. Binlerce bitki ve hayvan türüne ev sahipliği yapan bu eşsiz ekosistem; temiz su kaynakları, kadim ormanları, zengin biyolojik çeşitliliği ve kültürel mirasıyla sınırların ötesinde ortak bir doğal hazinedir” dedi..

“Dünya Çevre Günü’nde bir kez daha hatırlatmak isteriz ki doğanın korunması yalnızca çevrecilerin değil, tüm insanlığın ortak sorumluluğudur” diyen Çidemk, açıklamasında şunlara yer verdi:

“İklim krizi, orman kayıpları, plansız madencilik faaliyetleri, endüstriyel hayvancılık tesisleri, enerji ve ulaşım projelerinin yarattığı baskılar ile doğal alanların parçalanması, Istrancalar’ın geleceğini tehdit etmektedir.

SINIRDAKİ JİLETLİ TELLER DERHAL KALDIRILMALI

Türkiye ve Bulgaristan’daki kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, bilim insanlarını ve sivil toplum kuruluşlarını Istrancalar’ın korunması için daha güçlü iş birliği yapmaya davet ediyoruz.

Özellikle; Eski doğal ormanların korunması, sulak alanların ve su kaynaklarının güvence altına alınması, nadir ve tehdit altındaki türlerin yaşam alanlarının korunması, ekolojik koridorların devamlılığının sağlanması, iki ülke sınırında AB tarafından yapılan jiletli teller derhal kaldırılmalıdır.

Karşı tarafta yerel yönetimler ve resmi kurumların  davet üzerine katıldığımız  yıllardır sürdürülen etkinliklerde doğaya ve kültüre verilen değerlerin yaşatılmasına ve geliştirilmesine şahitlik ederken, Türkiye tarafında ise yıkıma şahitlik ederken üzülmemek elde değil.

Soruyoruz; Aynı ormanın diğer tarafında maden ve enerji (RES) projelerine  izin verilmezken, bizim tarafta neden ormanlarımızın her yerinde maden ve enerji projelerine izin veriliyor?

ORTAK DOĞAL MİRAS

Istrancalar yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların da ortak mirasıdır. Doğayı korumak; Yaban hayatını, suyu, toprağı, havayı ve yaşamı korumaktır.

Istrancalar’ı koruyalım, biyolojik çeşitliliği yaşatalım, sahip çıkalım.

Bir tarafta Istranca köylerinde yankılanan gayda ve davul sesleri binlerce yıllardır sürdürülen gelenekler ve UNESCO tarafından da tanınan binlerce yıllık Nestinari (kor üzerinde yürüme) ritüeli gayda ve davul sesleri ile yapılmaktadır. Türkiye tarafında ise  iş makinelerinin gürültüsü, dinamit patlatmaları, maden ve taş ocakları ile rüzgâr enerji santrallerinin (RES) yarattığı baskılar (gürültü, flaş etkisi ve kuş göç yolu üzerinde bariyer etkisi ) bulunmaktadır. Bu karşıtlık, Istrancalar’ın karşı karşıya olduğu temel sorunu açıkça ortaya koymaktadır: Doğal ve kültürel mirasın korunması ile kısa vadeli ekonomik çıkarlar arasındaki tercihlere kurban edilmektedir.

Istrancalar yalnızca ormanlardan, derelerden ve yaban hayatından ibaret değildir. Bu coğrafya aynı zamanda ortak Balkan kültürünün, yerel halk geleneklerinin ve insan ile doğa arasındaki binlerce yıllık uyumun yaşayan doğal varlığıdır. Doğal yaşam alanlarının tahrip edilmesi, aynı zamanda bu kültürel değerlerin de geri dönülmez biçimde yok etmektedir.”

Vakıflar sahilinde ‘Çevre Haftası’ temizliği

Olgay GÜLER

Edirne’nin Enez ilçesine bağlı Vakıflar köyü sahilinde, ‘Çevre Haftası’ kapsamında, çevre temizliği ve duvar yeşillendirme etkinlikleri yapıldı.

Enez Kaymakamlığı, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Avrupa Birliği Bilgi Merkezi ile Edirne Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü iş birliğinde, ‘Sürdürülebilir gelecek için yeşil köyler, temiz sahiller’ mottosuyla Vakıf köyü sahilinde duvar yeşillendirme ve sahil temizliği etkinliği gerçekleştirildi.

Etkinliğe, Enez Kaymakamı Merve Ayık, Edirne Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Ayşe Sarı, Edirne Avrupa Birliği Bilgi Merkezi Koordinatörü Elif Yardımcı, Vakıf Köyü Muhtarı İzzet Yaman, köy sakinleri ve kurum personeli katıldı. Program kapsamında köy halkına acem borusu, yasemin ve hanımeli gibi çeşitli bitkiler dağıtıldı. Vatandaşlar tarafından duvar diplerine dikilen bitkilerle köyün daha yeşil ve estetik bir görünüme kavuşması hedeflendi.

Etkinlik kapsamında eş zamanlı olarak sahil temizliği yapıldı. Çevrenin korunmasına yönelik farkındalık oluşturulmasının hedeflendiği etkinlikte çevresel duyarlılığın artırılmasına katkı sağlandı. Çevre Haftası dolayısıyla Enez Kaymakamlığı ve ETSO Avrupa Birliği Bilgi Merkezi’nin katkılarıyla hayata geçirilen etkinlikte, çevrenin korunmasının yalnızca belirli gün ve haftalarla sınırlı olmayan ortak bir sorumluluk olduğu vurgulandı.

El Nino kapıda!

21.Dönem Edirne Milletvekili Şadan Şimşek, Türkiye’nin El Nino’nun etkisiyle artan sıcaklıklar ve kuraklık tehdidiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekerek, “Bu sadece bir hava olayı değildir; bu, çiftçimizin alın terini, vatandaşımızın ekmeğini, sofrasını ve geleceğimizi ilgilendiren hayati bir meseledir” dedi.

Eski milletvekili Şimşek .yaptığı “El Nino kapıda! Bugün tedbir alınmazsa yarın sofra da yanacak, orman da!” başlıklı açıklamada, “Bugün kuruyan toprak, yarın boşalan sofradır” diyerek şöyle devam etti:.

“Başta pirinç olmak üzere temel gıda ürünlerinde yaşanacak üretim düşüşleri, gıda arzını daraltacak, fiyatları artıracak ve vatandaşın mutfağındaki yangını daha da büyütecektir. Tarlada ürün azalırken pazarda etiketler yükselecek, dar gelirlinin sofrasındaki lokma küçülecektir.

TARLADA KAYBEDİLEN HER BAŞAK, PAZARDA ZAM OLARAK GERİ DÖNER

Ancak çiftçimizin karşı karşıya olduğu sorun yalnızca kuraklık değildir. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açıkladığı buğday alım fiyatı da üreticimizin beklentilerini karşılamamıştır. Mazotun, gübrenin, ilacın, tohumun ve sulama maliyetlerinin sürekli arttığı bir dönemde açıklanan fiyat, birçok üreticimizin maliyetini dahi karşılamaktan uzaktır.

Çiftçiye maliyetinin altında fiyat vermek, üretime devam etme demek değil; üretimden vazgeç demektir.

Çiftçi zarar ederek üretim yapamaz. Çiftçi kazanamazsa tarlasını ekemez, tarlasını ekemezse ülke gıda güvenliğini koruyamaz.

ÇİFTÇİ KAZANMAZSA TÜRKİYE DOYMAZ

Önümüzdeki dönemde El Nino’nun etkisiyle pirinç üretiminde yaşanabilecek kayıplar ayrı bir risk oluşturmaktadır. Üretimin düştüğü, piyasanın daraldığı dönemlerde her zaman olduğu gibi fırsatçılar da ortaya çıkacaktır. Kuraklıkla mücadele eden çiftçimizin elindeki ürünü değerinin altında toplamak isteyen rant çevreleri ve aracılar şimdiden hesap yapmaya başlayacaktır.

Buradan açıkça uyarıyoruz: Kuraklığı çiftçi yaşayacak, kazancı rantiyeci toplayacak; buna izin verilmemelidir!

 Devlet, üreticimizin elindeki pirinci ve diğer stratejik ürünleri koruyacak politikaları bugünden hayata geçirmelidir. Çiftçinin alın teri fırsatçıların insafına bırakılamaz. Çiftçi korunmazsa fırsatçı kazanır. Çiftçi kaybederse millet kaybeder.

Diğer taraftan El Nino’nun getireceği aşırı sıcaklıklar, orman yangınları riskini de en üst seviyeye çıkarmaktadır. Son yıllarda yaşadığımız felaketler göstermiştir ki bir kıvılcım, binlerce hektar ormanı ve yılların emeğini yok edebilmektedir.

Bir kıvılcım ormanı yakar, bir ihmal geleceğimizi yakar. Bu nedenle yangın söndürme kapasitesi artırılmalı, hava ve kara araçları eksiksiz hazır tutulmalı, riskli bölgelerde önleyici çalışmalar yoğunlaştırılmalı ve tüm kurumlar koordinasyon içinde hareket etmelidir.

Bugün susuz kalan tarla yarın açlığa, bugün korumasız bırakılan çiftçi yarın yoksulluğa, bugün korunmayan orman yarın felakete dönüşür.

ACİLEN ALINMASI GEREKENLER;

Çiftçinin maliyetini karşılayan ve gelirini koruyan fiyat politikaları uygulanmalıdır. Pirinç üreticisi başta olmak üzere tüm üreticiler kuraklığa karşı desteklenmelidir. Fırsatçılığa, stokçuluğa ve rant düzenine geçit verilmemelidir. Gıda güvenliği için acil eylem planı hazırlanmalıdır. Orman yangınlarına karşı olağanüstü tedbirler alınmalıdır. Üreticinin alın teri korunmalı, tüketicinin sofrası güvence altına alınmalıdır.

 Unutmayalım; Tarlayı rantiyeye bırakırsak, sofrayı zamma bırakırız. Çiftçiyi korumak, ekmeği korumaktır. Orman yanarsa sadece ağaç değil, gelecek de yanar. Yarın çok geç olmadan, bugün önlem alınmalıdır.”

Meriç’te ‘su ürünleri’ denetimi

Olgay GÜLER

Edirne’de İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından, mevcut stok durumunun belirlenmesi ve su ürünlerinin korunması amacıyla Meriç Nehri’nde çalışma gerçekleştirildi.

İl Müdürlüğü ekipleri, 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu kapsamında, Meriç Nehri üzerinde avlak sahası denetimi ve su ürünleri stok tespiti çalışmaları gerçekleştirildi. Yapılan çalışmalarda su ürünleri kaynaklarının korunması, sürdürülebilir balıkçılığın desteklenmesi ve mevcut stok durumunun belirlenmesi amaçlandı.

Çalışmayla ilgili müdürlüğün sanal medya hesabından yapılan paylaşımda, doğal kaynakların gelecek nesillere aktarılması için denetim ve kontrol faaliyetlerinin aralıksız devam edeceği ifade edildi.