
Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Nöbetçi Eczaneler
Aramızdan ayrılanlar
METİN VAİZ VEFAT ETTİ
Merhum Mustafa ve merhume Şükriye Vaiz’in oğulları, Mehmet merhum Nurettin, Muharrem, Muammer, Çetin, Avhan Vaiz ve Birgül Falakacılar’ın kardeşleri, Birol Falakacılar’ın kayınbiraderi Metin Vaiz 58 yaşında vefat etti. Merhum Cumartesi günü Akmescit Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yıldırım Mezarlığında toprağa verildi.
AYŞE EPÇELİ VEFAT ETTİ
Merhum Mustafe Epçeli’nin gelini, Yaşar Demir Epçeli’nin eşi, Batuhan Epçeli ve Bahar Kılıç’ın anneleri Ayşe Epçeli 60 yaşında vefat etti. Merhume Cumartesi günü Karaağaç Eski Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yenişehir Mezarlığında toprağa verildi.
SAMİ ALADAĞ VEFAT ETTİ
Edirne Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı, Edirne CHP önceki Belediye Meclisi ve önceki İl Genel Meclisi üyelerinden Sami Aladağ 76 yaşında vefat etti. Özlem Aladağ Bayrak ile Özkar Aladağ’ın babaları. Ayhan Bayrak’ır kayınpederi olan merhum 10 Ekim Cumartesi günü Su Aakacağı Köyü Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Köy Mezarlığında toprağa verildi.
HALİM DÖRTLER VEFAT ETTİ
Yıldırım Hacı Sarraf Mahallesi sakinlerinden merhum Mehmet ve merhume Sabahat Dörtler’in oğlu, Hidayet Dörtler’in eşi, Ufuk, Mehmet, Ömer Dörtler’in babaları Halim Dörtler 68 yaşında vefat etti. Merhum dün Alaca Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yıldırım Mezarlığında toprağa verildi.
İSMİGÜL UNCU VEFAT ETTİ
Kıyık semti sakinlerinden İsmigül Uncu 75 yaşında vefat etti. Merhum dün Kıyak Baba Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yenişehir Mezarlığında toprağa verildi.
HASİBE YAMAN VEFAT ETTİ
Merhum Reşat Yaman’ın eşi, merhum Dilaver, merhume Süheyla ve Serpil Yaman’ın anneleri Hasibe Yaman 83 yaşında vefat etti. Merhume dün Kıyık Yeni Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
ETB’de söz üyenin!
Olgay GÜLER
Edirne Ticaret Borsası’nda (ETB) 14 asil ve 14 yedek üyeden oluşacak meclis üyeleri, bugün düzenlenen olağan genel kurulla belirlenecek.
ETB Meclis asil ve yedek üyeleri seçimi, bugün 09.00 – 17.00 saatleri arasında borsanın hizmet binasında yapılacak. Mevcut başkan Özay Öztürk’ün aday olmayacağını açıkladığı Borsa’da, Oğuz Kurban, Ümit Karanfil ve Adem Bayrak’tan oluşan 3 aday yarışacak.
OĞUZ KURBAN
Adaylardan, beyaz listeyle ETB yönetimine talip olan Oğuz Kurban hali hazırda mevcut ETB Yönetim Kurulu Üyeliği yapıyor. Tarım ve ticaret sektöründen deneyimli ve genç isimlerin yer aldığı güçlü ekiple başkanlığa talip olan Kurban, en güçlü adaylardan olarak görülüyor.
ÜMİT KARANFİL
Kurban’ın karşısındaki güçlü adaylardan 61 yaşındaki Ümit Karanfil de, hayatının büyük bölümünü borsa ortamında geçirmesiyle biliniyor. 23 yıldır Cankar Tarım ve Hayvancılık şirketi çatısı altında zahirecilik yapan Karanfil, Oğuz Kurum’un adaylıktan çekilmesi ve mevcut başkan Özay Öztürk’ün yeni dönemde aday olmayacağını açıklamasının ardından, seçimlerde meclis listesiyle Oğuz Kurban’ın karşısında yer alıyor.
ADEM BAYRAK
ETB seçimlerinde adaylığını en son açıklayan isim ise Adem Bayrak. Edirne’de üretici, çiftçi ve hayvancılık yapan Bayrak Büyükdöllük köyünde doğup büyüdü. Hayatı boyunca doğrudan üretimin içinde yer alan, aktif olarak tarım ve hayvancılıkla uğraşan Bayrak kendisini bir “patron” veya sadece ticaret yapan biri olarak değil, “elleri nasırlı bir üretici ve çiftçi” olarak tanımlıyor. Bayrak, Ticaret Borsası yönetiminde toprağın, hayvancılığın ve üreticinin gerçek sorunlarını çok iyi bilen bir kadroyla yer almak istediğini vurguluyor. Bayrak seçim sürecinde Oğuz Kurban ve Ümit Karanfil gibi ticaret kökenli isimlerin karşısında, doğrudan “üretici kesiminin sesi” olma iddiasıyla yer alıyor.
Aynı ışık 1 saat fark!
Bülent AYAN
Gün ışığından daha fazla yararlanmak amacıyla 10 yıl önce alınan ve yoğun tepkilere neden olan karar doğrultusunda Türkiye’de sabit saat uygulaması sürdürülürken, Edirne ile sınır Bulgaristan ve Yunanistan’da saatler 25 Ekim pazar günü diğer Avrupa Birliği ülkeleriyle birlikte yeniden kış saatine dönecek. Uygulamayla birlikte iki komşu ülke ile saat farkı 1’e çıkarken, Almanya ve Fransa gibi bazı ülkelerle 2, İngiltere ile de 3 saati bulacak.
Avrupa Birliği ülkeleri 25 Ekim 2026 Pazar günü itibarıyla kış saat uygulamasına geçecek. Geçiş sabaha karşı saat 04.00’te yapılacak ve saatler 04.00’ten 03.00’e çekilecek. Yunanistan ve Bulgaristan’da saatler bu şekilde bir saat geri alınırken, pek çok ülkede ise 2 saat, İngiltere ile de 3 saat geriye çekilecek.
Avrupa Birliği ülkeleri 29 Mart 2026 Pazar günü yaz saati uygulamasına geçmişti. Böylelikle Türkiye’nin iki komşu ile aralarındaki 1 saatlik fark eşitlenmişti. 25 Ekim Pazar günü yapılacak değişiklikle bu ülkeler saat farkı yeniden 1’e çıkmış olacak.
TRAKYA’NIN ÇIĞLIĞI
Prof. Dr. Osman İNCİ
Eski Trakya Üniversitesi Rektörü
Trakya binlerce yıllık insan yerleşimi ve tarihiyle dünyanın kadim topraklarından birisidir. İlk yerleşimler M.Ö. 5000’lere uzanmakta.Trakya’yı köklü kılan stratejik coğrafi bölge olmasının yanı sıra özellikle suları ve tarımsal verimliliği yüksek tarım toprakları, ekosistemidir. Ancak yeraltı ve akarsuları,tarım topraklar can çekişiyor. Akarsuları kimyasallarla ağır derecede kirlendi, kirlilik tarım topraklarına, tarımsal ürünlerle soframıza kadar uzandı.
Tüm bunlar yetmedi Kırklareli Vize İlçesi sahiline Nükleer Santral kurma girişimi. Son olarak da Cumhurbaşkanlığı 4 Eylül 2026 tarihli kararnamesi ile “Trakya Petrol ve Doğal Gaz Arama ve Üretme Projesi” kapsamında acele kamulaştırma kararı açıklandı.
Trakya toprakları % 81.6 oranında tarım arazisidir. Türkiye genelinde bu oran %34. Ülke ayçiçeği üretiminin %45’i, pirincin %47’si, buğdayın %11’i, kanolanın %64’ü burada yetişmekte. Ülkemizin en iyi mera ekolojisi burada. Çok ayrıcalıklı ve kendine özgü endemik türlerle özdeşleşmiş Istrancalar ve Ganos Dağları ile çevrili Ergene Havzası. Bu topraklar GAP bölgesi ve Konya ovasından birkaç kat daha verimli.
Yarım asır önce İstanbul’un suya dayalı kirletici sanayisinin Trakya’ya gönderilmeye başlamasıyla bölgenin can damarı Ergene Nehri kimyasallarla aşırı düzeyde kirlenmeye başladı. Ergene Nehri IV. derece kirli sudur. (Hiçbir amaç için kullanılamaz). Tarım topraklarında ve bazı ürünlerde standart değerlerin çok üstünde kimyasallar saptandı.
Çevre Bakanlığı – Trakya Üniversitesi arasında yapılan protokolle 1/100.000 ölçekli Trakya Alt Bölge Planını yapıldı ve bakanlık planı 13.07.2004 tarihinde onayladı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Trakya Planı’nı kendi istemleri doğrultusunda değiştirmek için yeni planlar yaptı. Yargıya gidildi: Danıştay İdari Davalar Genel Kurul kararları ile Üniversite Trakya Planı’nın ana ilkeleri korundu: Tarım toprakları korunacak, plan hükümlerine uyulacak, kirletici ve toksik sanayi kurulmayacak.
Cumhurbaşkanlığı 4 Eylül 2026 tarih ve 11738 sayılı Kararı ile “Trakya Petrol ve Doğal Gaz Arama ve Üretim Projesi” kapsamında acele kamulaştırma kararı açıklandı. Karar Edirne, Kırklareli, Tekirdağ ve Çanakkale-Gelibolu’da 35 bin 505 hektarlık alanı kapsamakta. Karar ekinde yayınlanan haritaya göre, Trakya’nın neredeyse 3/4’ü kamulaştırılacak. Edinilen bilgilere göre süreçte Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) yalnız değil beraberinde uluslararası 5 kuruluş da var. TPAO hak ve hislerini devredebilecek. Yeterince açık değil mi?
Trakya Üniversitesi Rektörlüğüm döneminde Trakya Gazı kullanımı konusunda yaşadığımız bir olayı paylaşmak isterim. DSİ Bölge Müdürlüğü isteğimiz üzerine 2002 yılında, Tekirdağ Ziraat Fakültesi arazisine bir araştırma kuyusu açtı. Kuyuda 100 metrede gaz çıktı ve kuyunun ağzı kapatıldı. Fakülte Dekanlığı gazı kalorifer sisteminde kullanmak istedi. Çıkan gazın bataklık gazı (metan gazı) olabileceği bilimsel görüşü ile sistem kurmaya başladık. Diğer yandan da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na başvuruda bulunuldu. Çalışmalar sürerken karşımıza bir şirket çıktı. Önce bu parselin kendilerine ait olduğunu iddia etti. Ancak tapunun bizde olduğunu görünce bir teklifte bulundu : “Sizin gaz ihtiyacınızı biz karşılayalım burayı kapatın” dedi. Kabul etmeyince yargıya gittiler. Biz gazın türünü belirlemek için TÜBİTAK’a başvurduk ve örnek aldılar. TÜBİTAK gazın ne olduğunu ayırt edemediği yönünde bir rapor gönderdi Ayrıca bu raporun mahkemelerde kullanılamayacağını bildirdi(!) Biz metan gazı olduğunu kanıtlamak istedik. Ayrıca 100 metrede doğalgaz olamayacağını iddia ettik. Metan Gazı olduğunu kanıtlasak kullanabilecektik.
Şirket yargıya bir belge sundu, belgede Trakya’da petrol ve doğalgaz arama izni yabancı bir şirkete verilmiş. Bu belge sonucu mahkeme kararı ile açılan kuyu kapatıldı, mühürlendi. Trakya petrol ve doğalgaz arama işlemleri yaklaşık 25 yıldır yabancı şirketlere verilmiş.
Son petrol ve doğalgaz arama süreçlerinde tarım arazilerinde ve yeraltı sularında yaşanacak tahribatın boyutları öngörülemiyor. Trakya’da halen su stresi yaşamakta, yeraltı sularının %85’i tükendi, yeraltı su seviyeleri “ölü hacim” düzeyindedir. Kuyulara basacakları milyonlarca litre sudaki kimyasalların sızıntı ile içme sularına karışımı nasıl önlenecek, kirlenen sular nasıl deşarj olacak?
İzin verilen alanlarda idari yapılar ve yolları, lokasyon yolları, petrol ve doğalgaz boru hatları, kuyu açma ve üretim alanları, depolama tesisler vb. yapılaşmanın çevreye olan olumsuz etkiler. Uzmanlar kullanılacak aşırı su atıklarının neden olacağı çevre kirliliğine, önlenemez metan gazı sızıntısının sera etkisi yaratacağına, ayrıca ciddi düzeyde hava kirliliğine neden olacağını açıklamakta. Benzer uygulamaların olduğu bölgelerde insan sağlığına yönelik olumsuzluklar da belgelidir.
Geçici ve birkaç yıllık yakıt için Trakya topraklarına ve sularına kalıcı, geri dönüşümsüz zarar verilmesi. “Kirlenmiş toprak kayıp topraktır”.Eğer uygulanmayacaksa Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası Çevre Düzeni Planı neden yapıldı? Bizlerin amacı: “Bilimsel bilgiyi toplumsal yarara dönüştürmektir.” Bilim kurumları planlarının ve Danıştay İdari Dava Daireler Kurulu kararlarının esas alınması beklentimizdir.
Bir Valinin Ardından
Kentimizde iz bırakan önemli isimlerin başında gelen ve 10 Ekim Cumartesi günü kaybettiğimiz Edirne eski Valilerinden Yılmaz Ergun, dün (11 Ekim Pazar ) İsmet Oğultürk Camisi’nde kılınan öğle namazının ardından Cebeci Asri Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Merhum Vali Yılmaz Ergun’un Edirne yıllarını en detaylı anlatımını da merhum Kütüphane Müdürü, Şair ve Yazar Mehmet Ağırgan yazmıştı. Hudut Gazetesi’ndeki köşesinde çok değerli ve kaynak niteliğindeki yazılarından birinde de Vali merhum Yılmaz Ergun’un Edirne’deki izini süren Ağırgan’ın anlatımını aynen tekrar yayınlıyoruz. Ağırgan’ın gazetemizde yer alan yazısı şöyle başlıyor.
“Ergun, 28.12.1986 ile 19.08.1988 tarihleri arasında Edirne Valiliği görevinde bulunmuştu. O yıllarda Edirne Valisi olan Enver Hızlan (29.6.1981-17.12.1986) ile Trabzon Valisi Yılmaz Ergun’un (2.2.1984-14.12.1986) Bakanlar Kurulu Kararı gereğince yer değiştirmeleri uygun görülmüştü. Edirne Valisi Enver Hızlan Trabzon’daki görevini süresi içinde devir aldı. Ancak, o günlerin Trabzon Valisi Yılmaz Ergun büyük kızının hastalığı nedeniyle Edirne’ye geç gelebilmişti.
YILMAZ ERGUN KİMDİ
Yılmaz Ergun, 10.8.1932 yılında İstanbul Beşiktaş’ta doğdu. Babası emekli Jandarma Albayı Abbas Ergun olup, annesinin adı ise Nuriye Hanım’dır. Malatya Arapkir nüfusuna kayıtlı olan Yılmaz Ergun, babasının Jandarma Subayı olması nedeniyle İlk ve Orta Okulu değişik İl ve İlçelerde okudu. Ankara Atatürk Lisesi’nden 1949 yılında mezun oldu.
Daha sonra Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne giren Ergun, 1953 yılında İdari Bölümü’nü bitirdi. Ayrıca, 1953 -55 yılları arasında Hukuk Fakültesi’nin fark derslerini de vererek oradan da diploma aldı.
Memuriyetteki ilk görev yeri 1954 yıllarında Bursa Maiyet Memurluğu idi. Daha sonra Ankara Maiyet Memurluğu’na atanan Yılmaz Ergun, Büyükorhan Bucak Müdürlüğü görevinin arkasından sırasıyla İznik, Yeşilova ve Gülşehir Kaymakam Vekilliklerinde bulundu. Kaymakamlık kursunu bitirdikten sonra askerlik görevini tamamladı.
Sungurlu’ya (1957) atanan Yılmaz Ergun daha sonra 1960 Haziran ayında, Mecitözü Kaymakamlığı’na atandı.
Yılmaz Ergun’u 1960-1984 yılları arasında Mülkiye Müfettişi, Mülkiye Müşavir Müfettişi ve Mülkiye Başmüşavir Müfettişi görevlerinde görüyoruz. Bu görevlerde iken 1966 yılında 4 ay süre ile Fransa’da mesleki çalışmalar yaptı.
İlk Valilik görev yeri (10.2.1980-10.12.1984) Bitlis’tir. İkinci Valiliği (2.2.1984-14.2.1986) yılları arasında Trabzon’dur.
Edirne Valiliği’nde 17.12.1986-19.8.1988 yılları arasında hizmet veren Ergun, 19.8.1988-15.8.1991 yılları arasında da Merkez Valiliği yaptı. Daha sonra 15.8.1991-17.2.1992 tarihlerinde de Elazığ Valiliği’nde bulundu. Bu görevinde iken, 18.2.1992 de Emniyet Genel Müdürlüğü’ne atanan Ergun, 10.7.1993 yılına kadar emniyetteki hizmetine devam etti.
Edirne’deki görevine 17.12.1986 tarihinde başlayan Yılmaz Ergun, brifing alarak asayiş olaylarını inceleyip daire müdürleri ile tanıştı. Göreve başladıktan birkaç gün sonra kızının tedavisi için Londra’ya gitti. Edirne’ye döner dönmez Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Yardım Fonu dağıtımı ile ilgili incelemelerde bulundu.
Vali Yılmaz Ergun ilçeleri tanıma gezisine Lalapaşa’dan başladı. İkinci gezisini Havsa’ya yaptı. İncelemelerine Edirne Merkez Yetiştirme Yurtları’nda devam etti. Üçüncü gezisini Meriç İlçesi’ne yapan Yılmaz Ergun, Kaymakam ve halktan bilgiler alırken yakında açılışı yapılacak tesislerle ilgili açıklamalarda bulundu. Dördüncü geziyi de Uzunköprü’ye yaptı. Devlet Bakanı Ahmet Karaevli’nin de katılımı ile 5 bin abonelik olan Edirne PTT Santralı’na 6 binlik yeni bir santral hizmete açıldı. Ertesi gün İpsala’da düzenlenen törenle halka tapu tahsis belgeleri verilerek PTT hizmet binası ve 1000 hatlık telefon santralı hizmete sokuldu.
Edirne Valisi Yılmaz Ergun’un büyük kızı Şebnem Özaydın tüm tedavilere rağmen elim hastalıktan vefat etti. Cenazesi Ankara’ya nakledildi. Ankara’da görüşmelerde bulunan Yılmaz Ergun Kapıkule yolunda bir TIR parkı kurulması ile Tapu Kadastro çalışmaları ve süne mücadelesinde büyük destekler sağladı. TEM Oto Yolu’ndaki Kapıkule-Edirne arası ışıklandırıldı. Uzunköprü’de 1987 yılında yapımına başlanan Özel İdare İş Hanı, Vali Yılmaz Ergun tarafından hizmete açıldı.
Yılmaz Ergun Edirne’de geçirdiği 1 sene 7 ay ve 20 günlük hizmetin arkasından Merkez Valiliği’ne atandı. Yerine İstanbul Emniyet Müdürü Ünal Erkan tayin edildi. Devir teslim töreni Edirne Valiliği bahçesinde yapıldı. Yılmaz Ergun, 1999 yılında Cumhurbaşkanlığı Denetleme Kurulu Başkanlığı sırasında Edirne’ye gelerek çalışmalarda bulundu. Bu görevinde iken emekli oldu.”
**
Yılmaz Ergun 1994 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu Üyeliği görevine atandı. Ergun bu görevini Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer döneminde de belli bir süre sürdürdü. Ergun evli ve üç çocuk babasıydı.
Yılmaz Ergun, 10 Ekim 2026 günü 94 yaşında vefat etti. Edirne O’nu evlat acısı yaşayan ama görevlerini ihmal etmeyen, bilgili görgülü ve çok donanımlı bir insan olarak tanıdı, sevgi ve saygı duydu. Dün Ankara’da toprağa verildi, mekanı cennet olsun.
İpsala’da 17 bin 121 uyuşturucu hap!
Olgay GÜLER
Edirne’den Yunanistan’a açılan İpsala Sınır Kapısı’ndan, ülkeye giriş yapmak üzere gelen araçta 17 bin 121 uyuşturucu hap ele geçirildi, sürücü tutuklandı.
İpsala Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ile Edirne İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin ortak yaptığı çalışmada, Yunanistan’dan gelen araçta uyuşturucu bulunduğu belirlendi. Takibe alınan hafif ticari araç Türkiye’ye giriş yapmak üzere geldiği İpsala Sınır Kapısı’nda, X-Ray taramasına yönlendirildi. Sürücünün taramaya girmeden önce araç içerisinden poşetler çıkardığını fark eden ekipler harekete geçti. Sürücü gözaltına alınırken, araçta detaylı arama yapıldı. Aramada, ön yolcu koltuğunun altına gizlenmiş çuval ve poşetlerde dökme halde 17 bin 121 uyuşturucu hap ele geçirildi.
Araç sürücüsü işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliği’nde tutuklandı.
Edirne Dijital Kent Arşiv Merkezi’ne yol haritası
Trakya Üniversitesi’nin “Meriç’in Zamansız Yolculuğu” projesi kapsamında, Kaleiçi’ndeki İtalyan Kilisesi ve Ek Binaları Yerleşkesi’nin Edirne Dijital Kent Arşiv Merkezi olarak yeniden işlevlendirilmesine yönelik çalışmalar Rektörlükte gerçekleştirilen toplantıda ele alındı.
Rektör Prof. Dr. Mustafa Hatipler başkanlığında düzenlenen toplantıda, Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi ve Proje Yürütücüsü Doç. Dr. Şule Yılmaz Erten, projenin hedefleri, kapsamı ve tarihi yapıda yürütülen yenileme çalışmaları hakkında bir sunum yaptı. Erten, projenin mevcut durumuna ilişkin bilgi vererek sonraki aşamalarda izlenecek yol haritasını paylaştı.
Rektör Hatipler, projenin Kaleiçi’ndeki tarihi yapının korunarak yeniden işlevlendirilmesine katkı sağlayacağını belirtti. Edirne Dijital Kent Arşiv Merkezi’nin kentin kültürel mirasının gelecek kuşaklara aktarılmasında önemli bir rol üstleneceğini ifade eden Hatipler, projenin turizm potansiyelinin geliştirilmesine ve üniversite-kent iş birliğinin güçlendirilmesine de katkı sunacağını vurguladı.
Toplantıda, projenin sonraki aşamalarına ilişkin görüş alışverişinde bulunuldu.
Toplantıya Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir, Prof. Dr. Mustafa Tan ve Prof. Dr. Eylem Bayır, Genel Sekreter Hüseyin Türkel, Rektör Danışmanı ve Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Ali İhsan Meşe, Proje Koordinasyon Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Sertaç Arabacıoğlu, Teknoloji Transferi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Tarık Yerlikaya ile proje ekibinde yer alan Mimarlık Fakültesi öğretim üyeleri katıldı.
Saraçlar’da meme kanseri farkındalık etkinliği
Trakya Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Akılcı İlaç ve Eczacılık Topluluğu, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında Saraçlar Caddesi’nde vatandaşlara yönelik bilgilendirme etkinliği düzenledi.
Beyaz önlükleriyle sahaya çıkan topluluk üyeleri, vatandaşları meme kanserinde erken teşhisin önemi, düzenli sağlık kontrolleri ve kendi kendine meme muayenesi hakkında bilgilendirdi. Erken tanının tedavi sürecindeki önemine dikkat çekilen etkinlikte, vatandaşların konuya ilişkin soruları da yanıtlandı.
Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Elvan Bakar da etkinliğe katılarak öğrencilere destek verdi.
Meme kanserine yönelik toplumsal farkındalığı artırmayı amaçlayan etkinlikte, düzenli sağlık kontrollerinin önemi vurgulanarak “Erken Teşhis Hayat Kurtarır: Meme Kanserine Karşı Farkında Ol, Geleceğini Koru!” mesajı verildi.