İYİ Parti Edirne il Başkanı Hakan Şahin, parti yönetimi tarafından Trakya Teşkilat Koordinatörü olarak görevlendirildi. Şahin, “İYİ Parti’nin güneşini Trakya’dan yükseltecek, bu ışığı Türkiye’nin dört bir yanına taşıyacağız” dedi. Başkan Şahin, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun takdirleri ve Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yasin Öztürk’ün teklifleriyle Trakya Teşkilat Koordinatörü olarak görevlendirildiğini duyurdu şahin, “Bu önemli görevi şahsıma layık gören Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu’na ve Genel Başkan Yardımcımız Sayın Yasin Öztürk’e teşekkürlerimi sunuyorum. Bu görevi bir makamdan öte, milletimize ve teşkilatımıza karşı büyük bir sorumluluk olarak görüyorum. Başta memleketim Edirne olmak üzere Kırklareli ve Tekirdağ’da güçlü, çalışkan ve birlik içerisinde hareket eden teşkilatlarımızla , milletimizin sesini daha gür duyurmak için var gücümüzle çalışacağız” şeklindekonuştu. Şahin açıklamsında şunlara yer verdi:
İYİ Parti’nin güneşini Trakya’dan yükseltecek, bu ışığı Türkiye’nin dört bir yanına taşıyacağız. Daha çok çalışacak, daha çok sahada olacak, milletimizin derdiyle dertlenecek ve çözüm için mücadele edeceğiz.
İnanıyorum ki milletimizin teveccühüyle İYİ Parti’nin yetkin ve liyakatli kadroları iktidar olacaktır. Bu yüce millet, hak ettiği güzel günlere İYİ Parti iktidarında kavuşacaktır.
Vatanımız, milletimiz ve geleceğimiz için verdiğimiz bu kutlu mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz. Çünkü bizim hedefimiz sadece bir siyasi başarı değil milletimizin huzur ve refah içerisinde yaşayacağı güçlü ve güzel bir Türkiye’dir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade ettiği gibi
“Hiç dinlenmemek üzere yola çıkanlar, asla yorulmazlar.” Biz de hiç dinlenmemek üzere yola çıktık. Trakya’dan Türkiye’ye, İYİ Parti iktidarına!
Diş taşı temizliğinin mineyi aşındırdığı düşüncesi yaygındır; oysa uygun teknikle yapılan temizlikte amaç diş dokusunu koruyarak birikintileri uzaklaştırmaktır. Diş taşını yerinde bırakmak, üzerinde tutunan bakterilerin diş etindeki iltihabı sürdürmesine zemin hazırlar. Bu nedenle işlem sırasında duyulan titreşim veya sonrasında hissedilen hassasiyet, tek başına mine hasarı anlamına gelmez. Temizliğin kapsamını ise diş taşının miktarı kadar diş etlerinin durumu belirler.
Diş yüzeyinde sürekli oluşan, bakteriler içeren yapışkan tabakaya plak denir. Plak, yemek artıklarından farklıdır; gözle belirgin bir kalıntı görünmese de diş yüzeyine tutunur. Düzenli olarak uzaklaştırılmadığında tükürükteki mineraller bu tabakanın içinde birikmeye başlar ve yumuşak yapı giderek sertleşir. Ortaya çıkan diş taşı, yüzeye sıkıca bağlanan mineralize bir birikintidir. Oluşma eğilimi, tükürüğün özellikleri ve günlük temizliğin hangi bölgelere ulaştığına göre kişiden kişiye değişir.
Birikim özellikle diş ile diş etinin birleştiği kenarda ve diş aralarında görülür. Alt ön dişlerin dile bakan yüzleri ile üst arka dişlerin yanağa bakan yüzleri, tükürük kanallarının yakınlığı nedeniyle sık karşılaşılan bölgelerdir. Diş taşı, diş eti çizgisinin altında da oluşur. Bu yüzden aynada görünen birikintinin az olması, diş eti altında temizlik ihtiyacı bulunmadığını göstermez.
Fırça kılları yumuşak plağı dağıtır, sertleşmiş diş taşını yüzeyden sökemez. Daha fazla bastırmak veya sert kıllı bir fırçaya geçmek bu farkı ortadan kaldırmaz; diş etini tahriş eder ve zamanla diş yüzeyinde aşınmaya katkıda bulunur. Evde sivri bir araçla taşı kazımaya çalışmak da dokuları zedeleme riski taşır. Profesyonel temizliğin amacı, bu sert birikintileri kontrollü biçimde uzaklaştırmaktır.
Randevu, doğrudan cihazın çalıştırılmasıyla başlamaz; hekim önce ağız içini inceler ve sağlık geçmişini sorar. Diş etlerinde kanama olup olmadığına bakar, gerektiğinde ince bir ölçüm aletiyle diş çevresindeki aralıkların derinliğini ölçer. Kullanılan ilaçları ve daha önce temizlik sırasında yaşanan hassasiyeti paylaşmak, işlemin planlanmasına yardımcı olur. Bu muayene, hangi bölgelerin nasıl temizleneceğini ve ek inceleme gerekip gerekmediğini belirler.
Ultrasonik cihazın ince ucu titreşerek diş taşını parçalar; beraberinde gelen su, ucu soğutur ve kopan birikintileri ortamdan uzaklaştırır. İşlem sırasında su sesi ve dişe iletilen titreşim hissedilir. Hekim, el aletleriyle de yüzeyleri kontrollü hareketlerle temizler ve kalan birikintileri kontrol eder. Kullanılan araçların sırası ve birlikte kullanılıp kullanılmayacağı, birikintilerin yerine ve dokuların durumuna bağlıdır.
Temizliğin ardından gerekli yüzeylere polisaj, yani parlatma işlemi uygulanır. Hekim bunun için döner bir lastik uç veya küçük fırçayla özel bir pat kullanır. Amaç, kalan yumuşak birikintileri ve yüzey lekelerini gidermektir; polisaj sert diş taşını uzaklaştırmanın yerine geçmez. Dilin diş yüzeylerini daha pürüzsüz hissetmesi de işlemin ardından sık fark edilen bir değişikliktir. Polisajın kapsamını hekim yüzeylerin ihtiyacına göre belirler.
Rutin temizlik, dişlerin görünen yüzeylerindeki ve diş eti kenarındaki birikintileri hedefler. Diş eti hastalığında ise dişi çevreleyen dokuların tutunması bozulduğunda diş ile diş eti arasındaki aralık derinleşerek cep oluşturur. Bu ceplerin içindeki plak ve diş taşına günlük fırçalamayla ulaşmak mümkün değildir. Böyle bir durumda yalnızca görünen yüzeylerin temizlenmesi, diş eti altındaki birikintilerin giderilmesi için yeterli olmaz.
Derin temizlikte hekim, diş eti altındaki kök yüzeylerinde bulunan birikintileri uzaklaştırır. Bölgenin hassasiyetine ve yapılacak işlemin kapsamına göre lokal anestezi kullanılır; temizlik gerektiğinde ayrı randevulara bölünür. Her diş taşı birikimi, derin temizlik gerektiği anlamına gelmez. Rutin temizlik ile diş eti altına yönelik tedavi arasındaki karar, hekimin muayenesine ve cep ölçümleri gibi bulgulara dayanır.
Planı anlamak için hangi bölgelerde cep bulunduğunu ve önerilen temizliğin kök yüzeylerini kapsayıp kapsamadığını sormak yararlıdır. Bu açıklamaları hastanın kendi dilinde takip etmesi, randevuya hazırlanmasını ve bakım önerilerini anlamasını kolaylaştırır. Seren Klinik, her hastayı kendi dilini konuşan kişisel bir asistanla eşleştiriyor; bu destek hakkında bilgi için bağlantıya tıklayabilirsiniz. Görüşmede anlaşılmayan bir terimin günlük dille açıklanmasını istemek de iletişimin doğal bir parçasıdır.
Temizlikten sonra özellikle iltihaplı diş etlerinde kısa süreli hafif kanama veya dokunmaya hassasiyet görülebilir. İltihaplı doku kolay kanar; işlem sırasında bu dokuyla temas edilmesi de geçici kanamaya katkıda bulunur. Birikintiler uzaklaştırıldığında ve şişlik azaldığında açıkta kalan kök yüzeyleri soğuğa daha duyarlı hissedilebilir. Bu hisler çoğunlukla zamanla hafifler. Kanama sürüyorsa veya ağrı giderek artıyorsa, durumu olağan kabul etmek yerine işlemi yapan hekimle görüşmek gerekir.
Evde bakımın hedefi, yeni oluşan plağı sertleşmeden uzaklaştırmaktır. Dişleri sabah ve akşam yumuşak kıllı bir fırçayla, diş eti kenarına da ulaşacak şekilde temizlemek günlük bakımın temelidir. Fırçayı bastırmadan küçük hareketlerle kullanmak, hassas bölgelere daha kontrollü temas sağlar. Diş araları için diş ipi ya da aralığa uygun boyutta ara yüz fırçası kullanılır. Hekimden bu araçların ağız içinde nasıl kullanılacağını göstermesini istemek, tekniği öğrenmeyi kolaylaştırır.
Kanama korkusuyla diş eti kenarını tamamen temizlemeden bırakmak, plağın aynı bölgede birikmesini sürdürür. Hassasiyet varsa bakım tekniği hekimin önerileriyle uyarlanır. Sonraki kontrolün zamanı, yeniden birikme eğilimi ve diş etlerinin tedaviye verdiği yanıta göre kişiye özel belirlenir. Kontrolde kanamanın sürüp sürmediği ve ceplerin durumu yeniden incelenir. Temizlik randevusunun amacı dişlerin rengini değiştirmek değil, diş etlerinin sağlığını korumaya yardımcı olmaktır.
Filo kiralama, şirketlerin ihtiyaç duyduğu bütün araçlara güvenli, devamlı ve sorunsuz biçimde sahip olmasını sağlıyor. Filo araç kiralamanın avantajları değerlendirildiğinde, konunun yalnızca araç temininden ibaret olmadığı görülebiliyor. Sermayenin değerlendirilmesi, servis ve bakım süreçleri, özellikle gibi sektörde ön plana çıkan firmalar için ön planda tutuluyor. Filo araç kiralama süreci bireysel kiralamadan farklı çalışıyor. Şirketlerin kaç araca ihtiyacı olduğu, araçların hangi departmanlarda ve hangi kullanım profilinde çalışacağı, yıllık kilometre beklentisi ve sözleşme süreci bu aşamada netleşiyor.
Şirketler ihtiyaçlarını netleştirdikten sonra segment ve model seçimi bu doğrultuda yapılıyor. Sözleşme imzalandıktan sonra araçlar plakalarıyla teslim ediliyor. Sözleşme sürecinde de bakım randevuları, lastik değişimi, hasar süreçleri firma tarafından yürütülüyor.
Filo Kiralamada Düzenli Takip Edilen Süreçler
Filoda araç sayısı arttıkça yönetilmesi gereken süreçlerin de arttığı da görülüyor. Araç sayısı arttıkça düzenli takip gerektiren faktörler de şunlar oluyor:
Bakım tarihleri
Lastik değişimi
Servis işlemi
Sigorta yenileme
Muayene süreçleri
Profesyonel kiralama hizmetiyle takip edilmesi gereken bütün süreçlerin önemli bir kısmının profesyonel olarak takip edilmesi, şirketlerin araç yönetimine ayırdığı zamanı en aza indiriyor. Böylece işletme çalışanları kendi görevlerine daha fazla zaman ayırıyor.
Otomotiv sektöründeki gelişmelerle beraber şirketlerin kullandığı araçları belirli dönemlerde yenileme ihtiyacı ortaya çıkıyor. Uzun dönem filo kiralama hizmeti alındığında sözleşme sürecinin sonunda yeni araç planlaması yapılabiliyor. Bu durum, şirketlerin filosunun hep güncel olmasına ve değişen operasyonel ihtiyaçlara daha kolay uyum sağlamasına olumlu etkide bulunuyor.
Filo Yönetiminde Araç Kullanım Planlamasının Önemi
Araçların şirket operasyonlarındaki rolünün artmasıyla filo yönetimi de işletmeler açısından oldukça önemli hale geliyor. Doğru araç belirleme, bakım ve servis süreçlerinin zamanında aksatılmaması, operasyonların düzenli devam etmesi filo araç kiralama hizmetinin stratejik bir konu olduğunu ön plana çıkarıyor. Kullanım sürecinin tamamına odaklanmak burada devreye girerken CVN Filo standart bir araç planlaması yapmak yerine şirket ihtiyaçlarını ön planda tutarak süreci düzenliyor.
Farklı departmanlarda araç kullanan şirketler için her bir aracın kullanım amacı ve yıllık kilometresi değişebiliyor. Bu nedenle çalışan sayısı, operasyon yoğunluğu, çözüm üretmede etkili oluyor. Filo araç kiralama hizmetinin kapsamıyla ilgili soru ve değerlendirmeler için 0(216) 445 46 46 numarasından firmaya ulaşılabiliyor.
Hırvatistan’da düzenlenen Balkan Güreş Şampiyonası’nda 85 kilo kategorisinde altın madalya kazanan 15 yaşındaki Ahmet Çiftçi, memleketi Edirne’de Türk bayrakları ve meşalelerle coşkuyla karşılandı. Bir üst sıklette mücadele ederek tüm rakiplerini teknik üstünlükle mağlup eden milli sporcu, zaferini Filistin halkına adadı.
29 Eylül – 5 Ekim tarihleri arasında Hırvatistan’ın Koprivnica kentinde gerçekleştirilen Balkan Güreş Şampiyonası’nda, Edirne Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Sporcu Eğitim Merkezi (SEM) güreşçisi Ahmet Çiftçi, 85 kiloda mindere çıktı. Kendi ağırlığı 76 kilo olmasına rağmen bir üst sıklette boy gösteren 15 yaşındaki genç sporcu, tüm rakiplerini teknik üstünlükle geride bıraktı. Çiftçi, yarı finalde İsrailli rakibini 44 saniyede 10-0, finalde ise Bulgar rakibini 11-1’lik skorla mağlup ederek Balkan Şampiyonluğu’na ulaştı.
EVİNİN ÖNÜNDE GÖRKEMLİ KARŞILAMA
Şampiyon güreşçi Ahmet Çiftçi, Abdurrahman Mahallesi’ndeki evinin önünde ailesi, yakınları ve arkadaşları tarafından Türk bayrakları ve yaktıkları meşalelerle karşılandı. Genç sporcu, araçtan iner inmez anne ve babasının elini öptü.
“ZAFERİ FİLİSTİNLİ KARDEŞLERİME HEDİYE ETTİM”
Şampiyonluk sürecini ve hedeflerini aktaran Ahmet Çiftçi, “15 yaş kategorisinde Balkan Şampiyonası’nda 85 kiloda şampiyon oldum. Bana olan desteklerinden dolayı aileme, hocalarıma teşekkür ederim, özellikle hocalarıma çok teşekkür ederim, bu salonun desteklerinden dolayı. Çok güzel çalıştık takımca. Hocalarımızla, takım arkadaşlarımızla birlikte çok çalıştık. Emek verdik ve şampiyon olduk. Hedeflerim, Avrupa, dünya şampiyonluğu ve başpehlivanlığa çıkmak. Yağlı güreş de yapıyorum Cumhurbaşkanlığı Kupası’nda da Ayak boyunda 3’üncü oldum. Ben 76 kilo geliyorum. 85 kilo rakiplerimle yarıştım. İsrailli rakibime karşı yarı final maçına çıkmadan önce çok başka bir heyecan vardı. Maçı direkt 10 saniyede 10-0 yaparak bitirdim. Filistinli kardeşlerim için, onlara hediye ettim. Hiç zorlanmadım” dedi.
‘OĞLUMU BAŞPEHLİVAN OLARAK GÖRMEK İSTERİM’
Oğlunun başarısıyla gurur duyduğunu belirten baba Resul Çiftçi ise, “Çok gururluyum, çok mutluyum. Hocalarına ve emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Çok başarılar diliyorum. Allah razı olsun herkesten. Çok teşekkür ederim. Çok heyecanlıyım. Oğlumu şampiyon olarak, ileride başpehlivan olarak görmek isterim” dedi.
‘HEDEFİMİZ OLİMPİYATLAR VE KIRKPINAR BAŞPEHLİVANLIĞI’
Hazırlık sürecini ve gelecek planlarını değerlendiren Sporcu Eğitim Merkezi Güreş Antrenörü Habil Kara da, “Ahmet Çiftçi bizim gururumuz. Ahmet’in ilk başarısı değil. Daha önce birçok uluslararası şampiyonada şampiyon oldu. Türkiye’de de birçok derecesi var. Bu şampiyonadan önce de iki haftalık bir hazırlık dönemi geçirdik. Çok iyi bir kamp dönemi geçirdik. Zaten şampiyonluk bekliyorduk. Artı Ahmet, 76 kilo geliyor. Buna rağmen rakipleri 85-90 kilodan düştüler. Yani buna rağmen çok rahat bir şekilde şampiyon oldu. Özellikle İsrail rakibini çok kısa bir sürede 10-0 yapması bizi ayrı bir gurur yaşattı. Bu Balkan şampiyonluğunu da biz Filistin’deki kardeşlerimize hediye olsun diyoruz. Hediye ediyoruz onlara. İnşallah bundan sonra hedeflerimiz büyük. Hedeflerimiz bundan sonra Avrupa ve dünya şampiyonalarında başarılı olmak. İnşallah olimpiyatlara gidecek. Edirne’de, Kırkpınar’da kendini tescil edip başarılı olacak ve başpehlivanlığa çıkacak. Başpehlivanlık bekliyoruz” şeklinde konuştu.
Dar ve eğimli bir sokağa yapılacak ev taşıması, yalnızca eşyaların bir araçtan diğer adrese götürülmesi olarak planlanamaz. Asıl belirleyici soru, nakliye aracının bina girişine ne kadar yaklaşabildiğidir. Araç kapıya yanaşamıyorsa yükleme hattı uzar, eşyaların sokak içinde elle veya daha küçük bir araçla aktarılması gerekebilir ve dış cephe asansörü kullanılacaksa kurulum noktası ayrıca değerlendirilmelidir. Bu nedenle Fatih, Beyoğlu, Sarıyer ve Üsküdar gibi farklı sokak dokularına sahip ilçelerde mahalle adı kadar binanın önündeki gerçek erişim koşulları önem taşır.
Usta Pazarı bir hizmet pazaryeri ve ev dekorasyon mağazasıdır; taşıma işini kendisi yapmaz. istanbul evden eve nakliyat talebi oluşturulurken işin ayrıntıları kayıtlı ustalar ve firmalarla paylaşılabilir ve gelen teklifler kapsam bakımından karşılaştırılabilir. Dar sokaklı bir adreste sağlıklı karşılaştırma yapabilmek için yalnızca çıkış ve varış ilçesini yazmak yeterli değildir. Araç erişimi, bina girişi, kat durumu, bina asansörü, dış cephe asansörü ihtimali ve olası ara taşıma ayrı ayrı belirtilmelidir.
Dar sokakta nakliyat planı nereden başlamalı?
Planlama, eşya listesinden önce erişim hattının tarif edilmesiyle başlamalıdır. Nakliye aracının sokağa girebilmesi, dönüş yapabilmesi, güvenli biçimde durabilmesi ve bina girişine yaklaşabilmesi birbirinden farklı konulardır. Bir sokak araca açık olsa bile park edilmiş araçlar, keskin dönüşler, eğim, daralan yol bölümleri veya bina önündeki fiziksel engeller kapıya kadar erişimi zorlaştırabilir.
Bu yüzden talep hazırlanırken çıkış ve varış adreslerinin her biri ayrı değerlendirilmelidir. Çıkış adresinde sorun olmaması, varış adresinde de aynı koşulların bulunduğu anlamına gelmez. Özellikle İstanbul nakliyat firmaları arasında teklif karşılaştırırken her iki adresteki erişim koşullarının aynı metinde bulunması, teklif kapsamlarının daha anlaşılır hale gelmesini sağlar.
Kamyon kapıya yanaşamıyorsa ne değişir?
Nakliye aracı bina önüne kadar gelemiyorsa ana taşıma ile bina arasına ek bir taşıma hattı girer. Eşyalar kamyondan bina girişine veya bina girişinden kamyona daha uzun bir mesafede taşınabilir. Bu mesafe yalnızca fiziksel yükü değil, kullanılacak ekipman ve personel düzenini de etkiler. Ağır mobilyalar, beyaz eşyalar ve hacimli parçalar için yol üzerindeki basamaklar, kaldırım farkları ve dar geçişler önceden görülmelidir.
Bu senaryoda teklifin yalnızca “evden eve taşıma” olarak yazılması yeterince açıklayıcı değildir. Teklifte aracın nerede konumlanacağı, bina ile araç arasında ek taşıma gerekip gerekmediği ve bu işin ana taşıma kapsamına dahil olup olmadığı netleştirilmelidir. Böylece evden eve nakliyat fiyatları karşılaştırılırken farklı erişim senaryolarının aynı hizmetmiş gibi değerlendirilmesi önlenir.
Ara taşıma hangi durumda plana girer?
Ara taşıma, büyük nakliye aracının doğrudan bina önüne ulaşamadığı durumlarda gündeme gelir. Eşyanın daha küçük bir araçla uygun bir noktaya taşınması veya belirli bir mesafenin ekip tarafından elde geçirilmesi bu kapsama girebilir. Ancak her dar sokak otomatik olarak ara taşıma gerektirir denemez. Sokağın genişliği kadar dönüş alanı, yol üzerindeki engeller ve bina girişinin konumu da belirleyicidir.
Bu nedenle en yararlı bilgi “sokak dar” demek değil, erişim biçimini tarif etmektir. Örneğin büyük aracın sokağın başında kalması bekleniyorsa bu durum açıkça yazılmalıdır. Fotoğraf veya keşif yoluyla doğrulanabilen ayrıntılar da firmaların kendi çalışma planını oluşturmasına yardımcı olabilir.
Dış cephe asansörü her binada kullanılabilir mi?
Dış cephe asansörü, bina merdiveninin dar olduğu veya bina asansörünün eşya taşımaya uygun olmadığı durumlarda önemli bir seçenek olabilir. Fakat kullanım kararı yalnızca kat bilgisine bakılarak verilemez. Aracın ya da asansör sisteminin binaya yeterince yaklaşabilmesi, uygun cepheye erişim bulunması ve eşyanın alınacağı pencere veya balkon hattının kullanılabilir olması gerekir.
Sokak çok darsa asansör kurulumu için gerekli konum bulunamayabilir. Ağaçlar, saçaklar, kablolar, çıkmalar veya park düzeni de kurulumu etkileyebilir. Bu nedenle dış cephe asansörü talebe otomatik eklenen bir hizmet gibi değil, adres koşulları görülerek netleştirilecek bir yöntem olarak ele alınmalıdır.
Fatih Beyoğlu Sarıyer ve Üsküdar için ne kontrol edilmeli?
Bu ilçelerin tamamını tek tip sokak yapısına sahip kabul etmek doğru değildir. Aynı ilçe içinde ana caddeye yakın geniş bir yol ile eğimli ve dar bir mahalle sokağı arasında büyük fark olabilir. Fatih ve Beyoğlu için tarihi dokuya sahip dar sokaklar özellikle dikkat gerektirebilir. Sarıyer ve Üsküdar’da da eğim ve mahalle içi erişim bazı adreslerde taşıma planını değiştirebilir. Bu nedenle ilçe adı yalnızca başlangıç bilgisidir; asıl karar bina önü koşullarına göre verilmelidir.
Adres paylaşılırken mümkünse sokağın araç girişine uygunluğu, bina önünde durma imkanı, apartman girişine kadar olan mesafe ve merdiven yapısı tarif edilmelidir. Taşınma planında “ilçe zor” gibi genel bir ifade yerine “araç bina girişine yaklaşamıyor” gibi gözlenebilir bir durumun yazılması daha kullanışlıdır.
Erişim senaryoları nasıl karşılaştırılır?
Adres durumu
Planlamaya etkisi
Talepte netleştirilecek konu
Araç bina önüne yanaşabiliyor
Yükleme hattı doğrudan kurulabilir
Bina girişi ve kat erişimi
Araç sokağa giriyor ancak kapıya yaklaşamıyor
Bina ile araç arasında ek taşıma hattı oluşabilir
Taşıma mesafesi ve uygulanacak yöntem
Büyük araç sokağa giremiyor
Ara taşıma veya farklı araç düzeni gerekebilir
Aktarma noktası ve kapsam
Merdiven dar ve cephe erişimi uygun
Dış cephe asansörü değerlendirilebilir
Kurulum alanı ve cephe uygunluğu
Merdiven dar ve cephe erişimi uygun değil
Alternatif taşıma yöntemi planlanmalıdır
Eşya ölçüleri ve bina içi geçişler
Teklif talebinde hangi bilgiler açık yazılmalı?
Dar sokaklı bir adreste iyi bir talep metni, firmaya yalnızca “nereden nereye” bilgisini vermez. Eşyanın alınacağı ve bırakılacağı katlar, bina asansörünün durumu, büyük araç erişimi, bina ile olası park noktası arasındaki mesafe, dış cephe asansörü için uygun cephe olup olmadığı ve sökülmesi gereken büyük mobilyalar yazılmalıdır. Bu bilgiler teklif veren tarafın hangi taşıma yöntemini esas aldığını açıklamasını kolaylaştırır.
Teklifler karşılaştırılırken başlıkların aynı olması önemlidir. Bir firma ara taşımayı dahil ederken başka bir firma yalnızca ana nakliyeyi esas alıyorsa, görünen rakamları yan yana koymak gerçek bir karşılaştırma sağlamaz. Kullanıcı önce kapsamı eşitlemeli, ardından hangi işlemlerin teklife dahil olduğunu kontrol etmelidir.
Taşınma günü için hangi sıra izlenmeli?
Çıkış ve varış adreslerinde araç erişimi önceden teyit edilmelidir.
Aracın duracağı nokta ile bina girişi arasındaki taşıma hattı belirlenmelidir.
Hacimli eşyaların kapı merdiven ve koridorlardan geçişi değerlendirilmelidir.
Dış cephe asansörü düşünülüyorsa kurulum noktası ve cephe erişimi önceden kontrol edilmelidir.
Ara taşıma gerekiyorsa hangi aşamada ve hangi yöntemle yapılacağı teklif kapsamına yazılmalıdır.
Çıkış adresindeki planın varış adresinde de geçerli olduğu varsayılmamalıdır.
Dar sokakta doğru teklif nasıl ayırt edilir?
Dar sokaklı bölgelerde güçlü teklif, yalnızca toplam bedel söyleyen teklif değildir. Erişim sorununu nasıl çözeceğini, hangi taşıma yöntemini esas aldığını ve hangi işlemleri kapsama aldığını açıkça anlatan teklif daha kolay değerlendirilebilir. Özellikle araç erişimi belirsizse teklif veren firmaya bina önüne yanaşılamaması halinde planın nasıl değişeceği sorulmalıdır.
İstanbul’da dar sokaklı bir taşınmayı yönetmenin temel ilkesi, ilçe adına göre varsayım yapmak yerine gerçek erişim koşullarını baştan görünür kılmaktır. Araç konumu, ara taşıma ihtimali ve dış cephe asansörü uygunluğu aynı plan içinde ele alındığında hem talep daha doğru tarif edilir hem de farklı firmaların sunduğu kapsamlar daha sağlıklı karşılaştırılır.
Emekli Ziraat Bankası Müdürü Hüseyin Makaskesen’in eşi, merhum Halil Makaskesen ve Zuhal Söyler’in anneleri Şükran Makaskesen 95 yaşında vefat etti. Merhume dün Eski Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
YUNUS FUŞTANLI VEFAT ETTİ
Çetin ve Hediye Fuştanlı’nın oğulları, Emre Fuştanlı ve Merve Asar’ın kardeşleri Yunus Fuştanlı 30 yaşında vefat etti. Genç yaşta hayatını kaybeden merhum dün Taşlık Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
NAZMİYE ELLİK VEFAT ETTİ
Küçükpazar semti sakinlerinden Nazmiye Ellik 77 yaşında vefat etti. Merhume dün Sarı Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Acı Çeşme Mezarlığında toprağa verildi.
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’na ait “Trakya Petrol ve Doğalgaz Arama ve Üretim Projesi” kapsamında Kırklareli – Edirne – Tekirdağ illeri ve Gelibolu ilçesini kapsayan hinterlantda “Acele Kamulaştırma” kararı alındı. 5 Eylül’de Resmi Gazete’de yayınlanan bu karara bazı kurum yöneticileri ve kişilerden eleştiriler geldi. Konunun yeterince açıklanmamış olmasına ve acele kamulaştırmaya itirazlar yapıldığı görüldü. İtirazlar da haklılık payı vardır. Lakin ülke ve bölge menfaati düşünüldüğünde konunun önemi daha iyi anlaşılacaktır.
Bilindiği gibi Trakya, tarih kültür ve stratejik yönden yüzlerce yıl birçok medeniyete şahitlik yapmış. Asya ile Avrupa arasında önemli bir geçiş yolu olmuştur. Geçmişte İpek Yolu önemli bir ticaret iletişimi sağlayarak Trakya’da bir kısım yerleşim alanları bölgenin ticaret merkezleri olmuştur. Bu avantajın yanında Trakya birçok savaşa da şahitlik yapmıştır. Maalesef son elli yılda sahip olunan nimetlerden Trakya yeterince yararlanamamıştır. Çok büyük avantajlara sahip Trakya, verimli toprakları, stratejik konumu, ticaret avantajları ile 150 milyar dolar Balkan ülkeleri yıllık pazarından ve İstanbul tarımsal ürün pazarından yeterince pay sahibi olabilirdi. Dünyada ve bölgemizde yaşanan enerji gücü sahipliği savaşlara sebep olmaktadır. Özellikle doğalgaz ve petrol transferi açısından, son yıllarda Trakya Enerji Köprüsü konumuna gelmiş ve bu durum daha da gelişecektir. Trakya’nın yerüstü avantaj ve imkanları yanında bölge yeraltı zenginlikleri açısından da petrol ve doğalgaz rezervlerine sahiptir. Çimento fabrikalarında kullanılan malzemeler, Bentonit, Zımpara Kumu..vs gibi endüstriyel toprak malzemeleri, Istrancalar’daki nimetler gibi birçok zenginlik bölgesel katma değere ve istihdama dönüşememektedir. Ne yazık ki bu nimetleri bölge insanları işletememektedir. 1960 yılında İtalyan Italconsult firmasının Trakya’da yaptığı yeraltı su sondaj ve jeolojik çalışmalar raporları verilerine göre, 1960 yılında Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Trakya’da petrol ve doğalgaz sondaj çalışmalarına başlamış ve 1970’li yıllarda Hamitabat bölgesinde doğalgaz rezervleri keşfedilmeye başlanmıştır. Lüleburgaz’da TPAO Bölge Müdürlüğü kurulmuş ve hala hizmet vermektedir. Ülkemizde ilk doğalgaz sondaj çalışmaları Trakya’da başlamıştır. Bu yıllardan itibaren gecikerek de olsa Trakya’da doğalgaz ve petrol sondaj ve etüt çalışmaları devam etmektedir. Son yıllarda yapılan etüt çalışmaları doğrultusunda bölgede beşyüze yakın kuyu açılmış ve halen yüzden fazla kuyudan doğalgaz ve petrol üretimi yapılmaktadır.
Doğalgaz işletme müdürlüğü yaptığım yıllarda Süloğlu ilçesinde açılan 4 doğalgaz kuyusuna nezaret etmiştim. Son yıllarda Gelibolu – Keşan – İpsala – Enez ve Uzunköprü hinterlandında yapılan sondaj ve etüt çalışmalarında iyi sonuçlar alınmaktadır. Keza Kırklareli ve Tekirdağ illerinde de sondaj çalışmaları devam etmektedir. Açılan sondaj kuyu verilerine göre Trakya da termal su, doğalgaz ve petrol rezervleri yeterli miktarda mevcuttur. Programa alınıp açılmasında katkım olan Edirne merkez Musabeyli ve Hıdırağa köy sınırlarındaki termal su sondajlarından iyi sonuç alınmıştır. Hıdırağa kuyusu artezyen yapmaktadır. 58o C sıcak su analizleri termal su verileri yönünden oldukça uygundu. Maalesef 2020 yılından beri değerlendirilemiyor. Benzer şekilde Keşan ve İpsala bölgesinde, Kırklareli’nde termal su rezervleri mevcuttur. Komşu Bulgaristan da termal su tesisleri yeterince kullanılmaktadır. Bu termal su akiferleri aynı hinterlantdadır. Kırklareli ve Tekirdağ bölgesinde açılan doğalgaz ve petrol kuyuları, Edirne de açılan doğalgaz kuyuları çalışmakta olup yeni kuyular işlemler tamamlandıkça devreye alınacaktır. Yapılan etüt ve sondajlar doğalgaz ve petrol rezervleri açısından sevindirici görünmektedir. Çalışmalar belli seviyeye gelince rezervler hakkında hesaplamalar yapılacaktır. Doğalgaz ve petrol yanında Trakya’da yeterince kömür rezervi de mevcuttur. Geçtiğimiz yıllarda bölgenin ısınma ve endüstriyel ısı ihtiyacı bölge kömürlerinden elde edilmiştir. Kömür yakma teknolojisi de çok gelişmiş olup çevresel etkileri enaz seviyeye inmiştir. Külü de bir çok alanda değerlendirilmektedir. Rusya ve Ukrayna doğalgaz imkanları olmasına rağmen hala kendi kömür rezervlerini kullanmaktadır. Finlandiya başkenti Helsinki şehri bile hala kömür termik santralı ile ısıtılmaktadır. Bu benzer örnekler çoktur. Elbette tarımsal üretim çok önemlidir. Ancak enerji olmadan tarım yapmak da zordur. Bu yüzden aklıselimle olarak sektörel bazda bakıldığında yeraltı kaynaklarını kullanmada en az zararla dengeler sağlanmalıdır. Yeter ki yapılacak çalışmalar bölge tarafından bilinip ilgili tüzel kurumlar ve kişilerce takip edilip uygulanan projeler doru uygulansın. Bu güne kadar yaşanan gayri nizami sanayileşme ve akabinde Ergene kirliliği, başlangıçta ve zamanında yeterli direnç gösterilebilseydi bugünkü tablo yaşanmazdı. Maalesef bu kusur ve ihmal bölgemizin siyaset temsilcilerinin yatırım planlamalarını takip edememesi ve bu yatırımlardan önceden haberdar olup kamuoyunu bilgilendirip gerekli ön çalışmaları yapıp bu nimetlerden yararlanma fırsatı yaratılamamıştır. Sonuç itibarıyla, Trakya da yapılan jeolojik etüt ve sondaj çalışmaları, başta ilgili kurum ve yerel yönetim ve siyaset kurumlarınca takip edildiğinde hiçbir sıkıntı olmayacağı gibi bölgemizin hak ettiği katma değer ve istihdamında sağlanacağı aşikardır. Trakya da yapılacak sondaj çalışmaları, doğalgaz ve petrol üretimi veya termal su üretimi imar ve ruhsat işlemleri ve tesislerin kurulum ve yapım uygulamaları izin ve harçlarından, mevzuat gereği İl Özel İdare ve belediyeler yararlanmaktadır. Ayrıca kamulaştırma bedelleri günün rayiç değeri olarak ödenmektedir. Mevzuat uygulamaları tam uygulandığında yerel olarak bu imkandan faydalanılmaktadır. Ayrıca yapılan çalışmalarda istihdam ve lojistik imkanlar da yaratılmaktadır. Bu konuda iyi bir organizasyon sağlanırsa bu sahalardaki çalışmalardan yeterince fayda sağlanabilecektir. Kamulaştırma sonucunda sadece kuyu ağız alanı ve teknik alanlarda kuyu başına yaklaşık bin metrekare alan kamulaştırılabilir. Boru hatları üzerinde tarım yapılmaktadır. Mevzuat gereğince mümkün olduğunca bu yatırımdan bölgeyi yararlandıracak tüm imkanlar kullanılmalıdır. Umarım bu fırsat bu sefer isabetli kullanılır.
Edirne merkezde bir kişi 27 bin lira, bir kişi 41 bin lira, Enez ilçesinde de bir kişi 15 bin lira dolandırıldı.
Edinilen bilgilere göre, Ö.A. isimli kişi polis merkezine başvurarak C.A. isimli şahıs ile kendisine kredi hususunda yardımcı olması için anlaştığını, evrak masrafı olarak şahsa elden 27.000 TL verdiğini ancak kredinin bir türlü çıkmadığını ve parasını geri istemesi üzerine kendisini konuşmak üzere çağırdığını ve gittikleri yerde hakaret ve tehditte bulunarak kendisini darp ettiğini belirterek şikayetçi olduğunu bildirdi.Olayla ilgili dolandırıcılık – kasten yaralama – tehdit – hakaret suçlarından yasal işlem başlatıldı.
T.A. isimli kişi de kendisini 40.995 TL maddi zarara uğratan şahıs ve şahıslardan davacı ve şikayetçi olduğunu bildirdi. Kimlik belirleme çalışmaları devam eden kişi ya da kişiler hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan yasal işlemlere başlandı.
Bu arada Enez ilçesinde .K. isimli kişi Polis Merkezi Amirliğine müracaat ederek kendisini dolandıran ve tek seferde 15.000 TL göndermiş olduğu şahıs veya şahıslardan davacı ve şikayetçi olduğunu belirtmesi üzerine, dolandırıcılık suçundan yasal işlem başlatıldı.