Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Aramızdan ayrılanlar

ŞENDOĞAN NİRİTA VEFAT ETTİ
Menzilahir Mahallesi sakinlerinden merhum Celalettin ve Nazmiye Nirita’nın oğulları, Şenol, Şener, Kezban, Kanber ve Şenay Nirita’nın kardeşleri Şendoğan Nirita vefat etti. Merhum dün Kıyık Merkez Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Acı Çeşme Mezarlığında toprağa verildi.

KADİR ÇAL VEFAT ETTİ
Edirne Belediyesi eski çalışanlarından ve Geçkinli Köyü sakinlerinden Kadir Çal vefat etti. Fatma Çal’ın eşi, Sercan ve Sezer Çal’ın babaları olan merhum dün Geçkinli Köyü Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Köy Mezarlığında toprağa verildi.

ŞERİFE YÖRÜK VEFAT ETTİ
Ömeroba Köyü sakinlerinden merhum Hasan Yörük’ün eşi, Turgay, Ferdi Yörük ve Sevcan Ellibir’in anneleri Şerife Yörük vefat etti. Merhume dün Ömeroba Köyü Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Köy Mezarlığında toprağa verildi.

Süloğlu Taşkın Koruma Tesisi inşaatı sürüyor

Olgay GÜLER

Devlet Su İşleri (DSİ) 11’inci Bölge Müdürü Faruk Yücegök, Süloğlu’nda taşkın riskini azaltmak amacıyla yapımı süren Süloğlu Taşkın Koruma Tesisi inşaatını ziyaret ederek, çalışmalar hakkında bilgi aldı.

DSİ’nin Edirne’nin Süloğlu ilçesinde, ilçe merkezi ve köylerinde taşkın riskini azaltmak amacıyla yapımına başladığı çeşitli koruma ve dere ıslah tesisleri inşaatları devam ediyor. Süloğlu İlçe Merkezi Taşkın Koruma Tesisi şantiyesini ziyaret eden DSİ Bölge Müdürü Faruk Yücegök ve teknik heyet, devam eden çalışmaları yerinde inceledi. İncelemede, proje kapsamında yürütülen imalatlar ve çalışmaların mevcut durumu değerlendirilerek, çalışmaların planlanan program doğrultusunda ilerlemesine yönelik görüş alışverişinde bulunuldu.

Süloğlu İlçe Merkezi Taşkın Koruma Tesisi ile ilçe merkezinin taşkın riskinin azaltılması, olası taşkın zararlarının önlenmesi ve vatandaşların can ve mal güvenliğinin korunmasına katkı sağlanması hedefleniyor.

Fenalaşan yolcuyu hastaneye yetiştirdi!

Olgay GÜLER

Edirne’de Serhat Birlik midibüsünde fenalaşan genç kızı, aynı zamanda emekli polis olan şoför Ayhan Korkmaz (52), hastaneye yetişirdi.

Kentte, Yıldırım Mahallesi – Otogar seferini yapan Serhat Birlik midibüsünde, geçtiğimiz Pazar günü genç bir kız fenalaştı. Yolcuların uyarısı üzerine midibüsü durduran şoför Ayhan Korkmaz, fenalaşan kızın durumunu kontrol etti. Korkmaz, daha sonra aracı Sultan 1’inci Murat Devlet Hastanesi’ne sürdü. Genç kız, burada tedavi altına alındı. Korkmaz’ın fenalaşan hastayı götürdüğü anlar, aracın güvenlik kamerasına yansıdı.

‘ANİ BİR KARARLA HASTANEYE YETİŞTİRDİK’

Şoför Ayhan Korkmaz, verdiği ani kararla yolcuyu hastaneye götürdüğünü söyleyerek, “Yıldırım Mahallesi’nden otogara gidiyordum. Margi durağına geldiğimizde arka tarafta oturan bir kızın rahatsızlandığını söylediler. Aracımı durdurup bir baktım. Baygınlık geçiriyordu, biraz kendindeydi tam olarak bayılmamıştı daha. O anda bir karar vermek zorunda kaldım. Hani ambulans mı çağırayım? Yoksa bir an önce kendim mi götüreyim? diye. Hastaneye de yakın konumdaydım. Ani bir karar vererek hızlı bir şekilde kardeşimizi hastaneye acile yetiştirdik. Bizim başımıza sürekli böyle şeyler geliyor aslında. Bazen daha kötü durumda olanlar da oluyor. Ambulans çağırıyoruz. Daha önce de diğer arkadaşlarım da bu şekilde birçok tür hastaneye böyle rahatsızlanan şahısları götürdükleri olmuştur” dedi.

‘YİNE OLSA YİNE YAPARIZ’

Olayın ardından, genç kızın babasının da kendisini arayıp teşekkür ettiğini kaydeden Korkmaz, “Hastayı götürüp bıraktım. Daha sonra babası bana ulaşmış, telefonumu falan almış. Arayıp bana teşekkür etti. Kızının iyi durumda olduğunu söyledi. Havalar sıcak biliyorsunuz, su kaybı yaşamış ondan dolayı tansiyonu düşmüş zannedersem. Ama durumunun iyi olduğunu söyledi, arayıp teşekkür etti. Hastalık bu, herkesin başına gelebilir. Yolcular da anlayışla karşıladılar. Kimse bir şey demedi. Bu herkesin başına gelir. Herkes rahatsızlanabilir. Yine olsa yine yaparız. Diğer bütün arkadaşlarım da aynı şeyini yaparlar. Ben emekli polisim. Üç yıl önce emekli oldum. Biraz tecrübe de var bu konularda” diye konuştu.

Sahil Güvenlik’ten ‘yardım’ eli

Olgay GÜLER

Edirne’nin Saros Körfezi’ne kıyısı bulunan Enez ilçe sahilinde sörf tahtasıyla açığa sürüklenen 1’i çocuk 2 kişi, Sahil Güvenlik ekipleri tarafından kurtarıldı.

Olay, Pazartesi günü ilçe sahilinde meydana geldi. Kürek sörfü tahtasıyla açığa sürüklenen 1’i çocuk 2 kişiyi görenler, durumu Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine bölgeye giden Enez Sahil Güvelik Komutanlığı ekipleri, 2 tatilciyi kurtararak bota aldı.

Sağlık durumları iyi olan 2 kişi, ekipler tarafından Yayla Limanı’na getirilip, kıyıya çıkarıldı.

Edirne Birlik Spor Kulübü Bolu’da

Edirne Birlik Spor Kulübü’nün TFF Akademi Gelişim Ligi’nde mücadele edecek takımları için sezon öncesi hazırlıkları kapsamında düzenlediği bir haftalık kamp programı Bolu’da başladı.

2012, 2013 ve 2014 yaş gruplarının katılımıyla gerçekleştirilen kamp süresince sporcular, teknik ekibin planlaması doğrultusunda günde çift antrenman yaparak fiziksel, teknik ve taktik açıdan yeni sezona hazırlanacak.

Kamp programı kapsamında ayrıca 4 hazırlık karşılaşması oynanarak sporcuların maç temposu kazanması, takım uyumunun geliştirilmesi ve sezon öncesi eksikliklerin giderilmesi hedefleniyor.

Edirne Birlik Spor Kulübü Başkanı Erhan Dinç, kamp süreciyle ilgili yaptığı açıklamada, şunları söyledi:

“Edirne Birlik Spor Kulübü olarak altyapımızın gelişimine ve genç sporcularımızın geleceğine büyük önem veriyoruz. Edirne’de bir ilki gerçekleştirerek alt yapı takımı olarak 1 haftalık sezon öncesi kampı yapıyoruz, TFF Akademi Gelişim Ligi’nde Edirne şehrimizi en iyi şekilde temsil edebilmek adına sezon öncesi hazırlıklarımızı titizlikle sürdürüyoruz. Bolu kampımızı, sporcularımızın hem fiziksel hem de mental olarak sezona hazır hale gelmeleri açısından önemli bir fırsat olarak görüyoruz.

2012, 2013 ve 2014 yaş gruplarımızla gerçekleştireceğimiz kamp boyunca yoğun bir çalışma programı uygulayacağız. Yapacağımız hazırlık maçlarıyla takımımızın seviyesini görme ve eksiklerimizi giderme fırsatı bulacağız.

Kulüp olarak amacımız,mücadele eden, gelişen, disiplinli ve Edirne’yi en iyi şekilde temsil eden bir altyapı yapılanması oluşturmak. Yeni sezonun kulübümüz, sporcularımız ve şehrimiz adına başarılı geçmesini diliyorum.

Edirne Birlik Spor Kulübü olarak Bolu’da gerçekleştireceğimiz sezon öncesi kampımızın tüm sporcularımıza ve teknik ekibimize hayırlı olmasını diliyor, Edirne Birlik olarak yeni sezona güçlü bir başlangıç yapmayı hedefliyoruz.”.

Musibet ve nasihat… (5)

Geçen haftaki yazının ağırlık noktası Çerçeve Yasa hakkında Özgür Özel’in oy tercihi Yeni Partililerde kafaları karıştırdı; Özgür Özel’e umut bağlayan seçmende de hayal kırıklığı yarattı.  

Haklılık payı var tabii…

İktidarın süresini uzatmak ve bunun için de seçim sisteminde oynamaya kadar varabilecek anayasa değişikliği için 400 milletvekili üzerinde oy toplama projesine Özel’in teşne olması, iktidarın dümen suyuna girmesi tepki çekti.    

 Özel’in pragmatist bir yaklaşımla top yuvarladığı apaçık…

Basına yansıyan sözlerinden bir demet sunalım…

“Ben ‘adam yine kazandı’ diye bakmıyorum. Bir kazanan varsa ülke kazanıyordur…”                        

“Barışın önünde durmayacağız…”

“Milletvekillerinin tamamının evet oyu vermesinin, süreç konusunda ‘endişesi, hassasiyeti olan kişileri üzmek’ anlamına gelecekti… “                                                                                                                                                                

“Partili tüm milletvekillerinin hayır oyu vermesi halinde de, başka bir yere savrulacaktık…”

“Faydacı bir yerden bakmadık ama terörün bittiği bir noktada da buna karşı çıkmakla suçlanacaktık…”

“Yani sokaktaki tepkiyi ve endişeyi de dile getirdik. Ama diğer yandan Kürt meselesinin çözümü konusunda irademiz var. Sonuçta PKK silah bırakıyor. Silah bırakana mı karşı çıkacağız? O konudaki irademizi de net olarak ortaya koyduk…”

“Yeni Parti olarak yeni nesil bir iş yaptık…”

“Barış” meselesinden başlayalım: PKK ile Türkiye Cumhuriyeti arasında bir barıştan söz edilebilir mi, bunun ciddi bir çelişki yarattığını kavrayamayacak kadar DEM’in takiye siyasetine, propagandasına kendini kaptırmış olabilir mi Özel?

Elbette, hayır; Özel, özensiz bir yaklaşım sergiliyor, propagandanın aracı haline geldiğini, kullanıldığını umursamıyor çünkü siyasi hesap ağır basıyor.

“Terörün bitmesine karşı çıkmakla suçlanacaktık;  PKK silah bırakıyor, silah bırakana karşı mı çıkacağız; Kürt meselesinin çözümünde irademiz var “  ifadeleri de muğlak, ‘çevir kazı yanmasın’ türündendir.

Nedeni ne olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti’ne artık silah doğrultmayacağım diyen bir terör örgütüne, “yok karşı çıkıyorum terör eylemlerine devam et” demek akla sığar mı?   

Hakeza, 1984’te Eruh baskını ile terör eylemlerini başlatan PKK’nın silah bırakması yine tek taraflı bir irade değil midir; “aman sakın silah bırakma, karşı çıkıyorum” diyen biri izan sahibi olabilir mi?  

Hele şu ‘çaya çorbaya limon’, Kürt Siyasal Hareketi’nin yıllardır asıl amaç ve hedeflerini perdelemekte kullandığı Kürt meselesi kavramındaki istismarın farkında değil midir Özel?

SHP ve CHP’nin geçmiş yıllarda hazırladığı raporlardan bugüne çok şeyin değiştiği, travma anlatıları üzerinden meselenin çözüme kavuşamayacağı gözünden kaçmış olabilir mi?

Meselenin özünde Atatürk Cumhuriyeti’nin niteliklerini değiştirmek, Türk ve Kürt iki kurucu unsurlu, iki resmi dilli yeni bir ülke dizaynı, olmadı önce federasyon sonra bölünme hedefi ile hareket eden ayrılıkçı terör örgütü ve onun siyasi uzantısının hesaplarının yattığını çözümleyemeyecek kadar siyasi mülahazadan yoksun mudur Özgür Özel?  

Çevre Yasa oylamasında Yeni Parti’de 35 kabule karşı, 54 ret oyu da gösteriyor ki Özel’in çelişkili, idare-i maslahatçı açıklamalarına yol arkadaşlarının çoğu katılmamaktadır. 

Özel’e destek vererek imdadına yetişen İmamoğlu’nun Yeni Parti’deki belirleyici gücünde bir sarsılmadan bahsetmek ise acelesi bir çıkarım olur.

İmamoğlu’nun misyonu ve 2024 yerel seçim ittifakı gereği DEM’in siyasi hesaplarına,  ‘oy anam oy’   muhabbetine dayalı bir taviz ve hatta diyet bağımlılığından ise söz edilebilir.

Evet, özellikle iktidarın süresini uzatma projesinin ilk ayağında Özgür Özel sendelemiştir.  

Yeni Parti’nin “yeni nesil işi”, siyaseti, hayır oylarının çokluğu nedeniyle de laf-ü güzaf kalmıştır.

Özel’deki yalpalamaların içyüzüne Yeni Parti’yi etraflı ele alacağımız son bölümde gireceğiz.

Gelelim yazı dizisinin ana konusu CHP’deki yapısal sorunların doğurduğu marazaların siyasetin finansmanı kanavasından gösterdiklerine…

Siyasi partilerde ve genel olarak siyasette en çok sorgulanması gereken alan finans kaynaklarının oluşumu ve kullanımı olmalıdır. Çünkü siyasetin açık ve saydam bir yapıda olmaması toplumu haklı olarak güvensizliğe iter. Bu nedenle parti gelirlerinin önemli bir kısmını teşkil eden Hazine yardımlarının ve özel bağışların harcama dökümlerinin kamuoyuna açık hale getirilmesi, atılacak ilk adımdır.

Bilindiği gibi, siyasi partiler toplumun çeşitli katmanlarının ekonomik ve sosyal alanda taleplerini karşılayacak politikaları belirlemek ve hayata geçirmekle sorumludur. Bu genel tespit, onların ortaya çıkış nedenidir aynı zamanda.

Ancak, toplumun güçlü kesimlerinin her zaman önde olduğu, karar alma süreçlerini etkileyerek kendi çıkarlarının peşinde koştukları da yadsınamaz bir gerçektir.

Çıkar veya baskı grupları olarak da tanımlanan bu kesimin hedefinde parti kurmak ve bu yolla iktidarı ele geçirmek yoktur. Hangi parti iktidarda olursa olsun fark etmez; amaç, kendi lehlerine program yapılması ve uygulanmasıdır. Dolayısıyla, siyasi partilere bu kanaldan gelen yardımlar daha baştan bağımlı bir ilişki yolu açmaktadır. Üstelik, ülkemizde gelir dağılımı adaletsizliği dikkate alındığında, güçlülerin siyaset kurumu üzerindeki etkisinin içinden çıkılması zor bir döngü yarattığı kolayca görülür.

Batı ülkelerinde siyasi partilerin gelirlerinde üye aidatı önemli bir paya sahiptir. Ancak üye aidatlarına sadece gelir kapısı olarak bakılmaz. Parti içi demokrasi, parti işleyişinin tabana yayılması, üyenin söz sahibi olması ve aidiyet duygusu içinde görev anlayışının gelişmesi bakımından önemsenir. Örnek mi? İleri bir uygulama olarak Alman Sosyal Demokrat Partisi verilebilir. Bu partide üye aidatları üyenin kazancına göre saptanıyor. Makul seviyede olan üye aidatları için bile gelir farklılıklarını dikkate alan bir sistem kurmuş Alman sosyal demokratları.

Peki, siyasetin finanse ettiği kişi ve kuruluşları, çıkar odaklarını ne yapacağız? Ülkemizin en başlı sorunlarından biri bu değil midir? Siyaseti haksız zenginleşme aracı olarak gören zihniyetin önüne nasıl geçeceğiz?

İlk akla gelen,  yasalara uyulması ve siyasette etik kurallara işlerlik kazandırılması. 

Özellikle kamu ihalelerinde saydam ve hesap verebilirlik uygulamalarda kendini göstermelidir.

Çünkü devletin ülke ekonomisindeki gücü, belirleyiciliği ortadadır. İşte tam da bu noktada siyaset kurumunun ana işlevi, yani toplumsal kaynakların doğru ve dürüst kullanımı devreye girer.

Siyaset kurumunun sorumlu olduğu bu önemli alanda ülkemizde daha alınacak çok yol olduğunu biliyoruz. Her şeyden önce ciddi bir zihniyet dönüşümü gerekiyor. Mesela, sadece ihalelerdeki yolsuzlukların önüne geçmek yeterli değil. Onun ötesini de görmek lazım; plan ve projelerin, yatırımların, ihale edilen hizmetlerin de verimli olması şart.

Siyaseti kendisi için finans kaynağı olarak gören siyasiler bu ülkede cirit attığı sürece bu mümkün müdür?

Yerel yönetimlerde ortaya çıkan yolsuzluklar ise genelde imar rantları ve alınan hizmetlerde çeşitli usulsüzlükler olarak karşımıza çıkar. Evrakta sahtecilik, ihaleye fesat karıştırmak, irtikap, görevi kötüye kullanmak gibi suçları sıkça duyarız.

Yerel yönetimlerin saydam ve hesap verebilir bir şekilde yönetilmesi çok önemli.

Çünkü yerel yönetimlerdeki yolsuzluk, toplumun kılcal damarlarında yoz, kirli, karanlık ilişkilerin kanıksanmasına yol açar. Vurdumduymaz yurttaş davranışları sıkça karşımıza çıkar. Bu noktada, siyaset-mafya ilişkilerinin, çetelerin boy göstereceği zemin oluşmaya ve güçlenmeye başlıyor demektir. Dahası şudur: artık olağan karşılanan bir kent rantı söz konusudur ve giderek vazgeçilmez boyutlara ulaşmaktadır. Yasadışı bir varoluş ve her türden karanlık ilişki günlük yaşamın bir parçasıdır.  

Evet, kötü bir yerel yönetim sadece toplumsal dinamikleri köreltmekle, yozlaştırmakla kalmaz. Sonuçta, feodal ilişkilerin belirleyici olduğu bir yaşam kültürü kara bir bulut gibi kentin üzerine çöker, yaşam güvencesi sorgulanır hale gelir. 

Özgür Özel’in, İstanbul’u, Ankara’yı bile yönetecek kapasitede gördüğü, hatta İçişleri Bakanlığı’nı bile teslim edecek derecede güven duyduğu  lakin yolsuzluk soruşturması nedeniyle tutuklanan ve görevden uzaklaştırılan CHP’li Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek’in kariyer hikayesi, siyasetin rant kapısı işlevine ibretlik bir örnektir.

Yılmaz Özdil’den dinleyelim…

https://hudutgazetesi.com/wp-content/uploads/2026/08/Yilmaz-Ozdil-◽-Bu-Menderes-Belediye-Baskani-olan-arkadas-aslinda-vasifsiz-eleman.-◽-Is-bulamadig.mp4

Ülkede siyasetin yaygın şekilde kariyer, çıkar, haksız zenginleşme, köşeyi dönme amaçlı yapıldığını fark etmeyenlerin bile gözlerini fal taşı gibi açacak mahiyettedir yaşananlar…  

Evet, İzmir-Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek’in görevden uzaklaştırılmasının ardından yapılan başkanvekili seçimini AKP adayının kazanması: hem Yeni Parti adayına oy vermeyen CHP meclis üyelerinden ötürü KK’nın görevini yerine getirdiğini hem de çıkan arbedenin ülke siyasetinde yozluğu, çıkar ve rant ilişkisini yeterince göze sokmuyor mu?

İşte pespayeliğin videosu…

https://hudutgazetesi.com/wp-content/uploads/2026/08/AQMTfhIyPoWiwk5SolVOkWF0_YNuXRS-GkrDf7ByRo02s4t8wwszYWoLtuYvHqSqCuaJDOk5QuN_NRtS489AqKLFwz8Ft2sLC9tFj0qmI-4wcQ.mp4

Siyaset kurumunun vesayet altından kurtarılması, asli işlevinin geri kazandırılması, ülkenin bugünü ve geleceği açısından önemi, hatta bir beka sorunu teşkil ettiği yadsınabilir mi, değerli okur?

Önümüzdeki hafta bitiriyoruz.

EÇHD’den ‘dayanışma’ çağrısı!

Olgay GÜLER

Edirne Çocuk Hakları Derneği, her yıl gerçekleştirdikleri ‘Askıda Okul Giysisi Dayanışması’ kampanyası yerine bu yıl vatandaşlardan, en yakınlarındaki okul yöneticileriyle iletişime geçerek, ihtiyaç sahibi öğrencilere yardım etme çağrısında bulundu.

Dernekten, konuyla ilgili yapılan açıklamada, geçmiş yıllarda hayata geçirilen ‘Askıda Okul Giysisi Dayanışması’ hatırlatılarak, bu yıl dayanışmanın bireysel olarak, doğrudan ihtiyaç sahibi çocuklara ulaşmasının hedeflendiği belirtildi. Açıklamada, vatandaşlardan en yakınlarındaki okul yöneticileriyle iletişime geçerek ihtiyaç sahibi bir öğrencinin okul giysisi veya kırtasiye ihtiyacını karşılamaları çağrısında bulunuldu.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Edirne Çocuk Hakları Derneği olarak geçmiş yıllarda ‘Askıda Okul Giysisi Dayanışması’ gerçekleştirdik. Bu yıl ise dayanışmanın bireysel olarak, doğrudan ihtiyaç sahibi çocuklara ulaşmasını istiyoruz. Böylece yardımınız doğru ihtiyaca, doğrudan bir çocuğa ulaşır. Dayanışma yapmak isteyenlerin yanındayız. İhtiyacın belirlenmesi ve desteğin ulaştırılması konusunda gereken desteği vermeye hazırız. Dayanışmayı birlikte çoğaltalım.”

CHP’de görev dağılımı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne İl Başkanlığı’nın yeni dönemde görev yapacak il yönetim kurulunun görev dağılımı gerçekleştirildi.

CHP İl Başkan Özlem Becan, konuya ilişken açıklamasında şunlara yer verdi:

“İl Yönetim Kurulumuz, dün gerçekleştirdiği ilk toplantıyla görev dağılımını belirleyerek çalışmalarına başladı.

Toplantımızda, yönetim kurulumuzda görev alan arkadaşlarımızın sorumluluk alanları netleştirilmiş; örgütlenmeden saha çalışmalarına, iletişimden yerel çalışmalara kadar her alanda görev ve sorumluluklar belirlenmiştir.

Edirne’de güçlü, örgütlü ve sahaya dayalı bir çalışma anlayışıyla; dayanışmayı büyütmek, örgütümüzü güçlendirmek ve halkın yanında olmak için hep birlikte çalışacağız. Görev dağılımımızın ilimize, örgütümüze ve mücadelemize hayırlı olmasını diliyoruz.”

GÖREV DAĞILIMI

İl Sekreteri ve Kadın Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Ayşe Meltem Atak

İl Saymanı Uğur Sönmez

İl Eğitim Sekreteri Ertan Doğancı

İl Bilişim Sorumlusu ve Gençlik-Spor Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Emre Şevik

Örgüt ve Örgütlenmelerden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Savaş Üner

Yerel Yönetimlerden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Ali Bülent Ulusoy

Basın Sözcüsü – İşçi Sendikaları, STK’’lar, Doğa Çevre ve Hayvan Haklarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Yağmur Islattı Aydın

Sanayi ve Ticaret Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Muhlis Yıldız

Sosyal Politikalardan Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Saim Çağan

Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Erkan Benzerli

Sağlık Politikaları ve Emekli Haklarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Melek Yılmaz

Muhtarlardan Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Mükerrem Yaman

Kültür ve Sanat İşlerinden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Yeşim Demir

Dernekler ve Yurt Dışı Örgütlerinden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Erkan Makas

İnsan Hakları ve Aile Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Oğuzhan Akbakır

Tarım ve Orman İşlerinden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Ercan Gür

Bölgesel Kalkınma Politikalarından Sorumlu Il Başkan Yardımcısı Haydar Çatak

Esnaf ve Sanatkarlardan Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Tuncay Kılıç

Ekonomi Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Uğur Kıvrak

İdari ve Mali İşlerden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Ahmet Gökkaya