Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

İmar planı değişikliğine itiraz!

Olgay GÜLER

Edirne’de mülkiyeti DSİ’ye ait taşınmaz ve çevresinin, bir vakfın kullanımı için imar planlarının ‘özel tesis alanı’ olarak değiştirilmesine, Edirne Demokratik Kitle Örgütleri itiraz etmeye hazırlanıyor.

Kentte, mülkiyeti DSİ’ye ait bir taşınmaz ve çevresinin imar planlarının ‘özel tesis alanı’ olarak değiştirilmesi amacıyla 2021, 2022 ve 2025 yıllarında belediyeye başvuruldu. Söz konusu başvuru, imar komisyonunun; “Kamusal kullanım amacıyla ayrılmış Belediye Hizmet Alanının özel kullanıma açılması uygun değildir” gerekçesiyle reddedildi. Ancak konuyla ilgili 2026 yılında, DSİ tarafından yeniden yapılan başvuru kabul edilerek, söz konusu alan ve çevresi imar planlarında ‘özel tesis alanı’ olarak değiştirildi. Edirne Demokratik Kitle Örgütleri, söz konusu kararın, imar planlarının sürdürülebilirliğini ortadan kaldırdığı, kamu yararı içermediği gerekçesiyle itiraz etme kararı aldı. Çok sayıda sivil toplum kuruluşunun oluşturduğu grup, 7 Eylül Pazartesi günü saat 14.00’da Edirne Belediyesi’nin AKM önündeki binası önünde toplanıp basın açıklaması yaparak, itiraz dilekçelerini belediyeye ileteceklerini duyurdu.

‘KAMU YARARINA AYKIRI’

Konuyla ilgili yayınlanan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Edirne Belediyesi İmar Komisyonu’nun 27.07.2026 tarihli, 2026/74 karar sayılı raporunda, mülkiyeti DSİ Genel Müdürlüğü’ne ait olan Edirne ili Merkez ilçesi Hacılarezanı Mahallesi 1983 Ada/15 Parsel sayılı taşınmaz ve çevresinin ‘Özel Sosyal Tesis Alanı’ olarak 1/5000 ölçekli Nazım, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı değişikliği yapılmasının uygun bulunduğuna dair raporun oy çokluğu ile kabul edilmiş ve bu değişikliğe 14 Eylül 2026 ya kadar sürecek itiraz süreci başlamıştır. Belediye Meclisince kabul edilen imar komisyon raporları ile Edirne Belediyesi 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında değişiklik yapılması şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, imar mevzuatına, kamu yararına aykırıdır.

3 KEZ REDDEDİLDİ, 4’ÜNCÜ BAŞVURUDA ONAYLANDI

Konu edilen parsel bir vakfa tahsis edilmiş ve tahsisi devam etmektedir. Bu vakıf tarafından 2021, 2022 ve 2025 yıllarında da imar plan değişikliği talebinde bulunulmuştur. Bu hususta Edirne Belediyesi Meclisi’nin 07.01.2022 tarihli, 2022/21 karar sayılı; 04.06.2022 tarihli, 2022/59 karar sayılı; 07.10.2025 tarihli, 2025/178 karar sayılı üç ayrı kararında da taleplerin gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir. Mezkûr kararlarda; ret gerekçeleri açıklanmış ve Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin ilgili maddelerine aykırı olduğu, imar planında kamusal kullanım amaçlı ayrılan bir alanın özel kullanıma açılmasının uygun olmadığı açıkça belirtilmiştir. Hal böyle iken Belediye imar komisyonu raporlarında 2021, 2022, 2025 yıllarında ‘kamusal kullanım amacıyla ayrılmış Belediye Hizmet Alanının özel kullanıma açılması uygun değildir’ gerekçeleri mevcut iken, 2026 yılında DSİ Genel Müdürlüğü’nce talepte bulunulması neticesinde aynı taşınmaz için ‘Özel Sosyal Tesis Alanı’ olarak imar plan değişikliğine karar verilmesi açıkça çelişkili ve tutarsız olmakla birlikte gerekçeden de yoksundur. İmar planında değişiklik yapılması ve Edirne Belediye Meclisi’nce daha önceki yıllarda üç kez reddedilen bir talebin bu kez kabul edilmesindeki gerekçeler; şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, imar mevzuatına ve kamu yararına aykırıdır. İmar planı değişikliği 5393 a. Belediye Kanunu, 3194 s. İmar Kanunu, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği, 6200 s. DSİ Genel Müdürlüğünce Yürütülen Hizmetler Hakkında Kanuna ve sair mevzuat hükümlerine aykırıdır.

‘İTİRAZ ZORUNLULUĞU DOĞDU’

İmar Komisyonu’nun 2026/74 sayılı kararı gündem dışı olarak meclis onayına sunularak, meclis üyelerinin ve kamuoyunun önceden inceleme yapmasına olanak verilmemiş, tartışılmadan oldubitti ile değişiklik onaylanmıştır. Yine, plan değişikliğinden etkilenecek, söz konusu taşınmaz ile aynı adada yer alan komşu parsel maliklerinin ve bölgede yaşayan bina sakinlerinin görüş ve önerileri alınmamıştır. İmar planlarının sürdürülebilirliğini ortadan kaldıran, kamu yararı içermeyen, bazı kişi ve kurumlar lehine parsel bazında plan değişikliği yapılması açıkça yasaya aykırıdır. Bu şekilde yapılan plan değişikliği yerleşik Yargı kararlarına da aykırılık oluşturmaktadır. Edirne’de yıllardan beri bütüncül bir planlama yapılması ihtiyacı ortadayken halen ada/parsel bazında ilave imar planı/imar plan değişikleri yapılarak kentimize zarar verildiği, sağlıklı bir kentleşme sağlanamadığı bu plan değişikliği ile bir kez daha ortaya konulmuştur. Belirtilen sebeplerle, Edirne Belediye Meclisi Olağan toplantısına ilişkin karar özetinin 26 no’lu bendinde kabul edilen imar planı değişiklikleri imar mevzuatına, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına aykırı olduğundan imar plan değişikliği kararlarına itiraz etmek zorunluluğu doğmuştur. Bu çerçevede 07.09.2026 Pazartesi Günü saat 14.00’te Edirne Belediye Başkanlığı – AKM önünde yapılacak basın açıklamasının ardından, itiraz dilekçelerimizi Edirne Belediye Başkanlığına sunacağız.”

Trafiğe kapalı caddeyi birbirine kattı

Olgay GÜLER

Edirne’de trafiğe kapalı Saraçlar Caddesi’nde bir işletmenin tabelalarına ardından caddenin girişindeki dubalara çarparak duran otomobilin sürücüsü F.S., alkol muayenesi yapmak isteyen polisleri uzun süre uğraştırdı.

Olay saat 15.00 sıralarında Saraçlar Caddesi’nde meydana geldi. F.S.’nin yönetimindeki 34 NTK 871 plakalı otomobil, trafiğe kapalı caddede önce bir işletmenin tabelalarına çarptı. Çarpmanın ardından otomobiliyle hızla uzaklaşan F.S., daha sonra cadde girişindeki dubalara çarparak durabildi. Kazada, F.S.’nin vücudunda hafif sıyrıklar oluşurken, ihbarla bölgeye polis ve sağlık ekipler sevk edildi. Bölgeye gelen polisler sürücü F.S.’ye, alkol muayenesi yapmak istedi.

Alkometreyi üflemek yerine içine çeken F.S., polisleri uzun süre uğraştırdı. Uzun uğraşlar sonucu alkometreyi üfleyebilen F.S.’de alkol çıkmadı.

F.S., önlem amaçlı ambulansla hastaneye götürüldü.

Balkanlı’dan Aksal’a ‘Yağcılar’ yanıtı!

YENİ Parti Edirne Kurucu İl Başkanı Yücel Balkanlı, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal’ın açıklamaları üzerine, Engin Yağcılar’ın CHP Edirne Belediye Meclis Üyesi ve CHP Grup Başkanvekili olduğunu belirterek, bu yüzden hakkında yürütülen adli sürecin YENİ Parti ile ilişkilendirilmesinin doğru olmadığını bildirdi. CHP içerisinde birlikte siyaset yaptıkları dönemde Yağcılar’ın Edirne Belediye Meclisi’nin İmar Komisyonu’nda görev yapmadığını vurgulayan Balkanlı, CHP’den istifa ederek YENİ Parti’ye katılan Belediye Meclis Üyelerinin ardından komisyonlarda oluşan boşluklar sonrasında, yaklaşık bir ay önce CHP’nin önerisi doğrultusunda İmar Komisyonu üyeliğine seçildiğine dikkat çekti.

Balkanlı yaptığı yazılı açıklamada, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal’ın, Edirne Belediye Meclis Üyesi Engin Yağcılar hakkında yürütülen adli süreç üzerinden YENİ Parti ve Edirne Belediyesi yönetimine yönelik açıklamalarını takip ettiklerini belirterek, şunları söyledi:

“Edirne kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ve bazı hususların açıklığa kavuşturulması amacıyla bu açıklamayı yapma gereği duyuyoruz.

Öncelikle önemle belirtmek isteriz ki; Engin Yağcılar YENİ Parti üyesi değildir. Kendisi CHP Edirne Belediye Meclis Üyesi ve CHP Grup Başkanvekilidir. Dolayısıyla hakkında yürütülen adli sürecin YENİ Parti ile ilişkilendirilmesi doğru değildir.

Geçmişte aynı siyasi yapı içerisinde siyaset yapmış olmamız, bugün kişilerin mevcut siyasi parti üyeliklerini ve görevlerini değiştirmemektedir. Siyasi değerlendirmelerin de mevcut ve somut siyasi aidiyetler üzerinden yapılması gerektiğine inanıyoruz.

YARGI GÖREVİNİ YAPACAKTIR

Engin Yağcılar hakkında yürütülen adli soruşturmanın içeriği ve iddiaların hukuki niteliği konusunda herhangi bir hüküm vermemiz söz konusu değildir.

Bir kişi hakkında soruşturma yürütülmesi, o kişinin hukuken suçlu olduğu anlamına gelmez. İddiaların değerlendirilmesi ve varsa hukuki sorumluluğun belirlenmesi yargının görevidir.

YENİ Parti olarak hukuk devletinin temel ilkelerine, masumiyet karinesine ve adil yargılanma hakkına saygı duyuyoruz. Bu nedenle herhangi bir kişiyi soruşturma aşamasında suçlu ilan etmeyi doğru bulmadığımız gibi, herhangi bir siyasi parti veya kurumu da yargı süreci tamamlanmadan sorumlu ilan etmenin doğru olmayacağını düşünüyoruz.

“İMARIN BAŞINDAKİ İSİM” İFADESİNE AÇIKLIK

Sayın Aksal’ın açıklamasında kullandığı ‘imarın başındaki isim’ ifadesinin kamuoyunda yanlış bir değerlendirmeye yol açmaması adına bu konuya da açıklık getirmek gerekir.

Engin Yağcılar, bizim de CHP içerisinde siyaset yaptığımız dönemde Edirne Belediye Meclisi’nin önceki komisyon yapılanmasında İmar Komisyonu’nda görev yapmamıştır.

CHP’den istifa ederek YENİ Parti’ye katılan Belediye Meclis Üyelerimizin ardından komisyonlarda oluşan boşluklar sonrasında, yaklaşık bir ay önce CHP’nin önerisi doğrultusunda İmar Komisyonu üyeliğine seçilmiştir.

Dolayısıyla kendisinin uzun süredir Edirne Belediyesi’nin imar yönetiminden sorumlu bir kişi olduğu yönünde anlaşılabilecek ifadeler mevcut durumla örtüşmemektedir.

Ayrıca kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi açısından önemli bir ayrımın altını çizmek isteriz: Belediye Meclisi İmar Komisyonu ile belediyenin idari imar teşkilatı aynı hukuki ve idari yapı değildir.

İmar Komisyonu, Belediye Meclisi üyeleri arasından oluşturulan bir ihtisas komisyonudur. Belediyenin idari teşkilatı ve imar hizmetlerini yürüten birimleri ise farklı bir idari yapı içerisinde görev yapmaktadır. Bu ayrımın kamuoyuna doğru aktarılması önemlidir.

SİYASİ ELEŞTİRİ İLE ADLİ SÜREÇ BİRBİRİNDEN AYRILMALIDIR

Sayın Aksal elbette siyasi eleştiri hakkına sahiptir. Bizim itirazımız siyasi eleştiriye değil; farklı siyasi aidiyetlerin, kişisel sorumlulukların ve kurumsal sorumlulukların aynı çerçevede değerlendirilmesine yöneliktir.

Bir kişi hakkında devam eden adli sürecin, kişinin bugün mensubu olmadığı bir siyasi partiyle ilişkilendirilmesi kamuoyunda yanlış bir değerlendirmeye neden olabilir.

Siyaset kurumunun sorumluluğu, devam eden yargı süreçleri hakkında kesin hükümler vermek değil; hukuki sürece ve masumiyet karinesine saygı göstermektir. Bu nedenle hiçbir siyasi partinin veya siyasetçinin, devam eden bir adli süreci kesinleşmiş yargı kararı varmış gibi değerlendirmesini doğru bulmuyoruz.

EDİRNE BELEDİYESİ’NİN SORUMLULUĞU AÇIKTIR

Edirne Belediyesi açısından hukuki ve kurumsal çerçeve bellidir.

Yetkili adli makamlar tarafından talep edilen bilgi ve belgelerin ilgili mevzuat kapsamında paylaşılması ve soruşturmanın yürütülmesi için gerekli kurumsal iş birliğinin sağlanması belediyenin sorumluluğundadır. Edirne Belediyesi de bu süreçte üzerine düşen kurumsal sorumlulukları yerine getirmekte ve gerekli iş birliğini sağlamaktadır.

Ancak belediyeden, devam eden bir soruşturma hakkında yargının yerine geçerek hüküm vermesini beklemek doğru değildir.

Şeffaflık; talep edilen bilgi ve belgelerin yetkili makamlara sunulması, hiçbir şeyin üzerinin örtülmemesi ve hukuki sürecin sağlıklı biçimde işlemesine katkı sağlanmasıdır.

BİZİM DURUŞUMUZ NETTİR

YENİ Parti olarak hukukun üstünlüğünü savunuyor, masumiyet karinesine saygı duyuyor ve devam eden soruşturmalar hakkında peşin hüküm vermiyoruz.

Hiçbir siyasi partinin iç işleyişine müdahale etmiyoruz. Ancak aynı şekilde YENİ Parti’nin siyasi aidiyetinin ve Edirne Belediyesi’nin kurumsal sorumluluğunun da doğru ifade edilmesini bekliyoruz.

Sayın Fatma Aksal’ın siyasi eleştiri hakkına saygı duyuyoruz. Aynı şekilde bizim de kamuoyunu ilgilendiren açıklamalara cevap verme ve doğru bildiğimiz hususları kamuoyuyla paylaşma hakkımız bulunmaktadır.

Bizim amacımız herhangi bir kişi hakkında hüküm vermek veya devam eden adli sürece müdahil olmak değildir. Amacımız; siyasi aidiyetlerin, kişisel sorumlulukların ve belediyenin kurumsal sorumluluklarının birbirinden doğru şekilde ayrılmasını sağlamaktır.

Edirne halkının sağduyusuna güveniyoruz. Yargı kendi görevini yapacaktır. Siyasi partiler kendi siyasi sorumlulukları çerçevesinde değerlendirmelerini yapacak, kurumlar ise kendi görev ve yetkileri kapsamında hareket edecektir.

YENİ Parti olarak bundan sonra da kişilere yönelik peşin hüküm yerine hukuku, siyasi polemik yerine gerçekleri, kişisel tartışmalar yerine Edirne’nin sorunlarını konuşmaya devam edeceğiz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

Komşu 50 bin Euro’luk altına kondu!

Edirne’nin Hamzabeyli Sınır Kapısı’nın karşısında bulunan Bulgaristan’ın Lesovo Sınır Kapısı’nda, bir yolcunun üzerinde ve el çantasında gizlenmiş değeri 50 bin Euro’yu aşan 708 gram altın takı ele geçirildi.

Bulgaristan Gümrük Ajansı tarafından yapılan açıklamaya göre olay, 1 Eylül 2026 tarihinde meydana geldi. İngiltere plakalı, karavan çeken bir otomobil, İngiltere’den Türkiye üzerinden Kıbrıs’a gitmek üzere Bulgaristan’dan çıkış yapmak için Lesovo Sınır Kapısı’na geldi.

Araç sürücüsü ve yolcuların gümrük kontrolü sırasında beyan edecek herhangi bir eşyalarının bulunmadığını bildirdiği belirtildi. Ancak gümrük görevlilerinin Sınır Polisi ekipleriyle birlikte gerçekleştirdiği detaylı aramada, yolculardan Romanya vatandaşı bir kadının el çantasında ve üzerinde sarı metalden yapılmış çok sayıda takı bulundu.

DEĞERİ 50 BİN EURO’YU AŞTI

Uzman incelemesinde toplam 708 gram ağırlığındaki takıların altından yapıldığı ve değerinin 50 bin 140,56 Euro olduğu tespit edildi.

Kaçak olduğu belirlenen altın takılara el konulurken, Romanya vatandaşı yolcu hakkında Bulgaristan Gümrük Kanunu kapsamında idari işlem başlatıldığı bildirildi.

Kantinciler buluştu!

Edirne Kantin İşletmecileri Esnaf Derneği tarafından 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlaması öncesinde Edirne Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği’nde (EDESOB) değerlendirme toplantısı düzenlendi.
EDESOB Başkanı ve Edirne Kantin İşletmecileri Esnaf Derneği Başkanı Harun Özen’in başkanlığında bir araya gelen kantinci esnafı, yeni eğitim-öğretim yılında daha sağlıklı ve kaliteli hizmet edebilmek için görüş alışverişinde bulundu.
DAHA KALİTELİ DAHA SAĞLIKLI HİZMET VEREBİLMEK İÇİN TOPLANDIK”
Edirne Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Harun Özen “Bugün kantinci esnaflarımızla, yeni eğitim öğretim yılı öncesinde daha kaliteli, daha sağlıklı hizmet verebilmek için değerlendirme toplantısı yaptık. 2026-2027 eğitim ve öğretim yılının öncelikle öğrencilerimize, velilerimize ve esnafımıza hayırlı olmasını diliyorum” dedi.


Başkan Özen “Biz üyelerimizin ihtiyaçları doğrultusunda üyelerimizin ticari hayatına katkı sağlamaya, üyelerimizin ticari hayatının içinde olmaya devam edeceğiz. Elimizden geldiğince gücümüzün yettiğince bu şekilde çalışmaya devam edeceğiz. Yeni eğitim öğretim yılı içerisinde daha kaliteli, daha sağlıklı daha hijyenik hizmet verebilmek için bugün buradayız. Zaten ürünleri de Edirne’mizin en kenar mahallesinde de Edirne’mizin en lüks semtinde de aynı olacak şekilde tek firmadan almış oluyoruz. Dolayısıyla her öğrencimiz Edirne’nin her okulundaki öğrencimiz aynı kalitede aynı düzeyde beslenmiş oluyor. Yaklaşık 40 tane kantinimiz var. Kantinlerimizin tamamı maksimum hijyen kuralları ile çocuklarıma en güzel ürünleri sunmaya çalışıyorlar. Yeni eğitim öğretim yılının şimdiden hayırlı olmasını diliyorum. Bizler esnaf ve sanatkarlar olarak hazırlıklarımızı süratle bitiriyoruz” diye konuştu.

YENİ Parti Uzunköprü İlçe Başkanlığı’na görkemli açılış

YENİ Parti Uzunköprü İlçe Başkanlığı’nın açılışı yoğun katılım ve büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi.
Yeni Parti’nin Edirne’deki örgütlenme çalışmaları tüm hızıyla devam ederken, Uzunköprü İlçe Başkanlığının açılışı da geniş bir katılımla gerçekleştirildi.

Açılış törenine Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Yeni Parti Edirne Kurucu İl Başkanı Yücel Balkanlı, Yeni Parti Uzunköprü İlçe Başkanı Osman Aydın, Uzunköprü Belediye Başkanı Ediz Martin, ilçe başkanları, il ve ilçe yönetim kurulu üyeleri ile çok sayıda Yeni Parti üyesi ve yol arkadaşı katıldı.
Törende birlik, beraberlik ve dayanışma mesajları verilirken, Uzunköprü İlçe Başkanlığının Yeni Parti’nin Edirne’deki örgütlenmesinde önemli bir merkez olacağı vurgulandı.


“YENİ PARTİ MİLLETİMİZİN UMUDU OLACAK”
Açılışta konuşan Yeni Parti Edirne Kurucu İl Başkanı Yücel Balkanlı, Uzunköprü örgütünün açılışından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Yeni Parti’nin halkın iradesine dayanan güçlü bir siyasi hareket olarak yoluna kararlılıkla devam ettiğini belirtti.
Balkanlı, “Bugün Uzunköprü’de yalnızca bir parti binasının açılışını gerçekleştirmiyoruz. Aynı zamanda halkımızın değişim, adalet, demokrasi ve daha iyi bir gelecek talebine kapı açıyoruz. İl ve ilçe örgütlerimizle, belediye başkanlarımızla, üyelerimizle ve tüm yol arkadaşlarımızla birlikte büyüyerek yolumuza devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.


Uzunköprü İlçe Başkanı Osman Aydın da açılışa gösterilen yoğun ilgiden dolayı teşekkür ederek, ilçede Yeni Parti’nin daha geniş kitlelere ulaşması için var güçleriyle çalışacaklarını ifade etti.

GENCAN: PARTİMİZİ BÜYÜTMEYE DEVAM EDECEĞİZ

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’da “Genel Başkanımız Özgür Özel’in öncülüğünde; halkın içinde olan, dinleyen ve çözümü birlikte üreten siyaset anlayışımızı Edirne’nin her köşesinde büyütmeye devam edeceğiz. İlçe Başkanlığımız Uzunköprü’müze ve partimize hayırlı olsun” dedi.

Gencan açılış sonrası paylaşımında şunlara yer verdi:

Uzunköprü’de Yeni Parti İlçe Başkanlığımızın açılışını, yol arkadaşlarımız ve hemşehrilerimizle birlikte gerçekleştirdik.

İl Başkanımız Yücel Balkanlı, Uzunköprü İlçe Başkanımız Osman Aydın, Uzunköprü Belediye Başkanımız Ediz Martin; ilçe başkanlarımız, belediye başkanlarımız, partimizin farklı kademelerinde bugün görev yapan ve geçmiş dönemlerde görev almış yol arkadaşlarımızla açılışımızın heyecanını hep birlikte paylaştık.

Genel Başkanımız Özgür Özel’in öncülüğünde; halkın içinde olan, dinleyen ve çözümü birlikte üreten siyaset anlayışımızı Edirne’nin her köşesinde büyütmeye devam edeceğiz.

İlçe Başkanlığımız Uzunköprü’müze ve partimize hayırlı olsun.


Açılış töreninde katılımcılar, birlik ve beraberlik içerisinde “Yeni Parti” sloganlarıyla büyük bir coşku yaşadı.
Yeni Parti Edirne İl Başkanlığı, Uzunköprü İlçe Başkanlığının açılmasıyla birlikte Edirne’nin tüm ilçelerinde örgütlenme çalışmalarını güçlendirerek sürdürme kararlılığını bir kez daha ortaya koydu.


Yeni Parti, Edirne’den yükselen heyecan ve örgütlenme gücüyle Türkiye’nin geleceğine dair mücadelesini kararlılıkla sürdürüyor.

Avukat Dilek Taş Delice: Bir Dönem Sona Erdi, Yeni Davalarda Belirsiz Alacak Dönemi Kapatıldı

Avukatlık faaliyetlerini İstanbul’dan Giresun’a taşıyan ve hukuk camiasında güncel mevzuata hakimiyeti ile tanınan Avukat Dilek Taş Delice, belirsiz alacak davasının kaldırılmasıyla başlayan yeni dönemi değerlendirdi. Taş Delice, kısmi davanın yeni bir dava türü olmadığını; asıl değişikliğin talep artırımı ve zamanaşımı konusunda kısmi davaya getirilen özel koruma olduğunu belirtti.

31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanun’la Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun belirsiz alacak davasını düzenleyen 107’nci maddesi yürürlükten kaldırıldı. Aynı Kanun’la kısmi davayı düzenleyen HMK’nın 109’uncu maddesine yeni bir fıkra eklendi.

Düzenlemeyi kaleme aldığı makalede ayrıntılı şekilde inceleyen Avukat Dilek Taş Delice, değişikliğin kamuoyunda ifade edildiği gibi yalnızca “belirsiz alacak davasının adının kısmi dava olarak değiştirilmesi” anlamına gelmediğine dikkat çekti.

Kısmi dava hukuk sisteminde daha önce de bulunuyordu. Yeni olan, kısmi davada başlangıçta talep edilmeyen bölümün aynı dava içerisinde bir defaya mahsus artırılabilmesi ve artırılan bölüm yönünden zamanaşımının ilk dava tarihinde kesilmiş sayılmasıdır.

Eski sistemde belirsizlik esas alınıyordu

Yürürlükten kaldırılan HMK 107’ye göre davanın açıldığı tarihte alacağın miktarının veya değerinin davacı tarafından tam ve kesin olarak belirlenmesinin imkânsız ya da objektif olarak beklenemeyecek olması durumunda belirsiz alacak davası açılabiliyordu.

Davacı, hukuki ilişkiyi ve talep ettiği asgari tutarı dava dilekçesinde belirtiyor; alacağın kesin miktarı bilirkişi incelemesi, hesap raporu veya yargılama sırasında elde edilen bilgilerle ortaya çıktığında talebini artırabiliyordu.

Bu artırma, iddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağına tabi tutulmuyordu. Usulüne uygun açılmış bir belirsiz alacak davasında zamanaşımının alacağın tamamı yönünden dava tarihinde kesildiği kabul ediliyordu.

Ancak hangi alacakların gerçekten “belirsiz” olduğu konusunda mahkemeler arasında farklı değerlendirmeler ortaya çıkabiliyordu. Aynı nitelikteki bir alacak bir mahkeme tarafından belirsiz kabul edilirken başka bir mahkeme tarafından belirlenebilir görülebiliyordu. Bu durum davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmesi, süre kaybı ve hak arama özgürlüğü bakımından ciddi tartışmalara yol açıyordu.

Yeni sistemde belirleyici ölçüt alacağın bölünebilir olması

HMK 107’nin kaldırılmasıyla birlikte 31 Temmuz 2026’dan sonra açılacak davalarda ayrı bir belirsiz alacak davası bulunmuyor. Davacı, koşulları mevcutsa kısmi dava açabilecek.

Kısmi davada temel ölçüt, alacağın belirsiz olup olmaması değil, talep konusunun bölünebilir olmasıdır. Para alacakları kural olarak bölünebilir nitelikte olduğundan davacı, toplam alacağının yalnızca belirli bir bölümünü dava konusu yapabilecek.

Ancak dava dilekçesinde hangi alacak kaleminin ne kadarlık bölümünün talep edildiğinin açıkça belirtilmesi gerekiyor. Sadece düşük bir miktar yazılması veya talebin “şimdilik” şeklinde ifade edilmesi tek başına yeterli olmayabilir. Davanın açıkça kısmi dava olarak kurulduğunun dilekçeden anlaşılması önem taşıyor.

Eski ve yeni sistem arasındaki temel farklar

KonuEski HMK 107 sistemiYeni HMK 109/4 sistemi
Dava türüBelirsiz alacak davasıKısmi dava
Temel koşulAlacak miktarının dava tarihinde tam olarak belirlenememesiTalep konusunun bölünebilir olması
Başlangıç talebiAsgari bir miktar gösteriliyorduToplam alacağın açıkça belirlenen bir bölümü talep ediliyor
Talep artırımıAlacak belirlenebilir hâle geldiğinde artırılabiliyorduTahkikat sona ermeden aynı davada bir defaya mahsus artırılabiliyor
İddianın genişletilmesi yasağıÖzel talep artırımı bu yasağa tabi değildiYeni özel artırım da bu yasağa tabi değil
ZamanaşımıUsulüne uygun belirsiz alacak davasında alacağın tamamı bakımından dava tarihinde kesildiği kabul ediliyorduSonradan artırılan kısım bakımından zamanaşımı ilk dava tarihinde kesilmiş sayılıyor
En önemli tartışmaAlacağın gerçekten belirsiz olup olmadığıKısmi talebin doğru kurulması ve artırımın zamanında yapılması
Uygulama alanı31 Temmuz 2026’dan önce açılan davalarda devam ediyor31 Temmuz 2026’dan sonra açılacak davalarda uygulanıyor

Talep yalnızca bir kez artırılabilecek

Yeni HMK 109/4’e göre davacı, talep konusunun dava dışında bıraktığı bölümünü tahkikat sona erinceye kadar aynı dava içerisinde bir defaya mahsus olmak üzere talep edebilecek.

Bu artırım için karşı tarafın açık rızası aranmayacak ve iddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı uygulanmayacak. Ancak davacının bu özel hakkı yalnızca bir defa kullanabilecek olması, artırım zamanını kritik hâle getiriyor.

Avukat Dilek Taş Delice’nin değerlendirmesine göre bilirkişi raporunun eksik veya hatalı olduğu bir aşamada aceleyle artırım yapılması, gerçek alacağın bir bölümünün dava dışında kalmasına neden olabilir. Buna karşılık artırımın tahkikat sonuna kadar yapılmaması da özel artırım hakkının kaybedilmesi sonucunu doğurabilir.

Bu nedenle bilirkişi raporlarına karşı süresinde itiraz edilmesi, hesaplamaların denetlenmesi ve bütün alacak kalemlerinin artırım öncesinde birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

Zamanaşımı korumasının sınırı var

Yeni düzenleme, artırılan bölüm yönünden zamanaşımının ilk davanın açıldığı tarihte kesilmiş sayılacağını açıkça hükme bağlıyor. Böylece davacı, talebini yargılama sırasında artırdığında artırdığı kısım bakımından dava tarihinden sonraki zamanaşımı süresinden etkilenmeyecek.

Ancak bu koruma sınırsız değil. Dava açılmadan önce zamanaşımına uğramış bir alacak, yeni düzenleme sayesinde yeniden talep edilebilir hâle gelmeyecek. Ayrıca dava içerisinde artırılmayarak dışarıda bırakılan bölüm yönünden zamanaşımı korumasının devam edeceği varsayılmamalı.

Taş Delice, yeni sistemde başlangıç talebinin sembolik bir rakamdan ibaret tutulmasının ve dosyanın son aşamasına kadar beklenmesinin ciddi risk oluşturabileceğini belirtti.

Zamanaşımı ile faiz aynı şey değil

Yeni düzenleme yalnızca zamanaşımının kesilme tarihini belirliyor. Faizin hangi tarihten itibaren işleyeceği konusunda ayrıca bir hüküm getirmiyor.

Bu nedenle artırılan kısım yönünden zamanaşımının ilk dava tarihinde kesilmiş sayılması, faizin de otomatik olarak aynı tarihten başlayacağı anlamına gelmiyor. Borçlunun daha önce temerrüde düşürülüp düşürülmediği, alacağın niteliği ve dava dilekçesindeki faiz talebi ayrıca incelenmeli.

Dava açılmadan önce ihtar, başvuru veya arabuluculuk yoluyla temerrüt gerçekleşmişse bunun belgelenmesi; faiz başlangıç tarihinin ve faiz türünün her alacak kalemi bakımından açıkça gösterilmesi gerekiyor.

Arabuluculuk süreci de önemini koruyor

Belirsiz alacak davasının kaldırılması, dava şartı arabuluculuk hükümlerini değiştirmedi. İşçi alacakları, ticari alacaklar ve tüketici uyuşmazlıkları gibi arabuluculuğun zorunlu olduğu alanlarda dava açılmadan önce bu sürecin tamamlanması gerekiyor.

Arabuluculuk başvurusunda yalnızca genel ifadeler kullanılması veya bazı alacak kalemlerinin başvuru dışında bırakılması, daha sonra bu kalemler yönünden dava şartı itirazıyla karşılaşılmasına neden olabilir.

Bu nedenle kısmi dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusunun dava konusu yapılması planlanan bütün hukuki ilişkileri ve alacak kalemlerini kapsayacak şekilde hazırlanması önem taşıyor.

Eski davalar eski hükümlere göre devam edecek

Kanunda açık bir geçiş hükmüne yer verildi. Buna göre HMK 107’nin kaldırılmasından önce açılmış belirsiz alacak davalarında eski madde uygulanmaya devam edecek.

Dolayısıyla 31 Temmuz 2026’dan önce açılan belirsiz alacak davaları yeni düzenleme nedeniyle kendiliğinden kısmi davaya dönüşmeyecek. Bu davalar, açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan HMK 107 hükümlerine göre sonuçlandırılacak.

31 Temmuz 2026’dan sonra açılacak davalarda ise artık belirsiz alacak davası adı altında ayrı bir dava türüne başvurulamayacak; uyuşmazlığın özelliklerine göre kısmi dava veya tam eda davası açılması gerekecek.

Giresun’daki alacak davalarını da doğrudan etkileyecek

Yeni düzenleme ülke genelinde olduğu gibi Giresun’da görülen işçi alacağı, ticari alacak, tazminat ve diğer para alacağı davalarını da doğrudan etkileyecek.

Avukat Dilek Taş Delice, yeni dönemde hazır veya standart dava dilekçeleriyle hareket edilmesinin ciddi hak kayıpları doğurabileceğine dikkat çekti. Dava açılmadan önce alacağın bölünebilir olup olmadığı, görevli ve yetkili mahkeme, arabuluculuk şartı, zamanaşımı, temerrüt, faiz ve ispat imkânlarının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

Yeni sistem belirsiz alacak davasındaki bazı korumaları kısmi davaya taşımış olsa da iki kurum birbirinin tamamen aynısı değil. Bu nedenle her uyuşmazlıkta dava türünün ve talep stratejisinin dosyanın somut özelliklerine göre belirlenmesi önem taşıyor.

Manuel iade noktası Saraçlar’da!

Olgay GÜLER

Edirne’de, tek kullanımlık içecek ambalajlarının doğaya atılmasını önlemek amacıyla uygulamaya alınan Depozitolu Olan Ambalajlar (DOA) sistemi kapsamında, Saraçlar Caddesi’ndeki bir büfeye manuel iade noktası kuruldu.

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, geri dönüşümü teşvik etmek ve çevre bilincini artırmak amacıyla 1 Temmuz itibariyle hayata geçirilen Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) sistemi kapsamında Edirne’de manuel iade noktaları kurulmaya başlandı. Saraçlar Caddesi’nde, 25 Kasım Stadyumu’nun yanında bulunan bir büfede kurulan iade noktasında geri dönüşüm ürünleri toplamaya başladı. Edirne Bakkallar ve Tekel Bayileri Esnaf Odası Başkanı Okan Mano, kent genelinde bu noktaların yaygınlaştırılması için çalışmaların devam ettiğini söyledi.

‘ÇEVRE İÇİN GÜZEL BİR PROJE’

Oda Başkanı Mano, projenin hem çevreye hem de ekonomiye sağladığı katkıya dikkat çekerek, “Hem vatandaşımız hem esnafımız hem de çevremiz için kazandırılan güzel bir proje oldu. Yavaş yavaş manuel iade noktaları da kurulmaya başladı. Bugün, pazartesi pazar yerinin yanındaki, eski 25 Kasım Stadı’nın yanındaki Asmalı Büfe üyemize, esnafımıza cumartesi günü itibarıyla manuel iade makinesi geldi. Operatör firmayla zaten bu konuda odamız olarak ortak hareket ediyoruz. İvedi bir şekilde kentimizin belirlediğimiz, onlarla birlikte ortak belirlediğimiz noktalarda çalışmalara hız vererek devam ediyoruz” dedi.

‘BAŞVURULARI ALIYORUZ’

Sisteme dahil olmak isteyen esnafın belirli evrakları tamamlaması gerektiğini belirten Mano, “Başvuruları alıyoruz. Burada çok detaylı olan bir kısım var. Tamamlamamız gereken, esnafımızın tamamlaması gereken bir süreç var. Bu süreçte de oda faaliyet belgesi, sicil gazetesi, vergi levhası gibi belgelerin hazır halde olup sisteme işlenmesi gerekiyor. Bu sisteme işlendikten sonra Emlak Katılım Bankası’ndan alınan hesabın da açılması, esnafımızın bankaya üye olması gerekiyor. O süreç tamamlandıktan sonra manuel iade makineleri dükkânlarımıza kuruluyor” diye konuştu.

‘İLK ETAPTA 30 MANUEL İADE TERMINALİ DAĞITILACAK’

Şehirdeki tüm semtlere adil ve dengeli bir dağıtım yapmayı hedeflediklerini dile getiren Mano, “Her bölgede, Cumhuriyet Mahallesi’nde, 1. Murat Mahallesi’nde, Kıyık semtinde, Yıldırım’da, Ayşekadın’da nokta oluşturmayı hedefliyoruz. Onlardan aldığımız bilgiye göre şu ana kadar elimizde oluşan 30 manuel iade terminali var. Bu 30 tanenin içinde muhtarlıklar, site yönetimleri, marketler ve büfeler bunlara ilk etapta sahip olacak. Yaygın bir dağıtım, her semte en azından kuruluş itibarıyla her bölgemize en az birer tane vererek, daha sonra gelecek makinelerle de bu sayıyı artırarak bölgedeki hem vatandaşımızın iade kolaylığını, iade teslim etme kolaylığını sağlamak istiyoruz, hem de her esnafımızın etkin bir şekilde bu sistemden yararlanmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.

‘VATANDAŞ DA, ESNAF DA KAZANACAK’

Depozito iade sisteminin ekonomik boyutuna da değinen Mano, ‘Bu kazanç iki taraflı bir kazanç. Vatandaşımız iade ettiği cam ve teneke kutulardan 1 TL, esnafımız da 50 kuruş kazanıyor. Bunu yaygın bir şekilde, hem de vatandaşımızın iadesini daha kolay bir şekilde getirmesini sağlamak için operatör firmayla çalışmalarımız devam ediyor. Yoğun ilgi görüyor. Manuel iade noktasının da şu an itibarıyla 3 bin tane alım yapabilme kapasitesi var. Bu muhtarlıklardaki makineler olsun, bizim esnafımızdaki, site yönetimlerindeki makineler olsun, 3 bin tane alabiliyor. Bunun yarın bazı muhtarlıklara iki tane, yoğun olan bölgelere, yoğun olan esnafımıza iki tane makine kurulması bile öngördüğümüz bir şey. Yaptığımız toplantılarda, konuşmalarda bunları değerlendirdik. Ama en yakın zamanda aldığımız haberlere göre de 6 bine çıkartılacak. 6 bine çıkartılınca kişinin 200 adetlik kotası da doğru orantılı bir şekilde daha yukarı çıkacak” ifadelerini kullandı.

Otogaz dönüşüm servisinde patlama; 1’i ağır 2 yaralı!

Olgay GÜLER
Edirne’de sanayi sitesinde otogaz dönüşüm servisinde meydana gelen patlamada; 1’i ağır 2 kişi yaralandı.
Olay sabah saatlerinde, İstasyon Mahallesi Yeni Sanayi Sitesi’ndeki bir otogaz dönüşüm servisinde meydana geldi.

İşyeri sahibi E.Ç ile çalışan D.D., LPG tankına bakım yaptıkları sırada patlama meydana geldi. Patlamada E.Ç. ile D.D. yaralanırken, çevredekilerin ihbarıyla bölgeye polis, itfaiye, sağlık, AFAD ve UMKE ekipleri sevk edildi.

Yaralılar, ilk müdahalenin ardından Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne götürülerek tedavi altına alındı. Yaralılardan E.Ç.’nin durumunun ağır olduğu öğrenildi.


Polis, patlamayla ilgili inceleme başlattı.

Sünetçiler’e ‘üstün başarı’ onuru

Edirne Valiliği İlk Yardım Eğitim Merkezi (İYİMER) Mesul Müdürü ve aynı zamanda İlk Yardım Eğitmeni Ayten Sünetçiler’e Üstün Başarı Belgesi verildi.

Yaptığı başarılı çalışmalar nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 122. maddesi kapsamında Edirne Valiliği tarafından Üstün Başarı Belgesi verilen Ayten Sünetçiler yayınladığı teşekkür mesajında şunları söyledi:

“Kamuda sağlık çalışanı olarak asil mesleğim olan hemşireliğin yanı sıra, son 12 yıldır ilk yardım eğitmeni ve eğitici eğitmeni olarak görevimi özveri, gayret ve başarılı bir şekilde yerine getirmem nedeniyle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 122. maddesi kapsamında tarafıma Üstün Başarı Belgesi verilmesinin onurunu ve gururunu yaşıyorum.

Edirne Belediyesi personeli olarak 2018 yılından itibaren görevlendirilerek geldiğim Edirne Valiliği 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğü’nde mesul müdür ve ilk yardım eğitmeni olarak, kuruculuğunu da üstlendiğim Edirne Valiliği İlk Yardım Eğitim Merkezi’nde (iYEMER) bugüne kadar toplumun her kesimine ulaşmaya çalışarak, yaklaşık 3500 kişiyi Sağlık Bakanlığı onaylı sertifikalı ilk yardımcı olarak yetiştirdim. Farkındalık ve ilk yardım seminerleriyle, köyler de dahil olmak üzere il ve ilçelerde yaklaşık 7000 bine yakın vatandaşımızın ilk yardım konusunda bilgi ve becerisini artırarak gönüllülükle hizmet verdim.

Hizmetlerimin karşılığında üst makam yöneticilerimce Üstün Başarı Belgesi ile takdir edilmem, ilimizde ve Türkiye’de ilk yardımın yaygınlaştırılması konusunda daha büyük bir azimle çalışacak motivasyonumun artırılmasına çok büyük katkı sağlayacak. Türkiye’de valilikler bünyesinde açılan ilk ve halen tek merkez olan İYEMER’in diğer illere de örnek olmasına ve her ildeki bulunan valiliklerde bu yapılandırmanın sağlanmasına katkıda bulunacak çabayı göstermeye devam edeceğim.

Edirne ilimizde ilk yardım farkındalığının oluşumuna ve gelişimine katkı sağlayan ve bu konuda  ellerinden gelen tüm desteği verilmesi için çaba sarf eden, 7 yıldır birlikte çalıştığım valilerimize, vali yardımcılarımıza, kurum müdürümüze, ekip arkadaşlarıma ve yerel basınımıza Edirne ve toplumumuz adına şükranlarımı sunuyorum.”